All language subtitles for Çırak 1.Sezon 6.Bölüm izle canlidizi

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Sakinledin mi?

Adamlar bana puslu kurmuş.

Önüme yem atıp gel gel yapmışlar anlayamadım.

Anlayamadım şeyden de haz etmem. O yüzden sakinleşmem biraz zaman alacak.

sen nasıl girdin bu işlere?

Anlatmak zorunda değilsin.

Ben sadece bana destek olan insanların yükünü paylaşınca kendimi daha iyi

hissediyorum. O yüzden.

Ağır yük taşıyabilir misin?

Ben Adalet'le çok küçük yaşta tanıştım.

İşte bir dönemin mesirgeme kurumunda işte evinde falan geçti.

Sonra askere gittim atışlarda çok yiğidim diye eğitimin dibine

vurdurdular.

Sonra koptum gittim dünyanın öbür ucunda bir yere.

Hiç tanımadığım insanlar için hiç tanımadığım insanları öldürdüm.

Profesyonel katil oldum.

Sonra işte sistemin bir parçası haline geldim.

Arkamı toparlamaları için hiç tanımadığım, ismini bilmediğim insanlara

güvenmek zorunda kaldım.

Şimdi de o ismini bilmediğim insanlarla savaşmak zorundayım.

Hepsiyle değil.

Haklısın. Hepsiyle değil.

14 yaşındaydım annemi kaybettiğimde.

Babam öldürdü annemi.

Elleriyle boğarak.

İçeri girdi sonra.

Kısa bir süre yattı.

Aftan yararlandı çıktı.

Ben de abimi elimden tuttuğum gibi karşısına dikildim babamın.

Sonra dedim ki la oğlum nereden buldunuz böyle bunları?

Bana böyle abubun gazı gibi bakıyorlar.

Nereden çıktınız siz böyle?

Niye getirdin bunu yanında?

Bu dediğin senin oğlun. Ben de senin kızınım. O kadından çocuğum mocuğum yok.

Bu saatten sonra o kadından ne sevabım olur ne günahım.

Allah gülsün yüzünüze. Hadi naş naş hadi.

Bunlar senin o mortnyanda mı? He ya. Allah Allah.

Allah'ımdan tek dileğim var baba.

Ölmeden önce gördüğümüz son gün... ...benim yüzüm olsun baba.

Gel abi. Gel.

Teyzem baktı bize bir süre.

Evleri temizleye falan gidiyordu.

Uzun bir süre onun evinde kaldık.

Abim desen evde tek başına bırakamıyorum.

Ama yani yük olmamak da lazım bir yandan.

Çalışmak lazım, para kazanmak lazım.

Ne yapsam, ne yapsam diye düşünürken...

Teyzemin oğlu vardı Faruk. Gel dedi sana bilgisayar öğreteyim.

Başladım ben öğrenmeye.

Bir yandan da ev işlerini yapıyorum.

Zor işlerde teyzeme yardıma gidiyorum. Abime bakıyorum falan.

Yavaş yavaş öğrendim ama bu bilgisayar işini.

Başlarda çok zorlandım ama.

Faruk'un bana sabah anlattıklarını akşam geliyorum abime anlatıyorum aklımda

kalsın diye.

Baktım abim benden daha çabuk kaptı işi.

Sonra hoşuma da gitmeye başladı iş.

İşte para karşılığı sayfa tasarımları yapıyorum.

Yavaş yavaş yazılımlar, kodlar, güvenlik açığı kollamalar, sistem

içine sızmalar, sistem blok etmeler falan derken o kadar iyi işler yaptım ki

benimle iletişime geçtiler.

Şirket.

İşte işe anlattılar.

Dişlerim kamaştı.

Adalete olan açlığım beni şirkette işe başlattı yani.

Adalet.

Hani... İnsanın böyle şurasında bir yerde...

Bir hikaye yarım kalır ya.

Böyle noktalanmamış bir cümle olur.

Ben o noktalanmamış cümlemi, yarım kalan hikayemi şirket sayesinde aptaladım.

Kazva ile görüşme talep ettim sekreterinden.

O da ajandasına baktı.

12 Ekim saat 16 uygundur efendim dedi.

Gittim oturdum meşhur sandalyesine.

Deniyorum dedi bana gayet net bir ses tonuyla. Dedim bunca zaman oldu.

Çok siparişe yardımcı oldum.

Bekledim. Ve nihayet sıra bana geldi.

Karşıma müşteri olarak çıkacağın hiç aklıma gelmemişti. Dedi bana hafif

sırıtarak. Dedim yeterince param var. Sanki para her şeyi çözecekmiş gibi.

