All language subtitles for Sahtekarlar 1

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian Download
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

(Jenerik müziği)

(Martılar ötüyor) (Gemi düdüğü çalıyor)

(Müzik)

(Müzik devam ediyor)

(Müzik devam ediyor)

Hadi bismillah, geldi senin avukat.

Hayırlı haberler al inşallah.

Hidayet Bey'e biri yardım etsin. Misafiri geldi abimin.

(Müzik)

Nasıl oldun ihtiyar?

Dayıyorlar ilacı, veriyorlar umudu...

...yat kalk, bekle.

Ya kalkacağım...

...ya da buradan dört kolluya.

Öyle deme, sen hepimizi gömersin.

Bize kahve getir.

Ee, ne yaptın buldun mu kızı?

Yok, dediğim gibi taşınmış. Ben bir iki güne bulurum adresi.

Ben hastaneden çıktı dediler de seni görmeye geldim.

-Kadir. -Efendim?

Sen beni resmen oyalıyorsun. Bu atla deve değil ki.

-Bir adres. -Hidayet, müstakbel karın kaçınca...

...buna mı sardın şimdi?

Koltuktan kalkmamak için kızının oyunu mu kullanacaksın...

...bu mu yeni numaran? -Vay!

Pes yani pes.

Şu hâlimle koltuk düşkünü mü oluyorum yani?

Yahu yokladı ecel, bir dahakine almadan gitmez.

Sen kalp krizi geçirdiğinde, hemen vasiyetini yazmadın mı?

Hatırla.

Bak Kadir, benim vaktim kalmadı.

Ölmeden kızımla tanışmak istiyorum.

Onu aileme katmak istiyorum.

Bu benim son şansım. Bir baba olarak...

...izin ver de huzur içinde öleyim.

Kız hakkında bildiğimiz hiçbir şey yok Hidayet.

Uzaktan bir iki bilgi o kadar.

Şimdi geçip kızın karşısına diyeceğiz ki; sen Bakizade'sin...

...bu da senin ailen. Kızın dünyası yıkılacak.

Sonra gelip aileyi yıkacak.

Sen bunu gerçekten yapmak istediğine emin misin?

Evet. Ben vicdanımı rahatlatmak istiyorum.

Ne yönetim kurulu başkanlığı...

...ne aile yasasının yeniden düzenlenmesi...

...ne de yaş haddinin ötelenmesi.

Bak, bunların hepsini aklından çıkart, sil.

Ben sadece kızımı görmek istiyorum.

Çocuklar ne olacak Hidayet?

Cici annede zıvanadan çıktılar, hatırla.

İftiralar, suçlamalar, para teklifi falan. Kadın dayanamadı...

...düğünden kaçtı ya. -Umarım kaçmıştır.

Miraslarına, hisselerine daha önce hiç bilmedikleri bir kardeşleri gelip...

...ortak olacak. Çocuklarının ona nasıl tepki vereceğini...

...düşünebiliyor musun? Onların canavarlaşması için...

...karşılarına bir hedef koyuyorsun.

-Koruyabilecek misin kızını? -İyi ya işte...

...ben yaşarken kızımı aileme tanıştırırsam...

...o zaman korurum. -Bilinmezlikten kimseyi...

...koruyamazsın Hidayet.

-Kadir. -Efendim?

Senin de tatlıya durun yok.

Benim hakkım günde bir tane.

Bir şeylerin üstünü örtmek zorunda kalırsak ben bu işte yokum.

Bak, bir; öyle bir seçenek yok.

Ölmeden ne sen...

...ne de ben bu gemiyi terk edemeyiz.

İki; merak etme...

...kızımı koruyacağım. -Yapma Hidayet.

Yapma.

-Kadir. -Efendim?

Kızımı almadan bir daha bu eve gelme.

(Müzik)

(Telefon çaldı)

Oo, hayırdır Kadir Bey?

Ertan oğlum, ben Aslı'yı sabahtan beri arıyorum.

Cevap vermiyor, senin haberin var mı?

Evet baba, peşindeyim. Şimdi geldim, evindeyim.

-Duruşma için lazım. -Adliyeye mi geçiyorsunuz siz?

-(Ertan ses) Evet. -Tamam, ben de geliyorum.

Tamamdır, görüşürüz.

(Kapı vuruluyor) (Ertan) Aslı?

Çok güzel.

-Bir saat var duruşmaya. -Dün oyundan sonra...

...arkadaşlar takılalım, dedi, hayır diyemedim.

-Hadi Aslı hazırlanman lazım, hadi. -Hemen.

Kan mı senin o kolundaki?

-Oyundan. Sahte. -Hadi, on dakikan var. Hazırlanır mısın?

-Tamam. -Bana bak...

...bir hemşirenin komşusu olacaksın normal giyin, tamam mı? On dakika, hadi.

-(Aslı) Hemen hazırlanıyorum. -Hadi aslı acele et, hadi.

-Limon nerede? -(Aslı) Dolapta olacaktı.

Limon dolaba konmaz.

(Müzik)

(Ertan) Hadi.

İç şunu.

(Müzik)

Ben duruşma salonuna girdikten on dakika sonra...

...bebekle birlikte içeri giriyorsun. Alarmını kur.

Tamam, önce tuvalete gideyim öyle geleceğim.

Kaybolma.

Tek başına çocuk büyütmeye çalışan bir annenin...

...açgözlü bir tazminat ödemesini engelleyeceğiz.

Beni anlıyorsun değil mi?

-Bu duygusal yük için çok teşekkürler. -Güzel.

(Müzik)

(Kadın) Pardon, bir saniye.

(Kadın) Bir yardım eder misiniz? Ablacığım bir saniye.

Etmeyin tamam mı? Dokunmayın ama hiçbiriniz.

Nilay, Nilay, Nilay. Ver bakalım sen onu bana.

Ver ver ver, hoppa.

Onu böyle bırakalım, şimdi daha iyi değil mi?

-Gel anneciğim, dur bakayım. -Çantanı da aldım.

Al, kahve iç ama kapağını aç, ben içtim.

Hastane de sinirimi bozdu. Dava sana açıldı, biz karışmayız deyip...

...çekildiler kenara. -Bunu söylemiştin zaten, yeni değil.

Tamam da ben ne bileyim, yine de şansımımı deneyeyim, dedim.

Arkadaşlar, diyor ki sana ödetirler bunu. Karşı taraf güçlü.

-Üstümü de değiştirmemişim ya. -Böyle daha iyi, bırak.

(Müzik)

Şimdi şöyle oluyor; Aslı bizim ekipten oyuncu arkadaşımız.

Duruşma başladıktan on dakika sonra içeri gireceksin, alarmını kur.

Senin arkadaşın, komşun sana yardıma gelmiş.

Ama bebek ağlayınca onu içeri getirecek.

-Ne işimize yarayacak bu? -Nöbetten yeni çıkmışsın...

...üstünü bile değiştirememişsin, bir de üstüne çocuğun için çırpınıyorsun.

(Ertan) Tam orada ağladığı için içeriye giriyor, yaratacağı etkiyi düşün.

Düşünme, pozitif etki yaratacak. Üstünü çıkart.

-Hazır mısın? Sendeyiz. -Anlaşıldı.

Hadi bakalım.

Hâkime Hanım deliller toplandı.

Dosya karar aşamasına gelmişken genç meslektaşımın...

...bu celsedeki mesnetsiz söylemlerinin dikkate alınmamasını talep ediyorum.

Yok, müvekkilim kolunu çekmiş yok, çok acımamış...

...yok, tazminat orantısızmış.

Biz bu davanın kabulünü talep ediyoruz.

Herkes hatasının bedelini ödemeli.

Hata dediğiniz...

...bugün geçtiğine ve hasar bırakmadığına dair...

...elimizde heyet raporu olan bir damar patlaması.

Ama izi kaldı.

Neden olduğu belli olmayan bir iz için talep edilen tazminat...

...üç ay önce eşini kaybetmiş, bebeğini tek başına büyütmeye çalışan...

...bir acil hemşiresi için orantısız, fahiş ve acımasız.

(Kapı vuruldu)

Çok özür dilerim Hâkime Hanım, ben de davalı vekiliyim.

Bu sırada davalı vekili olduğunu beyan eden Avukat Kadir Aydın geldi.

(Hâkime) Dosyasında vekâleti olduğu görüldü.

Baba oğul tanıyoruz sizi Avukat bey, buyurun.

Teşekkür ederim.

Çok ağladı, mecbur kaldım. Kusura bakmayın.

Teşekkür ederim.

(Hâkime) Evet, devam edebiliriz.

(Müzik)

(Bebek mızırdanıyor) Gerçekten bitti mi şimdi?

Dava reddedildi, şimdilik biz kazandık.

-Çok teşekkür ederim. -Hadi git, güzel güzel dinlen evde.

Dosyayı bilerek uzattınız, değil mi? Hâkimenin hamileliğinin...

...ilerlemesini beklediniz. -Yok artık.

Baba oğul hiç bitmiyor numaralarınız, hiç.

-Aslı? -Ben geldiğimde kolluk kuvvetleri...

...yanındaydı, ben ne yapıyorsunuz, demeden birdenbire...

...gözaltına aldılar. -Ne yapmış?

Kucağımda bebek var, gidemedim ki peşlerinden.

-Bir tek savcının adını öğrenebildim. -Anladım.

Ertan, benim acil Aslı'ya ihtiyacım var.

Senin Yıldız Savcı gözaltına aldırmış. Gidip bak bakalım duruma.

Senin demeye devam edersen kılımı kıpırdatmam, söylüyorum sana.

Tamam.

Ayrıca bu sana akşam yemeğine patlar, haberin olsun.

Tamam.

(Nezarethane ortam sesi)

Kasten adam öldürmeye teşebbüsten gözaltına alınmış birisi için...

...bu ne rahatlık?

-Bıçaklamışsın sevgilini. -Abartmasın ya.

-Küçücük bir çizik attım ya... -Aslı!

Adam yoğun bakımda, haberin var mı senin?

