Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
(Jenerik müziği)
(Cihan) Bu herifi ben araştırdım, bu herif kirli bir herif.
Bu herifte her yol var, bu adam senin arkandan gelecek.
Seni rahat bırakmayacak ki.
Gene bulacak seni. İstanbul'a gelecek senin peşine.
Bu herif senin yakandan düşene kadar...
...sen ayaklanana kadar...
...bu herif senin için hayatında bir tehdit olmayı bırakana kadar...
...burada kalacaksın.
Burada kalacaksın çünkü...
...sen artık benim emanetimsin.
(Duygusal müzik)
Alya.
(Duygusal müzik devam ediyor)
-Alya. -Aman, aman, aman.
-(Alya) Geçmiş olsun. -Sağ olun.
Cihan sizden bahsetmişti zaten, biliyorum yani.
Sizden de bahsetti çokça.
-Bugün mahkemesi vardı. -Evet.
Şükür tahliye edildi, beraatini aldı ama...
...eski kocası Feyyaz'ın adamları...
...adliyenin önünde bıçakladılar.
Çok geçmiş olsun.
Sağ ol.
Böyle kalbime doğru saplayacaktı bıçağı.
Öldürmek istiyordu belli. Sağ olsun Cihan girdi araya da...
...kurtardı.
İyi, iyi. Nasıl peki? Böyle çok ağrı sızı var mı şimdi?
Yok. Yani biraz sızlıyor ama sağ olsun, hastanedekiler çok ilgilendiler.
Ben ilk geldiğimde seni aradım da...
...ameliyattaymışsın. -Evet.
Sağ olsun Yalçın hemen el attı işte...
Anlattı, büyük damara denk gelmemiş.
Bu çok iyi bir şey ama enfeksiyon riski olduğundan dolayı...
...müşahede altında tutulması gerekiyormuş, burada kalması gerekiyor.
Yani böyle vakalarda ilk saatler çok önemli.
Bir de benim alanım değil ya.
Yani...
...iyi olmuş Yalçın'ın baktığı.
Doğru bu arada, gözlem altında...
...kalmanız da doğru bir karar.
-İşte öyle dediler. -Doğru, doğru.
-(Polis) Geçmiş olsun. -Sağ olun.
Meryem Hanım'ın ifadesini alacağız. Sizi dışarı alalım.
Cihan Bey, olay esnasında...
...siz de oradaymışsınız. -Evet.
Erol Bey'in ifadesini aldık. Sizin de ifadenizi almamız gerekiyor.
Tabii. Birazdan ifade vermeye gelirim.
(Polis) Tamam.
-Çok geçmiş olsun. -Sağ olun. Ayağınıza sağlık, Alya Hanım.
(Nare) Alya?
Meryem Hanım'ı duymuşsundur zaten, iyi durumu.
Ama biraz gözlem altında kalması lazım.
Ben şimdi üstümü değiştireyim.
(Gerilim müziği)
Alya.
Üstümü değiştirmem lazım, lütfen.
Konuşmak istediğim bir şey var. Anlatmak istediğim bir şey var.
Konuşacak bir şey yok, gerek yok.
Var.
-Konuşmak istediğim bir şey var. -Evet.
Bak, Meryem'le konuştum.
İstanbul'a gidecekti.
İş yerini ayarladım, evini ayarladım.
Burada kalması için herhangi bir sebep yoktu.
Ama bu hâlde onu gönderemem.
Çünkü başı belada.
Yine niye bana açıklama yapıyorsun?
Ben seni tanımıyor muyum?
Ayrıca bu durumda elbet gönderemezsin.
Göndermemelisin. Sen bana sorsan, ben de gönderme derim.
İşte ben sana sormadım.
Benim sıkıntım da o.
Sana sormadan hareket ettim. Sanki sen yokmuşsun gibi davrandım.
Sanki sana rağmen karar vermişim gibi oldu.
Bu da benim canımı yakıyor Alya.
Yok öyle bir şey, tamam.
Sen kalbinle hareket ettin. Anlıyorum.
Yok, kalp değil.
Vicdan.
İkisi ayrı şeyler.
Üstünü değiştirmem lazım.
Tamam.
(İç çekti)
(Duygusal müzik)
(Duygusal müzik devam ediyor)
(Duygusal müzik devam ediyor)
Allah korumuş, değil mi Yalçın?
Abi, geçmiş olsun. Neler olmuş ya!
-Nasıl? -İyi, iyi.
-Ölümden dönmüş bu kız. -Evet.
Sen olmasan öldüreceklermiş.
Teşekkür ederim.
-Ne kadar kalacak daha burada? -Şey...
Bu akşam aslında taburcu edecektik ama...
...yarasında bir enfeksiyon gelişmiş.
Bu enfeksiyon kontrol altına alınana kadar...
...burada tutacağız.
Ben tekrar yine uğrayacağım. Görüşmek üzere.
-Sağ ol. -Sağ ol, Allah razı olsun.
(Kadın) Alya Hanım, bir bakar mısınız?
Yoğun bakımdan konsültasyon istiyorlar.
(Duygusal müzik)
Buradan çıkınca ne olacak bu kız?
(Cihan) Hele bir iyileşsin çıksın da anne sonrasını sonra konuşuruz.
Bu Feyyaz Haşim midir nedir, bak bu adam tek başına...
...kafasını çıkarmaz artık. Adamlarını salar.
O yüzden bizim güvenliği arttırmamız lazım. Nare.
-Evet. -Hastanede güvenliği arttırmamız lazım.
-Sen neredesin? -Abi tamam, hiç merak etme sen.
Güvenlik çok sıkı olacak.
Bu kapıdaki adamlara da söyleyin, gözlerini bir kere bile ayırmayacaklar.
(Muzaffer) Tamam, tamam Cihan'ım.
Meryem.
Kızım biz çıkıyoruz şimdi.
Allah şifa versin. Kapıda adamlar var, seni gözetecek.
Sonra gene geleceğiz.
Teşekkür ederim, ayağınıza sağlık, sağ olun. Sizi de yordum.
-Sağ ol. -Geçmiş olsun.
-Sağ ol. -Abla geçmiş olsun.
Sağ ol, Kaya.
-Hadi. -Biz gidiyoruz.
-Bir şey ihtiyacın olursa... -Tamam.
Abi sen hiç merak etme, güvenlik çok sıkı olacak.
Ben şimdi hemen konuşuyorum, tamam mı?
Merak etme.
(Kapı kapandı)
Polis ifadeni aldı mı? Verdin mi?
Verdim, verdim de...
...Cihan bence Feyyaz'ı zor bulurlar ya.
Sen boş ver, bunları düşünme.
Sen bir iyileş, ayaklan inşallah da...
...gerisi gelir.
(İç çekti)
Kapıda 24 saat adam bekleyecek.
Burada güvende olacaksın, tamam mı?
Ama bak, en ufak bir şekilde sana ulaşmaya çalışır...
...not gönderir, adam gönderir.
Haberim olacak.
Tamam. Bu sefer haber vereceğim.
Hadi geçmiş olsun.
Sağ ol.
(Kapı kapandı)
(Duygusal müzik)
(Duygusal müzik devam ediyor)
(Duygusal müzik devam ediyor)
(Mesaj geldi)
(Boran dış ses) Atacağım konuma gel. Konuşmak istiyorum, çok önemli.
Müsait bir yerde sağa çek.
-İn aşağı. -Sadakat Hanım.
Ben kullanacağım, in aşağı, hadi.
(Gerilim müziği)
Sen konağa dön.
(Korna çaldı)
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Cihan dış ses) Bu herif senin yakandan düşene kadar...
...sen ayaklanana kadar...
...bu herif senin için hayatında bir tehdit olmayı bırakana kadar...
...burada kalacaksın.
Burada kalacaksın çünkü...
...sen artık benim emanetimsin.
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Duygusal müzik)
(Bardak yere düştü)
(Duygusal müzik devam ediyor)
Allah'tan kimse yok.
(Telefon çalıyor)
Efendim Berrin Hanım, buyurun.
(Duygusal müzik devam ediyor)
Yok, aç karna almayın lütfen. Kahvaltıdan hemen sonra alacaksınız.
Diğerini de akşam.
İki ilacı birlikte kullanmayın hatırlatayım.
Evet.
Rica ederim, tekrar geçmiş olsun.
(Erkek) Alya Hanım.
Alya Hanım, buyurun.
Yok, ben kahve istemedim, benim...
Ama bana öyle söylendi.
Kim tarafından?
Bir bey.
Bir bey?
Alya Hanım'a acı kahve.
-Acı kahve, tamam. -Afiyet olsun.
(Duygusal müzik devam ediyor)
(Duygusal müzik devam ediyor)
(Gerilim müziği)
Hoş geldin anne.
Hayırdır Boran?
Hayırdır?
Bir evladın annesini görmek istemesinden...
...daha doğal bir şey mi var? Ne hayırdır anne?
Sen...
...gerçekten benim evladım olsan...
...ananı ayağına çağıracak kadar yoldan çıkmazdın.
Seni demir parmaklıların ardından kim kurtardı?
Ya ben seni kaç kere kurtardım Boran?
Çürümekten...
...evladının velayetini kaybetmekten...
...Alya'nın Cihan'a yanaşmasından kim kurtardı seni?
Ben kurtardım.
Ama sen istiyorsun ki...
...bir vereyim, on alayım.
Alışmışsın belli.
Oysa sen eskiden beri böyleydin, ben daha yeni görüyorum.
Hadi, hadi. Beni niye buraya çağırdın söyle?
Meryem'in konakta kalmasını sağlayacaksın.
Anlamadım.
Anladın.
Gayet iyi anladın.
Kızı sen bıçaklattın, sen sebep oldun bıçaklanmasına.
O kocası olacak şerefsize, sen haber verdin değil mi?
Dediğimi yapacaksın.
Dediğimi yap.
Anladın mı?
Dediğimi yapmazsan rezil ederim seni.
Albora meydanına çıkar...
...cümle âleme anlatırım, Ecmel'le yaşadığın o yasak ilişkiyi.
Yaparım. Kanıtlarım da var.
(Duygusal müzik)
(Duygusal müzik devam ediyor)
(Duygusal müzik devam ediyor)
(Çığlık atıyor)
(Çığlık atıyor)
(Duygusal müzik devam ediyor)
Buyurun kahveniz, Kaya Bey.
Selamünaleyküm.
Aleykümselam.
-İçmiyor musun kahveyi? -Yok.
Meryem tam gidecek derken, kadının başına gelene bak.
Şu herifi bir an önce bulsalar da kapansa bu mesele.
Şahin, bu dayının ev meselesi ne ya?
Zerrin niye gitti Urfa'ya?
Hayır, dayının ev meselesiyse annen gitseydi. Zerrin niye gidiyor?
Bilmiyorum ki benim de haberim yok bir şeyden.
Bir şey söyledikleri yok.
Zerrin'in de sağa solu belli olmuyor zaten bu aralar.
Sen emin misin aranızın düzeldiğine?
Eminim tabii ki. Niye emin olmayayım?
Emin olmasam niye öyle davranayım Şahin?
-Allah Allah! -Tamam oğlum, bir şey demedik.
Şahin Bey, bir bakar mısınız? Bir imza almam gerekiyor sizden.
Tamam, geliyorum.
İyi hadi, konuşuruz sonra.
Neyi konuşacağız? Bir şey mi biliyorsun?
Bilmiyorum dedim ya oğlum.
(Müzik)
(Telefon çalıyor)
Zerrin? Nasılsın, iyi misin?
(Zerrin ses) İyiyim.
Zerrin tam böyle her şey düzelmişken...
...gitmen gerekiyor muydu?
Ben seni özledim.
Şey... Dayımlar çok ısrar ettiler.
