All language subtitles for Rüzgarlı Tepe 207. Bölüm Winds of Love Episode 207

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Korkmayın lütfen.

Az da olsa bir şey hissediyor musunuz?

Bacaklarda his kaybı devam ediyor maalesef.

Aferin kız gözde. Planım işe yaradı. Kedi oğlu sonunda bir fare tuttum.

Kadıncağız hiçbir şey hissetmiyor.

Ben de neler geçirdim aklımdan. Yok yere günahını aldım.

Hiç mi umut yok doktor hanım? Ben her zaman böyle mi kalacağım?

Bir şey yapmamız lazım Songül teyze. Bir şey.

Bir şey bulmam lazım.

Buldun mu?

Gözde hemen söyle öleceğim stresten.

Bu benim yüzüm için botoks için sürdükleri krem var ya. O anestezik bir

krem. Uyuşturuyor o bölgeyi. His kaybı yapıyor.

Şimdi gidip o kremi getireceğim. Bolca ayaklarına süreceğiz. Doktor seni

muayene ederken de sen hiçbir şey hissetmeyeceksin.

İşe yarar mı ki emin misin?

Bilmiyorum ki.

Yarayacak ama yani başka çaremiz mi var?

İşte Ongül teyzeciğim, yatalak falan ne biçim konuşuyorsun öyle?

Hem daha kesinleşmiş bir şey yok.

Her şey iyiye de gidebilir değil mi?

Utan Zeynep.

Nasıl da şüphelendin.

Çok ayıp, çok.

Doktor hanım siz ne diyorsunuz? Yani teyzemin iyileşme süreci olumlu yalnız

verecek mi bize?

Tüm raporları inceledim. Durumu umutsuz değil ama tabii ne zaman iyileşebileceği

konusunda da net bir şey söyleyemem.

Bekleyeceğiz.

Ben aslında buraya gelirken size bir hasta bakıcı önermeyi düşünüyordum.

Çünkü böyle hastaların bakımı bayağı zor ve meşakkatli oluyor.

Ama görüyorum ki Songül Hanım'a çok güzel bakılıyor.

Düzeni aynı şekilde devam etsin.

Çünkü teyzeme benim karım bakıyor.

Gerekli özeni, gerekli merhameti gösteriyor. Hatta fazlasıyla gösteriyor.

Tabii yani hastamızın psikolojisi de çok önemli.

Sonuçta morali ne kadar yüksek olursa iyileşme süreci de o denli

hızlanacaktır.

Şimdilik bu kadar. Daha detaylı konuşmak için daha ayrıntılı tetkikler yapmak

gerek.

Zaten kontrollerin az kaldı teyzem. Biz gerekli tetkikleri yaptırırız.

Gerekirse size de İstanbul'a göndeririz bakmanız için.

Tabii.

Tamam o zaman.

Geçmiş olsun.

Size eşlik edelim buyurun.

Süper.

Bak.

O Zeynep'e nefes bile aldırmayacaksın. Duydun mu beni?

Doktorun söyledikleri işimize yarayacak.

Ben de böylelikle Halil'in yanında olabileceğim.

Görmemiştin geleceğini. Ay çok sevindim seni gördüm.

Kumru kuşu.

Seni gördüğüme bu kadar sevineceğim aklıma gelmezdi kumru kuşu.

Hoş geldin de.

Hiç iyi gözükmüyorsun.

Ne oldu bir şey mi oldu?

Sorun da bu ya zaten.

Hiçbir şey olmadı.

Ya o kadar uğraştım ama.

Bak.

Ellerim bomboş geri dön.

Umut beni istemiyor.

Açıkçası hiç şaşırmadım biliyor musun?

Umut abi tuhaf bir adam. Bunu söylüyordum zaten.

Tuhaf muaf ne yapalım teyzoşum üzülmüş.

Konuşalım mı birazcık ister misin?

Konuşacak daha katil biri yok saymış.

Ben odama gidip bir depresyona gireyim.

Başka türlü iflah olmalı.

Çıkınca konuşuruz.

Tamam teyzoşum.

Ne oldu?

Niye öyle bakıyorsun?

Kızakla.

Alır gözle bakayım.

Hayırdır?

Kapıyı niye açmamı istemediğinizi biliyorum.

Yukarıda bekliyorum.

Konuşacağız.

Öğrendi mi dersin? Sanmayayım. Kızlar yiyemez telefonunu engelledik.

Eren desen acara. Nasıl nereden bilecek?

Başka bir şeydir.

İnşallah.

Sen şimdi gel kocanla konuş onu oyalan.

Ben burada şükran nöbetine devam edeceğim. Tamam mı?

Tamam. Hadi kızım hadi.

Bak Zeynep doktorun dediğini duydun.

Yani bu tarz hastalarla uğraşması gerçekten yıpratıcı ve yorucu oluyormuş.

Ben de senin artık bu süreçte yıpranmanı istemiyorum. En kısa zamanda sana bir

bakıcı yardımcı tutulacak.

Ama teyzene iyi bakıldığını ve aynı şekilde kalması gerektiğini de söyledi

doktor.