Ortam ciddileşti. Gel.

Dedi bana. Beni uzakta oturduğu masasına çağırdı.

Gittim önüne.

Dosya bu mu diye sordu.

Evet kendim hazırladım dedim.

İyice inceledi dosyayı. Detaylara baktı. Tabii ben ne diyecek diye meraktan

geberiyorum. Teraziyi çalıştırabilecek miyim diye sordum.

Bana baktı. Ben ona baktım.

Masasının altındaki küçük düğmeye hafifçe bastı.

İçeriye giren sekretere sipariş 398 kabul edildi dedi.

Kendimi tutmasam hüngür hüngür ağlamaya başlayacaktım karşısında.

Siparişi çırak 05 ile tamamlayacaksın dedi.

Çırak 05 ile birlikte çalışacaksınız dedi.

398.

398. Zorlama zorlama kendini anlatıyorum.

Biz seninle planlar yaptık.

Rutinleri gözden geçirdik. Finale karar verdik.

Sonra beklenen gün geldi çattı.

Yanımdaki cakkıdı cakkıdı sakız çiğneyen ablayla ellerinde alışveriş torbaları

geziyorlardı AVM'nin birinde. Parayı bulmuş nasıl olduysa. Lüks arabasının

anahtarı pantolon cebinden sartmış.

Saçını siyaha boyatmış. Daha çok kilo almış.

İyice göbek yapmış ama bileğindeki pahalı saatiyle mutlu mesut dolanıyor

ortalarda sevgili babam.

Yanındaki kadın kolundan tutup durduruyor. Ya şuraya da mı girsek?

Babam ellendirme beni yürü hadi diye karşılık veriyor.

Oraya da mı girsek? Buraya da mı girsek?

Ne hikmetse tam arkasından hızlıca geçen şapları yüzü görünmeyen biri irkilmesine

sebep oluyor.

Babam etrafına bakıp eliyle kaba etini avuçlayıp... Canını ne yaktı diye merak

ederken az evvel yanından geçen genç cebine minnacık bir şırınga atıyor ve

uzaklaşıyor oradan.

Kıymetli babam etrafına nereden geldi bu acı biri mi çarptı acaba diye bakınırken

hafif başa dönmeye başlıyor.

Yanındaki sakızlı abla elindeki pahalı alışveriş torbalarını bırakmadan güya

yardım ediyor zengin sevgilisine.

Ağzından yavaş yavaş köpükler gelmeye başlıyor.

Maalesef sevgilisi olacak adam gibi adam yere yığılıyor bir anda. Yanındaki aşk

kadını abla... ...kimse yok mu, yardım edin, yardım edin, kimse yok mu diye

bağırınırken... ...babam tamamen seriliyor olduğu yere.

Vücudu şok geçirdiği için kasları istemsizce titriyor.

Birkaç kişi toplanıyor başına.

Ama kolonya getirin, bir su çarpın yüzüne temkinlerinden öteye gitmiyor

çabaları. Konuşmaya çalışıyor bir yandan.

Yardım edin, yardım edin.

İşte o an...

Ben giriyorum sahneye.

Bütün ihtişamımla, irili ufaklı reklam ekranlarına baka kalmışken zavallı babam

kızını görüyor bir anda.

Ve farkına varıyor son anlarında.

Ağzından son bir kelime çıkıyor baba dediğim adamın.

Kızım.

Evet kızım.

Güzeller güzeli annesi gözlerinin önünde öldürülmüş kızım.

Otoparkın birinde kovduğun kızın.

Masum abisiyle birlikte hayatı sırtlanmak zorunda kalmış kızın.

Maalesef senin kızın.

Yarıştırmak için anlatmadım hikayemi.

Biliyorum, öyle algılamadım zaten.

Sana teşekkür etmek için anlattım.

Anladın mı neden sana yardım etmek istediğimi?

Neyse.

Haberler sende.

Ne yapıyoruz?

Kalfa bir sürpriz daha yapmazsa... ...Yusuf'un saklandığı delikten kafasını

çıkarmasını bekleyeceğim.

Bu süre içinde de... ...benden uzak durmanı isteyeceğim.

Çünkü olaylar gittikçe dallanıp budaklanıyor. Ucu sana dokunacak.

En azından dokunacaksa da az dokunsun.

Çırak sugu haricindeki tüm çıraklara İkinci mi yönlendirmeye kadar tek bir su

baharışı verilmiştir.

Tek hedefiniz çırak 05.

Allah Allah.

Ne oluyor lan?