Ne, nasıl ya?

Ölecek mi?

Aslı Özer, savcı sulh cezaya sevkini verdi.

(Müzik)

(Telefon çalıyor)

(Telefon çalıyor)

Halledeceğiz, merak etme.

Tutuklu yargılama, değil mi?

(Telefon çaldı)

-Ne kaçırdım? -Yok bir şey.

Bir şey yok, akşam yemekte görüşürüz oğlum.

Görüşürüz baba.

(Gerilim müziği)

Yine teksin.

Bir sakla sopanı, güzel haberle geldim.

Kız yurt dışındaymış, Almanya'da. Staj başvurusu için gitmiş.

Onun için bulamamışız biz kendisini de adresini de.

-Staja mı gitmiş? -Evet.

-Ne zaman gelecekmiş? -Her şey şimdi olsun istiyorsun...

...be Hidayet. Bilmiyorum, belli değil.

Kadir belli olmayan benim durumum benim.

Benim işim Allah'a kalmış. Oyalanma hadi, benim uçak...

...havaalanında, git atla uçağa al kızı getir, hadi.

Tamam, hangi şehirde olduğunu öğreneyim sonra dediğin gibi, atlar giderim.

-Tamam mı? -Kadir, benim vaktim kalmadı.

-Tez davran hadi. -Tamam, tamam.

Yedin beni be Hidayet.

Tamam, söylerim babana.

Ne oldu ne diyor Ertan?

Akşam saat 20.00'de Servinaz'a yer ayırtmış.

Önder bizim acilen bir kız bulmamız lazım.

-Vazgeçmiyor mu abi? -Hayır. Aslı gibi 30 yaşlarında...

...akıllı, yetenekli bir kız. -Tamam, hemen hallederim.

Utanmaz ya.

Utanmaz yani.

(Müzik)

Hem adliyeden biri olmasın diyorsun bana...

...hem de Yıldız Savcı'yı yanlıyorsun.

Oğlum ben sadece senin hayatında biri olsun istiyorum.

Benim hayatımda biri olmadığını kim söyledi sana?

Göçmen kuşlardan söz etmiyorum kerata. Kalıcı.

Bir kız torun sevelim ya ölümlü dünyada.

Gerçekten bunu mu konuşmaya geldik? (Telefon çaldı)

-İşte bak. -Ne?

Yemin ediyorum, Allah'ın sevgili kuluyum.

İmdat butonuna basmama gerek bile kalmadı.

-Çakal. -Alo?

Buyurun benim, buyurun?

Anlaşıldı.

Anlaşıldı, tamamdır. Siz bir gelişme olursa beni haberdar edin olur mu?

Teşekkür ediyorum, iyi akşamlar.

Haberler kötü.

Aslı'nınki yoğun bakımdaymış hâlâ.

Hemşirenin sesi umutsuz geliyordu.

Bir de çizdim diyor ya, manyak.

-Aslı'dan umudu kesiyoruz yani, öyle mi? -Öyle görünüyor.

Ben bulurum sana birini, tamam mı?

Daha az sorunsuz, sıkıntısız birini.

(Restoran ortam sesi)

-Bunu usta yolladı, ikram. -Of!

Yok, ben tamamım, gerçekten yer kalmadı.

-Bir şey yemedin sen? -Midem iyi değil. Biraz şey, böyle...

Ben kalksam mı? Önder gelecek zaten, seni götürür.

-Ben de bir şey içmedim, kendim giderim. -İyi misin sen?

İyiyim iyiyim, yok bir şey. Midemde şey var ya, gaz sanırım.

-Tamam, bir şey yok. -Ben de bunları yiyip kalkarım o zaman.

Tamam, tamam.

O zaman 14.00'te kabristanda görüşürüz.

-Görüşürüz baba, tamam. -Hadi aslanım.

(Restoran ortam sesi)

(Bardak kırıldı) Çok özür dilerim.

Tamam, hiç önemli değil hiç önemli değil, ben hallederim.

-(Kadın) Çok özür dilerim. Kusura bakma. -(Erkek) Hiç önemli değil.

(Müzik)

(Müzik devam ediyor)

(Öksürüyor) Kredi kartı çalmanın cezası...

...ne kadar biliyor musun?

142 2B, beş yıldan on yıla kadar yatarı var.

-Kimsin sen, polis mi? -Avukatım.

Bu da kartım.

Lazım olursa ara.

Ki böyle giderse olacak.

(Gerilim müziği)

(Müzik)

-Güzel miydi yemek? -Ne?

İnsan abisine dürüm falan bir şey yaptırmaz mı ya?

-Harbi mi? -Şaka şaka.

Gülten taze fasulye yapmış, eve gidince sıyıra sıyıra dibini...

...onu yiyeceğim. -Hadi bakalım.

Abi bir dursana, dursana.

-İyi misin? -Biraz midem bulandı.

-Ayran falan söyleyelim mi? -Hayır.

Tamam, araç geliyor şimdi, beraber gideriz.

(Öğürüyor)

İnanılır gibi değil.

Şu anda sarhoş değil, gayet ayık hem de.

Bir peçete falan... Şunu alsana.

Yok, ben alışkın değilim ya.

(Öğürüyor)

(Erkek) Araba geldi, bak son kez söylüyorum.

-Yok, ben taksiye binsem olur mu? -Olur mu öyle şey, lütfen gelsene.

Vallahi çok kötüyüm, binmeyeyim hiç.

(Öğürüyor)

Of, çok kötü. Ben gideyim mi?

-Şey yaparım sonra ararım seni. -(Erkek) Araşırız o zaman, tamam.

-Görüşürüz, iyi akşamlar. -Hadi görüşürüz.

(Müzik)

(Derin nefes verdi)

(Müzik)

-Boş mu? -(Taksici) Buyurun, müsait.

Sen bu kızı takip et, ben taksiyle geçerim.

Kim olduğunu öğrenmemiz lazım, tamam mı?

Adı sanı nedir, ne değildir, nerede çalışıyor?

-Kim olduğunu öğrenelim, tamam mı? -Tamam.

Taze fasulye bekledikçe güzelleşir, hadi bakalım Önder Efendi.

(Müzik)

(Telefon çalıyor)

-Söyle aslanım? -Baba sanırım bir kız buldum.

Kaç yaşında?

Bilmiyorum, sormadım ama 30'larında falandır. Önemli mi?

(Kadir ses) Konuştunuz mu?

Kabul etti mi anlaştınız mı yani?

Daha ilk aşamadayım, tespit. Konuşmadım.

Ama yarın bir şekilde temasa geçip bağlarım.

Tamam oğlum tamam.

Önder abi şimdi peşinde zaten. Neyin ne olduğunu bir öğrensin...

...ona göre hareket ederiz. -Tamam.

-İyi geceler. -(Ertan ses) Baba, baba...

...neyi kafaya taktığını bilmiyorum...

...ama hallederiz...

...hep hallettik.

Değil mi?

Hallederiz be oğlum.

Daha önce de halletmedik mi?

-İyi geceler baba. -İyi geceler aslanım.

(Duygusal müzik)

(Duygusal müzik devam ediyor)

(Müzik)

Adı Asya.

-(Ertan ses) Yaşı? -34, iyi mi?

Babama sormak lazım onu. Ne yapıyormuş burada?

O mağazada mı çalışıyor?

Yok, baktırdım sigorta giriş kaydı yok. Çalışanlar listesinde de adı yok.

Ama sabah ilk iş buraya geldi nedense.

(Müzik)

-Aşağıya geliyor. -Tamam, tamam kapatıyorum.

(Mesaj geldi)

(Kadir ses) Beyaz alma, pişti olmayalım.

Tamam, ben mavi alırım. Pişti olmayız, merak etme.

(Müzik)

İyi günler, kusura bakmayın kontrol etmem gerek.

-Fişinizi görebilir miyim? -Ne münasebet?

-Prosedür. -Anladım, tabii ki.

-Nereye koydum acaba? -Tutayım mı ben?

-Size de yük oldu, kusura bakmayın. -Hiç sorun değil, ecele etmeyin.

Yalnız mükemmel bir seçim. Alan herkes çok memnun, sıfır iade.

Teşekkürler.

Ne yapıyor bu böyle?

-Anlarız şimdi. -Bir şeyler karıştırıyor ama bakalım.

Buldum, buyurun.

Ben onu alayım, size bunu vereyim.

(Müzik)

-Çok eşya var, sığacak mı? -Bilmiyorum.

-Ben yardım edeyim size. -(Kadın) Zahmet olacak.

Fişi cebine attı, farkında mısın? (Önder gülüyor)

-Çakal. -Bu kız on numara bir sahtekâr.

Biliyor musun, ben bunun adli sicil kaydına baktırdım.

Çok vukuatı falan yok. Bir iki tane şikâyet olmuş hakkında ama...

...bir şekilde üstesinden gelmiş.

-Oldu. -Tamam, çok teşekkürler. Zahmet oldu.

-Fişe baktıysanız... -Eğer, sadece süpürge için geldiyseniz...

...bir saatiniz dolmadıysa otoparkımız ücretsiz.

-Öyle mi? -Evet. Çok şikâyet oldu.

Haklılar da. Buraya geliyorlar bir ton alışveriş sonra da...

...otopark öde.

-Belki de benim bir saati geçmiştir. -Siz şansınızı deneyin...

...ben sizi hiç tutmayayım. -Oldu, çok teşekkür ederim.

-İyi günler, yine bekleriz. -(Kadın) Sağ olun.

Paket etti kadını gözümüzün önünde.

Manipülasyon, süper.

-Gidiyor mu? -(Önder) Gidiyor.

Geliyorum ben.

(Müzik)

(Müzik devam ediyor)

Pardon hanımefendi, satın almasız çıkış burası.

-Kasalar diğer tarafta. -Ama ödedim ben.

Hanımefendi satın almasız çıkıştasınız. Ödeme yapmadınız.

Ödedim sonra içeri geçtim. Yani dışarı çıkmadan içeri geçtim.

-Öyle mi? Fişinizi görebilir miyim? -Tabii.

