Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Onlar tuzak kuruyorlardı.
Allah da tuzak kuruyordu.
Allah tuzak kuranların en hayırlısıdır.
Tek bir şansım vardı.
Bunu da kaybettim.
Benimle savaşamazsın sen.
Bu canavar da sizin gitmenizi isteyen kişi mi?
Kim bu canavar?
Ay çok şükür. Çok şükür.
Çok şükür. Bakayım. Bakayım. Ne
oluyor?
Bilmiyorum ki.
Ne oldu? Niye kurtardın beni?
Niye kurtardın?
Destan deme öyle.
Niye kurtardınız?
Niye kurtardınız?
Kızım ne diyorsun?
Destan sen nasıl yaparsın böyle bir şeyi?
Neden?
Neden mi?
Mirza ben seninle evleneceğimi zannediyordum.
Nikahlı karın.
Düğünümüzü bastın.
Mirza sen beni nikah masasında öylece bıraktın gittin.
Ben rezil oldum ben. Ben bittim.
Bittim. Bitti.
Çıkın dışarı. Tamam.
Çıkın. Kızım dur ben bir su alıp geliyorum.
Tamam.
Canım.
Korktun mu?
Sana bir sır vereyim mi?
Onlar var ya deli.
Korkma şaka yapıyorlar tamam mı?
Hadi gel.
Hadi gel biz biraz buradan uzaklaşalım.
Gel.
Sakin ol Destan.
Ben sokağa çıkamıyorum.
Ben kimsenin yüzüne bakamıyorum.
Ben sustum, yuttum, bunu da yuttum. Anlamaya çalıştım. Mecbur kalmış dedim.
Nikahı kıymak zorunda kalmış dedim.
Sabırla.
Sabırla nikahı iptal etmeni bekledim Mirza.
Ama sen onları eve getirdin.
Ve yakında beni bu evden göndereceksin.
Destan. Biliyorum.
Ama sen de şunu bil Mirza.
Bu evden benim sadece ölüm çıkar.
Mirza.
Mirza sen yoksan ben zaten öleyim.
Destan. Destan.
Özür dilerim.
Bütün olanlar için.
Senin ne halde olduğunu... ...ne hissettiğini es geçtim, düşünemedim.
Özür dilerim.
Her şey yoluna girecek.
Ama sakın bir daha böyle aptalca bir şey yapma.
Nasıl? İyi mi?
Değil.
Ama en azından hayatta.
Niye yapmış böyle bir şey?
Onu görmezden geldiğim için.
Ya tamam yaşadıkları kolay değil anlıyorum ben.
Ben de... Sen de Leyla'dan başka kimseyi görmüyorsun.
Onu konaktan göndereceğimi düşünüyor.
Leyla'yla bayağı bir yol kat ettiniz.
Haksız mı böyle düşünmekte?
Ya olacak şey mi ya? Vallahi yüreğim kalktı.
Evde kalacağım diye öldürecek kendini. Can verecek daha bu uğurda.
Ne hırsmış arkadaş ya.
Az kalsın Azrail'le nikâh kıyacak.
Niye
toplandınız
burada? Ne yapıyorsunuz?
Siz dışarıda mıydınız ustadan? Sana ne İrfan?
Niye toplandınız diyorum?
Şey aslında... Şey oldu da... Şey Destan kendini...
Ne diyorsun sen?
Böyle iple şey yapmış.
Kadın bayılacak.
Hanımım, hanımım, hanımım. Merak etmeyin canı yerinde, canı yerinde. Merak
etmeyin hanımım. Şey yani Mirza Bey kurtardı onu merak etmeyin.
Ya İrfan abi ya.
Ne var ya?
İşler iyice sarpa sardı he aga.
Ne yapacaksın?
Bilmiyorum.
Zaten sabah sabah canım sıkıldı. Bir de üstüne bu.
Canın neye sıkıldı ya?
Güme aban öyle bir şey gösterdi ki.
Ne gösterdi?
Geçen gün Hümayla Leyla'yı buradan gönderen kişi annemmiş.
Ne diyorsun ya?
E hani sen şey diyordun.
Hümayla Leyla'yı buradan göndermek isteyen kişi kimse yedi yıl önce de
odur.
Usta tanrı mı yani?
Mantıklı geliyor mu bu sana ya?
Ya mantıklı değil, mantıklı değil de.
Annem böyle büyük bir kötülüğü neden yapsın ki?
Hiç inanılacak gibi değil.
Yani?
E o mani ya, anneni gösterdi ki o zaman.
Bilmiyorum.
Ya neticede çocuk.
Kim bilir belki hayal mi kurdu, ne yaptı?
Ha?
Olabilir. Belki de ben çocuğun anlatmak istediği şeyi yanlış anladım,
bilmiyorum.
Ama yine şurana bir kurt düştü değil mi?
Şu beni vuran adamları bir bulalım da...
Baktırıyorum. Oğlum.
Bana kızgınsın biliyorum.
Haklısın da.
Ama bak.
Ahun'un durumu kritik.
Lütfen ona bir süre bir şey söyleme olur mu?
Söylemeyeceğim zaten anne.
Merak etme.
Sağ ol. Gülüm benim. Sağ ol.
Hiç öyle itecek mi?
Mevzu böyle kapanmayacak.
Ateş. Av huylaşana kadar susacağım.
Ama ondan sonra pılımızı pırtımızı toplayıp defolup gideceğiz buradan.
Ne demek gideceğiz oğlum?
Allah kahretsin!
Muslat! Çık dışarı! Ne dışarı çıkması be?
Az önce benim kızım ölüyordu kızım.
Benim suçum mu? Ben mi söyledim git kızına intihar et diye?
Senin suçun tabii.
Senin suçun. Bu kızı çocukluğundan beri kendine gelin diye sen yetiştirdin. Sen
soktun kızımın aklına bütün bunları.
Yıllarca umut verip sonra da nikahın masasında çöp gibi bıraktınız be.
Ha yetmedi.
Mirza Bey'imiz aldı sevgili Leyla'sını.
Getirdi karım diye konağın baş köşesine oturttu.
Şimdi de bizi evden sepetleyeceksiniz öyle mi?
Yok öyle yağma.
Biz bu evden gitmeyeceğiz.
Sözünü tutacaksın.
Kızımı kendine gelin alacaksın.
Sen delirdin mi? Bu şartlarda nasıl olacak bu? Onu da artık sen bulacaksın
be Vuslat Sultan.
Yoksa var ya... Ne yapacaksın?
Mirza'yla Leyla'ya yaptıklarımızı mı anlatacaksın?
Seninle ortaklığımızı mı söyleyeceksin? Ne yapacaksın?
Leyla'ya gelene kadar...
Senin günahların Leyla'yla başlamadı.
Ondan çok daha öncesi var.
Şimdi ne açıyorsun sen eski defterleri? Açarım.
Açarım çünkü belli ki sen unuttun.
Leyla'nın annesini hatırlıyor musun Muslat?
Sus artık Macide.
Kapa çeneni.
Annesine neler yaptığını hatırlıyor musun?
Hatırlamıyorum sus dedim.
Bence hatırla.
Hatırlasan iyi olur. Niye biliyor musun?
Çünkü bak eğer bu oyunun kaybedeni biz olursak var ya.
Yemin ederim.
Bütün sırlarını bir bir dökerim ortaya. Bu konağı da. Aileni de darma duman
ederim. Kaçacak delik ararsın.
Benim kızım.
Bu eve gelin gelecek.
O kadar.
Allah kahretsin. Gelin. Hepiniz git. Hepiniz saldırın.
Allah kahretsin.
Al bakalım. Sana ne getirdim.
Aa! Ya Miray'ım sen mi getirdin çocuğu buraya?
Evet, korkmuştu. Dondurma getireyim dedim ben de. Oh!
Gel o zaman oturtalım seni bir güzel.
Gel kuzum, gel bakalım.
Al hadi. Ablan sana ne getirmiş? Senin ilacın geldi.
Hadi bakalım.
Hüma, bak bu dondurma. Bunu böyle eritmeden yiyeceksin.
Dondurmayı bilmiyor mu?
Hiçbir şey bilmiyor yavrucak.
Al kuzum. Al bakalım.
Tedaviye yanıt verdi.
Al kuzum devam et sen ye. Al bakalım.
Kuz yavaş. Yavaş ye yavaş.
Bademcikleri şişecek yavaş yavaş ye.
Bayıldı bayıldı.
Abla daha bugün pekmez vurmayız değil mi?
Yok yok, ben bittim artık.
Ama sen şu kasaları alıver Güneş'ten. Tamam, alayım.
Korktun mu?
Ay sana afiyet olsun.
Mukaddes. Buyur beyim.
Sen de mi buradaydın?
Çocuk korkmuştu da buraya getirdim ben de.
İma.
Senin bu halin ne böyle?
O bugün yeni bir lezzet keşfetti beyim.
Bir günün haline bakılırsa hoşuna gitmiş ebence.
Ama bak havalar soğudu artık.
Günde bir tane yiyeceksin üstüne de suyunu içeceksin.
Yoksa hasta olursun tamam mı?
Leyla nerede?
Gören oldu mu?
Bir saat kadar oldu o çıkmıştı beyim.
Allah Allah, sabah sabah nereye gitmiş ki?
Mirza Bey'im, Leyla Hanım geliyor.
Oh kuzum, yavaş yavaş ye hadi bakayım.
Leyla?
Ne bu hali?
Nasıl oldu bu?
Fırına gidiyordum.
Ne fırını?
Hüma'ya sıcak ekmek alacaktım.
Leyla ne diyorsun? Ne fırını ne sıcak ekmeği ya? Ne anlatıyorsun sen?
Nasıl oldu bu? Onu soruyorum sana.
Bilmiyorum.
Düştüm. Başımı vurdum herhalde.
Başını mı vurdun?
Başın yarılmış Leyla. Nasıl oldu bu?
Gel seni hastaneye götüreceğim. Yok yok.
İyiyim ben.
Biraz kanı da o kadar.
Gitmeyelim.
Leyla.
Gel içeri. Hüma da görmesin seni böyle korkar. Gel. Bir bakalım başına.
Gel şuraya, otursana biraz.
Bir bakayım, çok kanamış.
Acıdı mı?
Canım acıdı.
Canım acıdı.
Kaçmasaydın bunu yapmak zorunda kalmayacaktın.
Katlanacaksın.
Yılmaz. Acım.
