Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
OCAK 2011 KAHİRE, MISIR
Ne oldu?
- Elektrikler kesildi. - Neden?
Normal.
Elektrikler tüm dünyada kesik.
Tüm Mısır'da da...
Sadece elektrik değil, her şey böyle.
Elektrik sorunlarımızın en küçüğü.
Sokaktaki çocuklar şimdi bağırıyordur: "Işıkları açsana be adam!" diye.
- Kim o "adam"? - Elektriği açmaktan sorumlu olan adam.
Rejim.
- Kaydediyor musun? - Evet.
- Gerçekten mi? - Evet.
Pekala. Senin istediğin olsun.
İzin verin size tüm bu hikaye nasıl başladı anlatayım.
Mısır; şereften yoksun yaşıyordu.
Adaletsizlik, her yerdeydi.
Devrimden önce, sürekli iş değiştirirdim.
Çalışmaya, sekiz yaşında başladım.
Beşinci sınıfta, okul parasını ödemek için sokaklarda limon satardım.
Bu ülkede, daha iyi bir gelecek için ümit yoktu.
Haksız bir rejim ve diktatörü bizleri kısıtlıyordu.
Rejimin başındaki Mübarek, bizleri otuz yıl...
...Tehlike Yasası'nın gölgesinde zorla yaşattı.
Ben tüm hayatımı Mübarek'in adaletsizliği altında yaşadım.
Rejim, her zaman halkın zararına işledi.
İnsanlar işkenceye, elektro şoka, öldüresiye dövülmeye maruz kalırdı.
Kimse siyaset hakkında konuşmaya cüret edemezdi.
Siyaset, sadece rejim için vardı.
Allah'ım, insanlara bak.
HALİD SAEED, İŞKENCE KURBANI
Tahrir Meydanı'na gitmek istiyoruz.
Eğer azıcık şerefimiz varsa ve bu ülkede insanca yaşamak istiyorsak,
sokaklara çıkmalıyız.
Sokaklara çıkıp temel insan haklarımızı talep edeceğiz.
Sokağa çıkıp yolsuzluğa "hayır", bu rejime "hayır" diyeceğim!
Sokağa çıktım.
Etrafımdaki herkesin benim gibi hissettiğini gördüm.
Halk yolsuzluk bitsin istiyor!
Şiddet istemiyoruz!
Polis, var gücüyle bizi bölmeye çalıştı.
İnsanlar sinirlendi...
...ve korkularını yendi.
Ben kendim için değil, sizin için endişeleniyorum.
Gelecekte olacaklar için endişeleniyorum.
Herkes sokaklarda, Allah aşkına sen de çık.
Bunu o bok içinde yüzenlere de söyle.
Çocukların ve ailen için sokaktayım, sen iyi yaşa diye.
Buyurun, efendim.
Tahrir Meydanı'ndaki gençlere sesleniyorum.
Bir babanın çocuklarına seslenişi gibi hepinize içtenlikle sesleniyorum...
İçinizdeki onuru, değişimde kararlı olan...
...yeni Mısır jenerasyonunun simgesi olarak görüyorum.
Mısır, zor zamanlardan geçiyor.
Bu olayın olası sonuçları hakkında, endişelerim var.
Ve bu sonuçlara, ilk olarak değişim isteyen gençler katlanacaktır.
Tahrir Meydanı'nı aldık!
Halk, rejimin yıkılmasını istiyor!
MEYDAN çeviri: Ömer Sabancı
Tüm halk, adaletsizliğe, rüşvete, yoksulluğa ve cehalete...
...otuz yıldır katlandığımız her şeye karşı savaşmak için...
...sokağa döküldü.
Hepimiz eşittik. Birbirimizin yansımasıydık.
Özgürlük!
Yemin ederim ki, isteklerimiz yerine getirilene kadar...
...meydanı terk etmeyecektim.
Meydanda, Magdi Aşur ile tanıştım.
Magdi, Müslüman Kardeşliğin bir üyesi.
Mermileriniz bize işlemez!
Halit Abdala.
Bir daha terk etmemek üzere geri gelen, yurtdışında doğmuş bir Mısırlı.
Ayda.
Özgürlük, herkes içindir!
Rami Esham. Devrimin müzisyeni olarak tanındı.
Ekmek, özgürlük, sosyal adalet!
Yemin ederim, burada sizinle kalacağım.
Fark etmeden birbirimizi sevdiğimizi gördük.
Arkadaşlar!
- Dağılıyor muyuz? - Asla!
O zaman bu bir işgaldir!
İşgal!
- Mübarek defolana kadar! - Mübarek defolana kadar!
Müslüman ya da Hristiyan diye bir ayrım yoktu.
Hepimiz oradaydık. Tek yumruktuk.
Tek yumruk!
Dünya'yı şiirimizle dolduracağız!
Kelimelerimiz, bu meydanda kalıp bu savaşta mermi olacak!
Zafere kadar devrim!
Defol Mübarek!
İşte o zaman, gerçek gücün aslında insanlar olduğunu anladık.
Beş saniyede bir, eyleme yüzlerce insan katılıyor.
Taleplerimiz yerine getirilene kadar meydanı terk etmeyeceğiz.
Bizim hiçbir hakkımız olmadı ki. Sonunda "bizim" diyebileceğimiz,
üzerinde hak isteyebileceğimiz bir yerimiz oldu. Şimdi ise haklarımız var.
Çok şey istemiyoruz ki.
Çaldıkları yüzlerce dönüme karşı Tahrir Meydanı bir şey değil.
Çay isteyen var mı?
Magdi. Birlikte bir çay içeceğiz demiştim. Buyur, sen de iç.
Eğer bazı İslamcılar adına konuşmam gerekirse...
Kim, kime İslam'ın örneği diyebilir ki?
Devrimin başından beri benimsediğimiz "tek halk" fikri, çok güzel.
Bir gün bu meydanda, tüm halkla...
...dayanışma içinde olacağımı asla tahmin edemezdim.
Başlarda herkes gazetelerin üzerinde uyuyordu.
Sadece birkaç tane battaniyemiz vardı.
Ve sadece birkaç kişi onların üzerinde yatardı.
Yavaş yavaş bir topluluğa dönüşüyoruz. Şimdi daha fazla çadır var.
İlişkiler daha da güçleniyor.
Mübarek'in bu gece istifa etmesini bekliyoruz.
Bekliyoruz da bekliyoruz. Bilemiyorum, hepimiz çok gerginiz.
Başka sigaram kalmadı. Bunu al.
Ben yapacağı konuşmayı bekliyorum.
Normalde böyle tarihi bir olay olurken nerede duracağına karar veremezsin...
...bu piç de bizi bekletiyor işte.
Oradan ayrılmadan önce konuştuğum protestocular...
…meydanı terk ederlerse başlarına bir şey gelir diye endişeleniyordu.
Sivil polisler ve istihbarat hala yerlerinde...
insanlar evlerine dönerse onları tek tek yakalayabilirler.
Halit, sen ünlü bir aktörsün.
Protestocuların arasında olduğunu söylemek, seni endişelendiriyor mu?
Hedef haline gelirim diye endişeleniyor musun?
Umurumda değil.
Neden burada olduğumu ve neden burada olmak istediğimi biliyorum.
Yani, ben üç jenerasyondan beri...
...bu ülkede sosyal reformlar ve siyasal özgürlükler için savaşan...
...bir topluluktan geliyorum.
Ve şimdi Orta Doğu'da hepimiz için...
...demokrasi, özgürlük, sosyal adalet, siyasal reform konuşmalarının...
...değiştiğini görüyoruz.
Ve bu nedenlerle burada olmaktan inanılmaz gurur duyuyorum.
Allah yardımcın olsun. Diyorum sana, iyi şeyler olacak!
İyi şeyler.
Allah'a şükür.
Mübarek istifa!
Başbakan Muhammed Hüsnü Mübarek,
ülke yönetimini Silahlı Kuvvetler'e emanet edip...
...görevinden çekilmeye karar verdi.
Bu kararın büyüklüğünü anlıyoruz.
Silahlı Kuvvetler Yüksek Konseyi...
hayatını kaybeden bütün devrimcileri, tüm kalbiyle selamlıyor.
11 ŞUBAT 2011
İstifa etti!
Allahu ekber!
Yaşa Mısır!
Tahrir Meydanı, Mısır'ı tamamen değiştirdi. Dünyayı yerinden oynattı.
Hayatımızda ilk defa, susturulamadık.
Özgürlüğümüzü geri aldık.
Ve bir gün, tüm Mısır'ın Tahrir Meydanı gibi olacağını hayal ettik.
Devrim!
Herkes alkışlasın. Haydi kutlayalım.
# Yumruklarımız bir #
# İsteğimiz de tek #
# İnsanların yönettiği bir ülke #
Halit, baban şu an yanımda. Orada ne yaşanıyor, anlatabilir misin?
Buradaki atmosfer mükemmel.
Buradaki en ilginç şey; Mübarek'in gitmesi bile halk için yeterli değil.
Bence burada asıl önemli olan, ordunun istifadan sonra yapacağı açıklama.
Halkın isteklerini karşılayacaklar mı?
Halkın isteği sadece Mübarek'ten kurtulmak değil,
Mısır'da gerçek bir demokratik topluluk kurmaktır.
Bu arada, ordunun insanları geçiştirip...
"Evinize gidin, biz durumu çözeceğiz." diyeceğini hiç sanmıyorum.
