Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Çabuk, çabuk.
Çabuk, çabuk.
Bir kişi içeri girsin lütfen.
Sen gir, sen gir. Sen iç, sen gir.
Ablacım, tamam.
Buradayım. Buradayım ablacım.
Bildiğiniz başka bir alerjisi var mı?
Vallahi laktozu var, laktoz alerjisi var.
Evet, onu hanımefendi söyledi. Daha önce geçirdi bir hastalık, ameliyat vesaire.
Başka vallahi benim bildiğim... Vallahi bilmiyoruz ki. Yani ben hiçbir şey...
...bilmiyorum ki.
Kader.
Neredesin Kader?
Kader benim yüzümden oldu ya. Oğlum niye senin yüzünden olsun? Sen nereden
bileceksin? Arı gelecek, sokacak.
Alerjisi var bilmem ne. Baba çocuğu sana bırakandı. Ya Tolga abi git başımdan
zaten bak vallahi doluyum git başımdan. Ya sen hangi akılla sana emanet edilen
çocuğu bırakıp gidiyorsun bana söylesene.
Tolga. Sırf Defne'yi mahvetmek için onu üzmek için değil mi? Senin derdin çocuk
falan değil. Senin derdin o kızın hayatını mahvetmek. Bunun için geldin
buraya. Tolga bak vallahi insan gibi söylüyorum. Vallahi bak git başımdan.
Kadir.
Defol git lan.
Defol git.
Amerika'ya mı gidiyorsun?
Cehennem'in dibine mi gidiyorsun? Nereye gidiyorsan git.
Ali.
Çok şükür. Çok şükür.
Çok şükür ya.
Defne.
Geçmiş olsun.
Sağ ol Tamer.
Gece gece seni de yorduk buraya kadar.
Olur mu öyle şey? Keşke daha önce arasaydın. Ben doktoruyla konuştum.
Bunun ne işi var burada? Her şey yolunda. Zaten çocuklarda çok sık
görülen bir alerji bu. O yüzden korkmayın.
Belki gece hırıltıları devam edebilirmiş.
Ama başka bir sorun olacağını sanmıyorum.
Ayrıca ne zaman istersen bana ulaşabilirsin.
Sağ ol, iyi ki varsın.
Ya dayı, şu pijamayı içine halledecek de... ...şunlardan yesek ya.
Yiyeceğiz aslanım. Bugün... ...bugün afiyet günü. Hepsini hak ettin sen.
Bence de.
Sence bir ağır soktuğu için süper güçlerim çıkar mı? Ne olacak? Ara adam
mı olacaksın?
Ha? Nasıl bir iş istiyorsun sen bakayım?
Bilmem ki. O kısmı sürpriz olacak biraz.
Annemi maviş koruyacağım. Kimden koruyacaksın?
Onları zarar veren herkesten.
Aferin sana.
Aa!
Bu saatte aburje var mı? Olmadı ama.
Hak etti ama ya. Biraz şımartılmayı. Bu akşam çok cesurdu.
Koçum. Çok cesurdum.
O yüzden.
Bu süper kahramanın biraz daha ilgiye ihtiyacı var.
Yaşasın!
Hayır, dişlerimizi başalayacağız. Gel buraya.
Gel buraya.
Aferin sana.
Aşağı yukarı, aşağı yukarı, ölüm bu gece rüyaları tatlı.
Aşağı yukarı, aşağı yukarı, kaderim bu gece rüyaları çok tatlı.
Aşağı yukarı, aşağı yukarı, kaderim bu gece rüyaları çok tatlı. Aşağı yukarı,
aşağı yukarı, kaderim bu gece rüyaları çok tatlı. Kadir sen yanlış yapıyorsun
ama.
Karışma bana. Böyle daha kolay. Olmaz. Biz ikiziz. İkizler yapar ne yapar. Bak
böyle.
Burnumuz içinden ne koktu? Uykum açıldı.
Merak etme. Ben sana masal anlatırım. Benden uykun gelir.
Tamam. En sevdiğim masalı anlat.
Dayı sen sağa sola yapıyorsun yanlış.
Komşum bizim yön duygumuz dünya klasmanında.
O yüzden sıkıntın olmaz.
Sen nasıl istersen.
Ali nasıl daha iyi mi? Bir sorun çıktı mı?
Ali çok iyi. O uyuduktan sonra Kadir'le konuşacağım. Gitmesini söyleyeceğim.
Ali iyiymiş.
Defne de daha konuşmamış.
Ali ile alerjimizin aynı olmasına ne diyorsun? Ne diyeyim Tolga?
Normal. Dünyada sadece siz değilsiniz ara alerjisi olan.
Bu gece olanlardan sonra... ...ya kurum Ali'yi geri alırsa? Alır mı? Olabilir.
Hastane kayıtlarını geçti. Yani kuruma da iletilecektir.
Kim lan? Ha, şey Refne.
İyi geceler diyor bize.
Bu saatte kim olacak ki başka?
Doğru, haklısın. Kim olacak zaten bu saatte.
Yorgunum biraz, ondan.
Yatayım ben. Tamam.
İyi geceler.
DNA testinin yalnız çıkma ihtimali. DNA testlerinin güvenirlik ve doğruluk oranı
uluslararası laboratuvar standartlarında yüzde doksan dokuz virgül doksan dokuzun
üzerindedir. Hadi bakalım.
Allah rahatlık versin yiğidim.
Ali ile önce konuşmamız lazım.
Sen de gel.
Ben şimdi... Hani bu gece her şeyi hak etmiştim?
Gel gel.
Geleyim o zaman. Evet.
Hadi bakalım.
Evet.
Biriniz bana masal anlatır mısınız?
Masal. Anlatalım paşam.
Anlatalım.
Bizim çiftlikte güvercinler var.
Hatırladın mı? Evet bir de karısı var demiştin Doncuk.
Yaşa.
Bu onların hikayesi. Gerçek hikaye.
Şimdi güvercinler... ...ömürleri boyunca... ...tek birine aşık
olurlarmış. Yalnızca bir kişiyi severlermiş.
Başka kimseye de bakmazlar.
Bu da... ...buysuzla boncuğun aşkı.
Buysuz... ...bir gün hastalanmış ve uzak yerlere uçmuş gitmiş.
Geride gelmemiş. Neden?
Boncuğa hastalık ulaştırmamak için.
Boncuk ne yaptı?
Boncuk bekledi.
Ne kadar?
Çok, çok bekledim.
Huysuz gidince tabi... ...boncuk çok üzüldü.
Ağladı.
Yemeden içmeden kesildi.
Huysuz dönmeyince de... ...beklemekten vazgeçti.
Huysuz geri gelmedi mi?
Geldi. Ne zaman?
Geç geldi.
Neden geldi?
Bilmiyorum aslanım. Sen ne oldun?
Huysuz yokken... ...biz boncuğa... ...başka bir kuş bulmuştuk.
Ama bir hata yaptık.
Huysuz geri gelince üçünü de aynı kafese koyduk. Aslında koymamalıymışız.
Neden? Çünkü bir güvercin diğerini gördüğü sürece... ...sesini duyduğu
sürece... ...ondan asla vazgeçemezmiş.
Huysuzla boncuk barıştı mı?
Boncuğa bağlı.