Gelmek zorundaydım.
Yarın dönmen gerekiyor ama biliyorsun değil mi?
Duruşman var.
Evet evet, yarın döneceğim zaten.
Bu akşam da dayımlar geliyor, yarın geliyorum yani.
İyi tamam, ben dört gözle bekliyorum seni.
Seni seviyorum Zerrin.
Ben de seni seviyorum.
(Gerilim müziği)
Abi.
Nereye götürdüler?
Yonca Hastanesi abi.
Cihan Albora'ya aitmiş.
Durumu nedir?
(Erkek) Çok ağır değil abi.
Abi?
Ne yapalım? Dönüyor muyuz?
(Anlaşılmayan konuşma)...
...sorgusu olmaz.
Hem soranı da...
...fazla yaşamaz.
Anladın mı?
(Gerilim müziği)
(Homurdanıyor)
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Nare) Alya.
-Çıkıyor musun? -Biraz erken çıkıyorum.
Serviste Kâmuran Hanım var. O...
...küçük bir kız... -Otursana.
Küçük bir kızı var da...
...kreşe gidiyormuş, çok da memnunlarmış.
Bana da önerdi, ben de gidip bakacağım Deniz için.
Kendin yolumda bir şeyler yapmaya çalışıyorum yani.
Alya, senin yolunla abimin yolu ayrılmaz ki.
Döner dolaşır birbirine varır.
Tamam, zor olur bazen. Hatta bazen daha da zor olur ama...
...o yol hiç ayrılmaz ki.
Bak, Meryem meselesi de...
...biraz zaman alacak, evet ama...
...abim o meseleyi çözecek, sen merak etme.
Çözsün tabii.
Umarım çözer, ben de çözmesini isterim.
O kadın da hiç kolay şeyler yaşamamış.
Hayatı bir yoluna girsin, bir huzur bulsun, ben de isterim.
Neyse, sen iyi misin?
İyiyim.
İyi.
Kapanmadan gideyim ben.
(Duygusal müzik)
(Telefon çalıyor)
Efendim Nare?
Abi, bu Meryem meselesini çözmen lazım.
Alya dimdik duruyor ama kız çok incinmiş.
Biliyorum.
(Duygusal müzik devam ediyor)
-(Kadın) Hazır mıyız çocuklar! -(Çocuklar) Evet!
(Kadın) Hep beraber.
(Alkışlıyorlar)
Çok güzel bir ortam oluşturmuşsunuz.
Sevindim beğenmenize.
Buyurun isterseniz odama geçelim.
Lütfen.
Buyurun.
Buyurun lütfen.
-Bir şey içer miydiniz? -Yok, teşekkür ederim.
Zaten çok da vaktim yok, hastaneye döneceğim.
Peki.
Benim oğlum altı yaşında.
Cihan Deniz Albora.
Daha önce kreşe gitmedi.
Ama şimdi ilkokula başlamadan önce ben bir kreş ortamı görsün...
...okul ortamı görsün istiyorum.
Size çok güzel bir ortam sağlamışsınız çocuklara.
Buraya yazdırmak isterim oğlumu.
Beğenmenize çok sevindim Alya Hanım.
Fakat maalesef oğlunuzu alamayacağız.
-Çünkü kontenjanımız doldu. -Aa!
İyi de Kâmuran Hanım daha bu sabah söyledi.
Üç tane ailesinin tayini çıkan çocuk var.
Kontenjan var dedi.
Evet ama maalesef doldu.
-Bir günde. -Evet.
Çok çocuk da yok gibi ama içeride.
Şey...
Alya Hanım.
Maalesef oğlunuzu alamayacağız.
Üzgünüm.
Anladım.
Siz aranmışsınız.
Alma denmiş size. Ben anladım.
Kimin aradığını da çok iyi biliyorum. Hiç önemli değil.
Zamanınızı aldım. Teşekkür ederim, iyi günler.
(Gerilim müziği)
Aç! Kaçma, bir kere de kaçma ya!
Kaçma!
(Telefon çalıyor)
(Cihan iç çekti)
Alya müsait değilim, sonra konuşuruz.
Açacaksın, açacaksın, dinleyeceksin.
Açacaksın.
(Telefon çalıyor)
-Söyle. -Sen...
Sen Deniz'i yazdırmak istediğim kreşi niye arıyorsun?
O kreş Cihan için uygun değil Alya.
Gayet uygun. Sen gitmesin diye yapıyorsun, ben bilmiyor muyum?
Alya, müsait değilim sonra konuşuruz, hadi.
Şimdi konuşacaksın, kaçmayacaksın.
Alya sonra konuşuruz diyorum, müsait değilim diyorum.
-Neyini anlamıyorsun? -Neredesin sen?
Söyle tamam, geleyim orada konuşalım.
(Cihan ses) İşim var.
Neredesin söyle bana, nerede olduğunu söyle bana.
İşim var diyorum, işim. Sonra konuşuruz, hadi.
Allah'ım ya Rabb'im.
Rezil ettin beni, Allah'ın cezası beni rezil ettin!
Kreşte bağırıyorum.
(Telefon çalıyor) Hayırdır inşallah. Alya Hanım.
Evet, Alya Hanım buyurun.
Ümmü Hanım, Cihan geldi mi, konakta mı?
Yok gelmedi. Muzaffer'le Kadir de gelmediler daha.
(Ümmü ses) Kaya Bey'im de yok.
-Şirketteler o zaman. -(Ümmü ses) Vallahi bilmiyorum ki.
Muzaffer'i arayayım mı? Haber vereyim mi?
Hiç kimseyi aramayın, çok teşekkür ederim, kolay gelsin size.
(Gerilim müziği)
(Gerilim müziği devam ediyor)
-Yenge, hoş geldin yenge. -Cihan nerede?
-Yok, burada değil. -Odasında mı?
-Yok, değil. -Bakayım bakalım.
-(Kaya) Burada değil yenge. -Alya Hanım hoş geldiniz.
-Cihan Bey burada değil. -Buradadır, buradadır.
Cihan Bey yok.
-Yenge hayırdır ya, ne oldu? -Nerede?
-(Kaya) Yok. -Tamam, nerede?
-İşim var dedi, çıktı. -Ne işi var?
Ara bir.
Ara. Bir arayın, bir ara.
-Sen iyi misin? -Ara.
-Çalıyor. -Evet.
(Gerilim müziği devam ediyor)
-Ne oldu? -Açmıyor.
Açmıyor, değil mi? Ne işi var?
-Vallahi bilmiyorum, sen biliyor musun? -Yani...
-Yok. -Ne işi var? Bu adamın ne işi var?
Yenge bir çay versek?
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Sadakat dış ses) Hadi, hadi. Beni niye buraya çağırdın? Söyle.
(Boran dış ses) Meryem'in konakta kalmasını sağlayacaksın.
Dediğimi yapmazsan rezil ederim seni.
Albora meydanına çıkar, cümle âleme anlatırım...
...Ecmel'le yaşadığın o yasak ilişkiyi.
Yaparım. Kanıtlarım da var.
(Boran dış ses) Meryem'in konakta kalmasını sağlayacaksın.
Dediğimi yapmazsan rezil ederim seni.
Albora meydanına çıkar, cümle âleme anlatırım...
...Ecmel'le yaşadığın o yasak ilişkiyi.
(Gerilim müziği devam ediyor)
-Pakize. -Alya Hanım. Hoş geldiniz.
O ne ya? Ne oluyor orada?
-Ben sizin çantanızı alayım. -Deniz orada mı?
Orada. Orada.
Bu... Deniz.
-Ne oluyor burada? -Hoş geldin.
-Hoş geldin. -Ne yapıyorsunuz?
Odayı boyuyoruz anne.
Görüyorum bebeğim ama şimdi ne gerek var yani buna?
Anne odayı yenileyecektik, unuttun mu?
Evet, unuttun mu annesi? Unutmuş gibi görünüyor.
Hayır unutmadım ama ne dedik? Eşyaları düzenleyeceğiz dedik zaten.
Böyle boya badanaya girişmeye gerek var mı?
Leş gibi kokuyor bir de.
Biz zaten eşyalar güzel dedik.
Eskilerini şey... Bunu bana dokundurup durma Cihan.
Eskilerini tahliye ettik.
-Bana sordunuz mu? -Yok, sana niye soralım ki?
-Bu işin muhatabı sen değilsin. -Yapma bunu işte.
Evet, muhatabı burada. Ben onunla konuşuyorum.
Çünkü oda onun ya.
Hem zaten sordum, getirdim önüne bir tane katalog koydum.
Oradan seçti kendisi.
(Deniz) Evet anne, ben seçtim.
Tabii. Yenileri de eklenecek zaten, alınacak.
Evet anne, öyle yaptık.
Çok kıskandıysan senin odayı da boyayalım.
-Cihan. -Gerçi sen de haklısın ne diyeyim ki sana?
Zaten burada fazla durmayacağınız için...
...ben burada boşu boşuna masraf yaptım gibi oldu.
Ama en azından Cihan burada boya badana yapmayı öğrendi.
Burası nasıl kokuyor? Çocuğun burada ne işi var?
Sen çık bakayım dışarı.
Anne görmüyor musun maskem var?
Tak o maskeyi, lütfen Deniz'im. Hadi anneciğim, tak maskeni tak.
Tak, annen kızıyor.
Evet maskesi var, gözlüğü var...
...bütün güvenlik önlemleri alındı. Her şey yolunda.
Evet anne, biz önlemimizi aldık.
Sen Pakize ablanla biraz mola ver, biz konuşacağız.
-Yok, konuşmayacağız. -Biz konuş... İn aşağı, konuşacağız.
Konuşmuyorum. Konuşacak bir şey yok.
Ben bu konudaki fikrimi sana söyledim, benim fikrim değişmeyecek.
Aşağı in, konuşacağız.
Ne inmesi? Ben duvarı boyuyorum, olmaz.
Pakize sen çık hadi, sen maruz kalma bari.
Şuraya bak, tıkandım şimdiden ya.
Sen de ya maske tak ya çık.
Sen niye maske takmıyorsun?
Ben niye takayım ki? Alışkınım.
Sen nasıl alışık olabilirsin? Sen orduyla geziyorsun.
Sana boya mı yaptırdılar şimdiye kadar? Konuşturma beni.
(Cihan) Dalga geçiyorsun herhâlde.
Bırak. Bu da herhâlde fazla tulumdur.
-Evet, fazla tulum. -İyi, tamam.
İstiyorsan giyebilirsin.
Üstün boya olmasın.
Çekilin. Oğlum hadi in, in annem.
Bilerek bana getirip getirip değdiriyorsun.
Getirip getirip değdirme.
Ben daha güzel boyuyorum. Her yeri dalga dalga yapmışsınız.
Hiç de dalga dalga değil. Mis gibi.
Her yer dalga dalga. İn bakalım bebeğim.
İn anneciğim, in bir taneciğim.
Dinle bakayım. Getir şunu.
(Cihan) Ne getir şunu?
-Şu kovayı getir, merdiveni de kenara. -Ne yapıyorsun?
Boyayacağım. Saçma sapan boyamışsınız. Sen ne anlarsın boyamaktan?
-Sen boyayacaksın. -Hadi.
Gördük senin nasıl yaptığını.
Kanada'daki evlerimizi kim boyuyordu anneciğim?
-Sen. -Ben.
Gel.
Bırak, bırak.
Tamam mı?
Tamam, şu merdivenin de tam...
-Ne istiyorsun? -Kenara al.
Boyaya ortadan başlamaz.
-Başlanmaz mı? -Ortadan başlamışsın.
Ama bak, orada boşluk bırakıyorsun, bırakma.
Cihan, sus Allah aşkına.
Anne bak, boyuyorum.
