All language subtitles for Rüzgarlı Tepe 172. Bölüm Winds of Love Episode 172 Season 2

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Açmıyor.

Neredesin Zeynep?

Beni hepsi bırakıp nereye gittin?

Nereye?

Cemil.

Zeynep'i gördün mü?

Sabah elinde küçük bir valizle gördüm.

Saat de bayağı bir erkendi.

Merak ettim sormak için selam verdim ama o kadar dalgındı ki duymadın beni.

Tamam sağ ol.

Yine terslik var ama hayır olsun bakalım.

Sen nasıl olur da benim işime karışırsın?

Kimsin sen?

Sen kimsin?

Sen benim yaşam amacımsın.

Sen benim nefesimsin.

Sen hayat içinimsin.

Zeynep sen benim.

Sen benim her şeyimsin.

Sen kimsin?

Kimsesiymişim ben.

Koca bir hiçmişim.

Zeynep! Zeynep! Tülay Hanım.

Halil, oğlum bir şey mi oldu? Ne oldu?

Enişte bir sorun mu var?

Zeynep, nereye gittiğini biliyor musunuz? Size bir şey söyledi mi?

Zeynep konakta değil mi?

Değil sabah erkenden çıkmış.

O Zeynep sever öyle yürüyüşe çıkmayı tek başına.

Öyle değil.

Giderken bana bir veda notu bırakmış.

Zaten ben karışmayacağım artık onun işlerine.

Kendisine de söyledim.

Artık rahat rahat uyuyabilirsin dedim.

Anlamalıydım.

Ne dediniz?

Sen merak etme Halil. Şimdi öğreniriz nerede olduğunu. Bir arayın ben de.

Sen nasıl olur da benim işime karışırsın? Kimsin sen?

Deli misin be? Canına mı ısladın?

Açmıyor.

Böyle olacağı belliydi ama enişte.

Ablama söylediğin lafların altında kalacak biri değil.

Hiç mi tanımadın sen ablamı?

Merveciğim tamam.

Onlar karı koca.

Karı koca arasına girilmez öyle.

Ben de onu diyorum ya anne işte.

İnsan karısına öyle laflar etmemeli.

Merve haklı.

Ben çok ileri gittim.

Ama merak etmeyin.

Ben karımı bulup getireceğim.

Ne öyle bilmiş bilmiş konuşuyorsun?

Ters bir şey söyleyecek diyordum koptu.

Söyleyemez eniştem. Çünkü suçlu.

Hem farkında da zaten.

Hak verdi bana.

Onların arasındaki bağ çok kuvvetli.

Öyle bir iki kelimeyle kopacak gibi değil.

Ablam biraz öfkeli o kadar.

Halil gider bulur getirir onu ben biliyorum.

Ablamdan bahsediyoruz anne.

Ya sanki hiç tanımıyorsun kızını.

Aşkından olsa o lafların üstüne çıkıp gelmez.

Gururunu ezdirmez benim ablam.

Günaydın. Kolay gelsin.

Bugün evden çalışıyorsun herhalde.

Nasıl da ful konsantrasyon.

Ha teyze.

Yok.

Öğleden sonra geçeceğim şirkete bugün.

İşle ilgili değil.

Başka bir şeye bakıyorum.

Ama evet.

Çok önemli.

Selma için mi?

Hala kırgın sana değil mi?

Evet.

Sen bir baksana.

Nasıllar?

Harika tasarımlar.

Sence Selma beğenir mi yani?

Kesinlikle beğenir.

Tamam. Ama ben seçemedim.

Sen bir baksana.

Bak şu var.

Şu. Bir alttaki. Bu.

Bence bu.

Çok zarif.

Selma şu mu gibi?

Bu diyorsun yani?

Aynen.

Tamam o zaman ben bunu sipariş vereyim hemen.

Selma'nın gönlünü biraz o sanırım.

Ben varken o biraz zor.

Bundan böyle rüyalarınızı da başlayacaksınız artık.

