Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Yakaladık sürtüğü!
Lütfen, canımı yakmayın.
Korkma, kız.
Kimsin sen?
Biri yardım etsin.
Kötülük kitabının yaptıklarını ancak kötülük kitabı yok edebilir.
Lütfen. Evime gitmek istiyorum sadece.
Lütfen. Evime gitmek istiyorum sadece.
Baba?
Baba, bana bunu niye yapıyorsun?
Kim bu insanlar?
Dinle, bunlar iyi insanlar.
Yardıma geldiler.
Neden söz ediyorsun?
Annem nerede?
Annen öldü, canım. Bunu biliyorsun.
- Sen öldürdün. - Ne?
Sen öldürdün.
Hayır. Neden böyle konuşuyorsun? Baba lütfen, eve girmek istiyorum.
Eve gitmek istiyorum.
Yap hadi! Ruhu ancak böyle kurtulur!
Çok üzgünüm, canım.
Baba, bu nedir?
Baba.
Baba, bana bak. Benim.
Yap hadi! Kızını huzura erdir!
Bana sarılıp eve götürmeni istiyorum sadece.
Lütfen.
Lütfen dur.
Ruhunu sökeceğim bedeninden, baba.
Ruhunu sökeceğim senin, sefil it!
İtheHH
Seni öldüreceğim, tıpkı
0 fahişen gibi!
Lanet olsun!
Lanet olsun!
Seni seviyorum, canım.
Merhaba.
Nasıl gidiyor, Fiyakalı Şehirli?
- Merhaba, Olivia. - Gel buraya.
İki kolunla, lütfen. Beni özlemişsin gibi.
Bu da sevgilim Natalie.
Oto galerindeki gönül çelen.
Doktor mu?
- Aslında 0-- - Ben hemşireyim.
Hemşire. Evet, özür dilerim.
İki saat önce burada olmalıydın.
Bu da dayanılmaz cazibeli Eric.
Lisede öğretmenlik nihayet seni karamsar biri mi yaptı?
Hayır, sen yaptın.
Bizi bütün sabah burada beklettin.
Seni görmek de güzel. Gel buraya.
İyi görünüyorsun.
Seni arkada bekliyor.
Harika.
Merhaba, Mia.
Vay canına.
Gerçekten de geldin.
Yapma, senin abinim.
Tabii ki geleceğim.
Leş gibiyim, biliyorum.
Her zamanki gibi güzelsin.
Sen de her zamanki gibi nazik bir yalancısın.
Dede?
Merhaba.
Merhaba, canım.
Burayı hep severdik, değil mi?
Seni çok özledi.
- Aman Tanrım. - Ne oldu?
- Bu nedir? - Ne?
Bu şey-
Komik değil.
Bu akdiken ağacından yapılma. Güya iradeyi kuvvetlendiriyormuş.
Ama bu tür şeylere inanmadığını sanıyordum.
Inanmıyorum. Sen inanıyorsun ama, belki işe yarar.
Tamam.
Başlayalım hadi.
Sonuna kadar benimle kalacağına söz ver.
- Hiçbir yere gitmiyorum. - Yemin et.
Tamam.
Ölümü göreyim.
Tamam.
Arkadaşlarım ve akrabalarım, tanık olsun...
...bu eylemin bağlılığıma dair vaadime...
Neyse ne.
Bu boka bir daha dokunmamaya
yemin ediyorum.
Tamam.
Kötü alışkanlıklardan kurtulalım.
Yani,
birkaç sürtüğün bu akşam parti yapacağını biliyorum.
David,
Mia hayatının en kötü üç gününü geçirmek üzere.
Tamam mı? Yoksunluk nedeniyle aşırı bedensel acı yaşayacak,
mide bulantısı, üşüme, paranoya... Pek hoş olmayacak.
- Neden üç gün? - Çünkü üç gün sonra
acıhaûûeyecek.
Ve artık sıkıntı yaşamayacak.
Mia güçlü bir kızdır. İyileşecek.
Aynen.
Umarım hala çalışıyordur.
Dur.
Biri içeri girmiş sanki.
Dikkat et.
Bu koku da ne?
Bira içip çirkinlere atlamak için ergenler girmiştir.
Aynen.
Annem kulübeyi böyle görmek istemezdi.
Tamam.
Yaşanır hale getirelim.