Annem, senin yaptığın yerler o kadar belli ki bir tanem.
O kadar güzel yapmışsın ki ellerine sağlık.
-Benden iyi yaptı, öyle mi? -(Alya) Yani.
-Bırak. -Çok biliyorsun. Boyayı getir.
Ne yaptın? Yüzüme geldi Alya.
Ayakaltında dolanma, kovayı ver hadi.
(Alya) Boya kurumadan şu dalgaları yok edelim.
Sen bunu bitirip sonra da beni bitireceksin herhâlde.
Tavırlara, hâllere bak. Al.
(Duygusal müzik)
(Telefon çalıyor)
-Canım. -Nare'm.
Ben bir Nusaybin'e geçiyorum, bir görüşmem var. Biraz gecikeceğim.
Tamam bir tanem. Ben de çıkıyorum şimdi, görüşürüz.
(Şahin ses) Dikkat et kendine.
Kendine iyi bak, tamam mı?
-Hadi görüşürüz. -Tamam, baybay.
(Gerilim müziği)
(Yalçın) Nare Hanım.
İyi misiniz?
İyiyim. Yani anlamadım, bir tuhaf oldum.
Tansiyon oynamıştır. İsterseniz bir muayene edeyim.
Yani hamilelikten herhâlde.
Geçti şimdi, iyiyim. Sağ olun. Çıkmam lazım.
Ama bu şekilde araba kullanmasanız daha iyi olur.
Gerçekten iyiyim, merak etmeyin.
-Peki, o zaman dikkatli olun. -Tamam.
-Görüşürüz. -Görüşürüz.
(Gerilim müziği devam ediyor)
İşte bu.
Hem senden çok daha iyi yaptım hem de iki dakikada bitti. Nasıl?
Beş dakika.
İyi, yarın gel, konağı da boya.
Allah Allah, boyarız.
Boyadan mı korkacağım? Konuşalım mı önce?
-İyi misin? -Bırak.
-Düşüyordun. -Düşmüyordum.
-Düşüyordun. -Düşmüyordum!
Allah Allah, boyarız.
Nasıl? Çok iyi olmadı mı bebeğim, beğendin mi?
Kapıyı da boyayalım.
Yok, kapı olmaz. Kapı ağır iş.
Kapıyı benim gibi ustalarının yapması lazım.
Senlik değil, sen biraz mola ver.
Hayır, ben de boyayacağım.
Ama bebeğim zaten bütün odayı seninle ben boyadık. Boyadın işte, iş yaptın.
Kapı gerçekten çok ağır bir iş.
Öyle senin, babanın yapabileceği şeyler değil.
Siz ayakaltında yokken ben onu bir saatte bitiririm.
Tamam mı, anlaştık mı? Hadi sen şimdi biraz hava al.
Pakize. Pakize ablanla güzel bir mola ver, tamam mı? Nefeslen.
Dışarı çıkarsana, nefes alsın.
Hadi gel, gel bakalım.
Babasının yapacağı iş değil yani.
Değil. Olmazsanız yarım saatte bile bitiririm ben onu. O yağlı boya işi.
Burayı da siz ikiniz boyadınız.
Sen de boyadın ama biz adam ettik.
Neyse, salona gel.
Hadi annem, hadi güzelce nefes al bebeğim.
Tabii. Öf!
(Hareketli müzik)
Şimdi konuşacağız.
(Sessizlik)
Ne?
Üstümü başımı boya yapacaksın. Tertemiz çalıştım.
Tamam, dur. Ne yapıyorsun ya?
(Duygusal müzik)
Demek ki yeterince temiz çalışmamışsın.
Konuşalım hadi.
Arkanda boya yoksa otur.
Temiz, merak etme.
Evet, hadi anlat. Ne demek bu?
Ne demek kreşi arayıp iptal ettirmek, tembih etmek?
Sen bunun aynısını ben hastane hastane gezip...
...hastaneye girmeye çalışırken de yapmıştın.
-Alya. -Aynısını yapmıştın.
O zaman hastaneler beni almasın diye yaptın...
...şimdi oğlum kreşe gitmesin diye yapıyorsun.
Hiç değişmedin ya.
Alya.
O kreş uygun değil.
Allah Allah.
Öyle mi? İyi değil, uygun değil.
Peki, ben çok uygun, çok iyi bir kreş bulursam ne yapacaksın?
Tamam, lütfen kaydettir mi diyeceksin?
Yo, sen yine arayacaksın, yine engel olacaksın.
-Yine engel olacaksın. -Olmayacağım.
-(Alya) Olacaksın. -İyiye olmayacağım, olmam.
İyiye olmazmış.
Tamam, hadi söyle. Nerede bu iyi?
Bana adres ver o zaman, gideyim kaydettireyim oğlumu.
Nerede?
-Hastane. -Hastanede.
Ne demek hastanede?
Hastaneye kreş yaptırıyorum şimdi.
(Duygusal müzik)
Hastaneye kreş mi yaptırıyorsun?
Evet. Hem Cihan gözünün önünde olur, aklın onda kalmaz...
...hem de hastanedeki diğer kadın çalışanlar için de iyi bir fırsat.
Yani herkes yaralansın istiyorum, o yüzden.
Saçmalama, sen ciddi misin?
Evet.
Ya...
Gerçekten mi? Ve bana şimdi mi söylüyorsun?
Sürpriz.
Sürpriz.
Sürpriz.
(Duygusal müzik)
Ya...
Bak, diğer mesele de bir daha oğlumun yanında "Senin fikrin önemli değil.
Bu bizim kararımız.
O böyle istedi, ben istedim." böyle şeyler söylemek yok.
Ben eğer oğluma bir şey için hayır diyorsam, hayır.
Başka türlü ikna etmeyin.
Seni seviyor diye bunu bu şekilde kullanmana gerek yok.
Bizim dinamiğimizi bozuyorsun.
Çocuk o, anlamıyor ama bizim bir anne oğlun işimiz var da her şey sarsılıyor.
Ben öyle diyorsam öyle. Onun annesi benim.
Ayrıca o kreşi...
...zaten söylemiş olman lazımdı bana.
(Duygusal müzik)
Kapıyı daha fazla bekletmeyeyim.
(Duygusal müzik devam ediyor)
Sanki boyayabileceksin.
(Duygusal müzik devam ediyor)
(Sokak ortam sesi)
(Sokak ortam sesi)
(Duygusal müzik)
(Duygusal müzik devam ediyor)
(Sokak ortam sesi)
(Mağaza ortam sesi)
(Mağaza ortam sesi)
-Buyurun hanımefendi, bunlar poşetleriniz. -Teşekkür ederim.
-Rica ederim, bu da fişiniz. -Teşekkürler, sağ olun.
(Kadın) Rica ederim, iyi günler.
(Gerilim müziği)
Hanımefendi, hanımefendi iyi misiniz?
Hemen ileride hastane var. Acile götürelim.
-Tamam. -Arabam...
Poşetleri alın. İyi misiniz?
Götürün.
Hocam ambulans mı çağıralım?
Yok, ben götürürüm. Sen kapıyı aç.
-Açıyorum hemen. -Aç kapıyı.
(Duygusal müzik)
Koydun mu poşetleri?
Kapatın kapıyı. Tamam, çok teşekkürler.
(Duygusal müzik devam ediyor)
Seni bekliyor.
Cihan'ım, getirdim bak.
(Sessizlik)
Baba, boya bitti mi?
Bitti, bitti.
Sen ne yaptın, hava aldın mı?
(Deniz) Aldım.
Pakize, bütün camları açar mısın? Ev iyice şey oldu.
Yok, gerek yok. Toparlanın, gidiyoruz zaten.
Ne demek gidiyoruz?
Baksana, boyayı yaptım. Bu gece burada durulmaz bu kokuda.
-O yüzden gidiyoruz. -Nereye gidiyoruz?
-Konağa. -Oley, konağa gidiyoruz!
Hayır. Bak, yine aynı şey yapıyorsun.
Hadi bebeğim, sen meyve suyunu iç. Sen de mutfağa. Hadi.
Yine aynı şey yapıyorsun.
Sen çok iyi... En iyi sen biliyorsun.
Benim neden konağa gelmediğimi, niye senden uzak durduğumu...
...benim nedenlerimi en iyi sen biliyorsun, niye yapıyorsun?
Alya. Alya, ben boya diyorum, koku diyorum.
Öyle cam açmakla olmaz diyorum.
Sen doktorsun, herkesten daha iyi biliyor olman lazım.
Bak, zaten sinirlerim tepemde.
Sabah kreşi patlattın, geldin boya badana işine girişmişsin.
Şimdi de konak diyorsun. Yapma!
Boya çok güzel oldu, oda çok güzel oldu.
Cihan çok mutlu oldu.
Yani?
Kreş konusunda da özür dilerim, tamam mı?
Sana söylemeyerek hata yaptım ama benim tek derdim sana sürpriz yapmaktı.
-Başka bir şey değil. -Hep aynı şey.
Hata yap, sonra mazeretini bildir, bahaneler sırala.
Yine hata yaparsan yine bir mazeret bildireceksin...
...yine bahanelerini sıralayacaksın. Hep aynı şey.
Sen niye sinirlisin?
Meryem yüzünden, değil mi?
Senin yüzünden.
Senin tavırların yüzünden, senin beni dinlememen yüzünden...
...senin yaptıkların yüzünden. Meryem'le hiç bilgisi yok.
Konuyu sürekli açıp duran sensin, ben değilim.
Benim sinirlerim Meryem'i bozmuyor.
Bozamaz da.
(Duygusal müzik)
Tamam, o zaman dediğim gibi olacak, konağa gideceğiz.
Çocuğun aklına soktun zaten. Mecbur gideceğiz.
Cihan'ı üzmeyelim.
(Duygusal müzik devam ediyor)
(Hemşire) Hocam hastanın serumu bitti.
(Doktor) Tamam, buyurun.
-Geçmiş olsun Nare Hanım. -Teşekkür ederim.
Buyurun, oturun.
Ben de kan sonuçlarınıza bakıyordum.
Vallahi arada böyle tansiyonum düşüyor, başım dönüyor ama...
...hamilelikten normal diyorum ama bu seferki biraz garip oldu.
Nare Hanım bu durumu biraz farklı.
Nasıl farklı?
Gebelik zehirlenmesi dediğimiz bir tablo genişmiş sizde.
-Zehirlenme mi? -(Doktor) Evet.
Yani şöyle ki bebeğinizden kaynaklı bazı maddeler...
...anne vücudunda değişik etkilere sebep olabiliyor.
Sizde de böyle bir durum gelişmiş.
Yani nasıl, ne yapacağım? Ne olacak?
Şöyle ki...
...bu durum sizin hayatınız açısından ciddi bir risk teşkil ediyor.
Dolayısıyla gebeliğin sonlandırılması gerekebilir.
-Ne? -(Doktor) Evet.
Nasıl?
(Doktor) Maalesef.
Ne demek sonlandırma? Tedavisi, bir şey yok mu?
Evet, bazı durumlarda ilaçla, tedaviyle kontrol altına alınabiliyor...
...ama sizin değerleriniz çok riskli. Bu riski göze alamayız Nare Hanım.
Ben de alamam. Hayır, lütfen çıkarır mısınız?
Nare Hanım lütfen sakin olun.
-Bakın... -Rica ediyorum.
Tamam, ben hastane müdürüyüm. Benim abimin hastanesi var.
Benim yengem doktor. Ben gider muayene olurum.
Tedavi bulunur, bir şey yapılır. Çıkarır mısınız artık?
Tamam, damaryolunuzu çıkaracağız. Buyurun, oturun.
Ben hastane müdürüyüm.
Ben gidip kendi hastanemize de baktırmak istiyorum.
