Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Ne zaman bitecek bu ameliyat?
Ya iş çıkamazsa ne yapacağım o zaman ben?
Zeynep.
Sakin ol.
Kendini suçlamayı bırak.
En kötüsünü de düşünme. Yasaklıyorum sana.
Sen orada değildin ki.
Ne olup bittiğini bilmiyorsun bile.
Her şey bir anda oldu. Ben de anlamadım ne olup bittiğini.
Arzu bana gelip teyzenin Rüzgârtepe'deki ağacı yakanın kim olduğunu bildiğini ve
valizini toplayıp gitmek üzere olduğunu söyledi.
Arzu mu?
Ben de öyle olunca teyzenle konuşmak istedim. Peşinden gittim, yetiştim ona.
Ama o olan biten her şeyi inkar etti.
Seninle konuşmasını istedim.
Zaten ne olduysa ondan sonra oldu.
Öfkele attı kendini yola. Bir araba geldi çarptı ama ben hiçbir şey
yapamadım. Öylece durdum orada.
Hiçbir şey gelmedi elimden. Bakabildim sadece.
Tamam.
Sakin ol Zeynep.
Bu bir kaza.
Bugün senin de benim de başıma gelebilirdi.
Allah beterinden saklasın.
Teyzem iyileşecek.
Sen ister miydin böyle bir şey olsun?
İsteyerek olmadı.
Biliyorum. Şu an elimizden gelen tek şey dua edip beklemek.
İyileşmesini dilemek.
Tamam mı?
Hadi gel. Gel oturalım biraz.
Ben şimdi gideceğim sana su alıp geleceğim.
Burada oturup beni bekle ayağa kalkma tamam mı?
Zeynep sen üzülünce ben paramparça oluyorum biliyor musun?
Hiç kıyamıyorum sana.
Ben hemen geleceğim.
Doktor hanım.
Hastanın durumu nasıl?
Acil kan lazım. Hastamızın kan grubu AB negatif.
Tamam ben verebilirim. Benim kan grubum aynı.
Tamam hadi gelin.
Gülhan.
Sakinleş artık lütfen.
Ben nasıl sakin olayım?
Tam her şey düzeldi derken yine saçma sapan başka bir felaket başımıza gelmeye
kalmadı.
İsyan etme güzel kızım.
İyi haberlerini alacağız inşallah.
Halil, Halil başka bir şey söyledi mi?
Ambulanstalardı aradığımda. Sonra ben aradım, ameliyata almışlar.
Sakin kalmamızı söyledi.
Gülhancığım, canım benim.
Bak biliyorum sen teyzeni çok seviyorsun. Çok endişeleniyorsun.
Ben de inanamıyorum bu olanlara ama ben de onu çok seviyorum.
Bizim burada güçlü olmamız gerekiyor. Songül teyze sağ salim evine dönecek
tamam mı canım?
Amin amin inşallah. Hep birlikte dua edelim Allah'ımıza.
Sen ne güzel bir insansın babaanne.
Hadi bizim ilaç vaktimiz geldi.
Odamıza çıkalım.
Tamam kızım tamam.
Geçmiş olsun Gülhan abla.
Ne olursa olsun ben teyzemi görmek istiyorum. Hastaneye gitmek istiyorum.
Hayır Gülhan.
Israr etme.
Hastaneye gittiğin zaman...
Kaybettiğimiz çocuğun anılarını göreceksin burada.
Yapma bunu kendine.
Buna günlerce kendine gelemiyorsun.
Gülhancığım. Canım benim kocan aklı. Ben giderim hastaneye. Orada ne oluyor
bitiyor. Sana haber veririm olur mu canım benim? Hiç merak etme.
Hazırlanayım ben.
Anne ben artık Serman'a yalan söylemek istemiyorum.
Mirası alamadım.
Ek işe başladım.
Bunların hepsini öğrenmeliyim.
İyi de oğlum bu kızın gebeliği sıkıntılı. Bu işi duyarsa üzülecek,
tertep edecek.
Ne yapalım bilmiyorum ki.
Ben de bilmiyorum anne ne yapacağımı.
Ben de bilmiyorum.
Haklısın anne.
Selma çok üzülecek.
Ama bu gerçekleri öğrenmeli.
Başkasından değil benden duysun.
Karşısına çıkıp her şeyi anlatacağım. En doğrusu bu.
Ne söyleyeceksin bana Eren?
En azından bunu hak ediyor.
Ne diyeyim oğlum?
Sen bil.
Ara bu sınır.
Benden ayrılmak istediğini söyleyecek.
Hayır.
Hayır yok olmayacak böyle bir şey.
