Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
7 yaş üzeri için uygundur. Şiddet ve olumsuz ögeler içermektedir.
Neden?
Neden yaptın?
Çünkü... Çünkü ne?
Çünkü... ...hiçbiriniz Yıldız'ı bu konakta istemiyorsunuz. Öyle mi?
Ama ben size şunu söyleyeyim. Bu konak Yıldız'ın evi.
Yıldız bu konağa gelecek.
Ama öyle... ...ama böyle Yıldız bu konağa... ...gelecek!
Hoş geldin.
Hoş geldin.
Hoş geldin.
İyi misin?
İyi misin? Var mı bir yerinde bir şey? İyi misin?
Hadi gel.
Kimim ben Sara?
Ben kimim?
Konuşacağız.
Hepsini konuşacağız gel.
Ben sevdiklerime kavuşmaya gelmedim.
Ben kim olduğumu aramaya geldim.
Geldin ya.
Evine bana dön ya yeter.
Çünkü?
Ramia yalan söylüyormuş.
Her şey yalanmış.
Tazi'yle itiraf etti.
Ben sana anlatmaya çalıştım ama.
Sen bile miydin ya bunu?
Senin haberin yok muydu bundan?
Yok lan. Biz de buraya gelir miydik lan?
Bak o lafını geri al. Yoksa o lafı ben senin... Tamam çiçeğim. Tamam ya.
Belli ki aşırı konuyu, meseleyi yanlış aksettirmişler. Öyle mi aşırı?
Kusura kalma Saloğa. Yok ya.
Ne kolay ya bir kadını yaftalamak. Abuk sabuk konuş sonra kusura kalmayın.
Tamam kızım tamam bırak ya bırak.
Allah Allah.
Kordalılar gıybet yapıyorlar, dedikadıyla yürütüyorlar işlerini.
Halbuki ben onları uyarmışım ama beni dinleyen yok ki.
Yok desene.
Ortada böyle bir durum var diye.
Bunu baştan söylesene!
Sabretledim mi dedim.
Anlatabilsek anlatırdık Zahar.
Ya bir yere bir emanet gönderdin. Ama ne olduğunu söylemedin.
İyi işte.
Yüküyü hafiflettim.
Çok hafiflettim. Başlayacağım yapacağınız işe.
Neyse ne gerisini kendi aranızda halledersiniz. Hadi gidelim.
Usta yedik zaten.
Hadi. Yürü!
Siz gidin Ziyan abi. Ben Perihan'ı sonra göndereyim. Kızım yeni gelmiş.
Az biraz tezesiyle hasret gidersinler.
Olur.
Ağa kısmı böyle dedikoduyla iş yaparsa, vallahi resmese olur ağa.
anlatacak mısınız artık bana da ne olduğunu?
Aga mı anlatsın Dişat?
Ben nereden başlayıp nerede bitireceğimi bilemeyeyim valla.
Ben çok zor durumdayım biliyor musun değil mi?
Hiçbir şey hatırlamıyorum.
Kafamın içi boş.
Boş.
Söylediğin her cümle... ...boş.
Tüy gibi süzülüyor.
Ama gerçeğimi bilmek istiyorum.
Gerçek ne?
Onu da bilmiyorum. Ne doğru ne yanlış. Gerçek ne inger. Hiçbir şey bilmiyorum.
Kime güveneceğimi de bilmiyorum.
Ne kadar kolay kandırılırken... ...bu kadar savunmasızken artık kime
güveneceğimi de bilmiyorum.
Bana.
Bana güvenebilirsin.
Sen şimdi korkuyorsun, ben biliyorum ama... ...gel konuşalım.
Gel.
Ben buradayken hiçbir şey olmasın.
Hoş geldiniz Yıldız Hanım.
Abla.
Yıldız, hoş gelmişsin. Hoş geldin Yıldız, hoş geldin.
Burası mı benim evim?
Burası.
Gördüğün her şey senin.
Serhat, bana beni hatırlatabilecek misin?
Bilmiyorum.
Ama elimden gelen ne varsa yapacağım söz.
Ama senin bana yardımcı olman lazım.
Çünkü sen Leyla olmadan ben Mecnun olamam.
Sen Şirin olmadan ben Ferhat olamam.
Sen Yıldız ol ki... ...sen Yıldız olmadan ben Serhat olamam.
Hatırlatabilir miyim bilmiyorum.
Ama elimden gelen... Her şeyi yapacağım Söz.
Serhat! Oğlum, Yıldız'ı odasına çıkar.
Burada böyle duracağınıza, hisseyse yaşadığı yeri görsün.
Belki iyi gelir.
Saatli bomba gibi.
Neye izin verdin?
Bir şey olmaz.
Elimizin altında olsun daha iyi.
Sen bana bunu neden yaptın?
Her şeyi yaratan, yoktan, manadan, Rabbin üstüne bana söyle, gerçeği söyle,
yemin ederim. Seni kaybetmek istemedim.
Seni kaybetmek istemedim.
Ne yaptın demem.
O gün seni gördüm bile.
Her yerin kalan şiddet.
Parlayan gözlerin bana umut verdi.
Hayal ettim.
Neden olmasın dedim.
Dedim ki neden olmasın.
Bizim için hazırlandı her şey.
Bizim hikayemiz için.
O kadar çok bekledik, o kadar çok felaket atlattık ki bu hikayede.
Ama sonunda da bir engel kalmadı işte.
Sen nasıl bıraktıysan öyle her şey.
Sen gittiğinden beri dokunmadım. Senin koyduğun yerde.
Senin kolyende.
Düğün günü bunu çıkardım boynundan.
Yıldız kolyesine taktım boynuna.
Bir anlamı var mı?
Var.
Ben de sende gördüğümde sormuştum ayrı soruyu.
Hatta sen söyledin bana anlamını.
Bu topraklarda kadınların dışa vuramadığı acılarının... ...akıtamadığı
gözyaşlarının temsiliymiş bu.
Acı ne kadar büyükse taş o kadar büyük olurmuş.
Göz yaşı kolyesi adı.
Sen söyledin bana hepsini oradan biliyorum ben de işte.
Taş olsa çatlar dedikleri bu olsa gibi.
Öyle.
Eda ne yapalım?
Acımızı anlayın diye boynumuza takmışız.
Yıldız.
Madem... ...madem bir şey hatırlamıyorum... ...o zaman en baştan
başlayalım.
Peki. Belli ki bu kolyeyi hatırlatacak bana kim olduğumu.
Bunun içinde biriken gözyaşları, acılar... ...belli ki benim tek
şahidim.
Bu kolyede çok fazla acı var.
Ama bundan sonra acı çekmek yok.
Ben buradayım.
Yanındayım, buldum seni.
Acı çekmene izin vermem.
Tamam Serhat.
Yeter.
Hatırlamıyorum Serhat.
Zaman ver bana.
Sen... ...nasıl istersen, ne kadar istersen. İyi.
Tamam.
Ben dinleneyim biraz. Nerede dinleneyim? Ben nerede kalacağım? Burada.
Burada kalacaksın. Bizim odamız burası.
Yok.
O kadar uzun boylu değil.
Ben buraya senin karın olmaya gelmedim. Ben buraya kim olduğumu öğrenmeye
geldim. Doğan ne kadar sen benim için... ...yabancı birisin sadece.
Seninle aynı yatağa girme.
Nasıl istersem.
Ana senin derdin ne Saduayla? Niye gidip ona haber ediyorsun?
Ne yapacaksın?
Ne demek ne yapacaksın?
Ben benden habersiz kimseyle konuşmayacaksın demedim mi?
Akif.
Sen bir karar verdin.
Dedin ki kavga bitti.
Sen böyle söyleyince Serhat'ın da buna uyması gerekmez mi?
Bu konakta sen ne diyorsun o olacak.
Elbette.
Tabii o olacak.
İşte ben de bunun için uğraşayım.
Ki işler biraz da senin istediğin gibi gidiyor. Değil mi?
Gidiydi. Ta ki bu Yıldız gelene dek.
Onu ne yapacağız ana?
Sen hiç merak etme.
Yıldız'ın bu evde yiyecek ekmeği yok.
Anam dedi dersin.
Hayırdır kardeş, birine mi baktın?
Seray.
Seray'ı göreceğim.
Kim?
Yıldız. Sen kimsin? Ne istersen Yıldız Hanım'dan.
Sadece Yıldız'la konuşacağım.
Yürü. Noli.
Yürü.
Bu nedir?
Yıldız. Noli. Geri çekil. Noli. Geri çekil. Noli. Geri çekil. Sakin ol.
İndirin silahları. Çık. İndirin silahları.
Yıldız. Yıldız.
Rami. Yıldız.
Neredesin? Rami.
Yıldız. Rami senin burada ne işin var?
Sen burada kal.
Yıldız. Dur.
İndir silahları sakin.
Hakan serin ol oğlum. Oğlum ne oluyor?
Rami.
Sakin.
İçeri git. İndirdin mi oğlum sen? Ne işin var senin burada?
Engel olursan adamınız ölür.
Oğlum bu kim? Ne istiyorsun sen?
Hala siz içeri geçin. Hala siz bir içeri geçin. Hatice'm içeri geçin. Haydi bütün
kadınlar içeri gitsin. Haydi. Hatice'm içeri.
Yıldız. İçeri girin dedim. Yok yok yok. Yıldız sen kal.
Sadece konuşacağım.
Konuşacağım. Sadece bir kere konuşalım. Ya konuşacaksın da böyle mi olur?
Konuşmayacaksınız.
Yıldız seninle bundan böyle tek kelime bile konuşmayacak.
Konuşacak.
Ya konuşacak.
Ya da seninle ben burada şimdi vuruşacağız.
Lan oğlum bak. Lan oğlum bak. Lan.
Lan. Lan.
Bak bana bak. Bana bak. Bırak onu.
Bırak konuşayım.
Bırak konuşayım gitsin sonra bırak.
Konuşmayacaksınız.
Benim konağım benim karım.
Burada ben ne dersem o olur. Rami git.
Bak Yıldız Ağalık koyan aha bu deliymiş.
Ya bu deli deli işleri yapmazsa keşke ha. Tamam o Serhat abem.
Serhat bırak.
Bırak konuşayım işte ne istiyorsun bırak. Ya neyi bırak? Ya bırak.
Neyi bırak?
Sana yalan söyledi seni alıkoydu yetmedi gitti Sadullah Taşkesen'le iş birliği
yaptı. Geldi burada silahla benim konağımı bastı. Bir de seninle konuşacak
mı? Hangi sıfatla konuşacak Rami?
Hangi sıfatla konuşacak? Çocuklarımın anası sıfatıyla. Lan Yıldız senin
çocuklarının anası değil bak beni delirtme. Ben onu hiçbir şeye
zorlamadım.
Ben ona ana oldum dedim.
Evimin hanımı oldum dedim.
O istedi oldu.
O baktı. Ana oldu.
Kabul etti.
Sen gelmeseydin benim çocuklarım şu anda... ...ana diye ağlamıyor olacaktı.
İzin vereceksin Serhat Ağa. İzin vereceksin.
Konuşacağım. Anlatacağım.
Anlatacağım. Ya ne anlatacaksın?
Manyak mısın ne sen ya? Bu bizim kendimiz. Sen kimsin ya?
Hüsuf.
Sadece anlatacağım.
Ne anlatacaksın?
Bırak konuşsun ya.
Ağabeyim bırak.
Bırak kurban olayım bırak ya. Bırak konuşayım gitsin hadi bırak.
Ağabeyim bak sakin ol.
Bırak ya.
Bir candan daha mı dergeli? Bırak konuşsun.
Benim meselem karışma.
Yeter ya.
Allah Allah.
Burası da benim konağım. Her gelen böyle zırt pırt konağım mı basacak senin
yüzünden? Ağabeyim. Ya bu ne abisi?
Başlatma abine. Ben bu konağın asiyem. Ben şimdi izin vereyim, yıldızla
konuşacak. Ben de kocasıyım. İzin vermiyorum.
Konuşmayacağım. Konuşacak.
Konuşmayacak. Konuşacak.
Gel lan.
Kaldır. Serhat.
Artık.
Bak hele durdu ya.
Bırak.
Kesin ölen etmiyor.
Bırak işte.
Çocuklar için bırak.
Yürü lan. Bana bak.
Git o *** olduğum Sadullah Taşkesen'e söyle.
Bir daha değil benim konağımı basmak.
Konağımın önünden dahi geçerseniz sizin sülalenizi...
...silerim Urfa'dan.
Yusuf. Emredin Urfa.
Atın dışarı lan.
Anlatacak mısın artık?
Ya dur be kızım. Kendimize kahve söyledim. Şunu bir içer.
Ay baba ya.
Ya bir şey yok.
Sen hiç kafayı yorma bu işlere benim güzel kızım.
O işler öyle olmuyor baba. Kusura bakma da. Birileri geliyor bir şeyler diyor.
Teyzem ortada yok.
Enişte'ye rahmetli olduğunu biliyorsan.
Kordallar mı yapmış?
Yok ya adam eceliyle gitti.
Herkese celiyle gitmiyor mu baba?
Ya anladıysan beni.