Tabii ki, tabii ki.
(Nare) Öyle bir anda insana söylenir mi?
Öyle bir anda söylenir mi? Ne demek?
Gebelik sonlandırmak öyle basit bir şey mi?
-(Hemşire) Bastırın. -Tedavisi aranmadan, şey olmadan.
Nare Hanım, lütfen rica ediyorum oturun.
İlaçlarınızı bitireceğim. Şimdi yazıyorum.
Bakın...
...hayatınız ciddi anlamda risk altında.
(Doktor) Ben size bazı ilaçlar yazdım...
...ve bu ilaçları mutlaka hemen kullanmaya başlamanız lazım.
Ayrıca ailenizle paylaşmanızı öneririm.
Farklı bir görüşe almak istiyorsanız elbette olabilirsiniz...
...ama neticenin değişeceğini düşünmüyorum.
Yani...
...bu gebeliğin sonlandırılması gerekiyor.
"Heveslik eyledim"
"Yavru getirdim"
(Doktor) Bunlara bir an önce başlamanız lazım Nare Hanım.
"Getirdim"
"O da hayaliyle"
"Düşmüş meğer"
"Düşmüş meğer"
"Yavrumu gözümden"
"Ayırmam derdim"
"Ah, derdim"
"Kurduğum hayaller"
"Boşmuş meğer"
"Boşmuş meğer"
"Yokladım yavrumu"
"Yarası yoktur"
"Yoktur"
"Yürekte yarası"
(Doktor dış ses) Bu gebeliğin sonlandırılması gerekiyor.
"Beşmiş meğer"
"Beşmiş meğer"
("Adıyaman Yolu Yaman" çalıyor)
"Adıyaman yolu yaman"
"Vay vay yavrucağım"
"Aman aman yavrucağım"
"Dön gel, dayanamam"
"Sesimi duy, ver elini"
"Kalk gidelim dağlara"
"Tütün kokan ovalara" (Telefon çalıyor)
"Dön gel, dayanamam" (Telefon çalıyor)
"Sesimi duy, ver elini" (Telefon ısrarla çalıyor)
"Kalk gidelim dağlara" (Telefon ısrarla çalıyor)
"Tütün kokan" (Telefon çalıyor)
Canım.
Nare'm ben eve geldim de gelmemişsin hâlâ, merak ettim.
-Neredesin? -Şey, ben...
Ben bir tanem...
Şey, alışveriş yaptım biraz, dayanamadım.
Bebeğimiz için bir şeyler aldım.
Çok güzel şeyler vardı. Dayanamadım, gittim hepsinden aldım.
(Şahin ses) Ağlıyor musun sen, niye öyle sesin? Bir şey mi oldu?
(Nare ses) Yok, iyiyim. Kıyafetleri görünce öyle ağlamaklı oldum.
Çok güzel şeyler aldım ama.
İyi yapmışsın.
Merak ettim, hadi gel bir an önce.
Tamam bir tanem, geliyorum hemen.
"Adıyaman yolu duman"
"Vay vay yavrucağım"
"Tay tay yavrucağım"
"Dön gel, dayanamam"
"Gözlerin nereye bakar?"
"Gör gör yavrucağım"
"Sana neler alacağım"
"Dön gel"
"Dayanamam"
(Kadir) İyi abim.
(Muzaffer) Hayrola?
Hoş geldiniz.
-Cihan'ım. -(Deniz) Biz geldik.
-Hoş geldin, hoş geldin. -Dur, çantanı takalım.
(Kadir) Sıkıldık zaten, iyi ki geldiniz.
Kimleri görüyoruz? Küçük bey, hoş gelmişsin.
-Vallahi konağımızı neşelendirdi. -Nasıl özledim seni.
Hoş geldiniz, iyi ettiniz.
(Muzaffer) Kızım hoş geldin.
Çok özledim, oh. Hoş geldin.
Hoş geldiniz Alya Hanım, sizi görmek çok güzel.
Sağ olun, hoş bulduk.
Hadi. Hadi.
(Sessizlik)
Paşam, babaannem, paşam.
-Kurban olduğum hoş geldin. -Hoş geldiniz. Yenge, hoş geldin.
Hoş bulduk Kaya.
(Kaya) Paşam.
-Nasılsın, iyi misin? -İyiyim.
Hayırdır Alya?
(Cihan) Hayırdır anne?
Konağın kapıları ne zamandan beri Alya'ya kapandı?
Tamam.
Ben öyle bir şey mi söyledim?
Burada oldukları Boran'ın kulağına giderse kapıya dayanacak.
(Cihan) Anne.
Anne.
Sen sordun, ben de kaygımı söyledim.
Tamam anne, ben senin yerine kaygılanırım, merak etme.
Hayırdır anne, gelir gelmez böyle dikenlerini çıkardın. Neyin peşindesin?
Neyin peşinde olacağım?
Sen hele bir anlat bakayım babaanneye biz bugün neler yaptık, anlat.
Biliyor musunuz? Biz hep birlikte odamızı yeniledik.
Boyadık, çok koktu. O yüzden de bugün burada kalacağız.
Tamam paşam. Tamam, sen elbette kalacaksın burada, elbette.
(Kaya) Biz de boş durmadık.
Nare halanın öncülüğünde senin odanı aldık, baştan aşağı değiştirdik.
-Gerçekten mi? -Gerçekten tabii.
Anne gel, hemen bakalım!
Tamam, tamam.
Oğlum.
Aa! Anne baksana, çok güzel burası!
Evet, evet.
Anne baksana, bir sürü kalemim var!
Gördüm bebeğim. Gerçekten çok güzel.
Evet. Burası çok güzel anne.
Siz istediğiniz kadar o odanın orasını burasını değiştirin.
Bu çocuğun babasının Boran olduğu gerçeğini silemezsiniz.
O gerçeği silemeyiz ama Boran benim içimde silindi anne. Bitti.
Ama o çocuğun yeri hiç değişmeyecek. O çocuğun yeri silinmeyecek.
Boran kim?
(Gerilim müziği)
-(Cihan) Nasıl oldu içerisi? -(Kaya) Harika.
Paşam nasıl, beğendin mi odanı?
Evet, çok güzelmiş Kaya amca.
Bak, bunu senin boyuna göre yaptırdık.
(Deniz) Evet, çok güzel. Çok teşekkür ederim.
Bence sen teşekkürünü Nare halaya et çünkü bütün bu eşyaları falan o ayarladı.
Ellerine sağlık, çok iyi yapmış.
Hakikaten halanı arayalım bir ara, değil mi? Teşekkür edelim.
Tamam anne, ederim.
Ama burası çok güzel, hep kalalım.
Ama bizim evimizdeki odan da çok güzel olacak.
Ama anne burası da çok güzel.
Haklısın bebeğim, gerçekten çok güzel burası ama...
...boya yaptık odana. Şimdi senin istediğin gibi eşyaların gelecek.
Orası da çok güzel olacak. Söz veriyorum, çok seveceksin.
-Tamam. -Tamam.
Bak bu tren nasıl çalışıyor, gördün mü sen? Gel bakayım.
Ne boyası diyordun, ne eşyası diyordun.
Demek ki bir bildiğimiz varmış.
Bravo.
Bravo, teşekkürün yerini almaz. Bravo ne?
(Duygusal müzik)
(Duygusal müzik devam ediyor)
(Nare derin nefes alıp veriyor)
(Sessizlik)
(Duygusal müzik)
(Televizyon açık)
Şahin!
Ulan oğlum, nerede kaldı bu gelin?
Geliyor anne, çarşıya uğramış.
Zerrin de bu gece gelseydi keşke. Yarın duruşma var.
O saatte hiç yola çıkılır mı?
Baştan alacaktı o.
(Kapı açıldı)
Nare geldi.
(Duygusal müzik devam ediyor)
-Hoş geldin. -İyi akşamlar.
-(Nare) Şunu alayım. -Elin niye titriyor?
Aa.
Şey, üşüdüm.
İyi misin?
İyiyim, ısınırım şimdi.
Gelin hanım, ben nerede kaldın diyeceğim de...
...nerede kaldığın ortada. Bütün çarşıyı yüklenmiş gelmişsin maşallah.
Bir bak hele, şunlara bir bak ya.
Ulan vallahi çok güzeldir.
(Fidan) Oy, oy, oy, bunlar ne ya? Kurban olsun nenesi!
Oy, oy, vallahi çok güzeldir.
Vallahi çok güzeldir ama...
...ama bir bak.
Hangisi daha güzeldir?
Seninki el emeği.
Bunlar çarşı işidir, bu sevgi.
(Fidan) Bak, bak.
Görüyorsun. Ne kadar tatlı, değil mi?
Oy, kurban olsun nenesi bunun içine girecek ayaklara.
Çok güzel olmuş yenge, eline sağlık.
(Şahin) Sen çocuğun kışlığını düzmüşsün şimdiden. Patikler, yelekler.
(Fidan) Daha neler yapacağım? Bütün örnekleri topladım komşulardan.
(Doktor dış ses) Bu gebeliğin sonlandırılması gerekiyor.
(Duygusal müzik)
Allah Allah, maşallah. Hele şuna bir bak.
Ümmü, senin yemeklerini, soframızı özlemiş benim paşam.
Afiyet olsun.
Oğlum yavaş, lokma lokma ye.
Artık orada ne kadar aç kaldıysa garibim.
(Sessizlik)
Şaka, şaka. Vallahi şaka yaptım.
Oğlum, sen de yavaş ye hakikaten.
Geç kaldın çünkü hepsi bitti. Hemen yeni odama gitmem lazım.
Yavaş, yavaş. Pakize ablanın lafını dinle.
Odasını çok sevmiş.
(Cihan) Evet.
(Kaya) Yenge.
-Yarın Zerrin'in mahkemesi var. -Evet.
Geleceksin, değil mi?
Geleceğim tabii.
Tanık olarak da ne söylemem gerekiyorsa söyleyeceğim.
Allah razı olsun.
Demir bırakmaz o kadını.
Boşayacak.
Boşanmaz.
Boşanacak anne.
İstersen gel, yarın kendi gözlerinle gör.
Demir ne yaparsa yapsın hâkim Zerrin'i boşayacak, bu kadar.
Oğlum, hâkim istediği kadar boşasın.
Demir vazgeçmeyecek. Sizi rahat mı bırakacak sanıyorsun?
Kangrene döndü bu mesele, kangrene.
(Sadakat) Bak, Allah'ın hikmetidir.
O çocuğu vermedi size.
(Sadakat) Sana bir işaret veriyor.
Diyor ki bu Zerrin denen kadından vazgeç artık.
Anne tamam artık, yeter.
Anne, ben yarın Zerrin'i kolundan tutup bu konağa getireceğim.
Zerrin bu kapıdan içeri girdiğinde o ağzını açarsan...
...seninle o zaman görüşürüz.
(Cihan) Aynen öyle, inşallah her şey yolunda gidecek.
Zerrin bu konaktan içeri girecek, buna ne Demir karşı koyacak ne de Ecmel.
Ne de sen anne.
Peki, tamam oğlum.
Zerrin'i tut kolundan, konağa getir.
Meryem ne olacak?
(Duygusal müzik)
Allah Allah!
(Duygusal müzik devam ediyor)
Seni ilgilendiren bir şey değil anne.
(Sadakat) O kız hastaneden çıkacak.
Kocası olacak o şerefsiz o kızı hayatta bırakır mı sanıyorsun?
Peşinde olacak gene.
O kız bırakılır mı? Akıl var, vicdan var.
Bu masada vicdanla ilgili şey söyleyecek son kişi sensin anne.
(Duygusal müzik devam ediyor)
Meryem'i al, konağa getir o zaman.
