All language subtitles for Sumud 1.Sezon 1.Bölüm izle_deo1

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian Download
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Hı hı.

Yani şimdi senin sadece Samia'yla eşlik etmek için mi İsrail'e gittiğine

inanmamı istiyorsun?

Yani madem amacın tatil. İtalya'ya git, Fransa'ya git, Belçika'ya git. Aa bak ne

diyeceğim birlikte İstanbul'a gidelim.

Zaten John hayatta olsaydı asla seni bu şekilde... Hayatta olsaydı anneciğim

zaten gitmeme gerek kalmayacaktı değil mi?

Gerçekleri söylemene de gerek kalmayacaktı.

Peki.

Ben artık... Bu konuda konuşmak istemiyorum.

Ben sadece senin güvende olmanı istiyorum kızım.

Anneciğim, gel buraya.

Savaşa gitmiyorum.

Lütfen. Ama onunla yüzleşmek de bir savaş.

Hatta çok zor bir savaş.

Bırak artık onu düşünmeyi.

Geçmişte kaldı. Bak okuldan mezun oldun, çok başarılı bir cerrah oldun.

Hiçbir şey değil geleceğe bak kızım.

Anne öğrendiğimden beri nereye baksam onu görüyorum.

Biliyorsun kaç kez gitmek istedim ama tek başıma cesaret edemedim.

Asıl fırsatını bulmuşken yapayım yoksa ömür boyu içimde kalacak.

Ne yapsam vazgeçmeyeceksin değil mi?

Yerini biliyorum anne.

Sadece karşısına geçip hak ettiklerini söylemek istiyorum bu kadar.

O zaman bana bir söz ver.

Her gün beni arayacaksın.

Söz. Söz.

Sen de bana söz ver.

Endişelenmeyi bırakacaksın.

Tamam. Hadi yardım et.

Evet.

Oleyşan.

Bir New York değil tabii.

Ama Televiv'de Orta Doğu'nun New York'u izler.

Seveceksiniz.

Filistin buraya ne kadar uzaklıkta.

Şu an her yerde değilim Melih.

Sorunu kendinde aramayan bütün dünyayı sorumlu tutar.

Sosyal benliği verelim biliyorsun.

Ama bu geziden sonra İsrail'e bakışını değiştireceğiz.

Samuel haklı.

Filistinlilere güvenmiyorum.

Sen de bu kadar önyargılı olmasın diye dersin. Hayatında kaç tane Filistinli

tanıdın ki?

Çok heyecanlıyım.

Merak etmeyin annem harika bir sofra hazırlamıştır.

Ya sen Melih? Açım ben.

Heyecanlı ama aç.

Ben de.

Ne oldu, niye durduk?

Kontrol noktası.

Askerliğimi yapmak için geldim. Bunlar da arkadaşlarım.

Pasaportlar.

Aracı arayın.

Bakın niyetim zorluk çıkarmak değil.

Miryan ben aminliğe olayım ben.

Yerleşimciler Derneği Başkanı. Evet.

Geç kalırsak sebebini soracaktır.

Durun. Eşyaları yerine koyun. Sizi biraz bekleteceğim.

Ne oluyor?

İhbar almışlardır muhtemelen. İndiş etme.

Çocuklar. Melih, Melih, Melih. Geçemezsin.

Bunu karışmamız için de teröristler olabilir.

Kadınlar var, çocuklar var.

Onlar da mı teröristler? Alimli bir ihbar almasalar böyle davranırlar mıydı?

Bu askerler bizim güvenliğimiz için var.

Çıkar, çıkar şunu.

Güvenliğimiz için değil de daha çok zulmetmek içinmiş gibi.

Oğuz Akın.

Birleşmiş Milletler İnsan Yardım Ofisi'nden.

Biliyoruz Oğuz Akın. Tanıyoruz seni.

Her yerdesin. Her şey için. İyi.

O zaman bu insanları serbest bırakman gerektiğini de biliyorsundur.

Hadi devam edelim.

Daha onlarla işim bitmedi.

Size sunayım.

Bu insanların soyulması ve bu şekilde darp edilmesi savaş suçudur.

Sizin hukukunuzda bile.

Daha ne kadar susacaklar onları burada?

Halkımız bu yüzden çok acılar çekti.

Sadece daha dikkatli aramalar o kadar.

Merak etme hadi gidelim.

İyi çek fotoğraflarını.

Raporunu yaz.

Sonra da davanı açarsın.

Merak etme.

İlk davayı sana açacağım. Çavuş Moş'a ben dedi.

Size de.

Suçlu bulunacaksınız.

Seni temin ediyorum.

İsrail devleti sınırları dışına çıktığım an.

Ya da sana ihtiyaçları kalmadığında tutuklanacaksın.

Ve savaş suçundan yargılanacaksın.

Temiz görünüyorlar, bırakalım.

Benim için buraya kadar geldiğine hala inanamıyorum.

Yani ikiniz de geldiği için çok mutluyum.

İyi ki geldiniz.

