All language subtitles for Rüzgarlı Tepe 204. Bölüm Winds of Love Episode 204

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Beni de anlayın lütfen Halil.

O kadar aciz bir hale düştüm ki... ...bu muhtaçlığımı bir yabancının görmesini

istemiyorum.

Teyzeciğim... ...ben yanımdayım.

Buradayım her zaman.

Bir şeye ihtiyacın olursa hep yanında olurum ben senin.

Gülhan biliyorum.

Çok iyi bakacağına da eminim.

Ama sen daha çok benim bebeğini kaybettin bir tanem.

Sen kendin iyi değilsin ki zor bir süreçten geçiyorsun.

Benim bakmama en doğrusu olur.

Ben iyileşmeniz için elimden geleni yapmaya hazırım.

Ben yine de teyzemle profesyonel bir bakıcının ilgilenmesi taraftarıyım.

Ama tabii yine de siz bilirsiniz.

Zeynepciğim, ihtiyacın olduğu her zaman buradayım, biliyorsun.

Buna bakmam gerekiyor.

Merhabalar Serdar Bey, buyurun.

Zeynep selam. Ben geldim.

Yeşilpınar'dayım. Fabrika açılışı için belgelendi durumda.

Hoş geldiniz. Bugün saat 1'de üretim makinelerinin dağıtıcısı Özer Bey'le

buluşacağım.

Son imzayı alacağım sözleşme için.

Böylece fabrikanın açılışı için tüm belgeler tamamlanmış olacak.

Tabii ben mutlaka süreçten haberdar ederim sizi. Görüşmek üzere.

Saat on ikide fizik tedavi uzmanınız gelecek.

Tedavinizi aksatmaya.

Canım benim.

Ne kadar iyi, ne kadar fedakar bir kız bu Zeynep.

Kardeşimin ona neden bu kadar aşık olduğunu anlamak hiç zor değil.

Bak... Kaç zamandır sana bunu nasıl anlatacağımı düşünüyordum.

İnan benim için de çok zor.

Ama söylemem lazım.

Hayır Eren.

Benden boş olmak istediğim düğmeye hiç hazır değilim.

Değilim.

Ama bak sustukça sana söyleyemeyince...

...içimde çığ gibi büyüyor.

Selma!

Selma. Aşkım duyuyor musun beni?

Anne. Tülay anne.

Selma bayıldı.

Selma. Canım. Bayıldı mı? Ne?

Kınalı kaşığım. Ne oldu karına?

Selma yavrum.

Bilmiyorum ki.

Konuşuyorduk birden bayıldı.

Anlamadım. Selma yavrum duyuyor musun beni? Kızım. İyi misin?

Oğlum soğan koklatak. İyi gelecek ben hemen getireyim. Yok hayır.

Hastane. Ambulans.

Hemen ambulansı arayan.

Telefon mu verdi benim? Oğlum sakin ol. Sakin ol.

Ne ambulansı ne hastanesi?

Alıyorlar gerçekten.

Kendine geliyor.

Annem. Selma.

Kendine geliyor.

Yavrum.

Çok şükür.

Korkuttun bizi kızım.

Selma.

Kalpten götürücüydün. Çok şükür. Gel şuraya biraz otur.

Başım döndü bir anda.

Gel. Yavaş. Yavaş gel.

Gel kızım gel.

Canım. İyi misin?

Bu böyle olmaz. Hastaneye gidelim.

Yok canım.

Gerek yok hastaneye.

İyiyim ben.

Herhalde tansiyonum düştü bir an. Ama geçti.

Tamam.

Hastaneye gitmiyoruz.

Ama doktoru çağıracağım.

Yoksa kim rahat etmez.

Evet evet.

Doktor görsün kızım. Benim de içim rahat etmez.

Hadi iç kızım suyunu. Hadi kızım hadi. Sen onu iç. İyi gelecek.

Hadi sen de çağır oğlum.

Al büyüdüm çocuğum. Hadi iç yavrum. Kızı iç.

Aferin.

Hem boşanmak istiyor.

Hem de benim için endişeleniyor.

Neredesiniz şu an tam olarak?

Anladım o halde birazdan çiftlikte olursunuz.

Bekliyoruz.

Fizik tedavi uzmanıyla konuşuyordum. Yoldaymış gelir birazdan. Tamam.

Fizyoterapistle konuştuktan sonra çıkıp Özer Bey'le buluşacağım. Saat bir için

sözleştik.

Hatta ben çıkarken giyeceklerimi şimdiden hazırlayayım. Aradan çık hızla.

Elim size bekleyebilir.

Gel biraz konuşalım seninle.

Ben senin mutlu olmanı istiyorum.

Halil ben mutluyum zaten.

Senin yanındayken aksi mümkün değil ki.

Biliyorum. Ama bahsettiğim konu bizimle alakalı değil.

Yani bu teyzeme bakma meselesi.

İçime hiç sinmiyor.

Kendini suçladığın için buna mecbur hissediyorsun kendini.

Biliyorum.

Ama öyle değil.

Bir şeye mecbur değilsin.

Sadece kendimi suçladığım için değil ki.

Ben böylesinin doğru olduğunu düşünüyorum.

Haklı olabilirsin.

Ama bak biz daha yeni evlendik.

Önümüzde mutlu geçireceğimiz çok güzel günler var.

O kadar işimiz var bizim. Fabrika açılışı olacak.

Bütün bunların içinde teyzemle uğraşamazsın.

Zor olur Zeynep.

İnan bana halledebilirim.

Ne evliliğimizi ne de işlerimizi aksatmayacağım. Söz veriyorum.

Ama bak o kadar şeyi bir arada üstleniyorsun.

Yazık değil mi sana?

Hallederim diyorsam hallederim biliyorsun.

Hem zaten işleri toparladım sayılır.

Sadece sözleşme için atılacak imza kaldı. O da bugün hallolur.

Bugün halloluyormuş.

