All language subtitles for Kurtulus.2026.720p.WEBRip.x264.AAC-[YTS.GG - YTS.BZ]

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal) Download
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Çok şükür.

Çok şükür tamamız.

Allah'ıma şükürler olsun ağabey.

Çok şükür.

Kazağınız mübarek olsun.

Sağ ol.

Çıtkı!

Babamat! Babamat!

Allah'a emanet olun

Selamun aleyküm.

Aleyküm selam.

Seyit, geçen sefer de sana dedim.

Haciler geliyor, az kaldı.

Çıkmanız lazım buradan.

Seyit, son güne kadar bekleme.

Keyfimiz kaçmaz.

Selamun Aleyküm.

Sabahın o vakti bizim köyde ne yapıyordun?

Seyyidi görmeye geldim.

Dağda olduğumuzu söylemediler.

Söylediler. Ben de geri döndüm.

Niye düz yoldan inmiyorsun?

Evde kenarıyım.

Bir daha bizim köyün erkekleri dağdayken...

Bizim köye gelmeyeceksin Halil.

Mesut ben buraya kavga etmeye gelmedim.

Hiç utanmanız yok!

Ne oluyor?

Mesut. Tuna razı edilsin.

Ne?

Tırazi.

İzlediğiniz için teşekkür ederim.

Bugünün tarihi...

25 Haziran, Şeyh Kamil Hazretleri'nin vefatının seneyi devriyesi.

Tabii her sene olduğu gibi, bu senede Haziranlıların

Şeyh Kamil Hazretleri rehberliğinde inkişaf hikayesini idrak edeceğiz.

Bundan yıllar ve yıllar evvel önce, soyumuz Haziranlılar,

...komşumuz Bezarilerle sulh içinde yaşardı.

Fakat... ...bakın... ...ne zamanki Bezariler ticareti keşfetti...

...o ticareti... ...tefeciliğe çevirip... ...ottaklarımızı satın

alıp... ...Haziranları topraksız bıraktı... ...işte o zaman...

...aramızdaki sulh... ...bozuldu.

Haziranlar... ...fakirleşti. Biz fakirleştikçe... ...bezariler

zenginleşti. Nice alimler... ...o şeyhler yetiştirmiş... ...Haziranlıların

çocukları... ...o torunları... ...bezarilerin yanında... ...hizmetkar

olmaya başladılar.

Kulablık yapmaya başladılar.

İşte buna yüreği razı gelmeyen... ...Şeyh Kamil Hazretleri... ...bu

gidişe... Dur dedi.

Her kibir, eğer cinape de... ...liberdevi deriye bezaryen bıkıbıtı,

uğulantı yavan bıkı avun neşmeye.

Terör başladığında Yüce Devletimiz ne buyurdu?

Ya köyünüzde kalın... ...o korucu olun...

Bizimle birlikte askerimizle, korucumuzla, omuz omuza, hainlere,

teröristlere karşı savaşın. Ya da köyünüzü boşaltın ve gidin.

Bezariler hiç arkalarına bile bakmadan o

bereketli ovalarını terk edip kaçtılar.

Şeyh Kamil Hazretleri şunu söyledi.

Haziranlar...

Korkak değildir. O biz kaldık. Biz savaştık.

Askerimizle, korucularımızla omuz omuza çarpıştık. Biz şehitler verdik

elhamdülillah.

Ve işte bunun karşılığında Allah bizi mükafatlandırdı.

Ne yaptık?

Önce kuyular açtık.

Aşağıya ovaya su getirdik.

O terk edilmiş topraklara fıstık ektik, pamuk ektik.

O Allah'ın izniyle biz zenginleştik.

Haziranlar... Refah'a kavuştuk.

Kavuştuk da ne oldu ya?

Bezariler geri gelip malımızı elimizden alıyor.

Böylece bakıyoruz hepimiz.

Buyur Yılmaz.

Bir şey mi dedin yegenim?

Şeyh'im af buyur.

Fakat Allah-u Teala'nın gönderdiği mükafatı elimizden almaya gelmiyorlar

mı?

Yahu Yılmaz.

Biz üç beş bezardan korkacak durumda mıyız ya? Allah'ını seversen.

Ya bizim sadece toprağımız mı var?

Şehirde malımız var.

Mülkümüz var.

Tükenlerimiz var.

Ama en önemlisi nedir? Bizim namımız var.

Dedem rüyamda şunu söyledi.

Namımızı koru oğlum.

Üç karış toprak için koskoca haziranları namussuzlarla dalaştırma. Vallahi

doğru söylüyorsun, Şeyh'im.

Bu köylü on iki parça toprakla karınlarını doyuruyor.

Allah korusun bu topraklar elden giderse ya.

Tövbe estağfurullah, biz taş yiyeceğiz.

Saadet edin, saadet edin.

Yılmaz!

Yılmaz, terbiyesizlik etme.

Şeyh'im yanlış anlama.

Fakat ev ne hakka ne adaleta.

Biz yıllarca savaştık.

Şehit verdik.

Ne zaman terör bütahı bunlar çıktı geldi?

Seyyid, oğlum.

Hangi tapu?

O toprakların tapusu dediğim var ya, o toprakların tapusu bizim kanımızdır,

kanımız, canımızdır.

