All language subtitles for Rüzgarlı Tepe 202. Bölüm Winds of Love Episode 202

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Bir yanlışlık var memur bey. Bir saniye.

Benim karımın böyle kirli işlerle hiçbir alakası olamaz. Biz zaten balayına

geldik buraya komiserim.

Evet ben gerçekten o bulduğunuz şeyi ilk defa görüyorum. Ben koymadım onu

çantaya. Bir dinlemeniz lazım beni önce.

Bir derdiniz varsa bunları karakolda anlatırsınız.

Uzatın bileğinizi.

Zeynep bana bak.

Sakın korkup endişe etme tamam mı? Sakin kalmaya çalış.

Her şeyin üstesinden geldiğimiz gibi bununla geleceğiz.

Ben yanında olacağım senin korkmayacaksın. Sakin kalacaksın tamam

mı?

Ben yapmadım Arif. Biliyorum. Bu yanlış anlaşılma düzeltilecek.

Karakolda çözeceğiz tamam mı?

Eşi olarak sizin de karakola gelmeniz gerekiyor.

Buyurun.

Alo Hakan. Hemen bir avukat gönderiyorsun.

Ağabeyiz biz.

Evet. Evet Şükran Hanım. Mailinizi aldım.

Tamamdır. Olur. Olur tabii. Siz nasıl isterseniz.

Tamam. Ben şimdi hemen maillere bakıyorum.

Görüşmek üzere. Hoşçakalın.

Canım benim.

Miras'la ilgili gerçeği bildiğimi öğrenirse çok üzülür. Seni üzmek

istemiyorum.

Selma.

Gelir gelmez uzandım.

Uyuyakalmışım.

Sana da ilgi gösteremedim.

Affet beni.

Fabrikada yıllık sayım var da... ...onlara bakıyorum.

Kandırmak zorunda kaldığım için kahroluyorum. Ama seni üzmektense...

...kahrolmaya razıyım.

Olur mu öyle şey hayatım? İş sonuçta bu.

Ben en iyi sana şöyle güzel bir kahve yapayım.

Yorgunluğun alır.

Yok aşkım sen dur.

Ben yaparım.

Sen hamilesin sonuçta.

Yormaman lazım kendini.

Olur mu öyle şey babası?

Sen sabahları kadar bizim için çalışıyorsun.

Ben bir kahve yapmışım çok mu?

Seni çok seviyorum Selma.

Aranızda ne bir yalan... ...ne bir sır da olsun istiyorum.

Kendin için borcu ödeyip... ...bana her şeyi anlatacağım.

Şahin her şeyi anlattı şimdi.

Polisler Zeynep'i elleri kelepçeli bir şekilde çıkarmışlar otelden.

O zavallı halini kendi gözlerimle görebilseydim keşke.

Halil peki o ne yapmış?

Polisler onu da almış.

Ama korkma ifadesini alıp geri bırakmışlar.

Yalnız var ya Zeynep bu suçtan biraz zor çıkar içeriden.

Aslanlı kadınları tek tek düşecekler yakamızdan.

İlk elveda da Zeynep Hanım'a.

Halil'in şimdi teselliye ihtiyacı olacak.

Onu teselli edecek birini çok iyi tanıyorum.

İnanamıyorum hala bu olanlara.

Sürprizin için gizli gizli fotoğraf çektirip slide yaptırmasaydım ben şu an

kurtulmak yerine parmaklıkları ardımda olabilirdim Ali.

Allah korusun.

Yani biliyorsun ben buna asla izin vermezdim. Ama tabii bu kadar kolay da

olmazdı.

Sahi sen ne ara yaptın bu kurtarma operasyonu?

Olay olur olmaz bizim fotoğrafçı kızdan fotoğrafları videoları kontrol etmesini

istedim.

O da hemen çektiği fotoğrafı videolara baktı.

Nerede olmuş biliyor musun?

Biz tam ATV'lere binmeden önce çantanı masaya koymuştum ya.

O ara herif koymuş işte içine.

Ama sert kayağı çarptı tabii.

Adam tam çantama tarihi eseri koyarken fotoğraf çekildiği için şanslı sayılırız

bence.

Şimdi yanımdasın ya.

Biz hayatımıza kaldığımız yerden devam ediyoruz ya.

Gelsin hiç bir önemi yok.

Bence de.

Ben senin yanında kendimi çok güvende hissediyorum biliyor musun?

İyi ki şu fotoğrafçı kadını tutmuşsun. Değil mi?

Düşünceli bir kocam olduğu için kurtuldum ben farkındasın değil mi?

Bu arada bu bölgede çok sayıda tarih eser kaçakçısı oluyormuş zaten.

Senin ifadeni alınırken polis anlattı. Bu tarz çok vaka varmış.

Muhtemelen o herif de hani çantaya bıraktı. Daha sonra almayı düşündü.

Acaba buldular mı adamı? Musallat falan olmasın bize?

Şşş ben varken yanında.

Hiç kimse hiçbir şeye müsallat olamaz. Hem merak etme.

Polisler aramaya koyulmuşlar adamı.

Az daha rüya gibi başlayan balayımız bir kabusa dönüşecekti.

Bizim mutluluğumuzu bozmaya kimsenin gücü yetmez.

Yeter ki biz böyle eliyle kalalım.

Göz göze bakalım.

Mutluluğumuzu koruruz.

Böyle pes etmek falan yok Zeynep Fırat.

Pes ettiğimi kim söyledi ki?

İtiraf edeyim.

En zor anlarda bile sen yanımdayken hiçbir şeyden korkmuyorum.

Benim savaşçısı Eda.

Şu bizi kurtaran fotoğraflara bakmaya devam mı etsek?

