Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Türkiye'nin lider su arıtma markası Aura Sebulon Unique sunar.
Dicle haydi çık, çık.
Ne yaptın sen Dicle?
Erkan, ben... Dicle bak ben senin dediğin hiçbir şeyi anlamıyorum ya. Ya
ablam ölürse?
Dicle ya ablama bir şey olursa?
Ablacığım.
Ablacığım abi!
Geldi mi Ambrose?
Anneciğim hayır.
Kızım ne olur aç gözünü. Kızım hadi aç gözünü. Nerede kaldı ambulans? Geldi
geldi. Ambulans geldi. Hadi hadi.
Dayan anneciğim. Tamam tamam. Yavaş yavaş yavaş.
Dur abi. Gel tamam.
Canım ben de geleyim Nilüfer ablanın yanında olayım. Ya sen nereye ha nereye?
Her şey senin yüzünden oldu zaten.
Hiçbir yere giremezsin. Uzak dur kızımdan. Tamam?
Şey. Sen gelme Dicle.
Hadi hadi.
Hadi. Herkes işine dönsün. Hadi.
Sen iş...
Bunlar
seni sakladığı sırrın bedeli tırtışla... Ya sen sebebi olsaydın?
Ya senin yüzünden Nilüfer abla ölseydi?
Ya sen... Sen kimsin ki sen iyi insanların dişlerine karışıyorsun dişle?
Cahil dişle.
Siz dişle cahil dişle. Alıptan mısın sen?
Sen kimsin ki karışıyorsun ya?
Ne yapıyorsun dur ya?
Dur vurma.
Tamam bir sakin ol.
Sakinleştin. Tamam.
Benim yüzümden oldu ya.
Şifacı'yı sormasaydım hiç bunların biri olmayacaktı ya.
Benim günahım hiçbiri yok.
Tamam.
Tamam sen şu gözünün yaşını bir sil.
Bir sil şu gözünün yaşını. Ben sana anlatacağım. Senin bir suçun yok.
Al şunu.
Engen bir sakin ol ya.
Gel hadi biz bir bahçeye çıkalım. Seninle bir hava alalım. Ben sana
anlatacağım. Nilüfer Hanım'ın neden başına böyle bir şey geldiğini ben sana
anlatacağım. Hadi gel.
Hadi gel yenge Gir
İstediğiniz gibi şekersiz Feride
Hanım Affedersiniz Derya Hanım Önemli değil Feride de diyebilirsin Yani
hepimiz için çok yeni Ben de ancak alışmaya çalışıyorum normal yani Allah
kolaylık versin Güç versin size Teşekkür ederim sağol
Ben alayım ne yapayım?
Çay koydum.
Sonül.
Sen niye koydun bunu müdürün çayına?
İnce hanım rica etti.
Feride hanımın rahatlaması için bir ilaçmış.
Yani Feride hanım içmek istemeyince biliyorsun İnce hanım da kıyamıyor ya
ona. Böyle yemeğine çayına falan biraz koyuyorum.
İyiliği için yani.
Allah razı olsun.
Çay koydum. Beraber içelim. Hadi.
Gel şöyle iki lafın belini kıralım.
Sıcak sıcak.
Bak, artık senin için bu demir parmaklıkların ardı yok.
Çünkü orada sana bu türlü yapan insanlar var.
Hiçbir şey hatırlamıyorum.
Daha iyi.
Bazen hatırlamamak, hatırlamaktan daha iyi.
Bak burası yeni evin.
Sözümü dinleyip eğitimine odaklandığın sürece de hep öyle olacak.
Doktor bu ilacı ömür boyu kullanmanı söyledi. Hiç aksatmadan. Tamam mı?
Tamam İnce Hanım.
Bu ne?
Bu seni iyileştirecek bir ilaç.
Boş ver sen.
Sen artık yeni hayasına odaksan. Tamam mı?
Sana çok güzel bir yaşam vereceğim.
Göreceğiz.
Çünkü sözünü tuttu.
Bana çok güzel bir hayat verdi.
Baskınım. Sizler bulunduk.
Siz beni iyileştirmediniz.
Siz beni uyuşturuyordunuz.
Ama neden?
Ne hatırlamamdan korktunuz?
Yani sen diyorsun ki o içirdiğin şeyden değil o ilaçlarla karıştı diye krizi
geçirdin. Aynen öyle diyorum yenge. Yani o kadar korkulacak bir şey değil.
Midesini yıkayacaklar sağ salim dönecek evine. Korkma sen de üzme canını artık
ya. İnşallah ya.
Ben gene de kendimi suçluyorum ama.
Erkan ilk defa bana o kadar kızdı.
İnce hanım zaten bana diş bileniyor.
Şimdi iyicene gene yakamı bırakmayacak.
Kan kusturur o bana bu evde. Hiçbir şey yapamaz.
Sen bu evin hanımı olduğunu söylemedin mi herkese?
Herkese meydan okumadın mı?
Tamam işte.
Bundan sonra da aynen böyle sesini yükseltmeye devam edeceksin. Bitti
gitti. Ya sen öyle diyorsun da ben artık... ...ne bileyim yani güçlü
olmaktan da yorulmuşum ya.
Güçlü olmak nedir? Burada ince hanımla dalaşmaktır güçlü olmak.
Benim en başından beri hayalimdi ya. Buradan gideceğim ben okuyacağım diye.
Ama o kadar oradan oraya çekildim ki.
Ben de kaybolmuşum.
O kadar çok ses, o kadar gürültü var ki.
Ben de kendi sesimi duyamaz olmuşum.
Artık kim haklı?
Kim haksız?
Kim iyi, kim kötü?
İnan hiç bilmiyorum.
Vallahi sen de haklısın yenge.
Yani...
Sen gözünü açmışsın, Erkan'ı görmüşsün.
Çıkmışsın o çukurdan, gelmişsin bu koca köşkeye.
Kolay değil.
Yani yanlış anlama beni bak. Böyle söylüyorum diye kusuruma bakma. Ben
senin hikayeni bildiğim için böyle söylüyorum.
Sen tökezlemeyeceksin de kim tökezleyecek?
O gazetelerde falan yazıyorlar ya senin için kül kedisi diye.
Haksızlık ediyorlar bence.
Senin kaderin kardelen olmak.
İnsan kendi sesini duyamadıktan sonra kardelen olsa ne, olmasa ne,
acısa ne, solsa ne.
Ben güçlü olmaktan yorulmuşum ya herhalde.
Bir kere böyle kendimi ispat etmeden,
kavga etmeden,
yorulmadan yaşamak isterim anlayacaksın.
Sadece Dicle olmak isterim.
Derya'm. Abi.
Hoş geldin abisin gülü.
Biraz ani olacak ama.
Ben bir karar verdim.
Burada olmak bana iyi gelmiyor.
Böyle eski hayatımla yeni hayatımı birbirine zorla geçirmeye çalışmak falan
istemiyorum artık.
Ben artık kendime yepyeni bir hayat kurmak istiyorum.
Sen nasıl dersen der ya.
Sen nasıl dersin?
Aklında ne var?
Sabaha kadar arıtlarla serum tedavisi devam edecek.
Yarın kendinizi çok daha iyi hissedeceksiniz.
Çok teşekkürler doktor bey.
Geçmiş olsun iyi akşamlar. Çok teşekkür ederiz hayırlı akşamlar.
Doktor bey.
Gelmişken bir babama da bakmanızı isteyeceğim de.
Tabii ki çıkalım. Tabii buyurun.
Dicle nerede?
Hakikaten ya. Dicle nerede?
Dicle Ali Bey ile Bahçeli'de en son.
Ali. Sonra görmedim.
Gidip hemen bir çağırır mısın Dicle'yi? Tabii Erkan Bey. Gerek yok.
Ben geldim buradayım. Hoş geldin.
Dicle.
Nilüfer ablam.
İyi misin?
Ben bilseydim o ilaçlarla böyle olacak. Hiç sana ondan içerirdim abla.
Dicle'ciğim sen o ilaçlardan olduğunu nasıl anladın?
Ali kardeş geldi de odaya. O anlattı. Yani ben çok üzüldüm diye.
O ilaçlardan anlıyor da.
Ya bu Ali kim?
Aldın soktun evimizin içine.
Utanmadan ablanın yatak odasına kadar giriyor.
Götür şu adamı artık Erkan. Tamam.
Şu an sırası değil tamam mı? Konuşacağım ben.
Oldu mu?
Hayır onun ne günahı var yani? Ben üzülüyorum diye geldi o buraya.
Pardon da senin niye bu kadar umrunda Dicle?
Tamam onunla ilgili kararları karışma bari. Bir dur ya.
Hadi mı bileyim?
Ben deneyim bileyim niye öyle bir şey demedim ki ben şimdi.
Erkan.
Tamam dişliğe yüklenmeyin bir suç yok.
Bu şifacı saçmalığı buna fikir değil mi?
Doğrudur bana fikrim. E o zaman onun suçu işte.
Bir dakika bir dakika sakin.
Senin niye bu şifacı saçmalıklarına ihtiyacın oldu ki bu hurafelere? Ne
gerek vardı ablacığım? Nereden çıktı bu yani? Sen bilmezsin böyle şeyleri.
Babama üzülmüştüm.
Mideme vurdu sonra...
Dicle'ye sordum bitiksel bir şeyler alayım diye.
Evladım doktorlar ne güne duruyor ha?
Sen bunun gibi cahil misin?
Anne.
Bizim köyde hiç doktor olmaz.
Ama bütün hastalıklara şifasını böyle buluruz.
Belki ona da iyi gelir diye ben götürdüm. Hala konuşuyorsun değil mi?
Hala konuşuyorsun.
Al götür şunu başımızdan daha fazla bir sinir etme. Necim ya Allah Allah tamam
tamam tamam.
Gelir misin Dicle benimle bir odaya bir konuşalım seninle hadi.
Özür dilerim. Çok geçmiş olsun.
Özür dilerim.
Ablacığım bir şey ihtiyacı olursa ara beni ben gelirim tamam mı? Olacak.
Aşk olsun sana.
Gerçekten aşk olsun. Anne.
Evladım senin ne işin var bilmediğin yerlerde?
Zehra kapat kapıyı hadi kızım işine. Bence.
Siz nereden buldunuz ya o şifacı dediğin şeyi?
Hayır sen İstanbul'u bilmezsin. O sokakları falan nasıl oluyor yani?
Ablam desen anlamaz ben biliyorum yani ilgilenmez böyle şeylerle.
Nasıl oluyor Dicle?
Sen gittin Ali'den mi yardım istedin?
Ne sen beni aradın ne ablam ne Ali hiç kimse haber de vermedi bravo yani.
Bana artık bir cevap verir misin diye kendi kendime konuşuyorum ya.
Erkan sen şifacıya gittik diye kızgınsın yoksa Ali'yi kıskanıyorsun. Ben ne dedim
sana? Ne?
Uzak dur dedim değil mi? Yakın olma o adamla dedim değil mi? Sen niye benim
dediklerimin aksini yapıyorsun Dicle?
Erkan Sinem'in sana yaptıklarını ne yapacağız?
Ne alaka Sinem ne yapıyor bana ya?
Hep sana böyle dokunuyor ya senin buralarına.
Eli kolu hep senin üzerindedir ben sana hiçbir şey demiyorum.
Senin işindir gücündür diye ben sana hiçbir şey söylemiyorum.
Bak Erkan.
Ali bana yenge diyor.
Yenge diyorsan ne oluyor yenge deyince? Ali bana bir metreden fazla yaklaşmıyor.
Gördük arabada senin emniyet kemerini düzeltirken. Onun Allah korkusu var
tamam. O mahrem biliyor.
