Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Türkiye'nin lider su arıtma markası Aura Sebulon Unique sunar.
Sen bana baktıkça o yalanı göreceksin.
Ben de hep o sessizliğimin altında ezileceğim.
Kalan sevgimize de yazık günah olacak.
Dicle.
Dicle.
Dicle.
Dicle. Dicle aç kapıyı ablacığım hadi. Hadi geleyim ben.
Düzde, ablam hadi lütfen aç kapıyı ablam hadi.
Kapıyı mı kırsan? Aç aç, aç kır.
Düzde.
Tamam geç.
Nefes al, nefes al, nefes al.
Geçecek mi ablacığım?
Geçsene.
Abi, abla.
Geçecek mi?
Geçecek.
Nefes al, ver.
Gel, gel abla.
Gel, gel ablacığım. Gel.
İçimizdeki ateşi böyle birbirimizi yakarak söndüreceğimize belki böylesi
daha hayırlı olur.
Allah yolunu bahtına açık etsin.
Ya bu Mehruniye tek başına çıktı iyi.
Sen karnını niye yanına almıyorsun Erkan Erkan?
Tövbe yarabbi ya.
Hadi vallahi Civo geldi.
Civo tut oğlanı tut damadı götür zorla karısının yanına.
Bir kere laf, bir kere abilik yap o biz de görelim.
Onları duydum.
Sen nasılsın?
Oğlum insan bir arayıp haber vermez mi lan?
Nasıl korktum ben biliyor musun?
Her yerde sokak sokak aradım ben Dicle'yi.
Bir arayıp haber vermek aklına gelmedi mi Civan?
Dicle Erkan'a söyleme dedi.
Ben de ne yapacağımı şaşırdım Erkan.
Ferman'dan öğrendim ben karımın nerede olduğunu biliyor musun?
Ferman yerimizi nereden biliyor? Ben nereden bileyim lan?
Ara kendin sor öğren.
Kardeşine de söyle.
Böyle bir kavgada bir tartışmada yüzük çıkarılıp verilmez yani tamam mı? İnsan
böyle yalnız bırakılmaz.
Civan. Tamam. Sen sakın.
Tamam kalıyorsa kalsın bu akşam sizle beraber olsun önemli değil. Ama ben
yarın gelip alacağım karımı haberin olsun.
Tamam senin gözün arkada kalmasın ben onunla konuşacağım.
Eyvallah. Al edeceğiz.
Senin bir şeye ihtiyacın var mı?
Sen Dicle'yle konuş.
Bana yeter. Hadi sağ ol.
Bir şeye ihtiyacın var sağ ol.
Eyvallah.
Ya oğlum sen var ya sen. Sen de kendini erkek zannediyorsun he. Senin
erkekliğine tüküreyim. He valla.
Allah'tan bizim damat... ...adamın dibidir de bizim bacımız dul kalmıyor
he.
Bana bak.
Yakamızı bırak.
Bizden uzak dur artık.
Seni öldürürüm bak abi katil yapma beni de... Lan yürü git.
Ben sakin sizin peşinizde mi dolaşıyorum?
Vallahi billahi. Gerek mi var oğlum?
Geldim kaldığınız evi gördüm.
Ahur gibi yerde üç kişi tıkılmışsınız yaşıyorsunuz.
Bak çok değil ha. Sana söyleyeyim. Üç gün sonra tıpış tıpış kafama geleceksin.
Tak tak tak sarman akabizi içeri al.
Tamam?
Değerli o.
Tövbe tövbe.
Sen nereye gittin ya?
Senin için bir rahat etsin Civo.
Ben gittim zannet.
Ben o zaman var ya.
O Dicle'ye.
Kocasını yollamak neymiş ben göstereceğim.
Hadi bakalım.
Ya Vedat, İstanbul'da o kadar yağmur yağdı.
Ne bileyim herkes taksiye bindi.
Sen toplaya toplayan bunu mu toplayan?
He Vedat? He?
Yok mu bir şey? He la?
Yok abi, olsa biliyorsun dükkan senin.
Ben sana ne verdim? He?
Eksik buraya git.
Eksik, geldi ki olursa, an bu sarı civcivini yolarım demedim mi?
Vedat.
Dedin abi. Dedim değil mi?
Dedin abi. Bak şimdi ne olacak.
Fırfır. Kır oğlum abinin elini. Gel bakayım. Yapma abi. Gel, gel. Abi
köpeğin oğlum, yapma abi.
Abi.
Sağ, sol, fark eder.
Abi direksiyonu nasıl kullanacağım abi?
Abi yapma. Müsaade et.
Müsaade et.
Kimin bu taksi? Benim abi.
Müsait mi? Müsait abi.
Buyur abi.
Abi yemin ederim kazandın. Bütün parayı sana getireceğim.
Kardeş. Sen bizi görmedin herhalde.
Senin benim gibi kaç tane kardeşin var lan?
Kedi gibi tünemişsin arabaya.
Çekil.
Çekil bak barut gibiyim. Sana patlamayayım.
Tamam mı?
Belanı benden bulma. Hadi çekil.
Tamam abi.
Hadi.
Durursan kavga edeceğiz. Durmak ister misin? Devam edelim. Gideyim abi.
Devam edelim. Hemen gidiyorum abi.
Ben bunu tanıyorum.
Ben bunun magazinini tanıyorum oğlum.
Erkan aldır lan bu.
Neyse bana bak.
Oğlum biraz takiple.
Bak bu civciv geldiğinde Vedat civcivi. Bunun alın tamam mı parasını biraz takip
edin. Tamam haydi.
Gidiş Verkan.
Gitti gitti de.
Ferman buraya verenmiş.
Erkan'a da burayı o söylemiş.
Ne istiyor?
Sanıyor ki biz burada yapamayacağız da onun kapısına gideceğiz.
Şey aslında görür pislik.
Hiç şey söylemeyelim bak.
Zaten canı sıkkın daha da bozulmasın morali. Tamam bilmezim.
Hücrem.
Ne oldu?
Bak o çocuk orada çok üzgündür ha.
Sen niye öyle yaptın Diclem?
Sen onu sevmiyor musun?
Ya benim Erkan'ı sevmeme mümkün mü hiç Civan Ağa?
Benim ondan başka canım var.
Ama bizim aramıza o kadar büyük bir sır girdi ki.
Perişan etti bizi.
Çok büyük yanlış yaptım Erkan'a.
O ben seni affettim diyor ama o kolay kolay affedemez beni.
Birbirimizi de perişan edeceğiz böyle. Ben iyi gelmiyorum ona yani.
Bak diyeceğim senden.
En iyisini bilirsin tabi ama.
Yuva yıkmak kolaydır.
Çok kolaydır.
Ama kurması zordur.
Sen iyice düşün.
Dicle doğru olduğunu yaptı abi Erkan'dan ayrılarak.
Baksana aldırıların kendilerine faydaları yok.
Yalan üstüne yalan.
Kimin ne olduğu belli değil.
Ben bir... Halil'in yanına gideceğim.
Yarın da bana hemen bir iş bulsun.
Siz... Evden çıkmayı sakın tamam mı?
Ha.
Abi.
Bu kartımı vereyim. En azından işe gelene kadar biraz nakitimiz olsun. Sen
de para çek.
Hepimize dursun.
Tamam ama ben hemen kazanıp yerine koyacağım. O ne demek ya? Bizim paramız
bu.
Kafanızı kilitleyin ben gittikten sonra.
Merak etme.
Bahçenin anahtarı yok mu acaba ya?
Bir Ali'ye sorayım.
Dur.
Seni yerin nereden biliyordun öyle ya? Ben elini koyduğun gibi oldun.
Bilmem.
Oğlum neyse kardeşin yanına git.
Kapınızı da kilitleyin. Bir şey olursa beni arayın oğlum.
Haydi.
Ama yeter ya.
Biraz gül ya.
Böyle mi olacağız?
Çok özgür.
Ama biraz gül.
Biraz gül dede.
Biraz gül ya.
Hadi biraz gül artık.
Biraz gül ya.
Hadi birazcık gül ya.
Birazcık gül.
Ne güzel konuştuk.
Evet. Çok mutluyum hocam. Vallahi çok mutluyum.
Abla.
Şirin gelmiş abla da ben bir bakayım ona ya.
Allah Allah.
Şirin. Nizli abla. Abla.
Hoş geldin. Sen iyi misin? Allah Allah.
Geçmiş olsun. Sen iyi misin? Ben iyiyim. Dur bakayım. Merak ettim seni.
Gel şimdi buraya. Gel. Ya bırak. Bir şey yok. Tamam. Gelin uzak dur. Gel buraya.
Tamam. Bu kızın burada ne işi var Derya? Derya abla. Tamam. Allah'ın cezası.
Senin ne işin var burada? Bırak kızı. Allah'ın cezası da sensin. Belası da
sensin. Bak. O salak cıvıyla birlikte ikiniz ne yapıyorsanız yapın.
Benim bacımdan uzak durun. Bak ben bu kızı alacağım.
Tamam mı?
Götüreceğim kocasının.
Yanına. Dicle hiçbir yere gitmiyor. Erkan'dan da boşanacak.
Ne? Ne olacak ne olacak ne olacak?
Uzak dur.
Erkan'dan boşanacak.
Ya sen kimden izin aldın bu kızı Erkan'dan boşuyorsun?
Sen ne istiyorsun yani? Bu kız boşansın dur kalsın. Boşanmak nedir yahu? Bırak
şunu bırak şunu.
Boşanmak isteyene özgürlüktür. Tabi senin gibi ayı nereden almasın bunu?
Anca senden izin isteyen mi var? Bak Derya beni dinle.
Sana yemin olsun. Bak burayı var ya bu evi.
Yıkarım, dündüz ederim, enkazın altında hepinizi öldürürüm. Gene de benim bacım
boşandı, dur kaldı dedirtmem anladın? Bak bana ne yapacaksan yap ama bu evden
çık. Tamam, bırak çık. Ya bize sen salak mısın? Ben seni anlamıyorum ha.
Ben seni anlamıyorum. Ya bu gül gibi köşk, balyan gibi kocan var. Sen onları
bırakıp nereye gidiyorsun?
Bu kızın aklına sen gidiyorsun ha. Vallahi sen gidiyorsun billahi sen
gidiyorsun. Bırak kızı bırak!
Bak senin ya...
Hissediyor musun?
Hissediyor musun bu bıçağı?
Bak bir daha buraya adını aktarsan yemin ederim saklarım içeri.
Siz göreceksiniz.
Hepiniz göreceksiniz Derya.
Siz göreceksiniz.
Beni mi bıçaklayacaksın? Evet bıçaklayacağım.
Canını seviyorsan bir daha geri dönmeyeceğim.
Dicle. Siz var ya.
Bana bakın.
Siz ne yaptınız biliyor musunuz?
Cehennemin kapısını açtınız.
Bundan sonra benden günah sütlü der ya.
Benden günah sütlü.
Tamam.
İlk kez neden geldi huzurumuzu kaçırdı?
Ya ne bakıp kaçıracak huzurumuzu?
Dövdük yolladık işte.
Canını seviyorsan bir daha buraya gelmeyeceksin ama.
Nasıl da korkup kaçtı ama?
Hadi. Şu içeride bir toparlayalım da... ...Civan ağam görmez. Şu da elimde
kaldı.
Ya da sonra gelirse... ...duyarsa Ferman ağamın geldiğini ona bir şey yapar
kendini yakar söylemeyelim tamam mı? Tamam.
Tamam söyle anlatacağız.
Ya bak ya bıçak çekiyorlar bana.
Abi hayırlı geceler. Hayırlı geceler.
Yahu biz bir şey duyduk da.
Ne duyduz?
Bu aldırıların geleni burada kalıyormuş.
Doğrudur.
Ben de agasıyım.
Siz bu mahallede mi oturuyorsunuz? He abi.
Adın ne senin?
Yusuf abi.
Yusuf. Ben de ferman.
Ya Yusuf sen de böyle sanki... ...para güç müç... ...bunlar böyle senin
radarına giriyormuş gibi... ...bir sinyal aldın doğru mu?
Vallahi doğruyum abi.
İyi.
O zaman abim size bir kıyak geçsin.
Bak şimdi Yusuf.
Bu evde oturan Dicle var ya.
Ne abi?
Sen onu takip edeceksin.
Bütün adımlarını bana bildireceksin.
Ben de seni... Paraya bokacağım, tamam mı? Öyle al gülüm ver gülüm, tamam mı?
Vay benim fermanım.
Al al, devre bi' ya.
Çakal. Nasıl hemen aklın sulandı değil mi?
Yaz numaranı.
Kendini de çaldır.
Çaldırdım al.
Al bakalım.
Canlı canlı ya.
Hadi sizi göreyim.
Hadi haber bekliyorum ha. Tamam ha.
Ne oldu ya? Niye çağırdın gecenin bu saatinde?
Dur lan ne oluyor? Sen bize tuzak mı kurdun lan?
Bizi buraya bilerek mi getirdin?
Kimsin oğlum sen? Sen kimsin lan?
Bana bak.
Bak bu fotoğraftaki benim bacımdır. Derya.
Bunun yanındaki kim?
Sen kimsin oğlum?
Melek misin? Şeytan mısın? Nesin sen? Hayır mısın?
Ben Derya görür belki dedim de sen bulmuşsun.
He ben buldum. İyi ki de ben bulmuşum.
Şimdi söyle bakalım senin amacın neydi?
Bu fotoğraftaki kim?
Bu fotoğraftaki kimse çabuk gelsin buraya.
Çabuk gelsin buraya.
Benim o fotoğraftaki.
Sensin.
