Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
www.OpenSubtitles.org ile bugün bağlantı kurun ve ürününüzün ya da markanızın reklamını burada yapın.
UMUTSUZLUK GENELLİKLE HASTALIK DOĞURUR SOFOKLES
Ve şimdi de bültenimize Amerika'nın kalbini kasıp kavuran...
...kimyasal madde kullanımıyla ilgili haberimizle devam ediyoruz.
Son yıllarda...
...aşırı dozda uyuşturucudan ölenlerin sayısı...
...trafik kazasında ve silahla öldürülenlerin sayısını geçti.
Ortalama olarak, her gün yüzlerce insan ölüyor.
Tam da bu nedenlerden dolayı Başkan...
...uyuşturucu bağımlılığı ve kimyasal madde kriziyle...
...mücadele edecek bir yürütme emri imzaladı.
Sokaklarda satılan uyuşturucuların çoğu fentanil maddesi içermektedir.
Bu madde doz oranını arttırmaktadır.
Reçeteyle satılan kimyasal maddeler bile...
...yanlış şekilde kullanılırsa, sonuçları ölümcül olabilir.
Ve şimdi de Whispering Pines'ta gerçekleşen başka bir üzücü habere geçiyoruz.
İki oğlunu da 12 saat içinde kaybeden bir annenin hikâyesi.
Hazel Pratt'tan konuyla alakalı bir bilgi alamadık...
...ama şimdi olay yerindeki başka bir muhabire canlı bağlanıyoruz.
Bayım, siz ve kızınız, bize neler olduğunu anlatabilir misiniz?
Kızımın şu anda herhangi bir soruya yanıt verebileceğini sanmıyorum.
Ama bakın size ne diyeceğim.
Sekizinci sınıfa giden hiç kimse ölmemeli.
Gerçekten yürek parçalayıcı bir hikâye.
Ne yazık ki yerel kimyasal madde kullanımı hakkında alınan son haber bu değil.
Az önce bir şiddet haberi daha bildirildi. Uyuşturucudan dolayı...
...Bruce Williamson adında biri hayatını kaybetmiş.
İkinci Dünya Savaşı gazisi, dün gece evine giren kişilerce öldürüldü.
Yalnız başına yaşıyordu. Evinde saldırıya uğradı.
GERÇEK OLAYLARDAN ESİNLENİLMİŞTİR
Çık dışarı, orospu çocuğu.
Paul, bekle!
Seni neyin beklediğini birazdan sana göstereceğim.
Hayır!
Çeviri: Eren Yıldız @instagram.com/yildizz.erenn
"Tehlikeli bir yolculuktu ama Narnia'yı kurtarmaları gerekiyordu.
"Savaş şiddetliydi...
...ama Peter, Susan, Edmund ve Lucy'nin yardımıyla...
...Aslan ve ordusu Narnia'ya barışı geri getirdi.
Bak, yine Aslan var.
Kimmiş o? Sanki sana benziyor.
Ve son.
Burada "oley" diyecektin!
- Oley. - Oley. Pekâlâ, dostum.
Şimdi yatağa gidiyoruz.
Sarıl bakayım.
Seni seviyorum.
Seni seviyorum.
Kimi bekliyordun?
Kimseyi.
İşler o kadar kötü oldu demek?
Evet.
Üzgünüm.
Bende. Bira falan ister misin? İstersen...
Hayır. Aslında kötü haberlerim var.
Kız kardeşin.
Bu verdiğiniz şey ne?
Morfin.
Onun bir bağımlı olduğunu biliyorsun.
Sadece rahatlamam için.
İyi olacağım.
Ne zamandır kullanmıyorsun?
Hâlâ temizim.
3 yıl, 1 ay ve 12 gün.
Ve bu durumu da ağrıların hafiflesin diye tehlikeye atıyorsun.
Eğer benim hissettiklerimi hissetseydin, bir silah isterdin.
Sadece dikkatli olmanı istiyorum.
Düzelene kadar bakacaksın, tamam mı?
Dediğin gibi olsun.
Bakıyorum da velayeti sende.
Evet, velayeti bende.
Nasıl alabileceğini biliyorsun.
Cazibeni üçünce kez kullanarak, sanırım, değil mi?
Hayır. Hayır, hayır, hayır.
İki, sorun değil.
Bu kez sen haklısın.
Pes ediyorum.
O şeyin ne kadarını enjekte ediyorsun?
Gerektiği kadarını.
Tamam.
Pekâlâ, bir saat içinde kreş kaydım var.
Phil'i hazırlamalıyım.
Ailesi buradayken beni görmeye gelebilirsin.
Biliyorum.
Ama gelmeyeceğim.
Gidelim, ahbap.
Bunu saklayabilirsin.
Güle güle diyebilir misin?
- Güle güle. - Güle güle.
İyileşmene bak, tamam mı? Daha iyi olacaksın.
Sana ihtiyacımız var.
Sonra görüşürüz, geri zekâlı.
Görüşürüz, geri zekâlı.
Uyuşturucu kaçakçılığıyla bağlantılı olarak komşusunu öldüren Paul Davis'in...
...hapis cezasıyla alakalı son dakika gelişmesi var.
Paul, birinci derecede cinayetten suçlu bulundu...
...ve ömür boyu hapis cezasıyla karşı karşıya.
Whispering Pines sakinleri ikiye bölünmüş durumda.
Bazı vatandaşlar Paul'e, adaleti kendi eliyle sağladığı için...
...kahraman gözüyle bakıyor.
Kimler varmış burada böyle.
Teğmen, nasılsınız?
İyiyim, dostum. Asıl sen nasılsın?
Bende iyiyim.
Dünyanın her yerini gezdin.
Evet, üç tur attım...
...iki tane de kadın eskittim.
Ayrıca bir oğlum var.
- Bu harika. - Yani...
Şimdi de siktiğimin Pines'ına geri döndüm.
Anneni gördüm.
Ne söyledi?
Beladan uzak durduğunu ve kız kardeşine baktığını söyledi.
Evet.
Evet. Burada işler biraz çığırından çıktı.
- Her yer uyuşturucu. - Ha siktir!
Birkaç yıl ortada yokum diye, her yeri cehenneme çevirmişsin, Jerry.
Geçen hafta, sekizinci sınıf öğrencisi.
Okuldaki erkekler tuvaletinde aşırı dozdan hayatını kaybetti.
Sekizinci sınıf mı?
- Evet. - Lanet olsun.
Bu pislikle sadece birkaç yılım daha var...
...sonra buradan basıp gideceğim.
Bir tane daha.
Kusura bakma, Ed.
Sende ister misin?
Hayır, sağ olasın, işe geri dönmeliyim.
Daha sonra uğrarım. Sana borcum olsun.
Tamam.
O uyuşturucu tacirlerini neden tutuklamıyorsun?
Hangi suçlamalarla?
Eroin satmakla, at kafası.
Çitin farklı taraflarındayız, tamam mı?
Ama sen bana saygı duy ki, bende sana duyayım.
Anladın mı?
Hapishanelerimizi yanlış insanlarla doldurup duruyorsunuz.
Orada uyuşturucu satıcılarını hiç görmedim.
Neden?
Çünkü tek başımayım.
Onları iş üstünde yakalamam gerek.
O zaman sana bir bilgi vereyim, aynasız.
Eski bir kamyonet düşün, kaputu kapalıysa uyuşturucu bitmiştir.
Kaputu açıksa, mağaza açık demektir.