Edelim.

O zaman sen projeksiyonu ayarla.

Ben de sana biraz yiyecek söyleyeyim.

Saatlerdir bir şey yemedin.

Tamam.

Alo.

Bizim odamıza biraz yiyecek gönderir misiniz?

Tabii. Hemen hazırlıyoruz beyefendi. Sağ olun. Kolay gelsin.

Söyledim.

Ben de bir battaniye getireyim, ışımayalım.

Ya ne diyorsun Şahin sen? Sen bu kadar mı salaksın? Bu kadar mı dikkatsiz

yaptığın işten? Bu kadar mı bir habersin sen? Ne demek kurtulmuş? Hani içeriden

çıkamaz diyordun? Nasıl oldu bu Şahin? Nasıl oluyor?

Kahretsin.

Songül teyze.

Bu Zeynep yine kurtulmuş.

Yine dört ayağının üstüne düştü. Polisler serbest bırakmış bu kızı yine.

Nasıl olabilir ya? İyi de tarihi eser kaçakçılığı bu.

Halil balayı fotoğraflarını çeksin diye birini tutmuş. O fotoğraflardan birinde

de suçsuz olduğu ispatlanmış.

Bu nasıl bir şey ben anlamıyorum artık.

Ben çıldıracağım artık ne yapsam olmuyor.

Delireceğim ben.

Yine baş başa orada.

Keyif içinde balayının tadını çıkartıyorlar.

Ben artık delireceğim.

Delireceğim ben artık ya.

Yapamadım ya.

Yapamadım ben ne yaptıysam ayıramadım onları.

Nasıl bir aşk ki bu?

Ben Zeynep'in kalbini yerinden söküp aldım artık atamaz derken

Halil o kalbin atmasını tekrar sağlıyor.

Nasıl bir şey bu?

Delireceğim.

Gözlerim biraz sakin olalım. Ben sakinim Songül teyze ben yeterince sakinim. Ben

sakinim anlıyor musun?

Olmuyor işte Gözde.

Kabul etmemiz lazım.

Ne yaptıysak olmuyor.

Her seferinde onlar kazanıyor. Yani biz yenildik.

Kaybettik.

Ne dedin sen?

Ne dedin sen?

Ben sana bunu kaçıncıya söylüyorum.

Gözde kaybetmez.

Gözde yenilmez.

Sen bunu o kalın kafana soksan çok iyi edersin.

Ben kaybetmem. Ben kazanırım. Ve Halil benim

olacak. Önünde sonunda.

Pes etmeyeceğim.

Halil benim olana kadar.

Sonuna kadar.

Bez etmeyeceğim.

Resmen deli.

Hırsıyla bizi buçukuna itti. Şimdi de üstünde tepiniyor.

Gözde de bu manyaklık varken.

Umarım başımıza daha beteri gelmez.

Ne kadar doğal çıkmışız baksana.

İşte poz vermeyince öyle oluyor demek ki.

Şaka bir yana da ne güzel anılar biriktirdik bak bugüne dair.

Bunları çocuklarımız bile görecek.

Bak şu atın üstündeki fotoğrafını görüyor musun?

Çok asil.

Saçlarını güzel savrulmuş.

Sen de çok karizmatik bakmışsın.

Gerçi hep öyle bakıyorsun da.

Diyorsun.

Hep öyle bakıyorum da.

Belli ki çok işe yaramamış.

O niye?

Kıskandığını kabul etmene rağmen tek bir öpücükte kaldık.

Kaldı 9.99.

Ben şimdi diğer yanağıma daşacağım.

Alayım.

Tamam.

Oldu işte.

Kaldı 998.

Hay Allah.

Benim diğer yanağımdı.

Bundan öpmüştün zaten.

Bu tarafa.

Bu sefer kesin oldu, tamam.

Yüreğim sana mühürlü.

Bana her bakışında ben yeniden doğuyorum.

Kalbim yakalamak ister gibi sana atılıyor.

Kopup gidecek sanki.

Kalp atışım, yürek yangınım.

Hemen kurtulamazsın Zeynep Fırat.

Kaldı 997.

Ve borçlarının bir kısmını bu gece isterim.

En mahkum.

Ailesiz yokken buralar çok sessizdi.

Şükürler olsun kavuştuyon ya.

Çok özledim sizi.

Ne kadar mutlu görünüyorsunuz. Balayı size yaramış belli.

Ablacığım. Çok özledim seni.

Çok özledim. Bir hafta kalmak ne ya?

Halilciğim.

Hoş geldiniz bu arada. Nasıl geçti balayı?

Hoş bulduk.

Harikaydı sağ ol.

Birbirimize vakit ayırmak çok iyi geldi bize.

Abla enişte. Bence burada daha fazla oyalanmayalım. Salona geçelim. Çünkü

babaannem sizi çok özledi. Biraz daha görmezse.

Hepimiz ayva yiyeceğiz ona göre. Hem de hediyelere de bakarız.

Olur hadi geçelim.

Yapış yapış rezil bir mutluluk.

Ama ben senin elinden onu almasını da bilirim kasaba güvercin.

Çok özledim sizi.

Ben de seni çok özledim Sultan.

Öp bakayım.

Siz olmayınca buranın tadı tuzu kalmıyor valla.

Öyle mi oldu babaanneciğim?

Halil'le benden sana ufak bir armağan.

Çile bezinden başörtüsü aldık. Bak bakalım beğenecek mi?

Çocuklar niye zahmet ettiniz?

Dur bakayım.

Size layık değil ama. Ay ne kadar naziksiniz çocuklar.

Aman Allah'ım.

Ay çok güzel.

Ay çok

güzel. Çok teşekkür ederim.