Hadi yat bakalım.
Yaşadık da umut mu?
Ver bakalım koçum.
Tamamdır Güliz Hanım. Peki, teşekkürler konuştunuz. Ya izin mi Güliz Hanım'a
gelecek ya?
Sanmadı bizi.
Ya sen bana kahvaltı mı hazırladın ha?
Dayımla birlikte hazırladık.
Sen ot ve meyve seviyorsun diye onları hazırladı.
Ben de zeytinlerden gülücük yaptım. Ya sen benim toplu sincabım mısın ya? Bu
topluluk ne? Bu yanaklar ne bu yanaklar?
Hadi bakalım, gel o zaman.
Sen bir daha bir konuşmak istiyordun. Bir konuşalım mı?
Kahvaltımızı yapalım, konuşuruz.
Melis gelecek birazdan. Ali'yi annemlere götürecek. Biz işteyken annem
ilgilenecek Ali'yle.
Gelsin. Bu Ali'nin okul meselesinden bir konuşmak lazım.
Evet, beni sevdiğin kızın okuluna yazdıracaktınız.
Yazdıracağız koçum. O iş bende, merak etme sen.
Ya lütfen artık, okula açıldı bile.
Ha? Melis ablan da geldi.
Ay benim güzel, kirpikli bir aramı sokmuş. Evet, kocaman olmuşum baksana.
Balon balo gibi kocaman.
Aa, bak o zaman ben sana ne söyleyeceğim biliyor musun?
Balon balo işimin kahvaltısını iyi yaparsan ne olacakmış biliyor musun?
Bu neyle süzüyor onu? Waffle yapacakmış.
Gerçekten mi?
Çok severim. Ama meyvelere arı gelmezse seviniriz. Gelmez gelmez merak
etme sen. Şimdi ben senin yemeklerinden yiyeceğim. Al içeri bak gel.
Ben sana yetmiyor muyum?
Neden her yerde eski sevgini arıyorsun?
Hadi biz gidelim mi artık?
İyi işler Maviş.
Kaldım bunu kaptım böyle akşama kadar buramda saklayacağım. Gel bakayım sen
buraya.
Hadi bakalım.
Kolay gelsin Öktem abi.
Zaten dayıyı öpeyim yok.
Evet.
Kadir'i bizim konuşmamız lazım.
Bunu fark ettik.
Sıkıntılı bir durumu var. Yani senin gece falanla böyle bir...
Buradan gitmeni istiyorum.
Nasıl yani?
Ben daha fazla burada kalmanı istemiyorum. Olmadı yani biz... Biz bu
şekilde yapamıyoruz.
Döfne, bak bir... Sakin ol.
Tamam, bak.
Çocuğu daha almadık ya.
Güliz Hanım var, şey var şu şeyler bitirelim tamam zaten sonra çıkacağım
yani. Bak ben Güliz Hanım'ı aradım. Onunla konuştum, son teftişi yapsın diye
onu davet ettim. Ama siz evlisiniz, mutlusunuz, Ali'lisiniz dedi.
Yani bir ay sonra da gelebilir, üç ay sonra da, yarın da.
Yani her an gelebilir ve ben bunu daha fazla yapamayacağım.
Nefne dur bir dakika ya.
Ya yüzlük yüzlük kuyruğuna geldik.
Ya şu imzayı alalım, onayı alalım, bir her şeyi garanti altına alalım çocuğa
alalım tamam mı? Ben sonra yokum zaten hayatımda. Yüzümü görmezsin bir daha.
Sonrası falan yok Kadir.
Tamam mı? Benim artık sabrım falan kalmadı.
Lütfen bu güneş yağlarını topla git. İşten döndüğümde seni burada görmek
istemiyorum.
Sen bu iş çocuk oyuncağı mı zannediyorsun ya avukat?
Biz keyfimizde mi buradayız?
Birkaç gün.
Dedik Ali için birkaç gün kaplandım ama tamam. Bitti artık. Ya ne bitti?
Aldık mı imzayı, aldık mı çocuğu, çözdük mü meseleyi? Ne bitti?
Bak sürekli bu evde kalmak zorunda değilsin. Yani kanundan evliyiz. Ama
Güliz Hanım geldiğinde iş seyahatinde falan olabilirsin. Yani bir şekilde
idare edebiliriz. Her şeyi düşünmüşsün ha avukat.
Vallahi ben anlamadım arada ne değişti?
Araya bir şeyler girmiş.
Belli. Bari başından söyleseydin de bileydik.
Sen ne diyorsun ya?
Doktor diyorum doktor.
Reçete mi yazdı? Tedavi mi edecek?
Hayırdır? Bugün hılını pırtını toplayıp bu evden gidiyorsun.
Hiçbir yere gitmiyorum.
Öyle mi?
Zorla mı kalacaksın evimde?
Görürsün. Sen görürsün asıl. Bir daha bu eve adım atmana izin vermeyeceğim. Tamam
mı? Ev benim, karar benim. Bitti.
Allah'ım ya.
İşe bak ya.
Doktor gelecek ne yapacak? Tedavi mi edecek?
Diplomamız yok ama kalpten anlarız avukat.
Gelecek olan görür.
Alo.
Merhaba.
Tolga Erez benim için ulaşmış size.
Evet. Evet ben arıyorum kaderi.
Nerede acaba?
Anladım.
Bir haber alırsanız bana bu numaradan ulaşabilir misiniz?
Daha fazla Tolga Bey'i rahatsız etmeyelim.
İyi günler. Teşekkürler.
Kiminle konuşuyordun?
Aşkım. Şey, önemli değil ya, sigorta için.
Hala çok güzel ama esiyor bak, hasta olursun. Tam hastalığı zamanı, üstüne
bir şey giy, üşütme.
Güzel, evet serinledi ama değil mi? Evet.
Ne düşünüyorsun?
Ne düşüneyim Suze?
Melisa oğlanı bekliyorum.
Ben de dedim acaba Levent Bey mi bekliyor? Beklemiyorum.
Gelmesin. İstemiyorum Suze'yi. Hayır. Yani ben... Ben kararımı verdim.
Ne kararı?
İşte. Kız ne kararı verdin?
Ay çatlatma. Sersene.
Ne arı verdin? Ben geldim. Hoş geldiniz. Hoş geldiniz.
Bal kuzusu mu? Gelsen hoş değil mi Hocam sen?
Aman bal falan demeyelim de aklımıza kötü şeyler gelmesin. Aman aman. Değil
mi?
Bu arada Allah korusun hani arı marı fıkarsın. Sana vereyim de.
Burada da mı arı var?
Hayır bir tanem önlem olsun diye bu var. Ya ne istiyor bu arılar benden?
Ay sen çok bal gibisin çok tatlısın ondan olabilir mi acaba?
Kesin, kesin.
Ben resim yapabilir miyim? Tabii ki bir tanem, tabii ki yapabilirsin. Yani eğer
ben çizersem yapabilirsin.
Ya böyle bir güzellik varken başkanı hiç çizebilirim ki.
Aa, bak.
İyi, kendinize iyi bakın.
Ben yavaştan kaçayım. Tamam.
Melis.
Hayatım senden bir şey rica etsem. Ne istersen.
Vartınarlardan benim eşyalarımı alabilir misin?