İnsanlar orada isteklerini zorla alıyor...
Bu, insanoğlunun gördüğü en harika devrimlerden bir tanesidir.
Biz bunun için sürgünde, Mısır'da yıllarca çabaladık.
Vatanım, vatanım, vatanım!
Sevgim ve kalbim seninledir!
PIERRE'İN APARTMANI
Bu devrim hakkındaki en güzel şey birlik olabilmemizdir.
Siyasi farklılıklarımızı unutup birleştik ve birlikte başarılı olduk.
Yakında, insanlar Müslüman Kardeşlik’i yanlış anladıklarını fark edecek.
Normalde Müslüman Kardeşlik, en çok korktuğumuz topluluktu.
Ama şimdi meydandaki herkes değişti.
Hükümet olayı ölüm kalım meselesine çevirince...
...kim olduğunun, ne yaptığının bir önemi kalmadı.
Herkes burada olduğunuzu biliyor.
Buradaysanız da, ölümü göze almışsınız demektir.
Biz bunu çocuklarımız için yapıyoruz. Ölürsem, gelecek için ölmüş olurum.
Mübarek gittiğine göre, şu an kontrolü ele geçirmeliyiz.
Önceliğimiz, rejimi devirmek.
- Onlarla kim görüşecekse... - Rejimi zaten devirdik.
Hükümeti devirip yerine aynı çevreden, aynı rejimden insanları koyarsan...
...rejimi değil, rejimin başındakileri devirmiş olursun.
Kesinlikle haklısın.
Kimse seni öldürmeyecek.
Daha önce de söyledim.
Ordu bu insanlara tek bir mermi sıkmamak için...
...kanın son damlasını feda edecek.
Asla sıkmayacak!
Şimdi, lütfen eşyalarınızı toplayıp evinize gidin.
Mübarek istifa ettiğinde...
...Silahlı Kuvvetler ülke yönetimini devraldı.
Halkın isteklerini yerine getireceklerine dair yemin ettiler.
Bunu duyan insanlar da evine gitti.
Ama hiçbir şey olmadı.
Katilleri yargılamadık, hükümeti de değiştiremedik.
Yeni bir yasa yok ve sivil polisler hala aramızda.
Rejim, sadece Mübarek'ten ibaret değil.
Rejim, ülkenin tüm kurumlarından oluşuyor ve hepsinin değişmesi gerek.
Böyle olunca da, meydana geri gittik.
BAHAR 2011
Devrimin başlangıcından iki ay sonra,
Mısır, Mübarek'in rejimi hala işlerken, Tehlike Yasası altında yönetiliyor.
Onur ve şeref alanı olan Tahrir Meydanı'na...
...bir çadır ve battaniyenin tüm sorunları çözdüğü yere giriyoruz.
- Protestoya devam! - Protestoya devam!
- Buradayız, bir yere gitmiyoruz! - Buradayız, bir yere gitmiyoruz!
- Devrimimize devam edeceğiz! - Devrimimize devam edeceğiz!
Başlıca iletişim aracı sloganlar.
- Devrimimiz, halkın devrimi! - Devrimimiz, halkın devrimi!
Ne bir koalisyonun, ne de bir partinin devrimi!
İlk önce herkes, o gider bizler de işleri yoluna koyarız sanıyordu.
Ama sadece o gider, yerine bir başkası gelirse ve aynı rejim altında...
...yönetilmeye devam edersek, çok büyük bir sorunumuz var demektir.
Bütün bunları, onu devirip yerine ona benzeyen...
...birini koymak için yapmış oluruz.
Eğer hala bir polis devletiysek, hala Tehlike Yasası varsa,
...hala eskisinden farkı olmayan bir anayasaya sahipsek,
...altı ay için seçim olsa bile her şey aynı kalır,
...çünkü devletin işleyişi değişmedi.
Şu an Tahrir’de yaşıyoruz.
Konaklama bölümü, bir sınırı ve bir ordusu var.
Yeterince yemek yapılıyor. Dışişleri Bakanlığı hariç her şey var.
Geçtiğimiz üç ya da dört günde, insanlar gelip bizleri tehdit etti.
Neden Tahrir'de olduğumuzu sordular. Açıklamaya çalıştık.
Yaptığımız en büyük hata, gücü ele almadan meydanı terk etmekti.
İnsanları bize katılmaya ikna etmek zaman alıyor.
Bir kişi katılıyor. Sonra iki, üç.
İki saatte bir kendimi kırk ya da elli kişiye konuşma yaparken buluyorum.
Kalpten konuşunca insanlar anlamaya başlıyor.
Kırk, elli kişiden yirmisi bana hak veriyor.
Sayı sürekli büyüyor. Bu beni çok mutlu ediyor.
Allah aşkına, şu biber ne kadar büyük bakın.
Mübarek devri kapandıktan sonra biberler nasıl da büyüyor bakın.
O başımızdayken biberler şu kadarcıktı.
Bak şimdi nasıl büyümüş. Hala gelecek için bir umut var.
Haydut gibi göründüğümü sanmıyorum.
Çok tatlı bir kişiye benziyorsunuz. Çok da düzgün konuşuyorsunuz.
Sadece kimliğinizi istiyoruz.
- Devrim devam ediyor. - Biliyorum.
- Hala eylem var. - Evet.
İçeride bazı sorunlar oluyor.
Üstünüzü devrimin yakışıklı şarkıcısı Rami Esham arıyor. Bu büyük bir onur.
Umarım her gün size denk gelirim.
- Kaçta geliyorsunuz? - Sizi bekleriz.
Her gün sabah sekiz öğlen dörtte.
İple çekiyorum.
Bunu yapmak çok zor. Güvenlik görevlisi olmak yetenek işi.
Resmi Mısır Radyosu arıyor.
ORDU SÖZCÜSÜ
Ben, General ve askeri analistim. Hayır, uzman çok büyük bir unvan.
Eğer insanların istekleri varsa, sözcü belirleyip yetkililere söylemeliler.
Şikayet edecekleri bir medya zaten var.
Hükümet ve biz başarılı olamazsak şikayet etmeliler.
Protestolar her türde insanı birleştirdi.
Tahrir'deki herkes protestocu muydu? Bazılarının alakası bile yoktu.
Tahrir'e kahraman gibi görünmek için gittiler.
Bugün herkes devrimin kahramanı gibi davranabilir.
Sen meydandaydın, tipleri gördün.
Kimileri uyuşturucu kullanmaya, hırsızlığa gitti. Bazıları hayduttu.
Üç kuvvet var: laik kuvvet, nasıl oluyorsa İslamcı kuvvet,
ve eski rejim yönetimindeki ordu gücü.
Ordu bu devrimden karlı çıktı.
Gücün Mübarek'in oğluna geçmesini istemiyorlardı.
Mübarek düşünce, insanlar eve gitsin,
ülke de eskisi gibi yozlaşmış haline dönsün istediler.
Tekrar ediyorum, bir sorumluluğum var.
Bir birey olarak, isteğimi dayatmak zorunda hissediyorum.
Çünkü devrimi bir santim ileriye götürebilirim. Bir santim olsa bile.
Ordu şu anda devrimin karşı tarafında.
Başardığınız çoğu şey zaten tehlikeye girdi.
Bu bir uyarıdır.
Evlerinize gidin!
- Eğer gitmezseniz, sizi vururum. - Mısırlılar kolay kolay başkaldırmaz.
Başkaldırıyorsak, yetti demektir.
Ne olursa olsun, ülkemizi özgür kılacağız. Rejimi de devireceğiz.
İnsanlar devrim yapmakta kararlı. Bize ne yapacaksanız yapın.
Burada kalacağız. Burası bizim alanımız.
Yetkinin kaynağı insanlardır, ordu değil.
Bunun barışçıl bir protesto olduğunu söylüyorsunuz.
Ne yaparsanız yapın size saldıramayız sanıyorsunuz.
Eğer gerekirse, saldırırız.
Durum bu. Konuyu kapatın.
- Zorla sokağa çıkma yasağı mı koyacaksınız? - Evet, inşallah.
- Sadece meydan çevresinde mi? - Hayır, her yerde.
Ama, efendim...
Beyim, korkarım bu işe yaramayacak.
Ama dün bize meydanda eyleme devam edebileceğimizi söylediler.
- Çekilebilirsin. Git hadi. - Evet, efendim.
Neden özellikle Tahrir'e geldiniz?
Bu barikatları olası saldırıları durdurmak için polisten aldık.
Orduya güveniyoruz.
Ama güvenmediğimiz, Mübarek'in tarafında...
...olduğu için yozlaşmaya bulaşmış bazı komutanlar var.
Herkes uyanık. Her an bir saldırı olabilir.
Çadırlar nerede?
Çadır filan yok. Meydanı temizliyorlar.
- Neler oluyor? - Hadi, yürüyün!
Çekim yapmıyorum.
Paralı eşkıyalar ve ordu eylem alanını zorla boşalttı.
Haber BBC'de, CNN'de çıkmadı. Hiçbir yerde yok.
Ordu çadırları yıktı.
Dik dursun diye çadırlara koyduğumuz tahtalarla bizi dövdü.
Siviller de onlara yardım ediyordu.
Eşkıya olduklarına eminim, ellerinde sopa ve tahtalar vardı.
Askerlerin gözünün içine baktık.
