All language subtitles for Rüzgarlı Tepe 208. Bölüm Winds of Love Episode 208

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Buraya kadarmış Songül Hanım.

Artık hiçbir yere kaçamazsınız.

Herkes sizin nasıl bir insan olduğunuzu öğrenecek.

Gördün mü Halil yürüyormuş teyzen.

Kandırmış hepimizi.

Halil.

Tüh.

Şarjı bitti herhalde.

Talihsizliğe bak.

Ayakta göremedi beni Halil.

Şansa bak. Bütün planların suya düştü Zeynep. Ama herkesin harcı değil ki

böyle şeyler.

Halil'ciğim, ne oldu bir problem mi var?

Zeynep önemli bir şey diyecekti herhalde bana ama şarjım bitti.

Ben çiftliğe dönüyorum Gözde.

Halil, aylardır bu açılış için çalışıyoruz. Dişini tırnağına taktın.

Şimdi böyle gitmek olmaz.

Zeynep halleder. Zeynep, açılıştan daha önemli benim için. Sen burada kal ve

davetlilerle ilgilen.

Lütfen.

Zeynep'ciğim.

Vazgeç. Kimseye bir şey ispat edemeyeceksin. Rezil olacaksın o yüzden

diyorum.

Çekil önümden. Gidemezsiniz izin vermem.

Halil dahil herkes sizin nasıl bir insan olduğunuzu öğrenecek. O acımasız

numaralarınızın sonu geldi artık.

Canlı görmek zorunda değil ki. Sonra gösteririm.

O saf Zeynep yok artık karşınızda. Herkes öğrenecek nasıl yürüdüğünüzü.

Zeynep, ver bu telefonu. Kimseye bir şey ispat edebilirsin. Rezil olursun. Ver!

Çılgınım.

Bu yaptıklarınız yanınıza kar mı kalacak sanıyorsunuz?

Herkes sizin onları nasıl kandırdığınızı öğrenecek.

Yapamazsın. Hamurunda yok senin.

Anahtar üstünde yok. Kilitli. Öyle mi?

Zeynep aç şu kapıyı.

Artık hiç kimseyi kandıramayacaksınız. Oyunlarınızın sonu geldi.

Zeynep.

Aç dedim.

Ne yapacağım şimdi?

Nasıl çıkacağım buradan?

Alo Gözde.

Yardım et bana.

Songül teyze neler oluyor orada?

Halil de çıktı gitti çiftliğe gitmem lazım deyip.

Ne?

Halil buraya mı geliyor?

Gözde.

Zeynep beni ayakta gördü.

Yürüdüğüm haliyle ispat etmek için de beni mutfağa kilitledi.

Ne olur yardım et bana.

Songül teyze sen ne diyorsun?

Ne diyorsun sen?

Ya bu anlattıkların doğruysa mahvolduk biz. Bittik biz.

Selma'cığım bak emin misin?

Beni çok şaşırttın.

Sen burada büyüdün.

Çocukluğun burada geçti.

Yeşilpınar'ı ne kadar sevdiğini her zaman söylersin.

Hayalimiz çocuklarımızı burada büyütmek demiştin.

Ne değişti birden?

Evet Eren.

Sorun da bu zaten.

Hayatımın hepsi burada geçti.

Artık bir değişiklik istiyorum hayatımda.

Bence bize iyi gelecek.

Hem sen çok daha iyi bir pozisyonda çalışmış olacaksın.

Pozisyon gibi bir derdim yok benim Selma.

İşim iyi.

Halil'le çalışmayı çok seviyorum.

Yani bir problem yok.

Şimdilik canım şimdilik.

Kovulduğunu öğrenince keyfim çok kaçacak.

Canım işini sevdiğini biliyorum.

Ama iş dünyası bu.

Böyle bir teklif insanın karşısına hayatta kaç defa gelir ki?

Doğru. O konuda haklısın.

Şükran Hanım gerçekten çok... ...gömel bir teklifte bulundu.

Ama... ...Halil benim için bambaşka.

Biliyorsun.

Ailem gibi o benim.

Çocukluk arkadaşım.

Ben onu şimdi yarı yolda bırakıp Avustralya'ya gidemem.

Hem zaten Avustralya'ya gitmek istemiyorum.

Oraya taşınmak da istemiyorum, gitmek de istemiyorum.

Selma ne yapacağız orada?

Her şeyi bırakıp?

Yok.

Neyse olmaz.

Halil'le çalışmaya devam edeceğim ben.

Şöyle yaparız.

İlk tatilimizi... ...Ostralya'da yaparız.

Hem gezmiş oluruz.

Alo, Gülhan abla. Ben Zeynep.

Telefonum kapandığı için seni güvenliğin telefonundan arıyorum.

Halil yakınlarındaysa verebilir misin acaba?

Baktan geri dönmüş Zeynep. Çiftliğe gidiyormuş.

Biraz önce Gözde söyledi. Bir sorun mu var? İyi misin sen? Neden gelmedin? Yok

merak etme iyiyim ben.

Halil birazdan gelir o zaman. Konuşuruz sonra.

Zeynep ne oldu?

Telefonumun şarjı bitti. Ulaşamadım sana.

Hakan'dan da aradım. Ondan da ulaşamadım.

Merak ettim seni ne oldu?

Gelmedin de.

Yok merak etme ben iyiyim. Mesele benlik değil.

Benim bazı şüphelerim vardı.

Ve ben evde kalıp teyzeni takip ettim.

Niye yaptın böyle bir şey?

Halil birazdan söyleyeceklerim seni çok üzecek.

Ama teyzen kandırmış hepimizi.

Yürüyor kendi gözlerimle gördüm ben.