O toprakların altında hepimizin şehidi var. Ne tapusu ya?

Biz aşağıya su getirdik.

Eskiden beş kuruş etmeyen topraklar şimdi para ediyor.

Malları kıymetlendi, akın akın geliyorlar.

Burası köy meydanı değil.

Dergah.

Eğer kavga istiyorsanız gidin köy kahvesine hadi. Yalla. Yalla.

Burada kalacaksanız saygılı olacaksınız.

Ya teröristler aşağıdaki köyü saldırmış olmasın?

Ha?

Seyyid! Az

önce

jandarma geldi.

Seni uyulmazı karakola çağırıyorlar.

Komutanım onlar kalsın, ne söyleyecekseniz bana söyleyin dedim.

Aşağıdaki köyde patlayan Hacı'nın eviymiş.

Daha doğrusu patlattıkınız.

Hacı'yı bildin değil mi Seyit?

Oğlum bak.

Bana bak bana.

Boynunuzdan büyük işlere kalkışmayın oğlum.

Ben sana bu akılları kimin verdiğini çok iyi biliyorum.

Onunla da konuşacağım.

Biliyorum sen böyle şeyler akıl etmezsin.

Çıma.

N'akılım ötüne şeyhimin?

N'amnikarın bu fikrin?

Sen bizi koyun sandın.

Fatma içeri gir sen. Ya milletin tarlası tek tek elden gidiyor.

Çocuklarımızın sofrasına koyduğumuz kap üçtü biri oldu. Fatma kocanı dinle içeri

gir. Ya böyle kozu gibi bekleyeceğiz he.

Biz bu şelal almasak tepemize çıkacaklar.

Aşağı köy bunlara yeter sandın.

Öyle değil Mesut agam sen de bir şey söyle.

Fatma içeri gir dedim.

İçeri gir!

Allah

tövbe yarabbim.

Yarın bir kontrole gidelim dedik.

Maşallah, maşallah.

İyisin ama değil mi? İyiyim, iyiyim.

Eh işte.

Başka dertlerimiz var.

Kıyrı inşallah.

Valla ne kıyrı?

Mesut hiç iyi değil.

Biliyorum, biliyorum.

Uyumuyor değil mi?

Tek uyku olsa iyi.

İyice kafa gitti.

Kapıyı, pencereyi üzerimize kapatıyor.

Çocuklarla dışarı çıkamıyoruz.

Kaçmayalım diye diyor.

Aşağıdaki köye.

...Halil Ağa'nın yanına kaçmayalım diye diyorum.

Estağfirullah. Tövbe yarabbi.

Ya nereden çıkartıyor bunları Allah'ını seversen?

Kıskançlığı zaten hep vardı ama... ...son zamanlarda iyice delirdi.

İyi de bu nasıl kıskançlık?

Tamam, konuşurum ben onunla.

Şeyh'im... ...sen hakikaten konuş.

Tukat mı dağlanacak?

Bunlar zaten hep sizin yüzünüzden olmadı, Şeyh'im.

Nasıl bizim yüzümüzden?

Ne olduysa, Halil'ler geldikten sonra oldu.

Babam, Halil Ağa'nın kapısında çalıştı diye bizi koru gördünüz.

Beni ailenize istemediniz.

Bunlar hep onun yüzünden.

Oho, gülsümcü.

Aklında neler dediniz?

Bezarilerin gulamından hayır gelmez dediniz.

Afasına nefes atlar soktunuz.

Şşş, kapı nerede?

Hey, geç!

Tuki!

Sana diyorum, kız neredesin sen?

Aşağıya gel.

Ne yapıyorsun burada?

Hayvan atlatıyorum, görmüyor musun?

Başka yer kalmadı.

Bedava buranın atlağı.

Al hayvanlarını götür, gözüm görmesin seni burada.

Hadi geç!

Sen nereden çıktın kız?

Şşş kabiner!

Hey!

Kime kızıyorsunuz siz?

Babanızın adı ne?

Halil Ana kızıyoruz.

Bir daha sizi burada görmeyeceğim.

Görürsem bacaklarınızı kırarım.

Alın götürün başka yerde otlatın hayvanlarınızı.

Hadi!

Kabiner! Hoş geldin!

Hey! Kabiner!

Hoş geldin!

Hey!

Kabiner!

Bir dakika!

İstekine geçin!

Furkan.

Oğlum uyuyorsun.

Furkan.

Beni iyi dinle.

Şeytana tek başına savaşma.

Köylüler senin arkanda duracak.

Sen yeter ki köylülere sahip çık.

Kur'an'ı ver.

Basta be.

Ne yapalım?

Rusya'nın tarlanın yakılması olayı pek aklına yatmadı abi.

Ne ne yatmadı?

Hacı'nın patlayan evine karşı yapıyorlar işte.

Köyde o kadar insanın tarlası var.

Niye senin tarlanı yakıyorlar?

Niye bizim aileyi kışkırtıyorlar?

Bak Allah'ını seversen dikkat et.

Bu iş içimizden olabilir.

Abi bak.

Bak aramızda çatışma çıkarmak için can atanlar var.

Zannediyorlar ki iki silah sıktık mı bunlar tıpış tıpış şehre geri gidecek.

