All language subtitles for Harriet.2019.1080p.BluRay.x264-GECKOS

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
en English Download
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish Download
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish Download
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese Download
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Çeviri: Quinzel İyi Seyirler

Hayır!

Hayır, hayır, hayır.

Anneciğim, hayır!

Hayır!

Babacığım!

Minty.

John.

En azından adımı hatırlıyorsun.

Hep görü gördükten sonra uyandığında adımı unutmandan korktum.

Johnny. Johnny.

John...

Tahmin et ne aldım Minty'im.

- Yoksa? - Yoksa?

Yoksa?

- Versene. - İstiyor musun?

- İstiyorum. - Gel al o zaman.

Gel al bakalım.

Başardık. Başardık.

- Başardık. - Baba, baba.

Başardık. Mektubu aldık.

Johnny, okusana bana.

Gerek yok, hatırlıyorum.

"Ben Joshua Abrams, Atthow Pattison'un...

...son dileğini ve vasiyetnamesini inceledim.

Dorchester İlçesi, Maryland...

Ellerini sabanda tut

Dayan

Dayan

Cennete gitmek isteriz Söyleyeyim nasıl olacağını

Tut elini ilahi sabanda

Sadece tut elini sabanda

Dayan

Dayan

Bekle

Dayan

Dayan Tut

Elini sabanda

Dayan

Dayan

Amin.

Amin.

Koloseliler 3:22 ayetini hatırlamanızı istiyorum.

"Köleler, dünyevi efendilerinizi onurlandırın.

Bunu yalnız insanları hoşnut etmek...

isteyenler gibi göze hoş görünen...

hizmetle değil...

saf yürekle...

...ve Tanrı korkusuyla yapın."

Amin.

- Amin. - Amin.

Bilgece sözlerin için teşekkür ederiz Saygıdeğer Green.

Halkın Pazar günleri sayende eğleniyor.

Bu akşam yemekte salçalı mısır ekmeği var.

- Rahip. - Çok yaşayın!

Gidebilirsin artık.

Güçlü kalın.

Hoşça kalın.

- Seninle geliyorum. - Robert, olmaz.

- Fazla hiddetlisin. - Geliyorum dedim.

Seni yine döverler, öldürürler.

- Mary ile git şimdi. - Anne...

- Git artık. - Mary, hadi.

Gidin artık.

Efendi Brodess...

Bir şey diyebilir miyim?

Efendi Brodess...

Minty'nin kocası John'u tanıyorsunuz sanırım.

Thompson Mill'de benimle çalışıyor.

Tabi ki tanıyorum.

Evlenmelerine izin verdim.

Ne demek istiyorsun?

Ben ve Minty...

Aile kurmayı düşünüyoruz.

Ve...

...çocuklarımızın özgür doğmasını istiyoruz.

Bunu açıklığa kavuşturması için...

...bir avukat tuttuk.

Avukat tuttunuz demek.

Ben, bu zenci neden bahsediyor?

Efendim...

...büyük, büyük babanız Atthow Pattison'ın

...son dileğinden bahsediyoruz.

Eşim Rit'i çocukken annenize vermişti.

Ama 45 yaşına geldiğinde özgür kılınması gerekiyordu.

Şu an 57 yaşında.

Bu arzusu sende mi?

Avukattan bir mektup aldık efendim.

Gayet açık olduğunu söylüyor.

Kız kardeşlerimi sattığında...

...annem 46 yaşındaydı.

Avukat bunun yasal olmadığını söyledi.

45 yaşına girdiğinde güya hepimiz özgür olacaktık.

Kız kardeşlerim bizden alındı. John ve ben... Biz...

...onların da olması gerektiği gibi bebeklerimizin özgür olmasını istiyoruz.

Dinle beni kızım!

Baban ve kocan özgür olabilir.

Ama sen ve annen...

tüm kardeşlerin...

Ömür boyu bana aitsiniz.

Bebekleriniz bana ait olacak.

Onların bebekleri de öyle.

Beni anlıyor musun?

Şeytansın sen!

Sen bir şeytansın,Edward Brodess!

Kızlarımı güneylilere sattın!

Kimse isimlerini bilmiyor!

Gel hadi, gel.

- John. - Bebeklerim.

Sen ve Ben artık burada hoş karşılanmayacaksınız.

Kölelerimden uzak durun!

Verandamdan defolun şimdi!

Gel hadi.

Hadi.

Sen olmasan o kızı uzun zaman önce satardım.

Efendim korkunç bir adam Tanrım!

Öyle olduğunu biliyorsun.

Ruhunu değiştiremiyorsan, al onu!

Al onu Tanrım!

Öldür onu Tanrım!

Tanrı zencileri dinlemez Minty.

Çocukluğumuzdan beri söylüyorum sana.

Çocukken tifo olduğumdan beri...

...annen hep yanımda oldu.

Gözlerimi açtığımda gördüğüm ilk şey...

...senin dua eden ufak siyah suratındı.

O kadar ateşim olmasından korkmuştun.

Yüzüne alıştım artık.

Ama şu dua edişin...

...sürekli tüylerimi ürpertiyor.

Avukat tutarken ne geçiyordu aklından?

Babamın hepinizi özgür kılacağını mı düşündün?

Neredeyse tüm servetini. Öylece hem de?

Beni uyarmıştı.

"Oğlum, favori kölen olması favori domuzun olması gibidir.

Beslersin.

Onunla oynarsın, isim verirsin.

Bir gün...

...onu yemen ya da satman gerekir.

Bunu sen de bilirsin, domuz da bilir.

Satman gerekirse yavru domuzlardan ayırdığın için...

...suçluluk duymazsın.

Yemen gerekirse, ismini unutmalısın."

Umarım bir gün senin ismini unuturum.

Eve gel.

Gel dedim sana!

Edward!

Tanrım, Edward!

Cenneti istiyorsan Nasıl olacağını söyleyeyim

Tut ellerini ilahi sabanda

Tut ellerini

- Sabanda - Burada sevgili...

bir kardeş, bir eş...

...bir baba yatıyor.

Cennetteki babamız bizi kutsasın.

Ellerin sabanda durursa

Doğruca götürecek seni vaat edilen topraklara

Tut ellerini sabanda

Dayan Dayan

Dayan

Dayan

Tut ellerini sabanda

Dayan

John, John, John.

John, Johnny.

Johnny, gitmeliyim. Hemen gitmem gerek.

Biliyorum, gideceğiz.

Seninle geliyorum.

- Tamam mı? - John. John, sen özgürsün.

Yakalarlarsa özgürlüğünü alırlar.

Bununla yaşayamam.

Tek başına başaramazsın Minty.

Görülerin geldiği zaman?

Uyandığında yanında kim olacak?

Şu an bana ihtiyacın var.

Kapının orada beni bekle.

Anneme veda edeceğim.

Tamam, tamam.

Geldiğinde eski at arabası

Seni bırakacağım

Vaat edilmiş topraklarda buluşacağız

Seni bırakacağım

Üzgünüm seni bırakacağım

Elveda, elveda

Ama buluşacağım seninle bir sabah

Elveda, elveda

Ama buluşacağım seninle bir sabah

Elveda, elveda

Geldiğinde eski at arabası

Seni bırakacağım

Vaat edilmiş topraklara gidiyorum

Seni bırakacağım

Üzgünüm, seni bırakacağım

Elveda, elveda

Ama buluşacağız seninle bir sabah

Elveda, elveda

Buluşacağız seninle bir sabah

Vaat edilmiş topraklara gidiyorum

Ürdün'ün diğer tarafı

Vaat edilmiş topraklara doğru

Üzgünüm, seni bırakacağım

Elveda, elveda

Ama buluşacağız seninle bir sabah

Elveda, elveda

Ben...

Buluşacağız seninle bir sabah

Elveda, elveda

Buluşacağız seninle bir sabah

Elveda, elveda

Burada ne yapıyorsun John?

