All language subtitles for Otesiz Insanlar Bolum 55

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English Download
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Rüzgarlar dalımdan alsa, savursa bile, yerlerden yerlere öfkeyle

vursa. Dünya bir yangına dönse, kavursa bile, dimdik dursa.

Elif gibi.

Hayatım köldüm açmaz olsa bile, gönlümün kuşları uçmaz olsa.

Acılar sözleşip beni bulsa bile, dimdik dursam

elif gibi.

Bir...

Elif sadece seni kurtarmak için yaptım. O yüzden oturdum o nikah masasına. Ne

yapmalıyım peki?

Teşekkür mü etmeliyim?

Hatta minnetli bu evliliğe göz mü yummalıyım? Öyle bir şey isteyen yok

senden. Ne istiyorsun peki?

Elif.

Elif bak seni kurtarmak için yaptım.

Başka bir niyetim yoktu.

Sen beni kurtarmadın Deniz.

Sen beni öldürdün.

Elif bana biraz zaman ver.

Lütfen. Bak söz veriyorum her şeyi düzelteceğim.

Deniz.

Ne zaman neden bahsediyorsun sen? Sen karışma.

Elif benim karım sensin. Attığım o imzanın hiçbir değeri yok.

Ne diyorsun Deniz sen?

Evin neresi senin? Kimin yanı? Akşam olduğunda hangimizin yanına gideceksin?

Elif lütfen.

Eşyaların yarısı bende yarısı Sanem'in yanında mı olacak?

Sabah kim işe uğrayacak senin? Elif yeter tamam.

Durmaya bile dayanamıyorsun değil mi? Peki ben yaşamaya nasıl dayanacağım?

Yarın... O mahkemeye çıkıp senden boşanmak istediğimi söyleyeceğim.

Ne?

Eğer biraz olsun onurumu ve gururumu düşünüyorsan sen de hayatımdan çıkıp

gidersin. Çünkü ben hayatımdan ve kalbimden çıkardım seni.

Neyin hesabını soruyorsun sen? Bunun hesabını vereceksin.

Neyin hesabını soruyorsun sen bana?

Hayatımı affettin.

Herkesi bu millet dileğine inandırdın. Beni bile.

Kendimden utanıyorum.

Karımın yüzüne bakamadım senin yüzünden.

Ama bitti.

Artık yalan yok.

Kimseyi kandıramayacaksın.

Kimseye zarar veremeyeceksin.

Demek için yaptım.

Niye beni sevmedin ki Deniz? Niye?

O köylü kızın da olup da bende olmayan ne var?

Gel abi. Ne olur bir şey desene. Bırakmıyor peşimi.

Elif. Ne bağırıyorsun?

İyi misin?

Kötü abi.

Yürüsün buradan ne olur.

Evden kaçmak kolay.

Benden kaçsa göreyim doktor hanım.

Seninle ilgili her şeyi sakladım.

Kavgalarımızı.

Gözyaşlarını. Hani bunu bana verirken sevdiğine verirsin işte.

Benim tek sevdiğim sensin.

Sonsuza kadar böyle kalacaksın.

Deniz biraz yavaş ol.

Deniz Yavaş öldürecek misin sen bizi?

Deniz'in sebep olduğu kaza yüzünden kader onu Sanem'e mecbur kıldı. Çünkü

Sanem'in anne olma ihtimali çok azalmıştı.

Elif ise mahkeme salonunda bile yalnızdı.

Deniz mahkemeye dahi gidemedi. Çünkü Elif'in karşısına çıkacak yüzü yoktu.

Vekaleten Elif'ten boşandı. Ve bir daha hiç görüşmediler.

Dünyası yıkılan Elif bütün enerjisini bebeğine verdi.

Sıkıntılı da olsa...

Hamilelik sürecinin sonuna geldi. Yanında annesi, babası, kocası olmasa da

altı ay sonra bebeğin doğum vakti gelip çarpıştı.

Altı ay sonra.

İyi misin?

Ne oldu sancın mı başladı?

Geçer şimdi.

Elif bak bunlar hayra alamet değil.

Ben dedim o kadar sana evde bekle diye. Stres yaptın tabi burada.

Ya.

Geçti zaten.

Geçti. Yok bir şey.

Hayırlısıyla bitseydi şu mahkeme.

İbrahim abiden iyi haber alalım. Dosdoğru hastaneye gidiyoruz Elif.

Tamam.

İnşallah. Necdet abi geliyor.

Allah'ım yardım et. Ne oldu?

Çıkıyor mu babam?

Abi bir şey söylesene.

Suçlu mu bulundu?

Necdet abi.

İdem kararı çıktı.

Çok mu istiyorsun dışarı çıkmak?

Merak etme bugün çıkacaksın.

Kızımı... ...götürecek misin benim?

Götüreceğim. Birlikte kızına gideceğiz.

Kızımı... Bana babamın ne yaptığını söylesinler.

İdam alacak kadar ne yapmış?

Adam mı öldürmüş?

Vatana ihanet mi etmiş? Ne yapmış?

Bir ara itiraz edeceğiz değil mi?

Tabi temize gidilecek. Gerekiyorsa insan hakları mahkemesine başvuracağız.

Ne gerekiyorsa yapılacak Elif.

Baba.

Elif. Kızım.

Yaklaşma uzak durma açımdan. Çekil babamı bilin.

Çekil. Üzülme.

Üzülme ne olursun. Baba.

Doğacak çocuğunu düşün yavrum. Sen güçlü bir insansın.

Ne olursunuz bir kere sorun.

Utanacak gün değil. Ne biçim insanlarsınız siz.

Görmüyor musunuz halini?

Gözleri al yerden.

Ne yapıyorlar bunu?

Baba.

Baba! Tamam!

Elif! Baba!

Elif!

Ben de seni seviyorum kızım.