Sen öyle san.

O sözleşmeyi imzalayamayacaksın.

İşini kaybedeceksin kasaba güvercin.

Ben biliyorum.

Sen kararlı olduğunda kafana koyduğunda her işi layığıyla yaparsın.

Bundan hiç şüphem yok.

Ama yorulacaksın.

Benim gönlüm buna razı değil işte.

O yüzden bu meseleyi başkasına devredip üstündeki yükü alacağım senin.

İşte bu.

Bence de.

Olmaz.

Ben işten vazgeçemem Halil.

O kadar emek verdim.

Ama teyzene bakmaktan da vazgeçemem.

Bak her şeyi rayına oturtacağım söz veriyorum. Sadece biraz zaman ver bana.

Hem ben bu işi istiyorum.

Çünkü seninle daha çok vakit geçirmemi sağlayacak.

Bak aşıkla çiçeğe sürekli yan yana nasıl mutlular.

Ayrı kafeste olsalardı böyle mutlu olabilirler miydi?

Bizi de onlar gibi düşün diyorsun yani. Öyle mi?

Öyle.

Tamam.

Benim bu dünyalar güzeli karım neyi nasıl istiyorsa öyle olsun.

Bu niye bu kadar azalmış?

Bilmem.

Ama en kısa zamanda bu kokunun aynısından yapman gerekiyor.

Sen demek benim için.

Ömür boyu bu kokuyu duymak istiyorum Zeynep.

Rahatsız etmiyorum değil mi?

Sizi böyle görmek gerçekten çok güzel.

Ama...

Fizyoterapist geldi. Songül teyze kabul etmiyor.

Salonda bekliyor. Haber vereyim dedim.

Bu arada... Burası... Çok güzel bir şey kokuyor.

Bu şişeden mi geliyor?

Zeynep... Çok özür dilerim sakarlığım tuttu.

Çok özür dilerim. Ben sana yenisini alırım.

Yok. Kendi ürettiğim bir kokuydu. Bulamazsın. Ama sağlık olsun. Tamam

bırak.

O zaman sen yenisini yaparken ben de sana yardım ederim. Olur mu?

Sana pesin olacağım mı?

Hayallerim.

Paramparça ederim.

Formülinin dökümü var mıydı sende?

Yok.

Olsun.

Ben karıma güveniyorum.

O zaman nasıl yaptıysan... ...şimdi de aynı şekilde yaparsın.

Biraz çalışırsam olur herhalde. Önemli değil.

Neyse ben fizyoterapiste konuşayım.

Benim de birkaç işim var Gözde. Ben de... Songül teyzeye bakayım.

Nasıl olacak böyle?

İnsan böyle dura dura kafayı yer.

Müjdemi isterim.

İşler benim tahminimden çok daha iyi gidiyor.

Fizyoterapisti kabul etmemen süper oldu.

Anlat hadi ne olmuş?

Halil Zeynep'in her şeye yetişemeyeceğini düşündüğü için onun

yerine başka birine bakmaya başladı bile.

O kasaba kızı inat ediyor tabii. Ben her şeyin üstesinden gelirim falan filan

diyor ama... Saat birde Özer diye biriyle buluşup fabrika açılış

belgelerini imzalatacak.

Gidebilirse tabii.

Songül teyze, burada top tam da sende. Ne yapıp edip gitmesine engel ol. Bu

fabrika açılışı çok önemli.

Belgeleri tamamlatamazsa onu işten uzaklaştırırlar.

Ee, bunun bize ne faydası var Gözde?

Ay, eesi Songül teyze. O kız burada senin bakıcılığını yaparken...

Ben de Halil'in yanında onun yapması gereken işleri yapıp boşluk

dolduracağım. Tam da bu noktada Halil bana alışacak.

Ve yakınlaşacağız.

Böylelikle gözü artık Zeynep değil, beni görecek.

Güzel.

Aslanlı kadınlarının cefa çektiği her şey için elimden ne geliyorsa yapmaya

hazırım. Sen merak etme.

Harika. Ben de Halil'le yakınlaşabilmek için birkaç bir şey düşündüm.

Gidip konuşayım.

Gülhan'cığım.

Ne zaman geldin? Görmedik seni.

Şimdi geldim.

Müsaitsen Zümrüt Hanım seni ziyarete geldi.

Buyurun Zümrüt Hanım.

Ay çok geçmiş olsun.

Duydum çok üzüldüm.

Şimdi nasılsın iyi misin?

Nasıl iyi olayım?

Bak halime yataklara mahkum oldum.

Gülhan'cığım siz geldiğinize göre ben gidip birkaç işimi halledeyim olur mu?

Tabii.

Teyzeciğim iyileşmek için hiç çaba sarf etmiyorsun ki. Bak fizyoterapist gelmiş

aşağıda odana bile almamışsın. Mecburen bütün hareketleri Zeynep'e gösteriyor.

E ne olurdu odanı alsaydın da beraber çalışsaydınız?

Ülhan şu halimi görmüyor musun? Bu acizliğimi bir yabancının görmesini

istemiyorum.

Hayır olsun Maviş'im halleder.

Kuzumun elleri çok şifalıdır.

Allah'ın izniyle bir an önce ayağa kalkacaksın inşallah.

Ama merak etme Halil. Araştırmaya devam ediyoruz.

Önünde sonunda... ...Songil Hanım'a çarpanı bulacağız.

Bulun Hakan.

Birinci önceliğin hep bu olsun.

Sen merak etme.

Yanlış anlamaz sana bir şey söyleyeceğim.

Şimdi biz Zeynep'ten böyle gizli bir şeyler yapıyoruz ya.

Zeynep'i öğrendiğinde kızmaz değil mi?

Kızmaz.

Çünkü ben ne yapıyorsam o daha mutlu olsun diye yapıyorum.

Anlayışla karşılar merak etme.

Eyvallah.

Halil'ciğim.

