Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Fajardo.
Nicolás Fajardo mu?
Bana öldüğünü söylediler.
Bir insan ne kadar ölü olabilirse.
Evet efendim, böylesi kendi dâhil herkes için en iyisi.
Daha net olur musunuz?
Bakın, yıllardır burada çalışıyorum, delinin her türlüsünü gördüm
ama o adam...
Siktir...
-Bak... -Şimdi netleşti işte.
Cervantes gibisin be.
Yani o adam resmen cehennemde yaşıyordu.
Şimdi anladınız mı?
Elinizdeki tüm bilgiler lazım.
Olmaz.
-Buna yetkim yok. -Birinin hayatı tehlikede.
Buna yetkim yok.
Ama ne var ki canım,
bu tesisin eczanesinden alınan ilaçları
sattığın için seni tutuklama yetkim var.
Çabuk ol şekerim.
Bütün gece bekleyemem.
O da mı Grindr'daki geylerden?
Hiç bilmiyorum.
Blöf yapıyordum.
İyi misin?
Sence sonum böyle mi olacak?
Saçmalama.
Keşke bilsen...
O kadar deli değilsin canım. Sen...
Çekilmezsin.
Çok çekilmezsin.
Sağ olasın.
Nicolas Fajardo. İşte burada.
KIZIL KRALİÇE
SEÇİM
KÖTÜ BİRİ DEĞİLİM ZAYIF DEĞİLİM
"Cinsel istismar. Dayak."
"Kendine zarar verme. Haloperidol."
"Travma sonrası stres bozukluğu semptomları gösteriyor."
"Babasından gördüğü istismarı açık açık anlatıyor."
"Bipolar kişilik."
BEN KÖTÜ BİRİ DEĞİLİM
"Şimdi her şeyi aynadaki silik görüntü gibi görüyoruz.
"Ama o zaman yüz yüze görüşeceğiz."
Carla...
Carla!
Sandra.
Ne oluyor?
Onu duyuyor musun?
Sinirli.
Sinirli olunca bana saldırır.
Ama deneyecek misin?
Korkuyor musun Carla?
Korkmuyorum.
Tabii ki hayır.
Bence korkuyorsun.
Hayır.
Seninleyim Sandra.
Sonuna kadar yanındayım.
Sen benimle misin?
İyi bir takım olduk mu?
Sandra!
Sandra!
Taksi plakası sahte.
-Biliyordum. Başka ne buldun? -Plakayı araştırdık.
Fajardo'nun kızının kendini öldürdüğü arabaya ait.
Veya Fajardo'nun öldürdüğü.
Hayır.
"Anne babalarının günahlarını çocukları öder."
Fajardo'nun çocukluğunu biliyoruz.
Peki kızının çocukluğu nasıldı?
Çok sağ ol. Bana Parra'nın konumunu bulur musun?
Derhâl.
Fajardo kaçık ama çok zeki.
Onun gibi biri şoförün cesedini gömerdi.
Cayenne'i ortadan kaldırır,
takside parmak izi falan bırakmazdı.
Çok fazla hata var.
Hata değil onlar.
Selam yakışıklı.
Hadi be. Geliyoruz.
Nereye gidiyoruz acaba?
-Benimle konuşmasan olur mu? -Jon.
Jon!
Nasıl bir hismiş Toñi?
Havadislerim var.
Alakalı havadisler mi?
Aşktan daha alakalı bir şey olamaz.
Böyle bir durum hariç.
Haklıyım, göreceksin.
Çok bilmiş.
Öylece koydular mı kıçına tekmeyi?
Boktan bir işti.
Başını belaya soktuk.
Sana yardım etmek istiyorum.
Haklıydın.
Şey konusunda...
Dediğin her konuda.
Bir şey göstermek istiyorum.
Aida, izin var mı?
Gelin.
Teşekkürler.
Aynı geceden.
Bu bizim taksi.
Evet, öyle.
Şimdi de...
Bakın.
Ha siktir!
Şoför kim, merak etmiyor musunuz?
Gitmem lazım.
Dur.
Beni arar mısın?
Kokotxa seviyorsundur umarım.
-Tanıştığımızdan beri iyice abazan oldum. -Kemerini tak, Parra'yı ara.
Nereye gidiyoruz?
Kırsala. Konumu öğrendik.
Hâlâ zamanında yetişebiliriz.
Neye yetişiyoruz?
ŞİŞKO
Kahrolası gammaz!