Siz benim Derya'ma ne yaptınız lan?
Benim bacım o çetenin elindeydi. Sen de mi onlardansın ha? Sen de mi
onlardansın? Sen o zulmenin elindesin.
Kimsin oğlum sen?
Kimsin oğlum sen? Lan değilim lan.
Değilim mi? Dur. Bir dinle beni.
Derya'nın kocasıyım ben.
Ne?
Onların elinden kurtardım ben Derya'yı.
O şimdi yaşadığınız ev var ya, o evde birlikte yaşıyorduk biz.
Çok mutluydu Derya.
Bak derya yazıyor içinde.
Evlendik biz.
Nikahıma aldım ben deryayı. Dünyadaki her şeyden çok sevdim onu.
Ama hatırlamıyor beni işte.
Kocasını, dünyada onu en çok seven insanı hatırlamıyor. Ona uğraşıyorum ben
de. Kendimi hatırlatmaya, onu ne kadar çok sevdiğimi hatırlatmaya uğraşıyorum.
O zaman ispat edeceksin.
İspat edeceksin bunu.
Sen tanıyor musun o adamları?
Tanıyorum.
O adamları bulacağız.
Onların hepsini yok edeceğiz.
Belki o zaman sana inanırım.
Belki inanırım o zaman. Bakalım doğru mu söylüyorsun.
Bir şey soracağım. Derya'nın hesaplarına tedbir koyuldu mu?
İyi, tamam.
Tamam, ayrıntıları telefonda konuşmayalım. Benim için önemli olan
parasına ulaşamaması. Okey? Yani dava sonuçlanana kadar da iş bulmasının önüne
geçelim.
Tamam. Güzel.
Tamam, haberleşiriz yine.
Erkan arıyorum açmıyorsun bulamadım ben Dicle'yi. Buldum ben Dicle'yi.
Buldum. Nasıl?
Abla senin Civan'ı aramak aklına gelmedi mi? Erkan nasıl arayayım kardeşini
kaybettik mi diyeceğim panik olurdu yazık. En azından bir ağzını
arayabilirdin ya. Çünkü sen burada Civan'ı düşünürken Dicle Civan da Derya
'nın yanına gitmiş.
Nasıl ya?
Ama ikisinin de aklına gelmemiş yani bizi aramak.
Sağolsunuz.
Sen... Sen iyi misin ben...
Buraya geleceğini düşünmedim senin.
Burası benim geleceğim son yer ama... ...bir... ...bir onu görmem
lazım.
Konuşmamız lazım yani.
Ne olursa olsun benlik yeri değişmeyecek.
Yazıklar olsun ya.
Ben dün geceden beri senin canın sıkılmasın, üzülme diye sana hiçbir şey
anlatmıyorum. Tek başıma burada acımı çekiyorum. Sen kardeşini almışsın yanına
bana haber bile vermiyorsun. Sokaklarda senin kardeşini aradım ben.
Ya benim güzel gözüm olur mu öyle bir şey ya?
Bak Dicle geldiğinde ben seni arayacaktım yemin ederim.
Ama arayamadım. Çok arada kaldım. Dicle bir taraftan, Derya bir taraftan. Tamam
sen arada kalma.
Bana da yer yok zaten orada. Ben kendi başımın çaresine bakarım.
Yok. Ah ben ölürüm.
Erkan oğlum döndün mü?
Anneciğim.
Anneciğim ne olur bir yüzüme baksan.
Sen hala utanmadan bu evde kalıyor olabilirsin.
Ama ben senin yüzüne bakmaya utanıyorum.
Baba.
Gel. Gel baba.
Bırak beni. Ya inat etme. Bırak beni.
Allah aşkına ya. Hadi.
Hadi. Hadi gel.
Dur.
Kimse bakmadı mı sabah? Kimse görmedi mi seni o halde?
Bir doktor çağırayım mı baba?
İster misin?
Hiç de ben.
Doktor ne yapacak ki bana?
Ulan ciğerimi sökselerdi bu kadar canım yanmazdı be.
Kalkıyorlar bir de benden oğlumu alıyorlar.
Ben sevdim.
Geleceğim.
Seni alıyorlar benden.
Bir bana bak bana.
Allah aşkına bir bana bak.
Bak o kağıtta yazanlar.
Bu gerçekler benim umurumda değil tamam mı? Ben yine bir derdim bir sıkıntım
olduğunda sana koşacağım.
Ben senden yardım isteyeceğim.
Allah korusun senin bir sıkıntın olduğunda da ben gece gündüz yine
başında duracağım.
Bırakmayacağım ben seni.
Yapma şunu işte.
İstemez.
İstemez.
Başımda bekleme.
Dövseydim çok daha iyiydi zaten.
Deme deme.
Bu kadın beni ölmekten beter etti.
Eskiden sana sarıldığımda... ...canımın parçasıydın.
Şimdi canımı acıdan parçasın.
Kendi ellerimle büyüttüğüm düşmanımın oğlusun. Ben senin oğlunum. Ben onun
oğlu değilim. Ben senin oğlunum. Onun oğlusun! Ulan!
Doğru çağırırım demek ister.
Yaptırdın mı lan arabayı? Neymiş derdi?
Abi kıl çıksız 30 bin.
Yuh. Ne yapalım abi ya?
Ne olmuş lan bu fiyatlar böyle?
Aldı başını gitti.
Alo. Ali. Biraz zamanın var mı?
Ne demek ya? Sana her zaman var.
Eyvallah sağ ol.
Sen bana konum atsan da ben sen neredeyse gelsem.
Olur tabii ya. Lafım olur.
Gel. Tamam. Ben konumu yolluyorum sana.
Tamam. Tamam bekliyorum.
Ben size konuma söyleyeceğim.
Lan konum atıyorum dedim ya.
Sana geleyim diyor.
Gelsin. Nasıl gelsin? Nereye götüreceğiz? Böyle gece kondu gibi bir
eve ihtiyaç var. Bizi milliye nasıl götüreceğiz oğlum?
Memduh var bizim. Bitik Memduh.
Fakirhane gibi bir ev var bunda tek katlı. Oraya götürürsün işte.
Ara hemen ara. Çıksın evden hemen. Hadi.
Sonra da çocuğa para verin, adam gibi bir eve çıkartın oğlum. Niye orada
yaşatıyorsunuz çocuğu? Hadi.
Hayır ya ben anlamıyorum. Bir yanlışlık bir şey olması gerekiyor ya. Nasıl
oluyor bu? Siz göremiyor musunuz sistemden neden bu rakı konmuş?
Sağ olun.
Tamam.
Teşekkürler. Sağ olun.
Abla ne olmuş?
Kim almış yani senin paranı?
Bilmiyorum. Bilmiyorum. Anlamadım ama bunun yarına kadar bir şekilde çözülmesi
lazım. Yok yani bende nakit yok bir şey yok. Çıksa çıksa 500 çıkar.
Kayımda dur.
Dört yüz lira.
Bu eksikti.
Yani benden ne kadar çıkacak diye.
Bakayım da.
Üç yüz lira çıkıyor benden.
Etti bir milyar iki yüz.
Bu nakit hiçbir şeyimize yetmez biliyorsunuz değil mi?
Tamamdır biz yarın Şirin'le çıkarız. Bir iş var mı diye etrafa bir bakınırız
yani. Siz hiçbir yere çıkmıyorsunuz. Siz yarın halk eğitime yazılacaksınız. Aynen
öyle. Biz Civan abinle bakacağız iş.
Ya yok ablam olur öyle şey Allah aşkına Civan abim. Biz aileyiz yani sonuçta.
Hem okur hem çalışırız değişiriz.
Evet.
Yani bir düzlüğe çıkana kadar böyle gider. Ben hani senin o gül yüzün
asılmasın diye söyledim. Ben seni yiyeceğim ya.
Ben seni yiyeceğim ya. O benim ablam.
Sen ne bakıyorsun oradan? Gel. Ayrı gayrı yok. Gel. Gel Şirin, gel. Allah'ım
ya. Gel.
Gel.
Hal edeceğiz her şeyi.
Hal edeceğiz.
Gel. Benim fakir hanım olsun.
Gel.
Ben bu terlikleri nereye koydum?
Ali, tamam. Tamam, gel. Ben toparlarım oraları. Gel. Çıkar içeride.
Sıkıntı yok.
Gel.
Gel sen karnını açtır şimdi.
Ben sana bir şeyler hazırlayayım.
Aynen. Sen otur öyle.
Dolap da tam takıra.
Dur şimdi.
Ben sana özel tarifimden yapacağım.
Salçalı yumurta.
Yedin mi hiç?
İyiydim Ali iyiydim.
Ben kimi arasam nereye gitsem bilemedim ya. Böyle çat kapı geldim kusura bakma.
Saçmalama lan.
Ben sana anahtar da yaptırırım.
İstediğin kadar kalırsın.
Sağ ol Ali.
Köşkten geliyorum şimdi babamın yanında.
Konuştum onunla.
Ben hala senin oğlunum dedim.
O nedir biliyor musun?
Sen benim düşmanımın oğlusun.
Bana baba deme dedi.
Ne diyorsun ya?
Kimsem kalmadı be oğlum.
Baksana yapayalnız kaldım ya.
Hayır yani böyle zamanlarda Diclem gelirdi yanıma.
Bana bir gülüm serdi içim ferahlardı.
Artık o da yok.
Neyse dur şimdi.
Aç karına dünyanın derdi çekilmez. Sen bir önce yemeğini konuşuruz bunları.
Hadi bakalım götür.
Nasıl ekmek? Götür götür oradan götür işte devam et.
Ne diyorduk?
Birader bak benim sevdiğim kadın beni hatırlamıyor bile.
Yüzüme bakıyor.
Gözlerimin içine bakıyor. Beni tanımıyor.
Ama ben her gün kapısındayım. Yine de kapısında yatıyorum belki bir gün beni
hatırlar diye.
Seninki seni tanıyor hatırlıyor.
Seviyor da ben biliyorum gözlerinden belli.
E ne olacak şimdi bir gün kapıyı açmadı diye ne olacak?
Vaz mı geçeceksin sen sevdiğinden? Çok kırdım onu Ali.
Çok ağır konuştum. O zaman önce o kırdığın yeri onaracaksın sabırla.
Ne güzel olmuş ya.
Afiyet olsun.
Eyvallah.
Hemen affetmesin de beklemeyeceksin.
Lan benim dünyam başıma yıkıldı be.
Kadın Dicle de gitti yeni eve taşındı.
Kardeşleriyle yeni eve çıkmışlar.
O ev onlara ben buldum birader.
Ne?
Başkasından duyacağına benden duy.
O nereden çıktı şimdi?
Civan yardım istedi. Ben de elimden geldiğince işte. Ne yapayım?
Bana niye haber vermedin kardeşim?
Haklısın. Arayabilirdin. Ama başınızda bin bir türlü iş var birader. Ben
halledeyim dedi. Fena mı ettim?
İyi yapmışsın Eyvallah.
Ama Dicle konusunda haklıydın.
Ondan asla vazgeçmeyeceğim. Vazgeçemem ki zaten.
O benim her şeyim ya. O deyince de öldürme ama.
Yani yengeye de müsaade et biraz. Kız nefes alsın.
Dur lan otur bir oğlum. Nereye gidiyorsun? İki dakika olduk. İlcenin
kafasına gideceğim. Çok zaten ayrı kaldık yeterince. Ben iki saattir sana
ne anlıyorsun? Ali tamam bir dur.
Benim şu kimliğim yok ya attım denize. Benim bir araba kiralamam lazım. Nasıl
yaparız?
Hallederiz onu dur. Nasıl halledeceksin?
Halledecek çocukları bir arayayım dur.
Ama kimliksiz olmaz oğlum ya.
Ben sana benim ehliyeti vereyim diyeceğim de. Ne yapacağım ben senin
ehliyetini? Benziyor muyuz ki biz?
Benziyoruz bence. Neremiz benziyor? Sen esmersin ben kumram nasıl olacak?
Vaybımız benziyor.
Ben senin hakkını nasıl ödeyeceğim be?
Vallahi kredi kartı geçmiyor. Nakit ödeyeceğim mecbur.
Ali Tufan otur bir otur. Tamam ya tamam hadi. Tufan sana bir işim düştü aslanım.
Şimdi benim kiralık ve arabaya ihtiyacım var.
Ama şöyle yakışıklı bir şey olsun ha.
Dicle abla. Abla. Ben duşa girsem olur mu?
Olur tabii abla.
Açar yediveren kan çiçekleri.
Bölük bölük olmuş olmuş çaylar dereler.
Hiçbiri denize varabilmez.
Hadi Sinem, para Sinem.
Benim ders çalışıyor ya.
Ah benim kurban olduğum.
Sinem ne oldu halledebildin mi?
Erkancığım toplantı şimdi bitti. Babam kabul etti.
Tanıtım törenimizi yarın akşam yapabiliriz.
Süpersin tamam.
Peki Dicle'nin konuşma yapacağını da söyledin değil mi?
Bak bu bizim ortak yatırımcı bulmamız için işimizi kolaylaştıracak yani
biliyorsun. Söyledim canım onu da kabul etti.
Ama bu acelemiz neden ben onu anlayamadım açıkçası.
Sağol Sinem.
Hoşçakal.
Haram Erkan kurban olayım ya.
Görüyorsun açmıyorsun telefonu. Açsana.
Bana da sor zaten.
Israr etme bu da canı acıyor.
Proje için acil
Buluşmamız lazım.
Kapıdayım.
Korkma, korkma.
Erkan sen burada ne yapıyorsun ya? Neden bağırıyorsun? Dur, dur. Ne yapıyorsun?