Ama Eren kadınla anlaşmış belli ki.
Annesinden bile söylemiş.
Mir, istemiyorum ben bu ayrılığı.
Hazır değilim.
Zeynep ne oldu?
Bir şey olmadı. İyiyim ben. Kan verdim teyzen için.
Onun sana yaptığı onca şeyden sonra... ...nasıl bir yüreğin var senin?
Kan verdiysen ayakta kalmaman lazım.
Gel otur hadi.
Suyunu da iç.
Halil.
Teyzen ameliyattan çıkmış.
Başarılı geçmiş ameliyat. Hayati riski yokmuş.
Çok şükür.
Peki sen niye hala acıyasın?
Doktor... ...sakat kalma ihtimali var dedi.
Öyle mi?
Benim teyzem güçlüdür.
Üstesinden gelecek ben inanıyorum.
İnşallah.
Üşümüşsün sen.
Bunu giyelim hadi.
Sen üşüyünce ben de titriyorum biliyor musun?
Songül teyze ne durumda?
Ameliyattan henüz çıkmış.
Yani hayati tehlikesini atlatmasına rağmen sakat kalma riski varmış.
Doğru olmasın ne olur.
Ya da ben yanlış anlamış olayım.
Allah'ım hala inanmıyorum.
Eren nasıl böyle bir şey yapar?
Eren?
İşe ne zaman gideceksin?
Birazdan.
Ama önce sana söyleyeceklerim var.
Sütüm var benim.
Ocakta sütüm vardı.
Yoğurt yapacağım da onunla taşmaması lazım.
Sen işe git sonra konuşuruz.
Yine olmadı.
İçten sonra söyleyeceğim.. Başka çaresi yok..
Yani..
Tamam.. Biz hemen kötüsünü düşünmeyelim ama değil mi?
Sonuçta olabilir demiş doktor.. Kesin bir şey yok, kesin bir şey söylememiş..
Henüz yok..
Geçmiş olsun. Sağ olun.
Kazayla ilgili bilgi almam gerekiyor. Neler olduğunu anlatabilir misiniz?
Songül Hanım gitmek istedi. Ben ona engel olmaya çalıştım.
Ama birden yolu attı kendini.
Bir araç gelip çarptı ona sonra da kaçtı.
Aracı kullanan şahsı görebildiniz mi?
Bakın inanın her şey bir anda oldu. Benden olduğunu anlamadım. Çok
panikledim. Ne arabayı kullanan kişiyi gördüm ne de o ampulakaya bakmak aklıma
geldi.
Ben olay yerine gittiğimde teyzem kendinde değildi. Kaçan zaten bulunamadı
enişte.
Benim eşimin bu işle hiçbir alakası yok. O sadece tanık olmuş.
Peki. Bilgiler için teşekkür ederim.
Yalnız Songül Hanım kendisine gelip ifade verene kadar... ...kasabından
ayrılmamamız gerekiyor. Yine ifadenizi almamız gerekebilir.
Tekrardan geçmiş olsun. Sağ olun. Kolay gelsin.
Aykırı kalpa dur.
Sürün de iç.
Bana o çarpan arabanın kim tarafından kullanıldığını bul.
Al kızım ellerin dert görmesin. Allah sana çok uzun bereketli bir hayat versin
inşallah. Sağ ol babaanneciğim inşallah.
İlacımı içeyim.
Ben bir gideyim abdest alayım namazımı kılayım. Kadın için dua edeyim.
Alo Merve kızım.
Alo anne.
Sana çok önemli bir haberim var.
Neymiş?
Songül denen o cadı.
Çok kötü kaza geçirmiş.
Hastanede şu an.
Hastanede demek.
O zaman bir iadeyi ziyaret yapmak lazım. Ayıp olmasın?
Tamam kızım.
Öpüyorum ben seni görüşürüz.
Anneciğim.
Kötü bir haber mi aldın?
Yüzün tuhaf görünüyor.
İlahi adalet.
Sevmediğim birinden bir haber aldım.
Etme bulma dünyası işte.
Sen boşver düşünme bunları.
Karnındaki bebeğinle kocanı düşün.
Eren geldi mi?
Yok Eren gelmedi Selma.
Gelirken portakal mandalina alsın diyecektim. Vitamin olsun diye.
Sen niye böyle panik yaptın? Otur.
Yok hayır panik yapmadım da.
Eren'i özledim.
Ozan.
Peki nasıl hissediyorsun kendini?
İyi misiniz?
Daha iyisin değil mi Sorgul teyzeciğim?
Hayır. Çok ağrım var.
Bütün kemiklerim susuyor.
Geçmiş olsun.