-Alayım isterseniz. -Şuraya koyayım.

Tabii.

Nereye koydum ben onu?

-Buldum, buyurun. -Bakayım.

Benim eşim bu konularda biraz takıntılı da...

...şimdi diğer modellerin de fiyatlarını merak edecek, o aklıma geldi.

Çıkmadan bakayım, dedim, neydi bunların fiyatı diye.

-İyi günlerde kullanın. -Teşekkür ederim.

-Evet, çıkıyorum. -Tabii.

(Alarm ötüyor) Aa, niye öttü bu şimdi?

Alarmını çıkartmayı unutmuşuz.

Ben alayım isterseniz alarmı çıkartayım.

Bakın.

Hep beni bulur böyle şeyler.

-Güzel. -Tekrar fişi vereyim mi? Hah.

Buyurun.

-Teşekkür ederim. -(Erkek) Rica ederim. İyi günler.

(Üst üste konuşmalar)

Müthiş. Gerçekten harika, gerçekten.

Nerede okutacaksın bunu?

Ya ne istiyorsun sen benden be, ne?

(Müzik)

Sen beni mi takip ediyorsun?

-Taciz ediliyorum diye bağırayım mı? -Hişt!

-Ha? -Sen bir hırsıza göre fazla cesursun.

Sadece konuşmak istiyorum.

Pardon, ne hakkında konuşacağız?

İş. İş hakkında konuşmak istiyorum.

(Hareketli müzik)

Ben şeker de alabilir miyim?

Bende var.

Eğer sayıyla vermiyorsanız iki tane daha alabilirim.

Çayı şekerle içen kaldı mı?

İşte o benim.

Evet, seni dinliyorum.

Evet. Dediğim gibi ben bir avukatım.

Anladım.

Bazen müvekkillerimize yardımcı olmamız gerekir.

Dosyaya minik, tatlı dokunuşlar.

Savunmamızı desteklemek için küçük oyunlar. Kazanmak için.

Küçük ama etkili oyunlar.

Oyun için de bir oyuncu gerekiyor.

Soğukkanlı, yetenekli, manipülatif biri.

Bir örnek alabilir miyim?

Ne bu yetenekli oyuncunun rolü?

Mesela.

Bir müvekkilimiz kocasından boşanmak istiyor.

Ama adam buna zırnık koklatmıyor. Ama evlilik sözleşmeleri var.

Eğer kocası kadını aldatırsa kadın istediğini alır.

O zaman neye ihtiyacımız var?

Kocasının karısını aldattığını dair bir delile. Bu arada sen devreye giriyorsun.

Kocasını baştan çıkarıyorsun.

(Gerilim müziği)

Sen ne zannediyorsun beni be?

-(Bip) ben? -Ne?

Ben öyle bir şey...

Ağzımdan öyle... Ben öyle... Bakar mısın? Hey, hey, hey. Sakin olur musun?

-Bırak ya! -Sakin ol. Bir bak, hey!

İş anlamında söyledim.

Eskort çağırmadığıma göre, ha?

Bir sakin olalım mı?

Sakin.

Otur, çayını bitir. Otur.

(Gerilim müziği devam ediyor)

Güzel. Sakin.

(Heceleyerek) Oyuncu.

Sen de bu konuda iyisin, hem de gayet iyisin. Seni bütün gün izledim.

İyisin, yeteneklisin, cesursun, iyi kıvırıyorsun.

Pratik zekân anlamında yani çabuk düşünüyorsun. Hemen cevap veriyorsun.

Başarılısın.

Tamam, çok başarılısın.

O yüzden seninle çalışmak istiyorum.

Ne yapacağız yani milleti tezgâha mı getireceğiz, ne yapacağız?

Ben öyle demezdim. Pozitif etki yaratmak diyelim.

Müvekkillerimizi amaca ulaştırmak en büyük gayemiz.

-Bu tanımlama daha iyi oldu. -Geç.

Yakalanırsak ne olur sen bana onu söyle?

Gerçekten soruyor musun?

Şu yaptığın işlerden çok daha basit, sadece onu söyleyebilirim.

Merak etme.

Ben yine de en kötüsünü düşünüp...

...yakalanma ihtimalimiz üzerine konuşmak isterim.

Diyelim yakalandık ya da yakalandım.

Sen de benim avukatımsın.

Aa! Aa!

Bir baktım sen de yakalanmışsın.

Biz suç ortağıyız ya, beni kim savunacak?

Suç senden, hukuk benden sorulur. Anlaşıldı mı?

Temel hukuk bilgisi falan belirli yasalar.

Hiçbir şey bilmiyorsun. Bak böyle şeyleri kafaya takma, tamam mı?

Böyle şeyleri düşünme. Bunlar senin işin değil.

Başına öyle bir şey gelmeyecek. Sen sadece işini yapacaksın.

Bu kadar basit.

-Teklif çok iyi. -Evet.

Ama niye içimden bir ses bağıra bağıra senden uzak durmam gerektiğini...

...sana asla güvenmemem gerektiğini söylüyor? Bilmiyorum.

O yüzden sağ ol.

Ayrıca ben tek çalışırım.

Yani öyle bir suç ortağına falan da ihtiyacım yok.

Zaten iki kişi hep tehlikelidir.

Biri mutlaka satar, mutlaka.

O yüzden hoşça kal.

(Müzik)

-(Ertan) Önder abi? -(Önder) Efendim?

Bana bu Asya'nın GBT'si, adresi ne?

Çalıştığı yerden ziyade bana bilgi bulman lazım.

-Tamam mı? -Tamam.

Mesela eğitim durumu ne? Bana kalsa lise terk.

Atıyorum annesi, babası ne iş yapar?

Bir kardeşi, bir sevgilisi var mı?

Derdi neymiş onu öğrenelim istiyorum. O yüzden sordum, tamam mı?

Derman olalım diye. Ben ofise gidiyorum. Tamam, hadi.

(Ertan) Sonra da mezarlığa uğrayacağım.

"Hangimiz düşmedik kara sevdaya"

("Müslüm Gürses-Hangimiz Sevmedik"çalıyor) "Hangimiz sevmedik çılgınlar gibi"

"Hangimiz bir kuytu köşebaşında"

"Bir vefasız için yol gözlemedik"

"Hangimiz düşmedik kara sevdaya"

"Hangimiz sevmedik çılgınlar gibi"

"Hangimiz bir kuytu köşebaşında"

"Bir vefasız için yol gözlemedik"

Öldürecekler diyorum anne, öldürecekler beni.

Ya ne olursun, ne olur yeter artık. Bir sakin ol.

-Anne öldürecekler. -Ne olursun, Allah aşkına.

-Bir dur artık, ne olursun! -Bu evde kimsenin kafası basmıyor mu?

-Ne yapıyorsun? Boşuna dağıtıyorsun! -Beni niye kimse anlamıyor?

Boşuna dağıtma ortalığı, yeter!

Sata sata her şeyi bitirdin. Satacak bir şey kalmadı.

Vallahi billahi yok. Taha, yok.

(Gerilim müziği)

Kurban olduğum.

Annem.

Annem benim, kurban olurum sana ben. Senin canını yerim ben.

Annem ama o duruyor.

Ablana söz verdim.

Bak, kız her gece gelip kontrol ediyor. Çalışıyor, didiniyor.

Bunu koluma takıyor. Elinde bir bileziğin olsun diyor.

O bunları yapıyor, sen her defasında gelip alıp götürüp satıyorsun.

-Hep boşa kürek, hep! -Ben ne yapayım anne ya?

Ben ne yapayım anne?

Ben ne yapayım? Ben mi istedim böyle olsun?

Ben ne yaptıysam sizin için yaptım. Sizin, sizin!

Ben istedim ki çok para kazanayım, seni sultanlar gibi yaşatayım...

...kız kardeşlerime gül gibi bakayım ama...

...olmuyor işte anne, olmuyor, Hayat izin vermiyor.

(Konuşma anlaşılmıyor)

Yapma artık, kendine vurma, yeter!

Yeter! Beni duyuyor musun dayanamıyorum!

Arada kalmaktan sıkıldım, yoruldum yeter!

Beni öldürecekler. Verme, ben istemiyorum verme.

Getirip böyle leşimi bıraksınlar kapının önüne tamam mı?

Bir bilezikle mi kapanacak bu koca delik?

Anacığım en azından oğlan çabalıyor derler.

Bana böyle biraz daha zaman verirler.

Kurban olduğum sen niye böyle yapıyorsun bana?

(Gerilim müziği)

-Yok, ablan çok kızar. -Verme anne, tamam!

Verme!

(Taha) Verme, istemiyorum!

Adamlar gelsinler böyle kafama sıkarlar benim tamam mı?

Sıksınlar böyle tak diye.

Sen şimdi mezarımın başına da gelirsin ama gelme.

Gelme ya, istemiyorum. Af falan da dileme.

Sen de kurtulursun ben de kurtulurum tamam mı?

Sana hiçbir şey demiyorum vallahi. Bir bilezik kadar değerim yok.

(Kadın) Kolay gelsin Gönül.

(Gönül) Sağ olasın Kadriye, kolaysa başına gelsin.

(Kadriye) Gelinler yapıyor o işleri.

-(Gönül) Gelini yapıyormuş. -Dur ulan.

(Gönül) Dalganı geç bakalım.

Kolay gelsin Gönül abla.

Sağ olasın. Teşekkür ederim.

Hoş geldin.

Nadir dayı, kiradan iki ayı düşersin.

Bana bak, geçen getirdiğin ütü ucuza gitti. Bu da öyle olmasın?

-Denk geliyor mu peki? -Geçiyor bile, merak etme.

-Hadi eyvallah. -Hişt! Dur, dur, dur!

Gerisi ne olacak Asya?

O da Allah kerim be Nadir dayı.

Ay!

Anne.

Anne.

Ne yemek var? İşe gitmem lazım.

Anne.

Hah.

Ne oldu?

(Gerilim müziği)

Burada ne oldu?

O it nerede?