Tamam.

Ama kendini çok yorup perişan etmeyeceksin.

Zeynep'i hemen yanına çağırsa oldu teyze.

Ali'cim teyzen için elinden geleni yapıyorsun ama iyi bir haber alamadık.

Yani iyileşeceğim ama çok üzülüyorum gerçekten.

Öyle içinden çıkılmaz bir durum yok ortada.

Doktor söyledi.

Teyzem iyileşecek.

Evet, benim de Söngül Hanım'ın iyileşeceğine inancım tam.

Benim de tek isteğim bu.

Ama her ne olursa olsun ben hep yanınızdayım.

Bu arada fabrika açılışı için davetli listesini acilen çıkarmamız gerek Halil.

Neredeyse hiç zamanımız kalmadı.

Haklısın. Çalışma odasını halledelim.

Benim yanımda bile çekinmiyor. Şimdi bir de baş başa mı kalacaklar?

Zeynep sen de geliyorsun.

Misliğe beraber bakacağız.

Zeynep!

Ben Songül Hanım'a baksam iyi olacak.

Siz de işinize ilgilenin.

Arzu'ya söyle, o baksın.

Olmaz.

Ben bakayım.

Hadi Halil'ciğim.

Kaybedecek vaktimiz çok yok o yüzden diyorum.

Antep'teki Şükran'la konuştum.

Ona yazdığın her şeyi gördüm.

Nasıl yani? Ne konuştun?

Evet. Konuştum.

Mirasla ilgili konuşmam gereken bazı konular vardı.

Avukatı arayıp numarasını istedim.

Hayır bir de...

Kadının numarasını engellemişsiniz ya.

Aradığımda dakikasında anlattı tabii her şeyi.

Sen ne dedin peki?

Ne diyebilirim Selma? Ne diyebilirim?

Karımdan ayrılmayacağımı söyledim tabii.

Konuyu kapattım.

Senin yapmadığını yaptım yani.

Eren.

Aslında ben... Sen ne Selma?

Sen ne?

Nasıl öyle bir mesaj attın o kıza? Nasıl?

Ben... Şükran'ın adını duyunca... Antep'teki zannettim.

Ne bileyim işte yanlış anlamışım.

Özür dilerim Eren. Lütfen affet beni.

Sen... Hiç mi inanıp güvenmiyorsun bana Selma?

Biz kaç kere konuştuk bunları Selma?

Kaç kere konuştuk?

Ne dedik?

Birbirimizle konuşacağız dedik. Söz verdik.

Ne oldu o söz?

Eren evet. Ne söylesem ne desen haklısın.

Çok mahcubum.

Ama ne bileyim işte ben Şükran'ın adını görünce.

Affet beni lütfen.

O mesajları yazarken.

O kadar işim acıdı ki.

Ama ne yaptıysam seni çok sevdiğim için yaptım gerçekten.

Özür dilerim.

Gel buraya.

Ah Selma.

Ne yapacağız biz seninle böyle?

Güne kadarkiler iyi günlerindi Zeynep.

Asıl bundan sonrasını görsen.

Bu krem de kaldı bacaklarımda ya.

Yan etki falan yapmasın?

Suyla temizlesem mi?

Geldin mi Zeynepciğim?

Herhalde bu doktor stres yaptı bende, muayene falan.

Ter bastı bana ya, bir banyo yaptırır mısın bana?

Tabii.

Tutunun bana.

Yavaş.

Sıcak su çok iyi geldi.

Saatler olsun.

Bundan sonra her gün banyo yapalım.

Herhalde sıcak su kaslarımı gevşetiyor. Belki iyileşmeme bir faydası olur.

Gel.

Ay bu dört duvar çok bastı beni.

Biraz dışarı çıkıp hava mı alsak ya? İyi gelir.

Çıkalım tabii ama üşümez misiniz? Yeni banyo yaptınız.

Ne o? Sıkı giydirirsin üşüme.

Ben aslında buraya gelirken size bir hasta bakıcı önermeyi düşünüyordum.

Görüyorum ki Songül Hanım'a çok güzel bakılıyor.

Düzeni aynı şekilde devam etsin. Tabii. Siz nasıl isterseniz.

Ben bize yardım etmesi için Cemil'i veya Hakan'ı çağırayım. Ondan sonra çıkarız.

Tamam canım.

Bence bu.

Kesinlikle bu.

Ay ilahi Halil. Az önce de aynısını gösterdin. Döndün dolaştın yine aynısını

gösteriyorsun. Çok beğendin herhalde bunu.

Beyazgül severim.

Ben de.

Ayrıca acele karar veriyorsun Halil Fırat.

Acele karar verme. Yani bir gör.

Hatta kokla. Öyle bir taneye takılıp kalmamak lazım.

Ne diyor bu be?

Bak. Bak şurada çok güzel mesela.

Ona da bir şans verebiliriz.

Böyle. Sadece bir taneye bakmakla olmuyor.

İşte işin nehli de geldi.

Biz de fabrikanın açılış töreni için...