Burada işin yok.

Eşimi görmeye geldim efendim.

Onu görememek zor.

Onu özlemeye alışsan iyi olur.

Thompson'a geri dön.

Evet efendim.

Giddy! Giddy!

Ne oldu?

Minty. Gitmiş.

Orada dur bakalım zenci!

Nerede o?

- Nerede o? - Size söyledim efendim.

İyi geceler öpücüğü vermek için gelmiştim sadece.

Sana bakmak istemiyorum.

Seni görmediğimi söylemek istiyorum.

Ama kalbini görüyorum.

Baba beni nehrin aşağısına satacaklar.

Kimsenin geri dönemediği yere.

Kaçmalıyım.

Bak buraya kızım.

Rahip Green'in kilisesine git.

Yolculuğun için sana dua etmesini iste.

Baba, Rahip Green her zaman itaat hakkında vaaz verir.

Dediğimi yap.

Rahip Green'in kilisesine git.

Yolculuğun için sana dua etmesini iste.

Tamam babacığım.

Seninle olacağım.

Git artık.

Seni seviyorum babacığım.

Ben de seni seviyorum.

Kim o?

Minty. Ben Ross'un kızı.

Kızım, gecenin bu saati burada ne arıyorsun?

Aklını kaçırdın herhâlde.

İçeri gel.

Babam yolculuğum için bana dua etmeni istememi söyledi.

Efsunları olan sensin.

Evet efendim.

Ve kaçma niyetindesin.

Beni Güney'e satacaklar.

Kocamdan ve ailemden uzağa.

Harekete geçtiler demek.

Onlar için para demeksin.

Kaçtığın duyulmazsa tabi.

O zaman zarar ederler.

Seni döverler, sakat bırakırlar. Hatta daha kötüsü.

Yalnız gideceksin.

Tilkilerin dolaştığı yerde tavşan kadar şansın var.

Köle tacirleri seni yakalayamaz. Öte yandan yılanlar ve...

...gri kurtlar yakalayabilir.

Okuma biliyor musun çocuğum?

Belki gittiğini kimse fark etmemiştir.

Belki gün doğarken gizlice geri dönersin.

Geri dönmeyeceğim.

Özgür olmak istiyorum.

Fazla vaktimiz yok.

Neredeyse gece yarısı oldu.

Şafaktan önce buradan millerce uzağa gitmiş olmalısın.

Sana dediklerimi hatırlamanı istiyorum.

- Bunu yapabilir misin? - Evet efendim.

Korku...

...senin düşmanındır.

Tanrıya güven.

Kutup Yıldızı rehberin olsun.

Kutup Yıldızını takip et.

Hiç yıldız yoksa nehri takip et.

Nehri göremiyorsan, suyu dinle.

Nehir ayrıldığında...

...akıntının şiddetli olduğu taraftaki köprüden geç.

Kuzeye devam et.

Birkaç gün sonra...

Delaware Irmağı sağında kalacak.

Wilmington'a kadar onu takip et.

Thomas Garrett adında bir demirci ya da demir tüccarını ara.

Ona haber yollayacağım.

Tanrı seninle olsun çocuğum.

Onu görmedim efendim.

Efendi Brodess bizi kovduğundan beri kızımın yüzünü görmedim.

Ben dürüst bir zencidir Gideon.

Görmediğini söylüyorsa görmemiştir.

Bu bir şeyler biliyor.

Minty kaçtığında kulübeyi dinlerken yakaladım onu.

Size söyledim.

Onu görmedim.

Yeğen! Yeğen!

Bu haksızlık!

Bu adamlar saygın işçiler.

Eğer kölemin kaçışında zencilerinin parmağı varsa...

...seni sorumlu tutacağım.

Köpekler bir koku aldı!

Gidelim!

Hadi!

Bu taraftan!

Ayrılın!

Minty!

Sakince geri dön.

Ailen senin için endişelendi.

Annen ağlayıp duruyor.

Kız kardeşin de öyle.

Eve dön.

Atlamayı mı düşünüyorsun?

İntihar Tanrı'ya karşı bir günah.

Senin sahiplerine karşı da öyle.

Sakin ol şimdi.

Sakin ol.

Seni satmamaya karar verdim.

İşin aslı seni özledim.

Hayatım boyunca yanımdaydın.

Annenin babalarımın yanında olduğu gibi.

Babam anneni asla satmayacağına yemin etmişti.

Ben de seni asla satmayacağıma...

...yemin ediyorum.

Artık geri dönebilirsin.

Kimse canını yakmayacak.

Evde kalabilirsin.

John ile kal.

Bizimle kal.

Bunu ister miydin?

Ya özgür olacağım ya da öleceğim.

Kahretsin Minty!

Orada olduğunu biliyorum.

Şimdi çıksan iyi edersin.

Efendim?

Garrett adında bir demirci tanıyor musunuz?

Dikkat et kızım.

Elbisenin yarısı yok.

Yarı ölü gibisin.

Gözü olan herkes ne olduğunu anlar.

Aradığın adam...

4.Cadde ve Shipley köşesinde.

Batıya doğru yarım mil uzaklıkta.

Teşekkür ederim efendim.

Yardımcı olabilir miyim dostum?

Efendim...

Rahip Green isimli...

...birini tanıyor musunuz?

Evet, tanıyorum.

İşte geldik dostum.

Pensilvanya sınırı.

Seni karşıya bırakayım mı?

Yoksa özgürlüğüne yalnız mı yürümek istersin?

Tanrıyla yürüyeceğim.

Philadelphia 25 mil ötede.

Pensilvanya Kölelikle Mücadele Derneğini bul.

William Still'i iste.

Bu onun portresi.

Onu gördüğünde tanıyacaksın.

Tekrar karşılaşana kadar Allaha emanet ol!

Siz de efendim!

Lütfen efendim.

Pensilvanya Kölelikle Mücadele Derneğini arıyorum.

5.Bölge, Arch Caddesi.

Yarım mil aşağı doğru.

Korkma.

Philadelphia'da bizim gibilerden çok var.

Hakların varmış gibi yürürsen...

...kimsenin ilgisini çekmezsin.

Teşekkür ederim.

Yardımcı olabilir miyim?

Bayım...

Bay William Still siz misiniz?

Benim. Peki sen kimsin?

Garrett isminde beyaz bir adam gönderdi beni.

Pekâlâ.

Tam ismin ve nereli olduğunla başlayalım.

Bu köle geçmişleriyle dolu bir kitap.

Philadelphia'ya gelen kölelerin çoğunun kaydını tutuyorum.

Bazılarını bulmam gerekir. Çoğu beni bulur.

İsmim Araminta Ross Tubman.

İnsanlar bana Minty der.

Maryland, Dorchester İlçesinden geldim.

Edward Brodess'in çiftliğinden.

Efendin Edward Brodess mi?

Efendi Brodess öldü.

Benim ve ailemin sahibi, karısı Bayan Eliza.

Senin değil.

Artık değil.

Diğerleri nerede?

Başka kimse yok.

Bana güvenebilirsin.

Ben arkadaşınım.

Kiminle yolculuk yaptın?

Kocamı ve ailemi bıraktım.

Sadece ben ve Tanrı.

Bunun ne kadar olağandışı...

...olduğunu biliyor musun acaba?

Mucizevi bir şekilde özgürlüğün için 100 mil aşmışsın.

Hem de tek başına.

Özgürlüğünün simgesi olarak yeni bir isim seçmek ister misin?

Çoğu eski köle seçmişti.

İstediğin herhangi bir isim.

Anneme Rit diye seslenirler.

Ama ismi Harriet.

Annemin adını, kocamın soyadını istiyorum.

Harriet Tubman.

Harriet Tubman.

Efendin sana fiziksel olarak bir zarar verdi mi?

Dövülmekten olan bir iz ya da yaran var mı?