Ama bu iş o kadar kolay değil.

Bak burada dergahımız büyüyor.

Her yerde müritlerimiz var hamdolsun.

Eğer çatışma olursa ne olur?

Dergahımız küçülür.

Dergahımız yok olur.

Biz kaç tane kavgalı aşireti barıştırdık.

Eğer bizde de kan davası başlarsa bizim kapımıza kim gelir ha?

Kapılarımızı herkeslere açacağız.

İnşallah daha da büyüyeceğiz.

Kapımız bezarlere de açık olacak mı?

Allah-u Ekber.

Bugün hain teröriste karşı çarpışırken şehit düşen

kardeşlerimizin ruhuna Mevluda Şerif okumak için toplandık.

Bismillahirrahmanirrahim.

Hayırdır Gülsüm abla?

Ne anlatıyorsun?

Kız ne anlatacağım?

Kendimize konuşuyoruz.

Ne bileyim yine kızları toplamışsın etrafına.

Eski hikayeler mi yoksa?

Ne eski hikayesi Fatma?

Selamun aleyküm.

Biz döndük Seyyid.

Geçen hafta kere sana demiş boşaltman lazım burayı.

Boşaltacağız dedik ya.

Kendi.

Ektiklerimizi bir çay çıkacağız.

Ektiklerimizi de size bırakalım.

Yok tu merak ne ki.

Emeği de verir akıl. Bu teslim et tabii ki.

Olmaz öyle şey.

Ben ektim ben mişacağım.

Yok, sen zahmet etme. Biz her birliğiyle bir çer sant teslim ederiz.

Olma dedik ya, size güvenmem.

Eksik teslim edersiniz.

Hırsız sülalesine güven olmaz.

İlk kez mi geliyorsunuz?

He.

Daha önce niye gelmediniz?

İşten güçten.

İkinci aydan sonra düzenli kontrole gelmeniz lazım.

Neyse ki bir sıkıntı yok. İki bebeğinin de kalp atışları iyi.

Nasıl iki?

İkizlerin işte.

Haberiniz yok muydu?

Olmaz böyle Şık Ferit. Daha iki gün önce adamların evi patladı. E şimdi de bu.

Şu seyidi bulun bize teslim olun.

Vallahi billahi nerededir benim de haberim yok komutan. Nasıl haberin yok

ya?

Bulun getirin de bu iş büyümesin madem.

Çocuk nasılmış?

Çok şükür ölmemiş ama durumu ağır işte.

Allah acı işfa versin inşallah.

Bak Ferit ağa.

Ben bu köyde seni bilirim.

Ne yap ne et sözünü geçir. Adamlarını dizginle Seyyidi de teslim et.

Sen merak etme.

Ben onu bulup sana teslim edeceğim inşallah.

Bak bu iş büyümeden çözmek lazım.

Haberin vardır aşağı köyün erkekleri de korucu olmak için başvurdu.

İki korucu köyünün arasında kavga küslük olacak hiç mi şimdi ya?

Allah Allah.

Vallahi hiç haberim olmadı.

Öyle. Halil dilekçe vermiş.

Artık biz de vatan için üstümüze düşeni yapalım demişler.

Bu son haber hiç iyi olmadı.

Hiç iyi olmadı vallahi.

Ben yarın gidiyorum.

Birkaç gün yokum.

El almak isteyen başka köyler var.

Ben yokken köy sana emanet.

Bu Yılmaz'ı korucular.

Meydanı boş görmesinler.

Köylüyü kışkırtmasınlar.

Kesinlikle mümkün değil.

Afganlar hükümetin arkadaşlarıdır. Ne yapacağız?

Ne yapacağız?

Ne yapacağız? Ne yapacağız?

Ne yapacağız? Ne yapacağız?

Ne yapacağız?

Ne yapacağız?

Ne yapacağız?

Eğer zamanında bize müsaade edilseydi... ...biz bunların, bu şerefsizlerin bir

tekini bile sokmazdık aşağıdaki köye.

Hele bize demediler mi bunlardan en fazla bir... ...hadi bilemedin ikisi

köye geri döner... ...yav şehre alışan köye bir daha gelmez demediler mi? Biz

güçlüyken üzerlerine gidelim, kafalarını ezelim dedik... ...bunların hepsini tek

tek ama ah ya ah! Şimdi bir de kalkıp silahlanırlarsa vekibi!

Ah buraya yazıyorum.

Eğer iş işten geçtiyse şah feridin yüzündedir.

Bismillahirrahmanirrahim. Elhamdülillahirrabbilaleminirrahmanirrahim.

Mesut abi.

Ne diyorsun bu işe?

Artık iki korucu köyü olacak.

Biri yukarıda, biri aşağıda.

Fenami Yılmaz.

İki silahlı köy varsa orada barış olur.

Devlet korucuların çatışmasına müsaade etmez.

Doğrudur.

Bu civarı da iki köye.

Belki tek bir tane dergahımız olacak.

Köylerimiz de yine kardeş olacak.

İki kardeş.

Biri çoban, diğeri çiftçi.

Eskiden de kardeş değildik Yılmaz. Hem de ikiz gibi.

Yılmaz sen dedemin ikiz kardeşlerle ilgili anlattığını biliyorsun.

