Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Memo.
Ne oldu?
Sorun ne?
Dario! Monica!
Monica!
Ne oldu?
Alo? Üye numarası 79322. Durumu acil.
Kafanı kaldır.
Tajin Caddesi, No:12. Narvarte.
Nefes al.
Gerçekten çok hasta. Gelmeniz ne kadar sürer?
Daha önce de böyle ağrısı oldu mu?
Bu kadar şiddetli olmamıştı.
Tamam.
Muayene olduğu doktora göstermenizi öneririm, hanımefendi.
İlaçlarını yenilemek için.
Durumu daha da kötüleşecek.
Hayır, tedaviye devam ettiğinden beri durumu iyiye gidiyor.
Sadece onay vermelerini bekliyoruz.
Madem öyle, beklerken neden acı çekiyor?
Kahve ister misiniz?
Hayır, teşekkür ederim.
Sigorta kartınız, lütfen.
Üstümü örter misiniz?
Öpücük alabilir miyim?
Gördün mü, doktor?
Genç oğlumdan öpücük koparmak için yaptığım numarayı gördün mü?
Büyü artık, baba.
Kahvaltı hazırlayacağız. Bir şey ister misiniz?
Hayır, sağ ol.
Acıyor mu?
Yorgunum.
Biraz uyu.
Yok, gerçekten yorgunum.
İyi olana kadar uyu.
Ben duş alacağım.
Günaydın, Dr. Villalba ile görüşebilir miyim?
Sonia Bonet, kocam...
Alo? Alo?
Affedersiniz.
Dışarı çıkmak üzereyim de. Dr. Villalba'yı bağlayabilir misiniz?
Günaydın, Dr. Villalba. Ben Sonia Bonet. Kocam Guillermo Castrejon.
Randevumuzun gelecek ay olduğunun farkındayım...
...ama acilen konuşmalıyız.
Lütfen beni arayın. Numaram 55-30-87-6540.
Sizinle acilen konuşmalıyım, doktor.
Teşekkür ederim.
BİN BAŞLI CANAVAR
Çeviri: kurt_thewolf kurt_thewolf@turkcealtyazi.org
Hadi, iyi günler.
- Afiyet olsun. - Teşekkürler.
Affedersiniz, yarım saattir bekliyorum.
Arkadaşınız beklememi söylemişti ama durumum acil.
Beklemenizi söylemişlerse bekleyeceksiniz. Sizi çağırırlar.
Adım Sonia Bonet. Şurada oturuyorum.
Alta Salud, tünaydın. Bağlıyorum.
Alo?
Saat 19:00'da.
Adresi vereyim mi, yoksa siz biliyor musunuz?
Anladım.
Siz de sağ olun. Hoşça kalın. Yardımcı olabilir miyim?
Arkadaşınız beni çağıracaklarını söylemişti, ama bir saat geçti.
- Kime gelmiştiniz? - Dr. Villalba.
Randevunuz var mıydı?
Kocam dün gece kötüleşti, kocamın doktorudur kendisi.
- Sizi bekliyor mu peki? - Arkadaşınız çağıracağını söyledi.
Pati? Doktor Villalba odasında mı?
Tamam, sağ ol.
- Kendisi burada değil. - Ne?
- Burada olmalı. - Buradaymış ama dışarı çıkmış.
Şaka mı bu? Saatlerdir bekliyorum!
Kimi beklediğinizi bana söylemediniz ki.
Diğer kıza söylemiştim. Nasıl böyle konuşursunuz!
Yetkili biriyle konuşabilir miyim?
Şikayet dilekçesi yazabilirsiniz. Herkes gitti. Bugün cuma.
Şikayet dilekçesi yazacağıma emin olabilirsiniz.
Alta Salud, tünaydın.
Kendisi yemeğe çıktı. Mesaj bırakmak ister misiniz?
Neden tanıklığa çağırıldığınızı biliyor musunuz?
- Evet. - Hâkime de anlatır mısınız?
Bayan Bonet hakkında.
Sanığı olay öncesinden tanıyor muydunuz?
Hayır, efendim.
Baez'i ara, lütfen.