Ben seninle bir şey konuşmak istiyordum ama işin varsa daha sonra geleyim.

Yok ben çıkıyordum zaten.

İşlere bak.

Dinliyorum seni.

Halil normalde ben bu zamanlarda kendi evime geçecektim biliyorsun ama...

...benim çiftliğin tadilatı tahmin ettiğimden çok daha uzun sürdü. Yani

hala bitmedi. O yüzden ben...

Otel bakıyorum. Otele geçeceğim. Haberin olsun.

Yani otel falan bakmana gerek yok.

Tadilat ne zaman biter o zaman gidersin.

Beni layığıyla ağırladınız zaten.

Daha fazlası hoş olmaz. Çok sağ ol.

Gözde bak aramızda böyle şeylerin lafı yok.

Yani dediğim gibi ne zaman biterse o zaman geçersin. İstediğin kadar kal.

Lütfen. Çok iyisin.

Teşekkür ederim.

Bir de ben bir şey daha konuşmak istiyorum.

Tabii.

Yani Yeşilpınar'a geldiğimden beri bu kasaba için bir şey yapmak istiyorum

Halil. Zeynep ve senin yaptıklarınız beni çok etkiledi.

Bana da bir iş ver.

Ben de bu kasaba için bir şey yapayım. Yani ne dersen olur her şeyi yaparım.

Yani bu isteğin beni şaşırtmadı. Sen oldum olası böyleydin zaten. İnsanlara

yardım ederdin.

Tek derdim senin yanı başında olabilmek Halil.

Ama bu konuyu biraz düşüneyim ben olur mu?

Haber veririm sana.

Tabii. Çok teşekkür ederim.

Başıma bu odada bekle dur.

Çıldırmamak işten değil.

Ne güzel.

Sonunda teşrif edebildiniz.

Hem beni bu yatağa böyle mahkum et. Hem de bütün sabah böyle yalnız bırak.

Songül Hanım fizyoterapisti kendiniz istememişsiniz.

Ama neyse önemli değil. Ben konuştum. Size yaptırmam gereken hareketleri bana

detaylı olarak anlattı.

Ben düzenli olarak hareketleri yaptıracağım size. Eğer takıldığımız bir

yer olursa telefonla arayacağız.

Hadi başlayalım.

Dur! Ne yapıyorsun?

Şu çekmeceden ıslak mendil al, ellerini sil önce.

Tamam. Şimdi önce bir dizinizi karnınıza doğru çekeceğim.

Şimdi öbür bacağınız.

Eğer canınız acırsa söyleyin bana lütfen.

Tamam şimdi tekrar dizinizi çekeceğim.

Ellerinizle tutmanız gerekiyor.

Çok ağrım var benim. Ben tutamam öyle dizlerimi sen yaptır onu da.

Ama yattığınız süre boyunca diğer kaslarınızın zayıflamaması için kendiniz

tutmanız gerekiyormuş.

Lütfen biraz gayret gösterin. Yapamam diyorum ya anlamıyor musun?

Bırak sen benim şimdi kol kaslarımı bacaklarımla ilgilen.

Tamam, o zaman kendinizi hazır hissettiğinizde yaparsınız.

Ah ya!

Çok sarsıyorsun beni.

Kum torbası mıyım ben? Yavaş ol.

Tamam, gevşeyim biraz. Elimden geldiğince hassas davranmaya

çalışıyorum.

Gevşeyim, tabii.

Senin için söylemesi kolay değil mi?

Sen de bir başkası yüzünden yataklara düş.

Kötürüm o.

Ben senin niye benim etrafımda böyle döndüğünü bilmiyor muyum?

Kendi vicdanını temsilmeye çalışıyorsun sen.

Gel ablacığım.

Songül Hanım benim biraz işlerim var.

Birkaç saate geleceğim. O süreçte Merve yanınızda kalacak sizin.

Olmaz. Saçmalama bu bana bakamaz bu daha kendine bakamıyor ya.

Ben de bayılmıyorum burada olmaya.

Ama işte ablamın hatırına.

Yani sonuçta narkoz verip ameliyat edecek halim yok ya.

Alt tarafı bir şey isterseniz vereceğim o kadar.

Yani bunun için de tıp diplomasına gerek yok.

Saat bir benim çıkmam lazım yoksa geç kalacağım. Zeynep olmaz.

Bak bu bakamaz bana. Bunda pabuç gibi dil var. Bir dokun bin ağ işit. Ben

bununla uğraşamam. Bırakma beni.

Tamam söz.

Huysuzluk yapmayacağım.

Çok güzel vakit geçireceğiz.

Hadi ablacığım sen de git. İşinden olma.

Hadi dedim.

Merak etme.

Tamam.

Merak etmeyin. Zaten çok uzun sürmez benim işim. Hemen gidip geleceğim.

Tamam bırak, bırak yaparım ben.

Gel.

Zeynepciğim.

Merdivenlerden çıkarken gördüm seni de Zeynepciğim.

Songül teyzenin yanında olman gerekiyordu ya.

bir sorun mu var diye merak ettim. Yok, hiçbir sorun yok.

İş görüşmem var benim. Birkaç saatliğine Merve'ye emanet ettim Songül Hanım'a.

Onun için hazırlanacağım şimdi.

Tamam, süper.

Ama ben de seninle konuşmak için fırsat arıyordum Zeynepciğim.

Son zamanlarda işin başından aşkın yetişmeye çalışıyorsun her yere. Yani

sana yardımcı olabileceğim bir şey varsa seve seve yapabilirim.

Mesela istersen...

Ben gidebilirim senin yerine iş randevuna. Ben hallederim. Çok sağ ol.

Tabii.

Ama yine de senin için söylüyorum. Sonradan üzülmeni istemem.

Biliyorsun ben Halil'i çok eskiden beri tanıyorum.

Söz konusu işse çok hassastır.

En değer verdiği kişi de olsa bu konuda çok katıdır.