(Duygusal müzik devam ediyor)
Anne, ne yapıp ne yapmayacağıma ben karar veririm.
-Deniz'e bakacağım. -Anne.
(Duygusal müzik devam ediyor)
Fırsatını buldun, hemen değerlendirdin, değil mi anne?
Bir kere de senin hakkında ben yanılmışım diyeyim.
Ne zaman ki ben annem bu kadarını da yapmaz dedim, sen onu yaptın.
Hadi sana afiyet olsun anne, hadi.
Var ya gerçekten sana söylenecek lafların hepsi bitmiş ya.
Pes. Afiyet olsun.
Ümmü, çık.
Çık Ümmü, çık!
Çık!
(Duygusal müzik devam ediyor)
(Cihan) Alya.
Alya. Alya, konuşalım mı?
-Deniz'e bakacağım. Sonra. -Alya tamam, Alya.
Bir konuşalım lütfen.
Yorgunum, sonra.
Alya konuşalım, sonra şey yaparsın.
-Yorgunum diyorum. -Of.
-Ne oluyor? -(Cihan) Başım çatlıyor.
-Midem de bulanıyor biraz ama... -Gerçekten mi?
Of.
-Zehirlendin sen. -Ne?
Zehirlendin işte. Maskeyi tak dedim, takmadın.
Boyanın içinde tiner var. Sana dokunmuş işte.
Tamam, ne azarlıyorsun? Zehirlendiysem zehirlendim. Ne yapayım?
Hastaneye gidiyoruz, hadi.
Yok, hastaneye gitmem. Gerek yok.
-(Cihan) Gerek yok. -Hastaneye gidiyoruz, ne demek olmaz?
Yok, sen odada iyileştirirsin beni.
-Olur mu canım öyle şey? -Sen iyi edersin, hadi gel.
Dur o zaman, şimdi düşeceksin falan. Başın döner.
(Cihan) Dur, iyiyim.
Allah Allah!
Of, hakikaten çatlıyor.
Çatlar. Ne zaman boya yaptın sanki?
Geç şöyle. Dur, şunu çıkaralım.
Çıkar, rahatla bir.
Yat, uzan.
Of. Ah!
-Başın yüksekte olsun. -(Cihan) Başım ağrıyor, başım başım.
Normal. Senin aslında hava almam lazım.
Böyle içeride durmak değil.
Ayran mı versen acaba?
Çok biliyorsun. Hem iyileştir diye çağırıyorsun hem...
Yok, hani diyorlar ya zehirlenince ayran iyi gelir.
Ayran iyidir ama en önemlisi sudur. Su içmen lazım, bol bol su.
Önce su, sonra ayran. Canın istiyorsa içersin.
(Cihan) Bir ağır kesici versene.
İç sen suyunu, karışma benim işime.
İç, bol bol iç. Biraz daha iç hadi.
(Alya) Miden bulanıyor mu?
Bulanıyor dersem hastaneye götürecek misin?
-Miden bulanıyor mu? -Bulanıyor.
İstifra etmem gerekiyor hatta.
(Alya) Tamam, kap getireceğim zaten.
Yok yok getirme, öyle bir şey yapma. Yanında yapmam.
-Saçmalama, ben doktorum. -Bana değilsin ama Alya.
-(Alya) Cihan! -Yok.
Allah Allah! Abuk sabuk konuşmaya başladın yine.
Hastalanınca daha da saçmalıyorsun. Al şunu.
Yapmam.
(Alya) Arkamı döndüm, hadi.
Saçmalama, senin yanında yapmam.
Cihan!
Olmaz. Lavaboya mı gitsem acaba?
İyi, hadi gel gidelim.
-(Alya) Ne oldu? -Dur.
Kalkamıyorsun, yap şunu. Tamam, arkamı döndüm diyorum hadi.
Dur. Tamam, ilaç bir şey versene vallahi.
(Cihan) Doktorsun Allah aşkına, bir ilaç ver şimdi.
Bir inatsın ki.
-Mide ilacı, bir şey. -(Alya) Bastıralım.
Bulantını bastıralım, çözmeyelim tamam mı?
Al, şundan bir tane iç bari.
-Tamam. -(Alya) Su.
Bir tane daha versene.
O ne öyle çifter çifter ilaç? Bir etkisini göstersin Allah Allah.
Tamam, o iyi gelecek zaten sana.
(Alya) Ver, tamam.
Tak dedim, maske tak.
Hem boya yapmayı bilmiyorsun. Bir de maske takmıyorsun.
(Derin nefes verdi)
(Derin nefes verdi)
-Daha iyi misin? -İyiyim.
Sen bana böyle bakınca iyi oluyorum vallahi.
Ateşin yok, iyisin.
Ateşim yok çünkü doğum günün değil.
Espri yapmaya başladın, iyisin sen.
Gerçeği söylüyorum.
(Duygusal müzik)
-Sağ ol Alya. -Bir şey yapmadım ki.
Hiçbir şey yaptırmadın ki.
(Cihan) Sen her zaman bir şey yaptın benim için.
Çok şeye göğüs gerdin, razı geldin.
Sağ ol.
(Cihan) İşte ben aslında biraz da bu yüzden...
...seninle konuşmak istiyordum da işte.
Öyle konuşmalarda kelimeleri çok iyi seçmek lazım.
Annenin söyledikleri için konuşmak istedin...
...ama hiç gerek yok çünkü...
...kızmadım ki. Yok yani öyle bir şey.
O yüzden mi masadan kalktın?
Beni hiç ilgilendiren bir mesele olmadığı için kalktım.
Seni çok ilgilendiriyor.
O yüzden işte konuşmamız gerekiyor.
-Kalkma. -İyiyim.
(Duygusal müzik devam ediyor)
Alya, benim hiçbir şeyim değilmişsin gibi davranma.
-Ben mi öyle davranıyorum? -Evet.
(Duygusal müzik devam ediyor)
Bak, parmağında benim yüzüğümü taşıyorsun.
Ben de seninkini.
Biz nikâh kısmını da çoktan geçtik zaten.
Biliyorum zor.
(Cihan) Senin için zor.
Benim için zor.
(Duygusal müzik devam ediyor)
Ben Meryem'i bu hâldeyken bir yere gönderemem.
Biliyorum.
Zaten bırakmaman lazım.
Onunla da konuştum, yani konuşacağım.
Burada kalmasını istemiyorum.
Burası kadar güvenli başka bir yer bulabilirim ona, orada kalır.
Kusura bakma.
Doğru olan bu, güvende olması.
(Duygusal müzik devam ediyor)
Dinlen.
Su iç bol, bol.
(Alya) Mide bulantını düşünmemeye çalış.
Kötü olursan da kus.
(Kapı açıldı)
(Kapı kapandı)
(Derin nefes verdi)
(Duygusal müzik devam ediyor)
(Duygusal müzik devam ediyor)
(Duygusal müzik devam ediyor)
(Gerilim müziği)
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Sessizlik)
(Duygusal müzik)
(Doktor dış ses) Hayatınız ciddi anlamda risk altında.
Size bazı ilaçlar yazdım. Bunları acilen başlayın kullanmaya.
(Duygusal müzik devam ediyor)
Benim, niye korktun? Kim olacak başka?
(Duygusal müzik devam ediyor)
Ne bileyim, çok korktum.
Hamilelikten mi oluyor bunlar yoksa?
(Duygusal müzik devam ediyor)
Bak bakayım bana.
Niye öyle mahmur mahmur bakıyorsun sen?
Uykun mu geldi?
Yok, daha gelmedi.
Gelmesin. Film izleyeceğiz bugün.
-Ne filmi? -Evet, çizgi film.
-Oğlum sever, tabii. -Şahin, ne yapıyorsun?
Gel şöyle.
Şöyle karımla oğlumu...
...başköşeye oturtayım.
(Duygusal müzik devam ediyor)
-Nare. -Efendim?
Oğlumuzun ismi ne olsun?
(Duygusal müzik devam ediyor)
Ne oldu?
Niye gözün doldu senin öyle?
(Duygusal müzik devam ediyor)
Ne bileyim, hormonlardan herhâlde.
Tamam, trip atma. Hadi sen koy adını.
Ne olsun oğlumuzun adı?
(Duygusal müzik devam ediyor)
-Şahin. -Efendim?
Adı Şahin olsun.
Saçmalama.
-Şaka yapıyorsun herhâlde? -Hayır.
-Olur mu öyle şey? -Olur.
Millet ne der?
Oğluna kendi ismini vermiş derler.
Desinler.
Kime ne?
Yani Cihan'la Cihan 'junior'dan sonra...
...Şahin'e de mini Şahin mi geliyor o zaman?
Evet.
-Sen ciddisin bayağı? -Evet.
Allah Allah!
Hormonlardan herhâlde.
Pastadan bebek çıkma olayını daha unutmadık.
Sonra ben yine sorarım sana.
Sor, değişmez ki.
Ben yine sorayım da üstümde kalmasın.
-Evet, filmimizi bulduk. -Bulduk mu?
Gel bakalım.
(Duygusal müzik)
Zerrin, iyi geceler aşkım.
İyi geceler.
(Kaya ses) Nasılsın, iyi misin?
İyiyim, iyiyim.
Uyandırmadım inşallah?
Yok, daha uyumamıştım zaten.
Zerrin, yarın bitiyor.
(Gerilim müziği)
Artık bize ait bir hayat başlıyor yarın.
(Gerilim müziği devam ediyor)
Vallahi heyecandan gözüme uyku girmedi.
Sabaha kadar da girmez, yani öyle gözüküyor.
Zerrin, diyorum ki ben gelip yarın alayım seni. Olur mu?
Yok.
Yok, onca yol şimdi. Sabaha zaten ne kaldı ki?
Ben birkaç saate yola çıkacağım, gerek yok.
Doğru diyorsun.
O zaman ben size geçerim. Birlikte geçeriz adliyeye, olur mu?
Ona da gerek yok Kaya. Ben buradan direkt adliyeye gelirim.
-Orada buluşuruz. -(Kaya ses) Tamam.
Yarın bitiyor Zerrin.
Görüşürüz.
Hadi uyu. İyi geceler.
Seni seviyorum.
(Gerilim müziği devam ediyor)
Sen anneni mi özledin?
Vallahi ben de çok özledim.
Çok özledim.
Ama merak etme.
Yakında kavuşacağız.
Sen bana güldün mü?
Sen bana güldün mü?
Alıştın sen bana, değil mi?
Alıştın mı?
Şu ananı da bir dize getirsen.
Senin baktığın gibi baksa bana.
(Gerilim müziği devam ediyor)
Ama merak etme.
Yakında o da olacak.
(Gerilim müziği devam ediyor)
O da olacak yakında.
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Kapı vuruldu)
-Günaydın. -(Meryem) Günaydın.
Ay, durun. Sakın öyle eğilmeyin. Buyurun.
Teşekkür ederim, zahmet oldu.
(Alya) Şu dolanmış biraz.
O kolye...
...Cihan'ın sana sözde taktığı kolye değil mi?
Evet.
Ee, ne diye hâlâ boynunda?
(Geçiş sesi)
-Ben alayım onu. -(Alya) Dolanmıştı.
Evet, teşekkür ederim.
(Gerilim müziği devam ediyor)
Nasılsınız, daha iyi hissediyor musunuz?
Evet, daha iyiyim.
Biraz, biraz bir hâlsizlik var.
Normal hâlsizlik.
Enfeksiyon için verdiğimiz antibiyotikler de yapar.
(Alya) Ama ben Yalçın'la konuştum.
Gayet iyileşme sürecine girmişsiniz.
-Öyle mi? -(Alya) Evet.
Çok güzel. Sevindim.
Tamam.
-(Meryem) Şey, Alya Hanım. -Efendim?
Bu durumda kalmak ikimiz için de kolay değil biliyorum.