Çiçek aracmanlarına bakıyorduk da.

En güzel çiçekleri benim karım seçer.

Yardım etmek ister misin bize?

Zeynep sen iyi misin?

İyiyim.

Böyle bir yorgun görünüyorsun.

İstersen yapılacak bir şey varsa bana söyle ben halledeyim. Sen biraz dinle.

Dua et kocama güvenim tam. Yoksa bir dakika tutmazdım seni burada.

Hadsiz.

Zeynep.

İyiyim ben. Sorun yok. Yorgun da değilim.

Halledebilirim kendimi.

Hem siz işinizden olmayın.

Ben Hakan'la bir şey isteyecektim de gördün mü nerede?

Hakan en son bahçedeydi. Orada gördüm. Tamam.

Kolay gelsin.

Sağ ol.

Halil.

Devam edelim mi?

Yapılacak çok işimiz var ya.

Edeyim tabii, edelim.

İstersen ayakta kalma, gözde geç. Ben gösteririm sana buradan.

Tamam.

Bence çiçek işi tamam.

Karar verdin o zaman.

Çok

sağ

ol Hakan.

Ben devam edebilirim artık.

Ne demek yenge.

Yapabileceğim başka bir şey varsa oralarda inme.

Şimdilik yok olursa haber veririm sağ ol. Tamamdır.

Hadi şimdi de it kolaysa.

Allah Allah.

Ne oldu niye gitmiyoruz?

Anlamadım ki ittiriyorum ama gitmiyor.

Ben niye o kadar giyindim hazırlandım?

Hadi git biraz daha.

Bana bırak.

Onun yüzünden gitti yapış.

Her sorduğumda iyiyim diyorsun.

İyi misin gerçekten?

Çok yoruldu çünkü.

Bana o kadar iyi bakıyor ki Zeynep.

Benim için çırpınıp duruyor. Ama bu kadar hava almak bana iyi geldi Zeynep

'ciğim. Hadi artık içeri geçerim. Sen de biraz dinlen.

Siz doktordan sonra ne yaptınız teyzem?

Karı meziyet etmiyorsundur umarım.

Vallahi bir sürü şey yaptık.

Zeynep bana banyo yaptırdı.

Sonra güzel bir kahve yaptı. Onu içtim.

Bir de odada çok sıkıldım diye dışarı çıkarayım sizi dedi. Böyle sıkı sıkı

giydirdi. Bahçeye çıkarttı.

Çok yoruldu bana bakmaktan çok.

Ama biliyor musun Halil?

Zeynep bana o kadar iyi bakıyor ki.

Kraliçeler gibi hissediyorum kendimi. Canım benim.

Estağfurullah. Ben elimden geleni yapıyorum. Sadece o kadar.

Karım.

Sen çık güzelce bitin. Ben yorulmuşsundur.

Hakan'a da söyle yanıma gelsin.

Teyzemi biz çıkartırız odasına.

Peki madem.

Bundan sonra odandan çıkmak istediğin zaman bunu Zeynep'e değil Arzu'ya

söyleyeceksin.

O çıkaracak seni.

Ki ben senin niyetinin iyi olduğuna... ...bu hastalık durumunu kullanıp Zeynep

'e eziyet etmediğine ikna olayım.

Anladın mı?

Ben olayım mı?

Bu ne ya?

Şimdi bir şey de yazmıyor.

Halil'den yok bir şey yok sanırım.

Şimdilik yok.

Buralardayım. Eyvallah sağ olun.

Kahretsin. Bırak onu elinden Arzu bırak.

Halil'ciğim.

Hadi sen karının yanına git. Geri kalanıyla Arzu ilgilenir. Arzu.

Başka bir şeye ihtiyacın varsa hemen hallettireyim.

Yok hiç ihtiyacım yok. Temiz hava biraz çarptı. Uzanıp dinleneceğim. Tamam. İyi

istirahatler.

Ne o elimdeki? Nereden buldun onu?

Resimleri değiştirirken yerde buldum.

Ver bakayım şunu.

Markası falan da yok. Ne olduğu belli değil. Çöpe at bunu.

Arzucum hadi yatağa yatır beni!

Avustralya'ya gelip, bütün işlerimin başına geçmeni istiyorum Eren!

Senden çok memnunum!

Avustralya mı?

Güzel bir ev, eşin içinde senin içinde araba!

Adapte olacaksınız eminim.

Hem doğacak çocuğunuz da burada en iyi şartlarda yetecek. Hiç merak etme.

Şükran Hanım.

Teklifiniz beni gerçekten çok onurlandırdı. Ama biliyorsunuz ki Selma

'nın da benim de ailelerimiz burada.

Çocuğumuz doğduğunda ailesiyle olsun istiyoruz biz.

O yüzden maalesef teklifinizi kabul edemeyeceğim.

Lütfen hayır deme.

İyice bir düşün. Tart.

Şimdi öteki toplantıma giriyorum.

Eşine sevgilerimi ilet. Sonra tekrar konuşuruz.

Tamamdır. Görüşürüz.