Bize ne olduğunu anlatın.
Baez'e aracını kaldırmasını söyle.
Bayan Benet'e Dr. Villalba'nın çıktığını söyledim.
Ama doktor geri geldi ve kadının saatlerdir kendisini beklediğini söyledim.
Kocası hakkında acil bir konuymuş.
Kim ki o?
- Tünaydın, doktor. - Hiçbir fikrim yok.
Kadına burada olduğunuzu söylemişler.
Ama burada değildim.
- Şu Villalba mı? - Bunu cevaplamaya yetkili değilim.
Sizinle konuşuyorum!
- Sakin ol, anne. - Canımı yakıyorsunuz.
Bana cevap ver! O mu, değil mi? O mu?
Nereye gidiyorsun?
- Futbolu sever misiniz, doktor? - Club America oynadığında severim.
Final maçı güzel olacak gibi.
- Finalde kimi tutuyorsunuz? - Kimseyi.
Club America kötü bir sezon geçirdi, değil mi?
Birkaç sezon diyelim.
Nasılsın, dostum?
Yine başlama, dostum.
Yine mi?
Ödlek herif
Hadisene, lanet domuz. Tüm gün bekleyemem ya.
Sadece bakmanızı istiyorum. Lütfen.
Bu işte tek yetkili sizsiniz. Affınıza sığınıyorum, doktor.
Tek istediğim bu testlere göz atmanız. Çok önemli.
Fazla zamanınızı almayacağım, söz veriyorum.
Hanımefendi! Affedersiniz ama park etmeye uğraşıyorum.
Evet.
Çok iyi.
- Villalba nerede? - Bir saniye.
- Gitti. - Peki kadın?
- O da gitti. - Kadının da gittiğini söylediler.
Evet. Hemen arayacağım.
Mavi arabayı takip et.
- Anne, bu utanç verici. - Beni anlamadı.
Anladı, ama anlamak istemedi.
- Araba gidiyor. - Başkasıyla görüşürüz.
Bu o. Kapıyı kapat.
- Dario, eve git. - Hayır.
Köşede durun, lütfen.
Borcumuz ne kadar?
Ara sona erdi, lütfen hâkimi ayakta karşılayın.
Miguel! Kapıya bakabilir misin?
Miguel!
- Kapı zili çalıyor. - Ana baksın.
O alışverişe gitti.
Kimsiniz?
Kim soruyor?
İçeri gelin.
Seni görmeye gelen birileri var.
İçeri gelin.
Bir saniye.
Geliyor musun?
- Seninle konuşmaları gerekiyormuş. - Affedersiniz.
Burası sizin eviniz ve yaptığımız doğru değil, biliyorum.
Doğru bir şey değil ve zamanlamanız da kötü. İşten çıktım.
Şöyle yapalım, pazartesi ilk iş evraklarınıza bakarım, ama ofisimde.
- Randevu almanıza gerek yok. - Hayır, özür dilerim.
O kadar bekleyemeyiz.
Kötü bir başlangıç yaptık. Beni hatırladınız mı?
Telefonda bir kaç kez konuşmuştuk.
Adım Sonia Bonet. Kocam Guillermo Castrejon.
İçeri geçin.
Hemen dönerim.
Başka bir koordinatör istemiyorum.
Kocamın ihtiyacı olan tedaviyi sağlamanızı istiyorum.
Gitmeliyim, hanımefendi.
Kocam 48 yaşında, bir şansı hak ediyor. Kendisi iyi biri.
- Fotoğrafına bakın. - Buna şüphem yok, konu bu değil!
Evraklarınızı kontrol ettim. Bu ilaç onaylanmış ilaçlar listesinde yok.
- Çalışmalar... - Gidin yoksa polis çağıracağım.
Neden tedaviyi reddediyorsunuz? Niye bize cephe alıyorsunuz?
Anne, sakin ol.
Olmaz, anlamam gerek. Bir hata olmalı.
Bu durumda karınız olsaydı, ona her şeyinizi verirdiniz.
Bu poliçeye 16 yıldır ödeme yapıyoruz.
Hayır! Hayır!