"Gözümüzün önünde eşkıyalara emir veriyorsunuz. Görüyoruz." dedik.
Bu nasıl iş? Asker, eşkıyaya "Onları müzeye götür." dedi.
Öldürülen var mı?
Bir haber yok.
Birisini tutukluyorlar.
Tahrir sembolik bir yer.
Eğer oranın kontrolünü ele geçirirsen, güç sende demektir. İnsanları çekiyor.
Rami Esham mı? Arayabilir misin?
Bana isimleri tam olarak söyle.
Şarkıcı, Rami Esham. Tanıyor musun?
İnsanları tutuklayıp müzeye götürüyorlar.
Haberi yaymadan önce doğruluğundan emin ol.
- Rami'yi mi tutukladılar? - O tutuklandı, birçok kişi tutuklandı.
Onu fena dövecekler.
"Ayrıca biz yerde yatarken kafalarımıza bastılar." Bunu nasıl yapabilirler?
RAMİ ESAM'IN İFADESİ 10 MART
Benim adım Rami Esham.
Dokuz mart çarşamba günü Tahrir Meydanı'nda ordu...
...yanındaki çok sayıda eşkıyayla bize aniden saldırdı.
Ordu ve eşkıyalar, eylem alanını dağıtmak için anlaşmıştı.
Bir çok kişiyi tutukladılar, içlerinden birisi de bendim.
Beni, Mısır Müzesi'ne götürdüler.
İçeriye girer girmez söylediklerimizi dinlemeden, ne yaptığımızı sormadan...
...bizi şiddetli bir şekilde dövmeye başladılar.
Beni yere yatırıp kıyafetlerimi çıkardılar.
Saçımı kestiler. Farklı şekillerde dövdüler.
Ordudan, çok kötü adaletsizlikler gördük.
Bu elektro şokun izi. Kan donup pıhtılaşıyor.
İki haftada bir, sivil polisler evime gelip beni götürürdü.
Geri dönecek miyim, bilmezdim. Çoğu arkadaşım içeride öldü.
- Eskiden gece yarısı gelirlerdi. - Seni zorla götürüyorlardı.
Ceza korkusundan, yanlış bir hayal kurmak istemezdiniz.
Eskiden, dini ya da İslami bir şey bulmak için bilgisayarını ararlardı.
Onlar geldiğinde kimse bir şey diyemezdi.
Elektro şok verilmiş ve dövülmüş.
Ordunun şu anki durumu böyle.
Kimse, ordunun insanlara bu şekilde işkence edebileceğine...
...ya da kötü bir şey yapabileceğine inanmıyor,
bilakis denge görevi gördüğü için herkes ordudan son derece memnun.
Milletin yetkisini temsil eden bir kurum böyle engellenmez.
Bunu, İngiltere'de yaşananlarla kıyaslayın.
David Cameron "Downing Street veya herhangi bir kurumda...
...eylem yapan herkesi öldürmek için izin alacağım." dediğinde ne oldu?
Herkes geri çekildi. Neden? Adamın ciddi olduğunu biliyorlardı.
Söylediği şey yasaya da uygundu.
Yasa bu ise, neden Mısır yetkilileri bunu kullanamıyor?
Mücadele sadece taş ve kayalardan oluşmuyor.
Mücadele resimlerde. Mücadele hikayelerde.
Video ve çeşitli yayınları kullanarak...
...devrimde savaşan kişileri desteklemek için...
...bir alan yaratmak istiyoruz.
YouTube gibi siteleri kullanmaya "popüler medya" deniliyor.
Eğer kullanmadığı bir dijital kamerası olan birisini tanıyorsanız, bize söyleyin.
Çekebildiğimiz kadar video çekmeliyiz.
Şu bir gerçek ki, her şey çok hızlı oluyor.
Çekeceklerimiz ne zaman kanıt niteliği taşır bilemeyiz.
Eğer insanları olan biten hakkında kandırıyorlarsa,
her şeyi çekip onlara doğruyu göstermeliyiz.
Bir kamera olduğu sürece, devrim devam edecektir.
Medyanın şu anki problemi; değişime karşı olup...
- ...devrimi kötülemeleri. - Peki, sen ne yapacaksın?
Gerçeği ortaya çıkarmaya devam edeceğim.
Böylece onlar da kendilerini açığa çıkaracak.
Yancı medya düşene kadar bu devam edecek.
- Ne yapacaksın? Kanal mı kuracaksın? - Evet, mümkünse kuracağım.
Kanal kuracaksan Kıbrıs'a kur, yoksa yıkarlar.
Sana çok fazla para lazım.
Kendi paran olmalı. Çünkü oradaki halk fakir.
Peki demokrasi ve özgürlük kimin için?
Fakir ve hiçbir hakkı olmayanlar için.
Zenginler özgürlük istemez. Onlar zaten özgür.
Devrim topyekûn değişim demektir. Halktan sorumlu bir hükümet demektir.
- Sabırlı ol. - Ne zamana kadar?
Meydanı terk ettiğimizde ben, Mübarek istifa ettiğine göre...
...hükümeti de, orduyu da yönetiriz sanıyordum.
En büyük hatamız meydanı terk etmekti.
Biz, sınavı çok iyi geçmiş ama kağıda adını yazmayı unutmuş birisine benziyoruz.
Kağıt kime ait belli değil yani.
MISIR SİLAHLI KUVVETLERİ, MISIR HALKINA...
VE ŞEHİT OLMUŞ DEVRİMCİLERE SEVGİ VE TAKDİR BESLİYOR.
Doğaya, çimlere ve güzelliğe karşı değiliz.
Ama burası bizim alanımız değil.
Burası, "Biz sizin pisliğinizi temizledik, güzelleştirdik, isteklerinizi yaptık."
...diyerek bizimle dalga geçtikleri bir alan.
- Yaptıkları şeyi neden yok etmek istiyorsun? - Uzaklaşın.
Bizi bölüp dikkatimizi dağıtmaya çalışıyorlar.
Mısır, dünyanın anası, memleketim...
...kalpten gelen kahkahanın ve şarkıların duyulduğu yer.
Devrimi başlatmamızın üzerinden altı ay geçti.
Silahlı Kuvvetler, altı ay içinde gücü devredeceklerini söylemişti.
Ama onu yerine ne yaptılar? Bizi tutuklamaya başladılar.
Yüzlerce devrimciyi askeri mahkemeye çıkardılar.
Yeni bir anayasa yok. Yeni bir kanun yok. Bizi koruyacak hiçbir şey yok.
Bunun yüzünden orduya karşı gelip meydanımızı geri aldık.
YAZ 2011
Devrimin başlangıcından altı ay sonra,
yüzlerce kişi tutuklanıp askeri mahkemeye çıkarılmışken...
...protestocular meydanı geri alıp, sivil idare istedi.
# Uyanın. Sivil. #
# Barışçıl. Halkçı. #
# Tamamen özgür! #
# Devrim! #
Ben Mısırlıyım ve bir kez daha eylem için Tahrir'e geldim...
...çünkü bir değişim göremiyorum.
Yozlaşmış eski rejim korunuyorken,
neden devrimcileri askeri mahkemeye gönderiyorlar?
Bizi birleştiren şey meydan.
Birbirimizle anlaşamasak bile, bir kez daha birleşmeliyiz.
Ben Ahmet Hasan, dostunuzum, sizinle birlikte Tahrir Meydanı'nda eylemdeyim.
İlk günlerde, ne olursa olsun birlikte kalacağız diye anlaştık.
Birleştiğimizde diktatörü devirdik. Peki şimdi nasıl başarılı oluruz?
Bir kez daha birleşerek.
Bütün siyasi eğilimler, Kardeşlik, Müslümanlar, Hıristiyanlar,
herhangi bir parti, hepimiz Mısırlıyız. Tekrar birleşmeliyiz.
- Bırak başkaları da konuşsun. - Lütfen, buyur.
Hayır. Devam et, Ahmet.
Allah yardım etsin.
- Özledik seni. - Ben de sizi çok özledim.
- Nasılsın? - İyiyim.
Bugün çok büyük bir katılım var.
- Ama bugünkü kalabalık farklı. - Nasıl yani?
Müslüman Kardeşlikten çok fazla kişi var.
- Geçen haftadan daha mı fazla? - Kesinlikle.
Evet, geçen hafta Kardeşlik burada yoktu.
Tüm Kardeşliğe, bugün burada olmaları söylendi.
Kardeşliğin orduyla anlaştığı söyleniyor.
Evet, söylenen bu.
Açıkçası, siyasi taktik ve oyunları beni üzdü.
Siyasi bir olay ya da kazanç için burada olmamalılar.
Bazı Kardeşlik liderleri, orduyla gizli anlaşmalar yaptı.
Ve alandaki varlıklarını, görüşme aracı olarak kullanıyorlar.
Bence bu yanlış, biliyorsun.
Bizim anayasamız Kur-an!
İslam hükümeti!
Müslüman Kardeşlik "İslam hükümeti!" diye bağırmaya başladı.
Ne demek "İslam hükümeti"? Biz Müslüman değil miyiz?
Müslüman Kardeşlik, meydanı orduyla görüşmek için kullanmaya başladı.
Halkın istekleri için bağırmıyorlardı.
Siyasi istekleri için bağırıyorlardı.
- Kardeşlik, eylemi berbat etti. - Meydanda bölünme yarattılar.
Yalanlarıyla herkesi yoruyorlar.