Aynen öyle ve sende...
...bu pisliği tek başıma temizlememi istiyorsun.
Ne yapmamı istiyorsun?
Ne gerekiyorsa onu yapmanı.
Evet, tamam.
Paul yaptı.
Şimdi haline bak.
Aynı tas aynı hamam.
Haksız da değil.
Lütfen Hazel Pratt'e hoş geldin diyelim.
Ben, tüm hayatımı...
...oğullarımı yetiştirmek dışında...
...acil serviste hayat kurtararak geçirdim.
İki oğlumu birden kaybettim...
...12 saat içinde.
Aynı iğne yüzünden.
Şimdiyse, zamanımı sizin çocuklarınızla konuşarak geçiriyorum.
Bunu da onların kullanmayacağını ve ölmeyeceğini umarak yapıyorum.
Merhaba, sen.
Ayağa kalkar mısın?
Evet, sen, sana dediğimi biliyorsun, gülen...
...ve dikkatini vermeyen ayağa kalk.
Neyse.
Pardon?
Özür dilerim.
Annenin adın ne?
Lisa.
Lisa.
Annen Lisa'dan nefret mi ediyorsun?
Hayır, elbette etmiyorum.
Arkadaşlarının annelerinden nefret ediyor musun?
Hayır, hanımefendi.
Çünkü tüm yıl boyunca...
...alacağınız en önemli derse dikkatinizi vermiyor olmanızın...
...onları gerçekten mutlu edeceğini hiç sanmıyorum.
Hayatını kurtarabilecek...
...ya da arkadaşlarının hayatını kurtarabilecek bir şey.
Ne dersi?
Eğer eroin kullanırsanız...
...bir kez bile olsa...
...hayatınızın geri kalanını mahvedeceğiniz dersi.
Ve annenin kalbini kırıp...
...hayatının geri kalanında onu mahvedecek olmanın dersi!
Yapmak istediğin bu mu?
Hayır.
Oturabilirsin.
Dostum, şu soğuk kış günlerinde bira bile yetmez oldu.
Bir dahaki sefere beşli paket getirsek iyi olur.
Evet.
Dostum, sen...
...gece yarısından sonra avlanma konusunda ciddi misin?
O geyiği avlamanın en doğru zamanı ışığı yakalandıkları andır.
Aynı zamanda da yasadışı.
Jerry'nin şu anda burada...
...ormanda olma ihtimali...
...sıfır üzerinden sıfır.
Edward, bu senin için sorun değil mi?
Hapishanede çalışıyorsun. Yani, bilirsin işte...
...bütün kanunlara uyman gerekmiyor mu?
Dünyanın anasını siktiler.
- Evet. - Evet, evet, aynen öyle.
Geçen gün ki haberleri görmedin mi?
Paul'den mi bahsediyorsun?
Hayatını mahvetti.
Üstelik bunu da kasabımız için yaptı.
Evet, berbat bir durum, dostum.
- Aynen öyle. - Bir saniye, yani...
...siz Paul’un yaptığı şeyin...
...gecenin bir yarısı...
...komşusunun evine girip onu öldürmesinin...
...doğru olduğunu mu düşünüyorsunuz?
Evet.
Siktiğimin adaletini işçi kesimi sağlıyor.
Sen ciddi misin?
Ölene kadar hem de.
Kimdi o?
Adam. Benim bir arkadaşımdı.
Ne yapıyorsun?
Phil nerede?
Tam da onu almak üzereydim.
Sakın ona dokunma.
Acım geçene kadar bırakmıştım.
Siktir!
Sigortamı iptal ettiler!
Sigortanı iptal ettiler demek, ne kadar da güzel.
O zaman sikik hayatına kaldır bir çöpe at.
Siktir git!
Bunun nasıl bir şey olduğunu bilmiyorsun!
Bunun doğru olmadığını biliyorsun!
- Her zaman... - O saçmalıklara yine başlama.
- Nerede o? - Senin için kolay tabi.
- O nerede? - Yok.
Kalmadı!
Hepsini bitirdim!
Amına koyayım ya!
Başka var mı?
Sana son kez soruyorum.
Tanrı şahidim olsun ki, Cheyenne...
...eğer bana yalan söylüyorsan...
Söyleyecek başka bir şeyin var mı?
Hayır, hayır.
Bakalım öyle miymiş!
Hayır, orada yok.
Orada bir şey yok.
- Sana diyorum, orada bir şey yok. - Görüp bakacağız!
Kes şunu!
Kes şunu, bir şey yok, orada bir şey yok.
Diyorum ki...
Adam, sadece...
Kes şunu, sana durmanı söylüyorum!
Tanrıya yemin ederim.
Kes şunu! Sana yok dedim...
Elimde değil.
- Bu lanet şeyden dolayı. - Lütfen gitme.
Lütfen gitme.
Lütfen beni bırakma! Lütfen.
- Yapma! - Kapa çeneni.
Böyle durumlarda bir şeyler söylemek oldukça zor.
Hepimiz cevap istiyoruz.
Ne kadar yaşayacağımız Tanrı'ya kalmış.
Yine de bugün...
...böyle sevgi dolu bir kız, bir kardeş...
...ve genç bir kadın için çok erken görünüyor.
Hiçbirimiz zamanımızın ne zaman geleceğini bilmiyoruz.
Cheyenne'in iyi bir kalbi vardı.
Pazar günleri sık sık aramızda olmasa da...
...hayatının Tanrı'nın gözünde...
...daha büyük bir amacı olduğunu biliyordu.
Geride kalanlar için...
...kişinin hayatının ve ölümünün...
...etkisini anlamak zordur.
Ama Cheyenne'i çok az tanımama rağmen...
...onun mizah duygusundan...
...yüksek sesli kahkahalarından her zaman keyif aldım.
Ve ona av sonrasında...
...yaptığımız yemeklerdeki katkıları için de müteşekkirim.
Cheyenne'in uyuşturucu bağımlılığına neden yenik düştüğünü kimse bilmiyor.
Bal gibi de biliyoruz!
Siktiğimin satıcıları yüzünden!
Ve sen!
Sen, Adam!
Ona göz kulak olmasını istedim.
Kız kardeşine göz kulak olmasını istedim!
Peki, sen ne yaptın?
Şimdi Cheyenne'i anma vakti.
Buradaki hiç kimse, olanlardan sorumlu değil.
Hayır, o haklı.
Hayır, o haklı.
Benim yüzümden.
Ve senin yüzünden, anne.
Ayrıca senin ve yanındakinin de.
- Ted... - Adam...
Kapat o sikik çeneni, Ted!
- Bunu şimdi yapma. - Sen de dâhilsin!
Cheyenne'nın alın yazısı böyleydi.
Bu alın yazısı da burada doğmakla başladı.
- Adam! - Ne?
Ne sikim yapıyorsun?
Hiç, sen ne yapıyorsun?
15 dakikaya orada olurum.
Ön tarafta ol. Dışarı çıkıyoruz.
Hayır, bu gece olmaz.
Pekâlâ, tamam. Görüşürüz.
Kardo! Gel hadi. Gidip sarhoş olalım.
Gerçekten istemiyorum.
Evet, gerçekten istiyorsun.
Hadi, sıska kıçını kaldır da lanet arabaya bin hemen.
Selam, ahbap.
Kahretsin, burada telefon çekmiyor mu?
Evet, maalesef, Pennsylvania'ya hoş geldin.
