All language subtitles for Kızıl Kraliçe S01E02 1080p Amazon

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish Download
nl Dutch
en English
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Carla?

Beni duyuyor musun?

Sizi çok iyi duyuyorum.

Siz kimsiniz?

Kızınızı kaçıran adamım.

Nasıl? Ne oluyor?

Çocukken onu pek çok kez yıkamışsınızdır.

Üst bacağının iç tarafında

doğum lekesi var, biliyorsunuzdur.

Beni iyi dinleyin.

Bu bir eşek şakası değilse

neye bulaştığınızı bilmiyorsunuz demektir.

Neler olduğunu bilmeyen sizsiniz asıl.

Seni pislik. Sakın ona zarar vereyim deme.

Verdim bile.

Daha neler yapacağım, hayal edemezsiniz.

Bir rakam söyle.

Paranızı istemiyorum.

Ne istiyorsunuz peki?

Maliyeti olacak bir şey.

Hem de ağır maliyeti olacak.

KIZIL KRALİÇE

DÖVME

Efendim?

Hâlâ uyuyor muydun?

Hayır, CrossFit yapıyordum.

Ramón Ortiz'in kızı kaçırılmış.

Benimle ne alakası var bunun?

Sana bir konum gelecek. 45 dakikaya orada buluşalım.

Dur, dur...

Anlaşmamız böyle değildi.

Alo?

Yüzüme kapadı.

Göt herife bak.

MENTOR 30 DAKİKA DİYELİM

Tam bir göt.

Bir fincan kahveyle kahvaltı olmaz oğlum.

Başka şansım yok anne.

Omlete vaktim yok, şu zırdeliyi ikna etmeliyim.

Evladım, belki kızcağızın çok zor bir hayatı olmuştur.

-Ne biliyoruz ki? -Ne mi biliyoruz?

Gözlüklü bir matador kadar tuhaf, onu biliyoruz.

Sen de eskiden tuhaftın.

Hadi, geç kalacaksın. Sana omletten ayırırım.

Güle güle Jon!

Neden kaçtın?

Bilmiyorum.

Bilmiyor musun?

Eh, her şeyin bir ilki vardır sanırım.

O suratı biliyorum.

Seni kandırmak zor anneanne.

O yüzden...

Senden hoşlanıyorum.

Hay aptal kafam.

Başka bir kelime bekliyordum.

O kelimeyi söylemek artık zor biraz.

Yine mi aynı şey?

Senin kabahatin yok.

Sen de çok daha akıllısın.

Senden akıllı değilim canım. Kimse değil.

Yine de bu hâldeyiz işte.

Kendine yanlış soruyu soruyorsun.

Doğru soru ne peki?

Sen olmasaydın

kaç kişi ölmüş olurdu?

Kahvaltı bile edemedim.

Herkes gibi bir barda buluşamaz mıydık?

Güvercinler insanlara saldırıyor diye bu ara çok ihbar geliyormuş.

Fena, değil mi?

Çok.

Hitchcock'un Kuşlar'ı gibi.

Harika filmdir.

Kim olduğunuzu söyleyecek misin,

Siyah Giyen Adamlar'a devam mı?

Kızıl Kraliçe Projesi.

Çöpçatanlık sitesindeki kullanıcı adları gibi.

Uzun zamandır sokaklarda çalışıyorsun.

Sana göre görmediğin şey yok.

Madem konuyu açtın, düne kadar öyleydi.

Dünyanın bir yapısı, mekanizması var.

Sonra bir de buna hiç uymayan şeyler var.

Siz de onlarla ilgileniyorsunuz.

Normal insanların asla hayal edemeyeceği suçlar var.

Manşet olmayan suçlar.

Canavarlar güpegündüz ortalıkta kol geziyor.

Ama polis çok yavaş.

Doğru.

Çare de sizlersiniz.

Çare, kullandıkları silahlarla karşılık vermek.

Sistemden ayrı.

Her ülkeden en iyi polisleri seçmek üzere

Avrupa'da birkaç yıl önce bir program başlatıldı.

-Kızıl Kral veya Kraliçe. -Hâlâ pek aydınlatıcı değilsin.

Gizlilik işimizin parçası. Şu anda bu konuşmayı yapmıyoruz.