Kordavlarla alakası yok yani.
Bu rahmetlerin ısınları Mamuk davasında evlendirmeye kalktı teyzeyi.
Küllerbaşıma nasıl yani baba? Kimle?
Enişteyin kardeşiyle.
Ay yok artık ya.
Teyzeyi de karşı çıktı tabii. Geldi bir anlattı durumu.
Dedi ölürüm de evlenmem.
E bir zahmet.
Ben de düşündüm taşındım.
Burayı yanıma alsam kan davası çıkacak. Yalnız kalsa dedim olacak iş değil.
Nasıl kalsın? İki güne evini barkını basacaklar.
O halde dedim hiç değilse gözden uzak olsun.
Ziyana onun yanına yerleştirdim.
Yerleştirdim derken?
Bir müddet orada kalacak.
O sırada bakacak artık. İşler yoluna gelene kadar bu böyle.
Emin misin teyzemin zarar görmeyeceğini o iftiracıların yanında?
Yahu anlaştık, sözleştik, el sıkıştık ziyanayla. Hele bir turnağına zarar
gelsin, yemin billahi diyemem o konağı başlarını yıkar ama.
Seni dinliyorum Akif.
İnşallah keyfimi kaçıracak bir şey söylemezsen.
O kadar sert vurmana gerek var mıydı?
Serhat'ın eli ağırdır biraz.
Sadra'yla konuştum. Ne sahip çık dedim.
Merak etmeyin bir daha buraya gelemez.
Selam da söyleseydin.
Gülzer abla.
Yıldız'ın eşyalarını eski odasına koy.
Tamam oğlum.
Ayrısı gayrısı mı var oğlum bunun?
Yok siz karı kocasınız. Yine ayrı mı yatacaksınız?
Karı kocaydık.
Benim Yıldız olduğum zamanlar.
Sen kimlikini mi değiştirdin yoksa hafızayı mı kaybetmiştin?
Çok fark ediyorum senin için. Ben hiç hafızamı kaybetmedim çok şükür
bilmeyeyim. Çok şükür.
Valla ben de bir kere aşırı beni muçurumdan atınca böyle bir kafa gidip
geldi ama hiç böyle olmadım.
Neyse ne.
Yıldız iyileşene kadar ne istiyorsa nasıl istiyorsa öyle olacak.
Güzel abla.
Tamam tamam hayır.
Ben nasıl istiysem öyle olacak.
Oğlum sen unuttun herhalde. Bu konağın hanım ağası benim.
Ben istersem Yıldız bana kahve yapıp getirir. Ben istersem Yıldız bu
öteberiyi taşır. Ben nasıl istersem öyle yapar.
Madem karın bütün bunların hepsini unutmuş. Sen hepsini tek tek ona baştan
öğreteceksin.
Siz böyle konuştuğunuza göre benim kaynanamsınız.
Ben senin ananım.
Dört atanın hakkı birdir bizde.
Anamdın.
Artık değilsin hatırlamıyorum.
Şimdi şunu anlaşalım.
Bir.
Ben kimsenin hizmetçisi değilim olma.
Getir götür için başkasını tutabilirsiniz.
İki. Serhat.
Ben çocuklarımı görmek istiyorum.
Çocuklarım derken?
Yıldız bu kadar sürede iki çocuğu becerdiyse ben bile bunun önünde
gelirim. Kızım sen çocuklarım derken ne demek istiyorsun?
Yıldız onlar senin çocukların değil biliyorsun.
Onlar benim çocuklarım.
Onlar bana anne dediği sürece ben onlara annelik yapacağım. Bunu sen de
biliyorsun. He oldu.
Bir de elin hepsi safsızlığını burada büyütelim. Bir o eksik. Ağzını topla
yoksa toplasırım. Şıldız. Kes.
Eylul. Serhat bak ha.
Kes sesini.
Siz kim oluyorsunuz da benimle böyle konuşabiliyorsunuz?
Siz kim olursunuz da benim çocuklarım hakkında böyle konuşabilirsiniz?
Onlar benim çocuklarım.
Aylardır ben bakıyorum onlara.
Siz analık nedir biliyor musunuz?
Tamam sakin. Öyle demek istemedi. Gayet öyle dedi.
Ama şimdi lafını geri alacağım.
Hay hay kızım.
Hay hay.
Ben lafımı geri alayım.
Madem kocam bir şey demiyor, kabulümdür.
Ben de sesimi çıkarmayacağım.
Var mı itirazın?
Neresi benim odam?
Aynen kızım yukarıda, yukarıda.
Yıldız, Yıldız bak. Yıldız.
Ve karşınızda Yıldız 1500 Pro Max.
Yani güncellenmiş bir sürüm.
Hafıza bandı dar ama cevap verme kapasitesi üst düzey.
Hayırlı olsun Serhat.
Annem konuşalım mı aslında?
Tabii. Durun durun.
Benim çalışma odasında konuşun. Oraya dinleme cihazı yerleştirdim.
Konuştuktan sonra konuştuklarınızı dinlerim.
Sen ne diyorsun Akif?
Şaka yapıyorum ana. Şaka yapıyorum ya.
Oğlunun beni suçlamadığı bu kalmıştı.
Onun şakasını yapayım dedim.
Hadi. Kolşaklarınız vardır.
Serhat.
Serhat bak bu adam gelince ben de öyle gerildim.
Ondan bağırdım yani.
Kusura bakma.
Ondan yani yoksa siyaha bağırmak istemezdim.
Ne oldu?
Korktun mu koltuğuna oturmaktan? Orası benim koltuğum değil artık. Anlat
bakalım. Ne anlatayım oğlum?
Manzara ortada.
Sen daha ne kadar bekleyeceksin bu yıldızın seni rezil etmesini? Yapma.
Yapma. Ben sana ne anlatayım oğlum?
Ne anlatmamı istiyorsun?
Neden engel oldun bana?
Neden gidip Sadullah Taşkesine haber verdin?
Neden? Onu anlat.
Anlatacak mısın?
Anlatayım mı istesem? Yoksa bana hesap mı sorursun?
İkisinde de ne bakalım?
Hesap soracaksan eğer, masanın bu tarafında değil, o tarafında olman
lazım. Ha yok, anlat değilse anlatayım oğlum.
Gözünü karartmış gidin. Nereye?
Hayvanın inine girilsin. Ne? Ya ben nereden bileyim seni paramparça
etmeyeceklerini? Ağa dedin yalnız başına gider mi oğlum?
Benim görevim seni korumak. Ben artık ağa değilim unuttun mu?
Yok. Unutmadım. Sen şimdi ağa değilsin. Ama olacaksın.
Sen orada mısın hala annem? Bırak.
Bırak.
Ben hiçbir zaman vazgeçmedim ki.
Sen nasıl ki o yıldızdan vazgeçmedin. Ben de...
Seni bu aşiretin ağası olarak görmekten vazgeçmeyeceğim.
Çünkü sen seçildin.
Çünkü sen Halef'sin.
Takif olmaz.
Halef'im sensin.
Ağa da sen olacaksın.
Bu toprakların ağası olacaksın.
Halef olacaksın.
Ben halefim.
Ben ağayım öyle mi?
Yıldız yokken ben ne halefim ne de ağayım. Ben neyim biliyor musun?
Koskocaman bir hiç.
Ha sen diyorsan ki bana sen ağ olacaksın.
Yıldızı benim sevdiğim kadar seveceksin. Bunun başka yolu yok.
Yıldızı benim koruduğum kadar koruyacaksın.
Bunun başka yolu yok.
Anladın mı?
Anladım.
Anladım oğlum.
Çok şükür çocuklarımdan anladığımla ben yakında ereceğim.
Annem Yıldız hasta.
Yıldız çok hasta.
Bir insan... Bir insan nasıl yaşar ki böyle?
Kim olduğunu bilmeden.
Nereye ait olduğunu bilmeden.
Hasta.
Doktora götür. Götüreceğim elbet.
Götüreceğim o en, en kolayı.
Zor olan burası.
Onu bu karakter kurulup kollamak.
Zor olan bu.
Doğru diyorsun.
En zoru budur.
Allah.
Kimsiniz siz?
Kimsiniz siz?
Siz kimsiniz?
Yürü.
Konuşma. Kimsiniz siz? Yürü.
Bakın ben Sado Ağa'nın adamıyım. Yürü.
Kimsiniz?
İn yürü.
Buyuralım.
Oğlum, iyisiniz değil mi?
He, iyiyiz iyiyiz.
Ya fol yok, yumurta yok.
Ortalığı bir anda vermeliye verirsen ha.
Niyeymiş o?
Ne oldu ki?
İnkar mı etti Sadullah Taşkesen'le buluştuğunu?
İnkar etmedi ana.
Aksine kabul etti.
Eee? E'si şu.
Perihan Hanım bu konakta kalmaya devam edecek.
Bizim Tanrı misafirimiz olacak.
Sen de o kadına karışmayacaksın, duydun mu?
Oğlum, senin ağzından çıkanı kulağın duy iyi mi?
Yeter!
Akam, akam iyi misin?
Asya, çabuk kızım, sus.
İstemez.
İstemez, dur ya.
İstemez o zaman.
Ulan şurada ölürsem, kalsam... ...kimsenin umurunda değil lan.
Ulan sizin canınıza bir şey olsa, çıkanıza bir şey gelse insanı kurşunun
önüne atarsınız. Değil mi?
Duydun işte.
Heryan bu konakta kalmaya devam edecek.
O kadar.
Ana bak.
Bak yanlış anlamışsın, bizi de yanıltmışsın.
Anacığım bak anlatacağım. Ben sana işin eğrisini doğrusunu anlatacağım. Tamam
zamanı geldi. Haydi.
Akif.
Ana.
Konuştun mu?
Heh konuştum.
Ne dedin?
Yani nasıl çevirdin lafı? Niye çevireyim?
Ben oğlumun canını kurtarmaya çalıştım.
E sen de zaten o yüzden yolu kesmedin mi?
Aynen öyle.
Yoksa delirmiş gibi sağa sola çıkacak.
Ama bak ne işe yaradı.
Yıldız'ı aldı geri getirdi.
Vallahi Akif ben sana diyeyim bu Serhat'tan adam olmaz.
Bizim aşiretin senin gibi bir ağaya ihtiyacı var.
Sen ipleri sağlam tut.
Serhat'tan ağa mağa olmaz.
Allah sen canını korusun.
Allah razı olsun. Allah senden.
Sen benim arkamda olduğun sürece... ...benim sırtım yere gelmez.
Hiç merak etme.
Ben hep senin arkamda olacağım.
Size... ...inanmayı... ...öyle çok isterim
ki.
İnanmaktan başka... ...karımız mı var?
Bak, ne olduysa... ...hatırlamayı...
Bilme ama gene de inan.
İnsanın en saf tarafıdır inanmak.
Çocukların var diye. Ya çocukları olduğuna bile inanmış.
Niye? Çünkü inanmadan hayatta kalmanın tek bir yolu var.
O da kötülük.
Ben... Sen...
Kötü bir adam olma diye sana inanıyorum.
Allah Allah.
Yıldız.
Hayırdır nereye?
Çocuklarımı görmeye gidiyorum.
Hala çocuklarım değil.
Kızım sen Serhat'ı duymadın mı? Tek başına hiçbir yere gidemezsin. Hadi,
hadi içeri.
Anlamadım. Neyi?
Ya tamam, hatırlamayayım dedi.
Onu anladık.
Anlamayayım ne?
Senin çocukların falan yok.
Yalan yalan.
Seni kandırmışlar.
Yalanı hatırlıyorsun değil mi?
Hatırlamıyorsam da sayenizde hatırlayacağım.
Hele laflara bak.
Biz miyiz yalancı?
Bak, Yıldız Hanım.
Bak, gelin hanım.
Ha bu yüzüğü görürsen değil mi?
Hı? Bunu görür müsün?
Bak bu... ...alık yüzüğü ha.
Ben bu aşiretin de... ...bu konağın da ağasıyım. Onun için...
...benimle konuşurken... ...haddini bileceksin.
Hı?
Sen mi bana hak bildireceksin?
Haydi, çekil yolundan. Yıldız!
Tamam, tamam Akif. Belli ki her şeyi tek tek öğreteceğiz.
Yıldız!
Yıldız! Kapatın kapıları!
Bak kızım, bu konaktan kendi başına dışarı çıkamazsın.
Hiç kusura bakma.
Haydi. Hadi odana git.
Beniniz gibi olsun.
Her şeyi tek tek öğreneceğim.
İyiydi, kötüydü.
Haydi haydi. Ya aman aman aman ya bak dikkat edin ha biraz önce düştü çocuğum.
Ne olacak öğrenecek ha. Yürü la bak bırakacağım ha şimdi. Islanın beni.
Ya dikkat et bak. Vallahi bırakacağım.
Kardeşimle çakışacak.
Dikkat oğlum.
Haydi haydi.
Adem şabla.
Baba, Mustafa abileri döven abla bu işte.
Oğlum, Renas, İbo, hadi bakalım siz bir yukarı çıkın. Olmuyor.
Çıkmayalım. Lafımı ikiletme oğlum haydi.