Bağırıyorsun, farkında değilsin.
Kulağımdan çok ses geliyor.
İşte.
İki saat önce gittin daha yine niye geldin buraya?
Niye geldin çok ayıp oluyor da.
Aradım seni açmadın ya o yüzden geldim. Açsaydın gelmezdim dedim.
Tamam mı?
Erkan bak sen yine her şeyi kontrol etmeye çalışıyorsun. Kurban olayım
yapma. Yine her şey senin istediğin dediğin gibi olsun istiyoruz.
Çünkü seni seviyorum Dicle.
Sana çok aşığım.
O yüzden.
Sevmek böyle bir şey değil ama. Böyle bir şey. Böyle bir şey değil.
Sen dertlerinin üstünü benimle örtüyorsun.
Onları çözmüyorsun, öyle benimle geçiştiriyorsun.
Benimkilerle uğraşıyorsun, olmaz.
Sen benim bu dünyadaki öykümü hafifletiyorsun değil.
Sen benim yanımda olunca ben dünyanın en mutlu insanı oluyorum.
Sevmek sevdiğine hep yakın olmak demek değil.
İnsan bazen kendini de sevdiğini de korumak için.
Bundan uzak kalır.
Yani sen bizi korumak için... Yaralarımızı bu sefer beraber değil...
...ayrı ayrı saracağız.
Ama sıkıntılar bu sefer gerçekten bitecek.
Bitecek değil mi ne gün bu sıkıntılar?
Geçecek yani.
Projenin acil bir şey oldu dedim. Ne oldu?
Yarın bizim projenin tanıtım töreni var.
Dicleciğim, Abdullah Bey seni aramaya çalışmış ama telefonun yok diye beni
aradı. Karına haber verir misin dedi. Ben de tabii ki karıma haber veririm
dedim. Senin o açılış töreninde bir konuşma yapmanı istiyor.
Ben? Sen.
Ben ne konuşayım Erkan? Ben ne bileyim orada ne konuşulur? O ne demek ya?
Olabilir mi öyle bir şey? Sen bu projenin yüzüsün Dicle. Tabii ki bir
konuşma yapacaksın yani.
Ben de gittim adama o kadar konuştum.
Yani ne bileyim bizim sonumuz buna varacak.
Ne dedin? Sonumuz mu dedin? Ben öyle bir son olduğunu kabul etmiyorum da.
Neyse. Ayrıca bu proje ayrı. Bizim durumumuz ayrı yani.
Tamam.
Bu proje kadınlar için çok önemlidir ben de bilirim. Tabii ki.
Tabii geleceğim görevimi yapacağım yani.
Ama sadece proje için gelirim yani. Görevimi yapmaya gelirim. Öyle bizim
için gelemem tamamdır.
Tamam Diclem sen sadece görevini yap bizim için gelme.
Yalnız bir şey daha var.
Bizim orada karı koca gibi davranmamız lazım. Yani bizim bu durumumuzu kimse
bilmemeli. Tamam mı? Özellikle de Abdullah Bey.
Adamın tiki var biliyorsun.
Niye? Bana izin duyarsa böyle bir şey senin yüzü olduğun projeye gölge düşer
ya. Bizim projemize gölge düşer. Olmaz yani.
Ondan diyorum.
Tamam mı? Dikkat etmemiz lazım yani.
Dün neysek yine o olacağız yani.
Tamam mı?
Tamamdır. Yani projenin hayırına tabii dertini yapacağım da.
Ay Erkan beni vallahi daha da yalan konuşturmazsan sevinirim yani. Ben sana
yalan konuşturmam. Vallahi sen beni hep günaha sokuyorsun. Azıcık daha konuş
sen. Allah'ım anne. Tamam yarın görüşürüz. Hayırlı geceler. Dersini
çalışmaya devam et tamam tamam tamam peki.
Beler arabaya baksanıza ne güzel.
Üstü bile açılıyor.
Farları çok güzel.
Beler araba ne güzel.
Arama bu farlarına bak çok güzel.
Beler içerideki adam ölmüş mü lan acaba?
Yok lan kan yok.
Bu olmuştur belki.
Ne oluyor lan?
Adam uyandı Beler.
Oğlum arabanın üstünde ne işiniz var? Yakışıklı. Çekil oğlum oradan.
Ah be oğlum ya.
Şu düştüğümüz ellere bak ya.
Ne var Sinem? Ne var ya?
Alo Sinem.
Günaydın Erkancığım.
Günaydın. Ben otele geldim. Birlikte bir kahvaltı yapalım. Sonra da akşama
hazırlanalım diyorum. Ne dersin?
Şöyle Sinem.
Benim bugün işim başımdan aşkın.
Tamam mı? Biz Dicle ile hazırlanırız. Beraber geliriz. Akşam olur mu?
Anladım. Tamam öyle yapalım.
Görüşürüz.
Hayırlısı oldu.
Sen hep buna bakarsan kendini çok üzeceksin.
Bakma.
Kavisinin gülü. Günaydın. Günaydın. Hayırlı sabahlar abla.
Hayırlı sabahlar ablacığım.
Allah sıcak sıcak yumurta yapacaktım ama tüp bitmiş.
Tüp bitmiş.
Ben bir gideyim veresiye mereseye bakkal bulayım. Abi olmaz ilk günden veresiye
şimdi.
Bir Ali'ye sorayım ben en azından.
Yeter onun da yaptığı yardım. Şu bankanın blokesini çözelim dönerken
alırsın sen daha iyi olur.
Ama şunlardan herkes ağzına atıyor bir tane.
Hadi al ablacığım sen de.
Afiyet olsun.
Abla. Bunlar aynı annemin yaptıkları gibi. Sen nereden hatırlıyorsun?
Vallahi. Vallahi.
Özlemiştim ben de. Çok lezzetli olmuş.
Benden önce yemediydin böyle bir şey. Uy afiyet olsun.
Tamam hiç yiyemiyor. En lüks kahvaltından daha güzeldi bu.
Vallahi elim hatırladı bilmiyorum.
Hadi hadi.
Tıkıştırma onları ağzınıza gidelim.
Gel abi hadi.
Hadi.
Biz şimdi bankadan sonra sizin halka eğitime uğrakayız tamam mı?
Ama Civan abi... Bak sakın çalışacağız ama alışacağız demeyin bir daha tamam
mı? Okuyacaksınız dedik bittik.
Alınımda.
Karnınızı doyursunuz.
Dursun siz de. E hadi gidin üstünüzü giyin çıkacağız hadi.
Ya kıyafetimin kenarı yırtılmıştı da biz onu dikecektik. Sizi bekletmeyin dedik.
Yani hem her yere siz beni böyle bırakacaksanız ben nasıl gelişeceğim
yani? Bu şeyler de ben kendim halledeyim. Ben kendim öğreneyim nasıl
yapılıyor.
İyi tamam. Dikkat edin ama bak. Telefonun da açık olsun.
Merak etme ablam ben hep arayacağım seni. Vallahi arayacağım ya. Bizi
haberdar et. Tamam ablam. Tamam. Allah'a emanet ol.
Dikkat edin bizi merak etmeyin. Söyledeceğiz.
Dikkat et.
Gel ablacığım seni de öpeyim.
Hadi dikkat edin tamam.
Hadi bay bay.
Telefonun açık olsun. Allah'a emanet ol abla.
Şirin onlar biraz uzaklaşsınlar tamam.
Bir sonra iş aramaya çıkarsın seninle. Biraz buradan böyle gitsinler o zaman.
Gel.
Yanıyor çok ateşi var.
Yok bu Erkan bizle ömür boyu görüşmeyecek herhalde.
Haksız mı abi?
Dur bakalım şimdi çok üstüne gitmeyelim. Belki sakinleşir değil mi?
O ara üzüntünden annemin alları dikmesin de.
Ya inanılmazsın ya.
Niye? Yani bu durumda bile böyle hala alay edecek gücü nereden buluyorsun? Hiç
anlamıyorum seni.
Valla çok iyi geliyor biliyor musun?
Sen de denesene. Valla diri tutuyor. Genç tutuyor yani. Böyle kırışıklıklara
falan çok iyi geliyor.
Sana bir şey söyleyeyim mi?
Bir gün bu köşkte yapayalnız kalacaksın.
Trilyonların olacak ama yanında hiç kimse olmayacak.
Bak anneme.
Bak babama.
Ama ben sizin gibi olmayacağım.
Gergin biraz.
Bak demişti dersin Hava abla. Bu yine şoföre kaçacak.
Tahir. Niye böyle?
Yalan mı konuşuyorum ben?
Melekşe gözlüm, bugün seni bir görsem, beni affetsen de açsam bir telefonunu.
Günaydın. Günaydın Moray Bey.
Nilüfer.
Ben de seni arayacaktım.
Senden ses çıkmayınca sandım ki vazgeçtin.
Hayır hayır vazgeçmedim.
Hatta uygunsa bugün başlayayım diyorum ben.
Süper. Zaten ben de yeni geldim şirkete.
Sen ne zaman istiyorsan gel o zaman.
Tamam.
Biraz daha bu evde durursan ben çıldıracağım çünkü.
Bütün şeklimiz şemalimiz kaydı ya.
Arama beni. Beni arama beni.
Annen çok hasta oğlum.
Nasıl ya? Ne oldu Aba teyze?
Umurumda değil Aba teyze.
Kipler ne bunlar ya?
Ne zaman adam olmuşsunuz?
Yani siz top oynuyorsunuz mahallede.
Tamam, gel.
Tamam Şirin, bir şey yok. Sen hiç, hiç arkana baktın mı? Ben baktım.
Ne oldu ablam?
Bir şey olmadı Şirin.
Hayır olsun yani.
Bir tatımızı keseceğim ben sizinle.
Dökeceğim ben hanımefendiye.
Ekipler.
Kes lan. Bırakın ya abi yapmayın abi.
Ağlama karı gibi oğlum. Bırak onu.
Abi kazandım sana getireceğim abi yapma abi.
Şaka seni.
Yok Vedat yok.
Şaka bulmadığını anlamışsındır herhalde. Vedat.
Yusuf abi Yusuf abi.
Ne oldu lan?
Bahsettiğim kız şu evden çıktı aşağı doğru yürüyor.
Tamam hadi kaybol.
Kaybol.
Bakın bakın abimize.
Nasıl? Maşallah maşallah. Değil mi?
Mehdat.
Kalk Mehdat kalk.
Anladın? Bırakın.
Ve dedim ve dedim.
Ne oldu lan eline?
Görünmez kaza diyelim.
Sen işe güce nasıl çıkacaksın oğlum bu halde?
Canım çok yanıyor.
Bilmiyorum.
Dur hele dur.
Ben biliyorum.
Seni şu eline de bir baktıralım.
Dernekte usulsüzlük yapmışım diye hakkında soruşturma başlatmış resmen.
Şeytan.
Bir de bu soruşturma bitene kadar tüm hesaplarım bloke. Hepsi bloke. Olacak iş
mi ya şu an bu? Olacak iş mi?
Ben biliyorum ama nedenini.
Resmen mecbur kalayım ona geri döneyim diye yapıyor ya. Bunların hepsi aynı ya.
Hepsi pislik.
Peki ne olacak şimdi Deryem?
Ne yapmamız lazım? Ne yapalım?
Bilmiyorum abi. Valla bilmiyorum.
Bir tane avukat bulmak lazım.
Zaten bir suçum bir günahım yok. Bir şey yaptığım yok yani. Elbette bir şekilde
ortaya çıkacak masum olduğum.
Mahalledeyim. Sana taksi işi ayarladım. Oh be.
Ya Allah ne büyüktür işte. Bak bir yerden alıyor bir yerden veriyor
herhalde. Ne oldu?
Ali benim taksi işini halletmiş.
Ne iyi adamdır bu ya. Abi valla çok sevindim. Gel.
Hepimizin işi açılacak inşallah.
İnşallah.
Ben bu avukat işini ona soracağım ama. Yok abi sorma istemiyorum kimseden
yardım. Kimseye de borçlu olmayalım lütfen.
Ben kendim halledeceğim bu işi tamam mı?
O zamana kadar da sana bir hesap açarız.
Kazandığımız paralar senin hesabında birikir olur mu?
Olur derim olmuş.
Sen nasıl dersin?
Ben şimdi şu iş görüşmesine gideyim. Bir şansımı deneyeyim derdimi anlatayım.
Belki şansım yaver gider oradan. Sonra haber veririm sana.
İnşallah güzel geçsin. Haber et benim.
Al bunu da al.
Geliyor.
Deryem.
Deryem sen... Bunu da al. Abi dur hepsini niye veriyorsun ya?
Bana lazım değil. Ya tamam paylaşalım da. Sen görüşmeye gireceksin hadi git.
Hadi beraber gidelim. Konuşamayacağım sadece.
Hadi iyi güzel geçsin hadi. Tamam haber ver.
E
hadi tamam
vay Civo.
Yani ben rafları dizerim.
Sonra temizlik yaparım yerlerine süpürürüm.
Kasaya da bakarım eğer öğrenirsem. Daha önce markette çalıştın mı hiç?
Yok hiç çalışmadım ama ben çok hızlı kaparım yani. Yok bir şey yok
yanlışlıklar düşürdük kusura bakmayın.
Benim şimdi öğretecek vaktim yok kızım.
Tecrübeli birini arıyorum.
Ben bir gün geleyim. Sen beni dene abi eğer olmazsa bir daha gelmeyeceğim yani.
Abi Dicle ablam çok çalışkandır. Hani bir kişi lazım dedin ama gerekirse ben
gelirim yetiştiririz.
Tamam.
Yarın belgelerini hazırla gel bir deneyelim.