Düzeltmek için şu cep telefonu şeyini bekliyorlar.
Beth bana ödetiyor.
Kendi torununu izlemek için.
Ailenin benim favorim olduğunu biliyorsun.
Beni her zaman meşgul ettiniz.
Rica ederiz.
Peki, ne sikim yemeye gidiyoruz?
Yeni bir hipster bar var.
Güney temalı. Oraya bayılacaksın.
Hadi ya.
Burası pek te Güney temalı bir yere benzemiyor.
Orası sonraki durağımız.
Sabret. Sabret evlat.
Dostum, şu aşağılık orospu çocuğu.
Kim?
Şuradaki.
İlçe polisi.
Emekliliğini kutlamak için çavuşu dışarı çıkarmışlar...
...ama gel gör ki beni çağırmadılar.
Ben ne yapıyorum, burada oturmuş bir pislik gibi etrafı kesiyorum.
Eyvallah.
Seni kast etmedim.
Bilirsin işte, ben buradayım, onlar ise orada.
Sanırım oraya gidip onlara bir içki ısmarlayacağım.
Ve sonra da oturup sırıtmalarını seyredelim.
Hemen dönerim. İçkini tazeleme mi ister misin?
Olur, teşekkürler.
Rica ederim.
Selam, çocuklar. Çavuş.
Bir büyük daha alabilir miyim, arkadaşım içinde bir shot.
Al bakalım, kardo.
İçelim güzelleşelim.
Sağ olasın.
Adam.
Burada çalıştığını bilmiyordum.
Evet, kasabadaki çalışma saatlerim de kesinti yaptıkları için buraya geldim.
Phil bu akşam kiminle?
Beth'le birlikte.
Son haftalarında onunla ilgilendiğin için teşekkür ederim.
Zor bir haftaydı.
Sevindim.
Sağ ol.
Yalnız mı geldin?
Hayır, teğmen üst katta.
Çok garip.
Neden?
İkiniz "kankacılık" oynuyorsunuz.
Buradan seni kovduğu anı hatırlıyorum.
O zamanlar küçük bir pisliktim.
Hepimiz öyle değil miydik?
Benden olsun.
Beni buradan çıkartsanız iyi olacak.
Evet, yardımı olur, değil mi?
Acılarımızı boğmak için.
Tekiladan nefret ediyorum.
Bu arada ben çok üzgünüm...
...kuzenlerin için. Onlara kardeş gözüyle baktığını biliyorum.
Evet, Hazel teyzemi tanıyamadım bile, biliyor musun?
Ben sadece...
Kendimi duygusuz biriymiş gibi hissediyorum.
Sende böyle hissediyor musun?
Deniyorum.
Cenaze nasıldı?
Kusuruma bakma.
Cheyenne benim küçük kız kardeşimdi.
Küçük kız kardeşim.
Benim sorumluluğumdaydı.
Ve ben onu terk ettim. Öylece bırakıp gittim.
Yapmak zorundaydın.
Adam!
Yukarı çıkmam lazım.
Bak, ne yaptığını biliyorum.
Yapma.
- Genç bayan. - Teğmen.
Aferin.
Üçüncü üzerinde mi çalışıyorsun?
31 toplantınız nasıl geçti?
Amına koyayım onların.
Ormanda kaybolan Maskeli Süvari'yi bile tanımıyorlar.
İkiniz eski anılarınızı mı yâd ediyordunuz?
Hep aynı şeyler işte.
Herkes ölüyor amına koyayım.
Eğlenceli şeyler. Güzel. Ne diyeceğim biliyor musun?
Daha fazla boka batmak yok, tamam mı?
Senin yeni bir ortama ihtiyacın var. Hadi gidelim.
Hadi.
Güney Eyaletleri!
Aynen öyle. Hadi gidelim.
Geliyorum.
İşte böyle.
Gördün mü, ben bir ödül avcısı gibiyim.
En iyisini sona sakladım.
Gördün mü?
Siktir ya!
Burası da benim gizli mekânım.
Burası sana küçük Güney kasabanı mı hatırlatıyor?
Hayır.
Köşedeki cep.
Yine sen kazandın.
Ne diyorsun, bir daha oynayalım mı?
Son kez söylüyorum, beyler.
- Kapatıyoruz. - Lanet olsun.
Saat daha 23.00.
- Evet. - Aynen!
Sen Adam değil misin?
- Evet. - Edward benim babamdı.
Gerçekten mi?
Hayır, kasabadaki diğer zenci adam.
Tanıştığımıza memnun oldum. O iyi birisidir.
Evet, öyle.
Bana kız kardeşinden bahsetti.
- Gerçekten üzgünüm. - Tanrım.
Pekâlâ, gitme zamanı. Hadi gidelim.
Gidelim. Hadi, kardo.
# Gidecek harika bir yer biliyorum #
# Buradan daha iyi bara #
Hadi gidelim.
Şuradaki çocuğu görüyor musun?
En fazla 16 yaşındadır.
Daha taşaklarında kıl bile çıkmamıştır.
Görev dışındasın.
Evet, şanslı veletmiş.
Olmasaydım kıçına çoktan tekmeye basmıştım.
İyi akşamlar, memur bey.
Merhaba, çocuklar.
Kaybın için üzgünüm, Adam.
Ha siktir. Gerçekten mi?
Kardeşim Cheyenne'le aynı okula gidiyordu.
O çok tatlı bir kızdı.
Güzel. Şimdi kaybolun, tamam mı?
Gözaltına alınmak istemiyorsanız.
Siktiğimin geri zekâlıları.
Sik kafalılar.
İnanılır gibi değil, dostum.
İnsanı acısıyla bile yalnız bırakmıyorlar.
Sonuçta küçük bir yer.
Evet, herkes birbirini tanıyor.
Pekâlâ, millet, karaoke partisine tekrar başlıyoruz.
Karaoke. Hadi, biraz takılalım, kardo.
Bir şarkı söyleriz.
Sanırım biraz hava alacağım.
Emin misin? Beraber bir şarkı söyleseydik?
İstediğin kişiyle söyle sen.
Tamam, o zaman. Sanırım öyle yapacağım.
Birazdan yanına gelirim.
"1 Milyon Mil Uzakta" var mı?
Evet, var.
- Biraz çalsana. - Bir yarışmacımız var!
# Keşke bir zaman makinem olsaydı #
# Böylece rüya görmek zorunda kalmazdım #
# Buna ihtiyacın olduğunu anlıyorum #
# Benden milyonlarca mil uzakta #
# Gökyüzü parlak maviydi #
Nedir o?
Sadece insülin, ahbap.
Ama, başka bir şeye ihtiyacın varsa...
Sana kaliteli eroin satacak birini tanıyorum.
- Öyle birini mi tanıyorsun? - Evet, tanıyorum.
- Malı iyi mi bari? - Anlatılmaz yaşanır, adamım.
- O kadar yani? - Aynen!
- Şahane ötesi, adamım. - Siktir git.
- Ne? - Evet, evet, evet.
Siktir git, evet.
Siktir git lan!
Noluyor amına...
Siktir git.
Öyle olsun, adamım.
Üzgünüm.
Çok üzgünüm.
Çok üzgünüm.
Buradasın demek.
Her şeyi kaçırdın.
İçerdekiler çılgına döndü.
Ne yapıyorsun orada?
Bu doğru değil.
- Ne? - Bu doğru değil.
Doğru olmayan da neymiş?
Bunlar daha çocuk, dostum, onlar...