Hayır, fotoğraf makinemi kullan.
Peki.
Hey!
HSY-
İyi misin?
Annemin söylediği ninniyi hatırlıyor musun?
Şöyle bir şeydi...
"Bebeğim, küçük bebeğim, veda etme vakti geldi."
"Bebeğim, küçük bebeğim."
Mia, lütfen. Şu anda üzücü anılara ihtiyacım yok.
Annem üzücü bir anı değil.
Ne demek istediğimi anladın.
Bir şey diyeyim mi? Hastanedeki son günlerinde...
Annem bazen beni sen sandı.
Hatta bir keresinde bir gün boyunca bana David dedi.
Ben de uyandırmadım çünkü...
Mia, bak, orada olmak istiyordum. Tamam mı? istiyordum.
Ama annem fenalaştığında...
...Chicagddaki tamirhanede yeni iş bulmuştum.
Bilemiyorum. Dönmek için uygun anı bulamadım.
Sonra da çok geç oldu. O yüzden...
Belki de onu benim gibi görmediğin için şanslısın.
İdare ediyor gibi.
David, bilmen gereken bir şey var.
Tamam.
Tüm bunları geçen yaz Flint'te denemiştik.
Mia aynı sözleri vermişti.
Mallarını tuvalete atmadan önce aynı ayıklık yeminlerini etmişti.
Sekiz saat dayandı ve vazgeçti.
Bu sefer ona bu fırsatı vermek istemiyoruz.
Ne demek istiyorsun?
David, vazgeçtiği zaman
ve inan bana vazgeçecektir,
gitmesine izin vermeyeceğiz.
Nasıl yani? Kalması için zorlayacak mısınız?
Mia'yı?
Bu sefer tek yol zorlu yol, dostum.
- Bir aşırı doza daha dayanamaz. - Ne?
Mia aşırı doz mu aldı?
O kadar da değil.
Yasal olarak kardeşin öldü.
Şok vermeleri gerekti.
Tanrım.
Bu işte birlikte hareket etmeliyiz. Yoksa işe yaramaz.
Aferin oğlum.
Kardeşimle aramı düzeltmeye geldim, daha da bozmaya değil.
Onu eve götürmemi istediğinde bunu yapmam gerekecek.
Buna dayanamıyorum! Lanet olsun!
- Dayanamıyoruml - Koku mu? Ne kokusu?
Bu koku da ne?
Biliyorum, biliyorum.
Bir şey yok. Bir şey yok.
Kahrolası kokuya dayanamıyorum artık.
Yat, tamam mı?
Yanındayız. Biliyorum, biliyorum.
Hepimiz buradayız.
Hepimiz buradayız.
Bir yere gitmiyoruz.
Yoksunluk kendini fena gösteriyor.
Bu geceyi atlatmanı sağlayacak.
Derdiniz ne bilmiyorum ama
burada ölü bir şey var ve fena kokuyor.
İyi de koku yok.
Şu anda aşırı hassassın.
Kahrolası kokuya dayanamıyorum artık.
Durun.
Kan mı bu?
Lanet olsun.
Şimdi tıbbi teşhisin nedir?
Leş gibi kokuyor.
Lanet olsun. Dikkat et.
Basamaklar eski ve çürük.
Evet, aynen bu ev gibi.
Biliyorum.
Yanmış saç kokuyor.
Arkada galiba.
Aman Tanrım.
Lanet olsun.
Bu da ne?
Bilmiyorum. Cadılık mı?
Kim böyle bir şey yapar ki?
Lanet olsun, bir şeyler yanmış.
Bak.
Lanet olsun.
Neler olmuş burada?
Aşırı tepki vermeyelim hemen. Tamam mı?
Ölü kedileri sonradan arkaya gömerim.
Evet. Zamanla koku yok olur.
Evet, tamam.
Ya burada yaptıkları vudu büyüsü?
Hayır, hayır. Vudu daha çok oyuncak bebek ve kişisel eşyalarla ilgili.
- Bu farklı bir şey. - Eric, bu kadar yeter.
O kilerdeki hiçbir şeye dokunmamalıydınız.
"Naturom Demonto."
