All language subtitles for Rüzgarlı Tepe 209. Bölüm Winds of Love Episode 209

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Teyze sen... Sen nasıl yaptın?

Öldürmeye kalktı Ömer'imi. Ben gözlerimle gördüm. Bu kadın öldürmeye

kalktı.

Her şeyi açıklayabilirim.

Ama sadece yeğenlerimle konuşmak istiyorum lütfen.

Açıklayacaksın sen.

Açıklayacak neyin kaldı da açıklayacaksın.

Tur gibi ayaktasın işte.

Hastalığını bahane edip Zeynep'e yaptığın eziyeti mi?

Yoksa geçmişten gelen sırlarını mı, niye açıklayacaksın?

Bir insanın bu kadar alçalabileceği aklıma bile gelmezdi.

Ben ne yaptıysam Ömer'e olan aşkımdan yaptım.

Ama o da masum değildi.

Oyaladı beni.

Kandırdı. Sakın Ömer'in adını ağzına alma. Anne lütfen.

Sen yalanlarının hayatını mahvettin. Evlatlarımı mahvettin.

Asıl sen.

Sakın konuşma.

Sakın özverili anne numaralarına kalkma.

Sen değil misin Zeynep'in tarlasına kimyasal döktüren?

Peki Halil'in verdiği çeki Zeynep'ten habersiz bozdurmaya kalkan?

Sırf Halil Zeynep'ten ayrılmasın diye, bu mal, mülk, konak gitmesin diye

vasiyet yalanını uydurdun sen. Halil'i en zayıf noktasından, babasına olan

sevgisinden vurdun.

Kapa seni!

Hem suçlu hem güçlü.

Ben ne yaptıysam senin ayırmaya çalıştığın Zeynep ile Halil'i bir arada

tutabilmek için yaptım.

Peki ya sen?

En başından rüzgarlı tepedeki ağacı yaktıran kim?

Teyze.

Sen nasıl?

Bunu nasıl yaparsın?

Gülhan. Ben Zeynep'i Halil'e layık görmedim sadece.

Onun seni mutlu edebileceğine inanmadığım için yaptım bütün bunları.

Siz benim evladımsınız. Ben sizin mutluluğunuzu istedim gerçekten.

Yeter!

Sakın bir daha ablamla benim sevgimi kullanmaya kalkma.

Ne istedin bizden?

Küçücük çocuktun.

Benim annemi ödün.

Sana anne dedim.

Küçücük çocuktun.

Beni zehirledin.

İntikam ateşiyle harladın.

Sen beni yakan kadınsın.

Biz neyin intikamını alıyorduk? Babamın masumiyetinin değil mi? Neymiş?

Senin karşılıksız aşkının intikamıymış öyle mi?

Hayır.

Oğlum. Sakın.

Sakın. Aman oğlum falan deme.

Değil senden anne.

İnsan bile almaz.

Halil dur.

Sakın. Sakın bana kimse karışmasın.

Hiç kimse.

Yürü.

Halil.

Halil ne oldu ne?

Yürü dedim sana.

Ali.

Oğlum benim ne olur dinle.

Lütfen dinle Ali.

Ne olur dinle.

Ali yapma.

Ali ne olur.

Seni uyarmıştım.

Hastalığını bahane edip Zeynep'e eziyet edersen değil seni burada.

Yeşil Pınar'da bile barındırmam demiştim.

Ali dinlen o.

Sen var ya sen.

Yaptıklarının bedelini ödeyeceksin.

Hayır.

Şimdi defol git buradan.

Defol git hain. Ali.

Ali. Ali ne olur ne? Ali.

Ali ben burada ne yapayım? Tek başıma ne olur.

Ne oldu?

Neyiniz var?

Yok bir şey oğlum.

Öyle okuduğum bir haberi anlattım da canımız sıkıldı. Şimdi sana bahsedip de

üzmenin lüzumu yok.

Anne siz de okumayın o zaman öyle şeyler.

Nasıl olur?

Zaten başlığından belli oluyor ne oldu.

Doğru evet.

Haklısın.

Eren. Ben şey soracağım sana.

Bu Şükran Hanım'ı arayacaktın ya sen.

Aradın mı?

Yok. Henüz değil.

Arada büyük bir saat farkı var.

Uygun bir zamanı kolluyorum.

Arayacağım.

Halil, Halil bu soğukta nereye gidecek? Yanında tek bir eşyası bile yok.

Nereye giderse gitsin, ne yaparsa yapsın umurumda bile değil. O bizi düşündü mü?

Düşünmedi.

Arzu, teyzeme dair ne kadar eşya varsa hepsini kapının önüne koy.

Bir daha da o kadının adı bu çiftlikte anılmayacak. O kadar.

Babaannemi odasına çıkar.

Biz biraz dinlenelim.

Zeynep.

Bütün bu nasıl oldu?