Çok güzel imkanlar sundu. Ama ben gerçekten çocuğumuz burada büyüsün

istiyorum. Burayı çok seviyorum.

Sen nasıl istersen öyle olacak.

Zaten bu konuda aynı fikirdeyiz.

Aşkım şimdi benim çalışmam lazım biraz.

Tamam. Kolay gelsin.

Beni çağırmışsın.

Otursana.

En son affedilmeyecek bir hata yapmıştın.

Şimdi ben sana hatalarını tek tek sayıp rencide etmeyeceğim seni burada.

Hatırlatmana gerek yok.

Zaten aklımdan hiç çıkmıyor ki.

Çok pişmanım Halil.

Keşke zamanı geri alabilsem.

Farkındayım.

Sana en son bir şans verdim.

Yani hatadan dönmek de bir erdemdir.

Sen bunu başardın.

Verdiğim şansı iyi kullandın.

Uzun zamandır seni görüyorum, takip ediyorum.

Ablamın mutlu olması için de çok büyük bir çaban var.

Bunun da farkındayım.

O yüzden... ...sana bir şans daha vereceğim.

Yeni ve son bir şans.

İşle ilgili.

Senin de Gülhan'ın da yaptıklarını hiçbir zaman unutamam.

Beni hayatınızdan çıkartmak yerine bana sahip çıktınız.

O yüzden ne iş verirsen kabulüm.

Fabrikanın başına geçeceksin.

Hafta başı da işe başlayacaksın.

Ay evet Gizem ya.

Haklısın. Telefonda anlat anlat bitmiyor.

Dediğin gibi hafta sonu bizim kafede buluşmak en iyisi.

Tamam canım.

Görüşürüz Abdüm.

Doğru mu duydum Halil?

Sen şimdi Eren'in başında olduğu fabrikanın başına beni mi geçiriyorsun?

Aynen öyle.

Ben buna çok sevinirim tabii ama... ...Eren ne olacak?

Sen orasını düşünme bana bırak.

Sanırım Eren eniştemi işten kovacak.

Anne duyunca inanamayacaksın bunu.

Var gücümle çalışacağım. Söz veriyorum.

Seni utandırmayacağım.

Kartvizit bastırmakla başla.

Bu da elimde kaldı ya.

Efendim Birol?

Ne demek paran bitti?

Daha yeni gönderdim sana para.

Yetmedi falan anlamam ben Birol.

Yettireceksin. Sen orada yan gelip yatarken sabahtan akşama kadar

insanların arkasını toplayan, anası ağlayan benim burada.

Senin bunlardan haberin var mı? Yok. Senin tek bildiğin ne? Arayıp sadece

para istemek. Evin anamının sırrından da bir şey çıkmadı. Bu yok bende para.

Yeter artık.

Bitti bu iş.

Daha fazla arama beni.

Kendine başka bir enayi bulursun.

Çarşafları yeni değiştirmiştim. O yüzden sadece yastık kılıflarını değiştirdim.

Allah'ım şu vicdan azabını tez zamanda bitir.

İyileşsin artık son bir anım lütfen.

Ay!

Boncuğum! Ne oldu sultanım ne bu telaş? Sana çok önemli bir şey söyleyecektim

ama bir türlü hatırlayamıyorum.

Tamam acelesi yok ya canım hatırlayınca söylersin. Tamam tamam.

Ne oldu senin koluna?

Önemli bir şey değil canım ufak bir yanık sadece. Ay kızım çok kötü yanmış

bu.

Hani senin özel tarifin var ya onu sürüyorum iyileşecek merak etme. Yok

olmaz öyle şey. Nerede o krem bakayım ben süreceğim.

Bak orada.

Geç bakayım şöyle otur.

Otur.

Aç.

Bak kıyamam ben sana.

Canım müsait miydin?

Müsaitim abla gel.

Tekin'e yeniden güvenip şans verdiğin için çok teşekkür ederim.

Senin mutluluğun benim için birçok şeyden önemli biliyorsun abla.

Sen nasılsın? Biraz canın sıkkın gibi.

Teyzem. Yaptıklarını biliyorsun işte.

Zeynep'le bir araya gelmeyelim.

Uzak kalalım diye hastalığını bahane edip ona eziyet ediyor gibi düşünüyorum.

Yani öyle hissediyorum bilmiyorum.

Yani teyzem geçmişte çok hata yaptı haklısın.

Ama şimdi muhtaç durumda ben zannetmiyorum.

Ne güzel uyumuşum öyle.

Günlerce uyudum sanki.

Sizin sesinize uyanmak da pek güzel.

Dur sultanım ne bu telastaki? Hatırladım. Unutmadan hemen söyleyeyim

dedim.

Kızım sen beni dinlemiyor musun?

Ya telefon benim elimde değildi. İçeri girdiğimde onun elindeydi. Ayakta

duruyordu böyle. Sonra gitti yattı.

Songül Hanım mı?

İşte adı o.

Unutmuşum.

Neden acımıyor?

Uyuşuk gibi sanki.

Hissiz.

Bu benim yanık kremim değil.

