All language subtitles for day.5.s01e01.bdrip.x264-ouija

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
en English
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Hadi ama, lanet olası çakmak nerede?

Nerede bu çakmak?

Siktir.

Siktir ya.

Siktir!

Hadi bakalım.

Pekala.

Tamam, tamam.

Siktir.

Siktir!

Hey, Adam, kapıyı aç.

Çakmağını ödünç almam lazım.

Aptallık etmeyi bırakıp kapıyı aç!

Lütfen?

Hay böyle şansın!

Siktir.

Tanrım.

Aman Tanrım.

Noel'de miyiz?

Nereye gitti bu?

Hey!

Tüm kuşlar nerede?

Herkes nerede?

Bunun içine ne koydun, Adam?

Tanrım.

İyi misiniz bayan?

İyi değil, iyi değil.

Hiç iyi değil.

Ne oluyor be?

Lanet olası pislik.

Pekala, siktir et.

Sikerler böyle işi.

Baba!

Mary!

Benim, Jake!

Meg, kapıyı aç!

Para filan istemeyeceğim.

Sadece...

İyi misiniz öğrenmek istiyorum.

İyi misiniz?

Kimse var mı?

Evde kimse var mı?

Ben Jake.

Yatakta sevişiyor musunuz?

Bıraksanız iyi olur çünkü içeri giriyorum.

Megan.

Meg!

Şükürler olsun.

Sakın uyumayın.

Sakın uyumayın.

Bu mesaj tekrarlanacak.

Bu ulusal bir acil durum.

Önemli kurallara uymalısınız.

Sakın uyumayın.

Bu mesaj tekrarlanacak.

Bu ulusal bir acil durum.

Önemli kurallara uymalısınız.

Sakın uyumayın.

Bu sadece bir kabus.

Bu yalnızca esrarın yan etkisi ve yakında ayılacağım.

Uyan, Jake.

Uyan hadi.

Uyan, uyan, uyan!

Uyanıksın zaten.

Üzgünüm ama uyanıksın.

İnan bana.

Aksi halde diğerleri gibi ölürdün.

Anlayamıyorum.

Ne yapmam gerekiyor?

Bu beni aşar.

Ama sakın uyuyayım deme!

Tamam.

Tamam.

Tamam.

Amma sessiz.

Buna alışabileceğimi sanmıyorum.

Uzayda mahsur kalmak gibi bu.

Beni oyalamaya çalışıyorsun.

Hadi ama, bu senin fikrindi.

Şimdi bedelini ödemek zorundasın.

Ödleklik etme.

İğneleri pek sevmem.

Yapmasak olmaz mı?

Lanet olsun!

3'e kadar sayacaktın hani!

Saydım zaten, lanet olası!

Acıtıyor değil mi, pislik?

Hadi bakalım, banyo vakti.

Gidelim, hadi, hadi, hadi!

Kalbinden hançerlenmeye değer çok az şey vardır, Sam.

Bu onlardan biri.

Diğeri sekizinci sınıftaki Randy Conroy'du.

Arkadan bıçaklamayı seven bir kızdı.

Sürtük.

Eminim ki haklı nedenleri vardır.

Lily, jakuzide ne yapıyorsunuz?

Ne?

Biz de rahatlayamaz mıyız?

Çıkın oradan!

Niye bağırıyorsun ki

Sizler havuzdasınız.

Vücut ısınız artacak ama sonra düşünce bu sizin için iyi olmaz.

Kötü olur.

Anlaşıldı mı?

Çıkın.

Çıkın!

Hadi kızlar, biz de çıkacağız.

Peki.

Vücut ısın mı arttı?

Çıplaklar.

Sen de farkettin mi?

Kendini fazla kaptırmadan havuzdan çıkalım hadi.

Alo?

Dünya'dan 13 yaşındaki sapığa.

13 yaşındaki herkes sapıktır.

Bu doğamızda var.

Rachel'dan hoşlanıyor musun?

Ölü kızlara göre iyi sayılır.

Harika.

Onunla sakın seks yapma.

Ondan gözün mü var yoksa?

Orgazmda melatonin salgılanır.

Sakinleştirici bir hormondur.