Sen illa bir ahlak dersi vereceksen gidip sineme vereceksin. Ya ben sineme
neyin ahlak dersini vereceğim Dicle ya bu kız.
İşçi arkadaşımız ya bizim. Yani biz birinde çalışıyoruz.
Toplantılara gidiyoruz. Ya senin eski sevdiğin. Yeri geliyor ben onun evine
gidiyorum orada çalışıyoruz. Ki kaldı ki biz üçümüz birlikte çalışıyoruz Dicle
Hanım hatırlatırım. Kızın mizacı böyle yani alışkanlıkları böyle. Mizacı böyle.
Kız herkese herkese böyle davranıyor işte yani. Her gördüğüne böyle
davranıyor. Ben ne yapabilirim ki? Erkan Sinem yapınca Sinem'in mizacı budur.
Sinem'in alışkanlıkları budur.
Ali yapınca... Tamam Erkan ben cahilim kusura bakma.
Vallahi ben anlamıyorum. Kusura bakmayın tamam.
Sinem de bana hakkını helal etsin.
Kusura bakmayın.
Estağfirullah.
Tamam.
Tamam bak ben sana güveniyorum tamam mı? Ben sana inanıyorum. Benim Ali de
umurumda değil. Hiçbir şey umurumda değil. Sen benim uğraştığım dertlerin
farkında mısın? Sen benim uğraştığım başımdaki dertleri görebiliyor musun
Dicle?
Sen babamın durumunun farkında mısın mesela?
Şirket için ne kadar kıvrandığımın farkında mısın? Uğraştığımın,
savaştığımın farkında mısın mesela?
Yeni projelere atıldık ya biz. Elimizden geleni yapıyoruz ya ben tek başıma
yapıyorum ha. Ne ablam ne abim bana hiç yardım etmiyor. Kimse bana bir Allah'ın
kulu yardım etmiyor bana Dicle.
Hayır ben şirketten eve geliyorum annem seninle uğraşıyor. Seni kurtarmak için
elimden geleni yapıyorum. Seni korumak için elimden geleni yapıyorum. Ama sen
bana asla yardımcı olmuyorsun.
Hayır yani biraz anlayışlı olsan ne olur ki?
Benim senin için yaptığım onca şeyden sonra.
Dışına bak.
Bak bu proje çok büyük.
Sen de bu işin yüzü oldun.
Yani bu demek oluyor ki artık biz birlikte çalışıyoruz.
Yani bu da demek oluyor ki artık senin bu dünyaya adapte olman lazım. Yavaş
yavaş anlaman, kavraman lazım.
Mesela bu hurafelere inanmaman lazım.
Herhangi bir şey yapmadan önce bana söylemen lazım, bana danışman lazım ki
bu akşamki gibi başımıza böyle saçma sapan şeyler gelmesin.
Seni utandırmamdan korkuyorsun.
Bak ben öyle demedim.
Demem de.
Biz ikimizken, biz yalnızken biz çok mutluyuz.
Biz çok keyifliyiz.
Biz baş başayken bizim huzurumuz çok yerinde.
Allah kahretsin ki yanımıza bir insan türeyince, bir kalabalığın içine
girince, insanlar yanımıza gelince biz böyle birden işte
işler karışıyor işte.
İşte sen de o yüzden bir şey yapmadan önce gelip bana söylemen lazım.
Söylemen lazım ki ben senin hata yapmanı engelleyim.
Senin bana anlatman lazım ki
Ben her şeyi kontrolünde tutayım.
Haklısın, kusura bakma.
Başlaya çıkıyorum yani.
Özledik sağlıcakla.
Sanırım Esat Bey uyanmaya çalışmış. Siz bir injeksiyon yapmışsınız. Tahir Bey
bir bakmam istedi.
Doğrudur.
Bu ilacı veriyoruz doktor bey.
Kızım da suyu ver.
İyi.
Gayet iyi bakmışsınız.
Bu reaksiyonlarla yakın zamanda uyanır. Ben yarın sabaha gelip kan testlerini
yaparım. Allah razı olsun doktor bey.
Ayağınıza sağlık.
Ne oldu?
Geçebildik mi sınavı?
Yok kaldım.
Babam uyansın sen de yoluna devam edersin artık.
Efendim. Bir dakika anlamadım ben bir dakika ne demek bulamadık.
Resmi kayıt yok mu?
Ulaşamıyorsunuz öyle mi?
Gidin bir adama para verin bir şey yapın adam ayarlayın bulacaksınız. Bana o
adamın kim olduğunu hemen bulacaksınız burada tamam mı?
Ellerinin peşindesin herhalde.
Bak benim elim kolum uzundur ha.
Senin adamların bulamadığını ben bulurum belki.
Sen beni dinleyeceğine sen işine bak.
Tamam mı?
Vay be.
Nezat amca.
Veda vakti yaklaşıyor ha.
Çok da alışmıştım sana biliyor musun?
Ama senin için işin kolay kısmı yeni bitti.
Şimdi zor kısmı başlıyor.
Arabaya çalıyorsun Dicle'm.
Seni direkt konservatör sanamlarına hazırlamak lazım.
O nedir?
Cahiller ağlıyorlar.
Demek de istemedim.
Çok yoruldum ben.
Boğuldum dişli.
Özür dilerim. Yok.
O laflar senin kalbinden çıktı Erkan.
Can yakıyorlar.
Ama gerçekler.
Şimdi kendinden saklarsan... ...yarın öbür gün... ...dağ gibi üstümüze
yıkılır.
O yüzden iyi ki söyledin.
Bir bana bak bana. Bir gözüme bak.
Affedebilecek misin beni?
Yok öyle affedilecek.
Öyle bir şey değil yani.
Sen kendini anlattın.
Ben de seni dinledim.
Anladım da.
Sadece benim de bir şey demem lazım sana Erkan.
Söyle dilim.
Ben bu köşkte çok mutsuzum aslında.
Yani sen Esat ağamdan ayrılmayasın diye ben burada kalmaya boyun eğmişim.
Ama aslında hiç istemiyorum.
Böyle bir adalet sağlayayım diye.
Kendime hanımcılık oynadım ama.
Ne bileyim yani benden ne yaptığımı bilmiyorum.
Hayallerim buradan çok uzakta sen biliyorsun değil mi?
Biliyorum. Bilmem mi?
İnsan biraz da böyle bir şey herhalde.
Yani bir hayale kapılınca gözü hiçbir şeyi görmüyor.
Hiç iflah olmuyor.
Özgürlük istiyorum.
Ama... Sen yani...
Ferman ağam gibi beni hep kontrol etmek isteyeceksem olmaz.
Ama şimdi o son dediğin oldu mu? Sen beni fermanla nasıl kıyaslarsın Allah
aşkına? Yok öyle bir yerden değil tabii.
Ben öyle demek istemedim yani.
Sadece sen beni kontrol etmeye çalıştıkça ben hep hata yapmaktan
korkacağım.
Ama ben eğer hata yapmazsam ne bileyim yanlış yerde yanlış konuşmazsam.
Kendimi hiç bulamam.
Kendimi bulmadan da... ...seni güzel sevemem.
Anladın?
Bazen bana... ...babama ne kadar çok benzediğimi hatırlatıyorsun.
Ne kadar kontrolcü olduğumu.
Baksana... ...bunun bana yaptığını ben de sana yapıyorum.
Çok özür dilerim Dişli. Estağfurullah.
Ben o köyde tutsak büyüdüm ya.
Sen hep bir şeyleri sadece ben öğreneceğim sanıyorsun.
Sen burada çok güzel okullarda okumuşsun.
Allah'a binlerce şükür ki imkanım Akdin halin yerindedir.
O yüzden kendini tutsak değil sanıyorsun Erkan.
Ama biz beraber öğreneceğiz Sen beni kurtarmayacaksın Biz birbirimizi
kurtaracağız
Parmağınızı alabilir miyim Pişan Hanım?
Çok güzel.
Çok.
Birlikte yürüyeceğiz.
Birlikte yürüyeceğiz.
Artık bana piyano bir çatı.
İnşallah.
Günaydın. Hayırlı sabahlar.
Hani sen dün dedin ya... ...ikimiz baş başayken her şey çok güzel diye.
Keşke hep böyle bunun altında kalsak.
Halil dün sen de dedin ya... ...ben bu köşede çok mutsuzum diye.
Çok üzüldüm ben de işte.
Birbirimize yalan söyleyeceğimize... ...gerçeklerle üzülelim.
Daha iyi olur.
Haklısın.
O zaman bundan sonra... ...ne düşünüyorsak...
Ne hissediyorsak asla saklamayacağız.
Hemen söyleyeceğiz.
Söz mü?
Söz.
Gel bir oturalım seninle.
Neyi bitirdin? Söyle. Ben sana bir şey söyleyeceğim artık da.
Ne oldu? Bir şey mi oldu?
Nefesimi toparlayabilir miyim? İnşallah söyleyeceğim. Tamam bir şey.
Söyleyeceğim. Tamam bekliyorum ben.
En büyük düşmanının o suçsuz fikretin kanından birine oğlum dediğini bilse
Erkan'ı bir doktora acaba tutar mı? Evşak sus Erkan!
Herkes duysun!
Erkan bak.
Kim o?
Oğlum, babana doktor gel dediğinizi çağırıyor. Hadi çabuk.
Ne oldu anne bir şey mi oldu?
Hadi çabuk.
Tamam geldim hemen.
Ne
oldu?
Bir şey mi oldu? Evet.
Dün Tahir Bey'e yakında uyanır dedim ama bu kadar erken beklemiyordum.
Öyle mi?
Hemen ayaklanamayabilir.
Ama en azından konuşabilecek.
Çok şükür.
Ben yine kontrole gelirim.
Geçmiş olsun.
Çok teşekkür ederiz. Sağ olun.
Siz benimle gelin. Bundan sonra bir süreci anlatın.
Gözünüz aydın biraderim. Bir şey lazım olsa kapının önündeyim ben. Sağ ol
kardeşim.
Söyle Turgut.
Abi bu Derya ile abisi vernekten ayrılıyor.
Nasıl ya? Abi bavulları var elinde, yere gidiyor bunlar.
Tamam, takip edin.
İzlerini kaybetmeyin sakın. Tamam abi.
Bunların peşlerinden ayrılma, geleceğim ben. Tamam abi.
Ali Bey iyi bakar mısınız?
Geldim.
Gözünü açıyor. Anne açıyor gözünü baba.
Uyanıyor.
Babacığım.
Baba bizi o kadar çok korkuttun ki.
Çok şükür.
Esas şükür uyandın sonunda.
Şükür hayatım çok...
Ne oluyor? Ben bunu hiç... G, bak benim hasabımı bozma.
Fikretle olan ilişkimi ortaya dökerim.
Bak beni hasta adamın yanında konuşturuyorsun.
Babacım.
Erkan.
Senin oğlun değil.
Büyük hanım.
Fikretin oğlu.
Esat.
Sen söyledin.
Fikret'i sen söyledin.
Babacım şimdi ne Fikret'i Allah aşkına ya? Kaldığın ilaçlardan ölü silah su...
Erkaz senin oğlun değil dedin.
Fikret'in oğlu dedin.
İşte...
Dişli. Anne.
İnci Hanım. Çabuk.
Sana hariç evdeki herkesi yolla.
Tamam. Bir tek güvenlik şefi kalsın. O da ana kapının önünde beklesin. Tamam.
İnci Hanım ne oluyor? Zor sorma.
Zor sorma.
Herkesin beş dakika içinde evden gitmiş olması lazım.
Çabuk. Tamam.
Hadi arkadaşlar hadi.
Hadi birazcık acele edelim hadi.