Ne bu, Gizli Dosyalar mı?

Antonia bizim temel taşımızdı

ama sonra işi bıraktı.

Şimdi dinliyorum işte. Niye bıraktı?

Şahsi meseleler.

-Başkasını bulun. -O olmak zorunda.

Ve de sen.

Gururum okşandı.

Antonia Scott'a sahip çıkmanı

ve Kızıl Kraliçe'nin yaveri olmanı istiyorum.

Cezbedici karakterim yüzünden beni seçtin herhâlde.

Tuhaf bir polissin ama sokaklara aşinasın.

Sezgilerin kuvvetli, cesursun.

Ayrıca seni sevdi.

İnanması zor, değil mi?

Torpido gözünde şartlarla ilgili bir zarf var.

Kızıl Kraliçe diye biri yok ama kimse beleşe çalışmaz.

Al.

Haplar.

Antonia ara sıra kullanıyor. Ona vermen gerekecek.

-Ne zaman kullanıyor? -Zamanı gelince anlarsın.

Monsalve Hastanesi'ne git ve yedinci kata çık.

Carla Ortiz'i aramaya başlıyoruz.

Silahın torpido gözünde.

Peki ya dosyam?

Kötü biri değilim baba.

Seni özledim galiba.

Hiç uyumadığım içinmiş, öyle diyorlar.

Uyumamamın sebebi

her şeyi hatırlıyor olmam ama.

Yalvarırım!

Hafıza virüs gibidir.

Lütfen, kimse var mı?

Şimdi anlıyorum baba.

Kimse var mı?

Ebeveynlerimizin günahları bir yük değil.

İmdat!

-Büyüyüp de meyve veren... -Lütfen!

-İmdat! -...birer tohum onlar.

Lütfen, kimse var mı?

Yardım edin!

Susadım.

Su verin lütfen!

Biraz su verin, yalvarırım.

Lütfen.

Beni rahat bırak!

Yapma!

Beni rahat bırak!

Yapma!

Artık zayıf değilim

baba.

Şimdiki hâlimi görsen gurur duyardın.

Enfes, değil mi?

-Çok naziksiniz Dedektif... -Gutiérrez.

Her gece geliyor demiştiniz, değil mi?

İstisnasız her gece, değil mi?

Süslenip geliyor hem de.

Yapma ama.

O çörekleri kahveye bandırma, churros değil ki onlar.

Seni tutuklatırım yoksa.

Pardon.

MENTOR ONA DOKUNMA. SEVMEZ.

Kocasının komadan çıkma ihtimali var mı?

Hayır. Hiç yok.

Kurşun, kalıcı hasara yol açmış. Ömrünü bu hâlde geçirebilir.

Kadına çok üzülüyorum.

Annem de öyle demişti.

Bilgi için teşekkür ederim.

Bu da benimle geliyor.

-Beni gördüğüne sevindin. Saklama. -Yok, burada olmaz.

Bir kafeye gidelim.

Bunu diyen biri çıktı nihayet.

"Kafe" dediğin zaman

aklıma gelen tam olarak bu değildi.

Buraya hep gelirim. Beni tanıyorlar.

Elbisen çok güzelmiş.

O sıcacık evinde veya 726 numaralı odada

olmadığın zamanlarda...

Pintxo'nu yiyeyim mi?

Bu

pintxo değil ki.

Önceden pişirilmiş bir parça patatesli omlet sadece.

Yani?

"Yani?" diyor...

Seninle hiç anlaşamayacağız.

Kimi kaçırmışlar?

Birinin kaçırıldığını sen nereden biliyorsun?

Dün gördüğümüz şey rastgele bir işkence değildi.

Metin gibi okumak lazım onları. Biri mesaj vermeye çalışıyor.

Herkese yönelik bir mesaj değil.

Dünkü olay ilk satırıydı. Yenisinin geleceği belliydi.

Carla Ortiz.

Başka biri kaçırmış olabilir.

Aynı kişi.

İki milyonerin ilk çocuğu ikisi de.

Kadın da öteki cesedin bulunduğu gün kaçırıldı.

Onu basında gördüm. Her şeye sahip olan tiplerden.