O böyle kokmuyordu.

Kutusu da aynı değil sanki.

Sultanım.

Şimdilik sen bunu başka kimseye söyleme olur mu? Aramızda kalsın.

Olur. Ben hemen geleceğim. Tamam kızım.

Ben o kremi almaya gelmiştim. Burada unutmuşum.

Senin mi bu?

Yok hayır. Songül Hanım'ın odasında buldum.

Çöpe at demişti ama burada unutmuşum.

Bu krem şimdilik bende kalsın Arzu.

Sultanım. Arzu seni odana götürsün olur mu şimdilik? Ben yine uğrarım konuşuruz.

Tamam kuzum tamam.

Gel kızım.

Halil haklıymış.

Kazayı bile hırsların için kullandın sen.

Sırf doktor yürüdüğünü, hatta hissettiğini bile anlamasın diye bu

kremi kullandın.

Bunların hepsini itiraf edeceksin Songül Hanım.

Ne oluyor sana ya? Ne bu hali?

Yürüdüğünüzü biliyorum Songül Hanım.

Ne diyorsun sen be? Ne yürümesi?

Daha fazla devam etmeyin Songül Hanım. Kremi yakaladım işte.

Halil haklıymış. Sizin tek derdiniz bana eziyet etmekmiş gerçekten.

Zor geldi değil mi yatalak kadına bakmak? Ne uyduracağını şaşırıyorsun.

Ver şu kremi.

Kalkıp alabilirsiniz bence.

Hala kalkıp alabilirsiniz diyor ya.

Yürüyemiyorum diyorum anlıyor musun? Ver şunu.

Bu sefer öyle kolay kurtulamayacaksınız siz. Yaptığınız kötülüklerin bedelini

ödeyeceksiniz. Anlatacağım ben her şeyi Halil'e. Hiçbir şey anlatmayacaksın.

Tongin Hanım yeter ama sizin yaptıklarınız artık.

Ne oluyor burada?

Kan bağım var demem.

Teyzem demem.

Ki bu çiftlikten.

Yaş yapılarda bile barındırmam seni.

Unut Zeynep.

Songül Hanım bu kremi kullanarak doktor da bizi de kandırmış.

Aslında yürüyebiliyormuş ama tam da senin dediğin gibi bana eziyet etmek

için rol yapıyormuş.

Ben ihtimal vermemiştim.

Ama gerçekten senin dediğin gibiymiş.

Kumru odasında rahat etsin diye ben misafir odasına geçtim Selma.

Yastığımı, yorganımı, nevresimi her şeyi taşıdım. Sen merak etme.

Temizlerini mi verseydim anne sana da?

Daha dün değiştirdik yavrum hiç gerek yok.

Selma bir şey soracağım sana.

Halil ile Eren'in arasında ne var?

Bir şey yok.

Nasıl yani anlamadım.

Merve aradı şimdi.

Halil'le Tekin'i konuşurken duymuş.

Halil fabrikanın başına Eren'in yerine Tekin'i getirecekmiş.

Yok canım. Olur mu öyle şey?

Merve yanlış anlamıştır bence.

Kızım bunun yanlış anlaşılması mı var? Bire bir duymuş işte.

Yani ayrıca Halil iş konusunda profesyonelliği asla elden bırakmaz.

Eren'le olan arkadaşlığına güvenme yani.

Ömer'in can düşmanı ile bile iş yapmaya kalktı hatırla.

Yani evet haklısın.

İş hayatında duygulara yer yok.

Ben ne yapsam bir Zeynep mi arasam acaba? O biliyordur belki.

Tamam ara ama sakın yekten sorma. Merve ile beni çok zor durumda bırakırsın laf

taşıyormuşuz gibi.

Ağzını ara.

Bir açıklaman var mı buna teyze?

Krem senin mi?

Krem benim.

Duydum konuşulanları.

Haklısın Zeynep.

Bana bakmak sana ağır geliyor.

Ama bu halde olmayı ben seçmedim Zeynep.

Zeynepciğim.

Songül teyzenin eline çorba dökülmüş. Eli yanmış.

Ben de acısını hafifletmek için kendi kremini sürdüm.

Aynen öyle.

İyi de çorba dökülmedi ki.

Minicik bir damla geldi sadece.

Hala ne diyor ya?

İnanmıyorsan gel bak.

Parmaklarım kıpkırmızı.

Bundan sonra her şeyin arzu ilgilenecek.

İtiraz istemiyorum.

Ne oldu Zeynep Hanım?

Halil bana inandı gördün mü?

Özür dilerim Halil.

Benimle ilgilenmek Zeynep'in dengesini bozdu.

Biliyorum çok zor.

Ama yürüyememeyi ben seçmedim.

Yine dakika başı ayrılmayacak Halil'in yanından.

Kasa bakısı.

Vicdan onu rahat bırakmayacak.

Görürsün.

İlla ben bakacağım diye tutturacak.

Öyle mi diyorsun?

Kesinlikle.

Bekle ve gör.

Gerçekten yanılıyor muyum acaba ben?