Tüm bu saçmalaıkları nereden biliyorsun ki?

DEHB'si ve interneti olan 13 yaşındaki bir sapığım.

Endişelenmene gerek yok.

Seksten sonra uykuya dalma rekoru bende, bu yüzden rahatlayabilirsin.

Yine de gözüm üstünde.

Sen de bir köşede mastürbasyon yapıp kendini öldürmeye kalkma.

Mastürbasyonun risklerinin her daim farkında oldum ben.

İkimiz de, evlat.

Hey, Jake?

Evet?

Sence seks yapacak kadar uzun bir ömrün olacak mı?

Bu şimdiye dek duyduğum en iyi yaşam hedefi.

Hedefine ulaşmana yardım edeceğim.

Ya da ölmeye çalışmana.

Peki ya sen?

Dediğim gibi, kötü bir seks hayatım oldu.

Hayır.

Neden hala uyanıksın?

Bilmiyorum.

Öbür alternatiften daha iyi.

Sam, bunu sana hiç söylemedim...

...ama hayatımda olmandan mutluyum.

Sen ve arkadaşın, Ritalin.

Artık esrarın yasal olması çok güzel oldu.

Pekala, kim aç?

Acaba Çin'de kaç kişi hayatta kalmıştır?

Buradan fazladır.

Bu olay olduğunda onlar uyanıktı, değil mi?

Burada saat 03:00 iken orada 17:00 veya 18:00'di.

Öyle bir şansımız bile olmadı.

Yok edilen biz olduk.

Lanet ninjalar gibi.

Hepimiz ölmedik.

Nasıl hayatta kaldığını bana hala anlatmadın?

En şanslı olanlar kimdi biliyor musun?

Avrupalılar.

Orada sabahtı.

Güzel bir uyku çektiler ve güne dinç şekilde başladılar.

Saatin alarmını kapatıp geri yatan tembeller hariç.

Hayır, bu çok tuhaf.

Kavga mı ediyorlar?

Hayır, yine Lily.

Tamam mı?

Ne?

Bu çok tuhaf.

Hayır, bunu bilmen gerek.

Hayır!

Hayır, hayır, hayır!

Ne, benden ne istiyorsun?

Beni deli ediyorsun, lanet olası pislik.

Kes şunu.

Ben onunla ilgilenirim.

Hey, hey.

Gidip işeyeceğim.

Havuza işedim.

Havuzun yarısı çiş olmalı.

Ben de işedim.

Keşke her işememde mesanemden bıçaklanıyor gibi hissetmesem.

İsrar söktürücüler beni mahvediyor.

O kelimenin anlamını bile bilmiyorsun.

Diyabetik bir deve gibi işemek anlamına geliyor.

Bu adam hala televizyonda.

Pekala, yeni bir teorim var.

Öyle mi?

Söyle bakalım.

Radyoaktif uzay sondası.

Kimse görmeden giriş yapıp tüm gezegenin atmosferini etkiledi.

Uykuda onu soluyanların işi bitti.

Eşzamanlı beyin ölümleri.

Yaşayan Ölülerin Gecesi filminin senaryosu bu.

Ayrıca çok aptalca bir teori.

Özellikle de idrar söktürücü kelimesini kullanan biri için.

İyi bir filmdir.

Tam bir klasiktir.

Bak, bu saçmalığın ne olduğu kimin umurunda?

Oldu işte.

Biz de hayatta kaldık.

Olaya bu açıdan bakmalıyız.

Bizler köpekbalığıyız.

Ne?

Köpekbalığı.

Onlar uyumaz, bilirsin.

Evet, aynen öyle.

Adapte olan bir türüz.

Biz göktaşından kurtulduk ama dinazorlar öldü.

Lanet olası dinazorlar.

T-Rex'in kardeşi, her kimse.

Bunu düşün.

Bu pek doğru değil ama ne demek istediğini anladım.

Seks öldürür ve deniz köpekbalıklarıyla dolu.

Bu dünya berbat bir yer.

Bir köpek balığı değilsen tabii.

Öyleyse köpekbalığı olalım.

Köpekbalığı olalım.

Tokalaşmadan önce ellerimizi yıkasak iyi olur.