(Duygusal müzik)
Ben gideceğim, yani gitmek istiyorum. Diyorum ya hâlâ istiyorum.
Ama işler umduğum gibi gitmedi.
Bu durumdan ben de çok hoşnut değilim yani onu demek istiyorum.
Tahmin edebiliyorum.
Çok iyi anlıyorum, biliyorum.
(Duygusal müzik devam ediyor)
(Kapı vuruldu) (Alya) Buyurun.
-Abla. -(Meryem) Müjgân, kuzum.
-Abla, nasıl oldun? -Güzelim benim.
Kuzum, iyiyim iyiyim. Merak etme, iyiyim.
Alya Hanım, kardeşim Müjgân.
-Memnun oldum. -Memnun oldum.
Yalnız bırakayım ben sizi.
(Meryem) Teşekkür ederim, çok naziksiniz.
(Duygusal müzik devam ediyor)
Bu o mu?
O.
(Duygusal müzik devam ediyor)
Günaydın.
Günaydın.
Nasıl oldun?
Vallahi sabah konakta viziteye çıkıp...
...beni, yani hastanı kontrol etseydin...
...nasıl olduğumu bilirdin Doktor Hanım.
Evet.
Hastaneye yatmayı kabul etseydin gelirdim Cihan Bey.
Ama eve servisimiz yok maalesef.
Tamam, pardon.
Nasıl oldun?
İyi, sayende daha iyi.
Meryem'e bakmaya mı geldin?
Yalçınla konuştum da işte bu akşam taburcu olabileceğini söyledi.
Evet.
Ben de onu yerleştireceğim yeni yeri konuşmaya geldim.
Kız kardeşi yanında bu arada.
Ben de bir girmiştim, nasıl olduğuna bakmak için. Daha iyi.
Kolay gelsin.
Sağ ol. Sana da.
(Gerilim müziği)
Abla, ne yapacağız?
Ne demek ne yapacağız Müjgân? Ne yapacağız?
Feyyaz'dan kurtulana kadar hiçbir şey yapmayacağız.
Duracağız böyle, duracağız.
Sen yeter ki benim gözümü arkada koyma, tamam mı?
-Merak etme. -Güzelim benim.
(Kapı vuruldu)
-Günaydın. -Hoş geldin.
-Bak kim geldi. -Evet.
Nasılsın Müjgân?
İyi.
Uzun zaman oldu, değil mi?
Evet, oldu.
Nasılsın?
İyiyim.
İyi.
-Taburcu oluyorsun akşam. -İnşallah.
Oh, çok şükür.
Şimdi bu Feyyaz Azim yüzünden bir sakatlık bir şey yaşanmasın diye...
...seni güvenli bir yere alacağım. Orası ayarlandı.
(Duygusal müzik)
Sen hâlâ Diyarbakır'da mısın?
Evet, kocam oralıydı.
O öldükten sonra da orada kalmaya devam ettim.
Öyle mi?
-Allah rahmet eylesin. -Sağ ol.
Şimdi seni oraya alacağız zaten ama istersen...
...sen orada kaldığın sürece kardeşin de seninle birlikte...
...orada güvenli bir şekilde kalabilir.
Yok yok, yok.
Müjgân, ee...
...şey, ee yani...
...Feyyaz meselesi Müjgân'ın da üstüne sıçrasın istemiyorum.
Öyle mi?
-Emin misin? -Evet.
Sen nasıl uygun görürsen.
Cihan, böyle nasıl uygun görürsen?
İşte orada ev, orada şey.
-Vallahi içime sinmiyor bu durum benim. -Nasıl sinmiyor abla?
Bak, bu yaşadıkların senin sorumluluğun değil.
(Müjgân) Albora topraklarının da payı var bunda.
Müjgân!
Tamam, Cihan abi ne gerekiyorsa yapacak.
Niye laf ediyorsun?
Tabii tabii, ben elimden gelen neyse yaparım.
Zaten başına gelenleri inkâr edecek bir durumum yok.
Sen gayet iyi biliyorsun.
Zaten ben elimden ne geliyorsa yapacağım, orası ayrı.
Tamam canım.
İyi o zaman akşam görüşürüz.
Görüşürüz.
Müjgân.
-Kal sağlıcakla. -Sağ ol. Görüşürüz.
(Gerilim müziği)
Bakma öyle abla, az bile söyledim ben.
Senin bambaşka bir hayatın olabilirdi.
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Telefon çalıyor)
Günaydın 'keçike'.
-Yoldasın herhâlde? -(Zerrin ses) Evet, yoldayım.
Ee, Kaya'dan uzak kalmak iyi geldi mi?
Şimal nasıl?
Kızının nasıl olacağı...
...senin mahkemede ne söyleyeceğine bağlı Zerrin.
Eğer mahkemede duymak istemeyeceğim...
...bir şeyler söylersen...
...kızını bir daha sonsuza kadar göremezsin.
Bak, sonsuza kadar göremezsin diyorum.
(Gerilim müziği devam ediyor)
Hadi çabuk gel, gözüm yolda kalmasın.
Mahkemede görüşürüz.
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Gerilim müziği devam ediyor)
-Hayırdır? -(Cihan) Seni bekliyordum.
Davada tanık olacaksın.
Evet.
Geç kalmayalım.
Tamam.
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Otopark ortam sesi)
(Otopark ortam sesi)
(Erol) Günaydın.
-(Kaya) Günaydın abi. -(Erol) Kardeşim günaydın.
(Otopark ortam sesi)
(Erol) Günaydın.
(Otopark ortam sesi)
(Sessizlik)
Günaydın. Günaydın.
(Sessizlik)
Zerrin geldi mi?
Yolda abi, geliyor.
(Sessizlik)
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Sessizlik)
Hoş geldin kızım, hoş geldin.
(Sessizlik)
(Duygusal müzik)
(Duygusal müzik devam ediyor)
(Duygusal müzik devam ediyor)
(Duygusal müzik devam ediyor)
-Hadi. -(Erol) Hadi içeri girelim.
Buyurun.
(Duygusal müzik devam ediyor)
Hadi biz de girelim.
(Duygusal müzik devam ediyor)
(Hâkime) Dosya incelendi.
Davacı Zerrin Albora Baybars...
...ve vekili Erol Taşkın hazır.
Davalı Demir Baybars...
...ve vekili Avukat Bahadır Karahan hazır.
(Hâkime) Buyurun Avukat Bey.
Hâkime Hanım, davacı müvekkilim Zerrin Albora Baybars'ın...
...evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını...
...yazılı beyanlarımızla ortaya koyduk.
Davalı Demir Baybars'ın karıştığı...
...çok sayıda adli vaka bulunmaktadır.
Ayrıca devam eden...
...bir uyuşturucu kaçakçılığı soruşturmasına dair...
...bilgiler de dava dosyasına sunulmuştur.
Hâkime Hanım, itiraz ediyorum.
Henüz sonuçlanmamış bir soruşturma.
Müvekkilim aleyhine delil gibi sunulamaz.
Masumiyet karinesi ortadadır.
Tamam Avukat Bey, bir bitirsin davacı taraf beyanını.
(Hâkime) Devam edin Avukat Bey.
Hâkime Hanım, müvekkilimin bu şartlarda...
...bu evliliği sürdürmesi mümkün değildir.
Evet Demir Bey, ne diyorsunuz?
Hâkime Hanım...
...bizim Zerrin'le çok güzel bir evliliğimiz var.
(Gerilim müziği)
Ben boşanmak istemiyorum.
(Gerilim müziği devam ediyor)
Evliliğimizin devamından yanayım.
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Hâkime) Başka var mı ekleyeceğiniz bir şey?
Yok.
Buyurun, oturun.
(Gerilim müziği devam ediyor)
Hâkime Hanım...
...tanığımız hazırdır. Dinlenmesini talep ediyoruz.
Tanığı çağırın.
Alya Smith.
Kimliğiniz.
(Kapı kapandı)
Davacıyla ilişkiniz nedir?
Ailenin eski geliniyim.
(Hâkime) Peki, anlatın bakalım. Ne biliyorsunuz bu evlilik hakkında?
Zerrin, kendi isteğiyle evlenmedi.
Aile baskısıyla evlendi...
...ve evlendiği günden beri de mutlu olmadı.
Hep baskıya uğradı.
Zaten bunu herkesle de paylaştı, herkes şahit.
-(Hâkime) Yazdın mı kızım? -(Kâtibe) Yazdım efendim.
-Başka ekleyeceğiniz bir şey var mı? -Hayır.
(Hâkime) Buyurun geçin arkaya oturun.
(Gerilim müziği)
Zerrin Albora Baybars...
...son olarak soruyorum.
(Gerilim müziği devam ediyor)
Boşanmak istiyor musunuz?
(Gerilim müziği devam ediyor)
Eğer mahkemede duymak istemeyeceğim...
...bir şeyler söylersen...
...kızını bir daha sonsuza kadar göremezsin.
(Geçiş sesi)
Vazgeçtim Hâkim Hanım.
Ne?
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Gerilim müziği devam ediyor)
Boşanmak istemiyorum.
Zerrin? Zerrin, ne diyorsun Zerrin?
(Kaya) Zerrin? Zerrin ne diyorsun Zerrin?
-(Sadakat) Kaya, sakin. -Zerrin?
Zerrin, ne diyorsun sen? Zerrin, yapma!
-(Nare) Ne yapıyorsun? -Annem tamam, bir sakin.
Kızıma baskı yapıyorlar Hâkim Hanım!
Kızıma baskı yapılıyor!
-(Kaya) Zerrin, Zerrin yapma bunu bak! -(Sadakat) Bir hoşt, sus!
(Şahin) Ne yaptı bu herif sana Zerrin?
Zerrin, bir şeyle mi tehdit ediyor seni Zerrin?
-(Erol) Kaya, Şahin. -(Kaya) Zerrin, konuş!
-(Kaya) Zerrin, tehdit mi ediyor seni? -Kaya, sakin.
-(Sadakat) Annem, annem. -(Kaya) Zerrin!
-Ne yaptı bu adam sana kızım? -Tamam, tamam annem.
-(Hâkim) Sessizlik! -(Sadakat) Tamam, tamam.
Susun, yoksa dışarı çıkartacağım herkesi!
(Kaya) Zerrin! Tehdit mi ediyor seni söyle Zerrin?
(Gerilim müziği)
(Hâkim) Bir kere daha soruyorum.
Boşanmak istemiyor musunuz?
(Gerilim müziği devam ediyor)
Hayır, boşanmak istemiyorum Hâkime Hanım.
-Zerrin, sen ne diyorsun Zerrin? -Kaya, Kaya.
Tehdit ediyor! Zerrin, sen ne yapıyorsun?
Kaya, Şahin bir sakin.
Zerrin yapma, Zerrin bana bunu yapma!
İkinci kez yapma Zerrin bana bunu! Zerrin!
Söyle, gerçeği söyle! Mahkeme burası Zerrin!
-(Kaya) Yapma! -Hâkim Hanım, engel olunsun lütfen!
Kardeşim, dağ başı mı burası?
-(Kaya) Zerrin! -Güvenlik gelsin.
-(Kaya) Bir kere daha yapma! -Dışarı!
Seni bu sefer affetmem Zerrin, yapma!
-(Kaya) Zerrin! Bırak beni, bırak! -(Sadakat) Annem, annem.
Zerrin, Zerrin bana bunu bir kez daha yapma Zerrin!
-(Hâkim) Salonu boşaltın! -Yapma! Abi!
-(Şahin) Zerrin! -(Kaya) Zerrin!
Bırak!
-(Nare) Tamam sakin, sakin. -Zerrin, yapma!
Zerrin yapma!