Ama babaannem görmüş işte söyledi yürüdüğünü.. Gerçi.. Babaannemin sözünün

güvenirliği de tartışılır hastalığı yüzünden ama.. Bende gördüm oynattı

ayağını..

Ablacığım..

Zeynep.. Nasılsın ablacığım?

İyiyim, iyiyim sen nasılsın?

Bezelye ne yapıyor, büyüyor mu?

İyi teyzesi. Bir problemi yok.

Annem nasıl?

Kumru teyzeden haber var mı?

Annem iyi.

Teyzem de döndü eve.

Olmamış. O da vazgeçmiş.

Sizde durumlar nasıl?

İşler nasıl gidiyor? Yoğun musunuz?

Valla artık benim bir yoğunluğum yok.

Serdar Bey'in temsilciliği başkasına verildi.

Nasıl yani?

Halil bir şey yapmadı mı?

Böyle olmasını en çok isteyen Halil'di aslında.

Ablacığım benim evle ilgili halletmem gereken bir iş var da.

Ben seni daha sonra arayayım mı? Uzun uzun konuşuruz.

Tamam ablacığım.

Sen hallet işlerini.

Konuşuruz sonra.

Teyzene bakmaya devam etmek için seni ikna etmem şart.

Gördüğünü ancak yanında olarak ispatlayabilirim.

Ya bak işte.

Kendi karısına acı mı yan?

Başkasının gözünün yaşına bakmaz koyar kapının önüne.

Haklısın galiba anne.

Ateş olmayan yerden duman çıkmaz Selma.

Merve duyduğuna göre illa altından çıkar bir şeyler.

Bir dünya borcumuz varken zamanı mı şimdi?

Eren işsiz kalırsa nasıl ödeyeceğiz onca borcu?

Halil.

kremi bulunca her şeyi yanlış anladım. Hata ettim özür dilerim.

Bir daha tekrarlanmayacak.

Lütfen ben son gün önüme bakmaya devam edeyim olur mu? O iş bitti Zeynep.

Unut onu.

Artık bakmayacaksın.

Başka şeylere odaklanmanı istiyorum artık.

Mesela bize.

Bak Zeynep bu süreçte çok yıprandın. Sinirlerim bozuldu artık.

Yemek yemiyorsun.

Uyumayı unuttun.

Konu kapandı. Ama Halil.

Aması falan yok Selim. Bundan sonra sadece hayallerine ve bana

odaklanacaksın.

Gel.

Müsait miydiniz? Evet.

Hayır.

Halil.

Açılış için yarım kalan çalışmamızı tamamlamak için gelmiştim ben ama.

İyi yapmışsın. Devam edebiliriz zaten. Karımla konuşmamız da bitmişti.

Yok bitmemişti. Halil yanılıyor.

Bu da ayrı kutu gibi sağ olsun.

Her yerde bitiyor anında.

Maşallah.

Canım benim.

Ne?

Sen kıskandın da beni.

Yok saçmalama ne kıskanacağım.

Yani bitmemişti ki konuşmamız. Benim de söyleyeceklerim vardı ben ondan.

Sen kıskanınca daha

bir güzel oluyorsun sanki.

Kıskanmadım. Çok yakışıyor sana.

İşin şakası bir yana.

Bundan sonra benim güzeller güzeli karım sadece evliliğimize odaklanacak.

Aklında başka hiçbir düşünce olmayacak.

Bak ben öyle ihmakarlığa gelemem ha.

Haberin olsun Zeynep Fırat.

Gideyim ben.

Nasıl ters baktı Gözde'ye. Yok falan diyor ama gerçekten beni ondan

kıskanıyor olabilir mi?

Yok canım.

Kıskanmaz Gözde'yi.

Gel gözüne otur.

Devam edelim. Sağ ol Ali.

Bu saate kadar ne çalışmasıymış ya bu?

Bitmek bilmedi.

Yok ben bir mesaj atayım şuna.

Ne zaman geleceksin?

İşimiz bitince geleceğim.

İşiniz bitince demek.

Orasını ben de biliyorum da kaçta geleceksin yani?

Allah Allah.

Tamam sakin ol Zeynep.

İyi. Size kolay gelsin.

Şaka değil.

Gerçekten kıskanıyor beni gözleden.

Dur bakalım anlarız.

Sen beni bekleme Yat. Biz sabahlayabiliriz burada.

Ne?

Sabahlayabiliriz ne ya?

Yok. Olmaz.

O kızla aynı odada sabahlamasına izin vermem ben.

Bir şey yapmam lazım.

Bir şey yap Zeynep.

Düşün hadi bir şey yap.

Evraklardan biri odada kalmış.

Önemli olabilir.

Getireyim mi?

İşte ispatı.

Benim Ayşe. Şimdi yanında olup yüzünün şeklini görmek vardı.

Kıskançlıktan beni lime lime edebilirsin eminim.

Of bu ne ya? Pip pip pip mesajlar. Seni aşıklar gibi.

Gerek yok. Tüm evrakların fotokopisi burada var.

Sen de oyalanma daha fazla.