Hadi kızlar.
Hadi ben haber vereceğim hadi.
Hadi bakalım.
Ya abla ben niye kalamıyorum ne oluyor içeride ya? Zehra şimdi çıkın. Ben sizi
arayıncaya kadar da geri dönmeyin tamam mı kızım?
Ben de mi çıkayım abla?
Çık oğlum çık sen de çık.
İyi hadi bakalım.
Ben de gideyim cezaevine belgeleri vereyim öyle geleyim abla.
Tamam kızım. Hadi sen de öyle yap. Hadi bakalım.
Sen de Zeliş.
Hadi Zeliş. Hadi kızım acele et biraz. Hadi.
Yok. Ben in canıma kendim konuşacağım. Seni dinlemek zorunda falan değilim ben.
Ya Zehra.
Sen niye her seferinde benim işimi zorlaştırıyorsun?
Bu evin kahyası benim.
Çık dışarı çabuk.
Doğru mu bu?
Doğru mu bu?
Konuşsana. Konuş.
Doğru mu duydun?
Çabuk versene artık Dicle bir şey desene sen de hadi güzelim ya. Tamam
yüklenmeyin kıza ya.
O da şoktu bizim gibi.
Ne şoku ya?
Hayır ya.
Sakın.
Sakın karışma.
O gün bugünmüş.
Al bakalım.
DNA testi sonucu.
Merak ederse babamı da verirsin.
Sakın. Dokunma. Dokunma bana.
Dokunma.
Dokunma.
Dokunma.
Biliyordun değil mi?
Hepimiz...
Dur tamam bekle.
Erkan.
Erkan.
Erkan.
Erkan kurban olayım aç kapıyı tamam.
Buyur babacığım.
Senin adına üzgünüm.
Ama ben öz olduğum.
Gerçi bir ara yaptırmıştım testi hatırlarsan. O zaman da söylemiştim ama.
Baba.
Geçmiş olsun.
Sen nasıl ya?
Nasıl ince?
Fikretle beni aldatıyorsun ha?
Başkasının oğlunu mu büyütüyorum?
Ne? Ne? Ne oluyor ya? Ne?
Biz değiliz Erkan. Bunu bedenle ödeyeceksin.
Baba dur.
Baba dur.
Baba dur. Baba dur. Baba dur. Baba dur.
Baba dur. Baba dur.
Baba dur. Baba dur. Baba dur.
Baba dur.
Baba dur.
Baba iyi misin?
Tamam çıkın dışarı.
Çıkın dışarı.
Tamam çık sen çık. Çık çık.
Tamam sakin ol. Çık.
Çık sen de.
Bu benim için hiç kolay değildi tamam.
E benim canımdan sen gidiyorsan böyle olacaksın.
Erkan.
Anneciğim.
Anneciğim.
Anneciğim hiç korkmayın. Sus!
Sus! Sen sus!
Sus! Susun be susun artık susun.
Her şeyi mahvettin.
Her şeyi.
Ama bu sefer ben tek başına ödemiyorum.
Ya bana niye yaptınız?
Beni niye kandırdınız?
Neden? Neden?
İçimde...
Bir şey kanıyor.
Keskin bir veddanın yarası sızlıyor.
Yüzümde bir şey soluyor.
Aynı değil umudun rengi kayboluyor.
Kalbimde bir yerde bir orman yanıyor.
Ne? Ne?
Ne? Ne?
Ne? Ne? Ne? Ne? Ne?
Ne?
Ne? Ne? Ne? Ne?
Ne yaptım ki size?
Benim de suçum günah vardı.
Yana, yana, yana, yana, yana.
Kül olur kalbimdeki samanlar.
Yana, yana, yana, yana.
Kül olur kalbimdeki samanlar. Anneciğim.
Erkan, hayır.
Anneciğim beni duyuyor musun? Aç. Ne olur aç.
Abi bir şey yapma. Anne aç kapıyı ne olur.
Erkan. Erkan. Ben ne yaptım ki?
Allah belanızı versin ya.
Allah belanızı versin.
Neyse tamam.
Sinirli çıkarsın. Rahat bırakalım hadi.
Dicle hadi.
Hadi çık anne, çık hadi. Çık, çık, çık hadi.
Hadi çık, çık.
Hadi.
Dicle hadi, gel.
Allah'ını seversen.
Ama
ne yaptım
ki ben?
Ben size, ben hangi birinize ne yaptım ki?
Hüsnü sen ne yaptın?
Deli ya.
Deli.
Abla sen biliyor muydun? Hayır.
Bak bana doğruyu söyle.
Hayır hayır.
Yemin ederim bilmiyordum ablacığım.
Havadiyetsiz sen.
Yok oğlum.
Ben bilmiyordum.
Hiç utanmadın değil mi?
Bana bunca yıl yalan söylerken, beni kandırırken hiç utanmadın değil mi anne?
Bakma benim gözümün içine bakma.
Bakma bana.
Hiç utanman yok değil mi senin?
Anneciğim. Bırak.
Sakın dokunma.
Sakın.
Bana... Bak ben babam bile diyemiyorum ya.
O adamı kandırırken, ona yalan söylerken hiç utanmadın değil mi?
Havva teyze kal.
Kal hiçbir yere gitmiyorsun. Sen kalacaksın.
Onun şu anda utanmaya hakkı yok.
Bırak onun da elini. Bırak. Bırak geç bu tarafa.
Onun da şu anda üzülmeye hakkı yok.
Nasıldı?
Mutlu oldun mu?
Keyif aldın mı beni aptal yerine koyarken?
Mutlu oldun mu abi?
Bak.
Sen o kadar kötü bir adamsın ki. Senin kalbin o kadar kötü ki. Ben kötü değilim
ben. Sinirini benden çıkarma. Ne demek sinirini benden çıkarma sen?
Sevdiğin kadının böbreğiyle pazarlığa oturdun benle mi?
Utanmaz. O tam olarak öyle olmadı da. Nasıl oldu? Tam olarak öyle olmadı o.
Tam olarak Dicle sakın.
Sakın bak Derya'ya söylemez sakın. Dicle ile konuşmayacaksın.
Onunla konuşmayacaksın.
Al şimdi köşkünü de.
O çok sevdiğin şirketini, çok istediğin şirketini de. Paranı da, pulunu da,
mirasını da, soy ismini de.
Ne yapıyorsan yap abi.
Sen... Sen ne yaşadın?
Sen o pislik herifle, sen o Fikret gibi rezil bir herifle... ...birlikte olacak
kadar ne yaşadın, sen nasıl düştün sen? Anneciğim bak, şimdi çoktasın. Çok
kıskıtsın, çok daha haklısın.
Erkan sen benim bu evde ne kadar yalnız kaldığımı... ...ne bedeller ödetimi
bilmiyorsun. Bana duygu sömürüsü yapma.
Mutsuzsan boşanacaktın.
Beni de kendini de o adamcağızı da bu duruma sokmayacaktın.
Yapmayacaktın.
Anneciğim.
Anneciğim.
Şimdi Fikret'in yanına gideceğim.
Bırakacağım, yürüyeceksin.
Ya ne olur!
Ya Berkan!
Ya ne olur!
En canlı su için biraz.
Erkan.
Erkan dur konuşalım.
Ne olur bir konuşalım tamam mı? Dur bir dakika bir konuşalım. Ne olur bir
konuşalım tamam mı?
Bir bana bak.
Erkan bana bak. Bana bak bir konuşalım tamam mı?
Ne zamandır biliyorsun sen?
Kriz getirdiği gün.
Duymuştum. Yanlışlık oldu. Hani sen yalan söylemezdin Dicle?
Gerçek hiç kötü niyetim yoktu.
Gerçekten... ...senin düşündüğümden beri... Seni görmek istemiyorum.
Arka gidin.
Gidin.
Abi.
Abi. Bir şey söyleyeceğim.
Gücün varsa ben gideceğim peşinden de.
Fikret'in yanına gideceğim falan diyor ya bir şey yapmaya kalkarsa başına bir
şey gelirse bize çok ihtiyacı var ne olur git hadi. Ya bugüne kadar ihtiyacı
yokmuş gibi yaşadı ya.
Biraz da bunu öğrensin büyüsün biraz.
Erkan. Ya Erkan bir konuşalım gel.
Gel bir konuşalım. Erkan.
Bir konuşalım. Bırak kapıyı.
Erkan bir konuşalım bak ne olur.
Bir dur tamam ben anlatacağım sana. Bak sana gelme peşimden dedim Dicle bırak.
Erkan seni çok merak ederim. Ne olur böyle olmaz bak bir konuşalım. Ya bir
bekle beni bir konuşalım.
Erkan ya.
Ne oldu yenge? Aile kardeş Erkan gitti.
Sana ne olduğunu anlatamam ama beni ona yetiştirirsin.
Gel hadi gel atla yetiştireyim ben seni gel.
Vallahi soyguncudur bunlar ya. Bu İstanbul'un hale gelmiş ya.
Onun istediği aile kirayla var ya bizim köyde arazi alırsın üstüne ev yaparsın.
Tamam abi biliyorum da işte İstanbul burası normal bu kiralar. Bir de diyor
depozito sanki gazoz alıyoruz.
Neymiş efendim dört aylık peşin.
Ne yapacağız bizler ya?
Ya ben diyorum acaba böyle başımızı sokacak ucuz bir otel bulup sonra mı
Evtusay'da? Öyle senin birikmişinle olacak iş değil yani hazıra dağ
dayanmasın. Tamam abi biliyorum ama sen merak etme bak ben hızlıca iş bulurum. O
kadar eğitimim var, dernek müdürlüğüm var, tecrübem var.
Hadi bak şöyle içimizdesinden bir yer bulana kadar bakacağız yapacak bir
şeyimiz yok.
Bak taksi de geliyor şu boşluğu da durduralım. Ya zaten bütün paramız
taksiye gitti.
Neyse eşyalarımız var. Dur.
Abi bagajı aç.
Abi devam et İstanbul'u dolaşacağız.
Belli ki.
Ne var İnce?
Fikret Erkan her şeyi öğrendi sana geliyor.
Ne?
Dur.
Nasıl şimdi?
Çocuk şıldırmış gibi sakın kapıyı açma.
Tamam mı?
Çok şükür.
Sana da kendine de çok büyük zarar verebilir sakın kapıyı açma.
Fikret beni duyuyor musun?
Sen gerçekten... Şimdi lan!
Sen o ferman itini elinde tutup beni karımın canıyla tehdit etmedin mi? Lan
sus! Sus!
Lan sen!
Benim arabamı kurşunlattırmadın mı? Beni öldürmeye çalışmadın mı? Bir şey yapma.
Annenimle... Lan! O arabanın içinde benim karımla ablam vardı lan! Dur dur
bir mevzuyu anlayalım. Nasıl asla size zarar... Ben nasıl
anlamadım?
Ben nasıl anlamadım? Ben nasıl fark etmedim? Ben nasıl idrak etmedim? Sen
şeytanın önde gideniydin. Sen birden meleğe dönüştün. Ben bunu nasıl
sorgulamadım? Arkam bir sakin ol. Tamam bir sakin ol. Sakin mi olayım ben?
Sakin mi olayım ben? Bir dakika bir dakika bırak.
Ben sakin mi olayım?
Dertsiz bir günüm mü geçti benim Dicle?
Benim dertsiz bir günüm mü geçti? Ben seninle mutlu olabilmek için nasıl
çırpındım? Ben elimden geleni yaptım. Ben seni kurtarabilmek için bana
uzatılan her eli tuttum ben Dicle.
Bak. Bir bana bak.
Benim hayatım neye döndü?
Gördün mü?
Ben bu ite bile inandım.