Sağ olun doktor hanım. Öncelikle hastamızın genel durumu iyi.
Tahliller de bu tabloyu doğruluyor.
Sonuçlar kötü değil ama kaza sonrasında sinir sisteminde bazı kayıplar
olabiliyor. Bunun için de bir şey denemem gerekiyor.
Sakin olun sonra bilelim. Yani çok basit bir şey bu.
Hissediyor musunuz?
Hayır.
Hiçbir şey hissetmedim ben.
Bu his kaybı geçici de olabilir, kalıcı da.
Yani bunu da bazı tetkikler sonucunda cevap verebilirim.
Lütfen sakin olun.
Ya sizi çok iyi anlayabiliyorum. Ama henüz hiçbir şey net değil.
Teyze sakin ol. Bak net bir şey yokmuş henüz.
Doktor hanım. Biraz konuşabilir miyiz sizinle?
Gel.
Hani arabayı yavaş kullanacaktın?
Senin yüzünden ölebilirdim ben ya.
Kandırdın beni.
Okey, tamam.
O zaman şöyle yapıyoruz.
Sen, sana haber verdiğimde Zeynep'in yanına gidiyorsun.
Songül teyzemin telefonla konuşurken duyduğunu, Rüzgarlıtepe'deki ağacı kimin
yaktığını Songül teyzemin bildiğini söylüyorsun.
Anladın mı buraya kadar?
Güzel. Daha sonra valizini hazırlamış gidiyor diyorsun.
Senin görevin bu kadar.
Şimdi gidebilirsin.
Gözde, ne yapacaksın bilmiyorum.
Ama yine beni ateşe atacaksın gibi hissediyorum.
Korkak olma Songül teyzeciğim.
Bütün resme odaklan. Şimdi sen de beni iyi dinle.
Dediklerimi iyice ezberle. Bir hata yaparsan bütün planımız çöker.
Tamam anlat, dinliyorum.
Arzu görevini yerine getirdikten sonra Zeynep senin peşine düşecek. Sen
valizini hazırlamış konağı terk ederken...
Yolun oraya kadar seni takip etmesini sağlayacaksın.
Daha sonra bir şekilde aranızda itiş kakış çıkmasını sağlayacaksın.
Bu esnada kendini hızlı bir şekilde yola savuracaksın.
İşte tam da bu noktada ben devreye gireceğim. Adamımın bana ayarladığı,
beni bulamayacakları bir araçla sana çarpacağım.
Ne? Ne diyorsun sen Gözde?
Sakin ol.
Yavaşça çarpacağım. Yani hafif bir hızla dokunacağım. İşte bu noktada senin
mükemmel oyunculuğun devreye girecek.
Canın çok yanmış gibi davranacaksın.
Kendini yere hızlıca atacaksın.
Sen Zeynep'i vicdanıyla hapsedip konakta kalmayı sağlarken... ...ben de Halil'i
elde etmeye çalışacağım. Ve başaracağım.
Sen de kendini motive et. Plana odaklan.
Kusura bakma Songül teyze.
Senin o muhteşem oyunculuğuna güvenip her şeyi riske atamaz.
Planda küçük bir değişiklik var ve biraz canım yanacak.
Gerçek olması lazım ki inandırıcı olsun.
Yoksa zaynı bir vicdanından yakalayamam.
O yüzden ben hayatımın sonuna kadar sakat kalabilirim biliyorsun değil mi?
Sen bana bunu nasıl yapabildin ya?
Songül teyze.
Öyle olması gerekti.
Aslında bu senin için çok iyi oldu. Bu açıdan bak.
Dalga mı geçiyorsun sen benimle?
Hayatımı mahvettin benim.
Bak böyle olması en iyisi oldu diyorum sana ben.
Ya suçlu durumundan bir anda mağdur durumuna geçtin.
Rol yapmana da gerek kalmadı artık.
Ya sen gördün mü? O Zeynep'in gözündeki vicdan azabını gördün mü?
Ya bunu kullanacağız.
O vicdan azabıyla var ya.
Bu kızı kulun da yaparsın, kölen de yaparsın. Beni dinle.
Şimdi bak birazdan polis gelecek.
Ne söyleyeceğini çok iyi biliyorsun değil mi?
Teyzem benim yüzümden bir daha yürüyemezse ben kendimi hiç affedemem.
Selim bana bak.
Sana kaç kere söyledim.
Bu konunun seninle hiçbir alakası yok.
Suçlayıp durma kendini.
Açık velet bu bir kaza.
Bilimde değil işte.
Hem doktorun dediğini duymadın mı?