Boşanıyor musun?
Boşanıyor musun?
Ha?
Boşanacağım. Boşanma kararı verdin.
Evet. Olsun.
Olsun. Aman arkandayım. Boşan. Boşar gideriz ya. Ne olacak? Bak ben kaç tane
boşadım biliyorsun. Hiçbir şey olmaz. Boşar gideriz. Aman ne.
Hakikaten ha. O kaç tane boşadı. Sen iki tane boşadın. Ben daha hiç kimseyi
boşayamam. Bu ne talihsizlik ya.
Kız tövbe de. Ya siz niye hiçbir şey ciddiye almıyorsunuz?
Aman. Zeyrek annesinin arkandayız. Tamam mı? Evet. Halledeceğim. Aa dur ben de
gelirim. Beraber toplarız. Olur mu? Aa süper fikir. Sen zaten her şeyin yerini
biliyorsun. Halledersiniz. Tamam. Ben gidiyorum.
Allah'ım bana en azından bir kere boşanmayı nasip et yarabbim ya. Şimdi
kız tövbe de aynı şey mi? Ne sanıyor? Öyle konuşmak ne kolay ya. Biz
halledeceğiz kardeşim.
Güzelim benim.
Efendim Tamer.
O ses ne öyle?
Sinirlerim bozuldu da.
Önemli bir şey değil.
Dedi. Önemsiz şeyleri asla alamayan defnederin.
Kadir'le konuştum.
Evden gitmesini istedi.
Şimdi anladım.
Hasar ne kadar büyük?
Hasar yok.
Hasarsız devam edebilmek için yaptım zaten.
Geleyim mi yanına ister misin?
Yok yok.
Bugün zaten çok işim var.
Toplantılarımı da online'a çekmeye çalışacağım.
Anladım. Ben aslında ufaklığı sormak için aramıştım. Gece bir sorun oldu mu
iyi mi diye.
İyi iyi.
Hadi iyi çok şükür.
Sevindim.
Hadi o zaman. Sen işlerini hallet akşam seni dışarı çıkarayım.
Biraz kafan dağılsın. Bir nefes al.
Duruma göre konuşalım.
Olur mu? Olur.
Haberleşelim o zaman.
Tamam.
Hoş geldin.
Hoş bulduk. Sen evden çalışalım diye mesaj atınca...
Ben de acil durum kiti hazırladım.
Gel buraya.
Şuradan indikten sonra şeyden nefret ediyoruz. Kaldırım var ya. Kızım. Zengin
evi bir de.
Hali bak. Ayağın düşüyordu.
Tövbe yarabbim.
Uzak olsunlar uzak.
Uzak uzak.
Olsunlar zahmet.
Ay! Mine Hanım! Mine Hanım nerede?
Mine yok Levent Bey.
Ben sizi görünce şey sandım, Mine Hanım da sizi... Mine'nin kalbini o kadar
kırdınız ki... ...o bu kapıdan içeri bir daha asla geçmez.
İptal, iptal, iptal, iptal deyin siz ona.
Bitti artık.
Bitti, bitti. Geçmişte kaldı her şey. Yok Levent Bey, aslında geçmişte
kalmadı. Biz Mine ablanın eşyalarını almaya geldik. Şöyle bir
çekilebilirseniz.
Nefes alamıyorum.
Bir şey olmaz size, bir şey olmaz. Yapmayın.
Oturun oturun Levent Bey. Kızlara söyleriz size bir bardak su getirirler.
Siz bir bardak soğuk su için. İyi gelir.
Minah Hanım, Minah Hanım.
Minah Hanım.
Bitirdiniz beni Minah Hanım. Minah Hanım.
Bir daha aynı şeyleri yaşayamam ben.
Defne yaşamayacaksın tabii ki.
Ben... Ben iyileştim sandım ya.
Ben iyileştim sandım.
Eskisi kadar acıtmıyor diye geçti sandım ben.
Geldi. Geldi benim bütün yaralarım, kabuklarım böyle sıyırdı.
Canım acıyor ya benim.
Benim kalbim acıyor, benim şuram acıyor.
Defne Hanım.
Defne ne oluyor böyle şeyler söyleme rica ediyorum.
Benim öfkem kalbimde böyle bir oyuk olmuştu. Ama şimdi böyle yanı başımda,
dibimde.
Ben o oyun kapanmasından korkuyorum. Defne bak.
Belki de doğrusu budur ha. Yani belki kırgınlıklar kızgınlıklar bittiğinde.
Ben yine o saf salak kız olurum.
Yok.
Bana yine aynı şeyleri yaşatmasına ben izin vermeyeceğim.
Hayatım öyle istediği zaman girip istediği zaman çıkamayacak.
Tamam. Tamam ben bir şey demiyorum artık.
E hadi o zaman ben bize bir kahve koyayım. Çalışalım. Olur mu?
Hadi.
Canım şimdi tişörtleri koydum. Sarı gömleği koyuyorum.
Başka canım? Kırmızı koltuğun yanındaki rafta kutu var. Onu da alalım.
Fularlarım ve takılarımın olduğu kutuyu. Fularlarım ve takılarımın olduğu.
O şu herhalde. Tamam.
Tamam, onu da koyduk. Kaç şeyin? Makyaj çanta.
Haydi gizliler.
İnşallah aşkım da kalplerimizi geçirmemiştir. Dur be, ne olacak şimdi?
Takarlar ona.
Al canım sen bizim eşyalarımızı.
İspat yükünü bize bırakmaya çalışmışlar. Yok, yanlış.
İspat yükü onlarda.
Tamam.
Buradan girelim.
Bu sesler ne ya?
Bilmem.
Aa!
Bahçede biri var sanki.
Çikolata erneğini açmaya başlayalım. Tamam. Hadi artık bir yerleşelim bir ev
yapalım burayı. Hadi.
Zeminin düz olsun.
Ne oluyor burada ne yapıyorsun sen bu ne?
Ayar çekiyoruz.
Ne ayarı çekiyorsun ya ne diyorsun?
E sen bizi evden kovdun.
Git dedin gittik.
Biz de kendimize yenev aldık.
İglo. Şeffaf ev. Bizim gibi. İçi dışı bir. Ya sen benimle dalga mı geçiyorsun
ya? Sen ne diyorsun? Sen benim bahçemde ne yapıyorsun?
Çık git hemen.
Valla ben yerimden gayet memnunum. Sağ ol.
Yiğit telefonumu getir.
Telefonumu getir.
Bana bak.
O kapıyı şey tak.
Dışa doğru.
Bir de terse gelmez.
Sağ ol. Bana bak. Beni duyuyor musun?
Sana son kez insan gibi söylüyorum tamam mı? Adamlarını da al. Hemen çık git
bahçemden. Hemen. Ya ben Türkçe konuşmuyor muyum? Anlatamıyor muyum
derdimi? Evimden çıkın gidin hemen.
Devam devam.
Peki. Hemen. Bunu siz istediniz.
Gösteririm ben sana. Tamam.
Kim arıyor? Bir yaprakları neyin de bir toplayalım bir ara boşlukta. Merhaba.
İyi günler.
Bahçeye şu an üçüncü bir şahıs.
İzlim dışında yerleşmeye çalışıyor.
