Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Birleşmiş Milletler raporuna göre narkomafyanın dünyada suçtan elde ettiği
kayıt dışı para yılda 1.3 trilyon dolar. Dünyada yasaklı madde kullanan insan
sayısı 250 milyon civarında ve bu sayının 2050 yılına kadar %25
oranında artacağı öngörülüyor.
Güvenlik güçlerinin narkomafyaya karşı verdiği mücadelenin başarılı olması için
toplumun ve ailelerin desteği şart.
Baronların, kartellerin anlatıldığı bu dizide konular ve veriler gerçek,
kurumlar ve kişiler tamamen hayal ürünüdür.
Kaç adım oldu Efo?
3-4 bin olmuştur.
Üç mü dört verdin?
Üç bin beş yüz.
Üç bin beş yüz bir.
Oh,
şu güzellik.
Maşallah.
Maşallah.
Cennet, cennet.
Kıymetini bilene.
Evet, cennet.
Cennet de cehenneme dönmese var.
Ne demek?
Sıkıntılar var Bozo.
Üç aydır eline hiçbir şeye sürmedin.
Az sonra herkes ya birbirine girecek ya da birleşip bize girecekler.
Sen benim tadımı kaçırmaya mı yüreğimin?
İşte ben de onu diyorum burada. Senin niye tadın var?
Dostumuz dediğimiz herkes neredeyse düşmanımız oldu.
İş yaptığımız herkes sorup duruyor. Ne oluyor? Bozunun neyi var? Niye hiçbir
şeye karışmıyor?
Bu başıboşluk nereye kadar devam edecek?
Buna bir dur demeyecek misin? Diyeceğim Efra, diyeceğim.
İki güne alayına bir şeyler söyleyeceğim.
Ama sen de çok iyi biliyorsun ki ablana söz ver.
90 gün kan dökmeyeceğim.
Buna sebep olmayacağım. Emir vermeyeceğim.
Ya ben biliyorum da millete ne diyeyim?
Ablam Bozo eğer huzuru bulmak istiyorsan 90 gün boyunca kan dökmeyeceksin dedi. O
yüzden Bozo etliye sütlüye karışmıyor. Kusura bakmayın bizim batıl inançlarımız
var mı?
İnançlarımı sorgulama Efraim.
Kolyeyi çıkardığın gün tak kurşunu yedim.
Haydar'ım olmasaydı kan gölüne dönecekti ortalık.
Sen de mezarımın başında vıy vıy ediyordun şimdi.
Allah Allah şimdi öyle mi oldu?
O düğün gecesi yeraltı diye ölüme gönderdin neredeyse Haydar Ali'yi.
Şimdi o olmasaydı mı oldu yani?
Senin en sevmediğin özelliğini biliyor musun Efraim?
Geçmişte yaşıyor olma.
Bir geleceğim olmadığı için olabilir mi acaba?
Var Efraim var.
Çok güzel bir geleceğimiz var.
Sürenin dolmasına iki gün kaldı.
Sonra Haydar'la Sultan'ın düğününü yaparım.
Bir de senin bu yarım kalmış dediğin işlerin hepsini hallederim.
Ondan sonra da ailemle beraber huzurlu bir geleceğe geldim.
Hissimi söyleyeyim mi?
Söyle.
Ya rüzgar olmaz bu yelkenli olduğu yerde çakılır kalır.
Ya da fırtına çıkar bu yelkenli batar.
Çok anlarsın ya bu denizden fırtınadan rüzgardan.
Odaklan Efraim. Bende kal.
Gülsüm ana doksan gün dedi.
90 gün içinde ona verdiğim sözümden dönersem, benim canımdan birinin kanı
akacak.
Sultandan mı vazgeçeyim, paşadan mı vazgeçeyim?
Canım ya bunlar benim.
Neyse, Allah'tan sayılı gün çabuk geçti. İki gün kaldı.
Ben düğünden endişe ettiğim için söyleniyorum.
Yani şimdi olmadık biri çıkar, dostumuz dediğimiz adam düşmanımız olmuştur.
Yani bir sıkıntı yaşamayalım onun peşindeyim ben. Düğünden önce milletin
bir gazını mı alsak? Ha?
Böyle davet mavet ayağına bir toplantı mı organize etsek?
Kimin fikri bu?
Ya biz öyle konuşurken aramızda iyi fikir diye düşündük.
Size bunu düşündüren ne?
Rüzgar desem?
Taktın rüzgara.
Rüzgar ne alaka?
Senin bu arkadaşın Rüzgar var ya geçen ona denk geldi.
Konuş konuş.
Ozo'yla bir görüşmem lazım.
Sıkıntılar var dedi. Biliyorsun boş konuşmaz.
Diğer ailelerle de bağ güçlüdür.
Rüzgar bunu bana niye getirip söylemiyor? Sana söylüyorum. Sen
tatildesin ya.
Kimse bana sorununa gelmesin dedin ya. O yüzden sorunları bize getiriyorlar sana
iletelim diye.
İyi.
Rüzgarıma söyle gelsin.
Kimmiş bu kazan kaldıranları öğrenelim.
Haydar'ım nerede?
Bilmem sormadın. Ya damatlık diktiriyordur ya da başka bir hazırlıkla
uğraşıyordur.
Ya bu adamı ben gözümle büyütüyorum ya da gerçekten Aslı'nın dediği gibi
öngörülemez bir adam.
Ya sen git Oxford'da oku. Her şeye mantık bul. Felsefe konuş. Ondan sonra
Fazlı'nın birinin lafıyla yer altını yönet.
Olacak iş mi Baydar Ali?
Yoksa bu da bir taktik mi?
Bu bir zaaf.
Herkes gibi.
Onun da zaafları var.
Benimki neymiş beyin? Öyle havalı havalı konuştu.
Seninki yönetmek.
Mesela. Şu anda yönetemiyorsun ya.
Deliriyorsun.
İstiyorsun ki adam herkesle birbirine girsin.
Herkes deşifre olsun.
Bütün ilişkiler ortaya çıksın.
O oturdukça sen deliriyorsun.
Sen nasıl böyle durabiliyorsun peki Haydar Ali? Yani Yılmaz Bey'in bu
anlattıklarından sonra.
Yılmaz Bey her şeyi bana en baştan doğru düzgün anlatsaydı... ...e zaten burada
olmazdı kastıcım.
Yine kabahatli ben oldum.
İlk gün.
Sana Ceylan'ın özgürlüğünü vaat etmek yerine... ...babanın bizimle
çalıştığını, bu uğurda öldüğünü... ...bu yüzden senin de bizimle çalışman
gerektiğini söylesem... ...kabul mü edecektin?
Kabul ederdim.
Ya da etmezdim.
Ama en azından senin dürüstlüğünden şüphe etmezdim.
Sevdiğim kadın bu duruma düşmesin diye her dediğinize evet derdim.
Ama şu an... ...Ozo neye evet derse ona evet demek zorundayım.
İki gün sonra kız kardeşiyle evliliğe evet diyeceğim mesela.
Aslanım ben mi sana dedim adamın önüne atla da kurşun ye diye?
Kaçma planı yapıyorsun.
Pasaport ayarlıyorsun.
Ceylan dahil herkesi yok sayıyorsun.
Adamın o gece seni yer altına götürüyorum diye... ...öldürmeye
götüreceğini bile bile önüne atlayıp kurşun yiyorsun.
O adam da benim için aynısını yapmıştı. Hatırlatırım.
Haydar Ali adamın en azından batıl inançları var.
Kolyesi var diye ölmeyeceğine inanıyordu.
Sen peki neye inanarak böyle bir şey yapıyorsun?
Benim de inançlarım var Aslı.
Dostluğa dair.
Kardeşliğe dair.
Haydar Ali, iki gün sonra düğünüm var.
O düğün önemli bir düğün.
Kimler katılacak?
Bozon'un sonraki planı ne?
Şu meşhur üç ayda oluyor ya.
Kimlerle anlaşacak, kimlerle savaşacak bilmek zorundayız. Aksi takdirde
elimizde... Aksi takdirdesi falan yok.
Aksi takdirdesi falan yok.
Bozo'nun kafasından geçenleri kimse bilemez.
Yılmaz Bey en azından bir tedbir alabilmek için bir iz bulma peşinde.
Ölümün tedbiri olmaz Aslı.
Ölümün tedbiri olsaydı babam için alırdınız.
Değil mi?
Benim ölümüme de tedbir alamazsınız.
Hep beraber yaşayıp göreceğiz.
Müsaadenizle. Ya da sen öleceksin, biz göreceğiz.
Babamın yerine beni buldun.
Benim yerime de birini bulursun.
Aslı sen o ofiste boşuna mı oturuyorsun?
Boşuna mı taşındın oraya?
Şu merdandan dermandan öğreneceğin ne varsa öğren.
Yoksa bu bir şey bilse de gelip bize söylemeyecek.
Gitmesin diye adamın babasını anlattık. Bu iyice size gerek yok. Gerekirse
babamın intikamını da ben alırım'a doğru gidiyor.
Ben öyle düşünmüyorum.
Nasıl düşünüyorsun?
Babamın intikamını ben alırım.
Ceylan'ı alır çeker giderim. Sonra da arkamı siz toplarsınız diyor daha çok.
Hayır yok artık hala mı Ceylan?
Evli ya da bekar, ölü ya da diri. Adam sevdiklerinden kopanıyor Yılmaz Bey.
Gerçi bunu sizin anlamanızı beklemiyorum açıkçası.
Bekleme zaten.
Benim bu koltukta kaç tane arkadaşım öldü biliyor musun?
Kopamıyormuş. Biz de sanki burada koltuk sevdamızdan oturuyoruz.
Bunca yaşanan Şehramen abin hala burada.
Ve birazdan Sotam'la evlenecek.
Bunca Şehramen derken umarım kendini soyutlamamışsındır Ceylan. Ne o?
Kendimi gayet soyutluyorum.
Abin kimin için kurşun yedi Melek? Sen anlıyor musun? Ben anlamıyorum da.
Sen oradasın ve seni yok sayıyor. Gidiyor kendini kurşunların önüne
atıyor.
Abim o kurşunu yemeseydi şu an sen de Bozkurt abi de hayatta olmayacaktınız
Ceylan. Bunu da biliyorsun değil mi?
Bence bu konuda hiç abimi suçlama.
Beni de hiç bahane etme. Boşver.
Bana göre açıkçası senin şu anki derdin...
İşler ciddiye bindi ve abimle Sultan evlenecek. Benim abim gibi bir derdim
yok artık.
Kiminle evlenmek istiyorsa evlenebilir.
Bunu ona da söyleyeceğim. Kimsenin aklında soru işareti kalmasın artık.
Vallahi benim aklımda çok fazla soru işareti var Ceylan.
Gerek senin hakkında, gerek abim hakkında.
Ama belli ki bu soruların cevabını kıyamet kopana kadar öğrenemeyeceğim.
Neyse ne.
Geçmiş geçmişte kaldı.
Artık geleceğe bakacağız.
Madem sen bu saatten sonra bu ailenin bir parçası olacaksın... ...en azından
sen yanlış seçimler yapma.
Seçme şansım olursa yapmam.
Ömrüm... ...güzeller güzeli karım. Gel.
Gel.
Baş.
Maşallah. Şu güzelliğe bak. Seni hemen özledim. Gel bir sarıl.
Abart.
Gel hadi.
Kızım. Abin nerede?
Yani Bozkurt abi artık bu tarz soruları bana sormayın. Sultan'a sorun bence. Ben
bu saatten sonra adama neredesin, kimdesin diyemem. Görüyor musun Efraim?
Bozuluyor. Melek bozuluyor.
Gaye. Bize kahve yap kızım.
Zannediyor ki abisiyle Sultan evlenince pabucu damağı atılacak.
Halbuki benim onunla ilgili ne planlarım var?
Hayatım lütfen.
Başkalarının hayatları üzerine plan yapmıyoruz. Yeterince yaptın zaten.
Belki çok güzel bir plandı hayatım. Peşin peşin yok diyorsun.
Peşin peşin yok Bozo.
Peşin peşin yok hayatım.
Ben merak ettim açıkçası.
Biz seninle baş başa konuşalım.
Ceylan başkalarının üzerine plan yapmamı kıskanıyor.
İstiyor ki bütün planları kendisi yapsın. Hayır.
Ben sen varken ne zaman plan yapmışım?
Yap işte hayatım.
Haydar'la Sultan'ın düğünü var.
Bütün organizasyonu, bütün planları sen yap.
Kim nerede yemek yiyecek? Nikah masası nerede dursun?
Hangi müzikle dans edilecek? Bunların hepsinin planını yap.
Canımın içi onu zaten kardeşin güzelce yaptı. Tamam. Hem zaten bırak da yapsın.
Kızın düğünü sonuçta ya.
Biz düğün yapmadık ya Melek.
Her konusu açıldığında böyle oluyor.
Ben düğün pastası görmedimden gelinlik giymediğime kadar geliyor.
Hiç öyle bir şey yok. Hiç öyle bir şey yok. Gelinlik giymeyi de ben istemedim.
Düğün yapmayı da ben istemedim. Yanlış mıyım? Doğru.
İstemedin. İstemedin ama ne zaman konusu açılsa içim yumuruluyor. Ben
hissediyorum. Neyse hayatım. Tamam.
Dediğin gibi olsun.
Bak kardeşin de geliyor. Sen onunla ilgilen. Hadi.
