Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
abone ol
abone
ol
Eyvah!
Günaydın babacığım.
Günaydın kızım.
Ne zaman kalktın? Sesini hiç duymadın mı?
Yeni sayılır baba.
Bak çayı demledim. Kahvaltı da hazır gibi. Sen otur istersen. Tamam kızım.
Hasan amcanın sesini duydum sabah. Buradan da geçiyormuş.
Ben de dayanamayıp aldım. Soğuyunca mayalayacağım.
İyi yaptın kızım.
Bu kadar telaşın içinde zahmet etmeseydin keşke.
Babacığım bir şey yapmadım ki. Hazırda olanları çıkardım. Bir de yumurta
aşladım.
İyi madem.
Doldur demli bir çay da içeyim.
Sana yeni bir masa yapayım diyorum.
Onu kullanırsın artık.
Zahmet etme baba.
Ben içeridekiyle idare ederim. Ne zahmeti kızım? Sana bir masa yapmışım,
çok mu?
Teklif edeceğimiz bedelinin aktif kredisi ve mevduatlar için gereken
referans mektupları hazırlandı.
Bankayla ön görüşmeyi yaptık. Sorun görünmüyor.
Dosyaların çoğunda örnek nüsha kullanılmış.
Toplantı için bu şekilde formüle ettik.
Orjinlerini iki güne hazırlarız.
Sonuç?
Hiçbir şey yok.
Çarşamba günkü toplantı elinizde olur Ömer Bey.
Dosyayı hazırladıktan sonra bana gönderin arkadaşlar. Peki Nihat Bey.
Peki tamam. Çıkabilirsiniz.
Dosya için daha vaktimiz var Ömer.
Hatta önde bile sayılırız.
Dosya hazırlandıktan sonra detayları çekip sana yollarım.
Ömer.
Ben çıkıyorum Nihat.
Ömer, ithalat için imza...
Kahveler
hazır. Sağ olasın Hediyeciğim.
Afiyet olsun.
Ayşe kızım gelmemiş daha.
Ay canı sıkkın onun. Bu evin yeni haline alışamadı daha.
Bu ıssızlık da yoruyor onu haliyle tabii.
Olanı biteni daha kabul edemedi.
Kolay değil ki Cevriye Hanım. Evin düzeni birden bire altüst oldu.
Herkes bir yana dağıldı.
İnşallah çabuk toparlanır. Öyle tabii öyle.
Ben de onu anlatmaya çalışıyorum ama.
Şu kahveyi sen içsene Hediye. Nasılsa gelinim odasından çıkmıyor.
Peki madem.
Elimizden de bir şey gelmiyor ki.
Zehra kızım burada olaydı.
Öyle.
Bütün evi tek başına taşıdın kızım.
Hiç faydam olmadı sana.
Babacığım kolleri sen topladın ya.
Bırak da eşyaları ben yerleştireyim.
Daha ne yapacaksın? Zaten pek bir şey de kalmadı.
Bir kıyafetleri yerleştireceğim.
Camları sileceğim. Bir de yerleri sildim mi tamamdır. Yani her şeyi bir günde
yapmaya çalışma.
Yasemin de yok zaten.
Kendine bu kadar yüklenme.
Saat kaç baba?
Dokuza geliyor.
Yasemin şu an okulda. İlk dersine girdi.
Hayırlısı olur inşallah.
Hatırlıyor musun?
Giderken ne kadar heyecanlıydı. İçi içine sığmıyordu.
Heyecanlıydı ya.
İnşallah Mevlam... ...sağlıklı bitirmeyi nasip eder.
Zihin açıklığı verir yavruma.
İnşallah baba.
İzmir'i kazandığını duyunca... Biliyorum.
İstanbul'da dizinin dibinde olsun istiyordum. Ama bak çok iyi bir
üniversitede çok güzel bir bölüm kazandı.
Her şey çok güzel olacak.
Sen de lütfen üzme kendini.
Üzmüyorum yavrum.
Üzülür müyüm hiç?
İlk duyduğumda endişelendim.
Ne de olsa kız çocuğu.
Onca hengamenin içinde okul kazandı okuyor ya.
Başka ne isterim?
Sohbete daldık işi unuttuk kızım.