Yürüyor mu?

Ben sana görüntülü arayıp gösterecektim ama telefonumun şarjı bitti kapandı.

Sonra video çekmek istedim üstüme atladı. Benim de başka çarem kalmadı

kitledim onu mutfakta.

Hala mutfakta mı? Evet orada.

Her şey bitti. Bütün yalan çıkacak ortaya.

Bu duman da ne böyle?

Teyze.

Ali yardım et oğlum.

Korkma çıkaracağım şimdi.

Tamam.

Tamam teyze.

İyi misin?

Halil Bey ne oldu?

Hemen ambulans ara. Hemen.

Teyze.

Nasıl olabilir ki bu?

Biraz önce yoktu bu tekerlekli sandalye burada.

Nefes al. Sakin sakin.

Acele etme.

Azize bıçak açmıyor.

Fabrikanın açılışına da gitmeliyiz.

Hayırdır neler oluyor?

Bir şey olmuyor Kıymet anne.

Eren'in işi vardı çalışıyordu. Biz de aradık tebrik ettik zaten.

İş toplantısı gibiydi zaten gerek yoktu.

Biz burada kayfa içik, kumru kuşu kendini odasına kapattı.

Kaç yaşında kadını yerle yeksan etti bu Umut.

Yazık vallahi.

Marazını veren Allah, mırazını da ver.

Teyzemin bu kadar acı çekecek kadar aşık olmasını hiç beklemezdim. Çok şaşkınım.

O daha çok uçup giden paracıkların acısını çek.

Selmacığım kumru bu.

Birkaç gün ağlar, sonra depresyona girer, ondan da sıkılır, eski haline

döner. Üstüne durulacak konu değil.

Sen bacının oyunu bizden daha iyi bilin tabii.

İnşallah dediğin gibi olur.

Kızım, sen de yüzünü asma daha.

Bak anan ne diyor.

Teyzen az taş duyan değilmiş. Bir şeycik olmaz ona.

Kendine, bebeğine düşün sen.

Senin... ...başka bir şeye de canın sıkılmış belli.

Hele yüzünü eğme de söyle.

Ne oldu?

Aslında canım sıkacak değil de...

Mutlu edecek bir haberim var size.

Eren çok güzel bir iş teklifi aldı.

Ya?

Kabul ederse çok iyi para kazanacak.

Ama iş Avustralya'da.

Düşündüren kısmı bu.

Hele? Sizin teptili hiç mi şaştı?

Durduk yere icat çıkarmam.

Yaban eller olmaz. Mümkünatı yok.

Bence çok güzel bir fırsat kızım.

Geleceğinizi kurtarmanız lazım.

Ben gitmedim Avustralya'ya ama Melbourne's ne çok güzel yerlerdir

oralar.

Allah akıl fikir versin. Ben bileyim orası dünyanın te öte ucu. Burayı

hallettiniz. Bir oralar kaldı. Hem atalarımız ne göze söylemiş taş

yerinde ağırdır diye.

Tülay Hanım.

Çok merakın varsa sen gidersin o Iraklılara.

Ah teyzeciğim.

Verilmiş sadakamız varmış çok şükür.

Doktor dedi ki, öyle seni hastaneye getirmekte biraz

daha gecikseymiş.

Allah korusun.

Nasıl oldu anlamadım Gülhan.

Kendime kahve yapayım dedim.

Bir anda peçete tutuştu.

Kıpırdayamadım.

Sonumun geldiğini düşündüm.

O kadar korktum ki.

Herhalde tansiyonum düşmüş.

Sonrasını hatırlamıyorum.

Yeter artık bırakın yalan söylemeyi.

Kimseyi kandıramayacaksınız daha fazla.

Ne oluyor Zeynep?

Ne bu tavrın anlayamadım. Kadın ölümden dönmüş burada neden böyle davranıyorsun?

Gülhan abla bu hali de söyledikleri de hepsi yalan.

Nasıl yaptı hiç bilmiyorum ama o tekerlekli sandalye mutfakta değildi.

Evde kimsenin olmadığını düşünüp basbayağı mutfağa indi Songül Hanım.

Yürüyordu ayrıca ben kendi gözlerimle gördüm.

Ablacığım biz seni dışarı mı çıksak?

Kaçamayacaksınız artık ya. İtiraf edin hadi. Hepimizi nasıl tek tek

kandırdığınızı anlatın bize.

Halil olmasaydı ben ölüyordum Zeynep.

Eğer yürüyebilseydim kapıları camları açmaz mıydım? Orada dumanın altında niye

boğulayım?

Kaldı ki sen beni dışarıdan kilitledin yalan mı?

Senin yüzünden asla ölüyordum ben.

Hala yalan söylüyorsunuz bir de. Kalkın şu yataktan. Herkes görsün yürüdüğünüzü

hadi. Abla ne yapıyorsun?

Zeynep ne yapıyorsun? Bıraksana kadını.

Gülhan abla yemin ederim yalan söylüyor. Gözlerimle gördüm ya yürüyordum.

Ben seni anladım.

Bana bakmak sana ağır geldi değil mi?

Baneler de bitti tabii.

Senin bana bakmanı ben mi istedim? Bu kadar eziyet olacağını mı istedim?

Bal gibi de istediniz.

Çünkü ben size bakınca siz bana rahat rahat işkence edebilecektiniz değil mi?

Siz hepimizi kandırdınız. Hepimizi.

Tamam yeter bu kadar.

Şuna bir son verin.

Çıkıyoruz Zeynep yürü.

Halil. Zeynep yürü.

Eniştem ablama çok kızacak.

Zeynep neden böyle yapıyor hiçbir şey anlamadım.