...şöyle söylerdi dedem... ...Allah-u Teala... ...bir çocuğa can verirken...

...ananın rahmine bir can koyarken... ...bazen şeytan işe

karışırmış... ...ee... ...şeytan...

...gücünü ispat için... ...tövbe estağfurullah haşa yüce Rabbime

meydan okumak için... ...kendi çocuğunu...

Allah'ın yarattığı canın suretinde... ...ona benzer şekilde...

...ananın rahmine koyarmış.

Tövbe estağfurullah.

İşte bu yüzden ikiz bebeler olurmuş.

Şeytan... ...seçtiği bazı kadınların... ...içine girermiş.

Ve kendi koyduğu çocuk öbür çocuğa öyle çok benzer, öyle çok benzermiş ki

çocuğun anası babası hangisinin şeytanın çocuğu olduğunu anlayamazmış.

Fakat o çocuk hayatı boyunca sensizlikle, kahpelikle ailenin kuyusunu

kazarmış.

Dedem, haziranlarda ikiz yoktur.

Çünkü şeytan hazaranların rahmine ulaşamaz derdi.

Oysa bezarlarda ikiz çoktur.

Doğru valla.

Onlarda ikiz çok.

Halil'in de ikizleri var. Var.

Sen hazaranlarda iki ikiz gördün şimdiye kadar.

Yalnız bu demek değildir ki şeytan haziranların rahmine ulaşamaz.

Bence Kamil de demek istiyor demiş.

Şeytan haziranların rahmine ulaşır.

Geçmişte de ulaşmıştır.

Şimdi de ulaşır.

İşte bu yüzdendir ki milletin bir rehber'e ihtiyacı var.

Şeytanın çocuklarını ayıklamak için

Bir rehber'e ihtiyacı var.

Şeytanın çocuklarını ayıklamak çok zordur derdi dedem.

Belki yıllar boyu insanlar hata eder.

Habil-i Kabil, Kabil-i Habil sanır.

Fakat Mesud ağabey, eğer kavmimiz Allah'ın sevgili

bir kavmi ise...

Ben inanıyorum ki Allah-u Teala bize iyi kötüden ayıracak bir Rabb'i gönderir.

Muhakkak gönderir.

Mesut abi.

Geçen gece Furkan sana ne dedi duydun?

Furkan'a kulak ver.

Furkan belki bir elçi.

konuşan başka biri var.

Belki de o kişi bizi büyük bir hatadan kurtaracak.

Fatma. Mesut abi.

Kolay gelsin.

Sağ ol abi, hoş geldin. Hoş bulduk, turşu basıyorsun.

Evet abi.

Kolay gelsin. Sağ olasın, bir çaklayayım mı sana? Yok yok, yavru içtim, otur

hele.

Peki abi.

Ne oldu Fatma?

Sen bana demiştin ya.

Hani...

Anlatmaya başlarsa gene.

Haberin olsun diye.

Kim?

Ne?

İyi.

Kulağıma geldiğine göre...

Gene başlamış abi.

Ne anlatıyormuş?

İşte... Ne işte?

İşte bildiğin şeyler abi.

Anlat bakayım ne anlatıyormuş?

Yok abi ben şimdi sana nasıl anlatayım?

Anlat anlat.

Yok abi anlatamam ben utanırım.

Anlat kız.

Sonra vermiş eline sabunu.

Demiş ki sabunla.

Ee?

Sonra...

...gözüm başlamış kesilemeye.

Sonra?

Sonra... ...Halil'in çok hoşuna gitmiş.

Sonra çıkmış hamamdan.

Evde hizmetkar, kulağım... ...bütün kadınları kızları çağırmış.

Hepsini toplamış hamama sokmuş.

Bakın demiş gülsüm sırtımı nasıl keseliyorum.

Bakın, öğrenin.

Sonra size de keseledeceğim.

Allahsız köpek.

Sonra gülsüm keseledikçe bunun bir hoşuna gitmiş. Bir hoşuna gitmiş.

Kadar hoşuna gitmiş ki.

Böyle acayip acayip sesler çıkarmaya başlamış.

Sonra kalkmış ayağa.

Demiş, hepiniz birbirinizi yıkayacaksınız.

Biriniz keseleyecek, ötekiniz yıkanacak.

Çıkar üstündekilerinizi.

Çıkarmışlar.

Çık kez dolaş diye.

Çık da... ...bezahirlerle yaptığınız sapıklıkları anlat diye.

Mesut. Ney Mesut?

Ney?

Başlamışsın gene anlatmaya.

Haşa Mesut.

Pesariler gelince eski günleri özledin.

Yalan onlar.

Niye anlatıyorsun o zaman?

Kızlar kendine eğleniyor diye anlatıyordum.

Hem eskiden de o.

Kimseye anlatmıyorum artık.

Kimseye bir şey anlatmıyorum.

Benim ağzımdan hikaye uyduruyorlar.

Bundan sonra gez dolaş.

İstedikini yap.

Ben cevabımı buldum.

Ne cevabı?

İkizlerin kimden olduğu.

Sen bana çok nankörlük ettin Gülsüm.

Mesut.

Seni alacağım dedim, alma dediler.

Bu çocuklar senin.

Allah'ıma, Kur'an'ıma senin.

Yal alma.