İyi günler de kulağına.

Sen her şeyin en iyisine layıksın sultanım benim. Güzel günler de kulağa.

Siz de öyle.

Sağ olun.

Evet hanımlar.

Ablacığım bu senin.

Teşekkür ederim. Al bakalım.

Ya bu çok güzel.

Teşekkür ederim.

Ne demek canım benim?

Teşekkür ederim enişte.

Takar mısın?

Tabii.

Galerimden de döndüler.

Zeynep Hanım'ın beni kulaktan koyması an meselesi.

Yapılırsa verirse.

Keşke zamanın varken kaçsaydım. Gerçi Halil Bey bulurdu. En iyisi gözlerine

gözükmemek.

Zeynep. Bekle.

Çok badireleri atlattık birlikte.

Ama sonunda birbirimize güvenmeyi öğrendik.

Ne yaşadığımız sorunlar.

Ne o büyük kavgalarımız.

Bu eşikten içeri girmeyecek.

Tam burada.

Bizi üzen, inciten, kıran ne varsa.

İçeriye taşımayan.

Kişikten adımımızı attıktan sonra ne küskünlük ne de kırgınlık

hiçbir şey bizde kalmasın.

Birbirine güvenen bir çift olarak ilk adımımızı atalım.

Birlikte.

Birlikte. Yeter ki elimden gelsin.

Her an senin şu yüzünü güldürmek için yaşayacağım Selim.

Sen yanımda ol yeter bana.

Aklıma bir şey geldi.

Bir eksik var.

Söyle eksik neyse hemen tamamlayalım.

Evli bir çift için en gerekli şey.

Aynı yastığa baş koymak.

Babaannenin söylediği aklıma geldi de.

Bir ömür boyu aynı yastığa baş koyun demişti.

Ben seninle yaşlanmak istiyorum Zeynep.

Olur.

Bir ömür yan yana olalım.

Ne oldu?

Nerede? Dolapta.

Bu gelin damat borçasının içinde.

Ne var? Ne varmış?

Gazeteyi oradan almadın mı?

Evet oradan aldım.

Burada bir de şey vardı sanki.

Ne vardı?

Böyle kırmızı bir gecelik.

Duruyor mu orada?

Gecelik.

Şey biz yoldan geldik ya ben bir elimi yüzümü ekeyim.

Yıkam.

Dün gece göremedim seni Eren.

Yine geç mi geldin?

Geç gelip biraz uzandı anne.

Çünkü tekrar çalıştı gece kalkıp.

El eşek tembeli gibi keziyken benim kınalı kaşığım hep çalışıyor.

Hiç erinmiyor.

Anasına çekmişler.

Hazır lokmacı değil.

Dengeyi iyi kurmak lazım.

Hayatta her şeyin bir sırası yeri var.

İnsanın işi ailesinin önüne geçmemeli.

Eğer bu kadar uzun mesailer yaparsan...

...hamile karına vakit ayıramazsın. Değil mi oğlum?

Benim kuzum hem çalışıyor... ...hem de karısının gönlünü erdi.

Fabrikadan alacaklardı.

Ben şimdi sizin başınızı çekebilirim.

Hemen geliyorum.

Evet. O mülk konusuyla ilgili raporu hazırladım.

Fiyat sizin için uygunsa...

Yollayacağım oraya.

Aa!

Niye ben gelince kapattın hemen?

Yok.

Aşkım ne alakası var?

Konuşma bitti. O kadar.

Hem sen geldin diye ben niye kapatayım ki telefonu?

Aramızda gizli sıkı yok.

Değil mi?

Biliyorsun.

Hadi gel. Benim kahvemuz gibi oldu.

Sen de sütünü içersin.

Halil Bey isteğinizi getirdim.

Sağ ol Cemil.

Unutmamışsın.

Unutur muyum hiç?

Düşecek.

İzin verir miyim?

Elinde titrerse kalbinde.

Unutursan bu yüreğim kör kalır. Üstüme titriyorsun.

Kendimi öyle değerli hissettiriyorsun ki.

Senin gibi sevdiğine kıymet veren başka bir insan bilmiyorum ben.

Gözlerine baktıkça eriyor.

Bakışlarında yok oluyorum.

Sana değen bir bakışım. Bin ışık olup kalbime yağıyor.

Aydınlatıyor içimi.

Gözde Hanım lütfen bana yardım edin. Ne yapacağım şimdi ben?

Yoksa Zeynep Hanım kovacak beni.

Bunları Zeynep'i tehdit etmeden düşünecektin Arzu'cuğum.

Ben senin eline müthiş bir şans verdim. Ama sen eline yüzüne bulaştırdın. Bak

görüyor musun? Eğer ilacı vermeyi başarabilseydin biz şimdi hiç bunları

konuşmuyor olurduk.

Ben ne dediyseniz onu yaptım. Başka bir şey yapmadım. Ne olur yardım edin bana.

Yalvarırım. Yalvaracaksın tabii ki.

Başka seçeneğin mi var?

Bana sadık kalırsan seni korur kollarım. Zeynep'le ilgili hiçbir derdinde kalmaz.

Ama kendi başına hareket etmeye kalkarsan kuş kadar aklında böyle

çırpınıp durursun işte.

Sözünüzden hiç çıkmam. Ne derseniz onu yaparım gerçekten.

Yemin ederim. Tamam.

Sakin ol deli deli yapma kendini be.

Öf tamam.

Beni dinle şimdi.

Zeynep'e gidip af dileyeceksin.

Her şeyi Songül planladı.

Seni de mecbur bıraktı. Böyle söyleyeceksin.