Adamlarını da getirmiş bir yapı kuruyorlar.
Mülk sahibi olarak sizi de haberdar etmek istedim.
Öyle mi? Tamam. Tamam o zaman ben gereğini yapıyorum.
Tamam teşekkürler iyi günler.
Arkadaşlarım.
Arkadaşlar çok yoruldunuz biliyorum ama buradan çıkmanız gerekiyor. Hadi.
Siz dinlemeyin onu zaten bir yerden sonra duymuyorsun devam.
Sen bir sus beni duy.
Bana bak ev sahibinin izni yok. Benim iznim yok.
Dolayısıyla senin de burada kalmaya hakkın yok tamam mı? Adamlarını topla
hadi. Hadi.
Tamam tamam.
Ha diyorsun ki illaki rezillik çıkaralım diyorsun öyle mi? İyi peki tamam. Tamam.
Polis eşliğinde o zaman hepiniz hep beraber buradan kovmol yaparak
çıkarsınız. Tamam defne bir saniye. Bana sakin ol deme. Ben zaten çok sakin bir
insanım. Sakın.
Sakin ol deme.
Merhaba, iyi günler. Kiracısı olduğum Mülk'ün bahçesine şu an iznin dışında
üçüncü bir şahıs yerleşmeye çalışıyor.
Adamlarını da getirmiş, bir yapı kuruyorlar.
Çıkmalarını söyledim ama beyefendi maalesef ki biraz ayı bir insan olduğu
için laftan anlamıyor. Ben ona derdimi anlatamıyorum.
Tamam, tamam.
Adres Reşadiye Mahallesi.
Tamam, tamam ya. Çıkacağız.
Duyamadım. Çıkacağız tamam.
Duyamadım bir süre sonra duyulmuyordu ya hani. Kulağıma ses gelmiyor.
Gerek yok polise falan tamam. Abartmayalım.
Kibarca.
Çıkacağız.
Çıkacaksınız. Tamam.
Hallettik. Çok teşekkürler. Rahatsızlık verdim. Rahatsızlık verdim. Kusura
bakmayın. İyi görevler.
Tamam hadi top alalım gidiyoruz.
İglo'yu almıyor musun?
Kalsın o.
Kadir. Ya ne? Tamam aldıracağız ya.
Sırtımdan mı taşıyayım? Taşı.
Taşı. Gerekirse sırtımdan taşı. Nasıl getirdiysen öyle götür. Hadi.
Hadi.
Adama bak ya.
Kutup ayısı resmen. Geldi kamp kurdu bahçeme.
Adama bak ya.
Komik mi Yiğit?
Bir şey demedim. Komik mi?
Ben bir şey demedim. Ben gülmüyorum çünkü.
E tamam gel gel gel.
Loya doyururum sen.
Ay Minoş bu çok güzelmiş bunu bana ver. Al Suzy al her şeyimi aldın onu da al.
Çok güzel. Aşkım çok teşekkür ederim katlayıp koysaydın. Ne var kızım ya.
O ne? Yok bir şey. Ne o?
Bir şey değil. Ya bırakır mısın şunu?
Kadir Emindağ. Defne mi?
Sence Kadir geri gelecek mi?
Fırtına öncesi sessizlik bu. Bence birazdan gelir.
Ne çok sevdin ya sen bu olayları böyle.
Yiğit. Gel senin.
Artık bu aramızdaki şeyin ne olduğunu bilmek istiyorum.
Dayanamıyorum. Ben de ya Melis böyle saçma bir durum oldu. Yani böyle tuhaf
hissediyorum falan.
Yani sen ben bu şekilde bu hisler... Yok. Ben yok.
Bakalım. Bence bakalım.
Açıyorum.
Sesi kıstı Allah korusun bir şey varsa.
Hiçbir şey yok.
Yok gerçekten.
Çok güzel.
Sizin neyiniz var?
Yok bir şey.
Çayları.
Birkaç gün durup böyle biraz değişiksiniz de.
Hallettik. Hallettik.
Neyi hallettiniz?
Hiçbir şeyi.
Bir şey söyleyeceğim. Bu igloyu ben sevdim ya.
Güzelmiş yani.
Gece çıkarız orada bir iki bir şey içeriz. Çay kahve değil mi?
Yok. İstemez. Alsın ilgili olsun da gitsin, şeytan görsün yüzünü.
Hah.
Link geldi. Hadi toplantıya. Hah. Hah.
Şurada. Mineciğim, sen bunu iki senedir nasıl sakladın? Ne yapayım Suzi? Ne
yapayım ya?
Korktum. Kızın halini gördüm. Ya bu kız iki yıl boyunca ağladı, tek kelime
etmeden gitti bu adam diye. Belki de yani bunun içindekileri o kısa... Ne
yapayım? Ne yapayım?
Korktum ya.
Onun başına bir şey gelecek diye korktum. Kadir'e tekrar geri döner diye
korktum. Neyini anlamıyorsun benim ya? Bu söylediklerimin.
Ben... ...söz verdiğim gibi gidiyorum.
Defne bana kızacak.
...benler laf verilecek ama... ...en azından... ...onu sevmekten
vazgeçmediğimi bilsin.
Tamam.
Ee? Ne demiş ne yazmış. Ne bileyim ben okumadım. Ver.
Okumadım.
Ver şunu bakayım.
Açma kızın özeli.
Özeli mi? İki yıl boyunca özeli olmadı. Şimdi mi özeli oluyor yani?
Bunu kesinlikle Defne'ye vermem lazım. Olmaz.
Olmaz Sozi ver. Ne demek olmaz ya? İki yıl boyunca müdahale ettin ne oldu? Bak
şimdi yine ikisi aynı evdeler.
Kadere müdahale edemezsin Minnoş.
Eğer sen bunu söylemeden Defne öğrenirse...
Seni kesinlikle affetmez.
Hoş geldin. Hoş bulduk.
Bakın, ne yaptım ben? Aa, aileymiş bu. Şuna bakar mısın? Ne bu?
Dragon. Aa, çok can canlı. Ee, bunu buzdolabına asalım mı?
Zinni ve Dekne mi?
Tolga abiyi arayabilir miyiz? Ona da göstermek istiyorum. Evet, tamam.
Aşkım çok sessizsin.
Ha şey, toplantıyı düşünüyordum ya, bugüne.
Dur, şunu vereyim.
Aa, ne görüntülü arıyor ya.
Kim o?
Ben. Ben kim?
Ali'nin en sevdiği çocuk.
Kimmiş ki o?
Ali işte.
Önce bir müsait misin diye sorsaydık keşke.
Tolgacığım ya kusura bakma böyle Ali çok istedi seninle görüşmeyi. Yok yok Mine
abla hiç sorun değil. Ben de Ali'yi merak ediyordum.
İyi misin aslanım?
Ya çok sıkıldım.
E tamam iyisin o zaman.
Bak ben de çizdim.
Bak.
Çok güzel olmuş.
Bakayım. Yola mı baksan Tolga?
Vay çok iyi çizmişsin ya Ali.
Gelsene beni görmeye.
Hadi ya. Bak hem kanadını güzel yapamadım. Yardım edersin.
Melisa ablanın evindeyiz.
Tamam aslanım. Ayarlayacağım.