Anne, nerede söyle!

Ben bir daha kuruş koklatmak yok demedim mi?

Nerede?

-Anneciğim o da zorda. -Ne zoru ya?

Anne, ne zoru? Zorda falan değil! İt!

İt senin oğlun, it!

Zordaymış! (Arama tonu)

Aldığı parayı kumara, bahise yatırıyor. Ne zoru?

(Arama tonu)

Açmıyor.

(Arama tonu)

Niye veriyorsun anne? İrem'in okul harçlığı dedim ya! Niye veriyorsun?

(Arama tonu)

Çok yoruldum anne ya!

Ya niye veriyorsun anne? Tepemize çıkardın!

O da tepemize çıktıkça bizi tepeliyor! Niye veriyorsun?

Yıllardır bekliyorsun değişecek, büyüyecek diye her lafına inanıyorsun.

Ama gördüğün gibi değişen hiçbir şey yok. Yok, yok, hiçbir şey yok!

Anne, sen bana niye acımıyorsun?

Hadi onu, o iti anladım.

Sen niye bana acımıyorsun? Ya niye veriyorsun bileziğini?

(Hüzünlü müzik)

Ben geberteceğim ya senin bu oğlunu!

Ben kendi ellerimle öldüreceğim!

Nerede bu? Söyle nereye gitti?

(Gerilim müziği)

Taha! Taha! Gel lan buraya! Gel buraya!

(Gerilim müziği devam ediyor)

Öf birader!

Tozuttun be teyze.

(Ani fren sesi)

-Hayırdır? Terslik yapma! -Gel! Gel buraya!

(Erkek) Lan (Bip)!

(Gerilim müziği devam ediyor) (Üst üste konuşmalar)

-Taha! -Dur!

Ne yapıyorsunuz lan?

Nereye kaçırıyorsunuz lan?

Seninki gecikti.

Ha?

Belli ki sana süsleniyor.

(Telefon çalıyor)

(Telefon çalıyor)

Efendim Gülten?

(Gülten ses) Ertan, biz hastanedeyiz.

Buraya gelmen gerek.

-Al ablacığım. -Sağ ol Dilek, kolay gelsin.

-Dilek, Yasin nerede? -Vergi dairesine gitti. Ne oldu ki?

Taha'yı aldılar, götürdüler. Çocuğu arabayı attılar.

İyi de Yasin gelse nereden bulacak Taha'yı...

...yani onu da bilmiyorum. O nereden bilsin?

Tamam, ben eve gidiyorum. Belki eve gelir.

Sen de Yasin'e söyle, Allah aşkına.

Uf!

(Telefon çalıyor)

Alo İrem? Geldin mi ablam okuldan?

Abla, abimi getirdiler. Çok kötü, her yeri kan içinde.

Abla dövmüşler, dövmüşler.

Ne? (İrem ağlıyor)

Hemen ambulansı çağır. Geliyorum.

Komşular! Komşular yetişin! Allah rızası için yetişin!

Oğlumu öldürdüler! Nadir abi, ne olur ambulansı ara!

(Arabadan gelen hareketli müzik)

Alo?

Deli misin kızım sen?

Ha?

Deli misin Asya?

-Geberttirecek misin kız kendini sen bana? -Sen mi dövdün lan?

Ne yaptın oğlum kardeşime, ne yaptın?

Kızım, kendine gel Asya!

Hepiniz bir, o tek! Ne yaptınız oğlum ya?

-Deli etme adamı Asya! -Bırak!

Arada sen olmasan ölmüştü lan o it! Tamam mı?

Ölmüştü lan!

Kızım borcunu ödemedi. Sen ölmediğine şükret.

-Ne? -Oo! Asya Hanım.

Bu kuyu derin.

Düşeni kurtaramazsın sen, anladın mı?

O ite söyle parayı ödesin.

Yoksa sırada ev yakma var.

Eyüp dayım onun fişini çekerse var ya ben bile tutamam onu, anladın mı?

Nerede lan bu senin Eyüp dayın?

Ne yapacaksın, ha? Ne yapacaksın Eyüp dayıyı?

-Beni ona götür. -Akıllı olsana kızım sen.

Çekil lan, çekil! Çekil!

Gidin kahveye, bir şey için, gidin. Yürüyün.

Hadi beyler.

Sen kafayı yemişsin ha!

Önder abi.

İyi mi babam? Her şey yolunda mı?

Ertan.

Söyle.

Trafik kazası geçirmiş.

Ambulans gelince bakmışlar aslında nefes almıyor.

Kalbi durmuş yani.

Ama bir ümit getirmişler. Yolda da müdahale falan.

Olmamış Ertan.

Başımız sağ olsun.

(Hüzünlü müzik)

(Hüzünlü müzik devam ediyor)

(Geçiş sesi)

Hallederiz be oğlum. Daha önce de halletmedik mi?

(Hüzünlü müzik devam ediyor)

(Geçiş sesi)

(Hüzünlü müzik devam ediyor)

(Hüzünlü müzik devam ediyor)

("İbrahim Erkal - Sen Aldırma" çalıyor) "Sen aldırma"

"Giderim buralardan"

(Garson) Buyurun efendim. Afiyet olsun.

Getir bakalım. Bunun yanına bir acı biber söyle, bir şiş de tek, kuyruk.

Bir acı biber, bir şiş de tek, kuyruk abime, sana zahmet.

Afiyet olsun.

"Yaşadığımı farz et"

"Anan senin anan yârim"

"Baban senin baban yârim"

"Bana düşer çekip gitmek"

"Farz et dünya yalan yârim"

"Saçlarından tel kopar ver"

"Gönül nazlı bir şey ister"

Ben Asya, Taha'nın ablasıyım.

Kardeşimin ne kadar borcu varsa hepsini ben ödeyeceğim.

"Saçlarından tel kopar ver"

"Gönül nazlı bir şey ister"

-Ayran -Tazeleyin.

"Beni sevdiğini söyle"

"Bu bana bir ömür yeter"

Kardeşimi rahat bırakın, olur mu?

Artık dokunmayın. Borç benim borcum.

-Kimin ablasıymış bu bayan? -Taha'nın.

Kim ulan bu Taha?

Dayım, bu telefoncu abimin yanında takılan bir oğlan vardı ya, onun ablası.

Kargosunu teslim ettim ama yıprandı tabii.

Yıprandı mı?

Dövmüşsünüz lan!

Yani.

Afiyet olsun beyler.

"Başka yol yok ayrılmaktan"

"Farz et sevgi yalan yârim"

O çocuğun borcu çok.

Tamam işte, ben ödeyeceğim.

Siz rahat bırakın, anlaşalım. Dokunmayın ona, olur mu?

Her seferinde bütün kaideleri anlatıyorum, oturtuyorum.

Anlatıyorum, dinleyin diyorum.

-Dinleyin. Diyorum değil mi? -Anlatıyorsun dayı.

Ama beni dinlemiyorlar.

Keyfine koşturup gidiyorlar. Ee, ne oluyor?

Ben de tahammül edemiyorum, biletlerini kesiyorum.

(Gerilim müziği)

Yani deliliğimizden değil. Borç bu, ödenmesi gerek.

Bu Taha'nın senedinin tutarı ne kadar?

İki milyon 800 bin.

Vay be çokmuş. Nereden bulacaksın bu parayı?

Ha?

Bulacağım.

Madem buraya kadar geldin, bir cesaret karşıma geçip oturdun.

Sana bir güzellik yapayım.

Sana üç taksit yapacağım.

On günde bir ödersin, bir aya bütün borcu kapatırsın.

-Bir ay mı? -Evet, bir ay.

O da güzel hatırın için. Günlük faiz işler.

-O zaman toplam borç kadar eder? -Üç milyon 80 bin.

Ya, üç milyon 80

Zaman her zaman iyi değil.

Zaman ne kadar uzarsa meblağ da o kadar artar, anladın mı?

Söyle bakalım bunun taksiti ne kadar oluyor?

-Bir milyon 26 bin 666 -Tamam ulan, tamam.

Onu bir milyon 30'a düzleyelim, tamam mı?

Yakına yuvarlanır ama 25'e.

Toplam üç milyon 90 bin.

Tamam. Tamam mı?

On günde bir, bir milyon 30 bin. Anlaştık mı?

Tamam.

"Çare gelmez ağlamaktan"

Otur Asya, otur. Daha bitmedi.

(Gerilim müziği)

Manav Halit'i bildin mi?

Manav Halit.

Çok borcu vardı, ödeyemedi.

-700 bin 438 -(Eyüp) Ya.

Dedim yapma Halit öde şu borcunu. Yok, dedi.

Ben bu işi polisle çözerim, dedi.

Bak yanlış yoldasın Halit dedim dinlemedi.

Ne oldu? Halit ortadan kayboldu.

Ne kadar zamandır ortada yok. Altı yıl mı, yedi yıl mı?

(Erkek 1) Yedi yıl, üç ay, dört gün.

Sözüm.

Eğer on günde bir taksitini ödeyip...

...bu borcu kapatmazsan, o borcun yerine başka bir şey alırım.

Kardeşini alırım. Alırım bir daha da geri vermem.

Neden? Çünkü nerede olduğunu bilemem.

Yani Boğaz'da mı? Bir yangının külü mü?

Yoksa dağbaşında iki karış toprak altında mı? Onu hiç kimse bilemez.

-Bunun başka bir yolu yok mu? -Yok.

Denedik, olmadı.

Ne zaman affettik, geldiler ihanet ettiler.

Ya borcunu tahsil edemeyen bir tefeci olur mu?

Ne olur? Gelen geçen üstümüzden geçer.

İşte bu bizim kırmızı çizgimiz. Affetmeyiz.

Kırmızı kart, nokta.

O yüzden bu masadan kalktığında...

...bil ki bütün şartları kabul etmişsin demektir.

Düşün taşın, öyle kalk bu masadan.

(Gerilim müziği)

Tamam, kabul.

"Çare gelmez ağlamaktan"

"Ayrılır mı et tırnaktan"

Bu kız bu parayı nereden bulacak?