Yavrular, şimdi bugün biraz büyüklerle işimiz var da.
Biz sizinle başka bir gün oynayalım.
Hadi. Görüşürüz dövüşçü abla. Görüşürüz dövüşçü abla. Hadi bakalım.
Hoş gelmişsin.
Hoş buldum.
İyi misin?
İyiyim. İyiyim sağ ol.
Hayırdır ya?
Ne bu samimiyet? Asır işte bahsetmiştim ya Sıya.
Arkadaşın anlayış biraz kıt galiba.
Hayırdır? Sen ne diyorsun kızım?
Diyorum ki benim teyzeme bundan sonra iyi davranacaksınız.
Bundan sonra kılına bile zarar gelse karşınızda beni bulursunuz.
Madem söz vermişsiniz koruyup kollayacağız diye.
Eyvallah. O zaman sözünüzü hakkıyla tutun.
Anlamadım kim söz vermiş? Ana. Ya bir dakika ya söylesin kim söz vermiş? Ya
kadın anlattım ya sana öyle bir dur ya. Bırak. Aşırı sakin. Bırak Miran bırak.
Bırak konuşsun. Bir cümle.
Teyzem hakkında bir kötü cümle bile duyarsan karşında beni bulursun.
Doğru düzgün konuşmayı öğreneceksiniz.
Eğer bir çakallık yapmaya kalkan olursa da hesabını ben keseceğim.
Bitti mi?
Bitti. Gayet net anlaşıldığımı düşünüyorum.
Gayet net.
Hele var mı anlamı yani?
Yok, bak herkes anlamış. Gördün.
Bir de benim kim olduğumu... Sana
bitti mi dedim.
Bitti dedim.
Öyle mi?
Hep böyle misin ya sen?
Nasılmışım ya ben?
Bacısı.
Bacısı ne be?
Onun bunun şunun bacısı kardeş anlamında. Bunun neyini anlamadın sen?
Ha onun bunun bacısıyım senin bacın değilim gibi.
Bak çok üzüldüm şimdi ya.
Çok merak ettim. O zaman ben kimim senin için?
Sen benim için kimsen biliyor musun?
Benim oğluma gelip de benim ailemi tehdit eden birisi benim için yok
hükmündedir kızım.
Anladın mı? Ben seni tehdit etmedim.
Sadece uyardım.
Uyardı.
Ulan var ya bayılıyor ama sizin şu kibarlıklarınız ha ya.
Uyar mı?
Bu da bu tehdit etmenin kibarcası öyle mi?
Hele bir bana bak.
Bak burada herkes seni anladı.
Ha bir de...
Kimsenin çakallık yapmaya hiç niyeti yok.
Merak etme.
Çık kapımdan.
Delişat.
İyi.
Mesajım alındıysa sorun yok abisi.
Hani onun bunun şunun abisi anlamında diyorum.
Çünkü senin gibi lafını sözünü bilmeyen birisi de benim için yok hükmündedir.
Eyvallah.
Haydi Allah'a emanet.
Haber ver.
Hadi ana.
Ne oluyor lan burada?
Teyzemi bıraktım baba.
Bu iş benim içime hiç sinmiyor ama... Vardır senin bir bildiğin.
Teyze için en iyisi bu.
Sen bir güven.
İyi. Ben şu araziye gidiyorum. Mühendislerle görüşeceğim.
Seni Allah'a kurban olur ama. Aferin siyah kız.
O işler sende. Okumuş adamın dilinden sen daha iyi anlarsan. Tamam baba.
Hallediyorum işte.
Umarım bu işi beni burada tutmak için yapmıyorsun.
Sabredeceğim ha. Delinin ettiği lafa bak sen.
Doğru, doğru. Tamam.
Haber edeceğim ben sana.
Hadi görüşürüz. See you yavrum.
Urfa'ya hoş gelmişsin.
Sayın yetkili.
Şimdi senin aklında iki tane soru var.
Birincisi, bu adam beni niye kaçırdı?
Geçti, bu birincisi olamaz.
Birincisi şu olmalı.
Bu adam beni niye öldürmedi?
Çünkü benim ağlama gelir.
Benim itibarımı iki paralık edecek şekilde benim avlıma gelip şov yapan
adamı benim öldürmem lazım. Öyle değil mi lan?
Ne duruyorsun?
Durma o zaman.
Doğru diyorsun.
Sadu Ağa da artık ben bu adama kefil değilim dedi.
Ona ne istersen onu yok dedi.
Ama yapmadım.
Siyah degil ha.
Evlatlarına kıyamadım.
Onlara sakın dokunma.
Dokunma. Ne? Ne diyorsun ha?
Sen bir yere karşılık veremiyorsun.
Bir yere karşılık veremiyorsun.
Sen kime artistlik yapıyorsun?
Artist.
Sen.
Benim konağıma gelip ağanın konağını basıp ağanın kardeşinin karısını
kaçırmaya kalkan adam değil misin lan?
Ben... Ben kimseyi kaçırmak istemedim. Ya he he. Anlat hocam. He he he. Anlat
anlat. Bak al. Külahıma anlat.
Külahıma anlat.
Yalnız size bir şey diyeyim.
Cesaretiye hayran kaldım.
Ben Serhat'ın yerinde olsaydım seni oracıkta öldürürdüm vallahi.
Oracıkta. Ama o siyah kıyamadı.
Niye kıyamadı biliyor musun?
Çünkü Serhat Yıldız'a çok aşık.
Serhat'ın yapmadığını ben niye yapmayayım biliyor musun?
Çünkü sen de Yıldız'a çok aşıksın.
İşte bu da benim işime gelir.
O neymiş?
Ben hiçbir zaman vazgeçmedim ki. Sen nasıl ki o Yıldız'dan vazgeçmedin. Ben
de seni bu aşiretin ahası olarak görmekten vazgeçmeyeceğim. Çünkü sen...
seçildin. Çünkü sen halefsin.
Ben halefim.
Ben ağayım öyle mi?
Yıldız yokken ben ne halefim ne de ağayım.
Ben neyim biliyor musun?
Koskocaman bir hiç.
Çünkü Yıldız uğursuzun teki.
Onu bu konahta görmek istemiyorum.
Kardeşimle aramın kötü olmasını da istemiyorum.
Onun için siyah ...ölümden daha kıymetli bir fırsat sunuyor.
Yıldız'ı... ...onu alıp... ...götüreceksin.
Onu alıp öyle bir gideceksen ki... ...bir daha kimse seni bulamayacak.
Ben onu... ...ben onu alır giderim de... ...Yıldız'ı ikna olurum.
İkna etmeye gerek var mı yahu? Var.
Gerek var.
Sadece sen seversen o sevda azab olur.
O zaman ikna et.
O zaman ikna et, tamam.
Ama bak, bana siyah tavsiye.
Siyah olan sevdasına değil, çocuklara olan sevdasına ikna et.
Tamam mı? Bak, Yıldız vicdanlı bir kızdır.
Bu toprakların insanıdır ha.
Siyah kıyar, serhata kıyar ama çocuklarına...
Kıyamaz. Sana konuşamıyorken nasıl ikna edeceğim?
Ulan, şuna bak ya.
Pazarlık bile hediye ha.
Konuşman için bir ayarlama yapacağım. Tamam mı?
Ama sen de onun aklına girip, onu alıp götüreceksin.
Onu alıp götüreceksin, bir daha da geri getirmeyeceksin.
İnşallah.
Kim o?
Benim yıldızım.
Ne istiyor?
Hadi bakalım gidiyoruz.
Çocuklara?
Yok. Onlara sonra bakarız. Önce doktora gitmemiz lazım.
Hadi.
Yok ben gerek yok. Yıldız bak bu işin aslı astarı neymiş?
Tedavisi nasıl yapılırmış öğrenmemiz lazım. Hadi.
Yok ben vazgeçtim gerek yok. Yıldız yapma.
Sen değil miydin ben geçmişimi öğrenmek istiyorum diye?
Ben kimim Serhat diye soralım.
Ben de dedim.
Vazgeçtim ben. Ne demek vazgeçtin? İstemiyorum yok.
Ne oldu?
Ben korkuyorum.
Korkmadan burada hep olmayacakmış. Ya öğrendikleri beni mutlu etmezse?
Ya daha çok üzülürse? Belki o yüzden unuttu.
Hatırlamamam gerekiyor belki.
Anladım.
Baksana şu kadarını söyleyeyim.
Hatırladığın hiçbir şey şu andan daha kötü olmayacak.
Tam tersine eğer ben kendi başıma bir rüyayı yaşamadıysam... ...hatırladığın
şeyler senin şu an en büyük mutluluğun olacak sana sözüm.
Hadi.
Hadi benim ruhum yarasa hadi bak güven bana.
Ne olur.
Tamburam rebab oldu,
ciğerim kebab oldu.
Tamburam rebab oldu, ciğerim
kebab oldu.
Bir zalim sabır.
Kusura kalma, geç kaldım.
Her zamanki gibi.
Bütün mesele benim geç kalmamdı yani, öyle mi?
Sadu Ağa, sen ne zaman vazgeçeceksin bu geçmişin peşine düşmeyi?
Geçmiş deyip öyle hemen geçme.
O günler benim en güzel hatıralarım.
Peki.
O zaman sana bir soru sorayım.
Sence...
Hatıralar canlı mıdır, cansız mıdır?
Hatıralarının canı olur muymuş hiç?
Öyle şey mi olur Aleyhisselam Sultan?
Ağaç mı ki onlar?
Ağaçlar yaşı çünkü onlar nefes alıyor.
Nefes almayan hiçbir şey canlı değildir.
Nefes umut değil midir?
Geçmiş hatıralardan umudun varsa canlıdır.
Hiç umudun yoksa o zaman yaşanmış, geçmiş, gitmiştir.
Ne oldu?
Sustun?
Vallahi şu hayatta beni senden başka hiç kimse susturamaz, bilesin.
De bakalım hele sen niye haber ettin diye Serhat'ın planına?
Sen söyle.
Sen de istemesen değil mi yıldızla kavuşmasını?
Çünkü bilsen ki yıldız olduğunda Serhat ağalık edemez.
Ağa dediği mecnun olmaz.
Ağa dediği acıyla olgunlaşır. Hoyratla, ağıtla büyür.
Serhat, Bekir ağanın halefidir.
Bekir ağa mezarından çıkıp ahsini söylemedi.
Serhat da nefes aldığı sürece...
O aşiretimizin halefidir, ağasıdır.
Aşiretimiz ona emanettir. O da emanetine sahip çıkmayı öğrenecek.
Peki ya Akif?
Akif ne olacak?
Size diyeyim.
Benim oyum her zaman Akif'e. Ha işte.
Sen de bunu çok iyi bil ki.
Yanlış ata oynasa.
Bu topraklarda atları benden daha iyi hiç kimse tanıyamaz.
Sen de bunu iyi bil.
Gayrı dost muyuz, düşman mıyız? Hiç değilse onu söyle.
Düşmanlık iyidir.
Sebep?
Dost olursak.
Ötesi olmaz çünkü.
Hanım!
Öyle bir bak ya.
Ya kusura kalma orada biz... ...senin hakkında ileri geri bilmeden konuşmuş
olduk. Hakkını helal et yani.
Gerçi o yeğenin... ...Allah razı olsun ağzımızın payını da verdi ya.
Öyle beni yanlış anlama ha.
Bak benim bu baba dediğim adam bile beni böyle azarlayamaz anlasan? O eledir.
Suyu serttir.
Ama aslında çok vicdanlı bir kızdır. He belli, belli.
Yüreğinin yumuşaklığı belli olmasın diye... ...yüzüne ateşten bir zırh
giymiş. Eyvallah.
Sen beni dert etme.
Belli ki merhametli bir adamsan.
Ben bakmam öyle şeylere.
Kişi kendini bildikten sonra... ...başkasının neleri giyinin önemi yok.
Hadi sen şuna bak.
Hayırdır? Gitmemiz lazım.
Bir mesele var.
Nedir ya bu mesele? Ne oldu?
Köylülerin dertleri.
Dert babası mı yani o?
Değil sen. Size babalık edesen diye anlatmıyorlar.
Babakanlık edesen diye anlatıyorlar.
Bazı ağalar köylüleri evinden toprağından etmek istermiş.
Dertlerini size anlatmak isterler.
Haydi. Haydi gidelim.
Ne oldu?
Niye durdun?
Bir şey hatırladın mı?
Ne?
Mezopotamya sümbülü.
Çok nadirdir.
Benim ben sevdiğim çiçek sümbül biliyor musun?
Öyle mi?
Çok severim.
Hem çok güzel kokar hem de çok anlamlı.
Neymiş anlamı?
Sümbüler mevsim açar.
...inatçıdır.
Buralarda birine simül veriyorsa... ...onu sonsuza dek
seveceğin... ...anlamına gelir.
Sonsuz sevgi... ...ve bağlılık demektir.
Böyle gülünce çok güzel oluyorsun biliyor musun?
Bilmiyorum. İlk defa böyle bir iltifat duydum.
Yok. İlk defa değil de.
Neyse.
Olun yani.
Sana bir şey soracağım.
Sor.
Rami evli olduğumuzu söyledi ama hiç böyle hikayeler anlatmadı.