Acım ya.
Hiç acım ya.
Ekmekler nerede?
Ne ekmeği?
Düştüğümde orada kaldı herhalde.
Sen bir şey istediğin zaman İrfan'a söyle tamam mı?
Tamam.
Düşerken taşa çarptın herhalde.
Bayağı açılmış.
Kanıyor da.
Hastaneye gitmemiz lazım.
Yok, yok, yok.
Hiç gerek yok.
O kadar acımıyorsun zaten.
Gitmeyelim hastaneye, gerek yok.
Ama mecbur gideceğiz zaten.
Neden?
Hüma'yı doktora götürmek istemiyor muydun?
Halep de öyle söylemişti bana.
İstiyorum. Dalın'la iyi bir profesör buldum.
Sordum soruşturdum Nevşehir'deymiş. Ona götüreceğiz.
Hadi üstünü değiştir hazırlan.
On bir lira nefesimiz var.
Teşekkür ederim.
Ay destan.
Çok kötü olmuş kızım bu ya.
Günlerce geçmez şimdi.
Dur ona bir krem sürelim hemen.
Sürüme. Sürüme ki her baktıklarında bana ne yaptıklarını hatırlasınlar.
Ay destan. Ama resmen var ya.
Oskarlık oynadık kız.
Hele o bağırırken var ya. Zaten çok iyi hissettim o an. Böyle resmen ses
tellerim yırtıldı.
Öyle öyle.
Anlatsana siz ne konuştunuz Mirza'yla biz çıktıktan sonra? Pişman oldu mu
yaptıklarına?
Vallahi pişman oldu mu bilmem.
Ama gözlerimin içine baktı ve benden...
Özür diledi. Her şeyi yoluna koyacağına dair söz verdi.
Oh! Ay Allah'ım sana bin şükürler olsun yarabbim.
Asıl sen ne yaptın? Vuslat cadısına haddini bildirebildin mi?
Destan. Öyle bir silkeledim ki onu feleği şaştı.
Halini görecektin. Havası kaçmış balon gibi böyle kaldı.
Oh! İyi olmuş ona.
Hadi bakalım yiyorsa şimdi kapının önüne koymaya çalışsınlar da dünya kaç
bucakmış görelim.
Evet ya.
Görelim.
Günahlarım ortaya çıkmasın diye sana kıydım ben.
Bu dünyada en çok sevdiğim...
Hiç kimse beni köşeye sıkıştıramaz.
Hiç kimse.
Vay be.
Demek gidiyorsun.
Sen de çıkıyorsun bir iki güne.
Valla ben de o günü bekliyorum.
Sen nerede yaşıyorsun?
Yani aynı şeyden insanı mıyız?
Ben Ürgüp'te kalıyorum. Ama şimdilik.
Şimdilik derken?
Çok uzun hikaye.
Çıkmadan bir telefonla falan verirsin herhalde artık.
Bugün daha iyisin.
İyiyim.
Ama... ...ateş çok tepkili tabii.
Allah'tan ahoya bir şey söylemeyecek bir süre.
Yaman... ...annem adına özür dilerim.
Boş ver.
Birbirimizden özür dileyecek o kadar çok şeyimiz var ki.
...buna gelene kadar.
Değişmişsin.
Eskiden bu kadar kalender bir adam değildin.
Sen de değişmişsin.
Bir sükunet gelmiş.
Eskiden bir anda yakıp yıkardın ortalığı.
Büyüdük Yaman.
Biz de o yakıp yıktıklarımız arasında yana yana büyüdük.
E o zaman ki yetişkinliği olarak şu yarım kalan yemeğimizi bitirelim.
Yaman. Anne.
Niye burada bekliyorsunuz?
Ateş bak.
Ahu çıkmadan Yağız'ı görmek istedi tamam mı?
Görürsün. Son görüşü zaten.
Nedenmiş o?
Çünkü ben izin vermiyorum.
Senle oğlan annemle kardeşimden uzak duracaksınız.
Ateş.
Odiyometre ölçümünde hiçbir duyu kaybına rastlamadık.
Evet, evet. Hüma duyuyor ama konuşamıyor.
Evet ama biz yine de duyum testi yapmak zorundaydık. Anlattığınız öyküde çocuk
üç yıl önce geçirdiği kazadan sonra konuşmayı bırakmış.
Travmaya bağlı psikolojik bir durum olma ihtimali çok yüksek.
Peki Hüma yine konuşabilir mi?
Yani benim kızım dilsiz değil çünkü.
Tabii, kızınız konuşabilir.
Hüma'nın ses telleriyle ilgili hiçbir sorunu yok.
İyi bir terapi ve çalışmayla konuşabilir. Fakat biz otizm ve
nörolojik hasar gibi diğer seçenekleri de göz ardı edemeyiz. Onları da
eleyeceğiz. Sonra budur diyeceğiz.
Tabii bunun için sizden hızlıca bir MR isteyeceğim.
Kaza sırasında herhangi bir hasar olmuş mu görelim.
Tabii tabii. Ne gerekiyorsa yapalım.
Tamam. Size bir tetkik istek kağıdı yazacağım.
Gideceğiniz yerle de ilgili yönlendirme yaparım.
Sağ olun. Teşekkürler hocam.
Aa!
Destan! Ne yaptın sen?
Nasıl böyle bir işe kalkışırsın? Ya ölseydin kızım?
Çok umurunuzdaydı sanki vuslat anne.
Allah korusun.
O nasıl söz öyle?
Tabii ki umurumuzdasın.
Umurumda olmasan yıllar önce Leyla'yı bu evden göndermek gibi bir delilik yapar
mıydım?
Ben her şeyi senin için, bu evlilik için yaptım destan. Unuttun mu bunu?
Leyla buraya geldiğinden beri evin dengesi bozuldu.
En çok birbirimize sarılmamız gereken zamanda saflarımızı ayrı tutarsak...
...yenik düşeriz.
Oo vuslat.
Bakıyorum da fabrika ayarlarına geri dönmüşsün.
Ahiretliğim haklı.
Saflarımızı... Sıklaştırmalıyız.
Yani ne yapacağız ki? Mirza sürekli Leyla ve kızıyla.
Yani Leyla sanki yemin etmiş düzenimizi bozmaya. Mirza'yı benden almaya. Leyla
kim oluyor ki benim kurduğum düzeni bozacak?
Ben onun önünde dağ olur taş olurum yine bozdurmam.
Sen merak etme. Güven bana.
Ben planımı kurdum.
Size ihtiyacım var. Eğer...
Yanımda olursanız kazanırız. Var mısınız?
Varım. Ben varım. Ben varım yani.
Çak mısın lan? Çak.
Anne. Anne.
Nereden aklına geldi buraya gelmek?
Füma emar çekilirken biraz korktu ya.
Biraz havası değişsin dedim.
Ki değişti galiba.
Değil mi Hüma?
Sevdin mi buraları?
Atlar muhteşem hayvanlar Hüma.
Onlarla çok güzel bağ kurabilirsin.
Her şeyi bizim gibi iyi hissederler. Hatta bizden daha iyi hissederler.
Çok akıllılar çünkü.
Kapadokya ne demek biliyor musun sen?
Güzel atlar diyarı demek.
Evet.
Güzel atlar diyarı. Çok güzel atlar var burada.
Atımız da geliyor bak.
Mirza Bey Aybala'yı getirdim.
Bak ne kadar güzel.
Hadi kaskını da takalım.
Hafif kafanı kaldır. Evet.
Tamam. Hüma. Gel tanışalım Aybalayla.
Aybala. Hüma.
Seni çok sevdi.
Binmek ister misin?
Hadi gel bakalım.
Bak atlara her zaman sol taraftan bine. Tamam mı?
Bu ilk kural.
Gel bakalım hadi.
Otur bakalım.
Hiç korkmana gerek yok. Ben buradayım. Senin düşmene asla izin vermem. Tamam
mı?
Tamam.
Bir de güzel fotoğraf çekmeyelim mi?
Evet.
Gel bakalım.
Gülümseyin Hüma Hanım.
Annen de çıksın.
Evet şimdi bas bakalım ayaklarını buraya.
Topuklarını da bas böyle.
Hoşuna gitti mi?
Aferin sen. Hadi bakalım.
Bu güzel hak benim mi şimdi?
Evet. Tam olarak senin.
Adını da sen koy.
Peri olsun.
Peri mi?
Güzel isim.
Bence o da beni sevdi.
Kalbi olan her canlı seni sever Leyla.
Sevmeyen de var.
İmkansız.
Kimmiş o kapsiz?
Kalpsiz demeyelim de... ...annem pek hoşlanmıyor benden.
Sen anneme bakma.
Biraz soğuk, despot görünür... ...mesafeli bir kadındır ama... ...kötü
bir insan değildir.
Sevgisini gösteremiyor diyelim.
Ben kızmıyorum ona.
Kendi annem bile sevmemiş gibi.
Öyle deme.
Kendine haksızlık etme.
Belki annenin de geçerli bir sebebi vardı.
Beş yaşında bir çocuğu geride bırakmanın hiçbir geçerli sebebi olamaz.
Annem beni sevseydi bırakıp gitmezdi.
Bizim çocuğumuz olduğunda ben onu çok seveceğim. Hep bilecek.
Benim annem yanımda. Beni çok seviyor.
Arkamda her zaman diyecek.
Bilecek bizim çocuğumuz.
Sen böyle şeyler düşünme.
Bizim çocuğumuz ikimizin yanında büyüyecek.
Onu arkamızda bırakacağımız hiçbir şey olmayacak.
Zaten ben buna izin vermem.
Biliyorum. Sen bana bakma.
Atları çok sevdi.
Çok.
Bana çekmiş. Ben de çok severim.
Evet bilirim.
Çok seversin.
Hüman'ın MR'ı belli olduktan sonra ona çok iyi bir konuşma terapisti bulacağım.
Çok teşekkür ederim.
Her şey için.
Ben senin için de birini buldum Leyla.
Çok iyi bir psikiyatrist.
Bak bana kızma ama... ...biraz yardım alsan çok iyi olur.
Ona ben karar versem?
Tabii, tabii sen karar ver ama... ...ben de yardımcı olmaya çalışıyorum işte.
Benim önceliğim Hümo.
O bir iyi olsun.
Sonra bakarız.
Leyla.
İyi olmadığını biliyorum.
Biraz terapi alsan sana çok iyi gelebilir.
Gelebilir.