...onlar neyin ne olduğunu bilmiyorlar.
Şimdi sırası değil.
Ne yaptıklarını bilmiyorlar.
- Evet. - Bu boktan şeyin içine batıyorlar, dostum.
Birinin bir şey yapması lazım.
Onlarla ilgilenirler.
Kim? Onlarla kim ilgilenecek?
Yetkililer.
Yetkili sensin, dostum!
Siktiğimin yetkilisi sensin!
Sensin!
Ama ben Tanrı değilim, dostum.
Anlıyor musun?
Bir şeyler yapacağız, söz veriyorum.
- Bir şeyler yapacaksın... - Evet.
Bak, seni oğlum gibi seviyorum, anlıyor musun?
Her şeyi yaparım.
Gönüllü olabilirim, ücret almadan çalışabilirim.
Beş kuruş istemem. Senin için çalışabilirim.
Peki ya, şuna ne dersin?
Gönüllü uyuşturucu timine ne dersin?
- Tamam. - Sana uyar mı?
- Evet. - Buna ne dersin?
- Evet, evet, evet. Buna varım. - Evet mi? Tamam.
- Hadi yapalım. - Tamam mı?
- Evet. - Bunu yarın konuşsak olur mu?
- Hayır! Hayır. Hayır. - Dinle.
Söz ver bana.
- Söz veriyorum. - Söz veriyor musun?
- Yemin ederim, yemin ederim. - Siktiğimin sözünü ver.
Seni hayal kırıklığına uğratmayacağım. Tamam mı?
Ne kaybettiğini biliyorum.
Bilmiyorsun, dostum.
Evet, biliyorum.
Hayır, bir sikim bildiğin yok, dostum.
Biliyorum.
Hadi, seni eve götürmeliyim, dostum.
Böyle yaparak beni üzüyorsun.
Tamam, ama söz verdin, bana söz verdin.
Yemin ettim, amına koyayım.
- Tamam. - Hadi.
Şimdi, kalk ayağa. Çamura oturmuşsun.
Bekle.
Pazar sabahı da ölüm kokusunun yerini hiçbir şey tutmuyor.
Günahlar pazar günleri işlenir.
Sen neden bahsediyorsun, ihtiyar?
Ölüm, günahlarla...
...birlikte gelir.
Lanet olsun, saat kaç?
7.30.
7.30 mu?
Kahretsin.
Eve gitmeliyim. 9.00'da ayin var.
Presbiteryenler ayine 10.30'da giderler.
Evet, bugünlük Protestan’ım.
Benim Peder John'la konuşmam lazım.
Ne hakkında?
Adil öfke hakkında.
İsa'nın kanı sizin için döküldü.
Teşekkürler.
Bende bir âlemden sonra, her zaman temize çıkarım.
İsa'nın bedeni.
Sizin için işkence gördü.
Bende işkence görüyormuş gibi hissediyorum.
Eğer birinin tövbe etmediği günahı...
...ya da din kardeşine karşı işlediği suçu varsa...
...bu ekmeği ve şarabı almadan önce...
...Tanrı'yla arasını şu anda düzeltebilir.
İsa'yı kurtarıcı olarak gören herkes...
...Tanrı'nın sofrasına eşlik edebilir.
İsa'nın bedeni.
İsa'nın bedeni.
İsa'nın bedeni.
Bunu düzeltemezsek?
Ne demek istiyorsun?
Peki ya...
...bunu düzeltmek için günah işlemek zorunda kalırsak?
Bir günahın...
...bunu düzelttiğini hiç duymadım.
Çocuklarımızı öldüren bu uyuşturucu satıcılarına...
...birilerinin bir şey yapması lazım.
Edward, bu konuşmayı ayinden sonra yapabilir miyiz?
Ama eğer birisi yapılması gerekeni biliyor ve yapmıyorsa...
...bu da günah sayılmaz mı?
Hazel, hiçbir şey yapma demiyorum, ama...
...Edward'ın söylemiş olduğu tamamen bambaşka bir şey.
Peder John, söylemek istediğim şey...
...kötülüğün yayılmasını durdurmak.
Nasıl hissettiğini biliyorum.
Dün gece Jerry ile konuştum...
...sanırım ne yapabileceğimizi biliyorum.
İsa'nın bedeni.
Akşam yemeğine dönerim.
İsa'nın bedeni.
- Ona göz kulak olur musun? - İsa'nın bedeni.
Bir saatliğine.
- Olur. - Lütfen. Teşekkür ederim.
Görüşürüz, ahbap.
Tekrardan teşekkür ederim.
Tanrı merhametlidir.
Teğmen!
Jerry!
Burada neler oluyor?
Dün gece konuştuğumuz şeyler hani?
Gönüllü uyuşturucu timi falan?
Burada olduğumu nereden bildin?
Karının evde uyumana izin vermeyeceğini biliyordum.
Bugünün istirahat günüm olduğunu biliyorsun.
- Yeterince istirahat ettin. - Söz verdin, Jerry.
Öyle ya da böyle, bir şeyler yapılmalı.
Tamam, tamam, lanet olsun ya!
Ne yapmamı istiyorsunuz?
- Bize yetki verebilirsin. - Ne?
Gönüllü uyuşturucu görev timi, Jerry.
Bunun hakkında konuştuk. Resmiyete dökelim.
Bunun için bir sürü evrak gerekiyor.
Hadi ama dostum, Teğmen...
...bu bürokrasi zırvalıklarına son versek? İnsanların hayatları söz konusu.
Yetkiyi versem bile elimde ne güç ne de kaynak var.
Yani, finansmanı kestiler.
İhtiyacımız olan şeyleri biz tedarik ederiz.
Bu alışılmışın dışında bir hareket olur.
- Zor zamanlardayız. - Evet.
Pekâlâ, ama sizi bir grup olarak görevlendirsem bile...
...kanun sınırları içinde kalmalısınız.
Anlıyor musunuz?
Kesinlikle.
Öyle mi?
Evet, evet, evet.
Sadece insanları tutuklamayın, tamam mı?
Kötü adamları yakalayıp, onları bana getirin.
- Anladınız mı? - Anladık.
- Evet, anladık, anladık. - Kimseye zarar gelmeyecek.
- Kimseye. - Kesinlikle.
Tamam, tamam.
Sağ elinizi kaldırın.
Tamam, bana verilen yetkiyle...
...300 mil kare içindeki...
...eroin akışını ve dağıtımını durdurmak için...
...ilk kez kurduğumuz gönüllü uyuşturucu görev timine...
...sizleri atamış bulunmaktayım.
"Baş üstüne." deyin.
- Baş üstüne. - Pekâlâ, aferin sana.
Sana ve sana da aferin.
- Âmin. - Pekâlâ, işte oldu.
Nereye gidiyorsun?
İkinci kahvaltıya!
Tamam.
Beni buna pişman etme.
Bunu yaptığıma pişman olacağım.
Bildiğimiz bir sürü uyuşturucu satıcısı var.
Ama muhtemelen bilmediğimiz daha çok satıcı vardır.
Her yerdeler.
Ama sadece sokakta satılanlar yok ki.
Yani, her türlü kimyasal maddeyi...
...reçete yazan bir sürü doktor tanıyorum.
Morfin, kodein, oksikodon. Adını siz koyun.
Kız kardeşim bu yüzden yeniden bağımlı oldu.
Hastanede çalıştığım her yıl...
...reçeteler sürekli olarak artmaya devam etti.