Sakin olun.
- Ne yapıyorsun? - Silahı indirin.
- Anne! - Sizi tanımıyorum bile.
Şirket politikası böyle. Müracaatların hepsi onaylanmaz.
Sigorta şirketlerinin işi böyledir.
- Sizin müracaatınız da hatalı. - Düzeltilir.
Olmaz, sadece hata ile kalmıyor.
Koordinatörler belirli müracaatları reddeder. İşler böyle yürüyor.
Buna karşın, reddedilen müracaatları sadece heyet kabul edebilir.
Kiminle konuşmalıyım? Söyleyin!
Sandoval Nuñez, yönetim kurulu başkanı. Nicolas Pietro, Human Resources.
Şu an da Loma Linda'daki duvar tenisi kortundalar.
Kocam her cuma onlarla tenis oynar.
- Burada başka biri var mı? - Yok, sadece biz varız.
Yürüyün.
Acele etmeyin, hanımefendi.
Ayağa kalk!
Sonra, silahı kadının elinden almak için bir şansım oldu.
Açıklar mısınız, lütfen?
Hasta numarası yaptım. Kadını itekleyebilirdim...
...ama karım çok korkmuştu ve bunu yapmama engel oldu.
Durum kontrolüm altındaydı ama o şans ellerimin arasından kaçtı.
Rezil bir durum.
Küvete gir. Sen değil!
Ona zarar vereceksin. Onun, bu konuyla bir ilgisi yok.
Kapat çeneni! Ona zarar vermeyeceğim.
Yere uzan.
Sen de gir.
- Merhaba delikanlı. - Tünaydın.
- Aylık taksidimi ödeyecektim. - Elbette. Üye numarası neydi?
227. İsim Garza olacak, kocamın ismi.
Affedersiniz, hemen Sayın Sandoval Nuñez'i ya da Nicolas Pietro'yu görmeliyim.
Dr. Villalba duvar tenisi maçına gelemeyecek de...
...onlara durumu bildirmem için beni gönderdi.
- Çok acil. - Hata yaptım. Şifreyi yanlış girdim.
- Şeyi göremedim de. - Sorun değil.
Korta bir bakın, oyunda olup olmadıklarını bilemiyorum.
Merdivenlerden inince sağda.
- Teşekkür ederim, çok uzun sürmez. - Kimliğinizi bırakır mısınız?
Teşekkürler.
- Makbuzumu alabilir miyim? - Hemen.
Affedersiniz. Sandoval Bey'i arıyorum.
Mutlu sonla biten masaj mı istedin?
- Sandoval Bey siz misiniz? - Ne istiyorsun?
- Özür dilerim, dışarı gelir misiniz? Bir dakikalığına. - Neden?
Kadın bir dakikalık işinin olduğunun farkında.
Siz de mi Alta Salud'da çalışıyorsunuz? Nicolas Pietro siz misiniz?
- Anne, insanlar geliyor. - Bir dakikalığına benimle gelin, lütfen.
Gelmek zorunda değilim, sizi tanımıyorum ve şu an dinleniyorum.
Git yoksa kulüp güvenliğini çağırırım.
Çıkın bakalım! İkinizle de konuşmam gerek.
Hemen!
Diğerleri burada kalsın.
Size eziyet etme ya da zarar verme niyetinde değilim.
- Size önemli bir şey göstermem gerek. Kocamla ilgili. - Giyinsek olmaz mı?
Olur, çabuk. Acele edin!
Birazdan gideriz.
Gözünü dört aç.
Yalvarırım yardım edin. Tedavi yanlışlıkla reddedilmiş.
Houston'daki en iyi onkoloji uzmanı olan Dr. Cohen söyledi.
- Mektubu bende. - Başına bela alıyorsun.
Durumu yeniden değerlendirmenizi istiyorum. İlaç aldığı zamanki kan testleri var.
Vakayı yeniden inceleyin. İlaç pahalı ama evde iyileştirebiliriz.
- Silah zoruyla rica edilmez. - Bu bir rica değil.
Kocamın bu tedaviye hakkı var.
O doktorun gerçeği söylediğini nereden biliyorsun?