13 yaşımdayken kahya kafamı yarmıştı.

Efendinin oğlu Gideon ile...

...fırındaydım.

Abisi Robert...

...sıvışıp bizi takip etmiş.

Efendi Gideon'ın benimle yalnız kalmasına güvenmiyordu.

Birkaç dakika sonra kahya bizi bastı.

Robert'ı arıyordu. Kuduz gibi kudurmuştu.

Tezgahtan ağır bir şey aldı ve...

...ona fırlattı ama ben araya girmiştim.

Kafatasım yarıldı.

İki ay neredeyse sürekli uyuduğumu söylediler.

Hatırladığım bir sonraki şey kız kardeşimin satıldığını görmekti.

Gerçekleşmeden önce görmüştüm bunu.

Yani sen...?

Ne demek gerçekleşmeden önce gördün?

Tanrı beni hazırlamak için...

...bana gösterdi sanırım.

Ama gerçekleştiğinde...

...çok canım yandı.

Dövülmekten daha kötüydü.

Kafamdaki delikten daha kötüydü.

Kafamdaki delik sadece...

...Tanrının sesini daha net duymamı sağladı.

Olası beyin hasarı

Günaydın.

Neredeyse geldik.

Günaydın.

Bay Still.

İyi günler.

Bayan Buchanon, iyi günler.

Sizi Bayan Harriet Tubman ile tanıştırayım. Yeni geldi.

Harriet, bu Marie Buchanon.

Kendisi bir arkadaş ve bu kurumun sahibidir.

Tanıştığımıza memnun oldum Harriet.

Hanımefendi.

Onu senin yetenekli...

...ellerine bırakıyorum Marie.

Hanımlar, iyi günler.

İçeri gel.

Hadi.

Halka açık odalar bu katta yer alır.

Burası oyun odası.

Merhaba deyin.

- Merhaba. - Merhaba.

Burası da küçük salon.

İstediğin zaman gelebilirsin.

Evet bir kadınım. Evet zenciyim.

Ve evet, yine de buranın sahibiyim.

Annem efendisi ölünce özgür kaldı.

Bana hamileydi.

Ben de özgür doğup büyüdüm.

Burada, Philadelphia'da.

Yukarıda soldaki son odayı alabilirsin.

Yemek servisi yapıldı ama sana bir tabak hazırlayacağım.

Ama önce banyo yapmalısın.

Yaşlı bir çiftlik hayvanı gibi kokuyorsun.

Mutfakta leğen var.

Senin için biraz su koyayım.

Özgür mü doğdun?

Evet.

Sanırım korkunun kokusunu duymadınız hiç.

Ya da hayatınız için kaçmanın.

Duymadım Harriet.

Özür dilerim.

Gidip yahniyi ısıtayım.

Bir şeye ihtiyacın olursa haber ver.

Bir adam var mı hayatında?

Kocam John.

Senin gibi özgür.

Benimle kaçacaktı ama... Ben korktum.

Yakalansaydık özgürlüğünü elinden alırlardı.

Ben de onu bıraktım.

Keşke benimle burada olsaydı.

Gittiğimi öğrenmek...

...onun için zor olmuştur.

Kayıkçılar, onlara korsan da derler.

Delaware ve Chesapeake Koyunda dolanıp dururlar.

Belki başardığını ona haber verirler.

Teşekkür ederim efendim.

Bana Marie de.

Güzelce yıkan çünkü yarın...

...sana iş bakmaya gideceğiz.

Yavaşla Harriet.

Yeteneğe göre ödeme yapmıyorlar.

- Merhaba Bayan Harriet. - Jasper.

- Ailemden haber var mı? - Evet hanımefendi.

Doğu Kıyısından biraz kereste aldım.

Kocanız ve aileniz güvende olduğunuzu biliyor.

Kocam.

Başka bir şey demedi mi?

Hayır hanımefendi.

Bir şey demedi.

Teşekkür ederim.

Kötü değil.

Bay Beechem'ın Pine'ı aradığını biliyorum.

Akşamüstü bunu ona teslim etmeni istiyorum.

Harriet, nasılsın?

Meleklerinin kocamı ve ailemi getirmek için yardımı gerek.

Harriet, işler böyle yürümüyor.

Meleklerimin karmaşık bağlantıları var.

Kişisel sebeplerle kullanamayız.

Yapabildiklerimiz için her şeyi...

- ...yapıyoruz, güven bana. - İçimde kötü bir his var William.

Uyuyamıyorum. Lütfen yardım et.

Bak Harriet...

İşimiz yeterince tehlikeli.

Köle sahipleri kaçak sayıları yüzünden küplere binmiş durumda.

Hakimler, mareşaller...

...köle tacirleri birlikte çalışıyor.

Kongre bile Güney'i yatıştırmak için...

...yasa çıkarmakla gözdağı veriyor.

Yardım etmeyeceksen kendim giderim.

Harriet, bekle bir saniye.

Bir saniye, bir saniye.

Harriet, yalnızsın diye hayatını ya da...

...bağlantılarımızı riske atmana izin veremem.

Köleleri kurtarmak yetenek ve...

...dikkatli bir planlama gerektiriyor.

Okuma bilmeyi gerektiriyor Harriet.

Bir tabelayı ya da işareti okuyabilir misin? Okuyabildiğin bir şey var mı?

Tanrının sesini daha net...

...duymak için çaba harcıyorum.

Yakalanırsan ne olur biliyor musun?

Bu ofisin yerini öğrenene kadar sana işkence ederler.

Şansın yaver gitti Harriet.

Artık yapabileceğin bir şey yok.

Ne yapamayacağımı söyleme bana.

Kendi başıma buralara kadar geldim.

Tanrı izliyordu ama ben yalnız geldim.

Koştum, yaralandım, tırmandım.

Neredeyse boğuluyordum, günlerce bir şey yemedim ama başardım.

Yani ne yapamayacağımı söyleme.

Beni tanımıyorsun.

Kararımı verdim. Geri döneceğim.

Kocam ve ailem olmadan...

Yabancı bir ülkede bir yabancıyım sadece.

Ben özgürsem onlar da öyle olmalı.

Gidip onları alacağım.

Teker teker, kocamdan başlayacağım.

Ona bir takım bana da elbise gerekiyor.

Özgür bir kadın gibi gözükebileyim.

Marie.

Yardım edecek misin?

Nasılsın?

Nasılsın?

Güzel.

Kendinden emin, sakin.

Yabancı beyaz bir adamın gözlerine bakmayacak kadar da bilge.

Sorun çıksın istemezsin.

Ama sorun çıkarsa...

...hazır olacaksın.

Dene.

Evet.

Hazır olacaksın.

Belgeleri satacak bir adamla sana bağlantı ayarladım.

Senin olmayacak, başkalarının.

Senin tarifinle tamamen uymuyorlar...

...ama işe yarayacaklar.

İstasyon Dover, Delaware.

Dover, Delaware.

Umarım çok yakından bakmazlar.

Kuzeye giden zenciler konusunda daha endişeliler.

Kaçaklar Güneye gitmez.

Merhaba efendim. Nasılsınız?

Belgeler.

- Dessa Dixon? - Evet efendim.

Nerede doğdun Dessa?

Philadelphia.

18 Temmuz 1824, özgür olarak.

Burada boyun 1.65 yazıyor.

1.60'dan fazla değilsin.

O gün topuklu giymiş olmalıyım.

Alnında yara izi olduğu yazıyor.

Doğru efendim.

Teşekkür ederim efendim.

Hadi bakalım!

Düzgün sıra yapın.

Sevgili Bay Thompson.

Olmadı. Sevgili kayınbiraderim...

Umarım merhum, sevgili merhum Edward'ın...

...bu mütevazi ödemesini kabul edersin.

Lütfen mektuba iliştirilen 7.50 doları kabul et.