...Kalil'e kulağım olan kız, kız değildir dediler.

Ben inat ettim seni aldım.

Ben senin için neler neler yaptım küsüm.

Dedeme karşı geldim diye... ...dedem benden yüz çevirdi.

Ben yine de inat ettim seni aldım.

Ama dedem beni affetmedi.

Şükrü'yü tuttu.

Ferit'e verdi.

Artık sakın aşağı köye inmeyesin.

Olmaz aşağıda kuş olsa haberimiz olacak.

Yahu senin kan davan var.

Seni bir yakalarlarsa ne yaparlar biliyorsun?

Kadınlara dokunmazlar. O eskidenmiş.

Yurtluca da ne yaptılar, haberin yok.

Ne yaptılar?

Herifler bebeğini bıraktı, karıları kızları vurmaya başladı.

Keşke sadece vursalar.

Bir daha ne?

Tecavüz.

Allah korusun.

Şehirde kahveye çıkıp haber yaymışlar.

Yukarı pingan yutucadan beter olacak göreceksiniz. Yeminler etmişiz geri

dönüş yok demişler.

Sakın ha köyden dışarı çıkma.

Bir isteğin olursa bize söyle.

Yok bir isteğim.

Ne yapacağız?

Çok dikkatli olmamız lazım.

Nöbete başlayalım mı? Olmaz.

Şükferit olmaz dedi.

Ozan Hacı'nın oğlu sardı. Şimdi bir daha soralım. Ya ona ne soruyorsun?

Vekili var ya burada ona soralım. Doğru.

Mesut abim ne yapılacağını iyi bilir. Evet.

Zaten rüyasında görmüş Hacı'nın oğlunun öleceğini.

Oğlum? He.

Başımıza neler geleceğini hep görmüş.

Geçen gece bana Cavmi'de anlattı.

Ne anlattı?

Ya işte her şeyi rüyamda gördüm dede.

Seyyid'in Hacı'nın oğlunu vuracağına, çocuğun öleceğine.

Yav çocuğun öleceğine.

Her şeyi gördüm.

Ama siz korkmayın diye bir şey demedim dedim.

E kandavasını da görmüş mü?

Her şeyi görmüş diyor.

Yüce Rabbim.

Bize kuvvet ver.

Sefalet, açlık, yoksulluk... ...ve de şehadetin

çemberinden geçmiş kavlime... ...mutluluğu çok görme.

Rabben... ...bana güç ver.

Bana görme gücü ver ki... ...köylümün gördüğünü göreyim... ...duyduğunu

duyayım.

Benim derdim köylümün derdi, onların derdi benim derdim olsun.

İmkanı yok.

Vur lan!

Vur!

Ağabey ben.

Subaş. İyiyim baba.

Ne oldu öyle?

Bir dede geldi, beni yerden kaldırdı.

Ee? Mesut amcan nerede dedi.

Şimdi? Sonra onu hemen bulamadı, zaman daralıyor.

Muhakkak balajlı abi bak kutya.

Mecci hemen teşdit.

Vallah. Hemen kavim. Bak Kur'an hemen kavim.

Mesut abi nerede biliyorsunuz? Yok vallahi.

Dün gece evden çıkmış, bir daha da gelmemiş.

Ben biliyorum nerede.

Dün gece dedem benimle konuştu.

Bu gece köylülerin hepsinin rüyasına gireceğim, seni soracağım dedi.

Dedemi rüyanızda gördünüz mü?

Gördüm. Bu

bir

işarettir.

Oturun, dua edin.

Bundan sonra hepimiz aynı rüyayı göreceğiz.

Allah kabul etsin.

Sağ olasın.

Mesut ağabey... ...yeni bir aile daha gelmiş.

Ya bu yeni gelenlerin... ...yedi oğlu var, yedi.

Hepsi kocaman.

Her gün çoğalıyor bunlar.

Sonra kenardan bir jilet almış.

Demiş git tıraş et.

Gülsüm başlamış tıraşa.

Sonra bakmış boyuna sesler çıkarıyor.

Sonra bununki dik gelmeye başlamış.

Bununki kalkmış, kalkmış, kalkmış.

Gülsüm korkmuş.

Sonra bu başlamış gülsümü soymaya.

Önce blüzünü çıkarmış.

Sonra etekini çıkarmış.

Başlamış gülsümü tıraş etmeye.

Mesut. Mesut.

Şifre'yi tahtiyatı kasıptırı bak.

Abi bak.

Arkamdan ne işler çeviriyorlar ben her şeyi biliyorum.

Her şeyi benden biliyorlar.

Bu korucular, topraksızlar.

Hepsi bana karşı ben biliyorum.

Abi bak aşağı pingana ben çok gittim.

Derdine derman arayan her kim varsa.

Keramet arayan her kim varsa beni çağırıyor.

Şimdi bir insan çaresizse.

Gitmemek olur mu?

Şeyh'e yakışmaz.

Farz-ı misal ben gitmedim.

Bak.

Ben gitmesem onlar geliyor.

Gel bak Allah'ını seversen bak.

Kaç kişi gelmiş.

Görüyor musun?

Şeyh Ferit mübarek bir insandır.

Elini öpmeye geldik. Hepimiz onun muridiyiz. Allah onlara razı olsun.