BU KİTABA İLİŞMEYİN
ARTIK ŞEYTAN'IN KANCIĞISIN
PENÇELERİ KAFATASIMDA
O İZLİYOR
KEMİKLERİNİ DAĞIT
SÖYLEME - YAZMA DUYMA
ONA KAPIYI AÇIYORLAR
ŞEYTANIN KİTABI
"Kunda."
"Astratta."
"Montosse-"
"Canda."
Lütfen, Tanrım, üstüme gelme.
Mia.
Ne yapıyorsun?
Üzgünüm ama buradan hemen gitmeliyim.
Hayır, yapma. Daha parti bitmedi.
Evet, henüz "Becer, Evlen, Gebert" oynamadık ya.
Mia, lütfen dinle--
Burada delireceğim.
Olivia, aklımı kaybettiğimi hissediyorum.
Mia, neyin var?
Bu işi halledeceğim, tamam mı?
Sadece... Burada yapamam.
Mia,
seni geri götürmemeye karar verdik.
Seni tekrar kaybedemeyiz.
Bu sefer dayanmak zorundasın.
David, beni eve götür.
Hadi, David.
Mia, belki de haklıdırlar.
Beni desteklemek için gelmiştin, onları değil.
Senin için buradayım Mia.
- Bu yüzden geldim. - Aman Tanrım.
Salağın tekiyim.
Hayatımda bir kez olsun,
sana güvenebilirim sandım.
Mia, sana yardım etmeye çalışıyoruz.
Çok teşekkür ederim ya.
Eric, onu rahat bırak.
Mia.
Mia!
Mükemmel!
Lanet olsun bu işe. Lanet olsun.
Lanet olsun!
Lanet olsun!
Ne yapıyorum ben ya? Ne yapıyorum ben ya?
Mia!
“Mial “Mial
Mia.
Mia!
Mia.
Mia!
Mia!
Mia!
- Mia! - Lanet olsun.
Aman Tanrım.
Hey, durumu nasıl?
Ormandaki bir kadından söz ediyor.
Ormanın ona nasıl saldırdığından.
Bilmiyorum. Yoksunluktan dolayı saçmalıyor gibi.
Onu bir hastaneye götürmemiz gerekmez mi?
Bu durum bizi aşıyor gibi.
Tamam. Hastanede alacağı tedavinin aynısını uyguluyorum ona.
Şimdi gidersek tüm bunlar boşuna yapılmış olacak.
Tamam. Kollarındaki yaralara ne demeli?
Birkaç diken çıkardım.
Dikenli bir çalıya düşmüş olabilir.
Muhtemelen kasten yapmıştır.
Ne?
David,
bundan sonra buradan gitmek için her şeyi yapacaktır.
Mia.
Dinle, bu giysileri çıkarmalısın.
Tamam mı? Duş al.
David.
Lütfen.
Lütfen.
Beni buradan...
...götürmelisin.
Mia bak, kimse kolay olacak demedi.
Hayır.
Anlamıyorsun.
Ormanda bir şey vardı, David.
Ve şimdi burada bizimle olduğunu düşünüyorum.
Benimle odada mı?
Dinle. Her şey kafanda, biliyorsun.
Kendini toplamaya çalış.
Yarın daha iyi olursun, tamam mı? Böyle itlik yaptığımıza sevineceksin.
Tamam.
Eric, ne yapıyorsun?
Lütfen şu şeyi atar mısın?
Aşağıda, arkadaşının ortalığı temizlemesine yardım etmelisin.
Neden söz ettiğini anlamıyorum.
Hadi ama. Onu umursamıyormuş gibi yapma.
Umursadığını biliyorum.
Bir asırdır bizi takmadığı konusunda hemfikirizdir.
Şu anda burada.
Evet
Gerçekten müthiş.
Dede.
Dede!
Dede?
Gel buraya, oğlum.
Lanet olsun.
Dede.
Hayır, hayır, hayır.
Hey, oğlum. Gel buraya.
Neyle karşılaştın sen?
Lanet olsun.
Ne oldu?
Mia?
Duşta.
Ne oldu? David?
Mia?
Mia, kapıyl aç-
Hey, Mia. Kapıyı aç.
- Mia, kapıyı aç! - David, ne yapıyorsun?
David, dur ve ne olduğunu söyle.
Mia, aç kahrolası kapıyı!
Mia?
Mia, aç kahrolası kapıyı!
David!
David!
Kes şunu!
Mia!
Mia?
Mia?
Olivia!
