Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Aaa.
Senin ne işin var burada?
Merhaba.
He, merhaba.
Çok beklettin mi?
Yok.
Ben de yeni geldim zaten.
Ben de beklemekten sıkılıp çoktan çekip
gitmiştir diye düşünüyordum.
Yok canım. Yani bir randevu koparmışım,
öyle kolay kolay gider miyim?
Ya ben buraya gelince var ya çok acayip
yüreğim ağzıma geliyor. İçim hop hop
ediyor.
Niye? Halk fobisi mi var sende?
Korkma yemezler seni.
Ne alakası var? Ne fobisi canım?
E niye yüreğin ağzına geliyor o zaman?
Bak şimdi burası böyle tramvay yolu ya.
He.
Hani sanki sen böyle bir tramvaya
atlayıp kaçabilecekmişsin gibi geliyor.
Kaçmazsın değil mi?
Garanti veremem.
Hani bu sefer tramvayla mı giderim,
tabanvayla mı giderim bilmiyorum.
Sen niye aşktan kaçıyorsun?
Aaa bak tramvay geliyor.
Ya dur. Ne tramvayı bırak şimdi.
Ya sen dememiş miydin tramvaya hiç
binmedim diye?
Evet.
E tamam gel o zaman.
Ya nereye gidiyorsun?
Ya gel.
Bilet falan gerekmiyor mu buna?
Hallederiz gel.
Buna mı bineceğiz?
Evet.
Denedikleriniz arasında en yakışanı bu
bence. Öyle mi?
Kesinlikle.
Cazibenizi göz ardı etmeyen, aynı
zamanda ciddi ve güven veren bir hava
verdi size.
Nasıl derler?
Hem hayat dolu hem sofistike.
Size daha önce söylemeliydim aslında.
Estağfurullah. Ben kimim ki? Olur mu
öyle şey canım?
Siz hem Şehrazat için hem benim için çok
önemlisiniz.
Her şeyden önce siz Kaan'ın dedesisiniz.
Sağ olun.
Maksadım sizden bunu saklamak değildi.
Onur Bey, bunu düşünmeniz bile yeter.
En kısa zamanda hem Nilüfer'i hem Kaan'ı
elinizi öpmek için getireceğim size.
Çok mutlu oluruz.
Ama geciktirmeyin. Bir an önce gelin.
Merak etmeyin.
Sağ iyi.
Kaan nasıl karşıladı kızımızı?
Çok sevdi.
Kardeş gibi benimsediler birbirlerini.
Evlattan yana
çok acılar çekmiş biri olarak söylüyorum
Onur Bey.
Çocuk sahibi olmak
dünyanın en büyük saadeti.
Ama bir de torun sahibi olmak var ki, o
saadeti iki ile çarpın.
Allah size o günleri de gösterir
inşallah.
İnşallah, sağolun.
Taksi.
Nereye efendim?
Nakkaştepe'ye.
Buyurun.
Benimle konuşmayacak mısın Gani?
Gani, lütfen beni dinler misin? Bak,
bana ne kadar kızsan haklısın. Ama
gerçekten kötü bir niyetim yoktu. Bir
yanlışlık oldu sadece.
Konuştukça batıyorsun Nergis. Bence sus
artık, unutalım.
Ama ben bunu unutamam. Daha da önemlisi,
seninle aramızın böyle kalmasına gönlüm
hiç razı değil.
Oyununda aldığım rol yetmedi mi?
Git kızım, sen kendine başka bir figüran
bul.
Ya, ne olur inan bana. Bak, çok üzgünüm.
Niye?
Erkek arkadaşının üstünde istediğin
etkiyi yapamadığın için mi?
Lütfen Gani, bırak o terbiyesizi.
Ya, demek terbiyesiz.
Ona ne diyorsun benim için? Bırak o
salağı mı diyorsun?
Ya, lütfen böyle şeyler söyleme.
Niye? Rencide mi oldun benim adıma?
Hassas kalbin mi kırıldı?
Ya Gani, lütfen.
Benim salak olduğumu düşünmesen, bu
oyunu benim üzerimde oynar mıydın?
Ama haklıymışsın.
Ben senin numaralarını, küçük
göremeyecek kadar salakmışım. Senden
etkilenecek kadar,
seni sevecek kadar salakmışım.
Ne şanslısınız Füsun Hanım. Çok uslu bir
kızınız var.
Maşallah de. Hem benim bütün kızlarım
şahanedir. Oğlum da.
Maşallah. Allah analı babalı büyütün
hepsini.
Amin.
Niye ütüyü siz yapıyorsunuz? Bırakın ben
yaparım.
Yok yok. Sen git odana dinlen biraz.
Zaten çok yoruluyorsun.
Aa, hiç yorulmuyorum ben bu evde. Zaten
bana bir iş bıraktığınız yok ki.
Sen hazır Buçin uyuyorken dinlen bence.
Yarın sana çok ihtiyacım olacak.
Hayırola?
Kızlar gelecek yarın.
Onlara en sevdiği yemekleri yapacağım.
Sen de yardımcı olursun bana.
Olmaz mıyım? İsterseniz erikli muhallebi
de yaparım kızlarınıza.
Yapar mısın?
Tabii ki seve seve.
Sağol.
Aa, dur dur ben bakarım.
Anne.
Merhaba Füsun.
Merhaba, çok beklettin mi?
Yok, hoş geldin.
Ne bunlar böyle?
Dergileri yığmışsın. Gelinlik modeli
bakıyorum.
Sen söylediklerinde ciddiydin yani.
Allah Allah! Niye kimse bana inanmıyor?
Ciddiyim tabii.
Delirdin herhalde.
Niye ben derdimi anlatamıyorum? Ben
gerçekten gelinlik giymek ve düğün
yapmak istiyorum.
Ayol, sen evlisin.
Ama düğün yapmadım.
Aaa! Sen istemedin zamanında nikah diye
tutturdu.
Tamam.
Şimdi de düğün istiyorum.
Niye?
Çünkü ben onun olmadan yaşayamadığımı,
son nefesime kadar onunla olmak
istediğimi,
hayatımda ondan başkasının olmayacağını
biliyorum artık.
Bunu yeni mi fark ettin?
Yani hep biliyordum ama
yeni bilincine vardım diyeyim.
Hayret!
Bir tek sen yeni fark ettin.
Sizi tanıyan herkes Onur Bey'le senin
birbiriniz için yaratılmış olduğunu
zaten biliyordu.
Tamam. Ben de onların ne kadar haklı
olduklarını göstermek istiyorum.
Sen ne çılgın bir aşıkmışsın böyle
Şehrazat.
Bunca yıllık arkadaşını bile bu kadar
hayrete düşürdüğüne göre,
Onur Bey kim bilir ne kadar şaşırmıştır.
Şaşıracak bir şey yok ki. Değerini
bilsin.
Ona duyduğum aşkın, sevginin değerini
bilsin.
Çünkü ben ona ömrümün sonuna kadar
bağlıyım ben ona.
Bir şeyler içelim mi?
Olur.
Bakar mısınız?
Oldukça parlak bir CV'niz var.
Demek en son
4 yıl Poseidon İnşaat'ta çalıştınız.
Evet.
Evet.
İnsan kaynakları sizi birinci dereceden
aday olarak göstermiş.
Başarılı bir iş geçmişiniz var.
Teşekkür ederim Onur Bey.
Bin Yapı büyük bir firma. Dolayısıyla
beraber çalışacağımız kişilerin
mimarlık kariyerlerini önemsemeleri
bizim için oldukça önemli bir kriter.
Ben küçük bir firmada sıkışıp kalmayı
düşünmüyorum.
Çalışacağım firmanın büyük olması
beklentilerime daha uygun.
Hangi proje için mimar aradığımız
konusunda size bilgi verildi mi?
Asya Kuleleri yanılmıyorsam. Anadolu
yakasının çehresini değiştirecek büyük
bir kompleks. Çok heyecan verici.
Güzel.
Buradan beraber çalışabileceğimiz
sonucunu çıkarıyorum.
Ben çok isterim.
İnsan kaynakları müdürümüz sormuştur ama
ben yine sormak istiyorum size.
Ne zaman başlayabilirsiniz işe?
Başlamak için herhangi bir engelim yok.
Siz ne zaman isterseniz.
O zaman
Bin Yapı'ya hoş geldiniz.
Teşekkür ederim.
Umarım benimle çalışmayı kabul ettiğiniz
için pişman olmazsınız.
Umarım siz de bizimle çalışmaktan memnun
olursunuz.
Hı hı.
Sağolun.
İyi günler.
İyi günler.
Dişi çıkmış.
Hı hı.
Evet.
Nasıl özlemişim.
Böyle uyurken bakınca
içim daha da sızladı.