Ufacık bir hatada en değer verdiklerini bile affetmez.

Gözde.

Halil'i eskiden beri tanıdığın her fırsatta söylüyorsun ama anlamadığın bir

şey var.

Halil senin tanıdığın Halil değil.

Çok değişti.

Tabii.

Yani sen en doğrusunu bilirsin Zeynepciğim ama ben seni düşündüğüm için

söyledim. Yani yardım etmek istedim.

İnan bana çok düşüncelisin. Çok teşekkür ederim. Ama beni merak etmene gerek yok.

Halil konusuna gelince de...

Durumlar, şartlar ne olursa olsun Halil benimle çalışmayı tercih eder.

Şimdi hazırlanmam lazım, müsaadenle.

Tabii canım.

Kolay gelsin. Sağ ol.

Evet, telefonla baktım, ödemyeceğimi terlikle.

Çok beğendim.

Annemden izin alırsam gideriz birlikte alışverişe.

Mert'cim geldim ben canım. Songül teyze bende. Sen rahat rahat konuş

arkadaşınla. Tamam bir şey olursa bana seslenirsiniz.

Tamam canım.

Hani aslanlı kadınlarının cefa çekmesi için elinden gelen her şeyi yapardın.

Bu kadarcık bir şey bile beceremedin Songül teyze. Zeynep hazırlanıyor.

Gidecek birazdan adamla görüşmeye.

Ne yapsaydım Gözde? Getirdi o aklı beş karış havadaki kardeşini dikti buraya

hemen geleceğim dedi. Ellerini kollarını bağlayıp zorla mı tutsaydım?

Bahane ararsan oho çok.

Sen neticeye bakacaksın.

Bak az önce yanına uğradım.

Benimle bir konuşması var ukala ukala, üstten üstten. Sen kimsin ya? Sen kimsin

benimle bu şekilde konuşuyorsun?

Yok.

O imzaya bir şekilde engel olmam lazım benim.

Yoksa her dakika Halil'in yanında. Yaklaşmama izin bile vermiyor.

Gözde.

Vazgeç artık.

Engel olamadık.

Başka bir plan yap bence.

Vazgeçmek benim tarihimde yok.

Gitmeyecek.

Yapamayacak o iş görüşmesini.

Ne yapıyorsun sen Gözde delirdin mi?

Şöyle bağırıp durma. Senin yapamadığını yapıyorum.

Çağır şimdi Zeynep'i.

Yıkasın seni.

Vakit kaybederse o imzayı almaya gidemez.

Böylelikle Halil de Zeynep'in her şeye yetişemediğini düşünüp onu işten

uzaklaştırır.

Ve mutlu son.

Gözde. Lütfen yapamam ne olur rezil olurum. Lütfen isteme bunu benden.

Lütfen Gözde.

Yapacaksın.

Duydun mu beni?

Bana bak yapacaksın.

Mecbursun buna.

Ağla iyice daha inandırıcı olur.

Sağ olun doktor hanım, teşekkürler güle güle.

Miras durumunu anlattın, sabahla kızcağızdı dayanamadı, koyverdi kendini

tabi değil mi?

Yok öyle olmadı, yani söyleyemedim bile birden bayıldı,

anlayamadım ki.

Allah Allah.

Benim eşeklerim o telefonu, o kürkü almayacaktı.

Çok para harcadım çok.

Güller başım.

Şimdi sen böyle dediğin durucun işte.

Yok anne.

Senin bir suçun yok.

Bu saatten sonra geri dönüşü de yok zaten.

Doktor ne dedi peki? Neden olmuş?

Yok bir şey yok çok şükür.

Doktor dinlensin istirahat etsin dedi.

Anne bak şu an beni ilgilendiren tek şey Selma'nın

hamileliği.

Gerekirse doğum yapana kadar hiçbir şey söylemeyeceğim. Strese girip bebeğe bir

şey olursa ben yaşayamam.

Mahvolurum.

Biterim ben anne.

Yaşayamam.

Ne?

Nasıl yani Eren?

Umursadığın tek şey bebek mi?

Bu yüzden mi katlanıyorsun bana?

Evladım. Rabbim size de evladınıza da açsın.

Yardım etsin size.

Dua etmekten başka bir şey gelmiyor elimde.

Oğlum kara kuzum. Sen geç otur ben sana kayfe yapayım.

Gel otur. Otururum anne sen yap. Gel kara kuzum ben. Gel.

Alo Cevat.

Ne yaptın?

Hallettin mi işini?

Allah senden razı olsun.

Düğün salonuydu, gelinlikti. Hepsini senin kredi kartınla hallettim. Çok sağ

ol be Eren'im.

Aydan ay ödeyeceğim. Sen hiç merak etme.

Ne demek?

Bak sen bunları düşünme şimdi. Tamam mı?

Tadını çıkar.

Allah mesut etsin.

Allah'ın delisi.

Ne hale getirdi beni.

Rezil olacağım.

Başka çarem yok.

Mecburum.

Zeynep!

Zeynep!

Neredesin Zeynep?

Songül Hanım?

Ne oldu ağrınız mı var?

Merve nerede?

Kardeşin çekip gitti.

Bak şu halime.

Senin yüzünden bir başıma bunun gelmediği kalmıştı. O da oldu.

Şu hale bak.

Tamam üzmeyin kendinizi hallolur.

Çabuk al yıka beni. Buraları da temizle.

Bundan kimsenin haberi olmayacak. Bak kimsenin duydun mu?

Daha son Gül ağam.

Şu düştüğün durumlara bak.

Yardım için birinin gözünün içine bakmak.

Ondan bir şeyler istemek ne kadar zormuş.

Tabii.

Herkes kendi işine, gücüne daldı.

Kimsenin beni düşündüğü yok.

Tamam siz üzmeyin kendinizi. Ben halledeceğim şimdi.

Söz veriyorum. Kimse görmeyecek, bilmeyecek bunu.

