Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
MISS STONE
Bu yüzyýlýn baþýnda, Makedonya hala Osmanlý
idaresinde bulunurken deðiþik din misyonlarý
esaret altýnda bulunan halk arasýnda etkisini yaymaya
çalýþýyordu. 1901 yýlýnda Selanik'te, Amerikan
Protestan Misyonunun Makedonya'ya ait merkezi
bulunuyordu. Misyonu Doktor Haus yönetiyordu.
Biz uzun bir süredir ülkenin iç kesimlerine girmeye
hazýrlanýyoruz. Sabýrsýz olduðunuzu biliyorum.
Þimdi size sevindirici bir haberi bildirmek istiyorum.
Türk yönetimi, Bansko köyünde dini kurslar
açmamýza izin verdi ve siz hemen yola çýkabilirsiniz.
O bu güzel iþte...
Tabii ki...
Tam zamanýnda...
Katerina, sen buna en çok sevindin galiba?.
Evet...
Orada çalýþmanýn kolay olmadýðýný biliyorum.
Bu yüzden size yardýmcý olacaðýmý ve oraya sizinle
geleceðimi vaad etmiþtim. Mallesef, þimdi sizinle
birlikte oraya gelemeyeceðimi
üzülerek bildirmek zorundayým. Bazý iþler
burada kalmamý zorluyor.
Doktor Haus, tek baþýna yapabilecekmiyiz?
Ne söylemek istediðini biliyorum. Katerina.
Misyonlarý tek baþýna yönetmeniz çok zor olur.
Bu yüzden size, benim kadar yardýmcý olabilecek
birini göndermeyi kararlaþtýrdýk. Sizinle
Bayan Elen Stone gelecek.
Evet Elen, þimdi arýtk siz onlarýn, onlar da sizin?.
Evet, doktor Haus...
Doktor Haus'un sizinle
olamayacaðýndan tabii ki üzüldüðünüzü biliyorum...
Onun vekili olarak göreve laik olabilmem için iki
misli fazla çalýþmak zorunda olacaðým.
Gelsene, caným.
Elen, ben sana özellikle Katerina ve eþi Sayýn
Silka'yý tavsiye etmek isterim. Bizim en iyi
öðrencilerimizdi dersem umarým diðerleri kýrýlmaz.
Memnun oldum.
Nasýlsýnýz.
Nasýlsýnýz... Katerina, hadi þimdi onlarý bizim
rehberimiz lvan'la tanýþtýralým.
Memnun oldum.
Günaydýn.
ok iyi rehberdir, uzun yýllýk tecrübesi var.
Yarýn yola çýkmak istediðimizi biliyor mu?.
O hazýrdýr.
Bir katýr bulsun bana. Katýr ile daha iyi anlaþabilirim,
çünkü ben de galiba onlar gibi inantçýyým.
Burada o kadar komik ne var Elen?.
Hiç, biraz þaka olsun diye, o kadar.
Ertesi günü Miss Elen Stone Pirin daðý üzerinden
Makedonya'nýn iç kýsmýna yola çýktý. Karþýsýnda
dini ders ve kurslar düzenlenecek ülke vardý.
Ilk sefer geldiði ülke hakkýnda hiç bir bilgisi
olmamasýna raðmen Miss Stone kendine ve
görevine güveniyordu.
Galiba seni konuþmamla yoruyorum Katerina!
Hayýr, Miss Stone. Yoldan biraz yorgunum. Sizin
anlattýklarýnýza gelince günlerce dinleyebilirim.
Baþýnýzdan neler geçmiþ, insan bir düþününce...
Misyoner elinde Dünya haritasý ile doðar ve
kalbinde bir tek söz ile: Git!... Git, araþtýr,
git öðret, Dünyaya açýl. Git! Git! Git!
Aziz Pavle gibi, biz uzak yerlerin çaðrýsýný duyarýz
ve herzaman bilinmeyene doðru gitmeye hazýrýz.
Daðý geçince bir gün Razlog'da dinleneceðiz.
Razlog yolumuz üzerinde ilk kasaba mýdýr?. - Evet.
Gün batýmýna kadar oraya varmalýyýz. Gece daðda
kalalým istemiyorum. Sayýn Silka rehberimizi çaðýrýn.
Ivan, ey lvan... Dur. Dur biraz.
Daðý karanlýktan önce geçeceðimizden emin
midir, sorarmýsýnýz? - Pirin'i bu gece
geçebileceðimizden emin misin?.
Merak etmeyin. Buradan o kadar çok geçtim ki.
Baþarýrýz diyor, deðil mi? - Evet.
Merhaba onbaþým. - Kim bu insanlar?.
Amerikan dini misyon, izin belgeleri var.
Gösterin.
Izin Belgesini verin lütfen.
Tamam. Yolunuza devam edebilirsiniz.
Gece yolculuðu yapmamanýzý
tavsiye ediyorum. Bazen daðda eþkiya var.
Ne diyor? Ne oldu? Söylesenize!!!
Onlarla ilk karþýlaþmam olmazdý. Biraz da
abartýyor galiba. Ne oldu, siz galiba
korktunuz bay Silka?. Yolumuza devam edelim!
Hadi!
Ver bakayým da o doktor Haus kimmiþ göreyim.
Iþte, bak, daha yaþlý olduðunu düþünüyordum.
Yanlarýnda silahlý refakat yok. - Daha iyi.
Iþi sakin bitiririz.
Doktor Haus, siz bizimle geleceksiniz.
Ben mi?.
Evet, siz.
Ben doktor Haus deðilim ki.
O Selanik'te kaldý.