Annemi sen mi kandırdın lan? Hayır.
Annemi sen mi kaç gördün lan?
Babamları bir kapatmak için mi yaptın lan?
Ertan! Bir dur! Bir dur lan!
Ne yapıyorsun oğlum? Bir dur lan! Bir sakin ol!
Bir nefes al lan!
Biz çok sevdik annenle birbirimizi.
İnci benim yüzümden saklamak zorunda kaldı.
Ben ona sırt döndüm.
Sen Dicle'yi nasıl kurduysan ben onu koruyamadım.
Annenin bir suçu yok ama benim de suçum yok. Ben seni çok geç öğrendim.
O günden beri de sana söylemek istedim ama işte nasıl... En son Dicle beni ikna
etti.
Seni korumak için susmayı seçtim oğlum bak.
Lütfen oğlum.
Oğlum deme bana bak sakın. Oğlum deme sakın.
Sakın.
Sakın.
Ya ben.
Herkesi geçtim ben.
Herkesi geçtim sen.
Dicle. Benim karım nerede?
Benim o.
Yalan söylemeyen, yalanı günah sayan, saf, pürpak, tertemiz karım nerede benim
Dicle? Benim karım nerede?
Nerede? Ben göremiyorum. Nerede?
Sen benden daha başka ne saklıyorsun?
Söyle bana benden sakladığı şeyler var mı daha başka? Söyle.
Kur'an çarpsın başka bir şey. Peki ben şimdi sana nasıl inanayım?
İnanacaksın Erkan.
Sana söyleyemezsin. Söyleyecektim. Yok söyleyemem. Özür dilerim.
Senin iyiliğin için susdum. Susmayacağım. Seni korumak için.
Susmayacağım. Sen Derya ablamın yaşadığını bana söylemedin. Ben de boş
mezara gittim.
Aynı şey değildi işte. Bak kendini avutma. Aynı şey değil.
Yapma. Yapma ablan yoktu ortalıkta. Ablanı arıyorduk biz. Ablanın mezarını
arıyordum ben. Ben seni umutlandırmamak için hiçbir şey söylemedim. Sen hayattan
vazgeçiyordun sen.
Ben ağzımı açamadım sana. Ben sana bunların hepsini anlattım.
Ben babamın başında ağlarken...
Sen durdun beni izledin. Sen bana hiçbir şey söylemedin. Sen sustun.
Benim karım bana söylemedi sustu.
Annemin yalanlarına.
Annemin o pis sırlarına. Ortak oldu benim karım.
Artık ondan hiçbir farkın yok.
Seninle hiçbir farkı yok.
Yenge. Bak onun için de kolay değil şimdi ha.
Sen üzülme ben yalnız bırakmayacağım onu tamam mı? Sen dönersin köşke. Ben
götürürüm. Sen yetiş Erkan.
Sen dinlen şimdi tamam.
Hava abla.
Ne olacak şimdi?
Bu kadar şey olduktan sonra hiçbir şey olmamış gibi hep beraber yaşayacak
mıyız?
Bilmiyorum kızım.
Ben de bilmiyorum.
Erkan'ı aradım açmıyor.
Beni de acımıyor.
İnşallah Dicle yetişmiştir de biraz sakinleştirmiştir onu.
Hadi sen şimdi güçlenmene bak.
Dinlenmene bak güzel kızım benim. Gün doğmadan neler doğardın.
Hadi bakalım.
Yani ev sahibi böyle istiyor. Gözümün nuru. Dün aradım seni açmadın. İyisin
değil mi?
İyiyim.
Ama derneğe gelip seni mi görsem diyordum.
Şey biz Derya ile dernekten ayrıldık ya. Hatta şimdi bir ev bakıyoruz bulamadık
da. Biraz uğraştıracak gibi.
Niye? Neden ayrıldınız dernekten? Yani biraz anlayış gösterseniz. Tamam
kefilimiz yok diyorum ama 3 aylık peşin verebilirim.
Hanımefendi 3 aylık peşin de verseniz bir anlamı yok.
İkiniz de.
İşsizsiniz. Tamam beyefendi. Ne istiyorsunuz? Ne yapabilirim ben? Dört
aylık peşim vereyim. Ne yapayım ben şu anda?
Sizin için yapabileceğim bir şey yok.
Allah Allah ya. Allah Allah ya. Tamam gözümün nuru. Ben seni bir yere geçerim.
Seni arayacağım. Tamam.
Tamam oturduğunuz zaman hemen Erah'ıma geleyim. Tamam. Tamam. Tamam.
Abi kalk gidelim. Bu adamın yardımcı olacağı falan yok. Hadi kardeşim güle
güle. Hadi hadi. Lan sen öyle bir konu ha. Abi.
Hareketlen lan.
Sen belanı mı arıyorsun lan?
Dur abi.
Dur gidelim Allah aşkına yürü. Yürü.
Başlarım evine ha.
Terbiyesiz.
Nasıl ince?
Fikretinde beni aldatıyorsun ha?
Ben başkasının oğlunu mu büyütüyorum?
Bunu bedelini öldüreceksin!
Baba! Baba dur! Baba dur!
Baba dur! Baba dur! Baba dur! Baba dur! Baba dur! Baba dur! Baba dur! Baba dur!
Baba dur! Baba dur! Baba dur! Baba dur! Baba dur! Baba dur! Baba dur! Baba dur!
Baba dur!
Baba dur!
Baba dur! Baba dur! Baba dur! Baba dur!
Baba dur!
Baba dur!
Baba dur! Baba dur! Baba dur! Baba dur! Baba dur! Baba dur! Baba dur!
Baba dur! Baba dur! Baba dur! Baba dur! Baba dur! Baba dur! Baba dur! Baba dur!
Baba dur! Baba dur! Baba dur! Baba dur! Baba dur! Baba dur! Baba dur! Baba dur!
Baba dur! Baba dur! Baba dur! Baba dur! Baba dur! Baba dur! Baba dur! Baba dur!
Baba dur! Baba dur! Baba dur! Baba dur! Baba dur! Baba dur! Baba dur! Baba dur!
Baba dur! Baba dur!
Baba dur! Baba dur!
Baba dur!
Baba dur! Baba
Merkan senin oğlun değil dedin.
Fikret'in oğlu dedin.
Ulan Erkan.
Ulan Erkan Esat'ın oğlu değilsin diye ben canını bağışlayacağım. Sen trafikte
öldüreceksin oğlum kendini.
Anlaşıldı tamam.
Bu kadar hızlı gidemezsiniz beyefendi.
İnsanların hayatını tehlikeye atamazsınız.
Buyurun bir inelim aşağıya.
Affedersiniz memur bey. İnelim aşağıya.
Routine kontrol herhalde.
Öndeki benim arkadaşım. Ehliyet rüsvat da alayım.
Öndeki memur bey göstereyim ben de. Kolay gelsin.
Ben size bir ceza yazayım da bir aklınız başınıza gelsin. Kolay gelsin.
Buyurun. Arkadaşım.
Bu ne yapıyor ya? Bir baksana şuna.
Erkan, al bunu.
Esasında olur mu abi ha?
Esat Aldo'nun oğluyum ha?
Değilim ben.
Kim lan?
Kim lan ben?
Ehliyetim yok.
Ruhsatım da yok.
Araç da benim değil.
Memur Bey kusura bakmayın. Arkadaşım biraz gergin bugün. Çok tatsız bir gün
geçirdi. Kendine de iyi şu an. Çekilsene sen. Çekilsene kardeşim.
Oğlum. Alın götürün beni hadi. Ne gerekiyorsa yapın. Hadi. Tamam tamam.
Sizi karakola alalım. Alın beni karakola. Aracı bağlayalım. Yani aracı
bağlıyorsanız bağlayın. O konuda ona bir lafımız yok ama bu çocuğu alıp karakola
götürmeyin şu anda.
Adam ehliyeti de ruhsatı da denize attı. Ya ne yapacağız yani?
Attıysa attı. Kendi attı. Kimliğim de yok.
Gördük. Hepimiz gördük. Siz de gördünüz. Ben de gördüm. Memur Bey. Ne yaptığını
bilmiyor. Benim kimliğim de yok. Alın beni götürün. Hadi nereye götürüyorsanız
hadi. Oğlum. Sen bir gelsene şuraya. Sen bir otur şuraya. Otur şuraya. Sus sesini
çıkar mı otur burada?
Memur Bey.
Bu çocuk normalde hiç böyle bir çocuk değil. Çok efendi bir çocuk. Hiç böyle
davranışları da yok.
Ama babası öldü bu çocuğun. Bugün babasını kaybetti. Daha birkaç saat
oldu. Hiç yani.
Kafası o biçim şu anda.
Başınız sağ olsun da yine bir işlem yapmak zorundayım. Tabii ki. Ne demek?
Ne gerekiyorsa yapın. Yani buyurun alın benim ehliyetimi ruhsatımı. Gerekirse en
ağır cezayı yazın ama ben bu garı bana alayım götüreyim.
Bizi gasilhaneden bekliyorlar.
Şu araç plakasını bir sorgulasana.
Tamam. Buyurun.
Eyvallah.
Eyvallah. Hayırlı görevler.
Kaka diyor. Bırak. Oğlum kalk.
Bırak bırak. Beni götürmüyorlar. Niye götürmüyorlar? Defolup gitsene lan benim
peşimden. Bir bıraksana benim peşimi be. Sesini kes. Vallahi sana şuradan bir
tane çakarım bak. Aklını kafa tasının içinde taklattırırım. O da ayakla
kendine gelir seni ha.
Oğlum.
Sen dua et.
Şu anda senin yanında seni düşünen bir arkadaşım var.
Benim hayatım kaydığında benim yanımda bir tane Allah'ın kolu yoktu.
Kendine gel.
Kendine gel!
Yürü. Yürü arabaya bin.
Yürü şu arabaya.
Hayırlı görevler memur bey.
Araba burada, anahtar içinde.
Niye bırakmıyorsun lan beni peşime?
Sen kafayı yemişsin ben sana. Bıraksana götürsünler lan. Bizi ne işlerle
ulaştırıyorsun ya?
Sen öyle diyorsun da.
Erkan beni terk etti değil.
Hiç affetmeyecek beni.
Öyle bir şey olur mu Dicle?
Sen onun bu hayattaki en değerli varlığısın.
Ama ben onu çok üzdüm.
Bak o ilk şoku bir atlatsın.
Sonra senin bunları ondan niye sakladığını anlayacak tamam mı? Öyle
dersin. Tabii ki anlayacak.
Belki annesiyle beni affetmeyecek.
Ama seni affedecek eminim. Hiç korkma.
Ama bana güvenmeyecek.
İnsan güvenmediği birini nasıl sever?
Sevemeyecek. Bak.
Kendini de ona da haksızlık etme.
Sizin sevginiz...
Tüm bunlara yenecek kadar büyük.
Tamam mı?
Korkma.
Sağ olasın.
İnci Hanım?
İnci Hanım iyisin?
Sen sırılsıklansın böyle burada hasta olursun bu şekilde. Erkan?
Erkan nerede?
Dur tamam.
Nerede Erkan?
Erkan Fikret Ağa ile kavgasını etti.
İyi mi?
İyi bir şey yok merak etme.
Bana da öfkesini kustu çekti gitti.
Yalnız mı?
Yok öyle şey yok merak etme.
Ali yanında onun arkadaşı var ya.
Sahip çıkıyor ona.
Öyle bir şey yok.
Neden böyle oldu?
Neden?
Söyleme dedim sana.
Tutamadın yine ağzını söyledin.
Bak İnce Hanım.
Ben Erkan'a çok üzülüyorum.