Sağ ol.
- Sen ne yiyeceksin? - Biraz daha var.
Kardeşlik harekete geçtiğinde, devrimi yok etti diyorlar.
Ama Kardeşlik, devrimden önce de vardı.
Ama bulunduğunuz yere göre sözlerinizi değiştiriyorsunuz.
Kahire'deyken, laik ülke istediğinizi söylediniz.
Başka yerlerde, dini devlet istediğinizi söylüyorsunuz.
Karşımızda olan Askeri Konsey'i en çok siz destekliyorsunuz.
İstediğinizi almak için dini kullanıyorsunuz.
- Dediklerinizi hep yalanlıyorsunuz. - Sen dur, şuna bir bak.
Geçmişte dayak yediğin için üzgünüm.
Hayır dövülmedim. Biz hayatlarımızı hücrelerde geçirdik.
Müslüman Kardeşlik, İslam'ın adını lekeledi.
Sizin yüzünüzden Müslüman olmaktan utanıyorum.
Kardeşlik, devrimi yok etti, halk kötü olduğumuzu düşünüyor.
Medya da, devrimcileri ülkeyi mahvetmekle suçluyor.
Onca insan sizin yüzünüzden, orduyla yaptığınız anlaşmalar yüzünden öldü.
Kardeşlik de sizinle meydanda değil miydi?
Evet hatta bazıları yanımda öldü.
Ama onlar Kardeşlik kurallarına karşı çıkıyordu.
Beyim, sen unutursun ama Mısırlılar unutmaz. Devrimi yok etmeye çalışmayın.
Tamam, peki. Tüm Kardeşlik saçmalıktan ibaret.
Size bir soru sorabilir miyim?
- Kardeşlik, meydanı terk ediyor mu? - Evet, beşte gidecekler.
Kardeşlik eylemde kalmayı reddediyor çünkü sizler yeni anayasa istiyorsunuz.
Uzatmayalım artık. Bir devrim yaptık ve yeni anayasa istiyoruz.
Yeni kanunlar, seçimler, yargıçlar, hepsi yeni anayasayla gelecek.
Dinleyin, Kardeşlik asla köklü değişiklikler yapmayacak.
Hele istediğimiz köklü değişimi asla yapmayacak.
Artık eylem haberlerini okumak istemiyorum.
Bu eylemi de desteklemiyorum.
Özellikle orası Kardeşlikten kişilerle ve polisle doluyken.
Hayır onlarla dolu değil.
Ama meydan, insanları manipüle etmek için kolay bir yer.
Meydandaki varlığımızın ordunun canını sıktığı açık.
Meydana karşı günlük bir sorumluluğun olduğu sürece...
...tutuklanana kadar gideceksin.
Müslüman Kardeşlik'in liderlerinden memnun değilim.
"Meydana gidemeyiz, ekonomiyi bozuyor..."
"ve Kardeşliği kötü gösteriyor." sözlerine katılmıyorum.
Liderler bir emir verdiğinde, tartışma çıkarmayız...
...çünkü onları daha iyi yargıçlar olarak görüyoruz.
- Bize diyorlar ki... - Konuşmayın mı diyorlar?
Hayır. "Orada bir bireysiniz, Kardeşlik'ten değilsiniz." diyorlar.
Bunu her toplanışımızda söylüyorlar.
"Sivil devlet" nedir biliyor musun?
"Sivil devlet" toplumun tüm farklı topluluklarını temsil eder.
- Bunun içinde ne var? - Ne?
İslam dini mi? Ne olursa olsun, din her zaman yerinde kalacak.
- Ama resmi olmalı. - Dinin kağıtta yazması gerekmez.
- Din kalptedir, akıldadır. - Kağıtta da olmalı.
Ne kağıdı? Müslüman olduğunu bilmen için kağıt mı lazım?
Kardeşlik, ordudan istediğini aldığında...
...bizi dövülüp tutuklanmamız için meydanda yalnız bıraktı.
Yalnız ölmemiz için.
Neden bunu yapıyorsunuz?
Orospu çocuğu!
Geri gel!
Piç!
İzin belgen?
Tamam, filmin nerede? Hayır, kaydettin.
Evet, evet. Kimliğini ver.
Kamerayı aç. Kamerayı göster.
Kimliğini görmek istiyorum. Dışarıya adım atma.
Yetmişlerin İngiltere’sinde,
İrlanda Cumhuriyet Ordusu'nun insanları dövdüğü zamanlarda yaşadım.
Elektrik verip kollarını kırdılar. Bir makineyle parmaklarını kopardılar.
Makinanın adını bilmiyorum.
- Ne yani durumu kabul mü edeceğim? - Hayır, etmeyeceksin.
Kabul etmemelisin ama bazı şeyleri ölçüp tartmalısın.
Ölçüp tartıyorum.
Bazı şeyleri garanti olarak görüyorsun.
Bu yüzden en kısa sürede onlardan kurtulmak istiyoruz.
Ve insanların oy kullanmaya hazır olmadığını söylemek...
...çok küçümseyici ve yanlış.
İnsanların istediklerine oy vermesine karşı değilim.
Evet, onlara katılmadığını biliyorum.
Senin ve senin gibi gençlerle aramdaki fark şu...
Senin iki ay içinde parlamenter seçim istemen mi?
- Evet, insanların oy vermesini istiyorum. - İki ay içinde?
Evet, en kısa sürede.
- Adam akıllı parti yok ki. - Ne olmuş yoksa?
Çünkü otuz yıldır boşlukta yaşıyordunuz.
Sen otuz yıldır yaşıyorsun.
Hala insanlar Kardeşlik kazanacak diye şikayet ediyor.
Sikerim böyle işi. Onlar da aynı boşlukta yaşıyordu ki.
Ama onların bir kitlesi var.
İstesen seçimden bir hafta önce bile parti kurarsın.
İnsanlık, temsil edilmek için seçimden daha iyisini keşfedemedi.
En kısa sürede seçim olmazsa--
Düzgün bir seçimi gerekli şartları sağladığında yapabilirsin.
- Hayır. - Bu halkın sesini duyabilmek ile ilgili.
Eski rejim de başa gelebilir, Kardeşlik de.
İkisi arasındaki parti nerede? İkisi arasında ne var peki?
İnsanlar kime oy verecek?
Kime oy verebilirler bari onu söyle.
Bu devrimi yapan milyonlarca insan, hiç olmazsa büyük bir kısmı...
...eski rejimi isteyen insanlar değildi ve Kardeşliği de istemiyorlardı.
Bir teğmen veya tuğgeneral çıkıp da...
"Bu kadar saçmalık yeter. Tamamen ordu yönetimine geçiyoruz."
...diyecek diye ödüm kopuyor.
Bu durumu kaosa sürüklemek ellerinde.
"Pekala. Bu kadar hak hukuk yeter." diyebilirler.
Yeter artık. Tüm politikacılar işe yaramaz.
Kardeşlik, Selefiler, sosyalistler, liberaller, hepsi işe yaramaz.
Yolun ortasından yürümeye karar verdim.
Arabalar istediğini yapsın.
Ne yapacaklar? Beni ezecekler mi? Onlar çekilmek zorunda, ben değilim.
Ben yerimde kalacağım.
Hadi yürü. Köşeye çekilip yürümek yok artık.
On ay sonra, her şey aleyhimizeydi.
Askeri Konsey aleyhimizdeydi. Kardeşlik bizi sattı.
Medya bizi insanlara kötüledi.
Öyle ki, yerel medya binasının önündeki barışçıl bir protesto...
...çok kötü sonuçlar doğurdu.
Bunun olacağını hiç düşünmemiştim.
SONBAHAR 2011
Devrimin başlangıcından on ay sonra, askeri rejim karşıtı protestolar yoğunlaşıyor.
Kahire'nin merkezinde çok çarpıcı sahneler yaşanıyor.
Mısırlı Hristiyanlar, ordu yönetimine karşı çok tepkili.
Yetkililerin onları korumak için yeterli çabayı sarf etmediğini söylüyorlar.
"Ben Mısırlıyım!" (Mısır Radyo ve Televizyon Merkezi)
Bu insanlar neden şehir televizyonunun binasına girmek istiyor?
Birisinin içeriye girip kendisini cumhurbaşkanı ilan ettiğini düşünün.
Ortalık mahşer yerine döner. Tamam mı? O askerler görevlerini yapıyordu.
Değil mi? Görev başındaki bir asker başka ne yapabilir?
Peki ilk taşı kim attı? Asıl soru bu.
MINA DANIEL DEVRİM ŞEHİDİ
Başınız sağ olsun.
Ağlamayın. Oğlunuz cennette.
Onun savaşına devam edeceğiz. Eskiden meydanda birlikte otururduk.
"Hristiyan ve Müslümanlar birdir." şarkısını söylerdi.
Hiçbir şey bizi ayıramaz.
Binlerce insan onun hakkı için savaşacak.
- Mina cennette. - Sesimiz duyulmalı!
Tüm ölenler incelenmeli ve kanıtlar saklanmalı. Otopsi raporlarımızı istiyoruz!
RAGIA ÜMRAN İNSAN HAKLARI AVUKATI
Hastane bazı otopsi raporlarını mühürlemek istemiyormuş sanırım.
Tam olarak bilmiyorum. Şimdi öğreneceğiz.
Hastaneye sızan sivil polislerin...