-Fark etmez. O da ölecek. -Bu kadar mı yani?

Başka bir ceset mi?

Dünyada her saniye iki kişi ölüyor.

Evet ama bu durum farklı. Buna mâni olabilirsin.

Olmam.

Geri dönmek istemiyorum.

O kadına yapacaklarını bile bile gece huzurla uyuyabilecek misin?

Ben hiç huzurla uyumam ki.

"Ben hiç huzurla uyumam ki."

Küçücük bir oğlu var be.

Anneni kaybetmek nasıldır, bilir misin?

Hiç düşündün mü bunu?

Hiç düşündün mü bunu?

Anneni kaybetmek nasıldır, bilir misin?

İyi misin?

Sakın bana dokunma.

Peki.

Eve gidip üstümü değişeyim.

Ramón Ortiz, Carla'nın evinde.

Onu bekletmeyelim.

Acele etmeyin.

Kaçırmayla Mücadele Birimi de orada.

Onlar çözer o zaman.

Arayan Ortiz değilmiş.

Avukatı Torres'miş.

Kendi başına.

Sizi Interpol'den sanıyorlar.

Trueba'lardan bahsetmeyin.

Anlaşıldı mı?

Niye bana bakıyorsun?

Fikir değiştirmene sevindim.

Böyle olunca onu rahat bırakmalı.

Günaydın.

Bay Ortiz, hislerinizi anlıyorum ama bu ilk saatler çok mühim.

Ne kadar alakasız görünse de her detayın faydası olabilir.

Herkese günaydın.

Sizsiniz.

-Devam edin. Sizi rahatsız etmeyiz. -Sağ olun.

Bay Ortiz bildiği her şeyi size söyledi.

-Birkaç dakika daha. -Doktor dinlemesi gerek dedi.

Sorun değil Luís. Bir dakika.

Olası şüphelilerin listesini çıkarıyoruz.

Guzmán var, eski kocası...

-Mümkün değil. -Niye onu eliyorsunuz?

Guzmán ezik herifin teki.

Kızımdan ayrılacak cesareti bile yoktu.

Bahsettiğimiz kişi zihinsel olarak zayıf bir adam.

-Yeterince zeki değil. -Şoför? Hiç eve dönmemiş.

Böyle bir şeyi planlamış olamaz.

Yasal açıdan her şey halledildi.

Carla'nın mirası doğrudan oğluna kalacak.

Guzmán'ı aradan çıkarmak en iyi yatırımımdı.

Kızım bana inat onunla evlendi.

-Aklın başka yerde. -Hayır.

Niye hâlâ yataktasın?

Uyuyor numarası mı yapıyorsun? Şimdiye kalkman gerekirdi.

Hadi ama!

Para verip yaptırmış olabilir.

İmkânsız. Carmelo iyi biridir.

Peki acaba şunu...

Kumar borçları...

Hayır, size diyorum.

Carmelo'yu kızıma göz kulak olsun diye görevlendirdim.

Guzmán ve şoför Carmelo hakkında sizinle konuşmak için buraya geldik.

Size soruyorum Bay Ortiz...

İkisi de böyle bir şeyi yapamaz.

Yaklaşık 100.000 avro kumar borcu varmış, biliyor muydunuz?

Herkes gibi onun da sorunları var ama bu mümkün değil.

Carmelo aileden biri sayılır.

İkinci babasıymış gibi Carla'yı hep kollardı.

O adi Guzmán kızımı aldattıktan sonra aptalca bir şey yapmasın diye

ona göz kulak olmasını istedim.

Carla hep zayıf bir kızdı.

Yakın zamanda yeni arkadaş edindi mi?

-Hayır. -Belki yeni bir ilişki?

-Bilmiyorum. -Dün kimseyle buluştu mu?

Dedektif Sanjuán.

Carla ne zaman ofisten çıktı demiştiniz?

Akşam yedi buçukta.

Şoförü Carmelo onu almış.

Yarım saat sonra bir benzinciden yakıt almışlar.

Aynı şeyleri tekrar ederek zaman kaybedemeyiz.

Kendiniz söylediniz.

Ne kadar önemsiz görünse de her türlü detay

soruşturmada faydalı olabilir. Değil mi?