Olmaz.

Seni kaybedemem.

Ben senin nereye gideceğini biliyorum.

Olurdu artık ne olurdu.

Zeynep. Gel.

Gel. Bırak.

Bırak Zeynep tamam bırak. Bırak ne olur bırak.

Bırakmam.

Bırak Zeynep. Bırakmam Zeynep.

Ağacımızda yanma. Aşkımız gibi kül oldu işte.

Dur dedim sana bir dur.

Biz yanmayacağız.

Küle dönmeyeceğiz.

Buna izin vermeyeceğim.

Sevdiğin kadına sen kimsin dedin.

Asıl sen kimsin Halil?

Sen kimsin?

Kimsin de fütursuzca konuşuyorsun ona?

Sen onun... Sen onun bir damla gözyaşı için dünyaları yakacakken...

Şimdi onu okyanuslarda boğuyorsun.

Ama telafi edeceğim.

Seni evimize döndüreceğim Zeynep.

Kalbim koca bir boşluktan ibaret sanki.

Ne bir iz, ne bir his.

Derin, karanlık bir kuyu gibi içim sayende.

Öyle bir soldurdun ki içimde açan çiçekleri.

Bundan sonra dalında kalsam ne, düşsem ne?

Ben de yardım etseydim Tekin.

Olmaz bir tanem olmaz.

Gel bakayım gel. Gel otur şöyle gel.

Gel sen bakalım.

Ben şimdi melek karımı ve biricik bebeğimize muhteşem bir

hamlet yapacağım.

Sen bundan sonra hiçbir şeye karışmıyorsun her şey bende.

Bak böyle yaparsan şımarız ama.

Sen dilediğin kadar şımarız sevgilim benim.

Sen ve doğacak ufaklık benim hayat garantimsiniz.

Sizi hoş tutmaktan başka şansım yok.

Biliyor musun?

Dün ne oldu?

Sen gelmeden önce Halil Zeynep'e çok fena çıkıştı.

Sen kimsin dedi kıza.

Neden böyle yaptı hiç anlamadım.

Beni sakladığı için kızmıştır.

Ne dedin canım anlamadım.

Halil diyorum yani kızacak patlayacak yarar gör.

Hayırdır Tekin? Mutfak işlerine mi soyundun?

İnsanın karısı hamile olunca...

Aşerme durumları oluyor tabi.

Bülent'in canı omlet çekmiş. Ben de onu yapıyorum.

Hayır.

Aşermedim Tekin.

Öyle aklıma geldi söyledim. O da hemen ben yaparım diye mutfağa geldi girişte.

Halil nerede? Sabahtan beri görmüyorum.

Halil Bey, Zeynep Hanım'ın peşinden çıktı. Zeynep nereye gitti ki?

Bilmiyorum. Sabah elinde küçük bir valizle çıkarken gördüm çiftlikten.

Pek de iyi görünmüyordu.

Halil'in dün gece söyledikleri yenilir, ütülür cinsten değildi.

Zeynep'in ağırına gitti bence.

Kesinlikle. Ben de az önce Tekin'e ondan bahsediyordum.

Halil hiç iyi yapmadı.

Zeynep'in çok kalbi kırıldı kesin.

Ya, yazık kıza.

Aslanlık olur, hiç kez işime yaradı.

Benim yüzümden olmuş belli.

Aman. Ucu bana dokunmasın da ne yaparlarsa yapsınlar.

Öyle ağır konuştum ki.

Rüzgarlı Tepe bile dermanı anladı kalbinde açtığım yarayı.

Bir bilsin.

Öyle pişman olmuş Zeynep.

Efendim Halil?

Hakan. Bütün herkesi seferber et.

Her yerde Zeynep'i arasınlar.

Halil ne oldu Zeynep'e?

Gitmiş.

Gerekirse yeşil pınarın altın üstüne getirin ama bana Zeynep'i bulun.

Tamam tamam bulacağız merak etme.