Hayırdır Halil? Neden saate bakıp duruyorsun?

Zeynep'in, Özer bey ile randevusu yaklaştı ama hala evden çıkamadı.

Her şey koşturup duruyor kız.

Üzülüyorum da ona.

Hazırlanamadı demek ki hala.

Aslında işin nehli bir bakıcı en iyi seçenekti ama.

Ama abla ben de aynısını düşünüyorum. Hatta kaç kere söyledim Zeynep'e de.

İlla kendisi yapacak. Ama olmuyor işte.

Bak muhtemelen aşağıdan teyzemle ilgileniyor. O yüzden geç kalacak.

Abla.

Benim senden bir ricam olacak.

Tabii ablacığım söyle.

Yavaş. Özür dilerim.

Bu Nevris'in takımı nereden çıktı ya? Nefret ederim ben bu renkten.

Elime bu geçti bunu serdim. Yarın Arzu'ya söyleriz değiştirir.

Bana bak.

Bu olanlardan kimseye bahsetmeyeceksin çok ciddiyim.

Hele Halil asla bilmeyecek anlaşıldı mı?

Tamam merak etmeyin siz. Söz veriyorum kimse duymayacak.

Abla, kilidin misin evvela?

Banyo mu yaptırdın?

Nevresimler de değişmiş.

Ne oldu ki?

İlacını içirirken üstüne su döküldü ondan.

Hadi sen banyodan kurutma makinesini getir de Songül Hanım'ın saçlarını

kurutalım.

Hay Allah saat iki buçuk olmuş.

Abla nerede duruyor kurutma makinesi? Bulamadım ben.

Canım dolapta alt tarafta olması lazım. Bak iyice.

Songül Hanım benim randevum için çıkmam lazım.

Merve saçlarınızı kurutur olur mu? Ne?

Saçmalama. En son beni ona emanet ettiğinde ne olduğunu hatırlıyorsun

değil mi?

Olmaz. Daha bu kurutma makinesinin yerini bile bilmiyor.

Beceremez o.

Zaten ben sadece saçımın kurutulmasını da istemiyorum. Böyle fön çekilmesini

istiyorum.

Ne yapıyorsunuz?

Songül Hanım'a banyo yaptırdım da. Saçlarını kurutacaktık. Sen niye

çıkmadın? Çıkacağım birazdan.

Olmaz öyle Zeynep. Çıkman lazım. Seni yetişemezsin.

Teyzeme ablam bakacak.

Fön çekecektim ben Songül Hanım'ın saçlarına.

Ben yaparım zaten çok severim bilirsin.

İstersen ben de yardım ederim.

Tabii olur.

Tamam o zaman çıkayım ben.

Gel bakalım teyzeciğim.

Çok teşekkür ederim hazır gibi yetiştin.

Sen hemen hazırlan ben seni arabada bekliyor olacağım.

Evet üstümü değiştirmeye fırsatım olmadı ben onu halledeyim.

Çok gecikmem ama oyalanmam. Tamam.

Yine kedi gibi dört ayağının üstüne düştüm.

Ben bu kızı yolumdan nasıl çekmeyi başaracağım?

Allah'ım biz kocamla birbirimizi severek evlendik. Şimdi böyle bir çırgıda benden

vazgeçemezsin. Geçmesin.

Yalvarırım sana onun doğru yolu göster.

Yolun yıkılmasın yalvarırım.

İyi görünmüyor gelin kız.

Yo, iyiyim.

Yok dersen, böyle bir yorgun bitkin bir halim var.

Evde doktora görünmek yetmez.

Bir çala hastaneye gidip tahlil verecektin. Belki vitaminin neyim

eksiktir. Kocası ısrar etse giderdi de etmedi işte.

Varsa yoksa iş.

Ne yapsak sahada yaranamayız.

Ulan dedi Selma kendi istemedi.

Doktor gerek yok tahliye dedi.

Duymadınız mı?

Kızım senin kocan nerede?

Fabrikaya gitti anne.

İşte ben de boşuna demiyorum.

Karısı hastayken işe güce gidiyor.

Olacak iş mi?

Hayır ihtiyacı var desem artık ihtiyacı da yok.

Otursun evinde karısının yanında.

Değerlendirsin parasını.

Halil'in yanında çalışmasına da lüzum yok ki artık.

Tülay Hanım.

Benim oğlum sizin kimin ağzında gümüş kaşıkla doğmadı.

Parayı buldum da iyi, işini arkadaşını yarı yolda bırakmaz.

Ama beni bırakır.

Ne dedin kızım anlamadım.

Ben de, ben de anlamadım.

Bir şey demedim.

Yani size demedim.

Öyle kendi kendime mırıldanıyordum.

Memleketten arkadaşım hari.

Şimdi sizin yanınızda konuşup da başınızı şişirmeyeyim.

Çünkü şu an denen kadın da telefonda konuşmaya bile başlamış. Bu inşallah.

Sen olmasaydın yetişemeyecektim.

Serdar Bey'e de mahcup olacaktım.

Her zaman olduğu gibi yine hayatımı kolaylaştırdın.

Teşekkür ederim.

Benim kocalık vazifelerimden biri de hanımımı iş toplantılarına yetiştirmek.

Hanımım mı?

Sen söyleyince bir değişik geldi ama otantik aslında.

Hanımım, eşim, karım, hayatım,

canım, sevdam, yüreğim.

Ben sana istediğim her şeyi söylerim.

Ama haklısın.

Hanımım biraz otantik oldu.

Ben teyzenin yanına gideyim. Yeterince oyalandım zaten.

Dur dur Zeynep dur. Acele etme.

Teyzemin yanında ablam var.

Ayrıca benim sana göstermek istediğim bir şey var.

Neymiş o?

Cemil.

Buyurun Ali Bey.

Sana söylediğim şeyi yaptın mı?

Hallettim. Hepsi istediğiniz yerde hazır.

Aferin sana.