Sen de kabul etmek zorunda kaldın. Çünkü gidecek başka hiçbir yerin yoktu. Buna

mecburdun. Biraz vicdanına oynayacaksın.

Bol bol ağlayacaksın.

Onu yumuşatacaksın.

Yumuşatacaksın ki seni affedecek.

Ama Songül Hanım bunu öğrenirse mahveder beni.

Sonu mu olur bu?

Ay Songül teyzeyi boş ver.

Ona zaten öfkeliler. Ha bir eksik ha bir fazla. Ne fark eder ki?

Senin Zeynep'e yakın olman gerek.

Anca benim de o zaman işime yararsın.

Ne oldu?

Kötü bir şey mi geldi aklına?

Yok.

Sen yanındayken kötü bir şey olabilir mi?

Sadece düşünüyordum da.

Annemle babam.

Seni tanısalardı ne kadar mutlu olurlardı.

Keşke o da bilseydi.

Mezarlarına mı gitsek?

Ben gönlümü sultanın onlarla tanıştırsam.

Ne kadar mutlu, huzurlu bir evliliğim olduğunu onlar da görse.

Çok iyi düşündün.

Gidelim tabii.

Hayır duamıza ederiz hem.

Hatta gitmeden bir de hayır lokması mı döksek? Çok iyi olur bence.

Hemen de planı yaptı. Benim güzeller güzeli karım.

Sen böyle mutlu olacaksan ben hep bir plan yaparım.

Ama gitmeden önce benim bir özel bir yer aramam lazım.

Doğru.

Fabrikanın açılışına çok az kaldı.

Evet düğünde söz vermiştim Serdar Bey'e.

Makinelerle ilgili Özer Bey ile anlaştık. Ama sözleşmeyi konuşmak için

tekrardan bir aramam gerekiyor.

Belge çalışma odasındaydı. Ben gidip oradan arayayım hemen olur mu? Tamam.

Şefkatlisin.

Azimli karım benim.

O zaman sıra sende Halil Fırat.

Aserler.

Sana bahsettiğim meseleden bir gelişme var mı?

Ben de seni arayacaktım Halil.

Memnun olacağını düşündüğüm gelişmeler var.

Güzel. Nedir? Dinliyorum.

Güzel.

Bunlar beklediğim gelişmeler.

Kızım kocanın gecesi belli değil, gündüzü belli değil. Olmaz böyle.

Gerekirse bıraksın işi.

Halil'in yanında çalışmasına gerek yok ki artık.

Kaç milyon miras kaldı. Ben anlamıyorum ki bu çalışma sevdası nedir böyle.

Selmacığım bir cevap verir misin?

Artık durumunuz iyi. Ne gerek var böyle ayrı kalmanıza?

Anne benim sana bu konuyla alakalı bir şey söylemem lazım.

Hayırdır?

Şimdi bu miras... Evet.

Eren'e kaldı.

Kaldı ama... Bir dakika kızım.

Ay bu telefonu açmam lazım. Belediye başkanının karısı arıyor Ayten.

Efendim Ayten'cim.

Canım ne zamandır görüşemedik, özleştik.

Yakınlardayım, istersen uğrayayım. Aytenciğim çok isterdim ama ben

çiftlikte değilim. Selma'yı ziyarete geldim.

Öyle mi? Ben senin elenden pek hoşlanmadığını sanıyordum.

Selma'ya layık değil demiyor muydun? Aklımda yanlış kalmış herhalde. Onlar

geçmişte kaldı Aytenciğim. Evet başta endişeliydim ama damadıma çok yüklü

miktarda bir miras kaldı.

Şimdi kızıma layık olduğu hayatı yaşatıyor, beni de el üstünde tutuyor.

Tamam canım, tamam.

Görüşürüz, iyi bak kendine, hoşça kal.

Böldüm yavrum, kusura bakma.

Ne diyordun?

Sen diyeceğini dedin zaten önüne.

Ne diyordum?

Unuttum ya.

Önemli değilmiş demek ki.

Benim bugün çok belim ağrıyor biliyor musun?

Ya.

Ben gidip biraz yatayım. Tamam yavrum git uzan sen hadi.

Beni Songül Hanım mecbur bıraktı.

Yoksa ben böyle bir şey yapacak biri değilim.

Bir nişanlım var. Hapiste.

Hoşçakalın Özer Bey.

Perşembe günü Yeşilpınar'da görüşmek üzere o zaman.

Siz de kendinize iyi bakın.

Görüşürüz.

Alo Serdar Bey merhabalar. Ben size bilgi vermek için aramıştım.

Makineler dahil neredeyse her şey hazır.

Sadece sözleşmeler de hazır olduğu zaman gönül rahatlığıyla fabrikaya

taşınabileceğiz. Çok iyi. Özer Bey cephesinde nedir durumlar?

İmzalar atıldı mı?

O iş tamam sayılır. Özer Bey perşembe günü yurt dışından dönüyor. Programımızı

ona göre şekillendirdim. İmzaları atıp bir an önce start alırız. Zeynep bir

terslik olmaması gerek.

Sözleşmeler yetişmezse fabrika açılışını ertelemek zorunda kalırız.

Allah korusun.

Minyonlar çöpe gider.

Endişeniz olmasın. Bir aksilik çıkmaması için elimden geleni yapacağım ben.

Perşembe imza işini hallettik mi her şey tamam olacak.

Sana güveniyorum. Şimdilik hoşça kal.

Görüşürüz.

Ben doldurayım Zeynep'im.

Zeynep Hanım, benim sizinle konuşmak istediğim bir şey vardı.

Biliyorum bana çok kızgınsınız ama söyleyeceklerim önemli. Beni bir

dinleseniz.

Dinliyorum Arzu.