Kızım mahremiyetine çok düşkündür.

Her hareketini takip edecek vaktim yok benim de.

-Tamam mı? -Talepleri ne?

-Kaçıran kişi ne istiyor? -Dediğimiz gibi, hiçbir şey istemedi.

Emin misiniz Bay Ortiz?

Adının Ezequiel olduğunu söylemiş.

Takma isimdir.

Hiçbir şey istememesi tuhaf değil mi?

O benim kızım!

Anlıyor musunuz?

Kızım!

Beyler, bu görüşme bir amaca hizmet etmiyor artık.

-Güncel haberlerinizi bekliyoruz. -İşinizi yapın lütfen.

"Tanrı benim gücümdür."

Benim gücüm annemdir.

Ezequiel "Tanrı benim gücümdür" demek.

Anlaşıldı.

-Bekleyin. Daha gidemezsiniz. -Niye?

Sorunumuz var.

Bana palavra sıkmadan kim olduğunuzu söyleyin.

Interpol'den geliyoruz, bilgi verilmiş.

Sen de, kazara tokatlamadan geri çekilsen iyi olur.

Interpol'müş, yersen.

Bilbao'daki iş arkadaşlarınla zıtlaştığın için buraya atanmışsın.

Pislikleri sevmem.

Sakin ol dedektif.

Gözlem yapıyoruz.

İzlenmeyi sevmez misin?

Saçma sapan konuşma be.

-İbne. -Dedektif Parra.

Kaçırmayla Mücadele ile çalışmayı ben istedim.

Sen kimsin?

Kategori dışında kalan suçluları inceleyen

bir projede görevliyim.

Dedektif Gutiérrez de yaverim. Benim başıma kaldı.

-Bunu niye en başından söylemediniz? -Bazı projelerin gizli kalması gerekir.

Yöntemlerinizi incelemek çok faydalı olabilir.

Bu davanın nasıl ilerleyeceğini görmek istiyoruz.

Elimizden gelirse yardım da ederiz.

Kendi başına iş yapmazsın ya?

Sen de...

Ukalalık etme Gutiérrez.

Lütfen!

Yalvarırım, su!

Çok susadım! Su, lütfen!

Neden uyumama izin vermiyorsun?

Uyursan unutursun çünkü.

Bense başına gelen şeylerin her an farkında olmanı istiyorum.

Dinle...

-Benim adım Carla... -Hakkında her şeyi biliyorum.

Tek bir şey lazım.

Şifre.

Ne şifresi?

Cep telefonu ve bulut şifren. Söyle hadi.

Hayır.

Şifreyi söyle.

-Hayır. -Carla, şifreyi ver.

Hayır.

Söylersem insafına kalırım.

Öylesin zaten.

Pek sayılmaz.

O yüzden şifremi istiyorsun.

Eskiden yüzlerce insandan sorumluydum.

Biri korktuğunda anlarım.

Sen de korkuyorsun.

Çünkü şu anda tüm emniyet güçlerinin

beni aradığını biliyorsun.

Bir hata yapmamış olman

veya iz falan bırakmaman da imkânsız.

Söyleyeceksin.

Hayır.

Çok paran var.

Ama para soyuttur. Sadece sayıdan, rakamdan ibarettir.

Ne gerçektir, biliyor musun?

Acı gerçektir.

Acı inkâr edilemezdir.

O ne?

-Kokuyu almadın mı? -Lütfen!

-Göründüğünden daha yavaş bir ölüm. -Hayır, lütfen! Yalvarırım, dur!

-Sinirlerin yanmadan evvel... -Dur!

...derinin kaslarından ayrıldığını hissedeceksin.

-Lütfen! -Vücut yağın erir.

Bazen göz yuvarların patlar.

Hayır!

-Fırsatını kaçırdın. -Lütfen!

654

HL9X7.

Lütfen!

Lütfen.

Adım Ezequiel.

Sen de şu Parra'nın egosunu bayağı iyi okşadın.

Başına kaldığımı söylemeni bile affettim.

Rahatsız olmadım yani. Anlıyorum ve konu kapandı.

Küs değiliz.

Diplomatik davranırken girişkendin bile.

Hep böyle mi olacaksın?