Yine anlatamam sana ne kadar üzüldüğümü.
Ama kendimi de ezdiremem.
Bütün bu oğlanların bir tane suçlusu var.
O da sensin.
Benim evvelden tek suçum Erkan'a söylememek.
Onda da kalbimden de niyetimden de gerçek çok eminim.
Hiç kötü niyetim yoktu.
Sen nasıl yaptın bunu?
Sen niye aldattın kocanı?
Beni satı aldatmadı.
Tamam mı?
Aldatmak için insanın bir ilişkisinin ve evliliğinin olması gerekir değil mi?
Evet benim atılmış bir imzam vardı.
Ama beni seven bir kocam yoktu.
Ben de Esat gibi sevdiğim insanı geride bıraktım bu evlilik için.
Ama çabaladım.
Bir günden bir güne Fikret'i aramadım asla.
Ama Esat her gün gözümün önünde Fatoş'u aradı.
Bu hayatımızı mahveden şirket var ya, Ezat'ın şirketi.
Ben ailemin parasıyla kurtardım bu şirketi.
Ama o ne yaptı?
Sırf beni sevemedi diye, sırf benden intikam almak için gözümün önünde her
gün başka kadınlarla... Gürülgün etti.
Bir cehennemin içinde yaşadım ben, haberin var mı?
Ben Esat'ı aldatmadım.
Ama Esat'ı terk ettim.
Tamam mı?
Nilüfer daha bebekti.
Tahir küçücüktü.
İkisini de aldım.
Fikret'in yanına gittim.
Esat'tan boşanıp onunla evlenecektim.
İstedim ki...
Tahir'im de Nilüfer'im de mutlu büyüsün.
İkisinin de gerçek bir ailesi olsun istedim.
Onca zaman sonra ilk kez
beraber olduk.
Yapmamalıydım.
Belki ama.
Ne kadar güzeldi ki yıllar sonra tekrar seni bilmek.
O geceden Erkan oldu.
Ama sonra... İşte mecbur.
Canavarın yanına geri dön.
Sonra da bir canavarla evri değilmiş gibi yaptım.
Pek çok kadın gibi.
Bütün iyi duygularımı, güzel duygularımı,
gençliğimi, umutlarımı bu eve,
bu bahçeye gömdüm ben.
Sonra da bir canavara döndüm.
Gel gel yaklaş daha yaklaş.
Yaklaş biraz daha yaklaş gel gel.
Ben o tokadı yemeyeceğim baba.
O yüzden ne söyleyeceksen bana bu mesafeden söyleyeceksin tamam mı?
Ayağa kalktım da hepinizi öldüreceğim biliyorsunuz değil mi?
Ben ne bileyim ya Nilüfer'le bana dokunmazsındır diye ben düşünmüştüm
ama... ...gerçi senin işin belli olmaz.
Yani bu hayatta bugüne kadar tek gerçek alem bizmişiz yani.
Ne bileyim değer falan verirsin belki bundan sonra ya. Olmaz mı? Neye değer
verecekmişim lan? İki herif.
Ulan sen beni aptal mı zannediyorsun be?
Erkan'la Dicle'nin boşanma davasının olduğu günden beri... ...bu gerçeği
biliyordun değil mi?
Koştura koştura DNA testine gittin. Annenle Fikret'i öğrendin.
Ödün koptu. Ya oğlu çıkarsam diye.
Şimdi anlıyorum ben her şeyi.
Annem susturdu beni ne yapayım?
Ya konuşma.
Annemi de tehdit ettin değil mi?
Onun için zaten.
Erkan cezaevindeyken seni basının karşısına çıkarttı anam.
Söylesene oğlum. Söyle söyle.
Babanın onurunu gururunu.
Kaça sattın ha? Kaça pazarlık ettin?
Var ya.
Erkan değil de ben çıksaydım Fikret'in oğlu ne rahat olurdu senin için var ya.
Değil mi?
En azından.
Erkan senin yaptığını yapmazdı.
Babasına gerçekleri söylerdi.
Aslında seni de kulağına tutup sokağa atmak lazım ama... ...bama lazımsın.
Hayal bile edemeyeceğimiz bir bela geliyor başımıza ama...
Şu halimizde nasıl mücadele edeceğimi bilmiyorum.
Nasıl bir belaymış ya bu?
Sevdiğin tek çocuğun düşmanın oğlu olmasından daha mı kötü bir bela?
Nasıl bir bela?
Sen çık şu ananı evden bir kovala.
Dön gel buraya konuşalım.
Hadi.
Hadi!
Al bakayım şu çayı.
Zihnin açılır.
Kimim lan ben?
Kimim ki şimdi ben?
Erkansın oğlum.
Erkansın.
Yakışıklı, flinta gibi delikanlı bir çocuksun. Tertemiz bir kalbin var.
Daha ne olacak? Soyadım yok.
Kimliğim yok.
Evim yok.
Babam yok.
Annem de artık yok.
Hiçbir şeyin yoksa bile dünyalar iyisi karın var. Melek gibi bir kız o.
Çok da ona kızıyorum sen.
Mahvetti beni Dicle.
Bak ben sana bir şey söyleyeyim mi? Sen boş yere o kızın günahını alma.
Baban hasta yatandayken nasıl gelip sana gerçeği söyleyecekti?
Söyleyecekti Ali.
Benim karım bana söylerdi.
Ben niye aşık oldum biliyor musun Dicle?
Niye?
Herkes yalan söyler, dişle söylemez de.
Ben kendimden çok güvendim inandım ona.
Ama da yalan söyledi işte.
Annem oydu, kandırdı beni.
Ben şimdi bir daha ona nasıl güveneceğim be?
Bak ben sana bir şey söyleyeyim mi?
Sen üzüleceksen yine üzül de birader. Çok da üzülme Allah'ın gücüne gitmesin.
Ya 27 yıllık baban aslında baban değil deseler.
Canından çok sevdiğin karın da biliyormuş ama sana söylememiş deseler
ne yaparsın?
Ne yaparsın sana soruyorum ne yaparsın böyle rahatlıkla mı karşılarsın ha?
Oğlum benim annem tarla başında genel evde çalışıyordu.
Babam da onun müşterisiymiş.
Ben daha çocukken annem gözümün önünde kendini intihar etti astı.
Ben genel evde büyüdüm benim aile diyebildiğim o.
Bir dakika.
Ciddi misin lan sen? Vallahi oğlum. Allah Kur'an Mus'af nimet çarpsın bak.
Ana yok, baba yok. Hiç kimse yok. Sen nasıl büyüdün Ali?
Genel evin patronu Zübeyir diye bir lavuk vardı.
O aldı yanına yetiştirdi beni işte.
Kah dövdü, kah sevdi.
Yanında çalışacak eleman diye yetiştiriyor hesapta. Çok uğraştım yani
oradan kurtulmak için. Ben kadın satılan yerde çalışmam diye döve döve geri
getirdiler.
Nasıl kurtuldun onu?
Valla öyle çukurlardan kolay kurtulunmaz birader.
Yani gitsem polise şikayet etsen bir şekilde bulurlar seni. Yaşatmazlar yani.
Ben de kendi kendime planlar kurmaya başladım.
Yani para biriktireyim kaçayım buradan diye.
İçerideyken sana bahsettiğim kız vardı ya.
15 yıldır sevdiğini bekledi. Aynen.
Onunla evlendim ben.
Ne diyorsun?
Vallahi. Ev tuttuk. Birlikte yaşayacaktık.
Vay be. Onu da kurtaracaktım oradan.
Yani elimden gelse bütün kadınları kurtarmak isterdim ama elden bir şey
gelmiyor işte.
Sonra da hapse düştük zaten haksız yere.
Cezayirinde tanıştık. Arkadaş olduk.
Dışarı çıktık eve geldin.
Ahbaplığımız devam etti. Ama sen de iki kelam edemedin.
Ne hikayen varmış böyle?
Bulabildin mi bari karını çıktın artık işte.
Yok.
Bulamadım.
Bulamadım o yüzden söylüyorum işte sana. Birader yanındayken kıymetini biliyorum
ya.
Gidelim bak köşke. Yengeyi elinden tut çıkar oradan. Kendine yeni bir hayat
kur. Kendinize yeni bir hayat kurun ya.
Beni evimden yollamaya kalkıyorsun Esat.
Buradan kalktığım gün seni de Fikret'i de öldüreceğim biliyorsun değil mi bunu?
Sonra da suçu başkasının üstüne mi yıkacaksın?
Ne de olsa yapmadığın şey değil.
Ne oluyor ne demek o?
Sinsi sinsi açık aramaya bayılırsın ya sen oğlum.
Kendin bul bakalım.
Babanın ne tür bir canavar olduğunu.
Belki onu da tehdit eder. Şirketin başına geçersin.
İnci. Baba ne oluyor? Ne diyor annem?
Ne yaptın sen beni mi öldürdün? Yok ya kimi öldüreceğim? Bana bak Esat.
Bugüne kadar sustuysam çocuklarımın huzuru için sustum.
Beni evimden yollama hadsizliğini bir göster bakalım.
Seni tüm memlekete rezil eder.
Yıllardır yatman gereken o cezaevine yollarım. Bunu da yapmazsan bana İnci
demesinler. Baba ne yaptın sen ya? Bir şey yapmadım saçmalıyor annem ne olur.
Saçmalıyorum.
Bu saçma sapan evlilik için, senin o iğrenç şirketin için hayatımdan,
gençliğimden oldum ben. Şimdi karşıma geçip beni yargılamana izin
vermeyeceğim. Ne boşanabileceksin benden, ne de beni küçük
düşürebileceksin.
Bundan sonra ben ne dersem onu yapacaksınız.
Anladınız mı?
Erkan'ı eve dönmeye ikna edeceksiniz.
Bu aile tekrar bir araya gelecek. Yoksa hepinizi yakarım seni de.
Saçmalıyor işte.
Söylediklerinin içinde tek bir kelime doğru yok.
Onun derdi ne? Söyleyeyim mi sana?
Kendi oğlu değil de mirasa sen konacaksın ya. Onun kuyruk acısı o.
Haklı olduğu bir nokta var.
Eğer bu rezalet duyulursa şirket biter.
Ne soyadımız ne mirasımız.
Hiçbiri kalmaz hepsi yerle bir olur.
Onun için de çeneni tutacaksın Tahir.
Ben buradan kalkıp...
Bu işin öcünü annenden alıncaya kadar susacaksın.
Tamam?
Hiç heyecan yapma Ferman. Tamam mı?
Kızı alacaksın.
Sonra da gideceksin. Bitti gitti.
Ferman ağam.
Senin gene ne işin var burada?
Benim güzel bacım gelmiş.
Yahu Dicle bu nedir bu köşkün Ali'yi? İnci top atıyor.
Bu millet nereye kaybolmuş?
Ağam gözünü seveyim git haydi.
Ne gitmesi Dicle ya?
Bak sen benim öz bacımsın. Bana kız bulmadın. Beni ev vermedin. Üstüne beni
başından attın.
Gittim oyuncu hanımın yanına sağ olsun bana bir kız bul diye.
Foncuk gözlüğüyle beni evlendirecek. Onu bana verecek vallahi.
İnci hanım verecek. Nereye?
İnci hanım sana günahını bile vermez Ferman ah. Haydi çık Allah'ını seversen
ya. Nasıl vermez ya?
Ya vermez tabii çık ne olur haydi.
Sen öyle zannet. Nasıl vermiyor?
Ben öyle bir güçlüyüm ki Dicle.
Eğer İnci hanım o Zehra'yı bana vermesin var ya. Onu rezil rüsva edecek bir bilgi
var benim kafamda.
Ya sen ne bileceksin gözünü seveyim.