Neredesin Zeynep'im?

Asil sevdam neredesin?

Dediğim gibi Okan herkese seferber ediyorsun.

Bakılmadık iğne deliği kalmayacak.

Zeynep bir an önce bulunacak anlaşıldı mı?

Tamam. Biraz konuşabilir miyiz?

Tamam ben seni arayacağım.

Sormak istediğim birkaç bir şey vardı da.

Tabi buyurun.

Halil'le samimi olduğunuzun farkındayım.

Ben de bu yüzden seninle konuşmak istedim. Halil geçen akşam Zeynep'e çok

kötü davrandı.

Azarladı onu.

Sonrasında da Zeynep evi terk etmiş.

Ne oldu birden? Neden böyle ters düştüler birbirlerine?

Madem kocan seni kandırıyor o zaman bir şekilde bunlara sebep olanın o olduğunu

bilmelisin bence.

Tekin yüzünden.

Nasıl yani?

Tekin ne yapmış olabilir ki?

Halil Tekin'in sana karşı iyi bir eş olmaları düşünüyordu.

Bu yüzden Tekin'e çok öfkeli.

Zeynep de Halil'i sakinleştirmeye çalışınca Halil bu kez Zeynep'e çok

öfkelendi.

Ve o talihsiz cümleleri etti.

Yani araları bu yüzden açıldı.

Neyse benim acil bir işim var da gitmem gerekiyor izninle.

Ben de bilip bilmeden tavır aldım Zeynep'e.

Meğer bizim yüzümüzden işitmiş o lafları.

Ah Halil.

Yapmayacaktın böyle.

Ah Zeynep ah.

Hadi Halil'e kızgınsın.

Benim telefonlarımı niye açmıyorsun? Öleceğim meraktan.

Süleyman.

Merve'yi almaya geldim. İşçilere yemek dağıtmaya gideceğiz.

Hazır mısın Merve? Hadi gidelim.

Bugün benim hiç kelesim yok ya.

Gelmesen?

Ama Halil Bey'e söz verdik. Mecburuz.

Tabii ya.

Yani ben anlamıyorum. Bugünlerle bütün sorumluluklarından kaçıyorsun Merve.

Okula da gitmiyorsun.

Anneciğim anlattım ya sana.

Rezil oldum ya ben hani. Nasıl gideyim?

Haklı kız.

Ne güzel yurt dışına gönderecekti Songül ama Zeynep gidince o da boşa düştü.

Son günün ekmeğine yağ sürüldü.

Ancak Zeynep ile Halil barışırlarsa o zaman.

An geçmiyor ki burada yeni bir sorun çıkmasın. Ablan yok ortalıklarda. Şimdi

bir de sen problem çıkarma Merve. Hadi işinin başına hadi.

Hadi kızım aç bu sefer şu telefonu.

Sıktım ya.

Şu İstanbul'a bir taşınsam da kurtulsam.

Deme öyle şeyler Merve.

Tamam. Anladım ben. Senin canını çok sıktım.

Gelme bugün. Bir günlük bir şey olmaz.

Hallederim ben.

Gerçekten mi?

Çok sağ ol Cemil. O zaman ben de bu iyiliğine karşılık sinema biletlerini

alayım. Hem geçen gidememiştik zaten.

Olur. Olur tamam öyle yapalım.

O zaman görüşürüz.

Oh Zeynep bu dik başlığın beni bir gün öldürecek.

Hayırdır Tülay'cığım?

İyi görünmüyorsun bir sıkıntın mı var?

Ne derdin var yine? Ne demeye geldin?

Pek sevgili kızın evi terk etmiş.

Ben sana demiştim hatırlıyor musun?

Kızının soyadına güvenme diye.

İşte benim sözümü dinlemezsen... ...böyle ortalarda ne yapacağım, ne

yapacağım diye dört dönersin. E normal tabii.

Yok öyle bir şey.

Evlilik bu.

Bugün darılırlar, yarın barışırlar.