Gel kızım gel.
Kızım. Ceylan diyor ki...
Benim diyor düğünüm olmadı. Gelinlik giymedim, pastam olmadı diyor. Hazır
diyor Haydar'la Sultan evleniyorken. Gelinliği diyor yine diyor Sultan giysin
de diyor. Düğünün geri kalan organizasyonunu ben yapayım. Ben hiç
öyle bir şey söylemedim. Söyledin mi Melek?
Yani yok tabii ki öyle bir şey söylemedi de.
Bence zaten bunlar daha çok Bozkurt abinin hisleri gibi.
Sağ ol.
Vallahi hiç kusura bakma abi.
Düğün benim düğünüm.
Hacı Eylem'i çok severim orası ayrı.
Ama siz bir ara kendi aranızda yapamadıklarınızı yaparsınız artık.
Yaparız kızım.
Yaparız. Şu düğün bir bitsin.
Karımı alır dünyanın öbür uşağı götürür.
Nerede, ne istiyorsa. Nasıl istiyorsa yaparım. Evet.
Yavruza bu dünyanın öbür ucu tam olarak neresi Allah'ını seversen? Hani hep bir
gidesin var o tarafa doğru da merak ettim.
Sana ne?
Sana ne?
Sen davetli değilsin.
Davetli demişken Efraim.
Düğünüme kimleri davet ettiğinizi öğrenebilir miyim acaba?
Hani düğün benim düğünüm ya.
Ya kim olacak canım eş dost işte.
Sizin eşiniz dostunuz belki benim düğünümde görmek istemeyeceğim insanlar
olabilir ya.
Yok yok öyle senin görmek istemeyeceğin kimseyi davet etmedik. Zaten az kişi çok
az kişi. Ya F o.
Ne bu güzel?
Aa, söylesenize belki Sultan'ı düğününde ağırlamak istemeyeceği insanlar olacak.
Ha? Bana ne bakıyorsun hayatım? Ben yapmadım listeyi.
Efraim'in fix listesi. Nedir bu? İş yaptınız insanlar mı?
Yani işte, bizim düğününe gittiğimiz insanlar falan.
Ya ben Adnan'a söyleyeyim, listeyi seninle paylaşsın isterse.
Bir zahmet.
Estağfurullah, düğün senin.
Umarım.
Kocan nerede kızım?
Daha demin konuştuk abi, teknedeymiş, geliyor.
Ne oldu?
Bundan sonra Haydar'ı sana soracakmışız.
Melek öyle dedi.
Düğün hediyesi aldım ona.
Beğenecek miyim diye göstereceğim. Yoksa değiştireceğim.
Bu ne bu?
Silah değil inşallah.
Yok hayatım. Ne silahı? Benim ne işim olur öyle şeylerle?
Saat aldım saat.
20 titredi işin.
Ne demek?
Sınırlı. İki tane var.
Dünyada iki tane.
Biri ona... ...biri bana.
Biri ona, biri... ...bana olsa... ...daha doğru olmaz mıydı abi?
Yani Sultancığım hiç kusura bakma. Biliyorsun ki abin... ...kendi
evleniyormuşçasına çok heyecanlandığı için... ...kendi düğünüymüş gibi
davranıyor. Bir şeyden eksik kalamaz.
İlla başrollerde olması lazım. Dayanamaz, bilirsin.
Dayanamam Ömür.
Dayanamam.
Sevdiğim insanları mutlu etmeden mutlu olamayan bir insan.
Şükürler olsun.
Duydun mu baba?
Bozkurt bir araba parasını saate almış Haydar Ali'ye.
Duymadım. Senin arabanı satıp mı almış?
Sana niye dert oldu bu?
Yani gözümüz yok tabii.
Haydar Ali'ye ne yapsa azdır.
Çocuk kendini kurşunların önüne atmış.
Ama o kurşunların intikamını kim aldı?
Volkan'ım. Bu hikayede yanan bir tek benim kardeşim oldu.
Bozkurt ne çabuk harcadı benim kardeşimi.
Aldı tuttu elinden emniyete götürdü. Başkası yokmuş gibi.
Çocuğumun ömrü içeride geçti. Gün yüzü görmedi.
Dedim Şadi.
Dedim.
Aha bu manyağı verelim dedim o kasap yerine.
Yok dedi.
Sonra bu içeride her şeyimize bülbül gibi öter dedi.
Amca sen de haksızlık ediyorsun ha Derman'a.
Tamam Volkan bir delikanlılık etti. Bozkurt abinin lafını yere düşürmedi.
İçeri girdi de Derman da aynısını yapardı.
Kimseyi de satmazdı yani. Değil mi Derman? Ben bizzat ısrar ettim Ferhat.
Ya ben gidip teslim olayım dedim.
Yok dedi Bozkurt.
Derman abi sen Aslı'yı daha çok görürüm sık sık ziyaretime gelir diye demiştin
sanki bunu.
Tabii insan böyle durumlarda avukatıyla biraz yakınlaşıyor.
Hem belli mi olur?
İçeride evlenebilirdik belki.
Aslı kabirde düğün yaparız dese bu manyak kendini öldürür.
Ağzından yel Aslı.
Düğün demişken.
Sultana yardım için ben yarından itibaren adaya geçeceğim. Bilginiz
olsun. Çok iyi düşünmüşsün. Git bakalım şu davetli listesinde kimler var onu
öğren. Bana haber ver. Sır gibi saklanıyor.
Yenge.
Ben listeyi biliyorum. Sen kimi öğrenmek istiyorsun?
Birini öğrenmek istediğimden değil.
Azize gelecek mi gelmeyecek mi? Gelecekse ben düğüne gelmeyeceğim. Yok
artık.
Onun ne işi var anne düğünde?
Gelir mi onca olaydan sonra?
Ben emin olayım da.
Bileyim yani. Sen bana haber ver.
Amca.
Sen Yıldırım abileri de mi davet ettin düğüne? Ne olmuş çağırdıysan.
Yıldırım benim eski arkadaşım.
Bir de Yıldırım'ın oğlu ile Buz'u... ...beraber iş yapıyor.
Ne mahzuru var?
Öbür oğlundan dolayı diyor baba.
Boran'dan. Ölümüne susamamışsa gelmez.
Yok. Ölmek istiyorsa...
Gelsin, gebersin.
Bana ne? Amca. Efendim?
Yani bir düğün daha kana bulanmasın diye söylüyor Derman. Öyle mi?
Bulanırsa bu sefer Derman uslanır. Def olur gider gözümün önünden.
Aha. Efo arıyor.
Bir aç bakalım ne diyor?
Söyle Efraim.
Bozo yarın adaya Rüzgar'ı bekliyor.
Tamam geliyoruz.
Rüzgar'ın da Bozo'ya çok selamı var.
Hadi görüşürüz.
Efendim, sofra hazır. Sizi bekliyorlar.
Haydi.
Oy, oy.
Oturuşuna kurban olayım senin.
Amcasının gülü. Afiyet olsun.
Sağ ol amcam.
Hadi afiyet olsun.
Eyvallah.
Buzlu ile konuştuk baba.
Yarın adaya bekliyor beni gideceğim.
Sen niye ayağına gidiyorsun bu adamın abi?
Ne alakası var oğlum ayağına gitmeyle?
İş yapılıyor sonuçta.
İşlerde de sıkıntı var.
Birinin gidip görüşmesi gerek.
Sen gidemeyeceğine göre.
Onu mu diyorum ben?
Niye hep sen gidiyorsun?
O niye hiç bize gelmiyor diyorum.
Bozo benim eski dostum çünkü.
Bizim aramızda bir sıkıntı yok.
Ben ona giderim, o bana gelir.
Rıfat da bizi düğüne davet etti.
O bozkurtası öyle düğün bahanesiyle işleri oldu bittiye getirmesin.
Düğünden önce hepimiz bir araya gelelim.
Şu sorunları nasıl çözecekmiş bize bir anlatsın.
Ona göre düğüne katılıp katılmayacağımıza karar veririz.
Biz de düğüne gidecek miyiz anne?
Yok kızım biz gitmeyeceğiz.
Dedenle amcanın yakın arkadaşları onlar için.
Ya ben?
Beni niye saymıyorsun karıcığım?
Sen gitmek istemezsin diye saymadım.
Çok isterim.
Çok isterim.
Hatta hep beraber giderim.
Boran, işler zaten yeterince geliyor.
Bir de sen gelme istersen.
Gelildiği yerden kopsun işte baba.
O inceldiği yerden de... ...yine de ne kadar kopmazsa... ...hepimiz için o
kadar iyi olur.
Anne, sen evlenenleri tanıyor musun?
Tanıyorum.
Eski arkadaşım.
Ne demek istiyorsun eski arkadaşım derken Derya?
Ne demeye çalışıyorsun?
Sultan'dan bahsediyorum.
Sultan eski arkadaşım ya.
Gelini tanıyorum.
Sultan'dan bahsediyorsun.
Sultan kim biliyor musun kızım?
Annenin bahsettiği Sultan kim biliyor musun?
Sultan...
Amcanın çocukluk aşkı.
Ama bozkurtun korkusundan seviyorum bile diyemedi kıza.
Doğru.
Doğrudur.
Benim senden farklı bazı hassasiyetlerim var çünkü.
Dostlarımı sevdiklerine, kardeşlerine asılmamak gibi.
Kusura bakma Derya.
Önemli değil.
Ben şunu bilirim.
Eğer birini istiyorsan... ...benim gibi... ...gider alırsın.
Aferin omuz hanım. Kimin neyi olduğunun bir önemi yoktur.
Boran.
Sen sevmedin balığı.
Tamam hadi kalk.
Mutfağa gidelim bakalım ne yiyeceksin.
Nereye gidiyorsun kız? Ben öpmedim.
Oh, bir de buradan.
Oh, amcasının gülü. İyi akşamlar. İyi akşamlar. Amcasının gülü. Kurban olayım
seni verene.
Çok yemişim, doymuşum. Size afiyet olsun.
Malum, sade.
Eyvallah.
Bir kere şu bozkurt konusu açıldığında... ...bir kere benim yanımda
olsan ne olur?
Oğlum sen bu bozkurt takıntından kurtul. Ben söz veriyorum senin yanında da
olurum.
Ya.
Ya.
Keyfimden takılıyorum değil mi ben bozkurttan?
Ya benim karım... ...çocuğumun anası...
...hala bu bozkurt denen adamız...
Yıllardır beni sevsin diye bekliyorum.
Sonuç?
Sonuç ortada.
Affet olsun.
Çok da sevilecek şeyler yapmıyorsun Boran.
Keşke seni sevmeye bir fırsat vereydin kıza.
Neticede evladı değilsin, kardeşi değilsin bizim gibi.
Kocasısın.
Siz yarın kiminle görüşeceksiniz Haydar Ali?
Rüzgar gelecekmiş abinle görüşmeye.
Rüzgar kim?
Abimin çocukluk arkadaşı Melek. Çok eski dostlar yani.
Bu arada abim.
Adnan daha demin davetli listesini gösterdi de.
Ailecek davetlilermiş onlarda.
Bundan haberin var mı senin?
Ne demek ailecek?
Ben de aynısını sordum.
Amcam davet etmiş dedi.
Yok artık daha neler.
Abi o da mı gelecek?
O derken?
Akşam yemeklerini birlikte yiyelim dememin amacı... ...insanların yemek
yerken ağzı dolu olur da boş boş konuşmazlar diye.
Ama görüyorum ki Paşa bugün karnı tok gelmiş. Çenesini bir türlü kapatamıyor.
Ne dedim abi ya?
Ailenin sevmediğimiz bazı fertleri de düğüne gelmeye kalkmasın dedim yani.
Biz niye sevmiyoruz o bazı fertleri Paşa?
Neyse ne yenge.
Madem Rüzgar abi yarın geliyor abim yüzde söyler.
Ailenin kadınları düğüne davetli değil diye.
Allah senin belanı vermesin.
Kadın derken?
Neticede düğün benim düğünüm. O yüzden ben Rüzgar'la konuşurum gerekeni. Sen
konuş sultancım istediğini. Ben de abinle konuşacağım belli ki gerekeni.
Belli ki bu konu Bozkurt abinin geçmişiyle alakalı.
O yüzden geçmiş geçmişte bırakılmalı değil mi Ceylan?
Ben de diyordum kim mum dikecek?
Tabii ki benim güzel kardeşim.
Ben de.
Sizlere afiyet olsun.
Ya ben ne dedim şimdi sultan?
Uzatma paşam. Ye yemeğini.
İyilik de yaramıyor arkadaş ya.
Kadını burada şap diye görse daha mı iyi olur?
Bak hala devam ediyorsun.
Peki.
Afiyet olsun.
Hazır Ceylan gitmişken biraz anlatsanız mı acaba?
Yani ben çok merak ettim açıkçası hani bu kadın kim? Tam olarak Bozkurt abiyle
ne alakası var?
Ya abimin bir arkadaşından bahsettim ya Rüzgar'da. Onun karaktersiz bir kardeşi
var Boran.
Abim cezaevindeyken gitti kız arkadaşını ayarttı onunla evlendi.
Nasıl yani? Paşa doğru düzgün anlat şunu.
Abimle Derya zaten ayrılmışlardı hayatım. Birlikte değillerdi yani.
Neticede abimin haz etmediği müptezelin biriyle gitti evlendi Sultan.