Boya kalemi de getir.
Tabii ki.
Çenel bayram.
Yiğit olacaksın değil mi?
Daha var mı toplantı ya? Gidelim.
Tolga yetişebilecek misin?
Ya tek başıma bırakma beni insanlarla.
Ne oluyor neyin var senin?
Ya ben şu DNA testini bir daha mı yaptırsam acaba diyorum ya. Git yaptır
Tolgacığım. 0.0001 ihtimal için git yaptır. Belli ki genetik testinin sonucu
yetmemiş sana.
Hayır şu an neden bana böyle bir tepki verdin ben onu anlamadım. Çünkü benim
tanıdığım sevdiğim adam değil karşımdaki. Nerede ya mantıklı ayakları
yere basan Tolga?
Dünyada binlerce ara alerjisi olan insan var.
Sırf ikinizde de çıktı diye sen kendine payı çıkartıyorsun ya.
Mantıklı mı sence Tolga?
Tamam neyse ya.
Kamu aks.
Mantıklı değil.
Kusura bakma.
Kafam çok daraldı.
Nasıl? Kaderim indi ama.
Kolay gelsin.
Ne yapıyorsun?
Çalışıyorum. Oğuz, ablacığım.
Bak ben seni çok özledim yani. Daha fazla uzatmayalım, böyle küs kalmayalım
olur mu?
Küs değil eski.
Ama Oğuz bak bunu... Ben söyleyeceğimi söyledim.
Git dedim, yediğini altı temize dedin. Sen de gayet güzel üstüne yattın.
Ya ben dün Defne'yle konuştum.
E gönderecek Kadir'i evden.
Hatta göndermiştir bile belki.
Yani sorun böylece kalmıyor. Beni dinle.
Biz de uzatmıyor mu artık bu durumu ya?
Tek sorun bu mu ya?
Neyse ya. Ne yapıyorsa yap. Umurumda değil.
Bakın ben sadece...
Emin olmamızı istiyorum.
Yani evet eşiniz başka bir ülkeye gidiyor. Gidiyor ama tek gitmiyor ki
giderken sizi de yanında götürmek istiyor.
Beni boşanmakla tehdit ettiği an bitti zaten benim için her şey.
Evet.
Siz haklısınız. Biz yavaştan işlemlere başlayalım. O zaman kendinize çok iyi
bakın. Biz de.
Görüşürüz. Görüşmek üzere.
Defne sen ne yapıyorsun?
Ne yapıyorum Hasan? Sen ne yapıyorsun? Nasıl ne yapıyorsun? Davayı kaçıracaksın
bize ya. Ya birbirlerini seviyorlar.
Seviyorlar. Adam gidiyor evet ama tek gitmiyor ki. Tek gitmek istemiyor.
Karısıyla birlikte gitmek istiyor yurt dışına. Yani bu oturup konuşulabilecek
bir durum.
Hemen kapattın.
Ne oluyor ya?
Herhalde Emin daha enkazını kaldırmaya geldiler.
Şunları ne yapacağız abi?
Kolleri de açın.
Aa!
Bunun ne işi var yine burada ya?
Aa! Senin ne işin var burada ya?
Sen hâlâ burada mısın ya?
Hem diziyoruz gel.
Ucundan tut.
Bana bak. Vallahi geliyor abi. Sen benimle dalga mı geçiyorsun ha?
Estağfurullah. Ne işin var senin burada? Bu sefer gerçekten polis çağırırım.
Polis çağıra ama öncesinde bir çay demleyelim. Bir kuru pasta neymiş
alalım, ikram edelim. Ayı bulmaz. Sen ne diyorsun ya? O kuru pastaları senin
böyle boğazına boğazına dizerim. Boğazına boğazına dizerim. Sen ne
diyorsun? Sen benimle dalga mı geçiyorsun ya? Kalka geçen sensin. Biz
değiliz. Yok gel evlenelim. Ali'yi alalım, birlikte kalalım. Sonra ben
sıkıldım, soğudum bilmem ne. Git buradan.
Oldu canım. Biz de insanız. Bana bak. Ben senin insanım. Sen insan falan
değilsin. Sen ayısın. Sen daha ayısı da değilsin artık. Sıksana kutu payısını.
Bizde her şey gerçek. Tamam mı? Her şey gerçek. Gel buraya.
Gel buraya. Gel buraya. Gel buraya.
Gel buraya.
Gel buraya. Gel buraya.
Gel buraya. Gel buraya. Gel buraya.
Gel buraya. Gel buraya. Gel buraya.
Gel buraya. Gel buraya. Gel buraya. Gel buraya. Gel buraya. Gel buraya. Gel
buraya. Gel buraya. Gel buraya. Gel buraya. Gel buraya. Gel buraya. Gel
buraya. Gel buraya. Gel buraya. Gel buraya. Gel buraya. Gel buraya. Gel
buraya. Gel buraya. Gel buraya. Gel buraya. Gel buraya. Gel buraya. Gel
buraya. Gel buraya. Gel buraya.
Gel buraya. Gel buraya. Gel buraya. Gel buraya. Gel buraya. Gel buraya. Gel
buraya. Gel buraya. Gel buraya. Gel buraya. Gel buraya. Gel buraya.
Gel buraya. Gel buraya. Gel buraya. Gel buraya. Gel buraya. Gel buraya.
Gel buraya.
Gel buraya.
Gel buraya.
Gel buraya.
Gel buraya.
Gel buraya. Gel buraya.
Gel buraya.
Gel buraya Bizde her şey gerçek.
Tutmayayım mı? Yenge!
Yenge!
Yenge deme!
Öyle korkak gibi saklanırsın işte oraya. Ya bırak. Bırak tamam. Ses düzeyine
dikkat edersen burada kalmana izin veririz. Tamam. Tamam. Tamammış ha.
Yenge deme bana!
Yenge deme bana!
Deme yenge. Bir de gidiyor ya.
Bir de gidiyor. Bir de gidiyor. Hadi gidelim. Hadi gidelim.
Ev satın almış. Hadi gittik.
Gel çek.
Aldık ev aldık. Ses yalıtımı da düşüneyim bir ara.
Ben seni var ya.
Ben seni var ya. Yenge. Yenge. Yenge. Yenge. Yenge.
Yenge. Yenge. Yenge. Yenge. Yenge. Yenge.
Yenge. Yenge. Yenge. Yenge. Yenge. Yenge. Yenge. Yenge. Yenge. Yenge.
Yenge.
Yenge.
Yenge.
Bunu da evde götüreyim mi?
Maviş ve dayındayız.
Tabii bitanem, tabii götürebilirsin.
İstediğin kadar götürebilirsin.
Sen hiç merak etme, onlara da hazırlarız.
Aliş, anlat bakalım şimdi bize.
Maviş'le dayının arası nasıl ha? İyi geçiniyorlar mı?
İyi, bayağı iyi. Çok iyi.
Aa, çok iyi.
Nasıl iyi?
Aşk onlar birbirlerine. Dün birlikte uyudular.
Helal helal güzellik. Dur sana su vereyim. Yok ben alırım. Aldım bile.
Ben suyumu kendim içeyim.
Ne diyor? Bu sözü birlikte uydular falan.
Gördüm diyor. Beraber uydurmak diyor.