Yeni mi bunlar?
Hı hı.
İki koltuk bir kanepe yeter dedim ama
Ali Kemal ısrar etti dayı döşemek için.
İyi yapmış.
Kuru tahtada oturtacak değil ya sizi.
E
buyurun.
Portakallı kek.
Çok güzel yapmışsın yine.
Afiyet olsun.
Annenler nasıl?
Herkes iyi mi?
Nasıl olsunlar?
Annem aynı.
Hasta yine.
Allah şifasını versin inşallah.
Amin.
Ne zaman taşındınız buraya?
Birkaç ay oldu.
Burçin'in bakıcısı var mı?
Var.
Kızlar her hafta sonu buraya mı geliyor?
Çok özlüyorum
Kızlarım burnumda tütüyor.
Dayanamıyorum ki yokluklarına.
Ne oldu?
Bu akşam Peride Hanım'a gideceğiz.
Nilüfer'i götüreceğiz el öptürmeye.
Aaa, haberi var mı geleceğinizden?
Var.
Onur çok ısrar etti bir ziyaret edelim
diye ama bakalım nasıl karşılayacak
çocuğu.
Çekinme canım. Yani gelin dediğine göre
bir sorun olmayacaktır.
Bilmiyorum Elif, göreceğiz.
Çok özür dilerim beklettim sizi.
Önemli değil.
Buyurun.
Siz de buyurun.
Kaç kişilik olacağı belli mi düğünün?
1000 mi, 750 mi?
1000'dir herhalde.
E Onur Bey'le konuşmadınız mı?
E konuştuk tabii. Hem ona kalsa 5.000
kişi çağıralım diyor.
E haklı.
Bayağı büyük bir düğün istiyorsunuz
öyleyse.
Evet.
Her şey harika olsun çünkü arkadaşım
benim yerime de evleniyor.
Anlamadım. Sizin yerinize de mi?
Evet, ben sadece nikah yaptım. Yani
düğün yapamadık.
E size de bir düğün yapalım benim adıma.
Evet.
Yeri tespit ettiniz mi?
Hayır, o daha belli değil.
Ben size ilk önerimi sunayım o zaman.
Tamam.
Bak Füsün.
Unutulmayacak şeyler var hayatta.
Ben gördüğüm şeyi unutacak değilim.
Ağlama.
Tamam.
Aramızda kalacak her şey.
Beni kesseler kimseye bir şey söylemem.
Ama olmaz.
Böyle Ali Kemal'in burnunun dibinde
hem de bir başına bu evde hiç olmaz.
Senin yerin
annenin yanı.
Anne ne olur?
Çocuklarımı görmeden nasıl yaparım?
Yaptım bir hata ama cezası çok ağır.
Ben kızlarım olmadan yapamıyorum.
Yalvarırım gönderme beni geri.
Yalvarıyorum anne.
Ne olur?
Cevdet baban ile babası babamın
oyuncaklarını veriyor bana.
Oynuyorum onlarla.
Lilliput'la birlikte oynarsınız artık.
Kaç sene saklamış annen? Nasıl hoşuna
gidiyor görünce bir bilsen.
Bir tane de bebek var. Kendisininmiş.
Sen onunla oynarsın.
Bana vermez ki.
Neden?
Beni sevmiyor.
Beni görünce babamla kavga etti.
Olur mu hiç Nilüfer'ciğim?
O sırada senin torunun olduğunu
bilmiyormuş ya.
Ondan.
Peride babaanne seni de çok sevecek.
Niye beş kişilik?
Mihriban da gelir diye Peride Hanım.
Hayır, o gelmiyor. Sordum gelecek mi
diye.
Şimdilik dursun.
Gelmezse kaldırırız.
Hiç lüzum yok. Gelirse ona da servis
açarsın.
Hadi Lilliput.
İstemiyorum ben gitmeyi.
Neden ama?
Ya yine bağırırsa bana.
Hadi bakalım Lilliput.
Bakalım babaanne bizim için ne yemekler
hazırlatmış Firdevs teyzeye.
Firdevs teyze burada mı?
Burada tabii kızım. Senin geleceğini
duyunca çok sevindi.
Hadi gel.
Firdevs teyze.
Babaanne, babaanne.
Aman efendim kimler gelmiş, kimler
gelmiş.
Merhaba Feride Hanım.
Feride Hanım bu oluyor. Bu Onur.
Bu kızı nasıl getirebiliyorsun benim
evime?
Anne lütfen.
Hayır dedim değil mi sana?
Sordun ben de kesinlikle olmaz dedim.
Anne ne diyorsun sen?
Elifer benim kızım, öz kızım.
Bırak elimi, gitmek istiyorum. Bırak.
Bu çocuk bir yabancı.
Anne ne diyorsun sen?
Liliput beni bekle.
Feride Hanım.
Bravo Şehrazat.
Bu kızı evinize kabul ettiğinize göre
siz de bu ahlaksızlığın arkasında
duruyorsunuz.
Feride Hanım lütfen.
Anne.
Liliput ağlama.
Böyle emrivaki yaparak beni
yumuşatabileceğimi sanıyorsun? O çocuğu
kabul etmiyorum.
O zaman beni de unut anne.
Madem kızımı bağrına basmıyorsun beni de
unut.
Hiç değilse çocukların yanında
söylemeseydiniz bu sözleri.
Aklınızı başınıza toplayın Şehrazat.
Füsun Allah Füsun Allah
Ah bu işi banyoda yapsan kızım gece gece
bak meyve soyuyorum burada.
Ne zararı var ki size
Allah Allah.
Ne yani tırnağının tozunu mu yutalım ha?
Ya bir gün elimde kalacak bu kıza.
Burhan Bey kurban olayım her yaptığı
batıyor artık sana.
Ama yapma hatırım için.
Kızlar odalarında mı anne?
Niye sordun?
Hiç yarın sinemaya gideceğiz yine de.
Filmi seçmişler mi diye soracaktım.
Gelsene mutfağa konuşalım.
Nimet sen kızlara bir bakıver.
Hı, hemen Nadide Hanım.
E ne oldu?
Ne oluyor böyle her hafta sinemaya
gitmeler?
Ne oldu ki? İstersen sen de gel bizimle.
Ben her şeyi biliyorum Ali Kemal yalan
söyleme bana.
Ne
neyi biliyorsun?
Füsun'a ev açmışsın burada.
Yok öyle bir şey anne.
Nereden çıkardın?
Şaka yapıyorsun herhalde.
Şaka yapar gibi bir halim mi var?
Bugün Füsun'a gittim ben her şeyi
biliyorum onun için hiç yalan söyleme
bana.
Eee
evi nasıl buldun?
Adem'e Füsun'a götür beni dedim.
Kızları her hafta sinemaya diye
götürdüğüne göre.
Otur şuraya.
Anne
Otur.
Ali Kemal, iyi dinle şimdi beni.
Olmaz evladım.
Doğru değil bu yaptığın.
Kızlar annelerinden uzakta mı büyüsün?
Ne kadar mutlular, görmüyor musun?
Onu baştan düşünecektin.
Artık Füsun defteri kapandı.
Füsun Kayseri'ye dönsün.
Kızlar da özlediklerinde gider görürler
Kayseri'ye.
Hayır anne.
Sadece kızlar değil.
Ben de özlüyorum Füsun'u.
Çok pişmanım şimdi.
Ona çok haksızlık etmişim.
Ali Kemal, aklını başına topla.
Boşandın sen Füsun'dan.
O artık yabancı bir kadın senin için.
O benim çocuklarımın annesi.
Artık senin karın Ahu, Ali Kemal.
Çok düşündüm anne.
Ahu'dan ayrılacağım.
Ne?
Tamam, bir hata yaptım.
Ama namusumu temizledim işte.
Ahu gitsin annesinin yanına.
Evlendim ama yürütemedik.
Boşandık der.
Füsun'a döneceğim ben.
Olmaz, olmaz. Hatayı üzerine hata
yaparak olmaz.
E o kızı da harcamaya hakkın yok.
O kendini harcadı.
Ben artık çocuklarım için, çocuklarımın
annesi için yaşayacağım.
Ve bunun için de ne gerekirse
yapacağım.
Ali Kemal.
Ninni benim güzelime
ninni.
Canım benim. Bir tane liliputum.
Sen hala Peride babaanneye mi
üzülüyorsun?
Sevmiyor beni.
Ama seni tanımıyordu daha liliput.
Bir tanısın, hepimizden daha çok sevecek
seni.
Liliput.
Peride babaannenin bugün sinirleri çok
bozuktu.
O yüzden sana öyle davrandı.
Sen sakın üzülme, tamam?
Bu ne?
Uygulama projesinin eskizleri.
Bitti mi?
Yani ilk taslak diyelim.
Aaa!