Ama buna ben karar versem.
Beni çağırmışsınız hanımım.
Siz eşyalarınızı topladınız mı?
Evet topladık her şeyi.
İyi o zaman.
Vakit kaybetmeden Macide'lerin evine geçiyorsunuz.
Ya Macide Hanımlar?
Macide'lerin yeri burası.
Başta nasıl konuştuysak öyle plan değişmedi.
Macide'nin evine siz geçeceksiniz anladın mı?
Sen ne dersen o hanımım.
Dilim damağım kurudu be.
Ya bir kere de şu evde biz bir şey istemeden bir yudum bir şey getirirsin
ya.
Ne alırdınız Macide Hanım?
Çay?
Kahve?
Kahve.
Her zamankinden.
Kahve.
Abarık.
Nasıl güzel bir kek ya.
Vallahi. Ben şef olacak tadınıma.
Azıcık içini çeksin.
Sana da korum. Sıcak sıcak yersin. Yok yok koyma.
Hırdavatçıya gideceğim.
İrfan liste yapıyor onu bekliyorum. Gelsin çıkacağım.
Sen sıcak keki reddediyorsun.
Allah Allah.
Bu yalnız hırdavat meselesi değil belli ki.
Nerede?
Senin canın bir şey mi sıkkın?
Hazırladım. Al bakalım.
İnşallah bir şey unutmamışımdır. Ver bakalım.
Gerekli gereksiz neler yazdım.
İzolasyon bandı, teflon, bahçe hortumu.
Bahçe hortumu var ya bahçede. Var da cortladı o hortum işte. Gitti patladı
yandan. Yenisini almış lazım.
El çapası daha yeni aldık. Onun da mı başını yedin yoksa?
Onun başını Leyla Hanım yedi.
Leyla mı?
Leyla'nın ne işi oldu çapayla?
Vallahi ben bahçeyi çapalıyordum. Geldi. Çapa lazım dedi. Aldı gitti.
Eee? Ne yapacaksın diye soramadan sır oldu. Kayboldu. Bilmiyorum ki.
İyi alacağız.
Ben kaçtım.
Allah Allah.
Bağı yok, bahçesi yok. Çapayı ne yapacağım?
Yavaş, dikkat.
Böyle rahat mısın? Bir yastık daha koyayım mı gülüm? Anneciğim iyiyim ben,
iyiyim. Abartma.
Abartırım. Anneyim ben.
Oh, gülüm benim.
Mukaddes teyzen aslında sana bir oda hazırladı ama benim içim rahat etmedi.
Bu gecelik... Eski günlerdeki gibi koyun koyuna.
Tamam annem, tamam.
Gülüm.
İlaçları aldım.
Nasıl kullanılacağı üzerine göre bakarsınız.
Oğlum sen geri zekalı mısın?
Kafama fırlatsaydın.
Ben anlamıyorum. Ne bu afra tafra? Niye gerginsin sen? Ne oluyor sana?
Ya asıl size ne oluyor ya?
Annem Yaman'ın peşinde, sen oğlunun peşindesin.
Ateş. Artık bir kendinize gelin. Ne oluyor be?
Oğlum sen salak mısın?
Ne biçim konuşuyorsun sen? Neyi ima etmeye çalışıyorsun? Sor anneme neyi ima
ettiğimi anlatsın sana. Tamam?
Anne ne oluyor?
Ne demeye çalışıyor bu?
Bir şey yok. Bir şey yok kızım. Hadi sen dinlen. Hadi gülüm. Anneciğim ben nasıl
dinleneyim? Benim sinirlerimi tepeme çıkardı yine. Tamam.
Haklısın.
Ama bak.
Çok ağır bir ameliyattan çıktın. Dinlenmen lazım. Tamam mı? Söz veriyorum
sana. Konuşacağız sonra. Tamam mı?
Hadi ben sana bir su getireyim. Şu ilaçlarına başlayalım. Tamam mı?
Of.
Of
Ateş.
Of.
Ne oluyor anne? Yürü.
Nereye? Yürü dedim sana.
Anne ne oluyor yine ya?
Sen Mirza'ya geçen gece Leyla'yı benim gönderdiğimi nasıl söylersin?
Neden bahsediyorsun anne sen ya? Sen benim neden bahsettiğimi gayet iyi
anlıyorsun.
Mirza'ya söyleyerek eline ne geçecek?
Annenin ne dediğini anlamıyorum bile şu an. Çok iyi anlıyorsun Mihre. Kim
söyleyecek sen söylemediysen?
Macideyle destan mı?
Anne. Ben kimseye bir şey söylemedim.
Bunu neden yaptığını gayet iyi biliyorum.
İntikam değil mi?
Dün gecenin intikamını almak için.
Sanıyorsun ki Yaman'la bir şeyler olacak.
Anne yeter.
Allah aşkına yeter.
Ben bir şey yapmadım.
Bu eve ilk geldiğin zaman sana söylemiştim.
O çeneni tutamayacağını biliyordum. Bu evin huzurunun düzenini bozacaksın.
Git buradan dedim ama dinletemedim. Anne yeter!
Yeter! Nefes alamıyorum yeter!
Tek istediğim çocuklarımla yeni bir düzen kurmak.
Geldiğimden beri susuyorum.
Susacağım. Tamam.
Mirza'ya tek kelime etmedim.
Beni artık bulaştırmayın oyunlarınıza.
Hoş geldiniz Mirza Bey. Ne yapıyorsun Cemal Ağa? İyiyim Hüseyin. Sen ne
yapıyorsun? İyiyim sağ ol, iyiyim.
Hadi hayırlı işler.
Hoş geldiniz Mirza Bey. Hoş bulduk kardeşim.
Hoş geldiniz.
Hoş bulduk.
Kolay gelsin.
Hoş geldiniz Mirza Bey.
Selamünaleyküm. Aleykümselam. Buyurun bir kahvemizi için.
Bir kahve içelim mi?
Olur.
Peki bakalım. Buyurun.
Hadi gel.
Gel kızım.
Şeref verdiniz Mirza Bey'im.
Kahveniz nasıl olsun?
Benimki sade.
Hanımefendininki iki şekerli olsun.
Ama kahvesi biraz az olsun tamam mı? Küçük hanım ne içer?
Şimdilik su alalım. Kahveniz hemen geliyor.
Eyvallah.
Ne o?
Pamuk şeker mi gördün?
O şekerler hemen eriyor ağızda. Pamuk gibi de.
Almak ister misin?
Peki bakalım.
Bak şimdi.
Bunun adı para.
Biz bir şey alırken bunu veriyoruz.
Bunun adına da alışveriş deniyor.
Sen şimdi bu parayı al.
Git ağabeyi ben pamuk şekeri istiyorum diye işaret et.
Pamuk şekerini al sonra buraya gel olur mu?
Ben alırdım. Hayır hayır.
Müman yapabilir bence.
Hadi bakalım.
Yardıma ihtiyacın olursa da el salla. Olur mu?
Hadi bakalım.
Hoş geldin küçük hanım. Ne istedin?
Hangi renginden verelim?
Bu olur mu?
Afiyet olsun.
Afiyet olsun.
Hüma'ya geçen gün sordum.
Babam ben miyim diye.
Beni onayladı.
Sen ona söylemişsin.
Senin baban Mirza demişsin. Doğru mu?
Cevaplanmayan bir soru daha.
DNA testi yarın belli olacak.
Yarın öğrenirsin o zaman.
Dur bakalım para üstüne de verelim.
Afiyet olsun.
Tamam bu sende kalsın. Bir şey istediğin zaman kendi paranla alırsın olur mu?
Ver açalım paketini de.
Al bakalım.
Bu ne?
Ne yapıyorsun sen?
Şey... Çekmecemi nasıl karıştırırsın?
Yok, yemin ederim karıştırmıyordum. Sadece toz alıyordum. Kes sesini!
Karıştırmadıysan bunların ne işi var sende?
Ver şunları!
Kimseye söylemeyeceksin.
Eğer bir kişiye bile söylersen senin o dilini keserim.
Çık dışarı!
Bu Vuslat, Macide'leri konağa almayı kafaya koymuş.
Yani bizi iyilikten değil oraya göndermesi.
Bizi oraya gönderecek ki Macide benim dönecek yeri kalmasın anladın?
Kızanım bunlar iyice kafayı yedi ha.
Hay adam Leyla Hanım'la evli evli.
Macide'ler hangi sıfatla bu evde kalacak?
Vuslat Hanım da el gününe derdi ya düşünmüyor ha.
Düşünüyordur, düşünüyordur da... ...o fettan destan kendini ipte sallandırınca
mecbur kaldı. Yani bence.
Abla. Ne oldu kız? Kız abla.
Bunlar evden kovulmayayım diye numara çekmiş olmasınlar?
Yok artık laneler.
O kadarını da yapmamışlardır değil mi?
Ya kızın boynu böyle kırmızıydı.
Söz konusu bu.
Yecüc ile Mecüc ikilisi ise bu hayatta her şey mümkün.
Doğru diyorsun.
Öyle.
Kız Avara, kapat o ocağı.
Isıtacağım diye erittim bütün yemekleri.
İyi akşamlar.
Hoş geldiniz.
Sofrayı hazırlamışsınız.
Ben de yardım etseydim, geç kalmış. Kuzum, niye beraber hazırlayalım?
Sen bu evin hanımısın ya.
Zaten siz bugün yukarıda yiyecekmişsiniz.
He.
Neden?
Vallahi bilmiyorum.
Vuslat Hanım öyle dedi.
Evet evet.
Biz de çok üzüldük bu yangın meselesine.
Doğru, yani.
Ben bununla ilgili bir fesih protokolü hazırlattım zaten.
Sonrasında da ödemenizi yaparız.
Hayır, hayır. Neden sorun olsun?
İcab ederse Ganeoğlu'yla da görüşürsünüz. Diğer şirketlerle de.
Malı bir yerden tedarik etmeniz gerekiyor.
Tamam. Yarın detaylar için sizi ararlar zaten.
Teşekkür ederim. Görüşmek üzere.
Tokursan mıydı?
Evet.
Malı tedarik edemediği için... ...müşterilerine karşı zor durumda
kalmış. Normal.
Paralarını iade edeceğiz.
Yani ilk etapta... ...zararımız 20 milyon civarı.
Bir de bağı kimyasalla yaktıkları için... ...o toprağın verimli hale
gelmesi en az 6-7 yıl.