Bu zulümde bitecek Güzel günler

gelecek Gözlerini al yerden

Bu günler de geçecek

Bu zulümde bitecek

Mutlu musun?

Bu yaptığına gurur duyuyor musun oğlum?

Anne bir de sen gelmesin.

İkimizi de öldürmek istedim işte.

Ah benim aptal oğlum.

Al. Al istediğin oldu işte.

Artık ömür boyu Sanem senin yanında.

Artık istesen de ondan asla kurtulamayacaksın.

Yanımda olsa da kalbime belifte olacak.

Merak etme.

Hala Elif diyorsun ya. Hala Elif diyorsun.

Sen kendi derdine yan Deniz Bey.

Bu kız çok büyük bir ameliyat geçirdi. Ve bu ameliyat yüzünden artık tüp bebek

haricinde asla çocuğu olmayacak.

İkimiz de ettiğimizi bulduk. O benden sevdiğimi aldı. Ben de ondan anne.

Artık aramızda alacak verecek kalmadı.

Ödeştik.

Ne oldu nesi var?

Galiba bebek geliyor.

Hemen tekerlekli sandalyeyi getirin.

Gelin nefes al tamam mı?

Kızıma mı gidiyoruz?

Kızına gidiyoruz.

Çok az kaldı elim.

İkisi de meşgul. Gelin şimdi ya.

Sen iyi misin?

Teşekkür ederim kızım.

Üniversitede gösterdiğiniz direnç gayet başarılı.

Avrupa Birliği ne derse desin. Onlar kendi işine baksın. Ayrıca Avrupa

Birliği'ni falan taktığımız da yok. Siz böyle yapmaya devam edin. Evet.

Müthiş bir direnç sergiledik.

Bir iki tane türbanlı kız okula girmek istese de girdiklerine gireceklerine

pişman oldular.

Müthiş bir mahalle baskısı uyguluyoruz.

Şu Safyan denen adam.

Her seferinde işimize taş koymayı başarıyor.

Bak.

Senin adamın gene manşetlerde.

Kim alıyor bu adam?

Hayır nereden alıyor bu cesareti?

Kudret. Herkes bu adamdan bahsediyor.

Böyle bir süne sahip figürler.

Bir gün parlar.

Ertesi gün yok olup giderler.

Bizim sistemimizin önünde hiç kimse duramaz. Cahil merak et.

Hadi.

Afiyet olsun.

Sana.

Çekilin.

Ver onları bana.

Kızlar ben merdivenden çıkıyorum. Asansörden korkuyorum.

Tamam geliyor şimdi.

Şimdi geliyor asansör tamam mı sakin ol. Çok az kaldı.

Çok acıyor.

Sabri Bey geldi efendim.

Al içeriye al al al.

Teşekkür ederim.

Sabri Komutan. Kudret Komutan.

Buyur.

Teşekkür ederim.

Hayırdır? Bu ne sürpriz böyle?

Bana yaptığın teklifi düşündüm Kudret.

Onunla ilgili konuşmaya geldin.

Bak bu benim arkadaşım. Seni kızına götürecek tamam mı?

Kızına mı götürecek? He he kızına götürecek. Hadi gel.

Gel.

Aferin sana.

Kimsesi yok değil mi bunun? Sonra başımıza bir iş almayalım.

Merak etme sen.

Çöpsüzüzüm. Parayı alayım.

Tamamdır. Doktora söyle güzelce kesip bitsin.

Siz yok arkadaşlarıyız.

Önce kaydını yaptırın. Sonra da muhasebeye girip girişini.

Tamam.

Doktoru çağırın hemen.

Bir şey mi oldu?

Geliyor doktor. Korkacak bir şey yok.

Sakin ol.

Sizin ne işiniz var burada?

Dışarı çıkın.

Neyi var?

Kanaması başladı. Kızlar lütfen dışarı lütfen.

Lütfen bizi dikkat edin.

Gel.

Denizciğim.

Tebrik ederim oğlum.

Çok mutlu ettiniz bizi.

Ne oldu ki?

Sanem hamileymiş.

İnanmıyorum ya.

Tüp bebek öyle sandığınız gibi bir şey değil. Hadi ince olmuyor.

Anneciğim kızın içine doğmuştur belki.

Hem inşallah bugün müjdeli haberi alacaksınız.

Oğlum.

Bebek eve huzur getirir. Mutluluk getirir. Hem karı kocayı da birbirine

daha çok bağlar.

Anne, ben mecbur kaldığım için evlendim Samim'le.

Benim yüzümden çocuğu olmuyor diye tüp bebeğe bile razı oldum. Daha ne yapayım?

Ben heriften sonra her şeyi boş verdim.

Hayat önüme ne getirirse onu yaşıyorum işte.

Canım, annem.

Hayat sana çok güzel bir evlat verecek.

Ve onu kucağına aldığında yaşadığın her şey geride kalacak.

Onunla birlikte yeniden yepyeni çok güzel bir sayfa açacaksın.

Sana yaptığım teklifin cevabını altı ay sonra vereceğini hiç düşünmemiştim.

Memleket meseleleri böyle aceleye gelmez Kudret.

Bu düzenin değişmesi için tüm hayatımı feda etmeye hazırım.

Ama bunu seninle yapmaya hiç niyetim yok.

Yanlış yapma Sabri Komutan.

Gel beraber bu ülkeyi hak ettiği yere taşıyalım.

Asıl yanlış, senin bu ülke için iyi bir şeyler yapacağını düşünmem oldu Kudret.

Bu ülkede bizim dediğimizin dışında tek bir yaprak dahi kıpırdamaz Sabri

Komutan. Sen ve yanındakiler hep böyle zanneder Kudret.

Ama yüzyıllardır bu millete benliğini hiçbir unsur unutturamadı.

Bu boş hayallerle yaşayıp duruyorsun işte sevgili komutan.