...aileleri otopsi yapmasınlar diye ikna etmeye çalıştıklarını öğrendik.
Onları dışarıya çıkartmayı başardık davacılar da onlarla gitti.
Şimdi, ailelerin otopsi ya da direkt defin kararını vermesini bekliyoruz.
Otopsi raporlarının olmaması büyük sorun olur.
Rapor olmazsa, "İzdihamda öldüler." diyebilirler.
Otopsi yapmaları, film çekmeleri lazım.
Çünkü ölenleri tankların ezdiğine dair apaçık izler var.
Yazdığınız her şeyi özetleyerek göğsüne yediği kurşundan öldü dediler.
Burada bekle. Raporu getireyim.
Bir yıldır bu pisliğin içindeyiz.
Bu bokun, bu iğrenç ülkenin içindeyiz, sırf sessiz kaldığımız için.
Artık sessiz kalamayız. Baskıya devam etmeliyiz.
Bu sefer olmazsa bile, bir dahaki sefere kazanırız.
Onların, cezalandırılacaklarını bilmeleri ve bundan korkmaları lazım.
İnsanlar artık dayanamıyor. Herkesin sinirleri bozuluyor.
Mısır rejimi Müslümanları da Hristiyanları da kandırabildi.
Bizi boğmak istiyorlar.
Eğer bu olay aklımızda mezhep sorunu olarak kalırsa, kriz yaşanır.
- Ordu bunun olmasını istiyor. - Ordu bizi bölmek istiyor.
- Eski bir söz vardır, "Böl ve yönet." - Aynen.
Müslüman ve Hristiyanları bölmek istiyorlar.
Neden, Mina? Sana protestolara gitme demedim mi?
"Gitmem, senin istediğin olsun anne." dedin.
Ama beni kandırıp gittin ve şimdi hayatımızdan da gidiyorsun.
"Eğer şehit olarak ölsem, benim için üzülür müsün, anne?" dedin.
Şehit olduğun için üzülmüyorum oğlum ama seni kaybetmek canımı acıtıyor.
Şehit olduğun için üzülmüyorum, oğlum.
Veda içimizi yakıyor, Mina.
- Ordumuz bize ateş açtı! - Devrime en baştan!
Özgür yaşa ya da kahraman olarak öl!
Ordumuz bizi korudu! Devrimi de korudu!
Devrimi ordu korumadı. Ordu çıkarlarını korudu, devrime ihanet etti.
- İhanet etti! - Korudu!
Devrime ihanet etti! Ordu devrime ihanet etti!
Sen haklısın da hepimiz haksız mıyız?
Devrime ihanet etti!
Dün o kadar kişinin ölmesi korkunç. Tüm ülke çok sinirli.
Bize yapılan baskıların, ülkenin geleceğini değiştirebileceğini söylemek...
...yeterli insanı ikna eder mi bilmiyorum.
İnsanlar buna inanmaktan çekiniyor. Böyle olunca da devrim tehlikeye giriyor.
Özgürlük!
# Çok çalışıyorsan #
# Ve ülkenin geleceği için endişeleniyorsan #
# Yaptığın her şey boşunaysa #
# Çünkü sonuçta, başımızda yozlaşmışlar var #
# Eğ, eğ, eğ başını öne #
# Çünkü ülkende var "demokrasi" #
# Düşünce özgürlüğü suçken #
# İnanışlarını kalbinde yaşaman gerekirken #
# Ben gözündeki utancı görürken #
# Acın, acıma karışsın #
# Eğ, eğ, eğ başını öne #
# Çünkü ülkende var "demokrasi" #
# Ordu bizim "koruyucumuzken" #
# Dönüyor sırtını ülkesine #
# Kullanıyor gücünü kötüye #
# Üniformalarının arkasına saklanıyorlar #
# Eğ, eğ, eğ başını öne #
# Çünkü ülkende var "demokrasi" #
Halk, ordu rejiminin düşmesini istiyor!
Halit! Arabaya bin!
Ordu sürekli olarak bize yalan söyledi, son on aydır...
...bizleri öldürdü, işkenceler yaptı.
Dışarıdaki insanlar bunu biliyor. Ne istediklerini biliyorlar.
Ve almadan gitmeyecekler.
Geri çekilin!
Meydan zorluydu.
Meydan normal değildi.
Kimse neler olup bittiğini anlamıyordu.
Savaş çıkmıştı. Meydanda savaş çıkmıştı.
Devrim değildi. Artık devrim yoktu.
Halk, ordu rejiminin düşmesini istiyor!
Üzerimize gerçek mermi sıkıyorlardı.
Meydanın her köşesine rastgele sıkıyorlardı.
İnsanlar tek tek ölüyordu.
Tek suçları "Ordu rejimine hayır!" demekti.
Devrimciler.
İyi ve özgür insanlara hain deniliyordu,
hainlere ise "kahraman".
Çok fazlaydı. Çok fazla mermi vardı.
Ordumuz bizi öldürüyor. Mısırlı olamazlar!
Mısır'ı unuttular!
Yaşıyor, yaşıyor!
Ölüm her zaman kapımı çalıyor. Beynimde yankılanıyor.
Günlük rapor hazırlamaya çalışıyorum.
- İnternette mi yayınlayacaksın? - Evet.
Sanırım burada kesebiliriz...
Müslüman Kardeşlik bu protestolara hiçbir şekilde katılmadı.
Seçimlerin planlandığı gibi olmasını istiyorlar...
...çünkü kazanacaklarını düşünüyorlar.
Ayrıca devrimci gençlik tarafından siyasi çıkar sağladıkları gerekçesiyle...
...çokça suçlanıyorlar.
Biraz önce Kardeşlik aradı. "Meydana gitmeyin." dediler.
Ben de "Kimse inancımın yolunda gitmeme karışamaz." dedim.
Beni grubunuzdan, partinizden atabilirsiniz.
Beni ve tüm ailemi atın, benim üzerimde hiç otoriteleri yok.
Konu kapanmıştır.
Magdi her zaman meydandadır, biliyorlar.
Devrimci Magdi mi, Kardeşlikten Magdi mi?
Devrimci Magdi.
Şu an Kardeşlik'e, bu ülkede söz sahibiyseler, bunun nedeninin...
...burada canlarını feda eden insanlar olduğunu söylemek istiyorum.
Seçim olacak ya da olmayacak, devrimimiz hala bitmedi.
Hala hiçbir şey başarılmadı.
Seçim olacağını sanmıyorum. Sokaklarda arkadaşlarım ölürken...
...gidip oy vermeyeceğim. Gözünü kaybeden arkadaşlarım var,
hastanede ağır yaralı arkadaşlarım var. Ölen insanları tanıyorum.
Bu şartlar altında gidip oy kullanamam.
Bu, sivil halka işkence etmiş bir ordu,
bu, on beş bin kişiyi askeri mahkemeye çıkarmış bir ordu.
Bir de, uluslararası hükümetler var ki bundan onları da sorumlu tutuyorum.
Şu an sokaktaki insanlara onların gönderdiği mermiler sıkılıyor.
Onların gönderdiği biber gazı göğsümü yakıyor.
Gelecek bize ait. Dışarıdaki insanlar bilinçli.
Kurmak istedikleri geleceği biliyorlar...
...nasıl kuracaklarını da içgüdüsel olarak biliyorlar.
Bu sürece girmeliyiz ki ordu istifa etsin.
Kaldırabileceğimiz şeylerin de bir sınırı var. Sonuçta biz de insanız.
Görebileceğiniz şeylerin de bir sınırı var.
Bir süre sonra, patlayacak gibi oluyorum.
- Dikkat et! Dikkat et! - İyi misin?
Evladım, iyi misin?
Ahmet! Ahmet!
Geçmeme izin verin!
Kurşun mu?
Kurşun mu taş mı?
- Sargı bezi alabilir miyim? - Sargı bezi!
- Neden her yer kan? - Neden bu kadar kan var?
Hastaneye bomba atıyorlar, insanlar ölüyor. Doktorlar bile ölüyor.
Sanırım sinir gazı atıyorlar. Yere düşüp kıvranıyorsun.
- O anları videoya çektin mi? - Evet ama sonra yere düştüm.
- Çekemedin mi? - Herkes gibi titriyordum, boğuluyordum.
Hastalar başka yere nakledilmeli yoksa ölecekler.
Bize bunlar atılıyor. Bizi yerlere bu düşürüyor.
- Amerika mı? - Bir hediye.
Bu savaş saatlerdir değil, günlerdir devam ediyor.
On dört kişi öldürüldü, yüzlerce yaralı var.
Dün YouTube'a eklenen video çok hızlı yayıldı.
Video, polis gaddarlığına olan öfkeyi kışkırttı.
General Tantawi, gerçek mermi sıkıldığını yalanladı.
Aziz Mısır Halkı!
Şu an sokaklarda ve televizyonda şahit olduğumuz şeyler...
...ordunun imajını lekelemek için yapılan suçlamalardır.
Silahlı Kuvvetler, planlanan şekilde...
...parlamenter seçimleri gerçekleştirecektir.
Cumhurbaşkanlığı seçimleri, haziran bitmeden yapılacaktır.
İlk kez bizimle konuşmaya cüret ediyor!
Merhaba, beni duyuyor musunuz?
Bu ülkenin gidişatı beni korkutmuyor.
Beni korkutan; ülkenin ordu yönetimindeki gidişatı.