O kalitede bir üzüm için...
Şanslıysak en az altı yıl beklememiz gerekiyor.
O zararı altı yediyle çarp.
Olacağı çare yok.
Öyle.
Sen ne yaptın? Şu Nasim'den bir haber var mı?
Henüz yok.
Hastanelere bakıyorlar.
Gebermediyse bile yarasız kurtulmamıştır herhalde.
Allah'ın cezası herif.
Neler çektirdiyse, Leyla'yla Hüman'ın yüzüne bakınca içim eziliyor.
Leyla bir tuhaf.
Psikolojisi hiç iyi değil.
Galiba içinden çıktığı durumu daha yeni idrak ediyor.
Bir fan da öyle dedi biliyor musun?
Leyla Hanım bir tuhaf.
Sabah elinden çapayı kapmış, bir ışım çıkmış gitmiş.
Ne çapası?
Sabah ekmek almaya gittim dedim ha.
Çapayla ne işi vermiş ki?
Vallahi... Mevzu Leyla olunca işler içinden çıkılmaz bilmece gibi oluyor
Mirza. Ben akıl erdiremiyorum.
Mirza abim, iyi akşamlar. Sizi yemeğe bekliyorlar.
Tamam, geliyorum birazdan.
Uzun zamandır burada yatıyoruz.
Aradığınız adam o.
Eminim, Nasim.
Peki annesi?
Safura kadının adı.
Sadece adam geldi.
Anası yoktu.
Ölmüş mü?
Bilmiyorum. Tamam. Sen bize odayı göster.
Burası.
Alo, iyi misin? Yaşıyor musun?
Peşimize düştüler yine ecel gibi.
Nereye götürüyorsun beni Faysal?
Ölüyorum ben.
Asıl hastanede kalsan öleceksin.
Her yerde seni arıyorlar. Her yerde. Adam salmışlar peşimize.
Kim?
Kim?
Kim olacak Mirza?
Mirza. Seni bulup gebertecek.
Kaybolmamız lazım Kasim.
Hemen ortadan kaybolmamız lazım.
Yavaş.
Tamam oğlum dur tamam.
Bugüne kadar üzümümüze gelmiş en iyi fiyat. Çok iyi teklif.
Hemen imzalsak iyi olur.
Yaman, sana söylüyorum.
Mirza'nın bağları yanınca elimize düştüler demek.
Kabul edelim.
Arası öyle.
Yarın imzalarız, haftaya damarları yollarız.
Senin için de her şey yoluna giriyor.
Bak işte.
Oğlun iyileşti.
İşlerin düzeliyor.
Eski sevgin de geri döndü.
Seviniyorum senin adına.
Sevin tabii.
Bir daha da benim adıma kararlar vermeye kalkma.
Ne kararı?
Usta tanıma fotoğraf yollama kararı mesela.
Bir daha o küçük burnunu benim işlerime sokmaya kalkarsan... ...seni sadece bu
işten değil hayatımdan da çıkarırım.
Sınırını bil.
Çıkabilirsin.
Destanın sabah yaptıklarını duydum.
Sen kendi yaptıklarınla ilgilen.
Ne yapmış kendin?
İyileşince öğrenirsin.
Şimdi söyle. Şimdi öğreneyim kardeşim.
Ne oluyor ya?
Destan niye böyle bir şey yaptı ki?
Evlenmek için canına kıymak da. Bilemedim yani.
Karalmış bıçak kemiğe dayanmış demek ki.
Ya da evden gitmemek için son kozunu oynadı anneciğim. Allah Allah destandan
başka konuşacak konumuz yok mu bu masada?
Kızım yesene yemeğini.
Anne. Fare gibi odaya tıkıldık ya biz Leyla Hanım sofraya otursun diye.
Ya kızım kadın anlattı ya.
Leyla o sofraya oturacak ki Vuslat Mirza'yı istediği gibi manifestesin.
Anneciğim vallahi maşallah her laftan haberin var. Bir de doğru yerine
tuttursan. Kız manifest değil manipüle o. Doğru manipülesin.
Ya bırak ya bırak bir dolaşsın Leyla konakta. Bir salınsın bakalım Mirza
benim kocam diye.
O sırada da Vuslat bunun bu konaktan...
Ardına bile bakmadan kaçışını hazırlasın.
Ye hadi kızım ya. Bizim güçlü olmamız gerekiyor. Hadi.
Alo.
Dayın gelmedi daha. Öldün mü açlıktan?
Allah Allah.
İyi akşamlar.
İyi akşamlar oğlum.
Biz de sizi bekliyorduk. Geçin.
Hadi buyurun bakalım.
Kemap fırından yeni çıktı.
Getir fidan getir.
Sen tepsiyi koy ben de çorbaları servis edeyim.
Biz bir kepçe alalım Mukaddes abla. Bir kepçe.
Al bakalım kuzum.
Bu ne?
Bugün alışveriş yapmayı öğrendi de.
Çorbayı senden satın alıyor şimdi.
Kurban olurum kuzum. Bunu cebine koy bu senin.
İstediğin bir şey alırsın.
Hadi artık başlayalım yemeğe.
Afiyet olsun.
Hadi afiyet olsun.
Oğlum. Sofrada tadını kaçırmak istemiyorum ama sana bir şey söylemem
lazım. Ne oldu?
Kabristandaki görevli aradı.
Babanın kabri tahrip olmuş.
Tahrip mi etmiş lan?
Ben de şok oldum oğlum.
Ne diyorsun sen anne?
Kim ne ister mezarda? Ne bileyim. Bir şeyler mi aramışlar?
Birileri düşmanlık mı etti?
Oğlum üzülmen için söylemedim ama bilmen gerekiyordu.
Anne nasıl üzülmeyeyim?
Daha katilini bile bulamadık.
Mezarını da mı koruyamayacağız?
Neyse sıkma canını.
Yarın bir mezarcı al git biraz bakımını yaptırıver oğlum.
Azap yaşamasın baban.
Tamam bakarım.
Evet, afiyet olsun buyurun.
Mukaddes!
Ya Miray abla çok güzel oldu makyajım.
Bütün moralim yerine geldi çok teşekkür ederim.
Dur daha yeni başladık.
Eğer moralin bozuksa önce dışını renklendireceksin ki içinde renklensin.
Bu benim terapi yöntemim.
Müthiş bir tavsiye.
O zaman ver bakalım şu ellerini bu tırnakları da bir hayata döndürelim.
Sana bir şey soracağım.
Sor bakalım.
Şu Yağız'ın babası var ya.
Yaman mıydı neydi adı?
Annemle onun arasında ne var?
Eskiden nişanlıydılar.
Ama annene söylemek yok tamam mı?
Kızlar.
Ne yapıyorsunuz burada?
Sana ne?
Bana moral bakımı yapıyor.
Eskiden de böyle süslüydü.
Beni süsle süsle diye ısrar ederdin.
Ben de kıyamaz sana makyaj yapardım.
Sonra da tabi babamdan bir ton azar iştirdim.
Annemden de.
Hatırlıyor musun?
Hüman kuş sen ne yapıyorsun burada?
Gel, gel kuşum. Gel.
Ben bu bakışı biliyorum.
Galiba sen de istiyorsun.
Sen de mi istiyorsun?
Sana da sürelim mi?
Miray, annesinden izin almadan sürmeseydik. Aman bir şey olmaz bir
parmağına sürerim. Abim kızmasın.
Abime söylemek yok tamam mı?
Aramızda sür.
Ay
çok
güzel abim.
Güzel oldu.
Bize benziyor.
Çok benziyor.
Çok güzel oldu.
Güzeldi.
Konağın sokağındayım. Her zamanki yerde.
Dayı.
Ne oldu oğlum?
Bir şey soracağım sana.
Sor. Hani sen yarın babanın mezarını yaptıracaksın ya.
Evet.
Ben de isterim.
Babamın bir mezarı olsun, bir kabri olsun.
Duydum. Babam ölmüş.
Senden kaçarken.
Evet doğru dayıcığım. Benden kaçarken oldu.
Ama kardeşini satmak için kaçırmıştı. Onun yerini söylememek için kaçtı.
Babam kötü biri de olsa babam ya benim sonuçta.
Bir kabir olsun isterim.
Haklısın.
Ben araştırıyorum.
Gereken neyse yapacağım aslanım. Sen merak et.
Özür dilerim deyicim.
Böyle olsun istemezdim.
Kadının şeytanlığına bak.
Demek silahı kocasının mezarına gömmüş. Üstelik ben döndükten bir gün sonra...
...hastaneden kaçıp mezarlığa gitmiş silahı gömmek için.
Pes.
Yoğun bakımdan çıkıp ta mezarlığa kadar gitmiş.
Silahın orada olduğundan emin misin kızım?
Öyle olmasa beni niye takip etsin?
Niye kafamı ateşle vursun?
Deccal o kızım.
Şeytan.
Allah bizi ilk ondan korusun.
Yaptığı onca kötülükten sonra şimdi kızımın canına kast edecek.
Silahın peşini bırak kızım.
Kim bilir nereye sakladı.
Bak Mirza seni konağa aldı.
Demek ki... ...demek ki artık seni suçlamıyor.
Suçlamıyor.
Bana, Hüma'ya... ...bize iyi davranıyor.
Bence kendi içinde anladı bazı şeyleri.
Ustad bana bir teklif de geldi.
Ben susarsam o da susacak.
Kabul et diyeceğim ama kadının yanına yaptıkları kar kalacak.
Kalmayacak.
Mirza'yla konuşacak mısın?
Nasıl konuşayım?
Bize bütün bu kötülükler çok yakından geldi.
Öz annesinden. Ben şimdi Mirza'yı bir enkaza çevirip sonra nasıl yuva
kuracağım? Mutlu bir yuva kuramam ki.
Doğru söylüyorsun.
Bu benim mücadelem.
Benim intikamım.
Bustat'a yaptığı her şeyi ödeteceğim.
O benden korkuyor baba.
Gözlerinden görüyorum.
Bana her baktığında.
Ben bu şehirdeyim ya.
Burada uyuyorum ya.
Onun da gözüne uyku girmiyor.
Ben konuşamıyorum belki.
Ama o da konuşamıyor.
O silahı ortaya çıkarırsa ikimiz birden yanarız. O da biliyor.
İsa bir şeyleri anladıysa peşini bırakmayacak.
Gerçeği bulacaktır kızım.