Umarım gelecek ay bir sonraki ödemeyi yapabiliriz.

Komşun ve eltin...

Eliza Brodess.

Bazı köleleri satmamız gerekecek anne.

Toplumdaki önemimiz o zencilerle ölçülüyor.

Fakirler gibi yaşayamayız.

Köleleri tutup çiftliği satmayı mı tercih edersin?

Ross kardeşleri satabiliriz.

Robert tek başına 600-700 dolar eder.

Junyah ve Henry'i de satarsak...

...1.600 dolarlık bir kazancımız olur.

Babamın borçlarını böyle kapatabiliriz.

Yalvarmana gerek kalmaz.

Elimizdekilerle devam edebiliriz.

Bekar ve kerhanede sabahlayan seninle mi?

Elimizdekilerle devam ederiz.

Açığı kapatmak için diğerlerinin...

...daha sıkı çalışması gerekecek.

Satılık zenciler.

Peki bakalım.

Evet efendim.

Seni bırakmak zorunda kaldığım için üzgünüm

Minty?

Johnny.

Johnny, ne yaptılar sana?

Seni görmek için bir göz yeterli kızım.

İyi görünüyorsun Minty.

İyi görünüyorsun.

Neden geri geldin?

Güvenli değil.

Seni alıp özgürlüğe...

...götürmeye geldim.

Sana bir takım aldım.

Philadelphia'da özgür olarak yaşıyordum.

Ama sensiz yaşayamıyorum.

Beni gördüğüne sevinmedin mi?

Boğulduğunu söylemişlerdi Minty.

Seni bir daha göreceğimi sanmıyordum.

Sana haber gönderdim.

Korsan denen adamlarla.

Hayatta olduğunu duyduğum zaman...

Mint...

Ben evliyim.

Evli olduğunu biliyorum.

Benimle evlisin.

Başka biriyle evlendim.

Başka biriyle mi?

İsmi Caroline.

Benim gibi özgür.

Çocuğumuza hamile.

Başka...

Başka bir kadın...

...çocuğunu mu taşıyor?

Ben sanmıştım ki...

Beni sevdiğini sanmıştım.

- Seni sev... - Hayır.

Dokunma. Dokunma.

Hayır.

Seni sevdim.

Kimseyi sevmediğim kadar sevdim.

Ailemden de fazla.

Beni bıraktın Minty.

Beni bıraktın.

Yalnız gittin ve beni bıraktın.

Senin için dua ettim.

Gideon gözümü kör etti.

Ben senin için dua ettim.

O köprüden atladığını duyduğumda...

buz gibi ve ölü olduğunu...

bir hayvan gibi...

ırmağa yakalandığını düşündüğümde...

...senin için dua ettim.

Başkasıyla evlendin.

Git madem.

Evine git.

Minty, burada güvende değilsin.

Hemen gitmelisin.

Evine git!

Seni seviyorum Minty.

Seni seviyorum.

Senin için ölürdüm.

Yeter.

İzin verseydin eğer.

Neden Tanrım?

Senin sesini dinledim.

Gelmemi söyledin, ben de geldim.

Beni buraya getirdin.

Bunca yolu burnumu sürtmek için mi getirdin?

Yaşamama neden izin verdin?

Minty.

Minty.

John burada olduğunu söyledi.

Baba.

Sana bakmayacağım.

Ama şu an buradasın.

Bu bir mucize.

Baba.

Araminta.

Kardeşlerin mısır ambarında saklanıyor.

Bayan Eliza onları satmaya hazırlanıyor.

Burada Robert'ı bekliyorlardı.

Mary doğum yapıyor.

Bebek gelene kadar gitmeyecek.

- Junyah. - Minty.

İnanamıyorum, bu sensin!

Henry.

Minty.

Minty...

...müstakbel eşim Jane.

Horatio Jones'un çiftliğinden.

Efendisi onu çok kötü dövmüş.

O da bizimle geliyor.

Phoebe de gelmek istedi.

Bebeğinden ayrı satılmaktan korkuyor.

Kocam geçen bahar vefat etti.

Sahip olduğum tek şey kızım.

Özgürlüğünü kazandığını duyduğumda...

...ona Araminta ismini verdim.

Uslu olacak.

Söz veriyorum.

Sessiz durması için kardeşin Rachel Bayan Eliza'nın afyon ruhunu verdi.

Rachel nerede?

Kardeşim nerede?

Rachel kaçmaktan çok korkuyor Minty.

Bayan Eliza'nın bakışlarının üzerinde olduğunu söylüyor.

Annem?

Rit, o benimle.

Bayan Eliza özgürlüğünü almama izin verdi.

Onun işine pek yaramıyordu.

Rit senin boğulduğunu duyduğundan beri iyi değil.

Annene ben bakacağım.

Bizim için endişelenme.

Pekâlâ.

Bir kişi için plan yapmıştım.

Sizler ve bebek için değil.

Geç oldu.

Yola koyulmanız gerekiyor.

Robert'ı gönderirim.

Gidin artık.

Robert.

Tanrıya şükür!

Minty.

Mary nasıl?

Kızımız oldu.

Onu annesinin göğsüne koydum ve...

...ona hoşça kal öpücüğü verdim.

Onları bırakmalısın.

Özgür ya da tutsak.

Sen özgürlüğü seçtin.

John için geldin.

Onun için geldiğimi düşünmüştüm.

Anlıyorum ki hepiniz için gelmişim.

Güneşin doğmasına birkaç saat var.

Gidecekseniz yola koyulmalısınız.

Yola koyulun.

Kardeşinizi takip edin.

- Seni seviyorum baba. - Hadi bakalım.

Seninle olacağım.

Baba bizimle gel.

Annenle ben iyi olacağız.

Tüm çocuklarım özgür olana kadar bir yere gitmeyeceğim.

Hadi, git artık.

Hadi.

Hiçbirinizi görmedim.

Minty...

Bu hoşuma gitmiyor.

Rahip kaçaklar için cehennemde özel bir yer olduğunu söyledi.

Ona güvenmiyorum.

Bana güveniyor musun?

- Evet. - Evet.

Kızım...

...seni görmek güzel.

Geri döndüğünü duydum.

Neredeyse inanmıyordum.

Benim için kaldır bunu.

Aşağıda beklemeniz gerekiyor.

Haber yayıldı.

Kahretsin, bulun onları!

Anne, ne oldu?

Beş kölemiz kaçtı.

Beş köle.

2.000 dolardan fazla eder.

Tüm çiftlik beş bin dolar etmiyor be!

Kilerde fareler geziyor.

Tuzak kurup öldürmezsek bizi aç bırakacaklar!

Rachel!

Evet efendim.

Evet efendim deme bana zenci sürtük!

Kardeşlerin kaçtı!

Senin rolün ne bunda kızım?

Bir şey bilmiyorum, yemin ederim.

Neden bahsettiğinizi bile bilmiyorum. Kim kaçmış?

Boynunu koparacağım.

Yemin ederim bir şey bilmiyorum.

Foxx, şu iki zenci çocuğu pazara götürüp...

- ...sat. - Peki efendim.

Olmaz. Minty yaptı.

Minty yaptı.

Yalancı.

Minty öldü.

Yaşıyor.

Geri döndü.

Zenci masalları.

Bataklıktaki hayalet gibi.

Yalan söylüyor.

Umarım doğrudur.

Yüce Tanrım, umarım öyledir.

Foxx, biraz adam toplayıp benimle Poplar Boğazında buluş.

Döndüğümde seninle ilgileneceğim.

Derdin ne senin oğlum?

Çekil yolumdan.

Kaçak mı arıyorsunuz efendim?

Neler biliyorsun?

Bu sizin ilanınız, değil mi?

Kaçak köleler.

Kısa, güçlü...

...kafasında bir göçük var.

Onu nerede gördün?

Bir dolara sizi oraya götürürüm.

Ben iz sürücüyüm.