Bu ordu hukuktan üstün olmak istiyor. Bu ordu anayasadan üstün olmak istiyor.
Bu ordu ülkeden ne kadar para çaldığını söylemek istemiyor.
Bu ordu Amerika ve diğer ülkelerden...
...milyonlarca, milyarlarca dolar yardım alıyor.
- Alo, Ahmet? - Kim olduğumu nereden bildin?
- Tabi bileceğim, oğlum sen benim canımsın. - Hemen de "Alo, Ahmet." dedin.
Nasılsın?
Allah'a şükür, iyiyim.
- Sana yemek hazırladım. - Sağ ol.
- Birazdan eve geleceğim. - Tamam. Güle güle.
Anneme yaralı olduğumu söyleyemem. Endişelenir.
Biz sokaklarda ölürken Kardeşlik çoktan orduyla anlaşma yapmıştı.
Parlamenter seçimleri kazandılar...
...ve cumhurbaşkanlığı seçimlerine hazırlanmaya başladılar.
KIŞ 2011-12
Devrimin başlangıcından bir yıl sonra.
Parlamenter seçimler yapıldı. Müslüman Kardeşlik kazandı...
...ve cumhurbaşkanlığı yarışına başladı.
Kardeşlik kutlamaya gelmiş. Biz de devrime devam etmeye geldik.
"Allah'ın adıyla, hazırlanıyoruz!"
MÜSLÜMAN KARDEŞLİK'İN MİTİNGİ
"Son çatışmayı kazanmak için!"
Müslüman Kardeşlik, fakir insanları yağ ve şekerle satın alıyor.
Dini kullanarak insanları seferber ediyorlar.
Çok büyük başarılar sağladık.
Parlamentoyu kazanmamız çok büyük bir adım.
Bu halkın, milletin iradesidir.
Bu devrimi Kardeşlik yaptı.
Dinle, efendi, bu ne Kardeşlikle ne de İslamcılarla alakalı.
Bu devrim, normal vatandaşların sokakları işgal etmesiyle oldu.
Kardeşlik devrim başladığında yoktu. Bunu tartışmaktan yoruldum.
Sorun, birbirimize hoşgörülü olamayışımız.
Parlamentoyu kazanmak için bizi ölüme terk ettiniz.
Bir sürü insan sizin ihanetleriniz yüzünden öldü.
Müslüman Kardeşlik yüzünden!
Orduyla el sıkışıp bize ihanet ettiniz.
- Aynen böyle. - Ne olmuş?
- Bu hakkımız. - Hakkınız mı?
- Buna cevap vermeyeceğim. - Bu hakkımız.
Kardeşlik orduyla müttefik olma hakkına sahip, öyle mi?
Kendi halkını öldüren orduyla?
Kardeşlikteki arkadaşına mantıklı düşünmesini söyle!
Kardeşliğin orduyla işbirliği yapması gerektiğini söylüyor.
Mantıklı düşünmesini söyle! Meydan sizin olsun, istediğinizi yapın!
Ne olursa olsun, devrim geliyor!
Ne düşünüyorsun?
- Dans etmek için gelmişler. - Kim dans ediyor?
Ahmet'in söylemek istediğini anlıyorum.
Bazıları dans ederken bazıları eziliyor. Bizim de kaderimizde ezilmek var.
İki kelimeyle devrim mi?
Devrim; rejimi yıktı. Oldu mu?
İnsanlar devrimi mahvetmeden önce, tabi.
Peki ordu devrimi korudu mu?
Devrimi biz korumadık, biz devrimi yapanlarız.
Siz çocuklar, hiçbir şey bilmiyorsunuz.
Postal ve sopalarla dövüldüm. Her yerim dövülmekten morardı.
Kırk yıldır ordunun içindeyim.
Açıkçası söylüyorum, Silahlı Kuvvetler böyle bir yer değil. Hem de hiç.
Bir milletin güvenliği size emanet edildi. Bu sizin göreviniz.
Tek sorum, bir kadını bile koruyamayanlara...
...bir ulusu nasıl emanet ederiz?
Ağabeyin bile olsam, yeri geldiğinde, sana sert davranmalıyım.
Nedenini anlamıyorum. Neden?
Ordu ilk kez sokaklara çıktığında, insanlar tanklara tırmandı.
Askerlerle kucaklaştı, onları alkışladı. Sonra ne oldu? Neden? Sizin derdiniz ne?
Yemin ederim, Ghada, bir gün General Hamdi Bekheit ile tanıştığını...
...ve sana şunu söylediğini anlatacaksın,
Hiçbir suçlu bu işten paçasını sıyıramayacak.
Ne olursa olsun. Sana söz veriyorum.
Bu, bacağından vurulan bir arkadaşımın fotoğrafı.
Bu ordu mermisi değil. Benzemiyor.
Meydanımızın en güzel yanı,
insanların buraya siyasal zorunlulukla değil, vicdanına kulak verip gelmesidir.
Bizi güçlü kılan şey budur.
Neden burada olduğumuzu hatırlatmak ve neden hala burada...
...olduğumuzu soranlara cevap vermek için, sizlere Tahrir Sineması'nı sunuyoruz.
Çünkü sadece biz, hikayemizi anlatabiliriz.
Rejimi yıkan devrimciler, ya öldü, ya yaralandı, ya da hapse atıldı.
Ve anayasa olmadan, devrimcileri öldürenlerin denetiminde,
devrimci kanına bulanmış bir seçim yapmak istiyorlar.
İki tane sandık yaptılar:
Birisi katil, diğeri de hain için.
Sesimiz durmaksızın yükselecek, çünkü sokaklar bizim sandığımızdır.
24 MAYIS 2012 CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMLERİ
Bir sonraki Mısır Cumhurbaşkanı, ya Kardeşlik üyesi bir İslamcı
ya da Mübarek'in son başbakanı olacak.
Ve böylesine kapalı bir süreç sözde devrimcileri...
...çok sıkı bir yarışta, çok zorlu bir kararın arasında bıraktı.
İkisini de istemiyorum. Sert bir duvar ve kaya arasında sıkıştık.
Ne olursa olsun kabullenmek zorundayız.
Herkes sessiz olsun!
Elli bir nokta yetmiş üç yüzde ve...
...on üç milyon iki yüz otuz bin yüz otuz bir oyla...
Dinleyin!
...Mısır Cumhurbaşkanlığı seçimlerini...
Doktor Muhammed Mursi kazanmıştır.
Mursi!
Bazı insanlar korkuyor ama Mursi'ye bir şans vermeliler.
Ben cumhurbaşkanı olsaydım, insanlardan bir şans isterdim.
Eğer Mursi kendini kanıtlayamazsa, görevini bırakmalıdır.
Ona yüz gün verin. Bunun için otuz yıl bekledik.
Yüz gün verin. Bu hala sizin devriminiz.
Kardeşliğin yönetimi aldığı gün, hayatımın en kötü günüydü.
Bize ilk onlar ihanet etti. Ve şimdi ülkeyi yönetiyorlar.
Meydandaki tek örgütlenmiş grup onlardı.
Ne yapacaklarını söyleyen liderleri var. Yüksek derecede organizeler.
Devrimciler olarak asıl sorunumuz, sadece itiraz edip "Hayır." dememiz.
- Asla alternatif sunmamamız. - Siyasetle devrim aynı şey değil.
Siyaset, uzlaşma demektir.
Ki uzlaşmakta iyi değiliz.
- Hatta berbatız. - Nasıl uzlaşılır bilmiyoruz.
Organize değiliz.
Stratejik olarak, asıl oyuncuların kim olduğu çok açıktı.
Ya eski rejimi seçecektik, ya da Kardeşliği.
Kardeşlik parlamentoyu istedi ve kazandı. Senatoyu istedi ve kazandı.
Şimdi, cumhurbaşkanlığını da aldı.
- Geriye ne kaldı? - Hiçbir şey.
O zaman Kardeşlik bitmiştir.
Nasıl yani? Çok saçma. Şu an her şey onların kontrolünde.
Kardeşliği yıkabileceğimizi nasıl söylersin?
Ne kadar fazla kontrol ederlerse, o kadar insan onlardan nefret edecek.
Sokağa çıkmak tek çaremiz.
Kardeşliğin yönetimindeki yüz elli günden sonra...
...devrimcilerin taleplerini yerine getireceğine söz veren Muhammed Mursi...
...Kardeşlik Lideri'nin isteklerine boyun eğiyordu.
Anayasayı, Müslüman Kardeşliğe uydurdu...
...ve kendine zamanında Mübarek'te bile olmayan ayrıcalıklar verdi.
Muhammed Mursi, Allah değildir.
Muhammed Mursi, seçimlerde oyların yüzde elli birini alan bir Mısırlıdır.
Mursi ve Kardeşlik, demokrasiyi kötüye kullandı.
KIŞ 2012-13
Devrimin başlangıcından iki sene sonra,
Cumhurbaşkanı Mursi, kendisine denetimsiz güçler verdi.
Kardeşlik ve devrimciler arasındaki gerilim yükseldi.
# Kardeşlik denen yaratığın #
# Yeri yok meydanda #
# Bu devrimi biz yarattık #
# Neden çalıp çırpıyor bu alanda? #
# Eğer meydana gelen bir Müslüman Kardeş görürsek... #
İktidarda bizi kontrol eden firavun fikri, yıkılmalı.
Kardeşlik devrimi çaldı.