Peki bu adam yaşıyor mu? Yani bu kadar şey olduktan sonra hala hayatta mı? Yani
Rüzgar abinin hatırında yaşıyor.
Gerçi o Rüzgar abi de Sultan'a yanıktı bir ara.
Paşa kes sesini. Kalk şu masadan.
Ya çocukluk aşkı herkeste olur ya. Aydar Ali bunları ciddiye alacak adam mı?
Allah Allah.
Boş boş konuşma.
Afiyet olsun.
Hayatım senin bana düğünden önce söylemek istediğin bir şey var mı?
Aşk olsun hayatım olabilir mi böyle bir şey?
Paşa işte.
Yok bir şey.
Evet Bozul.
Şu herkesin bildiği ama benim bilmediğim konuyu öğrenebilir miyim artık?
Ceylan.
Biz seninle ilişkiye başlarken sana bir şey söyledim.
Benim için senin bir geçmişin yok.
Duymak da bilmek de istemem dedim.
Benim için sevdiğim kadının bir geçmişi yoktur.
Bir geleceği vardır diye düşünürüm.
O yüzden o günden beri sana ne bir soru sordum.
Ne de kendi geçmişimle ilgili sana herhangi bir şey anlattım.
Yeni bir ömür dedik.
Başladık. Öyle de gidiyoruz hayat.
Öyle gitmiyoruz hayat.
İki gün sonra bir düğünümüz var bizim.
Ve benim anladığım kadarıyla senin eski sevgilin o düğüne gelecek ya.
Küçük düşmek istemiyorum.
Yani diyorum ki... ...eğer içinde bir sevgi kalmadıysa... ...yani geçmişe dair
bir şey taşımıyorsan bunu bilimle paylaş ki... ...ben de yaşanabilecek herhangi
bir duruma karşı normal bir tepki verebileyim.
Peki hayatım.
Üniversitede okurken tanıştık. Bir ilişki yaşadık.
Sevdim, sevildim.
Gün geldi derya bu ilişki nereye gidiyor? Adını koyalım.
Evlenelim bir çocuğumuz olsun dedi.
Yer altına girmiştim.
Küçükken babasını kaybetmiş biri olarak.
Bu dünyaya babasız büyüyecek bir çocuk getirme fikri.
Ne yalan söyleyeyim ağır geldi.
Bu yüzden de ayrıldım.
Peki, içinde ona dair herhangi bir şey kaldı mı?
İlk başlarda öfke vardı.
Zamanla o da bitti.
Tamam.
Benimle paylaştığın için teşekkür ederim.
Rica ederim.
Ceylan, madem geçmişimle ilgili bir şey paylaştım, senin de
paylaşmak istediğin bir şey varsa, en az senin kadar
anlayışlı davranırım.
Paylaşacaksan şimdi paylaş.
Yoksa benim için hala... ...senin benden başka bir geçmişin...
...ya da geleceğin yok.
Senin için olmayan benim için de yoktur Koca.
Şu hayatta Bozo'yla ilgili bir yanıldıysam... ...o da Derya konusunda
yanıldım. Oysa ben onları gördüm.
Bir gelecekleri vardı.
Bu Derya gerçekten düğüne mi gelecekmiş şimdi? Vallahi Don Çiçi bunları ailecek
davet etmiş de... ...ben çok ihtimal vermiyorum geleceklerine. O Derya'nın
müptezel kocasını ne yapacağını da kimse bilemez. Ya gelirse?
Ceylan olay çıkarır ben size söyleyeyim.
Biz aslında... ...o Boran'ı paşayla...
Aradan çoktan boğmuştuk da.
Konu başka yerlere gitmesin diye. Aile savaşı çıkar, aile savaşı çıkar diye
diye durdurdun bizi.
O aileden birini sırf gıcık oluyorsun da böyle kafana göre indiremezsin Yavuz.
Bin bir tane denge var, denge. Ben de biliyorum İsmail herhalde dengeleri
falan.
Acaba o fark etmeden birisi ona bir şey mi söylese? Ha teyze?
Yani acaba sen şöyle usulünce bir çıtlatsan mı? Ne diyorsun?
Ben Derya'yı severim.
Kötülüğünü de istemem.
Zaten kadının başına gelebilecek en kötü bela gelmiş.
Öyle Ceylan'ın yaptığına, yapacağına takacak bir kadın da değil Derya.
O yüzden kimse kendini ortaya atmasın.
Ortada kalana yazık olur.
Ulan hem dayımı öldürüyorsunuz... ...hem de böyle eğleniyorsunuz be!
Abi!
Abi!
Abi! Abi! Abi! Abi! Abi! Abi! Abi! Abi! Abi! Abi! Abi! Abi!
Abi! Abi! Abi! Abi! Abi!
Yardım edin.
Ablacığım.
Merdan'la kahvaltı ediyoruz.
Hadi gel sen de.
Beraber bir şeyler yiyelim.
Size afiyet olsun Gülay.
Abla.
Canım. Bak Merdan diyor ki eğer ablam benim yüzümden gelmek istemiyorsa ben
gideyim biraz evden diyor. Ne dersin? İster misin böyle bir şey?
Onun bir kabahati yok.
Canım bir tek onu severdi zaten.
Tamam. İşte tam da bu yüzden gel.
Gel ki öyle olmadığını görsün.
Hadi.
Tamam Eda.
Tamam.
Rahatsız olma Merdan.
Estağfurullah Aslı Hanım.
Buyurun.
Siz yalıya geçip yaşasanız artık.
Anlıyorum. Beni düşünüyorsunuz. Yalnız bırakmak istemiyorsunuz.
Benim ömrüm yalnız geçmiş.
Siz bana takılmayın.
Yeni evlisiniz neticede.
Hayatınızı yaşayın.
Malum.
Ölümlü dünya.
Kimin daha önce gideceği belli olmuyor.
Yani...
Eğer size rahatsızlık vermiyorsak biz burada olmaktan gayet memnunuz.
Değil mi hayatım? Aynen öyle.
Ablacığım sen git desen de ben hiçbir yere gitmiyorum.
Evlenince senden kurtulurum dedim ama senden kurtuluş yok Hülya.
Azize Hanım hiçbirimizin Hülya'dan kurtuluşu yok. Bunu bilerek mi
hayatımıza devam edecek artık?
Hayırdır? Sen benden kurtulmaya mı çalışıyorsun?
Ha? Yok.
Çin. Ha.
Ne yapıyorsun sen burada?
Beni mi bekliyordun?
Burası bizim buluşma mekanımız değil.
Ayrıca burada pek de mutlu onlarımız yok diye biliyorum.
Konuş. Anlat içinde ne varsa bana.
Nikahtan önceki son günün ya. Belki vicdanını rahatlatırsın.
Hatta beni suçla ya. Dinliyorum. Evet.
İlla konuşmak istiyorsan... ...sana söyleyecek tek bir şeyim var benim.
Özellikle de dün gece Bozo'yu nasıl kıskandığını gördükten sonra.
Herkes seçimini yaptı.
Ve hayatını yaşıyor. Sen de bir seçim yaptın.
Her şeyi bilerek bir karar verdin.
Sultanla bir yola girdin.
Belli ki bu işin geri dönüşü yok.
Ben her şeye rağmen sana dair içimde bir şeyler taşıyordum Ali.
Neyse dediğim gibi... Yapacak bir şey yok.
Mutlu olmamı isterim.
Gerçekten ister misin?
İsterim.
İsterim çünkü ben de bir karar verdim.
Nuri?
Bir adam benim için hayatını değiştirmenin sözünü verdi bana.
Ben de aynısını onun için yapabilirim diye düşünüyorum.
Bozo ile ikimize bir şans vereceğim.
Beni seven adamı seveceğim artık.
Bak şimdi üzüldüm Bozo için.
Seni sevenlerin hali ortada. Seni sevenlerin hali de ortada.
Mutluluklar diliyorum sana.
Ben de sana.
Dilemiyorum ya sana mutluluk falan. Öyle istiyorum. Mutsuzluktan anlıyor musun
beni? Öyle istiyorum.
Bir insanın daha duygularıyla oynuyorsun.
Sen insanların duygularıyla oynasan da... ...ben sen hep mutlu ol isterim
Ceylan.
Var mıdır müsaaden, Ben bu yoldan dönmedim.
Sana rağmen, Yıkıldım her gün tamamen,
Görsem her gün özlerim.
Kapından geçsem, Var mıdır müsaaden, Ben bu
yoldan dönmedim.
Abi.
Dün gece için kusura bakma.
Amacım seni zor durumda bırakmak değildi.
Konu konuyu açtı diyelim.
Konu konuyu açmadı oğlum.
Sen çeneni açtın bir daha da kapatamadın.
Neyse ki yengem beni sever.
Buldum.
Rüzgar aradı. Teknedeymiş.
Tamam işte Efraim. Buradayız. Bekliyoruz. Gelsin.
Gerçi ablam karışma dedi ama ben yine de içimdekini söyleyeyim.
Tabii Efraim. İçinde kalmasın.
Bu rüzgar geldiği zaman bir konuşsan mı acaba?
Hani Derya ile Boran düğüne gelmeye falan kalkışmasın. Sen yengem problem
çıkarır diye diyorsan ben durumu şıklattım.
Yengem de sorun yok demiş.
Nasıl yani?
Tam öyle oldu Efraim.
Paşa konuyu çıtlatmadı, patlattı.
Ama ben durumu toparladım.
Yine de usulünce bir söylesen mi acaba?
Yani gelmelere doğru olmaz. Tamam Efraim.
Sen söyle o zaman.
Ben sanki yıllardır içimde bir yara varmış, deryayı unutamamışım gibi kalkıp
da buraya gelmeyin diyecek halim yok.
Davetlerin yarısı dostum, yarısı düşmanım zaten.
Bana niye kızıyorsun Bozo? Ben yeminim var bozma diye söylüyorum.
Yani hepimiz biliyoruz bu Bora'nın nasıl bulaşık bir manyak olduğunu.
Bayılarım.
Yürüyüşe çıkmışsın.
Ceylan'ı gördün mü?
Karşılaştık.
Efraim. Rüzgar gelmeyecek mi? Şimdi telefonla konuştuk.
Teknedeymiş. Birazdan burada olurlar.
Oza bir şey soracağım sana.
Sor kardeşim.
Biz bu Rüzgar'a ne kadar güveniyoruz?
Biz Rüzgar'a inanıyoruz.
Ama kimseye güvenmiyoruz.
Bugüne kadar...
Bana bir yanlışı olmadı.
İhanet etmedi.
Efraim şunu da yaptı.
Ailesiyle ters düşmesine rağmen hep benim yanımda durdu.
Bundan sonrasında hep birlikte göreceğiz.
Sen niye böyle bir şey sordun ki şimdi Aydar Ali'ye? Bir hissin mi var?
Yok. Bir hissim yok.
Ama böyle gerginliklerde ara bulmaya çalışanlar ya arada kalırlar ya da arayı
buluyorum ayağına birini tuzağa çekerler.
Yani sen diyorsun ki rüzgar bizi bir araya getirme taktiğiyle tuzağa
düşürecek. Yok demiyorum ben soruyorum.
Ona göre tedbir alalım diye.
Geliyorlar. Rüzgar'ım.
Bozkurt'um.
Neredesin sen?
Geldim kardeş geldim. Mesaj sen neredesin? Ben de buradayım.
Allah'ına kurban olurum seni.
Şükür kavuşturana ya.
Eyvallah.
Ver seni mi abi? Ben de seni.
Valla. Sefalar getirsin. Eyvallah.
Abi. Oğlum bu daha büyüyecek mi ya? Neyle besliyorsun lan bunu? Gelişme
çağında. Abi iyi senden.
Tafu.
Eyvallah. Eyvallah.
Efraim. Nefik.
Hoş geldin.
Hoş buldum kardeş.
Soğuk yapma ya.
Asmımız da bir ısmımız da.
Ben senin namını çok duydum.
Eyvallah. Ben de senin namını çok duydum.
Malum Bozo birilerinden kolay kolay iyi bahsetmez.
Ne iyi?
Abartın. Haydarım.
Bu Tefoklu.
Rüzgarın efosu.
Yani gölgesi.
Aynen öyle kardeş.
Tevfik bana rahmetli anamın yadigarı. Nasıl efos ana yadigar... ...o da benim
yadigarım.
Hadi buyur.
Vakti zamanında babamın zulmünden çok kollamış anamı.
O yüzden ben nereye?
Tafi oraya.
Kahve söylüyorum herkese. Olur olur.
Bir acı kahveniz içeriz.
Asıl sen.
Neredesin sen?
Kaç zamandır buradayım. Ne aradığın var ne sorduğun ne geldiğin. Neymiş? İşlerde
problem varmış.
Yerin dibine batsın evdeş. Valla ne desen haklısın kardeş.
Ben de çok şiştim ama.
Valla işinden gücünden hakikaten şiştim.
Ya oğlum.
Para pul bizim aramızda, bizim dostluğumuzda ne zaman sıkıntı olmuş?
Hiçbir zaman.
Ben sana bir zararı gelsin istemeyeceğim. Ya abi.
Bize kim zararı verecekmiş ben onu anlamadım.
Şimdi paşa.
Cano, sen ilk önce adamı vuruyorsun, ondan sonra soru soruyorsun ya.
O yüzden hiçbir şey anlamıyorum.
Öyledir bu.
Önce gider sıkar, sonra taziyeye adam yollarız. Ne olduğunu anlayalım diyerek.