Terekemeyi öyle kolay yiyemezsiniz ama.

Yedirmez. Yemez.

Aha.

Usta mı?

Bir önceki sipariş iptal.

Herkes kendisine verilen dosyaya geri dönsün.

Filler tepişiyor ha.

Filler tepişiyor.

Biz niye fil olmayalım kardeş?

Bizim neyimiz eksik?

Aslansın be!

Buyurun efendim.

Bana yeni bir telefon getir.

Evet efendim.

Ana.

Dağılın.

Ana.

Yusuf iyi misin?

Amna. Anlamıyorum. Amna.

Yusuf anlamıyorum. Amna.

Söylesene bana.

Her haltı yedikten sonra... ...kaçmak zor olmuyor mu?

Yusuf.

Teslim ol.

Günahlarından ancak böyle kurtulabilirsin.

Aha. Ben seni anlamıyorum.

Anlamayacak bir şey yok.

Seni öldürmek için arkanda gölge gibi dolaşan adama teslim ol.

Ver canını, kurtul.

Su ister misin?

Yok canım.

Kırmızı aracı selam.

Ondan bakmadım.

Onu içerken suya ihtiyacın olacak.

O yüzden.

Ha.

Bunu içmek için su lazım.

Sağ olasın.

Ben biraz burada saklansam olur mu?

Abim. Daha bulamadık.

Şu mendili ver hele.

İyice soruşturdunuz mu?

He abim. Çevre esnafa falan da sorduk.

Çevre esnafa sordunuz he?

He abi.

Çevre esnafa.

İyi etmişsiniz he maşallah.

İyi etmişsiniz.

Merdan. Abim.

Şimdi bak.

Bir gece vakti eşeğin bir tanesi sahibinin akrından kaçmış.

Kimse de bunu görmemiş.

Efendime söyleyeyim sabah olmuş, sahibi kalkmış. Bir gitmiş akır bomboş. Vay

anam demiş.

Koşmuş, oraya bakmış yok, buraya bakmış yok.

Ne yapacak? Gitmiş köyün kahvesine. Demişler hayırdır, bu ne hal?

Demiş benim eşek kaçmış.

Oraya sordum yok, buraya sordum yok, bulamayayım demiş.

Tam o vakit...

Kahvenin önünden de 4-5 tane eşekle bir tane çoban geçmiş.

Bu atlamış hemen çobanın önüne. Demiş çoban çoban.

Ben demiş eşeğimi kaybettim. İşte gece vakti kaçmış.

Ona sordum yok buna sordum yok. Acaba sen gördün mü? Bileyim mi sen?

Çoban buna dönmüş demiş ki.

Madem eşeğini kaybettin. Niye eşeklere sormuyorsun?

Anladın mı Merdan?

Anladım abi.

Haydi. Haydi.

Allah'ım kimseyi eşeklerle uğraştırma.

Bunun ne işi var burada?

Okumam için kitap getirmiş sağ olsun.

Böyle tanışlarının olduğunu bilmiyordum.

Rızkına düşeni bil yeter. Ne azı ne fazlası.

Var mı rızkıma düşen başka bir şey?

Bilmem. Var mı?

Var.

Varmış.

Bir durum oldu da, Naci Baba seni kesin bilir diye buraya geldim ben de.

Yardım amaçlı.

Biliyor muymuş?

Uzatma, terekeme.

Ondan bir sıkıntı olmaz.

Rahat ol.

Kalfa, bir çırak hariç tüm çıraklara seni sipariş etti.

Kalfa'nın daha zeki bir adam olduğunu düşünüyordum.

Ne zaman oldu bu?

Bu sabah. Bu sabah.

Bu sabah olması ilginç.

Eee? Sonra?

Sipariş iptal edildi.

Yani yukarıdan...

Bir mesaj geldi ve sipariş geri çekildi.

Usta zayiat istemedi.

Mantıklı. Evet.

Bir çırak hariç dedin. O niye?

Çırak 01 hariç tüm çıraklar yazıyordu mesajda.

Onların içinde sen de varsın gerçi ama sen sayılanmazsın.

Bütün çıraklara beni sipariş edip bir tanesini bu işin dışında tutmak.

İlginç.

Bilmiyorum.

Rısmına düşmemiştir. Ondan bilmiyorsun Nur.

Bin çakıllı derede bir altını seçemezsin.

Eee? Bu sokak niye bugün boş? Hayırdır?

Aylık bakımları geldi.

Hamama gönderdim.

Aylık bak.

Nereye? Bin çakıllı dereye.

Yusuf Bey ortalarda yok.

