Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Böyle bitmeyecek.
O gerdanlık benim.
Çiftlik de benim.
Ömer de benim.
Ay Allah'ım ya nerede kaldı bunlar?
Ben bayağı telaş etmeye başladım.
Bu çaktan yine de üç saati geçti.
Neredeyse gelmek üzere diller.
Ay sonunda.
Ay çok uzun zaman oldu.
İkisini de çok özledik valla.
Ya sorma çok uzun. Üç ayımı bana üç yıl gibi geldi. Ben Zeynep'ten hiç bu kadar
ayrı kalmadım.
Yine de bütün ayrılıklar böyle güzel olsun. En azından hayallerini
gerçekleştirmeye gittiklerini biliyoruz.
Orası öyle.
Zeynep'in parfüm projesi hayata geçti.
İstediği oldu güzel kızım.
Ay ben burada bekleyemeyeceğim. Dışarı çıkıyorum kapıda karşılayacağım onları.
Öyle özlemiş ki ablasının ruhu bedenine çok geliyor.
Hayırdır inşallah. Pek gözledi ablasının yolunu.
Gül Hanım'ın da içi içine sığmıyor. O da kardeşini çok özledi.
Hiç dilinden düşmedi.
Sonunda geliyor kardeşin.
Özledim tabii, özlemez olur muyum? Kardeşimi de Zeynep'i de.
Sen neye bakınıp duruyorsun öyle?
Ben odalarını temizlettim, hazırlattım. Atölyeyi de temizlettim, çalışma odasını
da temizlettim ama... ...kız daha yeni sayılır ya işte.
Son kontrolleri yapamadım. Bir eksik gedik var mı? Aklım hep oralarda.
Tülay Hanım merak etmeyin. Eminim her şey çok güzel olmuştur. Eksiksiz bir
şekilde halletmişsinizdir. Kaç gündür uğraşıyorsunuz zaten.
Hem onlar da evlerine hasret kaldılar. Hiçbir şeyleri göz görmez şimdi.
Geliyorlar. Hay hadi.
Hoş geldiniz. Hoş bulduk kardeşim.
Hoş geldin oğlum.
Gel bakalım.
Hoş
geldiniz
benim çifte kumrularım. Çok özledim.
Hoş bulduk sultanım.
Sultanım biz de seni çok özledik.
Bonjour, ben Evi.
Bonjour, selam.
Ablacığım. Hoş geldiniz.
Hoş bulduk. Abla. Canım.
Hoş geldiniz.
Çok özledik sizi.
Ben de çok özledim sizi.
Hoş geldiniz. Hoş geldiniz. Hoş bulduk. Ne haber Tekin?
İyidir.
Karnın ne kadar büyümüş.
Evet ama bence ablam açık ara dünyanın en güzel hamilesi. Değil mi? Bence de.
Güzeldi. Hamilelik de daha da güzelleşti.
Ablacığım. Ya seni herkes çok özledi. Ama en çok ben özledim.
Şuna bak.
Sana anlatacağım o kadar çok şey var ki.
Evet hanımlar.
Sohbet güzel ama biz uzun bir yolculuktan geliyoruz ve...
Karım zaten hamile biliyorsunuz, yorulmuştur.
İçeri geçelim, sohbetimize, özlemimize orada devam edelim.
E hadi kalmayın ayakta, hadi içeri gidelim. Cemil, hediye paketleri var,
onları getir. Ben de yardım edeyim. E sen niye yardım ediyorsun Cemil, hal ne
der? Gel içeri hadi. Anneciğim, hediyelerimi çok merak ediyorum,
bekleyemeyeceğim. Hadi Merve, tamam o zaman.
Cemil.
Nihayet geldiler.
Ben diyorum ki daha fazla beklemeyelim hemen konuşalım.
Yeterince bekledik zaten.
Konuşalım ne olur.
Ben ablamla enişteme güveniyorum.
Bence evlilik konusunda bizim yanımızda olacaklar. Hiç şüphem yok.
İnşallah canım.
İnşallah. Hadi gidelim.
Gel anneciğim gel kızım otur. Arkana da şöyle yastığı koyduk mu.
Rahat edersin. Yavaş.
Ayaklarını uzatman lazım.
Bütün gün aşağı sarkıttın ayaklarını.
Ay yok hiç gerek yok Gülen abla sağ ol. Getir suyu çocuğum. Al yarın suyu da iç
bir yudum.
Rahat bırakın kızı.
Bir nefes alsın.
Sizleri gördüm ya.
Başka hiçbir şey istemem.
İyiyim ben merak etmeyin.
Hangisi benim?
Merve'ciğim rahat bırak ablanı biraz soluklansın. Hediyeler kaçmıyor ya.
Sorun değil anne.
Hadi başlayalım o zaman. Önce en sabırsızlara.
Şimdi sabırsızlar. Merve'nin... Bak Merve'ninki orada. Mor olan.
Cemil sana zahmet onu ver.
Teşekkür ederim.
Zümrüt Sultan.
Bu senin.
Ay niye zahmet ettiniz?
İpek bir şey al. Umarım beğenirsin Sultan. Çok güzel.
Siz alırsınız da ben beğenmez miyim?
Kesenize bin bereket olsun.
Ablacığım.
Bu senin.
Çok teşekkür ederim.
Enişte.
Bu senin de kim?
Kayınço. Kayınço şaka yapıyorsun.
Hediye mi o? Evet.
Bu da... Annemi.
Tülay Hanım. Bu sizin. Çok naziksiniz.
Cemil. Hakan. Sizinkiler orada açarsınız.
İnanmıyorum.
Vadedeki Zamban Fransızcası.