Aman Tanrım! Hayır!

Yine başladı.

Hayır, bu Rachel.

Rachel mı?

Hayır!

Hayır, bu olamaz.

Ne, ne oldu?

Oyun oynuyorduk ve bir anlığına ayrıldım.

Döndüğümde o...

Uyan.

Uyan hadi.

Jake, adrenalini getir.

Çok üzgünüm, çok üzgünüm.

Hadi Lily. Uyan hadi.

Hadi, Lily.

Hadi, Jake!

Üzgünüm.

Ölmek istemiyorum, ölmek istemiyorum.

Ölmek istemiyorum, ölmek istemiyorum.

Bu nasıl bir hayat böyle?

Önce 15, sonra 11, sonra 7.

Sonra 4 ve şimdi de 3.

Rachel, sakinleşmen lazım.

Bana emir vermeyi kes pislik!

Sen daha çocuksun ve Lily artık ölü!

Ne, ne kadar süre kaldı?

Ne kadar süre kaldı?

Lily.

Ne kadar süre kaldı lan?

Harika.

Uyuşturucular artık işe yaramıyor.

İlk başta şeker ve kahve yeterliydi.

Sonra sigara, ondan sonra da sert uyuşturucular yeterli oldu.

Ama artık o da işe yaramıyor.

Bunu bilemeyiz, Rachel.

Evet, biliyoruz.

Bunu hissedemediğinizi söyleyin.

Gittikçe kötüleşmeyeceğini söyleyin.

Bence dozu artırmamız lazım.

Daha fazla bulmalıyız. Stok yapmalıyız.

Dokuzuncu sınıfta arkamda oturuyordu.

Bunu halleder misiniz?

Tabii.

Lütfen?

Evet, bunu biz hallederiz.

Sen çıkıp biraz hava al.

Tamam, sağ olun.

Bu bir zaman kaybı.

Şu an başka ne yapacağız ki?

Bir şeyler desek mi?

Sağ el kırmızıya.

Sessiz kalsak daha iyi.

İyi tarafından bakarsak...

...artık seks hakkında endişelenmemize gerek yok.

Kim endişe ediyor ki?

Hadi ama, seninle kafa buluyorum dostum.

Sırt çantasını almış!

Lanet olası sürtük! Tüm uyuşturucuyu almış.

Hadi ama Jake, ona yetişemeyiz!

Eczaneye gitmeliyiz.

Evden önce lanet bir arabadaydık.

Ne yapıyorduk?

Kimin umurunda ki?

Bir saat öncesini zar zor hatırlıyorum.

Bir saat önce göğüslere bakıyordun!

Düşün lanet olası!

Pekala, tamam.

Evden önce...

Havai fişekler, Glen Peak'taki havai fişek evinden önce...

Ben sürüyordum.

Evet, sanırım sen sürüyordun.

Sıkı tutun.

Nereye gittiğimizi söyler misin?

Bir insan sınırlarını bilmelidir.

Bunu kim demiş peki?

Lanet olası Kirli Harry.

Ne anlama geliyor bu?

Benzin deposunu asla doldurmam. Glen Peak'ten önce depoyu doldurmadığımdan çok eminim.

Şehirde çalışır halde bir tane benzin istasyonu var.

Ha ha ha, sürtük!

Bunu sorgulamayacağım, ama daha hızlı gitmelisin.

Dostum, uyanık kalmalısın. Jake, uyan hadi.

Uyan hadi, uyanık kal!

Uyanık kalmalısın!

Uyanık kalmalısın, Jake.

Hadi, hadi!

Hadi Jake, sakın uyuma!

Dostum, bağırmayı kes!

Duygularımı ve kulaklarımı incitiyorsun.

Siktir.

Hey, saat kaç?

Pekala, tamam.

Pekala.

Hadi Jake, çabuk.

Pekala, tamam. Bunu yapabilirim.

Araba sürmek çok kolaydır.

Ödleklik etme.

Siktir.

Siktir!

Hayır, hayır.

Hadi Jake, uyan.

Zulan olduğunu söyle.

Hadi, Jake!

Hadi, hadi.

Hayır, kalk!

Hadi, Jake.