Bir daha çalışmak gerekecek tabii
üstünde.
Çok çabuk halletmişsin. Bravo.
Gelecek hafta konuşuruz demiştik ama sen
maşallah
Bu aralar geceleri pek uyku tutmuyor da
çalışayım dedim.
Çok güzel bir iş bu Bennu Hanım. Bir an
önce her şeyi yapayım istiyorum.
Hoş geldin Şehrazat.
O masanın sahibi benim gibi çok
çalışkandı.
Onur Bey'in eşi mi oturuyordu bu masada?
Hı hı.
Tam karşımda.
Az sabahlamadık onunla.
Hoş geldiniz.
Kolay gelsin. Nasıl gidiyor?
Vallahi yeni mimarımız bayağı hızlı
çıktı Onur Bey. Gece gündüz demeden
çalışıyor.
Güzel. Akşam yemeğini unutmadınız değil
mi?
Unutur muyuz hiç? Aynı restoranda değil
mi?
Evet. Size de davetiye geldi mi Eda
Hanım?
Evet, geldi. Heyecanla bekliyorum
akşamı.
Tüm ekibi daha yakından tanıyacaksınız.
Bin Yapı ailesini.
Neyse ben sizi daha fazla meşgul
etmeyeyim. Akşama görüşürüz.
Görüşürüz.
Çok zevkli olur bizim yıllık yemekler.
Dolunay da var bu akşam.
Ooo!
Ama ben derim ki biraz erken çıkalım
hazırlanmak için.
Olur.
Tamam.
Hani bitecekti bu iş?
Hani o katil
Hani o adamla konuşacaktın?
Bana bu işi halledeceğim dedin Kerem.
Konuştum anne.
Semi Özşener'le de Burak'la da konuştum.
Ama Burak bu. Laf dinlemiyor ki.
O adamın oturduğu apartmana yerleşmiş.
Ne demek bu?
Burak koskocaman insan anne. Çocuk değil
ki.
Konuştum işte. Daha ne yapayım?
Bilmiyorum.
Parasını bloke et. Hesaplarını durdur.
Bir şeyler yap işte.
Benim oğlumla o adamın kızıyla Allah
Amina'nın kemikleri sızlıyordur.
Beni suçluyorsun değil mi?
Bütün bunlar o adamın peşine düştüğüm
için oldu zannediyorsun.
Senin bir suçun yok.
Asıl sorumsuz olan Burak.
Ama ben buna müsaade etmeyeceğim.
Asla.
Ne gerekiyorsa yapacağım Kerem.
Burak o adamın kızıyla birlikte olamaz.
Selam.
Yine mi sen? Aa, oğlum hala taşınmadın
mı?
Ya, niye taşınayım ki?
Bak babam görürse çizer seni ona göre.
Söyleme bana böyle şeyler ya. Ben babana
ne yaptım ki?
Sana buradan taşın, yoksa fena olur
demedi mi?
Öyle dedi diye ben taşınacak mıyım hemen
buradan?
Tamam. Taşınırım, ama bir şartla.
Neymiş o?
Benimle her gün buluşacaksın.
Gidişine ya.
Benim işim gücüm sensin artık.
Nereye böyle?
Bir arkadaşıma.
Ya, boşver şimdi arkadaşım arkadaşı. Bak
gel, hava şahane, gezeriz biraz.
Aklın fikrin gezmekte değil mi?
Arkadaşım hasta diyorum, hasta. Gidip
çorba yapacağım kıza.
Tamam.
Bana niye kızıyorsun?
Ben çok güzel çorba yaparım.
Şoför bey, iki kişi alır mısınız?
Rica etsem iki tane hastane uzatır
mısınız?
Sağol.
Ne bu?
Şoföre uzatıp arkadan iki tane hastane
diyeceksin.
He, tamam. Eee, iki hastane.
Abi zahmet, 10 lira üstü.
Bu ne oluyor?
Arkayı uzat.
10 lira üstü.
Buyurun.
Teşekkür ederim.
Usta, bunun motoru 2000 mi?
1900 ama turbo.
İyi çekiyor mu ha? Vay be.
Şş.
Beyefendi olsana. Minibüs muavini oldu
başımıza.
Niye canım? Çok zevkliymiş bu toplu
taşıma olayı.
Sırada ne var?
Müsait bir yerde miyiz?
Tamam abla.
Geldik mi?
Usta kolay gelsin.
Eyvallah.
Vay ağızlara da bak. Usta musta.
Filmlerde mi gördün?
Niye canım? Biz bu memleketin çocuğu
değil miyiz?
Geçmiş olsun Fundacım.
Aman öpme Sezan. Çok fena gribim.
Ooo şifayı kapmış benim arkadaşım.
Ta nerelerden kalktım geldin ya. Sağol.
Çıkar.
Ayakkabıları mı?
Of.
Of eğilince nasıl ağrıyor başım.
Sinüslerim dolmuş.
Hım tanıştırayım. Bu Burak.
Merhaba.
benim en iyi arkadaşım.
Geçmiş olsun.
Sağolun.
Hoş geldiniz. İyi ki geldin Sezan.
Annemizin olamadığı içten kaldım burada
tek başıma.
Ooo ateşin var. Hemen yatıyorsun. Şimdi
şahane bir çorba yapacağım sana.
Zahmet etme. Hiç iştahım yok ki.
Ben yapayım da nasıl iştahın açılıyor
bak.
Hadi kızım ya. Ne bitmez saçmış. Ağaç
oldum hadi.
Ahu?
Aaa. Tamer abi ne haber?
Asıl senden ne haber kız?
İstanbul'da ne iş? Gezmeye mi geldin?
Yok ne gezmesi?
Yerleştim ben İstanbul'a.
Evliyaoğulları'na gelin geldim. Duymadın
mı Kayseri'de?
Yok ya.
Ben Kayseri'ye kaç yıldır gitmiyorum.
İstanbul, Antalya artık oralardayım hep.
Hah.
Of.
Ay iki saattir bir fön çekecek
uzatıyordu uzatıyor ya.
Oyacım seni Ahu'yla tanıştırayım. Ahu
Evliyaoğlu. Bu da Oya, karım.
Çok memnun oldum.
Ben de.
Ahu'yu Kayseri'den tanırım.
Benim bir çeyiz dükkanım vardı o
zamanlar.
Ahu da iyi müşterimdi.
Özlemişim kız seni.
Ben de valla. Çok şaşırdım.
Konuşacak çok şey var.
Hadi bir yere gidelim, hem bir şeyler
yeriz hem konuşuruz.
Bilmem ki, ben eve gideceğim.
Aaa, hadi. Bir kebap yedireceğim size,
aklınız duracak. Hadi.
Hadi, iyi.
Daha fazla yemeyeceğim.
Bakayım.
Aaa, yarısı duruyor daha. İç birazcık.
Valla şahane olmuş Sezen, eline sağlık.
Of, ter bastı.
İyi işte ya, ter atıyorsun.
Üstüne de güzel bir uyku çektin mi
hiçbir şeyin kalmaz.
Ben bir üstümü değiştireyim.
Of.
Bak.
Çok yakıştı.
Hayatında ilk kez terlik giyiyorsundur
Allah bilir.
Yok artık, daha neler.
Yalan mı? İlk kez böyle bir eve
girdiğinden adım gibi eminim.
Ya nesi varmış evin, mis gibi ev işte.
Hadi hadi, mavalı okuma bana.
Bizde böyle valla, yersen.
Ya ne dedim ben şimdi? Bizde böyle,
sizde şöyle başladın yine ha.
Bizde böyle tabii.
O lafı hiç duymadın tabii sen.
Ya, biz çok ayrı dünyaların insanlarıyız
Zengin Bey.
Ya hayret bir şey ya. Yine Zengin Bey
olduk yani. Sen bıraksana şu Türk filmi
ağızlarını Sezen. Bırak ben, bırak.
Künefeler nerede kaldı?
Abi fırına şimdi atıldı. Sürer biraz.
Tamam hadi çabuk olun.
Geç oldu. Ben gideyim artık.
Nereye ya? Daha tatlı gelmedi.
Ay evet. Ne güzel oturuyoruz.
Geç oldu ama evden merak etmişlerdir.
Müsaadenizi alayım.
Peki o zaman. Israr etmeyelim.
Kebaplar nefisti Tamer abi. Sağol.
Kesene bereket.
Ne demek Ahu?
Ya çok iyi oldu karşılaşmamız.
Bak Oya da sıkılıyor evde yalnız.
Takılırsınız beraber.
Evet çok sevinirim. Ben çok sevdim seni
Ahu.
Sağol ben de öyle. Arayacağım seni Oya.
Hadi hoşça kalın.
Hoşça kal.
Nereden çıktı bu karı şimdi? Başıma da
sardım.