Tolga abi geldi. Ben bakarım.
Aliko.
Niye geç kaldın? Çünkü sana önce bunları almaya gittim.
Yaşasın.
Hadi gel Mine teyzemle kısır yaptık. Gelirken boyama yapalım.
Hadi bakalım gel.
Hayır insan bir arayıp söylemez mi? Haber vermez mi? Ben evi satıyorum demez
mi? Ben sizin kaç yıllık kiracınızım ya? Ayrıca konuşalım daha kaç dakika oldu
ki? Bakın.
Bakın beyefendi. Ben size zaten Rai için çok üstünde bir bedel teklif
edildiğini... Biliyorum tahmin edebiliyorum yani.
Aman neyse ya. Neyse ben ne konuşuyorum ne anlatıyorum ki. Zaten olan olmuş.
İyi günler.
Aşkım bir oturur musun?
Bir otur. Oturamam Melis.
Oturamam ya. Adam resmen geldi bahçeme kamp kurdu ya. Bir de asmış oraya
tapusunu.
Teknik olarak kendi evine kamp kurdu aslında.
Sus Yiğit.
Sus. Hayır resmen beni sınıyor.
Sınıyor beni ya. Benim aklımı, benim sınırlarımı, benim böyle her şeyimi
sınıyor. Çok gerildi ama ha. Diyor ki ben istediğim zaman gelirim. Ben
istediğim zaman giderim. Ben istediğim her yeri alırım diyor. Ben Kadir Emin
Dağ'ım diyor çünkü.
Tamam.
İstediğini desin. Sen artık kendi enerjini bununla yormayacaksın. Sen bu
akşam bana geliyorsun. Kalıyorsun sonra bana geliyorsun. Kalıyorsun sonrasında
düşünüyoruz tamam mı? Ben hiçbir yere gitmiyorum tamam mı? Ben burada bir adım
daha dışarı atmam. Sıkıyorsa çıkarsın bakalım.
Sıkıyorsa çıkarsın bakalım.
Hadi bakalım. Çok tehlikeli bir komşum var abi.
Bence o seni çıkarmak istemiyor. Ki zaten istese de çıkaramaz.
Bence o seninle burada kalmak istiyor olabilir.
Sus.
Yiğit. Sus.
Peki.
Göstereceğim ben sana gününü.
Papağan gibi çekirdek çitliyor bir de.
Gel gel çekirdek ya.
Kapattı.
Çok yetenekli bu çocuk ya.
Yemin ediyorum yetenek fışkırıyor bu çocuktan. Çok iyi. Çok acayip. Ne kadar
güzel oldu.
Çok güzel çiliyor gerçekten Tolga.
Ali sana kek vereyim mi? Yemedin hiç oğlum.
İlk önce resmimi bitirmem lazım.
Hırslı da.
Yalnız.
Yine ablacığım.
Her şey o kadar güzel ki. Çok özlemişim yemeklerinizi.
Ben de çok özledim Polgı sana yemek yapmayı ama işte.
Afiyet olsun.
Afiyet olsun.
Sağ ol.
Çok yaşa. İyi yaşa. Hapşu!
Hapşu! Ali! Ali!
Ne oldu, iyi misin Ali?
Sıkıntı yok ya, ben her zaman üç kere hapşırıyorum.
Ay Allah'ım.
Ay bir korktum ben de ya.
O zaman çok yaşa, iyi yaşa, güzel yaşa. Tamam mı?
Canım benim.
Tolga. Sana ne oluyor ayol?
Ya ben de her zaman üç kere hapşırırım.
Evet.
Çek o zaman.
Ay ne var ayol? Ben de iki kere hapşırırım. Mesela bizim Mine hiç
hapşıramaz. Hep böyle içine içine kısık kısık yapar değil mi Minnoş? Ne var
şimdi bunda öyle hapşırmamda? Bir şey yok bir şey yok. Bir şey oldu sandım
yani. Korktum ben de. Sen limon ister misin? Azıcık güzel oluyor ekşi.
Efendim? Neredesin?
Ben isteyeyim. Biraz o nöftüye geçeceğim. Ne oldu?
Tamam abi. Ben oraya çok yakınım. Sana bir şey vereceğim. Tamam.
Aşağıdayım abi.
Zeynep
Merhaba. Merhaba.
Senin ne işin var burada?
Ali'yi almaya geldim.
Senin mi?
Yani. İstediğin hayata kavuşmuşsun.
Mutlusundur artık.
Zeynep. Benim istediğim hayat araba mı sence?
Ne bileyim ben. Ben ne bileyim. Yani.
Zaten çok da önemi yok.
Hadi görüşürüz.
Zeynep.
Konuşalım mı biraz?
Yok ya, konuşmayalım.
Ağabey. Efendim ağacığım.
Ağabey gelsene biraz.
Ne oldu dostum?
Ne oldu, bir şey mi oldu ha?
Ağabey sana bir şey söyleyeceğim ama aramızda kalacak.
Tamam, ne oldu? Bir şey mi oldu? Ben şirketteki bilgisayarları temizlerken...
...daha doğrusu format atarken bir şey buldum. Ne buldun?
Ne bu?
Ne buldun? Ağabey, Amerikalar var ya... ...Amerikalar'ın başında Kader Emin da
varmış.
İlk gelen belgelerden birinin de imzasını gördüm.
Ve bu, siz çalışmaya başlamadan çok önce.
Sen ne diyorsun ya?
Evde her şey yolunda mı?
Yolunda. Her şey yolunda yani.
Yolunda anneciğim.
Evde her şey yolunda. Sen hiç merak etme.
Söylediğin gibi Ali'yi Zeynep'e teslim ettim.
Tamam anneciğim sağ ol.
Tamam canım.
Tamam.
Tamam görüşürüz. Hadi hoşça kal.
Devam.
Sıkıştırıp durma.
Ay... Söyleyeceğim. Ne zaman?
Söyleyeceğim. Telefonda söylemeyeceğim yani Suzi'ye. Söyleyeceğim. Yarın onlara
gittiğimizde söyleyeceğim. Ne yapayım ya?
Küserse de kendi bilir, kızarsa da kendi bilir.
Ne karar verirse versin ben... ...her kararımda zaten onun arkasındayım.
Canım benim, canım benim. Of, analık.
Ulan şunu terseye attınız var ya.
Vay! Dyson'un gülü.
Vay!
Dayı bu ne?
Bu iglo yeğenim. Tanış. Bak bakalım.
Vay!
Burada mı kalacak ev? Evet.
Beğendin mi?
Çok.
Maviş şuna bak.
Kocaman şeffaf çedir. Hem de içinde ev var.
Dayım almış.
Abi, burada mı kalacağım? He.
Ablam yengene bağlamıyor.
Abin evi de satın aldı Zeynepciğim.
Yani bakma hiç öyle şaşkın şaşkın.
Ben de burada kalacağım. Olur değil mi Defne?
Ya olmaz olur mu oğlum? Beddin her şey senin burada.
Ali'ciğim.
Hadi sen bir koş ellerini falan yıka. Hadi hadi. Hadi.
Saçma sapan fikirlerine çocuğun aklını bulandırma. Ali burada kalamaz.
Allah Allah niyeymiş?