Doðrudur. Yetiþemedim haber vereyim.
Tamam. O zaman bu kafile baþý kim?.
Bayan Stone. Ortadaki bayan. Bansko'ya
Haus'un yerine gidiyor.
Planýmýz suya düþtü.
Iyi düþün.
Kadýnlar asla olmaz.
Anlamýyorum, neden. Haus yerine olduðuna göre
demek ki onun da deðeri ayný o kadardýr.
Hepsi bir. Bayan Stone, siz bizimle geliyorsunuz.
Ne diyor?... Anlamýyorum.
Onlarla gitmenizi istiyor.
Gideyim?. Nereye? Neden?.
Sonra açýklarýz. Katýrý da alýn.
Durun biraz. ABD vatandaþý olduðumu biliyormusunuz?.
Biliyoruz. Bu yüzden de sizi bizimle alýyoruz.
Yapamazsýnýz. Ben bunu müsade etmiyorum.
Hadi, yavaþ, kalk ayaða.
Bu hýrsýzlýktýr. Götürürsenez hesap vereceksiniz.
Sakin olun.
Lütfen, neden Bayan Stone'u götürüyorsunuz.
Merak etmeyin, arkadaþýnýza bir þey olmaz.
Onu götürürsenez, beni de alýn.
Katerina, sen ne konuþuyorsun!?
Bize sadece o lazým.
Ben ondan ayrýlmam.
Katerina, kendine gel. Görüyorsun yalnýz onu
isterler. Eþimdir. Makedon.
Siz de geleceksiniz. Üçünüz de.
Neyin var senin?.
Biri Selaniðe mektubu götürmelidir.
Tamam. Kesin kararý Voyvoda versin.
Sen önden, kampa git.
Petre, gel de bak buraya. Köydekilerine anlatýrsýn.
Bu kadýnlarýn burada ne iþi var?
Mandana!
Inin.
Teþekkürler.
Þimdi, bizi buraya neden getirdiniz, söylermisiniz?
Her þeyi vaktinde anlayacaksýnýz.
Girin.
Voyvoda nerede? - Yukarýda.
Ne var?. Ayý mý oynatýyorlar. Hadi, iþinize, hadi, hadi...
Beklesene ya, görebilsek keþke onlarý... Eh o da ama.
Selam!
Duydunuz mu ne yaptýk?.
Tamam da, kadýnlarý dað tepelerine
sürüklemek, doðru iþ mi?. Doktor Haus yerine
bayan Stone'u ve onunla da bir kadýný kaçýrdýnýz.
Baþka çaremiz yoktu.
Bayandan ben sorumlu deðilim. Krste'nin iþi.
Galiba beðendi onu.
Tuzsuz þaka yapýyorsun. Ben zaten umumiyetle
kadýnlarýn kaçýrýlmasýna karþýydým.
Herneyse, sanýrým yanlýþ etmediniz
Sadece acele davranmalýyýz.
Ben sana ne demiþtim?.
Baþlattýðýmýzý sonuna kadar götüreceðiz. Krste, sen
Amerikalý bayana, daðda ne kadar kalacaðýnýn
kendisine baðlý olduðunu söyle. Razi olursa iki
haftada serbest olur. Diðer ikisi hemen gidebilir.
Ver onlara mektubu Selanik misyonuna götürsünler.
Bu akþamdan burasýný terketmeliyiz. Türkler
olayý çabuk anlarlar ve peþimize düþerler.
Yol üzerinde iki devriye kalacak. Birþey dikkat
ederlerse, bize haber verirler.
Sizi buraya kefalet almak için getirdik.
Alamazsak, hayatýnýz tehlikede olabilir.
Aman, Tanrým!
Sizin için 25 bin altýn lira istiyoruz. Mektup yazýn
ve bunu misyonunuza bildirin.
25 bin lira mý? 100 bin dolardan çok!? Bu bir
çýlgýnlýk! Bir misyoner için kimse o kadar
para vereceðini mi sanýyorsunuz?
O kadar deðmezmisiniz? - Hayýr.
Biz ise deðersiniz düþünüyoruz. Protestan
misyonu kefaleti ödeyecek ve sonra bu parayý
yabancýlarýn güvenliðinden sorumlu olan
Türk yönetiminden isteyecek.
Görüyorum, benim hayatýmla karlý bir iþ
yapmak istersiniz.
Vakit kaybetmeyelim bayan! Siz o mektubu
yazacaksýnýz. Bugün olmazsa yarýn olur.
Yazmasanaz bile biz o parayý alacaðýz.
Fazla zaman gerekecek. Bizim ise acelemiz var.
Bir eþkiya için çok dikkatlisiniz.
Eþkiya olsun olmasýn gerçekleri konuþuyorum.
Yol üzerinde kervana saldýrdýnýz. Bunun için
yönetime hesap vereceksiniz.
Bir protestan misyoneri için çok intikamcýsýnýz.
Mektuba dönelim.
Unutun mektubu! Kesinlikle!
Yolculuk izin belgesini verirmisiniz, bayan.
Siz bunu Selaniðe doktor Haus'a götüreceksiniz.
Anlatýn ona herþeyi. Miss Stone için 25 bin lira
istediðimizi söyleyin. Bir hafta sonra
adamýmýz sizi Selanik'te ziyaret edecek ve
siz ona doktor Haus'un cevabýný bildireceksiniz.
Adamýnýz beni nasýl bulacak?.
O bulur sizi. Siz eþinizle birlikte gideceksiniz.
Hayýr, ben Miss Stone ile kalýyorum.
Katerina, aptallýk etme.
Ben sizinle burada kalýyorum.