Vay anasını.
Mia!
Lanet olsun.
Delilik bu.
Lanet olsun. Nerede?
YAPILMASI GEREKENİ YAP
VÜCUDUN ÜSTÜNE KAYNAR SU
Bu gerçek olamaz.
YÜKSEK SU
Ona yatıştırıcı verdim, birkaç saat uyuyacaktır.
Fakat yanıkları çok ciddi. İkinci, üçüncü derece gibi.
Olamaz böyle bir şey.
Kimse bu kadar tuhaf bir şey yapacağını bilemezdi.
Hayır, sen bilmeliydin!
Geldiğimizden beri hepimiz dediklerini yapıyoruz.
Mia istediğinde gitmeliydik.
Hayatım, lütfen. Kendimizi kaybetmeyelim, tamam mı?
Şansımız varsa birkaç saate yağmur diner
ve sabah dereyi geçip onu hastaneye götürebiliriz.
Tamam mı? Her şey yoluna girecek.
Her şey yoluna mı girecek?
Her şey yoluna girecek.
Farkında mısın bilmiyorum ama hiçbir şey yolunda değil.
Ve her şey giderek daha kötüye gidiyor.
Mia?
Mia?
Ne yapıyorsun?
Mia, bırak silahı.
Silahı bırak, lütfen.
Mia.
Bırak kahrolası silahı!
Geberin!
Sizi tek tek haklayacağız.
Bu gece hepiniz öleceksiniz.
Silah. Silah, çabuk!
Canım?
Mia!
- Bırak beni. - Tamamen sıyırdı.
Tanrım, gözlerine ne oldu?
Ne Yapıyor?
Kendisini bir şeye çarpıyor gibi.
Bu imkansız.
Ona at dozunda yatıştırıcı verdim.
Bir iğne daha yap.
Bu onu komaya sokar.
Tanrı aşkına Olivia, orada kendini öldürecek!
Iğneyi getir.
Kolumdaki şarapneli çıkarmalıyım.
Ne? Çantamda cımbız var.
David, dinle beni.
Sakinleştirici işe yaramayacak bence.
Karşı karşıya olduğumuz şey panik atak değil!
Mia'nın başına gelenlerin, bodrumdaki cadılıkla
bir ilgisinin olmasından korkuyorum.
KLORPROMAZİN
Olivia!
Olivia?
Olivia?
İyi misin?
Olivia?
Olivia, orada ne yapıyorsun?
Olivia.
Olivia.
İyi misin?
Aman Tanrım!
Bunu niye yaptın?
Öldür onu.
Hayır!
Beni öldürmeye kalktı.
Beni öldürmeye kalktı.
Lanet olsun.
Tut şunu. Tuttun mu?
Öyle tut, tamam mı? Tut.
Lanet olsun.
David, korkunç bir şey yaptım.
Zarar vermek istemedin.
Öldürdüğüm şey Olivia değildi.
Çok kan kaybediyor.
Canım, ona su ve şeker lazım. Tamam mı?
Hadi.
Hadi!
Tamam. Tamam.
- Tamam - David.
O kitaptan bir bölüm okudum.
Birtür duaydı.
Bir şeyi serbest bıraktım, David.
Kötü bir şeyi serbest bıraktım.
Natalie?
Mia?
Natalie.
Niye aşağıdayım?
Bacağım acıyor.
Kımıldayamıyorum.
Aşağı geliyorum, tamam mı?
Beni niye buraya kapattınız?
Güya bana yardım edecektiniz.
Sana yardım etmeye çalışıyoruz.
Kontrolden çıkmıştın, tamam mı?
Saldırmaya başladın ve ne yapacağımızı bilemedik.
Mia, bak, korkunç bir şey oldu
ve buradan hemen gitmeliyiz. Tamam mı?
Anlamıyorsun. Gitmenize izin vermeyecek!
Ve sizi ele geçirene kadar durmayacak.
Hepinizi ele geçirene kadar!
Lütfen...
Pis ruhunun kokusunu alabiliyorum.
Öp beni, pis kancık!
Aşağı gel de sana sakso çekeyim, yakışıklı!
Mia.
Mia burada değil, geri zekalı!
Kız kardeşine cehennemde tecavüz ediyorlar!
Eve gitmek istiyorum.
Su için teşekkürler.
Eric.