-Şakalarına gülmüyorum. -Neye gülüyorsun ki?

Parra'nın senin yüzünden bize karşı olmasına gülmüyorum.

Seni savundum. İnsanların meslektaşlarımla uğraşmasını sevmem.

Beni savunmanı istedim mi ki?

Guzmán'a bir uğrasak mı?

"Tabii ki Jon. Bence harika bir fikir."

Üf, güzelliğe bak! Seksi şey seni.

Böyle yapar

onu yer, bitirirdim.

Onunla konuşmamız şart.

Dün gördüğün şeyi yapacak birine benziyor mu?

Anlıyorum da Bayan 242, bize bilgi verebilir.

İhtiyacım olan tüm bilgi burada.

İnsanların hafızası kötüdür. Ön yargıları vardır.

Yalan söylerler.

Kendilerine ve başkalarına.

İnsanlar bir şeye değmez.

İnsanların asla beklentilerini karşılamaması üzücü.

Öyle sahiden.

Eski kocası. Bir çocukları var.

Onu babasından daha iyi tanıyordur.

Ona asla ilginç bir şey söylemeyeceği için hiçbir şey bilmiyordur.

Niye kadını tanıyormuş gibi konuşuyorsun?

Carla'nın narsist bir kişiliği var ama güven eksikliğine de meyilli.

Saçıyla aşırı gurur duyuyor ama vücuduyla o kadar duymuyor.

Hiç var olmamış, yalandan bir mutlu çocukluk anısına sığınıyor.

Oğlunu seviyor

ama yeterince vakit ayırmadığı için suçluluk duyuyor.

Enerji patlamaları yaşıyor, sonra kendinden nefret krizine giriyor.

Babasının gölgesinden çıkmaya uğraşıyor.

Karanlıktan korkuyor.

Carla bu işte. Bundan fazlası yok.

Cep telefonunun şifresi de 654HL9X7.

O yüzden vaktimi harcama da telefonunu takip edelim.

Şifresini de herhâlde yatak odasının dekorundan çıkardın.

Çekmecedeki not kâğıdında yazıyordu.

Dokunulmayı sevmediğini bilmesem

seni şuracıkta boğardım.

Şu anda.

-Bu hiç mantıklı değil. -Şimdi ne oldu?

Konum belirleme çalışmıyor.

Ezequiel bizden bir adım önde.

Tekrar giremiyorum. Şifreyi değiştirmiş.

Carla'cığımın eski kocasıyla konuşacağız anlaşılan.

Bayan Çok Bilmiş.

Dur!

Oldu bitti. İşte içerideyiz 242.

Rüşvetçi tiplerdensin demek.

Motivasyon teknikleri. Asla rüşvet yok.

Jon Gutiérrez.

En sevdiğim polis nasılmış?

Biriyle karıştırdınız sanırım.

Epey... Etlenmişsin.

Güçlü, Lejarreta. Aradığın kelime "güçlü" olacaktı.

Böyle seçkin bir yerde ne işin var?

Sen buradaysan o kadar da seçkin olamaz.

Görüşürüz canım.

Komik adamsın Jon Gutiérrez.

-Nereden tanışıyorsunuz? -Gazeteci. Bir kez tutuklamıştım.

-Ne için? -Göt olduğu için.

Bu işi bana bırak. Temel psikoloji.

Teşekkür ederim.

Guzmán Salinas.

Dedektif Gutiérrez misiniz? Mekânıma hoş geldiniz.

Görüyorum ki epey yoğunsunuz.

Hiç sormayın.

Restoran sahibi olmak her gün insanları karşılayıp

beleş yemek yemek sanırdım.

Çok hoş bir takım. Tom Ford'a bayılırım.

Ben de filmlerine ama onları giyemem.

-Carla hakkında konuşabilir miyiz? -Herhâlde

-şüpheli değilimdir. -Hiç de bile.

Öyleyse birer Campari ikram edeyim.

Bayılırım.

-Ben de. İki tane olsun. -Hanımefendi ne alır?

Ben kola alayım. Dedektif Gutiérrez de öyle.

Biraz da fıstık.

Onu seviyordum.

Ama parası için onunlayım sandılar.

Arkadaşım,

iki tip insan vardır. Kötüler ve has şerefsizler.