Koray dükkanda yalnız.
Mal teslimi var bugün.
Gecikmeyeyim ben de.
Tamam babacığım.
Ben montaja karşıya geçeceğim. Geç kalırım yemeğe bekleme olur mu?
Tamam baba. Kendini çok yorma olur mu? Beline dikkat et. Ederim kızım.
Hadi Allah'a emanet.
Ben seni geçireyim. Yok yok kızım. İşine baksan giderim ben.
Güle güle.
Şimdi önce kıyafetleri yerleştireyim.
Ondan sonra camları silerim. Artık en son da yerler.
Hadi bir nefeste bitir şu işleri.
Neredesin anneciğim? Aç şu telefonu.
Çok güzel Nihat. Sen de açma.
Ah güzel kızım. Kahveni ben içtim. Ama hemen yapıp getiririm. Yok yok Hediye
abla. Hiç gerek yok. Afiyet olsun.
Bak güzel kızım bir çay içseydin. Hediye sana şöyle rahatlatıcı, sakinleştirici
bir şey yapsın.
Yok gerçekten canım istemiyor.
Ben sabahtan beri anneme ulaşmaya çalışıyorum ama açmıyor.
Canım ona sıkıldı.
Ya bütün bu olanlardan sonra annem Alev'in yanına nasıl gider? Benim hâlâ
aklım almıyor.
Ben bunları mutfağa götürüyorum. Sana da ılık bir bardak süt getiriyorum.
Sabahtan beri ağzına lokma koymadın güzel kızım. Bari buna yok deme.
Bak güzel gelinim benim, unuttuğum bir şey var.
Alev dünürümün öz bir öz yeğeni.
Olabilir hala.
Ya Alev bizim ailemizin mutluluğuna, huzuruna kastetti.
Abimin en yakın düşmanıyla iş birliği yaptı.
Hepimizin hayatını tehlikeye attı.
Hala, ya sence bu affedilebilir bir şey mi?
Yok güzel kızım doğru söylüyorsun. Tabii ki yenilip yutulacak şeyler değil. Yani
ekmeğini yediğin evin malına mülküne göz koyuyorsun.
Bir malına mülküne dikse iyiydi.
Efendim? Layığını buldu diyorum güzel kızım. Şimdi böyle işsiz güçsüz tek
başına yabancı memleketlerde kala kaldı.
Bak hala kendi ağzınla söylüyorsun.
Alev bize bu kadar zarar verdiği halde annem nasıl da hala onun yanına
gidebiliyor? Nasıl onu düşünebiliyor ben anlamıyorum.
Bak güzel kızım.
Muhakkak Müzeyyen Hanım'ın sağlam bir gerekçesi vardı.
Yani siz o kadar üzgündünüz ki daha fazla bir şeyler deyip sizi üzmek
istemedi. Kesin.
Sütünü hazırladım güzel kızım.
Bak itiraz istemiyorum.
Hatırım için bir iki yudum. Hadi güzel kızım.
Bu defa his kalmamış. Güzel.
Camdan önce yer silersen olacağı bu.
Neyse birkaç yere damlatmışım.
Allah'ım ya buraya kadar sıçramış.
Of başım.
Sen... Ben.
Neden geldin?
Söylesene. Neden geldin?
Bilmiyorum.
Bilmiyorsun.
Yani en son hatırladığım şirkette toplantıdaydım.
Ama şimdi buradayım.
Ya.
Demek öyle.
Hı hı.
Dur dur. Ne yapıyorsun?
Baban gelecek.
Merak etme. Baban gitti.
Korkmana gerek yok.
Korkmuyorum.
Şey.
Ben... Temizlik yapıyordum da.
Temizlik yapıyordun öyle mi?
Yakışmış. Ya dalga geçiyorsun.
Hayır geçmiyorum.
İşte kovayı devirince.
Demek kovayı devirdin. Öyle mi?
Hı hı.
Neyse. Madem geldin. Geç o zaman.
Tamam. Ay dur dur bir dakika.
Şunları giy daha yalnızlanmasın.
Sen neredeyse bitirmişsin.
Ee yani iki gündür uğraşıyorum.
Sen ne yaptın?
Yani gece.
Ben şirketteydim, halletmem gereken işler vardı biliyorsun.