Ben gayet kalıyorum.
Memnunum. Konforlu.
Gir bak.
Geç gezeyim.
İstemez. Geç geç izin veriyorum.
Ver Zeynepciğim. Sağ ol.
Rahat.
Allah'ım bana sabır ver. Ne yapıyorsun sen?
Ne yapıyorsun?
Ne yapayım gülüm?
Yengem beni evden kovdu.
Biz de böyle bir çözüm bulduk.
Ama ben şunu anladım Zeyno.
Ben bu ikisinden uzakta yapamam.
Vallahi.
Bunlar nereye ben oraya.
Nasıl yaratıcı ama ha?
Çok yaratıcı. Değil mi? Çok.
Ben pes diyorum artık sana başka bir şey demiyorum. İyi gel hadi çay iç. Yok ben
eve gideyim ya. Gel ya iç. Yok yok gideyim.
Şey. Ne?
Bana da ev alsana bir tane.
Tamam hadi git.
Hadi git evine git hadi. Konuşuruz sonra bunu.
Gelsin.
Gördün mü Harun?
Kader Emin'den proje geliştirme demiş bana. Türkiye temsilcisin. Abi.
Benden aldığını kimseye söyleme tamam mı?
Ha bir de abi ne olur.
Ablamı bu işe karıştırma.
Tamam Oğuz. Sağ ol.
Ben çıkıyorum abi. Tamam görüşürüz.
Kolay gelsin. Sağ ol.
Kader gerçekten en başından beri bizi bir araya getiren sen miydin?
Şimdi anladım.
Ama siz yine de bana şöyle baştan bir daha bir anlatın bakayım.
Bir daha bir anlatayım.
Anne bahçeye iglo kurmuş, evi de satın almış.
Tamam, iglo neydi?
Çadır. Değil.
...değil. Yani... ...çadır değil, içinde yaşanabilen böyle güzel... ...büyük bir
yapı. He.
Tabii. Şimdi... ...benim oğlum... ...koskoca Kadir Emin Dağ...
...çadırda mı yaşayacak?
Ya öyle değil annem yani... ...büyük çadır.
Lüks. Yaşanılabilir.
Her şey konforu yüksek. Neydi adı? İglo. Yapı. Güzel. Çok bölüm.
Muazzam lüks.
Vallahi gerek yok.
Ben de dedim bu ne zaman arayacak.
Sen hiç sormadan ben sana göstereyim. Tamam, bak.
Nereden dönüyor ya?
Neyse, bak.
İglomuz bu.
Güzelliğe baksana.
Tertemiz, sapı salı.
Anam.
Yatağımız. Benim üstüm raf.
Plazmamız, aynamız. Tamam.
Oğlum.
Benim oğlum çadırda yaşayamaz.
Ben geliyorum şimdi oraya. Ya.
Nereye geleceksin? Ana burada benim. İyi gün o benim.
Ev benim. Arsa benim.
Keyfim yerinde benim ya.
Gelip de buraları karıştırma ortalığı.
Tabii ki karıştıracağım.
Selimciğim. Aslan acıyor.
Selamlar canım.
Sen gel istersen. Zahmet vermezsek.
Tavlada yendik diye de böyle kaçılmaz yani.
Abi tamam ya. İyi ki yendin ha. Tamam geliyorum ben hemen. Hadi.
Engellendi mi?
Nasıl olur ya?
Sevgilim.
Kendini kisalmıştın da.
Aa, gelmişsin.
Özlem.
Bu numarayı sen mi engelledin? Sen mi yaptın bunu?
Prenses. Neredesin sen? Annem aşık oldu diyor.
Artık görmeyecek misin beni?
Olur mu öyle şey fıstığım benim? Seni görmeden yapabilir miyim ya ben? O zaman
akşam bize gel.
Bu akşam gelemem prenses. Bir arkadaşıma söz vermiştim. Aşık oldun arkadaşınla
mı?
Akıllı buduk seni.
Yarın okulun ilk günü. Beni sen götür. Olur. Olur götürürüm dayısının güzeli.
Tamam dayı.
Görüşürüz. Tamam. Hadi görüşürüz.
Ya Özlem sallanıp durma cevap versene.
Evet.
Ben yaptım.
Neden? Neden?
Amerika'da bir dernekten aradılar Tolga.
Kader'i arıyormuşsun.
Ama tanıyan kimseyi bulamamışlar.
Sen niye hala daha eski sevgilinle arıyorsun ya?
Peki bu?
Bundan haberin var mı bir senin?
Nedir bu?
Bak iyi bak. Bak.
İmza. Kader.
Hayır bilmiyordum.
Emin misin?
Emin misin diyorum sana?
Eminim ya.
Eminim. Bilmiyordum. İlk defa duydum.
Baksana tarihine.
Hem ben mecbur muyum ya?
Buraya giren çıkan her belgeyi görüyor muyum sanıyorsun sen?
Bir ton insanla çalışıyoruz biz burada ya.
Tamam sakin ol. Ne sakin ol ya? Ne sakin ol? Sakin falan olmayacağım artık.
Yeter. Yeter ya.
Farkında mısın Tolga?
Devamlı kaderin peşindesin.
Eski sevgilinin ya.
Eski sevgilinin, eski sevgilinin çocuğunun.
Ya görmüyorsun beni.
Görmüyorsun, duymuyorsun beni. Farkında mısın?
Tamam saçmalama yapma tamam.
Ya tamam.
Bırak.
Söyle ya.
Söylesene açık açık.
Desene ben seni sevmiyorum.
Aşığım hala da ben kadere aşığım de ama bırak beni ya. Bırak beni Tolga.
Bırak git sonra kaderimi arıyorsun.
Ne yapıyorsan onu yap ya.
Farkında mısın?
Baksana.
Ya günlerdir ben ne haldeyim sen farkında mısın ya?
Tamam gel gel.
Çok pardon tamam.
Tolga Tolga lütfen Tolga. Lütfen.
Kırma daha fazla benim kalbimi ya.
Şimdi bitsin her şey.
Ne yapıyorsun?
Elini indirir misin?
Ne demek bitsin ya? Nasıl bitiriyorsun sen bizi?
Tamam kafam dağınık.
Çık. Son zamanlarda sinirlerimiz bozuk evet.
Ama ben seninle evlenmek için can atıyorum. Sen ne yapıyorsun?
Gerçekten mi?
Tabii ki gerçekten.
Evlenelim. Evlenelim o zaman. Hemen evlenelim. Şimdi.
Hemen hemen.
Hemen. Hızlıca evlenelim. Beklemeyelim hiçbir şeyi. Tamam evlenelim.
Ama senin bu düğün hazırlıkları, işte aylarda dolaşıyorsun falan. Yani çok
önemli ya senin için. Hayır. Ne yapacağız oğlum? Hayır hiçbir şey
önemli. Ben o bütün şaşlardan vazgeçmeye hazırım. Yani senin de aklında soru
işareti falan yoksa. Yok benim aklımda soru işareti yok. Bir an önce evlenelim.
Yoksa kafayı yiyeceksin. Senin sevdiğimi ikna edemeyeceğim belli ki yani.
Tolga. Efendim.
Söz ver ama bana.
Lütfen. Sen bırak kaderin peşini artık.