Bir kere söyleyin ya.
Bir kere paşa yanlış adamı harcadın deyin.
He valla karışma kardeşim.
Oy kızım.
Rüzgarım da Rüzgar'ım.
Kardeşim benim. Eyvallah bacım, sağ ol.
Haydarım.
Biz Rüzgar'la...
Bu kadar lan arkadaşız.
İlk icraatları birlikte yapmışsınız. Karşı durma.
Öyle. Bununla beraber bıçak gibiyiz.
Koşturuyoruz, kovalıyoruz.
Parayı ilk bulduk.
Görüyoruz babalar abiler takım elbise giyiyor. Özenmişiz. Bak şimdi ya. Öyle
mi? He?
Öyle. Bak dinle bak.
Gittik birer takım elbise aldık.
Bu yine çizgili seçti.
Sabah bir gelişi var uzaktan. Kurşun gibi.
Ulan dedim bu adam için.
Yaklaştı yaklaştı. Bir de ne göreyim.
Ayağında spor ayakkabılar var.
Ulan o zaman bugünkü gibi moda değil Haydar. Dedim bu ne oğlum?
Dedim valla kardeş bunlar benim savaş ayakkabılarım.
Ya dedim sıkacağız kaçacağız. Ya da sıkımdan kaçacağız. Kaçacağız ama bir
şekilde. Seninki ne yaptı biliyor musun?
Paçasından asla taviz vermedi tabii ki. Dedi oğlum ben bu ayakkabıları almışım
koşamam bunlar. Lan dedim oğlum yapma etme bak yanacağız.
Sonra ne oldu ama? Vurdu vuruldu.
İçeri girdi çıktı.
Sonra bir baktım sporları çekmiş sen ki.
Lafıma geldi.
Çok yaşa.
Yaşlandık Berüz gel. Sorma.
Sorma.
Anlat hele.
Vurmak isteyen kim?
Vurulmak isteyen kim?
Kaçacak halim yok.
Yok be oğlum öyle bir şey değil benim dedim ya.
Diyorsun bana söyledikleri var ya.
Ben de inanadım söylediklerine.
Ama işte laf söz çıkıyor kardeş. Siz hiç mi kulağınıza gelmedi ya? Korktu
diyorlar, pıstı diyorlar.
Bunu bir önüne alman lazım ha.
Bunun önünü alacak da senden başkası değil. Kusura bakma yani.
Bu lafları tam olarak kimler söylüyor?
Bilmemizde bir mahsur var mı? Yani eğer gidip görüşeceksek, konuşacaksak...
...kiminle ne konuşacağımızı bilelim. Yok. Niye mahsur olsun?
Ben sana söyleyeyim de.
Şimdi...
Kardeş sen gelip boza gelmeyecekse o iş olmaz.
Önümüzde düğün var.
Düğünden sonra hep beraber toplaşalım.
Ya ben de diyorum ki işte kurban olduğum şunu düğünden evvel yapalım. Konuyu
kapatalım bitsin gitsin.
Tebrik ederim bu arada kardeşim. Allah mutlu mesut etsin.
Ya oğlum saçma sapan bir şey yapan çıkacak. Sonra biz pişman oluruz. O
yüzden diyorum.
Senin o kardeşin olacak Boran.
Birileriyle iş tutar.
Yanlış bir şey yapar diye mi korkuyorsun?
Yok.
Ondan değil bak kurban olduğum.
Boran seni ne kadar sevmese de öyle bir şey yapmaz.
Yapamaz.
Ama olur ha. Bir delilik yapan çıkar.
Beni arada bırakma diye yapıyorum.
Ben seni hayatta arada bırakmam.
Organize et. Bugün buluşalım.
Senin Allah'ına bulman olurum ben tamam mı? Bu kadar olur işte ya.
Şimdi bu adamlar kimler? Bu buluşma nerede olacak?
Bir onu konuşalım.
Rüzgar bu mu?
Bu.
Peki o mu sana yanıktı, sen mi ona yanıktın yoksa karşılıklı mıydın?
Aşk olsun Melek. Sen de Paşa'nın saçmalıklarını iyice ciddiye aldın.
Almadım canım.
Çocukluk aşkı dedi diye soruyor. Ciddiye soracak halim yok yani. Yarın abimle
evleniyoruz.
Onlar abimle çok yakınlardı.
İşte biz de her gün görüşürdük.
Meğer beni beğenirmiş.
Abimle olan arkadaşlığı bozulmasın diye de hiç söylememiş.
Ben de çok sonra bunu öğrendim.
Sende bir şey yoktu yani öyle mi?
Ergenlik işte Melek. Ne uzattın mevzuyu?
Yani yok.
Boş adammış işte.
Karizmatik.
Delisin sen deli.
Hoş geldin Rüzgar.
Ne haber?
Hoş buldum.
Sağ ol Sultan.
Sen nasılsın?
İyi.
Tebrik ederim bu arada.
Teşekkür ederiz.
Eyvallah.
Rüzgar hoş geldin.
Eyvallah yenge hanım.
Ne haber?
İyi sağ ol sen nasılsın? İyiyim ben de gidiyor muydun sen?
İyi abi kaçıyoruz biz.
İyi. E tamam. Yarın düğünümüz var zaten hep birlikte olacağız.
Tabii, tabii.
Ailecek bekliyoruz.
İnşallah.
Buyur kardeşim.
Abi, ben zaten aşağı iniyorum. Uğurlarım rüzgara.
İyi.
Görüşürüz. Derya meselesini konuşmak için hayatım.
Nereden çıkıyor bu ailece davet?
Ben bunun kardeşini hiç sevmem. Onu biliyorum.
Kardeşini sevmiyorsun ama kardeşinin karısını seviyor musun diye bir görelim
dedim. Abart.
Evli farklı. Çoluk çocuk sahibi insanlardan bahsediyoruz burada.
Hayatım benim için problem yok demeye çalışıyorum. Anlayan anladı. Buna rağmen
gelmek isteyen buyursun gelsin.
Ya sabır.
Vay be sultanım. Demek evleniyorsun ha.
Hiç böyle düşünmemiştim.
Nasıl düşünmüştün?
Hayır, yok.
Ben seni her zaman mutlu olan istemişimdir.
Bir gör görüm gayet de mutlusun.
İnşallah bu mutluluğum bir ömür sürer.
Teşekkür ederim.
Ben senden aslında bir şey rica edecektim Rüzgar.
Emret Sultanım.
Estağfurullah.
Malum, yarın benim için çok özel bir gün.
Ve böyle özel bir günde... ...abimin eski sevgilisiyle karısının yan yana
gelmesinin bir sorunu olabileceğini düşündüm.
Derya'nın ismini listede gördüğüm için... ...yoksa geleceğini
düşündüğümden değil, yanlış anlama. Yok, yok, estağfurullah.
Derya zaten böyle bir şey istemez.
Ama Boran... ...ne zaman ne yapacağı belli olmayan bir adam.
Ben ona göz kulak olurum da... ...onun adına söz veremem.
Zaten çok düşük bir ihtimal de ben yine de söylemek istedim.
Abimden yana zaten bir sıkıntı çıkmaz.
Onun için artık Derya diye biri yok.
İşte... ...Boran gelirse... ...bir sıkıntı çıkartmasın diye söylüyorum.
Kim gelirse gelsin.
Sen tadını çıkar.
Takılma onun araya.
Ben zaten yanımda olacağım.
Merak etme. Bir şey olmaz.
Teşekkür ederim.
O zaman yarın görüşürüz. Hadi bakalım.
Merhabalar.
Azize abla, Bozkurt zaman kazanmaya çalışıyor aklınca.
Her şey düğünden sonra diye diye bugüne kadar geldi.
Babam şimdi Rüzgar'ı yanına gönderdi. Bir an önce görüşelim demeye.
Görüşeceksiniz de ne olacak?
Bozo ne diyorsa o olacak.
Bana niye anlatıyorsun Boran?
Vallahi babamlar pek katılmasa da ben arkadaşlarımla planı yaptım.
Eğer bizim dediğimiz yere gelmeyi kabul ederse o daha toplantıya giremeden
mekanın otoparkında ölecek.
Azize sen buna bakma. Atıp tutuyor gene işte.
Altanlar vermiş buna gazı.
Kendini bir otoparkta öldürtmese iyi.
Ben de bunu söylemeye geldim Boran.
Bozo'yu hafife alıp da yaşayan tek bir tanıdığım yok demeye.
Gel de bunu bizimkine anlat.
Ozo'yla sevdikleri ortak ya.
Baba.
O nasıl söz öyle?
Ben Rüzgar'ı kastediyorum oğlum.
O da Rüzgar'ı çok sever ya onu diyorum.
Rüzgar'ın benim planımdan haberi bile yok.
Olsa gider kendisi yetiştirir hemen. Tuzak var sakın gelmeyin diye.
Kendi Öz abim beni artık nasıl seviyorsa.
Bağırıyor.
Efendim Rüzgar.
Tamam sen diğer herkese haber ver buluşalım.
Bozo kendisi gelecek değil mi?
Tamam tamam. Boran yanımda.
Söylerim. Geliriz beraber.
Dediğimiz yere mi gelecekmiş baba?
Öyle söyledi Rüzgar.
Bana müsaade.
Altan, haberler iyi.
Başın sağ olsun Yıldırım.
Ben de böyle bir evlat kaybettim.
Şimdiden peşin peşin başın sağ olsun.
Azize, ben seni çok iyi anlıyorum.
Ama Bozo, Boran'a bir şey yapabilseydi... ...Berya'yı onun elinden
aldığında yapardı.
Her kuşun eti yenmez yani.
Ben diyeceğimi dedim.
Gerisi sizin bileceğiniz iş.
Kan dökemiyorum ya.
İlla düğünden önce görüşecekler.
Gideceğim oraya.
Onlar benim kanımı dökecek.
Plan bu.
Rüzgar bu planın neresinde?
Rüzgar'ın bir şeyden haberi yok.
Onu da kullanıyorlar aydın.
Yani abi?
Yani paşam.
Gideceğiz kanımızı dökecekler.
Akacak kan damarda durmaz.
Burada kanımız dökülmesin diye bekleyip düğünümüzü kana bulamalarına izin
verecek halim yok.
İsmail, Yavuz, Merdan, Ferhat bizden haber bekliyorlar Boza.
Efraim gideceğimiz yere onlara bildir.
Etrafı bir kontrol altına alsınlar.
Kan dökmüyoruz.
Bizim kanımızı kim dökmek istiyor onu öğreniyoruz.
Bu arada yaptıkları plan hakkında en ufak bir fikrimiz yok.
Bir fikre ihtiyacımız yok.
Onların bir planı varsa benim de var Efraim.
Senin şu planı biz de öğrenebilir miyiz Bozu?
Ayakların yerden kesilince anlatırım Haydar'ım.
Üstümü değiştireyim çıkalım.
Nasıl ayağın yerden kesilince?
Ya evdekilere ne diyeceğiz peki şimdi düğün arefesinde nereye diye
sormayacaklar mı?
Paşa bir bahane bulur.
Tamam abi ben de o iş.
Gel efendim.
Ne demek istedi o ayağımı yerden kesilince falan?
Benim aklıma bir şeyler geliyor paşa.
Beyler? Ne yapıyorsunuz?
Sultan, biz şehre gidiyoruz.
Hayırdır?
Ya öyle kendi aramızda konuştuk. Hani Haydar'la evleniyor ya. Parti falan
yapmayacak mıyız diye. Abim de tamam yani yapalım dedi.
Nasıl bir partiymiş bu peki?
Öylesine işte canım. Yani erkekle evveda partisi.
Erkekle evveda derken paşa?
Yani ne gülüyorsunuz canım bekarlığa veda işte.
Ayrıca bir erkek evlendiği zaman artık çapkınlık yok demektir. Yani dolayısıyla
bir nevi erkekle veda da sayılır bence yani.
Vallahi paşacığım sen ne yaparsan yap karışmam da... ...hayatım sen sakın bir
şeylere veda etmeye kalkışma.
Ben sevdiklerime veda edemem hayatım.
Merak etme.
Parti al.
Ya işte abimin işleri sultan bilmiyor musun? Ben ortaya bir laf attım o da
evde otur otur sıkıldı bunu bahane etti yani.
İyi iyi çok iyi.
Neyse gidin kafanız dağılır. Bizim de çok işimiz var zaten.
Organizasyon iskeleye bitirmiş birazdan buraya başlayacaklar. Yusuf'un annemler
de geliyor yardıma.
Gidin yani siz.
E hayat nereden çıktı şimdi bu?
Hayatım şimdi sizin bir sürü hazırlığınız, provanız vardır.
Süsleneceksiniz, püsleneceksiniz. Biz ayak altında dolaşmayalım. Hem de bir
hava almış oluruz.
Hava alacaksınız yani.
Sen merak etme.
Geç kalma.
İyi. Bir belaya bulaşmayın da.
Benim belayla ne işim olur hayatım?
Verilmiş sözlerim olur.
Hakikaten bozu.
Verdiğin sözü gerçekten tuttun.
Hiç beklemezdim.
Kırarsın kalbimi.
Ne zaman sözümden dönmüşüm?
Sözleri tutmam biraz zaman alıyor. Sen de biraz sabırsızsın.
Sorunumuz bu.
İyi. Hadi iyi eğlenceler.
Hadi Aydar'ım gidelim.