Bence hiç karışmayalım. Yani iki yetişkin insan sonuçta. Kendi aralarında

çözebilirler.

Hayır bak inan bana kendi gözlerimle gördüm yürüyordu. Yemin ederim ya.

Şüpheleniyordum ben öncelerde ama kendi gözlerimle görünce iyice emin oldum.

Hayır bir de üstüne yalan söyledi. Ben herkesin önünde öyle kötü bir duruma

düştüm ki. Sen bile yalan söylediğimi düşünüyorsun ama yemin ederim ki öyle

değil. Zemine.

Ben senin yalan söylediğini falan düşünmüyorum.

Ben sana inanıyorum.

Yalan söylemediğini biliyorum.

Ben seni tanıyorum güzel karım.

Sen çıkarın için yalan söyleyeceğine o dilini lala edersin daha iyi.

Biliyorum ben.

Kendini üzme tamam mı?

Biliyorum.

Ben haklıyken haksız duruma düştüm. Yapmamam gerekirdi. Çok öfkelendim.

Yaşananları gözümün önünde inkar edip bir de üstüne yalanlar söylemeye

başlayınca dayanamadım Halil.

Tamam sakin ol.

Yarın tetkik yapılacak.

Sonuç ortaya çıkacak.

Yalan dediğimiz şey ömür boyu saklanabilen bir şey değil.

Gerçekler ortaya çıkacak.

Senden tek isteğim sakin ol.

Hiçbir şey düşünme.

Teşekkür ederim bana inandığın için.

Sen git Gülhancığım.

Ben bu akşam Songül teyzeye seve seve bakarım.

Allah senden razı olsun Gözdeciğim.

Teyzeciğim.

Aklın kalmasın.

Ya sen böyle bir şeyi nasıl yapabilirsin? Sen nasıl yapabilirsin

böyle bir hatayı Songül teyze? Ya neredeyse açığa veriyordun bizi.

Başlama yine Gözde.

Günlerdir bu yatağa çivilendim kaldım. Kendime bir güzellik yapayım dedim.

Herkes gitmişti. Zeynep de çıktı zannettim.

Saklanmış meğerse.

İyi sen kendini şımartacaksın diye bütün plan suya düşecekti.

Ya sen farkında mısın? Biz yakalanırsak mahvoluruz. Sen anlamıyor musun bunu?

Asıl sen anlamıyor musun?

Bu yatakta kala kaldım ya. Bittim içim çekildi içim. Tamam. Tamam neyse ne.

Öf.

Yalnız var ya.

Çok iyi yırttık.

Bu durumu lehimize çevirdik.

Sana bir şey diyeyim mi?

Halil, Zeynep'e inanmadı.

Nasıl kolundan çekip götürdü gördün mü?

Halil bunun cezasını verecektir. Kim bilir nasıl yalvarıyordur Zeynep şimdi

affedilmek için.

Halil hayatta affetmez Zeynep'i.

Bu arada sen nasıl kurtuldun Songül teyze?

Gel.

İşte olayın kahramanı geldi.

Arzu.

Bugün gerçekten ne kadar işe yaradığını kanıtladın bana.

Siz öyle diyorsanız.

Şimdi ben Arzu'yu pastaneye yollamıştım bana kek alsın diye. O ara Zeynep beni

mutfakta ayakta yakalayınca mutfağı kilitledi. Ben de senden sonra hemen

Arzu'yu aradım.

Arzu'da da Allah'tan mutfağın bahçeye açılan kapısının anahtarı varmış. Zeynep

'e görünmeden hemen tekerlekli sandalyeyi mutfağa getirdi. Beni de

dışarıdan kilitledi.

İyi valla bravo. Çok iyi halletmişsiniz.

Zeynep'i Halil'in gözünde çok zor bir duruma düşürdünüz.

Ama yalnız.

Bundan sonra bunu korumak için elimizden geleni yapıyoruz.

Ben tamamen unuttum.

Yarın benim hastanede kontrollerim var.

Benim tanıdığım Halil.

Yaşanan bu olaydan sonra.

Her şeyden şüphelenir. Her şeyi didik didik eder.

Ne yapacağız Gözde?

Sen onu hiç dert etme.

Doktor Yeliz'le görüşüp ona reddedemeyeceği bir teklifte

bulunacağım.

Raporlar istediğimiz gibi çıkacak.

Yani teyzen ama insan nasıl bu kadar kötü olabilir ya?

Hayır en yakınlarına neden zarar vermek istesin aklım almıyor benim.

Gerçi hata bende.

Sen beni uyarmıştın.

Aptal kafam ben dinlemedim seni.

Ailemiz dedim büyüğümüz dedim inanmak istemedim söylediklerine.

Ama gerçekten kandırmış hepimizi.

Belirki geçmişte yaşanan her şey içini kemirip durmuş zamanla.

İçinden atamadığı öfke zehre dönüşmüş.

Yani biz bu zehri iyileştirsin diye çok zaman çok sabır gösterdik.

Ama iyileştirememiş hiçbiri.

Nefretini köreltemedik demek ki.

Ne saygı ne sevgi.

Hiçbiri işlemedi.

Ama bu sefer sınırı aştı.

Sen olmasan ben ne yapardım?

Cemil. Halil Bey istediğiniz şeyi mutfağa bıraktım. Haber vermemi

istemiştiniz. Tamam.

Sağ ol Cemil.

Gidiyoruz. Nereye Ali?

Ne işimiz var mutfakta anlamadım. Şimdi göreceksin.

Harika görünüyor bunlar.

Fabrikamızda ürettiğimiz ilk un.

Her zerresinde senin ilmek ilmek emeğin var.