Sizin de bu tadsýz olaya girmeniz gerekmez. Bu
talihsiz olayýn yakýnda biteceðine inanýyorum.
Sizi bu yaban ülkede tek baþýna býrakamam.
Lütfen kalmama izin verin.
Katerina, iyice düþün. Bu fedakarlýðýn anlamsýzdýr.
Yolculuða hazýrlanýn.
Ben bakarým.
Saðol, caným.
O, sizsiniz bay Silka!
Rahatsýz ettiðim için özür dilerim bayan Haus.
Korkunç bir þey oldu. Eþkiyalar Katerina
ve Miss Stone'u esir aldý.
Eþkiyalar mý?. Nerede Allahaþkýna?
Doktor Haus!
Çok tedirginsiniz.
Nerede olduklarýný hiç kimseye söyleyemem.
Katerina ve Miss Stone'un hayatlarý tehlikeye girecek.
Kahve alýrmýsýnýz bay Silka.
Ya Selaniðe gelecek olan adam?
Ona sizin cevabýnýzý bildirmeliyim.
Doktor Haus, hemen bir þeyler yapmalýyýz...
O eþkiyalarý sadece bir görsenez...
Sakin olun... Kahvenizi için. - Evet.
Saðolun bayan Haus.
Durum korkunç, fakat Tanrý yollarý gizemlidir ve ancak
bizim yakýnlarýmýz neredeyse O oradadýr
bilincinde teselli bulabiliriz.
Ne yapalým Doktor Haus?.
Bu durumda tamamen güçsüzüm. Misyonun o
kadar parasý olmadýðýný çok iyi biliyorsunuz.
Ancak lstanbul'daki temsilciliðimizden
yardým isteyebilirim. - Anlýyorum, doktor Haus.
Katerina hamiledir, biliyormusunuz?.
Hayýrlý sabahlar, baylar.
Hayýrlý sabahlar, bayým.
Böyle talihsiz bir durumda karþýlaþtýðýmýzdan
üzgünüm, buyurun oturun.
Oturun sayýn Gargelo.
Sayýn Dikenson, sizden yardým istemeye geldim.
Þu anda iki bayanýn hayatý tehlikededir.... Onlardan biri
bildiðiniz gibi Amerika vatandaþýdýr.
Inanýn ki, iki bayanýn özgür edilmesi için
elden gelen her þey yapýlacak.
Yani bu, kefalet ödenecek anlamýna mý geliyor?.
Ben bizim Diþiþleri Bakanlýðý ile temastayým.
Yapýlacak ilk iþ Türk Hükümetine protesto
göndermek olacak, çünkü kaçýrýlma olayý
Türk lmparatorluðunda oldu.
Özür dilerim bayým, böylece Miss Stone ve eþimin daðlarda
kalma süresini uzatmaz mý? - Size açýkladýklarýmý
yapmak zorundayým. Büyük Vezir'den kabul
istedim. Ancak bu yolla bütün bu iþ biter.
Dinleyin! Bülbülün sesine benziyor.
Ne acayip ülke.
Kasýmda bülbül!
Günaydýn!
Ingilizce bu ne demek?
Günaydýn!
O, günaydýn. - Günaydýn
Al...
O, yaramaz... Þeytan iþi!
Tüfeði sýký tut. Iþte öyle. Evet, þimdi nasýl?.
Iyi niþan alýyor musun? Güzel, güzel, iyi.
Tamamdýr çocuklar. Bugün için yeter.
Nerede bulunduðumuzu öðrenmeye çalýþýn.
Hanýmefendi, nerede bulunduðumuzu soruyor.
Kartallarýn yerinde.
Kartallarýn yerinde olduðumuzu diyor.
Sorun ona, Hýristiyan mýdýr?
Hanýmefendi, Hýristiyan mýsýn soruyor.
Kim? Ben mi? - Evet, sen.
Hayýr. Tanrý ile de Muhammed ile de dargýným.
Ne diyor? - Þaka yapmak ister.
Adýn ne? - Adým yok. - Adsýz mýsýn?.
Kötü lakabým var. Bayanlara söylenecek gibi deðil...
Mandana.
Amerikalý olduðumu ve onunla konuþmak
istediðimi söyleyin. - Demek Amerikalýsýn.
Kardýþim var orada. Demir yolunda çalýþýr.
Obür kardeþim burada, köyde... Uðraþýyor...
Iki kardeþiniz de çalýþýyor, siz ise burada
daðda elinizde tüfekle dolaþýyorsunuz.
Ne diyor? Beni azarlar gibime geliyor.
Diyor ki, kardeþleriniz çalýþýyor, siz ise
daðda elinizde tüfekle dolaþýyorsunuz.
Ya, sen ne dersin, ben eþimi ve beþ çocuðumu
keyiften, daðlarý dolaþmak için mi býraktým. Siz
gerçekten de hakkýmýzda hiç bir þey bilmiyorsunuz.
Kardeþim bana yazýyor, Amerika'da sadece
Türkler hakkýnda duyarlar. Ancak Hýristiyanlarýn olduðu
bizim gibi cehennemde gibi yaþayan insanlarýn da
bulunduðu hakkýnda hiç bir þey yok.
Hiç bir þey anlamýyorum. Söyleyin ona, nerede
bulunduðumuzu ve burada nekadar kalacaðýmýzý
öðrenmek istiyorum.
Hanýmefendi, nerede bulunduðumuzu ve burada
nekadar kalacaðýmýzý öðrenmek istiyor.
El yüz yýkamak istersenez çeþme aþaðýdadýr.
Ama biz seni baþka þey soruyoruz.