Uyuyabildin mi?
Uyudum, merak etme.
Şöyle otursana.
Ben yerleri siliyordum da...
Sen zile bastın, öyle koşarken kovayı devirdim.
Ben sana bir yardımcı bulalım demiştim ama.
Yok zaten ben hallettim sayılır. Yani birkaç ufak şey kaldı sadece.
Üstünü değiştirmeyecek misin?
Ha evet, iyi olur.
Hem ayrıca sen de bana yardım edebilirsin. Bak mutfağa götürülecek
koliler var burada.
Tamam.
Sen tamam mısın?
Kolay gelsin Hediyeciğim. Ne pişiriyorsun?
Ayşe'nin sevdiği bir şeylerden yapayım dedim.
Toparlansın diye.
Keşke ama nerede?
Ah be dünürüm. Yani onca olan bitenden sonra hala ne diye Alev'in peşinden
gidersin? Hiç anlamam doğrusu.
Tevriye Hanım.
Bence bu işin içinde bir iş var.
Yani Müzeyyen Hanım öyle ateş topu gibi fırlayıp gitti.
Mutlaka bir şey olmuş olmalı.
Yoksa bu evde aleve en çok kızan oydu. Ay yoksa kadını kandırdı mı ayol?
Yoksa tehdit falan mı etti ha?
Dur bana.
Bana bırak.
Bunları mı?
Evet.
Yapamayacağımı mı sandın?
Dur, dur. Dikkat et. Tamam, tamam. Yok bir şey. İyiyim.
Ama öyle değil.
Nasıl? Diğer uçtan.
Buradan.
Şurası tam tersi.
İyi misin?
Oradan nasıl görünüyorum?
Yorgun ve pişman.
Hiç de değil. Sana öyle gelmiş.
Peki. Öyle olsun.
Bu ilk değil mi?
Ne ilk?
Yani hayatında daha önce hiç perde asmadın.
Beceremeyeceğimi mi düşünüyorsun?
Galiba biraz yani.
Perdeyi kornişin ikinci sırasına takman gerekiyordu.
Öne tüp takılacak.
Bu defalık böyle olsun.
Yok olmaz.
Yani çıkarıp takmamız lazım.
Yani bence böyle kalsın. Değiştirmeyelim.
Üzgünüm.
Tamam. O zaman ben biraz dinleneyim. Sonra devam ederiz.
Sen de gelsene.
Aç mısın?
Ben de hiç sormayacaksın sandım.
Yani perdeleri tekrardan asmak için enerjiye ihtiyacım olacak.
E tamam. Ben o zaman gidip bir yiyecekmişler hazırlayayım.
Selin Hanım odasında mı?
Yok tamam aciliyet yok.
Muhasebeden çıkınca odama uğrasın lütfen.
Efendim?
Nasıl yani?
Ne?
Anladım, anladım. Tamam.
Tamam, haberleşiriz.
Allah'ım.
Bunu Ayşe'ye nasıl söylerim?
Ne oldu?
Yok.
Yok bir şey.
Peki. Ben yemek hazırlayayım o zaman.
Ama benim çıkmam gerekecek az sonra.
Öyle mi?
Ben kalacağını sanıyordum.
Ben de öyle sanıyordum ama... Tamam.
Sen bilirsin.
Ama biraz vaktim var. Yani bir kahve içebiliriz.
Tamam.
Sade yapıyorum.
Değil mi?
Fark etmez.
Sade de olur.
Orta da olur.
Bol şekerli de olur.
Tamam. Sade yapıyorum o zaman. Senin sevdiğin gibi.
Ama sen şöyle otursan.
Yani burada böyle ayakta dursam?
Olur.
Aa bir saniye.
Nasıl?
Soda ile kahve mi yapacaksın?
Soda değil, maden suyu.
Önce açman lazım.
Maden suyuyla kahve yapıldığında ilk defa görüyorum.
Ben de ilk defa yapıyorum.
Efendim? Seni dinliyorum.
Tamam, bunları yüz yüze gelince konuşuruz.
Tamam mı?
Sen bana mesaj atarsın.
Görüşürüz.
Eş mi?
Arasam mı ki?
Böyle bir şeyi telefonda nasıl söylerim?