Bak vallahi benim canım burnumdadır ya.
Dalda dert çıkmasın. İzle.
Sen ne diyorsun?
Sen beni adam yerine koymuyorsun.
Beni adam yerine koyuyorsun koymuyorsun. Bak yakarım senin canını ha.
Tövbe tövbe.
Nerededir İnci?
Buradayım.
Buradayım Allah'ın cezası. Yine ne istiyorsun?
Zıkkımın kökünü istiyorum tamam mı? Sen benim ne istediğimi gayet iyi biliyorsun
İnci. Bak çiçekimi almışım gelmişim.
İstediğimi vermezsen seni rezil rüsva ederim, tamam?
Öyle mi?
Heri öyle.
Sen beni bundan sonra Fikret'in üzerinden tehdit falan edemezsin. Yok
ya, heri anladın.
Herkes her şeyi öğrendi.
O yüzden ben senin boynunu koparmadan defol git evimden.
Hemen!
Bir dakika, bir dakika hele!
Kim neyi öğrenmiş? Bizi hele söyle bana!
Erkan gitti Ferman Akın.
Nereye gitti?
Gitti işte.
Ben de gerçekten çok perişanım. Tamam sen de üstüme gelme ayrıcık. Ya Dicle
Erkan nereye? Erek Gize Erkan madem gitti senin kocandır. Sen niye kocanın
peşine gitmedin?
İnci Hanım sizi dışarı çıkartmamış öldü. Ya bir dakika ya. Sen de iyi alıştın ha.
Bir saniye.
Dicle.
Abisi kurban. Bak abisi hayran bana bak.
Bak bu onların derdi.
Tamam.
Birbirlerini yesinler.
Sen kocanın yanında duracaksın.
Tamam mı?
Kocandan ayrılmayacaksın.
Bak peşindeyim.
Kur'an çarpsın peşindeyim. Vallahi billahi peşindeyim Dicle. Hadi hadi.
Dicle peşin.
Hadi kardeşim hadi. Bırak lan. Yürü. Vallahi billahi.
Ne oluyor lan? Bir şeyler oluyor benim haberim yok.
Ya İnci'nin ilişkisi madem ortaya çıktı, bu Erkan niye tek başına dertleniyor?
Ero oğlum sen benim bacımı bırakıp niye gidiyorsun?
Bak vallahi delleneceğim, billahi delleneceğim.
Aç oğlum telefonu.
Evdeki çalışanların gizlilik sözleşmeleri yenilenecek. Lütfen
hazırlayıp yanıma gel.
Evdeyim ben. Tamam efendim.
İnci Hanım bu arada Derya Hanım istifa mektubunu bana iletti. Ben çıkış
işlemlerini hazırlıyorum. Ona haber vermek isterim size de. Anlamadım.
Derya istifa mı etti?
Evet efendim. Sizinle görüşmek istemediğini, işlemleri benimle yürütmek
istediğini söyledi. Ben derneyi aradım. Odasını boşaltmış, yerine de vekil tayin
etmiş geçici. Öyle mi?
Peki, tamam.
O böyle oynamak istiyorsa okey.
Derhal bütün yasal bağımız kopar.
Bir dakika.
Bu kız eğitimci olarak hiçbir yerde iş bulamaz. Çünkü diploması yok.
Ama sen yine de elimizin kolumuzun uzandığı her yere Derya'nın bilgilerini
ulaştır. Kimse ona iş vermeyecek.
Tıpış tıpış derneğe geri dönmesini sağlayacaksın.
Tamam? Merak etmeyin efendim.
Hadi birader hadi. İnat etme kalk götüreyim seni. Hayır hadi git sen. Git.
Ben biraz yalnız kalacağım.
İyi hadi sen bilirsin.
Çok denize bakma öyle ha.
İçin bulanır kafa üstü gidersin.
Ulan daha dün kuruluyordum sana ha.
Kıskanıyordum seni.
Baksana. Bugün yanımda bir tek sen varsın.
Oğlum ben tanıştığımızdan beri ne anlatıyorum sana?
Benim başım bağlı.
Korkma.
Affet işte be.
Affet işte be.
Alo kimsin?
Fikret ben.
Erkan'ın babası.
Aaa tamam.
Ne kadar kolay söyledin öyle ya babasıyım diye Fikret amca.
Sen çabuk alıştın bu işe ha.
Allah'tan Erkan duymadı bak.
Erkan nerede? Yanında mı? Yok şimdi ayrıldım yanından.
İyi mi peki?
İyi iyi çok iyi.
Çocuğum feleğe şaşmış. Hayata kaymış yıldız gibi sen iyi mi diye soruyorsun
ya. Tövbe tövbe.
Hepsi benim suçum.
Zamanında sahip çıkmalıydım.
Valla ben onun suçu bunun suçu bilmem. Olan olmuş işte.
Ama sen bu ara biraz uzak dur yani. Çocuk biraz nefes alsın.
Ben her türlü yanındayım Erkan'a. Senin için rahat olsun.
Senin numaranı da kaydediyorum babacım. Tamam sağ ol.
Ablam. Nasılsın ablam iyi misin?
İyiyim iyiyim canım benim. Sadece bir sesini duymak istedim. Çok iyi yaptın
ablam. Ben de derneğe seninle Civan abimi görmeye gelecektim.
Dış çalışmaktan hiç zamanım olmadı.
Ablacığım ben de sana onu haber verecektim. Biz dernekten ayrıldık.
Bugün bir otelde kalırız abimle. Yarın da ev bakmaya devam ederiz diye
düşünüyorum. Sen de bizi oraya gelirsin görmeye. Nasıl olur?
Derya abla bir şey olmadı değil mi?
İnce Hanım bir şey yapmadı size.
Yok ablacığım ne yapsın İnce Hanım?
Ben sadece artık aldırılardan kimseye borçlu falan olmak istemiyorum. Yani en
azından kendi adıma söyleyeyim.
Selam söyle Dicle mi? Kurban olsun ablacığım ona öpüyorum onu.
Bak abim de öpüyor seni.
Ben de ona öpüyorum.
Ben haber vereceğim tamam mı sana gelişmelerden? Hadi öpüyorum ablacığım
dikkat et kendine. Bay bay. Tamam Allah'a emanet ol.
Önü... ...yonca... ...yonca
kalkmış.
Dam boyunca Dam
boyunca
Boyunca Böyle
ince İnle yavrum inle
Esmer yârim inle
Daha ev bulamadık.
Hayır olsun inşallah.
Hayırdır kardeş?
Ha Civan.
Ya Esat Bey iyileşti kendine geldi benim köşkte işim bitti.
Ben de bir derneğe uğradım seni görürüm yemeğe çıkarırım diyordum ama
ayrılmışsın. He ya kardeşimle beraber ayrıldık. Ev falan bakıyoruz da hala
bulamadık. Ayaklarımıza kara sular indi ya.
Ha kolay gelsin.
Kolay gelsin valla zordur ya.
İstanbul'da ev işleri bilmez miyim?
Kardeş neyse sağ ol aradığın için. Biz bir yeni düzenimizi oturtalım ben seni
sonra ararım.
Ya Civan.
Benim bir arkadaşımın eşyalı evi var.
Uyguna da kiraya verir size. Yani ilgilenirseniz hani ihtiyacınız varsa
diye söylüyorum.
Valla olur. Allah razı olsun. Niye olmasın?
Hızır gibi yetiştin ha. Sağ olasın.
Tamam. Sen neredeyse söyle geleyim alayım sizi.
Ben sana yazıyorum şimdi. Tamam.
Tamam eyvallah.
Kim abi? Kim yardım ediyor yine bize?
Erkan falan deme bak bana.
Yok, yok Hakan değil. Bu geçen Dicle'yi derneğe getiren var ya. Biz onunla bir
sohbet, muhabbet, arkadaşlık falan ettik.
Aramış sağ olsun. Bir ev var diyor.
Uygun, eşyalı.
Tam da abi biz tanımıyoruz ya bu adamı. Nereden çıktı? Niye hemen evet diyorsun?
Ya ne olacak kız? Ben senin yanındayım Allah aşkına. Sanki bir de tanıdığımız
çok kişi var da. Bunu beğenmiyoruz.
Gittiğimiz her yerden geri çevirdiler.
Otellerin fiyatı almış, başına gidiyor zaten.
En azından bir görürüz.
Bilmiyorum.
Buyur Nelifer abla.
Aslanım.
İyi misin?
İyi değilim abla.
Erkan'ın hayatı da aynı bu oda gibi darmadağın oldu.
Ben neresinden toplayayım inan hiç bilmiyorum.
Ben tekne soru yani.
Haber var mı arkandan?
Çok aradım ama açmıyor.
Ben de ulaşamadım aradım.
Sadece sana değil yani hepimize kıskım.
Nasıl üzülmeyeyim Münifer abla?
Erkan benden kaçtı.
İlk defa.
Hiç yüzüme bakmıyor.
Ben nasıl alacağım onun gönlünü bilmiyorum.
Nasıl yaşayacağım yani?
Bu yalanla.
Hiç bilmiyorum.
Düzgünüm. Bak.
Erkan senin...
İyi niyetini, kalbinin temizliğini biliyor.
Çok büyük bir şey bu yaşadığı.
Şoku bir atlatsın.
Hepimizden önce seni affedecek. Merak etme.
Bence bu sefer öyle değil.
Ben onu çok güvenine kardım.
Nasıl geri kazanacağımı da hiç bilmiyorum.
Hamile olduğumu nasıl söylemezsin ya bana?
Nasıl gizlersin benden bunu?
Bitti Nilüfer.
Bitti.
Hayır tamam.
Okunma bana.
Selamun aleyküm. Aleyküm selam Ali. Nasılsın Civan? Eyvallah hoş geldin. Hoş
buldum.
Merhaba.
Merhaba.
Hızlı geldin ha.
Yakındaydım ya.
Hoş gelmişsin.
O gün soramadım size.
Kardeşimle ilgilenmem gerekiyordu.
Bana bir açıklama borçlu değil misiniz sizce?
Ne açıklaması?
Yani bir gün köpeğinizle birlikte derneğin kapısında beliriyorsunuz.
Ama niyeyse Esat Bey'in hasta bakıcısı olduğunu söyleme gereğinde
bulunmuyorsunuz. Sonra kardeşimi derneğin önüne bırakıyorsunuz.
Arkamla arkadaş oluyorsunuz.
Abimle arkadaş oluyorsunuz.
Şimdi bir de hep bize ev buluyorsunuz. Yani ben işin içinden çıkamadım
açıkçası. Size normal geliyor mu bunlar?
Şimdi şöyle.
Ben o gün daha işe başlamamıştım.
Erkan'la tanıştım sadece.
Erkan benim hapishaneden arkadaşım.
Esat Bey'in rahatsızlığı ortaya çıkınca bir hasta bakıcı ihtiyacı hasıl olmuş.
Erkan da bana verdi işi.
Derneğin onların olduğunu da vallahi billahi bilmiyordum. Yani iki gözüm
önüme aksın.
Yengeyi de o gün köşkte gördüm.
Yardıma ihtiyacı vardı. Aldım o gece sizin yanınıza getirdim. Orayı görünce
ben de şaşırdım. O gün Civan'la da oturduk. İki hasbel ettik. İyi, hoş
adammış. Ahbap olduk. Onunla aradım.
Ev konusunda da şöyle yani ben sonuçta evi size bedavaya vermiyorum. Benim
arkadaşım da para kazanacak.
Sizin de ihtiyacınızı görür diye düşündüm ama istemezseniz canınız sağ
olsun sizin bileceğiniz iş.
Perihan, abim.