Ben de baþka bir cevap veriyorum.
Ne diyor? - Cevap vermek istemiyor. Bahçede el yüz
yýkayabileceðimizi söylüyor. - Öyle mi?
Bana öyle geliyor ki, bunlar sýradan eþkiya deðil.
Acaba namuslu insanlar daðda silahla mý dolaþýyor?.
Günaydýn. Bugün nasýlsýnýz?.
Günaydýn. - Günaydýn.
Artýk bizim dili de konuþuyorsunuz!
Bu daðlarda bizi nekadar zaman daha
tutacaksýnýz onu söyleyin. - Doktor Haus
hala temsilciliðinizin cevabýný bekliyor.
Bu bilgiyi nereden aldýnýz?
Adamýmýz Selaniðe gitmiþti. Bayan Haus size
kalýn elbise ve kitap göndermiþ. - Kitap mý?.
Eþimi görmüþ mü?. - Hayýr o da lstanbul'da.
Kitap! marým, onlarý okumaya vaktimiz kalmaz.
Adamýmýz da bayan Haus'a aynen bunu söylemiþ.
Katerina, ne oldu, neyin var?.
Voyvoda'dan sizi serbest býraksýn isteyeceðim.
Miss Stone'u yalýnýz býrakmak istemiyorum.
Arkadaþýnýza bir þey mi olur düþünüyorsunuz?
Hayýr. O yabancý bir ülkede. Bensiz zor gelir ona.
O zaman sizi bir köye götürürüm. Daha kolay olur.
Doktor olmak istemiþsiniz. Neden devam etmediniz?
Paris ve Londra'da iken, bir ülkeye önce özgürlük,
ondan sonra da doktorlara ihtiyacý olacaðýný anladým.
Fakat güçlü Türk lmparatorluðuna karþý
ne yapabilirsiniz ki?.
David ile Goliyat hakkýnda hikayeyi biliyormusunuz?.
Belki doðru olmaz, ama size birþey söyleyeceðim...
Kefaletten alacaðýmýz para bize silah almak için gerek.
Insan öldürmek için silah alýyorsunuz?.
Biz kendimizi iþkencelere karþý koruyoruz. Diðer
Avrupa uluslarý gibi biz de özgürlük istiyoruz.
Makedonya hakkýnda hiç bir bilginizin olmamasýna
þaþýyorum. Burada canlýlar ölüleri kýskanýyor.
Bu yüzden buraya geldim. Halka,
kurtuluþ yolunu bulmasýnda yardýmcý olmak için.
Bura halký o yolu biliyor. Yalýnýz onun
için silaha ihtiyacý var.
Yane aþaðýda mý?.
Evet... Hala köylüleri barýþtýrýyor... Davalaþmak
için tam vaktini bulmuþlar.
Iþte, ona kaç sefer söyledim Voyvoda'nýn huzurunda bu
iþi halledelim, çünkü kendisi de görüyor Türk Kadýlardan
öyle de fayda yok. Bu yüzden sana geldik.
Voyvoda kimin haklý olduðuna sen karar ver.
Yoksa onu hayatý boyunca mahkemelerde sürdürürüm.
O toprak parçasýnýn deðeri nekadardýr?.
Beþ lira.
Ya mahkemelere nekadar verdiniz?.
Otuz lira.
Duyuyormusunuz. Size gülüyorlar.
Ne yapabiliriz Voyvodam. Toprak topraktýr.
Evet. Toprak topraktýr. Ama siz o topraðýn sizin
O toprak ise ne onun, ne de senin. Türkler buraya
hakim oldukça o toprak Türklerindir.
Doðru söylüyor... Türklerindir.
O bir, ikincisi kavga ve davalaþmak için yanlýþ
zamaný seçmiþsiniz. - Biz savaþa hazýrlanýyoruz.
Özgürlük ve özerklik istiyoruz, siz ise bir
parça toprak için kavga ediyorsunuz. Türk
Kadýlara otuz lira vermiþsiniz, halbuki o
otuz lirayla altý Maliher satýn alabilirdiniz.
Istediðiniz bu konuda yargý vermek zor deðil,
ama ayýptýr bugünde böyle iþlerle uðraþmak.
Iþte hep senin yüzünden bu ayýplar, halbuki
biraz toleranslý olsaydýn. - Yeter kavga ettik.
Ikimiz de aptalca davrandýk.
Durun, uzatýn elinizi.
Yetti artýk, barýþýn.
Bu iþe son verin artýk.
Tamam iþte, barýþtýlar.
Yane, sana bir haberim daha var.
Selanik'ten gelen bu haber yetmedi mi sandýn?.
Katerina hamiledir!
Ne?. Nereden öðrendin?
Biraz önce fenalaþtý.
Hamile bir kadýný getirmiþsiniz buraya.
Nereden bilebilirdik. Anlýnda yazmýyor ki. Ah doktor Haus
bunlar hep senin iþin. Sen Selanik'te evinde otur da,
kadýnlarý dað baþýna gönder. O da ille de
Amerikalý bayanýn yanýnda kalacakmýþ.
Bir köye götürürüm onu.
Ratovo'ya bizimkilerin yanýna gitsin. Biz de
yakýnda oluruz.
Kaçýrma olayýna Komite ne diyor?.
Elime hala Komitenin tutumu ulaþmadý.
Onaylamazlarsa. - Eylem baþarýrsa, Komite onaylar.
Ne oldu?. Piþman mýsýn yoksa?
Hayýr, ondan deðil. Yalýnýz bu kaçýrmayla
Komite'nin itibarýný düþürmek istemezdim.