O yüzden bu unlu ilk kullanım hakkı da senin Zeynep Hanım.

Paket tasarımına bakmıştık birlikte.

Ambalajının da nasıl olacağını biliyordum ama... Harika bir hismiş bu.

Teşekkür ederim.

Kendi ürettiğimiz unun tadına ilk biz bakalım bence.

Onca yaşanan olaydan sonra...

Bence senin bu güzel ellerinden lezzetli bir keki hak ettim.

Tabii seve seve yaparım. Ama bir şartla.

Sen de yanımda olacaksın.

Çünkü sen yanımdayken yemek yapmanın keyfi bir başka oluyor.

Ben her zaman senin yanındayım.

Bu da sana bir ayrı yakışıyor.

Haydi başlayalım o zaman.

Dolaptan yumurtaları getirerek yardım edebilirsin bana.

Süt de getireyim mi?

Lütfen.

Sen de fena değilsin bu mutfak işlerinde.

Beni bilirsin.

Tamam, şimdi sıra onda.

Yardım eder misin?

Baba.

Sen bunu hak ettin.

Evet evet sen savaş istiyorsun.

Tamam yeter.

Biraz da keke lazım.

Koyalım.

Ölçülüğü mü yapıyorduk bana?

Sen koy ben sana dur de.

Göz karar diyorsun.

Fazla olmadı mı bu?

Dur, dur tamam.

Hadi biraz da sen çık.

İyi mi böyle?

Çok iyi.

Bence de öyle.

Çikolata sosla mı döksek? Ben çok severim.

Olur tamam getir hadi.

İki kaşık.

Dur Zeynep, çıplak elini niye yapıyorsun?

Eldiven koydum oraya ben. Ne yapayım heyecanlandım.

Su tutalım buna gel.

Temel daha iyi.

Ablacığım, eniştemi ne hale getirmişsin?

Konuşmak yasak. Al bakalım.

Ama ben bu anı kaçıramam. Yani selfie çekmem lazım.

O yüzden bu keki bana sen yedirmelisin.

Görüyorsun değil mi? Evin en küçüğü olunca büyüse bile sevimliliğine hiçbir

şey kaybetmiyor. Gel bakalım.

Aç ağzını.

Çok tatlı gözüküyorsunuz. Ben de sizi çeksem.

Evin küçük kızı istiyorsa yapılır.

Poz verin o zaman.

Bir saniye.

Yaklaşın.

Şimdi birbirinize aşkla bakın. Merve.

Hadi.

Elini ablamın omuzuna atsana.

Tamam oldu bence yeterli. Hadi artık uyku vakti. İyi geceler.

Göstersene.

Beğendin mi?

Güzel olmuş.

O zaman iyi geceler.

O zaman iyi geceler sana ufaklık.

İyi geceler.

Gidelim karım.

Nasıl güzel bir çiftsiniz siz ya.

Ancak İmre nedir bu mutluluğa?

Teyzoşum seni böyle görmeye çalışıp değilim.

Neşen'i gülen yüzünü özledim.

Asma artık yüzünü lütfen.

Dünyanın sonu değil ya.

Kim bilir karşıda daha ne kısmetler çıkacak.

Boşuna dil dökme sen Selma'cığım.

Kendi haline bırak.

Belki o zaman çocuk gibi şımarmaktan vazgeçer Kumru Hanım.

Kızım sen karnındaki bebeği düşün.

Bildiklerini Eren'e anlatman lazım.

Halil'in onu işten çıkartacağını öğrenmesi, Şükran'ın teklifini kabul

etmesi gerekiyor.

Avustralya'ya taşınıp bebeğinle beraber yepyeni bir hayata başlamalısın.

Yoksa burada beş parasız ortada kalacaksınız Selma.

Olmaz anne. İş teklifini kabul etmeden söyleyemem. Çok üzülür, çok kırılır.

Halil'le arkadaşlıkları da bozulur.

Onu da Halil düşünecek artık Selma.

Aklını başına topla. Dostluk karın doyurmuyor.

Selmacığım bak söylemenin tam zamanı. Yoksa elinizdeki fırsattan da

olacaksınız.

Hoş bir yermiş bu Avustralya.

Ama beş parasız hoşluğu ben ne yapayım?

Ahmut'u kaçırmasaydım belki balayım burada olacaktı.

Gitti paraları, kuş gibi uçup gittiler.

Alın bakalım çocuklar.

Vallahi siz yemeseydiniz içim rahat etmeyecekler.

Aşık Bey, Çiçek Hanım.

Ya öyle gözleriniz büyür işte.

Beğendiniz değil mi?

Beğenirsiniz tabii.

Neden? Çünkü benim karımın eli lezzetli.

Şunlara bak nasıl mutlu oldular.

Şu son zamanlarda kendime en çok sorduğum soru ne biliyor musun?

Neymiş bakalım?

Ben bu kadını hak edecek ne yaptım diye soruyorum.

Ve de diyorum ki... ...Halil Fırat sen çok şanslı bir adamsın.

Etrafında olup da sevincinden nasibini almamak mümkün mü?

En soğuk kalpleri bile ısıtırsın sen.

Benim ay yüzlüm.

Bugün olanlardan sonra seninle vakit geçirmek, sen yanımdayken kendi emeğimiz

olanımla kek yapmak bana öyle iyi geldi ki.

Yaşadığımız bütün kaosu unutturdun bana.

Biliyor musun?

Sen yanımdayken sanki bütün zorluklar, üzüntüler uçup gidiyor da geriye sadece

sevdamız kalıyor gibi hissediyorum.

Ne diyeyim? Nasıl seveyim?

Kalbini gönlümün hangi köşesine koyayım bilemiyorum.