Bize ailemizden kalan tek kişi.

Ne olur bir şey yap.

Tamam ablacığım sakin ol. Bak her şey şu an çok yeni. Halil çok öfkeli.

Ama sakinleşecek. Ben konuşacağım onunla tamam mı?

Çok sağ ol Zeynep.

Yok artık.

Bu kadını affedecek misiniz?

Anne yangına körükle gitme lütfen.

Sen de çok hata yaptığını hatırlatırım ama ben seni affetmeye çalışıyorum.

Gülhan ablanın da buna hakkı var.

Tamam. Ali sakinleşecek.

Söylediğim her şeyi tek tek yapacaksın Hakan.

Hem de hemen.

Tamamdır merak etme.

Nasıl bir oyuna geldik biz?

Nasıl geldik biz boylanırsın?

Nasıl geldik?

Sen, Zeynep'e neler yaptın?

Zeynep seninle sadece paran için... ...ve Ömer Aslanlı'nın mallarını geri

alabilmek için evlendi.

O yüzden gelip sana bunları anlatmak istedim.

Beni yalanlarına doldurdun. Zeynep'i!

Nasıl inandım sana? Nasıl? Nasıl?

Nasıl?

Kolun için mi?

Hiç. Annemde bir şey yok. Bir göster bakayım.

Bilirim.

Koluna bakacağım.

Kazayla oldu.

Nasıl?

Nasıl?

Ali dur.

Dur

sakinleş

tamam.

Yaralama kendini.

Hayatım boyunca bir yalan yaşamışım Selim.

Ben senin tüm yaralarını saracağım.

Hiç merak etme.

Vallahi çok iyi oldu sana Songül Hanım.

Hak ettiğin neyse bulacaksın sonunda.

Bunları da Songül Hanım'a verecek miyim acaba?

Nerede kaldın sen Arzu? Kadın seni bekliyor.

Bunları da Songül Hanım'a verecek miyim?

Bu gerdanlık Songül teyzenin Tülay'dan çaldığı gerdanlık. Bende kalırsa Songül

teyze bana mahkum olur.

Eğer bir şey kaybolursa benden bilinir.

Kimsenin bunları düşünecek hali yok Arzucum.

Merak etme.

Hem sen iyi diktim sali falan mısın ha?

Kandırmayalım kendimizi istersen.

Hadi eşyaları topladıysan işine bakabilirsin.

Kapıyı çek.

Halil.

Her şey çok taze. Çok öfkelisin biliyorum.

Ama ben bu öfkene sana zarar vermesini istemiyorum.

Hem Gülhan abla da çok üzüldü.

Çok hayal kırıklığına uğradı.

Belki en doğru kararı vermek için biraz zaman geçmesini beklemelisin.

Biraz zaman herkese iyi gelir.

Baban öldürmek istemiş seni.

Sen ne zamanından bahsediyorsun?

Ablam istediği kadar affetsin onu.

Ben asla affetmeyeceğim.

Hele senin canını kıymaya çalışacağım.

Senin kılına zarar vermek isteyeni hiç affetmem.

Ben sadece senin canının yandığını görüyorum.

Ben dayanamıyorum buna.

Benim sadece canım yanmıyor ki.

Bana dair her şey sanki yerle bir olmuş gibi.

O kadına canım dediğim için canımdan utanıyorum.

Kan bağım olduğu için kanından utanıyorum.

Ben onun yüzünden sana ailene neler yaşattım Zeynep.

Ben kendimi affedemiyorum Zeynep.

Bak, etrafın yalanlarla doluydu belki de.

Ama sen inandığın gerçeği yaşadın Halil.

Hatalar yaptın, canın acıdı.

Ama ne olursa olsun sonunda o içindeki zehri yendin sen.

İnandığım birçok şey yerle bir oldu.

Artık neye inanacağımı bilmiyorum ben.

Bize inan Halil.

Biz onca şeyin arasından çıkıp birbirimize tutunduk.

Bundan sonra da sadece birbirimize inanacağız.

Bu acıların hepsi geçecek.

Biz birbirimizi hak ettik seninle.

O yüzden bundan sonra başkalarının yalanları için değil, kendi hayallerimiz

için bir adım atalım.

Mesela gidelim buradan.

Uzaklaşalım.

Fransa'ya gidelim ha? Ne dersin?

Haklısın.

Artık sadece birbirimiz için yaşayalım.

Bir an bile durmayalım. Hemen çıkalım yola.

O zaman sen şimdi git.

Sıcak bir duş al.

Bütün öfkeni de suya bırak. Anlaştık mı?

Sen iyi ki varsın.

Asıl sen iyi ki varsın.

Gözde nasıl dayanacağız biz bu işten ya?

Ya sen, sen her şeyi berbat ettin ya. Sen bir çuval inciri berbat ettin. Şimdi

bana mı soruyorsun nasıl kurtulacağız diye Songül teyze?