Korkma. Komite vicdanýmýzý bilir. Yanlýþ
etmiþsek eðer... gider kafalarýmýz.
Devrimsel Örgütün Makedonya'nýn her
bölgesinde deðiþik köylerde sýðýnaklarý vardý.
Ratovo köyünde örgütün merkezi,
köy muhtarý kocabaþýnýn evinde bulunuyordu.
Git kocabaþýyý bul. Bizi beklesin.
Köye karanlýkta ineriz.
Alýn yeyin birþeyler. Hadi Mandana
sen bari utanmazsýn.
Evet, karnýmýzý iyice doyurduk.
Buyur.
Fazla alamam, teþekkür ederim.
Yorgunsun.
Kendimi iyi hissetmiyorum.
Ilk çocuðun mu?
Evet.
Korkma kýzým. Ben hep yanýnda olacaðým.
Þerefe... Þerefe
Mandana!... Hayýr!!!
Býrak... Sen misafirsin.
Söyleyin ona benim iþimi baþkasýnýn
yapmasýna alýþmamýþým.
Oðlunun düðünü ne zaman?
Sonbaharda. Her þey hazýr. Sadece Türkler
rahat býraksýn. - lnþallah.
Babam da mýsýr yetiþtirirdi. Ondan geçinirdik.
Bu yýllýk hasýlat mý?.
Evet, bukadar kaldý. Bey kendi payýný aldýktan sonra.
Bey mi?.
Evet, bütün köyün sahibi, Türk. Þimdi ise kalan
mýsýrdan Sultana da vergi ödenecek.
Öyleyse ona hiç bir þey kalmaz.
Belki sadece gelecek yýla ekin için.
Biraz abartýyorsunuz.
Inanmazsanaz, baþka birine sorun.
Hadi, uyku zamaný geldi. - Hadi.
Iyi geceler.
Iyi geceler Miss Stone. Iyi uykular.
Krste!
Söylediklerine bakmayýn. Baþka
bir hayat yaþanan ülkeden geliyor. O sizi anlamýyor.
Ya siz?.
Ben burda doðdum. Ona anlattýklarýnýzý
çocukluðumdan beri duyardým.
Afedersiniz. Biraz acayip geliyor.
Birkaç seferinde sormak isterdim. Nasýl oldu da
protestan misyoneri oldunuz? - Nasýl mý?
On yaþýnda bir yangýnda evimi ve ebeveyinlerimi
kaybettim. Protestan misyonu yetiþtirdi beni.
Okuttu. - Ya eþiniz?. O nerelidir?.
O da bu yörelerdendir. Ayný kader bizi
birleþtirdi. Amerika'da beraber okuduk.
Iyi geceler.
Iyi geceler.
Hepsi uyuyor.
Giyin, gidiyoruz.
Nereye Miss Stone? - llk polis karakoluna.
Hayýr, Miss Stone.
Bu en iyi fýrsatýmýzdýr. Köydeyken.
Fakat bu çok tehlikeli.
Bunu sadece kendim için yapmýyorum.
Seni de buradan götürmeliyim.
- Cesaretim yok yola çýkmaya. Kendimi
pek iyi hissetmiyorum. - Denemelisin.
ocuðun için de, cesur olmalýsýn.
Selam, Mandana!
A, geziyorsun, demek. Olsun. Yalnýz sokaða
çýkma. Köpekler dolaþýr geceleri, ýsýrabilir.
Korumamýz.
Onunla konuþmak istediðimi söyleyin. Önemlidir.
Fakat...
Sorun ona, evine dönüp çocuklarýna
bakmak ister mi?.
Ama, bayan Stone...
Hanýmefendi soruyor, çocuklarýný güvence
altýna almak istermiydin.
Zaten onlar için buradayým. Ne düþündü o, çocuklar
olmasa böyle daðlarda mý sürünecektim?.
Söyleyin ona, bizi aþaðýya götürsün ve Türklere teslim
etsin. Dostlarým ona iyi para ödeyecek.
Bizi aþaðýya götürmeni ister. Dostlarý iyi para ödeyecek.
Bana mý?. - Evet, sana. - Yapma ya. Nekadar?.
Ne diyor? - Nekadar verecekler, soruyor.
Istediði kadar. - lstediðin kadar alacaksýn.
Tamam... Demek istediðim kadar vereceksiniz.
25 bin Türk lirasý isterim.
Fiyatý 25 bin Türk lirasý olduðunu söylüyor.
Ne oldu. Kabul etmiyorsun deðil mi?
Seni gidi...
Türkler köye geliyor.
Ne oluyor?.
Türkler köye giriyor.
Korkmayýn. Bizi bulamazlar. Hadi kýzým, çabuk olalým...
Yukarýya çýkmalýyýz.
Hadi yukarý. Yataðý kaldýr.
Çernopeev'e git. Durumu anlat ona... Yukarý!
Yukarý! Herþeye hazýr ol!
Korkma Krste. Sizin için gelmiyorlar.
Ne istiyor?
Süleyman onbaþý. Vergi toplamaya geliyor.
Derimizi soyacak. Krste sen aþaðýya insen, iyi olur.
Oturun, oturun...
Son kabulde, Amerikalý Miss Stone ve bayan
Silka'nýn serbest býrakýlmasý için elden gelen
her þeyi yapacaðýnýzý söylemiþtiniz.
Aradan bir ay geçti ancak hiç bir geliþme yok.
Sultan Hazretleri, ABD yönetimine, Makedon
daðlarýnda gizlenen eþkiyayý yakalamanýn
nekadar güç olduðunu anlatmanýzý arz ettiler.