Bunu al.

Çalışmadığıma bırakırsın. Tamamdır.

Gel benimle güzel karım.

Bir biz ağız bir ladenmiş.

Hem elinde hem dilinde.

Yakışıklılık desen onda.

Kınalık aşık kimindir benim oğlum?

Eh seni de anlayayım tabi. Buldun böyle çocuğu kaçırmak ister miyim? Hemen evlen

et deyin.

Siz de meraklanmak üzere anne efendi.

Ay ne yapıyorum ben ya?

Hiç yakışıyor mu bana kapı dinlemek falan?

Biz de seni sorup soruşturduk. Kimsin neyin nesin öğrenek dedik.

Ne Allah var herkes hakkında göze konuşuyor.

Senin kimin güzel, sadık, aklı başında geleni kim istemez?

Birisi biraz vakıtsız öldü.

Keşke bir yıl önce tanıştırsaydı sizi ama...

Olsun sana kıymet anne. Ne kadar da meraklıymışsın.

Tamam. Sakin ol Selma.

Ağlamak yok.

Annem hatırlasın.

Odaya çıkana kadar tut kendini.

Nasip deyip geçicik artık kızım.

Sonuçta benim oğlum evli. Karısını da pek seviyor.

Allah'ın izniyle bir de bebeleri var yolda. Allah var.

Ben de memnunum gelinim de gözünün üstünde kaşın var demeyin.

Senin anlayacağın bu iş olmaz.

Allah karşına başka kısmetler çıkarsın kızım.

Çok şükür içimin şişi indi. Durumu anlattım rahatladım bitti gitti.

Nereye gidiyoruz biz anlamadım.

Ben de ne diyorsun kime diyorsun anlamadım.

Nereye gidiyoruz kocam?

Sabret birazdan görürsün.

Aram.

Bir sürprizden mi var yoksa?

Ben tüm sürprizleri balayında tükettik sanıyordum.

Ben de sana bundan sonraki hayatımız balayı tadında geçecek demiştim.

Ne çabuk unuttun.

Doğru. Söylemiştin.

Ne yapacağız bunlarla?

Bizim ömrümüze tek bir fide yetmez.

Bahçemizde birçok anımız büyüsün istiyorum.

Tıpkı yüreğimizdeki sevgi gibi.

Onu da buraya fidelerin yanına gömelim.

Normalde ben bunu tek başıma yapabilirdim.

Ama işte seninle yapmanın ayrı bir keyfi oluyor.

Böyle el ele, kalp kalbe, sevgimiz gibi.

E hadi başlayalım o zaman.

Ama dur eldivensiz yap.

Neden? Çünkü elinin değdiği her yer can buluyor.

Kokun siniyor.

Bir şekilde izi kalıyor.

Tıpkı kalbinin değdiği yer gibi.

Yalnız olmaz ama.

Senin de dediğin gibi.

El ele kalp kalbe.

Halil Bey.

Serdar Bey.

Kolay gelsin.

Hoş geldiniz Serdar Bey.

Hoş bulduk.

Hakan'dan Songül Hanım'ın durumunu öğrenince gelmek istedim.

Habersiz oldum ama.

Estağfurullah. Düşünmeniz yeter.

Bu arada elini sıkamıyoruz.

Yani topraktan çamurdan.

Ben de çocukken Sivas'ta toprağa ağız eğrik sürmedim.

Toprak kirpası değil, berekettir.

Eyvallah.

O zaman buyurun içeri geçelim.

Bu arada gönderdiğiniz alfayla ayakkabı çok güzel gelişmeler var.

Benim atladığım bir şey mi oldu?

Yok.

Zaten seninle ilgili bir şey olsaydı ben mutlaka söylerdim sana. Güzel karım.

Kesin bu kargaşada bir şey unuttum.

Yetişemiyorum işlere sanırım.

Ah benim bahtsız yavrum.

Ben sussam da sen hissediyorsun ne kadar üzgün oldum.

Hâlâ inanmıyorum.

Para için babamla babaannenle vazgeçtim ben.

Sen olmasan çoktan boşanacakmış.

Doğumu bekliyormuş.

Ya seni benden almaya kalkarsa?

Hayır.

Hayır böyle bir şeye asla izin vermem.

Kimse çocuğumu benden alamaz.

Yok böyle olmayacak.

Kaçmayacağım ben artık.

Konuşacağım elenden.

Boşanacaksan boşanalım.

Ama seni benden daha basmaz.

Serdar Bey, Yeşilpınar'da kuracağımız fabrikanın yatırımcısı.

İyi olacak hastanın doktor ayağına gelirmiş. Demek Zeynep'in patronu

sensin. O zaman Zeynep'in nasıl bir beceriksiz olduğunu görmek en çok senin

hakkın. Zümrüt Sultan, Zeynep'in babaannesi. Hoş geldin evladım.

Hoş bulduk, nasılsınız?

Teşekkür ederim, sağ ol yavrum. Sen nasılsın?

İyiyim çok şükür.

Gözde, aile dostumuz.

Tekin de eniştemiz, ablamın kocası. Gözde Saner ben.

Saner?

Muzaffer Saner'le bir yakınlığınız var mı?

Kızıyım. Öyle mi? Muzaffer Bey birkaç yıl önce şirketlerimin avukatlığını

yapmıştı.

Kendisini çok severim.

Sizi de şimdi hatırladım.

Kendisinin ofisine gittiğimde masasının üstünde sizin fotoğraflarınızı

görmüştüm. Ne kadar hoş bir tesadüf bu böyle.

Seninle daha kolay iletişim kuracağım o zaman Serdar Bey için desene.

Son imzayı aldım. Bunu da dosyaya yerleştirip bir arada elle teslim

edeceğim hepsini.

Ellerine sağlık Zeynep. Her şey tam vaktin hazır oldu sayende.

Ayakta kaldınız buyurun oturalım.

Buyurun şöyle geç.