Yat uyu. Dedim ya bizim işimiz uzun sürer.

Yatıp uyuyayım.

Baya baya istemiyor yanlarına gitmemi.

İyi be al.

Yok bu iş böyle olmayacak.

Mesajın işe yarayacağını biliyordum.

Bir saç kesmedi çıktı kendi geldi.

Buyur.

Hoş geldin hayatım.

Hoş buldum.

Ben hırkamı unutmuşum da buralarda. Onu aramaya gelmiştim siz hiç rahatsız

olmayın.

Olmadınız zaten.

Pardon.

Davetliler listesinde eksik birkaç isim vardı.

Ben onları ekledim. Yarın sabah ilk iş.

Onları da ara olur mu?

Tabii.

Hallederim.

Sen üstüne mi oturdun acaba?

Üstüne mi? Yok.

Zeynepsin bulamıyorsan söyle bizde yardım edelim.

Böylelikle bölünmemiş oluruz.

Yok sen bugün yeterince yardım ettin zaten bana.

Sağol.

Yok galiba başka bir yerde unuttum ben sanırım.

Siz işinize bakın kolay gelsin.

İyi çalışmalar size.

Kolay gelsin.

Halil uyuyorum ben.

Haberin olsun.

Tamam karım. Ben arkayı bulursam getiririm sabaha doğru.

Rütben arttı asil sevdam.

Bundan böyle hem inatçı hem de kıskanç geçmişim benim.

Neredeyse sabah olacak. Ama benim sevgili kocam hala gelmedi.

Gidip baksam mı acaba bir daha?

Yok olmaz bu sefer ne uyduracağım.

Anlarlar.

Ama adını biliyorum kıskanç keçim.

Kıskanç falan değilim ben.

Ama numaracı olduğun kesin.

Yok ben yeni de almıştım öykü. Senin sesinle uyandım.

Bu ara biraz ayrı ve zor geçişiyoruz günlerimizi.

Ama önemli olan ne biliyor musun?

Ayrıyken de yan yana oturmuşu bilmek.

Ve ne olursa olsun... ...birbirimizi sevmekten asla vazgeçmemek.

Bir an bile vazgeçmedim zaten.

Asla da vazgeçmeyeceğim.

Ömrümün sonuna kadar... ...hep seni seveceğim Zeynep.

İyi ki evleniyorsun.

Günaydın Ayışığım.

Sen banyodayken işlerimi halletmeye gidiyorum.

Üşürsen diye dün akşam aradığın ırkayı yanına bıraktım.

Bugün fabrika açılışı var.

Karımla el ele o açılışta olmak istiyorum.

Her şeyi geride bırakıp hayallerine odaklanmanı istiyorum.

Tabii ya.

Fabrika açılışı.

Fabrika açılışı, Songül Hanım'ın yürüdüğünü kanıtlamam için büyük fırsat.

Herkes açılışta olacak.

Evde de kimse kalmayacak.

Songül Hanım rahat rahat hareket edecek.

Ben de belki bu sayede yürüdüğümü ispatlayabilirim.

Ama, nasıl yapacağım bunu?

Sen ne diyorsun aşık?

Ne yapsam sence?

Aşık.

Aşk olsun sana.

İşine geldiği zaman şakıyorsun. İşine gelmeyince tut yemiş böbür gibi

susuyorsun.

Yalnız o böbür değil.

Kanarya.

Sen...

Sen ne zamandan beri oradasın? Beni mi dinliyordun? Ben fark etmedim.

Ne o?

Aşağı söylemen de sakınca olmayan ama benim bilmediğim benden sakladığım bir

şey mi var?

Yok canım.

Sadece... Korktum.

Korktun.

Yani şimdi sana kesme şeker vermek lazım ama... Yanımızda yok.

O yüzden...

İkinci planı devreye sokuyorum.

Mecburen karımı öpeceğim.

Saçlarımız tak dolaşıp tasta olalım.

Kurulayalım.

Sonra... Kıyafetlerimizi değiştirip açılışa gideceğiz.

Unutma. Oradan birlikte el ele gireceğiz.

Bir de artık... Havlu engelimiz kalmadığına göre...

Ben karımın korkusunu alayım.

İyice korunuyor.

Sen bu dünyanın en güzel kadınısın.

Ama öyle baktığına göre, benimkiler de üstüme yakıştı sanırım.

Hem de nasıl.

Aklımı başımdan aldın resmen. Nasıl düşünmem gereken şeyi düşünemiyorum

sayende.

Kol düğmelerimi takmama yardım eder misin?

Tabii.

Çözüm bana bakıyormuş da görmüyormuşum. İğne iplik.

Koldaçı mı?

Artık hazırız.

Çıkalım mı?

Çantamı alayım, çıkalım.

Hay Allah.

Ne oldu? Nasıl oldu ki?

Giyerken böyle değildi şuna baksana.

Gidemem ki böyle.

Tamam canını sıkma.

Daha vakit var.

Yeni elbise giyersin. Olur biter.

Yok olmaz.