Seni çok seviyorum çünkü.

İnsan sevdiği zaman sevdiğini her şeyden daha çok düşünmeli.

Düşünmeli ki siper alabilsin.

Ben sana gelecek bütün kötülüklerin avcısıyım.

Senin başına gelecek bütün cüvetlerin karşısındayım.

Ve sana söz veriyorum.

Ben var oldukça... O gücü kendimde buldukça...

Ömrümün sonuna kadar seni üzen ne varsa...

Onları yok edeceğim.

Gücüm oldukça acıyı unuttururum.

Sevgiyi, mutluluğu, huzuru bırakacağım sana.

Senin canın sıkkın değil mi?

Ama ben niye canının sıkkın olduğunu biliyorum.

Evdekilerle karşılaşmak istemiyorsun.

Dün herkesin içinde öyle kötü bir duruma düştüm ki.

Gülhan abla gibi sakin bir insanın bile tepki göstermesine sebep oldum ben.

Nasıl bakacağım şimdi kadının yüzüne?

Sen orasını hiç merak etme.

Ben halledeceğim bu meseleyi. Şu tetkik sonuçları bir çıksın ortaya. Gerçekleri

bir öğrenelim.

Sonra herkes hak ettiğini alacak.

Bana bırak.

Şunu sakın unutma Zeynep Fırat.

Sen benim başımın tacı.

Şu kalbimin sahibi.

Çiftliğinde hanımısın.

Senin olmadığın sofraya ben de oturmam.

O masayı kuracak, ona cesaret edecek kişiler her kimse sonunu da iyi

düşünsün.

Benim kalbimi kimseye dışlayamaz.

Dün gece biraz Avustralya'nın fotoğraflarına baktım Eren. Ne kadar

güzelmiş oralar öyle.

Yemişeli bahçeler var.

Okyanusun kenarında plajları var.

İnsanın aklı kalıyor vallahi.

Mis kimin köpek balıkları.

Canavar kimin dişleriyle kim bilir kaç parçaya ayırıyorlar insanları.

Sen bizi kuşbaş mı edicin kızım?

Yani sadece doğası değil ki. İnsanın yaşadığı yerin kültürü imkanları da çok

önemli. Orada kimse kimseyi dışlamıyor. Gittiğinde asla yabancılık çekmezsin.

Çok kozmopolit şehirleri.

Ben kozmopolit falan anlamam. Onlar kendi çalar, kendi söyler.

Benim dilime kim konuşacak?

Ahraz kimin kalıcı mı orada?

Eren'le ben İngilizce biliyoruz.

Hatta teyzemle annem de biliyor.

Sen de öğrenirsin zamanla kıymet anne.

Mutfakları da çok iyi.

Kaç cep restoranları var kim bilir.

Süper sağlıklı deniz mahsulleri zaten cepte.

Şahane bir de tatlıları var.

Neyi dağıtıyor?

Pavlova tatlısı.

Bir de... ...barbekü soslu kanguru eti de çok meşhur.

Hele... ...bir güzel yemekleri yok... ...kanguruya kadar düşmüşler zar.

İnsanın boğazı düşer.

Gözünü sevdiğimin tepimin yanına bile yaklaşamaz.

Sen bunların havas güveslerini dinleme kınalı kaşın.

Sonra...

Bakmışsın. Elinde mızrak.

Şöyle.

Tövbe tövbe.

Ben diyeceğimi dedim sağır.

Ne oluyor Dünür?

Hadi afiyet olsun.

Bizim için.

Bebeğimizin geleceği için seni ikna etmem lazım Eren.

Günaydın Songül teyze.

Günaydın. Günaydın. Günaydın.

Keşke odamda yapsaydım Gülen ben kahvaltıyı.

Yani dün yaşanılan şeyden sonra hiç Zeynep'le karşılaşmak istemiyorum.

Ama tabii Halil'i üzmek de olmaz.

Aa Songül kızım.

Gerçi yapma zaman.

Bir ayıp bir şey yaptıysa eğer Maviş'im ben kulağını çekerim onu. Anlat bakayım

ne oldu?

Yok Zümrüt Hanım, teyzem bir şaka yapıyor değil mi teyzeciğim?

Ya öyle.

Hem bugün Halil de senin sofrada olmanı istedi.

Ne kadar güzel fotoğraflar.

Hatıra kalsın istedim. İleride bu fotoğraflara bakar, çiftliğin nasıl

olduğunu görürüz dedim.

Birazdan sen gör manzarayı.

Zeynep şimdi Halil'in karşısında ecel telleri döküyordur.

Kesin herkesin önünde haddini bildirecek. Seni o yüzden çağırdı yoksa

neden çağırsın?

Ne kadar güzel görünüyor Arzu'cuğum. Eline sağlık.

Fabrikamızda ürettiğimiz... ...ilk unumuzla Zeynep beni kırmadı yaptı o

kekleri sağ olsun.

Ben kimseye huzursuzluk vermek istemem ama, dün yaşananlardan sonra hiçbir şey

olmamış gibi davranamıyorum maalesef.

Ne yalan söyleyeyim Zeynep?

Biraz kırıldım sana.

Yani anlıyorum.

Teyzeme bakmak üzerinde büyük bir yük oluşturmuş olabilir.

Ama neden böyle davrandın? Anlayamadım açıkçası.

E hani bir şey olmamıştı?

Çocuk mu kandırıyorsunuz siz?

Bir söylediğinizi bir söylediğinizi tutmuyor.

Ne oldu anlatın. Babaanne merak etme.

Aile içinde böyle kırgınlıklar, küskünlükler, dargınlıklar, yanlış

anlaşılmalar olur.

Bu normaldir.