En sevdiğim kitaptır. Türkiye'de yoktu bu baskısı. Çok sağ olun çocuklar.
Bunlar da benim parfümlerim. Üç farklı koku. Yakında Türkiye'de de satışı
başlayacak. Umarım beğenirsiniz.
Abla ben şu mora bir bakmak istiyorum.
Abla bu çok güzel bir koku. Çok etkileyici.
Yani ben bu kokuyu kimseye vermek istemiyorum.
Yani bu koku bana özel olsa olur mu?
Çok güzel gerçekten Zeynepciğim.
Ah elegant.
Çok güzel.
Fransız basını internetten takip ettim.
Çok beğenildi parfümlerin Zeynep.
Halil... ...sana da çok teşekkür ediyorum.
Kızımın hayallerini gerçekleştirmesi için ona önayak oldum. Çok sağ ol.
Vallahi Tülay Hanım, kızınız o kadar yetenekli ki... ...benim hiçbir şey
yapmama gerek kalmadı.
Sadece eşlik ettim kendisine.
Sultanım.
Ne oldu sen niye doldurdun öyle gözlerini?
İçimde öyle bir korku var ki.
Selma'nın kızını gördüm.
Ama Rabbim sizinkini görmemi nasip edecek mi acaba?
Gözüm açık mı gidecek yoksa? Allah korusun.
Olur mu hiç öyle şey?
Sen onu tabii ki göreceksin, seveceksin.
Bak bizim oğlumuz senin ninnilerinle masallarınla büyüyecek.
Rahatlığımın takdiri artık.
Amcam.
Ee isimle karar verdiniz mi?
Henüz düşünmedik.
Ya aman diyeyim.
Cinsiyetini öğrenene kadar kök söktürdü bize zaten.
İsim mevzusu da buna dönmesin.
Annesi?
Nazlı kız uyudu mu sonunda?
Uyudu. Adın mazlı değil inatçı mı koysaydık acaba ya?
Uyumamak için nasıl direniyor görmen lazım.
İki dakika şurada oturup dinleneyim de.
Sonra Zeynep'i arayacağım.
Gelmişlerdir herhalde.
Evet.
Gelmişlerdir.
Yarın Zeynep'i görmeye gideriz değil mi? Ben çok özledim.
Gideriz tabii aşkım.
Gideriz.
Zaman ne hızlı geçiyor değil mi?
Onlar gittiğinde Nazlı daha karnındaydı.
Şimdi ise iki aydık.
Yakında da konuşmaya başlayacak.
Değil mi?
Selma?
Biber onu kırdım.
Yıkarken elimden kaydı.
Ne diye var kıymet anne? Sıkma canını onu kullanırız.
Benim kızım konsere başladı.
Ben bakayım.
Dur aşkım sen otur.
Sen çok yoruldun.
Dinlen biraz tamam.
Ben bakarım kızıma.
Ama bir şeye ihtiyacın olursa seslen.
Annesi.
Ben dedim size.
Adını nasıl koyacağız nasıl olacak diye.
Dinletemedim. Öyle de oldu işte.
Haklısın kıymet anne. Sen demiştin.
Neyse Eren bakıyorsa ben de şurada azıcık dinleneyim.
Bakalım.
Her bir köşesini nasıl özlemişim.
Biliyor musun, hiçbir yer bizim evimizin yerini tutamaz.
Çünkü burası bizim yuvamız.
Sevgiyle, emekle inşa ettiğimiz yuvamız.
Nereye gidersek gidelim... ...dönmek isteyeceğimiz yer yine burası karım.
çok güzel günlerimiz olacak.
Aşık. Çiçek.
Bizi de unutmayın ama diyorlar.
Unutur muyuz hiç?
Yalnız Merve çok iyi bakmış biz yokken.
Bak bakayım bana.
Gülgelendi senin o güzel yüzün. Ne bileyim, şu iki minnoşa ne güzel isimler
bulduk. Keşke kendi oğlumuza da güzel, ona yakışabilecek bir isim bulsak artık.
Vallahi yakında atsız doğacak çocuk Ali. Faruk.
Faruk.
Yok, çok eski.
Cevher.
O da pek şaşalı.
Değil mi?
Değil mi? O da biraz eski sayılır.
Doğru.
Demir.
Demir.
Bak Demir çok güzel isim bence.
Kudretli falan hani.
Oturaklı isim.
Olur. Yazalım ondan iste. Hadi.
Yalnız güzel karım... ...bayağı bayağı bu bir listeye dönüştü ha.
Uzun da gitti bu.
Biz böyle her isim konusu açıldığında yeni bir isim bulmaya devam edersek
işimiz zor olacak gibi.
Ama olsun.
İki isim koyarız.
Birini bulduk.
İkincisi kaldı. Vallahi kız olsaydı işimiz kolaydı.
Mavi koyardık tamam derdik.
Benim karımın o güzel gözlerine hitap et.
Kesin mavi derdik.
İşte erkek.
Yani aman.
Bütün romantik dizilerde erkek karakterin adı Demir.
Eskidi o isim. Ne ara eskidi ya?
Seni ne kadar çabuk tüketiyoruz.
Bu Sezar salata ne kadar güzel olmuş ya.
Sezar.
Sezar.
Sezar koyalım mı ismini?
Karım bak Sezar dediğin böyle tüylerim diken diken oldu.
Benim bir askerlik arkadaşım vardı da.
İsmi lazım değil.
Yanılarım yok o isimle başka bir şey bakalım.
Rabbim size tatlı telaşlar güzel heyecanlar versin inşallah. Siz böyle
tatlı tatlı konuşa konuşa en güzel kararı verirsiniz.
Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem ne buyurmuşlar?