Bak söz vermiyorum.
Dediğiniz gibi çalışacaksan.
Yok abi ben çok çalışırım. Hiç onlar şey değil de.
Bu belgeler derdin nedir ben onu anlayamadım. İşe giriş ve sigorta için.
İkamet kağıt, temiz kağıdı, nüfus örneği.
Ben o belgeleri nasıl alırım onu bilmiyorum da ben başlasam sonradan
halletsek olur.
Yok cezası var kızım uğraşamam ben.
Tamamdır.
Bol kazançlarınız olsun.
Gel Şirin.
Ya Şirin ben o belgeleri öyle ablama sormadan hazırlayamam.
Zaten o da bilseydi yani hayatta izin vermezdi benim çalışmama.
Ya haklısın ablam. Beni hele hiç almazlar. Cezaevinden yeğen çıktım ya.
Yani ne yapalım bir lokanta falan bakacağız mecbur.
Buluruz herhalde yani. Geç onlar da aynı bölgeleri gene isteyecek geri ama. Ne
yapacağız? Diclem.
Erkan.
Sen niye gene buralarda dolanıyorsun?
Öyle deme.
Öyle deme.
Şirin al bakalım kardeşim.
Sağ olasın abi.
Hadi bakalım.
Ben kenardayım. Siz rahat rahat konuşun.
Biz de tatlı yiyelim.
Tatlı konuşalım değil mi?
Gülcan.
Gelsene benimle biz şurada konuşalım. Gel.
Erkan.
Çabanı görüyorum Erkan.
Vallahi görüyorum çabanı. Ama böyle işleri daha da zorlaştırıyorsun sadece.
Biz akşam konuştuk seninle.
Diclem okuyacaktın ya sen. Şimdi nereden çıktı bu iş aramalar, iş bulmaya
çalışmalar falan ne oluyor?
İş lazım çünkü para lazım.
Hayat devam ediyor yani.
Sen de işine gücüne odaklansan çok daha hayırlı olacak.
Benim işim de gücüm de sensin ya Diclem.
Ayrıca paraya ihtiyacın yok senin. Ben elinden geldiğince yardım ederim
hepinizi. Hem bak görüyorsun iş bulmak da o kadar kolay bir şey değil.
Beni bırak.
Gerçek beni bırak bak sen o kadar derdin var.
Git bağır çağır rahatla at içinden.
İşine bak.
Bu proje çok önemli senin için.
Sen beni anlamıyorsun değil mi?
İşimde gücümde sensin karımsın sen benim. Her şeyimsin ailemsin ya.
Bırakabilir miyim ben seni?
Bırakamam.
Yapamam tamam mı?
Sen beni tanıdıktan sonra ne kolay oldu ki senin için.
Sen beni tanıdığından beri hep sıkıntı çekiyorsun sen kendin söyledin. Ya ama
bak. Sen kendini kandırıyorsun bak yapma.
Öyle demek istemedim ben. Ben sadece dert oluyorum sana.
Yapma kurban olayım. Dişli ama bak. Şirin gel.
Dişli. Gel abla.
Allah'a emanet ol.
Geç.
Ablam hem bu kadar üzülüyorsun hem de niye Erkan abiye böyle davranıyorsun?
Şimdi benim yanımda kalırsa yine kendi derdini unutacak.
Benimkiyle uğraşacak Şirin.
Onun dünyası başına yıkıldı gece.
Yapma. Kendi yaralarını sarsın.
Daha iyi olacak öyle. Üzme kendini ne olur.
Bir şey yap.
Bir şey yap.
Bak şu an param yok ama mutlaka ödeyeceğim. İş bakıyorum zaten.
Bana açtığı dava tamamen saçmalık. Tek bir usulsüzlüğümü bile bulamazlar
biliyorsun zaten.
Yıllarca orada müdürlük yaptım. Her şeyin kaydını tuttum ya ben.
Bak bana yardım edecek misin?
Senden başka tanıdığım avukat yok biliyorsun.
Arayacağım seni.
Kusura bakmayın beklettim biraz buyurun. Yok estağfurullah olur mu?
Direkt lafa gireceğim ben.
Durumunuzu inceledik. Sizi maalesef işe alamayacağız.
Nasıl yani? Her şey tamam demiştiniz.
Yüz yüze görüşelim dememiş miydiniz? Ben mi yanlış hatırlıyorum?
Biz eski çalıştığınız derneği aradık.
Hakkınıza soruşturma açılmış.
Beyefendi iftira.
Yalan. Çok ciddi söylüyorum. Lütfen inanın bana. İftira. Biz o kadarını
bilemeyiz. Sonuçta ispat edilmiş bir suç yok değil mi ortada?
Zaten dava sonuçlandığında suçsuz olduğum ortaya çıkacak.
Bakın beyefendi.
Benim işe ihtiyacım var.
Çok üzgünüm. Lütfen.
Ya kimi tecrübe diyor, kimi diploma.
Biri de para yok diyor. Biz bu işi nereden bulacağız abla?
Yapacak bir şey yok ablam.
Allah bir kapıyı kapatır, diğer kapıyı açar yani.
Elbet bir yerde bize de ihtiyaç vardır ama.
Dur bakalım, hayırlısı.
Bacım hayırlı günler.
Hayırlı günler kardeş.
Ya ben sizi gördüm de, böyle dükkan dükkan geziyordunuz bayağıdır.
Yani siz iş arıyorsunuz galiba ha?
Doğrudur bizi iş arıyoruz da sen kimsin?
Bacım beni yanlış anlama ha. Ben de mahallenin çocuğu.
Bak benim ablamın aşağıda putiği var. Eleviyon putik bir de gelen giden de çok
oluyor ha.
O da kız kendine yazık ne ne bileyim yardımcım hayatında bir şey arıyordu.
Ben de sizi şimdi böyle görünce gelin bir gider konuşacak isterseniz ha.
Dikiş işi mi? Ya dikiş de var ya. Dikiş, nakış, kıyafet ne bileyim tükan
temizliği. Kardeş tamamdır çok güzel de sen bizi tanımıyorsun yani.
Biz de seni tanımıyoruz. Bu nereden çıktı böyle?
Erkan yolladı seni değil mi?
Erkan? Vallahi Erkan yolladı seni. Yok. Vallahi yok. Yemin ediyorum ben Erkan'ı
tanımıyorum. Benim niyetim öyle sadece size iyilik muayetine değil.
Benim ablamın işi de görünsün diye diyorum ben.
Ama tabii siz bilirsiniz. Ben daha ne diyeyim? Gidin orada dükkanlar var.
Gezin her birine bakın.
Bulabiliyorsanız iş bulursunuz.
Daha ne diyeyim ben?
Gidelim abla bir soralım.
İyi peki derim soralım bakalım Şirin.
Zaten bu kadar kapı çalmışız yani bu ablanınkini de çalarız yapacak bir şey
yok. Öyle değil.
Yusuf ben bu arada.
Dicle.
Bu da Şirin benim kız kardeşim sayılır. Ben de onu oldum.
Buyurun gidelim.
Tamamdır. Yakındır zaten ha. Biz yürürüz zaten bir şey olmaz.
Bir şey olmaz ya. Ne kaybedersin?
Bakalım.
Ne yapıyorsun?
Ne kışına kurban oldum?
Bak.
Sana eleman getirdim. Gel şimdi.
Kolay gelsin abla. Kolay gelsin. Sağ olun hoş geldiniz.
Ne elemanı Yusuf?
İş arıyorlardı işte.
Senin elemana ihtiyacım var ya abla.
O mahiyette yani.
Ya velaydı konuşun.
He ya elemana ihtiyacım var ama vallahi ikinizi birden alamam sadece birinizi
alabilirim. Benim dükkan çok para kazanmıyor çok da para veremem ama.
Yok abla hiç önemli değil olur öyle şey ya.
Birimiz bile işe başlasa bize yeter yani akşama kadar birkaç kuruş kazansak.
Öyle çok işe ihtiyacımız oldu da acil biraz.
Dikiş biliyor musunuz? Ben bilirim dikiş.
He tamam işte. Güzel güzel.
Satılan kıyafetlerden de üç beş kuruş Şirin'e verirsin değil mi?
Veririm elbette niye vermeyeyim? Tamam dikişini öğrenirsin.
Bak ablam bugün sabaha kadar nakış yapacak. Öyle değil mi abla?
Öğretirsin değil mi?
Öğretirim tabii ya. Sen hiç merak etme ben sana her bir şeyi öğretirim Şirin
kız.
Yavaş yavaş başlarsın meslek sahibi olursun. Bakarsın yanına da bir dükkan
sen açarsın. Şirin'im sen burada işe başla. Tamam ablam.
Ben de yani kendime başka bir iş bakanıyım bulacağım inşallah. Tamam.
Abla ben sana bir şey diyeyim. Allah'ıma ben onu da düşündüm.
Yemin ediyorum abla.
Benim hemen köşede başka bir arkadaşın daha yeri var. O da kendine tezgahtar
arıyor ha.
Ama bugün müsait değil istersen yarın konuşurduk.
Vallahi. Şey onlar böyle hani yeni gelen işe belgeler istiyorlar ya onlardan
istiyor. Yok ablam ne belgesi ya. Kağıt, evrak, mevrak hiçbir şey yok. Benim
arkadaşım ya böyleyiz çocukla ya.
Ama o tabii haftalık veriyor günlük değil.
Tabii. Yok olmaz ama. Çünkü çok acil paraya ihtiyacım oldu diye zaten biz
böyle koşturduk.
Ama sağ olasın yani.
Sen de hakkını helal et abla. Vallahi sağ olasın.
Şirinim. Sen burada işe başla. Çalış güzel güzel. Tamam mı? Benim bugünlük
aklımda bir şeyler var. Bir düşüneceğim. Tamam. Tamam mı?
Aklım çok sende.
Dikkat et. Sağ olun. Tekrar hakkınızı helal edin. Allah'a emanet olun. Ya ne
demek ya? Bir şey olursa şey. Tamam.
E hadi.
Çalışın değil mi?
Ha Şirin? Hadi bakalım, hadi.
Kolay gelsin amca. Hoş geldin delikanlı. Buyur, ne bakmıştın? Akşam bir davet var
da ben bir takım bakıyorum amca. Yardımcı olabilir misin bana? Elbette.
Senin gibi yakışıklı bir delikanlıya takım bulmak kolay. Sağ ol amcacığım.
Gray takımımıza bakar mısın?
Ama başka renklerde tercih edersen onlar da olabilir. Yok olur, olur. Bir bakayım
ben buna.
Bir ceketi deneyebilir miyim? Tabii ki. Ben tutayım onu. Teşekkür ederim.
Bu
kadar
mı bu?
Fiyat yüksek geldiyse şu tarafta daha uygunlar var. İstersen onlara da
bakabilirsin. Yok amcacığım ondan demedim.
Güzeldir. Yerli malı.
Hem... Bir sefer kullanıp atmalık değil. Sen ne derse giyebilirsin.
Yok yani doğru söylüyorsun da bu benim her zaman giydiğim kumaşlardan değil.
Ondan bir kararsız kaldım. Ama alışırım herhalde.
İnsan alışmazsa hep aynı yerde kalır evlat.
Bazen yenilik şarttır.
İnsan bazen kendinde hiç bilmediği tarafı da keşfedebilir.
Ne güzel dedim be amca.
Bu Zübeyir'i, itini biz ne zaman yakalatacağız?
Ya şimdi onların eline çaktırmadan yaklaşmak lazım. Ben peşlerindeyim,
merak etme. Biraz sabır.
Sen inşallah beni oyalamıyorsun ha.
Ben sana hâlâ güvenmiyorum.
Güveniyorum bence.
Sen benim gözümde gördün gerçeği.
Yoksa dün yapardın yapacağını, beklemezdim böyle.
Senin...
Hayır ola yüzün düşük. Sevinmedin mi sen bu taksi işine?
Sevindim sevindim. Sevinmez olur muyum Allah razı olsun.
Aklım deryada.
Ne oldu deryaya?
Yok bir şey ya.
İş güç koşturuyor ya.
Ona takıldım.
Ah beni bir hatırlasa ben onun ayaklarına dünyayı sererim de.
Ne istiyor derya? Ne yapayım onun için?
Vallahi... Hiçbir şey yapamazsın.
Derya da öyle işine karışılmasını hiç sevmez.
Taksi işi ayarladın yeter de artar.
Ben ne kadar kazanırsam o da o kadar rahat edecek.
Eyvallah.
Taksi bu.
Ya Civan.
Sen şunu alsana.
Ben kazandım diye verirsin Derya'ya.
Sen ne yapıyorsun?
Koy o parayı cebine.
Benim de bir gururun var değil mi?
Taksi buldun yeter tamam ağartma.
Kendim çalışıp kazanırım.
İyi.
Al.
Hadi işin gücün nasıl gitsin.
Sağ olasın.
Allah Allah ya sen şimdi köşkten çıktın Ertan'ı da terk ettin öyle mi?
Peki niye Dicle'cim niye?
Yani siz her şeye rağmen birbirinizi çok güzel seviyordunuz.
Ve herkese rağmen birbirinizin arkasında çok güzel durdunuz biliyor musun?
Yani ne oldu da olaylar buralara kadar geldi?
Bir günden bir güne Fikret'i aramadım asla.
Ama Esat her gün gözümün önünde Fatoş'u aradı.
İnce Hanım bana kendisiyle ilgili bir şeyler anlattı Fatoş Hanım.
O bir sır saklamış ailesinden.
Saklaya saklaya da ömrü yalana dönmüş.
Yani kurban olayım bana ne olduğunu sorma ölürüm gene sana söyleyemem.