Her şeyin sebebi sensin.

Senin abuk sabuk planların.

İciler buraya durup dururken gelmedi.

Sen ne diyorsun be?

Ne haldesin? Hala bomboş konuşuyorsun.

Bir de gerdanlığı yakalatsaydın tam olurdu. O zaman işte öldürürdü Halil

seni.

Bu sadece benim yalanım değil.

O senin de yalanın. Sen de yıllarca sakladın bunu.

Halil'in babasını hapisten kurtaracak mektubu kim sakladı? Bağırma.

Neyse tamam bak.

Al şunu.

Eşyalarını da topladım ben senin.

Üşüyorsun bir şeyler giy tamam mı?

Şimdilik git.

Söz veriyorum ben Halil'le senin aranı düzelteceğim Songül teyze. Ne yapıp edip

düzelteceğim. Ama şimdilik iş birliği yaptığımızın öğrenilmemesi lazım tamam

mı?

Hadi. Hadi ne olur git.

Gidiyorum ben.

Geri döneceğim ben.

Kim ne derse desin.

Bu nasıl benim evim?

Abla babaannem odada durmak istemedi. Biz de annemin yanına indik.

İyi yapmışsınız.

Cemil Sultan.

Abla kadın neler yapmış öyle.

Ya duyduklarıma inanamıyorum hala. Ne kadar korkunç.

İnsanlar bazen onlardan hiç beklemediğimiz şeyler yapabiliyor

ablacığım.

Şaşırmamak lazım artık.

Ben artık Selma'lara durayım.

Senin bana kızmaya da darılmaya da hakkın yok.

Affedilmesi çok zor şeyler yaptın sen de biliyorsun ama ben affetmeye çalışıyorum

şu an seni.

Zamanla her şeyi senin için yaptım almayacaksın Zeynep.

Anne inan bana benim bunlarla uğraşacak ne zamanım ne de halim var.

Ben artık tertemiz bir sayfa açmak istiyorum.

Biz işlemler tamamlanır tamamlanmaz Fransa'ya gidiyoruz Halil'le.

Sen de bu süreçte burada olup babaannemle ilgilenirsen çok sevinirim.

Olur tabii.

Hem yoruldum artık.

Aylardan beri bir oradan bir oraya.

Eşyaların bir kısmı müştemilatta bir kısmı selmalarda. Toparlar gelirim

buraya.

Hayır olmaz.

Halil ve Zeynep Fransa'ya gidemez.

İzin veremem buna.

Kim bilir, belki biri senin için küçücük, minicik bir sürpriz

hazırlamıştır. Atölyede bekliyorum.

Kendi altı yaraları aldırmadan... ...beni iyileştirmeye çalışıyor.

Ben seni hak edecek ne yaptım bir kadın?

Delireceğim yok.

Kahretsin.

Nerede bu gerdanlık ya?

Gözde, gerdanlık eşyalarımın arasında yok.

Hemen o gerdanlığı bul getir bana.

Bekliyorum.

Neredesin sen Fikret?

Alt tarafı bir otel odası bulacaksın.

Saatlerdir burada seni bekliyorum.

Otellerde boş yerler var. Boş odalar da var.

Ama sizin adınıza kayıt açmıyorlar.

Pardon anlamadım.

Hastalığını bahane edip Zeynep'e eziyet edersen değil seni burada.

Yeşilpınar'da bile barındırmam demiştim.

Halil'in işi bu.

Tamam o zaman bana düzgün bir ev bul sen.

Bugün bu saatten sonra mümkün değil. Ancak yarın. Eli otel odalarına uzan

Halil Fırat ev kiramızda engel olur.

İstanbul'a gitmeyi düşünür müsünüz?

Fikret o gerdanlığı bulmadan hiçbir yere gitmiyorum.

Nerede kalacağım ben bu gece ya?

Sokakta mı yatacağım ben?

Aslında bir yer var.

Biraz bakımsız.

Çok iyi görünüyorsun.

Yenilenmiş gibisin.

Bu da tazelendi.

Güle güle kullan.

Halil.

Onca şeyin arasında bir de bununla mı uğraştın sen?

Teşekkür ederim.

Sen neler yapıyorsun?

Bunlar ne?

Hani sen bir keresinde bana çocukluğumun geçtiği yerde kokuyu anlatmıştın ya.

Hani şu içeri girdiğinde gelen ahşap dolabın kokusu.

Annenin pencerelerin önünden eksik etmediği fesleğen ve güllerin kokusu.

Bak bakalım olmuş mu?

Şimdi bu... Kokla bir.

Çok yaklaşmışsın.

Babamın anneme aldığı mumlar vardı.

Annemin hiç onları yakmaya kıyamadı.

Sandal ağacı kokusu.

Bir de tam kapı girişindeki o ahşap dolaptan gelen çikolata kokusu.