Sizler kıyamet gününde hem kendi adlarınızla hem de babalarınızın
adlarıyla çağrılacaksınız. Bu sebeple en güzel adı koyun demişler. E artık
siz de öyle yaparsınız.
Eee anlatın bakalım ne yaptınız Fransa'da? Hep Paris'te mi durdunuz?
Deniz kıyısına inmediniz mi hiç Marsile'ye falan?
Deniz? Deniz nasıl isim? Bence iyi Deniz.
Yok çok var.
Herkesin adı Deniz.
Anneciğim sen ne dersen de onların aklında tek bir şey var. O da yeğenimin
adı.
Herkese afiyet olsun.
Gel beraber olsun Hakan.
Hallettim ben o işi ya hemen.
Yeni geldim biliyorum ama işler beklemiyor Halil.
Bittiyse bir gelsen.
Yok yok bitirdim zaten. Sen atölyeye geç ben de geliyorum.
Tamam.
Güzel karım.
Sen de karnını güzelce doyur.
Bebeğimiz güzelce doyur sonra...
Odaya geç, uzan, dinlen. Yol yorgunsun bak. Tamam.
Hadi herkese afiyet olsun.
Sağ olun.
Abla eniştem doğru söylüyor. Gel ben seni odana çıkarayım. Hem bebeği isim de
buluruz.
Olur, tamam.
Gel ablacığım.
Afiyet olsun.
Afiyet olsun kızım.
Kardeşim.
Afiyet olsun.
Oğuz da güzel isim aslında. Severim ben Oğuz.
İyi oldu biliyor musun odaya çıktığımız?
Biz oğluşumuz için bir isim listesi yaptık teyzesi ama epey uzun. Sana
göstereyim sen de bak.
Merve?
Sen iyi misin? Bir şey mi oldu?
Abla benim seninle bir şey konuşmam lazım.
Tamam gel otur şöyle.
Nasıl gireceğim ben şimdi lafa?
Aylardır o kadar provasını yaptım ama, şimdi işler ciddiye binince, her şey yok
işte gitti kafadan.
Hadi Cemil, toparla oğlum kendini.
Öyle sergilerim.
Halil Bey, benim sizinle konuşmam lazım.
Hayırdır Cemil, kötü bir şey mi var?
He. Ben bir telefon görüşmesi yapacaktım da. Gelirim birazdan. Tamam.
Ne oldu Cemil? Dinliyorum.
Ne oldu ablacığım?
Kötü bir şey mi var korkutma beni hadi söyle.
Yok abla.
Kötü bir şey değil de.
Şey. Ne Merve söyle hadi.
Ben direkt konuya bodozlama gireceğim.
Yoksa söyleyemeyeceğim.
Tamam.
Ben birini seviyorum.
Ne?
Vay.
Birini seviyorsun demek.
Çok. Çok güzel bir şey bu.
Peki kim bu şanslı kişi?
Halil Bey iyi günümde de zor günümde de hep yanımda olacaktır biz.
Kim biliyor musun abla?
Her ne olursa olsun bıkmadan usanmadan benimle aynı yolda yürüyecek düştüğümde
kaldıracak biri.
Halil Bey eğer izniniz olursa biz Merve ile evlenmek istiyoruz.
Merve?
Biz Cemil'le evlenmek istiyoruz.
Cemil mi?
Bizim Cemil bayağı.
Ay ablacığım.
Sen büyüdün de benim karşıma geçtin. Evlenmek istiyorum diyorsun.
Çok sevindim Merve.
Cemil ablam benim.
Biliyordun bizi destekleyeceğini. Teşekkür ederim anlayışın için.
Cemil, Merve hem Zeynep için hem de benim için çok önemli.
Sen onu gözün gibi koruyacağına, kollayıp sahip çıkacağına
söz verebilir misin?
Şerefim ve namusum üstüne söz veriyorum Halil Bey.
Sağ yüzümden sol gözüme sakınacağım Merve'yi.
Hayırlı olsun.
O zaman gidip kız tarafıyla bir konuşmak gerekir.
Şu an Merve zaten Zeynep Hanım'la konuşuyor.
Sen sevindin de.
Annem.
Tamam canım öyle hemen canını sıkma.
Ben hallederim.
Ben konuşurum annemle.
Anneciğim sana kahve yaptım.
Aşk olsun.
Niye öyle baktın? Sana kendi elimle kahve yapamayacak mıyım?
Yani.
Çok alışık değilim ya Merve.
Şaşırdım biraz.
Neyse.
Güzel olmuş. Ellerine sağlık.
Anne. Senin bir ilkokul arkadaşın vardı. Hatırlıyor musun?
Melek. O evlendi sen Fransa'dayken.
Yoo oldu.
Aslında arayıp davet etti o beni sağ olsun.
Ama Fransa'dayız gelemeyiz dediğim için üzüldü.
Aman zaten çok önemli bir düğün değildi. Yani bir şey kaçırmış değilsin. Çok
basattı. Ben öyle ayıp olmasın diye bir yarım saatliğine uğradım geldim.
Çocuğun hali vakti pek yerinde değil belli ki. E ne olacak?
Tahsili yok çocuğun. Üç kuruşa bir yerde çalışıyor.
Anneciğim.
Seviyorlardır belki birbirlerini.
Sevgi karın doyurmaz ki Merveciğim.
Dengi dengini olursa sevgi sevgi olur. Gerisi kabus.
Sen daha gençsin anlamazsın.
Biz Gülhan'la yemekte biraz isim düşündük.
Sonrasında benim aklıma bir isim geldi.
Ömer.
Babanın hatırasında yaşatmış olur seni.
Yani... Çok isterim aslında.