Hem Halil, Zeynep'i almaya gitti. Birazdan konaktan içeriye el ele

girecekler.

Umut, fakirin ekmeği tabii.

Bak Tülay.

Tik tak, tik tak.

Senin de sonun yaklaşıyor.

Zeynep öncülük etti.

Şimdi sırasıyla bütün aslanlık adımları bu konaktan depolup gideceksin.

Selma.

Ben Zeynep'e ulaşamıyorum. Telefonu kapalı da.

Çarşıya gidecekti. Senin yanında mı diye merak ettim.

Yok Halil.

Biz Zeynep'le bugün hiç konuşmadık.

Başka bir şey yok değil mi?

Hayır hayır sorun yok. Dedim ya.

Çarşıya gidecekti. Telefonu kapalı.

Neyse o şarj edince beni arar mutlaka. Merakta bırakmaz.

Neyse ben seni daha fazla meşgul etmiyorum.

Eren'e selam söyle.

Söylerim. Görüşürüz.

Neredesin Zeynep?

Buldum da Hakan.

Çocuklar her yere baktı.

Bedire teyzen evine, sizin Zümrüt Hanım'a gittiğiniz köy evine...

...hiçbir yerde bulamadılar.

Tugara, havalimanına falan bakalım mı?

Gitmiş olabilirsin Zeynep.

Doğduğun yerden, benim yanımdan gitmiş olabilir misin?

Halil orada mısın?

Bakın Hakan.

Nereye gittin Zeynep?

Yoksa ona?

Hüseyin!

Siz kimsiniz beyefendi?

Kusura bakmayın birine benzettim.

Valla benim diyen modellere taş çıkartırsın Sermiş.

Boy, poz, endam hepsi var.

Ay teyze alemsin.

Nereden çıktı şimdi bu iltifatlar?

İltifat değil şekerim. Gerçeğin ta kendisi.

Sen hiç aynaya bakmıyorsun herhalde.

Boyu posu geçtim. Şu yüzünün güzelliğine bak.

Altın oran.

Ya boyna ne demeli?

Şöyle güzel bir kolye ne kadar yakışır?

Kolye mi?

O nereden çıktı şimdi?

Ay ne bileyim yani boynunu boş görünce.

Yok dayanamayacağım söyleyeceğim.

Ama söz ver bana bildiğini belli etmeyeceksin.

Yoksa sürpriz bozulur.

Tamam söz.

Ne sürprizi?

Eren sana bugün çok güzel bir kolye hediye edecek. Ama lütfen şaşırmış gibi

yap. Yoksa hemen anlar benim söylediğimi.

Ya. Ya.

Ama sen de artık uzatma. Kolyeyi verince affet çocuğu.

Yazık. Aklı fikri hep sende.

Gönlünü nasıl alsın bilemedi.

Yani öyle bir kolye aldı diye hemen affedeyim mi sence?

Mesele kolye değil ki Selma'cığım.

Bunu düşünmesi, bunun için kapaya vurması, çabalaması.

Evet.

Doğru söylüyorsun.

Sevgi demek emek demek.

Eren de benim için emek veriyor.

Affedeceğim onu.

Yiğit açtı.

Aşktan o aşktan.

Benim aklım hala Halil ve Zeynep'te.

Barışmış olsalar keşke.

Ya keşke.

Ama bilemiyoruz işte.

Yavrum sen üzme kendini. Düşünme bunları bu kadar.

Her şey yoluna varır.

Nasıl olmuş kafesiz kahve? Beğendin mi?

Çok beğendim.

Bundan sonra normal kahve içmek yok.

Çaylardan da çok fazla içmiyorsun.

Sen ve bebeğim en iyilerini yiyip içeceksiniz tamam mı? Ben sizi yolda

bulmadım.

Tülay Hanım.

Kahve içiyoruz siz de bize eşlik etsenize. Hem biraz sohbet ederiz.

Cülay Hanım.

Zeynep'in evden gitmesine çok üzüldüm ben.