İş mi dedim?
Efendim?
Bugün çok dalgınsın diyorum.
İşle ilgili mi aradılar?
Ha, evet evet. Ama halloldu, sıkıntı yok.
Bir saniye.
Teşekkür ederim.
Ama kahveni alsan niye olacak?
Pardon.
Çok güzel olmuş.
Eline sağlık.
Afiyet olsun.
Annenle konuşabildin mi?
Hayır, konuşamadım.
Onun uçağı aktarmalıydı zaten.
Daha varmamıştır.
Tüm olanlar onu da çok hırpaladı.
Evet.
Alev'in şirketi dolandırmaya çalışması.
...Hilmi İlmaz'la birlikte olması.
Annem bile bu kadarını beklemiyordu.
Senden başkası olsaydı... ...o şimdi hapiste olurdu.
Onun için değil zaten.
Annem için kaçmasına izin verdim.
Bundan sonra başkalarını değil, kendimizi düşünelim.
Bizi.
Benim gitmem gerek.
E kahve?
Yine yaparsın.
Yaparım da... ...şirkete mi döneceksin?
Yani birkaç işim var, ondan sonra.
Eğer işin varsa ben konağa kendim giderim. Senin almana gerek yok. Hayır
hayır, benim işim ne kadar geç biterse bitsin... ...gelip seni alacağım. Konağa
birlikte gideceğiz.
Tamam.
Benim artık gitmem gerek.
Tamam.
Teşekkürler.
Ne için?
Kahve.
Her şey için.
Tamam, ben seni geçireyim.
Tamam.
Araban nerede?
Arka sokakta. Daha önce seni aldığım yerde.
Akşam yine oradan alırım olur mu?
Olur.
Ne yapıyorsun?
Biliyorsun değil mi?
Seni... Biliyorum.
Ama şimdi gitmen gerekiyor.
Yani biri görürse.
Tamam.
Görüşürüz.
Hadi hadi.
Tamam.
Beni görmek için gelmiş.
Zehra.
Şükran teyze. Hayırdır kızım? Niye burada böyle duruyorsun?
Birini mi bekliyorsun?
Hayır. Yok.
Hoş geldin.
Hoş bulduk.
Burada dikildiğine göre işleri bitirdin herhalde.
Evet. Bitti sayılır.
İyi iyi. Hadi börek yaptım. İçeri girelim.
Efendim Özge.
Hayır çıktım geliyorum.
Neresi?
Sakin mi?
Daha önce de söyledin. Bizi kimsenin görmesini istemiyorum.
Merhaba. Çok beklettin mi?
Son anda ufak bir pürüz çıktı. Onunla uğraşıyordum.
Hayır hayır. Ben de yeni geldim zaten.
Sorunu çözebildin mi? Evet.
Halloldum.
Gidelim mi?
Olur.
Şükran teyze çok güzel olmuş eline sağlık. Böyle kıyır kıyır. Afiyet olsun
yavrum. Dedim ki şimdi bu kız ev işleriyle uğraşıyor. Yemek yapmaya
mecali kalmaz.
İki dakikada atıverdim fırına oldu işte.
Yemek yaptım ben. Ha yaptın mı?
Yaptı abla yaptı.
Bu arada yoğurt bile mayaladı kızım.
Baba ne zaman geldin hiç duymadım.
Hoş geldin Salim. Nasılsın?
Hoş bulduk abla. İyiyim.
Montaj işi ertelenince geleyim bir işe yararım diye düşündüm ama... ...Zerra
her şeyi halletmiş gördüğün gibi.
Ee genç o Salim, bizim gibi değil.
Maşallah pek de becerikli. On parmağında on marifet. Allah nazarlardan saklasın.
Babacığım çay koyayım mı? Yok kızım yok otur biraz.
Soluklanayım sonra alırım.
Perdeleri de mi taktın?
Çıkarken ne dedim kızım ben sana?
Her şey tek başına yapılır mı?
Bitti baba.
Ben sana börek koyayım o zaman. Bak Şükran teyze yapmış çok güzel olmuş.
Şimdi soğuyunca tadı kaçar. Sıcak sıcak ye.
Şükran teyze senin de çayını tazeliyim mi? İyi olur kızım.