Ne var? Mis gibi arkadaş.
Kızım sen Evliyaoğulları'nı duymadın mı
hiç?
Kayseri'nin zenginlerinden.
Nereden duyacağım be? Kayserili değilim
ki ben ne bileyim.
Şimdi duy o zaman.
Deri imparatorluğu diyorum.
Buyurun.
Aha şöyle.
Mis gibi koktu.
Emrin olur olmaz mı?
Akşam Özcan Bey'e gidiyorsun.
Ay çok sıkıcı bir adam o ya.
Sıkıcı mıkıcı.
Parayı bastırıyor mu sen ona bak.
Özel misafirleri varmış akşama.
Aman kendi gibiyse yandık.
İş iştir.
Adam ille de Oya diyor başka bir şey
demiyor. Avucunun içine almışsın herifi.
Alırım tabii. Ne sandın?
Bu kadar genç yaşta nasıl bu kadar iş
yapmışsınız? Gıpta ediyorum şimdiki
gençlere.
Teşekkür ederim ama henüz önemli bir
başarım yok aslında.
Ama bu kadar da mütevazı olmayı da
gerçek sanırlar.
Benim için en büyük başarı Bin Yapı
ailesine katılmak oldu Kerem Bey.
Bin Yapı'nın öyle bir özelliği vardır.
Kerem'le Onur her zaman en iyi mimarları
seçerler.
Ooo!
İyi akşamlar.
Hoş geldin Burak'cım.
Amca çok oldu görüşmeyeli değil mi?
Çok.
Bu aralar senin yüzünü gören cennetlik
ama Burak'cım.
Bu gece yanınızdayım merak etmeyin.
Kendini şantiyeye adamışsın öyle duydum.
İşte yapıyoruz bir şeyler. İşi
öğreniyorum daha.
Zühre.
Niye yemedin sen?
İçime almıyor be Mihriban.
Eline sağlık çok güzel olmuş. Ama kaç
gündür ne yediğimi biliyorum ne
içtiğimi.
Alo.
Abi.
Abi neredesin?
Hayır.
İstanbul'dayım.
Meraktan geldim ne yapayım?
Evet.
Mihriban'ın yanındayım.
Sen neredesin?
Buradaymış.
Abiciğim neredesin? Nasıl göreceğim
seni?
Gelsin buraya Zühre. Çağır.
Ne dedin ne?
Sesin gidiyor.
Alo.
Kapandı.
Hay Allah.
Neredeymiş? Ne olmuş?
Bir yanlışlık olmuş. Gözaltına almışlar.
Alo. Abi.
Ya, çok enteresan bir şey yaşadım bugün.
Bir minibüse bindim.
Ne oldu? Yoksa kaza mı yaptı minibüs?
Yok yok, öyle bir şey olmadı da. Yani
ben hayatımda ilk kez bir minibüse
bindim de.
Sahibi söylüyorsun. İlk kez mi bindin?
Ama çok eğlenceliymiş Yalçın abi.
Bilmez miyim? Eskiden hep binerdim.
Bir keresinde minibüse bindim. Minibüs
giderken tam
İyi akşamlar.
Hoş geldiniz.
İyi akşamlar.
İyi akşamlar.
Merhaba.
Yeni mimarımızla tanıştın mı, Şehrazat?
Hayır.
Eda Akınay, Bin Yapı ailesine yeni
katıldı.
Merhaba. Memnun oldum.
Ben ben de memnun oldum.
Gel.
Teşekkür ederim.
Yeni işiniz hayırlı olsun.
Bin Yapı'da çok mutlu olacağınıza
eminim.
Naber, Burak?
İyi.
Yalçın abi, nasılsınız?
Seni sormalı, Şehrazat. Kendini çok
özletiyorsun, kızım. Gene bu akşam çok
güzelsin.
Her zamanki gibi.
Teşekkür ederim.
Naber?
İyiyim, sen de?
İyiyim.
Ne olduğunu anlatmayacak mısın?
O gün Mihriban'la buluşacaktık.
Ama polisler şirkete geldi. İfadenize
başvuracağız dediler. Nasıl olsa iki
saatte işim biter dedim. Ama karakola
girince gözaltına aldılar.
Eski çalıştığım şirketten kalma bir
hesap yüzünden.
Abi.
Ya, eski mesele. Biliyorsun suçsuz
olduğumu.
İmza yetkim olduğu için beni de sorumlu
tutmuşlardı. Neyse işte.
Yine onunla ilgili bir iştir. Nasıl olsa
davadan beraat etmiştim diye kendimi
rahatlatırken birden öğreniyorum ki dava
temyizden dönmüş.
Şansa bakar mısın? Biz de o gece yemeğe
çıkacaktık.
Değil mi Mihriban?
Ya.
Neyse.
Geçmiş olsun.
Yeriz ama yemeğimizi yine değil mi?
Hı hı.
İnşallah.
Kusura bakmayın.
Benim gitmem lazımdır.
Siz bu gece burada kalın.
Niye gidiyorsun ki?
Geç oldu Haldun.
Anlatıyordum tam.
Geçmiş olsun Haldun. Anlattın işte.
Gerisini başka zaman anlatırsan.
Çarşafların yerini bilirsin Zühre Hanım.
İyi geceler size.
Füsun ne olur böyle yapma ağlama.
Nasıl ağlamam Ali Kemal? Kaderde onca
yıldır anne dediğimiz insandan bunları
duymak da varmış.
Füsun.
Kayseri'ye dön dedi.
Bu işin geleceği yok dedi.
Çocuklarımın babasını ayartan kadın mı
oldum şimdi?
O ne demek öyle Füsun?
Üzme artık kendini.
Annen haklı aslında.
En iyisi benim dönmem.
Hepinizin hayatından çıkayım da kurtulun
benden.
Ne bitmez çile varmış Allah'ım.
Duymamış olayım.
Tamam.
İkimiz de hatalar yaptık.
Ben sadık bir eş olamadım. Sen sevgini
gösteremedin.
Ama hepsi geride kaldı artık Füsun.
Bu bizim son mutluluk şansımız Füsun.
Bunu kimse elimizden alamaz.
Annem bile.
Tamam mı?
Bu elbiseyi hatırlıyor musun?
Hani bir kere Ortaköy'e götürmüştün
beni. Oradan almıştın.
Bu kedi hamileydim.
Satıcı kadın Allah mutluluğunuzu
bozmasın.
Kumrular gibisiniz maşallah demişti.
Ben yine o günlerdeki kadar mutlu olmak
istiyorum Ali Kemal.
Olacağız Füsun.
Benim nefes aldığım tek yer burası.
Anladım ki sadece senin yanında mutlu
oluyorum ben.
Seni bırakmaya da hiç niyetim yok.
Böyle yemekleri daha sık yapsanıza.
Yapsak demek istedin herhalde. Hı?
Sen hala Bin Yapı'nın malısın. Unutma
bunu.
Tamam. Yapsak.
Yalçın abi yine çok güldürdü beni.
Hım, öyledir o.
Eda'yı da çok sevdim. Ne kadar şeker bir
kız.
Şekerliği beni pek alakadar etmiyor.
İşini iyi yapsın da önemli olan o.
Ama güler yüzlü olması önemli.
Bence bu işe en çok Beyza sevinir.
Doğum iznine ayrıldığımda aklım işlerde
kalacak diyordu.
Asya Kuleleri öyle 3-5 günde
halledilecek bir iş değil ama.
Sen Eda'yı bence o kadar hafife alma.
Çalışkan olduğu anlaşılıyor. Belli ki
zehir gibi bir kız.
Bence Bin Yapı iyi bir mimar kazandı.
Ne kadar iyi olursa olsun senin yerini
dolduramaz.
Yapma. Buna eş torpil deniyor galiba.
Hayır. Buna gerçekçilik deniyor.
Hım.
Şimdi biz kalkıp Bin Yapı'ya beş tane
daha mimar alsak hiçbiri senin yerini
dolduramaz.
Şımartıyorsunuz beni Onur Bey.
Şımarmanız hoşuma gidiyor Şehrazat
Peki daha çok şımarırsam?
O zaman daha çok severim seni.
Kim o be? Kim? Nasıl tanımaz beni?
Delireceğim ya.
Sakin ol aşkım ya.
Kendini paraladığına değmez.
Resmen tanımıyormuş gibi yaptı, Tuğçe.
Resmen. Hadi okuldan hatırlamadın.
3 ay aynı şirkette çalıştık. İnsan hiç
mi hatırlamaz? Ama tabii o zamanlar
Şehrazat'tı. Şimdi Şehrazat Hanım olmuş.
Koskoca Onur Aksal'ın karısı kızım.
Girecek tabii havaya.
Ben alırım ama onun havasını.