Padiþah, Miss Stone ve bn. Silka'nýn serbest edilmesi
için gerekli her þeyin yapýlmasýný emretti.
Iki kadýnýn daðlarda uðradýklarý zorluklarýn
bir an önce bitmesi için kefaletin ödenmesi
ihtimalini de, göz önüne aldýnýz mý?.
Hükümetim bu paranýn hemen ödenmesini istiyor.
Korkarým, bu ihtimal çok zor gerçekleþebilir.
ünkü bu durumda sýradan eþkiya söz konusu deðil.
Miss Stone ve bayan Silka bir gizli Makedon örgüt
üyeleri tarafýndan tutuklandý Yani bu bir kaçýrýlmadýr.
Bunun özel siyasý hedefleri vardýr.
Nereye gittiler? Bu senin tavanda bulundu.
Senin evinde oldularýný hepsi biliyor.
Kanuþ be gaur,,, Köpek.
Hadi.
Saðol kýzým.
Ne oldu?. Diþ?. Diþin mi?.
Dur, bekle...
Raký dene. En iyi ilaç.
Istemiyor. O alkole karþýdýr.
Denesin sadece... Alsana... Al biraz.
Þimdi daha iyidir. Daha iyi.
Daha iyi deðil mi?. Ben saana ne dedim?
Mandana, kocabaþýyý getirdiler.
Ne oldu Alekso?
Türkler dövdü. Köyü yaktýlar.
Kadýnlarla bizde olduðunuzu anladýlar.
Babasýný dövmüþler. Köyü yakmýþlar.
Sakin olmaya çalýþýn sevgili Katarina.
Bu insanlarýn benim yüzümden iþkenceye
uðradýklarýný hissediyorum. Krste bana kolaylýk
yaratsýn istedi. Keþke bizi köye götürmeseydi.
Toplam yirmi kiþiyi vurdular. Duyduðumuza
göre de daha dört köyü yakmýþlar.
Siz onlarý köyde gördünüz. Kaç kiþidirler?.
Birkaç tabur piyade, süvari ve topçu.
Toplar getiriyorlar.
Öyle mi... bak sen onlarý, Þeyimi öper...
Sar bir tane amca.
Mitre! Mitre!
Iyi akþamlar Miss Stone.
Fransýzca konuþuyorsunuz, deðil mi?. - Evet, biraz.
Benim de gözüme uyku girmiyor.
Sizinle konuþmak isterdim. - Buyurun.
Köylerimizde neler oluyor duyuyormusunuz?
Suçsuzlara acýrým.
Eðer samimi olarak acýrsanaz neden bu
iþe son vermezsiniz. Diplomatlarýnýz Vezire
baský yapýyor, o da bize karþý asker gönderiyor.
Ben ne yapmalýyým?
Israr edin sizinkiler ödesin.
Siz o parayla silah satýn almak istiyorsunuz. Ben
arkadaþýnýza da söyledim öldürmeye yardýmcý olmam.
Hýristiyanlar güce karþý güç kullanmazlar.
Dörtyüz senedir Türklerin iþkencesini dayanýyoruz.
Ve inanýyorum ki þimdi yetti artýk.
Miss Stone, özgür ülkede doðmuþ bir þahýs olarak
sizinle konuþuyorum. Bu ülkede halkýn esir
gibi yaþadýðýnýn farkýndamýsýnýz?
Bu halkýn özgürlüðe kavuþmasýna karþý mý
geliyorsunuz acaba?
Hayýr. Sadece öldürmeye karþýyým.
Yalýnýz bu konuda mý uzlaþmýyoruz? - Evet.
O halde ne yapalým Miss Stone? Biz taviz
vermeyiz. Sloganýmýz Ya özgürlük, ya ölüm.
Benim de sloganým var. Ben de taviz vermem.
Türkler. - Nerede?. Artýk Crni Steni'yi
embere alabilirler bizi.
Köyü terketmeliyiz.
Krste, iki bayanla birlikte gölden gidin.
Suvi Vrv'da buluþuruz.
Mandana bana hemen Aleksa'yý çaðýr.
Sen kadýnlarýn peþinden git.
Kendinize gelin. Hadi. Türkler.
Hadi oraya. Siz yukarý.
Hemen gitmeliyiz.
Ne oldu?.
Türkler.
Hayýr. Hayýr
Miss Stone. Miss Stone.
Paltonu al.
Sen aþaðýya git.
Acele edin. Hadi.
Hadi. Gidelim.
Selanýk'te "Altýn Sandal" kahvesi, Makedon
Devrimsel Örgütünün birçok yerlerde bulunan
gizli merkezlerinden biriydi.
Geldiler.
Iyi akþamlar. - lyi akþamlar.
Doktor Haus.
Sizi böyle yere çaðýrmak zorunda olduðumdan
özür dilerim. Ama polis bu günlerde çok faaldir.
Anlýyorum. - Nedir yenilkler?.
Büyükelçimizden hala hiç bir haber alamadým.
Inanýn ki, elden gelen her þeyi yaptým.
Amerika'ya mektup yolladým. Þimdi orada
para yardýmý toplanýyor. Ancak siz de biliyorsunuz
bu iþler nekadar uzar...
Fakat, Türkler, Miss Stone'un artýk
sað olmadýðýný iddia ediyor...
Ondan da bir ses seda yok. Inanýn Miss Stone'dan bir
mektup bütün bu durumu deðiþtirebilir.
Bu iyi deðil doktor Haus. Iki bayaný korumak iþi
git gide güçleþiyor. Türklerin çemberindeyiz.
Zavallý Katerina.