Çanakkale Savaşı.

Savaş tüm şiddetiyle devam ederken General Hamilton akşam beş çayını

İstanbul'da içeceğiz diyordu.

O kadar emindi kendinden.

Ama onu durduran ne oldu biliyor musun Kudret?

Bir tek onbaşı.

Onbaşı Seyit.

Seyit Onbaşı o kadar inanmıştı ki davasına, tek başına o şınzıklısını

boğazın serin sularına gömdü.

İngilizlerin unuttuğu bir şey vardı Kudret.

Bu milletin ülkesine olan sevgisi.

Sen bu güzel hayallerle yaşarken Çanakkale çoktan geçildi Sabri Komutan.

İngiliz General Hamilton da böyle düşünmüştü Kudret. Ta ki gemisi

Çanakkale'nin serin sularına gömülünceye kadar.

Sen bu yolda devam edersen eğer bir gün hiç beklemediğin bir anda bir seyit

onbaşı çıkar ve seni tarihin tozlu sayfalarına gömer Kudret.

Tarih siz değil, biz yazarız Sabri Komutan.

Biz.

Elif, sakın korkma tamam mı?

Bir şey olursa... Hayır, hiçbir şey olmayacak.

Bir şey olursa bebeği seçin. İkiniz de sağ salim çıkacaksınız o ameliyattan.

Söz verin bana. Eğer bir şey olursa mutlaka bebeği kurtaracaksın.

Elif. Filiz söz verin bana.

Filiz. Filiz mutlaka bebeği seçin.

Elif. Filiz söz verin bana.

Bunların burada ne işi var ya?

kurtaracaksınız. Bebeği kurtarın.

Sakin ol, sakin ol.

Sakin ol, derin nefes al, sakin ol.

Deniz'le olsun tekrar karşılaşmaması lazım.

Deniz'e hiçbir şey çaktırmamam da lazım.

Aç şu telefonu Deniz, aç!

Şimdiye kadar hiç böyle bir şey yapmamıştı.

Zaten çok ağır ilaçlar alıyor. Kendi başına bir yere gidemez.

Baksana.

Sana diyorum.

Buyurun. Hani şu kimsesiz kadın.

Sürekli camdan dışarı bakan.

He bildim.

Onu hiç gördün mü?

Yok niye ki?

Amirim. Kadını arabaya binerken görenler var. Yanında hademe kılıklı bir adamın

olduğunu söylüyorlar.

Kadının resmini emniyete faksı alın. Belli ki kaçırmışlar.

İşe polis karıştı. Hemen kadından kurtul.

Allah kahretsin.

Böyle bir şey olacağı belliydi zaten.

grubunuz ne?

B negatif.

Hastamızın acil kana ihtiyacı var. Hemen danışmaya gidip anons ettirin. B'ye aç

postu. Tamam tamam.

Postu yine.

Ya arıyorum. Niye açmıyorsun?

Nedir senin bu halin? Soluk solağa kalmışsın.

Aradığında telefon sessizleydi duymamışım. Niye aradın ki?

Doktorun acil bir ameliyata girmesi gerekiyormuş.

Ben de diyorum başka zaman randevu alalım öyle gelelim. Hadi gidelim.

Sanem nedir bu acelen?

Evdeniz biliyorsun malum. Ben artık kalamıyorum böyle hastanelerde basıyor

beni. Hadi gidelim.

Ameliyata girecek olan bir hasta için bey araç kutusuna ihtiyaç vardır. Kan

vermek isteyenlerin acile gelmesi rica olmuş.

Bu benim kan grubum.

Eee? Ne e'si sana?

Seninki ise ne olmuş?

Her kan isteyeni sen mi koşacaksın?

Herkes senin gibi düşünürse kan verecek kimse kalmaz. En fazla 15 dakika sürer.

Tamam Deniz.

Tamam. Gidelim de bir sevap işleyelim değil mi?

Kan merkezi bu tarafta.

Allah'ım inşallah biri çıkar inşallah.

Filiz, Erdem'i mi arasak? Bir sürü polis arkadaşı var hepsi nihar buraya.

İyi de bebeği öğrenir o zaman söyle.

Şu durumda yapabileceğimiz hiçbir şey yok arayacağım ben. Bu ankesörlü telefon

nerede acaba?

Bir alt tarafta. Tamam gittim ben hadi.

Siz yine de bir daha anons eder misiniz lütfen?

Ameliyata gelecek olan bir hasta için BRH pozitif kala ihtiyaç vardır. Kan

vermek isteyenlerin acize gelmesi rica olur.

Allah'ım lütfen yardım et.

Çekil şuradan, çekil.

Ne yapıyorsun ya?

Kanamayı dolduramıyoruz.

Nabzı gittikçe azalıyor.

Yapacak bir şey yok.

Ben arkadaşlar ile konuşup geliyorum.

Polis bir arkadaşımız var. Birazdan burada olur.

Bekleyecek vaktimiz yok.

Hayır. Bir seçim yapmak zorundasınız.

Hayır. Hayır.

Ben bunu yapmam.

Yapamam.

Biraz kısa kesebilir misiniz? Acelem var da.

Bu kararı verecek bir yakın yok mu?

Sadece biz.

O zaman bir seçim yapmalısınız. Ama çabuk. Anneyi mi kurtaralım, bebeği mi?

Anneyi kurtarın.

Anneyi kurtarıyoruz.

Arkadaşlar, ben yemeğe çıkıyorum.

İlçe Emniyet Müdürlüğü. Merhabalar.

Erdem komiserle görüşecektim. Erdem komiserim yeni çıktı. Bizim acil kana

ihtiyacımız var. Bir arkadaşımız ameliyatta. Lütfen yardım edin.

Tamam. İlgileniyorum.

Kolay gelsin.

Ben kan vermek istiyordum da.