Ama önemli olan bunun altından kalkabilmek.

Bizim ailemizde öyle bir aile.

Ben Zeynep'le konuşması gereken her şeyi konuştum.

Aile içinde biz bu meseleyi artık geride bıraktık.

Küskünlükler, yanlış anlaşılmalar elbet olacak.

Ama biz aile olarak birbirimize sıkı tutunup hiçbir şekilde savrulup

yıkılmayacağız.

Diyeceklerim bu kadar anlaşıldı mı?

Sen merak etme Sultanım.

Damadın söylenmesi gereken her şeyi söyledi.

Herkese afiyet olsun.

Merve kızım.

Var yemekte şununla oynama.

Dün geri dönmek zorunda kaldım.

Nasıl geçti?

Çok kalabalıktı.

Uzun zamandır bu kadar insanı bir arada görmemiştim.

Kaymakam da oradaydı Halilciğim eşiyle birlikte.

Seni göremeyince biraz yüzü düştü tabii.

Ama ben...

Durumu idare ettim.

Basında da yer aldık. Ama en çok övdükleri de... ...pavlikanın kasaba ve

yakın çevrelerde istihdam sağlaması oldu.

Güzel.

Amaçladığımız şeye ulaştık demektir bu.

Ama hayallerimizi bununla sınırlandırmayacağız.

Hep daha ilerisini düşünmek zorundayız.

Büyük Yeşilpınar Hastanesi mi?

Bizim öğleden sonra Doktor Yeliz Hanım'la bir randevumuz vardı.

Onu teyit edecektim.

Hastamızın adı Songül Taşer.

Tamamdır, teşekkürler. İyi günler, kolay gelsin.

Böyle durumlarda her zaman ikinci bir fikre başvurmak gerekir.

Tetkik sonuçları çıkınca tabii... ...Yeliz Hanım bakacak illa ki. Bir

sonuca varacak ama... ...yine de bir doktor Meral Hanım'a sormak gerekir. Ben

ona da çok güveniyorum.

Çok iyi düşünmüşsün.

Başka bir doktorun da görüşünü almak önemli tabii.

Buna bakmam gerekiyor müsaadenizle.

Doydum ben de afiyet olsun.

Elinizden geleni yapıp raporlayın bana.

Kolay gelsin.

Halil neler oluyor? Neden başka bir doktora danışmaya karar verdin?

Eğer şüphemiz teyzemin yürümesi ise... ...dışarıdan bir gözünde bakması gerekir

duruma.

Hastaneyle de konuştum.

Tetkik sonuçları gün içinde hazır olacak.

Artık bu kavgalar, sürtüşmeler bitsin istiyorum Selim.

Vakit kaybetmeyeceğiz bu yüzden.

Ben senin rahatlamanı istiyorum Selim.

Teşekkür ederim.

Gülhan abla fazla belli etmedi belki ama ben gözlerindeki sistemi gördüm.

Onunla aynı masada oturmak öyle zordu ki böyle bir durumda.

Herkes bir an önce gerçekleri görsün istiyorum.

Özellikle de Gülhan abla.

Sonuçlar çıkar çıkmaz harekete geçeceğiz.

Yeter ki senin şu güzel yüzün düşmesin.

Anlaştık mı?

Anlaştık.. Ben Zümrüt Sultan'a ilaçlarını vermeye gideyim..

Çıldıracağım

Gözde..

Biz dersini verelim dedikçe resmen ödüllendiriyor Zeynep'i. Belli ki Zeynep

soktu Halil'in aklına doktor değiştirme fikrini.

Ya of Songül teyze ya. Hepsi senin yüzünden. Biz sabredemedik. Gözde.

Kolaysa sen yat o yatakta günlerce. Her yerim tutuldu. Bacaklarım çürüdü resmen.

Tamam. Tamam dur sakin olalım.

Panik yapmayalım.

Birlikte başaracağız tamam mı?

Alo Şahin.

Acil hastaneye gitmen gerek.

Laborantı bir şekilde ikna etmen lazım.

Songül teyzenin rapor sonuçlarını değiştirmemiz gerekiyor.

Paranın miktarı hiç önemli değil.

Senden haber bekliyorum.

İşe yarayacak mı sence?

Başarabilecek miyiz?

Başka şansımız yok. Denemek zorundayız. Ya batacağız ya çıkacağız.

Ama sen tetkiklerin yapıldıktan sonra herkese eve dönmeyi ikna et tamam mı?

Sonuçları hastanede beklerseniz hiçbir yere varamayız.

Tamam. Sen merak etme.

Elimden geleni yapacağım.

Teyzeciğim.

Hadi geç kalmayalım randevuya.

Çıkalım bir an önce.

Çekil. Teyzem'i sen getir.

Songül teyzeciğim görüşürüz.

Hayırlı haberlerle dönün inşallah.

İnşallah.

Annemin eşyalarının bir kısmı buradaymış.

Eğer senin içinde bir mahzuru yoksa gelip almak istiyor.

Problem olmaz değil mi?

Yok olmaz gelsin.

Neden böyle oldunuz siz? Ben sizi böyle görmeye dayanamıyorum.

Hep uzak mı kalacaksınız?

Ah Merve çok kırgınım annem.

Yaptıklarını düşününce sinirlerim tepeme çıkıyor ama söyleyemem sana bunları.

Konuşuruz sonra bunları ablacığım olur mu? Ben şimdi Zümrüt Sultan'a ilacını

vereceğim.

Zümrüt Sultan.

Benim güzel babaannem.

Hadi bir selfie çekelim de.

Hava mı atayım ben de?

Yaşlı başlı halimle ne selfiesi?

Olur mu babaanne?