Kendi bulsun o zaman.
Öyle olursa şüphesiz inanır bana.
Öyle olsun.
Suçsuzluğuma inanacaksın.
İnanmana ihtiyacım var.
Çünkü sen sağırsın! Körsün!
Yedi yıldır bana öyle bir kin tutmuşsun ki... ...söylediklerimi duymuyorsun!
Anlattığım hiçbir şeyi duymuyorsun!
Ben sana her şeyi anlattım... ...ama sen beni duymuyorsun!
Bu canavar da sizin gitmenizi isteyen kişi mi?
Kim bu canavar?
Gel.
Hüma.
Sen bu saatte hala neden uyanıksın?
Annen seni merak eder.
Gel odanıza götüreyim seni.
Ne saklıyorsun öyle arkanda?
Bu ne, hoca mı sürdün sen?
İnkar etmeyeceğim.
Çok güzel bir nartanesi gibi duruyor.
Ama senin gibi küçük hanımlar hoca sürmez ki.
Daha bunun için çok küçüksün.
Hem zararlı böyle şeyler.
Ey Allah'ım.
Tamam, kalsın parmağında.
Yarın bakarız.
Olur mu?
Sen benim kızımsın.
Bunu biliyorum.
Yarın da bunu tasdik edeceğiz inşallah.
Yaman ne yapıyorsun burada?
Telefonlarımı açmıyorsun.
Gelmek zorunda kaldım. Ne demek zorunda kaldın?
Güzel soru.
Seni görmek istedim.
Neden?
Yani bu şehirde olduğunu bilip...
Seni görememek bir saçma geliyor.
Gelme bir daha.
Gelmek zorundayım.
Yaman.
Lütfen.
Bak.
Çok sular aktı o köprünün altından. Zaten yemek olayı da saçmaydı.
Gelmemeliydim. Annem ve oğlun yüzünden böyle söylüyorsun.
Gelme bir daha.
Aramadı.
Peki.
Ben gelmeyeceğim.
Ama sen bana geleceksin.
Leyla.
Bu gördüklerini Fusat Hanım'a anlatmazsın diye düşünüyorum.
İyi geceler.
İyi geceler.
Hüma yine buraya mı geldi?
Evet buradan.
Sen neredeydin?
Babamı gitmiştim.
Alabilir miyim Hüma'yı?
Tabii.
Kıyamam. Uyumuş.
Uyumuş mu?
Nasıl ya? Az önce uyanıktı.
Uyuyor işte.
Yani bu kadar çabuk uyumuş olamaz.
Benim aklıma bir şey geldi.
Tabii bunu anlamanın bir yolu var.
Neymiş o?
Kolunu kaldıracağız.
Eğer kolu havada kalırsa...
Uyuyor demektir.
Düşerse uymuyor demektir.
Deneyelim o zaman.
Peki.
Elindeki ojemi.
Aa uyuyormuş.
Uyuyormuş bak.
Bırak burada uyusun bu gece.
Olmaz ayol.
Ama burada uyumak istiyor demek ki.
Ben ondan ayrı uyuyamam.
Tamam. Sen de burada yatarsın.
Ben yatarım koltukta.
Evdekiler görürse.
Tamam canım, kim ne diyebilir ki?
Sen rahatına bak.
Yan yana gelmeleri çok uzun zaman aldı.
Onlar yan yana gelince her şey düzelseydi keşke.
Beni bulman için bırakmıştın bunu.
Evet, buldum zaten.
Buldun. Sana vereyim diye çıkarmıştım dışarı.
İstersen alabilirsin.
Zaten sana ait.
Dünyada en nefret ettiğin... ...en sevmediğin insanın tokasını saklamışsın.
Niye değil?
Sende kalsın.
Plak dinliyor musun hala?
Her gün.
Ben müzik dinlemeyeli çok uzun zaman oldu.
Bir şarkı çalayım mı sana?
Çav.
Hatırlarım bugün gibi
Sessiz geçen
son geceyi
Başın öne eğik
bir suçlu gibi Bana verdiğin
İki küçük kol düğmesi,
bütün bir aşk
hikayesi.
İki düğme, iki ayrı kolda,
bizim gibi.
Her şeyi gelir koltuklarımın birleşme saati.
Usul usul çıkarıp koyarım kutuya yan
yana.
Bitsin bu işkence kalsınlar bir arada.
Yaşlı gözlerle ayrılırlar,
düğmeler gibi
bizim gibi,
bizim gibi.
Bizim gibi ayrılırlar
Bizim gibi
ayrılırlar
Yılmaz, ne oldu?
Ne oldu, ne var orada?
Dur dur, acele etme.
Tamam acele etme, ayakkabılarımı giyineyim.
Ne gördün yine?
Hadi gel bakalım.
Gel bakalım.
Ne oldu?
Nereye götürüyorsun beni?
Dur acele etme.
Her gün görmeme rağmen beni bile büyülüyor.
Balonları izlemeye gidelim mi?
Çok güzel değil mi?
Annem bu balonlara ateş böceği derdi biliyor musun?
Biliyor musun?
Bak bak.
Bize doğru yaklaşıyorlar.
Gördün mü?
Uzan bakalım hadi.
Uzat.
Hadi gel bakalım.
Hadi gel bakalım. Seni gökyüzüne biraz daha yaklaştıralım.
Hop!
Evet!
Uzat ellerini. Uzat, uzat, uzat.
Kimi kuyu kazar gelen geçen içsin diye...
Kimi kuyu kazar gelen geçen
düşsün diye... Kimi sinsice
vaktini bekler çıkaracağı yangının...
...o yangından yeniden doğacağı günü.
Ne? Çünkü Ankakuş'u olmak... ...önce yanıp kül
olmaktan geçer.
Hüma ile balonları izlemeye gidiyoruz.
Çok derin uyuyordun, uyandırmadık.
Hadi gel bakalım.
Yoruldun mu küçüğüm?
Bir daha sabahın köründe balon diye tutturmazsın artık.
Ama çok güzeldi değil mi?
Hoş geldin aslan oğlum benim. Ben de seni bekliyordum.
Hayırdır niye bekliyordun sabah sabah? Bir şey mi oldu?
Yalnız kalınca anlatacağım oğlum.
Ulan sen şimdi git güzel bir kahvaltı yap karnını doyur. Sonra da çok erken
kalktık biraz dinlenirsin. Tamam?
Fidan ablan sana güzel bir kahvaltı sofrası hazırlasın.
Fidan!
Fidan Hüma geliyor.
Evet, dinliyorum seni.
Dün gece konuşacaktım, odana geldim ama müsait değildin.
Ne konuşacaktın, hayırdır?
Sana anlatacaklarımdan ötürü bana biraz kızacaksın.
Ama ben bu yükü daha fazla taşıyamayacağım. Ne yükü anne, ne
diyorsun sen Allah aşkına ya?
Duygularıma yenik düşüp ben bir hata yaptım.
İstemeden sana zarar verdim oğlum.
Ne demek şimdi bu?
Geçen gece... ...Leyla'nın buradan gidişine ben yardım ettim.
Sen miydin?
Anne sen neden böyle bir şey yaptın?
Oğlum vicdanından... ...çocuğu almıştın.
Nezarette Leyla çok ağladı, çok yalvardı. Ne olur kızımı bana verin
dedi. İçim parçalandı.
Bak oğlum.
Zaten bin pişman oldum onu nezarete attırdığım için.
Sen gelmesen zaten şikayetimi geri çekecektim. Ne yani iki gözyaşı döktü
diye çocuğu verip yollayın mı dedin?
Oğlum.
Ben de anneyim.
Karşımda evladını kaybetmiş bir kadına bunu yapamazdım.
Nasıl bu kadar duyarsız kalabilirim ben?
Taştan mı benim kalbim?
Kadın kadının yurdudur oğlum.
Yapamadım işte.
Aman deyip arkamı dönecek yürek yok bende.
Ya Hüma benim kızımsa?
Ya Leyla benim kızımı götürdüyse?
Sen böyle bir şey nasıl düşünemezsin ya? Oğlum tabii ki düşündüm. Düşünmez olur
muyum? Kaç kere sordum Leyla'ya.
Hüma Mirza'nın kızı mı diye.
Kızın üzerine yeminler etti.
Hüma Nasim'in çocuğu. Sizinle bir kan bağı yok. Ne olur kızımı verin gideyim
dedi.
Merhametimi oynadı.
Yani ben Leyla'ya merhamet ederken oğlumdan oluyordum.
O adamlar seni vurdu Mirza.
Bunların hepsi benim yüzümden oldu affet beni oğlum.
Tamam anne.
Olan oldu artık ne yapalım olan oldu.
Bak inan kötü bir niyetim yoktu. İnan ki yoktu.
Bak hesap açtım.
20 milyon para koydum.
Alın dedim kendinize bir hayat kurun dedim.
Ya sen ne yapıyorsun kendi kendine?
Sen bana sormadan nasıl böyle bir şey yaparsın? Oğlum, o kızın psikolojisi iyi
değil, tükenmiş durumda.
Yani düşünsene, artık neler yaşadıysa... ...sadece senin yanında kalabilmek için
yanına bir adam tutup... ...kendini uçurumdan attı.
Hayır, onu ben yapmadım diyor.
Leyla neden böyle bir şey yapsın ya?
Başta ben de inandım. Bir insan neden kendini uçurumdan atsın ya?
Hadi böyle bir şey yaptı, Hüma'ya neden zarar vermek istesin?
O öyle değil, orada başka bir şey var.
Oğlum, Kapadokya'da Leyla kimin derdi Allah aşkına?
Bak onun ruh sağlığı iyi değil.
Bu çocuğuna da sirayet etmiş.
Yasak. Çocuk artık neler gördüyse konuşamıyor, susuyor.
Anne, konuşamamasının sebebi Leyla değil.
Onları o tutsak eden şerefsiz.
Çocuğu üç yaşındayken pencereden atmış.
Nasıl böyle bir kötülük yapabilir?
Allah'ım aklıma bu gayet ol.
Peki bunca yıl niye yanında durmuş?
Eğer üç yaşında atmışsa bu çocuğu bu kadar yıl niye yaşamış oğlum o adamla?
Kaçamamışlar anne, kaçamamışlar işte.
Ah benim güzel oğlum, merhametli oğlum.
Oğlum sana bunlar mantıklı geliyor mu?
Leyla'nın her dediğine inanacağız mı biz?