Hangi yöne gittiklerini biliyorum.

Bulmanıza yardımcı olabilirim.

İz sürücüsün demek?

O ve daha fazlası...

Bir sürü yeteneğim var.

"İzci" ve "takipçi" dışında.

Ücretli çalışıyorum.

Köle değilim.

Nereye gittiklerini söylemeye ne dersin?

Yoksa suratından vurulmak mı istersin?

Poplar Boğazından doğuya gittiler.

Bigger Long'u tanıyorum!

Buralardaki en iyi köle yakalayıcısı.

Ama ulaşması güç.

Huysuz ve pahalı.

Bigger Long'u mu tanıyorsun?

Teknik olarak akrabayız.

Hiç görmediğiniz yerlerde takılır efendim.

Ama ben nerede bulacağımı biliyorum.

Bigger Long'u bulup...

...benimle Poplar Boğazında buluşmasını söyle.

Senin için bir şey bulacaksın orada.

Dün akşam...

...beş kölem de kaçtı.

Üç erkek, bir kadın, bir de tay.

Onları bana getirene...

...üç yüz dolar vereceğim.

Canlı...

...ve zarar görmemiş şekilde.

Onlara yol gösteren kadını da istiyorum.

Benim dışımda kimsenin ona...

...zarar vermesini istemiyorum.

İki yüz dolar alırım.

Kalanını bölüşebilirler.

İki yüz dolar mı?

Senin gibi çirkin bir piç iki yüz doları ne yapacak?

Beyaz orospular bana Paskalya'ya kadar yeter.

Söyledikleri kadar iyi olsan iyi edersin.

Aferin oğluma.

Bize doğru geliyorlar.

Bigger onları arkadan dolandırıyor.

Diğer ikisi yolu kapamış.

Buradan başka gidecek bir yer yok.

Onları bekleyeceğiz.

Görüşümüz dışına çıkmasınlar.

Nesi var onun?

Dua ediyor. Minty'e özgün bir şey.

Ne yapmamız gerekiyor, beklemeli miyiz?

Rehberimiz o.

- Kaldır onu. - Dokunma ona.

- Tanrıyla konuşuyor. - Geliyorlar.

Gitmeliyiz.

Bu taraftan gidemeyiz.

Tehlikeli.

Tanrı nereden gideceğimizi söyledi mi?

Soldan.

Şimdi ne olacak?

Karşıya geçeceğiz.

- Ben yüzemem. - Bende.

Robert, bebeği taşı.

Issac, Lucy'e yardım et.

Junyah...

- Jane'e yardım et. - Bu aptal bizi boğmaya çalışıyor.

Minty, tamamen aklını kaçırdın.

Yanımızda yaşlı bir kadınla bebek var.

O ırmaktan geçmeyeceğiz.

Hepiniz gelin.

Geçeceğiz dedim.

Özgür ol ya da öl.

Eşimin ve ailemin fare gibi...

...boğulmasına izin vermeyeceğim.

Beni vurmak mı istiyorsun?

Vur o zaman.

Boğulursa bize kim rehberlik edecek?

Özgür diyara giden yolu bir tek o biliyor.

Ölmeden önce özgür diyarı görmek istiyorum.

Ben rehberlik edeceğim.

Köprüye doğru. Beni takip edin.

Hadi, hadi gelin.

Hadi!

Hadi.

Aman Tanrım.

Kutsal Tanrım.

Irmağın canlı suları...

...bana doğru aksın.

Tanrım, geçmeme yardım et.

Geçmeme öncülük et.

Ne oldu?

Onları kaybettim.

Kayıp mı ettin?

İlk önce siste kayboldular...

Bok ettin zenci.

Tanrım.

Minty, ben...

Kız bebek Araminta...

...ona Minty de.

Bundan sonra bana Harriet de.

Özgürlük ismim bu.

Ben Harriet Tubman.

Bu grubun lideriyim.

Ne dersem onu yapacağız.

Harika.

Gerçekten de...

Harriet.

- Bunlar...? - Arkadaşlarım ve ailem.

Özgürlük arayan köleler.

Güneye gidip onları aldım.

Tanrı bana yol gösterdi.

Karısı özgür bir kadın.

Çocuğuna gebe.

John benden bebek istemedi.

Onların köle olarak büyümesine...

...dayanamazmış.

Harriet...

tanıştığım herhangi bir erkeğin...

...çok daha ötesindesin sen.

Çok ötesinde.

Tanrının dokunduğu bir kadının yanında bir erkek nedir ki?

Benimle dalga mı geçiyorsun Marie?

Hayır, hiç de bile.

Ama bazı sorularım var.

Tanrının sesinin seni yönlendirdiğini söyledin.

Nasıl bir şey?

Bazen acı verici.

Yüzüne tokat yemek gibi.

Bazen yumuşak.

Rüya gibi.

Uyanana kadar uçmak gibi.

Tanrıyı görüp duymayı bazılarının...

...kitap okumayı öğrenmesi gibi öğrendim.

Tüm ilgimi buna verdim.

Sorgulamadan yaptım.

Başta merak ediyordum...

...duyabilecek miyim diye.

Ne anlama geldiğini anlayacak mıyım diye.

Tanrının...

...kocamı getirmemi istediğini düşündüm.

John beni sadece olmam gereken yere yönlendirmiş.

Elimde takım elbise...

...kocam olmadan kalakaldım.

Aptal gibi hissettim.

Aptal olan o.

Tanrının benim için başka planları var Bay Still.

Bunu anlamaya başlıyorum.

Bu yüzden seni buraya getirdim.

İyi akşamlar Martin.

İyi akşamlar Bay Still.

Bu insanlar da kim?

Kurul bu.

Yeraltı Treninin memurları ve kurucuları.

Kendilerini esaretten kaçan kölelere yardıma adayanlar.

Bunu kimse görmez.

Sadece üyeler.

Hanımlar, Beyler.

Size olağanüstü bir kadını takdim etmek istiyorum.

Bayan Harriet Tubman.

Harriet tek başına bir sene önce esaretten kaçtı.

Diğerlerini de azat etmek için geri döndü.

Dokuz kişi daha getirdi, hiç kayıp vermeden.

Cesareti ve yeteneğinden dolayı...

Demiryolunun kondüktörü olarak...

...bu kurulda onu karşılıyoruz.

Kondüktör nedir?

Kondüktör,köle ya da yolculara...

istasyon ustaları tarafından işletilen güvenli...

...evlere kadar eşlik eder.

En cesur kondüktörler tarlada...

çalışan köleleri denetmenin...

...gözü önünde çalar.

Bırakın halkım gitsin

En zor iş onlarındır.

Efendimin karısı...

...ütü basarak işaretledi beni.

İsmim oymuş gibi "zenci" diyip durdular.

Adımın Mack olduğunu hatırlattığımda...

...kendimden geçene kadar beni dövdü.

Ona gideceğimi söyleseydim...

...bunun peşini bırakmazdı.

Herkes öğrenmiş olurdu.

Veda bile edemedim.

Hoş geldiniz, hoş geldiniz.

Kız kardeşim tehlikede. Onu kurtarabileceğini söylemiştin.

Deneyeceğimi söyledim, deniyoruz.

Brodess evinde çalışıyor. Ulaşılması imkansız.

- Ben ulaşabilirim. - Hayır!

Şu an böyle bir şey...

...denemek çok sorumsuzca olur. Yasaklıyorum.

Yasaklıyor musun?

Harriet, tehlikeli bir zamandayız.

Herkes, her yerde seni arıyor.

Musa'yı arıyorlar.

Geri gideceğim.

Rachel, ilacımı alıp üst kata gel.

- Başım ağrıyor. - Peki efendim.

- Biraz daha kanyak getir. - Peki efendim.

- Burayı da temizle. - Peki efendim.

Mint.

Minty, neden buradasın?

Benimle gel.