Bir daha ayağa kalkamayabilirmiş öyle söyledin.
Bu duruma ben de üzülüyorum.
İnşallah teyzem hiçbir şey olmayacak.
Ama bu konunun seninle bir ilgisi yok.
Bu arabayı sen kullanmadın değil mi sonuçta?
Doktor ne dedi?
MR sonuçları çıkana kadar bekleyeceğiz.
Allah'tan ümit kesilmez.
Bak senin şu gözünden akan tek damlayış beni paramparça ediyor.
Kıyamıyorum ben sana.
Ama olmuyor işte Halil.
Hem o kaza da gözümün önünden gitmiyor benim.
İlk fırsatta ayrılık konuşması yapacak.
Ne kadar da hevesli bunun için.
Ne yapıyorsun Selma ya?
Tut kendini biraz.
Ağla istersen bir de gündüz vakti.
Artık şu miras işini Şükran'ın meselesine söylemem lazım.
Eren, iyi geldin.
Ben de aşeriyordum da.
Öyle mi?
Tamam. Neyi aşeriyorsun?
Taze fasulye.
Süper. Ben hemen alıp geliyorum o zaman. Tamam.
Kızım.
Erenler mi gitti?
Daha yeni gelmişti.
Canını taze fasulye istedi de.
Onu almaya gitti.
Canlısı dediyse alsın tabi.
Hoş bu mevsimde az biraz pahalı olur ama olacak o kadar.
Torunum aşk faniyetine.
Hayatta paradan daha değerli şeyler var kıymet anne biliyor musun?
Sahip çıkması gereken şeyler.
Mesela sevgi.
Bu şimdi ne yapar acelallende?
Nasıl öyle pahalı dedim diye zar.
Öyle tabii.
Sevgi mühim. Her şey ezer geçer.
Fasulyeyi de ezer, nohutu da.
Bir de benimle dalga mı geçiyorsun kıymet anne?
Allah oldu, ellemedik. Nasıl da kırıyorsunuz beni. Aşk olsun size.
Rahat konuşacaksanız olayı boşaltabiliriz.
Hayır, Memur Bey. Gerek yok.
Beni şikayet mi edecek?
Etse keşke.
Belki bu vicdan azabı az da olsa diner.
Buyurun, size dinliyorum.
Olay çok ani girişte.
Zeynep'in...
Zeynep
'in hiçbir suçu yok.
Bütün sorumluluğu o hızlı gelen araç.
Tabii benim de dikkatsizliğim var.
Zeynep'in bir günahı yok yani.
Olacak şey değil beni korudu.
Ama o beni suçlamasa bile ben biliyorum.
Benim de hatam var.
Beni şaşırtıyorsun teyze.
Eline fırsat geçtiği halde suçlamıyorsun Zeynep'i.
Belki de bu yaşananlar seni daha iyi bir insan yapar.
Biz artık müsaade eder misiniz memur bey? Teyzem biraz yorgun.
Şimdilik...
Teyzem biraz dinlense o çok yoruldu. Daha sonra devam etmeniz mümkün mü?
Olur tabii.
Önemli kısımları konuştuk zaten.
Geçmiş olsun.
Sağ ol.
Halil'ciğim.
Siz gidin artık çok yoruldunuz.
Ben bakarım Songül teyzeye.
Yok olmaz ben de kalacağım.
Gözde haklı Selim.
Sen çok yoruldun.
Halil.
Konaktakilerin benim durumumdan haberi var mı?
Hepsinin duaları da haklı da sende.
Bir şey olursa haber verirsiniz.
Hiç merak etmeyin. Tamam. Sizin de bir şeye ihtiyacınız olursa mutlaka haber
verin. Tabii ki.
Dinlenmene bak teyze.
Hadi Selim çıkalım.
Bir ağaçtan bahsediyordu.
Rüzgarlı tepedeymiş galiba.
O ağacı biri yakmış.
Songül Hanım da onun kim olduğunu biliyormuş.
Duyar duymaz söylemek için hemen size geldim.
Senin söylediklerin yüzünden Songül Hanım'ın peşine düştüm ben. Onu
sorguladım ben.
O hepsini inkar etmesine rağmen ben yine üstüne gittim. Çünkü sana inandım ben.
Neden yaptın sen bunu?
Zeynep. Dur Halil!
Konuş sana niye yanlış yönlendirdin beni? Niye susuyorsun Arzu?
Sen yalan mı söyledin yoksa bana?
Kulaklarımla duydum Zeynep Hanım.
Halil ve Zeynep ağacı yaktırdığını öğrenirse seni mahvederler diyordum.
Yakadım bilmiyorum dedi.