Sandal ağacı ve çikolata. Tamam.

Ne kadar güzel seviyorsun Asiye Sevda.

Senden öğreneceğim daha çok şey var.

Artık benim elim böyle kokuyor.

Sen kokuyor Zeynep.

Benim yuvam sensin.

Yordum sensin.

Ben sana söz veriyorum.

Bu koku hep hayatında kalacak.

Ama şu aradığımız kokuyu da bulalım olur mu?

Bir de şimdi bak bakalım.

Mutlu aile evim.

O koku... Çocukluğundayım sanki.

Aslında çok ucak.

Bir o kadar da yakın.

Nasıl başardın bunu?

Sen benim harikamsın.

Mucizemsin.

Seni mutlu ettim ya.

Başka bir şey yok.

Yarın akşama kadar şu işleri tamamlasam da Halil'le konuşsam artık.

Anne.

Bu ne?

Avustralya'nın en meşhur tatlısıymış.

İnternetten buldum tarifini yaptım.

Kumru kuşu yatmayaydı beraber yapacaktık da.

Uyudu bahtsız. Valla ben yanlış biliyormuşum.

Oraların yemekler pek güzelmiş.

Antep'imle yarışır neredeyse.

Evet. Ben de biraz baktım. Mutfakları bayağı geniş.

Anne hayırdır?

Sen... Gitmemize hiç sıcak bakmıyordun. Ne değişti birden?

Yani insanın memleketi gibisi yok tabii.

Ama ben düşündüm.

Siz daha gençsiniz.

Şimdi gezmeyeceğinizde ne zaman gezeceğiniz?

Hem oralar da pek güzelmiş.

Neye gitmiyorsunuz?

Öyle diyorsun.

Yalnız bak.

Orada bela senin peşini bırakmaz.

Kangurular, timsahlar yollarda dolanıyor orada. Sana söyleyeyim.

Kanguru hangisiydi ki?

Etinden yemek yapılıyor dediniz ama hangi evi bilmiyorum.

Dur ben göstereyim.

Göstersin, göstersin Selma.

Bak bu.

Anam bundan ne olacak ki?

Ayaklanmış fare işte, biraz büyük çene.

Ben köyde bunların nelerini gördüm.

Anne, bak öyle deme.

Orada kangurular sokaklarda dolanıp... ...insanları yumrukluyorlarmış.

He. Biliyor muydun?

Hele bir tanesin kocası can.

Kafasını kapana, kıstırıveririm.

Kurtulsun kurtulabilirse.

Babaanne insanlar nasıl bu kadar kötü olabiliyor?

Hele o Songül.

Neler yapmış öyle?

Neden bu kadar kötü olur ki bir insan?

Rabbim bu dünyayı yaratırken hem balı hem zehri yaratmış.

Zehri yutanın hali budur.

En kötü zehri yayan yılan da kibirdir.

Ama sen zehri görüp üzülme. Bu dünyanın balı da vardır.

Sen Yunus'un kibir destanını bilir misin?

Bilmiyorum. Gel bakayım.

Dağ ovayı doldurmuş bir feryat. Kimine cennet düşmüş, kimine

Arafat.

Tevazu kibrin üstüne bir at sürmüş.

Kibir bırakmamış işi dağın başını tutmuş kışı geçirmiş.

Evazunun derdi belli ki denize varmakmış.

Bir ırmak olup toprağa bulaşmış.

Ne kadar güçlü aksa da varmazmış denize.

Irmak toprağa karışmış.

Su toprağın içinde başka bir suyla buluşmuş.

Denize kadar akmış gitmiş.

Kibirse dağ başında, kara kışta bir başına kalmış.

Gelmiş tevazu yüz bin çelik eri.

Ne demişler? Tevazu eden hazinesini bulur.

Yüce yer isteyen de, Dertine dert eyler.

Bak benim mavişime.

Tevazu etti.

Hazinesine kavuştum.

Bence bugündük bu kadar yeter.

Az kaldı.

Bitirmeden bırakmayın.

Tamam o zaman ben iki tane kahve yapıp geleyim.

Olur.

Teşekkür ederim.

Benim ne yapıp edip bunların Fransa'ya gitmesine engel olmam lazım!

Pasaportu olmazsa yurt dışına çıkamaz.

Ama bu çok riskli.

Hem de kalıcı bir çözüm değil.

Başvurur birkaç gün sonra yenisi gelir.

Efendim babacığım. Gözde kızım nasılsın?

Bak şimdi sana bir şey diyeceğim ama sakın endişe etme. Biraz hastayım ben

grip gibi bir şey.

Arkadaşlar zorla hastaneye getirdi merak edilecek bir şey yok.

Tedbire buradayım yani.

Başkası arayıp söylerse telaşlanırsın diye aradım.

Baba?

Baba bak benden sakladığın bir şey yok değil mi?

Yok kızım yok iyiyim.