Görüşürüz kızlar.
Görüşürüz abi.
Bir şey diyor musunuz?
İyi eğlenceler.
Görüşürüz Mecnun. Görüşürüz.
Oradan değil oğlum gel.
Bu taraf.
Adadan çıkmamış mı bozkurtlar hala?
Ne bileyim oğlum ben.
Bir acelemiz yok ki.
Senin bir acelem mi var? Bir yere mi yetişeceğim bundan sonra?
Yok.
Ben geleceğinden pek emin değilim de.
Bir bu saygısızlık eksikti.
Geleceğim deyip de gelmezse, İşte o zaman... Ne olacakmış o zaman?
Gelecek diyorum.
Aha da... Geldi işte.
Ne, helikopterle mi geliyor?
Vallahi herhalde Bozo'nun helikopteri değil mi bu?
Dedi mi sana helikopterle geleceğim diye?
Oğlum adam geleceğim dedi geldi.
Ha havadan ha karadan.
Sen neyi kurcalıyorsun öyle?
Allah Allah.
Hoş geldiniz amcaoğlu.
Hoş gördük amcaoğlu. Ne yaptınız?
Tusa otoparka kurmuşlar.
Belli ki oradan geleceksin diye beklediler.
Ya da oradan çıkacaksın diye. Ya senin girişinde ya da çıkışında işi bitirmeye
plan yapmışlar.
Ha. İsmail'e Yavuz adamları paketlediler.
Adamlar kimin adamıymış?
Altan'ın.
Yanlarında birkaç tane de Bora'nın adamı vardı tabii.
Efraim. Buyur bozu.
Kan dökülmeyecek.
Anladım bozu.
Paşa, Ferhat siz aşağı inin ol.
Adadan bir helikopter kalkmış.
Çeşnideki gökdelenin tepesine iniş bildirmişler.
Baksana, Bozu yeniden çıktı sonunda ha?
Öyle görünüyor.
Belli ki bir toplantı var ama bizim haberimiz yok.
Güya içeride adamımız var bizim. Anladığım son dakika gelişen bir durum
bu. Neticede yer altına gidecek olsalar bunu bizden habersiz yapmasaydı Ali.
Orada olma sebebi bu sonuçta.
Belli ki sıkıntı çıkaranlarla bir toplantı yapmaya karar verdi Bozu.
Haydar Ali'yi şu an yer altına götüreceğine ihtimal vermiyorum zaten.
Ne yapalım? Durumu takip edelim mi?
Bir ekip çıkar.
Etrafta olsunlar. Ama kimseye hiçbir şekilde müdahale etmesinler.
Bizimkilere bir tuzak varsa da bu müdahale edilmesin.
Mekanın güvenlik kameralarına erişim sağlamaya çalıştık. Otopark kameraları
kayıt dışı.
Size söylemiştiniz ya daha önce.
Bozo'ya bir suikast yapacaklar diye.
Ne diyebilirim Aslı?
Umarım kolyesi boynundadır. Bazı inançlar onu koruyamıyorsa benim yapacak
bir şeyim yok.
Haydar Ali de orada ya.
Onun da bana inancı olsa bu bilgiyi benimle paylaşırdı ben de onu korurdum.
Baksın başının çaresine beyim.
İsmail. Biz yine de şu kameralara bir baksa mıydık ya? Benim içime sinmiyor.
Ya Yavuz boş boş konuşma.
Adamlar zaten bizi öldürmek üzere plan yapmışlar.
Kameraları açık mı bırakacaklar?
Ya biliyorum. Haklısın da.
Şimdi dayım baktınız mı diye soracaktır yani.
Sağlamcı ya.
Yavuz. Minibüs çıksın buradan. Biz de bir an önce kapıya çıkalım. Bak.
Gelmişler. Toplantı başlamış o kadar. Hadi.
Tamam tamam.
Hadi beyler kaybolun sizden. Hadi. Hadi.
Hadi Yavuz, hadi.
Voskurt.
Bak uçağı oldu.
Tamam anladık, vuruldun.
Gittin senin adaya. İstirahat ettin, iyileştin.
Ama biz de bakliyat işinde değiliz yani.
Bence de bakıya düşünebilirsin.
Bekledi diye kurtlanacak bir şey yok.
Sizlerden başka.
Hala durumu hafife alıyorsun Bozo.
Sokaklar kontrolden çıkmış durumda.
Herkes piyasada at koşturuyor.
Peki biz ne yapıyoruz?
Duruyoruz. Ve biz durdukça... Daha doğrusu...
Sen... ...bizi durdurttukça...
...biz güç kaybediyoruz Bozo.
Altan... ...sen bir şey söylemeyecek misin?
Bizim söyleyecek çok lafımız var da... ...asıl sen ne söyleyeceksin?
Biz seni dinleyelim diye davet ettik.
Say.
Beni dinlemek için mi davet ettiniz?
Bozkurt.
Burada hepimiz aynı amaç için bir aradayız.
Birbirimize düşüp iddialaşına girmeyelim.
Bir dakika.
Bir dakika.
Lafa bozkurtla başladın.
İtlere kadar geldim.
İtler dalaşabilir.
Bu beni alakadar etmez.
Ama kurtlar dalaşmaz.
Parçalar.
Bozkurt. İlla ki bir ortak yol bulur.
Ben senin talimatın doğrultusuna ilerleyelim.
Şimdi sen sessiz kaldıkça herkes kafasına göre bir iş yapacak.
Masadaki herkes de seni iyi biliyor.
Sonra benden habersiz iş çevirdiniz diyeceksin.
Kardeşim.
Benden habersiz iş çevrildi.
Hatta senden de habersiz iş çevrildi.
Hani ben yemin ettim ya. 90 gün kan dökmeyeceğim diye.
Hani benim batıl ilaçlarım var ya.
Hani o 90 gün yarın bitiyor ya.
Ben kadere inanırım.
Kadere.
Siz.
Onca zaman kalleşlik etmeyin diye fırsat verdim.
Bu ikisi.
Bu ikisi kardeş, seni aracı kılıp bana tuzak kurdular.
Ne tuzak?
Erdem.
Altan.
Otoparktaki adamların vardı ya, artık yok.
Akreplerle Bozo'yu öldürmek için beklediklerini söyleme fırsatları oldu
gerçi.
Doğru mu?
Boş boş konuşma Merdan.
İftira bu. Aşağıda kimlerle konuştunuz bilmiyorum.
Ben bir şoförüm bir korumamla geldim. Aşağıda 12 kişiyle konuştum. Altan.
Onu senin ismini verdi.
Diğer ikisi kimin ismini verdi Merdan?
Onları tanıyorum zaten.
Boran'ın adamları.
Ben yine de emin olmak için sordum kendilerine.
Adamlar Boran'ın da bu plana dahil olduğunu itiraf ettiler.
Boran.
Böyle bir işin içine girmedim de oğlum.
Benim adamlarım aşağıda duruyordu.
Bozkurt'a her ne yapılacaktıysa benim bir bilgim yok.
Birileri benim adamlarımı ayarttıysa da benim haberim yok.
Delikanlı ol delikanlı.
Hayatında iki dakika delikanlı ol da sözümüzü bozduk bir delikanlı için
diyelim.
Bir dakika, bir dakika şimdi.
Bu toplantıyı ben ayırmışım.
Herkese kefil olmuşum bu masadaki.
Siz ikiniz... ...Bozo'ya tuzak mı kurdunuz oğlum?
Ha? Ya bana kast ettiniz ha Bozo'ya. Ne fark eder?
Rüzgar, benim bu olayla bir alakam yok.
Aşağıda adamlarımı biri satın almıştır. Bir şey olmuştur.
Şşş, sakın.
Delirdin mi sen Rüzgar?
Bana da mı sıkacaksın?
Uzkurt'un gazına gelip bana da mı sıkacaksın?
Öz kardeşine.
Sensin değil mi bana öz kardeşim?
Bak bu masadaki herkes sana olan düşkünlüğümü iyi bilir.
Ama ben aç kaldım yanımda o vardı bak iyi bak.
İlk kavgama girdim yanımda Bozo vardı.
Cezaevine düştüm yanımda o vardı. Lan ölmeye gittim ben onunla. Hep onundaydım
ben. Şimdi sen... ...benim kardeşim dediğim... ...dostum dediğim adama...
...beni kullanıp tuzak mı kurdun oğlum?
Cevap ver lan.
Sen tarafını seçmişsin.
Hadi yaltaklan.
Yaltaklanma Oskurt'a. Moral uzatma. Kes sesini.
Burada herkes.
İyi bilir ki... ...benim ailemden birinin kanı akacaksa... ...onu ben
akıtırım.
Başkası değil.
Rüzgar böyle bir şey yapmayacak.
Ulan dua ediyoruz kardeşimizin.
Yoksa ihanetin cezası belli.
İhanet falan yok.
Bozkurtlu aramızda sorun var diye her şeyi ben... Lan git!
Bu masadaki toplantıyı ben ayrıladım.
Herkesin de güvenliğinden ben sorumluyum.
Kardeş... ...madem sana tuzak kurulmuş... ...ben gereğini yaptım.
Ama olur ha. Bu beni kesmez dersen... ...yerden göğe kadar hakkın var.
Kardeş benim kardeşim.
Suç da benim suçum.
Bir şey yapacaksan...
Boyunum kıldan incendi.
Rüzgarım.
Kardeş kanı dökmek sana yakışmaz.
Sen kendine yakışanı yaptın.
Bunlardan değilim dedin.
Bozkurt, Boran'a bir şey yaparsan arasa... Sen bir sus artık yıldırım.
Ki ben konuşayım.
seni öldürmememin bir sebebi var
bugüne
kadar seni öldürmememin tek sebebi insanlar
duygularıma yenik düştüm zannetmesin diye
Seni bugün öldürmememin sebebi bunu babanın
ya da abinin önünde yapmak istemeler.
Benden özür diler.
Özür dilerim.
İyi.
Yarın düğüne gel.
Karının önünde benden özür dile.
Sizler de davetlisiniz.
Toplantı bitmiştir.
Efraim. Buyur bozu.
Gidelim.
Kolay gelsin.
Neredeyse her şey bitti. Ay o kadar içime siniyor ki.
Kızlar hepinize ayrı ayrı teşekkür ederim.
Siz olmasaydınız böyle üstesinden gelemezdik.
Sen yeter ki mutlu ol benim güzel kızım.
Gerekirse biz bunun için gece gündüz çaba sarf ederiz.
Her ne kadar beklenen bir günde olsa insan gerçekten çok heyecanlanıyor.
Gerçi benim heyecanımda, sevincimde, kursağımda kaldı ama... ...umarım senin
için her şey çok güzel olur Sultan.
Hülya, Azize Hanım daha iyi mi? Yani biraz olsun normale dönebildi mi?
Azize normal bir kadın değil ki.
Bu saatten sonra normale dönmesini beklemek biraz abes olur.
Kusura bakma Hülya.
Yok, yani yine de ablam sonuçta işte.
En azından belki benim mutluluğumla mutlu olur diye bekliyorum ama belli ki
boş bir bekleyiş benimkisi.
Peki Hülya, Merdan abiye karşı ters bir tavrı yok diyorsun.
Bozu abilere niye bu kadar öfkeli?
Yani sonuçta bizimkiler savunmadaydı.
Yani saldıran onun oğluydu ya.
Ama neticede ölüm o tarafta.
Kadının tavrı normal Yıldız.
Benim annem bile volkan içeri girdi diye hala her gün söylenip duruyor.
Neyse geçmişi bugün kapatıyoruz. Çünkü yarın hepimiz için güzel yeni bir
başlangıç değil mi?
Ay Sultan.
Teyzem diyor ki yarın çok büyük sürprizlere gebeymiş.
Nasıl yani anne? İyi bir şey mi demek bu kötü bir şey mi?
Niye kötüye yorayım kızım?
İyidir inşallah.
Yarın maziden bazı misafirlerimiz olacakmış ya.
Sürpriz diye onu kastediyordur annem.
Kim geliyor ki düğüne?
Bozkurt abinin eski sevgilisi.
Ne? Böyle bir günde eskiye dair birinin ne işi var?
Ceylan? Aa yok ben hayatta böyle bir şey müsaade etmezdim.
Sen nasıl izin verdin böyle bir şeye?
Zaten isimleri davet listesinde varmış.
Geleceklerini de söylemişler. Son anda listeden çıkarın demek bana yakışmazdı.
Babamın işleri işte Hülya.
Aileler tanışıyor diye listeye aradan sokmuş.
E kim bunlar?
Karabaya ailesi işte.
Azize iyi tanır. Ben de tanıyorum da oradan kim Bozkurt'un eski sevgilisi onu
anlamadım.
Derya. Ne? Derya mı?
Bora'nın şu anki eşi olan Derya ile Bozkurt eskiden sevgiliymiş öyle mi?
Çok eskiden kızım.
Mevzuyu uzatmaya gerek yok.
Yaşanmış, geçmiş, bitmiş.
Herkes başkasıyla evlenmiş, yuva kurmuş.
Ya ben Ceylan'ın tavrına tabii çok saygı duyuyorum. Ama Hülya'nın dediklerine de
katılıyorum. Yani asla evime sokmazdım.
Hele senin bir evin olsun.
Sonra düşünürsün kimi sokacağını, kimi sokmayacağını.
Vay! Vay!
Vay! Bütün güzeller bir arada.