Gör bak çoktan biri vermiştir bile. Yok kimse vermedi. Kan grubunuz nedir?

BRH pozitif. Gördün mü bak kimse vermemiş.

Kimliğimi vereyim şöyle.

Sizi şöyle alayım.

Kimin için lazımdı kan?

Doğum yapacak bir anne için.

Beklenmedik bir şekilde kanaması başlamış da. Öyle mi?

Bak gördün mü? Belki de bebeğin hayatını kurtaracağız.

Belki de o aptalın çocuğunun hayatını kurtarıyorsundur değil mi?

Bir şey mi dedin?

Yok, yok bir şey.

Filiz, Erdem'le konuşamadım ama karakoldan birkaç kişi gelecekmiş.

Ne oldu?

Filiz!

Korkutma beni Allah aşkına söylesene ne oldu?

Ben... Ben...

Elif'i seçtim Züheyla.

Onun kurtulmasını istedim.

Allah kahretsin!

Şüphelere ait Cumhuriyet Köyü Orman yolu iskavetle doğru gidiyor.

İnşallah faydası olur bebeğe.

...olunmuş.

Ameliyat böyle ha deyince çıkılmaz ya. Onun için gidelim yarın randevu alır

tekrar geliriz.

Pardon.

Doktor Pınar Hanım ameliyat ayında çıktı mı acaba?

Henüz çıkmadı. Biraz beklerseniz çıkar ama.

Biz gebelik testi yaptırmıştık da sonucunu alabilir miyiz? Doktor izni

olmadan veremiyorum.

İyi de bizim sonuçlarımız?

Maalesef prosedür böyle.

İyi o zaman bekleyelim biz biraz. Doktorun çıkması çok uzun sürmez

diyorsunuz. Sonucu alır öyle gideriz.

Ne gerek var şimdi?

Bak yarına randevu alırım. Hatta ben gelirim. Senin gelmene de gerek yok.

Tamam mı? Yeter ki şimdi gidelim.

Sanem fazla uzatma.

Yürü şu kafeye gidelim. Çay kahve falan içelim. O sırada da bekleriz işte.

Duydun mu?

Evet. Bebek sesi.

Sana şükürler olsun.

Komiserim, sizi biri aradı. Süheyla diye biri.

Ne dedi?

Bir arkadaşı için kan lazımmış. Birkaç kişi gönderdim hastaneye. Ama gerek

kalmamış. Bulunmuş kan.

Hangi hastanedermiş?

Nevaar Hastanesi. Tamam. Hadi ben çıktım.

Bana baksana sen. Buyurun komiserim. Ne zaman geldi bu?

Hastaneler kaçırmış. Siz dışarıdayken geldi.

Ah Hince Hanım ah şu haline bak.

Artık bu evde sadece kızımın annesi olarak bulunacaksın.

Benim evleneceğim kadın Jale.

Çünkü seni hiçbir zaman sevmedim ben. Hiçbir zaman.

Albay babanın hatırına, ideallerim hatırına, her şeyin hatırına seninle

evlendim. Ama buraya kadar İnci Hanım, buraya kadar.

Benim gibi bir adamın yanına jale gibi güçlü bir kadın yakışırdı İnci.

Evet. Komutanım bilmeniz gereken bir şey var.

Rana Hanım ile ilgili.

Bir dakika.

Ben ateş et demeden kimse ateş etmesin.

Başka kimse yok komiserim

Bıktım bu su kesintisinden arkadaş bıktım lan.

Allah!

Vay arkadaş gördün mü gittik ola lan.

Nasıl harcayacağız şimdi bunu?

Annesi nasıl iyi mi?

Merak etmeyin iyi çıkarırlar birazdan.

Allah nazarlardan saklasın şunu bak.

Felix çok güzel.

Yok yok lan.

Böyle de olmayacak.

Nasıl olacak bu iş arkadaş ya?

Dur bakayım.

Dur lan.

Ulan Yılmaz. Hadi bakayım.

Yok.

Bu ne lan?

Arkadaş bu nasıl bir koku lan?

Ulan it mi düştü bunun içine?

Öf! Vallahi iyi zehirlenmemişiz biz bu sudan.

Allah canını almayan.

Dur bakayım. Hadi Yılmaz bakayım.

Allah!

Yılmaz! Kalk oğlum!

Kalk lan!

Allah! Allah!

Neli oğlum?

Geberip gidemeyeceksin.

Lanet kuyuna da kovana da. Dur bakayım.

Allah! Ne yapacağız şimdi buna?

Lan Osman gel bak.

Ben size kaç kere dedim bahçede top oynamayın diye.

Keseceğim vallahi topu. Hadi bakayım.

Osman oğlum gel bakayım. Şu kuyuya kovam düşüverdi. Bir yardım etti alıverdim

onu.

İkisi de iyi değil mi?

Merak etmeyin. Ama kanı kim verdiyse bebeğin hayatını o kurtardı. Hepimize

geçmiş olsun.

Sağ olun.

Biz böyle geldik ama... Yanlış girdik herhalde ya. Şuradan gitmemiz lazımdı

galiba.

Şunlara bak ne kadar tatlılar.

Hepsi yeni doğmuş.

Allah analı babalı büyütsün.

Amin.

Osman,

alat çelik gibi oldu. Korkma tamam mı?

Yunus amca korkuyorum ben ya. Ne hep çözülürse?

Lan korkma bir şey olmaz. Ananı hiç mi ciğer yedirmedin sana? Baksana sen bu

düğüme. Kırk yıllık gemici gelse çözülmez vallahi bunun. Haydi bakayım.

Ya Allah ya Bismillah.

Haydi oğlum.

Ya Allah ya Bismillah.

Ne yapıyorsun adam? Sen verin çocuğuma.

Ben ne yapacağım senin çocuğuna ben?

Süheyla.