Salim, Zehra yine çalışacak mı?
Çalışacak abla.
Ya çalışmasa artık bıraksa diyorum.
Bak Yasemin de okulda. Sen de burada bir başına kaldın. Yanında olur.
Hem Allah'a çok şükür işleri de toparladın.
Bir yavrucağa bakıyor biliyorsun.
Verilmiş sözü var.
Zamanı gelince bırakacak.
Öyle öyle de Salim.
Genç kız diyorum yani.
Hayırlısıyla iyi bir kısmeti çıkar. Baş göz ederiz. Kendi yuvasını kursa fena mı
olur?
Bu işler kısmetiş abla.
Öyle.
Firketteyse hiç gelmesin.
Ben de çıkarım.
Alo. Alo.
Şirkette misin?
İşin varsa?
Hayır. Dışarıdayım.
Bir kaç işim vardı.
Tamam. Ben de gelme diye aradım.
Babam geldi de ben de çıkarım birazdan. Eve geçerim. Hayır hayır. Olmaz.
Yani evdekiler birlikte olduğumuzu düşünüyorlar. O yüzden eve birlikte
dönmeliyiz.
Anladım. Tamam o zaman.
Tamam. Ama sakın sokağa gelme.
Zehra.
Geliyorum baba.
Ben şimdi kapatıyorum. Gelince mesaj atarsın.
Tamam. Atarım.
Geldik.
Etrafta hiçbir şey yok.
Tamamen hızsızlığın ortasındayız.
Tam istediğin gibi.
Al babacığım afiyet olsun.
Sağ ol güzel kızım.
Sağ ol canım.
Eline sağlık abla, şahane olmuş.
Beğendin mi?
Afiyet olsun.
Bundan sonra sık sık yaparım. Koray'la yollarım.
Ha, söyleyeyim bak. Bundan sonra yemekleriniz bende.
Ben yaptım Şükran teyze. Şimdi buzluğa atacağım. Bir üç dört gün idare eder.
Her şeyi de düşünürmüş. Bampi suratlım benim.
Aa, bu arada Yasemin'le görüştünüz mü? Haber aldınız mı?
Ben aradım.
Telefonu kapalıydı.
Derstedir. Çıkınca arar.
Ben de aradım.
Mesaj yazmış.
Yurda gidince arayacakmış.
Salim Usta, hiç öyle iç çekme.
Çocuğunu uzakta okutan bir tek sen misin?
Herkes anne baba.
Kızdırma beni. Hadi.
Alo. Hayatım nasılsın?
Şey ben meşgul ediyorsam daha sonra da arayabilirim. O da ne demek?
Canım karım arıyorsa bütün işler anında durur.
Hatta şu an durdu bile.
Demek öyle.
Sen iyi misin?
Neyin var?
Hiç yok bir şeyim.
Sesin öyle demiyor. Kesin var bir şey.
Annen yüzünden mi?
Ya Nihat.
Ya artık Alev'in yanında olmasını da umursamıyorum ama telefonlarım hâlâ
açmıyor.
Canım belki müsait değildir.
Bilmiyorum emin değilim. Lütfen kendin üzme olur mu?
Seni çok seviyorum.
Ben de canım.
Görüşürüz.
Gel de söyle.
Baba bu kutuyu hatırlıyor musun?
Altıncı yaşında yapmıştım bu kutuyu sana.
Sağ olsun elektrikçi Ahmet abi yardımcı olmuştu.
Sana bu kutuyu verdiğim günü hatırlıyor musun sen?
Tabii ki hatırlıyorum.
Sevinçten sabaha kadar uyuyamamıştım.
Bizi doyurtmamıştın.
Baba, izin verirsen bu kutuyu Asya'ya götürmek istiyorum.
Bu çok güzel.
Biraz oynasın, hemen geri getiririm.
Bilmem ki.
Şimdiki çocuklar hoşlanır mı böyle şeylerden?
Asya sever.
O farklı bir çocuk.
İyi öylesi.
Yani sevinecekse götür. Baba teşekkür ederim. Hem de nasıl sevinecek bir
bilsen. Ben teşekkür ederim güzel kızım.
Yani... ...bu kaza olmasaydı... ...ben seni el kapılarına bırakmazdım ya.