Ama o sır döndü dolaştı geldi.
Benim boynuma pranga oldu.
Köşk yine beni mutsuzluğuna çekti, yalanlarına çekti.
Benim kendi mutluluğumu da ellerimden aldı.
Yani... Ben senin bu zamana kadar ağzından çıkan her lafa sorgusuz sualsiz
inandığım dişle güvendim.
Bir kere bile ya, bir kere bile acaba doğru söylüyor mu demedim.
Ama artık sen de herkes gibisin işte.
İşittiğim lafama üzüleyim.
Erkan'ımı kaybettiğime mi yanayım bilmiyorum.
Tek bildiğim şey ben İnci Hanım gibi böyle yalanlarla çevrili bir yerde var
olamam. Ben öyle yaşayamam yani yapamam.
Yok yaşayamazsın ben seni tanıyorum biliyorum. Doğru.
Peki bu ayrılığı şu anda aile dışında kimse bilmiyor öyle mi?
Erkan proje için saklayacağız dede.
Yani ben bunu da anlamıyorum ki. Zaten yalan kötüdür. Bir de artık benim hangi
yalanı söyleyeceğime de gene benim adıma birileri karar veriyor.
Anlayacağım ben çok bunalmışım Fatoş Hanım. Gerçek vallahi sen de kusura
bakma tamam çok bunalmışım.
Yok tamam tamam tamam. Dicle'cim canım benim tabii anlıyorum. Tamam ben seni
daha fazla bunaltmayacağım. Bu konuyu da artık kapatıyorum tamam mı?
Ayrıca hiç merak etme anlattıklarım bende kalır. Benden laf çıkmaz.
Sağ olasın.
Sen şimdi akşam için seni hazırlamamı istiyorsun öyle değil mi?
Yani yok.
O da var aslında da ben... ...başka bir şey rica edeceğim de senden.
Ne isteyeceksin söyle.
Fatoş Hanım benim... ...çok acil paraya ihtiyacım var.
Yani sadece şey diyecektim senin evini böyle silip süpürsem sen de bana
gündelini versen olur. Yok gerçek ben zaten biz yeni başka bir eve çıktık da
oraya bir tüp lazım oldu ben onu alacağım diye başka şeyden değil yani.
Ama Dicle'cim yani hiç olacak şey mi sen burayı temizleyeceksin?
Hayır kesinlikle sen ne kadar para lazım bana söyle ben sana çok para
verebilirim. Yok ben öyle çok para zaten istemem Fatoş Hanım zaten bana
çalıştığımı versen yeter.
Ben kaç tane iş bakanım da bir türlü bulamadım diye ben sana söyledim. Hem
ben evini silip süpürürüm.
Sen de bana akşam için anlatırsın ne anlatacaksın.
Kurban olayım kırma beni bak ne olur.
Olur anlaştık tamam peki.
Sağ olasın.
Ben her yeri silip süpürürüm yani hiç şey yapmam.
Sizin hiç tutanmanız yok mu İnce Hanım?
Ne oluyor burada?
Havva kim içeri aldı bunu?
İnci Hanım ben aldım. Çok önemli olduğunu söyledi. Önemli tabii önemli.
Bir insanın ekmek parasıyla geleceğiyle oynamak önemli.
Siz hangi akla yapıyorsunuz bunu?
Ne oluyor?
Ne oluyor?
Annem beni mahkemeye vermiş. Tüm hesaplarımı da bloke ettirmiş.
Niye? Mecbur kalıp derneğe döneyim diye değil mi?
Nasıl yapmadım böyle bir şey de anne?
Yahu yapmadım tabii ki de.
Şüpheli bir şey görmüş ki avukat gereğini yapmış.
Allah Allah.
Sizin derdiniz başka ama benimle.
Biliyorum ben.
Biliyorum İnce Hanım.
Yıllarca hatırlamayayım diye bana ilaç içirdiğimize.
Her şeyi biliyorum. Ne?
Doğru mu bu anne?
Anne doğru mu bu? Yok öyle bir şey.
Delirmiş bu. Hiç de delirmedim ben. Hiç de delirmedim.
15 yıl boyunca hafızamı, hayatımı, her şeyimi kontrol altında tuttunuz.
Şimdi sizden kurtulmaya çalıştığım için hayatımı mahvetmeye çalışıyorsunuz
resmen. Seni kurtarmasam yaşayacak bir 15 yılın olur muydu? İyi düşün bakalım.
Nankör şey.
Bakın.
Neyi hatırlamamdan korkuyorsunuz onu bilmiyorum.
Ama bir gün hatırlayacağım.
Hatırladığım gün de buraya geleceğim. Taş üstünde taş bırakmayacağım.
Siz o mahkemeyi falan da unutun bu arada.
Kazanamayacaksınız. Hadi bakalım hodri meydan.
Çok pis savaşacağım sizinle. Çok pis.
Bekleyin. Derya ne oldu? Derya bir gel.
Sen ne yapıyorsun sen?
Senin derdin ne? Anne!
Sen var ya aynı babam gibisin.
Zamanında Erkan'ı getirmek için yaptığın işini... ...şimdi Derya'ya mı
yapacaksın?
Uzak duracaksın anne Derya'nın. Uzak duracaksın. Aziz sen uzak duracaksın bu
kızdan. Duydun mu beni?
Uzak durmazsan...
Böbreğiyle pazarlığa oturduğunu öğrenir bu kız. Tamam mı?
Öyle mi? Öyle.
Yalnız hatırlatırım. Bu haledeki tek oğul benim. Ona göre. Beni tehdit
ederken bir kere değil iki kere düşüneceksin bundan sonra.
Bak oğlum.
Şimdi aç kulaklarını.
Tamam mı? Beni çok iyi dinle.
Senin iyiliğin için söylüyorum ben bunları.
Bu ilaç falan dediği şeylerin de tamamı yalan.
Yahu bu kızın geldiği günü. Benim onu kurtardığım günü hatırlarsan eğer. Onun
nasıl bir pislikten geldiğini de tahmin edebilirsin.
Bak çocuğum.
Bu kızın geldiği yerde.
Kendisi de belanın ta kendisi.
Sana yalvarıyorum.
Uzak dur bu kızdan.
Vallahi ben belayı severim anneciğim. Sen çok iyi bilirsin.
Beni doğuran kadından belli.
Nema problema.
Derya. Derya.
Derya.
Ne var?
Buldun mu bir şey?
Uygunsan buluşalım.
Tamam konum at geliyorum.
Tamamdır atıyorum.
Alo Nedim Bey.
Bir numara göndereceğim size. İş için arayacaksınız.
Sanki size daha önceden başvuru yapılmış gibi.
Tamam mı?
Harika ben haber bekliyorum sizden.
Tamam hadi görüşürüz.
Derya gitme Derya.
Gitme.
Evet, şimdi bu akşam bir konuşma yapacaksın. Ve kürsüye
çıkacaksın. Muhtemelen kürside bir mikrofon olacak.
Sen o mikrofona karşı nasıl böyle konuşursun, nasıl durursun?
Ben o şey... Bismillahirrahmanirrahim.
Hoş gelmişsiniz, sefalar getirmişsiniz diye başlarım öyle düşündüm.
Hepinize geldiğiniz için teşekkür ederim.
Çok yeterli.
Ayrıca mikrofona eğilmene de gerek yok. Yani sen dik dur, mikrofon ortamdaki
sesi zaten alır. Sen böyle başın dik, gözlerini salonda gezdirerek ve
gülümseyerek konuş.
Yaptım diye düşünürüm. Daha minik bir gülümseme. Dudakların kapalı. Böyle
dişlerini göstermeden gülümseyebilirsin.
Çok güzel.
Bak Dicle'cim böyle gecelerde insanlara ne çok samimi ne de çok mesafeli olmamak
gerekiyor.
Nasıl yani?
Yani şöyle bak göstereyim sana. Ver bana elini. Ver. Bir çalışalım seninle.
Dur. Tek elini şöyle.
Şunu şöyle.
Şöyle. Tamam şöyle tut.
Çok güzel.
Hoş geldiniz Dicle Hanım.
Hoş bulduk Fatoş Hanım.
Çok güzel, çok güzel.
Peki, mesela birileri geldi sana sordu mesela Dicle Hanım nasılsınız
dediler. Nasıl cevap verirsin?
Çok üzgünüm ama inşallah geçecek.
Dicle. Çok fazla ayrıntıya girmezsen iyi olur.
Bu tip durumlarda daha kısa ve net cevaplar seni daha çok kurtarır inan ki.
İyiyim sağ olun siz desen çok yeterli.
Zaten inan ki bu tip ortamlarda kimse kimsenin nasıl olduğu ile gerçekten
ilgilenmiyor.
Fatoş Hanım.
Yani sizin bu görgü dadınız aslında kibar yalandır değil.
Yani hiç gerçek konuşmayacağız. Hep böyle görgülü olacağız o zaman.
Hoş geldiniz.
Haber verseydiniz keşke bir hazırlık yapardım. Temizlik sırasında geldik
sanırım. Olsun canım hiç önemli değil. Buyurun buyurun. Buyurun geçin. Buyurun.
Hoş geldin. Hoş geldin. Hoş geldin canım. Gel.
Buyur.
İnci'nin gelini değil mi o?
İnci'nin gelini sana temizliğe mi geliyor?
Ay yok canım.
Allah.
Biz böyle bazen bir araya geliyoruz.
Dedikodu yapıyoruz, temizlik yapıyoruz falan.
Spor gibi aynen. Sohbet arada falan. Öyle.
Allah Allah. Böyle akım gibi bir şey mi?
Yani çekiyorsunuz, sosyal medyada falan mı yayınlıyorsunuz? Aynen öyle.
Aynen. Canım benim tekrar hoş geldiniz. Ne yersiniz ne içersiniz. Siz rahatınıza
bakın ben geliyorum hemen.
Gel. Gel Fikri'ciğim. Gel canım. Bayağı temizlik yapıyor.
Ne içmek istersiniz?
Nasıl istersiniz kahvelerinizi?
Gel gel. Fikri'ciğim böyle yanlış anlaşılmadı değil. Yine birine ne
dedilerse. Ay yok canım.
Bak bu sulakları kandırmak bu kadar kolay işte.
Oturuyorlar. Bak ben sana söyleyeyim bunlar var ya yarın temizlik videosu
çekip sosyal medyada yayınlayacaklar.
Gerçek. Gerçek.
Al bakalım. Bu senin.
Bunu sen kazandın.
Sağ olasın.
Fatoş Hanım bu çok para.
Yok gerçek benim bu kadarına ihtiyacım yok ki yani.
Vallahi gerek yok. Ben içinden şöyle şu kadar alsam bu tüpe yeter yani sağ
olasın.
Hakkını helal et.
Helali hoş olsun.
Ama sen bana gelmeye devam et tamam mı?
Tamam anlaştık. Sen giyin çık ben şunları oyalayayım. Hadi. Tamam.
Geçici kimlik belgesi.
Erkan Andıra.
Boş mu?
Gel abim gel.
Nereye gidiyoruz abi? Taksim'e gideceğiz. Taksim.
Hemen yazalım.
Haritası da hiçbir yere gidilmiyor.
Doğan.
Efendim ben şu an çalışmıyorum inebilir misiniz?
Şu an mı çalışmıyorsun? Şu an çalışmıyorum insana zannet.
Ya bütün gün bekleyeceğiz. Lan in diyorum sana in. İn.
İn hadi.
Ha ineyim bari de. Neyse ineyim. Konuşma lan. Hadi. Ha var ya.
Kendin kapatırsın kapını da. Lan nasıl?
Tipim.
Aha gidiyor.
Abi, sordum soruşturdum.
Zübeyir Çakalı'nın adresi bu.
Abi, kaç şey diyeceğim. Sen uyuyan yılanı niye uyandırıyorsun?
Yenge alıp gideydin ya.
Derya'nın abisinin her şeyi olduğu gibi anlattım Turgut.
Bir tek Esat'a izin söylemedim.
O da haliyle Zübeyir'den kardeşinin intikamını almak istiyor.
Ben de yardım edeceğim.
Canıma minnet.
Abi şimdi inşallah işler senin istediğin gibi gider de bu Zübeyir'i biliyorsun.
Boş adam değil. Senin başına bir şey gelmesin de. Sen beni merak etme oğlum.
Sen akşamki görevine odaklan. Kurşun askeri. Abi tamam yani o iş bende. Biz
dünden hazırız. Dünden hazırız da bir şey.
Diyeceğim kızmak yok.
Abi ben sana hayret ediyorum ya. Sen ne kadar sabırlısın abi ya. Ne kadar
sabırlısın ya. Gebertelim gitsin bu herif ne uğraşıyoruz abi. Ya Turgut sen
kolaya ne kadar alışmışsın ya.
Ne kadar alışmışsın kolaya hemen öldüreceksin ya. Ne olur o abi.
Allah Allah.
Ya oğlum yemeğimizden bir önce oynayalım.
Sonra yeriz.
Hem düşünsene bak bu lavuk.
Babasının deryaya yaptıklarını öğrense.
Delikanlıysa. Çeker, vurur herifi.
Babası mezara, o itte hapse.
İttihamcı omağı hazırla.
Hadi, sen uza.
Yarın Zübeyir baskınına hazır ol.
Yani siz arayınca ben şaşırdım açıkçası. CV'mi falan da attığımı hatırlayamadım
ama. Aldur Yaşam Merkezi'nde görev yapmış eski hocalardan biri önermiş
sanırım sizi.
Biz de inceledik.
Orada yaptıklarınız gerçekten takdire şayan.