(Hâkim) Mahkeme düzenini bozmayın, herkes dışarı!
Kapıyı kapat.
(Kapı kapandı)
(Hâkim) Karar.
İki taraf da evliliğin devamı yönünde beyanda bulunduğundan...
...boşanma talebinin reddine karar verilmiştir.
-Duruşma bitmiştir. -Eline sağlık.
(Gerilim müziği)
(Kapı kapandı)
Aferin kızım, aferin.
-İşte böyle... -Anne git, ne olur git, geleceğim.
'Zava', bu kız ölse vazgeçmezdi...
...ne yaptın da ikna ettin?
Belki de cazibeme dayanamadı kayınbabacığım.
Yine bulmuştur bir gedik.
Bu nereye sızacağını çok iyi bilir.
Bir kapı buldu mu duvarı deler bu.
Vallahi karım beni seviyor, kıyamadı bana.
Değil mi sevgili karıcığım?
Ama kendini suçlama, benden kurtulmak, o kadar kolay değil.
Ben insanın ruhuna bir girerim...
...bir daha çıkmam.
(Gerilim müziği devam ediyor)
Hadi.
Bırakın! Bırak beni oğlum bırak!
(Kaya) Bırak lan oğlum, bırak beni bırak!
Bırak, bırak! Kafayı yiyeceğim!
Çek elini!
-Kaya, Kaya! -(Kaya) Dokunma!
Dokunma bana tamam, dokunma!
-Dokunma tamam. -(Muzaffer) Polis bakıyor oğlum.
Dokunma, dokunma!
Dokunma! Bu kız ne yapıyor ya, kafayı yiyeceğim!
-(Kaya) Abi, abi! -Kaya bir dur!
-Abi ne yapıyor bu kız, ne yapıyor? -(Cihan) Tamam Kaya bir konuşacağız.
-Şahin oğlum bir sakin olun. -Zerrin'le bir konuşacağım!
-Tamam bir sakin olun. -(Muzaffer) Polis kaynıyor yapmayın ya!
(Fidan) Ne yapıyorsunuz?
Olan olmuş!
Kız kararını vermiş, mahkeme düşmüş.
Ne yapıyorsunuz!
Allah'ım nasıl olur...
(Şahin) Ne demek mahkeme düşümüş ya, Allah'ım ya Rabb'im ya!
Ecmel'in dölünden ne bekliyorsun ha, ne bekliyorsun!
Bana bak seni parçalarım ha!
-Benim kızıma laf söyleme! -Tamam, bağırıp durmayın artık.
Ne hâle getirdiniz benim oğlumu, düşmediniz bir yakasından!
(Cihan) Anne yeter, yeter.
(Sadakat) Benim evladım ne hâle geldi!
Zerrin!
(Muzaffer) Kaya, Kaya hadi.
Zerrin, Zerrin!
Zerrin konuş benimle, konuş benimle Zerrrin!
Zerrin, seni neyle tehdit ediyor, söyle bana!
Zerrin konuş benimle, neyle tehdit ediyor seni söyle!
Sen kimsin ulan! Kızım kararını verdi!
Zerrin! Zerrin yapma bak.
-Zerrin bana bunu yapma bak! -Geberteceğim ulan seni!
Geberteceğim ulan!
(Kaya) Seni neyle tehdit ediyor söyle, Zerrin!
(Muzaffer) Ya tamam!
'Gurmi' sana söylemiştim oğlum...
...Zerrin benden boşanmaz!
Beni hayatta bırakmaz.
Sus artık be, sus artık!
Kaya Bey!
Seni öldürürüm lan, konuş neyle tehdit ettin kızı?
Konuş lan! Seni öldürürüm Demir, söyle!
Söyle seni öldürürüm Demir! Kafanı patlatırım söyle!
Annem yapma.
Demir söyle neyle tehdit ediyorsun kızı, söyle!
-(Kaya) Lan konuş! -Kaya indir silahını.
Konuşacaksın sen konuşacaksın!
(Polis) Ayrıl!
Tamam dur, dur yapma!
-(Kaya) Öldürürüm Demir seni, konuş! -At silahını!
(Üst üste konuşmalar)
(Üst üste konuşmalar)
(Polis) İndir silahını!
(Üst üste konuşmalar)
Şikâyetçiyim ha!
Zerrin! Zerrin yapma Zerrin.
Zerrin...
-(Erol) Memur Bey gözaltına gerek yok. -(Polis) Silah çekti, daha ne olacak!
(Müzik)
Hadi güzel karıcığım, biz de konağımıza geri dönelim.
Zerrin...
("De Mardin" çalıyor)
(Polis) Dağıtın burayı!
(Demir) 'Rojbaş'.
("De Mardin" çalmaya devam ediyor)
("De Mardin" çalmaya devam ediyor)
("De Mardin" çalmaya devam ediyor)
-(Cihan) Peşlerinden hadi, biz geleceğiz. -(Erol) Tamam, tamam.
Kadir, ihtiyar siz de hadi, peşlerinden.
Sen de bizimle gel oğlum.
Zerrin senin Allah belanı vere, Allah belanı vere.
-Allah senin belanı versin! -Yenge Allah aşkına ya!
Senin kızın, kocasının koluna girip...
...Baybars konağına gitti, benim oğlum karakola!
-Yenge. -Senin kızın yüzünden, o yaptı!
Senin oğlun, benim kızımın peşini bırakmamış ha!
Sen biliyor musun benim kızım ne çekiyor!
(Hüzünlü müzik)
Neleri sineye çekiyor bilmiyorsun!
Görmüşsün bir şey, her şeyi o zannediyorsun!
Ya anne bir şey biliyorsan, söylesene sen de ya!
Senin ağzında bir bakla var, çıkar o baklayı! Ne saklıyorsun sen?
Yenge sakladığın bir şey varsa söyle, ona göre hareket edelim, hadi!
(Hüzünlü müzik devam ediyor)
-(Nare) Yenge? -(Cihan) Yenge...
Çocuğunu kaybetti işte, onu söylüyorum!
(Sadakat) dediğine bak hele dediğine...
...sanki bir o kaybetti oğlunu!
Nare iyi misin, iyi misin?
-İyi misin? -(Fidan) Nare ne oluyor kızım?
Ben nöbetçiyim hastaneye gideceğim, gel benimle bakacağız.
-Yok gelmeyeceğim iyiyim. -Hayır bakacağım, hayır!
-Yok, iyiyim geçti. -Tamam gidip bir bakalım, hadi.
-Tamam eve gidelim o zaman. -(Cihan) Hadi eve.
-Kızım bana bir bak. -Abi, Kaya?
(Cihan) Tamam Kaya'ya bakacağız, hadi.
Tamam söz, hadi Nare. Geç şöyle.
-(Sadakat) Nare? -İyiyim anne, tamam.
Anne sen insanlarla niye böyle konuşuyorsun anne? Hadi konağa git.
Kaya'nın yanına gideceğim ben.
Kaya'nın yanına gidip ne yapacaksın, bir şey yapamazsın, hadi konağa git.
Ben de oraya gidiyorum zaten, hadi.
-Cihan. -Efendim?
-İçeride kalmayacak, tamam mı? -Tamam, inşallah.
Bebeğinin ölümüne sebep oldu o adam, öyle yanına dönmez Zerrin.
Bir şey var haklısın.
Zaten bu Zerrin garip garip hareketler ediyordu...
...ne bileyim saçma davranıyordu kaç haftadır da işte. Başka bir şey var.
-Tamam, ne var işte? -Bilmiyorum, keşke bilsem.
Benim karakola gitmem lazım Alya.
-Ben de nöbetçiyim, hastaneye gidiyorum. -Tamam.
-Deniz bu gece de konakta kalsa olur mu? -Kalsın.
-Kaya da akşama gelecek, umarım. -İnşallah.
-Dikkat et. -Sen de.
Beyto hadi götür, dikkatli gidin.
(Müzik)
Geç.
Vallahi oda bıraktığın gibi duruyor, seni bekliyor.
Dediğini yaptım hadi getir kızımı ya da beni ona götür, hadi.
Hop! Hemen olmaz 'keçe'.
Herkesin gözü üzerimizde, hele de o Kaya'nın.
Mahkemede ortalığı nasıl ayağa kaldırdığını gördün.
Sana dedim, boşanmayacağım deyince, Kaya inanmayacak dedim!
Böyle olacağını söyledim!
Hâkim bizi boşayacaktı, o riski göze alamazdım ben.
Ben onu bunu bilmem, ben dediğini yaptım, sen de benim kızımı getireceksin!
-Hemen olmaz! -Ya ne demek olmaz!
Hişt! Bak benim sabrımı taşırma sakın ha!
-Sakın! -Bırak!
Göreceksin, o iyi.
Göreceksin diyorum ya ama bugün olmaz!
("Atakan Ilgazdağ- Gelenek" çalıyor)
(Bağırıyor)
Annen bir şey biliyor Şahin. Annen bir şey biliyor!
Oğlum bir sus bağırma be, nezarettesin.
Bir şey bildiği yok, ağzını aradım o kadar, bilse söyler.
Bana bunu ikinci kez nasıl yapar ya!
Zerrin, bana bunu ikinci kez nasıl yapar!
Kendi ayaklarıyla Demir'e nasıl gider Şahin?
Affetmem, affetmeyeceğim onu.
-Affetmeyeceğim Şahin. -Bir sakin ol ya, sakin ol!
-Çok korktuğu bir şey vardır belki. -Ne olacak lan!
Ne olacak, neyle tehdit edecek yine?
Seni öldürürüm, Kaya'yı öldürürüm, aileni öldürürüm dedi...
...hep dedi, şimdi mi korktu!
Ne değişti şimdi?
O (***)! Bizim bebeğimizi öldürdü!
O, bebeğimizi öldüren adamla, nasıl gider Şahin?
(Kaya) Söyle, kendi ayaklarıyla nasıl gider?
Sana söyleyecekti, bana söyleyecekti!
Onu affetmem, affetmeyeceğim Şahin!
Affetmeyeceğim!
Onu affetmem bu sefer, affetmeyeceğim.
("Atakan Ilgazdağ- Bu Olacak İş mi?" çalıyor)
(Kaya) Affetmeyeceğim!
Sakinledin mi?
Şimdi sana bunu bir kere diyeceğim, bir daha da demeyeceğim.
Oğlum sen kimsin de adliyenin ortasında silah çekiyorsun?
O kadar polisin içinde kimin (***) hayırdır?
Kalk ayağa!
("Atakan Ilgazdağ- Bu Olacak İş mi?" çalıyor)
Erol seni çıkarmak için yukarıda (***) atıyor herif.
Sen böyle davranmaya devam edersen söyleyelim Erol'a...
...seni burada çürütene kadar, buradan çıkarmasın.
("Atakan Ilgazdağ- Bu Olacak İş mi?" çalmaya devam ediyor)
Duydun mu?
Maalesef dosya açıldı ama ateş etmediğin...
...kimseyi yaralamadığın ve ilk defa böyle bir olay yaşandığı için...
...savcının kararına kadar serbestsin.
Tutuksuz yargılanacaksın Kaya, Allah aşkına uslu dur.
(Cihan) Oğlum bak...
...yemin olsun, bir daha böyle bir şey yaparsan, o belindeki silahı alırım.
("Atakan Ilgazdağ- Bu Olacak İş mi?" çalmaya devam ediyor)
Ben Memur Bey'i çağırayım.
("Atakan Ilgazdağ- Bu Olacak İş mi?" çalmaya devam ediyor)
Hah!
Allah'a şükür, şükür.
Kurban olduğum şükür, annem.
Hemen sevinmeyin Sadakat Hanım...
...şimdilik bırakıldı, tutuksuz yargılanacak.
İnşallah aklın başına gelir de o kızdan uzak durursun, uzak!