Bu akşam yemeğe kalın. Hem uzun uzun sohbet etme fırsatımız olur. Çok

sevinirim. Ama zaten habersiz geldim.

Rahatsızlıklar mı?

Estağfurullah. Memnun oluruz.

Ablam da geldi. Gülhan.

Abla Serdar Bey.

Hoş geldiniz.

Hoş bulduk.

Serdar Bey isminizi çok duyuyoruz.

Zümrüt Hanım teyzem için şerbet yapmıştı. Ben onu bırakıp geleyim.

Aslında ben de Songül Hanım'ı bir görsem, bir geçmiş olsun desem.

O zaman ben önden haber vereyim, siz de sonra gelirsiniz.

Onu da götüreyim ben. Tamam canım.

Serdar Bey bu arada yemekte misafirimiz abla.

Çok sevindim.

O zaman ben bir hazırlıkları kontrol edeyim. Ablacığım Serda Bey'i sen

götürür müsün teyzemin yanına?

Ben de sana bir yardım edeyim.

Ben de o zaman bir Zeynep'le Songül teyzeye bakayım.

Bir şeye ihtiyaçları var mı?

Rezil olacaksın kasaba güvercin.

Yeşilpınarımızın yeşil çınarıdır kendisi. Maşallah.

Çok duyuyorum adını.

Of!

Babaannem sizin için vişne şerbeti yapmış.

Ay istemem.

Ekşi ekşi hiç sevmem.

Sen hani hemen gelecektin?

Neredeyse akşam oldu.

Tabi. Hasta kadına bakmak zor geldi değil mi?

İki günde sıkıldın. Kaçacak delik arıyorsun.

Songül Hanım kaçtığım yok.

Söyledim ya size önemli bir görüşmem var diye.

Zeynepciğim burada mıydın?

Bunları salonda bırakmışsın. Çok önemli olduklarını bildiğimden getireyim dedim.

Başlarına bir şey gelmesin.

Salonda başlarına bir şey gelmezdi ama.

Sağ ol.

Olsun. Koyayım ben şöyle.

Aa! Songül teyzeciğim.

Senin taçların ne güzel olmuş böyle.

Sağ ol.

Serdar Bey seni görmek istiyordu bu arada. Çağırayım mı? Aa!

Ne kibar adam. Çağır.

Zeynep.

Hadi.

Topla şuraları. Şu kurutma makinesini falan al.

Rezil olacağız adama.

Büyük kaza atlatmış.

Umarım kısa sürede çarpıp kaçanı bulursunuz.

İnşallah.

Ben gideyim namazımı kılayım.

Akşam yemekte görüşürüz evladım. Allah kabul etsin. Sağ ol. Allah kabul etsin

sultanım.

Zeynep ile Songül teyze müsait.

Çıkabiliriz.

İki dakika bekleteceğim.

Serdar Bey bu arada ben fabrikanın açılışı için sizi tebrik edememiştim.

Tebrik ederim tekrar.

Sağ olun.

Halil ve Zeynep olmasaydı bu kadar kolay atlatamazdık.

Ah Zeynep.

Canım benim.

Her yere yetişmeye çalışıyor kızcağız. Yani on dakika bile oturamıyor. Şimdi

bir de Songül teyzenin sorumluluğunu üstlendi.

Öyle mi? Büyük sorumluluk.

Madem biz tanıştık artık belki Zeynep'e yardım etmemi sağlayabilirsiniz.

Nasıl olacak o?

Şöyle, Zeynep'in işlere yetişemediği durumlarda haberi olmadan siz benimle

iletişime geçerseniz ben ona destek olabilirim.

Böylelikle de onlara bir faydam dokunur. Ha bu arada ben Amerika'da işletme

üzerine master yaptım.

Bu işlerde son derece iyiyimdir. Çok ince, düşünceli bir tavır.

Çıkabiliriz, olur.

Var mı bir isteğiniz benden?

Hadi biraz şerbet ver, içeyim.

Kadın madem o kadar uğraşmış ayıp olmasın. Birim damağım kurudu zaten.

Tamam.

Nasıl kaydı elimden?

Üzer Bey'in imzası.

Silinmiş.

Özür dilerim Zeynepciğim. Benim elimde böyle arada güç kaybolmaya başladı. Tam

tutamadım. Ama keşke sen içirseydin bana.

Buyurun Serdar Bey.

Ne oldu?

Kusura bakmayın, sizi de böyle karşıladım.

Şerbet döküldü de.

Olur öyle kazalar.

Çok geçmiş olsun sonuna.

Sağ olun Serdar Bey.

Valla kaza oldu. Zeynep'in hiçbir suçu yok aslında. Benim elimden kaydı ama...

Belge gitti, bütün imzalar gitti.

Kızcağız da ne yapsın?

Bir sürü şeyle aynı anda ilgileniyor.

Zor tabii yatalak birine bakmak.

Hay Allah ya Zeynep'ciğim. O imzayı ne kadar zorluklarla aldın sen.

E ne olacak şimdi?

Serdar Bey ben çok özür dilerim ama merak etmeyin.

Ben gerekirse Özer Bey'den tekrar alırım imzayı. Sağlık olsun.

Aynı anda onca şeyle uğraşıyorsun.

Kolay değil.

Halil anlattı.

Bacağınızdaki his kaybının geçici olduğunu anlattı.

İnşallah öyledir.

Bu bakıcı mevzusunu bir kere daha düşün istersen.

Çünkü ben karımdan daha fazla ayrı kalmak istemiyorum.

Demin ne demiştik? El ele, kalp kalbe.

Ben üstümü mü değiştireyim?

Sizin için yapabileceğim bir şey var mı?

Çok teşekkürler, düşünmeniz yeter.

Biz gerekeni yapıyoruz Serdar Bey, sağ olun.

Zor bir durum, Allah şifa versin.

Sağ ol Serdar Bey.