Rehberlik öğretmeni olarak bize değer katacağınıza inanıyoruz.
Eğer kabul ederseniz biz sizinle çalışmak isteriz.
Ben çok isterim tabii çok isterim çok mutlu olurum.
Teşekkür ederim sağ olun.
Ama sizin soruşturmadan haberiniz var değil mi?
Evet var ama insan suçluluğu ispat edilene kadar suçsuzdur.
Ne güzel böyle düşünmeniz. Sağ olun.
Sizin için de uygunsa sözleşmemizi imzalayalım. Ben çok isterim.
Detayları daha sonra konuşuruz.
O zaman hayırlı olsun. Hayırlı olsun diyelim.
Çok hızlı oldu.
Çok memnun oldum. Çok sağ olun. Görüşürüz.
Çok şükür.
Bizimkileri haber vereyim.
Ben hiçbir şey sormadım ki. Yarın kaçta geleceğim?
Odam neresi?
Evet Tahir Bey.
Derya Hanım ile sözleşmemizi imzaladık.
Hayır, hayır.
Hiçbir şeyden şüphelenmedim. Hatta yarın işe başlayacağım.
Alayım ben o telefonu. Ya Derya Hanım.
Ya yeter ya yeter ya yeter. Siz nasıl insanlarsınız ya?
Annen ne istesen de olsun resmen hayatımı yönetmek için bir savaşa
girmişsiniz. Ama kazanamayacaksınız. Bitti.
Kazanamayacaksınız.
Nerede? Nerede sözleşme?
Alayım ben onu.
Derya Hanım.
Resmen yüzüme baka baka yalan söylüyorsunuz.
Kusura bakmayın.
Kusura bakmayınmış.
Allah kahretsin ya. Ben ne yaptım şimdi?
Ulan Nariye.
Ulan biriniz de işi doğru düzgün yapsın ya.
Ne oldu ya? Kötü bir haber mi var?
Yok asıl sen adamı bulamadıysan kötü haber o.
Şimdi şöyle.
Ben birini bulamıyorsam ya öyle biri yoktur ya da hiç bulunmaması
gerekiyordur. Yapma ya.
Öyle mi?
Sen o kadar güçlü bir adamım diyorsun yani.
Bana sökmez bunlar.
Böyle karşıma geçip elim boş bana güçlü adama ya çekemezsin sen.
Öncelikle boş yapmıyorum.
Elim boşta gelmedim.
Ama önce küçük bir tavsiyede bulunmak isterim. Uyarsın uymazsın o senin
bileceğin iş.
Bence sen bu herifin peşini bırak.
Öyle mi?
Yani üstün başın kirlenmesin. Yok ben korkmuyorum. Kirlensin diyorsan da o
zaman sana bazı malumatlarım var.
Senin bu araştırdığın hanımefendi var ya.
Bak dikkat edersen ismini zikretmiyorum.
Aramızda çünkü yani yerin kulağı var. Evet evet hadi.
Bu hanımefendi zamanında bir cinayete tanık olmuş.
Başına ne geldiyse de ondan sonra gelmiş.
Yok artık ben inanmam buna.
Ne alaka der ya?
Bak dikkat edersen ben ismini zikretmedim. Sen söyledin. Tamam lan
kes. Bok şu havalı pozları. Boş yapma bana.
Sen nereden öğrendin bunu? Bana onu söyle asıl.
Her ormanda bir kuşumuz var bizim.
Şimdilik bu kadar üttü.
İstersen diğer ormanlarda gezeriz.
Sen çok düşünüyor musun ya bu aforizmaları?
Nereden buluyorsun sen böyle şeyleri?
Al sen şunu.
Al al çekilme.
Sen şimdi aradan çekiliyorsun. Ben sana bir şey olursa haber vereceğim.
Hadi bekleme yapma.
Triplere bak ya.
Neyi hatırlamamdan korkuyorsunuz onu bilmiyorum.
Ama bir gün hatırlayacağım.
Hatırladığım gün de buraya geleceğim taş üstünde taş bırakmayacağım.
Bu kızın geldiği yerde.
Kendisi de belanın ta kendisi.
Şimdi buradan kalktığım gün seni de Fikret'i de öldüreceğim biliyorsun değil
mi bunu ha?
Sonra da suçu başkasının üstüne mi yıkacaksın?
Ne de olsa yapmadığın şey değil.
Sen beni dün arayacaktın, dün.
Anlamı yok artık şu an. Ya Menekşegül, bak ruhumun çiçeği.
Yemin ederim bak ben dün kendimde değildim, iyi değildim ya.
Ya senin başına ne geldi ki dün? Asıl ben kendimde değildim.
Ailem dağıldı benim be. Senin ailen benim Nilüfer. Senin ailen benim. Sen
önce bir sakin ol ve beni bir dinle ya.
Ya yol ver de geçsin hangi ayısı arkadaki.
Tahmin ettiğim gibi trafik magandasıymış. Ayıymış arkadaki.
Çok ayıp. Ağzına yakışıyor mu böyle laflar Nülüfer?
Hadi adama söyle durdursun arabayı hadi.
Söyle durdursun.
Kardeşim şu arabayı bir durdur.
Hayat mavat meselesi bak. Allah aşkına bak biz eski iki arkadaşıyız. Durdurur
musun arabayı?
Durdursana kalbini kanacağım artık ha. Nülüfer söyle durdursun.
Atlatalım mı Nülüfer Hanım? Ya da polisi arayayım mı?
Hadi amca oğlu dur dur. Hadi.
Bak önemlidir.
Münifer!
Seni ferman seni.
Seni gidi seni.
Abilerin hobisi.
Bak sana yemin ediyorum var ya. Sen ne dediysem onu yaptım ha.
Sabaktır senin bu bacının peşine düşmüşüm ha.
Nerededir Dicle? Abi halk eğitim merkezi 16 numaradayım ben. Sen bekle orada.
Adreti bana gönder ben geleceğim yanına. Gönderiyorum abi şimdi ben sana konum.
Haydi abi.
Haydi abim, haydi mal olin mal.
Seni mal olin mal.
İncimler.
Kolay gelsin. Sağ ol, hoş geldin.
Öğrenci kayıt bürüm.
Buyurun kime bakmıştınız?
Kolay gelsin ben kayıt yaptıracaktım da. Hem kendim için hem arkadaşım için.
Tabi tabi buyurun oturun lütfen.
Tamamdır sağ olasın.
Ben kimliklerinizi alayım arkadaşınızın ve sizin kayınızı oluşturalım. Tamamdır.
Benim kimliğim yanımdadır ama arkadaşımınki kendisindedir. Bir şey
olur. O zaman yalnızca sizin için oluşturabiliriz. Arkadaşınızın kimliği
yoksa maalesef bir şey yapamıyoruz.
Tamamdır. O zaman ben arkadaşımla gelsem siz onun da kaydını açarsınız değil mi?
Tabii ki. Olur. O da çok heveslidir yani okumaya.
Tamamdır. Yan tarafta fotokopi çektirebilirsiniz.
Fotokopi? Evet. Fotokopi çektireceksiniz. Yağmur Hanım.
Kolay gelsin. Teşekkür ederim.
Tamamdır.
Şimdi ben kimliğimi verdim. Paramı ödeyeceğim. Benim kayıt tamam değil.
Evet bir de oryantasyona katılacaksınız.
Oryantasyon nedir?
Şöyle aslında kurs başlamadan önce yapılan bir hazırlık.
Yani ders saatleriniz, bu devamsızlık hakkında bilgiler, aynı zamanda sınıf
arkadaşlarınız, sınıflarınız hem böyle tanışmış gibi olacaksınız hem de
kaynaşacaksınız. Çok güzel.
Tamamdır.
Buyurun. Teşekkür ederim Yağmur Hanım.
Dicle Hanım bir de kurs için kullanılacak malzemelerin ücreti var.
Bin TL.
Bin TL tamamdır.
Şöyle bakayım.
Parayı nereye koydum?
200 400 600
Bu parayı kazanacağım diye o kadar çok çalıştım ki.
Gittim temizlik yaptım ama kazandım yani.
Demek kazandığınız ilk parayla kursa yazıldınız.
Doğrudur öyle oldu.
Tamam. Teşekkür ederim.
Sağ olun.
Tamamdır. Ben kaydınızı açıyorum.
Dicle Aldur.
Doğrudur. Tamamdır Dicle Hanım. Ben kaydınızı oluşturuyorum zaten. Siz
oryantasyon için bekleyebilirsiniz. Yarım saat sonra başlayacak.
Dışarıda çay kahve istediğinizi içebilirsiniz.
Tamamdır.
Kolay gelsin. Sağ olun. Teşekkür ederim. Sağ olun.
Alo Erkan.
Nasılsın Dicle?
İş bulabildin mi? İyiyim.
Niçin sordun?
Merak ettim. Yani neredeyse gelip alayım seni.
Ben çok şükür iş bulmuşum.
Kendimi de halk eğitime yazdırdım. Birazdan da oryantasyonuma gireceğim.
Oryantasyonun bitince tamam. Ben yakınlardayım zaten. Gelip alırım seni
oryantasyonun bitince.
Tamamdır ama benim oryantasyonum bitmeden gelme yani. Öyle ilk günden
devamsızlık yapamam.
Yok yok gelmem.
Merhaba. Kolay gelsin, buyurun.
Kayıt odası nerede acaba?
Kayıtı yaptıracağım da.
Kayıtı şurada yaptıracaksınız, bu odada. Öyle kimliğinizi vereceksiniz, fotokopi
çektireceksiniz. Tamam, teşekkür ederim. Göstereyim size ben.
Teşekkürler. Burasıdır.
Teşekkür ederim.
Merhaba.
Kayıt yaptıracaktım da ben. Tabii buyurun.
Oturabilirsiniz.
Vallahi hiç öyle yavru kedi gibi bakma bana.
Affetmedim seni daha.
Ya bak beni affet diye sana bütün İstanbul'u gezdirdim. Bütün İstanbul'u.
Gerçi benim için de iyi oldu. En azından ben de görmüş oldum. Daha iyi anlamış
oldum.
Neyi?
Sen İstanbul'dan daha güzelsin.
Vallahi boş laflar bunlar Civan. Çok üzdün beni ya.
Tamam vallahi bilerek olmadı. Yanlışlıkla oldu.
Bak haber vermedim değil. Veremedim.
Allah aşkına kızıma. Söz bir daha olmayacak. Bir daha olursa yüzümü
göremezsin zaten.
Yani Menekşe gözüm.
Yanlış anlama da.
Bu arada sen de beni çok üzdün ha.
Allah Allah. Ne yapmışız biz paşamıza? Öyle paşamız falan alay etmedim de.
O sibop kapayla gördüm sizi.
Kim ne?
Kaç tane Sibok kapağı var? O binanın önünde gördüm sizi. Koray Koray.
Sen onu mu diyorsun ya?
Civan'cığım.
Ben onun şirketinde işe başladım ya.
Hani ailemden bağımsız para kazanmam gerekiyor ya bizim evlenebilmemiz için.
Doğru. Evleneceğiz biz hala değil mi?
Evleneceğiz.
Tamam.
Çalış.
Çalışmanla ilgili bir problem yok ki.
Ne yani memlekette başka şirket mi kalmadı ya? Bak onun eli kolu çok
oynuyor böyle sana dokunuyor falan kıracağım elini ya. Aa sen ona bakma ya.
Bana bak bana bana bakacaksın sen.
Tamam konuyu kapatacaksın uzatmayacaksın lütfen.
Valla ben böyle bir şey yapamam. Ben bir şeylerin hazretleri değilim.
Peygamber sabrı da yok bende kusura bakma ya. Valla benle evlenmek
istiyorsan o zaman güveneceksin bana.
Tamam mı? Benim işime karışmayacaksın. Ha diyor sanki eğer yok ben öyle yapamam
o zaman bu işi yollatırken dövelim bitsin gitsin madem öyle. Tamam gözümün
nuru Allah Allah atar gider yapmam ben ya.
Atar gider yapma. Sakin ol. Anladık.
Elini kolunu sen kıracaksın bir şey olursa. Aynen.
Ben de dayanabildiğim kadar dayanacağım. Allah bana güç sabır versin ne diyelim.
E iyi.
Şu evi ne zaman göstereceksin bana?
E nasıl?
Lan bacım ter bas lan.
Yok öyle değil.
Hayır evlenmeden olmaz o.
Lan.
Yanlış anladım.
Vallahi özür dilerim yanlış anladım. Kusura bakma.
Tamam gülme.
Olmaz. Yanlış anladım. Özür dilerim.
Vallahi yanlış anladım.
Derslerimiz haftada dört gün olacak.
Çoğunuz hem çalışıp hem okuyacaksınız biliyorum ama mümkün olduğu kadar
dersleri aksatmamanız önemli.
Şimdi sırayla sizden başlayalım. Tabii hocam.
Ben Başak Ortatepe.
Üç çocuk annesiyim. Evliyim.
Ailem okutmadığı için okuma yazma bilmiyorum hocam.
Çocuklarım okula gidip gelirken onları hep görüyordum. Şimdi inşallah onlarla
beraber ben de okuma yazma öğrenmek istiyorum.
Çok güzel, hoş geldin. Şimdi seni tanıyalım.
Ben Dicle Aldur.
Buraya çok uzak bir köyden evlenip geldim.
Okumak için nasip olmadı.
Ama şimdi olacak inşallah.
Hoş geldin Dicle'cim.
Hoş bulduk.
Ya Dicle sen ne yapıyorsun burada ya?
Ne gergiler yapmışsın? Ne oluyor böyle kapıyı çalmadan?