Maşallah rahatsız olun. Oturun. Lütfen.
Oğlum.
Yemini bozmadın inşallah.
İyi akşamlar hanımlar.
İyi akşamlar. Hoş geldiniz.
Nereden geliyorsunuz bakayım?
Vallahi anacığım çok sıkıcı bir yemek yedik.
Zannettik ki bu paşa efendi bizi eğlendirip yaşatacak.
Ama tabii ben ceylansız eylemem.
Haydar da ben sultansız eylemem dedi.
Kös kös gittik geldik.
E sen niye eğlenmedin paşa?
Allah'a melek ben neredeyse üç aydır hiç bu kadar eğlenmemiştim.
Üç aydır derken paşacığım?
Yani adaya geldiğimizden beri her gün aynı her gün aynı. Yani bir değişiklik
oldu anlamında söyledim yenge. Yoksa kimseye bir şey yaptığımız yok bizim.
Hülya'm işleriniz bittiyse biz de yavaştan gidelim mi canım?
Tamam canım olur.
Zaten yarın hep birlikte olacağız.
İyi akşamlar İlyas. Hadi görüşürüz. İyi akşamlar. Aa Sultan.
Bence iyi dinlen çünkü yarın koşturman çok olur.
Heyecandan uyuyabilirsem tabii.
İyi akşamlar. İyi akşamlar. İyi akşamlar.
İyi akşamlar. Anne oğlum görüşürüz. Hadi canım.
Abla biz de beraber kalkalım mı? Kalkalım kardeşim.
Hadi Yıldız.
Aa yok Çiğdem'le biz bu akşam burada kalacağız.
Melek, Çiğdem, ben pijama partisi yapacağız.
İyi tamam.
Bu nereden çıktı sırası mı şimdi?
Kadınla veda partisi gibi düşün paşa.
İyi ki bir pot kırdın Melek.
O zaman kızlar partilerine başlasınlar. Ben de biraz dinleneyim. Hadi kızlar.
İyi geceler. İyi geceler.
Sultan sen de çok yoruldun. İçeri geçelim hayatım. Gelmez misin?
Hayatım müsaadeniz olursa ben damat belli düğünden önce son bir konuşmak
isterim.
Tamam.
Ama isterseniz burada konuşmayın. Hazırlıklar devam edecek bir süre.
İçeride daha rahat edersiniz. Sen nasıl diyorsun hayatım?
Yalnız abicim öyle çok tehditlere falan girmesen.
Yok sen şunu yaparsan ben bunu yaparım falanlar.
Çünkü karşında çok ters bir adam olduğu için.
Senin yapma dediğini yapar. O açıdan diyorum.
Vay vay vay.
Adamı tanımaya başladın yani.
Senden vakit kaldı kadar diyelim.
Abi.
Bana da müsaade biliyorsun bu nasihet işleri falan beni çok kasıyor. Çok iyi
biliyoruz paşa. Hadi iyi geceler. Adnan'ım bize içecek bir şeyler getir.
Hemen abi.
Buyur kardeş.
Allah rüzgar altına sıkmasa ben ona sıkardım kardeşim.
Bu planın içinde o da var derdim. Öyle dostun, kardeşin falan dinlemezdim yani.
Rüzgar bana kurulan hiçbir tuzağın içinde yer almaz kardeş.
Onun en büyük zaafı, kardeşi olacak o Boran. Bu akşam sen de gördün.
Yıllarca onun başına bir şey gelmesin diye paraladı durdu kendini.
O Boran olacak herif.
Ben cezaevindeyken kız arkadaşım Derya ile evlendi.
Tamam.
Belki ben ayrılmıştım. Ama yine de olacak iş değildi.
Rüzgar kardeşini öldürmeyeyim diye kalktı cezaevine geldi.
Durumu izah edeyim. Benden duy istedim dedi.
Sana yapılan büyük saygısızlık.
Bunlar kendi aralarında nikah kıymışlar. Benim de haberim yoktu dedi.
Ama olan olmuş.
Bir yuva kurmuşlar. Sen de peşlerine düşme dedi.
Sırf Rüzgar'ın bu lafı üstüne.
O evlilik üzerine ne bir gün konuştum... ...ne de arkama baktım.
Anladım.
Eyvallah.
Eyvallah da... ...bence... ...sana kurulan bu tuzaktan başkalarının da
haberi vardı.
Yıldırım'ı diyorsun?
Asıl tuzağı planlayan o. Asıl planlayan ortada yok.
Yıldırım'ın haberi var mıdır diyorsan...
Vardır.
Biliyor muyuz asıl planlayanı?
Şöyle koyalım.
Başka bir eviniz var mı abi?
Sana iki tane kutu vermiştim. Bunları da al gel.
Hemen abi.
Konuşuruz bunlara değil mi?
Asıl sana sormak istediğim başka bir şey var.
Sor.
Ama dürüst cevap vereceksin.
Allah Allah.
Sor kardeş.
Ne sorarsan.
Benim sevdiğim gibi seviyor musun?
Benim nasıl sevdiğimi görüyorsun.
Biliyorsun.
Eğer bir erkek... ...karısını benim sevdiğim gibi sevmezse... ...mutlu
olamaz.
Sen Sultan'ı...
Benim Ceylan'ı sevdiğim gibi seviyor musun?
Sultan'ı seviyorum.
Ama bence senin mutluluğa dair tanımlaman tamamen yanlış.
İki insan birbirini seviyorsa, sayıyorsa mutlu olurlar.
Bir insan diğerini çok seviyorsa diye değil.
Uzatma kardeş.
Ne dediğimi gayet iyi biliyorsun.
Ben istedim diye mi bacımla evleniyorsun?
Yoksa zaman içinde sen de Sultan'ı sevdin mi?
Zaman içinde seni bile sevdim Bozu.
Sultan'ı sormamış ol.
Ne demek zaman içinde seni bile sevdim?
Ben sevilmeyecek adam mıyım?
Seviliyorsun Bozu seviliyorsun.
Uzatma istersen.
Sultan bile sorgulamadı sevgimi senin kadar.
Sultan saftır.
İnanıramaz sevildiğine.
Sorgulamaz.
Ben her şeyi sorgularım. Beni bilirsin.
Allah'tan sana çekmemiş sultan da... ...mutlu bir yuva kurma ihtimalimiz var.
Sultan rahmetli anacığıma benzer.
Çiçek al, böcek al.
Sinirliyken yaklaşma.
İhanet etme.
Gül gibi geçer gidersin.
İnşallah.
Hah. Getir adamı.
Ne bu?
Düğün hediyem.
Tak.
Tak.
Ne diyorsun?
Limiti de değil.
Dünyada iki tane var.
Biri sana.
Biri bana.
Ben böyle dedim. Sultan diyor ki biri ona biri bana olması gerekmez mi?
Ona da bir şey bakacağım.
Nasıl?
Güzelmiş.
Tak tak.
Tak tak.
Teşekkür ederim. De.
Biliyorsun ben saat kullanmıyorum. Bildiğim kadarıyla sen de
kullanmıyorsun. Yok.
Ben birini.
Bir şeyi bekliyorsam muhakkak saat kullanırım kardeş.
Hayırdır neyi bekliyorsun?
Güzel günleri.
Tak şunu koluna tak.
Tak tak.
Ben bunu takarım da.
Sultanınki geldikten sonra takayım.
İşte bu.
Karını hep kendinden önce düşüneceksin.
Böyle yaparsan mutlu ve huzurlu olursun Aydar'ım. Ben böyle yapıyorum.
Yarın büyük gün. Ben gideyim dinleneyim.
Görüşürüz kardeş.
Hadi iyi geceler.
Hoş
geldiniz
efendim.
Sen ne demek böyle bir altın içine giriyorsun lan?
Altan her şeyi organize etmiş zaten. Kendini katmak ne demek?
Yeraltında her şeyin bir dengesi var.
Bozo öyle kafana göre öldürebileceğin bir adam değil.
Onu o kalın kafana sok.
Ben orada çekip sıkmayı bilmiyor muyum?
Sonra yeraltında bunun hesabını sorarlar adama.
Hakkime neyse oluyorlar baba.
Kim vurdu ya gidecekti işte adam. Bak ya hala.
Kardeşin senin hayatını daha kaç kere kurtaracak.
Hüskar orada baltana sıkmasa geberip gittiydin o masada.
Kardeşimmiş. O bozkurtun kardeşi benim değil.
Hoş geldiniz.
Bir şey ister misin baba hazırlatayım mı? Yok sağ ol kızım.
Derya.
Geç otur şöyle kızım gel.
Bugün bir toplantımız vardı Bozkurt'ta.
Yarınki düğüne hepimiz davetliyiz.
Hep birlikte gidiyoruz.
Ben gelmesem?
Benim yüzümden bir tatsızlık çıkmasın şimdi.
Nasıl bir tatsızlık çıkacak senin yüzünden?
Nasıl bir tatsızlık?
Neden söylediğimi çok iyi biliyorsun.
Durduk yere bir gerginlik çıkıp benim yüzümden sana bir şey olmasın diye
diyorum. Bana bir şey olacak öyle mi?
Bana bir şey olacak.
Duydun mu baba?
Karın bile bozkurtun bana bir şey yapabileceğini düşünüyor.
Ya ben bu adamı gebertmeyeyim de ne yapayım?
Bugün gebertemedim ama bir gün olacak.
O ne demek şimdi?
Bozkurt'un ölümü benim elimden olacak diyorum.
Bugün böyle bir şey mi oldu baba?
Oldu.
Oldu. Bir mahzuru mu var?
Çok mu seviyorsun hala?
Ne başlama Allah aşkına ya.
Buraya bitmedi.
Bozkurt sevdan bitmedi.
Ya bu evdeki bozkurt sevdası bitmiyor. Ama ben bitireceğim.
Sen bu gece yeterince haddini aşmadın mı ya?
Çeneni kapatıp otursan mı artık acaba?
Derya.
Sen de odana git kızım hadi.
İyi geceler.
Git git ben geleceğim birazdan oraya.
Kapıyı unutma Derya.
Abi sana ne?
Buna da mı karışacağım?
Karışacağım oğlum.
Her şeyine karışacağım ben bundan sonra Selim.
Aldığın nefese, baktığın yere.
Yoksa ben bunun geberip gitmesine daha fazla mani olamam ha?
Rüzgar. Sen de kardeşini ölümle tehdit edip durma.
Benim oğluma kimse dokunamaz.
O iş sıkar biraz.
İyi baba işte.
O yüzden diyorum ya ben de.
Kardeşim daha fazla yaşasın.
Geberip gitmesin diye uğraşıyorum ya.
Senin bununla... ...Altan'ın yaptığı tuzaktan haberin var mıydı?
Haddini bil Rüzgar.
Kardeşin yetmedi şimdi bana da mı yürüyorsun?
Estağfurullah.
Ben sana olan saygımla soruyorum.
Onu kaybetmek istemediğim için.
Var mıydı?
Yok muydu?
Şunu bil ki... ...ben bir şeye karar verdiysem o iş biter.
Bunun gibi rezil olmam. Anladın mı?
Anladım.
Çok iyi anladım.
O zaman sen oğlunla konuşuver.
Çünkü beni hiç dinlemiyor.
Bir an evvel kendine çeki düzen versin bak bu topun ucunda.
Sonra birlikte pişman olmayalım diye söylüyorum.
Çekil lan şöyle.
Boran.
Çık Hedef'ten.
Bir şey yapılacaksa yapılır.
Çık hedeften.
Çık.
Annenle niye kilitliyorsun kapıları?
Babam yine mi sinirli? Niye kızı sana?
Yok yok benimle hiçbir ilgisi yok anne.
İşle ilgili canı sıkılmış.
Papatyan benim sen takılma bunlara.
Hadi uyuyacağız artık.
Hadi yat bakayım.
Gel.
Aferin.
Canım kızım benim.
Anne. Söyle anneciğim.
Kapıyı açmayınca daha çok kızmaz mı? Bir zarar vermez mi sana?
Sen düşünme bunları.
Tamam mı? İşle ilgili canı sıkkın.
Babanı biliyorsun.
Onun en büyük zararı kendine.
Tamam mı?
Nerya aç şu kapıyı.
Boran gidelim. Güzel misin? Ada uyuyor. Yarın konuşuruz. Aç diyorum konuşacağız.
Git yat uyu lütfen. Yarın ne istersen konuşuruz.
Öyle olsun.
Konuşacağız.
Yarın konuşacağız.
Bu kadar.
Bir şey yok. Tamam. Gitti işte bu kadar.
Tamam.
Üzülme.
Merak etme. Babanı biliyorsun.
Ben de seninle yatayım. Kay bakayım.
Gel şimdi.
Merak etme tamam mı? Güvendesin.
Seni dinledi kapıyı kilitledi yine.
Benimle uyumamak için her şeyi bahane ediyor.
Buna kendi kızım dahil.
Bu bozkurt yaşadığı sürece bana huzur yok.
Ya yapma.
Kurban olduğum yapma artık şunu. Her şeyi bozuyor ya oğlum ya. Ya ben bıktım
kız nasıl bıkmasın lan?
Senin bu çektiğin şeyler kafanı bulandırıyor.
Ondan sonra kız kapılarını kilitliyor senin arkandan.
Yalan mı abi?
Yalan mı?
Deryayı geçtim.
Sen bile benden daha çok seviyorsun o bozkurtu.
La havle.
O mu ben mi desem onu seçersin.