Bir de kendine tarz yapmış. Sanırsın
kraliçe.
E bir çeşit kraliçe olmuş ama. Bin Yapı
İmparatorluğu'nun kraliçesi.
Ya delirtme insanı Allah aşkına Tuğçe
ya. Ben ne diyorum, sen ne diyorsun?
E öyle ama. Gerçekçi ol biraz.
Bir de ablaymış gibi falan davranmadı
mı? Oracıkta gebertecektim
Sakin ol. Keskin sirkenin lüzumu yok.
Sakin ol da zararlı oturma.
Kim zararlı oturacak göreceğiz.
Sen bu sinirle onu doğduğuna pişman
edersin vallahi.
Şehrazat Aksal'ı bitireceğim, Tuğçe.
Bitireceğim onu.
Onur Aksal nasıl bir adam?
Tam karizma abi.
Hadi ya.
Zor mu?
Eh.
Kolay değil tabii.
Ama elde etmesi çok zevkli olacak.
Hadi bakalım.
İnşallah.
Biraz önce aradı doktor. Yarın bir
konferans için Ankara'ya gidecekmiş.
Bugün beni görmek istiyor.
Önemli değil, Beynucum. Biz de yarın
çalışırız.
Yarın malzeme dosyasını hazırlamış
olmamız gerekiyor. Hayır, bugün
doktordan sonra geleyim diyeceğim ama
yetişmeyecek. Hayatım, sıkma canını.
Sağlığın çok daha önemli.
İyi de iş ne olacak? Ay vallahi
delireceğim ya.
Bennu Hanım,
şey, isterseniz ben gidebilirim.
Şehrazat, bir dakika.
Yapabilir misin gerçekten? Tabii canım.
Dün anlattınız ya bana her şeyi.
Şehrazat Hanım da yardım eder, dosyaya
son halini veririz.
İsterseniz akşam size getiririm, bir
kere daha kontrol edersiniz. Ah, gerek
yok olsun.
Alo, Şehrazat, tamam çözümü bulduk. Eda
sağ olsun, Hızır gibi yetişti.
Sen uygunsan ben gelirim diyor.
Ah, tabii.
E bizim neden daha önce aklımıza gelmedi
ki?
Tamam, hemen atlayıp gelsin. Tamam.
E ben zaten dosyanın içine notları
yazmıştım. Bennu, bebeğini düşüneceğine
aklın hala işte. Tamam, biz hallederiz
diyorum. Düşünmesen artık. Tamam,
rahatladım.
Hadi öpüyorum seni.
Şehrazat seni bekliyor. Tamam, hemen
çıkayım ben. Çok teşekkür ederim Eda,
gerçekten. Ne demek Bennu Hanım, ben
niçin buradayım ki?
Şunu vereyim sana. Mersin.
Kolay gelsin.
Umarım tartışmaya devam etmek için
gelmedin anne.
Küçük bir çocuğa yaptığın unutulur şey
değildi.
Elifer sabaha kadar ağladı, biliyor
musun?
Oğlum, dinle beni.
Ben çok düşündüm.
Bir şok yaşıyorsun sen. Bu yüzden
sağlıklı bir karar veremiyorsun.
Şok yaşamıyorum anne.
Günlerce düşündüm ben bunu.
Ben o kızın senin kızın olduğuna
inanmıyorum. Büyük bir tuzak bu.
DNA testlerinin sonuçlarını görmek ister
misin?
Test, mest beni hiç alakadar etmiyor.
Benim kızım anne.
Nilüfer benim öz kızım. Tartışmayalım
lütfen.
Peki.
Öyle olsun.
Öyle olsun değil, öyle.
Tamam.
Diyelim ki senin kızın.
Ama böyle bir rezaleti kabul etmemi
bekleme benden.
Anne benim çocuğumdan söz ediyoruz.
Gayrimeşru çocuğundan.
Bunu insanlara nasıl açıklayacağız Onur?
Herkese benim gayrimeşru bir kızım var
mı diyeceksin?
Senin derdin bu mu?
Benim kızımın çektiği acıyı, ona bu
acıyı nasıl unutturacağımızı düşünmek
yerine, beni hiç ilgilendirmeyen
insanların benim hakkımda ne düşündüğümü
senin derdin. He?
Sen herhangi biri değilsin Onur.
Sen bu ülkenin çok önemli bir iş
adamısın.
Bu çocuğun icabına bakmak zorundasın.
Ne demek icabına bakmak?
Kurtul o kızdan.
Akrabalarına ver.
Yurt dışında bir yatılı okula ver. Ne
yaparsan yap ama kimseler haberdar
olmadan kurtul.
Anne sakın.
Sakın.
Sakın bana bir daha bu cümleyi kurma.
Senin niye canın sıkkın bakayım?
Yok.
Bir şeyim yok Şehrazat.
Var bir şey. Ben anlarım.
Bak Haldun Bey de döndü. Niye hala
mutsuzsun?
Şehrazat.
Ters giden bir şeyler var.
Ama ne olduğunu ben de bilmiyorum.
Nasıl yani?
Sonra konuşalım mı bunu?
Merhaba Şehrazat Hanım.
Hoş geldin Edacım.
Ne kadar güzel bir ofis burası böyle.
Şahane bir yer yapmışsınız. Çok
beğendim.
Teşekkür ederim.
Gel bak seni tanıştırayım. Güner.
Merhaba.
Memnun oldum.
Gani.
Memnun oldum.
Hoş gelmişsiniz.
Eda Hanım da Bin Yapı'nın yeni
mimarlarından.
Vay.
Bir şey içmek ister misiniz?
Hiç zahmet olmasın.
Ne zahmeti? Birer Türk kahvesi içelim
mi?
Olur.
Hı hı.
Kolay buldun mu burayı?
Çok kolay.
İşiniz çok galiba.
Sorma.
Büyük bir proje yarışmasına
hazırlanıyorum.
Öyle mi?
Hı hı.
Uluslararası bir iş. Slovenya'da bir
kayak merkezi.
Nasıl? Komple mi?
Oteller, kayak pistleri, eğlence
merkezleri.
Bir şehir projesi neredeyse.
Of. Ne durumda peki?
Yani bitmek üzere.
Aslında bitti ama bir kez daha çalışıp
öyle göndereceğim.
Kesin kazanırsınız.
Yok canım.
Kesin, kesin. Siz Halit Munaf Vakfı
ödülünü aldınız Şehrazat Hanım. Siz
uluslararası bir mimarsınız.
Baba ben çıkıyorum.
Bu saatte mi?
Hani gece çalışıyordun sen?
Shift'im değişti ya.
Ya vardiya desene şuna.
Nereden çıktı shift mift?
Herkes bir tutturdu İngilizce. Allah
Allah.
Tamam ya, tamam. Vardiya, nöbet.
Sen ne yapıyorsun? Yeni beste mi var?
Uğraşıyorum bir şeylerle.
Bakayım sözlerine.
Daha bitmedi. Büyüsünü bozma.
Aman da aman. Büyülü besteler yaparmış
benim babam. Desene bu şarkıyla Fareli
Köyün Kavalcısı gibi herkesi peşine
takacaksın.
Aferin be.
Bak bu güzel şarkı adı olur.
Fareli Köyün Kavalcısı.
Eee, kimin kızıyım ben?
Hadi kolay gelsin.
Çok yorma kendini, tamam mı?
Tamam.
Akşama aç gelirsen haber ver.
Ararım.
Vay be.
Semih Özşener.
Kızın da senin gibi çatlak.
İğneyi unuttun be kızım.
Öf be. Bir konsantre olup çalışmak
mümkün değil ki.
İçeri zorla girmeye kalktığınıza göre
bana hakaret etmeden gitmeye niyetiniz
yok.
Durum bunu gerektirmeseydi senin evine
adım atacağıma ölmeyi tercih ederdim.
Bu kadar önemli demek konuşacağınız
mevzu.
Çok önemli.
Senin de memnun olacağından hiç şüphem
yok.
Allah Allah. Merak ettim.
Buyurun o zaman, kapıda kalmayın.
Evet.
Kardeşimin katilinin ayağına geldiğim
için kendimden nefret ediyorum.
Hanımefendi ben
35 senedir kendimden nefret ediyorum.
Siz 1 dakika etmişsiniz, çok mu?
Derdiniz neyse bir an önce söyleyin,
sonra da beni rahat bırakın.
Lütfen.
Merak etme.
Senin nefes aldığın bu evde bir saniye
bile kalmaya tahammülüm yok benim.
Hemen konuya gireceğim.
Dinliyorum.
Ne kadar istiyorsun?
Anlayamadım.
Kızını da alıp buradan gitmen için ne
kadar istiyorsun? Söyle hemen yazacağım
çekini.
Ama kızını da alıp gideceksin bu
şehirden.