Hocam sıkıntı yok. Ben bir iki dakika bacımı alıp gideceğim. Siz sonra devam
edersiniz. Sen ne oluyorsun? Senin burada ne işin var?
Asıl senin burada ne işin var?
Yürü hadi gidelim. Beyefendi ne yapıyorsunuz? Bırakın. Hocam sıkıntı
yok. Biz aileyiz tamam mı? Ben lacımı alacağım gideceğim. Bir sıkıntı yok.
Hele gel oraya. Ben güvenlik çağırıyorum.
Ya ne güven? Bak ben gelmeyeceğim.
Gerçekten gelmeyeceğim. Tamam sen çık hadi. Nasıl gelmiyorsun?
Bak Dicle eğer diretirsen. Bak buradaki kadınların hepsini zor durumda
bırakırsın. Seni bırakırım. Bir tanesinin boynunu yakalarım. Beni
dellendirme. Yürü gel hadi.
Yürü güvenlik gelecek düş önüme. Tamam çantamı alayım.
Al gel hadi.
Çabuk hadi.
Çık dışarı. Sen ne yapıyorsun? Çık dedim dışarı çık. Çık benim günahıma girdin
yetmedi. Başka kadınların gireceğim. Çık dışarı. O sopayı alırım.
Bu sopayı da alırım. Hadi geri gel.
Bak dışarı gel sen burada olay çıkart.
Lan burada ne yapıyorsun sen?
Canına mı susadın oğlum? Bak sen suluk basmak nedir Ferman?
Kusura bakmayın tamam gerçek bir şey yok. Erkan ayrılmayacaksınız tamam mı?
Sen nerede kalıyorsan.
Bağcımı alacaksın oraya götüreceksin.
Ayrılmayacağız zaten.
Tamam. Ayrılmayacağız. Tamam sıkıntı yok. Çekil sen. Çekil sen. Çekil sen. Ne
yapıyorsun burada? Zaman sıkıntı yok.
Gel buraya. Gel buraya yürü. Ya ben bir şey yapmamışım ne oluyor ya? Yürü.
Yürü. Yürü. Yürü. Yürü. Yürü.
İyi misin?
Kusura bakmayın.
Kusura bakmayın.
Hakkınızı helal edin kusura bakmayın.
Hocam kusura bakmayın.
Sağ olun.
Beş dakika bir mola verelim arkadaşlar. Herkes bir sakinleşsin.
Bir kurumu basıp...
Huzuru bozmanız suç. Ayrıca kamu malına zarar da vermişsin. O yüzden hakkında
işlem yapılacak. Kamu malına zarar vermişim ben. Ne yapmışım kocam? Ben
kapimi kırmışım, pencereyi mi indirmişim, camimi mi? Ya bir tane küçük
süpürgenin sapıydı kırıldı ya.
Sınıfın demirbaş listesinde o süpürge. E tamam. Ben parasını vereyim memur bey.
İki tane değnek parası vereyim burada.
Terbiyesiz herif. O süpürgenin parasını değil, bu kadar kadını korkutmanın
cezasını ödeyeceksin sen. Alın arkadaşa. Ya kocam ben şimdi...
Erkan sen de orada öyle duruyorsun ya bir şey yapsana. Bak bunu yazıyorum
kafama ha. Memur Bey tehdit ediyor beni duydunuz mu? Yok yok tehdit etmemişim.
Kuran-ı Kerim şaka yaptım.
Ders de bölündü benim yüzümden.
İnsanlar da korktu boşu boşuna. Hiç şey olmadı böyle.
Yani sen perman ayrılmayacağız desen böyle olmayacaktı bunlar yaşanmayacaktı
biliyorsun değil mi?
Ama ayrıldık ya Erkan. Sana söyledim ama belli gene duymamış unutmuşsun.
Unutmadım Dicle.
Merak etme.
Ama unutmak isterdim yani.
Sen bana kendi yoluna bak dedin ya.
Ben de bakmaya çalışıyorum işte.
Hayır yani insan sevdiğini geride bırakınca öyle önüne bakmak o kadar da
kolay olmuyormuş biliyor musun?
Ben kolaydır demedim zaten sana.
Kolay değil yani.
İkimize de değil.
İkimize de değil.
Parmağına ne oldu sen?
Bir şey yok.
Bir şey olmadı. Bir şey olmadı. Benim yaşadıklarımdan sonra bu benim için
hiçbir şey değil.
Ne demek o ya? O ne demek? Biz bu kadar kötü şeyler mi yaşadık? Biz bir tane iyi
bir şey yaşamadık mı Allah aşkına? Hayır yani senin için her şeyden vazgeçmek bu
kadar kolay mı Dicle?
Bak gene sen bana sinirleniyorsun. Niye sinirleniyorum ben? Kendi kendime
sinirleniyorum ben ya. Sen bana tahammülü kalmadığı için bunlar oluyor.
Tamamdır.
Ben sınıfa gidiyorum.
Git ben kapının önünde arabada bekleyeceğim seni.
Yendik.
Haydi.
Lan!
Terbiyesiz.
Gel güzelim gel.
Çoruklar işte oyun oynayacak.
Burası mı?
Evet burası.
Yani sizin köşk gibi değil ama... ...sonuçta bizim yuvamız olacak.
Ben daha böyle apartman dairesi gibi bir şey düşündüm orada da.
Ya hiç sorma zaten araştırda sorduk falan ama biraz pahalıydı.
Üçümüz yetmedi.
Ama ileride böyle bir apartman dairesi biraz para kazanalım.
Sitemite ayarlarız.
Evet.
Geç içeri de çıkart üstüme yakala. Tamam.
Çıkartırım.
Sen şimdi diyorsun ki bu Ali Cabbar bizim sarı cibcibin aracını yiyecekmiş
ha?
Ağabey bak şimdi Elif'i tanıyanlar tehlikelidir. Pek bulaşmayın falan diyor
ama. Ya verin onun tehlikelisini de şeyini de ağabey. Bak şimdi Allah Allah
ya. Bana bak ben onunla giderken ben bizzat konuşurum zaten.
Şu akşamki işimizi halledelim önce.
Tamam.
Ben gidiyorum şimdi bu ferman düdüğünün yanına. Bunu karı kuldan çıkaracağım.
Akşama da şenliğim var.
Tamam.
Ağabey. O işi soracağım.
Şimdi biz harbiden şu Dicle denen kızı kaçırıp... ...sonra geri mi vereceğiz
ağasını? Ya Fırfır sen ağabeyini hiç tanımadım oğlum.
Ben o kızı kaçırmışım tadına bakmadan bırakır mıyım hiç?
Biz o düdük fermanına sadece akıl aldık.
Anladın? Ayrıca bir para pazarlığı yapılacaksa ben gider zaten onun
kocasıyla yaparım.
Tamam? Haydi. Kes bunu. Bunu da kes.
Bunu da kes.
Ne bakıyorsunuz lan?
Hadi zeyn!
Kaybol!
Müjde.
Benim oryantasyonum bitti.
İyi tamam. Beraber o proje şeyine gidebiliriz. Temel atma töreni iyi değil
mi? Temel atma töreni evet.
Sen böyle bir giyinmişsin ama ben böyle geleceğim yani bir sorun olur.
O ne demek şimdi ya?
Senin kıyafetlerin benim için ne zaman sorun oldu ki?
Hayır ne bileyim yani cahiliğim de sorun değildi ama sonra bir şeyler söyledin
diye ben sorayım dedim. Yani sana soruyorum bu arada kusura bakma ben
muhakeme ne demiyorum ya.
Ondan bir sorayım dedim.
Unutmayacağım diyorsun yani.
Unutma, unutma Dicle. Ama ben de bu aralar çok keyifli zamanlardan
geçmiyorum yani biliyorsun değil mi?
Bunu da unutma.
Hadi, dinle arabaya.
Erhan. Özür dilerim.
İyisin.
İyiyim. İyi gözükmeye çalışıyorum diyelim.
Hani sen kendi yoluna bak dedin ya.
Eğer açık konuşmak gerekirse sen yanımdayken iyiyim.
Değilken kötüyüm.
Genel anlamda kötüyüm yani anlayacağın.
Çok üzgünüm.
Bir arabanı takalım oraya bakın. Çıkmış seninki.
Yok ben yapıştırayım. Yok yok ben takayım. Ben halledeceğim üstünden
saracağım. Sen halledeceksin.
Peki tamam sar.
Ben diyorum ki bir tane ben de mi yapıştırsam ya? Şöyle tam yüzük
parmağımın üstüne.
Ne dersin?
Seninki yara değil.
Seninki de değil bence.
Şu emniyet kemerini ben mi takayım? Çünkü bu tutukluk yapmıyor. Kendin
takabilirsin yani.
Unuttum.
Ben unutmadım ama.
Hiçbir şey.
Oğlum.
Hoş geldin Ali. Hoş buldum ama abla sağ ol.
Ya Esat amca uyanmış bir geçmiş olsun diyemedik.
Şöyle bir kısacık göreyim diye uğradım. Kestane şekeri getirdim.
İyi yapmışsın yavrum. Odasında Esat Bey geç sen.
Tamam geçiyorum ben. Kolay gelsin. Sağ ol.
Günaydın Esat amca günaydın.
Sonunda uyandın ha.
Vay be.
Senin ne işin var burada?
Aşk olsun.
Aşk olsun.
İnsan önce bir teşekkür eder ya. O kadar emeğimiz geçti sana.
Bak Ali Cabbar.
Hastalığımı bahan edip evimin içine kadar girdiğini, bana neler yaptığını
biliyorum. Ama oyun bitti artık tamam mı? Sen daha dur. Sen daha dur. Ben sana
daha neler yapacağım? Oyun daha yeni başlıyor.
Ben yokken neler olmuş öyle ya? Kimse bana haber de vermiyor.
Ama sen dua et.
Dua et Erkan o Fikret'in oğlu çıktı.
Yoksa senin yüzünden ona da kes çıktım ceza evi. Tamam ne istiyorsun?
Ne isteyeceğim ben senden? Senin canının sağlığını istiyorum.
Ben sana yardım etmeye geldim.
Bu Fikret'in yaptıkları yanına kar mı kalacak?
Sen intikam almak istersin. Ben de diyorum ki istersen keseyim cezasını.
Senin yerine intikamını alayım.
Merak etme kendi işimi kendim görürüm. Sen kimsin be?
Doğru. Doğru gerçi sen kendi işini kendin görürsün ama cezasını başkasına
çektirtirsin. Ama o başka bir hikaye. O ikimizin arasında onun sonuna
hesaplaşacağız. Asıl ben sana ne demeye geldim?
Bu fikret akşamki davete gidiyormuş.
İnci Hanım da gidiyormuş.
Ya.
Ama hakları tabii.
Evlatlarının yanında olacaklar, destek olacaklar. Ben de dedim ki belki hayatta
bir kere bile olsa namussuzluktan değil de namusun için birini öldürmek istersin
belki diye sana haber vermeye geldim.
Dur bak.
Bunu da sana getirdim kestane şekilde.
İhtiyacın olur.
Şifa olsun.
Sen beni ne sanıyorsun yine?
Hasta ziyaretinin kısa olanı makbul.
Hadi eyvallah.
Yani burada kalamayız ama çok küçük bir isim.
Güzel ben kızları bırakamam ki.
Zaten gördüğün iki tane oda var.
Birinde Dicle'ye derya kalır. Birinde de biz kalırız.
Yok öyle yapmayız.
Oturalım.
Şöyle yaparız. Şimdi ben de çalışıyorum ya.
Bayağı değil kazanacağım.
İki tane büyük daire tutarız biz.
Birinde kızlar kalır. Hem bize de yakın olurlar.
Yani biz ikimiz ayrı kalırız evlenince.
Evlenmek?
Derya'm hoş geldin.
Derya.
Hoş geldin.
Benden Yülüfer'e evi gezirdin.
Evlenmek ne demek abi?
Biz Allah'ın izniyle yakında evleneceğiz de.
Ama annemler bilmeyecek. Yani hiç kimse bilmeyecek. Şimdilik bilmeyecek.
Evlendikten sonra öğrenirler.
Sor artık.
Gelir misin abi?
Sen otur ben geliyorum.
Ben bütün gün Yüksel'in annesiyle uğraştım biliyorsun değil mi?
Soruşturma açtı bana. Küçük düşürdü beni.
Onun yüzünden iş de bulamıyorum zaten.
Yıllardır biriktirdim, paradan doldum. Hepsine bu lafı koydurdum.
Onur'umla, gururumla oynadı resmen ya. Beni böyle bir halde bıraktı.
Sen nasıl hâlâ görüşebiliyorsun ya? Bir de evimize kadar getirmişsin sen.
Nasıl yapıyorsun bunu? Bir de evlenmeyi düşünüyorsun.
Güzel yüzlüm.
Ben bire bire hiç seni üzer miyim? Ha?
Üzer miyim hiç?
Gel bakayım buraya. Gel yavrum.
Gel.
Sen benim canımsın, sen benim kıymetlimsin.
Bak ben bugün para da kazandım.
Eksiklerimizi de alacağız inşallah.
Tamam abisi kurbanım.
Her şeyimin güzeli oturacak. Sen de rahmetli.
Nilüfer.
Derya ben bugün Nilüfer'e bakacağım.
Ben ekşi gözüm.
Dur.
Nereye gidiyorsun?
Tamam ben seni bırakayım hadi. Yok Derya sinirlenmesin daha fazla.
Ya bak o da bizi toparlamaya çalışıyor.
Kızma ona.
Kızmıyorum ben.
Sen arada kalıyorsun ona üzülüyorum.
Ben sensiz kalmayayım mı?