Sizi vasiyetle ilgili tehdit etmem size delilik gibi geliyordur.

Haklısınız da.

Ama beni bunu yapmaya Songül Hanım zorladı.

Eğer yapmazsam beni işten çıkaracağını söyledi.

Zeynep Hanım benim çalışmam lazım.

Bir nişanlım var hapiste.

Eğer ona para gönderemezsem hali ne olur bilmiyorum bile.

Ondan başka kimsem yok. Gidecek yerim de yok.

Affetmek büyüklüktür. Çok çaresiz kaldım. Sizden özür diliyorum. Ne olur

bağışlayın beni.

Arzu muhtemelen doğru söylüyor.

Songül Hanım'ın yaptıkları ortada.

Halil'le bizi ayırmak istediğini saklamıyor bile.

Acıdım da Arzu'nun haline ama içimden bir ses bu işin burada bitmeyeceğini

söylüyor.

O canınıza düştüm.

Arzu yaptığın normalde affedilecek bir şey değil.

Sana bir şans daha vereceğim tamam.

Ama bak.

Bundan sonra biri seni bir şey yapmaya zorlar. Sıkıştırırsa önce gelip bana

anlatacaksın tamam mı?

Allah sizden razı olsun.

Bana dünyaları verdiniz.

Sizin için yapabileceğim bir şey var mı?

Hayır lokması topmak istiyorum ben. Bir alışveriş listesi yapacağım. Sen

ihtiyaçları hazır edersin olur mu?

Kağıt kalem alıp geleyim.

Gel. Hakan hoş geldin.

Hoş buldum.

Uzun zamandır seni böyle mutlu görmemiştim Halil.

Hayırdır inşallah.

Vallahi mutluyum.

Hem de çok mutluyum.

Onca şey yaşadık.

Neler geldi geçti hayatımızdan ama değişmeyen tek bir şey var Hakan.

Hep sevdiğim kadının yanında olmak istedim.

Ama en güzel tarafı, şimdi artık o da benim yanımda olmak istiyor.

Maşallah.

Tebrik ederim ikinizi de.

Eyvallah.

Unutmadan.

Onu sağ salim üstündeki adrese ulaştırmanı istiyorum.

Çok önemli.

En ufak bir aksilik olmasın Hakan. Dikkat et.

Tamamdır sen merak etme ben de.

Ama sana bir iyi bir de kötü haberim var.

Hayırlar olsun inşallah. Kötüden başla.

Canan ve Asun yurt dışına çıkmamışlar.

Yani... ...resmi anlamda çıkmamışlar.

Zamanında çiftlikte çalıştığını düşündüğün... ...kanını da kızını da...

...candan tutmuş.

Merak etme araştırıyoruz.

İlla ki bir yerden çıkacaklar.

Onları bana bul Hakan. Benim için ne kadar önemli olduğunu biliyorsun.

İyi haber.

İyi haberse... ...bu ağaç meselesindeki... ...çiftçinin izine

ulaştım.

Adam yurt dışındaymış.

Ama gerekli bağlantıları kurdum. Birkaç güne dönmüş olur.

Eyvallah.

Başına hiçbir şey gelmesin Hakan. Çok önemli benim için.

Merak etme ben de.

Başka bir şey yoksa hallediyorum. Eyvallah.

Dayanamıyorum. Ben dayanamıyorum Songül teyze.

Onları bir arada görmeye dayanamıyorum.

Bitireceğim bu işi ya.

Bitireceğim.

Dikkatli olmamız lazım.

Bak Zeynep annesine bile acımadı. Kal demedi.

Eğer benim bir hatamı yakalarsa, beni kapının önüne koyar. Tabii seni de.

O zaman biz de öyle bir plan yaparız ki, o kasaba güvercinin

kanatları bağlı bir şekilde avucumuzun içine düşer.

Nasıl olacakmış o iş?

Böyle bir olacak ki... Zeynep er dediğimizi yapacak.

Hem de zorla değil.

Seve seve.

Neşelen Songül teyzeciğim.

Çok yakında Zeynep'i parmağında oynatacaksın.

Er dediğini yaptıracaksın.

Ben de o sırada... Yalnız kalan Halil'i elde edip...

Bu ilişkinin sonunu getireceğim.

Ay keşke.

Daha ne isterim ki ben?

Olacak.

Alo Fikret dinliyorum.

Üzgünüm Songun Hanım ama... Bir sorunumuz var.

Yine ne oldu Fikret? Anlat hadi.

Şu ağaca kan çiftçi.

Fikret.

Çıldırtma insanı. Sen o adamın işini bitirmedin mi? Adam mezarından mı kalkıp

gelecek?

Şey Songun Hanım. Ben yapamadım. Yaşama karşılığı para teklif etti. Ben de

kıyamadım. Durumları da biliyorsunuz.

Anlayamadım. Yani sen bana ihanet ettin.

Adamı para karşılığı serbest bıraktın. Şimdi de benden merhamet mi istiyorsun?

Problem ne? Söyle. Para mı istiyor adam?

Ali Bey ona ulaşmış.

Ben onu yurt dışına göndermiştim. Korunaklı bir yere.

Ama bir şekilde bulmuşlar. Şimdi buraya getiriyorlar.

Fikret.

Nasıl yaparsın bilmiyorum.

Ama o adama ulaşıp bu işi çözeceksin.

Eğer bunu başaramazsan bana değil Halil'e verirsin bunun hesabını.

Simba.

Mehrumların ruhu şad olsun.

Sevah bu varsa nasip olsun.

Yüce Rabbim kabul etsin inşallah.

Amin. Amin.

İkinize de teşekkür ederim.

Elleriniz dert görmesin.