Ve bir de lanet olası sentetik fentanil var.
Sokaklarda ucuz kafa bulma yöntemi.
Pekâlâ, o zaman...
Yerel eczaneye gideceğiz...
...ayrıca hepimizin bunu taşıması gerekiyor.
Polisler bunları taşıyoruz, biz de taşımalıyız.
Nalokson.
Biri aşırı doz almışsa, bu onun hayatını kurtarır.
Bu da bağımlıları uyuşturucu kullanmaya devam etmeye teşvik ediyor.
Hayır, onların hayatlarını kurtarıyor.
Eğer insanlar ölüyorsa, onlara yardım etmeliyiz.
Tüm bunları hayat kurtarmak için yaptığımızı sanıyordum.
Nereden başlıyoruz?
Otoyol.
Geldiği yer orası.
Eyaletler arası çıkışları izleyip arabaları kontrol edeceğim, tamam mı?
Bende uyarı levhaları hazırlayabilirim.
Bu sayede, kasabaya gelirken bütün arabalar görebilir.
Ben de ormanı izleyeceğim. Yaya trafiğini, bisikletleri.
Güzel. Tamam, o halde hadi başlayalım.
Öncelik listemizde sırada ne var?
Ya da en iyiler listesi.
Kimler en çok aşırı doz alır?
- Okuldakiler. - Doğru.
Tamam, sabah onları ararım.
Yani, ailelerin ve müdürün sempatisini kazandığımızdan eminim.
Çocukların sırt çantalarını kontrol edeceğim.
Ve bir de metal dedektörü ayarlayacağım...
...böylece okulu da her gün kontrol edebilirim.
Bu harika, ama bir noktada...
...satıcıların evlerine gitmeliyiz.
- Sonra ne yapacağız? - Onları durduracağız.
Nasıl?
Her türlü yola başvurarak.
Bu da ne demek şimdi?
Hayır, hayır, hayır. Bakın... Tamam.
Tanrının da yardımıyla...
...bu illetin kökünü kurutacağız.
Evet. Ne zaman başlıyoruz?
Gün doğarken.
Umarım senin için her şeyi yapacağımı biliyorsundur.
Pekâlâ, hadi bakalım. İyi geceler.
İyi geceler, iyi uykular, ahbap.
Kasabamıza girmene izin vermeden önce arabanı kontrol etmeliyim.
Kimin emriyle?
Atık ve temizlik işleri.
Ne?
Pislikleri temizliyorum.
Bagajı aç.
Dur!
Siktir git, dostum!
Kenara çek amına koyduğum!
- Dur! - Ne sik yaptığını sanıyorsun, dostum?
- Kapat şunu! - Siktir git yolumdan!
Kapat şu siktiğimin motorunu.
Geri bas.
Çantayı boşalt.
Siktiğimin dizlerinin üzerine çök.
Siktiğimin dizlerinin üzerine çök lan!
Dostum, birazcık uyuşturucu sadece.
Beni dinle.
Eğer seni bir daha buralarda görürsem...
...ağzını yüzünü sikerim.
Anladın mı?
Sen kafayı yemişsin amına koyayım.
Aynen öyle!
Bunu sikik arkadaşlarına da söyle.
Şimdi siktir git buradan.
O pisliği bırak. Bırak lan!
Siktir git buradan.
Bu da ne demek oluyor?
Bence gayet açık. #ANNELERİNİZDEN NEFRET ETMEYİN#
Bence değil.
Alkolü çok mu kaçırdın naptın?
"Kasabamıza uyuşturucu getirmeyin." demek.
Sen delirmişsin.
Adınız neydi?
Geri dön, seni küçük sürtük.
Plakanı şerife bildireyim de gör sen!
Bu da ne böyle?
Lord & Taylor. Tamam, öyle olsun.
Öyle olsun, öyle olsun.
"Sakın...
"uyuşturucu..."
"...getirmeyin..."
Avlanan başka arkadaşlarım var.
Oradalar, arabaları kontrol etmek için diğer yollara bakıyorlar.
Daha iyi mi?
Evet.
Daha fazla tabela çizmem için...
...birkaç anneye ihtiyacım olacak.
Daha fazla, doğrudan tabelalar.
- Evet, doğrudan tabelalar. - Tamam.
Bana bacağında bir ağrı olduğunu...
...ve hiç iyileşmediğini söylüyorsun?
Bir süredir var, evet.
Tamam. Teşekkür ederiz.
Merhaba. Yardımcı olabilir miyim?
Ağrı şiddeti nedir?
10 üzerinden 7.5 civarı.
Pekâlâ, elimde işinize yarayacak sanırım bir şeyler var.
Öyle mi?
Reçetedekileri alabilir miyim?
Tabii ki.
Oksikodon.
Evet, efendim, ağrılarınızdan arınmış gibi hissettirir.
Ne sıklıkta kullanacağım?
Şişede "İhtiyaç olduğunda ya da dört saatte bir" diyor...
...gerçi siz bunu zaten biliyorsunuzdur.
Neyi biliyor muşum?
Gerektiği sıklıkta alın.
Bu size kalmış.
Hepsini vermesine ihtimal vermiyorum.
İzle ve gör.
Ödemeyi nasıl yapacaksınız?
Pete'in aşkına, benimle dalga geçiyor olmalısınız.
Ne?
Dinle, ben...
Daha fazlası için geri gelmek zorundayım, bu...
Tekrardan bir randevu alabilirsiniz.
Bu yeterli değil. Buradayım ya işte.
Bana bir tane daha yazabilir misin?
O ilaçları almadan önce hepsine baktın mı?
Elbette.
Bütün bu uyuşturucu maddelerine neden ihtiyacımız olsun ki?
Demek istediğim, ben...
Okula hiç gittin mi?
Hanımefendi, sizi sakin olmaya davet ediyorum.
Ben sadece işimi yapıyorum.
Başka hastalarımda var, ama...
Şöyle yola gel.
Teşekkür ederim. Bu kadar mı yani?
Az önce...
- Prosedür... - ...siktiğimin...
Prosedür böyle.
Prosedür böyle.
Reçetedekilerin çoğu uyuşturucu olarak kullanılıyor.
Bunu bilmediğimi mi sanıyorsun?
Ve yine de veriyorsunuz?
Bugünün diğerlerinden pek farkı yok.
Evet, yok.
Sen sadece böyle reçetelerle gelen olursa bize haber ver.
Efendim, sağlık sigortası yasasından dolayı böyle bir şey yapamam.
Hayır, yapsan iyi olur, yoksa Tanrı yardımcın olsun.
Evet, bunları kafanı göre yazıp veriyorsun, değil mi?
İçeri girdim ve bacağımın ağrıdığını söyledim.
Yaptığım her şey tamamen yasal.
Tamamen yasal demek. Öyle olsun bakalım.
Gitseniz iyi olur aksi halde polisi aramak zorunda kalacağım.
Hiç durma, hadi ara!
Çocukların bu yüzden öldüğünü bilmiyor musun?
İki oğlumu bu yüzden kaybettim. Onlar öldüler.
- Başınız sağ olsun. - Evet.
Bu illetten dolayı acı çeken tek kişi ben değilim.
Bundan adım gibi eminim.
Sistem böyle, hanımefendi. Ben işimi yapmak zorundayım.
Ne güzel iş amına koyayım.
Eğer bir daha fazla reçete yazarsan...
...reçeteyi yazdığın parmaklarını bir daha kullanamaz hale getiririm.