Şu an sen bana biraz zaman ver.
Kendine de zaman ver.
Nasıl yani?
Ne zaman?
Nereye gidiyorsun?
Tamam dur konuşalım öyle git.
Nilüfer konuşan böyle git.
Ya şimdi nereye gidiyorsun?
Lan.
Lan.
Kim yaptı lan bunu?
Kim yaptı lan bunu?
Lan oğlum ben... ...erzak alacaktım, tüp alacaktım.
Bütün param gidecek şimdi buna.
Bütün param buna gidecek şimdi.
Ya Ferman abi sen ne biçim bir zengin dünürsün. Ne biçim bir ortaksın.
Bak ilk günden seni kar kollardan topluyoruz ya.
Dakika bir, gol bir. Hadi konuşma ya.
Dur, dur, dur.
Karşılığını alacaksın değil mi? E helal. Vallahi billahi. Bana bak, akşam için
hazırsınız değil mi?
Bak planladığımız gibi dediğimi sakın unutmayasın.
Dicle'ye zarar vermeyeceksiniz.
Tamam mı? Sadece böyle kocasının yanına gidecek kadar korksa bize yeter.
Şimdi biz harbiden şu Dicle denen kızı kaçırıp sonra gelin mi vereceğiz ağzına?
Ya Fırpırsan abini hiç tanımadım oğlum.
Ben o kızı kaçırmışım tadına bakmadan bırakır mıyım hiç?
Ya tamam 50 kere dedin ya. 50 kere de derim 250 kere de söylerim bak beni
sinirlendirme. Bu nokta önemli.
Her yer bak bu benim bacımdır. Veli nimetimdir bunun saçının teline bir
zarar gelse var ya.
Erkan'dan bir lira bile alamayız. Allah korusun ya. Tamam ya. Tamam.
Bir de bu polis nerede kaldı oğlum?
On saattir buradayız ya.
Aha geliyor abi.
Hele şükür ya.
Ne oldu ya? Dalmışsın derinlere.
İki tane midye çıkar da yiyelim.
Yok bir şey.
Zübeyir'in adresini buldum. O iş tamam.
Ne zaman gidiyoruz?
Yarın. Ama biz gitmeyeceğiz. Polisi göndereceğiz.
Tamam. Taksi işi nasıl geçti?
Taksi işi güzel geçti çok şükür. Güzel de kazandık da bir aksilik oldu.
Bütün parayı Vedat'a vermek zorunda kaldım.
Ama sıkıntı yok.
Hallettik.
Ya sen şunları alsana. Sen benim eniştemsin ya. Böyle şeylerin bizim
aramızda laf olmaz. Al şunu.
Ben senin neyinim? Eniştem.
Ha yok.
Sen benim kayınbiraderim. Yani inşallah.
Al. Al hadi şunu ya.
Sen o parayı cebine koy.
Bir daha da böyle bir şey yapma tamam mı?
Sen daha ne yapacaksın ya bize?
Kaldı ki... Şimdi söz tutma sırası bende.
Nasıl yani? Ne sözü?
Akşam sen, ben derya yemeğe çıkacağız.
Ama hesabı sen ödeyeceksin, benim param yok.
Tamam? Ne diyorsun sen ya?
Sen ne diyorsun ya? Sen ne diyorsun? Sen bana bunlarla gel ya.
Sen aslansın ya. Vallahi bak sen benim aslan kayınbiraderimsin.
Tamam.
Nilü?
Sen nereden geliyorsun bu halde?
İşlerim vardı anne, sana ne?
Düzgün konuş benimle.
Bak bakayım bana.
Kızım.
Annenim ben senin. Gözünden anlarım.
Sen o şoför parçasıyla mı beraberdin ha?
Evet şoför parçasıyla beraberdim.
Akılsızsın sen Nilü. Gerçekten akılsızsın ama. O Koray senin peşinden
ayrılmasın. Sen gidip hala bu şoför parçasıyla... Anne.
Vallahi en son akıl alacağım kişi sensin artık.
Kendine gel.
Ağzından çıkanı kulağın duysun. Yok ben şöyle söyleyeyim. Yani diyorum ki.
Hani sen yıllarca beni suçladın.
Bana ahlak dersi verdin.
Ben kocamdan habersiz çocuk aldırdım diye bana kan kusturdun ya sen.
Sen başkasından çocuk yapmışsın.
Herkesten de saklamışsın. Asıl ahlaksız sen misin anne?
Terbiyesiz!
Hoş geldiniz. Hoş bulduk. Teşekkür ederiz. Sağ olun.
Tabii ki.
Teşekkürler. Sağ olun. Çok teşekkür ederiz. Sağ olun.
Anneciğim. Hani hastaydın sen.
Süslenip püslenip gelmişsin. Serumlarla ayakta duruyorum ama seni görmek için
başka çarem yoktu.
Dokunma bana.
İnsanlar içinde rezalet çıkmasın yapma.
Erkan.
Tamam sakin.
Gel.
Erkancığım. Ne haber?
Teşekkür ederim Sinemciğim. Sen nasılsın iyi misin? İyiyim ben de. Ne haber?
Çok şık olmuşsun. Teşekkür ederim çok sağ olun.
Babacığım. Hoş geldin Erkan. Hoş bulduk. Siz de hoş geldiniz.
Hoş geldin. Merhabalar Abdullah Bey. Hazır mısın küçük hanım?
Bu gece senin gecen.
Ve bu özel gece senin konuşmanla başlayacak.
Tabii.
Hepinize hoş geldiniz.
Bugün... ...Abdullah Bey... ...kızı Sinem... ...ve
Erkan çok güzel bir şeye vesile oldular.
Ben de bu işin bir parçası olduğum için gerçekten çok mutluyum.
Bana ilk bu projenin yüzünü sen alacaksın dediklerinde...
Sebebini hiç anlayamadım.
Ama sonra düşündüm ve hak verdim onlara.
Çünkü bu yüz, bu diclen, bu kadın
pek çok kadın gibi okumak isteyip de okuyamamıştır.
Benim de hayallerim vardı.
Öğrenmek istediğim, bilmek istediğim bir sürü şey vardı.
Ama bazen biz ne olacağımızı öğrenmeden önce ne olmamamız gerektiği söylenir
bize.
Sonra hayat benim karşıma bir imkan çıkardı.
Ki onu hepiniz sanırsınız.
O benim ellerimden tuttu.
Benim en kıymetli şansım oldu.
Ama ben bugün burada kendi şansımı anlatmak için değil,
Hiçbir kadının okumak için bir şansa ihtiyaç duymadığını hatırlatmak için
duruyorum.
Biz bu projeyle beraber istiyoruz ki... ...bütün kadınlar kendi ayakları
üzerinde durabilsin. Kendi varlıklarını gösterebilsin. Yarın bir gün
evlendiklerinde... ...ya da hayatta karşısına çıkan bütün insanlara karşı...
...kendilerini hiç eksik hissetmezsin.
Çünkü bence... ...kadınların kaderleri karşısına çıkan şanslarla değil...
...onların kendi güçleriyle var olur.
Biz birbirimize sahip çıktıkça... ...biz kendi ayaklarımız üzerinde durdukça...
...her şey hepimiz için çok daha iyi olacak.
Canım, karım. Çok teşekkür ederim.
Nasıl ama? Tam hayalimizdeki gibi değil mi?
Çok güzel.
Hoş geldiniz. Hoş bulduk.
Fikret.
Erkan tamam.
İşte bir bırak. Ne işi var burada? Bir beni bırak. Bir bırak.
Erkan. Erkan oğlum sakin ol. Sakin ol. Lütfen Erkan. Görmezden gel lütfen. Bu
sefer görmezden gel.
Zaten görünmez gibi köşelerde gizlenerek izledim oğlumu.
Görünmez olmaya devam etsene.
Niye geldin buraya?
Rezil çıkarmaya mı geldin? Niye geldin? Hayır.
Erkan lütfen.
Bak bir baba oğluyla nasıl gurur duyar hissetmek istedim.
Hepsi bu.
Büyükhan.
Şimdi mi aklına geldi bir oğlun olduğu?
Esat senin ne işin var burada?
Kıramadım babacığımı. Ne oldu in canım?
Aile saadetinizi mi bozduk?
Baba bak ne olur sakin ol. Abi hadi Allah aşkına götür babamı. Bir yere
gitmiyorum. Bu gece bu rezalet burada sonuçlanacak tamam mı?
Bak sen önce kendini toparla.
Sonra derdin neyse erkek erkeğe hesaplaşırız.
Burada rezillik çıkmasın. Sizin rezilliğiniz ne olacak?
Erkan! Ne yapıyorsun?
Annenin yanında kal. Ne oluyor ya? Yapma. Tamam İnce Hanım dur. Tamam dur
tamam.
Erkan.
Tamam durma.
Ne oldu?
Korktun mu?
Babanı vuracağım diye korktun mu?
Ne olur yapma.
Erkan çekil aradan.
Çekil aradan.
Çekil.
Bak ne olur yapma. İnsanlar var. Bak rezil oluyoruz. Hadi indir şu silahı.
Yapma baba.
Bana baba deme.
Çekil.
Çekil Erkan.
Derdi neyse benimle halletsin.
Ne yapıyorsun ya? Ne yapıyorsun?
Tamam.
İyi misiniz?
İyi misiniz? İyi misin Dicle? İyi misin?
Ne
yapıyorsun?
Niye yaptın? Bunların hepsi var ya, bunların hepsi senin yüzünden.
Yiğit.
Senin derdin ne senin?
Derdin ne senin?
Ne yapıyorsun? Ne yapıyorsun sen?
İnanamıyorum sana baba.
Var ya yaptıklarına var ya senin inanamıyorum.
Hem rezilliği saklayalım diyorsun hem de yaptığın şu hareketlere bak.
Her şeyin şirketti ya senin her şeyin.
Sen hisselerin için neleri sineye çektin? Bir Erkan'ı kaybetmeyi mi
kaldıramadın? O yüzden mi öldürmeye çalıştın Fikret'i?
Ama yok Esat Bey.
Benim şirketim, benim soyadım.
Senin o kendi keyfin için benim hayatımı sen mahvedemezsin. Tamam?
Sen de bir gün en kıymetlini kaybettiğinde ne demek istediğimi
anlayacaksın.
En kıymetli öyle mi?
Hâlâ.
Öyle olsun.
Böyle olsun Esat Bey, böyle olsun.
Anlıyorsun.
Siz ne yapıyorsunuz burada?
Çık git! Çık içeri!
Basınlamasına ilgilen, çık!
Gerizekalı, çık!
En kıymetlim öyle mi, en kıymetlim?
Görelim en kıymetlini senin, hadi.
En kıymetlimi görelim senin.
Abdullah Bey, kusura bakmayın.
Ama sizi temin ediyorum ki her şeyi halledeceğim ben.
Hata bende.
Ben de.
Alduruların ismini duyduğum anda hayır demeliydim. Babacım ama sen de gördün.
Erkan'ın hiçbir suçu yoktu ki. Bitti.
Bitti Erkan.
Görmedin mi? Herkes babandan bahsediyor. Bu proje artık bir çöp. Abdullah Bey
tamam bir sakin olun.
Bakın lütfen fevri davranmayın.
Söz veriyorum her şeyi toparlayacağım ben. Neyi toparlayacaksın Erkan? Neyi
toparlayacaksın?
Babacım. Lütfen Öfke ile hareket etmeyelim. Biraz sakinleyelim. Sonra
konuşalım.
Gidiyoruz Sinem. Abdullah Bey.
Yürü gidiyoruz dedim.
Erkan.
İyisin.
Ne şu halimiz?
Nasıl iyi olayım?
Abdullah Bey çok kıstı.
Çok kıstı.
Ben de görevimi yaptım gideyim artık yük almayayım sana.
Tamam gel ben seni bırakayım hadi. Yok Erkan sen bu kadar derdin arasında bir
de beni götürmekle uğraşma. Olur öyle şey.
Gerek yok ben giderim.
Sen beni merak et tamam mı?
Ederim.
Allah hep yardımcın olsun inşallah.
Ellerinden tutsun seni.
Sağ ol.
Çok uğraştın.
Yemesinden gidince o kadar garip ol tamam mı?
Anlaştık mı?
Allah'ımıza yardım edin.
Odasına götürün.
Hayattaki en kıymetli şeyiymiş öyle mi?
Hâlâ.
Bununla kıl aldırmayan, bunu düzse yerden almayan Esat Haldur... ...baya
baya Erkan için katil olacaktın, öyle mi?
Hayırdır, ne oluyor?
Siz kimsiniz?
Derya yenge'nin kocasından mesaj getirdik.
Sakın bizi unutma. Sakat asker.
Koş.
Maria. Maria.
Maria.
Sen mi çoğalıyorsun lan sen?
Sen mi çoğalıyorsun oğlum?
Gel lan buraya.
Bismillah. Tamam Dicle.
Sakin ol tamam.
Bismillahirrahmanirrahim. Sakin ol tamam.
Bismillahirrahmanirrahim Dicle.
Tamam öyle tamam.
Tamam Dicle bir şey yok.
Tamam Şeyh'im.
Bismillahirrahmanirrahim.
Şeyh'im dişler... Şeyh'im.
Dişler geldi.
Kimse de yok.
Vurmayın kıza!
Size kıza vurmayın demedim mi?
Ne oluyor lan?
Lan dur!
Dişli! Erman sen ne yaptın?
Sen ne yaptın?
Ya sen nasıl bunlara güvendin?
Erkan!
Erkan! Dişli!
Dişli!
Türkiye'nin lider su arıtma markası Aura Sebulon Unique sundu.
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.