Baba.
Öyle kızım öyle.
Ben seni sayende dükturuyorum.
Sen de Yasemin de bana güç veriyorsunuz.
Babacığım.
Hele sen.
Sen benim yüzümü hep ağarttın. Başımı dik tuttun.
Benim senden yana da... ...Yasemin'den yana da içim çok rahat.
Sen benim sırtımı yasladığın dağımsın.
Ne demişler?
İyi evlat babayı vezir... ...kötü evlat rezil edermiş.
Ben senin sayende ayaktayım çok şükür.
Canım babam.
İnsanın böyle bir zamanda... ...evlatlarından emin olması nasıl büyük
bir nimet biliyor musun?
Zaman kötü.
Öyle şeyler duyuyoruz, görüyoruz ki.
Ben biliyorum ki sen benim şerefime leke sürmezsin.
Namusumuza helal getirmezsin.
Güne kadar senden yana hiç sıkıntım olmadı.
Allah senden razı olsun güzel kızım.
Ne oldu kızım?
Babacığım. Benim işe dönmem lazım.
Tamam güzel kızım.
Hadi geç kalma.
Yemek dolapta baba.
Tamam merak etme ben hallederim.
Babacığım.
İstersen kalayım.
Konuşurum.
Yok güzel kızım, olur mu öyle şey?
Sen işine git.
Annesi hasta bir yavrucağa bakıyorsun.
Verilmiş bir söz var.
Annesini yavrucağa zor da bırakmak olmaz.
Hadi sen git güzel kızım.
Kutuyu da unutma.
Baba. Ben yarın da geleceğim.
Birkaç ufak tefek iş kaldı, onları hallederim.
Tamam güzel kızım.
Nerede kaldı?
Görüşürüz babacığım.
Korkuttun mu?
Yani... Sokakta biri kolumdan tutup çekince... Ben olduğunu düşünürsün
sandım.
Ya bir gören olduysa?
Yok merak etme kimse görmedi eminim.
Peki ama gidebilir miyiz artık?
Olur. Gidelim.
Çok dinlendiriciydi.
Değil mi?
Küçükken bunu dinlemeden uyuyamazdım ben.
Aslında... ...ben hep bir şeyler dinleyerek uyumaya alışmışım.
Babamın masalları.
Bu müzik kutusu.
Sonra da müzik dinleyerek.
Müzik mi?
Niye daha önce söylemedin?
Sen rahatsız olursun diye.
Hayır. Olmam.
Ama artık alıştım.
Aramıyorum hiçbir şeyi.
Hatta... ...ben de senin gibi sessizliği seviyorum Yürgen.
Eşler bir süre sonra birbirine benzermiş.
Yani biz de evli olduğumuza göre.
Neden buradan gidiyorsun?
Diğer yol daha kısa değil mi?
Diğer yolda trafik vardı.
Efendim hayatım?
Hayatım gelmiyor musun?
Yemek için seni bekliyoruz.
O kadar olmuş mu ya?
Fark etmemişim.
Tamam, birazdan çıkıp geliyorum.
Tamam canım.
Eninde sonunda öğrenecek Nihat.
Eninde sonunda.
Ne oldu?
Hiç.
Utandın mı sen?
Hayır. Niye utanacağım ki?
Ben de onu söylüyorum zaten.
Yani utanmana gerek yok.
Utanmadım diyorum.
Peki... Yanakların
neden alal oldu?
Bu ne şimdi?
Kaza var galiba.
Şimdi anlarız.
İyi akşamlar. Size de. Yol kapalı çalışma var beyefendi. Bu taraftan
gideceksiniz.
Tamam. Teşekkürler. Kolay gelsin.
İyi akşamlar.
Tamamdır, gidebiliriz. Hadi yürü.
Ya bu nasıl bir yol böyle?
Etrafta tek bir ışık bile yok. Sifiri karanlık.
Sen daha önce kullandın mı bu yolu?
Hayır.
Ama dediğin gibi.
Yani bir gariplik var.
Çok karanlık.
Ne yapacağız peki? Geri mi dönsek?
Hayır dönemeyiz.
Neden?
Arabanın dönebileceği bir alan yok.
Tamam. Korkma. Rahatla biraz.