İyi tamam.

Dikkat et sen kendine benim için önemlisin.

Önemli bir şey olursa bir şeye ihtiyacın olursa da söyle ben hemen kalkar

gelirim.

Tamam babacığım tamam.

Öptüm seni çok.

Kahvelerimiz hazır.

Benim için ne anlama geldiğini sana bir anlatabilsem?

Su içmek gibi.

Nefes almak gibi.

Öyle bir şey ki... ...hiç kimse, hiçbir şey senin yerinde oturamaz.

Sen benim yurdumsun Zeynep.

Yaşama sevgimsin.

Gel bakalım uykucu sevda.

adresteyim biliyor musun?

Sen benim çocukluğumsun.

İyi uykular.

Her yeni doğan güne senin şu güzel yüzünle başlamak.

Ben ne kadar şanslıyım birbirine.

Bütün gece bu kokuyu mükemmel hale getirmek için uğraşsın.

Yeminiz bitmiş.

Çocuklar. Bakın bugün ekstradan sessiz oluyoruz.

Kime diyorum?

Zeynep ablanız bütün gece çok yoruldu. Bugün güzelce uyup dinlenmesi lazım.

Ötmek, gürültü, çıkarmak yok.

Sessiz.

Aferin size.

Sen normalde bu kadar erken uyanmazdın.

Diyeceğim ama.

Bütün gece uyumamışsın.

İyi misin sen?

Halil.

Şimdi ne olacak?

Teyzem çok hata yaptı.

Ama.

O bize annemizden kalan tek yadigar.

Bizim ondan başka hiç kimsemiz yok.

Biz varız anne.

Bugüne kadar ailemize, ailemizin bize öğrettiği, gösterdiği sevgiye hiçbir

zaman ihanet etmeyen gerçek bir aile.

Teyzem sadece bize değil, annemle babamın bize bıraktığı her şeye ihanet

etti.

O yüzden bundan sonra hayatımızda olmayacak.

Neyse.

Benim sana bir sürprizim var.

Bunu bir kokla.

Bu... Kokuyu biliyorum ben.

Hem de çok yakından.

Bu koku... ...çocukluğum...

...ailem... ...evimizin kokusu.

Ama nasıl mümkün olabilir ki bu?

Zeynep sandığımızdan da yetenekli abla.

Sandığımızdan da düşünceli.

O mu yaptı bu kokuyu?

Her detayın kokusunu alabiliyorum ama nasıl olabilir ki bu?

Annemin bizden sakladığı çikolata dolabının kokusunu bile alıyorum şu an.

Hatırlıyor musun nasıl gizli gizli aşırırdık beraber?

Hatırlamam mı?

Çok şanslısın ablacığım.

Zeynep farkında mı bilmiyorum ama bana çocukluğumu verdi resmen.

Gerçekten harika bir insan.

Biliyorum.

Abla ben bugüne kadar onu çok üzdüm.

Birçok konuda yanında olamadım.

Destek olamadım ona.

Ama bundan sonra sadece onun hayalleri için yaşayacağım.

Onu mutlu etmek için.

Biliyor musun?

Parfüm projesi için Fransa'ya gideceğiz beraber.

Öyle mi?

Çok güzel, çok sevdim.

Gözde. Ne oldu Gözde? Gözde iyi misin?

Babam.

Babam çok hasta.

Ne oldu Muzaffer amcaya?

Arkadaşı aradı beni.

Kritik bir ameliyata almışlar. Detay soramadım bile kapattı telefonu.

Ben... Ben belki de babamı bir daha göremeyeceğim. Belki de... Son kez bile

göremeyeceğim babamı.

Tamam tamam sakin ol.

Sakin ol Gözde.

Gerekirse getirtelim buraya.

En iyi doktorlar baksın.

Almışlar ameliyata getiremiyorum. Konuştum ben bütün bunları.

Olmuyor benim gitmem lazım.

Sadece... Tek bir şey.

Bir şey rica etsem.

Yol çok uzun biliyorsunuz. Ben iyi hissetmiyorum.

Benim o yol tek başıma gitmeye cesaretim yok.

Günhan.

Benimle gelsen güç bulurum.

Gözdeciğim.

Senin yanında olmayı çok isterdim ama... ...maalesef ben uçağa binemiyorum.

Yani... Korkumu yenemedim yıllardır. Evet aşamadık onu. Ablam yapamaz onu.

Biliyorum korktuğunu. Onun yerine sen benimle geleceksin Halil. Böyle bir

durumda beni yalnız bırakmazsın çünkü.

Ben yapayalnızım. Tek başıma gideceğim. Gözde tamam. Yalnız hissetme kendini.

Bir çaresine bakacağız.

Babam kötü.

Biliyorum, hissediyorum. Ben sana da söyleyemiyorum.

Duydum az önce Zeynep'le Fransa seyahatiniz varmış.