Ama kırılıp incinmiş olmasına da hak veriyorum.

Halil bu.

Bazen çok kırıcı olabiliyor.

Ama umarım eşinin gönlünü almayı başarabilir.

Benim yufka yürekli karıma bakar mısınız?

Bir tanem sen bunları düşünme diyorum. Hamilesin, stres yapma. Ama bir türlü

anlamıyor.

Tekin attı Gülhan'cığım. Sen stres yapma. Ben eminim Halil Zeynep'i almadan

dönmeyecektir eve.

Sen öyle zannetmeye devam et.

O zaman biz biraz yürüyelim. Ve hamilelikte yürüyüş önemli biliyorsunuz.

Tamam canım.

Umarım dediğiniz gibi olur. Güzel haberler alırız.

Ne yaptı hanım?

Umudunu kırmak istemem ama... ...Halil'in söylediği o sözden sonra...

...Zeynep'le Halil'in hiçbir şansı kalmadı.

Zeynep dik başlı, gururlu bir kız.

Babası gibi.

O yüzden de konağa dönmeyecek.

Görürsün.

Küçük düşürme daha fazla kendini.

Git başkasıyla yuva kur.

Bizi rahat bırak.

Yoksa seni şikayet ederim.

Ömer'i çok iyi tanıyormuşsun gibi konuştun.

Ömer'i değil ama seni tanıyorum. Yetmez mi?

Zeynep bu gururlu tavrını senden almadığına göre babasından almış belli

ki.

Aç hadi Zeynep hadi aç artık aç.

Seni görememe ihtimali bile içimi acıtıyor.

İçimi daraltıyor.

Seni bir bulsam.

Bir sarılsam.

Bir daha asla bırakmayacağım.

Kızım sürprizimi görünce ne yapacak?

Yani bence iyi oldu.

Ne diyorsun Çiçek?

Bence de bayılacak.

Yalnız... Karanlık mı yapsak odayı?

Bir deneyelim.

Böyle olmaz.

Her yer aydınlık olmadı.

Geri kalan hayatımız gibi.

Bak bak laflara bak.

Sen beni çok romantik bir adam yaptın Zeynep Fırat.

Beğendin mi?

Aksi mümkün mü?

Çok güzeller.

İtiraf etmem lazım, hiç beklemiyordum.

Çok mutlu ettin beni.

Ömrümün geri kalanı da iyi Gani amacım.

Seni mutlu etmek Zeynep.

Fırat.

O zaman isabetli bir başlangıç olmuş diyebiliriz.

Çünkü beni bu hayatta en çok mutlu eden şeylerden biri gökyüzünde uçuşan

balonlar.

Rengarenk özgürlüğün sembolü gibi.

O zaman...

Onları

özgür bırakalım.

Çok güzeller ama baksana.

Senin kadar değiller.

O zaman bu balonlardan her biri yaşamak istemediğimiz sıkıntıları ifade etsin.

Tek tek gökyüzüne uçup giderken bir daha da bize uğramasın o sıkıntılar. Ne

dersin?

Olur.

O zaman yalan.

Sıra sende.

Kavga.

Önyargı.

Onu beraber bırakalım mı?

O zaman...

Ayrılık.

Kalemin var mı?

Var.

Ne yapacaksın?

Görürsün. Sen bunu tutar mısın?

Pek benzemedi ama olsun.

Bunlar temsili Halil ve Zeynep.

Onlar da üçsünler.

Gözlerini çizebilmek için aylara ihtiyacım vardı. O yüzden benzemediler.

Nur, Zeynep.

Ne oldu?

Ayrı ayrı değil.

Yan yan uçmanlar.

Birbirine bağlayalım.

Yoksa düşerler.

Hepsi boşdaymış.

Umutlar, hayaller, dilekler.

Ben en büyük cezayı kendime kestim.

Bir çift sözle her şeyi yaktım, yıktım, yok ettim.

Zeynep. Hayır olsun.