Oğlumuz babamın adını taşısa çok mutlu olurum ama... Biz İsmi Halil'le birlikte
ortak karar vereceğiz anneciğim. Biliyorsun.
Tülay Hanım.
Eğer müsaitseniz sizinle biraz konuşabilir miyiz?
Tabii.
Çalışma odama geçebiliriz isterseniz. Buyurun.
Konuştunuz mu?
Şöyle oturun.
Halil.
Bir sorun mu var?
Ne oluyor?
Lafı hiç uzatmayacağım Tülay Hanım.
Konuya direkt gireceğim.
Cemil. Merve ile evlenmek istiyor.
Tabii. Merve de Cemil ile.
Nasıl olur böyle bir şey?
Cemil.
Cemil ile Merve, evet.
Evlenmek.
Züleyha Hanım, bunda şaşıracak bir şey yok.
Cemil çok temiz kalpli.
Aynı zamanda çok da çalışkan.
İşi çabuk kapan bir çocuk.
Sorumluluk sahibi.
Ne iş versek yapabilecek kapasitede, fabrikada birçok departman var bununla
ilgili. Ona alan açılacak.
Ve altından kalkacağını düşünüyorum Cemil.
Yani bilemiyorum.
Gerçi ben kime anlatıyorum ki Cemil'e?
Sizin elinizde büyüdü. Siz benden daha iyi bilirsiniz.
Orası doğru da... Bilemiyorum yani... Açıkçası Merve'ye de
inanamıyorum.
Bunda inanamayacak bir şey yok Tülay Hanım.
Gönül kimi severse...
Aşk onda güzel.
Yani bir evliliğin temeli de sevginin üzerine kurulmalıdır.
Mesela Zeynep'le ben.
Birbirimizi deli gibi sevmesek yaşadığımız bunca badireyi kolay
atlatabilir miydik?
Atlatamazdık.
Mesela Eren'le Selma.
Başında çok karşıydınız onlara.
Ama şimdi bakın.
Temelinde ne var? Sevgi.
Birbirlerini çok seviyor bu çocuklar.
Şimdi de Merve.
Bırakın.
İzin verin.
Çocuklar güzel bir yuva kursunlar.
Sevgi üzerine.
Çünkü sizin kızlarınız mutlu olmayı hak ediyorlar.
Göreceksiniz bak annem esip gürleyecek birazdan.
Yani bu çok şaşıracağımız bir şey olmaz Merve.
Zaten kolay olmayacağını biliyoruz.
Abla içeriden ses mi geliyor?
Vay be!
Tamam.
Evlenebilirsiniz.
Ama bir şartım var.
Merve bu sene okuluna gidemedi.
Devam edecek ve bitirecek okulunu.
Söz. Söz Süleyman.
Öpelim oğlum.
Anneciğim.
Çok teşekkür ederim.
Çok teşekkür ederim.
Eğer sizin de izniniz olursa... ...yarın erkek tarafı olarak kızınızı istemeye
gelelim.
Oldu abla oldu. Dur dur Merve Merve. Ablan iki canlı ne yapıyorsun?
Haklısın enişte. Çok özür dilerim. Ben heyecandan ne yapacağımı bilemedim.
Sarıl. Bir daha sarıl annene.
Bak izin verdi.
Bir daha. Biz niye hiç düşünmedik bunu?
Can. Can koyalım mı ismini?
Can. Can.
İsteme merasimimiz var ablacığım. Eren'le Kıymet Hanım'a da söyle.
Hepinizi bekliyoruz.
Tamam canım. Erkenden geliriz biz.
Ay Zeynep çok heyecanlı.
Küçük kardeşimize yuvadan uçuyor.
Neyse. Tutmayayım ben seni.
Haberleşiriz. Öpüyorum.
Duydunuz galiba.
Ama ben yine de bir özet geçeyim.
Bizim Merve ile Cemil birbirlerine aşık olmuşlar.
Anam. Strasına bak sen.
Evlenmek istiyorlarmış.
Yarın Cemil Merve istemeye gelecekmiş.
Annem de razı olmuş.
İnanamıyorum ya.
Annem nasıl kuzu kuzu kabul etti acaba?
Bu zamanda Cemil gibi damadı nerede mi bulacak?
Ahlaklı, efendi, işinde gücünde.
He ya.
Senin sosyetik anan damattan yana çok şanslı valla.
Öyle valla. Bütün damatları kızların elinde tutuyor.
Yani. Annem beni bu kadar çabuk kabullenmemişti.
Sen ne biliyorsun?
Kıskanmadım desem yalan olur.
Evet haklısın. Biraz geç ikna olmuştu.
Ama bak şimdi seni benden daha çok seviyor.
Hah öyle.
Kumru kuşu evlenirken ayağını sürdü zar.
Bizse o da çok sevinirdi.
Gelir o da zaten.
İstanbul kaç saatlik yol. Haber veririz yani.
Ya senin baban böyle anlayışlı, böyle vicdanlı biri işte.
O herkesin kahraman.
Herkesin arkasındaki dağ o.
Bak bugün de Merve teyzenin sevdiğiyle kavuşmasına vesile oldu.
İşte senin annen gibi melek gibi karısı olunca insanın her şey kolay oluyor.
Çocukların yüzük işleri de tamam.
Bu da güzeller güzeli karım için.
Benim için?
Nereden çıktı Halil durduk yere?
Yani benim güzeller güzeli karıma hediye almam için illa bir şey mi olması lazım?
Teşekkür ederim.
Ay Halil çok güzel bu küpeler.
Kuyumcu fotoğraflarını gönderince... ...dayanamadım. Hemen aldım. Bak hem
gözlerine de çok uyumlu olacaklar. Çok yakışacak sana Zeynep.
Çok teşekkür ederim.