Yapayalnız kaldım.

Yani var seyahat, planımız var ama o ertelenebilir.

Önemli olan sağlık. Önceliğimiz Muzaffer amcanın iyileşmesi.

Yanında olman gerekiyorsa da olacağız.

Doğru.

Zeynep.

Muzaffer amcanın durumu hiç iyi değilmiş.

Yoğun bakımı almışlar.

Gözde Amerika'ya gidecek.

Muzaffer amcanın benim için kıymetini biliyorsun. Benim de orada olmam lazım.

Duydum ben konuşulanları.

Çok geçmiş olsun Gözde.

Git tabii ki.

Böyle bir durumda ben sana kırılmam.

Fransa'ya daha sonra gideriz zaten.

Hayati bir durum bu.

Her hareketin, her şeyin ayrı güzel.

Hayatımın en büyük ödülüsün sen.

Zeynep.

Çok teşekkür ederim.

Kusura bakma ne olur.

Halil'le seyahatinizi benim yüzümden ertelemek zorunda kaldınız.

Önemli değil. Her şeyden önce sağlık.

Amerika'ya kendi ellerinde gönderdiğin kocana sonsuza kadar veda et.

Ben bir babaanneme bakayım.

Gel, oturalım biraz.

Gösta'cığım, sakin ol. Her şey yoluna girecek.

Hele şükür gelebildin.

Fikret. Ben burada bütün gece kokudan ve rutubetten uyuyamadım.

Burada bir gece daha kalamam. Bana bir ev bul.

Gerekirse ben o evi satın alacağım.

O iş kolay.

Biz paradan haber verelim.

En iyisi bankadaki fonu bozdurmak.

Bankayı arayacağım.

Alo.

Ben Songül Taşar.

Bankanızdaki fonumu bozdurmak istiyorum.

Bir de hesabımı kapatacağım.

İçindeki bütün parayı çekeceğim.

Anladım. Biraz beklemem lazım yani.

Peki.

İsterseniz İstanbul'a gidebiliriz.

Bana bak.

Gerekirse bu kokuşmuş yerde sonsuza kadar kalırım. Ama o gerdanlığı almadan

hiçbir yere gitmem.

Hayır onu çalanın ben olduğumu anlarsa o zaman biterim ben. Değil İstanbul Çin'e

kaçsam onun elinden beni kimse alamaz.

Hele şükür neredesin sen Gözde?

Geceden beri kaç kere aradım seni niye cevap vermiyorsun?

Fırsatını bulamadığım için sana cevap yazamadım ama gerdanlığa baktım.

Odana baktım yani yoktu.

Başka nereye bakacağım bilmiyorum.

Bana bak.

Sakın bana oyun oynama Gözde. O gerdanlığı hemen bulacaksın anladın mı

beni?

Sen gittiğinden beri planlarım yolunda gidiyor biliyor musun?

Halil'le birlikte Amerika'ya gidiyoruz.

Bu seyahat sayesinde günlerce baş başa kalacağız.

Artık orada bir yolunu bulup Halil'i Zeynep'ten kurtaracağım.

Konağa döndüğümüzde artık Zeynep hayatımızda olmayacak.

Planlarında ben yokum. Beni tamamen saf dışı bırakmış.

Neyse. Yardanlığı bulursam sana ulaştırırım.

Dalga geçer gibi konuşup suratıma kapattı.

Ben bu kıza güvenemem.

Ne yapıp ne edip o gerdanlığı almam lazım.

Nasıl yapacağım ben bunu?

Çaresini bulmalıyım.

Fikret sen de öyle boş durmasana bir şey düşün hadi.

Yenge hayırdır bir sorun mu var?

Böyle Halil'in arkasından da iş çeviriyor gibi oluyorum ama bunu yapmak

zorundayım. Hakan benim senden yardıma ihtiyacım var.

Tabi elimden gelirse seve seve.

Benim Gözde ile ilgili şüphelerim, böyle adını koyamadığım kaygılarım var.

Senden onu araştırmanı istesem.

Ama tabi Halil'den gizli.

Yani bir şey çıkmazsa onun canını boş yere sıkmak istemiyorum ben.

Tabii hiç sorun değil.

Ama benden tam olarak ne gibi bir yardım istiyorsun?

İnanamıyorum ya. Nasıl bir kadınmış bu böyle?

Babamla olanlar falan.

Aklım almıyor vallahi.

Boş ver kızım boş ver.

Geldi geçti çok şükür.

Sen bunları düşünme sen bebeğinle ilgilen kendinle ilgilen.

Dünür bırak şu mendebur kadını da benim oğlan iş meselesini ne ettin onu de

hele.

Ay Kıymet Hanım bu kadın beni o kadar yordu ki başka bir meseleyi kafam

almıyor artık.

Sonra konuşuruz olur mu?

Bu arada ben size söylemeyi unuttum.