Kızım.

Ne oldu sana böyle neyin var?

Ay ağla kızım ağla.

Demek ki yüreğine sığdıramadığın bir derdin var ağla ki rahatlayasın.

Kim ne yaptı sana böyle?

Canın çok yanmış belli.

Bazen bir laf ölümden betermiş Ayşe teyze.

Yaşanan onca şeyi bir çırpıda silip atıveriyormuş.

Her şeyi yerle yeksan ediyormuş.

Kim ne dedi sana güzel kızım?

Belki yanlış anladın.

Belki sandığın gibi bir şey değil.

Hele bir anlat da ben de bir dinleyeyim.

Belki derdine bir derman buluruz. Belli mi olur?

Halil.

Öyle şeyler söyledi, öyle ağır konuştu ki benimle.

Paramparça oldu içim.

İçimdeki ışığı söndürdü o benim.

Ona dair içimde beslediğim, büyüttüğüm ne varsa dağıldı gitti.

Kimsin sen dedi bana.

Kimsin?

İnsan sevdiğini yol arkadaşına böyle söyler mi hiç?

Vallahi şaştım kaldım. Halil oğlumun sana olan sevgisinden hiç şüphem yok

ama... Sevse yapmazdı.

Dili varmazdı söyleme.

Belki şimdi değil ama...

Ne zaman anlatmak istersen.

Ben dinlerim seni.

Sen kimsin?

Sen kimsin?

Sen kimsin?

İnsan hiç değişmiyormuş Ayşe teyze.

Eğer zamanında senin canını yaktıysa bir gün yine mutlaka ateşe atıyormuş seni.

Ben bunu anladım.

Ama bundan sonra beni kırmasına da üzmesine de izin vermeyeceğim ben.

Dönmeyeceğim o eve bir daha. Yüzünü bile görmek istemiyorum onun.

Hay deme böyle güzel kızım. Evine dönmeyip de ne yapacaksın?

Orası benim evim değilmiş ki.

Hiç olmamış meğer.

Şimdi sen sinirlisin, kırgınsın ondan böyle konuşuyor.

Hepsi geçince bak fikrin de değişecek.

Öyle kolay mı bir çırpıda her şeyi silip atmak? Onca emek, onca sevgi, ilmek

ilmek işliyor insan.

Öyle kolay değil bir yuva yıkmak.

Hem bak ailen de orada.

Onları da ardında mı bırakacaksın?

Yok.

Ailem benim her şeyim.

Ben nereye gidersem onlar da benim yanımda olacak.

O çiftlikte kalamazlar artık.

Ama babaannem... Orası onun evi.

Taşınırsak çok üzülür.

Hastalanır.

Olsun. Ben doktoruyla konuşup ona da bir çare bulurum.

Dönmeyeceğim o eve bir daha.

Bir eksik yok herhalde.

Artık yok.

Teyze çok sağ ol.

Sen olmasaydın ben bu kadarını beceremezdim.

Valla siz bir arada mutlu olun bana yeter.

Yalnız tekrarı olmasın.

Selma şunu bir daha böyle üzersen bozuşuruz.

Olmayacak teyze merak etme. Tamam o zaman ben bir bahaneyle esas kızımızı

getireyim. Olur.

Bu kolyeyi, şu masayı görünce beni affedeceksin bir tanem.

Hayır anlamıyorum ben.

Nasıl bulamıyorsunuz Hakan? Onca adam.

Dost acı söyler diye bir laf var.

Bilirsin Halil.

Eğer bir kadını susturacak kadar üzdüysen onu kaybediyorsun Halil.

Çünkü sessizlik, kadının yol azığıdır. Öyle bir susar,

öyle bir gider ki, kırgın yüreği onu nereye götürdü?

Devayı kimdi, neydi, aradı bilemeyiz.

Her şeyine hasret kalırsın.

Ben çok pişmanım Hakan.

...ağzımdan çıkanları geri alamam.