Mehmet, hadi sen git yat.

Ezine ben de bekliyorum.

En iyi fırsatı yokuş ki.

Evet, tuzanım.

...sıba, zikir etmezliğine... ...hem mülidime ver.

Ağabey bak... ...yarın... ...o Yılmaz, o birkaç yada başına fermanını vereceğim.

Onları bu köyden kovacağım.

Sen de yanımda ol.

Tamam mı?

Muhammed!

Muhammed!

Şeyh Ferit mürşidimizdir ve de mübarek bir insandır. Allah ondan razı olsun.

Hepimiz ona yardım edelim.

Dur bir dur dur dur.

Ne oldu?

Şu ne?

Ahır gibi bir şey.

Bir şey mi hareket etti orada?

Selamünaleyküm. Aleykümselam.

Durun, durun.

Merhaba.

Selamun Aleyküm. Aleyküm Selam ve Rahmetullah.

Ne oluyor Yılmaz?

Sen

ne

diyorsun Yılmaz ha?

Köyün menfaatlerini savunamıyorsun.

Artık kimse sana güvenmiyor.

Sen benimle ne biçim konuşuyorsun öyle? Bezariler geri gelip topraklarımızı

aldı. Ses çıkarmadın.

Tarlalarımızı yaktılar. Ses çıkarmadın. Kendi menfaatini köylünün menfaatinin

üstünde tuttun.

Hepimiz fakirleşirken sen malına mal kattın. Ne biçim konuşuyorsun?

Otur lan!

Otur! Otur!

Bu nasıl saygısızlık?

Terbiyesiz! Hay be adab!

Be ahlak!

Be haysiyet!

Yalan konuşuyorsun!

Hemen darbe bana!

Darbe bana!

Dero! Dero!

Ne dero?

Artık susmayacağız!

Artık sen susacaksın.

Sen bizi dinleyeceksin.

Bak.

Seyidi... ...bizden biri ihbar etti.

Ya? Ya sen?

Ya senin adamlarını? Çık dışarı!

Çık!

Bu aşeralar bütün ovaya yayıldı. Zamanında önlem alalım dedik. Ama sen

engel oldun. Şimdi mi de devletin silahıyla silahlanacaklar?

Sayıları askerin üzerlerine gidelim dedik.

Kafalarını ezelim dedik, demedik mi cemaat?

Yine sen engel oldun. Bak, şimdi hem kalabalıklar hem silahlanacaklar.

Ey cemaat, hekeyim yekser, hekeyim yekser. Harekete geçmezsek bittik.

Malımız, mülkümüz, toprağımız bak.

Karılarımız, kızlarımız hepsi elden gidecek.

Azeronlar, adım adım felakete giderken sen seyrettin.

Sen bu cemaate şeyhlik edemezsin.

Edemezsin.

Bıstakının huşun.

Hedi bıstakının. Kavçı mesele. Şehit'i, miratı eşek Kamil'e, vaki eşek Kamil'e,

vefatkır mir, şehit'i daferi.

Uyulmaz. Te ne karar eşek durdurdu, te ne karar eşek yapabildi.

Rastı hape İsmail.

Rastı.

...kimse Kamil dedemin kerametinden şüphe edemez.

Kamil dedemin fermanını da... ...bir tek Kamil dedem değiştirir.

O tören...

Bir

zamandır... ...beni bir ses dışarı çağırıyor.

Uykularım kaçıyor.

Uyuyamıyorum.

Yılmaz'ın oğlu bir elçi olmuş her gece beni çağırıyor.

Belli ki huzursuz bir ruh onu elçi yapmış.

Ne zamandır düşünüyorum bu ruh kimin ruhudur diye.

Kendimi dağlara tepelere vuruyorum.

Oruç tutuyorum.

Secdeye varıyorum.

Bekliyorum bu huzursuz ruh kendini göstersin diye.

En sonunda bu ruh dün gece rüyamda zuhur etti.

Yatağımda uyurken geldi alnıma dokundu.

Açtım gözlerimi baktım karşımda dedem.

Dedem sıkıntın ne dedin? Seni üzen ne dedin?

Oğlum dedi, bu köyün gidişi gidiş değil.

Ben bu halden rahatsızım.

Ben bu gidişe razı değilim.

Bu köylüyü yeniden köle yapacaklar.

Köylünün yıllarca çalışıp biriktirdiğine el koyacaklar. Köylünün yarısı şimdi de

fakirledi.

Bu köylünün karısına, kızına göz koyacaklar.

Onları altınlarıyla, ziynetleriyle ayartacaklar. Bir gün gelecek...

...kucağınızda büyüttüğünüz evlatların... ...sizin evlatlarınız

olmadığını anlayacaksınız.

İşte o gün, haziranların bittiği gün olacak.

Bugün...

Haziranların ölüp kalıp savaşı verdiği bir gün. Bugün senin günün!

Sonra... ...eşaretim bekle buyurdu.

Bu köyün en cesur yedi yiğidinin rüyasına gireceğim.

Rüyadan uyananlar... ...gidip Yuşa Tepesi'nde buluşacak.

Orada kalbinize nur olup ineceğim.

Onlar senin şahidin olacak.

Onların huzurunda diyeceğim ki... ...size yeni bir reypen lazım.