Gerekirse bu ülkeden.
Bir daha da oğullarımın da benim de
karşıma çıkmayacaksınız.
Her kapıyı açar değil mi
paranız?
Banka hesaplarınız.
Lan zenginlik böyle bir şey işte.
Uzatma.
Bir rakam söyle bana.
Ne istiyorsan derhal yazacağım.
Ödeyebilecek misin?
Seni de
kızını da bir daha görmemek için her
şeyi yaparım.
Lütfen
evimden gider misiniz?
Bak
Pazarlık yapacak halim yok.
Söyle,
bitsin bu iş.
Sen beni ne sanıyorsun ha?
Satılık mı?
Ulan ben bir hata yaptım be.
Korkaklığım yüzünden bir hata yaptım.
Bu hata yüzünden bir gece bile başımı
huzurla yastığa koyamadım.
Senin paran bana bu vicdan azabını
unutturur mu?
Bana gururlu adam numaraları yapma.
Senin ne mal olduğunu gayet iyi
biliyorum ben.
Sen hiçbir şey bilmiyorsun.
Hiçbir şey.
Aptallık etme.
Al şu parayı. Gidin buradan.
Yoksa çok kötü olacak.
Lütfen gidin buradan.
Bir daha da bu sokaktan bile geçmeyin.
Çok pişman olacaksın.
Nasıl gidiyor Sezen?
Eh, iyi. Her şey yolunda.
Güzel. Canını sıkan bir şey yok değil
mi?
Olmalı mı?
Şu geçen günkü olayı hiç konuşamadık da
hani kızın biri
Biliyorum. Kusura bakmayın.
Bir daha olmayacak.
Yani umarım.
Kim o kız?
Ben de tanımıyorum aslında.
Galiba senin yeni erkek arkadaşının eski
kız arkadaşı.
Biraz karışıktır bu işler, bilirim.
Keşke herkes sizin kadar anlayışlı olsa.
Yine de dikkat et. Böyle şeylerin
müşterilerin önünde olması hiç hoş
değil.
Haklısınız. Tekrar özür dilerim.
Pardon.
Alo?
Bil bakalım niye aradım?
Taşınacağını söylemek için herhalde.
Yok ya, ne taşınması?
Niye aradın peki?
Seni çok özlediğimi söylemek için.
Yeni bir şey yok yani.
Böyle aramak için bundan daha iyi bir
neden olabilir mi?
Ya biraz önce aramıştın zaten. Hem de
aynı nedenle.
E bir kere de sen beni ara aynı nedenle.
Bak zengin bey, ben burada çalışıyorum.
Personelim yani. Benim senin gibi bol
vaktim yok.
Öyle her istediğin zaman kaydıramam.
Vaktin olsa arayacaksın yani.
Niye olmasın?
Anlamadım.
Olabilir belki.
Duyamadım ya. Burada çok rüzgar var
Sezen.
Yani vaktin olsa ararsın öyle mi?
Evet.
Efendim?
Evet.
Ha şöyle ya.
Hadi, bay bay.
Hala bir şey çıkmadı mı Çiğdemciğim ya?
Iı ıh. Uğraşıyorum Tuğrul bey,
uğraşıyorum ama çıkmıyor yani.
Çocuğu görebildin mi peki?
Çıkış saatinde okulun kapısında
bekledim.
Onur Aksal'ın şoförü geldi aldı ama
Eee, fotoğraf?
Ya çok çabuk gittiler çekemedim.
Oho, olmadı ama şimdi.
Tamam.
Ya Onur Aksal'ın bir kızı olduğundan
emin miyiz?
Tamam, Onur Aksal'ın arabası bir kızı
okula getirip götürüyor da belki bir
yakını filandır.
Değiliz tabii ki.
Öyle bir duyum aldık sadece. Haberi
doğrulayın diye uğraşıyoruz değil mi?
Bakın Tuğrul bey,
ben okuldan bilgi almaya çalıştım ama
müdür bey öyle bir şey yok dedi.
Ha, var diyecekti sanki. Hadi bakalım
Lale de konuşmadınız mı?
Vallahi ben birini köfteciye götürdüm.
Onur Aksal'ın kızı galiba dedi. Ama o
kadar.
Bir Adem'e galiba dedi diye yazamayız
çocuklar.
Başımızda patlar sonra.
Bu haber gerçekse
ve de başka bir gazetede patlarsa var
ya, iş arayın kendinize iş.
Elimizden geleni yapıyoruz Tahir Bey.
Alo.
Merhaba canım.
Deniz ben, nasılsın?
Evet, gerçekten çok uzun zaman oldu.
Hımm, mis gibi koktu. Ne yapıyorsun
Mihriban abla?
Çocuklara puding pişirirem.
Sen Haldun Bey ile buluşmayacaktın değil
mi?
Yok.
Hayır, buluşacaksan Gülcan bakar
çocuklara.
Bak, randevun varsa iptal etme,
gücenirim Mihriban abla.
Merak eleme.
Randevum falan yok.
Bir sorun mu var yine Mihriban abla?
Nice deyim Şehrazat?
Haldun sanki başka biri kim göründü
gözüme.
Sana yalan mı söylüyor? Yani
söylediklerine mi inanmadın?
Yalan söylemesi için bir sebep yoktur
ama
ne bilim işte, içim hiç rahat değil.
İçimiz en doğruyu söyler Mihriban abla.
Ama inşallah kendine de, ona da
haksızlık etmiyorsundur.
Hı hı, inşallah.
Sana o herifi bir daha görmeyeceksin
demedim mi ben?
Ne oldu baba, niye böyle konuşuyorsun
ya?
Cehennem olup
hayatımızdan.
Yoksa bu defa gerçekten katil olacağım
Sezen, anlıyor musun?
Katil.
Baba.
Ne olduğunu anlatacak mısın? Ne bu
halin?
O zibidi'nin annesi geldi bugün.
Güçlü, muktedir Seval İnci oldu.
Beni.
Beni doğduğum ülkeden, şehrimden kovmaya
kalktı.
Ne?
Kızını da alıp gitmek için kaç para
istiyorsun dedi bana.
Ne söylüyorsun sen baba?
Satılık mıyım lan ben?
O kadar şerefsiz, adi bir adam mıyım?
Ne hallere düştüm Sezen.
Ne hallere düştüm.
Nereye?
Sezen, nereye?
Aç kapıyı.
Burak, aç şu kapıyı.
Aç kapıyı.
Sezen, Sezen ne oldu?
Siz nasıl insanlarsınız ya? Siz ne
biçim, ne aşağılık insanlarsınız?
Ya ne oldu Sezen?
İnsanların hayatıyla istediğiniz gibi
oynayabilirsiniz değil mi? Çünkü paranız
var.
Ya bir sakin ol, geç içeri.
Burak, bir dokunma bana. Bir daha sakın
dokunma, tamam mı?
Ya Sezen, ben bir şey mi yaptım?
Bilmeden üzdüm mü yani seni?
Annen hayatınızdan çıkalım diye babama
para teklif etmiş ya.
Allah'ım, bizi ne sanıyorsunuz siz ya?
Para mı teklif etmiş?
Kaç para istiyorsun demiş.
Kızını da alıp bu şehirden gitmek için
kaç para istiyorsun demiş.
Sezen, ben.
Bırak beni.
Seni bir daha görmek istemiyorum.
Annem bu hale geldi ha.
İnanamıyorum.
Bunun hesabını verecek.
Annem bana bunun hesabını verecek.
Burak nereye? Burak nereye?
Sezan
Tamam.
Suçluyum Elan.
Yine en büyük.
Kendimi savunacak yüzüm yok belki.
Ama bu kadarını hak etmiyorum ya.
Bilmediklerin çok şey var halbuki.
Demek Eda'yı gözün tuttu Şehrazat.
Hı hı, evet.
Bugün Beynu'nun projesini getirdi bana.
Daha aktarırken bile işine ne kadar
hakim olduğunu gördüm. Çok çalışkan
çıktı.
Doğru seçim yapmışız yani.
Bence Bin Yapı için çok büyük bir şans.
Ben çok memnunum bu durumdan. Benim
halim ortada.
Senin artık yarım gün çalışmaya geçsen
iyi olacak. Doğumuna az bir şey kalmadı
sayılır.
Merak etme anne. Ben bundan sonra beni
hiç çalıştırmayacağım.
Yok artık o kadar da değil.
Peki Eda'ya Aslı Kuleleri'nin tamamını
emanet edebilir miyiz?
Ne diyorsunuz?
Kız tecrübesiz değil ama ne de olsa Bin
Yapı'da yeni.
Hı?
Bence Şehrazat süpervizörlük yaparsa
hiçbir sorun çıkmaz.
Aaa.