Neden bilmiyorum ama bunun bir son vereceğini düşündüm.
Fakat bu kitap yanmıyor.
Kahrolası şey yanmıyor.
Neler olduğunu söyle.
Bu kitapta eski bir...
...alfabe kullanılmış.
Bazı çeviriler var ama-- Dağınık notlar sadece.
Hepsinde bahsedilen şey...
...kötü bir varlık.
Ruh alıcı.
Bir İblis.
Yazılana göre...
"5 ruhu tükettiği zaman,
gökyüzü yeniden kanayacak ve ucube
cehennemden yükselecek."
Delilik bu.
Mia'nın ruhuna sülük gibi yapışan bu şey.
Onu ele geçiriyor.
Bunu durduracaksak, Mia'ya yardım edeceksek...
ŞEYTAN'IN SÜRTÜĞÜ ÖLDÜR ÖLDÜR ÖLDÜR
...onu öldürmemiz gerekecek galiba.
Sen ne diyorsun?
Yazılanlara göre--
Eric! Kimseyi öldürmeyeceğiz.
Dediklerini bir duy.
Bodrumdaki ölü kedilere ne diyorsun?
Belki hastalıkları vardı. Yani Mia'ya belki bir virüs bulaştı
ve suratına kustuğunda da OIivia'ya geçti.
Ne tür bir virüs insana suratını cam parçasıyla kestirir?
Tanrım.
Neyle karşı karşıyayız bilmiyorum, tamam mı?
Fakat yağmur durdu ve birkaç saat içinde nehirde su azalır
ve buradan gideriz. Hep birlikte.
Nereye gittiğimiz fark etmez.
Şu anda bir şey yapmazsak
o vakte kadar hepimiz ölürüz.
Elimi...
...geri ver.
Seni alacağız
Şimdi bitti parti
Artık uyku vakti
Uyu.
Uyu. Uyu.
Yapma, seni küçük kancık! Kesme!
Kesme!
Siktir git!
Hayır, hayır, hayır!
Hayır!
Yapmak zorundaydım. Şu anda çok daha iyiyim.
Dayan, canım. Dayan lütfen.
Eric ve ben bunu durduracağız. Tamam mı?
Her şey düzelecek, söz.
Tamam mı? Tamam mı, canım?
Kahrolası kolunu kesti.
Bu iyi mi sence?
Yazılar kafa karıştırıcı, bazen çelişkili
ama bir konuda tutarlılar.
Bunu durdurmak için, ele geçirilen kişi temizlenmeli.
Arındırılmalı.
Kitap üç yoldan söz ediyor.
Canlı canlı gömmek.
ONU PARÇALARA AYIR
Uzuvları kesmek.
Uzuvları kesmek.
Ve ateşle arındırma.
İşe yarayacağından emin misin?
Yani...
Kız kardeşimi öldürürsem huzura mı kavuşacak?
Emin miyim? Tabii ki hayır.
Fen kitabı değil bu!
Fakat bak, bir şeyden eminim.
Mia'nın içindeki şey tüm bunların nedeni.
Mia ölürse, o zaman o şey onunla ölecektir.
Ya sadece delirdiyse?
Ya doktora ihtiyacı varsa?
Ne? Doktor mu?
Annem akıl hastanesinde öldü. O deliydi.
Tamamen oynatmıştı, bir canavardı.
Mia ve benim onun gibi olmasından korkardım hep.
Yani... Peki madem, Mia delirdi.
Tamam. Peki OIivia'dan ne haber? Natalie'den ne haber?
Belki hepimiz delireceğiz.
Kahrolası korkağın tekisin.
Ne yapmamız gerektiğini biliyorsun
fakat yapamayacak kadar korkuyorsun.
Bu kahrolası yeri yakıp yerle bir edeceğim.
Ve bu kabusa son vereceğim.
Sen gidip kaçsana.
Git bir kayanın altına saklan.
Bu konuda iyisin.
Lanet olsun.
Nereye gitti bu?
David.
Ondan önce al.
Oynamak ister misin küçük adam?
Hayır!
Dur!
Hayır, hayır, hayır!
David.
Niye canımı yakıyorsun?
Yüzüm acıyor.
Neden?
Neden... Neden yüzüm acıyor?
Canım.
Nat.
Hadi. Oldu işte.
Hey. Dayan.