Kavmime yeni bir çoban lazım.

O yüzden Şıklı'yı Ferit'ten alıp sana veriyorum.

Size yazıklar olsun.

Kardeş diye yanımda yılan beslemişim. Aferin. Bana iyi

tuzak kurmuşsunuz da seçe seçe bunu mu rehber seçtiniz? Bu medrese

görmemiş, bu batıl düşkünü herifi mi gördünüz?

Dikkat et.

Köyden gideceksiniz Ferit.

Sen şehirdeki eve gideceksin.

Yanında bizden biri duracak.

Bize haber gelene kadar evden çıkmayacağız.

Buradan gideceksiniz Halil.

Geldiğiniz gibi teker teker gideceksiniz.

Ferit'e falan güvenmeyin.

Artık Ferit yok.

Artık Hazerian'ları tutacak kimse kalmadı.

Son gelen ev var ya... ...ilk önce onlar gidecek.

Size yarın sabaha kadar mühlet.

Yarın pıllarını pırtlarını toplayıp gidecekler.

Sonra da... ...her gün bir aile gidecek.

Gitmezsek ne olacak?

Hacı'nın oğlunu öldürdünüz.

Daha başka kime kıyacaksınız?

Ben diyeceğimi dedim Halil.

Hepiniz teker teker gideceksiniz.

Yoksa?

Yoksa... ...ocağınıza daha çok ateş düşecek.

Öyle git deyince giderler mi ya?

Gitmeyecekler.

Koruyucu olacaklara güne kadar oyalayacak bunlar bizi.

Sonra da artık...

Kuş, kuş, kuş.

Varı.

Yalnız mısın?

Yoksa başkaları da var mı?

Ha?

Konuşsana lan!

Evsiz bu.

Evsiz misin lan? Ha?

Bu Halil'in yegane.

Bu Hafize'nin oğlu.

Şerefsiz bezariler mesaj yolluyor.

Bize meydan okuyorlar.

Kahpe bezarilerinin kendisi gelemedi, seni mi yolladılar lan ha?

Ne?

Ulan ölen kuyularıma karşılık senin deliğin yüzü bana şuraya asacağım.

Şerefsiz. Dur hala dur.

Başkaları olabilir diye bütün ahurlara her yere iyice bakın.

Saklanmış olabilirler.

Haydi. Tamam.

Bunu ne yapacağız peki?

Akıra kapatalım şimdilik.

Sonrasına bakarız.

Selamünaleyküm Mesut Ağa.

Aleykümselam komutan. İyisin inşallah.

Çok şükür.

Şefferite uğradım bulamadım. Geleyim sana söyleyeyim dedim.

Haberiniz vardır herhalde.

Bir grup terörist dün Çağlayan'ı basmış. İki korucumuz şehit.

Allah rahmet eylesin. Amin. Ya biz bitti mitti derken gene azdı bu şerefsizlere.

Yukarıda operasyonlar başladı, burada da başlar yakında. Biz de çıkarız iki güne.

Aşağı köyden de katılanlar olacak operasyona haberiniz olsun.

Var mı bana diyeceğin bir şey?

Yok.

İyi. İyi madem.

Hadi kalın sağlıcakla. Eyvallah komutanım.

Ya... Bir de aşağı köyde bir çocuk kaybolmuş.

Sağır bir oğlan.

Sabah çıkmış akşam eve dönmemiş.

Onu da buralarda falan görürseniz haber edin olur mu?

Ederiz komutanım.

Kıpırdamıyorlar. Dalga geçiyorlar.

Bizi adam yerine koymuyorlar. Hor görüyorlar.

Ateşle oynuyorlar.

Ne yapacağız peki?

Birini daha mı vuracağız?

Ya vursak da gitmezler.

Bunlar silahlarını bekliyorlar.

Devletin silahı gelince saldıracaklar. Ne bekleyecek miyiz? Onlar saldırmadan

biz saldıralım. Biz saldıralım. Ben

size kurtuluş sözü vermedim mi?

Bu topraklarda tek bir bezari kalmayacak demedim mi?

Benden şüpheniz mi var?

Kamil dedemden şüpheniz mi var?

Kore mi?

Çıtki. Çıtki ne hakkın baba?

Konuşturmaya çalışıyoruz.

Hı hı.

Kim o? Fatma.

Gülsüm abla.

Fatma. Sana haber vermeye geldim.

Bu akşam bir şeyler olacak.

Ferit'in adamları. Gece gelip Ferit'i kurtaracaklar.

Nasıl? Köyde hava döndü. Artık kimse Mesut'a güvenmiyor.

Mesut'un eli sihirli mi ki? Ne yapacak da Bezariler gidecek diyor.

Bezariler dönmez. Bari daha fazla kan dökülmesin diyor.

Beni yalnız bırakma.

Bana yol göster.

Biz neleri feda etmedik.

Devletimiz için, topraklarımız için,

Haziran milletinin iyiliği için.

Kamil dedem nur oldu, içim et oldu.

Bu şöyle buyurdu.

Bir çocuğa kıydık diye... ...kederlenmeyin.

Kaybettiğiniz insanlığı... ...geri alacaksınız buyurdu.

Çünkü önünüzde başka yol yok.