Rüzgar tepedeki ağacı kimin yaktığını bilmiyorum dedi. Ama ben inanmadım.
Üstüne gittim Halil'le konuşacaksın dedim. Sonra ne oldu biliyor musun?
Elimden kurtuldu ve... Tamam Zeynep tamam.
Çık buradan.
Kaybol.
Zeynep senin bir suçun yok. Kendini suçlayıp durma.
Benim yüzümden. Sen bir şey yapmadın.
Tamam. Suçlama kendini. Zeynep.
Keşke emin olmadan bir şey yapmasaydın.
Abla.
Hadi gel bir su içelim gel.
Gel.
Tutun bana.
Şuraya otur sen.
Sevdiğim kadının böyle kendini eziyet ettiğini görmek benim içimi parçalıyor
Zeynep.
Ben çok üzülüyorum.
Olmaz böyle.
Sabahtan beri tek lokma da geçmedi boğazından bak sen kan verdin.
Bir şeyler yiyeceksin duyuyor musun beni?
Halil canım bir şey istemiyor.
Ama ben itiraz istemiyorum.
Şimdi sana o meşhur tarhanandan yapacağım.
Sen de afiyetle içeceksin.
Şimdi on numara bir tarhanı yapacağım sana.
Her şey çok okey.
Plan istediğimiz gibi gidiyor. Ama yani otur otur canım sıkıldı benim.
Bir gidip kahve alayım o zaman.
Senin keyfin yerinde tabii.
Tülay'cığım, nasılsın? Çok merak ettim seni.
Ne işi var senin burada?
Defol git buradan.
Haberi Merve'den duyunca nasıl üzüldüm tahmin edemezsin.
Koşa koşa geldim Yadi'yi ziyarete.
Defol. Defol git buradan.
Gerçekten beni bu haline gönderebileceğini mi zannediyorsun?
Doktor.
Hemşire kimse yok mu?
Alın şu kadını şuradan.
Hastanede kelepçeli olduğum odaya geldiğin günü hatırlıyor musun Songül?
İlahi adalet.
Devran döndü.
Hoş.
Kıyasladığımda benim durum senden çok daha iyiydi.
Acıyorum sana.
Umarım konağa dönemezsin.
Hoş.
Dönsen de bu haline kimseye zarar verebilecek durumda değilsin.
İşin bitti Songül.
Bir ölüden farkın yok artık.
Sana bunun hesabını soracağım Tülay Aslan.
Göreceksin.
Soracağım.
Mis gibi koktu biliyor musun?
Ellerine sağlık.
Karıma kendi ellerimle içireceğim.
Bir tane daha.
Biliyor musun senin yerinde olsam ben de aynısını yapardım.
Giderdim teyzemin arkasından.
Sorardım ona.
Kim yaktı bizim ağacımızı diye.
Yemin ederim yapardım.
Çünkü ondan şüphelenmek için çok haklı sebeplerimiz var bizim.
Yemin ederim ben de gitmesine izin vermezdim.
Zeynep bu bir kaza.
Kaza bu.
Kendini suçlamaktan vazgeç artık.
Ne olursa olsun.
Ben bir insanın hayatını mahvettim Halil.
Belki teyzen için iyi bir şeyler yaparsam.
Biraz olsun rahatlar içim.
Tamam rahatlayacaksın için.
Ne istiyorsan yapalım.
Öncelikle müştemilatta kalmasın artık.
Buraya, çiftlikteki odasına dönsün. Tamam.
Söyleyelim hazırlasınlar odasını.
Ama annenler kalıyordu o odada en son.
Annem bu süre Selma'lardı.
Ne zamanda önce de belli değil.
Döndüğünde bakarız ne yapacağımıza.
Benim için şu an önemli olan tek şey son günüm.
Benim aklım almıyor.
Yani teyzemin yaptığı onca şeyden sonra seninle karşı nasıl böyle?
Nasıl bir kalbin var senin?
Nasıl güzel bir kalbin var?
Hadi soğutmayalım.
Güzelmiş değil mi?
Ellerine sağlık.
Afiyet olsun.
Ekmek ister misin?
Eren fasulyeyi alıp gelmeden uyumam lazım.
Kesin gelince konuşmak isteyecek.
Aşkım.
Fasulyeyi buldum.
Ama önce seninle bir şey konuşalım.
Selma.
Selma.
Selma iyi misin?
Selma duyuyor musun beni?
Eren benden ayrılacağını söylemene hiç hazır değilim. Bu çok ağır.
Kaldıramam ben bunu.
Ödeyecek yerde yok.
Ne yapacağım ben?
Selma neyin var? Niye cevap vermiyorsun?