Halil aşk sözleri ediyor ama, aslında bu işin altından kalkamadığını düşünüyor.

Bir şey yapmam lazım benim.

Halide Serdar Bey'e karşı zor duruma düşüremem.

Hadi Ozar Bey açın lütfen imzayı tekrar almam lazım sizden.

Açmıyor işte.

Gördünüz mü Serdar Bey?

Anlatmak istediğim tam olarak da buydu. Her şeye yetişemiyor. Çok zorlanıyor

Zeynep.

Halil benim için çok kıymetli.

Biz birlikte büyüdük. Yani dolayısıyla eşi Zeynep de benim için çok kıymetli.

Lütfen söylediklerimi bir değerlendirin. Ne mutlu Halil'e Zeynep'e. Bu devirde

sizin gibi dostlar bulmak çok kıymetli.

Sürükli yuvarlak cevaplar. Tamam desene be adam.

İstersen akşam yemeği hazırlanana kadar atölyede bir kahve ısmarlayayım sana.

Olur.

Selma. Canım.

Ne bu halin?

Selma.

Bak bana bir.

Ağladın mı sen?

Dokutma bana Eren.

Selma ne oldu?

Söyle bana.

Ne sıktı senin canını?

Eren her şeyi biliyorum.

Gözüm dışına baka baka daha fazla yalan söyleme artık.

Demek... Demek öğrendin.

Aslında bunu sana... Ben kendim söyleyecektim.

Ama... Bir türlü fırsat olmadı.

Her şey... Her şey üst üste geldi Selma.

Çok seviyordun beni.

Hani ömrümüzün sonuna kadar birlikte olacaktık?

Birazı bulana kadarmış demek ki her şey.

Para için benden vazgeçip o kadınla evleneceksin.

Yazıklar olsun sana.

Benim kocam yapmaz.

Para için benden vazgeçmez diye seni savunmuştum bir de ben biliyor musun?

Ama sen beni bir kalemle sildin.

Selma.

Sen ne diyorsun?

Yok öyle bir şey.

Eren yeter.

Tamam biliyorum her şeyi.

Gözümün içine baka baka yalan söyleme artık.

Asıl sana yeter.

Yeter.

Artık saçmalamayıp beni dinleyeceksin.

Tamam mı?

Evet doğru.

Halam.

Bakıcısıyla evlenmemi istemiş. Miras için.

Bu doğru. Evet.

Ama sen... Sen böyle bir şey kabul edeceğimi nasıl düşündün?

Nasıl?

Hiç mi tanımıyorsun beni?

Hiç mi?

Söyle.

Nasıl olabilir böyle bir şey?

Arzucuğum. Diğer meşrubat bardaklarını çıkarabilir miyiz Arzu? Bunlar biraz

büyük kaçar gibi duruyor.

Bir de unutmadan söyleyeyim.

Salatayı hazırlarken ikiye değil üçe bölerek hazırlayalım olur mu?

Yardıma ihtiyacınız var mı?

Zeynepciğim her işe koşturup duruyorsun zaten. Bırak yemek masasında biz

hazırlayalım. Hem daha yemeğe saatler var. Ben biraz aceleciyim işte.

Peki öyle diyorsan.

Halil ile Serdar Bey'i gördün mü Gülhan abla?

Atölyeye gidiyorlardı sanırım.

Tamam ben bir bakayım.

Arzu bulabildin mi bardakları?

O zaman niye söylemedin bana?

Gizli gizli telefonda konuşuyorsun.

Ben gelince kapatıyorsun.

Neden?

Mirasa güvenip... ...bir ton borca girdik.

Selma.

Sadece beşiğe üç yüz bin verdim.

Gerisini sen düşün.

Gerdanlığı sattım ama...

Borcun sadece çok az bir kısmı kapanma.

Ben de ek iş buldum.

Yapıyorum.

Sen üzülürsün.

Yıpranırsın diye de sana hiçbir şey söylemedim.

Söyleyemedim.

Nasıl söyleyeyim?

Hamilesin zaten.

Bebeğimiz doğacak.

Bebeğimiz de senle üzülme diye size bir şey söylemedim.

Sen nelerle uğraşmışsın? Ben ne düşündüm?

Özür dilerim.

Affet beni.

Selma. Bak.

Senden şimdi bir söz istiyorum.

Ne istersen.

Borçlu, morçlu, mirastı.

Hiçbir şey düşünmeyeceksin.

Tamam mı?

Her şeyi ben halledeceğim.

Hep.

Hamilelik hormonlarından bunlar.

Yoksa sen şüpheye düşmezsin.

Biliyorum ben.

Sen... Bebeğimize iyi bak.

O bana yeter.

Anlaştık.

Ama sen de kendini çok yormayacaksın.

Borç kapanır bir şekilde bir şey olmaz.

Beşik'i de geri veririz.

Beşik... Beşik kalsa... Beşik kalsın.

Eren bu konuda itiraz etme lütfen.

Ben zaten senin yaptığın beşiği daha çok beğenmiştim.

Tamam.

Ben senin dünyalara bile değişmem.

Hiçbir şey değişmem.

Bir sözleşmeye sahip çıkamadın Zeynep.

Hayır, Özer Bey'e de ulaşamıyorum.

Neyse, illaki ulaşacağım.

İmzayı yeniden alacağım, ortada bir problem kalmayacak.

Zeynep'in aynı anda iki işi birden yürütmesi çok zor. Hatta imkansız Halil.

Sonuçta ikisi de çok vakit alan işler.

Doğru.

Yani aslına bakarsan...

Benim de bu konuyla alakalı çekincelerim var.

Ona bu kadar yüklenmek, onu bu kadar yormak doğru mu bilmiyorum.

Birinden vazgeçmesi en doğrusu bence. Sen ne diyorsun?

Yok.

Halil ona güveniyor.

Temsilciliği da yapmama izin vermez herhalde.

Bence de.

Zeynep'i bu işten alalım.

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.