Eğer önünüzde başka yol yoksa... ...kadınlara da...

Çocuklara da kıyacaksınız buyurdu.

Çocuklarınız için yapmayacağınız ne var diye sordu.

Çocuklarınız yaptıklarınızdan ötürü günü gelip sizden nefret etse de

siz her şeyi onlar için yapmadınız mı?

Onlar için onların sevgisini kaybetmekten daha büyük bir fedakarlık

var mıdır?

O halde bir gün gelecek.

Bu fedakarlığımız Allah hakkında mükafatlanacak.

Alo. Alo Mesut.

Buyur komutan.

Kırk kat yoluna gelin çabuk. Hadi hadi hemen.

Ne oldu komutan?

Hadi çabuk çabuk çabuk hemen.

Başınız sağ olsun.

Şu tepede pusu kurmuş teröristler.

Buzun namlulu silahlarla saldırmışlar.

Ah be Mesut.

O kadar uyardım seni.

Daha bitmedi bu iş dedim.

Son terörist de gebertilene kadar kimseye rahat yok burada.

Ölmez köyden niye çıkmış?

Şehirde biraz işleri vardı.

Furkan'ın ilaçlarına fren alacaktı.

Allah'u Ekber Allah'u Ekber Velillah

İlhamd Allah'u Ekber

Dün gece... ...rüyamda Kamil dedem şöyle buyurdu.

Haziranlar bitsin ki... ...bezariler gitmeyecekler.

Pusu kuracaklar.

Gece gizlice köyümüze girecekler.

Tarlaya giden kadınlarımıza saldıracaklar. Şehre okula giden

çocuklarımızı vuracaklar. Artık kan davası başladı.

Onlar Yılmaz'ı öldürdü. Biz onların babalarını öldüreceğiz.

Onların çocukları bizi. Bizim çocuklarımız onların çocuklarını.

Onların torunları bizim torunlarımızı.

Artık geri dönüş yok Haziranlar.

Bugün... ...artık bir karar vereceğiz.

Bugün ya çocuklarımızı sonu gelmeyen bir kavganın içine atacağız... ...ya

da onları ebediyen barış ve huzur içinde yaşatacağız.

Topraklarımızın eski halini hatırlayın.

Tarlalarımızın yemyeşil olduğu...

Hayvanlarımızın dağlarda gezdiği, çocuklarımızın sokaklarda oynaştığı.

Hatırlayın ki çocuklarımızın bu savaşta teker teker telef olmasına müsaade

etmeyin.

Hatırlayın ki bu savaşı başlamadan bitirin.

Evet.

Bu savaşı bitireceğiz.

Bu kan davası bitecek. Çünkü

bezarilerden geriye intikam alacak.

Tek bir canlı kalmayacak.

Vatanımız yapmak için haydi yürüyün ve geride tek bir

mezari bırakmayın.

Bırakmayın ki kurtuluşunuz tam olsun.

Bilin ki eğer acırsanız acınacak hale düşersiniz.

Bu halde yürüyün.

Yürüyün ki bu topraklar pislikten arınsın.

Yürüyün ki soyunuz yücelsin.

Yürüyün ki bugün Haziran milletinin kurtuluş günü olsun. Bugün

milletimizin bayram günü olsun.

Ama kimse kalmadı. Gidelim artık.

Jandarmaya bizden önce haber uçmasın.

Bir dakika, bir dakika.

Kali'nin öbür kızı yok.

Kim?

Onun bir ikizi vardı.

O yok.

Her araya baktık.

Tek bir canlı kalmadı.

Şeyh'im.

Kali'nin tek bir kızı vardı. O da bu.

Hadi gidelim. Kimse kalmadı.

Hadi gidelim. Sabah oluyor.

Şeyh'im.

Gidelim artık, hadi.

Bölüktepe Jandarma Karakolu.

Yukarı Pingan'dan Muhammed, tamam.

Aşağı Pingan köyüne teröristler saldırdı, tamam.

Acil yardım, tamam.

Aşağı Pingan'a terörist saldırsın, doğru mudur? Evet,

maalesef doğrudur, tamam.

Bugün mübarek bir gün.

Bugün milletimizin kurtuluş günü.

Bugün milletimizin bayram günü.

Bezarilerin boyundurgu altında değil, hür yaşamak için kıyam eyledik.

Allah kabul etsin.

Amin.

Allah'a şükür.

Vay şerefsizler.

Vay orospu çocuklar.

Allah belanızı versin.

Valla komutanım böyle bir vahşet ben daha önce ne gördüm ne duydum.

Ne kadar sürdü?

Valla komutanım o kadar çabuk oldu ki.

Silah sesleri on dakika sürdü sürmedi.

Önce köy meydanını topluyorlar herhalde.

Sonra?

Bir toplanıp çıkana kadar.

...silah sesleri kesildi. Evet.

Yola pusu kuruyorlar diye dikkatli hareket ettik ama işte... ...biz yola

çıkana kadar sesler kesildi.

Ceset torbaları var bizim arabada. Bir el atın siz de.

Yavaş, yavaş, yavaş.

Al, onu da al.

Gel,

gel.

Gel.

İyi misin?

Ha?

Ağrımsızın var mı be herif?

Yok mu?

Su, su ister misin?

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.