Zeynep ve Halil Fransa'ya gitmeye karar verdiler.

Beni çiftliğe çağırdılar. Zümrüt hanımla ben ilgileneceğim.

Tamam anneciğim.

Demek Halil'in benimle konuşmak istediği buydu.

Ben gideyim eşyalarımı toplayayım.

Şükran'la daha konuşamadım.

Bir türlü fırsat olmadı.

Ben aslında ülkemizi çok seviyorum.

Yani yaşlanmak istediğim yer burası.

Ama daha çok genciz. Böyle bir maceraya hazırız bence.

Asıl... Belki benim başka fırsatım olmayacak.

Bak kaç yaşına geldim dünyada başka memleket görmedim.

Bundandır benim hevesim.

Yani tabii senin bileceğin iş ama karın da anan da

istediği karar sen.

Siz şaka yapmıyorsunuz değil mi?

Bunun şakası mı olur oğlum?

Ne güzel fırsat işte.

Bahtımız açılmışsa eğer niye buralarda durar ki?

Evet doğru söylüyor kıymet anne. Çok güzel bir fırsat. Hem belki teyzem de

bizimle gelir.

Hem oraların havası belki kumru kuşuna iyi gelir de bu kadar uyumaz. Uygunca

oldu çıktı.

Dediğiniz gibi olsun.

Madem bu kadar istiyorsunuz, bu kadar isteklisiniz.

Arayıp teklifi kabul edeceğim.

Ama önce Ali ile konuşmam lazım.

Bunu ona söylemeden olmaz.

Fransa'dan dönsünler, sonra gideriz.

Tamam.

Tamam, biletimiz akşam olacak, ona göre ayarla.

Aynen.

Tamam, kolay gelsin.

Kapat.

Bu valizi Fransa'ya gitmek için hazırlasaydım keşke.

Valiz mi hazırlıyordun?

Yardım edeyim ben sana.

Zeynep.

Bizim tatilimiz olacaktı.

Yani şu valizi o tatil için hazırlamayı çok isterdim Zeynep.

Ama olmadı.

Ben Muzaffer amcanın durumu.

Benim için önemini biliyorsun.

Ve sen de bunu anlayışla karşıladın.

Her kırıklığına rağmen tek laf etmedin, suratını asmadın.

Seninle gurur duyuyorum.

Ben iyiyim.

Sen de bunları düşünüp canını sıkma lütfen.

Normalde sorun değil de işte gözde beni çok huzursuz ediyor.

Onda çözemediğim tehlikeli bir şey var. Bir yandan da çok özleyeceğim seni

tabii.

Soğuk olur şimdi. Bunu da al yanına.

Bir paket de kahve koyalım mı? Sen Türk kahvesi olmadan başlamazsın güne.

Orada bulamazsın şimdi.

Ben en çok neye takılıyorum biliyor musun?

Birkaç günde olsa seni göremeyecek olmama.

Benim için en önemli şey bu.

Ama Muzaffer amcanın burada tedaviye devam etmesi için de elimden gelen her

şeyi yapacağım.

Nolaki işler biraz uzadı diyelim.

İşte o zaman hemen biletini alacağım.

Seni yanıma getireceğim.

Çünkü sensizliğimin bir tedavisi daha yok.

Fransa olmayacak da Amerika olacak öyle düşün.

Evet ama yani annem şimdi eşyalarını alıp gelecek.

Ransa planı da iptal olduğuna göre boşuna geliyor.

Abla istersen annemi arayıp gelmediğim.

Yok, yok söyleme.

Zaten konağa geleceği için kesin çok mutludur.

Hevesi kırılmasın şimdi.

Çok sevinmiştir hem de.

Sağ ol annem için.

Eniştem de sen de çok düşüncelisiniz.

Gözde ablanın babası için bile tatilinizi ertelediniz.

Kötü gün dostusunuz siz.

Babası hasta insan böyle mi olur ya? Hallere bak.

Gözde abla sen de bir hoşsun. Yani böyle şeyde şaka yapılmaz tabii ama...

...tatile gider gibi alışveriş yapmışsın.

Merveciğim.

Bunlar benim oradaki ihtiyaçlarım.

Oraya gidince hiçbir şeye vakit bulamayacağım. Sadece babamla ilgilenmek

zorunda kalacağım.

Hepsi ihtiyaç. Burada halledeyim dedim.

Neyse ben... Gidiyorum odama akşam hazırlıklarımı yapacağım.

Valizimi falan yapacağım.

Çok iyi de hissetmiyorum zaten.

Araştırdığım konuyla ilgili birkaç bir şey öğrendim. Arka bahçedeyim.

Ben bir hava alayım ablacığım.

Zeynep, çok önemli bilgiler değil ama... ...dikkat...

Tekin şeyler var.

En önemlisi evinin tadilatı çok önce bitmiş.