Ne demek çocuğum. Siz ikiniz de öyle hayırlı evlatlarsınız ki.

Onlar çok şanslılar.

Allah sizden razı olsun.

Babalarımız ve annenin hayrına olsun.

Yüce Rabbim kabul etsin inşallah.

Amin.

Babam seni tanısaydı çok severdi.

Kızı yerine koyardı.

Canımın şeklinde bir tane bakayım tadına. Tabii çocuğum tabii.

Çok severim ben lokmayı.

Bismillah.

Nasıl?

On numara olmuş elinize sağlık.

Afiyet olsun.

Canım hadi gel yemek hazır.

Ya.

Kıyamam ben sana. Bıca kalmış burada.

Canım. Affet.

Affet beni Selma.

Ne yapacağım ki ben?

Ne olur göreceğim affet beni.

Eren.

Neyi affedeceğim ben Eren?

Geldiğimde sayıklıyordun. Rüyalarına kadar girecek ne oldu?

Ben şimdi gırtlağımıza kadar boş batağımda olduğumuzu... ...o yüzden

çalışmak zorunda kaldığımı nasıl söyleyeyim?

Aşkım...

Şey... Seni istediğin restorana ben götüremedim ya.

Bak... Ruhama bile girdi.

İçime dert oldu.

Canım benim.

Üzme kendini bunlar için lütfen.

Alt tarafı restoran.

Gitmesek ölmeyiz ya.

Sen yanımda ol.

O bana yeter.

Hem bizim evimizde çok güzel yemekler var.

Hadi gel artık yeme. Sofra hazır.

Annemler bekliyor.

Ne oluyor Soğan Gül teyze bir dur.

Bir kendine gel ne oluyor bir anlat.

Ne olmuş?

Halil'le Zeynep'in Rüzgarlıtepe'deki ağacını bir çiftçiye yaktırmıştım.

Fikret de o çiftçinin işini bitirecekti.

Ama başaramamış salak.

Şimdi ne olmuş tahmin et.

Halil o çiftçiye ulaşmış.

Buraya getir diyormuş.

Bittim ben.

Bittim ben Gözde.

Mahvoldum.

Nedir ki yani?

Çok mu önemli bu ağaç?

Onlar için öyle.

Aşklarının sembolüydü o ağaç.

Ben de o ağacı yaktırdım.

öldüler, kahroldular.

Aslında amacım, Halil'in Zeynep'in o acı yaktığını sanmasıydı.

Başardım da, ama şimdi,

eğer o çiftçi konuşursa,

Halil her şeyi öğrenir.

Peki,

O ağacı senin yaktığını öğrenirlerse ne olur?

En iyi ihtimalle konaktan gönderirler beni.

Ya da hapse düşerim.

Ama daha kötüsü Halil bir daha asla yüzüme bakmaz benim.

Belki de aradığımız fırsat tıpış tıpış ayağımıza gelmiştir.

Ne fırsatıymış o?

Yokluğun çok acı babam.. Keşke yanında olsaydın..

Bak ben bu sefer yalnız gelmedim yanına.

Sevdiğim adamla geldim yanına.

Sakın merak etme tamam mı?

O çok mutlu ediyor beni.

Sen de tanısan çok severdin.

Rahat uyu benim güzel yürekli babam.

Allah yattığın yerde huzur versin sana.

Amin.

Sen bir kalbimi al.

Yüreğine sağlık.

Ben sizi yalnız bırakayım.

Anlatacakların vardır.

En son buraya geldiğimde bir şeyleri yanlış anlamışım baba.

O dönem darmadağın oldu.

İçinden çıkılmaz bir haldeydim.

Tükenmiştim.

Ama hayata tekrar tutunma müsaade.

Tekrar beni ayağa kaldıran şey... ...ona olan sevdam oldu.

Senin gelinim böyle işte baba.

Herkesin yardımına koşar da... ...tek kelime iltifat beklemez.

Babana Allah'ın bir lütfu.

Bazen soruyorum kendimi, onu hak edecek ne yaptım diye.

O benim en büyük şansım.

Allah onun kocası olmayı bana nasip etti.

Temelini attığımız yuvanın çatısı bensin, sıcaklığı da o.

Sizin gibi olduk baba.

Artık aklınız bende kalmasın.

Beni annem gibi seven biri var hayatımda.

Hiç merak etmeyin.

Çok iyi bakıyor bana.

Zaten bundan sonra beraber geliriz yalnız.

Halil.. Halil..

Kocam..

Üşüdüm..

Bu söylediğin ömür boyu diyebilirim.

Bir daha söylesene.

Kocam.

Gelsene benimle.

Hazır mısın?

Hazırım.

Sürpriz.

Hayda.

Yani bundan sonra Çiçek Hanım bekarlığa veda etti.

Ne güzel düşünmüşsün.

Ne olsun sence adı?

Aşık.

Aşık.

Güzel isim bence. Yakıştı.

Aşık. Sen de sevdin mi ismini?

Sevmiş.

Hadi bırakalım da uyusunlar.

Artık bizde mi uyusak?

Yorulduk sanki.

Ama uyumadan önce.

Sana bir sürprizim var.

Ne sürpriziymiş o?

Bilmem. Bak bakalım beğenecek misin?

Halil çok güzel bir şey bu.

Dayığını buldu demek ki.

Sen hep böyle beni mi düşüneceksin?

Kocalık vazifem.

Takayım mı ister misin?

İsterim.

Arkanı dön bakayım.

Ya da dur önce bir.

Buradan bir kurtulalım.

Şimdi dönebilirsin.

Düğünümüz yetişmedi.

Ama kısmet bugüneymiş.

Çok güzel bu.

Çok beğendim, teşekkür ederim.