Siz Miss Stone ile bayan Silka'nýn hayatlarýndan
sorumlu olduðunuzun farkýndamýsýnýz?.
Doktor Haus, biz davamýz ile ilgisi
olan binlerce insanýn hayatýndan sorumluyuz.
Yine bay Dikenson'a gideceðim.
Yapabileceðim tek iþ budur.
Rica ediyorum, Katerina yakýnda doðuracak.
ocuk için birþeyler ona götürürmüsünüz?
Bez ve daha birþeyler...
Götürürüm.
Polis!
Bu karþýlaþma hakkýnda kimseye söz ettiniz mi?.
Hayýr, yemin ediyorum.
Çok güzel yakýþtý ona bu yapaðý.
Baksana kadýnlar onu ne güzel evcilleþtirdi.
Elleriyle besleyecekler neredeyse.
Eh, zavallý Mandana, ki o birzamanlar savaþçýydý.
Þimdi de haline bak!
Ben þimdi nöbete gitmeliyim. Nöbete.
Hayýr. Hayýr gitmeyin. Þimdi þarkýyý tekrarlayalým.
Hadi söyle Mandana...
Mükemmel Mandana!
Ne oldu, diþin mi?
Bütün gün uðraþtýrdýðýn için Allah cezaladý.
Hoel için size ufak bir hediye getirdik Miss Stone.
Diþi.
Teþekkür ederim.
Duyduk ki Amerikalýlar Noelde yermiþ...
Hindi!
Evet.
Baksana Katerina. Zengin soframýz olacak.
Þimdi Amerikalýyý görmek isterim hindiyi büzerken.
ok naziksiniz. Bizimle yemek yersiniz deðil mi?.
Teþekkür ederim.
Alýn Mandana, siz çok hamaratsýnýz.
Hindiyi siz büzersiniz.
Kazýkladý beni!
Türkler!!! - Neredeler?. - Dere kenarý.
Hemen gidiyoruz! Mandana! Kadýnlarý!
Hadi.
Hadi Miss Stone!
Daðý aþmalýyýz! Bir an önce! Orda güven
altýnda oluruz!
Oraya kadar bize en azýndan üç gün gerekir.
Etraftan gitmeyeceðiz. Doðru yukarý.
Kadýnlarla mý? Yukarýsý kar altýnda. Biz de zor geçeriz.
Hayýr. Kadýnlarla birlikte imkansýzdýr.
Mecburuz. Anlýyormusun? Sen kendin de demiþtin.
Türkler burada bize yetiþir diye.
Voyvoda, kadýnlar artýk dayanamaz.
Tamam. Biliyorum. Türklerden zor
kurtulduk. Þimdi burada duramam.
Yine düþtü. Devam edemez artýk.
Neredeyse doðuracak. Güvenceli bir yere
götürmeliyiz onu.
Taþýyacaksýnýz.
Ne bakýyorsun?.... Taþýyacaðýz.
Baþüstüne.
Daðýn obür tarafýnda bir sýðýnak buluruz.
Orada Türkler yok. - Teþekkür ederim.
Hadi, kalkýn! Devam ediyoruz.
Seni sýðýnaða götüreceðiz. Ayaða kalkmayý dene!
Hadi kýzým.
Iki ay daha geçti. Bahar yaklaþýyordu. Türkler
Pirin üzerindeki ana geçitleri nafile denetlerdi.
Yane Sandanski'nin yorgun birliði, her seferinde son
güçleri kullanarak kurtulmayý baþarýrdý.
Mandana, sýcak su getir!
Zavallý Katerina! Bunu da yaþadý. Daðda doðursun.
Nasýldýr?
Ne var?.
Voyvoda, o yok ortalýkta. - Krste'yi son gören kimdi?
Bana köye gideceðini söyledi. - Ama ben
izin vermedim.
Türk devriyelerini gördün mü?.
Her tarafta. Sayýca çok kalabalýklar.
Gizlenecek yerde savaþý tercih ederdim.
Savaþacaksýn. Merak etme.
Iþte Krste geliyor.
Neden aþaðýya gittin? Her tarafta Türk devriyeleri var.
Tek baaþýna nasýl doðum yapacak?.
Görüyorsun Miss Stone da çaresiz.
Yaralýsýn. Vurabilirlerdi de. - Hadi caným sende.
Ona da birþey olabilirdi. Türkleri buraya çekmiþsen.
ocuk bu gece doðacak. Kadýnlarý býrakmalýyýz.
Razi misiniz?.
Baþka çare yok. Sen vadiyi aþacaksýn.
Köy milisini seferber etmeye çalýþ. Türklere
arkadan saldýrsýn. Kukuþ birliðini yakýnlarda
görürsen hemen buraya gelsinler...
Ama inanmýyorum... Ustrumca'da doðru gittiler.
Sorarým.
Yarýn'a hazýrlanýn. Osman Bey ile savaþacaðýz.
Ya o ya biz.
ocuk.
ocuk.
Ey insanlar. Birliðimizde çocuk doðdu.
O, sizsiniz Mandana.
Kutlarým kýzým.
Kutlu olsun Katerina.
Ben de kutlarým. Kutlu olsun, kýzým.
Ömürlü olsun.
Ne diyorlar?. - Beni kutluyorlar.
Ömürlü olsun. Allah sana bir erkek versin.
Ben þimdi gidiyorum oðlum. - Saðlýcakla, ana.
Hoþçakalýn. - lyi geceler. Köye selam götür.
Adettir, çocuða hayýr dua okunsun. Kim yapar bunu?.
Boþ yere soruyorsun... Tabii ki Mandana.