Kıracak mısın yoksa tekne kazıntısını?

Yani hıh demiş babanın burnundan düşmüşsün. O da böyle eline bir makine

aldı mı yok şöyle durun böyle durun şöyle gülün böyle gülün falan derdi.

Gülümsemekten güzel şey mi var bu dünyada sultanım?

Hele de gülümseyen Zümrüt Sultan'san.

Bak şimdi.

Şöyle.

İşte şimdi oldu.

Keşke biz de görebilsek babamın çektiği fotoğrafları.

Çok kolay.

Kalk kızım orada dolabının alt çekmecesinde fotoğraflar var. Hadi kalk

getir.

Getir getir.

Geçmiş günler.

Ay şuna bakın. Selma'nın bacakları incecik dal gibi.

Bakın. Benim yanaklarım ne kadar tongulmuş. Evet. Biz de onları hep

sıkıştırırdık böyle. Evet.

Yalnız Ümit Sultan maşallah.

Güzelliğinden hiçbir şey kaybetmemişsin. Sen şu hale bak.

Aman abişim ya.

Utandırma.

Babam benim.

Ne de güzel gülümsemiş öyle.

Dizilmişiz biz de yanına.

Kollarını altına almış hepimiz.

Keşke şimdi de kucaklayabilseydi.

Çok özledim onu.

Ben de.

Babaanne. Bu fotoğraf çok güzel. İstiyorum ben bunu.

Hayatta olmaz.

En sevdiğim fotoğrafı bu. Vermem.

Aşk olsun ya. Sakınır mıydın sen bizden bir şeyini?

İyi ben de fotoğrafını çekerim o zaman.

E tamam o zaman hadi çek vermem yoksa.

E bari biz de bir selfie çekelim mi?

Hadi çek bakalım.

Alo.

Ne yaptın Şahin rapor işine? Ne yaptıysam olmadı Gözde Hanım.

Parayla ikna olmadı laboratuvar.

Meslek ettiği diye tutturdu.

Gırtlağına binecektim az daha.

Bir de kötü bir haber daha.

Sonuçlar çıkmak üzere.

Bana bak Şahin.

Nasıl yaparsın bilmiyorum.

Ama çözeceksin bu rapor işini.

Yoksa yanarız.

Ben yanarsam ne olur sen de çok iyi biliyorsun.

Ateşi herkese sıçrar.

Son bir çözüm yolu var ama.

Her neyse. Ben elimden geleni yapacağım.

Ama siz yine dersi hazırlıklı olun.

Erken döndünüz.

Her şey yolunda mı? Nasıl geçti? Var mı iyi haber?

Teyzemin hastanenin havası bastı biraz.

Biz de eve dönerim istedik. Ama sonuçları eve gönderecekler.

Ben bir karıma bakayım.

Ben de bir mutfağa gideyim. Biraz acıktım. Bir şeyler atıştırayım.

Sonbül teyzeye ben yardımcı olurum. Ben de geleyim hayatım.

Sonbül teyze ne yapacağız?

Şahin halledemiyor bu rapor işini.

Ne oldu acaba?

Tetkikler açıklanmışsa sonuçlar da çıkmıştır.

Yakında herkes gerçeği anlayacak.

Nihayet geldim meraktan yerimde duramadım. Ne oldu tetkik sonuçları?

Sonuçları beklemeden geldik ama birazdan ararlar.

Bana bak.

Sen hiç merak etme.

Birazdan sonuçlar elimize ulaşacak.

Gerçekler de ortaya çıkacak.

Bundan sonrasında da kimsenin yaptığı yanına kar kalmayacak. Sana söz

veriyorum.

Şey... Annem... Burada bazı eşyaları kalmış da uğramak istemiş.

Merve sordu.

Ben de olur gelsin dedim ama... Senin için sıkıntı olacaksa Merve ile

gönderteyim eşyalarını.

Hiçbir sıkıntı yok.

Gelsin alsın.

Bunun senin için ne demek olduğunu biliyorum ben.

Teşekkür ederim.

Canım anneciğim benim.

Nasıl özlemişim seni.

Selma ablam ne yapıyor? Her şey yolunda mı?

Güzel kızım ben de çok özlemişim. Her şey yolunda anlatırım sana iyiler.

Şu Tülay'a bak.

Nasıl zevkten dört köşe.

Tabi elini kolunu sallaya sallaya konağa girebiliyor ya.

Ama hepsi Halil'in suçu. Niye izin veriyor buraya kendisine?

Yok Songül deyse.

Halil'in normali bu değil. Normal davranmıyor.

Neyse.

Şahin şu raporu işin haline verse.

Bütün Allah lehimize dönecek.

Az kaldı.

Birkaç gün sonra mesai başlıyor. Çok heyecanlıyım.

Umarım altından kalperim.

Yaparsın. Ben çok güveniyorum sana.

Hadi bana yardım et de şu eşyalarımı toplayalım bir an önce.

Tülay'cığım.

Yanlış yerde arayıp da vakit kaybetme istersen. Senin eşyaların artık

müştemilatta.

Anneciğim. Songül Hanım kaza geçirince...

Odasına geri döndü. Senin de eşyalarını müştemilata kaldırdık.

Seni yılan. Bunu da kendine yonttun tabii.

En başından beri derdin bizimle.

Nedenini bilsem bilmiyorum ki. Bu durumda bir daha konağa dönmem imkansız.

Hoş geldin anne. Hoş bulduk yavrum.

Halil, hala doktordan bir haber yok mu?

Raporları İstanbul'a gönderdik.

Birazdan ararlar.

Beceriksiz herif.

Halledemedi demek raporu.

Yandık.

Sonra anlatırım.