Yok çünkü hikayesi.
Bir celallenme, bir şey soracağım eğer müsaaden varsa.
Sor.
İki insanın gerçekten bu kadar birbirini sevmesi mümkün mü Serhat?
Mümkün mü böyle bir şey?
Bir sürü şey anlatıyorum.
Hiçbirini hatırlamıyorum.
Hatırlamasam da içimde bir yerde sanki... Sanki hissediyorum.
İnanmak da istiyorum. Belki inanıyorum da. Bilmiyorum ama... Sonra...
Sonra?
Sonrası umutsuzluk.
Sonrası mutsuzluk.
Bak sen ne güzel anlatırken tekrar tekrar yaşıyorsun hepsini. Ve?
Anlattıklarını öyle masal gibi dinliyor.
Benim masalım sensin.
Benim masalımın en büyük kahramanı da sensin.
Hadi gidelim.
Gidelim de bu kaçışların ustasıyım ben haberin olsun.
Kaçan kim sanki?
Efendim bir şey mi dedim?
Bizim randevumuz yok mu? Doktora gitmiyoruz mu biz?
Var. E ne kadar böyle burada duracağız trafiği de kapatıyorsun. Hadi acele et
biraz.
De hadi bakma öyle.
Peki.
Sevinçleri ve küçük kederleriyle
Herhangi bir gündü çok önemli
değildi Seni düşündüm bir kaç andan başka
Bilirim herkes boyuna düşeni
yaşar
Merhaba, tomografi sonuçları sisteme düşmüş mü bakalım hemen.
Nasıl iyileşebilecek miyim?
Şimdi durum şu.
İsterseniz siz de bakın Serhat Bey alanınız olduğunu biliyorum.
Bakın tüm sulkuslar silinmiş beyinde.
Ödeme bağlı hipodans alanlar neredeyse korteksin tamamını kaplamış.
Açıkçası hafıza kaybına bağlı tüm bulguları tomografide görüyoruz.
Yani? Yani bana da anlatır mısın? Çok sert bir darbe almışsınız.
Dokular iyileşmiş ama oluşan ödem maalesef beynin farklı noktalarında
birçok hasara yol açmış.
Elimizdeki tıbbi bulgular hafıza kaybınızın geçici olmadığını gösteriyor.
Tabii ki bu durumu yaşayıp hafızasını tekrardan kazanan hastalar olduğuna
şahit olduk. Ama bu tamamen beynin işlemesine ve kendini tamir edebilme
yeteneğine bağlı bir durum.
Hafızanız tekrar yerine gelmeyebilir.
Yani geçmiş hayatınızı hatırlama ihtimaliniz çok düşük.
Bu saatten sonra yapılacak en doğru şey bunu anlayışla kabul etmek ve bundan
sonraki hayatınızı buna uygun yaşamak Yıldız Hanım.
Ne yapıyorsun lan?
Çakal. Hadi geç bakalım.
Selamun aleyküm ağalar. Aleyküm selam ağam. Hoş geldin ağam. Selamun aleyküm.
Buyurun ağalar buyurun.
Ağam çay kahve?
Vallahi suyun varsa içiyorum ya. Sağ olasın.
Merhaba ağam. Cemaate merhaba.
Evet ağalar. Sizi dinliyorum. Nedir derdiniz?
Aşırı ağam.
Biz senden önce Baba Han'a giderdik. Şimdi dediler ki Baba Han gitmiş yerine
halefi gelmiş.
Sağ olasın, var olasın benim babam. Sağ olasın.
Bizi toprağımızdan, köyümüzden atmak istiyorlar. Kim atacakmış ya senin
köyünden toprağını?
Hayırdır? Burası yeldıranların değil mi?
Öyle ama şimdi taş kesenlerle ortak olup buraya bir şeyler yapacaklarmış.
Size söylediğim güneş enerji sistemi.
Geçen bir mühendis geldi, çayımızı içti. Bu işler zor.
Plansız, projesiz olmaz dedim.
Yoksa Fırat'tan zehir akabeyim. Şimdi başlasalar sadece araştırması üç tane
sürer dedim.
Ağam bizim güneşimiz iyidir, hoştur. Yakar kavurur ama biz memnunuz. Biz ona
ağlaştık, ona kök saldık. Biz buradan başka bir yerde yaşayamayız.
3-5 kuruş kazanacaklar diye bize zulmetmelerine izin verme.
Bak eğer Baba Han hayatta olsaydı bu meseleye asla izin vermezdi. Bak ben
hayatta olduğum sürece bir Ademoğlu, Allah'ın bir kulu gelip de sizi bu
köyden çıkaramayacak haberiniz olsun.
Bu meseleyi unutacaksınız.
Bak bu meseleyi unutun, bu meseleyi ben halledeceğim. Nasıl unutalım ağam?
Mühendisler gelmiş arazide çalışmalar yapıyorlar.
Hangi çakal mühendislermiş lan onlar?
Bir de gidip ben göreyim onları.
Ver bakalım.
Ulan deli Fırat'ın da suyunu içtik ha.
Hadi gidelim halledelim.
Sen köylüyle kal.
Ne yapsanız la, okumuş bir şakalar.
Kolay gelsin.
Teşekkürler.
Ya bir saattir sizi izliyem de... ...şöyle bir çalışma malışma bir şey
göremadım. Anlamadım?
Ya diyorum ki ne bir dozer var ne bir kepçay. Ne zaman başlayacak uzun bırtık?
Zamanı gelince.
Sıcaklık katsayısını ölçüyoruz şu an. Öyle boş boş işler yani.
Anladım.
Kendi benimki.
Kardeşim senin kendi işin yok mu?
Ben de şimdi arkadaşlara onu sorayım.
Çalışıyorlar işte bırak işlerini yapsınlar.
Bala bunlar sıcaklık mıcaklık yok at sayı at sayı bir şeyler dedi. Bunlar
çalışmıyor haberin olsun.
Ya sen her şeyi ne kadar biliyorsun ya.
Çok ilgini çektiyse performans değerlendirmesi yapıyoruz.
Sıcaklık değişimine planerler ne kadar direnç gösterecek ona bakıyoruz.
Yani senin anlayacağın işler değil. Haydi.
Sen nereden bilirsen ya.
Benim anlayıp anlamayacağımı.
İyi.
O zaman mühendislik 101.
Mühendisliğin amacı nedir?
Bu çakallar gibi bir şey inşa etmek değil mi?
Sorun çözmek. En az maliyetle ve tabi en yüksek verimli. Sorun çözmek.
İlk dersini aldığına göre arazimden çıkabilirsin. Sen Urfa'daki bir araziden
beni mi koysak?
Özel mülküm çünkü. Özel mülk.
Yani istersen ben adam çağırıp da seni çıkarırım.
Çok da yüksek verim alırım.
Ama maliyet, emek, iç gücü, zaman gerek yok.
Hadi sen kendi kendine çık, benim de maliyetimi arttırma.
Senin karnında hakikaten bir Urfarlık var ha.
Ama sen şanlı Urfamızın havasını unutmuşsun.
Ben seni böyle... ...böyle çok sevdiğim ama sürekli kavga ettiğim bir ortağıma
benzettim. O da ilk geldiğimde böyleydi, biliyor musun?
Hele bak... ...ben bugün susacağım.
Ben bugün sana konuşmayacağım.
Ama sanma ki ben senin karşında hep böyle susup kalacağım.
Günü gelecek ben sana öyle bir konuşacağım ki...
Sen o gün anlayacaksın benim Urfa'nın ne yolda olduğunu.
Yok ne diyorsun?
Yüreğim aklıma geldi.
Hele bak hele bak laflara bak.
Yüreğin aklına gelsin diye söylemedim ha.
Ha bugün unutma diye söyledim.
Anlıyorsun?
Geldik mi?
Geldik.
Doktoruna ders edesin.
Ben o malımı asla kaybetmem.
Gerekirse senin kalbini yeniden kazanırım.
Biz bir kere aşık olduysak bunu bir daha hatırlamamıza gerek yok.
Kalbin bildiğin akılın sonu olur.
Ama hiçbir şey değiştirmez.
Ser, ser o masayı, ser. Ser, ser otu. Haydi, haydi. İnşallah leke yoktur yine
bunun üstünde. Hadi hanımım. Haydi, haydi bayram. Otu, çaneleri de sil bir
güzel. Haydi bunları da sil. Onları koyun.
Şişt, güzel.
Cigerler geldi mi? Haydi, geldi de kızlara vazife verdim. Onları saptı
iyiler. Kıymaları ne yaptın?
Kıyma, kıymayı ben yapacağım. Kızları bırakmayayım ha. Yani eti sinirlerinden
ayrılmak bir sanattır hanımım. Oy Gülzah ben senin sanatına güveniyorum.
Haydi haydi hızlı hızlı. Haydi haydi. Haydi çabuk. Vallahi yetişmeyecek işler.
Yetişmeyecek ya. Gelesin sen de onlara.
Keyfin yerinde mi? Cam güzeli. Gene camlardasın.
Bu hazırlıklar kime?
Kime? Yıldız'a.
Yap daha dün bir bugün iki.
Bu anayın da hiç lafına güvenilmesi ha. Ne gündüz dediğine inan, ne gece
dediğine.
İyi. İyi misin? İnme mi indi? Dinliyor musun beni?
Yok, dinliyorum, dinliyorum.
Allah Allah.
Ne yapacağız?
Bu Yıldız'la Serhat daha dün bir, bugün iki.
Yine ağa oldular, paşa oldular.
Yok öyle bir şey. Nasıl yok?
Görmedin mi? Annen yeni gelinlerine tatlı telaş gibi dolaşıyor ortalıklarda.
Hazırlık yapıyor.
Yıldız bir şey hatırlamıyor.
Evet. Ne evet?
Yani Serhat hala yarım bir insan sayılır. Anladın mı? Korkacak bir şey
yok. Sen Yıldız'la aranı iyi tut.
Yıldız'la?
Ben?
Ya hatırlamayayım diyeyim ya.
Hatırlamayayım. Anladın mı?
Cancı yarık desen inanacak.
Anladın mı?
Şimdi sen onunla aranı iyi tut.
İyi tut ki istediğimiz zaman onu yönlendirebilelim.
Böylece Yıldız nereye?
Serhat ora.
Oyunculuk yapmak gibi yani.
Yapabilirim bence.
Yani bence ben çok iyi bir oyuncuyum. Yani oyunculuk benim için nefes almak
gibi bir şey yani.
Kafama yattı. Hallederim ben.
He he. Taktın bir oyunculuğa valla.
Aha geldi valla.
Şimdi sen hemen işe koyul. Benim de bu akşam yapacak bir planım var.
Ne planı?
Yıldız'dan kurtulma planı.
Anlaştık. Hoş geldiniz.
Hayırdır, misafir mi gelecek?
Ne misafiri oğlum?
Benim gelinim gelmiş.
Dedik hele böyle güzel bir sofra kuralım kendisine.
Madem hiçbir şey hatırlamıyor. Yani konaktakilerle, ailesiyle böyle bir
haşır neşir olsun.
Belki işe yarar. Çok iyi olmuş, çok iyi düşündünüz.
Zahmet olmuş sağ olun.
Ne zahmeti kızım?
Vazifemiz. İyi hadi ben şu mutfaka bir bakayım.
Hadi.
Zerleyecek mi beni?
Önce ben yerim merak etme.
Serhat!
Aşır.
Aşır hayırdır?
Ağabeyim, iyi misin?
Serhat kim bu?
Aşırı, ağabeyim.
Aşırı, sakin.
Vaka da hatırlamsa.
Yok, hatırlamıyorum.
Ben senin öz evin değilim.
Ama öz abimden daha öz abinem benim.
Karışık bizim hikayemiz.
Biz çok şey yaşadık seninle.
Gerçi son olanlardan sonra... Tamam şimdi o konulara girmeyelim.
Başarı.
Hatırlamıyorsan... ...gerçi son yaptığından sonra hatırlamaman...
...neyi boş ver.
Ne oldu ki ben ne yapmışım? Tamam Yıldız.
Hadi sen git dinlen biraz biz konuşalım.
Oğlum senin derdin ne?
Benim derdim sensin ulan. Bu yel duran aşireti benim derdim.
Ulan senin gibi bir adam ya senin gibi bir adam. Sen ne istesen ya köylüden.
Köylüyü evinden barkından etmişsiniz. Ne istesen sen köylüden. Sakin.
Ne köylüsü ne evi ne barkı. Ey yavrum eyvah. Bak ulan agaya bak agaya.
Bu güneş enerjisi işini diye.
Ulan köylüyü evinden barkından etsin sen köylüyü. Yazık değil mi ya köylüye?
Köylünüz kanaklı.
Benim hiçbir şeyden haberim yok. Ulan ben de onu diyeyim sana zaten.
Ağayım diyeyim ha. Urfa'nın ağasıyım diye. Sen hiçbir şeyden haberin yok
Serhat senin.
Kendine gel. Bak Serhat. Bak o köylünün kılına zarar gelsin. O gariban evinden
yurdundan olsun.