Vallahi oğlumu da unutacak değilim.
Bu da onun için.
Ne aldın oğlumuza? Şöyle bir şey.
Bak. Buraya isim de yazdırılabiliyor.
Çocuğumuzun ismini koyduktan sonra.
Direkt yazdıracağız.
Çok güzelmiş.
Hatta. Bence bu isim mevzusuna bir artık noktayı koyalım. Ne diyorsun?
Nasıl yani şimdi mi?
Olur. Enes.
Enes.
Böyle tek başına yavan gibi kalıyor.
Oğuz. Oğuz Enes. Oğuz Enes. Nasıl?
Güzel olur.
Tamam. İki isim.
Emre.
Emre'ye yazmıştık. Şu aşağılara bakacaksın.
O zaman Demir.
Demir.
Tamam. Bitti sanırım.
Bitti karım. Ben bir tane de bonus yazacağım.
Bir tane kaldı.
Onu da...
İyi de...
Biz konuşmamıştık hiç bunu nereden çıktı şimdi?
Öyle içimden geldi.
Dedesinin ismi.
Güzel olmaz mı?
Peki içinden geldiyse?
Hazırsan yalnız karım.
Sen biraz kızardın sanki heyecandan.
Hadi ya öyle mi?
İstersen bir elini yüzünü yıka gel öyle başlayalım.
Olur yıkayayım.
Bekle beni. Bekliyorum.
Hazır mısın güzel gözlüm?
Hazırım. Hadi sen çek.
Babamın adı Halil Ömer çıktı.
Madem istediğin bu güzel gözlüm.
O zaman biz de oğlumuza dedesinin adını veririz.
Aslında çok isterim.
Yani oğlumuz babamın adını taşısa bence de çok güzel olur ama.
Bu Halil'le ortak vereceğimiz bir karar anneciğim biliyorsun.
Ömer. Oğlum.
Oğlum, artık senin adın Ömer Fırat. Duydun mu oğlum?
Ben nasıl bir iyilik yaptım da Rabbim karşıma seni çıkardı Ali?
Hala inanamıyorum.
Ya eniştem sağ olsun şık diye ikna ediverdi annemi.
Aynen öyle.
Halil Bey olmasa halimiz yaman diye emin ederim.
Tülay Hanım böyle oradan çıkıp gözümün içine baktı ya.
Dedim eyvah eyvah.
Şimdi geliyor gelmekte olan ve patlayacak üstümüzde.
Ama öyle olmadı çok şükür.
E tabii. Bu kadar kolay olacağına ihtimal vermediğimiz için.
Üzerimden büyük kalktı resmen.
Nasıl eniştem bilmiyorum.
Benim de, benim de. Yemin ediyorum böyle bir ton yük kalktı üstümden.
Ooo,
çiftimiz de buradaymış.
Taze aşıklar ne yapıyorsunuz bakalım?
Akşam kahvesine geldik. Size de yapalım mı? Birlikte içeriz.
Aslında ben tam kalkıyordum.
Yarın için benim elbise seçmem lazım.
Ben de şey... Bahçede.
Bahçede bir işim var.
Ben de onu halledeyim.
Aynen.
Afiyet olsun size de.
Bak bu saatte bahçede işi varmış.
Heyecanlı taze damat.
Çok tatlılar.
Eve yeni bir renk geldi.
Aşk çok güzel bir şey.
Sadece onlar mı aşık zannediyorsun?
Ben de sana aşığım.
Ve çok şanslıyım.
Beni tamamen değiştirdin.
Sonunda herkes mutlu.
İnşallah... Yarın biz de mutluluğumuza mutluluk katacağız.
Umarım. Ne zamandır tedavi görüyorum.
Yarın güzel sonuçlar alacağız umarım.
Ben inanıyorum.
Alacağız. İnşallah.
O zaman kahveler benden.
Nerede cezimiz?
Evet.
Çocuğumuzun ismini koyduğumuza göre sıra geldi Ömer'imizin odasını
tasarlamaya.
Nasıl bir odayı hayal ediyorsun?
Söyle bakalım.
Bilemedim ki şimdi.
Aslında bunun için çok acele etmemize gerek yok.
Yani sonuçta doğduğunda bir süre bizimle yatacak.
Bak Selma ablamlar da Nazlı için oda yaptırdılar. Kullanamıyorlar şimdi.
İyi de karım tamam yanımızda kalacak ilk aylarda. Ya sonra? Yine lazım olacak.
E tabii orası da doğru.
Hadi söyle bakalım.
Nasıl olsun odası?
Belki böyle mavi fonun üstüne beyaz bulutlarla süslü bir duvar kağıdı
yapabiliriz. O zaman yatağının kenarında da böyle deniz fenerinden bir lampa
olsun.
Eğer karanlıktan korkacak olursa babası gibi umutla
bakacağı bir ışık olsun.
Beşiği de ahşap olsun bence.
Hatta belki sen yaparsın beşiğini.
Tekmeledi Halil.
O da istiyor senin yapmanı baksana.
Bir daha söyle bakayım.
Ömer. Oğlum.
Beşiğini baban yapsın mı ister misin?
Gördün mü?
Vallahi tekmeledi.
Yaparım tabii yapmaz mıyım? Ben onun için var ya. En kral beşiği yaparım.
Babalık görevi.
Ne oldu, neden durgunlaştın?
Benim beşiğimi de babam kendi elleriyle yapmıştı da.
O geldi aklıma, şimdi hayatta olsaydı... ...bana bırakmazdı bu işleri.
Elimi bile sürdürmezdi, kendi yapardı torununu.
Hangi renk olsun peki, beşiğin?
Bilmem.
Böyle pastel tonlarda olabilir.