Ama ya o... ...ağzımdan çıkan sözler gibi hiç geri gelmezse?

Belki de pek üstüne düşmemek lazım.

Zamanı... ...kendi haline bırakmak lazım.

Su akar, yolunu bulur Halil.

Bırakamam.

Sen bana diyorsun ki hiç nefes alma.

Sen bana diyorsun ki kalbini söküp at.

İnsan kaybolmadan yaşayabilir mi?

Zeynep'i bulacağım.

Hepsi senin için.

Benim güzel ve zarif karım.

...ada gibi kalbimin huzuru.

Seni çok sevmek oldu bu aşığın kusuru.

Yüzünü güldüreyim derken daha beter soldurdun.

Yüzümdeki ışık solunca ben karanlığa boğuldum. Sen tekrar gül ki...

...benim de gözlerim gülsün.

Ne olur affet beni sevdiğim.

Çok özür dilerim.

Ben seni çok seviyorum.

Ben bu kolyeyi hep boynumda görmek istiyorum.

Seni bir daha asla üzmeyeceğimin nişanesi olarak.

Bana kendimi gerçekten çok özel hissettirdin.

Benim için senden daha özeli yok ki.

Hiçbir zamanda olmayacak.

Dünyadaki hiçbir kadına bu kolye bu kadar yakışamaz.

Anlayacağınız evden taşınınca babaannemin hastalığının kötüleşmesinden

korkuyorum doktor hanım.

Bunun için ne yapabilirim? Bana tavsiyeleriniz neler?

Demans hastalarının yıllarca yaşadığı evden ayrılmaları, çevresinin,

eşyalarının yerinin değiştirilmesi pek önermediğimiz bir durum biliyorsunuz.

Hastaların zihninde eski olaylar ve eşyalar yer etmiş olduğundan yeni çevre

düzeni zorluk yaratıyor hatta bazı kazalara dahi yol açabiliyor.

Şayet... Taşınmama gibi bir şansınız varsa?

Maalesef yok.

Mümkün değil yani bu. Lütfen yardım edin bana.

Anlıyorum. O zaman şöyle yapabiliriz. Yeni evinizde Zümrüt Hanım'ın odasının

şu an yaşadığı odayla benzer plan ve metrekarede olmasına dikkat

edebilirsiniz. Şu anki mevcut eşyaları değiştirilmeden hemen her şey şimdi

olduğu şekilde kalırsa belki karşılaşacağımız zorlukları nispetini

azaltabiliriz. Anladım.

O zaman ben babaannemin şu anki odasının fotoğraflarını çeker ona göre bir ev

tutarım.

Teşekkür ederim.

Annem halleder.

Hadi Halil Zeynep'le beraber girin şu kapıdan hadi.

Zeynep öldün meraptan neredesin kızım sen?

Anne ben iyiyim merak etme.

Daha da iyi olacağım.

Ne zaman döneceksin evine? Halil perişan her yerde seni arıyor.

Orası benim evim değil artık.

Bizim o çiftlikte bir işimiz kalmadı.

Zeynep olur mu hiç öyle şey? Bak Halil çok pişman diyorum sana. Gönlünü almak

için her şeyi yapmaya hazır.

Sonradan pişman olacağın şeyler yapma Zeynep. Vazgeç şu inadından kızım.

Bazen öyle zamanlar oluyor ki.

Hiç de reddütsüz gitmek gerekiyor anne.

Bu da o zamanlardan biri işte.

Sen şimdi bana babaannemin odasının fotoğraflarını gönder lütfen.

Sonra da benden haber bekle.

Neden çekiyorum fotoğraflarını ne yapacaksın?

Tutacağım evde babaannemin odasına benzer bir oda olmalı o yüzden

istiyorum.

Saçmalama Zeynep.

Fotoğraf falan çekmeyeceğim hiçbir yere gitmeyeceğiz çünkü.

Sen de dön evine karşılıklı otur kocanla konuş çözün şu meseleyi.

Dönmeyeceğim anne.