O zaten konuþmak için fýrsat arýyor.
ocuða güzel bir þeyler dile.
Ömürlü ve sað olasýn, kocaman büyüyesin,
tenin beyaz ve kýrmýzý elma gibi olsun,
belin incecik Pirin çamý gibi olsun, aðzýndan
inciler yaðsýn, sesin bülbül gibi olsun, bizim güzel
bülbülün sesi gibi ve bir gün kocaman mavi göklere
baktýðýnda ve bülbülün sesini duyduðunda
bizi hatýrla, doðduðun birliði hatýrla... meleðim
o birlik senin özgürlüðün için savaþýyor... - Mandana.
Þimdi gökleri gösteremezsin öt bülbül gibi da duysun...
Gerçek bülbül. Onu dinlemeyi çok isterim.
Sanki hemen bahar gelmiþ gibi.
Voyvoda, bir dileðim var. - Söyle Katerina.
ocuða ad verilsin.
Neler oluyor caným?
ocuða burada ad verilsin isterim.
Acele etme Katerina. Birkaç gün içinde
Eþinle birlikte olursun. - Nasýl?
Sizi býrakýyoruz Katerina. Ikinizi de.
Ilk fýrsatta bizi bir köye götürürüz.
Miss Stone, bizi býrakýyorlar. Ilk fýrsatta bizi bir
köyde býrakacaklar. - Ya kefalet.
Kefalet suya düþtü. Satýn almak istediðimiz silah da.
Ama, baþka türlü satýn alýrýz.
Evet. Seneye tüfekler salatalýk gibi yetiþecek...
Miss Stone...
Benim adýma teþekkür edin.
Voyvoda, Miss Stone size teþekkür ediyor. Ben de
þimdi çocuða burada ad verilsin isterim.
Kim verecek adýný?
Kim mi?. Birlik verecek. Erkek mi, kýz mý?
Kýz.
Kýz... O zaman adý Otonomi olsun...
Yapma ya...
Otonomi... Otonomi...
ocuða Otonomi adý verilsin diyor.
Güzel ad.
Çernopeev, nerede
duyulmuþ çocuða Otonomi adý verilsin?
Durun biraz. Benim bir önerim var.
Elena.
Sizin adýnýzý vermek isterler, Elena.
Benim adýmý mý? - Evet.
ocuða bu adý kabul ediyormusun Katerina?
Teþekkür ediyorum Voyvoda.
Demek Elena.
Kutlu olsun Katerina.
Al bunu. Belki çocuða gerekir. - Ne.
Tüfek için korurdum... Ama þimdi artýk...
Yaban hayvana benzedim. Karanlýkta sanký
yaklaþýyorlarmýþ gibi hissediyorum onlarý.
Adamlara söyledim, yarýna hazýr olsunlar.
Türkler saldýracak. Ilk saldýrýyý önleyince sen
ileri, vadiye doðru git. Sýralarýný doðrudan
aþmak tek çýkýþ yolumuzdur.
O gece Türkler Pirin etrafýnda çemberi
sýkýyordu. Osman Bey, Yane'nin birliðiyle
nihai savaþ için birliklerini hazýrlýyordu.
Oyný o gece, Pirin köylerinde birliðin
çember altýnda olduðu haberi yayýldý. Köy
milisi insanlarý yardýma çaðýrdý. O gece
"Ya öygürlük ya Ölüm" sloganýyla birçok
yeni savaþçý and içti.
Parmaklarým taþ oldu.
Katerina yürüyebilir mi? - Baþka çaresi yok ki.
Kadýnlar hazýr olsun.
Türkler sakin. Az ateþ açýyorlar.
Onlara da donuyor.
Birþey bekliyorlar. Belki takviye.
Iþte Voyvoda. Neyi beklediklerini gördün.
Gidelim. - Hadi.
Ateþ!
Þimdi! Ileri!
Ileri!
Yat aþaðýya!
Kadýnlarý çekin ordan.
Hayýr.
Mandana. Mandana.
Mandana...
Mandana...
abuk. Kaya arkasýna. Çabuk.
Þimdi dayan.
Tam zamanýnda yetiþtik.
Arkadaþlar, ya özgürlük ya ölüm.
Ileri.
Mandana.
Türk birliklerini darmadaðan ettik.
Hemen gitmelisiniz. Birkaç refakatçý vereceðim.
Fakat acele etmelisiniz. Türklere takviye gelecek.
Voyvoda. O mektubu yazmak istiyorum.
O halde bizimle kalmak zorundasýnýz hala.
Biliyorum. Paralarý alana kadar kalacaðým.
Selanýk'te nasýl geçtin?. - lþte, bak. Selam Yane.
Maliherler. - lyi silah. - Nihayet Dikenson
Büyük Vezirden parayý alabildi.
Burada ayrýlýyoruz Miss Stone. - Evet.
Doktor Haus ve sekreteri sizi aþaðýda köyde bekliyor.
Elveda.
Elveda, Katerina.
Elveda, Krste. Tanrý sizi korusun.
Bizi hatýrlayýn Katerina. Biliyorum, bizimle zor
anlar geçirdiniz, yine de... Bazen bizi hatýrlayýn.
Sizi her zaman hatýrlayacaðým. Her zaman.
Elveda Miss Stone. Yolumuz burada ayrýlýyor. - Evet.
Bizi kötü bir aný olarak hatýrlamayýn.
Elveda Voyvoda. Söz veriyorum size. Ülkeme
dönünce, eþkiyanýn elinde olmadýðýmý açýklayacaðým.
Teþekkür ediyorum. Elveda!
Elveda.... Mandana.
Hadi! Hareket!
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.