Bak ne seni dinlerim. Ne ağalığını dinlerim. Ne de senin aşiretini
dinlerim. Ağ ben değilim. Ulan bana ne kimse kim ağa.
Ben sana saygı duyarım.
Seni ağabeylerim.
Anlıyor musun?
Bu meseleyi çözeceğim ağam.
Başka yolu yok.
Emine, al bunu.
Kadı abine götür. Bu baldıcanlı kebabın zırhlı eti. Ona der ki, ablam da sade
kebabın da etini zırhını çekeyim. Hadi.
Cigere de yaptığınız değil mi? Merak etme Nurgül Hanım. Cigere diziyorlar.
Tatlıcanları önden közleseydik ya.
Ayırlar onu. Kadı ayırırlar. Sen merak etme.
Bölmüyorum herhalde öyle... ...ve garip bakıyorsunuz hepiniz ama.
Abla.
Özür dilerim ben... ...biliyorum beni hatırlamıyorsan ama...
...ben seni çok özledim.
Abla.
Hiç mi hatırlamıyorsan?
Yok yani.
Yok, hatırlamıyorum.
Anladım.
Yakındık ama belli ki. Çok içten sarılır çünkü.
Öyle miydik, yakın mıydık?
Öyleydik.
Şey, ben size bir kere daha sarılabilir miyim?
Yani de olur tabii.
Eltican.
Çok şükür, çok şükür.
Hasretlik bitti ya, hasretlik bitti.
Seni o kadar özledim ki.
O kadar özledim ki. Yani senin aran hakikaten de fena değil ama... ...seni
bu konakta en çok ben özledim.
Gerçekten de hatırlamıyorsam.
Gerçekten de hatırlamıyorum. Git canım sen, hadi işine bak.
Ay, hatırlamıyorum.
Biz bu konakta iki eltican birbirimizi o kadar çok severdik ki. Hepsini
anlatacağım. Ne badireler atlattık biz, bir bilsen.
Neyi atlattık biz bu kadar?
Şimdi bunların yanında bütün sırlarımızı dökmeyeyim istersen. Ben geleneksel
teras sohbetlerimizde hepsini teker teker anlatacağım sana, merak etme.
Allah Allah.
Sizin geleneksel teras sohbetleriniz mi vardı?
Ben hiç görmedim abla.
Kevser.
Lavaşların seni bekler canım.
Kevserciğim işine bak lütfen. Hadi.
Gel. Şimdiden anlatmaya başlayayım ben sana. Daha çok anlatacak şey var.
Hadi gidelim.
Bütün konak bir yana. Biz ikimiz bir yana.
Erticanlar olarak.
Erticanlar. Çok şükür. İki kahve yapın.
Duydunuz hanımı iki kalife.
Afiyet olsun.
Eyvallah.
Anlatacakları var herhalde.
Yok. Sen anlatacaksın, ben dinleyeceğim.
Mevzu nedir?
Paneller.
Güneş panelleri anlat.
Haşir bunu konuşmaya mı gelmiş?
Aynen ona gelmiş.
Abim.
Bak gerilmeye gerek yok.
Aşiretimizin bekası için yaptığımız hizmetlerden biri... Ya neyin bekası?
Neyin hizmeti? Kime hizmet abim?
Sadullah'a mı? Ziyan'a mı? Kime?
Köylüyü topraksız bırakarak mı hizmet edeceksiniz? Bu mu hizmet?
Urfa'ya hizmet.
Urfa'ya hizmet. Ya Fırat'ın suyunu kurutarak mı hizmet edeceksin Urfa'ya?
Oraya o paneller kurulursa Fırat biter.
O toprak biter.
Köylü biter. Tarım biter. Olmaz.
Ya tamam yeter.
Ya neyi yeter?
Ağa benim. Öyle uygun gördüm.
Bana bak.
İster ağa ol, ister bey.
İster paşa ol, ister sultan.
Ben o insanları sana yedirtmem.
He salak da gülüm.
Senin derdin köylü değil.
Senin derdin ağa olmak. Ben bilmiyorum.
O parmağındaki hüzeye iyi bak.
İstediğim zaman da sökke sökke geri alacağımı unutma.
Abi tamamdır oğlum, şimdi verelim.
Vallahi bu hisse helal be abi.
Malzeme oğlum malzeme. Hadi sen geç, ben balcanları atıp geliyorum. Tamam baba.
Vallahi buyurun başımla beraber buyurun.
Oğlum, babana haber et.
Sabahtan ben dikiliyorum. Acından ölmüştür o. Ya bana sen merak etme adam.
Mangalın başında iki açık ekmek vurdu. Ben gördüm yani.
Ya o 18 tane şişin hesabını mı yapsın ya?
Helal et. Afiyet olsun.
Eline sağlık. Afiyet olsun.
Yalnız zayıfladı sen Kadı abi ha.
Dikkat edin hala biz.
Gülizar abla, Kadı abiyle evli. Yusuf da onların oğlu.
Geçen akşam parayla çağırdığımı sandığın çocuk.
Yeri mi?
Yerim.
Sen lebeniyi yedin mi?
Bak bu lebeniyi en güzel sen yapardın Yıldız.
Serhat'ı da öyle tavladın.
Sen yine de çok lebeniye şey yapma sonra bana patlıyor.
Lebeni neyi sana patlıyor?
Anlatacağım ben hepsini sana.
Peki.
Ben çok teşekkür ederim herkese.
Çok güzel bir akşam sağ olun. Annem.
Hepsi senin sayende.
Sağ olasın.
Ben sizden tam da bu lebene gibi bu konularda bir yardım
isteyeceğim.
Biliyorsunuz Yıldız bazı şeyleri hatırlamıyor. O yüzden eğer varsa
hepinizin güzel anısı.
Hem anlatın hem sizi tanısın.
Hem de belki bir şeyler hatırlar isterim.
Çok güzel.
Annem?
Eee?
Madem bu evin hanımı sensin, senden başlayalım.
Serhat, Allah katılma benim kocamdır.
Onu ne yapacaksın?
Serhat senin kocan değil!
Ana! Hayır!
Serhat'a güvenme. O yüzük benim yüzüğümdür. Ve ben kimde istersem onda
kalacak. Ben ölene kadar Serhat'ın yüzüğünü taşıyacağım. Bırak!
Çekil!
Ya oğlum ben yaşlı başlı kadınım. Sabah daha ne yediğimi bile hatırlamayayım.
Beni pas geç.
Diğerleri anlatsın.
Açık anlatsın. Kesin onun iyi anıları vardır.
Hadi kızım.
Kız ne güzel oldu.
Hep senin sayende oldu. İyisin değil mi? Ben senin hakkını nasıl öderim?
Çok mutlu olacağım. Duydun mu beni? Sen de, Yusuf da bu gözünüze, gönlünüze
gölge düşürmeyeceğiz.
Hep çok mutlu olacağım. O zaman ödersin.
Ne yapayım?
Hayatımın en güzel anısından biriydi.
Sen olmasaydın abla, ben sevdiğimle kavuşamazdım.
Allah mutlu beslesin. Amin. Eyvallah Yıldız Hanım. Yani bizim birbirimizi
sevdiğimizi ama demeydin.
Biz ömrü bile kavuşamazdık.
Allah razı olsun.
O zaman sıra bende.
Sende. He bende.
Senin yıldızlığa geçirdiğin güzel anlar bu var. Hem de o kadar çok var ki ana.
Hangisini anlatayım diye düşündüm düşündüm.
Benim için en önemli olanı anlatmaya karar verdim.
Kimmiş o inşallah ölür dedin?
Abla. Gel gel gel.
Abla yanlış anladın.
Sen beni saf mı sanıyorsun ha?
Sen beni hiç tanıyamamışsın.
Abin Akif'i vuracak. Sen de rahat mı edeceğim sandın?
Sen bu konağa yeni gelin geldiydin.
O zaman... ...Akif'imi vurdular. Ben o kadar üzüldüm. O
kadar üzüldüm ki.
Akif'le olan aşkımız bizim. Zaten bütün Urfa'da dillere destan. Hepsi de
şahitsiz.
Yıldız ben senin yanına geldim.
Bir ağa karısı olarak benim halimden sen anladın. Beni sen teselli ettin.
İşte o günden beri biz seninle elsi canlar olduk.
Sen o günden sonra benim arkadaşım değil, bacım oldun.
Bacımsın yani öyle söyleyeyim.
Ne güzel.
Yeni olsa yine yaparım böyle.
Herhalde ne bileyim.
Eh Akif.
Senin de yok mu böyle?
Karınınki gibi güzel anıların yıldızı da?
Benim.
Bir
keresinde
kahve içmiştik.
Birlikte.
Şurada çardahta.
Bu kadar mı?
İşte...
Bol köpüklüydü.
Lezzetli olmuştu. Haliye sağlık. Evet. Buyurun haydi haydi buyurun yav. Harika
bir anıydı sağ ol.
Ben bunu sevmiyordum değil mi?
Hepsini anlatacağım.
Haydi yav.
Haydi yav. Yiyin Allah Allah. Acıktık artık. Tamam hafızası geldi.
Beynine biraz besin gitsin. Belki hatırlar. Haydi bakalım protein.
Her şey iyi. Allah ne yüzüne sarılmış onu. Ben alayım hadi.
Ama bundan koyun. Yok, onun değil. Şu daha güzel dönecek. Onu da biraz şöyle
yapmak lazım. Maşallah.
Acısı yerinde.
Yerinde, yerinde böyle yap. Çok güzelmiş.
Valla Yıldız Hanım, onu size kimse göstermeden sen durdun değil mi?
Bitmiştir. Valla Urfa'lı olduğunun kantıdır.
Ben dedim, huyu kaldı diye.
Huyum kuruyordu.
Vallahi bitmiştim.
Hele bir bak Perihan Hanım.
Buyur ağa. Size zahmet.
Diye bir kahve yaparsan geçen günkü gibi.
Yaparım yapmasına da bu saatte uykunu kaçırmasın. Emin ol uykumu kaçıracak
o kadar çok mesele var ki.
Nasıl istersen yava.
Ya bacım sen bir yer söylesene.
Sen misafirsen ben yaparım, Allah Allah.
Yok yok, sağ olasın. Ben halledeyim.
Üzyen aga kahve istedi.
İyi, öyle rahat edeceksen.
Sıkıntılı bir gün oldu senin için.
Benim bir süredir günlerim sıkıntılı.
Vallahi seni teselli etmek isterdim ama... ...benim de senden pek bir farkım
yok şu anda.
Farkındayım.
Bu konakta herkesin sıkıntısı var.
Aşır mı?
Aşır... ...çok kaba saba bir çocuk.
Biraz da odun.
Ama kimse yüzüstü bırakacak, üzülecek biri değil.
Yani içi ferah tut.
Haydi Şat Ali.
O merak etti.
Sen kahveyi Ziyan Aga'ya götürebilir misin?
Ya sen konuş, konuş telefonla. Ben hallederim tamam.
Sağ ol Hasan.
Alo? Kahve içirecek el var, içilmeyecek el var.
Ben senden mi kahve istedim ki sen bana kahve getirsin?
Ziyan Ağa!
Ne oluyor, alo?
Ne olacak?
Hak ettiğin muameleye göre.
Bunun gibi kadının konakta yeri yok ama anlatamıyoruz.
Bana bak doğru konuş.
Ulan anayı anladık tamam.
Peki bu kadın hangi sıfatla bu konakta kalıyor?
Benim karım olarak bu konakta kalıyorum.
Biz Nida ile tekrar nikahlanacağız.
Hepiniz ermişsiniz ha, maşallah.
Vallahi ermişsiniz.
Ama size bir kötü haberim var.
Günahlarınızı unutarak affettiremezsiniz.
Sen o yüzden mi her Allah'ın gününü günah işlesen eziyen Kordao?
Nemrut'un olduğu günü Allah sana unutturmasın diye mi ha?
Göreceğiz.
Göreceğiz kim aklı çıkacak, göreceğiz.
Özür. Sen hakikaten mi diyorsun biz nikahlanacak mıyız?
Ben öyle söylemeyecektim aslında.
Kusura kalma.
Yok. Yani yok çok yerinde oldu ama.
Yine bak.
Bu nikah olacak.
Ama biz seninle karı koca olmayacağız.
Adı konacak ama biz bir olmayacağız.
Anlıyorsun? Yok canım yok.
Buna da şükür.
Beni öyle arada koymadın ya.
Yani sonuçta bu da bir adımdır neticede.
Adım.
Biz o adımları çoktan attık Nida.
Adım madım kalmadı.
Bizim seninle yürüyeceğimiz yol kalmadı kızım.
Bir açıklama yapalım.
Ne işi var burada?
Ne işi var burada?
Ne işi var?
Ben çağırdım.
Ben çağırdım Serhat.
Sabahki olaydan sonra bizzat kendisi gelip olayla ilgisi olmadığını söylemek
istedi. Olayı planlayan bu zaten. Ne anlatıyorsun sen? Bitirdik onları abim.
Senin tahsis ettiğin düşmanlığı ben bitirdim.
Şimdi kutlama var. Çağırdım. Doğru yapmış mıyım?
Hoş geldin Sadako.
Hoş gördük.
