Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Ben kardeşimi istiyorum Mina Hanım.
Bana kardeşimi versin bu.
O gün kardeşimle hep birliktelerdi.
Ne olduysa bunun gözlerinin önünde oldu ama söylemiyor Mina Hanım.
Oğlum bak. O gün arkadaşlarınla nereye gittiysen söyle.
Kimseye bunu yaşatmaya, kimseye böyle üzmeye hakkın yok. Hele ki böyle bir
şeyde, hele ki böyle bir durumda... Dur bir dakika.
Bir dakika dur. Bir dakika dur.
Erol.
Erol bak bakayım ablacığım bana.
Bak bana.
Erol arkadaşlarınla kahvehanedeymişsin. Biz gittik o kahvehaneye de sorduk.
Kimse sizi oradan zorla çıkarmamış. Siz gayet güzel kendiniz kalkıp gitmişsiniz.
O yanındaki arkadaşına da sorduk. Levent miydi?
Evet Levent.
Levent zaten sizinle değilmiş.
Kahvehaneden sonra Levent evine gitmiş.
Şimdi Erol söyle bize.
Ferhat ve Zafer'le kahvehaneden çıktıktan sonra tam olarak nereye
gittiniz? Mina Hanım bu her şeyi biliyor ama söylemiyor.
Bunlar çok yakında. Bu her şeyi kesin kes biliyor.
Kafasına vurup da öldürdü mü? Ormanın içine mi attı? Ne oldu? Bir şey desin
bir şey söylesin anlatsın.
Anlat bir şey demeyin hanımım. Tamam sakin olun.
Aygül Hanım iyi misiniz?
Aygül Hanım iyi misiniz?
Arkadaşlar ilgilenelim Aygül Hanım'la.
Aygül.
Kardeşim. Evet ilgilenelim. Ne oldu benim kardeşime? Ne oldu benim
kardeşime? Anlatsın.
Erol, bak görüyorsun insanlar ne halde.
Bir şey biliyorsan anlat kurtul.
Hayır yani sen bir şey yaptıysan da cezanı paşa paşa çekeceksin.
Senin bundan kurtuluşun yok.
Yani saklayayım da sen de bir yere kadar saklayabilirsin. İlla gerçekler ortaya
çıkacak. Hiç şüphen olmasın.
Bak eğer bir şey yaptıysanız vicdanın hiçbir zaman seni rahat bırakmayacak.
Bir şey yapmadıysan zaten rahat olabilirsin.
Açılabilirsin.
Evet.
Ferhat'ın ablası Aygül'ün anlattıklarından yola çıkarsak...
...kardeşi en son seninleymiş.
Sonra da gören duyan olmamış.
Erol bir şey mi oldu?
Biri bir şey mi yaptı?
Sen mi bir şey yaptın?
Sen değilsen kim yaptı?
Erol'cum.
Bak sen akıllı uslu beyefendi bir çocuğa benziyorsun.
Tamam sen yapmamış olabilirsin.
Ama yani ortada da şöyle apaçık bir gerçek var ki... ...bir şey oldu, biri
bir şey yaptı ve sen bunu biliyorsun.
Kim yaptı?
Bu ne lan?
Bu ne dedim lan?
Ah! Ah!
Canım.
Aç.
Aç.
Sarsak salak anam.
Gel buraya. Gel
buraya.
Eyvallah.
Sen kim oluyorsun haberi bekletiyorsun lan it!
Kalfa! Senin adamlarını harcayan bu piçti değil mi?
Göreceğiz şimdi.
Kalk bakayım ayağa kalk.
Bir ayağa kalk endamını göre.
Kalk lan!
Kalk!
Ha?
Şöyle... Aslan parçası.
Güzel güzel.
Bizim çocuklar seni iyi benzetmiş. Güzel benzetmişler.
Hiç anlamıyorum.
Siz bir de bu işten para kazanıyorsunuz öyle mi?
Biri de bu kadar beceriksiz adama hiç çıkıp demedi mi?
Kardeşim. Böyle hizmet olur mu? Paramızla rezil oluyoruz ya. Allah
aşkına bu olur mu? Demedim hiç ya.
Bilsen de bilmesen de benden çok şey alıp götürdün.
Şimdi ben de senden...
Çok fazla şey alıp götüreceğim.
Kalfa.
İş konuşmak için hiç uygun bir yer değil.
Sonra.
Adın ne?
Merdan. Merdan.
Cihan... ...bu Kebir'e göre.
Cihan.
Merdan.
Merdan!
Şerefsize bak ya.
Ya böyle bir şey olur mu ya?
Yani... ...sen... ...senelerce besle... ...adam et, bugünlere getir,
gelsin...
Rahmetsiz toprağın otu zehirli olur.
Kendini anlatmışsın.
Ne
oluyor ya?
Biz birini mi bekliyoruz burada ne oluyor?