Merak etme anne, içeride biz yeterince konuştuk...
...bir daha böyle bir şey yaparsa, içeriden çıkamayacağını biliyor.
Hah, tamam.
Abini duydun.
Kaya...
(Gerilim müziği)
Çok geçmiş olsun.
Bugün olanlar için de çok üzgünüm.
Hadi tamam, tamam hadi konağa.
İpek kızım, sen de bizimle gel hadi.
(Gerilim müziği devam ediyor)
Sağ olun ben evime gideyim.
Tamam.
Görüşürüz Kaya.
(Gerilim müziği devam ediyor)
Bir gün aklın başına gelir inşallah da...
...hem kendine hem bize yakışan...
...bir kıza gönlünü kaptırırsın. İnşallah.
(Gerilim müziği devam ediyor)
-(Erol) Cihan ben gidiyorum iyi akşamlar. -İyi akşamlar.
Kadir, yanından ayrılma.
Sen nereye gideceksin?
Gidip Meryem'i alacağım, taburcu olmuş, yeni evine götüreceğim.
Hadi o zaman, habersiz bırakma.
(Gerilim müziği devam ediyor)
-Nare nasıl oldu? -İyi, daha iyi.
-Her şey düzelecek sıkma canını. -Eyvallah.
-Hadi görüşürüz. -Görüşürüz.
Yeni yeri ne yaptın ihtiyar?
Bulduğumuz ev gözden ırakta Cihan'ım.
-Kapıda adamlar bekliyorlar. -Tamam.
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Ofluyor)
(Sessizlik)
(Telefon çalıyor)
("Atakan Ilgazdağ- Tuzak" çalıyor)
(Telefon çalıyor)
(Telefon ısrarla çalıyor)
(Arama tonu)
("Atakan Ilgazdağ- Tuzak" çalmaya devam ediyor)
(Bağırıyor)
(Cam kırılma sesleri)
(Bağırıyor)
-Kaya yapma! -Abi dur!
Bırak! Bırak Kadir, bırak!
("Atakan Ilgazdağ- Tuzak" çalmaya devam ediyor)
Bırak! Bırak Kadir, bırak! (Ağlıyor)
Lan neden, neden, neden!
("Atakan Ilgazdağ- Tuzak" çalmaya devam ediyor)
Neden lan neden, neden?
Affetmem, affetmem Kadir, affetmem.
Affetmem Kadir, affetmem.
Affetmem...
("Atakan Ilgazdağ- Tuzak" çalmaya devam ediyor)
(İç çekti)
(Telefon çalıyor)
(Telefon çalıyor)
Cihan, Meryem'e başka bir ev tutmuş.
Ben sana ne dedim anne, Meryem konağa gelecek demedim mi?
Sen bunları o kadar kolay mı sanıyorsun?
Kolay mı sanıyorsun, kolundan tutup buraya mı getireceksin?
Söyledim Cihan'a, kabul etmedi.
Neredeymiş peki Meryem, nereye götürmüş Cihan onu?
Ben bilmiyorum.
Ne demek bilmiyorum? Bileceksin anne, bileceksin!
Bak gidip her yerde, Ecmel'in oğlu olduğumu söylerim yoksa!
(Gerilim müziği)
Neredeymiş Meryem, söyle.
Anne sana söylüyorum, Meryem neredeymiş söyle.
(Hüzünlü müzik)
(Hüzünlü müzik devam ediyor)
-(Yalçın) Cihan hoş geldin. -Hoş bulduk.
Gel, hazır.
-(Yalçın) iyi akşamlar. -(Meryem) İyi akşamlar.
-Meryem. -Hoş geldin.
-Ne durumdayız? -Yarası temiz...
...enfeksiyon kontrol altında, pansumanını yaptık...
...ilaçlarını da yazdım, yalnız bir süre...
...omzunu zorlamayacaksınız. -Tamam.
Tamam, çok teşekkür ederim, sağ olun.
-Hadi geçmiş olsun, ben kaçtım. -Tamam, sağ olasın.
-Hazır mısın? -Hadi.
-Alayım ben çantayı. -Yok ben taşırım.
(Cihan) Al, al.
-Geçmiş olsun. -Sağ olun teşekkür ederim.
(Hüzünlü müzik)
Geçmiş olsun tekrar.
Teşekkürler Alya Hanım, sağ olun.
Meryem'i misafir edeceğimiz yere götürüyorum da.
Tamam.
Bundan sonrası çok iyi olur umarım.
Umarım. Hepimiz için.
İnşallah.
Tamam, o zaman iyi akşamlar.
-İyi akşamlar, kolay gelsin. -Hadi.
-İyi nöbetler yenge. -Gelin hanım.
(Hüzünlü müzik devam ediyor)
-İyi nöbetler. -Kolay gelsin.
(Hüzünlü müzik devam ediyor)
Kalacağın yer burası.
Çok güzel, inşallah fazla kalmam.
İnşallah.
Şimdi burada gece gündüz adam bekleyecek.
-Dayı. -Buradayız.
-Sağ olun. -Herhangi bir şey ihtiyacın olursa...
...onlara rica edeceksin, onlar senin için gidip yapacak, gelecek.
Bunlar dışında, dışarı çıkman gerekirse ki bana sorarsan kesinlikle çıkma...
...ama çıkman gerekiyorsa da yalnız çıkma, bana haber ver.
-Tamam. -Tamam.
Sen git o zaman, zaten herkes burada.
Gelmişken evi de bir göreyim ben, hadi geç.
Dayı, ihtiyar adamlar bilgi verin tamam mı?
-Tamam, sen merak etme. -(Cihan) Hadi.
(Muzaffer) Beyto, Şehmuz dikkatli olun ha.
Gözünüzü dört açın, etrafı iyi kollayın.
-(Meryem) Kapı açık. -(Cihan) Evet.
(Müzik)
Çok güzelmiş.
("Atakan Ilgazdağ- Gammaz" çalıyor)
Ah!
Koru başını, korkma.
("Atakan Ilgazdağ- Gammaz" çalmaya devam ediyor)
Ah!
-(Hasan) Dikkat et Beyto! -Dikkat!
(Silah sesleri)
(Silah sesleri)
Kaldırma başını.
-İyi misin? -İyiyim, sen orada kal.
("Atakan Ilgazdağ- Gammaz" çalmaya devam ediyor)
(Silah sesleri)
(Silah sesleri)
(Silah sesleri)
("Atakan Ilgazdağ- Gammaz" çalmaya devam ediyor)
(Silah sesleri)
Kalkma, yerinde kal.
Dikkat et.
-Burada bekle. -(Meryem) Tamam.
-Bir şey var mı? -Yok, yok iyiyiz Cihan.
-Bir şey var mı? -Bir yaralımız var ama halledeceğiz.
(Hasan) İlk yardım çantasını alın.
("Atakan Ilgazdağ-Söz Veriyorum" çalıyor)
Allah kahretsin seni Feyyaz.
Allah belanı versin!
-(Cihan) İyi misiniz oğlum? -Bastır buraya.
(Beyto) İyiler abi, iyiler.
(Hasan) Tamam yok bir şey, iyi olacak.
-Ne oldu herkes iyi mi? Dayı! -İyiyiz, iyi.
-Biz iyiyiz bir şey yok. -(Kaya) Abi, ihtiyar!
-Abi, abi iyi misin? -(Cihan) Bir şey yok.
-Abi ne oluyor ya? -Bir şey yok, iyiyiz tamam.
-Cihan. -İyiyiz.
Kurban olduğum. Meryem? Meryem nerede?
İçeri de o da merak etme.
Onun, o şerefsiz kocası yaptı değil mi?
-Evet. -(Sadakat) Aşağılık adam!
Nasıl bulurlar burayı ya, ha?
-Nasıl buluyorlar burayı! -Herif işinin ehli çıktı yani…
...iz sürmeyi iyi biliyormuş şerefsiz.
-(Kaya) Abi kim bu ya? -(Sadakat) Ne olacak ya, burada kalamaz.
Bak bu aşağılık herif, bu kızın canını almadan bırakmayacak.
Burada kalamaz, hiçbir yerde kalamaz şimdi.
Tamam da ne yapacağız?
Cihan, konağa almak zorundasın.
("Atakan Ilgazdağ-Söz Veriyorum" çalıyor)
-Cihan ben gidiyorum! -Nereye?
Bir araba ayarla bana, İstanbul'a gidiyorum!
-Kızım sen ne söylüyorsun? -(Meryem) Yok, olmaz böyle.
Ya öyle şey olur mu, seni burada...
...burada bulan İstanbul'da bulamaz mı sanıyorsun?
Sadakat hanım böyle olmaz, olmaz böyle tamam mı, hadi.
-Meryem içeri geç, geliyorum ben de. -Cihan...
Sen içeri geç, ben de şimdi geliyorum hadi.
Anne siz de geçin, Kaya.
Geç içeri.
-İlk yardım çantası verdiniz mi adamlara? -(Birlikte) Verdik, verdik.
Gerekirse hastaneye götürün, ilgilenin hadi.
Tamam, tamam.
(Telefon çaldı)
-Cihan? -Alya konuşmamız lazım.
Acil ameliyata giriyorum, sonra.
Alya, ko... (Hat meşgule düştü)
(Hasan) İyi, bir şey yok, düzelir taam.
Yok bir şey yok, iyileşir.
("Atakan Ilgazdağ-Albora" çalıyor)
(Hasan) Tamam sıkıntı yok, iyiler.
Artık burası güvenli değil.
Gerçi burası değil sadece nereye gidersen takip edecekler.
Adam koymakla olacak iş değil.
("Atakan Ilgazdağ-Albora" çalmaya devam ediyor)
Bu yüzden tek bir çaremiz kalıyor.
("Atakan Ilgazdağ-Albora" çalmaya devam ediyor)
Senin konağa gelmen lazım Meryem.
Cihan...
Meryem, konak dışında senin için güvenli bir yer yok şu anda.
("Atakan Ilgazdağ-Albora" çalmaya devam ediyor)
Oraya gelmen gerekiyor.
("Atakan Ilgazdağ-Albora" çalmaya devam ediyor)
("Atakan Ilgazdağ-Albora" çalmaya devam ediyor)
-Günaydın. -Günaydın, hoş geldiniz Alya Hanım.
Uyuyor mu Deniz hâlâ?
Herkes mi uyuyor, bu ne sessizlik?
(Kekeliyor) Yani...
Alya sabah seni aradım ya!
Evet, hayırdır ne oluyor böyle sabah sabah?
Bir şey mi oldu?
(Gerilim müziği)
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Gerilim müziği devam ediyor)
Meryem hadi kızım.
(Gerilim müziği devam ediyor)
Günaydın, merhaba.
Merhaba.
Hayırlı sabahlar.
(Gerilim müziği devam ediyor)
Meryem bir süre burada kalacak Alya.
(Gerilim müziği devam ediyor)
Bu dizinin sesli betimleme, ayrıntılı altyazı ve...
...işaret dilini kapsayan eşerişimi Kanal D tarafından...
...Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.
www.sebeder.org
Sesli Betimleme Metin Yazarı: Emine Kolivar
Seslendiren: Emine Kolivar
Ayrıntılı Altyazı Çevirmenleri: Eylül Yılmaz - Gülay Yılmaz...
...Nilsu Hozanlı Tuncer - Şeyma Yalçın
İşaret Dili Çevirmeni: Müjde Kolçak
Editörler: Dolunay Ünal - Olgun Yılmaz
Ses - Görüntü Montaj: Ayşegül Güven
Teknik Yapım: Yeni Gökdelen Tercüme
(Jenerik müziği)
(Jenerik müziği devam ediyor)
(Jenerik müziği devam ediyor)
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.