Akşam şehriniz hayır olsun.
Hoş geldin Sarpullah.
Hoş gelmedi ama inşallah hoş gidecek. Ne işin var burada?
Misafirliğe geldim.
Davete icabet ettim. Öyle değil mi Akifoğa?
Hediyelerimle gelmişim. Hepsi son mahsuldür. Cedid. İndir oğlum.
İndirin.
İndirin yahu.
Ağrı Serhat. Neyin ağrı? Bu adam benim karımı öldürmeye çalıştı. Neyin ağrı?
Defol. Bak orada yanlış şey var. O işi Ziyan ağa yaptı. Aynen öyle.
Adamın itiraf etti Sadullah ağa.
Beni zorlama.
Evinde tonla para bulundu.
Ziyan ağa verdi diyorlar.
Ya bırak şu arabanın lafına bakma ya.
Hemen aksine.
Yıldız kızımızın hayatına kurtarmışım.
Aylarca ona bakmışım.
Şimdi seni seçti ona karışmam.
Yıldız kızım.
Valizleri burada haberi olsun.
Ne kadar zahmet evde.
Ana, ana diye inni olsa da.
Bize mutluluklar dileyem.
Çocuklar konakta mı?
Yıldız. Konaptadır.
Kapımızı açtık.
Artık Samet ailemizin bir ferdi sayılır.
Rami de öyle. Bir de... Bebe var tabii. O el kadar.
Güzel gözlü, mahzun Ayşe bebe var.
Yapma.
İnsanın yüreği burkulmuyor değil.
Neyse. Yapacak bir şey yok.
Bakacağız bir hal çaresine. Siz kafanızı yormayın.
Sen gelsene azmanda.
Burada yemek.
Gel ben yemek yedireceğim sana gel.
Kusura kalma.
Evet buyurun hadi.
Herkes sofraya. Hadi Yıldız hadi.
Bismillah.
Kavuşmuşsun sevdiğine.
Neden delikanlı gibi çıkmadın benim karşıma?
Yani Yıldırım en azından bunu yapacak kadar cesur bir adamdı.
Ama sen... ...bir kadını planlarına alet edecek kadar aciz bir adamsın.
Siyah bir şey diyeyim mi Serhat Ağa?
Seni zaafi bu işte.
Neymiş benim zaafım?
İnsan olmak mı?
Yok. İnsana değer vermek.
Benim gözümde insanın insandan farkı yok.
Mesele intikamsa kadının erkekten, hanımın kocasından farkı yok.
Yaşlının, gencinin, yarının...
Kardeşinin hiç farkı yok.
Niye bileyim sen?
Korkaklıktan. Sen korkak bir adamsın.
Siye göre ele olabilir ama biye göre ahlaktan.
Eğer arzun intikamsa, derdi kısasa
kısatsa... ...sen çoktan karanlık tarafa geçmişsen demektir.
O karanlıkta olmayan aydınlığı aramak, ışık ışık diye bağırmak, bir
yere göre sadece doğru kelimeyi arayan, epleklik etmek oluyor.
Şimdi gelelim esas meseleye.
Benim yeganemi öldüren
sensin.
Ondan mütevellit kan davam seninle, Akif ile değil.
Sen buraya pazarlık etmeye geldin.
Sen de iyi.
Kan dökmek istesem çok daha önemli şey değil.
O kana karşılık... ...o enerji anlaşması
imzalanacak.
Eğer çomak sokmaya kalkarsan... ...bedelini ödersen.
Neymiş be deli? Ya bilmediğimi.
Samet deyince seninkinin gözleri sudandı.
Bak.
Kan davası dedin.
Eyvallah.
Senle benim aramda dedin.
Eyvallah. Ama sakın.
Sakın yıldızı bu işe karıştırma.
Sakın. Ben bir şey dememişim.
Ama Rami'nin hayatta olması seni için tehdit.
Eşimize salça olma.
Rami'yi aradan çekim.
Madem zaaflardan konuştuk.
Senin de en büyük zaafın bu galiba.
Birini tanımadan ona her şeyi yaptırabileceğini düşün ben.
Çünkü eğer beni tanısaydın... ...ailem ve şirketimi pazarlık malzemesi
etmeyeceğimi bilirdin.
O yüzden... ...elinden geleni... ...argına koyma.
Ben teklif ettim.
Artık gerisi seni bileceği iş.
Düşün taşın.
Hadi eyvallah.
Söyleyen gitti.
Gerisi senden senin keyfiye.
Allah'ım ha sen bu işin erbabısın ha kadı. Bir dahakine liklikli tüfte de
yap.
Hasbinallah.
Buyur geç sadıha.
Vallahi ben yiyeceğimi yedim, yiyeceğimi dedim.
Size afiyet olsun.
Yıldız kızım.
İstediği zaman evlatları iyi görmeye gelebilirsin.
Hiç gözü arkada kalmasın.
Gel bakayım pislik.
Gelirsin de pisliklesin.
Sen iyi kısmet eğilmiş.
Acıkmış yavrucak.
Ben bir sabla ağayı getireyim.
Hiç öyle bakma.
Düşman olalım dedi.
Ben de düşmanımız iyice pekişsin dedim.
İyi yaptın. İyi yaptın da sen kendine yanlış adamı
düşman yaptın.
Size dedim.
Atlardan iyi anlaram. Atı koşturamıyorsamsa
yarışı bozaram.
Hadi sağlıcakla.
Sen siyah iyi davran.
Aç oğlum kapıyı.
Hadi çocuklar.
Hayır! Hayır! Ne oluyor lan? Ne olur!
Bak bu Kaşmer konuştu! Ha bu Kaşmer öttü!
Bak sen, sen bu enerji işine ortak mısın, öyle mi?
Ulan iki dakika hazırın çabada değil mi?
Ama gözüme tüfek de yap! Ah ulan Nemruti!
Ah ulan Nemruti! Ben sana ne diyeyim ya?
Bak sana dedim ki, iş yapmak istiyorsan yapacaksan, para kazanmak istiyorsan
kazanacaksan! Ulan köylünün evinden barkından oğlum sen. Sen ne istiyorsun
ya? Ulan siyer oğlum.
Biz kimseyi sokakta bırakmayacağız.
Onların başka yerleri yerleştireceğiz.
Ulan oğlum bu iş bu Urfa'ya büyük değer katacak.
Sen mi kurtaracaksın Urfa'yı? Ha bu Kaşmer mi kurtaracak Urfa'yı? Hayırdır?
Dermedin mi oğlum sen?
Kaşmer.
Bak köylü geldi birine konuştum.
Köylü evinden barkından olmak istemiyorum.
Bu olayı durduracaksan.
Bak.
Bu iş böyle buraya gelip posta koymanla kapatabileceğin bir iş değil.
Anladın mı?
Başka şekilde durdururum.
Bodrum'a da.
Ulan başlatma senin şimdi halefliğinden ha.
Ulan oğlum adam ölmüş gitmiş. Siyah ne lan?
Sen o kurdan ocağın adını yaşatacaksın.
Adını yaşatmak?
He. Ne ziyan kurdukla adını yaşatmak?
Ben baba khanın adını yaşatmayayım.
Ben baba khanın halefi değilim.
Ben baba khanın yıllarca temizlemeye çalıştığı o dağların halefiyeyim. Senin
o gözünü diktiğin dağların halefiye, anlıyorsun?
Bak bu işi durduracaksan... ...ben o köylünün yanındayım, sen bu işi
durduracaksın... Ha bu işi durdurma.
Kulağıma o dağlar gibi büyürüm.
Gelir tepeler çökerim seni.
Neyse.
Ha bu kaşmere sahip çık.
Çakal.
Ne bu eksikti ya?
Sende bizziniz kapat. Sıfır ha sıfır. Hele git.
Git o bir lokma.
Ama biz ne yapacağız?
Ne yapacak?
Aşıda korkan aşı gibi olsun.
Tövbe ya.
İki dakika susamadım duramadım.
Ama benim psikolojik sorunum var ya.
Anne! He Samet düştü, Ceren he? Özür dilerim.
İyi, kabul ettim. Dön.
Ben de özür dilerim.
Çünkü bu kir başka türlü çıkmaz.
Yardım! Çok sıcak!
Çok sıcak!
Dostlar, babamın kardeşini verecek şimdi sonsuz. Başka nasıl çıkacak bu çamur?
Kim o?
Elti can.
Gel gel.
Gel.
Nasılsın?
Morali bozuk mu?
Nasıl olmasın? Nasıl benim moralim bozuk olmasın?
Ya ben ne yapayım sen bana söyle.
Serhat'ın dedikleriyle mi ayrı uğraşayım kendi gerçeklerimle mi ben ayrı
uğraşayım ben ne yapayım?
Çocukları mı diyorsun?
Kim iyi kim kötü onu diyorum ben bunu nasıl anlayacağım?
Temaslı derdin mi o?
O kadar haklı sanki.
Ben de iyice morali bozmak istemiyorum ama... ...açıkçası sabah siyah
yapılanlar hiç hoş değildi. Hiç.
Bu adam seninle konuşmaya gelmiş.
Tamam, sen Serhat'ın karısısan kabul.
Ama yani... ...hatırlamamak başka... ...yaşayıp ikna olmak başka.
Ve senin buna hakkın var Yıldız.
Senin nerede mutluysan orada özgürce olmaya hakkın var. Birey olarak var ya.
Birey olarak özgürüm. Bunda hemfikiriz.
Daha kime güveneceğim ben?
Ramiye mi?
Adam aylardır uyutuyor beni. Yok erkek. Soyu sopu batsın. Güvenilmez. He tabi.
Ama içime sinmi.
Adam belki de bir şeyler biliyor.
Çok ısrar etti.
Ya bir şey bilirse?
Hı? Yani sonuç olarak... ...sen kaybolduğunda başına neler geldi biz
hiçbirimiz bilmiyoruz.
Ya ne bileyim. Serhat niye böyle yapıyor ki? Esir miyim ben burada?
Yok artık daha neler.
Sen bu Rami'yle konuşmak ister miydin?
Ya ister misin istemez misin? Söyle.
Yani isterim tabii.
Var mı elindeki bir karınlarınızı attı burada adamların önüne kendini
parçaladı.
Vallahi ben size yardım edebilirim.
Nasıl?
Ben senin işini çözebilirim.
Gel. Kız neredeyiz? Gel.
Gece geceden paylaşacağız. Saçmalama. Sen gel güven bir yere.
Eltiye güven gel.
Görürler seni.
Kimse yok değil mi?
Ne?
Gel.
Kimse yok.
Hadi.
Şurada bizim favori yerimiz vardı. Ben orayı göstereyim sana. En sevdiğin ağaç
orada. Gel. Gel gösteririm. Hadi göster sen. Bula geçsin.
Arka çıkış bura. Öğren bunları.
Suriyeli kardeş.
Bu burada mı?
Sen ne yapıyorsun burada?
Dökseler vururlar seni.
Çok sessiz konuşun.
Ben oradan gözetleyeceğim. Eğer biri gelirsen miyavlarım. Tamam mı?
Bakmayın ya öyle. Çok iyi taklit yaparım. Kimse de anlamaz.
Miyavı duyunca hemen dön gel. Tamam mı?
Nasılsın? İyi misin?
Sağ ol. Her şey yolunda mı? Çocuklar iyi mi?
İyiler çok şükür.
Yalan söylüyor.
İyi olsalar süresi niye böyle olsun? Ne oldu? Samet küstü değil mi bana?
Yok küsmendi de.
Üzülüyor tabii sen olmayınca.
Portakal aldım. Sevinir belki diye.
Yüzüne bile bakmadı.
O çocuk elma seviyor çünkü.
Desteydin ya annen gelecek diye. Üzme senin çocuğu. Dedim dedim de.
Gelecek mi ki?
Yani işte.
Keyfi yok bu aralar.
Bak Rami doğru söyle.
Çocuklarda bir şey yok değil mi? Hasta değiller. Her şey yolunda mı? Yok ya.
İyi. Çocuktur.
Yorgun biraz.
O kadar öyle bir şey değil.
Sen yine bakarak ol geceleri.
Samet terli yoruydu ki. Balinasını falan değiştirsin. Ateşi çıkarsa çünkü
sonra... Merak etme yaparım.
Yaparım merak etme.
Sen merak etme.
Beni affedebilecek misin bilmiyorum ama... Hangi biri için?
Yalan söylediğim için.
Ama kendim için yapmadım Allah şahidi. Çocuklar için yaptım.
Boynları büküktü garipler.
Sen gelince içler bir neşe doldu. Bir mutlu oldular.
Yüzler güldü ikisinin de.
Ha işte böyle anlatsan başkaydı.
Bu kadar yalanı dolu birine gerek var.
Ama... ...o da yalan söylüyor sana.
Kim Seven?
Evet. Seni sevdiğini söylüyor ama... ...yalan.
Seven adam başkasıyla evlenmiyor mu?
Evlenmiş mi?
Burada yaşamıyormuş ki o zamanlar.
İstanbul'da yaşıyormuş. Sen onu burada beklerken.
Burada bulmuş birini evlenmiş.
Kalkmış onu bir de buraya getirmiş.