Bebeği görmeye gidelim mi?

Allah Allah arkadaş gıcık gıcık gibi bağırttığıma. Manyak mıyım ben? Senin

çocuğuna bir şey yap versem kendi kuyumama atarım ben çocuğu.

Lan Osman konuşuversene lan. Desene kova düştü onu alıvereceğiz de.

Ya Allah'ını seversen. Bunu sen mi doğurdun ha? Buna bak mal mal nasıl

bakıp durur lan. Deyiversene.

Biz ailesi değiliz.

Öylesine bakmıştık da.

Sıkkı size benziyor ama.

Yok canım daha neler.

Saçmaladı bu hadi gidelim biz.

Kudret bir tat bakalım.

Tabii efendim.

Etin lezzetli olması için ilk kural nedir biliyor musun Kudret?

Nedir efendim?

Eti pişirmeden önce lezzetini ve kıvamını en iyi şekilde almak için eti

dinlendirmek lazım.

Eti taze taze sıcak sıcak pişirmeye kalkarsan et kartlaşır ve kurur.

Ama... Ne zaman eti dinlendirir ve sabır gösterirsen o zaman etin aynen böyle

lezzetli olur.

Bizim de etimiz fazlasıyla dinlendi ve lezzetini maksimum seviyede verecek hale

geldi.

Geçen 6 ayda projemiz daha da ilerledi.

Efendim kendisiyle birebir görüşmüş değilim ama yakinen takip ediyorum.

Samimiyeti güçlü hitabet sanatıyla şimdiden halk tarafından sevilen bir

haline geldi.

Hatta halkın içinden insanlar kurtarıcımız diye sesleniyorlar.

Bu etin bu kadar lezzetli pişmesinde senin de aşçılığının ne kadar önem arz

ettiğini belirtmem lazım.

Rica ederim.

Teşekkür ederim efendim.

Artık etin ateşle buluşma vakti geldi.

Harlanmış külleri alevlendirmenin vakti geldi.

İlk fırsatta etle ateşin buluşmasını gerçekleştirmek lazım.

Arkadaşlar gerekli mekan ve zamanla ilgili sana bilgi verecekler.

Artık zaman...

Küllenmiş bu ülkeye tekrardan alevlendirecek rüzgarı verme zamanı.

Elinize sağlık.

Kusura bakmayın beklettim sizi. Acil bir doğum gelince ona girmek zorunda kaldım.

Önemli değil. Allah analı babalı büyüsün inşallah.

Amin inşallah.

Şimdi gelelim sizin test sonuçlarınıza.

Aslında sonuca gerek yok. Yani ben biliyorum hamileyim. Ama sanırım bunu

sizin ağzınızdan duymak daha böyle bir özel olacak.

Keşke size müjdeli haberi verebilsem.

Maalesef bu sefer de test sonuçlarınız negatif.

Amile değilsiniz.

Ama... Ama ben o kadar... ...mutluydum ki.

Sanem... ...yapacak bir şey yok.

Biz bunları biliyorduk zaten.

Dünyanın sonu değil ya.

Senin için dünyanın sonu olmayabilir ama... ...benim için dünyanın sonu...

Kusura bakma.

Yok lütfen.

Tüp bebek tedavisi zorlu bir süreç.

Söyle.

Yeni öğrendim. Geçmiş olsun. Kim ameliyat oldu?

Bir arkadaş.

Okuldan. İyi mi şimdi?

İyi. Çok iyi.

Kızla arkadaşınız kendine geldi.

Ben bakarım siz de Erdem'le laflayın.

Filiz. Canım.

Bebeğim iyiymiş.

İyi çok iyi çok da yakışıklı.

Gerçekten mi? Evet.

Kıyamam sana ya ben.

Canım benim.

Uzun zamandır görüşmüyorduk.

Öyle oldu.

Sanem beni bekle. Sanem!

Merhaba abi.

Merhaba. Ne işiniz var sizin burada?

Hoş geldiniz efendim.

Misafiriniz geldi, sizi bekliyor.

Alın içeriye.

Emredersiniz efendim.

Hoş geldin.

Özlenen, beklenen adam.

Hoş geldin.

Sana ne? Ne işleri varsa var. Bir an önce gitmek istiyorum şu lanet yerden.

Sanem sen karışma bu işe.

Ne işiniz var Erdem burada?

Bir şey mi oldu Elif'e?

Elif'e bir şey oldu değil mi?

Tabii. Senin acelen ondan.

Elif'e bir şey oldu.

Yok. Elif'e bir şey olmadı.

Okuldan bir arkadaşımız için buradayız.

Hem kan lazımdı.

Erdem'i onun için aradım.

Süheyla yalan söyleme. Elif'e bir şey mi oldu?

Geldin Nesin'in.

Bir şey yok diyorlar işte. Hadi gidelim Deniz ne olur.

Deniz, senin ne işin var burada?

Elif, Elif'e bir şey oldu değil mi?

Elif'in ne alakası var Elif'le?

Deniz!

Nasılsın? Var mı bir sıkıntın?

Yok, sağ ol. Teşekkür ederim.

Tamam, bir şey olursa haber ver. Biz zaten buradayız.

Başkasıyla karıştırdılar herhalde.

Ben zannettim ki. Ne zannettin? Elif falan yok.

Bir arkadaşımız için buradayız.

Sana inanmıyorum ya. İnanmıyorum.

Ben burada nelerle uğraşıyorum sen nelerle uğraşıyorsun.

Gidelim artık buradan Deniz.

Küçük bey annesini ziyarete geldi.

Ben alayım, zaten içeri girecektim.

Gülüyor musun sen bana?

Şuna bak.

Maşallah.

Allah anal babalı büyütsün.

Hadi git.

Çok

sağ

ol Erdem. Buraya kadar geldim.

Gidebilirsin. Sağ ol.