Ne dediğimi duydun mu?
Aferin.
Kendinden utanmalısın.
Eğer bu durum bir daha olursa, bize doktorun adını ver.
Şuraya, numaranızı yazın
İlaçların da sende kalsın.
Bugün kimyasal uyuşturucuyla ilgili yeni bir haber geldi.
Nebraska eyaleti, Fentanil'in doz oranını arttırma da...
...kullanıldığı için yasaklandığını belirtti.
Şu andan itibaren, diğer birçok eyalet de aynı şeyi yapmayı düşünüyor./i>
Sokakta satılan uyuşturucuların doz oranını...
...arttırmak için fentanil maddesi kullanılıyor. Bu kimyasal...
Ne lazım, patron?
...yanlış bir şekilde kullanılırsa sonuçları ölümcül olabilir.
Adam, nasıl gidiyor?
Ne?
Duymamış olamazsın.
Adam'ımız kasabamızda uyuşturucuyla savaşmak için...
...yerel halktan oluşan bir grup oluşturdu.
Vay be, oldukça harika bir şey aslında.
Evet, öyle değil mi?
Eyaletler arası tüm bu saçmalıklar bunun içindi.
Ee, Adam, nasıl gidiyor?
Konuşmak için çok erken.
- Yardım etmek istiyorum. - Evet.
Bende yardım etmek istiyorum. Kız kardeşim, geçen Noel'de vefat etti.
Bunu biliyor muydum?
Hayır, bilmiyordum. Üzgünüm.
En kötüsü bu değil.
Tedavi de görüyordu.
İyi gidiyordu. İyi yoldaydı.
Sonra böbreğinde bir sorun oldu ve hastaneye geri döndü.
Ve haplar.
Hayır, onlara ihtiyacı yoktu.
Çünkü biz odada yokken...
...satıcısı içeriye gizlice girip ona uyuşturucuları vermiş.
Ve onun da vücudu kaldıramadı tabii.
- Gizlice mi girdi? - Evet.
- Vay amına koyayım. - Evet, al bende de o kadar.
Evet. Birkaç ay yattıktan sonra da salıverildi.
- Onu elime bir geçirseydim... - Öldürürdüm.
Hepsini öldürürdüm.
Nasıl hissettiğini anlıyorum, inan bana.
Ama bunu doğru şekilde yapmaya çalışıyoruz.
Doğru şekilde mi yapmaya çalışıyorsunuz?
En azından deniyoruz, evet.
Demek doğru şekilde. Tamam, o zaman...
...sırt çantalarını arayıp, eyaletler arası otoyola tabelalar yerleştirmeyi bitirince...
...bana da haber verin.
- Bitirdin mi? - Evet, bitirdim.
Tamam.
Belli ki konuşmalarımdan bazıları...
...evdekilere doğru şekilde aktarılmamış.
Çünkü bazılarınız hala...
...ailelerini...
...arkadaşlarını...
...ve hatta ne yazık ki kendisini yeterince umursamıyor.
Bende bu yüzden destek ekibini çağırdım.
Gördüğünüz tüm bu anneler...
...hepsi...
...eroin salgınından nasiplerini aldı.
Ve bugün buraya, bu işin ciddiyetini anlamanız için...
...bana yardım etmeye geldiler.
Müdürle konuştum, o da kabul ediyor.
Herhangi biriniz uyuşturucu hakkında konuşursa...
Temiz.
...satarsa ve hatta uyuşturucu yapmayı düşünürse...
...gönüllü annelerimizde biri...
- Lanet olsun. - ...size eşlik edecek...
...ve aileniz tarafında karakola götürüleceksiniz.
Orada, parmak iziniz alınacak.
Fotoğrafınız çekilecek...
...ve okuldan uzaklaştırılacaksınız.
Naber?
Hayatınız mahvolacak.
Hepimizin çocukları öldü.
- Adam! - Dur!
Ama anneniz ve aileleriniz sayesinde...
Dur!
...çok geç olmadan sizlere ulaşabildik.
- Çık dışarı! - Bırak beni!
Nerede? Nerede?
Sana nerede diyorum?
- Çekil üzerimden! - Sende olduğunu biliyorum!
Adam! Dur!
Aklından zorun mu var senin?
Kes şunu! Okulda olduğunun farkında mısın?
Sakin ol!
Senin neyin var, evlat?
Beni dinle.
Seni içeri atmak zorundayım.
Ellerini arkaya götür.
Tutuklusun.
Ve sizler için savaşacağız.
Sizler için buradayız.
Sizleri seviyoruz!
Hadi.
Bu kadar büyütecek ne var hiç anlamıyorum.
Ona zar zor dokundum. Çocuk iyi olacaktır.
Ailesi zengin olmadığı için şanslısın.
Ne yaptığının farkında mısın?
Evet. Senin siktiğimin işini.
Hadi oradan!
İntikam almak istiyorsun.
Sen neden söz ediyorsun?
Kenny.
Kenny mi?
Kız kardeşin Cheyenne'in arkadaşı Kenny.
Ne?
Onunla birlikte bando grubundaydın.
Yok artık. Şişman Kenny mi?
Kız kardeşin aşırı doz aldığında 911'i o aramış.
O siktiğim şişko Kenny miydi?
Şişko Kenny. Evet.
Benimle taşak mı geçiyorsun?
Beni dinle, tamam mı?
Hakkında arama emri...
Güzel. Bravo lan sana.
Birkaç haneye tecavüz ve hırsızlık.
Adam silahlı ve tehlikeli.
- Onun amına koyacağım. - Hayır, bunu yapmayacaksın.
- Evet, yapacağım. - Hayır, yapmayacaksın.
Şu siktiğimin kelepçelerini çıkart, onu öldüreceğim.
Kapa lan çeneni!
Bir sus artık!
Burada benim sözüm geçer, tamam mı?
Bir sonraki oğluna Edward ismini versen iyi olur...
...çünkü o adam, çocuğu yumruklamana engel oldu.
- Jerry... - Ne var?
Bana neden söylemeden amına koyayım?
Bu neyi değiştirecekti?
Kız kardeşinin ölümünü onurlandırmak için birini mi öldüreceksin?
Bu da bir şeydir.
Küçük oğlunu yalnız mı bırakacaksın...
...babanın seni bıraktığı gibi?
O farklı.
Farklı falan değil.
Şu anki halinden çok daha iyi birisin.
Neler oluyor?
Onu neyle suçluyorsun?
Henüz bir şey yok.
Ama bunu tartışacağız.
Bu görev timini dağıtıyorum.
Dostum, hayır!
Dinle, eğer polis akademisine katılmak istiyorsan...
...sana yardımcı olabilirim. Bu iş buraya kadar.
Ama çok iyi gidiyoruz.
Ve çok daha kötü şeyler olmasına şu kadarcık kalmıştı.
Bu saçmalık. Ha siktir.
Ve sen, artık benim sorumluluğumda değilsin.
Annen buraya geliyor.
Pekâlâ. Sigara içmem lazım.
Olması gereken bu.
Hadi ama, Jerry.
Hadi.
Benim adım Teğmen Jerald Whalen.
Ve bu timi dağıtmış bulunuyorum.
Birilerinin o çocukları kurtarması lazım.
Dinle, yapmam gereken polis işleri var.
Ve bu pisliği de temizlemem gerek.
Ofisi boşaltırsanız çok memnun olurum, lütfen.