Çok fena oldu bu.
Buldur. Uyur gezerim ben.
Seni duyamam ki.
İstediğimi söyle.
Selma.
Selma duyuyor musun beni iyi misin?
Selma.
Selma. Selma canım.
Eren yeter artık lütfen pes et.
Selma iyi misin?
Uyur gezer mi oldun sen?
Allah Allah.
Mümkün değil bugün konuşamayız.
Mecburen yarını bekleyeceğim artık.
Daha ne kadar devam edeceğiz böyle?
Kader iyi ki seni benim karşıma çıkarmış.
İyi ki evlenmişim seninle.
Vallahi iyi ki benimle evlenmişsin.
Sen
uyumuyor
muydun?
Ben karımın bunun ilk ellerini tutmadan, şu güzel gözlerini görmeden,
onun şu tatlı enerjisini almadan uyanabilir miyim hiç?
Asıl sen verdin o güzel enerjiyi bana.
İyi ki varsın.
İyi ki benim kocamsın.
İyi ki benim karımsın.
Hastaneye gitmenin önce Songül Hanım'ın odası hazır olsun diye arzuyla
konuşacağım.
Hastaneden çıkıp eve geldiğinde her şey eksiksiz olsun istiyorum.
İyi düşünmüşsün.
Ona da dün yüklendim ama unutmuş değilim.
Şimdi gitmeyeceğim üstüne.
Doğru zaman ne zamansa o zaman konuşursun.
Niye o zaman?
Ben üstümü değiştireyim.
Sonra çıkalım beraber.
Ben sana rahat ol, her şey senin için çok daha iyi olacak demedim mi Songül
teyze? Bak, her şey çok daha iyi oluyor işte.
Rahat ol bir ya.
Arzu aradı az önce.
Konakta odanı düzenliyormuş.
Artık müştemilatta kalmayacaksın. Hadi yine iyisin.
Bak, planımız tükür tükür işliyor işte.
Planımız işlese ne olacak ki?
Ben hayatımın sonuna kadar sakat kalabilirim.
Sen her şey yolundaymış gibi bunu nasıl yok sayarsın ya?
Teyze iyi görünüyorsun.
Renginizi biraz toparlamış.
İyi diyelim iyi ola.
Doktorumuz geldi.
O şimdi söyler Songül teyzeciğim iyi mi kötü mü bir bakalım.
Songül Hanım tüm tahlil ve MR sonuçlarınızı inceledik.
Bacaklarınızdaki his kaybının nedeni travmadan kaynaklanıyor.
Bu geçici bir durum. Yalnız ne zaman iyileşeceğiyle alakalı kesin bir şey
söylememiz mümkün değil.
Yarın da his gelebilir, yıllar sonra da.
Maalesef bazı vakalarda da ömür boyu devam ettiği görülmüştür.
Doktor hanım.
Yani her şeyi böyle açıkça söylemeniz.
Tabii doğru bir şey ama süreci hızlandırmanın yöntemleri de vardır
elbet, değil mi?
Kahretsin. Umarım bu hızla her şeyi unutamazsın Sonu Gül teyze.
Elbette Elbey.
Hastamızın yeniden yürüyebilmesi için sıkı bir fizik tedavi sürecine girmesi
gerekiyor.
Aynı anda onunla ilgi alaka gösterilmesi, moralinin yüksek tutulması
da çok önemli.
Bu şekilde tedavi süreci de hızlanacaktır tabi. Yani şimdilik
söyleyeceklerim bu kadar.
Tamamdır çok sağlıktır.
Geçmiş olsun.
Sağ olun.
Ali.
Ne yapacağım ben?
Nasıl yaşayacağım?
Hayatım sonuna kadar teker teker sandım.
Neyse.
İyileşmenin hızlanması için elimizden gelen her şeyi yapacağız merak etme.
Ve sana söz veriyorum.
Yürüyeceksin.
Eski sağlığına kavuşacaksın.
Ayrıca sana bunu yapan her kimse o alçağı da bulacak.
Hem biz de yanında oluruz. Değil mi Zeynepciğim?
Evet. Evet tabii her zaman.
Yani keşke... Keşke böyle olmasaydı tabii ki ama... Bu süreç senin için
ne kadar zorsa... Zeynep için de o kadar zor.
Zeynep... Bak ben bir psikolog olarak bu süreçte senin de hep yanındayım.
Seni anlayabiliyorum. Yani sonuçta bir insanın hayatının mahvolmasına sebep
olmak çok büyük bir yük. Hem biliyor musun Zeynepciğim?
Gözde.