Nerede olduğunu bilen var.

E tamam.

Ben size özet geçeyim.

Şemuz abimiz ortalıktan kaybolan yegenin ari.

Bana dedi git buradaki bütün çalışanlara özellikle hanım

arkadaşlara sor dedi.

Nerede benim yegenim?

Nerede abimin yegeni? Ya Merdan abi biz canımızı zor kurtarmıştık ne diyorsun

ya?

Aranızda bir adam, beş madem var.

Hepimiz adam olsaydık, bu Hamza hepimiz aynı yapardı.

Bu konuşmanın fazla uzamasına gerek yok.

Zaman çok kıymetli bir şey.

Anladınız?

Hanımlar açık olayım.

Bakın bakın. Eğer ki bu sorgudan bir şey çıkmazsa... ...hepiniz sokaklara geri

dönersiniz.

Şemuz abinin ara ara çocuklarınız için verdiği kabarık zarflardan bir daha

göremezsiniz. Para kazanmak için sokakta birbirinizi yersiniz.

Gerek var.

Gerek var.

Ya Leyla'ya sorsanıza.

Yusuf Bey bizim yüzümüze bile batmaz ki. O kendi aleminde. Ama Leyla ile samimi

olduğunu herkes biliyor.

Hatta o akşam da fısıldaşıp duruyorlardı.

Diyeceğim bir şey var.

Abla.

Kolay gelsin. Hoş geldiniz. Hoş buldum. Hoş geldin abla. Ne haber? İyidir.

Kolay gelsin. Teşekkür ederim.

Evet yeni kestik.

Sağ olasın.

Hayırlı işler, bol kazançlar.

Hoş geldin abim. Hoş buldum.

Ne haber Zeynep? İyiyim iyiyim.

Hasan abi.

Hoş geldin kızım.

Hoş bulduk nasılsın?

İyi değilim yavrum sen nasılsın? Bana bildiğin gibi.

Aman iyi ol.

Nasıl kızım ki? Ya seninki gene dalmış bir şeylere gelme yanıma diyor.

Ulan dedim ben gelmezsem yemeği suyu kim getirecek sana?

O zaman diyor sadece sen gel.

Bakayım ben mi şimdi?

İplikçi ben geldim.

Abilerin en tontisi.

Abilerin en en en zekisi.

Karşım.

Abilerin en yakışıklısı.

Bana iplik getirdin mi?

Sence? Bana ip getirdin mi?

Acaba getirdin mi?

Bakalım. Yani şu gözde bir şey var sanki çantanın gözünde.

Çok

güzel.

Kalfayın sipariş mi vardı?

Bilgisayarıma dokunma.

Tamam. Dokunmuyorum.

Hangi çıraklı çalışıyorsun?

01. Ama bilgisayarıma sakın dokunma.

Dokunmuyorum.

Çıraklı 01.

Nasıl?

Senin donatikliğini ne yapacağız biz?

Ne yapacağız biz senin bu tontikliğini, tatlılığını, güzelliğini?

Kimden aldın acaba sen?

Anandan mı? Baba... Benden mi? Benden mi?

Canım benim.

Bu kadın için son 20 dakika.

Hasta birini öldürmek istemiyorum hiç.

Abicim.

Sen kimseyi öldürmüyorsun.

İyileşmek için hastaneye giden biri ölmemeli ki bence.

Karacanlar Organizasyon.

Şu an güvenli dinlemedeyim.

Evet. Ben hallettim bile.

Abicim ben bir şey kontrol ediyorum hemen şuradayım geliyorum şimdi tamam

mı? Hı hı.

Hastamız nerede acaba?

Kapıyı kapatabilir misiniz hocam?

Kapıyı?

Hastamız renkli röntgene kadar gitti.

Tabii. Ben istemiştim.

Renkli röntgen diye bir şey yok hocam.

Demek ki.

Meşhur 05.

Sağ olasın.

Sen de bilirsin.

Şirketin siparişlerini reddetmek gibi bir lüksümüz yok.

Kişisel ayrılamam.

Ama ben profesyonel nedenlerden dolayı oradayım.

Bir de aklımda olsun.

Konuşmayı sevmem.

Çok konuşuyorsun ama.

Biraz zaman alacak gibisin.

Gibisi fazla.

Bu kız senin için niye bu kadar önemli?

Onun için ölmeye değer mi?

Ölmeye değmez.

Ama öldürmeye değer.

Saçlarım bu kadar kıskanmak sana hiç yakışmadı.

Hemşire çağırayım mı? İyi görünmüyorsun.

Hıh!

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.