Minty, Efendi Gideon ve Bayan Eliza, sen ve...

...oğlanlar kaçtığından beri şeytana dönüştüler.

Bebeklerimi aldılar, nerede olduklarını söylemiyorlar.

Çocuklarım olmadan bir yere gidemeyeceğimi biliyorlar.

Onları bulacağız Rachel, söz veriyorum.

Bağlantılarım onları bulup Kuzeye getirecek.

- Ama şimdi benimle gelmelisin. - Olmaz.

Gelemem. Gelmeyeceğim.

Rachel!

Seni bırakmayacağım.

Ben de bebeklerimi bırakmayacağım.

Dene, zorla beni. Çığlık atarım.

Rachel, neredesin?!

Buraya gel!

Dur, dur.

Peki ya Mary?

Robert'ın karısı? Hâlâ burada mı?

Başka birini buldu Minty.

Kadını yargılama Minty.

Bizi yargılamaya cüret etme.

Delirmemek için ne gerekiyorsa yapıyoruz.

Herkes kaçıp gidemiyor.

Tanrım.

Özgürlüklerine kavuşana kadar...

...kardeşime ve çocuklarına göz kulak ol.

Onu koru Tanrım.

Canını yakmalarına izin verme.

Musa dedikleri sensin.

Soruyor musun yoksa söylüyor musun?

Hizmetimi sunmak istiyorum.

Ne hizmetiymiş?

Hemen hemen her işi yapabilirim.

Buradaki ormanları, ırmakları bilirim.

Kimlerin yaşadığını da.

Adım Walter.

Sana neden güveneyim Walter?

Çoğu insan kesinlikle güvenmemeli.

Ama Tanrıyla...

konuştuğunu ve onun da...

sana cevap verdiğini anladığımda...

...bizi tanıştırabilirsin diye düşündüm.

Birkaç şeyi açıklamam gerekiyor.

Şimdi gitmemiz gerek.

Durdurun onları!

Musa konusunda ne yapılacak?

O zebani servetimizi tehdit ediyor.

Gece kadar kara olduğunu söylüyorlar.

Siyah maske takan köleliğe karşı beyaz...

...bir adammış.

Kongre derhal Kaçak Köle Kanunu çıkarmalı!

Harekete geçme zamanı!

Haber var mı?

Vern'in çiftliğinden bir kölenin kaçtığı söyleniyor.

O köle seninkilerin kaçmasına yardım etmiş.

Herkesin gayretle aradığı...

...Musa dedikleri kişi.

Musa zenci değildi.

Bir kadın da değildi.

Siyah maske takan köle karşıtı biriymiş.

Belki de...

...belki de ufak tefek şu boylarda biridir.

Harriet Tubman adında.

Harriet Tubman isminde bir zenci tanımıyorum.

Peki ya Araminta Ross?

Philadelphia'da saklandığını duydum.

Bu gemi Kuzeye mi gidiyor?

Baltimore'a dönüyor.

Neden herkes bu kadar sinirli?

Kaçak Köle Kanunu onaylandı.

Dikkat edin.

Kuzeye gitmemiz gerek.

- Kardeşlerimi almadan olmaz. - Harriet.

Beni bekle.

Döneceğim.

Getir onları.

Kuzeye gidiyoruz!

Beni dinleyin. Kaçaklar gözünü açsın.

İçimizde köle avcıları var.

Kongre Kaçak Köle Kanunu'nu onayladı.

Her eyalette Birliklerimiz köle avcılarını...

...takip edebilecek.

Kanun hükmüne göre kaçaklar iade edilecek.

Buraya mücadele ederek geldiniz, mücadeleye hazır olun.

Kuzeyden Kanada'ya gitseniz bile fark etmez.

William! William!

Harriet, Tanrıya şükür!

Seni araması için beş kişi göndermiştim.

Seni Kuzeye giden trene bindirmeliyiz.

Aileni Douglass ile son trene bindirdim.

Sağ salim sınıra ulaşmalarını...

- ...sağlayacak, tamam mı? - Teşekkür ederim.

Ailem güvende olana kadar kalıp savaşacağım.

Hayır, hayır. Bağlantıların iyiliği için...

...seni buradan çıkarmalıyız.

Tamam. On beş dakika içinde rıhtımda olurum.

Marie'ye veda etmeliyim.

- Acele et. - Tamam.

Bırak onu!

Derhâl bırak onu!

O özgür bir adam.

Belgeleri var.

Gel hadi.

İşte orada.

O tarafta.

Çek ellerini üzerimden!

Dokunma bana!

Nerede o?

Kaçırdın onu.

Nerede olduğunu söyle.

Söyledim size, Tanrının onun için planları var.

- Ne planlarıymış onlar? - Öğrenmek ister misin...

...aşağılık herif?

Ama o...

Tanrı'nın isteğini gerçekleştirecek kadar uzun yaşayacak.

Bunu biliyor.

Senden daha zeki.

Senden daha zeki. Senden daha zeki.

Bırak beni!

Bırak beni!

Burada değil.

Hadi gidelim.

Ne bekliyorsun hain?

Efendin çağırdı, gitsen iyi edersin.

Yeterli! Yerimiz kalmadı!

Kaçma!

Özgür olma hakkın var.

Kal ve mücadele et.

Tanrı senden yana.

Minty! Kıpırdama!

Harriet!

Marie...

Onu öldürdüler.

Hemen gemiye binmelisin.

Güvende olduğundan emin ol.

Sorun yok.

Güvendesin.

Sevgili Harriet ve ailesi...

size üzücü haberler vermek...

...kalbimi kırıyor.

Kardeşin Rachel...

...kölelerin iyi bir arkadaşıyla buluştu.

Azrail ile.

Sonunda huzura kavuştuğu için memnunum.

Çocukları için dua ediyorum.

Sevgilerle ve üzüntüyle...

Rahip Samuel Green.

Harriet.

Kardeşine olanlar için çok üzgünüm.

Başaramadım William.

Başaramadık.

Harriet, bu Senatör William Seward.

Bayan Tubman.

Evime gelmeniz bir onurdur.

Başınız sağ olsun.

Nasıl yardımcı olabilirim?

500 mil.

Mason-Dixon Hattından Kanada'ya 500 mil var.

Akıl almaz bir mesafe.

Köle yakalayanlar Kuzeye giden tüm seyahatleri izliyor.

Belgeleri olmayanların Tanrı yardımcısı olsun.

Yolcularımızı Güneydeki çiftlik ve tarlalardan çıkarıp...

Kanada sınırına kadar nasıl götüreceğiz?

Onları çıkarmak için çabalayamayız, mücadele etmeliyiz.

Kaçak Köle Kanunu'nu geçersiz kılmanın tek yolu...

...köle avcılarının çoğunun ölmesi.

Bu havayı yumuşatır.

Haklı olabilir.

Sivil savaş tek umudumuz olabilir.

Pes edip savaş çıkmasını bekleyemeyiz.

İşe koyulup köleleri özgürlüklerine kavuşturmaya devam etmeliyiz.

Trenle, at sırtında...

...gerekirse yürüyerek.

Harriet...

Maryland'den Kanada'ya seyahat...

Kanada sınırına 600 mil gerektiriyor.

En uzun seyahatin yüz mildi.

Bu aylar sürer, haftalar değil. Sen...

Uzak diye köleleri kurtarmaktan vazgeçmeyeceğim.

Çoğunuz köleliği tatmadı.

Özgür doğdunuz.

Uzun zamandır özgürsünüz köleliğin nasıl olduğunu unuttunuz.

Rahatlığı tattınız.

Önemli birisiniz.

Güzel evleriniz...

...güzel eşleriniz var.

Ama ben unutmadım.

Çocuklar çalışmadığı için dayak yiyor.

Daha çalışmanın ne olduğunu bilmeden.

Kızlar küçük yaşta tecavüze uğruyor.