Carla birini sevmekten âcizdi.

-Çocuk hariç belki. -Doğru değil.

Kısrağını da seviyor.

Nasıl bildin? Bu onun gerçek tutkusu.

Her sene olduğu gibi bugün de

Real Club Turnuvası'nda yarışacaktı.

İnanmazsınız ama o bir dâhi.

Dâhiler nasıldır, bilirsiniz.

İlham gelmiş.

Psikolojin yüzünden bir saatimiz gitti.

Zenginlerin atları burada uyuyor demek.

Carla'nın kısrağı hariç.

Hiç içeri girmemiş.

Kan.

Arabadayken saldırıya uğramış, sonra buraya kaçmış.

Araba o kadar uzakta olamaz öyleyse.

İçeri girmeye çalışmış ama olmamış. Dikkat et! Ayak izi.

Yukarı çıkalım.

Niçin?

Burada işim bitti. Etrafa bakacağım, yardım et.

-Bu eller o popoya dokunmayacak. -Böyle aç ellerini.

Hadi, sıra sende.

Hay sıçayım.

Siktir.

Kendine daha iyi bakmalısın.

Bakıyorum.

Şişko değilim, güçlüyüm.

BOY 193 CM - KİLO 104,5 KG YAĞ 28,98 KG

Kendini kandırma.

Takım elbisem battı ya!

Polis maaşın nasıl Tom Ford almaya yetiyor?

242'lik IQ'nla, bunun çakma olduğunu

nasıl fark etmemiş olabilirsin?

Tuhaf birisin.

Konuşana bak.

Konuşan sensin.

"Elf gözlerin neler görüyor?"

HIZ

Şurası. Bir sürü kuş var.

Bu da aşırı miktarda böcek var demek.

Yavaşla.

Sağa dön.

-Gördün mü? -Evet.

-Durayım mı? -Hayır.

Carla'nın arabasını bunlarla yönlendirmiş olmalı.

Bildiğim şeyleri söyleme bana.

Konuşmasan olmaz mı?

Siktirip gider misin?

Niye sen sürmüyorsun?

Bu kötü bir fikir.

"Bu kötü bir fikir."

Hayır.

Olamaz.

Ehliyetin yok.

Bak canım, şu ana kadar anca zihinsel becerinle övünüp durdun

çünkü beşerî beceriden yoksunsun ama beni etkilemiyorsun Antonia Scott.

Sınıfın en zekisi olmayabilirim ama iyi bir polisimdir.

Göbek adın bu olmalıymış.

Derdin ne, biliyor musun? Anlamadığın şeyleri hor görüyorsun.

Bizim işimiz de insanları anlamak,

giysilerimizi kirletmek, kötü adamların önüne geçmek, adam dövmek

ve hiç olmazsa kahrolası bir ehliyete sahip olmak.

Çek kenara.

Ne demek çek kenara?

Çek kenara!

Yayan devam edeceğiz.

Demin dediklerimi duydun mu sen?

Antonia!

Çekil! Dokunma bana!

Hadi!

Kemerini bağla.

-Yankesici ehliyetin mi var? -Ses çıkarma.

Yol görünmüyor. Neye göre gidiyorsun?

Hafızama.

Otoyola çıkmaya çalışıyor.

Orada üstünlüğü olur. Arabası daha hızlı.

Saatte 225 kilometreye karşı 295 kilometre.

220'nin üzerine çıkmaz.

Sen çıkar mısın?

Lanet olsun.

Ne oldu?

Haplarımı ver bana.

-Hap mı? -Ver!

Haplar, of ya.

Direksiyonu tut, ona kadar say.

-Ne? -Say. Direksiyonu tut!

Bir, iki, üç, dört...

Antonia, uyan!

Beş.

Antonia!

Lanet olsun.

Hadi.

Fotoğraf çek.

Annem çok kötü fotoğraf çektiğimi söyler.

İyi misin?

-Pislik. Onu kaybedeceğiz. -O öyle sanıyor.

Antonia, sakın. Antonia.

Antonia!

Bu iş bana göre değil.

Orospu çocuğu.

Beni ona yaklaştır.

Hadi, yaklaştır!

Tekrar.

Şimdi.