Yani ben bunu giymek istemiştim. Seninkiyle de uyumlu. Aklımda başka bir

şey yok.

Tamam dert etme güzel gözlüm.

Gideriz aynısından alırız.

Yok canım.

Ben dikerim hemen şimdi.

Emin misin?

Eminim. Hatta şöyle yapalım. Sen istersen Merve ile babaannemi al. Önden

git. Geç kalmayın.

Hakan arabasını bırakırsa ben bunu dikip gelirim. Yetişirim.

İyi de benim güzel karım. Beraber girecektik. El ile girecektik.

Ben gelince yine tutarım senin elini.

Merak etme.

İyi peki.

Benden içim böyle rahat edecek.

Öyle olsun.

Ama sakın geç kalayım deme.

Tamam.

Özlerim ben seni.

Efendim Eren?

Gelemeyeceğim için özür dilerim Halil.

Teyzenin yürüdüğünü kanıtlamam lazım. Başka şansım yok.

Halil açılışta olmak gerçekten çok isterdim. Ama fabrikadaki dikkatsizliğim

yüzünden sorunları çözmem lazım.

Tamam yine uğraşırsın. Biraz ara ver.

Açılışa gel.

Sonra devam edersin.

Yok Halil ya.

Gerçekten.

Erteleyemem. Zaten sana çok mahcup oldum.

Bir an önce çözmem lazım bunu.

Yoksa içim rahat etmez.

İyi bakalım.

Sen nasıl istiyorsan öyle yap.

Bu arada seninle konuşmam gereken önemli bir mesele daha var.

Neyle ilgili?

Öyle telefonda olmaz.

Yüz yüze konuşuruz.

Anladım.

Tamamdır. Ben bir ara çiftliğe uğrarım kardeşim.

Görüşürüz. Eyvallah.

Kapat.

Canım. Halil'le mi konuşuyordun?

Evet.

Ne diyor? Bir şey mi olmuş?

Yok.

Benimle konuşmak istiyor.

Önemli bir şey herhalde.

Yüz yüze konuşmak istedi.

Ben bir ara çiftliğe gidip konuşurum onunla.

Ben biliyorum galiba Halil seninle ne konuşacağını.

Çok üzüleceksin ama ben üzülmemen için her şeyi yapacağım.

Aşkım otursana.

Eren.

Benim seninle bir şey konuşmam gerekiyor.

Ben düşündüm de.

Şükran Hanım'ın yaptığı teklif sanki bizim için çok iyi bir fırsat gibi.

Yani ne bileyim yeni bir ülke, yeni insanlar çok heyecanlı olabilir bizim

için.

Allah Allah.

Aşkım sen değil miydin çocuklarımızı burada büyütelim ya?

Birden bire fikrin nasıl değişti?

Düşündüm dedim ya Eren.

Hatta düşündükçe heyecanlandım bile.

Eren taşınalım Avustralya'ya. Bizim için çok daha iyi olacak.

Son planıma yemek hazırlamıştım. Siz açılışa gitmeyeceksiniz sanırım.

İsterseniz size de hazırlayayım demek için gelmiştim.

Gerek yok.

Elbisemde ufak bir aksilik çıktı da geç kaldım o yüzden. Şimdi çıkıyorum ben de.

Gel.

Ne oldu?

Konuştun mu Zeynep'le?

Konuştum. Son dakika kıyafetinde bir sorun yaşamış. O yüzden Halil Beylerle

gidememiş. Ama şimdi hazırlanmıştı, çıkıyordu.

Yani evde yalnız mıyız?

Evet evet.

Evde bir siz bir de ben varım. O kadar.

O zaman parti başlasın Arzu.

Siz yürüyebiliyor musunuz?

Arzu.

Eğer bu gördüklerini herhangi birine söylersen

yakarım seni. Anlaşıldı mı?

Yok ben öyle bir şey yapmam asla. Merak etmeyin.

Güzel.

Şimdi çarşıdaki pastaneye git.

Oradan bana o cevizli ıslak keklerden al.

Ben de şöyle kendime ellerimle güzel bir kahve yapayım.

Kekin yanında içerim.

Ben yapabilirim isterseniz size keki.

Yok istemem Arzucum. Senin elinin tadını beğenmiyorum ben. Bir de o kadar süre

bekleyemem kek yapmanı.

Hemen yiyip içmek istiyorum.

Hadi git sen. Peki siz nasıl isterseniz.

Sen şimdi arabayı al çiftlikten uzak bir yere park et. Benim de evden çıkmadığımı

kimseye söyleme tamam mı? Emredersiniz Zeynep Hanım.

Evde kimse kalmayınca rol yapmana da gerek kalmayacak değil mi Songül Hanım?

Bütün yalanın çıkacak ortaya birazdan.

Buradasın.

Haklıymışım. Yürüyormuş işte. Hepimizi kandırdı. Halil de öğrenecek.

Karım.

Açılışa gelemiyorum ben. Şimdi sana neden gelemediğimi göstereceğim.

Evet, seni dinliyoruz Sami Hanım.

Seni?

Anlatın bakalım.

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.