Aylarca sana eziyet çektirmişler.
İstememişler seni.
Hatta o kadından çocuğu bile olmuş.
Ya ne saçmalıyorsun? Yok öyle bir şey saçma sapan konuşma. Çocuk olsa görürdün
burada yok öyle bir şey.
Ölmüş karı.
Ölmüş zavallı.
Ölmüş. Ne diyorsun abi?
Hem de Serhat yüzünden.
Anlattı mı bunları sana?
Anlatmaz tabii anlatır mı hiç?
Allah aşkına şu etrafına bir bak.
Sen bu adamı gerçekten tanıyor musun?
Sen bu konaktakileri gerçekten tanıyor musun?
Şu konakta seni isteyen, seven, orada olmanı isteyen bir kişi göster bana.
Ya tamam.
Ben sana yalan söyledim. Doğru.
Ama kim olduğunla ilgili yalan söyledim.
Seni sevdiğim yalan değildi. Çocukların sevgisi yalan değildi.
Başka da diyecek bir lafım yok.
Zorla alıp götüremem seni.
Kal burada.
Gelme, dönme geri.
Ama dikkat et.
Konaktakilere dikkat et.
O adamın dediği hiçbir şeye inanma. Hepsi yalan.
Seviyorum seni dedi bana.
Ben sensiz yaşayamam dedi.
Niye dedi o zaman?
O derdi başka.
Sen kaybolunca gücünü kaybetmiş.
İtibarı yok olmuş.
Böyle olunca abisi başa geçmiş.
Şimdi tek derdin tekrar gücüne kavuşmak. Konağın ağası olmak.
Sende bilgisi yok.
Diyecek başka bir sözüm yok.
Düşün taşın.
Karar senin.
Ama Allah aşkına.
Bak gözünü seveyim kendine dikkat et. Bu konaktaki hiç kimseye güvenme.
Bunlara güvenme.
Allah aşkına.
Perihan Hanım, hele bir gel otur.
Seninle konuşacaklarım var.
Ya gel.
Bak ben geldiysem, gelip oturacaksın.
Bir sıkıntı çıkmasın.
Ya çıkan çıkmış zaten ya.
Hele gel otur gel.
Ya gel.
Hele bir anlat senin derdin he.
Nedir? Ağam ben kimsenin düzenini bozmak istemem. Yok konaktan bahsetmeyeyim ha.
Senin derdin ne hele onu bir anlat.
Niye senin yanına gönderdi Sadu Ağa beni?
Onu merak edesem.
Tutamadı konarında beni.
Sebep?
Benim kocam.
Sizlere ömür.
Evden ayaktan üstü birden hastalandı.
Sonra da hakka yürüdü malum.
Allah rahmet eylesin.
Sağ ol Hasan ağa.
Oldu biraz.
Yengi de gül.
Çoluk çocuk.
Yok. Ben evimde kalayım. Hayatıma devam edeyim dedim.
Hocamın kardeşleri izin vermedi.
Evlendirmeye kalktılar beni.
Hem de kimle biliyor musun sen?
Rahmetlinin kardeşiyle.
Ben de Sadu Aga'ya sığındım. Dedim Aga'm beni geri gönderme.
Ama o da baktı tutamayacak beni konakta. Kan davası çıkacak. Konakta huzur
kalmayacak. O da bir yere gönderdi.
Hele.
Ağam rahatsızlık verdiysen ben giderim.
Ben seni başı derde sıkıntıya sokmak istemem.
Kaderim neyse razı gelirim.
Madem başında bir iş var.
Gelip buraya sığınmışsın.
Burada kalacaksın.
Bu konakta kimse sana bir şey yapmaz.
Yapamaz.
Tanrı misafiri göndermek bize yakışmaz.
Bir şeyler diyen olursa da kulaklarını kapat geç.
Tamam aga.
Allah razı olsun.
Eyvah.
Var mı benden bir isteği?
Ve soğuk suyunu içer.
Emri olur.
Bu koku burnumuzdan gitmeyecek anlaşılan.
Hayırlısı.
Yıldız.
Korkuttun mu?
Ne oldu bir şey mi oldu? Neredeydin?
Nurgül'le konuştum.
Nurgül'le konuştun.
Ne konuştun?
Hiç öyle böylesine konuştum.
Yıldız. Nurgül öyle boş boş konuşmaz.
Vardır onun aklında bir şey.
Ne oldu? O mu bozuldu moralini? Ne konuştunuz?
Ya var ya da yok.
Sana ne?
Sana ne?
Hadi Allah rahatlık versin.
Ben bir an.
Ben bir şey gösterecektim de sana. O yüzden.
Bir bak.
Sonra istersen.
Ne istersen yaparsın.
Ne göstereceksin gece gece?
Sen bir bak önce.
Odamda. Ben senin odana girmem. Ben söyledim. Başta söyledim. Tamam
biliyorum girmeyeceğini. Ben istersen kapının dışında beklerim. Kapı açık
alır. Sen nasıl istersen öyle olursun. Yeter ki bir bak.
Belki hatırlarsın diye.
Geç lan.
Ne bunlar?
Arabada da anlattım sana.
Sümbül. En sevdiğin çiçek.
Hatta sen söylemiştin bana anlamını.
Sonsuz sevgi ve bağlılık demekmiş.
Her mevsimde açarmış.
İnatçıymış.
Her birine sümül hediye edersen... ...bu onu
sonsuza kadar seveceğin anlamına getirmiş.
Ben seni sonsuza kadar seveceğim.
O adamın dediği hiçbir şeye inanma. Hepsi yalan.
Seviyorum seni dedi bana.
Ben sessiz yaşayamam dedi.
Niye dedi o zaman?
O derdi başka.
Sen kaybolunca gücünü kaybetmiş.
İtibarı yok olmuş.
Öl olunca abisi başa geçmiş.
Şimdi tek derdi tekrar gücüne kavuşmak.
Konağın ağası olmak.
Sende bilgisi yok.
Ben yanlış bir şey mi yaptım?
Beğenmedin mi?
Beğenmedim.
Beğenmedim. Bunlara mı soruyorsun?
Ha?
Buna mı soruyorsun? Ha?
Beğenmedim.
Avustin böyle mi soruyorsun?
Buna da beğenmedim.
Sen bana ne yaptığının farkında mısın?
Sen beni en kadar bebelerinden ayırdın.
Sen o közyaşlarının sebebi ettin beni.
Sen bana ne yaptığının farkında mısın? Ne için?
Aşk için ha?
Aşk için sen beni yavrularımı...
Başlarım ulan senin aşkına da sevgine de.
Amma sazlı hikayelerine de.
Sümbüller de yıldızlar da. Al, al bunların hepsi senin olsun.
Ben hiçbirini istemiyorum.
Benim evlatlarımın gözyaşlarının hesabını kim verecek?
Sen bana burada sümbüller hazırlayıp sürprizler yaparken onların hesabını kim
verecek? Bütün bu yalanlarınızın içinde benim kalbim para parça olurken.
Sadece bunu ne iyileştirecek?
Seven de ne istedi?
Bana güya bir şeyler hatırlatacaksın. Aşkını hatırlatacaksın.
Beni ne kadar sevdiğini hatırlatacaksın ha?
Başlarım senin aşkına da, sevdana da.
O yavrularım benim yanımda olmadığı sürece bunların hepsi benim için boş.
Bu hayatta...
Aşktan da sevdadan da çok daha önemli şeyler var sana. Mesela bundan da. Al!
Oldu mu?
Yıldızın da senin olsun. Tüm bunlar yıldızlar. Hepsi senin olsun. Al!
Ben evlatlarımı istiyorum.
Benim küçücük bir hayatım vardı.
Bak küçücük. Ben ona... ...gülüşüyle can buldum.
Onların saçının teliyle huzur buldum. Benim ateşim ancak onlarla dindi.
Sen bana ne anlatıyorsun?
Bak bakalım bana.
Bak bakalım bana.
Benim adım Yıldız ha.
O fotoğrafları kız benim ha.
Bak bakalım geriye ne kalmış Yıldız'dan.
Mutlu musun?
Şimdi ben sana sorayım Serhat Hanım.
Beğendin mi?
Olmuş mu?
Ne kalmış geriye o yıldızda?
Yıldız ortalığı inleti.
Hadi gene iyi sen. Aklını iyice karıştırdım. İyice.
Bu daha başlangıç. Rami onu bekliyor.
Nasıl bekliyor?
Alıp götürecek.
Nasıl alıp götürecek ya? Ne zaman?
Senin sayende.
Bak. Yarın imzalar atılacak. Serhat'ın yoluma çıkmaması lazım.
Ben ne yapacağım?
Ne yapacaksan.
Yıldız'ın konaktan çıkmasını sağlayacaksın.
Ondan sonra onun aklını çelip Rami'ye yollayacaksın.
Rami de onu alıp götürecek.
Ondan sonra Serhat arasın ki bulsun.
Rami'den başka onun yerini kimse bilmeyecek.
Sonunda anladı değil mi?
İyi bir oyuncu oldu onun.
Ben zaten iyi bir oyuncuydum. Onu demeyeyim.
Serhat'tan kurtulup ağalığının kabul görmesinin yolunun... ...Serhat'ı
öldürmekten değil onu tüketmekten geçtiğini.
Deneye deneye öğreniyoruz işte.
Beni çağırtmışsın ağam.
Gideyim isten.
Tüm olanlara vakıfsın.
Baştan anlatmayayım şimdi.
Esasında bir yer kalsa senin hakkın ölümdür.
Ama sen Akif'e dua et.
Ne yalan söyleyeyim.
Planı kötü bir plan değil.
Ben Serhat'ı öldürmekten beter alacağım diye yemin etmiştim.
Ama anladım ki elinden yıldızı almak kadar onu şu hayatta perişan edecek.
Başka bir şey yokmuş.
Ben senin o aradığın adam olamam ağam.
Ben alt üstü bir bıçak ustasıyım.
Ama çok iyi bıçak ustasısın.
Bizi yalanız bırak.
Yaptığı en iyi bıçak bu.
Diye kullanmak nasip olmadı.
Şimdiye kadar.
Belki isteye nasip olur.
Al bunu.
Allah günahından sakındırsın ağam.
Eyvallah sağ olasın.
Yalavuz gitmeden bir yere bir itiraf borcu var.
Sana bakalım Rami Usta.
Sevdalandı değil mi yıldızam?
Yok ağam.
Sevdalandı illa.
Sevdadan değil de ne Rami Usta?
Sevdadan değil de ne?
Çocuklar için.
Hep bir gülümseme var yüzünden.
İçinde taşan bir neşesi.
Sıcaklık.
Üzgün olsa bile.
Zamanla alıştıkça bize, konuştukça, güldükçe...
Benim derdime kulak verdikçe açığa çıkan bir güzelliği var. Daha içeriden
derinden bir güzellik.
Daha buradan.
Böyle küçük şeylerden hemen mutlu olur biliyor musun?
Bir bardak çaydan.
Sanedin kahkahasından.
Güneşin içerisiz ölüşünden.
Bu güzel yüzü hemen gülüverir.
Eskiler ne der biliyor musun sen Ramo Usta?
Sevda alışkanlıkla başlar.
Siyah alıştı bir kere.
Sevecektir de.
Ama böyle... ...ora git, bura gel, sen bir kolundan tut... ...Serhat öbür
kolundan tutup çekiştirirseniz... ...olmaz o iş.
Git Rami Usta, git.
Gidebildiği yere kadar git.
Bir daha da gelme.
Yeri de... ...kimseye seleme.
Hadi git.
Eyvallah.
Gidebildiği yere kadar uzağa git.
Eyvallah Allah razı olsun yaptığın her şey için.
Sağ olasın.
Ulan sen ne yaptın sen ulan?
Çakıyım ağam.
Çakın mı sen?
Bak oraya geldim sana elimin tersinden bir tane çakarım ha.
Ulan o duvarlar kaç yüz yıllık sen bilir misin?
He? Biraz tarihinize sahip çıkın ya. Bu nedir ya?
Çivine pano çakıyor. Ya Serap!
Ulan bak!
Buyurun Bayan Bey. Buyurun.
Bak buraya.
Bu nedir ya? Bu yümyeli robotlara biraz sahip çık.
Ben hemen hallediyorum. Çift taraflı bant halledeceğim. Siz merak etmeyin.
Bak ne dedi?
Çift taraflı bant dedi kardeşim ya.
Bak bunun icat edilmesi en az 30-40 yıl var ha.
Biraz takipte olun ya teknolojiye. Ayıptır ya. Öyle değil mi Serap?
Yani icadını ben pek bilmiyorum. Ama siz öyle biliyorsanız doğrudur.
Ya bak şimdi, seninde en çok bu hıyını seviyorlar vekiller.
Yani böyle, şimdi bakın amirler, şeye bak.
Böyle senin yanında kendimi daha entelektüel hissediyorum, biliyor musun
sen? Daha böyle güçlü, daha böyle demir kimliğini hissediyorum.
Öylesiniz zaten sayın vekilim.
Bırak şimdi bak, kırk kere dedim mi olurmuş ha.
Hele bir daha de bakalım.
Sayın vekilim.