Evet, beklediğimiz biri var.
Kimdir?
Gelince görürüz.
Ya, uzatma hadi.
Sık, bitir şu işi ya.
Direkt sık, bitir hadi.
Rahmet.
Eğer her toprağa yağsaydı...
Senin gibi zehirli otlar kendini şifacı sayardı.
Kim var orada?
Kimsin?
Kimsin? Ses ver!
Kimsin sen?
Kimsin oğlum? Söylesene!
Tövbe ya Rabbi.
Tövbe.
Ne oluyor lan?
Gelmeyin. Tövbe bismillah. Allah ya Rabbi. Tövbe bismillah.
Gelmeyin lan.
Gelmeyin lan.
Gelmeyin lan.
Başa alın.
Kimsiniz lan?
Ne oluyor lan?
Yapma. Yapma.
Babak.
Sen?
Tövbe yarabbim.
Seni vurdum lan ben.
Sen ölmedin mi?
Keşke kafandan vuraydım.
Köpek öldü.
Susun!
Ya susun bak, adamı dinleyin. Ne diyor?
Konuştururuz, anlaştırırız ha.
Ne isterseniz veririm bak. Her şeyimi veririm.
Bütün malımı, mülkümü veririm.
Can çekilip gözün kölelecek gelince Azrail'in... ...kimse
seni duymayacak buraları inletse ve sesin.
Ne oluyor ya?
O ne lan?
Onu kullanmayacaksın bana değil mi?
Yapma anlaştığınız, yapma! Gözünü seveyim yapma!
Bir daha hızlı boyun ama.
Bugün istediğim 100 kişi neden gelmedi?
Allah razı olsun.
Geldin mi?
Sahilde bir bankta oturuyorum. Elimde gazete var. Elimi kaldırıyorum.
Merhaba.
Geç.
Otur.
Onca yer gördüm.
Onca şehir dolaştım.
Burası gibisini ne gördüm?
Ne duyduk?
Sanki dünyanın bütün uşakları buraya uçuyor.
Sanki bütün kimlikler buradan geçiyor.
Sanki dünyanın bütün kültürleri nasibini buradan alıyor.
Hatta burası her şeyin başı, her şeyin sonu gibi.
Nasıl olacaksın?
Anlamadım işte.
Bunca olup bitenden sonra... ...nasıl olacaksın?
Nasıl olmam gerektiğini... ...bilmiyorum işte.
Haklısın.
Ben olsam ben de bilemedim.
Sistem delik deşik oldu.
Sistemin içinde çalışan onca yetenekli insan maalesef etkisiz hale geldi.
Şu anda birçok insan kendi prensipleriyle sistemin
prensiplerinin uyumunu sorguluyor.
Haklısın.
Neyse. Birazdan gelip bizi epey aydınlatacak.
Kalsa.
Ben ona hiç güvenmiyorum işte.
Erkan nasıl?
Abi... ...iyi.
İyi, daha iyi.
İnanılmaz iyi bir çocuk.
Ve bir o kadar da yetenekli.
Ama... ...kendini hazırlasan iyi olur.
Yaşam döngüsü kendi kurallarını belirler.
Ve bu kurallar... ...içimizdeki en kötüye değişiyor.
Abin gibi en iyiye de.
Bizlere yazılan hayatı... ...en ince ayrıntısına kadar yaşamak zorundayız.
Başka şansımız yok.
Siz hep abinle birbirinizi çok mutlu ettiniz.
Abinin yetenekleri olmasaydı... ...sen kendini bu kadar
yetiştiremezdin.
Sen olmasaydın... ...abin bugünleri asla göremezdi.
Birbirinize hep iyi geldiniz.
Bu yüzden buna şükredin.
Gelene de gidene de eyvallah demeyi bilin.
Her ne olursa olsun şükürsüz kalmayın.
Merhaba. Merhaba.
Keşke önce şirkete gelseydiniz.
İstanbul'u özlemişim.
Böyle daha iyi ol.
Dalgalar yoktan var olmazlar.
Onları iten, onları oluşturan mutlaka bir kaynakları vardır.
Bazen bir rüzgar.
Bazen bir akıntı.
Bazen bir gemi.
Bazen büyük bir balık.
Sen hangisisin?
Kalkma.
Oluşturduğun bu kadar dalga...
Seni hiç rahatsız etmedim.
Mesut.
Verdiğin yanlış kararlar yüzünden... ...ortaya çıkan, istenmeyen sonuçlar...
...seni hiç rahatsız etmedim.
Usta.
Sorun aldığım kararlarda değil.
Sorun aldığım kararları uygulayamayan çapaklarda.
Çapak.
Çıraklardan biri efendim.
Terekeme.
Usta, şöyle bir açıklamam gerekirse...
Kısaca anlat.
03 masum iki kadını etkisiz hale getirdi.