Bilmiyorum ki dayım.

Gözünü üstünden ayırma.

Taha'nın da bu kızın da.

Emrin olur dayım. Başüstüne.

Ben yürüyeyim o zaman.

-"Farz et sevgi yalan yârim" -Zevkle zevkle.

(Gerilim müziği)

(Hüzünlü müzik)

(Hüzünlü müzik devam ediyor)

Ne çok seviyormuşsun annemi.

Onun gittiği günü seçtin ölmek için.

(Hüzünlü müzik devam ediyor)

(Hüzünlü müzik devam ediyor)

Amcanlar gelmiş gördün mü? Yengen, halan.

-Seni soruyorlardı. -Gördüm gördüm.

Babanın yedisi çıksın seninle bir konuşalım, dediler.

Artık dertleri ne bilmiyorum.

Ertan Bey, başınız sağ olsun.

Müsaitseniz sizi almaya geldim. Hidayet Bey bekliyor.

-Yok artık ya. -(Önder) Kadir Bey yeni vefat etti.

Ertan'ın babası, bildin mi? Gelemez.

Önder abi, ben gidiyorum. Ofiste görüşürüz, tamam mı?

-Ben de geliyorum. -Gelmiyorsun.

Ertan.

(Gerilim müziği)

Buyurun.

-Ertan Bey. -Can.

Hidayet Bey, sizi çalışma odasında ağırlayacak. Buyurun.

Can, neredesin? Can!

Neredesin?

(Kadın) Can!

(Gerilim müziği devam ediyor)

Onun ne istediğini sordun mu? Hayır ya dediğini yapar ya da seçimini yaşar.

(Gerilim müziği devam ediyor)

Buyurun.

Hoş geldin evlat. Uzun zaman oldu.

-Başın sağ olsun. -Sağ olun Hidayet Bey.

Daha geçen gün şurada oturuyordu.

Bileti kesilen bendim ama o gitti.

Münasebetsizlik yaptığımı düşünme sakın.

Öyle cenazeden seni alıp buraya getirdik.

Ama elim ayağım tutmuyor.

En yakın arkadaşımı böyle bir günde ben uğurlamak isterdim.

Babanla 45 yıllık bir dostluğumuz var.

Yani çok güzel günlerimiz oldu.

Arada kavga dövüş ettiğimiz de olurdu tabii ama...

Ben çok güvenirdim kendisine.

Yani çocuklarımdan bile daha çok güvenirdim.

Hatta rahmetli eşimden bile daha çok güvenirdim.

Şimdi...

...aynı güveni sana da duymak istiyorum.

Kendimi de ailemi de sana emanet etmek istiyorum.

Babamın bütün dosyalarında vekâletim var.

Bir tek sizin ve ailenizin dosyaları için vekâletim yok.

Baban iyiydi, hoştu ama biraz fazla korkaktı.

Belki benden çekindiğinden söylememiştir.

Büyüklük yapmış eksik olmasın.

Belki de sana güvenmemiştir evlat.

(Hidayet) Bu dalga boyunu aşar diye düşündü belki.

Babam bana çok güvenirdi.

Her şeyimi çok iyi bilirdir, karış karış.

Öz güveni severim.

O zaman...

...verelim sana bir vekâletname bitsin bu iş.

Teşekkürler Hidayet Bey.

Ama ben, babamın bir bildiği vardır deme hakkımı kullanmak istiyorum.

Kendinize başka bir avukat bulmanızı tavsiye ederim.

Ya?

-Yani beni reddediyorsun? -Kendime ait dosyalarım var.

Hem şimdi babamınkiler de eklenecekler.

Bir eleme yapmam gerekiyordu zaten.

Bir de ben zengin insanlarla çalışmayı, pek sevmiyorum galiba.

Prensip.

Keskin davranma evlat. Yani hassassın tabii, anlıyorum.

Ama babanın yarım bıraktığı işi, senden başka kimse tamamlayamaz.

(Kapı vuruldu) (Hidayet) Gel.

Bu işi bitir, sonra biz başka bir avukatla anlaşırız.

Bak bunlar yeni ürünler ha.

Bunları senden başka kimse tatmadı daha.

Babamın yarım kalan işleri, nedir bu?

Baban bana kızımı getirecekti.

(Hidayet) Bundan 30 küsur yıl önce...

...biz de gençtik tabii o zaman, yani.

Bazı hatalarımız da oldu. Yasak aşklar falan.

Anası kızımı doğurunca kayboldu gitti.

Baban da eksik olmasın...

...kızımı bir aileye ödünç verdi.

Ama ben kızımı ne gördüm ne adını biliyorum.

Baban, Almanya'ya gidip kızımı geri getirecekti.

(Gerilim müziği)

Benim bunlardan haberim yoktu. Yani bir kızınız olduğundan ya da...

...onu aradığınızdan da. Almanya işinden de haberim yoktu.

(Ertan boğazını temizledi) Kadir işte ya, yani...

...karda yürür izini belli etmez ama mutlaka bir yere not almıştır.

Hülasa evlat...

...bana kızımı getir...

...işi bitir ondan sonra senin istediğin olsun.

Bir daha birbirimizi görmeyelim.

(Gerilim müziği)

(Erkek bağırıyor) Yetişin çatı yanıyor!

(Gerilim müziği)

(Yangın alarmı çalıyor)

(Erkek) İtfaiyeyi arayın, yangın var!

Yardım edin! Yardım edin Hidayet Bey'in sandalyesi arızalandı.

(Ertan) Kimse yok mu?

(Üst süte konuşmalar, bağrışmalar)

(Gerilim müziği devam ediyor) Sizi buradan çıkarmamız gerekiyor.

Yavaş.

(Üst üste konuşmalar)

(Ertan nefes nefese kaldı)

(Gerilim müziği)

İşte evlat. Beni çok seven ailem.

(Hidayet) Babalarını yukarıda bırakıp ölüme terk eden...

...sevgi dolu ailem.

(Gerilim müziği)

(Gerilim müziği devam ediyor)

(İtfaiye aracı siren çalıyor)

(İtfaiye eri) Ev halkı bu gece evde kalmasalar iyi olur tabii.

Biz evin her yerini kontrol edip bakacağız.

Biz önlemimizi alalım da sonra başımız belaya girmesin.

-Olur, kolay gelsin. -Sağ olun.

(Gerilim müziği devam ediyor)

Yangın, elektrik tesisatından çıkmış.

Tekrar yangın çıkmaması, bu karşın işte dumandır, kokudur...

...başka bir yerde kalmanızı öneriyorlar. -Ne münasebet.

Ben hiçbir yerde kalamam.

Ben Can'ı alıp Ada'ya mı gitsem?

Can, kalk gel benimle.

-Sevgilim biz ne yapalım? -Biz niye gidiyoruz ki ya?

Bir iki itfaiyeci tedbir için kalsın işte burada. Çocuklar hadi...

...gidiyoruz hadi.

Hadi!

-Geçmişler olsun. -Kızı bul.

(Gerilim müziği)

Sizi bırakayım mı Ertan Bey?

İstemez.

Bulabilecek mi sence?

Bulacak.

İyi işte. O zaman da çalışır senin için.

İstemem, sevmedim.

Kontrolsüz bir çocuk. Eğip bükemezsin.

(Gerilim müziği)

Sen Kıvılcım'ın bu evde olduğunu biliyor muydun?

(Önder ses) Biraz. Galiba, sanırım...

...Hidayet’in oğlu Koray’ın sevgilisi.

Eyvallah Önder abi ya, eyvallah.

Benim bundan ne zaman haberim olacaktı peki?

(Önder ses) Şey işte... Baban bilmeni istemedi.

Hidayet'in kızını aradığını biliyor muydun?

(Önder ses) Ne kızı ya? Kızı mı kayıpmış?

Kapat abi geliyorum, kapat.

(Gerilim müziği)

13 bin 750 yatak parası...

...ilaçlar, serumlar yani tüm malzemelerle...

...bir de doktorun dikişi var...

...21 bin 865 lira yapıyor.

-Tamam. -Ödemeyi nasıl yapacaksınız?

Neyi nasıl yapacağım?

Sigortası var, SGK'sı var kardeşimin.

Yok, bakın aylar olmuş kesileli.

Nasıl yok?

Hayır, işten çıkarıldı ama ödedik sigorta primlerini.

(Gerilim müziği)

Ben sonra uğrasam olur mu size?

Ama taburcu işlemleri içim ödeme yapmanız gerek. Başka türlü çıkamazsınız.

(Gerilim müziği devam ediyor)

(Gerilim müziği devam ediyor)

Bir kısmı buradan, kalanı da oradan alırsınız.

(Hastane ortam sesi)

Abla?

Annem, Asya taksi çağırsın diyor.

Asya taksi parasını nasıl ödeyecekmiş, onu da söyledi mi annem?

Vallahi otobüse, dolmuşa bindiremem dedi. Tek oğlu ya kıymetli.

Söyle insinler.

(Bip) taksisi!

(Siren sesi)

Oldu mu abi?

Sen şimdi bunu yemek kartınla mı ödedin?

Evet abi öyle dedim ya.

Param yok dedim ya, buradan eve bin dedin.

Bu da bin zaten, iki porsiyon döner.

Hatta iki de ayran var, onlar da benden.

-Götürecek misin? -Tamam.

-Atlayın hadi. -Sağ ol be.

Ay, ay, ay.

Ablam benim, güzel ablam be.

Geç.

Sen geç öne şimdi. Geç öne rahat rahat, tamam mı?

(Gerilim müziği)

Tutsana!

Geç bakalım, tamam. Ver elini.

(Gerilim müziği devam ediyor)

Kız kim? Hiçbirimiz mi bilmiyoruz?

Hidayet'in kızını arıyorsa, benim niye haberim yok ayrıca?

Sonuçta kim araştıracak, ben. Ayrıca Almanya'ya gideceğinden de haberim yok.

Belki de aramıyordu, nerede olduğunu biliyordu.

Nerede olduğunu biliyordu.