Oğlanlar dizginlenene kadar kırbaçlanıyor.

Kızlarımız bebeklerinden ayrı satılıyor.

Neler yaşadıklarını düşünmemeye çalışıyorum.

Hâlâ köle olanlar şu an neler yaşıyor.

Ama ben...

Onların inlemelerini ve ah etmelerini duydum.

Gözyaşlarını gördüm.

Kanımın son damlasını kadar onların özgürlükleri için...

...savaşacağım.

Vazgeçmiyorum.

Yapmam gerekeni yapacağım.

Nereye gitmem gerekiyorsa gideceğim.

Nasıl yapmam gerekirse gereksin.

Bu zalim, gaddar kölelik denilen şey ve katliamlar...

...sona erene kadar mümkün olduğunca köleyi özgür kılacağım.

Amin.

Hadi! Geldik neredeyse.

Hepinizin hazır olmasını istiyorum.

Zamanımız tükeniyor.

- Evet. - Evet,öyle.

Evet.

Alameti gördüm

Evet

Alameti gördüm Evet

Alameti gördüm

Tanrım, vakit daralıyor

Yargının alameti

Yargının alameti

Yargının alameti

Tanrım, vakit daralıyor

Akıntıya koşmalıyım

Akıntıya koşmalıyım

Akıntıya koşmalıyım

Tanrım, vakit daralıyor

Saklanacak yer yok

Saklanacak yer yok

Saklanacak yer yok

Baban Dover kaçaklarını sakladığı için...

...tutuklanmak üzere.

Birini yakalayıp söyletmişler.

Şu an babanı tutuklamaya gidiyorlar.

Gitmemizi öneririm.

Vakit daralıyor Saklanacak yer yok

Saklanacak yer yok

Saklanacak yer yok

İstediğim şeyi yaptın mı?

Yapabildiğim kadarını.

İş görür.

Ben Minty. Bağırma.

Seni almaya geldim. Babamı da alacağız.

Seni bırakacağım ama çığlık atma.

Tamam mı?

Tanrı aşkına!

Al o zaman beni.

Gitmeye hazırım. Eve götür beni.

Kızlarımı görmek istiyorum.

Bebeklerimi görmek istiyorum.

Anne, seni cennete götürecek melek değilim ben.

Ben Minty...

Seni Kuzeye götürmeye geldim.

Benim Minty'im değilsin.

Benim Minty'im süslenmezdi.

Ben Harriet Tubman.

Musa'yım.

Doğru.

Köle çalan Musa.

Dediklerimi aynen yapman gerekiyor.

Babam nerede?

Gözlerimi senden alamıyorum.

Sana bakmalıyım.

Şimdi kimin için geldin?

Senin için baba.

Benim mi?

Kaçakları mı saklıyordun?

Biri yakalanıp konuşmuş.

Senin için geliyorlar.

Hemen gitmeliyiz.

Tamam, tamam.

Ben.

Minty'miz Musaymış.

Herkesin endişelendiren kişi.

Biliyorum, biliyorum.

Robert, Henry ve Junyah'ı görmeniz için kuzeye götüreceğim sizi.

Ama ilk önce babamla Rahip Green'in kilisesine gitmelisiniz.

- Orada güvende olacaksınız. - Tamam.

Acele et. Sonra benimle Brodess Çiftliğinde buluş.

Tamam patron.

Daha fazla istemiyorum.

Gerginliğin için anne.

İstemiyorum!

O kız beni zehirlemeye çalışıyor.

Annesi yüzünden beni suçluyor.

Anne, sadece huzursuzsun.

Burada boğuluyorum.

Sanki hapisteyim.

İdamımı bekliyorum.

Düşmanlarım ve kara suratlı gardiyanlarla kuşanmış gibiyim.

Gideon!

Gideon!

- Aşağı getirin onu. - Zararı karşılaması gerekli.

Musa'nın senin çiftliğinden bir zenci olduğunu duyunca...

kaybettiğimiz mal mülkü bize geri vermen...

- ...gerektiğini düşündük! - Evet!

O kadar paramız yok.

Anne nerede?

Efendi Gideon ile dışarıda.

Sizin gibi biz de zor zamanlar geçiriyoruz.

- O zaman çiftliğini satmalısın. - Evet!

Olmaz!

Olmaz.

Biz de sizin gibi acımasız zencilerin kurbanıyız!

Dışarı mı çıktı?

Bize depodan biraz daha kanyak getir.

Daha iyi bir fikrim var.

Korkma Anger.

Annenin kardeşiyim. Aileyiz biz.

Kardeşin nerede Anger?

Tüccar onu götürdü.

Mahsullerimiz verimsiz tüm servetimiz tükendi.

Geçim kaynağım, sağlığım yerle bir oldu!

- Tıpkı sizin gibi kurbanız. - Evet.

- Haklı. - Tanrım!

Sen de kimsin?

Ne istersen öyle seslen.

Siz beyazlar böyle yaparsınız.

O hırsızı bulup...

Jeanne d'Arc gibi kazığa bağlanıp...

...yakılması için birlikte çalışmalıyız!

- Evet! Evet! - Haklı.

Bir planım var.

Kardeşinin çocuğunu açık artırmaya çıkaracağız.

Her yere bildiri asacağız.

Hazır mısın?

Bu kardeşim ve oğlu için.

Annenize ve kardeşinize sevgilerimi iletin.

Harriet Tubman yeğeni için gelecektir.

Geldiğinde...

...onu bekliyor olacağız!

Aynen öyle!

- Foxx nerede? - Helada bağlı duruyor.

- Hadi gidelim. - Bir dakika.

Git Musa

Mısır'ın aşağısına doğru

De ki Firavunlara

Salıverin halkımı

Daha büyük bir arabaya ihtiyacımız olacak.

Durun, durun.

Beni de alın lütfen.

Efendim beni öldürmeye çalıştı.

Kesinlikle daha büyük bir araba lazım.

Bu yoldan geleceklerdir.

Diğer tüm yolları kapattık.

Kanuna itaat edilmeli.

Tehlikeli orospuyu...

...canlı teslim etmek için tüm tedbirler alınmalı.

İçiniz rahat olsun.

Maryland Eyaleti Kanunlarına göre...

mümkün olan en haşin...

...cezaya tabi tutulacaktır.

Altıma edeceğim.

Efendini elindeki...

...çizgilerden daha iyi biliyorsun.

Onun gibi düşün.

Beyler, iyi günler.

Neler oluyor?

Köle çalanlar firarda.

Şeytan Musa.

Onun için bir sürprizimiz var.

Umarım o sürtüğü yakalarsınız da...

...bir an önce asılır.

Çiftliğimde o ismi duysaydım...

Pazar günü bile döverdim.

Tuhaf zamanlardayız.

İnsan kendi kölesine bile güvenemiyor.

Sizi iyi şanslar.

Arabayı kontrol etmeliyiz efendim.

Sıkıntı verdiğimiz için kusura bakmayın.

Dur bakalım.

Luther Grant ile bir bağlantın var mı?

Evet efendim.

Kendisi babam.

Benzediğinizi fark ettim.

Babana söyle, bana viski borcu var.

Ned Utley'nin unutmayacağını söyle ona.

Pekâlâ, iyi günler.

- Size de Şerif. - Geri çekilin.

Tamam.

Bir iz yok mu?

Henüz yok.

Her zamanki yolcular ve at arabaları.

Birkaç da çiftçi.

Luther Grant'ın oğlu...

...mısır dolu bir yük vagonuyla geçti.

- Luther Grant'ın oğlu mu? - Evet.

Aynı ona benziyordu. Pekâlâ...

...neden şu tarafa gitmiyorsunuz?

Luther Grant'ın oğlu yok ki.

Beş kızı var ve zenci olan ona benziyor.

Bu mankafalar atlatıldıklarını öğrendiğinde...

...çoktan gitmiş olurlar.