Bir şey söyle.

Bir şey!

Bunun için üzgünüm, Jake.

Üç!

Siktir!

Şimdi uyanık kalmaya devam et.

Bana ne yapacağımı söyleme.

Bana emir veremezsin, Meg.

Ben kız kardeşin değilim.

Ne kadar da kötü bir şey.

Hey, Meg.

Ben Meg değilim.

Pekala, her kimsen, gökten düşen bir şey var.

Bir dinazor göktaşıysa sana bir şey olmayacaktır.

Dinazor göktaşı bir uçağa benziyor.

Burada odaklanmaya çalışıyorum. Çeneni kaparsan çok iyi olacak.

Tamam.

Onu yoldan çıkarmaya çalışalım.

Jake!

Az önce halüsinasyon mu görüyordum?

Evet.

Peki ya şimdi?

Bilemiyorum.

Arabamıza uçak çarpmadan önce bana tornavida mı sapladın sen?

Evet, sanırım bu gerçekten oldu.

Tamam.

Merhaba?

İyi misiniz?

Orospu çocuğu.

Tebrikler, uçağımı mahvettiniz.

Geçiş üstünlüğü bizdeydi ama.

Bu çok komik.

Birinci sınıf.

Bak, üzgünüz.

Çok kötü durumdayız.

Yanınızda uyuşturucu veya ona benzer bir şey var mı?

3 günde 8 şehir dolaştım.

Senin yaşında birini ilk kez görüyorum.

Sanırım buna değer.

Size fazla zaman kazandırmaz, evlat.

Yeterince kazandırır, sağ olun.

Teşekkür ederim.

Çok teşekkür ederim.

Teşekkür ederim.

Bunlar için sağ olun.

Hayatımızı kurtardınız.

Ama diğerlerininkini mahvettiniz.

Biraz dramatik oldu.

Dinleyin.

Acaba...

...gökyüzünde uçarken bir eczane gördünüz mü?

Ne?

Hadi ama, biz iyi insanlarız.

Az önce uyuşturucumuz çalındı.

Görünüşe göre arabanız çalışıyor.

Evet, öyle görünüyor.

Bu haritada bir hastane var.

Ancak haritada gösterilen yerde bir hastane yok.

Mantıklı.

Nasıl çözdün?

Burası eskiden Aziz Sebastian'dı.

Ancak bir yıl önce kapatıldı.

Onun yerini şehir merkezindeki Tıp Merkezi aldı.

Bizi oraya götürebilir misin?

Evet, kesinlikle. Oraya birçok defa gittim.

Hey!

Seni oraya götürünce eczane bulmamıza yardım edeceksin.

Anlaşma böyle.

Buna gerek yok.

Niye ki?

Çünkü hastaneler birer eczanedir.

Amma aptalım.

Baban mı bu?

Ciddi misin?

Sence onunla takılmak iyi bir fikir mi evlat?

Bence o bir bağımlı.

Bak, artık hepimiz bağımlıyız.

Adım Sam, bu arada.

Ben de Ellis.

Kaptan da diyebilirsin.

Ellis desem daha iyi.

Peki.

Diğer şehirlerde çocuk görmediğini söylemiştin.

Newark'tan beri görmedim.

Bu var olmadığı anlamına gelmez.

Yine de hiç çocuk görmedim.

Ama bir sürü insan gördüm.

Hala çabalıyorlardı.

Kahretsin, sanırım az önce karaciğerimi öfkelendirdim.

Beş dakika sonra yine yapmaya sabırsızlanıyorum.

Uçağımın arkasını görmelisin.

Uçuş sırasında 4 süt kabını doldurmuşumdur.

Şöyle söyleyeyim, çöp karıştıran biri limonataya susarsa çok fena azacaktır.

İronik kelime mi bu?

Ne kelimesi?

İnsanoğlunun son günlerini tamamen heba ettiği gerçeği.

Öyle de denebilir.

Ama heba ederek geçirmemeliyiz.

Dışarıda bir yerde bunun bir cevabı var.

O cevabı bulmamız gerek.

Heba etmeye devam ederek mi?

Bu biraz çelişkili gibi.

Heba etmek kısa vadede kaçınılmaz bir şeydir.