- Ne? - Aynen öyle.
- Bir sürü dolandırıcılık yolu var. - Bunda dümen falan yok.
O doktorun gerçeği söylediğini nereden biliyorsun?
- Ne? - Aynen öyle.
- Bir sürü dolandırıcılık yolu var. - Bunda dümen falan yok.
Kimi doktor sırf para için ölü adamı bile ameliyat eder.
Bu ameliyat değil ki, ilaç tedavisi.
Silahla ateş eden kişi şu an mahkeme salonunda mı?
- Evet. - Bu kişiyi gösterebilir misiniz?
Bu kadın.
Anne, gidelim hadi.
İyice düşünmenizi istiyorum.
Sanığın, Sayın Pietro'ya ateş ettiğini gördünüz mü?
Hayır, ama arkamı döndüğümde erkek yaralanmıştı...
...ve kadın da silahı erkeğe doğrultuyordu.
Anlık bir olaydı. Kadın erkeğe ateş etti.
- Gidelim. - Gel benimle.
- Yalın ayağım. - Çabuk ol.
- Güvenliği çağırın! Silah sıktılar! - Final maçı için atılan havai fişektir.
Hayır salak. Silahlı bir kadın var. Adamın birini yaraladı.
Hanımlar, lütfen. Kenara gelin. Havuzdan çıkın.
Anne, binsene.
Anne.
Gitme, lütfen.
Arabayı al. Sana para veririm.
- Bırak gitsin. - Arabaya bin, Dario!
Gel de sür şu arabayı.
Hemen!
Kazaydı.
Bana doğru hamle yaptı.
Alta Salud ödemeyi yaptı mı?
Hayır, yapmadı. Aylığı 12000 Dolar'a evi ipotek ettik.
Alakası yok demiştin ama tümör %30 oranında azalmış.
Bak.
Yeni araştırmalar tamamlandı. Kanser yayılmıyor.
- Ama yine de kemoterapi alacak. - Evet ama bu da acıyı hafifletecek.
Böylesi güzel haberlerle her şeye göğüs gerecektir.
Burası özel mülktür, buraya giremezsiniz.
Hemen gidiyoruz.
Gel oğlum.
Haklısın, ama yaptıklarından sonra hapse gireceksin, biliyorsun.
Bu doğru değil.
Bana zarar vermezsen, isteklerini yerine getirmeyi düşünebilirim.
Kadın sizden ne istedi? Şirketinizden para mı?
Hayır, paranın lafı geçmedi.
Kadın kocası için endişeliydi. Ben de bu durumu fırsat bildim.
Sizden kocamın bu tedaviyi alması için garanti vermenizi istiyorum.
Evrakları değerlendirmeyi önerdim.
Sizi, bunları yapmaya mecbur mu bıraktı?
Yani, silahı vardı.
- İki masa mı açayım? - Bir tane, çıktı alacağız.
- Renkli mi olacak? - Normal.
Çıktılarınız buraya gelir. 27 numara, üst katta.
Burada bekle, evrakları halledeceğim.
Koordinatörle yapılan mali teşvik pirimi ödemesinin...
...en yüksek dereceden sigorta teminatı ile reddedilmesine ait sözleşme.
Bu da.
Bunlar da önceden beri devam eden koşullarda...
...aylık reddedilme oranı.
Bu da şirketin görmezden geldiği Sağlık Bakanlığı'nın önerisi.
- Anne. - Buradayım.
Polis geldi. Arabaların plakalarını kontrol ediyorlar.
- Belgeler ne oldu? - Burada.
- Kaç sayfa? - 25.
35 Peso. Zımbalayayım mı?
Geliyorum, geliyorum.
Kim o?
İyi geceler, Jorge. Bu saatte rahatsız ettiğim için üzgünüm.
Ben Enrique Sandoval.
- Merhaba. - Merhaba.
Acil bir konu var da. Yoksa seni böyle rahatsız etmezdim.
Bu, Bayan Bonet.
Kadın iyi giyimliydi.
Solgun görünüyordu ve oğlu da yanındaydı. Kadın nazik birine benziyordu.