Bu nereden geldi şimdi aklına?
Bence çok iyi bir fikir.
Sen ne dersin?
Bilmem ki. Doğru olur mu?
Neden doğru olmasın ki?
Hayır yani Eda bunu nasıl karşılar?
Emine'cim kapıya bakar mısın?
Bence sevinmesi gerek. Böyle neredeyse
hazır bir projede çalışacak. Sayende
başarısız olma şansı olmayacak.
Tamam. Eğer siz öyle düşünüyorsanız
memnuniyetle.
Aaa. Burak hoş geldin.
Ne yaptın sen anne?
Ne yaptın sen?
Yakıştırdın mı kendine bu davranışı?
Ne oluyor?
Benimle saygılı konuş.
Hiç utanmadın değil mi?
Bu kadar düştün mü sen anne? Düştün mü?
Bir katilin kızıyla birlikte olmana göz
yumacağımı sanıyorsun?
Ayrılacaksın Burak.
O kızdan ayrılacaksın.
Asla ayrılmayacağım.
Burak ne diyor anne?
Sezen'in babasına gitmiş bugün.
Kızını da alıp gitmek için ne kadar
istiyorsun diye sormuş.
Az bile yaptım.
Az bile.
O adam teyzenin ölümüne neden oldu. Niye
anlamıyorsun bunu?
Bir katilin kızıyla birlikte olmak için
evlenecek mi?
Anne yeter.
Sezen benim kız kardeşim ve bunda onun
hiçbir günahı yok.
Maalesef Kerem.
Kız kardeşim dediğin kız bir katil.
Senin katil dediğin de benim babam.
Senin o adama hala baba diyebilmeni bir
Yeter anne.
Tamam.
Yeter.
Sana son kez söylüyorum Burak.
Eğer teyzenin hatırasına birazcık saygın
varsa
o kızdan ayrılırsın.
Ben Sezen'i seviyorum anne. Hayatımda
ilk kez bir kızı seviyorum ben.
Burak, Burak tamam.
Şimdi.
Burak tamam.
Hayatımda ilk kez kalbimi hissediyorum
ben.
Şşt tamam.
Sezen'den asla vazgeçmeyeceğim.
Burak lütfen sakin ol. Tamam.
Bu okuduğumuz masalın yapbozu değil mi?
Gülüver'in gezilerini okumuştuk ya. Bu
da Gülüver cüceler ülkesinde.
Liliputların ülkesi.
Evet.
Bir sürü Liliputlu olacaktı burada.
Olacak.
Bak buranın.
Bak bu da buranın.
Alo.
İyi akşamlar Mihriban.
Ben Haldun.
Sana da iyi akşamlar Haldun.
Nasılsın?
Ne yapıyorsun?
Yaşıyam.
Uşaklarımnan beraber evde yapboz
oynuyuruk.
Anladım.
Ben
şey için rahatsız ettim. Yarın öğlen
görüşelim mi diyecektim.
Yarın günlerden cuma.
Ofis yoğun olur.
Ama görüşebilecek vaziyette olursam seni
arayaram.
Bir problem mi var Mihriban?
Yok.
Geldiğimden beri bana karşı çok
mesafelisin.
Bir yanlışım olduysa bilmek isterim.
Ben senin başının beladan kurtulmasına
sevindim Haldun.
Allah sana bir daha böyle dertler
vermesin.
Sağ ol ama ben seninle tekrar beraber
olacağım anı iple çekerken
sen benimle görüşmek istemiyor gibisin.
Ben şimdiki durumumu söylüyorum sana
Haldun.
Peki Mihriban, telefonunu bekleyeceğim.
Tamam.
Çok özür dilerim, çok tatsız bir gece
oldu.
O nasıl söz Bennu?
Sen kendini üzme sakın. Hamilesin Bennu.
Bak artık sakin olman lazım.
Olmaya çalışıyorum ama
İyi geceler.
İyi geceler.
İyi geceler.
Tekrar kusura bakmayın.
Kerem.
Kerem biliyorum, o adam senin baban.
Daha doğrusu dünyaya gelmene neden olan
adam.
Anne lütfen.
Ama sen de anla beni ne olur.
Kabullene miyorum.
Annenin daha 17 yaşındayken
Anne.
Sen bunu nasıl yapabildin?
Ne demek bu?
Çünkü ancak bu dilden anlar o.
Anladı mı peki?
Anlasaydı parayı almış çoktan çekip
gitmiş olurdu değil mi?
İki kere bana geldi anne, iki kere.
Kardeşinle konuş kızımın peşinde
dolaşmaktan vazgeçsin demek için.
Ne?
Bizi hayatından çıkar dedi.
Ne sen beni arayıp bulmuş ol, ne ben
seni görmüş olayım.
Sen bir de bu adama gidip para teklif
ediyorsun.
Semih Özçınar gurur abidesi mi oldu
şimdi?
Niye savunuyorsun o adamı?
Bana daha çok acı vermek için mi?
Ben sana o adamı savunmuyorum anne.
Sadece olanı söylüyorum.
Semih Özçınar da en az senin kadar karşı
bu ilişkiye.
Benim buna inanmamı bekleme Kerem.
Asla.
Asla inanmam buna.
Ondan nefret ediyorsun.
Onun da bir gururu olabileceğini
düşünmek bile istemiyorsun. Tamam?
Sen öyle düşün.
Ama gerçekleri çarpıtma.
Anlamıyorsun beni.
Biricik kardeşimin toprağa girmesine
neden olan adamın kızıyla olmasını
Anne!
Sen bu nefretle yaşayamazsın.
Senin bu nefretin
hepimizi zehirler.
Buyurun efendim, çayınız.
Teşekkür ederim.
Feride Hanım rahatsız falan değil değil
mi?
Hayır efendim, birazdan gelir. Ay, geldi
bile.
Hoş geldin Denizciğim.
Hoş buldum.
Çok sevindim seni gördüğüme.
Ben de öyle. Ne çok oldu görüşmeyeli.
Ayakta kaldın, otursana.
Buyurun efendim.
Başka bir arzunuz var mıydı Peride
Hanım?
Teşekkür ederim Firdevs.
Afiyet olsun.
Teşekkür ederim.
Serkan, bizim gazetenin en iyi foto
muhabiridir.
Merhaba efendim, nasılsınız?
Merhaba.
Çok şanslısınız Peride Hanım. Dünyanın
en güzel manzarasında oturuyorsunuz.
Teşekkür ederim.
Birlikte bir resim alalım mı? Sonra
rahat rahat konuşuruz.
Olur olsun.
Tamamdır.
Keşke
bu söyleşiyi Muhsin Aksal Fen Lisesi'nde
yapabilseydik.
İstersen Muhsin Aksal Lisesi ile ilgili
sorularımıza geçelim.
Tabii.
Caniciğim, seninki et sote idi değil mi?
Hala küs müyüz?
Hiç boşuna uğraşma Hüner, hep küs
kalacağız.
Ama ben çok üzülüyorum.
İyi günler.
Merhaba.
Telefonunu bekledim ama bir türlü
arayınca yüz yüze konuşalım istedim.
Müsait değilim ama.
Öğle tatili ama. 5 dakika ayıramaz mısın
bana?
Tamam.
Asya Kuleleri'nin koordinatörlüğü mü?
İnanamıyorum. Ciddi misiniz Onur Bey?
Evet. Kerem de ben de bu konuda çok
ciddiyiz.
Ah! Çok teşekkür ederim. Nasıl
sevindiğimi bilemezsiniz.
Biz de çok mutlu olduk Eda.
Ben de çok mutluyum çünkü hamileliğimin
bu döneminde artık çok yoğun
çalışamayacağım.
Çok doğru bir karar vermişsiniz. Ben de
endişeleniyordum.
Sen hiç endişelenme Yalçın abi. Biz
Bennu'yu hamileliğinin son günlerine
kadar yormayacağız ki.
Güzel güzel. İyi düşünmüşsünüz.
Sağolun. Bu çok önemli, çok değerli bir
sorumluluk.
İnanın güveninizi boşa çıkarmayacağım.
Merhaba.
Hoş geldin.
İşte süpervizörümüz de geldi.
Nasıl? Geç kalmadım değil mi?
Hayır.
Biz de Eda Hanım'a yeni işinde başarılar
diliyorduk.
Evet. Asya Kuleleri'nin
koordinatörlüğünü siz yürüteceksiniz.
Şehrazat Hanım da size süpervizörlük
edecek.
Ooo! Yaşasın! Başarıyı yine garantiye
aldınız Onur'cum. Şehrazat'ın eli
değecekse müthiş olacak bu iş.
Öyle tabii.
Değil mi Eda Hanım?
Hı?
Tabii. Tabii.
Senin Bennu'nun bir işinde de olsa
görmek beni çok sevindirir Şehrazat.