Belki açık bir sarı olur. Ya da yeşil.
Bilemedim şimdi.
Bak ne diyeceğim karım bir de.
Işık buradan geliyor ya.
Güneş ışığı çok önemli çocuklar için. Vitamin oluyor ya.
Yatağını tam buraya koyalım.
Olmaz mı?
Olur. Çok iyi odur.
Ben de Halil'e güzel bir hediye alayım. Ama ne alsam ki?
Günaydın güzel karım.
Günaydın.
Yalnız ben şimdiden söyleyeyim sana.
Oğlumuz doğduktan sonra böyle bizden geç uyanamayacaksın. Tadını çıkar.
Vallahi uyumak istemem ki.
Sizinle vakit geçirmek varken uyumak istenir mi?
Fransa'daydık ya.
Ehaliyle işler burada birikti karım. Dün Hakan'la çok çalıştık.
Odaya geldiğimde de daha gün aymamıştı biliyor musun? O yüzden uyumuşum.
İyi yapmışsın kocam.
Ben çok beğendim bu küpeleri Halil. İyi ki almışsın.
Sen bana hayatımın en güzel hediyesisin.
Senin yanında benim aldıklarım ne ki?
Burada sizinle böyle uzun uzun keyif yapmak isterdim.
Ama malum çok önemli bir gün bugün.
Bizim sarı damadı hazırlayacağız daha.
Doğru. Hadi.
Ben bir gideyim duş alayım.
Sonra hazırlanırım. Tamam.
Seni hem şaşırtacak hem de mutlu edecek bir hediye almam lazım ama... Ne?
Saç, kıyafet... Öyle sıradan şeyler değil işte.
Daha özel, anlamlı bir şey olmamız lazım.
Ben en iyisi bir atölyeye gideyim.
Belki bir şeyler çaresim yapar, aklıma bir fikir gelir.
Ne alabilirim ki sana?
Halil oğlum, ne yaparsam yapayım adım her zaman hırsız olarak anılacak.
Oysa oğlum, ben sana daha iyi bir at bırakmak için ömrüm boyunca didindim.
Şimdi adımı bile anmak istemeyecek kimse.
Bir hırsızı kimse hatırlamak istemez.
Babasının defteri olmalı bu.
Yalnız gelinin ablası olarak biraz fazla güzel olmadınız mı hanımefendi?
Işıldıyorsunuz.
Yanınıza yakışayım diye uğraştım.
Rabbim yavuz dilden kem nazardan saklasın sizin.
Hadi biz geç kalmayalım gidelim artık.
Nazlı kuşumu burada bırakıp gitmek hiç içime sinmiyor. Onu da mı götürseydik
acaba?
Götürüp de onca kalabalığın gürültünün içinde hem kendini hem de yavrucağı
huzursuz mu Hatice'm kızım?
Haklısın.
Aman kıymet anne bak, telsiz hiç yanından ayırma olur mu? Bir de hani
bazen tükürüğü boğazına kaçıyor ya, öyle olursa ters çevireceksin, sırtını pat
patlayacaksın, o zaman geçiyor.
Üç gündük anadan akıl alacak derlek.
Ananın kitabını yazarım ben.
Doğru, biliyorsun sen zaten.
Sen bana bakma benim kendi vesvesem.
Hadi. Oyalanmayalım artık biz çıkıyoruz.
Hadi hadi.
Yolcu yolunda gerek geç kalman. Güle güle.
Hadi babaannesi görüşürüz.
Görüşürüz.
Geldim kıymetli Nazlı'm geldim.
Ben dedim Nazlı koyma Nazlı olur diye dinletemedim. Kıymet koyacaktınız
kıymet.
Şimdi adımı bile anmak istemeyecek kimse.
Bir hırsızı kimse hatırlamak istemez.
Nasıl yani?
Sırf benim için uğraştın bunlarla.
Ben mutlu olayım diye oğlumuza babamın adını koydun.
Karan.
Ağlıyor musun sen?
Yok.
Yani henüz değil.
Ama durup dururken ağlayabilirim.
Hamilelikten herhalde.
Oğlumuz mu sebep oldu adama?
Şekerata bana bak.
Seni yerinde başkasının annene ağlatmasına usta izin vermezdim.
Ama işte evlatsın.
Ne yapacaksın?
Başa gelen çekiliyor.
Şöyle.
Vallahi ağlamak da çok yakışıyor sana ne yalan söyleyeyim. Gözlerim boncuk boncuk
oluyor ama.
Sen hep gül.
Artık oğlumuzun adı belli olduğuna göre. Bunu da götürüp yazdırmak gerekiyor.
Bugün çok telaşımız var.
Ben Hakan'dan rica ederim bir ara.
Biz hazırlıklara bakalım.
Vallahi iyi olur.
Hem bugün hazırlamam gereken bir damat var.
Kaç gündür heyecanlı. Bir görsen ayakta duramıyor.
Normal.
Buna bakmam lazım.
Sen konuş ben de bir Merve'ye bakayım.
Tamam ben de hazırlanıp gelirim.
Efendim. Tamam tamam uygun.
Zümrüt Sultan.
Merve'yi gördün mü?
Yok görmedim.
Gülen ablacığım.
Tekin'in işte bir şey mi oldu siz iyi misiniz?
Aslında iyi değiliz.
Zeynepciğim.
Şu an benim ne tek kelime konuşacak ne de tek kelime dinleyecek halim var.
Sonra konuşuruz olur mu?
Dur kızım dur dur.
Gelin şöyle bir oturun bakayım.
Gülenciğim gelin.
Gelin hadi.
Geç. Tekin oğlum sen de geç.
Oturun şöyle.
Maviş gel yavrum.