- Ama eğer... - Çık! Hemen.
Lanet olsun.
Tamam, pekâlâ, harika oldu.
Şimdi ne olacak?
Bir şey olmayacak, buraya kadar.
Bitti de ne demek, dostum?
Satıcılar hala dışarıda, ellerini kollarını sallayarak geziyorlar!
Evet.
Muhtemelen suçlanacağım ya da tutuklanacağım, yani...
Kenny'yi mutlaka bulmalıyım.
- Neden bahsediyorsun sen? - Bak, Jerry'i duydun.
Tamam mı? İşimiz bitti. Timi dağıttı. Anlıyor musun?
Ve dürüst olmak gerekirse...
Bizim büyümemiz lazım. Bu bir...
Bu olay ulusal bir salgın. Gerçekten fark yaratabileceğimizi mi sanıyorduk?
Evet, bir fark yarattık.
Bu haftaki çocukları düşün, hadi ama.
Peki ya gelecek haftaki çocuklar?
Ondan sonraki hafta?
Hiçbir sikim değişmiyor.
Aynı tas aynı hamam devam edecek.
Aynen öyle.
Babasının oğlu işte.
Sen az önce ne sikim dedin?
Babanın korkak olduğunu söyledi.
Senin gibi.
Yapmayın şöyle.
Beni hayal kırıklığına uğrattın, dostum.
Babanın parmaklıklar arkasında bir serseri olduğunu biliyordum.
Senin de ona benzeyeceğini hiç düşünmemiştim.
Sözünü geri al lan. Hiçbir sikim bilmiyorsun!
Dostum, sikik ellerini çek üstümden!
- Evet, gel hadi! - Hayır, hayır, hayır!
Kesin şunu! İkiniz de kesin şunu, hemen!
Edward... Edward, lütfen.
- Kamyonuna git. - Evet!
Siktir olup gidecek misin?
Bir kelime daha duymak istemiyorum.
Adam ol adam!
Bak, anneni o kadar iyi tanımıyorum...
...ama hakkında çok iyi şeyler duydum.
- Annem sürtüğün tekidir. - Hayır, öyle söyleme, hayır.
O senin annen.
Pekâlâ, ona git. Lütfen.
Hayatını mahvetmeden önce.
Bir çocuğunu daha kaybetmesini kaldıramaz, Adam.
- Umurunda bile olmaz. - Hayır.
Birçok insan canının yandığını söylemeye cesaret edemez.
Tatlım, onun da canı yanıyor.
- Tabii tabii. - O da en az senin kadar acı çekiyor.
Benim gidip Kenny'i bulmam lazım.
Beni dinle, lütfen?
Lütfen?
- Adam! - Ne var?
Eğer bu nefretin kalbine girmesine izin verirsen...
...kendini yiyip bitirirsin.
İşte.
Tanrı seni kutsasın...
...ve korusun.
Kendinden.
Bunun için çok geç.
Hayır.
Anneni gururlandırıyorsun, değil mi?
Kapa çeneni.
Artık senden ben sorumluyum.
Tıpkı altın bezliyken olduğu gibi.
- Yani bin. - Binmiyorum.
Bin dedim!
Bana eyalet polisi arattırma.
Bin.
Tek kelime bile etme.
Tek kelime bile etmeyeyim mi?
Sen ve ben birazcık sohbet edeceğiz.
Tamam mı?
İlk olarak, Tanrı aşkına aklından ne geçiyordu?
- Hiçbir şey. - Onu anladık zaten.
- Beni Cheyenne'e götür. - Yok artık.
- Götür dedim. - Adam, o öldü.
Yerin 1.5 metre altında.
O gitti!
Çabuk ol.
Hadi.
Bu kadarı yeter.
Bilirsin...
Bazen kötü seçimlerde bulunmuş olabilirim.
Özellikle de seni büyütürken.
Ama sana şunu söyleyeyim.
Son nefesime kadar...
...o çocuğa iyi bir baba olmanı söyleyerek geçireceğim.
Beni terk edip gittiğinde, umurumda olmadığı mı sandın?
Buradan uzaklaşmak zorundaydım.
Neden?
Kız kardeşinin yaptığı gibi her şeyi bir kenara atmak için mi?
- Gitmeliyim. - Adam...
Adam...
Sana ihtiyacı var.
Onun için savaştın.
Ülken için savaştın, denizaşırı ülkelerde savaştın...
...hepimiz için savaştın.
Şimdi de kendin için savaşmalısın, evlat.
O küçük çocuğun hayatı buna bağlı.
Beni anlıyor musun?
Anlıyorum.
Adam...
Adam!
Benim için bir şey yapar mısın?
Ne?
Phil'in benim gibi biri olmasına izin verme.
Lanet olsun, Adam.
Pekâlâ, sanırım yakında yeni bir sevkiyat olacak.
Tanrım, belki de yaptığımız işler sayesinde artık talep yoktur, olamaz mı?
Sanırım var.
Tamam.
Kaput açık. Alışverişe hazır.
Böyle olacağını hiç düşünmemiştim.
Tanrım! Hayır, ben...
Öldüren şeylerden nefret ederim.
Lütfen. Sadece korunmak için alıyorum.
Bize bakıyor.
İşlerin kızışmasını istemiyorum Edward.
Silahlı. Bizim de silahlı olmamız lazım.
Bize bakıyor.
Hadi.
Sadece konuşmak istiyoruz.
- Kımıldama! - Hayır, bekle!
Kımıldama!
Baba!
Tanrım.
Buraya gel. Hadi!
Silahımı yanıma almamalıydım.
Ne?
Hazel haklıydı.
Sen...
Buna sen mi sebep oldun?
Ne yaptın sen?
Ne yaptın sen? Ne yaptın sen!
Ne yaptın sen?
Siktir.
Neden Hazel?
Üzgünüm.
Tanrı'nın izinden gidenler...
...kalplerinde huzur...
...ve ebedi istirahat ederler.
Cenneti inşa eden babamız...
...onu adıyla kutsasın.
Krallığı gelir.
Cennette olduğu gibi...
...yeryüzünde de işini yapacak.
Bugünde bize günlük rızkımızı ver.
Günahlarımızı affet.
Bize karşı günah işleyenleri affettiğimiz gibi.
Bizi günahlardan değil...
...kötülükten kurtar.
Dinleyin!
Yeterince içmediniz mi?
Yeterince içmediniz mi?
Evet. Evet.
Evet.
Yeterince içmediniz mi?
Evet!
Bir şeyler yapmaya hazır mısınız?
Protesto ediyoruz ya.
Protesto mu ediyorsunuz?
- Evet. - Protesto ediyoruz.
Kendi lanet olası protestomuzu yapacağız!
O orospu çocuklarını teker teker avlayacağız.
Sikerler, aynen öyle!
- Hazır mısınız? - Evet!
Bir şeyler yapıyor muyuz?
O zaman toplanın!
Beni takip edin!
O satıyor, yakalayın onu!
Merhaba millet.
Başka mum kalmadı.
Anma törenine sadece bir mil kaldı.
Herkesin bir alevi olmalı.
HAZEL İÇİN BARIŞ YÜRÜYÜŞÜ Saat 19.00'da Kilisede Buluşalım.
Adam, bizi korkuttun.
Ne yapıyorsunuz?
Avlanıyoruz. Edward nerede?
Kasabaya geri döndü. Barış yürüyüşü için ilanları asıyor.
Bunu neden yapıyor? Şu anda huzur isteyen kim?