Bak biliyorsun gittiğimiz yerlerde bizi geri çevirdiler.
En azından bir gidip görelim değil mi?
Bizim bir de kefil sorunumuz var Ali.
Bizde sıkıntı olmaz o ben kefil olurum size.
Yani sizin için de sorun olmasın tabii.
Tamam, gidip bakalım.
İyi, güzel. Hadi kalkalım o zaman. Hadi gidelim.
Yani şehre biraz uzak ama benim arabamda zaten yorumlar... Yok, bırak bırak. Ben
hallederim. Tamam.
Tamam, adam yardımcı olmaya çalışıyor. Bir sıkıntı yok. Gidip eve bakacağız.
Beğenmezsek tutmayız. Zorunda değiliz yani. Tamam abi, tamam dedim.
Siz buyurun şöyle.
Ha böyle ha.
Damat döndü karısını almaya.
Ya Rabbi çok şükür. Yani o salak Dicle dul kalacak diye ne kadar korktum ya.
Hele biraz daha bekleyeyim.
Sonra ben de girerim içeri.
Babam da biraz sakinleşti.
Görmek ister misin? Hayır istemiyorum.
Hadi git al eşyalarını. Bekliyorum seni orada.
Erkan ben bugün seni çok aradım.
Çok merak ettim hiç açmadan.
Hadi Dicle ne alacaksan al.
Gidelim şu evden. Daha fazla burada durmak istemiyorum. Hadi.
Bana emir veriyorsun.
Emir vermiyorum.
Alacağını al.
Lütfen.
Gidelim buradan.
Hadi. Düşle.
İyi misin?
Erkan tamam biz gideceğiz zaten ama önce biz sakinleş bir konuşalım tamamdır?
Bak ben ananla konuştum sen gittikten sonra.
Demiyorum yaptıkları doğrudur ama önce onu da bir dinlesem.
Annem hayatımız boyunca bizi kandırmış.
Sen de bana ne anlatıyorsun?
Erkan ben o da çok çekmiş garibim yani onu sorayım.
Kandırmış işte.
Kanmışsın ona sen de işte.
Kimse beni kandırmadı. Ben onunla konuştum.
Doğruyu söylediğini de gözlerinde görmüşüm ben. Seni kandırmak dünyanın en
kolay şeyiydi işte. Herkesi kendin gibi zannediyorsun.
Gerçi senin saflığın da dürüstlüğün de artık sorgulanabilir oldu ama.
Neyse şimdi insanların içinde konuşmayalım. Sonra kendi aramızda
konuşacağız bunları zaten.
Hadi ki teşyalarını al gel. Hadi.
Annem esinliğin zavallı kızdan çıkar mı? Ben zavallı değilim.
Ben kimseye yalan söylemedim.
Sadece gerçeği söylememiştim. Onu da sadece iyiliğini düşündüğümden yaptım.
Düşünmeyeceksin sen bir şey işte.
Hep sen muhakeme yapabildiğini zannediyorsun ya.
Ona daha çok var. Biraz sabır.
Muhakeme ne?
Tanrım bile ne olduğunu bilmiyorsun değil mi?
O kadar çok şey bilmiyorken ne yapacaksın?
Gelip bana soracaksın, bana söyleyeceksin.
Değil mi?
Bütün gerçekleri bilirken benden saklamayacaksın mesela kafana göre.
Erkan benimle aptal gibi konuşuyorsun. Aptal gibi falan konuşmuyorum seninle.
Sen benimle aptal gibi konuşuyorsun. Lafı çarpıtma.
Dicle.
Çarpıtma lafı.
Ben senin bu zamana kadar ağzından çıkan her lafa sorgusuz sualsiz inandım Dicle
güvendim. Bir kere bile ya bir kere bile acaba doğru söylüyor mu demedim.
Ama artık sen de herkes gibisin işte.
Herkes gibiyim. Herkes gibisin. Madem ben herkes gibiyim sen beni niye
götürmek istiyorsun Erkan?
Bana söz verdiğinden.
Mecbur olduğundan.
Yoksa sen hala seviyorsun beni.
Dicle. Bak beni döndürme pişman etme. Al şu eşyalarını hadi gidiyoruz.
Hadi. Beni böyle tehdit edeceksen keşke geri dönmeseydin.
Madem ben safım.
Madem ben muhakemen edemiyorum senin böyle bir kadınla ne işin var o zaman?
Ben şu anda bir şey düşünmek konuşmak istemiyorum. Bu evden çıkıp gitmek
istiyorum. Al eşyalarını gidelim buradan lütfen.
Oldu mu?
Hadi.
Erkan.
Döndün mü?
Uzak dur benden.
Tamam mı? Lütfen benden uzak dur.
İnci Hanım.
Çalışanlar ve aile için gizlilik sözleşmeleri getirdim.
Tamam Hasan Bey. Çalışanlar geri döndüğünde hepsi tek tek imzalayacak.
Siz masanın üzerine bırakın lütfen. Buyurun.
Neyi imzalayacak?
O nedir?
Gizlilik sözleşmesi.
Ne için?
Bugün bu evde yaşananlar için.
Kimse gördüğünü duyduğunu dışarıda anlatmayacak.
Al işte.
Annemin haklılığı.
Benim annem bu kadar işte.
Kusura bakmayın ince hanım.
Ben onu imzalayamam.
Bütün bunlar ben sustuğum için böyle oldu.
Ben Erkan üzülmesin dedim.
Aileniz dağılmasın dedim ama her şey yine çok kötü oldu.
Ben susamam artık imzalayamam.
Siz de hakkınızı helal edin.
Dicle.
Mecbursun.
İmzalamama gibi bir şansın yok.
Çünkü itibar bu ailedeki en önemli şeydir.
Sen itibardan bahsedecek son insansın son.
Benim hayatımın tamamı yalanmış.
Şirket diyor ya. Bir de gitmiş avukatı çağırmış herkesin ağzını kapatmaya
çalışıyorsun. Bak inanılmazsın gerçekten.
Bak inanamıyorum sana.
Benim aklı vermiyor sana yani.
Şirketi değil ailemi koruyorum.
Büyüyünce anlarsın oğlum.
Bak benim seni korumana ihtiyacım yok tamam mı? Koruma beni istemiyorum.
Anlıyor musun?
Erkan tamam boş ver. Ne tamamı ya? Tamam.
Ben olmasam... ...bu aile çoktan da ağır dinlendi.
Anne sen bir bırak kendini savunmayı bırak.
Sen bana laf söyleyecek son insansın oğlum.
Niye? Ben de mi imzalayacağım gizlilik sözleşmesi? Tamam Tahir yapma lan boş
ver. Ne yapma ya? Ne yapma yapacak. Kim ne istiyorsa yapacak artık.
Ben sizin için o kadar çok bedel ödedim ki. Her biriniz için. Sen bizim için bir
şey yapma artık. Yapma. Sen bizi korumuyorsun. Kendini koruyorsun. Sen
sus. Susmayacak. Herkes konuşacak bundan sonra.
Hiçbirinize inanamıyorum. Gerçekten inanamıyorum.
İyi akşamlar.
Sen yine nereye gidiyorsun Dicle Dicle?
İzlediğiniz için teşekkür ederim.
Ev burası.
Yani çok lüks bir ev değil ama...
Olsun.
Bahçesi var en azından.
Gir hadi.
Bir gün daha iyisini tutacağız.
Tamam. Söz sana.
Şu zübeyirden kendimi bir kurtarayım ben. Ya ne gerek vardır daha iyisine?
Benim isteğim az.
Penceremde bir saksı sardın ya olsun.
Sabah çayı demlenirken kapıyı kimse yumruklamasın.
Bir de pembe panjur.
Gül'ün boyamı pembe panjuru olur mu hiç?
Olmazsa pencereyi biz pembeye boyarız. Ne olacak?
Boyarız.
Sen iste boyarız.
Bir de dişli bir yatak.
Küçük olsun ama onun olsun.
Garibimin hiç kendi yatağı olmamıştır.
Sen merak etme Gül'üm.
Şu Zübir'den kurtulduktan sonra köye gideceğiz. Kardeşini alacağız.
Tamam? Sana yemin olsun bak.
Sen beni kurtardın.
Kendini de kurtaracağım. Ben senden razıyım.
Tabii biraz temizlenmeye ihtiyacı var gibi buranın.
Sen bir bakmayan içine sinsin.
Ben hepsini hallederim.
Köpek kulübesi de var burada.
Senin için kendi ellerine yapmış. Beğendin mi?
Allah'a güzel oldu.
Beğendin mi onu?
Abi.
Ya DJ de mi arasak? O da görseydi eve.
Biz bebeği tutalım, hemen ararız. Hatta gideri alırız, cimcim bey. Tamam, öyle
yaparız.
Elektrik kapalı, onu açayım ben.
Bunu takalım uğur olsun diye aldım.
Şöyle.
Sen aç.
Evet Gülüm.
Ama sen Reşit olana kadar ayrı odalarda yatacağız.
Bir oda senin olacak, bir oda benim. Tamam.
Hadi buraya da bakalım. Ne var burada?
Mutfak var orada. Yumurta kıracağım sana.
Artık burası bizim evimizdir.
O pis yerde kalmayacağız.
Kalmayacağız Hülüm.
Burayı kimse bilmiyor.
Biraz dişimizi sıkacağız.
Ben o zübeyir itine araç toplayacağım.
Sen de garsonluk yapacaksın. O koşullara izin verdi şerefsiz.
Ama yakında sana söz ondan da kurtulacağız.
Ve Dicle'yi alacağız.
Aynen öyle.
O iki anında size yaptıklarına pişman edeceğiz.
Öcünüzü alacağız.
Hadi diğer adalara da bakalım.
Abi, bak iki tane de odası var.
Birinde sen kalırsın artık, birinde ben he?
Ben çok beğendim.
Sevdim yani.
Vallahi ben de sevdim.
O zaman... ...Eli Bey mümkünse biz tutalım
diyoruz. Yani hemen... ...kontratı nasıl yapalım, nasıl imzalayalım? Tamam.
Ben arkadaşımla hallederim ya. O işleri siz rahat rahat yerleşin.
Eyvallah.
Bunları imzalayacaksınız. Tamam mı? Bu kadar.
Yeter artık be. Vallahi yeter. Dicle.
Dicle hadi gidiyoruz hadi.
Erkan. Oğlum Dicle gitmiş.
Nereye gitmiş ya? Nasıl gitti?
Bilmiyorum. Vallahi dışarı mı çıktı Dicle? Bilmiyorum.
Yürü hadi hadi. Hay Allah kahretsin ya.
Yani bilmiyorum yıllarca hiç evim olmadığı için mi ama bu evde iyi
hissettiren bir şey var.
Sıcak hissettiren.
Kurban olduğum.
Yanı yanayız ya.
Bak ne güzel. Kendi evimiz.
O ferman itinden, ince cadısından uzak.
Açmıyor ya bak kaç defa aradım telefonumu açmıyor ya. Dicle.
Dicle.
Yani sana da aşk olsun Erkan ya.
Ne abla ya ne şimdi niye üstüme geliyorsun sen benim? Ya ama ağzından
çıkanı hiç kulağım duymadı ki ablacığım. Gider tabii kız.
Tamam abla sen şu parka doğru bak.
Tam bu tarafa bakacağım haber ver bana. Dicle.
Dicle. Dicle.
Ben market alışverişi de yollarım size. Siz dinlenin bugün.
Sağ olun.
Telefon. Hah Dicle.
Alo. Alo.
Dicle. Vallahi içine doğdu ha.
Evi tuttuk biz.
Gel ya ablam.
Ne oldu sana?
Ben köşkten ayrıldım abla.