Kuzeye doğru gittiğini biliyoruz.

Onları bulup ödülleri kendimiz almalıyız.

Belki onunla yalnız vakit geçirebilirsin.

Tekrar anlat bana.

Senatör Seward arazisindeki güzel bir evi bana sattı.

Hepimize yetecek kadar büyük.

Sen, babam...

Robert.

Henry, Junyah.

Bir de Anger.

Bizi zorlayacak bir efendi yok.

Birlikte olacağız.

Seni şımartacağım.

Sana bakacağım.

Seni seviyorum anne.

Ben de seni seviyorum Minty.

Bu boş.

Hadi!

Herkes saklansın. Hemen.

Altına girin.

Acele et.

- Misafirlerimiz var. - Tamam, hadi gidelim.

Walter...

Anger'ı ve ailemi sağ salim götüreceğine söz ver.

Neden? Sen ne yapacaksın?

Gideon'un peşimize düşmesine izin veremem.

Yardım etmek istiyor musun? Aileme yardım et.

Onları güvenli bir yere götür.

Bana söz ver.

- Tamam, tamam. - Tamam.

Gidin hadi.

Hadi gidelim.

Yakala onu!

Onu canlı istiyorum.

Öleceksin, seni sürtük!

Canlı istiyorum dedim.

Minty!

Minty!

Minty!

Adım Harriet.

Silahını bırak. Silahını bırak!

Attan in.

Attan in!

Diz çök.

Böyle sonlanmak zorunda değildi.

Terbiyeli olmayı bilseydin...

...bizimle kalabilirdin.

Ama asi ve yabaniydin.

Sanırım senin bu yönünden hoşlandım.

Sen de benden hoşlandın.

Hoşlandığını biliyorum.

Hastalandığımda dua ederdin.

Tanrıdan beni iyileştirmesini isterdin.

Tanrıya hasta küçük bir çocuğun...

...nasıl bana sahip olduğunu sandığını sorardım.

Sana sahibim Minty.

Şimdi bile benimsin.

Ben hiç senin olmadım Gideon.

Asla kimsenin malı olmadım.

Baban kardeşlerimi sattığından beri...

Tanrıya mücadele edecek kadar güçlü olmak için dua ettim.

O zamandan beri bunlar için dua ettim.

İki şeye hakkım olduğuna karar verdim.

Ya özgürlük ya ölüm.

Birini yapmasam diğerini yapacaktım.

Seni yakaladıklarında sana...

...ne yapacaklarını biliyor musun?

Seni lime lime edecekler.

Katranla kaplayıp diri diri yakacaklar.

İzlemek için orada olmasam bile...

...şimdiden kokusunu alabiliyorum.

Kızarmış bir domuz gibi.

Tam burada öleceksin.

Soğuk, kanla kaplı harp meydanında.

Bir sürü genç erkeğin inlediği...

...ümitsiz bir vaka için can çekiştikleri bu yerde.

Adi ve berbat bir fikir yüzünden.

Esaret günahı yüzünden.

Duyabiliyor musun?

Tanrı insanların insanlara sahip olmasını istemedi Gideon.

Bizim zamanımız yakın.

Ailemi yok etmeye çalıştın.

Ama yapamadın.

Halkımı yok etmeye çalıştın ama yapamayacaksın.

Tanrı bana geleceği gösterdi.

Ve halkım özgür!

Halkım özgür!

İç Savaşa İki Sene

Diyelim ki ayaklarına...

...dolanmış bir yılan var.

Seni ısırmak için fırlıyor.

Halk korkuyor ve yılandan..

...kurtulman için doktor yolluyor.

Ama yılan orada kıvrılmış.

Doktor kesmeye çalışırken...

...seni tekrar ısırıyor, bu sefer farklı bir yerden.

Sonunda fark ediyorsun ki yılan biri ölmeden durmayacak.

Kölelik hâlâ devam ediyor.

Nehrin aşağısındaki pirinç tarlaları...

hâlâ esaret altındaki binlerce kölenin...

...emeğiyle isyancı birlikleri besliyor.

Görevimiz o köleleri özgür kılmak.

Kendi esaretimize karşı...

...bu savaşta yer almak için yıllarca bekledik.

Biz olmadan kazanılmayacak.

Artık bizim zamanımız.

Yılanı öldürmeye hazır mısınız?

Evet!

Suya dal

Suya dal çocuğum

Suya dal

Tanrı bu sularda

Sorun çıkaracak

Hazır!

Harriet Tubman Yeraltı Demiryolu'nun en ünlü kondüktörüydü.

Yetmişten fazla köleye özgürlükleri için liderlik etti.

İç Savaş sırasında Harriet, Silahlı Kuvvetler için casusluk yaptı.

750'den fazla köleyi özgür bırakmak için Combahee Nehir Birliğindeki...

...150 zenci askere liderlik etti.

Harriet, silahlı bir sefere önderlik eden...

ABD tarihindeki birkaç kadından biri olmaya devam ediyor.

Daha sonra yeniden evlendi ve hayatını köleleri özgür kılmaya...

...yaşlılara ve Kadın Süfraj hareketine yardım etmeye adadı.

10 Mart 1993'te yaklaşık 91 yaşında sevdiklerinin yanında vefat etti.

Son sözleri, "Size bir yer hazırlamaya gidiyorum." oldu.

Çeviri: Quinzel

Yürüyordum

Yüzüm güneşe dönük

Omuzlarımda yük

Tabancamda mermiyle

Arkamda da gözlerim var

Kaçmam gerekirse diye

Halkım için ne gerekiyorsa yaparım

Bulutlar yuvarlanırken

Yıldızlar geceyi doldururken

İşte o zaman

Kalkıp halkımı alacağım

Yanıma

Gideceğiz birlikte

Yepyeni bir yuvaya

Nehrin çok ötesinde

Duyuyor musun özgürlük sesleniyor

Cevap vermem için sesleniyor

Durmadan devam edeceğiz

İliklerime kadar hissediyorum

Sabah erken saatlerde

Güneş parlamaya başlamadan önce

Harekete geçeceğiz

Bizi ayıranlara karşı

Çamurlu sulara doğru ilerliyorum

Aklıma koydum biliyorsun

Aklıma koydum

Önemli değil kanım dökülürse

Kurtuluşa giden bu yolda

Tüm gücümle savaşacağım

Ölene dek

Ayaklanacağım

Halkımı yanıma alacağım

Birlikte gideceğiz

Yepyeni bir yuvaya

Nehrin çok ötesinde

Duyuyor musun özgürlük sesleniyor

Cevap vermem için sesleniyor

Durmadan devam edeceğiz

Biliyorum

Çok yakında ne olduğunu

Yüzleşmek zor olabilir, yalnızım çünkü

Başarısız olabilirim

Ama Tanrı biliyor denedim

Parlak yıldızlar dolduruyor gökyüzünü

Ayaklanacağım, halkımı alacağım yanıma

Birlikte gideceğiz

Yepyeni bir yuvaya

Nehrin çok ötesinde

Duyuyor musun özgürlük sesleniyor

Cevap vermem için sesleniyor

Durmadan devam edeceğiz

Ayaklanacağım

Alacağım halkımı yanıma

Birlikte gideceğiz

Yepyeni bir yuvaya

Nehrin çok ötesinde

Duyuyor musun özgürlük sesleniyor

Cevap vermem için sesleniyor

Durmadan devam edeceğiz

Ayaklanacağım

Alacağım halkımı yanıma

Birlikte gideceğiz

Yepyeni bir yuvaya

Nehrin çok ötesinde

Özgürlük sesleniyor duyuyorum

Cevap vermem için sesleniyor

Durmadan devam edeceğiz

İliklerimde hissediyorum

Gidiyorum

Size bir yer hazırlamaya

Gidiyorum

Size bir yer hazırlamaya

Gidiyorum

Size bir yer hazırlamaya

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.