Konuşulacak bir şey de yok. Ayrıca sen halletmezsen Cemil halleder. Lütfen

zorluk çıkarma bana.

Hayır Zeynep.

Öfkeyle hareket edip sonradan pişman olmanı istemiyorum.

Döneceksin evine o kadar.

Hadi kızım gel de bir şeyler yiyelim.

Geliyorum Ayşe teyze.

Zeynep sen neredesin? Ayşe kim?

Babaanneme uygun bir ev bulunca haber vereceğim sana anne.

Aklımı kaçıracağım.

Tabii ya.

Sen de bana engel olamayacaksın.

Eğer sen halletmezsen Cemil halleder.

Neredesin Zeynel?

Hadi çık karşıma.

Sensizliğin düşüncesi bile canımı yakıyor.

Ben sana kırgın değilim.

Kızgın değilim, öfkeli değilim.

Ben artık sana hiçbir şeyim Ali.

Sen benim her şeyimsin.

Sen yoksan ben de yokum Zeynep.

Işık yok.

Aydınlık yok.

Gelen kız.

Bir bak hele.

Efendim kıymet anne.

Aslında parçam bana kolye hediye etti de şu zımbırtısını bir türlü takamayayım.

Sen de hala.

Eren mi aldı bunu?

Bağılırken seni de unutmamış.

Aynana gelin takacağız artık. Ne güzel.

En son kolye satıcısı adamla konuşmuştu.

Arabalarda vardır.

Burada işte son aradığı numara. Yazalım bir kenara.

Bakalım türkü bacak aynı kolyeyi ben boynumda da görünce ne edecek?

Bana bir blazer mal olacak ama ne edecek? Yeter ki bağışlasınlar.

Yaldır yaldır ne güzel parlayı.

Eh paraya kıymış oğlanım.

Ben bu kolyeyi hep boynumda görmek istiyorum.

Seni bir daha asla üzmeyeceğimin nişanesi olarak.

Benim için senden daha öfkeli yok ki.

Hiçbir zaman da olmayacak.

Dünyadaki hiçbir kadına bu kolye bu kadar yakışamaz.

Ne oldu gergan kız?

Daldın gitti.

Hepsi roldü demek.

Şiirler, iltifatlar.

Bir daha beni asla kandıramayacaksın Eren.

Biri arıyor kızım seni.

Bilemedim kim numara kayıtlı değil.

Sağ ol Ayşe teyzeciğim.

Alo.

Zeynep Hanım merhaba.

İstediğiniz gibi bir ev buldum. Özellikle bir odası var ki tam olarak

belirttiğiniz ölçülerde.

Ayrıca gönderdiğiniz fotoğraflarda da neredeyse birebir aynı şekilde.

Üstelik küçük de olsa şirin bir bahçesi var.

Uygunsanız konum atayım. Gelin görün.

Tamam ben çıkıyorum şimdi.

Halil oğlumdu değil mi arayan?

Tabii açmıyorsun diye başka numaradan aradı.

Özledi tabii pişman. Git kızım git oturun konuşun güzelcene.

Yok Ayşe teyze Halil değildi.

Zaten o mesele kapandı. Bir daha da açılmayacak.

Ben ailemle yeni bir hayata başlayacağım artık.

Tıpkı senin gibi.

Sen de oğlunun torununun yanında çok mutlu olursun inşallah.

Bir de bana hakkını helal et.

Ay ne demek kızım helal olsun.

Oğlumla torunumla kavuşuyorsam senin sayende.

Keşke daha önceden tanısaydım seni.

Böyle erkenden bırakıp gitmek zorunda kalmazdım.

Yeni bir hikayeye başlayacağız ikimiz de.

Yeni bir başlangıç olacak bizim için.

Kırgınlıkların, gözyaşlarının. ...yüzünün olmadığı bir hikaye olacak.

Allah'a emanet ol Ayşe teyzem. Sen de kızım, sen de güzel kızım.

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.