Şimdi.
Çocuğum. Böyle susmakla, içe atmakla olmaz.
Derdini söylemeyen derman bulamazmış.
Söyleyin bakayım bana. Anlatın ne oldu?
Zümrüt Hanım.
Biliyorsunuz. Biz uzun zamandır çocuk için tedavi görüyorduk.
Ama işe yaramamış.
Doktor bir daha çocuk sahibi olamayacağımızı söyledi.
Çok istedik ama... ...ana baba olmak bize nasip değilmiş.
Belki de bu kadar ısrar etmemeliydim tedavi için.
O kadar umut etti.
Sonu hüsran.
Rabbim verirse nimet... ...vermezse hikmettir.
Hayırlısı buymuş demek ki.
Öyledir muhakkak ama... ...insan üzülüyor yine de.
Yani.
Neden anne baba olamayacakmışsınız siz?
Bunun olması için illa doğurmak mı gerekiyor?
Bak dışarıda... ...aile yuvasına muhtaç... ...sevgiye ihtiyacı olan...
...saçı okşanması gereken... ...bir yığın çocuk var.
Hem sevaptır.
Bakın siz bir de bunu böyle düşünün.
Olur mu ki öyle?
Olur tabii Gülhan abla.
Çok güzel olur hem de.
İstersen ben araştırayım. Evlat edinme prosedürleri nasıl? Nasıl işliyor?
Öğreneyim.
Olur.
Tamam bir deneyelim o zaman.
Yani biz hiç böyle düşünmemiştik Zümrüt Hanım.
Haklısın.
Anne baba olmak için illa doğurmaya gerek yok ki.
Önemli olan o kalplere sahip olabilmek.
Sizin kalbinize sığmayacak yoktur Emel Allah.
Hazır mısınız?
Biz çoktan hazırız.
Evet Merve.
Hadi aç olduk beklemekten. Gel artık.
Ay ay ay.
Şu güzelliğe bak.
Ay ben hala inanamıyorum.
Evin en küçük çiçeği tekne kazıntımızda gelin oldun.
Bakayım.
Ay Merve çok güzel olmuşsun.
Seni gelinlikle halledemiyorum.
Güzel ne Kemil'ime.
Harika olmuşsun. Bakayım.
Annem benim.
Güzel kızım benim.
O ne?
O Meri.
Babanın sözümüzde bana hediye ettiği gümüş tepsi.
Sana kısmetmiş.
Çok mutlu olduğunu istiyorum güzel kızım. Tek dileğim bu.
Sağ ol anne.
Yanımda olduğun için çok sağ ol.
Ama ağlatacaksınız beni.
Çirkin olacağım sonra.
Sen ağlasan da çirkin olamazsın ki.
Hep gül.
Hepiniz gülün.
Bundan sonra kızlarım benim yüzümden ağlasın istemiyorum.
Gelin bakayım şöyle.
Gelin.
Ben burada kaldım. Olur mu öyle şey? Gel yanımıza.
Teyzem geldi galiba.
Aslanım benim.
Bakayım şöyle.
Şilet gibi oldun.
Aferin sana.
Koçum benim.
Çok sağ olun Halil Bey.
Zahmet verdim size de. Ne zahmeti?
Ayrıca bundan sonra bey falan yok.
Halil abi diyeceksin.
Tamam mı?
Artık sen de bu ailedensin Cemil.
Ailemize hoş geldin aslanım.
Ayrıca şöyle bir düşünüyorum.
Bu aileye senden daha iyi biri katılabilir miydi?
Katılamazdı.
Yavruya.
Koçum benim.
Çok sağ olun Halil Bey.
Halil abi.
Halil abi.
Nasıl damat?
Vay vay vay. Cemil çok yakışıklı olmuşsun kardeşim.
Allah tamamlarsın kardeşim.
Kardeşim.
Aslanlı damatları ekibine hoş geldin.
Çok mutlu oldun.
Allah bana nasip etmedi ama.
Çok mutlu oldun kardeşim.
Bunlar da yüzükleriniz.
İsimlerinizi yazdırdım. Bir de bugünün tarihini attırdım içine.
Çok sağ ol Hakan abi.
Benim yerime sen koşturun.
Ne demek.
Çiçekleri de Hakan almış.
Çok güzel olmuşlar.
Sağ olun.
Çok sağ olun.
Eee damat bey.
Hazır mıyız?
Gidelim alalım şu kızı.
Hazırız, hazırız. Hadi bakayım.
Hazırım. Hadi.
Yeniden hoş geldiniz.
Halil oğlum.
Hadi artık seni dinliyoruz.
Bu evde kahve kendin mi pişiyor?
Merve.
Kız.
Hadi kalk mutfakta kahve yapsan.
Doğru. Ben gideyim de mutfak kahveleri yapayım.
E sen de gel.
Zümrüt Sultan kahvelerimiz gelsin.
Örfe adetlerimize uygun bir şekilde ilerleyelim.
Biz erkek tarafı olarak öyle isteriz değil mi?
Kesinlikle.
Yani zaten biz de kız tarafı olarak her şeyin usulünce olması gerektiğini
düşünüyoruz. Ki bütün hazırlıklarımızı da yaptık Halil Bey.
Valla biz de elimiz boş gelmedik Zeynep Hanım.
Çikolatamızı çiçeğimizi aldık.
Bütün her şeyimiz mevcut. Maşallah değil mi?
Aman diyeyim Halil.
Suyuna git yoksa alamayız kızı ama.
Vallahi ablacığım.
Vermezlerse. Biz de kızı bir güzel kaçırırız.
Yapacak bir şey yok.
Yalnız bizden kız kaçırmak öyle kolay değildir.