Ne oldu?
Bilmiyorum.
Ama bir sorun yok gibi görünüyor.
Tekrar dene.
Yok.
Çalışmıyor.
Peki ne yapacağız? Bir şey yapalım, yardımcı arayalım. Burada böyle
karanlıkta durmayalım.
Telefon da çekmiyor.
Nasıl çekmiyor?
Benimkinde şarjı bitmiş.
Ne yapacağız şimdi?
İnip bir yardım getirebileceğimiz bir yer bulmamız lazım.
Yok. Olmaz. Ben bu yolda hayatta yürümem. Ben de seni burada bırakmam.
Hadi, inip bir yer bulalım.
Dikkat et.
Korkma.
Çabalıyorum ama etrafa baksana incin top oynuyor.
Hala çekmiyor.
O ses ne? Ses duydun mu?
Anlarız şimdi.
Kim var orada?
Benim telefonumun şarjı da bitti.
Ne yapacağız şimdi?
Burada beklemenin bir anlamı yok.
Yürüyeceğiz.
Geri dönelim lütfen.
Hadi.
Ya neden bizden başka hiç kimse yok burada?
Şşş!
Gel abi.
Tüm bunlar?
Aslında ben biraz daha uzatacaktım.
Ama korkmana gönlüm el vermedi.
Bu... Bu nasıl bir sürpriz böyle?
Peki o adamlar?
Yol çalışması.
Özge Hanım.
Teşekkürler. Her şey tam olması gerektiği gibi.
Rica ederim, işimiz bu.
Merhaba, ben Özge.
Zehra, memnun oldum. Ben de.
Özge Hanım bizim şirketin organizasyonlarıyla ilgileniyor. Bu gece
için bana yardımcı oldu.
Özge Hanım, size de çok teşekkür ederim.
Gerçekten her şey harika.
Ben sizi yalnız bırakayım. Garson arkadaş sizinle kalsın. Yo, teşekkürler.
Bu gece ben karma kendi ellerimle servis yapacağım.
Peki, iyi eğlenceler.
Ayşe kızım, Nihat Bey geliyor değil mi?
Sufleyi ona göre fırına atacağım.
At Hediye ablacığım, konuştum. Birazdan gelecek.
Tamam.
Aa! Dur Hediye, sen mutfağa geç. Ben açarım kapıyı. Peki.
Hayatım.
Hoş geldin hayatım. Hoş bulduk.
Hayatım.
Sana söylemem gereken bir şey var.
Ne oluyor Nihat?
Alev.
Alev intihar etmiş.
Ne?
Annemin de apar topar gitme sebebi buymuş. Şu an hastanedeler.
Nasıl ya?
Peki durumu nasıl?
Maalesef şu an durumu ağır. Haber bekliyoruz.
Nasıl? Gel gel.
Afiyet olsun.
Teşekkür ederim.
Beğendin mi?
Çok.
Bu yemekler, burası...
Bu masal.
Masal gibi.
Beğenmene sevindim.
Bu kadar güzel bir şeyi nasıl beğenmeyebilirim?
Günlerdir yaptığın o gizemli telefon konuşmaları bu yüzdendi demek.
Yani.
Biliyor musun arabadan indiğimizde yine tuzağa düşürüldük sanırım.
Bu sefer bitti dedim.
Kazayı atlattık ama buradan çıkamayacağız.
Öleceğimizi düşündüm.
Geçti gitti artık.
Yani kapandı o kara sayfa.
Ben o kazayı düşündüğümde... ...tek bir şey
geliyor aklıma.
Ya sana bir şey olsaydı?
Ya seni kaybetseydim?
Ben.
Ya ben seni kaybetseydim?
İnanamıyorum.
Rüyada gibiyim.
Çok tuhaf.
Tüm bunlar...
Gerçek olduğunu biliyorum.
Ama... Ama inanamıyorum.
Seninle ilk dans ettiğimde aynı şeyleri ben de hissettim biliyor musun?
İlk defa kollarımın arasındaydım.
Kokunu ilk defa o gün içime çektim.
Bana çok, çok yakındın.
İşte sen de o gün benim için hem gerçektin, hem
değildin.
Hatırladın mı?
Hiç unutmadım ki.
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.