Çok yakıştı benim karıma.

Hakında mısın?

Bu çiftlikte, bu odada ilk kez biz olarak uyuyacağız.

Şükrü Hanım, gönderdiğim maili inceleyebilir miyiz?

İnceledim ve makul buldum. Çok iyi bir iş çıkarmışsınız Eren Bey.

Çok naziksiniz.

Böyle söylemeniz beni çok mutlu etti.

Çok önemli benim için.

Sen biriyle mi konuşuyordun?

Evet. Demiştim ya.

Fabrikayla ilgili.

Toplantı yapıyordum.

Niye ben gelince kapattın?

Yok aşkım.

Ne yapsaydım?

Toplantı bitti.

Gömleği de değiştirmişsin sen.

Evet. Öyle oldu.

Hani internetten de olsa... ...derli toplu olmak lazım.

Aşkım yalnız ben sana dinlendirdikçe sen yerinde durmuyorsun.

Ne yapacağız?

Aşkım saat de epey geç olmuş.

Ben bunu içersen şimdi uyuyamam gece.

Şöyle yapalım mı?

Ben ikimize yoğurt kaynatayım, merandada içelim.

Ver sen ona.

Allah'ım bir an önce borçları ödemem için bana yardım et.

Karımı üzmeyeyim diye bin tane yalan söylüyorum.

Beni affet.

Alo Şükran Hanım lütfen kusura bakmayın bağlantı kesildi galiba

internet gitti o yüzden kapandı

Tamamdır

Rahatsız mı etti saçlarım? Şimran.

Ne rahatsızı?

Bunlar benim unsurum.

Yaşama sebebim.

Senin saçın koklayınca evinde gibi hissediyorum ben.

O zaman...

Kahvaltını ben hazırlayayım bugün sana.

Senin bu güzel ellerinden alacaksan her şeyi yerim ben.

Günaydın.

Günaydın.

Sana da.

O zaman hazırlayayım ben bir an önce kahvaltıyı.

Yalnız bu masada bir şey eksik.

Bir şey mi yetmişim?

Çocuk eksik.

Çocuklarımız.

Hayal etsene.

Şu havuzun kenarında çocuklarımız koşuşturuyorlar.

Kızımız çiçek toplamış sana.

Ben de hemen şurada oğlumla futbol oynuyorum.

Top koşturuyoruz.

Tamam. Tamam.

Bu arada benim telefonum içeride mi kaldı? Hakan arayacaktı.

Ben çaldırayım.

Tamam. Ben de bir bakayım.

Buldun mu?

Kapatabilirsin. Madem öyle ben de senin adını değiştireyim.

Adın soyadınla kayıtlıydın çünkü.

Halil Fırat yerine... Halil yazayım. Olur mu?

Ya da eski patronum diye kaydedeyim.

Tamam tamam ben bir şey buldum galiba.

Ben kocama kahvaltıdan sonra bir Türk kahvesi yaparım şöyle.

Afiyetle içsin. Ne dersin?

Ama sonra yok beğenmedim, yok bayat, yok yakmışsın demek yok.

Sen o kahveyi getir.

En ölümcü zehir olsun içinde.

Bir saniye düşünme.

Kana kana içerim elinden.

Çalışma odana istersin değil mi? Oraya getireyim.

Olur.

Fabrikanın açılışı yaklaştı ya.

Onunla ilgili olan dosyaları bir daha gözden geçireceğim.

Yani orada eksik bir şey istemeyiz biliyorsun.

Hadi tamam soğutmadan yiyelim.

Afiyet olsun.

Soğutmayalım.

Bak bu hayatımda yediğim en güzel omlet.

Ellerine sağlık.

Afiyet olsun.

Emin miyiz bundan Gözde?

Yani illa böyle mi olması gerekiyor?

Başka bir yolu yok mu bunun?

Ah be Songül teyzeciğim.

Olsa dükkan senin de.

Yok işte ne yapalım başka bir yolu yok.

Seni kırar mıyım yoksa?

Ya sen kendi ağzında söylemedin mi? Bu plan tutmazsa en kötü ihtimalle beni

konaktan atarlar demedin mi? Yani sen konaktan kovulmak istiyorsan ben tabii

bir şey diyemeyeceğim.

Yok yok.

Tamam.

Dediğimiz gibi yapalım.

Öyle olsun.

Bravo aklın yolu bir. Bak dediğime geliyorsun.

İyi hadi acele et.

Ben şimdi çıkıyorum.

Sen de elini çabuk tut tamam mı?

Ben bu hallere düşecek kadın mıydım?

Aklıma kötü kötü şeyler geliyor.

Allah'ım sen bana yardım et.

Böyle söylemeniz beni çok mutlu etti.

Çok önemli benim için.

Kedinin bir saat toplantısı mı olur?

Ütülü gömleğini giymiş bir de.

Aman ben ne biçim şeyler düşünüyorum ya.

Tanımıyor muyum Eren'i sanki?

Aldatmaz beni o.

Aklın karıştığında sözleri hatırla lütfen.

Bir daha aklım karışmayacak.

Söz veriyorum.

Aşkım benim.

Mutlaka mantıklı bir açıklaması vardır.

Ben ona güveniyorum.

Ama kulaklarımla duydum canım.

Mutlu oldun falan diyordu.

Kibar kibar konuşuyordu bir de.

Selmacığım.

İyi misin kızım?

Bir şey mi oldu yoksa?

Eren mi üzdü yavrum seni yine?

Hayır anneciğim.

Hiçbir şeyim yok.

Biraz yoruldum dinleniyorum sadece.

Abartılacak bir durum yok yani.

Selmacığım. Ben senin annenin güzel kızın. Satlama benden bir şey.