Tamam. Bir ihtiyacınız olursa mutlaka arayın. Tamam. Merak etme.

Görüşürüz. Görüşürüz.

İyi ki tek kişilik oda istemişiz. Yoksa her şey batacaktı.

Çok şükür bunu da atlattık.

Süheyla, Elif'e hiçbir şey çaktırma tamam mı?

Hoş geldin yavrum.

Sen kavuştun mu oğluna?

Allah ayırmasın hiç inşallah.

Amin.

Kadir annesininkine benzemesin.

Öyle deme ama.

Ama öyle.

Biz varız.

Biz onun hem annesi hem babası hem dedesi hem ninesi her şeyiyiz biz.

Biz onun hep yanında olacağız bak göreceksin.

Ya ama bu çok tatlı ya.

Nalar değdireceksin çocuğa?

Teyzesinin nazarı değer mi hiç? Hem ben onu yerim bir kere yerim.

Gülüyor bak.

Süreç bizim açımızdan sıkıntılı bir hal almaya başladı.

Seni meydanlara istediğimiz gibi sürebilirsek önümüzde hiç beklemediğimiz

ufuklar ve yollar açılabilir.

Ama ne yap et, bu süreçte hareketlerine dikkat et, he mi?

Siz hiç merak etmeyin.

Karda yürürüz, izimizi belli etmeyiz inşallah.

Ben de buna hasta oluyorum işte. Her kelimenizin sonunda inşallah.

Neredeyse beni bile inandıracaksınız.

Maşallah.

Yetişme ortamı diyelim.

Malum, bizim semtlerde her lafın sonu inşallahla maşallahla gider.

Bu halkla iletişim kurmanın ilk şartı ağız birliği yapmaktır. Fakat

abdestimizden kimsenin şüphesi olmayacak merak etmeyin. Sen böyle olmaya devam

et. Halk seni baş tacı yapacaktır. Bizim uyanık layıklar da senden

ölümüne nefret edeceklerdir. Biz halkın nabzını tutacak, hareketlerini ölçmeye

devam edeceğiz.

Layık kesimin nefreti önemli.

Bu halkın beni kabullenmesini kolaylaştıracaktır.

Ne kadar nefret görürsem o kadar bilinir olurum. Hesap ortada.

Layıklar senden nefret ettikçe hak senin peşinden gelecektir.

Bundan sonra sana büyük çatışmalar ve mağduriyetler bulmamız gerekiyor.

Mağdur oynamak eğlenceli olsa gerek.

Filmlerde bile esas olan mağdur olmazsa o film gişe yapmıyor öyle değil mi?

Doğru.

Aklın hala orada değil mi? Beni bütün gün bırakıp bırakıp oraya gittin.

6 aydır Elif'i bir kere bile görmedim.

Peki o hastanedeki halin neydi?

Sanem, Elif benim eski karım. Bu gerçeği değiştiremeyiz.

İnsani bir refleks işte o kadar.

Peki senin hastanedeki halin neydi?

Dedim ya sana.

Hayatımın en iğrenç dönemlerini hastanelerde geçirdim. Hele o kazadan

sonra bütün kabuslarımı hastanelerde gördüm.

Onun için bayanım... Sen de artık üstüme gelme.

Allah aşkına başlamayın. Allah aşkına.

Nedir mesele hanımefendi? Bu kadar acele çağırdınız bizi.

Bu adamı oğlum öldürmeye kalkıştı.

Ya komiserim siz bu delikanlı lafına bakma. Ne öldürmesi ya? Kova düştü onu

alıvereceğim diye ben çocuk yardım edemezsin diye. Ödemle Osman konuşsana

lan. Zaten komşular söylerdi mi Ömür Bey bu adamdan korkulur diye.

Alimallah çocuklarımızı öldürüp öldürüp atacak bu kuyuya.

Bir bakın bakalım ne var bu kuyuda.

Siz ne diyorsunuz bu konuda?

Vallahi komşuyum anlatıvereyim ben size. Sular kesildi. Ben de dedim ki kuyudan

bir su çekiver. E salladım kovayı. Ama kova ipten kurtuldu düştü.

Uğraştım uğraştım alamadım. Niye canım? Çocuğu çağırıverdim bana yardım

ediversin diye.

Değil mi Osman?

Öyle değil mi anlatıversin mi?

Amirim bir şey takıldı kancaya.

Doğru söylüyor amirim. Kova var burada.

Hah. Gördün mü bak.

Ben koskoca devletin polisine yalan söylemeyecek halim var mı?

Konuşsana Osman.

Öyle mi lan?

Yılmaz amca doğru söylüyor. Kova için çağırmıştır o.

Ananen. Konuştu vallahi.

Çocuk da akılmışmış. Kafasına vurunca bülbül gibi şakırmaya başladı maşallah.

Hayat ne kadar garip.

Sevinçle hüznü bir arada yaşıyorsun.

Sabah babamın idam haberini aldım.

Şimdi bir oğlum oldum.

Yapma ama böyle Elif.

Üzme kendini.

Elimde değil ki.

Annemi kaybettim.

Şimdi de baba.

Necat abiyi duymadın mı?

Gerekirse insan hakları mahkemesine kadar gidecek.

Bir şey olmasına izin vermeyeceğiz İbrahim abi.

Daha torununu görecek. Elinden tutup okula götürecek.

İnşallah.

Elbette.

Hoş geldiniz.

Hoş bulduk.

Hoş geldiniz. Hoş bulduk.

Biraz konuşabilir miyiz?

Tabii konuşalım canım.

Yok burada olmaz ama şu tarafa gidelim. Hoş geldiniz.

Sağ olun.

Hoş geldin yalvay. Hoş bulduk komutanım.

Nasılsınız? Sağ olun. Buyurun.

Ne oldu Sanem hayırdır?