Dinle dostum.
Dokunma lan bana.
Bu adamları avlayacağız.
Bütün kasaba avlanıyor.
Ve onun ihtiyar babası.
Bütün kasaba değil. Sen ne yapıyorsun?
Edward'ı bekliyorum.
Var mısın?
Evet, varım.
Sen?
Hayır, bu sikik iş içinde olmayacağım.
Gerçekten Hazel'ın bunu isteyeceğini mi düşünüyorsun?
Bence Hazel öldü.
Ben de öyle düşünüyorum.
Gidelim.
Gidelim!
Adam! Adam!
Bu yaptığın delilik, adamım! Bu şeyi iptal etmelisin.
Tek yol bu, Johnny!
Şu hale bak, Adam! Bunu sen başlattın!
Buna bir son vermen gerek!
#Aydınlık#
#Daha fazla karanlık istemiyoruz#
#Daha fazla gece istemiyoruz#
Birisi burada öldürülüyor, çocuklar. Ben bu işin içinde olmayacağım!
Sikerler böyle işi!
Johnny, seni korkak tavuk!
Bırakın gitsin!
#Görünür de keder yok#
#Tanrı'ya şükürler, ışığı gördüm#
#Işığı gördüm, ışığı gördüm#
#Daha fazla karanlık istemiyoruz#
#Daha fazla kederli gün istemiyoruz#
Kenny!
Beni duyduğunu biliyorum!
Dışarı çık, hemen ve yüzünü göster!
#Işığı gördüm#
#Işığı gördüm#
#Işığı gördüm#
#Daha fazla karanlık istemiyoruz#
#Daha fazla kederli gün istemiyoruz#
Adam, sen böyle birisi değilsin. Ne yapıyorsun?
Elimden gelen her şeyi.
Bana bak. Seni tanıyorum ve bu sen değilsin.
Lütfen bunu yapma.
Beklediğimiz gece geldi çattı!
Hazel'ın anısına!
Hazel'ın yanında, kaybettiğimiz herkesi hatırlamak...
...ve onları düşünüp, dua ederek anmaktan daha fazla şekilde onurlandırmak.
Bu gece kendimizi bu yılanlardan ve zehirlerinden kurtaracağız.
Artık oğullarımızın, kızlarımızın...
...kız ve erkek kardeşlerimizin, ölmelerini izlemeyeceğiz. O devir kapandı!
Bu gece sorumluluk alacağız.
Ben sorumluluk alıyorum, sizler de...
...toplumunuz için sorumluluğunuzu alın.
Ve bu lanet zehrin yayılmasını engelleyin.
Barış içinde yürüyerek!
Sikmişim barışı!
Artık yok! Artık yok.
Paul için!
Paul için!
Hazel'ın istediği bu değildi!
Whispering Pines sakinleri.
Dağılın ve evlerinize gidin. Hemen!
Silahlarınızı indirin ve bir an önce dağılın.
Yoksa tutuklanmayla karşı karşıyasınız.
Adam!
Yakın! Yakın!
Yakın! Yakın! Yakın!
Tanrım, ben ne yaptım böyle?
Kenny!
Kenny!
Kenny!
Kenny!
Bu siktiğimin yerinde olduğunu biliyorum.
Dostum...
Neredeyim ben?
Nefes alamıyorum.
Güzel.
Yardım et, dostum.
Sikerim dokunma bana, dostum.
Geber. İzlemek istiyorum.
Hastayım.
Cheyenne hastaydı. Onu öldürdün.
Yardım et.
Dokunma lan bana.
Güzel. Geber orospu çocuğu.
Yardım et, dostum, yardım et.
Dinle. Dinle, dinle.
Dinle, bunu bilmeni istiyorum.
Bunu görüyor musun? Bunu görebiliyor musun?
Sikik hayatını kurtaracak şey.
Bu şey sikik hayatını kurtaracak.
- Ben yapmadım. - Öleceksin orospu çocuğu.
Öleceksin, çünkü sen kız kardeşime uyuşturucu satan...
...pislik bir uyuşturucu satıcısısın. Öleceksin orospu çocuğu.
- Ben yapmadım. - Göt herif, onu sen öldürdün.
- Onu ben öldürmedim. - Ha siktir lan, sen öldürdün!
Asıl o benim satıcımdı.
Ha siktir.
Siktir!
Siktir.
Siktir, siktir, siktir!
Lanet olsun.
Tanrım.
Tanrım.
Onu öldürdün mü?
Hayır.
Neden?
Biraz karışık.
Uyuşturucu satıcısının ruhu cehennemde çürür.
Hikâyenin tamamını bilseydin...
...bunu söyler miydin tam emin değilim.
Bütün bunlara değdi mi?
Bilmiyorum.
Senin hatan olmadığını biliyorum.
Belki de her şey değişir.
Belki.
O nasıl?
Harika.
O iyi bir çocuk.
Evet, öyledir.
Bütün gece seni sorup durdu.
Yani...
Gidip ona bir görüneyim.
Sağ olasın.
Bir şey değil.
Ahbap. Gel bakalım.
Merhaba.
Nasılsın?
- Baba! - Evet.
Herkese merhaba.
Benim adım Brittany.
Muhtemelen beni tanımıyorsunuz.
Muhtemelen Hazel teyzemi tanıyorsunuz.
O bize hayatın değerini hatırlattı.
Her birimizin hayatının.
Başkalarının kötü seçimlerinin yükünü taşıyordu.
Hayal edilemeyecek bir kayıp olduğunu biliyordu.
Ve o, hayatımızın misyonunu bize bu yaşamları reddetmek...
...arkadaşlarımız ve ailemizden birileri ölürken başka bir yöne bakmak için...
...yaptığımız seçimlerin doğru olmadığını bizlere hatırlattı.
Ve bu asla kabul edilebilecek bir durum değil.
KASABADA UYUŞTURUCUYA YER YOK
Kalplerimizde bir şeylerin değişmesi gerekiyor.
Bu değişim için elimizde bir şansımız var.
Ve her şey kararlarınızın bir etkisi olduğunu hatırlamanızla başlar.
Teğmen.
Evet, artık değil.
Bütçe kesintisi.
Gerçek hayat.
Şimdi ne yapacaksın?
Her zaman yaptığım şeyi.
Kasabamı koruyacağım.
Artık uyuşturucu yüzünden kimse ölmesin.
Hazel teyzemin savunduğu şeyi hatırlıyorum.
Ve ne için öldüğünü de.
Bugün sadece sizde unutmayın diye buradayım.
Teşekkür ederim.
KİMYASAL UYUŞTURUCU SALGINI KURBANLARININ ANISINA
Bir sahne daha var...
Bu filmin çekimleri sırasında, istatistikler yükselmeye devam ediyor.
Son çalışmalar bize her yıl ölümlerin %10'luk bir artışa sahip olduğunu gösteriyor.
Bu çarpıcı rakamlar 11 Eylül terörist saldırılarında...
...ölenlerin sayısını bile aşmış durumda.
Eğer bu rakamlar böyle artmaya devam ederse...
...bu korkunç salgın hakkında farkındalığı arttırmanın, mücadele etmenin...
...kalıcı ve önemli bir değişim yaratmanın zamanı gelmiş demektir.
Çeviri: Eren Yıldız @instagram.com/yildizz.erenn
www.OpenSubtitles.org adresinden tüm reklamları kaldırmak için bizi destekleyin ve VIP üye olun.
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.