O zaman niye kızı götürmemiş babasına?

Bilmiyorum.

Neyse buraya bir not almış olması lazım. İsmini falan bir yere yazmıştır o.

Ben ağzından bir kere bile böyle bir şey duymadım.

Acaba diyorum baban, kızın izini kaybetti ya da bulamadı...

...Aslı'yı mı götürmek istedi? -Aa!

Benden öyle bir şey istedi.

Bir kız bu, 30'lu yaşlarında olsun...

...Aslı gibi olsun, zeki ve akıllı olsun diye.

Doğru söylüyor.

Yaşa takılmıştı, o yüzden söylüyorum.

Tamam işte tam da bu yüzden.

Aslı'yı götürecekti, işte senin kızın bu diyecekti belki de.

-Niye? -Yani.

Niye böyle bir şey yapsın ki? Almanya'da gerçekten bir kızı varsa...

...biz niye sahtesini bulmaya çalışıyoruz?

Niye kızı alıp getirmedi, ha?

Kaldı ki bu Aslı'yla olacak iş değil ki.

Bunun bir DNA testi var, insanlar bir sağlama isteyecekler...

...bir şey isteyecekler. Böyle bir tehlike göze alınır mı?

Neyse tamam, şöyle yapıyoruz. Ee...

...şimdi bütün dosyaları. Burada bir yerde olması muhtemel.

Hah işte.

Aha Bakizadelerin dosyaları.

-(Ertan) Tamam mı? -Tamam.

Buraya kesin bir not almıştır. Adı, sanı, nedir, ne değildir...

...onu bulalım tamam mı?

(Kadın) Sen merak etme.

O kızı bulacağız.

Bulacağız. Hadi.

(Sinyal sesi)

(Nadir) Pencü yek.

Dur tabakları al yavrum, bunları al.

Tamam sağ ol, sağ olasın.

Abi yemeği arkaya koydum, sağ olasın.

Güzel ablam be, bir yardım et be, ha?

İrem, abine yardım et.

Gel buraya gel, tut beni. Ay...

(Taha) Ay... Ah...

(Kadın) Anneciğim geç, geç. (Taha inliyor)

-Geç annem. -Geçmiş olsun.

-Eyvallah dayı şeytanınız bol olsun. -(Nadir) Sağ ol.

Kızım düzgün taşısana be, Allah Allah!

-(Kadın) Dikkat et, dikkat et. -Şuraya yaklaş.

Anneciğim gel bak.

Çarşaflar tertemiz, böyle yatarsın, terletmesin seni.

-Geli gel. -Çekme dur, dur!

-Anne tutsana elimi. -(Kadın) Gel oğlum yavaş.

Geç bakalım. Yavaş, yavaş...

Al bakalım şunu. İrem, koş abinin tişörtünü getir.

Hah annem güzel güzel...

Al bakalım kumandayı da tamam mı kuzucuğum.

İstediğini seyredersin. İyisin değil mi?

-Tamam mı bir tanem? -Okula gidiyorum, bir şey istiyor musun?

Yok, Allah zihin açıklığı versin.

Bunu da terlersen, mutlaka üstünü değiştireceğiz bununla.

Tamam mı aşkım?

Bir tanem, annen şimdi sana...

...paça çorbası yapacak tamam mı?

Vallahi kırık çıkık hiçbir şeyin kalmayacak böyle.

Her şey pırıl pırıl tertemiz olacak.

Sen ona salçalı falan bir sos yapıyordun...

...ondan da yapsana be. -tamam.

Güzel ablam, kurban olurum.

Abla ben mi istedim ya dövülmeyi?

Ben mi istedim beni dövsünler? Ben ölümden döndüm ya ölümden.

Niye böyle yapıyorsun, etimin morundan daha çok acıtıyor senin yüz ifaden.

(Kadın) Ben bakkala gidip geliyorum. (Kapı açıldı)

Abla harbi ayıp oluyor ama bak. (Kapı kapandı)

Ne?

Ayıp mı oluyor?

O ayıp bana oluyor ablacığım.

Anladın mı?

İki milyon 800 bin borç yapınca...

O ayıp bana oluyor Taha!

Bizden paraları çalıp gidip kumara yatırınca...

...ayıp hepimize, ailemize oluyor ablacığım!

Sigorta primlerini içleyip, beni eşek yerine koyunca...

...o ayıp bana oluyor anladın mı?

O yüzden Taha, ağzını açma!

Tamam mı?

O kırılmayan kemiklerini de ben kırarım ablacığım!

Anladın mı?

İyi.

(Hüzünlü müzik)

(Hüzünlü müzik devam ediyor)

(Kadın ses) Ertan biz ofisteki tüm dosyaları taradık.

Gelen, gönderilen maillere de baktık.

Babanın odasındaki not defterlerini de kurcaladık ama...

...ne bu kıza ne de Almanya'da nerede yaşadığına dair hiçbir şey bulamadık.

Tamam Gülten tamam, tamam.

Yapacak bir şey yok, ben de eve geldim şimdi, bakacağım.

Kusura bakmayın bulamadık, diyeceğiz Hidayet Bey'e.

(Gülten ses) Dosyaları ne yapayım, hazırlayayım mı?

Evet, sen hazır et lütfen dosyaları...

...istediklerinde yollayalım artık kime aratmak istiyorlarsa...

...aratırlar Sayın Bakizadeler!

-Tamam mı? -(Gülten) Tamam Ertancığım.

-Görüşürüz. -(Gülten ses) Görüşürüz.

(Hüzünlü müzik)

(Hüzünlü müzik devam ediyor)

(Kadir) Ayakkabılarını çıkar!

Duydun mu beni? Ayakkabılarını çıkar!

(Hüzünlü müzik devam ediyor)

Hah! Hoş geldin aslanım.

Ne var ne yok, iyi misin?

(Hüzünlü müzik devam ediyor)

Ertan! Sen de... Hah!

Ne yapıyorsun gel, gel. Palamut yapıyorum gel.

Sen seversin takoz. Geli gel.

Ne oldu oğlum? Yakışmış, yakışmış.

Aslanıma her şey yakışır.

(Hüzünlü müzik devam ediyor)

(Hüzünlü müzik devam ediyor)

(Burnunu çekti)

(Hüzünlü müzik devam ediyor)

(Hüzünlü müzik devam ediyor)

(Çocuk sesleri)

(Gerilim müziği)

(Gerilim müziği devam ediyor)

(Çocuk sesleri)

(İç çekti)

(Gerilim müziği devam ediyor)

Ne var Eymir, ne istiyorsun? Neden (Bip) dolanıyorsun?

Konuşmak istiyorum Asya.

Böyle adamakıllı, baş başa bir konuşmak istiyorum.

Diyeceklerim var sana.

(Gerilim müziği devam ediyor)

İyi sür bakalım.

(Gerilim müziği)

Ne yapıyorum ben ya!

(Kasa şifresi tuş sesleri)

(Gerilim müziği devam ediyor)

(Kasa sinyal sesi)

-(Hidayet ses) Buldun mu kızımı? -Kusura bakmayın Hidayet Bey.

Kızınızı bulamadım.

Maalesef yapabileceğimiz pek bir şey yok, siz...

...kiminle çalışacağınızı belirlediğiniz noktada, biz size dosyaları gönderelim.

-Uygun mudur? -(Hidayet ses) Eve yolla.

(Hat meşgule düştü)

(Gerilim müziği)

(Sesli mesaj sinyal sesi) Gülten, dosyaları Önder abiye ver sen.

Hidayet Bey istiyor, gönder bir an önce.

(Sesli mesaj sinyal sesi)

(Kasa açıldı)

(Gerilim müziği devam ediyor)

(Sessizlik)

Ertan, oğlum.

Bu çok zor.

Ama kalp tekleyince kaçacak yerim olmadığını anladım.

Beni anlaman yani...

...anlama ihtimalin tek tesellim.

Nasıl bulacaksın parayı? Şimdiden gitti üç, dört bin.

(İç çekti)

Bulacağım bir şekilde Eymir.

Bilmiyorum bulamazsam da bir yol bulacağım herhâlde.

Bulamazsın.

Asya, senin aklın alıyor mu hiç ya?

Üç milyona yakın para kızım.

(Çocuk sesleri)

Sana ne Eymir ya?

Sana ne abi karışma! Bulamazsam da ben bulamayacağım.

-Benim borcum sana ne! -O iş öyle olmuyor işte Asya Hanım.

Eyüp dayı canını yakacak diye, aklımız gidiyor bizim burada.

Ne yapacaksın, sen mi koruyacaksın beni?

(İç çekti)

Evlen kız benimle.

-Sen ciddisin? -Ciddiyim tabii, bunun şakası mı olur?

Bak benim sülale geniş, zibil gibi altın takarlar.

Düğünde takılan altınları Eyüp dayıya veririz, borcu kapatırız.

E kardeşin de kurtulur.

Biz de yuvamızı kurarız be.

Ya Eymir, altın için, borç için evlenilir mi Allah aşkına?

Lan ben sana borç için mi evlen diyorum?

Durum ciddi Asya.

Saçma sapan fikirlerle geleceğine karşıma...

...git Eyüp dayına söyle silsin borcumu Eymir.

Beni o kadar düşünüyorsan.

Mevzu para oldu mu Eyüp dayımın hatır defteri açılmıyor ki.

Adam babasından alacağı olsa tıkır tıkır alacak.

Hem de faiziyle, kaçış yok yani.

İyi o zaman Eymir.

Hadi o zaman beni işe bırak, geç kalacağım hadi.

(Gerilim müziği)

Bu bilgiyle ne yapmak istediğine sen karar ver.

(Ertan ağlıyor)

(Duygusal müzik)

(Duygusal müzik devam ediyor)

Ah!

(Ağlıyor)

(Duygusal müzik devam ediyor)

(İç çekerek ağlıyor)

(Asya) Bir Americano, iki ice latte soya sütlü.

(Kadın) Aynen.

Okutabilirsiniz.

(Asya) Soya sütünü alabilir miyim?