Bu belgeleri onaylayıp...
...bir anlaşma ayarlamak için sana ihtiyacımız var. Acil bir konu.
Anlıyorum.
Bu hafta sonu inceleyebilirim pazartesi de evrak işini hallederiz.
Pazartesi ofisimde görüşürüz. Saat 09:00 gibi orada olurum.
- Hayır, pazartesi olmaz. - Bize bir kaç dakikanı ayır.
Bekleyemeyiz.
Bayan Bonet'in tasarrufuna öncelik verilerek...
...ilaç kullanımı ile ilgili söylenen şirketlerin onaylı ilaç listesinin...
...feshi kabul edilecektir. Bu düpedüz şantaj.
Yaz işte, yönetim kurulu başkanı olarak biraz sorumluluk al.
Sorun, bana getirdikleri evraklardı.
Hepsi batıni bilgilerle doluydu.
- Anlaşmayı neden ayarladınız? - Adam benim hastamdı.
Kadın, Enrique Sandoval'a baskı yapıyor gibiydi...
...ben de zaman kazanmak için imzayı geciktirdim.
Sandoval'ın da aynı şeyi istediğini düşünmüştüm ama o istemiyormuş.
Bu nedir?
- Bir ortağın imzasına ihtiyacımız var. - Saçmalık bu, şirket benim.
Yasal onay için yönetim kurulu başkanı yeterli olmuyor.
Ortağın biri bunu imzalamazsa, korkarım bu belgeler geçerlilik kazanmaz.
- Yalancı! Hallederim demiştin. - Yalan söylemedim. Bilmiyordum ki.
Herhangi bir ortak mı?
Bir saniye. Kusuruma bakma, bu iş yürümüyor.
Bana her şeyi anlatmıyorsunuz. Bunu onaylayamam.
Hepimiz sakin olalım.
- Şunu geri çek, o şeye gerek yok. - Uzaklaş.
Jorge, ne diyorsa yap.
Buna inanmayacaksın. Başardım ama topu kaybettim.
Susadın mı? İçecek ister misin?
- Evet. - Gel.
- Öğrenci misin? - Evet, liseye gidiyorum.
Rihanna ile Justin Bieber'ı sever misin?
Hayır, Punk ve Garage Rock müzik severim.
Sert çocuksun.
Babam beni The Police ve Dire Straits gruplarıyla tanıştırmıştı.
- 1980'lerin grupları. - Ama ben Sex Pistols ve The Clash'ı severim.
Peki The Ramones?
Birkaç yıl önce tesadüfen karşılaşmıştım.
The Clash'tan Paul Simonon'u tanıyor musun?
Londra sokaklarında salına salına yürüyordu.
Tam beş sokak onu takip ettim. Ama yaklaşma cüretinde bulunmadım.
Şöyle düşünmüştüm: Punk rockçılar imza vermeyi sever mi?
Yoksa imza işini boktan bulup seni döverler mi?
Geri çekil.
Haklısın. Özür dilerim, bunun...
Dur!
İzin ver ambulans çağırayım, lütfen.
Hayır.
Sen bir şey yap. Doktorsun sonuçta.
Jorge, bandajla gazlı bez getir. Ne varsa getir.
- Bakıyorum. - Adın ne?
- Alejandro. - Alejandro...
- Nerede olduğunu biliyor musun? - Jorge'nin evinde.
Sağ elini oynatabilir misin?
Güzel.
Yarası ciddi. Tomografisinin çekilmesi gerek.
Sen gidemezsin.
Kusura bakma ama sen gidemezsin. Bağla şununla.
Bana aracının anahtarını ver de geri döneyim.
Bir saate ambulans çağırmış oluruz.
Anahtarlar sağ çekmecede.
Bir saat, söz veriyorum.
Kendi başının çaresine bakmak zorundasın.
Yapılacak işlerin listesini çıkar, ben öyle yaparım.
Dinliyor musun, Dario?
Ben yanınızda olmayacağım ve babanın kemoterapi alması gerek.
Sofia'yı çağır. Yardım edeceğini söylemişti.
Sorun ne? Umursamıyor musun yoksa?