Şişko senden hoşlanıyor sanki.
-Telesekreter çıkıyor. -Parra, içeri girme! Tuzak!
Polis!
Yürü!
Polis, kıpırdamayın!
Carla! Carla Ortiz!
Buradayız!
1B9, sol kanat.
Hadi!
Forrest Gump'mışım gibi anlat bana.
Yakıt almıyordu.
Pompanın sayacı değişmedi.
Taksi benzinle çalışıyor.
Kamera var diye mazot pompasına gitti.
-Görülmek istedi. -Yani?
Carla Ortiz! Biz geldik!
Hadi!
Carla! Carla Ortiz!
Buradayım!
Her yere bakmalıyız! Hadi!
Hemen her yeri arayın!
-Temiz! -Carla!
Burası! Buradayım!
Carla! Carla Ortiz!
Buradayım!
Murr-ma.
Ayaklarınla yoklayarak suda yürümek demek.
Bunu mu hissettin?
Daha uygun bir ifade bulsana.
Temiz!
-Carla Ortiz! -Carla, ses ver!
Yardım edin, lütfen!
Her yer temiz!
B9, üst kat!
Biri bana yardım etsin, lütfen! Buradayım!
-Burası temiz! -Alt kata gidelim!
Antonia, ne oluyor, söylesene be.
Birinci birim aşağı geliyor.
Boş!
Temiz!
Bir şey yok, bakmaya devam!
Fajardo özgür olmak, herkesten kopmak için kendini öldü gösterdi.
Şimdi de Peygamber Ezekiel'in rolüne büründü.
Kâhin peygamber.
Düşünen birini ilk görüşüm değil bu.
Álvaro'nun cesedi La Finca'ya getirildi, vitrine konmuş gibi sergilendi.
Başka şey yapıyor.
Taksideki kadın kaçırma işine yardım ediyor.
Fajardo'nun parmak iziyle beraber taksiyi bulsunlar diye Parra'yı aradı.
Kurbanları kaçırdıkları taksi.
Fajardo'nun kızının kendini öldürmek için kullandığı araç.
Başından beri bizimle oynuyorlar Jon.
Fajardo'nun kızı kendini öldürmedi. Babası gibi kendini öldü gösterdi.
Fajardo'nun kızı onun suç ortağı.
Daha hızlı Antonia! Bas gaza!
İmdat!
Temiz!
Yürü!
Bölge temiz!
Temiz!
Buradayım!
Hadi!
Ellerini kaldır.
Buradayım! Yardım edin lütfen!
Ne bekliyorsun?
Kötü olmayı sevmiyor musun?
Arkanı dön.
Arkanı dön dedim!
Buradayım, lütfen! Ben Carla Ortiz!
Arkanı dön dedim!
MADRİD'DEN CENNETE
Bu bir tuzak.
Herkes dışarı!
Bomba!
İmdat!
Yardım edin!
Baba, sıra sende.
Kanıtla bana.
-Yaralı mısın? -Bacağım.
Tuttum. Yürüyebilir misin?
Çok adam kaybettik! Yardım lazım!
Hareket edemiyorum!
Lütfen yardım edin! Buradayız!
Parra!
Kahretsin!
Dayan!
Dayan!
Dayan!
Sakın şimdi ölme ulan!
Hadi Parra!
-Dayan! -Sanjuán'ı bul.
Hadi gidelim! Buraya!
Dışarı! Dikkat edin!
Sandra!
Sandra, orada mısın? Sandra!
Sandra!
Orada mısın?
Sandra.
Sandra!
-Duydun mu? -Evet. Ne oldu?
Seni bulmaya çalışıyorlardı.
-Ne? -Ama başaramadılar.
Şimdi de hepsi öldü.
Hayır. Babam parayı verir. Vermesi gerek.
Belki. Hâlâ vakit var.
Vakit mi?
Belli bir süre mi var?
Baksana!
Sandra!
Süre mi var?
Sandra?
Dışarıdasın. Aç! Sandra, kapıyı aç!
Bir daha! Bir daha dene!
Gülüyor musun?
Sen niye gülmüyorsun?
Ezequiel'lesin.
Ezequiel'le değilim.
Ezequiel benim.
Leş gibisin.
O kim?
Fajardo.
Şu an biraz üzgün ama toparlar.
Anlamıyorum.
Biliyorum. Haklısın.
Yalan yok, babam bazen beceriksiz olabiliyor.