Hem ben anlamıyorum mu sanıyorsun sen?

Parayı sonradan bulan erkeğe güven olmaz.

Ama ben söyledim. Yani miras kaldığından beri elinden telefon düşmüyor. İşmiş

diyor ama.

Ne malum bir kadınla konuşmadığı garantisi mi var kızım?

Anne söz konusu Eren'se garantisi var.

Ben ona güveniyorum. Diğerleri gibi değil o. İş diyorsa iştir.

Erkeklere güven olmaz güzel kızım.

Bu kadar saf olmasa ona üzülen sen olursun.

Hem söylemeyeyim söylemeyeyim diyorum dayanamıyorum.

Bu ne hal Selma? Biraz bak kendine.

Bir bakım yap.

Bıraktın gittin.

Git kendine güzel kıyafetler al şık.

Bir erkeği elde tutmak kolay değildir yavrum. İlgilen biraz kendinle.

Of

anne.

İyice aklımı karıştırıp gitti.

Yok canım Eren öyle bir şey yapmaz.

Benim için iki yüz milyonu reddetti o.

Kulaklarımla duydum.

Bir daha ne yaşarsak yaşayalım, üzüp durulmak yerine sana geleceğim.

Benim gönlümün de gözümün de gördüğü tek kişi sensin.

Yok. Yok bu böyle olmayacak.

En iyisi gidip konuşayım artık Eren'le.

Mutlaka bir açıklaması vardır Eren'in.

Böylece aramızda gizli saklı da kalmamış olur.

Zeynep Hanım, size bir şey söylemem gerekiyor.

Hani siz ilk bana gel demiştiniz ya.

Ben bir şey duydum.

Songül Hanım telefonla konuşuyordu.

Halil Bey ve sizin adınız geçti. Sizin için önemliymiş. Bir ağaçtan

bahsediyordu.

Rüzgarla tepedeymiş galiba.

O ağacı biri yakmış.

Songül Hanım da onun kim olduğunu biliyormuş.

Duyar duymaz söylemek için hemen size geldim.

Nerede o arzu?

Çabuk söyle.

Müştemilattan çıktı az önce Zeynep Hanım. Elinde bir valiz vardı.

Hızlı hızlı yürüyordu. Kaçar gibi.

Sizi ve işinizi en yakın zamanda Avustralya'ya bekliyorum.

Lütfen davetime işinize de iletin.

Teşekkür ederim.

Çok naziksiniz.

Fakat... ...eşim... ...ek iş yaptığımı henüz bilmiyor.

Yani en azından şimdilik.

Tabii biliyorum... ...bunu ona söylemem lazım. En kısa zamanda.

Ama öyle oldu işte.

Başta bilsin... ...üzülsün istemedim.

Sonuçta hamile.

Ama... ...söyleyeceğim.

Söylemem lazım.

Biliyorum.

Teklifiniz için teşekkür ederim.

Ben eşime söylemek için uygun bir zamanlık olacağım Şükrü Hanım.

Bibisi olacak.

Gerçek şart boşmuş Eren'ime.

Bakıcısı Şükran'la evlenirse mirası alacakmış.

Evlenmezse zırnık yok.

Eren'im de para için karısını bırakır mı hiç?

Bakmaz elbet.

Olmaz demiş avukata.

Belası uçtu gittik üzmeyeceğim.

Şükranla evlen, şükranla evlen.

Söğüthan dedeyip bu kadınla konuşuyormuş demek ki.

Teklif dedi de evlenme teklifi.

Miras'cığım bu kadınla evlenecek.

Allah'ım bak ne kadar saf.

Gel. Gel Hakan.

Halil bir sıkıntı yok.

Verdiğim paket sağ salim yerine ulaştı.

İyi eyvallah.

Peki Canan'ın Asu'dan bir haber var mı?

Henüz yok ama araştırmaya devam ediyoruz.

Başka bir şey yoksa ben işlere döneyim hemen.

Yok kolay gelsin eyvallah.

Ölülerini gerçekleştirmek için elimden gelen her şeyi yapacağım.

Ve kimse buna engel olamayacak.

Gel.

Halil Bey.

Songül Hanım. Songül Hanım'ı konağa terk etti.

Zeynep Hanım da burnundan soluyordu. Onun peşinden öfkeyle çekip gitti.

dedim size.

Kime diyorum Songül Hanım durun.

Songül Hanım.

Rüzgar tepedeki ağacı kimin yaktığını biliyormuşsunuz. Söyleyin bana hemen.

Bırak o.

Ne ağacı ya?

Benim bir şey bildiğim falan yok. Sizin meseleleriniz onlar.

Benim bilgim yok.

Biliyorsunuz biliyorum. Hemen söyleyin dedim.

Cengiz meselesinde de sustunuz zaten. Sonradan sizin yaptığınız çıktı ortaya

ama. Ne diyorsun sen be?

Siz Halil'e beni ayırmaya çalışmıyor musunuz?

Ben ispatlayamam belki ama Rüzgârtepe'deki acı siz yaktınız ben

eminim. Sonra da suçu benim üstüme attınız.

Sırf Halil benim yaktığımı düşünsün benden ayrılsın diye itiraf edin. Senin

ağzından çıkanı kulağın duyuyor mu?

Ne dediğini biliyor musun sen?

Saçmalama. Son bir anı görüyor musun? Çiftliğe gidiyoruz.

Halil'e anlatırsınız bunları. Onun da size soracakları vardır Emine.

Zeynep bırak kolumu. Bak ben o müştemilata bir daha dönemem.

Bırak kolumu. Ya bırak.

Songül hanım.

Songül hanım.

Teyze!

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.