Yapma ya.
Öyle mi yaparım?
Yüzüme bak.
Bana bak bana.
Bozo'nun yeri bende.
Herkesten ayrı doğrudur.
Ama sen benim kardeşimsin.
Kıymetlimsin.
Oğlum ben bu dünyada hiç kimseyi sana değişmem lan.
Hiç kimseyi. Anladın?
Yahu kurban oldum.
Yapma bunu kendine.
Hadi git yat.
Seni gerçekten sevenlerden de şüphe etme artık.
Derya'da seviyor mu diyorsun?
Lan deli oğlan.
Seni sevmese sen de niye çocuk yapsın lan o kız?
Hadi.
Hadi yat artık.
İçme daha fazla.
Ağabey. Sağ ol.
Rıfat, elimi tutuşacağım.
Hoş geldiniz.
Sefalar getirdiniz. Sağ ol.
Hoş geldiniz.
Hayırlı olsun.
Sağ ol.
Ayağınıza sağlık.
Teşekkür ederim. Buyurun efendim.
Amcam. Hoş geldin.
Hoş bulduk.
Yengem. Bozkurdum.
Ne kadar hoş olmuşsun.
Teşekkür ederim.
Kulağıma bir şeyler geldi.
Bana sitem ediyormuşsun. Doğrudur, etmişimdir.
O da şundan. Sen içeri gir dersin.
Volkan da girer, herkes de girer. Ne zaman dışarı çıkacağını söylemiyorsun.
Ben ona sitem ediyorum.
Etme, etme.
Çıkar bir ara.
Ben hanımların yanına geçiyorum.
Hoş geldin. Hoş bulduk.
Merhaba abi.
Buyurun. Dün senin için yemenini bozuldu dediler. Çok sevindim. Yok.
Yanlış duymuşsun amca.
Ben sözümün arkasındayım. Bana mı anlatıyorsun bozu? Sabahın köründe
Yıldırım aradı beni.
Bozo ile Bora'nın arası gerildi.
Düğüne gelirsek sana güvenerek geliyorum dedi.
Ben de gelin dedim.
En son bana güveneni dağ başında gömmüştüm ben.
Sana güvenen birileri de oldu yani ha Rıfat Ağa?
Evet.
Boş boş konuşma Efo. Sen şimdi beni bırak da bu düğünde bari güvenliği
sağla. Burada biri ölürse bu sefer bu manyağa içeri vermek zorunda kalacağız.
Doğru söylüyorsun.
Bizim de arada sırada güvendiklerimizle yanıldığımız olmuştur.
Ben Bozo için içeride yatarım da maksat bu mutlu günde bir tatsızlık olmasın.
Bozo bu belli ki hastadanın umudunu kesmiş.
İçeri girerse sık sık ziyaretine geleceğini düşünüyor.
Öyle mi der mi? Beni hiç tanımadın mı Bozo?
Ben bir şey isteyeceğim de ondan umudumu keseceğim. Mümkün mü bu?
Yok bir şey yapma.
Teşekkürler.
Bir limonatayla bir kropastan geldiğimiz noktaya bak.
Havyarlı koltuklar geliyor, kanepeler gidiyor. Ya ne kadar gereksiz bir
harcama yapılmış burada ya. Burada karşılama, yukarıda nikah. Ya alt üstü
bir imza atılacak. Bir kağıt bir kalem ya bu nedir ya? Tamam oğlum.
Sen kendi nikahında istediğin gibi yaparsın. O da olursa tabii.
İnşallah.
İnşallah. Abi ben tadına baktım. Çok güzel. Bence sen de bir tane dene. Ne
gerek var Yıldız? Allah Allah ya.
Hayır ondan sonra hoşuma gider moşuma gider bir türlü para harcamak
zorundayız. Ah bu benim oğlum.
Merhaba, hoş geldiniz.
Maş, çok güzel olmuşsun.
Tüm gözler üstünde.
Teşekkür ederim hayatım. Hoş geldiniz.
Derman.
Teşekkürler Derman.
Keşke bunları da dün gebertseydin Voskurt'um.
Ben bunlara hiç güvenmiyorum.
Gebertseydin derken?
Yok öyle bir şey hayatım.
Amcam istiyor ki sevmediği herkesi öldüreyim.
E dün dedi ya bozul.
Dün gittiğim yerde bunlar da vardı.
Onu diyor.
Düğüne davet ettim.
Neyse. Siz erkek erkeğe sohbet edin. Ben bir kızlara selam veriyorum.
Karımın yanında olur olmaz şeyler konuşmasan mı amca?
Olmayacak bir şey demedim ki.
Geberseydin dedim.
Baksana şunların sıfatına.
Her yerlerinden ihanet akıyor.
Manyaklar.
Yıldırımlara gelince manyaklar demiyorsun.
Tüm sülalesini düğüne davet ediyorsun.
Sen ne istiyorsun?
Elimi kana mı bulayım, karımla aram mı bozursun?
Bozkurt.
Gören de ellerin tertemiz zanneder.
Yıldırımlar geliyor.
Ben gidip karşılayayım.
Koş koş.
Yıldırımdı, borandı ne kadar felaket varsa sen karşılay.
Vallahi geldiler. Ben ölse gelmez diyordum Derya ama geldi.
Buyurun. Merhaba Bozkurt. Hoş geldiniz. Hoş bulduk.
Merhabalar, hoş geldiniz.
Hoş bulduk. Tanıştırayım.
Ömrüm, hayat arkadaşım, güzeller güzeli eşim Ceylan.
Davet ettiğiniz için teşekkür ederiz. Estağfurullah. Asıl biz geldiğiniz için
teşekkür ederiz.
Oğlum Boran. Merhaba.
Merhaba.
Gelinim Derya.
Merhaba Derya, hoş geldin.
Hoş bulduk.
Söylendiği kadar güzelmişsin.
Teşekkür ederim.
Siz söylenenden de güzelmişsiniz.
Teşekkürler.
Bu da torunum Ada.
Hoş geldin adacığım. Hoş bulduk.
Asıl siz çok güzelmişsiniz.
Ben isminizi yanlış duydum galiba. İsminiz neydi?
Ada.
Çok güzel bir isim.
Annem hep bir kızı Mursa adına Ada koyacaklarmış. Ben olunca da babam
itiraz etmemiş. Ben ismini çok seviyorum.
Rüzgar'ım.
Ne yapıyorsun kardeşim?
Seni gördüm daha iyi oldu. İyi baba.
Hoş geldin. Hoş buldun Renge. Orhan.
Sen geldiğinde bana bir şey söyleyecektin.
Neydi o?
Özür diyecektim Bozkurt.
Kabahatin özründen hep daha büyük olacak.
Neyse.
Efraim.
Nikaha doğru geçelim.
Ammu. Can Ammu.
Hoş geldin. Hoş bulmuşum. Yengem. Yine göz kamaştırıyorsun.
Rüzgarım. Sen yok musun? Ağzından bal damlıyor.
Dermanım. Sen bu ara düğün yapmıyor musun ya? Gelmedik hiç.
Aslında var Rüzgar. Niyetim var ama nasip diyelim.
Anacığım. Oğlum.
Bakayım kolyen yerinde duruyor mu?
Hiç çıkarmadım ki. Hep yerinde. Yoksa bu yaşa nasıl gelirim?
Rabbime şükürler olsun.
Yoksa size kalsa.
Çık.
Değerli misafirlerimiz, hepiniz nikah törenimize hoş geldiniz.
Şimdi gelinin şahidi Ceylan Hanım'ı...
...ve...
Damat Bey'in şahidi, Bozkurt Bey'i yerlerine rica ediyorum.
Şahidim.
Kim olanlara şahidim? Siz sayın Sultan Hanımefendi.
Müdahilim demem.
Evet.
Hepsi de zalimler, el vermez müsaitler. Ben buradan
nasıl çıkarım bu yalana dahilken? Bir kukla oldum ben
de, bilmem ki kimde ipler.
Gömdüler diri diri, hepsi buna şahitler. Hepsi de
zalimler, el vermez müsaitler.
Ben buradan nasıl çıkarım? Bu yalana dahil iken Bir kukla
oldum ben de Bilmem ki kimde ipler Gönlüler diri
diri Hepsi buna şahitler
Ben de belediye başkanımızın bana verdiği yetkiye dayanarak... ...sizleri
ömür boyu mutlu olma kaydıyla karı koca ilan ediyorum.
Tebrik ediyorum.
Tebrik ediyorum efendim.
Tebrik ediyorum.
Sağ olun.
Merhaba.
Hayırlarım.
Mutluluklar kardeşim.
Sağ olun.
Sağ olun.
Cehennemde yanar.
Hep birlikte.
Burası senin adın ya, her zaman.
Anladın mı?
Seni seviyorum abi, seni.
Teşekkürler.
Ben tesadüflere asla inanmam Aslı Hanımcığım.
Ya bunca insan içinde bu çiçeğin gelip kucağıma düşmesinde bir hayır var. Ne
dersiniz? Yani açıkçası yakalamak için o kadar çok insanı ettirdiniz ki. Ben pek
de tesadüf olduğunu düşünmüyorum Derman Bey.
Mücadele edilmeden güzellik yakalanamaz.
Nereye?
Adayı tuvalete götüreceğim Boru.
Tamam çabuk dön.
Ada.
Derya.
Adayı tuvalete götürecektim.
Gaye.
Bak bir dakika kızım.
Ada Hanım'a tuvalete kadar eşlik et. Tabii ki.
Sen ablayı takip et. Ben de geliyorum kızım. Tamam mı?
Kızına koyacak başka isim bulamadın mı?
Evlenmek ve çocuk yapmak istemediğin için ayrıldık ya.
Bir kızım olursa ismine adı koyacağım dedim eve.
Koydum. Bir mahzuru mu var?
Ola ki evlenirsek ve çocuğumuz olursa adına adı koyacaktın.
Benden ayrılır ayrılmaz. Çoluk çocuğa karışacağını tahmin edemedim Derya.
Kusuruma bakma.
Ben de senin bir gün evleneceğini hiç düşünmedim Bozo.
Sen de kusura bakma.
Yer altındaydın.
Bir geleceğin yoktu.
Evliliğe karşıydın yani.
Neyse be.
Herkes layığını bulmuş.
Ben çok mutluyum.
Umarım sen de mutlusundur.
Pek öyle görünmez.
Unutkanlık başlamış sende.
Ben bu hayatta en çok anne olmayı istedim. Ne oldum?
Kızım da çok mutlu.
Senin de mutluluğun daim olsun.
Hayatım. Neredesin sen?
Tam kalbindeyim hayatım.
Kıvırma bozo.
Sana bir soru sordum.
Ne konuşuyordunuz öyle gizli gizli?
Ne gizlisi hayatım?
Tuvaletin yerini sordu onu gösterdim.
Tuvaletin yerini sordu.
Kızının ismi Ada.
Daha önce bu adaya hiç gelmedi.
Tuvaletin yerini bilmiyordu ve sana sordu öyle mi?
Neyse. Misafirler seni bekliyor. Hadi gidelim.
Ayrıca bunu konuşacağız.
Konuşalım Hayat.
Yürü hadi.
Olmuyor böyle boş konuşmakla birkaç gün görüşüp sonra
kaçmakla doğru söyleyecek yüzüm yoksa gelme
istemiyorum.
Ne sünür, ne sıkılır sadece birazcık
düşünür. Hemen yere bir aşık bulunur, yerin çok
çabuk doldurulur.
Sevgilimi koluma takarım Bebekte üç beş tur atarım
Olmadı bir de sinema yaparım Gördüğün gibi çok
mutlanırım Sevgilimi koluma takarım Bebekte
üç beş tur atarım Olmadı bir de sinema yaparım
Gördüğün gibi çok mutlanırım
Bize müsaade olsun. Tebrik ederim.
Ayağınıza sağlık.
Tekrardan.
Seni gördüğüme çok mutluyuz.
Kardeş var mı Emre? Estağfurullah. Rica mı oluruz? Gel.
Mutlulukla. Eyvallah.
Hayırlısı olsun.
Tanıştığıma memnun oldum Bozkurt amca.
Ben de tanıştığıma memnun oldum ablacığım.
İyi akşamlar Ceylin.
İyi akşamlar Derya.
İyi akşamlar.
İyi akşamlar.
Amcam. Yürü.
Amcam, ayağına sağlık.
Şeref verdin. Tekrar hayırlı olsun. Sağ ol.
Rıfat Bey.
Baksana gidelim diyorsun da bizim oğlan kafasını kaldıramıyor masadan.
Aslı gitmeden ne dediyse artık oğlana.
Gebersin manyak.
Ne diyecekti kız?
Bulmuşken seni bırakmam mı diyecekti?
Ver o.
Ailtin şu manyağını.
Tekneye bindirin.
Tamam amca ben hallediyorum. Hadi.
Ya bir amcanın elini öpmeye fırsat bulamadın. Hepinim.
Hayırlı olsun.
İyi ki geldin Mançıçı.
Sen ne yaptın?
Kızımızı verdik.
Allah'a adı Mançıçı.
Saygısız.
Evet.
Kaldık biz bize.
Biz de gidelim hayatım.
Evli çiftimiz baş başa kalsın.
Biz burada kalmayacak mıyız?
Yok hayatım. Biz şehre gidelim.
Yarın da tatiline, balayına giden gider.
Efraim!
Abi zaten biz yola çıkmadan önce size uğrarız.