Bunu zayıf anlamında demedim.
Şoförüne ve atına neler yaptı, gördün.
Zavallı Maggie'ciğim.
"Maggie, Maggie..."
Tabii. Şoförünün ölümü daha az üzücü, değil mi?
Hop, hop.
Kendini zorlama şekerim.
Babamın verdiği suyun içinde ilaç var.
Evet, babam bazen... Yumuşayabiliyor.
Ama orada ben devreye giriyorum. Ondan daha zekiyim.
Çok daha tutarlıyım.
Zaman zaman ona biraz şefkat göstermem gerekiyor.
-Hayır. -Evet!
-Olamaz. -Bizi duydun, değil mi?
-Hayır. -Evet.
Olamaz...
Evet.
Elbette olabilir.
Biz çok yakın bir aileyiz.
Eminim sen de babanla böyle bir ilişkin olsun isterdin.
Nefes al.
Niye bunu yapıyorsun?
Pedagoji.
Bizden üstün değilsin Carla Ortiz.
Bir düşünsene.
Bomba için bol miktarda klor lazımdı Jon.
Satın alımın izi sürülebilir. Tabletimi al. Şifreyi söyleyeyim.
C4E6
CF3D53D4.
Helsinki'deki Fischer-Spassky finalinin ilk yedi hamlesi.
Siktir git be Antonia Scott.
Ne?
Seni seviyorum dedim.
Açıldı mı?
Beyaz Adam kim?
Seni ilgilendirmez.
Bok ilgilendirmez.
Son üç yıldır bilgi toplamadığın
-tek gün olmamış. -Özel bir konu Jon.
Şunu bir netleştireyim.
O kuru götünü
kollayayım diye bana güveniyorsun.
Tali yolda ezberden araba sürerken, otoyolda 300 km'yle giderken
ben de sana canımı emanet ediyorum.
Patlayıcılarla dolu bir eve girerken
birbirimize güveniyoruz...
BEYAZ ADAM 25241 ÖĞE
Ama bu özel mi?
Hayır Antonia.
Sır saklamak yok.
Ya bana tamamen güvenirsin
ya da çeker giderim.
Benimle gelmeni istiyorum.
Bu oğlun, değil mi?
Nereden bildin?
Üzgün görünüyor, senin gibi.
Ben üzgün görünmüyorum ki. Uyumadığım için öyledir.
Sen hep üzgün görünüyorsun.
Çok yakışıklı.
Hadi.
Hadi!
Evet!
Neden üstüne atlıyorlar?
Gol attı da ondan Antonia.
Sahiden üzgün mü görünüyor?
Fazla düşünme.
Bensiz daha iyi.
Anlatacak mısın artık?
Ne diyeceğimi bilmiyorum.
Birçok polis cesedi var. Burası hemen boşaltılsın.
Gidelim. Gel benimle.
Yapılması gerekiyordu baba.
Polisti onlar.
Ne polisi?
Adalet ya da para. Tanrı'ya veya Sezar'a. Hep öyle dersin.
İki efendiye hizmet edemezsin.
Onlar da meslektaşın değil artık.
Baksana onlara!
Gurur duymalısın.
25.000 belge var ama hakkında bir şey bilmiyor musun?
Yüzünü bilmiyorum,
gerçek adını, milliyetini bilmiyorum.
Tek bildiğim o da benim gibi.
Damak tadı mı yok?
Hayır.
Çok zeki.
Senin kadar mı?
Daha zeki.
Daha mı zeki?
Bu mümkün mü ki?
Mümkün.
Ama o, zekâsını bambaşka bir gaye için kullanıyor.
Kötülük için mi?
Kötülük çocukça bir kavram.
Pardon.
Bence...
Bence bundan öte biri o.
İzini sürebiliyorum...
Çünkü onun gibi biri bile ardında iz bırakır.
Ama varlığını kanıtlayamıyorum.
Mentor'a göre perseküsyon kompleksim var.
Jon, o gerçek.
-Beni öldürmeye kalktı. -Evet.
Kocanı da o hâle getirdi.
Kabullenemedim. Kötü durumdayım, ben...
Çok kötü durumdaydım.
Babam da Jorge'nin velayetini benden aldı.
Baban tam bir götmüş.
O öyle görmüyor.
Sen bana çocuk emanet eder misin?
Sana canımı emanet ederim Antonia.
Çok acayipsin.
Ne büyük haber.
Gidelim mi?