Siz gidip eczanenizi bulun.

Ben yoğun bakımda olacağım.

Uzun bir gün.

Evet, daha yeni başladı.

Evet.

Günaydın.

Evet, bazı pislikler çoktan eczaneyi basmıştır.

O pislik benim.

Anlamadım, ne?

Ben eczaneyi basan pisliğim.

Bireysel.

Ben de bekar bir pisliğim.

Ben Ally.

Yarana bakmamı ister misin?

Bu harika olur, doktor.

Toparlanmama faydası olacak bir şeyler de harika olurdu.

Elimizde birkaç şey var.

Hadi.

Beni takip edin.

Bu adrenalin.

Maden tuzlu ilaç ve başka şeyler de var.

Muhtemelen karıştırmamalıyız. Enjekte edip burundan alabileceğimiz şeylerden...

...yarar sağlamalıyız.

Ona dokunma.

Yasal dozun 38 katı.

Daha fazlasını alırsan kalbin balon gibi patlar.

Not edildi, sağ ol.

Hey, senin durumun nasıl?

Oğlun mu?

Bilmiyorum.

Test yaptırmaya üşendim.

Şakaydı.

Hayır.

Sen benim neyimsin, Sam?

Vazgeçilmezin.

Aynen öyle.

Bak, saçma bir şey diyeceğim.

Ama burası artık bir ameliyat hastanesi değil galiba.

Değil.

Burada gördüğün insanlar gece vardiyasında çalışanlar.

Başka değişle, burada kalmaya karar verenler.

Kafa kafaya verip bu olayı çözebiliriz diye düşündüm.

Şimdiye kadar ne buldunuz?

Jack ve esrar.

Ama hayattayız, değil mi?

Pekala, arkadaşının yanına gidelim.

Başarmışsın.

Pekala, işte geri kalanı.

Merhaba, ben Sarah.

Tüm bunlarla ne yaptığınızı söyler misiniz?

Merhaba, ben Jake, güzel soru.

Tüm bunlarla ne yapıyoruz?

Bu dördünün ölüm zamanları yok.

Diğerleriyle aynı.

Emin misin?

Dakikası dakikasına mı?

Evet, eminim.

Kaydı tutan benim.

Belli bir noktadan sonra yazmak önemsiz geldi bana.

Christopher Manning, Alicia Townsend, Matthew Olmert.

- Ve Rich. - Teşekkür ederim.

İsimlerini yüksek sesle okuduğun için teşekkürler.

Ölü hastalarımın yüzleri yine gözümün önüne geldi.

Tamam.

Bakın.

Kırmızı gözü LA'dan Newark'a uçuruyordum.

Büyük ölüm uykusu bir yeri vurdu.

Colorado'da bir yeri.

Tam yerini bilmiyorum ama Boulder olabilir.

Uzman bir doktorumuz vardı, iyi biriydi.

Elinden gelenin en iyisini yaptı.

Ama onları kurtaramadı.

Yardımcı pilotumu da kurtaramadı.

Denver'a acil iniş yaptık.

Birkaç kişi ile birlikte.

Doktor, ölüm zamanlarını kaydetti.

Saat tam olarak 03:04'te ölmüşlerdi.

Denver'da kargaşa oldu hastaneler talan edildi.

Ağlar kapandı. Toplu histeri başladı.

Bu yüzden Newark'a gitmeye karar verdik.

Yolcularımla eve döndüm.

Ama durum Newark'ta da aynıydı.

Yine de cesetlere bakması için bir adli tabip çağırdım.

Onları teslim edip birkaç form imzalayarak ayrıldım.

Sosyal medyada, haberlerde uyarılar yapılıyordu.

Bana sorarsanız bundan tek bir sonuç çıkıyordu.

Herkes yataklarında ölen insanlardan bahsediyordu.

Ve her şeyin ne zaman başladığını söylüyorlardı.

Yaklaşık olarak saat 03:00 idi.

Burada da öyle.

Bakın.

Böyle diyerek insanlar bir şeyi gözden kaçırdılar.

Çünkü bu yaklaşık bir saat değildi.

Saat tam olarak 3:04 idi.