Dün Elif'i gördüm hastanede.

Denizden önce gitmiştim hastaneye. Öyle oturup bekliyordum.

Bir baktım. Elif ve arkadaşları.

Bil bakalım niye gelmişler. Niye gelmişler?

Doğuma. Ne?

Doğum mu? Nasıl?

Peki Deniz gördü mü Elif'i? Hayır görmedi.

Ama görecek diye aklım çıktı.

Kendi teslimin sonucunu bile beklemeden gitmek istedim hastaneden.

Az kalsın görüyordu ama son anda engelledim.

Şenev anne.

Özellikle bu saatten sonra Elif ve Deniz'in asla karşılaşmaması lazım.

Asla asla.

Deniz ya öğrenirse Elif'ten bir bebeği olduğunu?

Düşünmek bile istemiyorum. O zaman o kötü günler tekrar geri gelir.

Bu kadını tanıyor musun?

Yok. Hiç görmedim.

Ama kaçarken polisler arabanda görmüşler.

Öyle olsa yakalandığında arabalı olurdu.

O zaman kadını başka bir yere bıraktı.

Yok. Kadın falan bilmiyorum ben.

Kadının yerini söyle.

Hemen göndereyim bundan seni.

Zuhret köyü benim.

Bırakın gitsin bu. Bir şey bildiği yok bunun.

Bize söylemeyecek misiniz?

Sancar'cığım sık bahsetmesene çocukları.

Niye canım?

Yani... ...bir an önce versinler müjdeyi.

Bunda saklayacak bir şey yok ki.

Ne müjdesi?

Bebek mi geliyor yoksa?

İzninizle.

Ne oluyor ya ben bir şey anlamadım.

Komutanım. Bugün doktorla görüşmemiz vardı da.

Tüp bebek denemesi yine başarısız olmuş.

Oğlum üzülmeyin. Daha çok gençsiniz. Olur elbet.

Tabii canım.

Hiç moralinizi bozmayın.

Siz birbirinizi sevdikten sonra.

Gerisi başı.

Deniz.

Başka bir doktora gitseniz mutlaka vardır oğlum bir çaresi bunun.

Aa Sancar'cığım karışmasana.

Aa izin izle.

Sen de ikide bir bana karışma.

Ben bir sanem'e bakıp geleyim. Bir bak oğlum Mehmet.

Buyurun.

Teşekkürler.

Ne oldu?

Konuştu mu adam?

Komutanım konuşturdum.

Peki başka bir şey var mı?

Kardeşini Cumhuriyet Köyü ormanına götürmüşler.

Cumhuriyet Köyü ormanı mı?

Peki öldürmüş mü?

Anladım. Bana bak.

Ne yap et ranayı bul. Ölü ya da diri. Bul onu.

Denize benziyor.

Yok canım.

Burnuna baksana aynı sen.

Ama gözlerin mavi.

O, onun rengi daha çok değişecek.

Elif, adını ne koyacağız?

İbrahim.

Adı İbrahim olacak.

İbrahim.

Elif'in haberi var mı acaba?

Hadi Elif aç şu telefonu.

Hadi. Sen ne yapıyorsun?

Hani o kızla görüşme olduğumuz nereden çıktı şimdi?

Anne!

Peşini bırakmadı tabii değil mi?

Ya da siz göstermelik boşandınız.

Ya da sen ikimizi birden idare ediyorsun.

Deniz sana inanmıyorum.

Hem senin yüzünden çocuğum olmuyor hem de sen kalkıp onunla... Canım yeter!

Deniz! Ne yapıyorsun?

Ayrıldıktan sonra bir kere bile görüşmedim onunla.

Altı aydır hiç konuşmadık. Şimdi de ben aradım ve telefonumu yine açmadı.

Ya sen niye onu arıyorsun?

Oğlum karın haklı.

Artık sen evlisin bir yuvan var.

Hala hanım yaşıyor.

Elif'in haberi var mı onu öğrenmek için aradım. Oldu mu şimdi?

Merakınız gitti mi? Tamam mı?

Şimdi de Elif'in evine haber vermeye gidiyorum.

Halam yaşıyor mu?

Sen hep kendine gel. Şimdi halanın sırası değil.

Sen... Bir şekilde Deniz'i oyalan ben hemen önden Elif'in evine gideyim. Bir

çare bulmamız lazım.

Komutanım izninizi isteyebilir miyim?

Bu saate nereye böyle?

Biraz dolaşalım dedik babacığım.

Hem ikimize de iyi gelecek.

İyi. Hadi bakalım.

Sen iki dakika bekle ben geliyorum.

Gençlik işte komutanım.

Deniz.

Denizciğim bir saniye.

Deniz bak.

Bak ben çok özür dilerim. Ben sanmıştım ki. Ne sanmıştın Sanem? Bir şey sanma

artık. Artık bir şey sanma.

Bizim Elif'le bir araya gelmemiz mümkün değil.

Bak dur ben de geleyim seninle.

Sanem. Bak olay çıkmayacak. Kavga da çıkarmayacağım.

Sadece yanında olmak istiyorum.

Arabada duracaksın söz mü?

Tamam.

Efendim abi.

Erdem neredesin? Bir şeyler hatırlıyorum.

Rana Hanım yaşıyor biliyor musun?

Ne? Evet.

Hastaneden kaçırmışlar.

Ne hastanesi? O kadarını ben de bilmiyorum.

Kaçıran adam Cumhuriyetköy ormanına bırakmış.

Oraya hemen bir ekip gönder.

Tamam. Ya Elif? Elif'in haberi var mı?

Eve söylemeye gidiyorum.

Haberleşiriz.

Bebeğin çantası, sana bir tane gecelik bir de eşofman altı.

Birkaç tane de başörtüsü getirirsin. Tamam.

Biz zaten bir saate gider geliriz.