Bak Zeynep zaten bu konuyla ilgili kendini çok suçlu hissediyor.
Bir de sen böyle konuşarak onu daha fazla üzme.
Pardon.
Halil.
Ben daha fazla duramam burada.
Bir gece bile burada kalmak istemiyorum. Ne olur çıkarın beni.
Ne olur.
Bu odaya dönüşüm böyle mi olacaktı?
Yavaş.
Tamam.
İyi misin böyle?
Benden bir isteğime mi teyzem?
Al teyzeciğim benim.
Seni vicdanınla mahvedeceğim Zeynep.
Nefes alamayacaksın.
Şşş Gülhan.
Tamam ama canım.
Bak.
Zeynep zaten çok üzülüyor bu durumdan dolayı Songül teyze için.
Bir de sen yapma.
Gerçi.
Ben de aynı hatayı yaptım. Bu duruma sebep olanın Zeynep olduğunu unutup ben
de onu üstüm.
Gözde.
Sırası değişti.
Pardon.
Ben inanıyorum.
En kısa sürede eski sağlığınıza kavuşacaksınız.
Ben elimden geldiğince hep yanınızda olacağım.
İyi olcaksın.
Zeynep. Zeynep yapma böyle.
Zeynep.
Zeynep'im.
Bak kendine çok yükleniyorsun.
Eziyet etme kendine.
Zeynep.
Biz zor zamanlarda birbirimize destek olacağız diye söz vermedik mi?
Ben nasıl bir faciaya sebep oldum böyle Halil?
Dayanamıyorum kadıncağızın o haline.
Zeynep.
Kendine bu kadar yüklenip eziyet etme.
Durumun seninle bir ilgisi yok.
Üstelik etrafında pervaneyiz teyzemim.
Gereken neyse onu yapıyoruz.
Hem doktor ne dedi?
Geçecek bu.
Geçici bir durum dedi.
Dedi mi? Dedi.
Her şey düzelecek.
Senin şu tek damla gözyaşın benim canımı yakıyor bir bilsen.
Küçük bir bebek gibi özel bir bakım gerektiriyor sürekli. Evet.
Çok özel bir bakım gerektiriyor gerçekten.
İhtiyacınız olduğunda ben de her zaman destek olurum unutmayın.
Selin.
Sen neye bakıyorsun?
Uzman bir hasta bakıcı arıyordum.
Uygun birini bulamadım ama işinde çok başarılı bir fizyoterapist buldum. Hemen
arayacağım. Ara.
Ben de Hakan'a söyleyeyim. Hasta bakıcı işiyle o ilgilensin. İyi birine baksın.
Alo merhabalar.
Sizi bir hastamız için aramıştım. Müsait miydiniz acaba? Yardımcı olabilir
misiniz?
Anladım. Harika.
O zaman sizi bugün saat 12'de Fırat çiftliğine bekliyoruz.
Teşekkürler, görüşmek üzere.
Duymuyor musunuz beni?
Songül Hanım.
Zeynep.
Abla.
Dur. Arzu'yla konuşuruz, daha sonra ilgilenir.
Of! Songül Hanım?
Su ver bana.
Tabii, hemen.
Buyurun.
Bak bu halime.
Bana yaptıklarına bak.
Bir bardak su için bile artık bir başkasına muhtacım ben. Rahatladın mı?
Mutlu musun?
Böyle bir bardak su verdiğinde acılarım dinli mi?
Ne söylese haklı. Ne dese haklı.
Mahvettim kadını. Dünyasını kararttım ben.
Sizin için yapabileceğim bir şey var mı?
Açın ben.
Tamam ben hemen yiyecek bir şeyler hazırlayıp getireyim.
Zeynep.
Bak acizliğime.
Eserinle övünebilirsin.
Yani Songül Hanım'a çarpan araba çalıntı anlayacağını alıyor.
Ormanın orada terk edilmiş halde bulundu.
Belki arabayı çaldıktan sonra yaptı kazaya.
Songül Hanım'a çarpınca da korkup arabayı bırakıp gitti.
Polis şimdi parmak izi gibi şeylerin peşinde.
Sen yine de emniyetle irtibatını kesme. Araştırmaya devam et.
Bu mesele çözülmeden bize uyku haram.
Peki bu... Rüzgar tepedeki ağacı yakan herif...
Onunla ilgili bir gelişme var mı?
Henüz yok Halil.
Adam sırra kadem bastı. Yok. Ama araştırıyoruz merak etme.
Eşini bırakma.
Arzu bana gelip teyzenin Rüzgar tepedeki ağacı yakanın kim olduğunu bildiğini ve
valizini toplayıp gitmek üzere olduğunu söyledi.