Hadi hadi hazırlıklara başlayın adamlar gelecek imzamızı atalım. Zaten biz
vekiliyiz öyle değil mi? Kesinlikle.
Hadi.
Böyle manzara mı izleyeceğiz aşıklar gibi?
Konuşmayacağız mı?
Senin adamların nerede oğlum? Ne adamı oğlum ya?
Babaan Arif'i böyle tek gezmez.
Allah aşkına gelir gelmez dediğin lafa bak ne alaka?
Öyle bir de bana diyene bak ha. Sen niye alıştın böyle tek tabanca?
Duydum yurt dışı tatiline gitmişsin Suriye'ye. Neredeyim Sufi?
Çok pardon gerçi ben unuttum.
O çakal Akif aldı değil mi senden akallı? Yok, o almadı.
Ben verdim. Sen verdin.
Oğlum, senin verebilmen için senin olması lazım.
Akallı günvandır oğlum. Sayıp olamazsın. Hadi bakalım.
Ne hadi bakalım?
Onu sana layık görürler yahu.
Devam edecek misin yoksa gidip şu meseleyi çözecek miyiz?
Ortak.
Ortak. Tamam la tamam.
Hele bir bak.
Ben bu toplantının yapılacağı yeri öğrendim.
Benim bu Kaşmer amca oğlum var ya, onun mekanı.
Yalnız bak, kalabalıklardır abların olsun.
Olsun, sen benim kalabalıktan korktuğumu ne zaman gördün?
Maalesef. Maalesef görmedim.
Keşke şu kadarcık korksan da başımıza bu kadar tırıvırı gelmese.
Haydi gidelim.
Haydi.
Ortak. İyi.
Beni kurtardığın için sağ ol.
Var olasın.
Bir de çok yakışmış. Senden başkasına yakışmazdı zaten.
Ortak.
Yıldız iyi olacak değil mi?
Olacak. Hadi.
Elti canım.
Ne oldu kız?
Ne oldu? Kahve içelim dedin mi?
Ağladı mı sen?
Yok be öyle.
Kafam takıldı bir şeye.
Serhat mı?
Diye bak.
Eğer seni üzdüyse ağa kardeşi falan demem alırım ayağımın altına ha.
Yok ya.
Yok ya öyle bir şey değil.
Yok.
Anlık bir şey yok.
Ne oldu?
Ya bunların umru değil de.
Benim aklım çocuklarda.
Tabi ben onların anası değilim.
Ama bir kere onlar ana demiş, ben bir kere evlat demişim işte.
Senin aklı kalıyor.
İçi içini yiyor.
Ah ah bunlar analıktan ne anlar. Hepsi şirket olmuş.
Ben de çocuğumu düşürdüm. Kimsenin umrunda değil.
Ne nasıl?
Öyle senelerce de uğraştık yani olsun diye öyle.
Bir sabah düştü öyle.
Çok geçmiş olsun.
Yok yok al ama tamam dur yok.
Sağ ol inşallah.
Geçer herhalde yani bir kere oldu sonuçta bir daha olur. Olur tabii olur.
Sıkma aşanı ne olur ne olmasın.
Rami arayayım.
Rami arıyor.
Efendim Rami.
Serra.
Sıra kalma.
Acil olmasa seni böyle sıkıntıya sokmazdım.
Samet. Ne oldu Samet'e?
Ya işte ateşlendi. Sabaha kadar seni sayıkladı.
Ateşlendi mi?
Hay benim kuzum.
Tabii o hastalığınca döşer bana.
Nasıl şimdi?
Hala aynı.
Hekim geldi.
İlaç neyim yazdı ama.
Hani imkan olsa da gelsen sanki hemen iyileşecek gibi ama. Sen niye bana haber
veriyorsun? Gerçi sen bana nasıl haber vereceksin?
Tamam dur şey.
Ben geleceğim.
Tam öz anaları değilim ama evladım demişim.
Bekleyin geliyorum hadi kapat.
Ne olmuş?
Samet. Büyük oğlan.
Hastalanmış.
Ben bu konaktan nasıl çıkarım?
Bunlar serhat yok ki beni koymuyor dışarı. Kim ya o koymayan?
Senin arkanda elte canım var canım. Hem de ağa karısı.
Kim bilir seni bu konaktan dışarı koymayan. Ben hallederim onu. Sen
hazırlan. Gerçek.
Tabii canım. Çarşıya çıkarık dedik. Çıkarık dışarı. Sen hiç merak etme.
Hazırlan gel. Tamam mı? Tamam haydi. Hadi.
Geliyorlar.
Bir arada kaldılar.
Bakamaz o çocuğa da.
Meşgul Hamdurgül.
Faket hazır.
Yola çıkıyorsun demeye aradım.
Kız! Siz ne yapıyorsunuz burada?
Hayret bir şey ya!
Mutfak iş dolu burada böyle boş boş dolanıyorsunuz.
Hepinizi biliyorum hepinizi. Koş. Koş mutfaktaki işleri halledin.
Paketin yola çıkması yetmez.
Serhat'a da haber vermek lazım.
Serhat'a mı?
Ne alaka adam kızı alıp gitmeyecek miydi?
Vallahi şu iş olsun da o ne yaparsa yapsın.
Mimzaları bir atak nurgül. Ondan sonra degil Serhat diye kimse dokunamaz.
Akif.
Sen beni de mi kullanıyorsun?
He vallahi.
Başka türlü herkesin her şeyi bildiği bir yerde kesin bir aksilik çıkayım.
Şimdi Yıldız gittiğinde Serhat Ağa'ya haber ver.
Yıldız Sadı Ağa'nın konağına kaçtı de. Tamam mı?
Akif.
Ben size her geçen gün daha çok aşık oluyorum.
Haberli olsun.
Biliyorum.
Neyse hadi bay bay.
Geldi mi gülüm?
Geldi geldim.
Kız sen de beni sevdin ha.
Ay.
Kız bari dışarı çıkmışken sana üst baş bir şey mi baksak böyle?
Ay benim derdim lan senin.
Aç kapıyı.
Nurgül Hanım, Sultan Ana dedi ki... Pardon?
Ben bu aşiretin ağasının hanımıyım.
Beni bu kapıdan çıkarmayacak adam daha anasını kaniden doğmadı ha.
Ben ne zaman istersem, kimle istersem çıkarım buradan.
Biz çarşıya gidiyoruz.
Sultan Hanım'a da aynen böyle söyleriz siz.
Aç. Gel canım.
Ne pelpel bakıyorsunuz? Aç.
Haydi. Allah Allah. Aksiyon ya biraz.
Allah Allah ya.
Çok yoruyorlar beni. Çok.
Efendim yenge.
Alo Serhat ya.
Çok kötü bir şey oldu.
Biz şimdi Yıldız'dan çarşıya çıktık. O istedi ben de hasta diye kıyamadım yani.
Gözden kaybettim. Kayboldu.
Ne diyorsun yenge sen? Ne demek kayboldun?
Ya valla biz yolda giderken bunu Ramimine o aradı.
Çocuğu hasta olmuş herhalde. Bence onun yanına gitti.
Kusura bakma bu kızın ne kadar deli olduğunu ben unutmuşum ama kendini
unutmamış maşallah.
Tamam.
Kapağız da nereleri yapacak?
Sıra bakma.
Ulan Sadullah.
Ne oldu oğlum? Ulan Sadullah.
Ulan ne oldu?
Ulan Sadullah. Ne oldu oğlum?
Yıldız kaçmış.
Ne? Oyuna getirdiler muhtemelen. Sadullah'ın konağına gidiyor. Bak.
Bak bu adam beni dün akşam tehdit etti ortak. Eğer bu oyunu bozarsan bedelini
ödersin dedi. Bak. Ben bunları sıraya dizerim.
Ulan. Ulan çakalıyım. Ulan Sadullah.
Ortak. Bana bak. Bana bak.
Bak gidip Yıldız'ın yanında olacak sarayın.
Ortak ben senin yanında... Ortak.
Yıldız'ın yanında olacaksın.
Bak. Ne var lan? Lan git!
Bana bak, bana bak, bana bak. Sen gidip o çakalın oyununu bozacaksan, ben gidip
Akif Lezya'nın oyununu bozacağım.
Öyle anlaşmadık mı oğlum? Ha ortak? Haydi.
Ortak haydi.
Haydi git. Eyvallah.
Asla mı oldun sen?
Sen asla mı oldun?
Ama bak düşüyor ateşinde.
Ensin değil mi?
İyi değilim anne.
Sen olmayacaksın.
İyi değilim ben.
Annen kurban olsun.
Hiç olur mu öyle şey?
Ben buradayım.
Ben senin hep yanındayım.
Bak gel seninle.
Şunu bir kere daha koyalım.
Bu benim aslan oğluma çok iyi gelecek al bakayım.
Şurayı da açalım.
Bak.
Ben sana grapefruit hazırladım. Hadi bundan ye bakalım. İstemem.
Annem niye?
Vitamindir hadi al biraz.
Yakıyor değil mi boğazına?
Ama senin anan sana ne getirdi?
Tahmin et bakalım bu çocuk ne seviyor acaba?
Bak burada ne var?
Ya elma sever benim oğlum çünkü.
Kurban olurum sana ye.
Ha bu çocuk da süzülmüş.
Yok ya.
Ne yapıyorsun? Mama yemiyor mu?
Yiyor. Gel. Elimden geldiğince bakıyorum işte.
Gel gel.
Ha böyle mi bakacaksın çocuklara Rami?
Hele. Boğazım çok acıyor anne.
Bana hamuru yapar mısın?
Tabii kaynatırım oğlum sen iste.
Hadi ye elmanı sen yiyebildiğin kadar ben onu kaynatayım tamam mı? Hadi hemen
yapayım ben oğluma. Hadi.
Rahmi.
Hele gel iki dakika.
Bir çay yaptı sana bak.
Gel gel.
Sen utanmıyor musun küçük çocuğa numara yaptırmaya?
Anladın değil mi?
Anlarım tabii o benim oğlum.
Değil.
Bilirim ama ben onun huyunu suyunu.
Hastalığın ince gözünün akı gider onun.
Ondan çağırdım.
Gelmezsin diye böyle şey yaptım.
Ben gidiyorum Yıldız.
Çocukları da alıp gideceğim.
Beni kimsenin bulamayacağı uzak yerlere gideceğim.
Daha fazla acı çektiremem çocuklara.
Hayır, onları benden... Onun karını ben değil sen vereceksin.
Gel benimle Yıldız.
Bırak cevap aramayı. Gel benimle.
Evet, hepimiz hoş geldiniz.
Bugün çok güzel ve özel bir gün.
Bugün Urfa'mız için ve ülkemiz için hayırlısı olacak çok büyük
bir anlaşmanın ilk adımını atmış bulunayım.
Bu toprakların en güçlü üç aşireti olarak böyle
büyük bir girişime ön ayak olmaktan dolayı öncelikle gurur duyuyoruz.
onur duyayım.
İnşallah sizler ve de bizler sayesinde bu anlaşma çok
büyük bir kalkınmanın ilk adımı olacaktır.
İsterseniz öncelikle sözleşmeyi imzalayalım daha sonra da
projenin ayrıntılarını gözden geçirelim. Getir kızım.
Hadi bakalım.
Bismillah.
Işıra ağam ağlamayız.
Adım atarsan acımam tetiği çekerim.
Hadi iç bakalım biraz şunu hadi.
Yaldım. Çok sıcak anne.
Çok mu sıcak? Dur üfleyeyim biraz be.
Ama bence bunu senin sıcak içmen lazım. Çünkü boğazların şiş ya.
Hadi.
Yıldız!
Yıldız!
Yıldız!
Yıldız!
Sen aşağı tut.
Bekle burada.
Bekle burada.
Yıldız!
Tamam. Bırakın izin verin.
Ben sana ne dedim?
Çocuklar var Serhat'a. Ben sana ne dedim Ramin? Serhat yapma.
Yapma çocuklar var yapma.
Hadi Yıldız yürü. Yürü gidiyoruz hadi. Çekil. Çekil.
Yürü Yıldız.
Bırak. Tamam Samet tamam sakin.
Beter. Tamam oğlum tamam dur.
Yürü Yıldız hadi.
Çekil çekil.
Dur. Samet.
Samet. Samet oğlum tamam sakin.
Samet tamam.
Kimse seni istemiyor burada. Kavga mı edelim? Çocukların yanında kavga mı
edelim? Gerçekten mi?
Yıldız ver çocuğu babasına hadi.
Çocukları korkutuyorsun Serhat Ağa.
Sakin çocukları korkutuyorsun.
Sakin. Tamam Yıldız.
Ver Ayşe'yi.
Yıldız yapma.
Olmaz. Tamam ben getiririm sonra görürsün tekrar.
Annen dedi.
Anne dedi bu olmaz. Dedi dedi ama.
Olmaz anlamıyorsunuz olmaz.
Şimdi sırası değil. Çocuklar korktu. Ver hadi.
Olmaz. Şu an sırası değil. Yıldız ver şu çocuğu artık. Sırası değil.
Dur. İyi misin?
İyi misin?
Ha?
İyi misin?
Abin de...
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.