Bize mi?
Haydar'ım müsaadenle.
Gel kızım.
Güzel kızım.
Kıymetli.
Maşallah.
Ben Haydar'la gereken her şeyi konuştum.
Seni çok mutlu edecek.
Merak etme.
Abi.
İyi ki varsın.
Biliyorum ki sen her zaman benim mutluluğumu istersin.
Her şey senin sayende. İstanbul.
Bir tek abim değil... ...babamsın tam.
Hadi bakalım.
Selim.
Sen şimdi eşyalarını toplayacaksın.
Yarın hep beraber Belçika'ya gideriz. Seni dayımın yanına bırakır, biz oradan
Sultan'la devam ederiz tamam mı?
Ben senin ne yapmaya çalıştığının farkındayım abiciğim. Ama o dediğin öyle
olmayacak. Beni dayıma bırakıp kaçamayacaksın bunu bil de.
Biliyorum. Seninle kaçış yok.
Biliyorum.
Haydar'ım.
Hadi bakalım.
Evet. Şimdi herhalde beni...
...kucağına alıp... ...eve kadar taşıyacaksın.
Kapının oradan taşıyan nasıl olur?
İyi tamam olur hadi.
Nihayet geldin.
Anca uyudu adam.
Boran.
Senden rica ediyorum.
Bir gerginlik daha çıkarma olur mu?
Zaten yeteri kadar gergin bir gündü.
Gergin bir gündü.
Niye gerildik ki?
Neye gerildin ki sen?
Eski sevgilini gördüğüne mi gerildin? Saçma sapan. Anılarım mı canlandı onu
görünce? Hayır tabii ki. Ne alakası var bunun?
Alakası var. Hayır hiç ben... Çok alakası var.
Saçmalama. Çok alakası var.
Ya... Ya ben... Ben ne saf bir adamım ya.
Ne saf bir adamım ben.
Sen... Sen... Benim kızımın... Benim kızımın adını...
Benim kızımın adını Ada koymuşsun.
Ada koymuşsun.
Ada'daki güzel günlerinizi hatırlamı.
Saçmalama. Hayır tabii. Ben mi saçmalıyorum?
Bana yapılır mı bu?
Kafanda kuruyorsun.
Kıskançlık krizleri geçireceğim bir durum yok ki ortada. Sen de gördün
gözünde. Ada koymuşsun diyorum.
Ya herkes kendi hayatını yaşıyor.
Sen de kendi hayatına baksan çok iyi olur.
Bırak kolumu. Tuvalete gitme bahanesiyle gittin konuştun bozkurtta.
Ben görmüyor muyum? Hayır. Ben görmüyor muyum her şeyi?
Ne konuştun? Aklın başında değil yarın konuşuruz. Ne konuştun? Lütfen bırak
kulumu. Ne konuştun? Bırak.
Ne konuştun? Neredesin? Seni konuştum.
Mutlu olsun dedi.
Pişmanım dedim.
Oldu mu?
Pişmansın. Çok pişmanım. Pişmansın.
Gel buraya.
Ulan ben sana göstereceğim pişmanlığı.
Koş. Koş git de kapını.
Kapını da kıracağım kemiklerini de.
Bugünü de kazasız belasız atlattık ya. Çok şükür. Vallahi anne verdiğin sürenin
dolmasına yarım saat kaldı.
Şükür oğlum. Ben 90 dakika bile dayanamaz diye düşünüyordum.
Görüyorum ki bu ailede hiç kimse bana güvenmiyormuş.
Yok hayatım. Ben sana gayet de güveniyorum.
Özellikle bugün gördüklerimden sonra.
Ama güzel düğün oldu.
Yani arada Yavuz bizi masraflar konusunda biraz darlasa da kazasız
belasız hallettik. Güzel düğün oldu.
Öyle oldu Allah için.
Yani ikisi de çok mutluydu.
İnşallah bir ömür sürer.
Sen ne diyorsun anne?
Her konuya sözüm vardır ama iş evlilik olunca ne desek boşu oğlum.
Ee Gülsüm anne?
Sen Derya hakkında ne düşünürdün?
Sever miydin onu?
Bozo'yu seveni ben de severim yalan yok.
Geçmiş bitmiş bir ilişki işte kızım.
Geçmiş bitmiş de yani yine de çocuğunun adını ada koyması biraz tuhaf geldi
bana.
Sorsaydın Yıldızcığım.
Sorsaydın güzelim neden ada koydun deseydin.
Belki de unutamadığı anıları vardır orada.
Allah Allah.
Ceylan. Kadın gerçekten çok mutsuzdu.
Ya bize ne el aleme mutsuzluğundan Yıldız.
Önemli olan bizim mutluluğumuz.
Abim mutlu, Sultan mutlu. Dolayısıyla biz de çok mutluyuz.
Afiyet olsun.
Valla açıkçası ben çok da mutlu değilim.
Sen niye mutlu değilsin Melek'ciğim?
Yani ben sizi çok seviyorum.
Burada olmayı da çok seviyorum.
Ama siz de duydunuz.
Abim beni alıp dayımı bırakacakmış. Bir daha da getirmeyecekmiş.
Laf. Sanki seni buraya abin mi getirdi de buradan götürecek?
Ben seni bir yere bırakmam. Ben sevdiklerim elimin altında olsun
isterim.
Gerçekten mi?
Gerçekten tabii.
İşte bu.
Artık yeni abim sensin.
Az önce eskisini kaybettik de.
Gel bakayım buraya.
Selim Bey.
Abi misafirlerimiz var.
Ne misafiri Adnan Musa hatta?
Biri mi gelecekti Efo?
Yok.
Söylesene oğlum.
Derya Hanım'la kızlar da buradalar.
Anladığım kadarıyla kötü bir olay olmuş.
İstersen ben mi gidip ilgileneyim Bozo? Olur.
Bir sorun varsa da hemen Rüzgar'a haber ver.
Dur Efo.
Adnan'cığım söyle misafirlerimiz buraya alsınlar.
Ceylan. Ne?
Ne?
Bu saatte geldiklerine göre belki önemli bir şey oldu.
Hepimizin önünde söylesin.
Adnan'cığım lütfen.
Yıldız hadi biz de kalkalım kızım.
Teyzeciğim dur bir. Niye gelmişler, nalanmış anlayalım ondan sonra gideriz.
Boş boş konuşma kalk diyorsam kalk.
Otur anacığım otur.
Sen de burada ol.
Merhaba adacığım.
Buyurun Derya. Bu saatte geldiğinize göre önemli bir şey var demektir.
Buyurun lütfen oturun.
Buyurun.
Otur kızım. Çok teşekkürler kabul ettiğiniz için. Estağfurullah.
Estağfurullah. Buyurun.
Kusura bakmayın bu saatte rahatsız ettik.
Estağfurullah.
Koronaydı. Nasıl yardımcı olabilirim?
Eve gidince tartışmaya başladık.
Boran iyice kendini kaybetti.
Kavga çok büyüdü.
Evde de yalnızdık.
Kimseye ulaşamadım.
Kendimden değil de... ...kızıma zarar vermesinden çok korktum.
Hepinizden özür dilerim.
Nereye gideceğimi, ne yapacağımı bilemedim.
O yüzden geldim. Kusura bakmayın.
Olsun Derya.
Sen en iyisini yapmışsın yani.
Kızın için en doğru olanı yapmışsın.
Çok teşekkür ederim.
Derya, konunun tam olarak bizimle ne alakası var?
Yani tartışmana sebep biz miyiz?
Düğün mü? Ben onu anlamadım.
Bozkurt'la sanırım tartışmışlar.
Detaylarını bilmiyorum.
Herkesin içinde küçük düştüm deyip bana sardı.
Hayatım.
Anlatmak ister misin?
İşle ilgili konuştuk.
O da benden özür diledi.
Küçük düşürme kısmına gelince.
Zaten benim gözümde küçük bir adam.
Düşeceği kadar düşmüş.
Babam... ...annemle Bozkurt amcayı konuşurken görmüş.
O yüzden bağırdı anneme.
Bir de vurmaya kalktı.
Şimdi eve geri dönersek... ...kötü şeyler olacak.
Hayır, sen merak etme.
Sen hiç korkma benim güzel kızım.
Burada kimse zarar veremez size.
Evet adacığım.
Annen en doğrusunu yapmış.
Siz burada güvenlisiniz.
Rüzgar da tevfik de açmıyor.
Sen buraya geldiğini kimseye haber verdin mi Derya? Yok.
Kimseye var vermedim.
Ama çıktığımızı fark edince peşimize düşecektir.
Telefonunu takip ediyor.
Kapattım ama onun işi belli olmasın.
Efendim anne.
Boran gelmiş, kapıdaymış.
Anne geldi.
Anne götürecek bizi gerçekten. Hayır anne hayır merak etme. Anne gerçekten
götürecek bizi gerçekten. Hayır merak etme götüremez. Tamam.
Nefes al. Bana bak.
Ada. Ada.
Ne oluyor? Nefes al anne. Doktor çağıralım mı? Ne oluyor?
Ada şeker hastası.
Şimdi halledeceğim. Ne yapabiliriz? İğne yapacağım şimdi.
Kulun kulun.
Sıyırır mısın? Nefes al gideceğim. Nefes al. Nefes al. Ada.
Yıldız. Su ver. Bir şey yok.
Evet.
Nefes al. Nefes al. Tamam anneciğim.
Çekil şimdi.
Derin nefes al.
Nefes al.
Adaya üzme bak.
Tamam.
Tamam mı anne?
Su, su içer misin?
Al bakalım.
Al güzelim. Aferin sana.
Al canım.
Adacım.
Sakın korkma.
Kimse sizi buradan bir yere götüremez.
Şimdi babasının kısmı yaşattıklarına bak ya. Abi ben gider gerekeni konuşurum
aşağıda işte.
Çağır buraya gelsin. Ne söyleyecekse bana söylesin.
Yukarı getir Adnan.
Adacığım. Daha iyi misin?
İyiyim.
Hepinizden tekrar çok özür dilerim.
Sizi bu kadar kötü duruma soktuğum için kusura bakmayın.
Burada kimseyi kötü duruma sokmadın Derya.
Kötü olan biri varsa o da senin o kocan olacak adam.
Sağ ol kızım.
Ne işi var senin burada Derya?
Sen önce bir sesini ayarla, öyle konuş.
Kanımla kızım burada ne yapıyor diyorum?
Boran.
Gel şöyle otur.
Sakin sakin konuşalım.
Bozkurt.
Sen bu konuda benim muhatabım değilsin.
Ben karımla konuşuyorum.
Yürü Derya gidiyoruz.
Annem.
Meleğim.
Adayı da al içerideki odaya geçin. Yıldız sen de eşlik et kızım.
Adacım. Gel birlikte şu odaya gidelim. Anne sen de gel.
Geleceğim merak et. Gel gelecek anne.
Bozkurt. Sen ne yapmaya çalışıyorsun?
Sevdiğin kadını elinden aldım diye mi intikam alıyorsun benden?
Bak Boran.
Benim sevdiğim kadın yanımda.
Burada.
İntikam aldığım falay benim evime sığınan benim himayemdedir.
Benim himayemdeki birini de öyle zorla alıp götüremezsin.
Gitmek istiyor musun Derya?
Hayır.
Seninle artık hiçbir yere gelmiyoruz.
Bitti bu iş.
Boşanacağım sen de.
Hay be.
Boşanacaksın öyle mi?
Ne yapacaksın boşanıp? Metresi mi olacaksın bunun? Doğru diyorsun komşu.
Terbiyesiz.
Sakın gelme.
Sakın gelme.
Sakın gelme bir daha. Ben kızımı alıp gidiyorum.
Sakin.
Yavuz elini indir.
İzin ver adayı alıp gideyim buradan.
Olamaz.
Defol git.
Kızım bırakmam.
Seninle hiçbir yere gelmiyoruz.
Duydun mu? Defol git.
Nerya. Kızım bu adamın evinde bırakmam.
Defol git yeter.
Yeter.
Yeter. Yeter.
Yeter. Yeter hasta ettin kızımı yeter.
Çok kötü olacak.
Çekinmeyeceğim. Çekileceksin.
Çekilmiyorum. Çekiliyorum bak çok kötü olacak. Ne olacaksa olsun.
Kızımı bırakmam.
Kızımı benden kimse alamaz. Duydun mu? Alırım babasıyım ben onu. Sen onun
babası değilsin.
O senin kızın değil.
O Bozo'nun kızı.
Sizi öldüreceğim!
Sizi öldüreceğim! Sizi öldüreceğim! Hepinize öldürürüz! Ne demek bu Derya?
Beni terk ettiğinde hamileydim.
O yüzden bununla evlenmek zorunda kaldım.
Lan bu...
Ne yaptın?
Hepinizi öldürmezsem adam değilim!
Hiçbir zaman adam olmadın zaten.
Ozan!
14 bin yıl gezdim pervanelikte Sıtkı ismin duydum
divanelikte İçtim şarabımı meslanelikte
Kırklar ceminde daradüş oldum
Gülümün acıya gözünü kattım.
İnsan sıfatında çok kersim gittim. Güldür oldum
firdevs, dağım dağıttım.
Bir zaman gül için sana düş oldum.
Gülümün acıya özgürlük attı.
İnsan sızladığında çok kersim gitti.
Güldür oldum firdevs, bal dağıttım. Bir zaman gül için
sana düş oldum.
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.