Ama Gözde Hanım bunun tam aksini söylüyordu.

Bu evde misafir olmaya devam etmek istiyor anlaşılan.

Aynen öyle.

Ben babasının numarasını bulamadım. Hastalık olmadığını teyit edemedim.

Ama araştırmaya devam edeceğim merak etme.

Gerek yok Hakan. Gerisi bende. Çok teşekkür ederim yardımların için.

Ne demek.

Peki sakıncası yoksa tam olarak neden şüpheleniyorsun?

Yani ben de emin değilim.

Ama hislerim genelde beni yanıltmaz.

Bu içime sinmeyen şey her neyse ortaya çıkacak mutlaka.

Ben sadece emin olmadan Halil'i üzmek istemiyorum.

Tamamdır. Bir yardıma ihtiyacın olursa ben buralardayım biliyorsun.

Sağ ol Hakan.

Onun telefonu.

Bütün bu şüphelerimin cevabı orada olabilir.

Bu doğru mu ki?

Ama Halil'le mutluluğum buna bağlı.

İçimdeki bu şüpheyi susturmalıyım.

Nerede bu telefon?

Zeynep için ben telefonumu bulamıyorum ama gördün mü hiçbir yerde?

Evet, yok görmedim.

Buralardadır bir bak istersen.

Allah Allah.

Basının numarasını bulmam lazım.

Ay yok burası galeri.

Bir dakika bir dakika.

Bunlar ne ya?

Aa!

Benim kocamın senin galerinde ne işi var hadsiz?

Saptantılı mı resmen manyak?

Ben bu gömleği nereden biliyorum ya?

Kusura bakmayın duymadım kapıyı.

Gömlek gözlerinmiş.

Sakin ol Zeynep.

Sakin ol, önce Arzu'yla konuşman lazım.

Burada mıydın?

Her şeyden emin olmadan söyleyemem.

Benim Ayşe'm.

Seninle Fransa'ya gitmek için keşke elimde şu an bir güç olsa.

İşte Muzaffer amcam.

Aklım sende kalacak biliyor musun?

Bir kez daha değer verdiğin biri tarafından ihanete uğruyorsun. Ve ben

yine insanların seni üzmesine engel olamıyorum.

Sen beni düşünme.

İyiyim ben.

Yalnız benim bir mutfağa inmem lazım.

Hemen geleceğim tamam mı?

Ben de çıkacağım geliyorum.

Arzu.. Şimdi sana sorduğum her soruya doğru cevap vereceksin.. Dost doğru ve

apaçık.. Anlaştık mı?

Bak bu evde çok garip şeyler oluyor.. Sende çok büyük hatalar yaptın.. Eğer

şüphelerim doğruysa, senin bu meseleleri bilmemen imkansız.. Öncelikle şuna cevap

ver.. O çöpten buldum dediğin gömleği sana gözde verdi değil mi?

Arzu, bana doğruyu söyle ve suçu ortak olma.

Çünkü eğer ben şüphelerimde haklıysam, Cengiz annemi musallat eden de, annemi

hapse attıran da, bana o tehdit mesajlarını atıp bizi haliyle ayırmaya

çalışan da Gözde'ydi.

Halil benim can dostum.

Bu olası söyle kararını benden duymalı.

Nasıl söyleyeceğim ki?

Ne gönül koyarsa, ne istemezse gitmemi.

Tekin, hayırdır?

Boş bulduk.

Birkaç evrak ve kaşı işlemleri vardı onun için gelmiştim.

Gelmişken hali hazırda şu görev teslim tutanağını imzalarız diye düşündüm.

Görev teslimi?

Yapmam gereken çok iş var. Senin de yardımına ihtiyacım var.

Halil'e bu işte hayal kırıklığına uğratamam.

Tekin.

Ne görevlisiyetsin? Ben bir şey anlamadım. Ne diyorsun sen?

Ya işte senin başında olduğun eski fabrikanın başına beni aldı Halil.

Yeni müdürü benim.

Yoksa senin haberin yok mu?

Demek Halil beni kovmak için çağırdı çiftliğe.

Bunu konuşacaktık yani.

Yok burada da yok delireceğim. Nereye koydum ben bu telefonu?

Zeynep?

Telefonunu arıyorsan burada.

Buldum. Çok teşekkür ederim.

Sabahtan beri arıyorum. Delireceğim gerçekten.

Bu arada Amerika için çok teşekkür ederim.

Ama hiç aklın kalmasın.

Ben Halil'in hep yanında olacağım. Gözüm üstünde olacak.

Ona göz kulak olurum. Hiç yanından ayrılmam.

Öyle mi?

Sen bundan sonra Halil'in yanına bir adım dahi yaklaşamayacaksın. Duydun mu

beni? Senin yaptığın tüm pislikler çıktı ortaya.

Cengiz'le bir olup bize oyun oynadığını biliyorum ben.

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.