Ama bir şey daha vardı.

Ve adli tabibin kaydettiği Newark'daki kurbanların ölüm saatini hatırlıyorum.

Peki saat kaçtı?

3:06.

Yani, insanlar ufak zaman farkıyla ölmüşler.

Bunda ne var?

Bu yüzden tekrardan Denver'a geri uçtum.

Teorimi test etmek için kısa uçuşlar yaptım.

Araziyi, hastanedeki ölüm saatlerini kontrol ettim.

Ve her bir şehirde ufak farklılıklar vardı.

Ufacık bir zaman sapması.

D.C.'de, 3:05.

Nashville'de, 3:04.

3:03.

3:02.

Burada da, 3:01.

Yani burasıyla Denver arasındaki bir yerde.

Bir başlangıç noktası.

Aynen.

Burasıyla Denver arasındaki yer olayın en erken gerçekleştiği yer.

Bu ölüm silsilesi ya da her neyse...

...burayı işaret ediyor.

Tamam da bu ne ki?

Yani, burasıyla Denver arasında tam olarak ne bulmayı umuyorsun?

Saniyeler içinde küresel ölçekte uyku ölümleri oldu.

Doktorların, bilim insanlarının, kimsenin bu konuda bir fikri yok.

Ne düşünüyorsun ki?

Evrimsel yörüngemizde bir tür aksaklık mı oldu?

Biyolojik terörizm mi?

Uzaylı saldırısı mı?

Yaratılış gayemizi tamamlayıp ömrümüzün sonuna mı geldik yoksa?

Çünkü geriye kalan tek açıklama bu.

Bir cevabım yok, ama bir ipucum var.

Ve bu ipucu batıda.

Her neyse, burada yeterince zaman harcadım.

Yola koyulmalıyım.

Bekle.

Seninle gelmek istiyoruz.

Bak, güneybatı boyunca her yeri gezmişliğim var.

Texas, Oklahoma, aklına ne gelirse.

Sana rehberlik edebilirim.

İkiniz mi?

Evet, daima.

Bir takımız.

Böylesi daha güvenli.

Peki.

Tamam.

Pekala, malzemeleri alıp Jeanette'e gittiğimizi söyleyeyim.

Tamam ama niye gittiğimizi söyleme.

Bir şey bulursak onlara telsizle haber veririz.

Acele et.

Bir ulaşım aracı bulmalıyız.

Uçağım bozuldu.

Hey, bekle.

İti an çomağı hazırla.

Biz de geliyoruz.

Hayır, gelmiyoruz.

Jake, kapa çeneni.

Geliyoruz.

Amacın ne?

Bugün az daha ölüyorduk.

Hayır, daha emin ve daha akıllı olmalıyız.

Adapte olmamız gerek.

Sadece birkaç gün daha.

Köpekbalıkları gibi, hatırla.

Vücudumuz gerisini halleder.

Birkaç gün içinde vücudunuz ölecek.

Nereden biliyorsun ki?

Tıp Fakültesi.

Bak, insan vücudu uykusuz yaşayamaz.

Artık son kullanma tarihin var.

Hepimiz aynı durumdayız. Maksimum 10-11 günümüz var.

Sonrasında gezegendeki hangi hapı yutarsan yut bedenin iflas edecek.

Bunu bilemezsin.

Evet, bilirim.

Hadi ama, Jake.

Bir insan sınırlarını bilmelidir.

Bunu bana sen söylemiştin!

Elbette öyle.

Kimin lafıydı?

Kirli Harry.

Lanet olası Kirli Harry.

Peki, tamam.

Pekala.

Tek bildiğim birileri bir şeyler yapmalı.

Yoksa bu yabanmersinli çörek tüm insan ırkından daha uzun yaşayacak.

Bunun olmasına izin vermeyeceğiz.

Hey, Jake.

Evet.

Yine korkuyorum.

Çünkü bu şekilde yaşamayı sürdürebileceğini sanmıştın.

Ama ben de korkuyorum.

Köpekbalığı olmak zor, değil mi?

Sorun yok.

Galiba yine insan olacağım.

Evet, ben de.

Pekala, küçük pislik.

Hadi bir cevap bulalım.

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.