Bu psikolojideki bir insan her şeyi söyleyebilir.
Leyla çok yalan söylüyor.
Tehlikeli yalanlar.
Bak oğlum.
Ben senin sevgini görebiliyorum.
Buna da saygı duyuyorum.
Sen ne karar verirsen ver.
Ne yaparsan yap ben her zaman senin yanındayım.
Ama birazcık anne nasihatı dinle.
Duygularınla değil aklınla hareket et oğlum.
Reyla'ya dikkat et Mirza.
Kahvaltıyı hazırladım, çayınızı da koydum.
Başka bir isteğiniz var mı?
Destem hanım.
Günaydın Leyla Hanım. Günaydın.
Günaydın Leyla Hanım.
Bırak. Sen dün gece Mirza'nın koynunda mıydın?
Çekiş elini. Bana bak. Ucuz oyunlarınla bu savaşı kazanabileceğini zannediyorsan
yanılıyorsun. Allah şahidim olsun. Defolup gideceksin bu evden. Hiçbir yere
gitmiyorum.
Duydun mu beni?
Benden çaldıklarınızı almadan hiçbir yere gitmiyorum.
Kim senden ne çalmış ya? Sana yazık vallahi yazıklar olsun.
Mirza'ya yaptıklarından sonra sen neyine güveniyorsun ya? Neye güveniyorum
biliyor musun?
Mirza'nın sevgisine güveniyorum.
Kızıma güveniyorum.
Hüma Mirza'nın kızı.
Ama sen zaten biliyorsun.
Değil mi destan?
Çantamı karıştırmıştın yani.
Yeter! Yeter!
Tık alıp çık artık hayatımdan! Yeter!
Yavrum!
Yeter!
Allah belanı versin!
Yavrum! Yaktın! Destan! Yaktın! Yaktın! Anne!
Ben bir şey yapmadım. Tamam. Anne!
Yaktın beni! Ben bir şey yapmadım. Sus! Yalancı!
Evladımı canına kastetti ya.
Ben bir şey yapmadım.
Yaktı. Üstüme saldırdı, yaktı beni.
Tamam, tamam. Biz sakin suya falan tutalım.
Ay çok fena haşlanmış ya.
Allah aşkına.
Tamam evladım.
Tamam, tamam.
Tamam evladım.
Tamam, tamam.
Tamam, tamam kızım. Gel bir otur şöyle. Gel. Ay çok kötüyüm.
Çok fena olmuş. Çok fena oldu Mukaddes. Resmen haşladı kızımı. Ben bir şey
yapmadım. Tamam Mukaddes hadi bir koş buz getir sen.
Buz buz hadi Mukaddes.
Ne oldu Destan?
Yandı kızım çok fena yandı. Yemin ediyorum ben yapmadım. Destan söylesene
ne oldu?
Leyla.
Leyla üstüme saldırdı. Sonra da çay döktü.
Ben bir şey yapmadım. Yemin ediyorum yapmadım. Kendi kendine yaptı. Ne
diyorsun sen be? Benim kızım kafadan kontak mı? Niye kendini yaksın?
Gözlerimle gördüm. Sen yaktın işte. Ne kadar kolay yalan söylüyorsun ya. Ben
yapmadım.
Ne oldu? Sen anlatsana.
Abi bilmiyorum.
Ben de sese geldim mukaddesle birlikte.
Ben biliyorum.
Ben gördüm Mirzabey oğlum. Önce kızımı tavuk gibi yoldu. Ondan sonra da çay
döküp haşladı. Yani yetişmeseydik resmen kızımı canına kastediyordu ya. Ben bir
şey yapmadım. Yemin ediyorum yapmadım. Tamam Leyla. Tamam sakin ol. Çık dışarı.
Tamam çık.
Tamam.
Biraz krem sür hadi.
Sür Fida.
Tamam. Tamam yavrum tamam. Fida sür.
Kremi sür.
Ben yapmadım. Tamam Leyla.
Ben bir şey yapmadım diyorum.
Oğlum. Anne şimdi olmaz.
Ben yapmadım. Tamam Leyla.
Odana gider misin?
Leyla odana git. Geleceğim ben şimdi odana git.
Ya git.
Git.
Oğlum ben sana az önce ne söyledim? Bu kızın hareketleri normal değil. Ya kızın
üzerine kaynar çay atmak nedir?
Bu kızın akli melekeleri yerinde değil.
Gözümüzün içine baka baka yalan söylüyor. Anne yeter lütfen.
Ben Leyla'nın ağzından dinleyeceğim tamam mı?
Oğlum sen de mi akli melekelerini kaybettin? Neyi dinleyeceksin?
Destan kendini yaktı diyor. Bu sana mantıklı geliyor mu Mirza?
Leyla'yla Destan aynı evde olmaz, olamaz.
Artık bir son vermen lazım buna.
Bak Leyla'dan hala bir ümidin var.
Olur belki diyorsun ama olmaz oğlum.
Ana sözü dinle.
Aklın duygularını kör etmiş aç gözünü birazcık.
Olmayacak duaya amin deyip hem kendini hem de beni üzüyorsun.
Niye susuyorsun?
Onlara inanıp kovacak mısın beni evden?
Sen bizim konuştuklarımızı mı dinledin?
Duydum.
Duyduysan bana seni savunacak hiçbir şey bırakmadığını anlamışsındır. Çünkü bana
yine gerçeği söylemedin. Söyledim.
Yapmadım dedim sana.
İnanmıyorsun ki.
Gözlerime bak.
Benim Mirzan bana inanırdı.
Gözlerime baktığı anda inanırdı.
İnandım zaten.
Bana hiçbir şey anlatmamada rağmen dinledim ve inandım.
Ya ben her şeye rağmen, babama rağmen seni bu eve soktum.
Sen üzülme diye kızından bile ayırmadım.
Seni anlamaya olanları içime sindirmeye çalıştım.
Ben senin için çabalarken sen benim için ne yaptın ya?
Ben söyleyeyim.
Hiç.
Geldiğinden beri bin tane açıklayamadığın durumun içine soktun
beni.
Ya ona rağmen hala seni korumaya çalışıyorum.
Hala seni yanımda tutmaya çalışıyorum.
Benim sabrımı zorlama bak Leyla.
Yeter artık.
Bak odanda kal.
Bir süre ortalıkta dolanma.
En azından benim için bu kadarını yap.
Bunu böyle güzelce kundaklayalım. Ki üşümesin.
Kızım ha.
Nasıl oldu beben? Beğendi mi?
Al o zaman al bakalım.
Al.
Uykusu gelmiş bu bebenin.
Hemen uyut hemen.
Ben de bu arada işlerimi yapayım ha.
Tamam.
Akıllı kuzum benim.
Sabahtan beri elimizi ayağımızı kesiyorlar. Vallahi tımarhaneye döndü
burası.
Kız Esma.
Gitkilerden salça getir de yemeği ateşe vurayım.
Esma.
Ne oldu?
Nasıl sana ne oldu?
Ne bu haller? Kara kara düşünmeler falan.
Hiç. Yutmadım.
Bir şey olmuş.
Anladım ben.
Hadi beni uğraştırma da dökül.
Anne.
Düğünde çalınan altınları ben Miray'ın odasında gördüm. Ne?
Ne?
Altınlar orada.
Ne diyorsun sen?
İşin kötüsü o da beni gördü. Ah Esma ah Esma.
Tehdit etti beni. Bu gördüklerini birine bile anlatırsan senin dilini keserim
dedi.
Böyle işlere bulaşıyorsun. Anne benim ne suçum var ki? Mira hırsızlık yapmış.
Bir de suçu ateşin üstüne atmış.
İnsan hiç öz yeğenini hırsızlıkla suçlar mı hiç? Ateşi aklıma sana mı kalmış?
Sana ne? Sen hakim misin, avukat mısın?
Allah Allah.
Ama anne... Asıl şimdi biz bu tehlikeli bilgiyle ne yapacağız?
Sen onu düşün.
Sen kimsin ya? Kim?
Kimsin de beni ayağına çağırıyorsun?
Böyle bir havalar, bir tripler.
Sen hayırdır oğlum?
Biro, bence odaklanman gereken mesele bu değil ama sen bilirsin.
Sorunun cevabına gelince de evde konuşup yerin kulağı vardır meselesine kurban
etmek istemedim seni.
Hepsi bu.
Beni koruyorsun yani.
Elbette yani. Her zaman.
Sonuçta beyefendilik bunu gerektirir değil mi?
Bak sen.
Beyefendilik de sana kalmıştı zaten.
Uzatma Akif. İşim gücüm var benim. Ne istiyorsan söyle hemen.
Ne istiyorum diyor ya. Ne istiyorum diyor ya. Ya kızım altınları istiyorum
ya altınları. Hani o sarı ışıltılı şeyler var ya. Onları derhal yerine
koymam lazım.
E altınlar da sende olduğuna göre o manada dedim.
Pardon. Sen kimin malını kimden istiyorsun?
O altınlar bizim ya Akif'ciğim.
Unuttun galiba.
Ne yani?
Altınları vermeyecek misin geri?
Bak hala altın diyor.
Vermeyeceğim tabii ki.
Melo.
Bak bu son kararın.
Bazı şeylerin geri dönüşü olmaz. Baştan söyleyeyim. Yarışmada mıyız Akif?
Ayrıca son kararım. Evet.
İyi tamam.
Peki.
Madem öyle, ben de gider herkese bağları yaktığını söylerim. Nasıl?
Benim dilim yok değil mi?
Ben de altınları sizin çaldığınızı söylerim.
Ailecek bir güzel rezil olursunuz.
Nasıl? Oldu mu böyle?
Şok, şok, şok.
Söyle kız, söyle. Hodri meydan.
Bir avuç altın çalmak mı daha büyük suç... ...yoksa gidip elli dönüm bağ
yakmak mı? Saçmalama artık.
Lo.
Sen gidip küllenmiş bir düşmanlığı dirilttin ya.
Abinle Yaman'ı karşı karşıya getirdin.
Valla bence hiç küçülmesenecek bir mesele değil bu.
Ya saçmalık da değil.
Hatta bence çok büyük bir olay.
Bana bak.
Kimseye bir şey söylemeyeceksin.
Sen öyle san.
Ya o altınları bana bu gece teslim edersin... ...ya da Mirza Kozaklı'ya
o bağları niye yaktığını sen açıklarsın.
Anlaştık mı?