-Asya. -Ne?

Müdür hafta sonu akşam mesaiye kalır mı diyor.

Olabilir, yarın cevap versem olur mu?

Olur, olur.

(Müzik)

(Kadir dış ses) Anlama ihtimalin, tek tesellim.

Cevabı olmayan sorularım, seni yok sayması..

...reddetmesi, şimdi anlayacaksın. Kadının sesi hâlâ kulaklarımda.

Bu soruları bir ömür boyu unut dedi.

Bu bilgiyle ne yapmak istediğine sen karar ver.

(Gerilim müziği)

(Gerilim müziği devam ediyor)

Oo çokmuş.

Burada da var.

Semih, birini daha bul.

Bunların hepsi abimin çalışma odasına çıkacak.

(Gerilim müziği devam ediyor)

Dosyalar kalsın Önder abi, geliyorum ben.

Afiyetler olsun.

-Beklemiyordum. -İyi haberi yüz yüze vermek istedim.

Çıkabilirsin.

(Gerilim müziği devam ediyor)

Gözünüz aydın kızınızı buldum, Köln'deymiş.

-Gidip alıp geleceğim. -Yanıltmadın.

Tamam, uçak havaalanında bekliyor zaten.

-Atla git, kızı al gel. -Gerek yok hallederim ben.

Ama hizmetim sonrası devam edeceğiz. Ailenizin avukatı olacağım.

Kızı getir.

(Müzik)

Hüma, kızım geliyor.

Hazırla hemen odasını, hazırla.

(Müzik devam ediyor)

Bana Asya'yı bul.

Ertan.

O iş yattı diye biliyorum, kız istemiyor demiştin.

İsteyecek.

Böyle bir evde yaşamayı kim istemez ki?

-Bir de onun gibi bir kız. -Emin misin?

Evet, eminim.

Ne bileyim, vazgeçtik falan, onca dosyayı getirdik. Fikrini ne değiştirdi?

Bu işi çok istiyorum.

Yoksa istememem mi lazım?

(İç çekti)

Ha Önder abi?

Beni uyarmak istediğin bir şey mi var?

Bana söylemek istediğin bir şey var mı?

Hayır.

Patron sensin, ne istiyorsan onu yap.

(Müzik)

Bana Asya'yla ilgili ne bulursan getir.

Ice latte, codborug hazır.

-Teşekkür ederim, sağ olun. -Afiyet olsun.

İki lokma bir şey atıştıracağım, yoksa bayılacağım.

-Olur, sen git. -Tamam.

İlgilenecek.

Merhaba, siparişinizi alayım.

(Müzik)

Neden direniyorsun?

Sen nereden buldun beni be?

Kahvecide çalışıyor olman gizli bilgi miydi?

Bulduğun her işte çalışıyorsun ama yetmiyor.

Arada tehlikeli işler yapıyorsun, yine yetmiyor.

Ödenmemiş banka kredileri, patlayan kredi kartları, haciz işleri...

...ev sahibinin ihtarnamesi, belalı, tutunamayan bir erkek kardeş.

Bir de kız kardeş var, şu okul harçlığını vermen gereken.

Yuh!

Yasal mı böyle röntgenimi çekmiş olman?

Okusun bütün çaban.

Kendin gidemediğin için hayaller kız kardeşe aktarılmış belli ki değil mi?

Kazanmışsın oysa. Psikoloji. Gerçekten hiç senden beklemediğim bir bölüm.

Şaşırttın beni kuruyemişçinin kızı.

(Müzik)

Baban, ailenin büyük yarası, 17 yıldır kayıp.

17 yıl.

Sen okulu kazandığın zaman kaybolmuş.

Sen o yüzden okula gitmedin değil mi Yani doğru tahmin.

Bu bilginin sana bir yararı var da mı deşiyorsun?

Sadece merak ettim.

Senin derdin bilgi değil, zayıf nokta.

Gerektiğinde böyle elini daldırıp kanatabileceğin bir yara bulmak değil mi?

Yanılıyorsun.

Ama önemi yok, neyse.

Özetle hayatın (Bip) gibi bir durumda, değil mi?

(Müzik devam ediyor)

-Ben seni kurtarabilirim. -Neden?

Sen kurtarıcı kahraman mısın?

Asıl niyetin ne söyler misin, neden bana yardım etmek istiyorsun?

Belki de yardıma ihtiyacı olan benimdir.

(Müzik devam ediyor)

Kabul değil, sadece merak. İş ne?

Burada mı konuşalım? Ayrıca müsait değil.

İyi. Ofisine git, ben gelirim.

-Adres? -Bulurum Avukat Bey.

Verdin ya kartvizitini, bulurum.

Tamam.

(Müzik devam ediyor)

(Müzik devam ediyor)

Nasıl ya? Hiç görmemiş mi kızını yani?

Adını bile mi bilmiyor yani?

Evet. Adam hasta.

Felç geçirmiş anlaşılan.

Herhâlde vicdana geldi ölmeden evvel bütün mallarını bölüştürmek istiyor.

Öyle mi? Ailesi nasıl insanlar?

Daha o kadar tanışmadım.

Ama tatlı tipler bence.

Birbirlerine çok düşkünler mesela, özellikle babalarına.

Tamam diyelim gittik, baba dedim ben geldim.

Ben de tabii şaşkınım değil mi?

Çünkü bu zamana kadarki ailemin gerçek olmadığını öğrendim aynı zamanda.

Aynen.

Ee, bunlar benden bir test falan bir şey istemeyecek mi?

İsteyecek, halledeceğiz.

Sahtekârlıkta senin de benden bir farkın yok.

Her türlü katakullin var. Tabii yasal kılıflı.

Şimdi ben sana boşboğazsın diyeceğim sen dürüstüm diyeceksin.

Adı bu çünkü değil mi bugünlerde?

Aynen öyle.

O zaman sorularıma devam ediyorum.

Şimdi babam bana sahip çıktı.

Param da var. Ama adam ölmedi, ne olacak?

Yani koskoca kadınsın, değil mi?

(Ertan) Arada gidip babanı ziyaret edebilirsin.

Küçük kahvaltılar falan mesela.

O kendi vicdanı temizlerken sen de Bakizade olmanın...

...ayrıcalıklarından yararlanırsın mesela.

Elbet bir gün ölecek adam, sen de payını alacaksın, öyle düşün.

Senin çıkarın ne?

Para.

Yani sırça köşkünde oturup paraya ihtiyacım var yalanı da...

...ne bileyim biraz yaratıcılıktan yoksun geldi bana.

Gerçeği söylemezsen kabul etmem.

O yüzden tekrar soruyorum. Senin çıkarın ne?

Babam.

Benim onlarla çalışmamı isterdi hep. Vasiyeti gibi düşün.

(Ertan) Ama Hidayet avukatları olmamı istemiyor.

Tek bir şart koştu.

Kızlarını bulup getirmem.

Bu olamayacak belli ki.

Mahcup kalacağım babama.

Tamam. Diyelim kabul ettim, yani işin riski çok büyük.

Benim kazancım ne olacak onu anlamadım.

Hidayet Bakizade'nin servetine ortak ediyorum seni.

(Ertan) Milyar dolarlar söz konusu.

Biricik baban öldüğünde çok zengin olacaksın.

Yemezler.

Kimin ne zaman öleceğini bil tek Allah bilir.

Ne o öyle fala bakar gibi?

Yani bu sana üç milyon 90 bine patlar.

Ne yapar?

Üç milyon 90 bin.

(Gerilim müziği)

Ee, tamam.

Bir milyon 30 bini hemen isterim.

Olmaz.

Kabul edemem. İlk önce işi yapman lazım.

Yani sonuçta becerebilecek misin bilmiyorum, değil mi?

Tamam, haklısın.

O zaman taksit taksit gidelim.

Bir milyon 30 bin, hafta sonu isterim, tamam mı?

Tamam, kabul. Tamamdır.

Bu kız ya bir gün çıkar gelir ben senin gerçek kızınım derse?

Kızın kimse kim olduğunu bilmiyor ki. Muhtemelen babam da izini kaybetti.

Kız da bilmiyor. Nasıl gelecek?

Bu böyle ne bileyim basit bir süpürge çalma işi değil, biliyorsun değil mi?

Risk kazanç.

-Sana nasıl güveneceğim? -Ben sana nasıl güveneceğim?

Bir gün her şey sarpa sararsa satmak yok, söz ver.

Biz avukatlar bu işi böyle tokalaşmayla yapmıyoruz.

İkimizin de güvencede olması için...

...iki tarafı da koruyan gayet gizli bir sözleşme.

Sen hayatında birine güvendin mi acaba?

Kabul edelim ki iki yalancı birbirine asla güvenmez, değil mi?

Parayı ekle buna.

Bir de sevgili babamdan kalacak olan mirastan kuruş koklatmam onu da ekle.

Sen önce sözleşmeyi oku.

Sonra hangi rakamın eklenmesi gerekiyorsa ben oraya eklerim.

(Gerilim müziği)

Şunu çok iyi anlaman gerekiyor.

Bu yolda geri dönüş yok.

Sen istediğini ben istediğimi alana kadar...

...oyuna birlikte giriyoruz, birlikte çıkıyoruz.

Anlaşıldı mı?

(Gerilim müziği devam ediyor)

(Telefon çalıyor)

(Telefon çalıyor)

Söyle evlat.

Hidayet Bey, çarşamba sabahı kahvaltıda müsaitseniz kızınızı getireceğim.

Getir tabii. Bebek şubeye getir.

(Hidayet ses) Onu bir güzel ağırlayalım.

Tamamdır öyleyse. Çarşamba sabahı görüşmek üzere.

(Gerilim müziği)

(Gerilim müziği devam ediyor)

("Florence Davis - Daniel Janin - Adeue L'amant" çalıyor)

("Florence Davis - Daniel Janin - Adeue L'amant" çalmaya devam ediyor)

(Asya) Hım.

İşte şimdi tokalaşabiliriz.

Yarın sabah 09.00'da burada, ayrıntıları konuşmak için, tamam mı?