Mursi'nin yönetimindeki geçtiğimiz aylar boyunca aynı sorunlarla karşılaştık.
Delilik bu. Bir devrim yaptık ama yeni anayasamız yok.
Elimizde anayasadan yoksun bir cumhurbaşkanı var.
En önemli şey, yeni anayasa. Ve şimdi bu da onların kontrolünde.
Din, bir sonraki evrede yüzleşeceğimiz en büyük sorun.
Çünkü aynı anda dini bir örgüt olduğunu söyleyen,
misyonerlik yaptığını iddia eden...
...yeni bir siyasi iktidar var ve bu durum büyük bir facia.
Magdi, seni severim. Ama Kardeşlikten nefret ediyorum.
Boktan kararlar aldılar ve boktan bir durumun içindeyiz.
Bir cumhurbaşkanı seçtin. Azıcık sabırlı olmalısın.
Ne kadar sabretmeliyim?
Cumhurbaşkanı, dini açıdan güvendiğim bir adam.
Ona siyasi açıdan da güvenemez miyim?
Bu anayasa Kardeşliğe ait.
Bizler Mısır vatandaşıyız. Kardeşlik vatandaşı değiliz.
Eskiden işkenceye karşıydınız, şimdi siz yapıyorsunuz.
Yolsuzluğa karşıydınız, şimdi yapıyorsunuz.
Mursi'yi iktidara kim getirdi?
- Halk. - Halk.
Çünkü sizi mazlum sanıyorlardı.
Bu belge, sana olan şeyin bana da olmasına izin verecek.
- Bunu kabul ediyor musun? - Tabi ki hayır.
Tamam, o zaman al şu anayasayı. Benim işime yaramaz.
Ben sana yaptıkları şeyden nefret ettiğim için sokaklara çıktım.
Neden sokağa çıktık? Polis vahşetini protesto etmek için değil miydi?
Sana işkence yapan sivil polisi protesto etmek için çıkmadık mı?
Sivil polisin sana yapılanı bana yapmasına izin veriyorsun.
Ve buna "Evet." diyorsun.
Halk, rejimin düşmesini istiyor!
CUMHURBAŞKANLIĞI SARAYI
Bu, devrimimizin üçüncü aşaması.
Mübarek'i gönderdik, ardından orduyu gönderdik.
Şimdi gözler Kardeşliğin üstünde.
Bu daha büyük bir zorluk, çünkü daha kanlı olacak.
Kendi halkına karşı mücadele etmek, rejimle mücadele etmekten farklı.
Çünkü sonuç olarak rejim ne kadar şiddetli ve kötü olursa olsun...
...ellerindeki tüm silahları kullanmış olsalar bile,
insanların kendi arasında kavga etmesi kadar kötü değil. Bu çok farklı.
Allah'ın adı ile, şiddete başvuranlar için konuşuyorum.
Hukukun onları yargılama ve cezalandırma zamanı geldi.
Adamlarına bize saldırmalarını emrediyor. Konuşmanın arkasında bu mesaj var.
Sokağa çıkıp onları öldüresiye dövün diyor.
Kardeşlik iki yıldır ağzımıza sıçıyordu.
Tuvalete gidiyorsun, geldiğinde bir bakmışsın anayasaya kırk madde sokmuşlar.
Delilik.
Burada şu an olanlar, İran'da yaşandı.
Yakında bizleri ve tüm muhalifleri öldürecekler.
Sokağa çıkma emri aldın mı, almadın mı?
- Zaten sokaktaydım. - Orada mıydın?
MAGDİ'NİN OĞLU
- Evet, gittim. - Olaylara karıştın mı?
- Evet. Birkaç arkadaşla birlikte. - Çatışmaya sırasında mı?
- Evet, çatışma sırasında. - Saray'ın orada da mı?
Çadırları sökmek için?
Bana taş mı atıyordun, Asim? Bana taş mı atıyordun?
Hadi ama.
Şu videoyu izle.
Olanlar, Kardeşlik tarafından protestoculara karşı işlenmiş bir suçtur.
Çadırlarını parçaladılar. Neden barışçıl eylemcilere saldırılıyor?
Allah’ım.
"Liberallerle işbirliği yaptığını itiraf etmezsen seni keseriz."
- Silah mı kullandılar? - Evet.
Bir cumhurbaşkanı nasıl olur da kendi insanlarına eylemcileri dövdürtür,
...nasıl eylemlerini dağıttırabilir?
Asim, Saray'a gittiği için üzülmüştüm. Kimin karşısındaydın? Halit’in mi?
- Pierre’nin mi? - Onlara karşısındayım mı sanıyorsun?
Ya ne sanacağım?
Biliyorsun, Kardeşlikten gelen bir tek arama ile sokaklara dökülürüz.
Bize Tahrir'e gidin derlerse, bu bir emirdir, değil mi?
Başkalarına saldırırlarken Kardeşlikte olmaktan asla gurur duymam.
Bu devrim başladığında sana, bu senin için demiştim.
Kız kardeşin, erkek kardeşin için. Tarihi yazmanız için.
Bireysel olarak gitmek zorundasın. Kendin düşünebiliyorsun.
Sana, Kardeşliğe ve diğer İslamcılara ya da herhangi bir gruba...
...duyduğum saygı ile birlikte söylüyorum ki...
...senin bir beynin var. Kendi adına düşünebilirsin.
Kendimize sormalıyız, "Bu durumu kim yarattı?"
Devrim mi yarattı? Hayır. Başımızdaki kişi yarattı.
Kendine amirane güçler veren diktatör yarattı.
İstediğini zorla kabul ettirmek, bu anayasayı geçirmek için...
...sonsuza kadar tüm gücü elinde tutmak için...
...bizi öldürmeye hazır olan kişi yarattı.
Mursi, Mısır Devlet Mahkemeleri'ndeki tüm yetkiyi kendinde topladı...
...ve alıntılayacak olursak kendini "Yeni Mısır Firavunu" ilan etti.
Onun görüşleri ve kararları temyiz edilemeyecek,
bu da onun "Yeni Firavun" olarak adlandırmasını sağlıyor.
Çünkü şu an Mübarek'ten daha fazla güce sahip.
Mısırlılar başlarına Hüsnü Mübarek'in faşist askeri rejimi yerine...
...Muhammed Mursi ve Müslüman Kardeşliğin...
...dinci faşist rejimini getirdiklerini açıkça görüyor.
YAZ 2013
Devrimin başlangıcından iki buçuk sene sonra.
Cumhurbaşkanı Mursi'ye karşı olan protestolar Mısır'ın her yerinde arttı.
MAGDİ'NİN EVİ
Bugün seni hiç görmedim.
Mursi ne yanlış yaptı? Ona kimse şans tanımadı.
Geçen gün kasabım "Allah belanı versin, Mursi!" diye bağırdı.
Nedenini sordum. "Hava çok sıcak ondan." dedi.
- Şaka mı bu? - Başka bir alternatif olsaydı, Mursi'yi istemezdim.
Açıkçası, Mübarek ya da Mursi umurumuzda değil.
Sadece bizi adilce yönetecek düzgün bir adam istiyoruz.
Yahudi olsa da umurumda değil.
Mursi düşer de, bizi tekrar hapse atarlar diye korkuyorum.
Neden herkes Kardeşlikten ve cumhurbaşkanının berbatlığını konuşuyor?
Devrimciler arkadaşındı. Onlarla yaşadın.
- Ülkenin üzerinde bir sis var. - Hayır, Magdi.
- Bir tarafı terk edip diğerini seçtin. - Hayır, terk etmedim.
Ben, birlikte büyüdüğüm, beni desteklediğini hissettiğim tarafı seçtim.
Magdi'nin beş tane çocuğu var. Onlara nasıl bakacak?
Müslüman Kardeşlik bakıyor. Magdi devrimcilik oynadığı zamanlarda,
kayda alında, vuruldu, hapsedildi. Ne kazandı? Bunlar onu nereye getirdi?
Kardeşlik ve diğerleri olarak bölüneceğimizi asla düşünemezdim.
Üzülüyorum. Babam için hiçbir şey değişmedi.
Devrimden bir şey kazanamadık. Hala sağlık sigortası yaptıramıyorum.
Sorun değil.
Sorun değil.
Devrimden bunları kazandım.
Gözyaşlarına boğuldu resmen. Sorun değil. Her şey düzelecek.
Mısır'ın başta gelen muhalefet liderleri, İslami rejimi devirme...
çağrılarını yinelerken, ülkedeki eylemler devam ediyor.
Zirve noktası, otuz haziranda Mısır genelinde yapılacak süresiz grev olacak.
Halkın başlattığı kampanya, on sekiz milyondan fazla imza topladı.
Geçiş sağlayabilecek bir devletin gelmesini...
...ve erken seçime gidilmesini ümit ediyorlar.
Müslüman Kardeşlik yetkililerine göre...
...otuz haziranda sokağa dökülenlerin çoğunun eşkıyalar olması bekleniyor.
Sevgili cumhurbaşkanımız, Allah, otuz haziranı İslam için gurur günü...
...ikiyüzlü muhalefet içinse bir azap gününe çevirsin.
İnşallah hepsini ezip geçersin.
- Onları yenilgiye uğrat, bizim kazanmamızı sağla. - Amin!
- Şerlerinden bizi koru. - Amin!
Cumhurbaşkanı Mursi, geçemeyeceğiniz bir sınırdır.