05 yakın olan bu kadınlar için intikam talebinde bulundu. Kalfa bu talebi geri
çevirdi. Daha sonra 03 Seymuz adlı bir yakınına sığındı.
Seymuz bu durumdan yararlanıp 05'i ortadan kaldırırsam şirkete ortak olurum
teklifinde bulundu.
Hacker kendisinden yardım talep eden 05'in isteğini yine geri çevirmeyerek 03
'ün içinde bulunduğu eğlence mekanına girmesine yardımcı oldu.
Kalfa... Masum iki kadından birinin ölmediğini öğrenince 01'e sipariş verip
hayatta kalan kadının etkisiz hale getirilmesini istedi.
01 ve 05 arasında şiddetli bir temas yaşandı.
Daha sonra kalfa hacker'ın 05'e yardımcı olduğunu öğrendi. Hacker'ı abisiyle
tehdit etti.
Büyük bir açık otoparkta köşeye sıkışan 05'e yardım eden çırak 06 şirkete ihanet
ettiği bahanesiyle kalfanın bizzat kendisi tarafından infaz edildi.
05-03'ü ele geçirdi.
Şeymus, Kalfa ve Hacker'ı tehdit ederek 03'ün bulunduğu mekanın konum bilgisine
ulaştı ve harekete geçti.
Kalfa son bir hamle yaparak 01'i, Şeymus, 03 ve 05'in olduğu mekana
yönlendirdi.
Adaleti tesis etmek göründüğü kadar zor olmamalı.
Yapacağın tek şey kurallara uymaktı.
Usta yaptığım tek şey kurallara uymaktı.
Onlar benim koyduğum kurallar değil.
Senin kuralların.
Ve vicdanın hareket ederken yapman gereken tek şey... ...adaleti eşit
şekilde pay etmekti.
Ama sen adaleti pay edememişsin gibi sanki.
01 etkisiz hale getirilirken 03 kendini asmış bir şekilde bulundu.
03 hakkında detay ver.
Mevcut bilgi sanılanın aksine 03'ün 05 tarafından infaz edilmediği, 03'ün kendi
isteğiyle bizzat kendi yaşamından son verdiği yönündedir.
Kalfa şeyimizle iş birliği yaparak Hacker ve Hacker 2'ye yem olarak
kullanıp 05'i terk edilmiş bir AVM'de etkisiz hale getirmek istedim.
Çatışmanın sonucunda Şehmus düşmanları olduğu düşünülen bir grup tarafından
canice infaz edildi. Hacker ve hacker iki alandan güvenli bir şekilde
çıkarıldı.
Ve buradayız.
Klasik bir laf olacak ama sen ustanlar aldığını ustana mı satıyorsun kalpa?
Hayır hayır rahat.
Asla leş yok.
İnkar bir insanı azıcık gözlerini kapatana kadar vur.
Çünkü o karanlıkta nefsinin sesinden başka bir ses duyamaz.
Adaletin temeli pay etmektir.
Herkes payını alamazsa, aç kalan, susuz kalan,
adaletten payını alamayan illaki birisi o adaleti
sorgulamaya başlar.
Ve o sorgu, ölünü alamayacağın bir yargıya dönüşür.
İşte o zaman otorite değil,
Azaletten payını alamayan konuşur.
Şimdi ne yapıyoruz Hüsrev?
Planımız nedir?
Sistemi biraz dinlendireceğiz.
Terekleme.
Terekleme.
Adaletlidir. Sen onu bana bırak.
Ben onun çocukluğunu bilirim.
Teşekkür ederim.
Ne yapacak şimdi?
Bilmem.
Bir saniye sevgili seyirciler.
Evet.
Evet.
Alalım hemen Erol'u stüdyoya.
Hoş geldin Erol.
Biliyorsunuz geçen programda Erol bize o gün yaşananlara dair hiçbir bilgi,
hiçbir detay vermemişti.
Öldüğünü tahmin ettiğimiz Ferhat'ın ablasının tüm yakarışlarına rağmen
sessizliğini korumuştu.
Erol bugün o güne dair tek bir şey hatırladığını, başka da hiçbir şey
hatırlamadığını söyledi. O da bize yeter dedik.
Sonuca ulaşmak için önemli bir adım attık.
Erol'un yönlendirmesiyle gizemli şahsın robot resmini çizdirdik.
Eminim bize anlatmadığı şeyler var.
Eminim ki şimdi değilse bile ileride olayı aydınlatacak çok şey söyleyecek
bize Erol.
Evet şu an arkadaşlarım hazırlıyorlar robot resmi.
İşte Erol'un o güne dair hatırladığı kişinin eşkali.
Benim hep söylediğim bir şey vardır.
Adaletin varlığı o kadar güçlüdür ki gölgenizi bile söküp alır sizden.
Adaletten kaçamazsınız.
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.