Gidelim.
Pardon! Sesi açar mısınız lütfen?
Büyük bir kargaşa.
Görüntülerdeki kişiler kim?
Öğrenelim.
Tokatlanan kişi Dedektif Parra.
Ramón Ortiz'in kaçırılan kızının soruşturmasını yürütüyor.
Onu tokatlayan da geçmişi karanlık bir polis.
Karanlık mı? Detay verir misiniz?
Adı Jon Gutiérrez.
Delil karartmaktan yakın zamanda ceza almış.
Ama bence ortağının borusu ötüyor.
Kuzu postuna bürünmüş kurt olan.
O da mı polis?
-Resmen değil. -Değil mi?
Boşuna derin devlet demiyorlar.
Grays. Sırdaş mı polis mi oldukları belli değil.
-Mentor beni engellemiş. -Antonia...
-Dur, konuşmamız lazım. -Bana dokunma.
-Bir şey deme. Anahtarı ver. -Araba sürmemelisin. Çok gerginsin.
Anahtarı ver.
Benimki bugün yanımda değil.
Tüh be. Araya kaynayacaktım.
GİRİLMEZ
Tanıma başarısız. Erişim engellendi.
Mentor'la konuşmalıyım. Çok mühim.
Erişim engellendi.
Saçmalık bu! Mentor'la konuşmalıyım.
İzlediğini biliyorum.
Yeni bir şov sergilemeye gerek yok.
Bu ne demek şimdi?
Artık Kızıl Kraliçe değilsin demek.
Hâlâ Carla Ortiz'i kurtarabiliriz.
Bunu daha önce düşünecektin.
Hem organizasyonu tehlikeye attın
hem de aldığın sonuçlar moral bozucu.
Bir şans daha ver. Tek istediğim bu.
Durumu zorlaştırma. Gayet basit.
Sen asla suya atlamazsın.
Anlamadım.
Şu petrol tankeri sorusunu Jon'a sorduğumda
sağ kalanları kurtarmak için suya atlardım dedi.
Bu konuşma gülünçleşmeye başladı. Yapmayalım bunu.
Bize yakışmaz.
Bir şey daha var.
Jon o rezil gazetecinin peşinde olduğunu biliyordu.
-Sana söylemedi, değil mi? -Bu doğru değil.
Elveda Antonia.
Hayır! Mentor...
Bunu yapamaz.
Orada dikilip bakmasana.
Bir şey söyle bari.
Babanın parayı vereceğinden emindin.
Ondan ne istediğimi merak etmiyor musun?
İstediğin her şeyi verir.
Burada ölmeme izin vermez.
Seni çok seviyor olmalı. Bakalım ne kadar seviyor.
Çocuk sevgisi nedir, sen ne bilirsin?
Çocuk sahibi olmak o kadar da güzel değil aslında.
Hatta biraz iğrenç bile.
Kukundan çıkan ve konuşan bir şey.
Sussana be.
Babandan bir kamuoyu açıklaması istedim.
Yok, parasını istemiyorum.
Biraz konuşsun istiyorum.
Atölyelerinizi herkese anlatsın.
Bu çok saçma.
Atölye belgelerini istediğinde gösterebilirim.
Aslında birini anlatmasını istedim.
Pakistanlı işçi sendikası liderini hatırlar mısın?
Seni lanet orospu.
Hayır, o kadar kötü değilim. Ara sıra aklımı kaçırdığım oluyor
ama iyi niyetliyim. Aynaya bakmanızı istiyorum.
O ayna da benim.
Af dilemeye mi geldin?
Özür dilerim.
Ne zamandır biliyorsun?
Parra'yı tokatladığımdan beri.
Cep telefonuna kaydederken gördüm.
Neden bana söylemedin?
Tepkinden korktum.
Korktum ve utandım.
Doğru zamanı bulamadım.
Doğru zaman geçti.
Gitmeni istiyorum.
Soruşturmaya devam edecek misin?
Artık Kızıl Kraliçe değilim.
Benim için öylesin.
Bu artık beni ilgilendirmiyor.
-Antonia... -Git! Seni görmek istemiyorum.
Şu gürültüyü keser misin?
Dün gece nereye gittin?
Sana açıklama yapmaya mecbur değilim baba.
GİZLİ NUMARA
Hayır.
Alo?
Söyle.
Sorun değil.
Mentor senden de mi kaçıyor?
-Bokmuşum gibi. -Hop!