Ya kızlar siz de çok yoruldunuz.

Sabah gelirsiniz erkenden.

Olmaz. Bizim aklımız sende kalır. Hem biz şurada kıvrılır yatarız.

Tabii tabii burada kalırız biz. Hadi söyle.

Sen de uyur dinlen iyice tamam mı?

Öldüğü sanılan İstanbul Merkez Üniversitesi Rektör Yardımcısı Rana

Karay'ın yaşadığı ortaya çıktı.

6 aydır Üsküdar Nebahar Hastanesi'nde Didem Tuna ismiyle tedavi gören Rana

Karay, bugün organ mafyası tarafından kaçırıldı.

Aman iyi kimse yok bari. Hemen sana mı haber vereyim?

Evde kimse yok. Sıkıntı yapmana gerek yok.

Git bakalım Deniz Efendi.

Kimi bulacaksın evde gerçekten çok merak ediyorum.

Gecenin bir vaktinde böyle dolaşılmaz. Kurtlar kapar sonra.

Bırakayım istersen gideceğin yere.

Kızıma gideceğim.

Kızına mı?

Kızıma.

Hadi. Bırakayım seni.

Yok herhalde evde baksana ışıklar da kapalı.

Anahtarı da almadık Elif'ten ne yapacağız?

Yılmaz amca!

Yılmaz amca!

Dur ya susun lan susun! Ne oluyor lan yıktığınız mahalleye hayırdır?

İşim gücüm var, benim başımın belası bir kuyu var onu kapatıvereceğim. Değil

miyim bakayım ne oldu?

Biz evden birkaç şey alacaktık da anahtarı unutmuşuz.

Ya kızım beni de tutmayın benim işim gücüm var. Nalet bir kuyu başıma bela

oldu onu kapatıvereceğim. Dur bakayım dur.

Alın bakayım şunu.

Ne alacaksanız alın. Işığım ışığı açık unutmayın ha. Dünyanın faturası geliyor

vallahi sonra ödeyemiyorum ben. Haydi bakayım tutmayın beni. İşim var benim.

Haydi size de kolay gelsin bakayım.

Bekle beni, geliyorum hemen.

Tamam, bekliyorum.

Deniz? Şöyle Elif'le konuşmam lazım.

Elif evde yok.

Şöyle lütfen çok önemli gerçekten konuşmam lazım.

Evde değil dedim ya.

Filiz benim Elif'le konuşmam lazım.

Elif evde değil Deniz.

Arkadaşlar önemli diyorum anlamıyor musunuz? Elif'le konuşmam lazım. Elif!

Ya ne yapıyorsun?

Elif!

Elif!

Yok diyoruz anlamıyor musun?

Nerede o zaman?

Sana ne?

Sen niye yine düşündün Elif'in peşine?

Annesi yaşıyor. Rana Hanım yaşıyor.

Anne. Nevbahar hastanesinden bugün öğle saatlerinde kaçırılan Rana Karay'ın

akıbeti hala bilinmiyor.

Anne.

Hadi geldik kızına içeride.

Kızım. Kızım.

Kızım.

Uyuyordur herhalde.

Hadi gir.

Girsene.

Hadi gir.

Kimsin? Kimsin bu?

Niye kalktın sen?

Anne. Anne buradaymış.

Ne diyorsun?

Rana Karay.

Televizyonda gördüm.

Annem o benim.

Aman Allah'ım.

Ne olur polisi arayın.

Polisi arayın bulsunlar onu.

Bulsunlar annemi.

İstediğin kadar bağır burada.

Kimse duymaz.

Deniz! Dur bekle biz de gelelim. Bir kere çoktan hallederim.

Deniz!

Filiz hadi biz de çabuk olalım. Hemen bir taksiye atlayıp gidelim.

Deniz'den önce gitmemiz lazım.

Sana mahsane ettim. Arama beni.

Yoksa başıma ne dinler?

Biz öldü biliyorduk onu.

Kim getirmiş buraya?

Bununla ilgili bir bilgi yok.

Zaten ismi de sahteymiş.

Kim kaçırdı ki onu?

Organ mafyasıymış.

Allah'ım.

Şüpheli biri yakalandı. Ama bu akşam serbest bırakılmış.

Neden? Niye serbest bırakmışlar?

Delil yetersizliğinden.

Nerede peki benim annem?

Ne oldu anneme?

Ne oldu? Var mı bir gelişme? Bulabildiniz mi?

Deniz.

Söylediğim mevkiye geldik.

Ama Rana Hanım'dan hala bir iz yok.

Abi aramaya devam edin.

Rana Hanım'ı mutlaka bulmamız lazım. Aramaya devam edin.

Kapatıyorum. Görüşürüz.

Ne yapıyorsunuz? Bu şekilde gidemezsiniz.

Ben duramam burada.

Benim annemi bulmam lazım.

Daha yeni ameliyattan çıktınız.

Bari arkadaşlarınızı bekleseydiniz.

Deniz burası evin yolu değil.

Nereye gidiyoruz?

Bir arkadaşın yanına uğrayacağım. Hemen çıkacağım.

Ama burası hastane. Deniz hastanede ne işimiz var?

Sayın Arap Adaleti, hemen geliyorum.

Gidiyorsunuz. Ayakta bile duramıyorsunuz. Yok iyiyim ben.

Giderim.

Hastasınız. İstirahat etmeniz lazım.

Allah'ım yardım et yarabbim.

Allah'ım ayaklarıma güç ver.

Deniz tamam dur.

Elif'le ben konuşayım.

Ben sana gelme dedim değil mi? Arabada kal dedim sana.

Deniz.

Bir kere daha onu görmeni istemiyorum. Bir daha aynı şeyleri yaşamak

istemiyorum.

Elif?

Rüzgarlar dalımdan alsa savursa bile yerlerden yerlere öfkeyle

vursa.

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.