Ama bana şimdi mi söyleyecektin anne? Babamın öldüğü gün mü öğrenecektim ben

bunu?

Bunu sen istedin kızım.

Beni sen zorladın.

Ben nereden bileyim senin babanın öldüğünü bu adamın karşında göreceğim

televizyonda.

Adam her şey üst üste geliyor.

Benim bütün hayatım bir yalan. Bu yalanı da başlatan bu adam öyle mi?

Ve ben bunu şimdi öğreniyorum.

Canım kızım.

Keşke sömürümseydim.

Onu bulacağım anne.

Yemin ederim bulacağım.

Sana da bana da yaptıklarının hesabını soracağım.

Ne oluyor ya? Bir şey patladı bomba sesi bu.

Korkmayın korkmayın bir şey yok. Bizimkiler Filistin'le terörist avında.

Bir şey yok ya siz ona bakmayın.

Madem patlamasıdır muhtemelen.

Muhammed. Muhammed.

Nasılsın oğlum?

Ben de size ekmek götürüyordum.

Olsun bunu da al.

Sizin için yapmıştım.

Ayşenine'ye de selam söyle.

Dron saldırısı. İki şehidimiz var. Üç yaralı. Durumu acır. Çocuk. Çocuğun

durumu acır. Süreyya sen çocuğu al. Çabuk. Gel. Kadını sen al.

Ahmet, ne işin var senin burada?

Hadi sen eve geç.

Hadi.

Şehidimiz mi var yine?

Üzülme. Gel.

Gel şöyle üzülme.

Gel kuzum.

Gel bir tanem gel.

Üzme sen canını.

Gel. Gel otur şöyle bakayım yanıma.

Biliyor musun?

Rabbimiz... Allah yolunda ölenleri sakın ölü zannetme.

Aksine onlar diridirler.

Rabbileri katında rızıklandırılmaktadırlar diye buyurur.

Şehitlik öyle herkese nasip olacak bir makam değil.

Çok olüvi bir makam.

Rabbim çok sevdiği kullarına bu makamı nasip eder.

Elhamdülillah bize bu topraklara da bolca nasip etti.

Her evde, her köşe başında bir şehidimizin fotoğrafı az.

Bu mukaddes topraklar bundandır ki bütün

yokluğuna, bunca fakirliğine, bunca terk edilmişliğine

rağmen cihanın o en azlığı.

...en zalim topluluğuna, Siyonistlere bütün cesaretiyle başın

diktirilir.

Bu bize, Filistinlilere verilmiş en büyük şereftir.

Onun için güzel torunum, üzülme.

Kaldır bakayım başını.

Ay şöyle.

Her zaman başın dik dursun.

Şehitlerimizle gurur duy.

Onlar bu toprakların ruhu, canı.

Biz onları göremesek de onlar her zaman bizimle birlikte. Bu toprakları

savunuyorlar.

Mukaddesatımızı koruyorlar.

Allah şehadetlerini mübarek eylesin.

Bizlere de o makamı nasip etsin.

Şalom aleyhim. Şalom aleyhim.

İma. Sami.

Şalom aleyhim.

Merhaba Melisa.

Şalom aleyhim. Sofi.

Şu haline bak.

Sen hiç yemek yemiyor musun?

Amerika'da senin güzel yemeklerin olsaydı keşke.

İma arkadaşlarımla tanış. Sofi.

Şalom aleyhim. Aleyhim. Şalom.

Ve Melih.

Şalom. Merhaba.

Nasılsınız? Hoş geldiniz.

Hoş bulduk.

Saatlerdir açsınızdır. Hadi buyurun yemek yiyelim.

Sana biraz kilo aldırmamız lazım.

Meryem'in oğlu iskelete dönmüş dedirtmem. Çok özledim yemeklerimi.

Melih.

Bu duvar ne?

İsrail'de güvenliğin her şeyden önce geldiğini söylemiştim.

İlk sırasında da bu duvarlar var.

Hadi bakalım.

Buyurun lütfen.

Kızım, Sofi, alsana.

Sen de Miley, hadi. Lütfen.

Alırım, teşekkür ederim.

Senin çok fazla yemen lazım.

Eline sağlık kardeşim.

Hadi bakalım.

Hiç anlamadım tabii ama çok huzurlu geldi doğanız.

Kısaca ekmek, toprak ve refah için Tanrı'ya bir şükrediş.

Sami de yakında asker olacak.

Bizim için askerlik kutsal bir görevdir.

Evet. Sabahın köründe çamurun içinde sürünürken ben de kutsal hissedeceğim

anne.

Sen de ye.

Dolma çok güzel olmuş.

Ellerinize sağlık. Annem de yapar gerçi ama... ...sizinki biraz farklı olmuş

muhteşem. Kafam çok karıştı.

Amerikalıların dolma yaptığını bilmiyordum.

Tam olarak Amerikalı sayılmam.

Babam Amerikalı, annem Türk.

Sivil hayatımın son saatlerini konuşarak geçirmek istemiyorum ben.

Bir şey eksik.

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.