Merhaba Halil Bey.

Öderdiğiniz raporları inceledim.

Üzgünüm bir gelişme yok.

Bu durumda his kaybı devam edecektir.

Ancak umudumuzu koruyalım. Henüz erken.

Anladım.

İlgilendiğiniz için sağ olun Meral Hanım.

Kolay gelsin.

Çekilecek çilem varmış.

Teyzeciğim bırakma kendini böyle.

Hem... Doktor daha kesin bir şey söylemedi ki. Biraz sabretmek lazım.

Doğru söylüyorsun.

Sabırlı olmak lazım.

Beni odama çıkarabilir misiniz Gülen lütfen?

Bu nasıl olabilir benim aklım almıyor. Ya ben gözlerimle gördüm yürüdüğünü.

Eğer gördüğüm şey gerçek değilse benim delirmiş falan olmam gerekiyor.

Tabii sen de doğal olarak şüpheye düştün şimdi.

Yalan söylediğimi düşünüyorsun benim. Ama Halil yemin ederim yalan

söylemiyorum. Kendi gözlerimle gördüm ben yürüdüğünü.

Zeynep.

Ben sana ölümüne güveniyorum.

Asla da yalan söylediğini falan düşünmüyorum.

Yok öyle bir dünya.

Ben sadece... Şimdi tetkik sonuçları ortada.

Hani teyzem bu kadar ileri gitmiş olabilir mi?

Sonuçları değiştirmiş olabilir mi? Onu düşünüyorum.

Ama sen merak etme. Hakan'a söyleyeceğim gizlice araştıracak.

Gerçekte elbet ortaya çıkacak.

Sen benim kıymetlimsin bana unutma.

Bugün hava çok kapalı ya.

Yağmur yağacak herhalde.

Değil mi?

İnsanın içi sıkılıyor vallahi.

Halbuki Avustralya'da böyle mi?

Her gün günlük güneşlik ne güzel.

Bize de bebeğimde de çok iyi gelirdi.

Kemik gelişimi için güneş çok önemli zaten.

Hem sen de güneşli havaları seversin. Her şey kararında güzel.

E çocuk bütün gün güneş altında ne diyecek? Kara kuru bir şey olacak yaban

ellerden. Abartma kıymet anne. Hem Avustralya'da... Tamam artık. Bu

Avustralya konusu fazla uzadı zaten.

Tamam. Ben Şükran Hanım'ı arayıp işi kabul etmeyeceğimi söyleyeceğim.

Kızım. Ne oldu sana böyle?

Kıvıl kılmasın gene.

Kıymet anne.

Yalvarırım artık Avustralya'yı kötüleyip durma.

Halil Eren işten kovacak.

Eren'in daha haberi yok.

Öğrenirse mahvolur.

Tek şansımız bu iş.

Eren'in bunu kabul etmesi lazım.

Getirdiler mi seni?

Bu sefer tam 12'den vurduk hedefi.

Zeynep'in halini gördün mü?

Herkesin önünde nasıl da rezil oldu.

Hak etmişti çoktan.

Ama bak bu sefer zor yırttık. Daha dikkatli olmamız lazım.

Halil veranda da Zeynep'e çok kötü davrandı.

Gözlerimle gördüm. Süper oldu bu.

Neyse gideyim de bir şey kaçırmayayım. Bakayım biraz bilgiyi elinde tutan

gücü de elinde tutar. Bunu sakın unutma.

Bu sefer Halil'in elinden çekeceğin var Zeynep.

Çünkü Halil yalandan da yalancıdan da hiç haz etmez.

Bakalım nasıl kesecek senin cezanı.

Ay son Gül hanımcığım ya.

Merve'den duydum doktorun söylediklerini. Ay vallahi çok üzüldüm.

Sağ olun Zümrüt Hanım. Ben çok iyi hissetmiyorum kendimi. Birazcık

dinlenmem lazım. Sonra konuşuruz olur mu? Olur.

Ama bu senin üstündeki çok ince üşürsün. Ben sana bir pike getireyim.

Orada dolapta vardı.

Atasından torununa tüm aslanlı kadınlarını kölem yapacağım. Kölem.

O ne? Bakayım.

O Tülay'ın fotoğrafı herhalde. Taşınırken düşürmüştür o. Ama önemsiz

bence verin ben çöpe atayım onu.

Yok. Bu... Bu Tülay'ın resmi olamaz.

Onun olsa... Kendini bu fotoğraftan kesmez.

Ömer'imi yalnız bırakmaz o.

Zümrüt Hanım, çöp diyorum işte. Bırakın şimdi Tülay Ömer demeyi, verin atayım.

Ömer'im.

Kendini daha fazla küçük düşürme.

Git başkasıyla yuva kur.

Peşimizi bırak artık.

Yoksa seni şikayet ederim.

Sen o kadınsın.

Ömer'ime aşık olup onu öldürmeye çalışan kadın.

Ben nasıl olduğuna seni hatırlayamadım.

Şimdi herkes öğrenecek senin kim olduğunu.

Görürsün sen.

Eğer bu kadın şimdi gidip herkese benim Ömer'e aşık olduğumu, onu öldürmeye

çalıştığımı söylerse biterim ben.

Mahvoldum.

Yok bir şey yapmam lazım.

Merve! Tünel!

Mavişim neredesiniz? O kadın burada.

İşte bu kadın.

Bırak. Bırak beni.

Ben tanıdım onu. Ömer'ime aşıktı. Ona musallat olmuştu. Tülay

'la arasını bozmaya çalışıyordu. Ama Ömer onu istemedi. Bu da Ömer'i

öldürmeye kalktı bu kadın. Öldürmeye kalktı bu kadın.

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.