En iyisi teyzemin iyileşmesini bekleyip bu konuyu doğrudan kendisiyle konuşmak.
Bu arada yurt dışına yolladığımız kargoyla ilgili bir iyileşme var mı?
İyileşme yok. Ama olacak ben biliyorum.
Bir de...
Selim.
Üstüne ne oldu?
Bir şey yok. Su döküldü yanlışlıkla.
Mutfağa niye gidiyordun o zaman?
Songül hanıma çorba götüreceğim.
Zeynep git üstünü değiştir arzu halleder o işi et. Tamam kuruturum ben sonra
hemen. Ben götürmek istiyorum çorbayı.
Daha ne kadar kaçacağım?
Nerede bitecek bu iş?
Allah'ım o kadar çaresizim ki.
Selma? Sen iyi misin?
Bir şey mi oldu?
Yok. Yok bir şeyim.
İyiyim.
Tamam. Güzel.
Bir şey konuşmamız lazım seninle.
Burada mı?
Ben çok üşüdüm. İçeri gideyim artık.
Benden mi kaçıyor?
Ama neden?
Neden?
Sen daha dur Zeynep Hanım.
Bütün bunların acısını çok fena çıkaracağım senden.
Elime düştü.
Pardon? Kendi başıma mı içeceğim bunu? Nasıl içeyim?
Haklısınız tabii.
Benim çok ağrıyor. Şu yastığımı düzelt önce.
Gelin biraz sonra.
Ne oldu?
Canın mı acıdı Zeynep?
Benim kazada acıyan canımdan daha mı çok acıdı?
Çok ısıtmışsın bunu.
Çok sıcak.
Bilerek yaptın değil mi? Ağzım yansın diye.
Helal, kısa sürede en iyi bakıcı CV'lerini getirdim.
Sağ ol Hakan.
Sen de sağ ol.
Mutlaka tecrübeli olsun ama bence.
Aradığımız kişiyi bulmuş olabiliriz.
Alanında uzman.
Benzer hastalarla da baya bir tecrübesi var.
Evet, iyi gibi.
Çalıştığı tüm hastalar iyileşmiş.
Kim?
Evet. İşi biliyor gibi.
Yurt dışında eğitim görmüş.
Siz ne diyorsunuz? Uygun mu?
Yani sen uygun görüyorsan.
Evet çağıralım bence hemen. Olabilir.
Tamam. Tezenle de paylaşalım.
konuşmaya. Ama ben dinlemeye hazır değilim.
Hem de hiç değilim.
Bebeğim daha doğmadan babasız mı kalacak?
Ben ocağısı koymuştum.
Çay için bir bakayım.
Niye kaçıyorsun benden?
Bir şey mi oldu?
Yok.
Kaçmıyorum ki.
Bir şey yok.
Tamam. O zaman konuşalım.
Vitamin.
Ben bugün vitaminlerimi almadım. Gidip alayım.
Benden niye kaçıyorsun bilmiyorum.
Ama ben sana önemli bir şey söylemem lazım. Onu konuşacağız.
Bana bu yaptıklarının hesabını öteki tarafta nasıl vereceksin?
Çok merak ediyorum.
Kazaydı Songül Hanım.
Ben böyle olsun istemedim.
Zeynepciğim.
Çok teşekkür ediyorum. Kadar yeter.
Zeynep sağ olsun bana çorba yapmış ama kazadan dolayı herhalde
kollarımda zedelenme var. Kendi başıma içemiyorum Gülhan ağrıyor.
Teyzem sen hiç merak etme.
7-24 seninle çok güzel ilgilenecek bir uzmanla anlaşacağız.
İşinin ehli bir uzman profesyonel bir hasta bakıcı buldum.
Yok yapamam.
Yani Zeynep'i kırmak istemem.
Zeynep biraz önce bana çok önemli bir şey söyledi.
Hastalığım süresince benimle bizzat tek başımla ilgilenmek istiyormuş.
Ben de açıkçası bir yabancı ile olmaktansa onun benimle ilgilenmesini
tercih edeyim.
Zeynep.
Sen gerçekten bunu yapmak istiyor musun?
Kendin fizyoterapist ve hasta bakıcı bakıyordun.
Songül Hanım bana yükleniyor ama sesimi çıkarmayacağım.
Sinirleri bozuk ve sorumlusu benim.
Buna rağmen benden şikayetçi olmadı.
Teyzem seni yanlış anlamış olmasın.
Büyük bir sorumluluk Zeynep.
Evet. Bir bakıcıya gerek yok.
Songül Hanım iyileşene kadar onunla ben ilgileneceğim.
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.