Beni de öyle.
Ben birlikte çalışacağımız için çok
mutluyum.
Umarım Bennu'nun projesine layık bir iş
çıkarabiliriz birlikte.
Ona ne şüphe Şehrazat Hanım.
Şimdi içim daha da rahatladı.
Hani en kötü özelliğim dürüstlüğüm
derler ya
benim de öyle bir mevzu var.
Başıma ne geldiyse dürüstlüğümden, iyi
niyetimden geldi.
Nece yani?
Bir önceki iş yerinde çalışırken patron
bir gün çağırdı beni. "Kuveyt'te bir iş
bağlayacağım. Birkaç ay orada olmam
lazım ama burası durmasın. Sana imza
yetkisi vereyim, işleri sen yürüt."
dedi.
Ben de iyi niyetliyim ya kabul ettim.
Meğer adam piyasayı dolandırmış
kaçıyormuş.
Ne deyiysen?
Ya, sorma. Hacizler, icralar başlayınca
bir sürü şey benim üstüme kaldı.
Bu yüzden tutuklandım. Hiç suçum yokken.
Ama niye kabul eyledin?
Ne bileyim adamın dolandırıcının teki
olduğunu? Kişiyi nasıl biliyorsun?
Kendin gibi demişler.
Hay Allah.
Hiç bilmirdim.
Ama sen bana inanmadın ya.
Çok koydu Miray Hanım.
Kaç gündür uyku uyuyamıyorum.
İnanmadım değil.
Ama çok soğuk davrandın.
Ben
ele polisle işi olan adamlardan ürkerem
de ondan.
Eğer seni incittiysem özür dilerem.
Vallahi incittin aslında.
Ama şimdi böyle tatlı tatlı
gülümsüyorsun ya, unuttum bile.
Özür dilerem.
Teşekkür ederim.
Epeydir yoktun Deniz.
Gazetenin New York bürosundaydım. Son
aylarım hep seyahatlerde geçti.
Deniz, hiç değişmemişsin. Aynı
güzelliktesin.
Oğlun nasıl?
İyi. Liseye gidiyor.
Maşallah.
Deniz, senin bana talihsiz bir zamanımda
yaptığın iyilikleri hiçbir zaman
unutmayacağım.
Her zaman yanındayım.
Seni üzmek için sormuyorum ama kulağıma
geldi.
Onur Bey'in evlilik dışı bir kız çocuğu
mu varmış?
Yok canım, nereden çıkarıyorsun?
Telaşlanma lütfen. Bu benim çok özel bir
yerden aldığım bir duyum. Medya
dünyasının haberi yok.
Seninle olan samimiyetimi bilen bir
arkadaşım söyledi bana da.
Yardımcı olabileceğim bir şey var mı?
Yani ben dertleşmek istersin diye
soruyorum.
Doğru mu?
Konuşmak istemiyorum.
Yine talihsiz bir zamanımız.
Aramızda kalacak ama
söylememe gerek yok değil mi?
Lütfen.
En ufak bir şüphen olmasın.
Kapıyı çalsaydın ya.
Seninle konuşmaya geldim.
Bak, annemin yaptığını onaylamıyorum
biliyorsun. Ama Sezen'in peşini bırak.
O sana göre bir kız değil.
Nereden biliyorsun?
Sen ne biliyorsun ki?
Ben seni gayet iyi tanıyorum Burak.
Nasıl tanıyabilirsin beni Kerem?
Ben bile kendimi yeni tanıyorum daha.
Burak
saçmalama.
Romeo ve Juliet oynamak için başka
birini bul kendine.
Kardeşimden uzak dur.
Seviyorum Kerem.
Ben Sezen'i seviyorum.
Bu kadar.
Bak
annem işi seni evlatlıktan reddetmeye
kadar vardıracak bu gidişle.
Etsin.
Oğlunun mutluluğuna engel olmayı içine
sindiriyorsa etsin. Holdingi de serveti
de onun olsun.
Al bunu götür.
Götür anneme ver.
Ne bu şimdi? Sen ne yaptığını
sanıyorsun?
Bin Yapı'yla işim bitti Kerem.
Burak!
Ay, ne niyetinde geldin Oyacım?
Ayaklarına sağlık.
Sağ ol Ahucum. Asıl sen ne niyetinde
çağırdın beni?
Vallahi görür görmez kanım ısındı sana.
Heh, dedim arkadaş olacağım biri.
Kalp kalbe karşıymış.
Kamer abi nasıl?
İyi, çok selam söyledi. Kıskandı vallahi
sana gelmemi.
Ay, sağ olsun. Ben de çok
Ne oldu Nimet? Kim bu gelen?
Ah, hanımın arkadaşıymış, çaya gelmiş.
Durum ki ama neyse kendine arkadaş
edindi. Bizimle uğraşmaz artık.
Vallahi doğru söylüyorsunuz hanımefendi.
Ben hiç görünmeyeyim, başımı dinleyeyim
biraz.
Geç, geç, buyur.
Hoş geldiniz.
Hoş bulduk.
Ahucum, sen beni eve çağırdın ama burası
saray mübarek, saray.
Öyle.
Sezen.
Git buradan.
Sezen, beni dinler misin biraz?
Seni bir daha görmek istemiyorum. Ne
seni, ne de ailenden birini.
Ya beni lütfen ailemden ayrı düşünür
müsün?
Hayır, düşünemem.
Siz serveti sayesinde insanların
hayatıyla oynayan bir türsünüz çünkü.
Ben annemin böyle bir şey yaptığını
bilmiyordum.
Yapacağını bilseydim inan engel olurdum.
Tamam.
Ama olamadın.
Ama konuştum.
Ya, aman ne rahatladım. Çok mu üzgün bu
yaptığından?
Gelip babamdan özür mü dileyecek?
Hayır.
Tabii, ona yakışan da bu.
Bak, annemin ne düşündüğü benim umurumda
değil.
Kerim'in ne yapacağı da.
Ben restimi çektim. Ya beni böyle kabul
ederler ya da kendileri bilirler.
Bitti mi?
Yapma bunu.
Bak,
anladım ki bu ilişkide yalnızız biz,
Sezen.
Yani bütün dünya bize karşı olsa da biz
yaşayabiliriz aşkımızı.
Bırak versene.
Sezen,
ne olur bize bir şans ver.
Kaçmaya kalkma benden.
Sana seni nasıl sevdiğimi,
nasıl değer verdiğimi kanıtlayacağım.
Söz.
Senden bir şey istiyorum, Burak.
Sadece bir tek söz.
Söyle.
Bir an önce taşın buradan.
Senin burada kaldığın her an babam için
büyük bir eziyet, mutsuzluk nedeni.
Artık bunu bari yapma ona.
Tamam.
Söz, haklısın.
Baban da haklı.
Ben hemen bu akşam taşınacağım. Ama
lütfen bana bir şans ver.
Bak,
ben sana benimle buluş ya da görüş
demiyorum.
Ama ne olur bekle.
Kavuşacağımız zamanı bekle.
Allah'ın cezası.
Ne oldu? Neye öfkelendin sen yine?
Neye olacak? Şehrazat Hanım'ın yeni
planlarına.
Ne planı?
Başıma süpervizör kesildi.
Nasıl yani? Nasıl? Bin Yapı'yla ne
ilgisi var? Kendi ofisi yok mu onun?
Var, ama yetmiyor ki hanımefendiye.
Ya şunu bir doğru düzgün anlatsana.
Uf.
Bugün Asya Kuleleri'nin
koordinatörlüğünü bana verdiklerini
duyurdular.
Süper, eee?
Ne demezsin. Ben de öyle sandım ama
sevincim kursağımda kaldı.
Niye?
Çünkü bu projede bana Şehrazat Hanım
süpervizörlük edecekmiş.
Aaa.
Patron karısı ya. Bana fırsat
verilmesini tahammül eder mi hiç?
Amma da hırslı kadınmış ya. Doymuyor,
doymuyor.
Kendine ofis açtırdığı yetmiyor, Onur
Aksal'ın karısı diye piyasada ne kadar
iş varsa kapıyor. Bununla da yetinmiyor
cadı, Bin Yapı'yı da yönetmeye kalkıyor.
Ama ben ona yapacağımı bilirim.
Ne yapabilirsin ki? Kadın Bin Yapı'nın
da patronu sayılır. Kalesi sağlam.
Bu savaş daha yeni başlıyor Tuğçe.
Günaydın Nurhayat Hanım.
Günaydın efendim.
Bana da kahvemi getirir misiniz?
Tabii de
eee
Ne oldu?
Bugünkü gazeteleri gördünüz mü efendim?
Hayır, ne varmış gazetede?
Bir bakın isterseniz.
Aaa.
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.