Yaptığımızın önemli olduğunu düşünmüyor musun?
Bağırıp duruyorsun ama ben de babamı en az senin kadar seviyorum.
Dediklerini yapacağım, oldu mu?
- Hep dediklerini yaptık zaten. - Benimle böyle konuşma.
Bir imzalık işimiz kaldı.
Şeker hastasıyım.
Ben doktorum, ne dediğimi biliyorum.
Manantiales'a daha 30 km yolumuz var. Rahatsızlanırsam arabayı süremem.
109.50 Dolar.
Hadi be! Cüzdan arabada kaldı. Gidelim hadi.
Yok, ben de para var.
Sana borcumu ödeyeceğim.
Onay vermedi. Bir daha deneyeyim mi?
Kart bloke olmuş. Başka kartınız var mı?
Yok, sorun değil.
Üstü kalsın, teşekkürler.
- Gidelim. - Ne oldu?
Polis bana kredi kartını sordu.
Kredi kartının çalıntı olduğunu sanmıştım...
...ama polis kadının yaşlı adamı kaçırdığını söyledi.
Nereye gittiklerini sordu.
Manantiales'e doğru gittiklerini söyledim.
Konuşurlarken duymuştum.
İlerideki daha ayrıcaklı bir mahalleydi.
İsminiz?
Santiago Miranda Garcia.
- Yaşınız? - 43.
- Mesleğiniz? - Kapıcı.
- Dininiz? - Katolik.
İyi akşamlar, Sayın Sandoval. Maalesef Bayan Morgan burada değiller.
Sorun değil. Bekleriz.
Gelmesi biraz uzun sürebilir. Oldukça şık giyinmişti.
Kendisine iletmemi istediğiniz bir şey var mı?
Hayır, teşekkür ederim.
Nasıl isterseniz.
Geldiler.
- Tatlım. - Merhaba, Lorena.
Bu Bayan Bonet. Bu da Bayan Morgan.
Bu saatte rahatsız ettiğim için üzgünüm. Beklenmedik bir sorun var da.
Her şey gözden geçirildi. Sadece imzan gerekli.
Evimde olmaz demiştim.
Beklenmedik bir sorun oldu ve acilen gelmek zorunda kaldık.
Şurayı imzala. Pazartesi sana bir nüshasını gönderirim.
- Okumadan bir şey imzalayamam, tatlım. - Tamam, oku. Acil bir konu ama.
- Yorgunum. Yarın bakarım. Yarın gelin. - Önemli olduğu için buralara kadar geldim.
Öyleyse beni zahmete sokma da oku şunu.
Dosya numarası 1044, kayıt 281, Meksika Federal Bölgesi.
6 Şubat 2015.
Jorge Carlos Lomas Ferron. Noter numarası 192.
İçeri gelmeyin. Yere yatın. İkiniz de.
- Saklan. - Silahını bırak.
Babamın öldüğünü söylüyorlar.
Teslim olmalıymışsın.
Bu doğru değil.
Doğru değil!
Evi ara. Halamı ara.
Bir sürü cevapsız arama gelmiş.
Bu kişisel bakımı da içeriyor...
...cenaze evine nakletme...
...mumyalama ve estetik bakım...
...mevtayı bekleme, dini kilise hizmetleri.
Bunlara yengem karar verecek.
Buraya gelemezsek de, ne olursa olsun beklemeniz gerek.
Aklınızda olsun, saatlik ücret alıyoruz.
Affedersiniz.
Sonia.
Sana bir şey söylemem lazım.
Memo rahatsızlandı ve ben de onu hastaneye götürdüm.
Kalbi durdu.
Ellerinden bir şey gelmedi.
Acı çekmedi. Hep yanındaydım.
Haberin var mıydı?
Neredesin?
İğrenç.
Aptalsın.
- Besbelli. - Yatıya kalıyor musun?
Evet.
- Harbi mi? - Evet.
Biraz film izleriz.
Dursana, salak. Yeter. Kapıcı senin yaptığını bilecek.
Geri zekâlısın kızım.
Bu iğrenç, Arantxa.