Küçük şeytan.
Gıcık. Kim o?
Benim benim, Çakır abi benim.
Ne koydular acaba ya?
Hayırdır İrfan? Bu ne?
Biz taşınıyoruz ya buraya Çakır abi.
Demediler mi sana?
İki güne buraya geliyoruz biz.
Biz ne olacağız İrfan?
Biz nereye gideceğiz?
Macide ile Destan konakta kalacaklarmış.
Sana da bir şey düşünmüşlerdir herhalde.
Ya senin hiç sokakta bırakacak elleri yok ya Çakır abi. Üzme kendini.
Anne ya. Etime sıyırdın. Çok acıyor.
Allah Allah ya. Sen kalk kendini haşla. Sonra suçlusu ben olayım. Manyak mısın
kızım ya?
İnsan kendini bu kadar yakar mı? Şöyle hafif serpiştirip geriye doğru
savursaydın. Ne bileyim ben be gözüm dönmüş.
O pislik gözümün içine bakıp... ...Hüma Mirza'nın kızı sen kaybettin deyince
bende kıyış koptu.
Belli belli.
Ne yaptın? Konuştun mu Mirza'yla ha?
İyice fiştekleseydin. Fikir verdiğin iyi oldu. Benim aklım ermiyor ya.
Mirza'nın aklı iyice karıştı.
Leyla ile ilgili içine bir kurt düştü. Ben oğlumu tanırım. Güvenin bana.
Sana güvenimiz tam Musad Sultan.
Ay yemin ediyorum şeytanlar dernek kursa... ...oy birliğiyle başkan
seçilirsin ha.
İyi. Ben seçilirsem seni de yazman yaparım ha Macide.
Sen günahların çetelesini tutmayı pek mi seversin?
Velhasıl Leyla ne söylerse söylesin, ne yaparsa yapsın... ...Mirza altında
mutlaka bir şey alacaktır.
Leyla'nın bu konaktaki son günleri.
Keşke dediğin gibi olsa Vuslat anne.
Ne demek o?
Ya bizim derdimiz bir tane değil ki.
Daha DNA testi sonucu var.
Füma, Mirza'nın kızı çıkabilir.
Onu ben halledeceğim.
Nasıl halledeceksiniz? Çünkü Ankara'lara kadar gittim. Yapamıyorlar,
değiştirmiyorlar demiştiniz de. Sen o kafanı bunlara yorma.
Sen sana biçilen rolü iyi oyna yeter.
Ne yapıyorsun sen?
Krem sürüyorum ya Vuslan. Hadi. Şu çakır konusunu hallet. Boş durmak yok.
Hızımızı almışken dört elle sarılacağız.
Tamam.
Ah bu kaç oldu artık sabahtan beri. Git gel git gel bitmedi. Vallahi bitmedi ya.
Ay bağırdım.
Uyuyor mu? Uyusun uyusun.
Elim koptu benim.
Küçük kız.
Gel. Gel, gel.
Otur.
Küçük kız.
Hani sana her şeyin sesi var demiştim.
Sen de taşlarla sesini duyurdun.
İşte kaderinde ...sesi vardır.
Onu yazan kalemin sesi.
Biz duymayız. Ama mahlukat duyar.
Yani kedi, köpek, karınca, kelebek, arı... ...hepsi duyar.
Evet.
Kaderin kapıları vardır.
Her kapının da...
...anahtarı.
Ama zamanı gelmeyince... ...ne kapıları görürüz... ...ne...
...anahtar işe yarar.
Allah isteyince... ...bütün kilitler açılır.
Evet.
Sana bir sır vereceğim.
Ama söyleyemem.
Sır söyleyince sır olmaktan çıkar.
Ona iznimiz yok. Biz izin verileni yaparız.
Ver.
Sırrımızı... ...enttiğimiz yere sakladık.
Bebeğin kalbine.
Zamanı gelince... ...kapı anahtarını
çağıracak.
Niye açılmıyor şu lanet olası?
Bu ne hadsizlik?
Kapıyı çalmadan odama girme izni kim verdi sana? Hiçbir şey için senden izin
alacak değilim.
Çık dışarı! Derhal! Ben ne zaman istersem o zaman çıkarım.
Bana tuzak kurmaktan vazgeçeceksin artık.
Kaderime sen yön veremeyeceksin. İzin vermem. Senden izin isteyen kim?
Öyle aptalsın ki beni yenebileceğini sanıyorsun.
Ama unutma ki o silahı. Başlatma silahını.
O silahı kullanabiliyor olsaydın çoktan kullanırdın zaten.
Sen de inanacağını bilsen Mirza'ya her şeyi anlatırdın.
Sen oğlumu bana düşman edemezsin.
Sana bir sır vereyim mi?
Kimse annesiyle girdiği savaşı kazanamaz.
Sen yıllar önce bana yenildin Leyla.
Anla artık.
Onun peşini bırak ve hayatımızdan çek git.
Yoksa yakında kovulacaksın.
Ben de sana bir sır vereyim mi?
Şuma, Mirza'nın kızı.
Sen de bu savaşı kazanamazsın.
Vazgeç artık.
Yenildin bu satanın.
Mihrem, müsaade var mıdır?
O nasıl yaptı öyle mukaddesim? Gel tabii gel.
Hadi gülüm, hadi.
Azıcık uyuyalım.
Ne oldu mukaddes?
Yine bir şey oldu değil mi?
Oldu Mihrem.
Bir mesele var.
Gel. Gel anlat Mukaddes, gel.
Ben çok düşündüm ne yapsam diye ama bir türlü işin içinden çıkamadım.
Suç senin oğlanın üstüne kalmasa herkesin selameti için susmak daha
iyiydi ama... ...öyle değil işte.
Ateşin ne günahı var ki? Yani Halil böyle olunca ben nasıl susayım Mihrem?
Mukaddes, Allah aşkına anlat.
Mihrem, Esma...
Miray'ın odasında düğünden önce çalınan altınları görmüş.
Ne? Ya bir de Esma'yı altınlara bakarken görmüş.
Üstüne kızı tehdit de etmiş. Kimseye demeyeceksin diye.
Benim kız da çok korkmuş.
Tamam. Tamam Kadiz.
İyi oldu anlattın sağ ol.
Of Miray.
Ne yaptı bu kız ya?
Bak o gece gelemedim.
Ama bu sefer geleceğim.
Sen de parayı aynı yere getireceksin.
Sen benimle oyun mu oynuyorsun?
Oyun falan yok.
Sen benim dediğimi yap. Bu gece bu iş bitecek.
Sen gece gelmedin. Bak şimdi eğer bir iş çeviriyorsan... Hayır dedim ya.
Oyun yok, hile yok.
Aynı saatte aynı yerde olacaksın.
Oldu mu Beyim?
Ne oluyor ya?
Ne olduğunu sen söyleyeceksin kuzum.
Çıksana odamdan.
Çıkmıyorum.
O altınların ne işi var sende?
Miray delirdin mi?
Niye çaldın o altınları?
Ben çalmadım. Esma görmüş.
Hepsi senin odandaymış.
Niye yaptın böyle bir şeyi?
Yaptığın şey de ateşin üstünde kaldı.
Bizi evden göndermek için mi çaldın altınları? Ya ben çalmadım.
Yemin ederim ben bir şey yapmadım.
Ben o gece evde bile değildim.
O zaman o altınlar senin eline nasıl geçti?
Macide çalmış.
Kızım o zaman niye kimseye anlatmıyorsun?
Neden anneme, abime niye bir şey söylemiyorsun?
Söyleyemem. Çünkü beni tehdit ediyorlar.
Kim tehdit ediyor?
Abla. Abla. Ben başıma çok büyük bir bela açtım.
Mahvettim kendimi.
Dur, dur, dur. Tamam.
Otur bakayım şöyle.
Şimdi sakince doğru düzgün anlat bana.
Ne yaptın sen?
Bağları ben yaktırdım abla.
Hem de Yaman'ın adamına.
Miray ne yaptın sen?
Sana bir sır vereyim mi?
Kimse annesiyle girdiği savaşı kazanamaz.
Sen yıllar önce bana yenildin Leyla.
Anla artık.
Oğlumun peşini bırakacaksın ve hayatımızdan çıkacaksın.
Yoksa yakında kovulacaksın.
Ben de sana bir sır vereyim mi?
Hüma, Mirza'nın kızı.
Sen de bu savaşı kazanamazsın.
Vazgeç artık.
Tamam, sen mezarcıya mezara geç.
Ben yarım saate geliyorum.
Tamam, görüşürüz.
Anne. Ne işin var bunun?
Oğlum. Evde konuşmak istemedim. Bu önemli bir konu.
Ne oldu? Dilim damağım kurudu. Biraz su versene.
Anne hayırdır? Ne oluyor ya?
Beni bugün bankadan aradılar.
Ne bankası? Bizim hesaplarımızın olduğu, hep çalıştığımız banka.
Eee? Yapılan bir işlem için aramışlar.
Geçen gece Leyla'ya giderken bir hesap açtığımı söylemiştim. Hatırlıyor musun?
O hesaptan beş milyon liralık havale yapılmış oğlum.
Bankadaki müdür hanım beni aradı. Yani şüphelenmiş galiba. Bana bilgi vermek
istedi.
Ne beş milyonu?
Ne şüpheli işlemi ya?
Bir genetik araştırma vakfına bağış olarak yapılmış.
Genetik araştırma vakfı mı? Evet.
Ben vakfın sahibine ulaştım. Bu adamın Ankara'da genetik laboratuvarı varmış.
Senin Hüma ile gönderdiğin test burada yapılmış o.
Ne?
Leyla benim ona verdiğim parayla bu vakfa bağış yapmış.
Onun karşılığında da sonucu senin kızın olarak çıkartılmasını istemiş oldum. Ne?
Dekontu burada.
Ben de şok oldum.
Adamla saatlerce konuşmuş, yalvarmış, yakarmış.
Leyla mı yapmış bütün bunları?
Anne Leyla neden böyle bir şey yapsın?
Kendi demiyor mu zaten Hüma senin çocuğun değil diye?
Tamam diyor da oğlum.
Leyla önceleri bu eve girmemişti. Sen kızını almıştın.
E şimdi girmeyi garantiledi.
Senin ona olan zaafını da biliyor.
Bu sabah sen gittikten sonra...
Leyla benim odama gelip beni tehdit etti oğlum.
Tehdit mi?
Ya.