İşte bu.

Merkez, dört numaralı araç yolda.

İçinde aile olan bir minibüs vardı, onlar iyi mi?

Yaralı bilgisi gelmedi.

-Emin misin? -Eminim.

Sağlık ekipleri anksiyete krizi geçirenleri tedavi ediyor.

Ne oldu, bilmiyorum. Hız yüzünden yoldan çıktım galiba.

Neden Cayenne'in peşindeydiniz?

-Tek bir sebebi olduğundan şüpheliyim. -İş birliği yapman en iyisi.

-Yapıyorum. -İnan bana.

-Doktoru arar mısın? Boynum ağrıyor. -Şimdi ararım, bir dakika.

Anlamıyorum. "Şimdi" ve "bir dakika" farklı şeyler.

Doktor çağırmanı istiyorum.

İyi akşamlar memur bey.

Burada işiniz bitti herhâlde. Harika.

Başka bir diyeceğim yok.

-Bölgeyi boşaltın. Onları rahat bırakın. -Peki.

Niyetim...

Seni gördüğüme sevineceğim aklıma gelmezdi.

Kurallara aykırı dikkatsiz sürüş, perte çıkmış bir araba, onlarca şahit...

Bakıyorum hislerimiz karşılıklı.

Parra'ya cesetle ilgili bilgi verildi mi?

Şimdiye öğrenmeyen kalmamıştır bence.

Gösteri zamanı.

Siz ikiniz ne halt ettiniz?

Öncelikle iyi akşamlar dedektif.

Cesedi bulduğumuz yerde bize saldıran bir şüpheliyi takip ettik.

-Geri döndüğünü düşünüyoruz... -Size kim düşünebilirsiniz dedi?

Şoförün cesedini bulduk.

-Suçluyu da az daha yakalayacaktık. -Az daha!

Ne faydası var bunun? Lanet olsun!

Onu tedirgin ettiniz.

İkiniz haberlere manşet olacaksınız.

Daha da bir şey yapmayacaksınız. Gözlem sona erdi. Her şey bitti.

Davadan alınsınlar. Hemen.

Nasıl ya?

Álvaro Trueba'ya odaklanın.

-Bir şey yapmayacak mısın? -Onu yakalamalıydınız.

Al.

Bunu da perte çıkarırsanız

maaşınızdan keserim.

İmkânsız.

Görevin imkânsızı başarmak.

-Bu şoke edici görüntüler için sağ olun. -Sağ ol.

Diğer bir şoke edici olay da M-501'de gerçekleşen ve kargaşaya yol açan

intihar yarışıydı.

Neyse ki bu korkunç hadiseye kurban giden kimse olmadığı bildirildi.

Yetkililer şu anda, olaya karışan sürücülerden biriyle görüşüyor.

Görünüşe göre yarışı başlatan ve Porsche Cayenne ile olay yerinden kaçan

öteki sürücü, diğer sürücülerin

yoldan çıkmasına ve karşı şeride geçip

bir ekskavatörle burun buruna gelmesine sebep olmuş.

İnanılmaz bir şans eseri başka bir kaza yaşanmadı

ve şu anda tüm polis birimleri Porsche'yi aramaya sevk ediliyor.

Casus laboratuvarı burası demek.

Casus değiliz biz.

Yapma, CSI dizisindeyiz sanki.

Yazılım harikalar yaratır da mucizeler yaratamaz.

Ne düşünüyorsun?

Bir şerefsizin ruhunun portresi.

Kolu. Daha koyu bir kısım görmüyor musun?

Çözünürlüğü artır.

Elimizdeki tek şey fotoğraftaki bilgiler.

Bir sürü fotoğraf var.

Bütün dövme salonlarına göndert.

Çok bir şey değil bu.

Daha azıyla fazlasını yaptık.

Merhaba!

Merhaba. Sen kimsin?

Beni duyuyor musun?

Korkuyorum.

Sen de mi kilitlisin?

Evet.

Eve gitmek istiyorum.

Adın ne?

Sandra.

Sandra...

"KIZIL KRALİÇE"DEN UYARLAMA

Alt yazı çevirmeni: Zeynep Tangun

Proje Kontrol Sorumlusu Şengül Usta

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.