Ölme sakın, lütfen.
Şu anda ölmek çok da kötü değil.
Şeytanın kancığı olmak istemiyorum.
Yapmam gerekeni yapacağım.
Yapmam gerekeni yapacağım. Tamam mı?
CADIYI YK
ŞEREFSİZİ PARÇALA
Üzgünüm, Mia.
Seni seviyorum.
Bebeğim, küçük bebeğim
Veda etme vakti geldi
Bebeğim, küçük bebeğim
Seni sürekli özleyeceğim
Bebeğim, küçük bebeğim
Sana her gün yazacağım
Bebeğim, ağlama bebeğim
Keşke kalabilseydim
Bunu yapamam.
Bunu yapamam.
Bu sefer tek yol zor yol olacak.
David.
Katil.
Korkak.
Eric.
Hey. İyi misin?
David.
Seni özledim.
Bunu biliyorsun, dostum.
DİRİ DİRİ GÖMMEK
BOĞ o OROSPU ÇOCUĞUNU
David?
David?
Kımıldayamıyorum! Nefes alamıyorum!
David!
Yardım et!
Yardım et, David.
Sen o değilsin.
David!
Yardım et!
Sen o değilsin!
Benden niye nefret ediyorsun?
Ettiğini biliyorum.
Evden ayrıldın.
Hasta annemizle beni yalnız bıraktın.
Ben daha çocuktum.
Bana yalan söylettin.
Annem adını her haykırdığında onu görmeye geleceğini söyledim.
Söz verdiğin gibi.
Fakat hiç gelmedin.
Lütfen dur, yalvarırım.
Annemin senden nefret ettiğini ve seni cehennemde beklediğini biliyorum.
Kapa çeneni.
Yanacaksın David.
Keş kardeşinle birlikte cehennemde yanacaksın!
Kapa çeneni.
Beni öldürmeye çalıştığın için cehennemde yanacaksın şerefsiz.
Çok üzgünüm.
Orada olmalıydım.
Senin yanında olmalıydım.
Hadi. Lütfen geri gel.
Hadi, Mia. Bana geri gel, lütfen!
Tamam, huzur içindesin.
Artık huzur içindesin.
David?
Mia?
Korkunçtu.
Korkunçtu.
Geçti. Artık hepsi geçti.
Beni bırakmadığın için sağ ol, David.
Burada bekle. Araba anahtarlarını alacağım.
- Tamam mı? - Evet
David!
- Git. Lütfen, git. - Hayır, hayır, hayır.
Gitı
Hiçbir yere gitmeyeceğim. Bir yere gitmiyorum!
Al anahtarları. Bana bak, gidelim.
Hadi, gidelim.
Git buradan.
Hayır! Hayır.
David!
David!
Hayır! Hayır!
David! David!
O geüyor.
BENZİN - TEHLİKE ÇOK YANICI
Mia.
GAZ
Gel buraya, sürtük!
Hadi.
Burada öleceksin, seülkeş.
Bıktım bu boktan artık.
Ruhunu tüketeceğim.
Bunu tüket, İt herif!
Geber!
Cehenneme geri dön, kancık.
İyi misin evlat?
Bana yardım et.
Yüce Tanrım.
Üzülme evlat.
Seni hastaneye götürüyorum, hemen tedavi edecekler.
Tamamen iyileşeceksin.
Kandarya Harabelerfnde çok önemli bir şey buldum galiba...
Sümer cenaze merasimi ve cenaze büyüleriyle ilgili bir kitap.
Kitabın adı "Naturom Demonto. "
Kaba tercümesi "Ölüler Kitabı. "
Kitap insan etinden ve mürekkebi insan kanı.
İblisler, İblis/erin canlandırılması,
orman/arda ve insanlardan uzakta dolaşan güçlerle ilgili.
Ilk sayfalarda bu dayanıklı yaratıkların
uyuduğu ancak ölmemiş olabileceği uyarısı var.
Bu kitaptaki büyü/erin okunmasıyla aktif hayata döndürülebilirler.
Bu satırların okunmasıyla İblis/erin canlıların ruhunu
ele geçirmesine imkan tanınır.
Ormanda dolaşan karanlık gölgeleri gördüm
ve bu kitap aracılığıyla hayata döndürdüğüm şeyin
peşime düşeceğinden eminim.
Süpet
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.