Geri çekilin! Dario!
Geri çekilin!
Geri çekilin!
Çıkın.
- Kaçıncı kat? - Son kat.
Ben tutayım mı?
Çekil.
Ne yapıyorsun?
Anne!
Benim olanlarla bir ilgim yok.
Kararları ben vermiyorum. Ben sadece şirket ortağıyım.
Kocan için üzgünüm. Elimden bir şey gelse...
Salak!
Bana acımanı istemiyorum. Beni tanımıyorsun bile.
Bu ne cüret ya! Yaşananlar senin şirketinin suçu.
Bizi öldüreceklerini düşündüm, ama kılımı kıpırdatamıyordum...
...ben de bağırdım.
Dario, silah. Silahı al!
Almak istemiyorum!
O zaman Dario'nun ateşi varmış gibi titrediğini fark ettim.
Dehşete kapılmıştı ve bu benim hatamdı.
Durmam gerektiğini anladım.
Ölemezdim, çünkü Dario'yu bir başına bırakamazdım.
Sonra da bayıldım.
Özür dilerim, oğlum. Her şey yoluna girecek.
Dario, silah.
- Al şu silahı! - Almak istemiyorum.
Yere yat. Yere yat!
Beni duyuyor musun?
Beni duyuyor musun?
- Doktor çağırın, hemen. - Sağlık ekibini çağırın.
Ayrıl, kadına zarar veriyorsun.
Kanaması ölümcül.
Barbara, beni iyi dinle.
Bazı bilgilere ihtiyacım var, yazabilir misin?
Sonia Bonet.
- İyi misiniz? - Evet.
- Emin misiniz? - Evet.
Kadın ve kocası bize sigorta yaptırmışlar.
Kocası öldü. Kadını da hastaneye götürüyorlar.
Hangi hastane olduğunu bilmiyorum. Hastaneyi öğren.
Tamam, beni bilgilendir.
Bayan Morgan?
Dinliyorum.
Evet.
Evet, bir saniye.
Yazıyorum.
Kapıyı açar mısın, Poli?
Gustavo?
- İyi akşamlar. - Merhaba.
Kendisinin asistanıyım. Programını ben yapmıyorum.
Size ne yapmanızı söyledi?
Kadının durumunu ve koşullarını kontrol etmemi.
Olayın açığa çıkacağından endişeliydi. Kastettiği buydu.
Şunu kaşeler misin?
- Kimseyle konuştu mu? - Hayır. Kendinde değildi, henüz uyanmadı.
Sanığın tasarrufuyla ilgili belgeleri aramanızı söyledi mi?
Bayan Bonet'in yanına yaklaşmadım.
Ayrıca bahsettiğiniz belgeler hakkında da bir şey bilmiyorum.
Bu taraftan.
Alo. Evet.
Nereye gidiyorsunuz?
Lavaboya.
Henüz ayağa kalkmamalısınız.
Hayır, kalsın. Eşyalarımı arıyordum da. Elbiselerim nerede?
- Dosya kaybolmuş. - Tüm eşyalarınız burada.
Tamam. Ağlamayın.
Ağlamayın.
Geldiğiniz için sağ olun.
Aileden mi?
Hâkim, Bayan Bonet'e izin verdi.
- Burada mı? - Evet.
Ama kimseyi göremez. Suçlu çünkü.
- Hepimiz gidelim mi yani? - Evet, lütfen.
- Dario. - Ben gitmiyorum.
Konuşabilir miyiz, lütfen?
Buyurun.
Özür dilerim, ama burada bekleyemezsiniz.
Bu bir emirdir.
Dışarı çıkarmak istiyorsan zorla çıkarman gerek.
Yarım saatiniz var.
Acıyor mu?
Hayır.
Sen iyi misin?
Bir dahaki sefere banka soyarız, olur mu?
Her şey yolunda, tatlım. Her şey yolunda.
Çeviri: kurt_thewolf kurt_thewolf@turkcealtyazi.org
Hazır. Dikkatinize, lütfen. Kayda başlayalım.
Ara sona erdi, lütfen hâkimi ayakta karşılayın.
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.