Hani ben söyleyeyim de aklınızdan dahi geçirmeyin.
Vallahi daha önce iki kez kaçırdık.
Yenisi neden olmasın?
Nasıl da elin ayağın birbirine dolaşıyor içeride Merve.
Çok heyecanlı oluyormuş değil mi bu işler?
Evet abla ya.
Hiç bu kadar heyecanlanacağımı düşünmezdim.
Yerde miyim gökte miyim bilmiyorum inan.
Cemil de senden farksız. Çocuk utançtan başını yerden kaldıramıyor.
Damadın kahvesine tuz koymayacak mısın?
Kıyamıyorum.
Hem babaannem dedi ki gelinin kahveye tuz koyması gelen damad istemediği
anlamına geliyormuş.
İlk defa duydum böyle bir şey.
O yüzden bol şekerli yapacağım ben.
Cemil çok şanslı. Senin gibi ince düşünceli bir eşi olacağı için.
Ben de çok şanslıyım İnan.
Onun gibisi zor bulunmuş.
Aman da aman, aman da aman. Hanım kızımız da pek marifetliymiş.
Maşallah.
Sağ ol. Sağ olasın Merve.
Kahvelerimiz de geldiğine göre söz senin.
Evet.
Aslında sebebi ziyaretimiz belli.
Yalnız... ...şimdi bizim sormak istediğimiz birkaç husus var tabii.
Sizin için de uygunsa.
Tabii her zaman. İstediğinizi sorabilirsiniz.
Kız evi naz evi dedikleri.
Mesela oğlumuz kaç yaşında? Ne iş yapıyor?
Efendime söyleyeyim kötü alışkanlıkları var mıdır?
Biz tabii hiç tanımadığımız için kendisini. Değil mi ablacığım ya? Tabii
tabii. Biz hiç tanımıyoruz damadı.
Tanıştıralım.
Bu küçük beyimiz.
Bir kere gençler yaşıt.
Yani yaşları çok yakın.
Kötü alışkanlıklarına gelince düşünüyorum.
Vallahi hiçbir kötü alışkanlığı yok. Pırlanta gibi çocuk.
Ayrıca kızınız da çok mutlu eder.
Yani baştan aşağı yakışıklılık abidesi bizim damat.
Maşallah.
Maşallah. Tabii maşallah da yani.
Bilemedim. Biz yine biz sağa sola soruştururuz. Değil mi ablacığım?
Tabi tabi.
Araştırmak önemli.
Tabi istediğiniz yere soruşturabilirsiniz ama damada ben
kefilim.
Uzun lafın kısası Allah'ın emri
Peygamberim kavliyle... Kızınız Merve'yi...
Oğlumuz Cemil'e istiyoruz.
Eh... Gençler birbirini görmüş beğenmiş.
Ben de verdim git. Hayırlı uğurlu olsun.
Haydi hayırlı olsun.
Gelin bakalım.
Gelin bakayım çocuklar yanıma gelin.
Merve kızım sen de gel.
Selma sen de yüzükleri ver.
Bismillahirrahmanirrahim.
Rabbim aklınızdan saygıyı, kalbinizden sevgiyi eksik etmesin. Her
daim mutlu olun inşallah.
Bir yastıkta kocayız.
Halil. Halil oğlum.
Hadi gel kes.
Hadi bismillah.
Yalnız... O makas öyle hemen kesmez.
Yani kesmemesi lazım.
Tabii.
O zaman şöyle deneyelim.
Şuna keser mi?
Diyorsun. Yok.
Yani kurtarmaz.
Bir de şöyle bakalım.
Bir de şöyle bakalım.
Bence olur bir de.
İyi hadi anlaştık diyelim.
Allah bir yastıkta kocatsın.
Bismillahirrahmanirrahim.
Oğlum, gel öp elimi.
Teşekkürler.
Tebrik ederim güzelim.
Ablacığım, deme gidelim.
Oğlumuz için kız isteyeceğiz zamanı gelince. Probe oldu sana.
Vallahi karım.
Gerektiği zaman kız tarafında da olacağız.
Oğlumuz yalnız büyüyecek değil ya.
Merve! Gel kızım.
Hakan çocuğum al bakalım bunu yut.
Adettendir. Hadi.
Şey şaka değil mi?
Zümrüt teyzem şaka yapıyor ya Halil.
Vallahi şaka veya değil.
Emir büyük yerde.
Zümrüt Sultan yutulacak diyorsa o kurdele yutulacak.
İnşallah. Kedi nasıl?
Afiyet olsun.
Tamam, tamam. Gel buraya. Aslan parçası.
Tebrikler canım benim.
Ne keyifli oldu değil mi?
Çok eğlendi herkes.
Vallahi herkesin neşesi yerindeydi.
Mutlulardı. Çocukların gözlerini çiparlıyordu.
Senin sayende.
Sen annemle konuşmasaydın hiçbir şey bu kadar kolay olmazdı.
Belki de.
Ama bana soracak olursan annem çok değişti biliyor musun?
Yani bu yaşanan olaylar... ...annenin sivri taraflarını köreltmesinde yardımcı
oldu.
Olabilir. Sahi aklıma şimdi geldi bu... ...künye meselesinin olduğunu gönderdin
mi? Hakan'dan rica etti mi halletti.
Yalnız ben bir isim daha ekledim oğlumuza.
Tek başına karar aldın yani.
Tek başıma demeyelim ona.
Oğlumuzla birlikte karar aldık aslında.
Allah Allah.
Merak ettim şimdi.
Neymiş?
İhsan babamızın dürüst, onurlu adını oğlumuzla yaşatacağız artık.
Teşekkür ederim.
Sen her şeyin en güzelini hak ediyorsun.
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.