İleceğim yerim de yok.
Senin yanına gelsen olur.
Tamam neredesin? Kolum at. Geliyorum hemen.
Olur. Taksi deyim abla.
Mesela yanıma para almamışım da.
Yani öyle canavrıyla çıktım evden. Bilmiyorum ben de ne yaptım.
Tamam sen ver telefonu şoföre. Biz tarif edelim tamam mı? Parası neyse de veririz
gelince. Tamam abla.
Sağ olasın.
Rica etsem.
Tarif edebilir misin Zadris? Tabii tabii.
Alo.
Ne olmuş?
Pislik herif. Yine kim bilir ne attı kıza.
Erkan'la mı kavga etmişler?
Neyse tamam dur.
Düzle geliyor birazdan.
Öğreniriz. Yarası neyse sararız.
İnşallah bir gün kurtulacağız bunların hepsinden tek tek. Başka bir şey
istemiyorum. Sonra göstereceğim ben o Erkan pisliğine kardeşimi üzmek neymiş.
Tarif ettim.
Ya Erkan'a da kızmayın bu arada.
Çok canı yandı bugün.
Yalnız...
Geldi. Abla.
İyi misin?
İyiyim abla.
Seni çok özledim. Abla seni çok özledim.
İçeri girerim konuşalım tamam mı?
Bu arada dizinin burada olduğunu söylemiyorsun Erkan'a.
Söylemem tabii.
Haydi içeri, haydi.
Haydi, haydi içeri, haydi.
Cengi.
Ya sen tabii daha iyisini bilirsin. Şimdi bana akıl vermek düşmez de.
Erkan seni çok seviyor be.
Allah sevginin de acı sandığına değil hayırlısına versin inşallah.
Hayırlı gecelerin olsun.
Sağ ol sana da. Hadi gir içerisine.
Hele bak hele bak.
Hele bu fakirlerin haline bak ya.
O dijdeyi de takmışlar peşlerine.
Yani siz
şimdi bu fakir çöplüğünde yaşayacaksınız.
Benim gönlüm hiç bunu el verir mi?
Sen bu mahallede oturuyorsun.
Şimdi seninle bir oyun oynayacağız.
Ajanlık oyunu.
Bu evi görüyorsun.
Şimdi sen bu evi gözetleyeceksin.
Böyle biri girdi mi çıktı mı ne oldu.
Bana haber vereceksin ben buraya geldiğim zaman. Ben de sana para
vereceğim. Sen gidersin bakkala kendine çikolata makalata alırsın tamam mı?
Aferin sana.
Abi ne yapıyorsun sen? Erkan'ı falan mı arıyorsun yoksa ne oluyor?
Yok ya Nilüfer'i arıyorum üzgündür o da. Çıksın gelsin yanımıza.
Ne gelmesi ya ne işi var Nilüfer'in burada?
Tamam kurban oldum sakin ol.
Sen niye öyle bir tepki verdin ki?
Abi hani Nilüfer'in haberi olur saldırılarında haberi olacak ya.
Onlardan kaçıp geldik ya biz buraya. Ondan bahsediyorum.
Çok şükür artık buradasın.
Yanımızdasın.
Birlikte bir hayat kuracağız artık burada.
Kuracağız inşallah abla.
Hem ben yarın dernek aracılığıyla tanıdığım bir iki yeri arayacağım.
Belki böyle rehberlik gibi bir iş vardır özel bir okulda.
Ben de Ali'yle konuştum. Ayarlayacak bir şeyler.
Bekçiliktir, şoförlüktür falan.
Merak etme. Ne yapıp edip düzenimizi kuracağız.
Kuracağız.
Abi demek her şey istediğin gibi gitti yani. Gitti vallahi Turgut.
Gitti. Benim hayal ettiğimden bile güzel oldu her şey.
Ben sana söyleyeyim bak, biz yakında Erkan'ı da alırız bu mahalleye.
Sen ciddisin abi.
Ciddiyim lan.
Ben köşkü yakarken o çocuk oradan uzak dursun.
Alo.
Bana elim kolum uzun demiştin. Bakalım ne kadar uzunmuş.
Tahir Bey. Aynen Tahir Bey.
Benim için birini bulacaksın.
Kimi? Benim için çok önemli bir kadın.
Kocasını bulacaksın.
Sessizce yapacaksın. Çok para kazanacaksın.
Emredersiniz Tahir Bey.
İyi tamam ben sana detayları yolluyorum.
Hayırdır abi ne istiyor?
Kendimi aramamı istiyor Turgut.
Kendimi arayacakmışım.
Ulan Allah'ın canına bak ya.
Allah Allah.
Neredesin Dicle?
Neredesin? Yapma işte şunu ya.
Yapma şunu ya.
Yapma.
Ne var lan? Ne söyleyeceksen çabuk söyle.
Yav damat. Yav sana çekilen operasyondan senin haberin yok mu acaba?
Ne operasyonundan bahsediyorsun lan sen?
Karını diyorum, karını.
Nereye götürdüler biliyor musun?
Bilmiyorum nerede? Söyle, biliyorsan sen söyle. Nerede? Dicle. Tamam, yazacağım
adresi. Çık gel, karını al. Yoksa vallahi ben de delleneceğim ha.
Gönder. Gönder hemen.
Bu müsait mi?
Dümdüz gidelim şimdilik, basın.
Şu silahı alayım da sen göreceksin.
Bunu mu arıyordun?
Sen bugün söylediklerimi tam anlamadın daha.
Yıllardır çekmediğin cezayı sana çektirecek gücün var artık.
Ali Cabbar nerede?
Doğru soru o değil.
Derya nerede?
Bravo.
İşte o benim elimdeki en kıymetli güç.
İşlediğin cinayetin tek tanığı. O yüzden de senden uzak tutacağım. Nasıl
zamanında yapamadın... ...şimdi de onu öldüremeyeceksin.
Ben hırslı olabilirim.
Ama senin gibi katil değilim.
Tahir Çoğal, beni ayağa kaldır işte.
Yerde sürünmek daha çok hakkın.
Gel.
İnce Hanım.
Örken.
Dicle ablasıyla berabermiş.
Yani köşkte kalmayacakmış.
Biraz önce Havva ablanla konuşurlarken duydum.
Kızmayın bana.
Cezaevine geri göndermeyin beni ne olur.
Ben de Dicle ablanın yanına gidecektim.
Beni çağırmak için aradı.
Gidersin. Gidersin tabii hiç merak etme.
Hatta orada benim için çok önemli bir şey yapacaksın.
Bu ilacı Dicle'nin ablasının yemeğine düzenli olarak koyacaksın.
Her gün de bana bununla ilgili rapor vereceksin ve ağzını kapalı tutacaksın.
Yoksa sigortan yanar.
Cezaevine dönmek zorunda kalırsın.
Civan ağam?
Ağam sen niye zahmet ettin böyle bir şey? Neden peki? Ya olur mu öyle şey?
Geç, geç, geç.
Geç artık bana da bir şeyler pişirmeyi öğretin.
Madem biz omuz omuza bir ev kuruyoruz... ...artık her şeyi beraber yapacağız.
Ne demiş ünlü düşünür Nülüfer Aldur?
Kadın erkek eşittir.
Ağabey Aldurlardan bahsetmesek bu evde olur mu?
Biz üç kardeş çok mutlu olacağız bu evde.
Her şeyin üstesinden de birlikte geleceğiz.
Sağ olasın ha.
Annem olsa ne yemekler yapardı şimdi.
Yoktu ama oldururdu.
Vallahi burayı saraya çevirdi ha.
Hatırlıyor musun diktiği perdeyi?
Hatırlamam ben.
Ana sana da işçi kartı.
Kızlarım ister de ben yapmaz mıyım?
Tabii ki de perdelerine süs dikeceğim. Bak ne güzel oldu.
He vallahi çok güzel oldu.
Ama... Sen diğer eteğine ne kadar çok benzer.
Benzer, benzer ama eteğim değildir. Komşunun attığıdır.
Sen hele şunlara bak ne kadar güzel oldu.
Ama çok güzeldir. Güzel duruyor. Çok güzel.
Etekliğinden dikmişti.
Tek bir tane eteği kalmıştı sonra kurban olurum ona.
Demişti böyle kızlarımı yattıracağım. Süslü püslü güzel olsun.
Heveslenmişti onu.
Birlikte de dikeceğiz.
Piyonklu perde.
Yıllarca ayrı kaldık. Hiç zaman geçiremedik.
Ama bak böyle birlikte düşeceğiz.
Gezeceğiz, tozacağız.
Yılların acısını çıkaracağız. Söz veriyorum.
Çıkaracağız abla.
Çıkartacağız.
Hadi hadi çorbanızı soğutmayın işte.
Şeker olsun.
Hadi.
Ben de derslerimi hiç bırakmayacağım.
Kendime söz vermişim vallahi. Tamam.
Sen de bana her gün çalıştırsın abla.
Çalıştırırım tabii hatta. Yarın sen de geliyorsun benimle. Önce halk eğitime
gideriz. Seni oraya kaydederiz. Eksiklerini falan da alırız. Sonra da
benim bir iki iç görüşmem falan var. Onlara gitmem lazım.
Hadi inşallah.
Ekmek yok muydu ya?
Sen zahmet etmeseydin. Dur ablacığım, getiriyorum, unuttum ya.
Kim bu bu saatte ya? Hayır olsun ya.
Dicle, ablacığım kapıya baksana.
Tamam Civan ağam, ben bakayım ya. Boş ver sen, ben halledeceğim.
Nereye Adır?
Tövbe estağfurullah.
Ben ondaki kim?
Kim var orada?
Dişli. Sen burayı nasıl buldun?
Niye Dişli?
Bulmamam mı gerekiyordu?
Neresi burası? Ne yapıyorsun sen burada?
Hadi. Hadi gidelim buradan.
Affettim ben seni. Tamam mı?
Sen öyle söylüyorsun da... ...senin için ateş topu gibi ben görüyorum seni.
Sen kimseyi affedecek halin yok Erkan. Dişle bak çok yorgunum.
Tamam mı?
Hiç halim yok.
Hadi. Hadi bak gidelim şuradan daha sonra konuşuruz bunları hadi.
Konuşacak bir şey yok ki.
Sen beni duymuyorsun.
Sen bana baktıkça hep o yalanı göreceksin.
Ben de hep o sessizliğimin altında ezileceğim.
Kalan sevgimize de yazık günah olacak.
Ne yani?
Ne demeye çalışıyorsun?
İlk kavgamızda ayrılacak mıyız Dicle? Ne oluyor yani?
İçimizdeki ateşi böyle... ...birbirimizi yakarak söndüreceğimize...
...belki böylesi daha hayırlı olur.
Dicle.
Dicle.
Allah yolunu bahtına açık etsin.
Gideyim mi yani?
Bir şafaktan bir şafağa Bir akşamdan bir
akşama Merhaba demeden daha
Bu gitmeler gitmek değil Bir
şafaktan bir şafağa Bir akşamdan bir
akşama
Bu gitmeler gitmek değil.
Ey salkım söteyim. Bu
benimki sevda değil. Ey yağmur
rüzgârayım. Bu benimki sevda değil.
Ey salkım söteyim.
Kapın kitli, bu bendeki seyir değil.
Ey salkım sövteyim, bu
benimki sevda değil. El yağmur
rüzgâr eğil, bu benimki sevda değil.
Ey salkım söğüteyim, bu benimki
sevda değil. Ey yağmur rüzgâr
eğil, bu benimki sevda değil. Ey
yağmur rüzgâr eğil, bu benimki
sevda değil.
Türkiye'nin lider su arıtma markası Aura Sebulon Unique sundu.
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.