- Yani? - Yani, ona ihanet ederseniz,
- kanınızı akıtırız. - Yani?
Yani, kendisi yasal olarak seçilmiş bir cumhurbaşkanı.
Ama onu yıkmak için sokaklara çıkıyorlar.
Cehenneme gitsinler.
- Neden? Bu onların hakkı. - Hayır, hakları filan değil.
Özgürlük!
30 HAZİRAN 2013
Devrim nedir?
Devrim, basit bir rejim değişikliği değildir. Devrim, bir halkın kültürüdür.
Devrim yoluyla halka özgürlüklerini verirsin. İşte biz bunu kazandık.
Halka protesto kültürünü tanıttık.
Şimdi kim olursa olsun, yönetene karşı çıkabiliyorlar.
Eğer sırada ne olacağını tahmin etmemiz gerekirse; ordu gelir.
Ordu geri gelecek, birbirimizi kandırmayalım.
Ama sence ordu eskisi gibi mi davranacak? Öyle mi sanıyorsun?
Müslüman ve Hristiyanlar tek yumruk!
Artık güç halkta. Kim gelirse gelsin,
...halk haklarını geri alıncaya, ülkeyi kendisi kuruncaya kadar...
...iktidarı devirmeye devam edecek. Haksız mıyım?
Halk rejimin düşmesini istiyor!
Bir keresinde Kardeşliğe "Meydan sizin olsun, istediğinizi yapın..."
"...ama devrim, her şeye rağmen geliyor." demiştim.
Milyonlarca Mısırlı pazar günü, cumhurbaşkanı oluşunun...
...ilk yıl dönümünde Muhammed Mursi'ye karşı...
...geniş çaplı ulusal bir protesto için sokaklara çıktı.
Bu, dünya tarihinde görülmüş en kalabalık protesto olabilir.
Milyonlarca insan, ona "defol" demek için sokakları işgal etti.
Mübarek'i protesto edenlerden milyonlarca fazla kişi...
...Mursi'yi protesto etti.
Bu, devrimin başarısıdır. Çünkü devrimimizin silahı, sesimizdir.
Her bir evden yükselişidir.
Bana "Devrimin en büyük zaferi nedir?" diye soracak olursanız,
Bugünlerde çocuklar, "Protesto" dedikleri bir oyunu oynuyor.
Bazıları devrimci oluyor, kimisi polis, kimisi de Kardeşlik üyesi oluyor.
Halk rejimin düşmesini istiyor!
Halk çocuklar için çikolata istiyor!
Mısır'ın evlatları,
Mısır’ın meydanlarında ve sokaklarında olan Mısır halkı,
Eğer meşruiyetimi korumamın bedeli kendi kanımsa...
...çabucak feda etmeye hazırım.
- Çabucak. - Bu millet uğruna yaparım.
Yüce Allah uğruna yaparım.
Mursi kelimeleriyle kendi mezarını kazıyor. Ben meydana iniyorum.
Yoldayım.
Elbette Kardeşliğin eyleminde silahlar var.
Kardeşliğin eylemindekiler tehlike altında değil mi?
Kaçmayacağımız için bazıları silahla geldi
Bazıları "Seni öldürmeye gelenleri öldür." diye düşünüyor.
Umarım kötü bir şey olmaz.
- Güç! (MÜSLÜMAN KARDEŞLİK EYLEMİ)
Azim! İnanç!
Mursi!
Allahu ekber!
Halit’i, Ahmet’i, arkadaşlarını görmek istemiyor musun?
İstiyorum ama şu an buraya gönderildim.
Bana kalmam gerektiğini söylediler.
Bir diğerine karşı bir tarafta durmak istemiyorum.
Ölümle sonuçlanabilir. Anladın mı?
- Üzgün değil misin? - Elbette üzgünüm.
Arkadaşların karşı tarafta olduğu için?
Ben kime saldırıyorum? Halit Abdala'ya mı saldıracağım?
Ya da eskiden beni evine alan Pierre’ye mi?
Cumhurbaşkanı'nın konuşması, halkın istekleri doğrultusunda...
...tatmin edici değildi.
Erken cumhurbaşkanlığı seçimi yapılacak.
SİLAHLI KUVVETLER LİDERİ
Anayasa Mahkemesi'nin başkanı, yeni bir cumhurbaşkanı seçilene dek...
...geçici cumhurbaşkanı olacak.
Çok yaşa Mısır!
Ordu ve Mübarek gibi, Mursi de düştü. Sıradakini bekliyoruz.
Bu artık bizim yaşamımız. Sokakta kalacağız.
Eve gidip uyumak istiyorum.
Söyle, Magdi, şimdi ne yapacağız?
Ahmet, yemin ederim ki Kardeşlik eylemindeyim.
Katledilebiliriz, o önemli değil.
Kaderinde ölmek varsa, nerede olursan ol gerçekleşir.
Ne kadar çok öldürürlerse, davamıza o kadar inanırız.
Mursi yandaşlarının eyleminde gerçek mermi kullanılmasının ardından...
...birçok ölümün olduğu açıklandı.
Tek kelimeyle katliam.
Magdi, ne kadar sert konuştuysam konuşayım sadece sinirli olduğum içindi.
Din sınırını geçiyorsun. İslami bir ülke inancımıza karşı çıkıyorsun.
Gerçekten, yanına gelmek istiyorum.
Sonuçta bu devrim bir ilke içindi, kan için değil.
Korktuğum gerçekleşmeye başladı. Birbirimizle savaşmamızdan korkuyordum.
Askerleriniz, Mursi! Yanında yürüyeceğiz, Mursi!
Yaralanmanı ya da ölmeni istemiyorum.
Magdi, üstüne geldiğimde çok sinirliydim.
Fakat birbirimizin fikirlerine hala saygılıyız.
İkimiz de aynı fikirdeyiz. Ülkemiz için en iyisini istiyoruz.
Buraya gelmemelisin.
- Buraya gelmemelisin. - Hayır, geliyorum.
Ne yapacaklar? Öldürecekler mi? O Allah'a kalmış.
Ölürsem de suçu sana atarım be Magdi.
Beni tanıyorsun. Ölmek ya da öldürmek için burada değilim.
- Niyetimi biliyorsun. - Yemin ederim ki biliyorum, Magdi.
Allah bu kanı durdursun. Yeterince çektik.
Lütfen kendine dikkat et, Magdi.
Allah yardımcın olsun.
Liderler üstte oynuyor, alttaki insanlar ise ölüyor.
Her şeyin bedelini halk ödüyor. Bedeli hep halk öder.
Müslüman Kardeşlik, Selefiler, devrimciler, laikler,
...Hristiyanlar ya da Müslümanlar, hepimiz Mısırlıyız.
Bedeli Mısırlılar ödüyor.
Hayatımın en zor anı...
Evimde çocuklarımın, ailemin yanında uyuyordum.
Gözlerimi bir açtım, etrafımda sivil polisler vardı. Yatak odamda.
Bu hayat mı? Sorarım, bu hayat mı?
Belki bir gün oğluma sesleneceksin, ama oğlum cevap veremeyecek.
Annesi sana Magdi de, oğlu da öldü diyecek. Ya da hapisteler diyecek.
Ölmeyi tercih ederim. Hapishane çok zor. Çok zor.
Hayallerime kavuşmak için çabalarken yaşlandım.
Devrim başarılı oldu sandık. Olmadı. Başarıya yaklaşmamışız bile.
Bu devrimin başarılı olup olmadığını uzunca bir süre bilemeyeceğiz.
Devrimin amacı olan; ekmek, özgürlük, sosyal adalet, onur...
...gibi şeylere iki yılda ulaşmamız imkansız.
Yapılabilecek tek şey, bunların gerçekleşmesi için zemin hazırlamak.
Hakların yoksa, çantada keklik sanılıyorsan,
...sana yalan söyleniyorsa, öldürülüyorsan...
...bazı şeyler bayağı netleşiyor.
Bence burada olan şey, bireysel olarak...
...örgütlerden güçlü olduğumuzu kanıtlamamız.
İnsanların harekete geçiren içlerindeki esas duygular.
Bu duyguları nasıl öldürürsün, bilmiyorum.
Vicdan aradığımız kadar lider aramıyoruz.
Lider dediğin nedir ki? Çözümü cennetten mi indirecekler?
Bunu yapamazlar.
Olay şu ki; eğer toplum içinde bu vicdanı yaratabilirsek...
...iyi bir cumhurbaşkanı bulabiliriz.
Bizi yönetecek bir lider aramıyoruz.
Çünkü Tahrir'e giden herkes bir liderdir.
Biz, vicdan arıyoruz.
2013 Ağustosunun başlarında, yüzlerce insan...
...güvenlik güçleri tarafından öldürülürken...
...Magdi, Mursi yandaşı eylemden şiddetli bir şekilde alındı.
Ahmet ve Halit, ordu ya da Kardeşlik yönetimine alternatif için hala savaşıyor.
Bu film, hayatlarını kaybetmiş olanların anısına ve hala özgürlükleri...
...için savaşan sayısız bireye adanmıştır.
çeviri: Ömer Sabancı (pureslavery)
# Özgürlük geliyor, orası kesin. #
# Kaderimizde yazıyor "Hürriyet" #
# Ayaklanmak kanımızda var, dediler #
# Hak istemeye nasıl cüret edersiniz dediler #
# Özgürlük! #
# Devrim! #
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.