Böyle konuşmayı mı öğrettim?
Bir şey kırdığında bir de kendini duy sen.
Neden bahsettiğini bilmiyorum.
Polis memuru olarak en çok duyduğumuz laflardan biri.
Polisliğe devam edecek misin?
Bilmem.
Herhâlde yargı sürecini başlatırlar
ve kariyerim biter.
Ona da kariyer denirse tabii.
Başka bir şey bulursun.
Sen çok değerlisin Jon.
Çok.
İnanır mısın, en çok üzüldüğüm şey de
o çatlağı kaybetmek.
Biliyorum. O kız çok acı çekiyor.
Bana güvendi ve onu yüzüstü bıraktım.
Aman be anne.
Her şeyi yanlış yapıyorum.
Ne fena bir oğlan yetiştirmişsin ya.
Senin sorunun hesapsız hareket etmen.
Her şeyi gönlünce yapıyorsun. Zaten aksini yapsaydın
senden utanırdım.
Yanlış yaptığın tek bir şey var oğlum.
-Söyle bakalım. -Hediye seçmek.
Beğenmediğini söyleme bana.
Hem de hiç.
Şimdi git de temizlen, takım elbiseni giy ve yapman gerekeni yap.
O kaçırılan kızın kurtarılması gerek!
Yoksa onu öldürürler şapşal!
İş başına, hadi! Bu evde tembellere yer yok.
Azıcık olsun kendimize acıyabilir miyiz bari?
Tembelliğe karşı...
-Evet, çalışkanlık. -...çalışkanlık.
Yine gidiyorsun.
Nereye?
Bilmeye hazır değilsin.
Bana güvenmiyor musun?
Hak ettiğinde güvenirim.
Ben kimim?
Beni yine dışlıyorsun.
Bana nereye gittiğini söyle.
Daha önce ne demiştim?
-Açıklama yapmaya mecbur değilsin. -O değil.
Islıkla o boktan şarkıyı çalma dedim.
Elimde değil ki.
Elinde değil.
Sorunun da bu işte.
Elinde değil mi?
Hadi ama, yeter.
Bitti.
Beni affet.
Beni affet. Ben kötü biri değilim.
Biliyorum. Sorunun da o. Değilsin.
Beni yine bırakıp gitmeni istemiyorum.
Terk edilmeyi ben de sevmiyorum.
Daima
seninle olacağım.
Duydun mu beni?
Daima.
Günaydın aşkım.
Bugün Arapça bir kelime.
Yo'burnee Marcos.
Hoşuna gitmedi, biliyorum ama güzel bir kelime.
Anlamı...
"Beni sen göm istiyorum."
Annemi gömdüm zaten. Seni de gömmek istemiyorum.
Uyan lütfen.
Uyan lütfen Marcos, lütfen.
Uyan.
İYİ Kİ DOĞDUN BABA
Girebilir miyim?
Senden hiç kurtulamayacağım.
Bu çörekler bana çok kapı açtı.
Oraya bırak.
Sizi yalnız bırakayım mı?
Lütfen.
Nasılsın?
Sence?
Bence boku yemişsin.
Şu işeme şeyini uzatır mısın?
Heyecanlanma şişko.
Sen tam bir götsün.
İpek kravatın tamamen mahvolmuş.
Lanet duman.
Senin de çok konuşmaman lazımmış.
Geldiğin için sağ ol.
Geçerken uğradım.
Telefonunu açmalıydım, değil mi?
Beni zaten dinlemezdin ki Parra.
Sana borçluyum Gutiérrez.
Hayır.
O evdeyken,
her şey havaya uçmadan evvel...
Madrid tünel haritası gördüm.
İşaretli bir yer vardı.
Neresi işaretliydi?
Neresi Parra?
Hatırlamıyorum.
Üzgünüm.
Sanjuán'ın tabutu cenaze sırasında kapalıydı.
O şerefsizi bulmanı istiyorum.
Öldür onu.
Bunu yapar mısın?
Günaydın. Buyurun?
Pardon. Nereye gidiyorsunuz?
Lütfen, bir oğlum var. Lütfen!
Hücre içinde, mükemmel organize edilmiş bir dünya bulunur.
Her parça kendi görevini yerine getirir...
Çocuklara zarar verme.
"KIZIL KRALİÇE" DEN UYARLAMA
Alt yazı çevirmeni: Zeynep Tangun
Proje Kontrol Sorumlusu Şengül Usta
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.