Tamam.

Saat 09.00 anlaşıldı mı?

Tamam.

(Müzik)

(Müzik devam ediyor)

(Müzik devam ediyor)

Ne, ne?

(Heceleyerek) Başardım!

-İşte bu! Helal olsun balım sana! -'Yes' be!

Müthiş. Allah'ım ya Rabb'im ellerim titriyor. Bak yemin ederim.

Baksana bende tırnak kalmadı.

Yemin ederim ellerim titriyor benim.

Huh!

(Hidayet) Ne yaptın, kızı buldun mu?

(Kadir) Yok. İşte dediğim gibi taşınmış. Ben bir iki güne bulurum adresini.

(Hidayet) Kadir, sen beni resmen oyalıyorsun.

(Kadir) Şimdi geçeceğiz kızın karşısında diyeceğiz ki...

...sen Bakizade'sin bu da senin ailen.

Kızın dünyası yıkılacak ya. Sonra gelip aileyi yıkacak.

Yani sen bunu gerçekten yapmak istediğine emin misin?

(Hidayet) Evet. Ben vicdanımı rahatlatmak istiyorum.

Ben sadece kızımı görmek istiyorum.

(Kadir) Çocuklar ne olacak Hidayet?

Yani miraslarına, hisselerine daha önce hiç bilmedikleri bir kardeşleri...

...gelip ortak olacak.

Çocukların ona nasıl tepki vereceğini düşünebiliyor musun?

Onların canavarlaşması için karşılarına bir hedef koyuyorsun.

(Kadir) Ne diyor Ertan?

Akşam saat 20.00'de Selvinaz'a yer yapmış.

Önder, bizim acilen bir kız bulmamız lazım.

-Vazgeçmiyor mu? -Vazgeçmiyor.

Böyle Aslı gibi 30 yaşlarında, akıllı, yetenekli bir kız.

Yanisi şu bebeğim avukat sırf Hidayet çenesini kapatsın diye...

...gidecek başka bir kız bulup getirecek.

Yani insanları kandırabilmek için bir kız arıyorlar bunlar.

Düşün bakalım kim olabilir?

Evet, sensin bebeğim tabii ki.

Hidayet'in çocuğu olmak ne demek sen biliyor musun?

Deli büyük servet.

Yani kocaman bir mirasın dörtte birini almak demek.

O kadar plan yapan sana bana zırnık koklatır mı Allah aşkına?

Hepsini tek başıma hüpletir onlar zaten.

Hayır. İşte sen ona göre anlaşmanı yapacaksın.

Sen yaparsın ya, hadi.

Büyük bataktasın kızım farkında mısın?

Yani 50 sene üç ayrı işte çalışsan, yemesen, kenara koysan...

...yine ödeyemezsin sen borçlarını.

Ev sahibine borcun var. Kredi kartı borcumuz var.

Kredi borcunuz, elden, daha sayayım mı?

Ya kurtuluş bileti kesiyorum kızım ben sana, daha ne yapayım?

Şimdi avukat bu akşam bir yemek yiyor oğluyla Selvinaz diye bir restoranda.

Avukatımız, yanındaki oğlu Ertan. O da avukatmış.

Bu arada bunlar birlikte çalışıyorlar.

Hani yani bir fikir olarak bir kendini tanıtsan...

...yeteneklerini bir görseler, ne diyorsun?

Nerede bu Selvinaz?

Yetemiyorum ki ben artık Dilek'e ya, vallahi bak.

Çocuğum olacak sevinemiyorum bile. Karnı büyüdükçe bana dert oluyor.

Ne yapacağım bilmiyorum balım, sen akıllı kızsın, bana bir akıl ver.

Oğlum, ne akıl vereyim? Hep aynı işte karın, değişmiyor ki.

-Ben de bunları yer kalkarım. -Aha aha! Kalk, kalk. Şey, kartını koy.

Hadi koy.

Tamam aslanım, hadi.

Ah! Çok özür dilerim.

Tamam, hiç önemli değil. Ben hallederim.

(Asya) Çok özür dilerim. Kusura bakma.

(Gerilim müziği)

(Ertan boğazını temizledi)

Kredi kartı çalmanın cezası ne kadar, biliyor musun?

Ne?

142-2-B. Beş yıldan on yıla kadar yatarı var.

Kimsin sen? Polis mi?

Avukatım.

Bu da kartım.

Lazım olursa ara.

Ki böyle giderse olacak.

(Gerilim müziği devam ediyor)

-Ne oldu, kaçırdık mı adamı? -Babayı kaçırdık.

Ama oğlu oltaya takıldı. Hadi devam, devam.

Bak kardeşim birazdan yapacaklarım için kusura bakma. Şimdiden söyleyeyim. Hadi.

Bana bak, şüphelenmedi değil mi?

Ya hayır, hayır abi! Nasıl şüphelensin?

Hiçbir şey istemedim, hiçbir şey talep etmedim.

Ben onun peşinden koşmadım. O benim peşimden koştu. Nasıl şüphelensin abi?

Allah Allah! Ya ben ne bileyim şimdi bu adam avukat ya ben böyle...

...bir acaba güvenecek mi, güvenmeyecek mi diye düşündüm açıkçası.

Yasin kardeşim unutma.

Biz bize benzer olanlara daha kolay güveniriz.

-Oo! -Çünkü biliriz ki mayamız aynıdır.

Öyle varsayarız yani.

Yine kitabın ortasından konuştun kız. Aferin sana ya.

Bunu böyle arabanın ön camına yazdırayım diyorum. Ne diyorsun?

Yazdır be! Hadi bas gidelim!

Son kez soruyorum Önder abi.

-Bana söylemek istediğin... -Ertan.

...babamın benden sakladığı bir şey var mı?

Ertan, gözünü seveyim. Bak iki taşın arasında sıkışıp kalmış gibiyim. Şiştim!

Babamın benden sakladığı şey ne?

(Kapı vuruldu)

Gülten, şimdi değil.

(Gerilim müziği)

Onay için götür.

Nasıl olmuş bu kaza?

Natoyolu'nda refüje çarpıp takla atmış.

Mezarlık yolu değil ki orası. Evle de alakası yok.

(Gerilim müziği devam ediyor)

Ertan bak, babana büyük yeminler verdim.

Adam öldü diye bütün sırlarını ortaya mı saçayım?

Senin de bende bir sürü sırrın var.

Hangi birini babana söyledim de babanın sırlarını sana söyleyeyim?

Yeter artık lütfen. Bak gerçekten balon oldum.

-Babam öldü. -Tamam, öldüyse...

...sırları da onunla birlikte toprağın altında artık.

(Gerilim müziği)

Gelsene böyle.

Otur.

Ertan, oğlum.

(Kadir ses) Bu çok zor.

Ama kalp tekleyince kaçacak yerim olmadığını anladım.

Beni anlaman yani...

...anlama ihtimalin tek tesellim. Sen...

(Telefon alarmı çalıyor) Pardon.

İlaç saati.

Böyle saatle artık maalesef hayat.

Kan sulandırıcı.

Geçen gün içtiğimi unutup iki tane içtim ya, sonrasını zaten biliyorsun.

Hastane.

İnsan kendini dağ gibi yıkılmaz sanıyor ama öyle değilmiş. Neyse.

Önce şunu bil.

Ben bu dünyada en çok seni sevdim. Sevmeyenlerin yerine de.

Hiç yoksunluk hissetme, başka omuz arama istedim.

Sen sordukça yani büyüyünce daha sıkı sardım seni.

Bilmem belki de sevgimle boğdum.

Ama cevabı olmayan soruların çoktu.

Hele annenle ilgili.

Onun sana sevgisizliği, ilgisizliği, seni yok sayması, reddetmesi...

...anlamıyordun tabii ama şimdi anlayacaksın.

Hidayet zamanında çok çapkındı.

34 yıl önce gizli bir ilişkisinden bir kadın hamile kalmış.

Doğurduğu gün beni adadaki evinin kapısına çekti.

Beni oraya dikti. Bebeğin annesinden koparıldığı an...

...kadının sesi hâlâ kulaklarımda. Çok ağladı.

Feryat figan.

Neyse, ebe bebeği getirdi. İşte görev ya, aldım gittim.

Ama ne gözüme uyku girdi ne de kadının sesi kulağımdan çıktı.

İki gün sonra aldım bebeği geri gittim.

Annesine kavuşturayım diye ama yok. Bulamadım.

Annenin kim olduğunu, adını asla öğrenemedim.

Hidayet, evliliği tehlikeye girmesin diye...

...çocuğu birilerine ver kurtul. Bu sırrı da ömür boyu unut, dedi.

Dediğini yaptım.

Birçok dediğini yaptığım gibi. Neyse.

Bebeği bir aileye verdim.

Hidayet erkek olduğunu öğrenir, sonra kalkar peşine düşer diye korktum.

Bebeğin kız olduğunu söyledim. İlgilenmedi bile zaten.

O bebek sendin Ertan.

(Hüzünlü müzik)

Annenle çocuğumuz olmadı.

Sanki kader, hayat seni bize getirdi.

Ertan'ım, sen Hidayet Bakizade'nin oğlusun.

(Hüzünlü müzik devam ediyor)

Bu bilgiyle ne yapmak istediğine sen karar ver.

Şu an sana her şey yalan gelse de...

...seni her zaman kendi oğlum gibi sevdiğimi unutma sakın, olur mu?

Olur mu aslanım?

(Hüzünlü müzik devam ediyor)

(İç çekti)

Önder abi.

Annem kim?

(Hüzünlü müzik)

(Hüzünlü müzik devam ediyor)

Bu dizinin ayrıntılı altyazısı NOW tarafından...

...Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.

www.sebeder.org

Ayrıntılı Altyazı Çevirmenleri: Belgin Yılmaz - Bülent Temür...

...Hatice Başpınar - Bülent Temür

Editör: Dolunay Ünal

(Jenerik müziği)

(Jenerik müziği devam ediyor)

(Jenerik müziği devam ediyor)

(Müzik)

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.