Lüma Mirza'nın kızı çıkacak.
Sen bizi buradan gönderemezsin dedi.
Sanki ben bugüne kadar ağzımı açıp bir laf söyledim de.
Neyse. Demek ki buna güveniyormuş.
Ben arayınca adam korktu.
Biz bu parayı size geri verelim dedi. Ben de istemem dedim.
Siz bize sonucu doğru verin yeter dedim.
Korkmuş da niye İban yollamış?
Hayır hayır mümkün değil.
Leyla bu kadarını yapamaz.
Niye yapmasın oğlum?
Bu kadın konakta kalabilmek için kendini uçurumdan attı daha ne olsun? Hayır
hayır bu doğru değil.
Bankadan teyit edebilirsin.
Söylesen bir türlü söylemesen bir türlü.
Ama bir şekilde bilmen gerekiyordu Mirza.
Ben de ne yapacağımı şaşırdım.
Baba!
Baba bir seslesene!
Bu ne ya? Koli cenneti?
Baba!
Baba!
Nerede bu adam ya?
Tüm işlemler tamam Macide Hanım.
Kıyafetleri, ilaçları, kişisel bakım malzemelerini de getirmeniz gerekiyor.
Ha onlar kolay. Ben bugün gönderirim onları. Güzel. O halde siz beyefendiyle
vedalaşın. Arkadaşlarım gelip odasına çıkaracaklar.
Hoş geldiniz evinize. Hayırlı olsun tekrar.
Siz hiç merak etmeyin. Burada size en iyi şekilde bakılacak.
Sağ olun.
Sağ olun. O tabii şimdi biraz duygusallaştı. Yani sevinçten ne
yapacağımı bilemiyorum.
Peki iyi günler. İyi günler. İyi günler.
Ya niye ağlıyorsun?
Koskoca adamsın. Orada burada sürüneceğine.
Fena mı işte yani kendine ait bir odan olacak ha?
Karışan yok, eden yok, ben yokum. Ne bileyim kafanı dinlersin, keyifli vakit
geçirirsin.
Ya burası, burası var ya nimet ya burası nimet senin için.
Şükret ki Muslat seni kapının önüne koymadı.
Hadi tamam.
Ben gidiyorum.
Akıllı ol tamam mı? Hadi bakayım hadi.
Akıllı ol.
Selametle.
Tövbe tövbe şuraya bak ya.
Hoş geldiniz Mirza Bey. Eyvallah.
Mirza Bey.
İyi misin?
Değilim de.
Sonra konuşuruz şurayı bir halledelim.
Bu nasıl olmuş ki? Kedi köpek eşelemiş de olabilir.
Oluyor bazen.
Yok yahu kedi köpek işi değil bu.
Sen malzemelerini al gel de şurayı bir düzelt. Tamam ne olur.
Tövbe estağfurullah.
Mirza.
Burada biri çapayla bir şeyler aramış abi.
Çapayla mı?
Burada ne aramış olabilir ki?
Cici.
Bunu Leyla yapmış olabilir.
Leyla niye yapsın bunu ya?
Laboratuvardan arıyorlar.
Alo.
Merhaba Mirza Bey. Cenerist'ten arıyorum.
Detaylı DNA sonucunuz hazır.
Size sonucu mail aracılığıyla bildirdik.
Tamam teşekkürler.
Sonuç çıkmış mı?
Elde edilen genetik bulgular doğrultusunda Mirza Kozaklı'nın...
Hüma Kozaklı'nın babası olma ihtimalinin dışlanmıştır.
Sonuç negatif.
Yırza ne oldu?
Yırza!
Aç anne artık şu telefonu ya, aç ya!
Anne sen neredesin ya? Niye açmıyorsun telefonlarımı?
Anne. Ya neredesin diyorum ya? Bir şey mi oldu? Babam nerede?
Altınlarım nerede?
Ya başlayacağım altınlarına anne.
Babam nerede?
Bağırma bana ya.
Bağırma bana.
Alırım bak ayağımın altına.
Anne.
Babam nerede?
Çok nezih bir bakım evinde.
Konuştuk ya biz hani bunu ailecek, hatta tartıştık. Sen de hatta onayladın, hak
verdin. Anne nerede onayladım, nerede hak verdim ya? Ne yaptın, babamı öyle
yavru kedi gibi bıraktın mı?
Bakım evine mi verdin? Ne ne yapsaydım oğlum ya? Evin halini görmüyor musun?
Biz konağa taşınıyoruz.
Konak şu anda inanılmaz kalabalık.
Babana oda kalmadı.
Ne yapacaktım yani?
Bunca yıllık kocamı sokağa mı atsaydım öylece ha?
Allah Allah ya.
Allah Allah.
Yani hiçbir ay anneciğim ne kadar iyi düşünmüşsün yok.
Ay anneciğim Allah senden razı olsun yok.
Hep eleştiri, hep eleştiri.
Ayrıca biz niye şu anda babanı konuşuyoruz ya?
Benim altınlarım nerede? Onlar senin altınların değil.
Tamam.
Çaldın.
Ben de gittim sahibine geri verdim.
Ne?
Ne yaptın oğlum sen?
Kime verdin altınlarımı?
Kime verdin altınlarımı?
Miray Kozaklı'ya.
Huyumcu da gördü beni.
Aldı altınları geri.
Ya anne bırak bu numaraları ya. Bayılma şimdi durduk yere.
Anne!
Anne hadi kalk.
Ya tamam alırız Miray'dan bir şekilde hadi kalk.
Anne?
Babanı mı özledin yapsın?
Cici dursana şurada bir yerde.
İyi bari su toplamayacak.
Ödümü kopardım. Nerede o annen? Ne oluyor be? Annen nerede?
Ne yapacaksın sen anneme?
Ya siz nasıl insanlarsınız ya?
Ne diyorsun sen be? Kızım o altınlar zaten sana takılacaktı. Niye yaptınız?
Ne yaptık ne altını?
Ya annenin altınları çaldığını bilmiyorsun sanki.
Annem bir şey çalmadı. Çaldı.
Bir de Akif'e vermiş bozdurtun diye. Miray kuyumcuda yakalamış.
Ya kafayı yiyeceğim ya. Siz nasıl insanlarsınız?
Hiç mi vicdan yok size? Bir de suçu ateşin üstüne atıyorsunuz. Ya ben, ben,
ben de aptallık, ben de salaklık. Bir de soruyorum ya size.
Onca yıl Leyla'yı o kötülüğü yapanlar da vicdan arıyorum ya.
Leyla'nın hayatını karar.
Atınları çal. Ateşin üstüne suçu at. Eh be yeter.
Bana insanlık dersi verene bak.
Ya sen ikide bir bunu önüme getirip durmasana.
Destan. Bırak ya Mihra abla. Sen de biliyordun onca yıl Halep'te olduğunu.
Kızım senin kocan kaçırdı ya Leyla'yı. Esra'm. Ya bırak iyi biriymişsin gibi
bir de bana ahlak dersi verir misin?
...yanında yaşamazdı. Onun yanında büyümezdi benim kızım.
Sesini kaybetmezdi.
Hep siz nasıl insanlarsınız?
Nasıl kötü insanlarsınız siz?
Ya vuslatla bir oldun.
Mutluluğumu çaldın benden.
Sevgilimi çaldın.
Sen de hak etmediğine göz dikmeseydin. El uzatmasaydın.
Her şeyi sonuna kadar hak ediyorsun.
Seni gebertirim.
Seni gebertirim. Seni gebertirim.
Bırak. Bırak.
Gebertirim. İmdat.
Bırak.
Git artık bırak.
Siz nasıl vicdansız insanlarsınız be. Nasıl vicdansız insanlarsınız. Ne oluyor
ya? Yazıklar olsun size. Ne oluyor?
Leyla. Bırak.
Yazıklar olsun size.
Hiç mi hak etmedim ben bunları?
Hiç mi hak etmedin? Ya bir şey yapsana Bustan!
Leyla!
Mirza Bey oğlum bir şey yap görmüyor musun? Saldırdı kızıma!
Leyla ne yapıyorsun sen?
Öldürüyordu beni!
Mirza! Ya Leyla sen ne yapıyorsun ya?
Her şeyi onlar yaptı! Her şeyi onlar yaptı! Yeter kes!
Anlatacağım. Yaptığınız her şeyi anlatacağım.
Anlat. Her şeyi anlat.
Babamın mezarından başla.
Senin ne işin var ya mezarda?
Neden kazdın ya adamın mezarını?
Bir insan mezarda ne arar söylesene.
Ben yapmadım. Leyla.
Bak yalan söyleme.
Bak çapayı irfandan alıp gitmişsin. Oraya da bırakmışsın.
Başına da her ne olduysa orada oldu değil mi?
Bu düştüğün falan da yalandı.
Düştüm ben. Yalan söyleme bana.
Yalnız da değildim bir kişi daha vardı.
Mezarda her ne aradıysan bunu istemeyen bir kişi. Başına da olurdu değil mi?
Doğruyu söyle bana.
Düştüm ben.
Gerçekten.
Hala yalan söylüyorsun ya.
Onu ben yapmadım, bunu ben yapmadım. Her şeyi yapıp yapıp yapmadım diyorsun.
Laboratuvara beş milyonu da sen yollamadın o zaman.
Ne laboratuvarı ya?
Ne beş milyonu?
Kimin adı var burada komutan? Bak bakalım.
Ben yollamadım.
Benim böyle bir param bile yok.
Ben seni burada tutmaya çalışırken neden her şeyi çıkmaza sokuyorsun? Neden?
Sen bunların hepsine inanıyorsun.
Ya ben kime inanacağım? Bana yalan söyleyip duruyorsun.
Ben sana yalan söylemedim.
Sen bana tek bir doğru söyledin.
Tek bir doğru.
Cuman Nasim'in kızıymış.
Bak bakalım ne yazıyor burada.
Her şey bu konağa girebilmek için miydi Leyla?
Al ya bu konak da senin olsun. Benim olan ne varsa senin olsun ama yeter
artık dur Leyla.
Senden hiçbir şey istemiyorum.
Bugün sakın unutma.
Çünkü ben unutmayacağım.
Ben seni hiçbir zaman arkamda bırakmadım.
Hiçbir zaman terk etmedim.
Ama bugün terk ediyorum.
Bitti.
Bana inanmayan bir adamı sevmeyeceğim artık.
Affetmeyeceğim seni.
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.