Bırak abisi arası. Olur mu? Tamam. Söz veriyorum.
Fakat bu olanları bir kadere anlatmam lazım. Bu işte imzayı.
Derneğin sana söylediği şeyleri ondan sonra bırakacağım. Söz.
Bugün gitme ama. Olur mu?
Bugün bizim günümüz olsun.
Olsun. Tamam.
Efendim Tolga.
Defne bir şey soracağım sana.
Sor. Sen şey demiştin ya kader her şeyi biliyormuş.
Bu işte ofisi, çiçekleri falan.
Evet. İçeride şüphelendiğin biri oldu mu? Kaderle bağlantısı olabilecek.
Oldu aslında.
Selin Hanım vardı yani.
Ondan şüphelendim. Ben de çağırdım. Böyle bir ağzını aradım, sıkıştırdım.
Hiçbir şeyden haberinin olmadığına emin oldum.
Yani Tolga bak.
Kader'in ajanı herkes olabilir.
Ben anlamadım sen şimdi bunu niye sordun ki?
Defne projenin başında... Ha bir de abi ne olur havlum bu işe
karıştırma.
Evet? Ya yok bir şey öyle aklıma geldi kafama takıldı.
Tolga.
Bak Kader'i bu şekilde arayıp bulamazsın.
Yani dediğim gibi.
Herkesten haber alıyor olabilir.
Benim evin altındaki bakkaldan bile haber almış olabilir sonuçta.
Tamam, haklısın.
Görüşürüz. Tamam, görüşürüz.
Seni üzdüğümün de farkındayım.
Ama gönlünü alacağım.
Bu seferlik bensiz gideceksin New York'a.
Yaparsın sen canım benim.
E git işte sevdiğimiz otelde kal New York'ta.
Evet.
E tabii canım uzat hatta birkaç gün tatil yap.
Aynen gez oraları biraz daha.
O bizim benim dükkana git. Biz.
İyi bak, bol bol fotoğraf, video, sesli not.
Ne varsa istiyorum.
Özletme kendini.
Hadi, gurbetçi hadi.
Özletecek misin? Hadi.
Amerika'ya gelince gönlünü alacak. Ben sana istediğini vereceğim, sen merak
etme. Tamam.
Jack'lere de selam söyle.
Lan. Defne kapat şunu.
Niye kapatayım ya? Kamp hayatı zordur. İşte duş alamıyorsun ya serinlersin.
Hijyen önemli neticede yani. Hijyen önemli.
Bizdeki bir sıkıntı yok.
İglomuz ıslanıyor. Mobilyalar var orada.
Defne. Ben gidiyorum.
Tamam. Sen çok takılma tamam mı?
Yok ya.
Başa çıkarım ben onunla.
Okey. O zaman görüşürüz. Yiğit Bey.
Bize de buyurun ya bekleriz.
Geliriz geliriz. Mobilyamız her şeyimiz var ya. Güzel.
Tavla oynarız. Ben Selim Bey'e benzemem yalnız. Göreceğiz.
Sen hayırdır nereye gidiyorsun? Tamam ben iyi. Gidiyorum görüşürüz.
Bak yakalayacağım seni.
Yakalayacağım gerçekten.
Gel dedim sana. Gel.
Yakaladım. Yakaladım. Gıdıklama canavarı geldi.
Gel bakalım buraya.
Yakaladım seni.
Gıdıklama canavarı geldi. Gıdıklama canavarı geldi.
Gıdıklama canavarı geldi. Gel bakayım buraya.
Gel bakayım buraya.
Aldığım geldi.
Koçum. Ne oldu?
Yine huzur kaçırmaya mı geldin? Hiçbir ihtiyacım yok karıcığım, çok sağ ol.
Keyfimiz gayet yerinde.
Halil'in okul işini bir konuşalım mı?
Gelirim birazdan bahçede konuşuruz, hadi. Ya niye birazdan konuşuyoruz ya?
Şimdi konuşalım.
Çocuk şimdi konuşmak istiyor.
Konuşalım de konuşacaksak sonra yürü git çadırına, tamam mı?
Elif'in okuluna yazdırın beni.
O hangi okul?
Dur bekle geliyorum.
Ne bakıyorsun öyle ya?
Rüyama girecek vallahi.
Sen baya baya eğleniyorsun bu durumla.
Ama ben sana bir şey diyeyim mi?
Ben eğer bir şeyi kafama koyduysam... Getir koçum. Gel yetiş.
Neymiş bu?
Bu okul mu gitmek istedi?
Tamam. Yarın sabah ilk iş. Gidiyoruz çözüyoruz bu işi.
Aslansın be dayı. Sen aslansın oğlum.
Ben de geleceğim yarın. Bir okula ortama falan bakmam lazım.
Gel tabii karıcığım. Sensiz olmaz.
Sen bayağı sevdin mi bu evlilik işini?
Ya yuva be.
Huzur. Niye?
Böyle tatiller, oteller falan.
Özlemim olsun. Hiç canın çekmiyor mu ha?
Anlamadım. Yok bir şey.
Anlamazsın zaten.
İyi konuştuk. Çık git artık hadi.
Asilim abi geldi.
Ne oluyor yine?
Aliço, ne haber?
Hoş geldin. Hoş bulduk. Hazır mı? Hazır abim. Ne hazır?
Dayı bunu ne zaman buraya getirdi?
Bunlar ne? Ne oluyor?
Başka birisi yapacağız.
Selahattin, şu formalardan yiğidime getir bir tane.
Bak, bak, bak.
Gel bakalım.
Hangi takım bu?
O ne biçim soru oğlum?
Bir tane takım var, bir tane.
O da Adana Demir Spor. Tamam mı? Bunu kafaya yazacağız. Artık Adana Demir
Sporluyuz.
Düştük evet.
Zor günleri yaşadık ama ne yapacağız?
Düştüğümüz gibi kalkmasını da bileceğiz.
Güzelmiş ha. Herhalde olur.
Sen de izleyecek misin?
Gel birlikte izleyelim.
İzlemeyelim.
Ben içerideyim halicim hadi.
Bu insanlar kim yine ne oluyor?
Yemek söyledim ya.
Hoş geldiniz.
Aynen öyle.
Ellerinize sağlık.
Arkadaşlar çok sağ olun. Tamam. Teşekkürler.
Tamamız değil mi?
Tamamız abi. Her şey burada hazır.
Ses sistemi de okey.
Şunları şöyle çekeyim ben size. O zaman bir modumuzu bulalım.
Hey güllü, hele hele güllü. Hey güllü, hey güllü. Kaldır
kollar oğlum, helal.
Peşte mağdur, üst güllü. Peşte
mağdur, üst güllü. Aman Adanalı, canım
Adanalı. Ben sana yandım, güzel delikanlı.
Ben gidiyorum artık.
Nereye gideceksin oğlum? Ya benim birkaç işim var. Onları halledeyim. Gidin ben
gidin. Allah Allah. Bizden önemli mi işin? Abi sizden önemli hiçbir şey
olamaz. O zaman ben sana işini söyleyeyim. Yani işin mangalın başı.
Hadi bakalım.
Hadi.
Gel yiğidim.
Benim dayına da bir yardım et.
Ben iki tane götüreyim mi?
Götür ulan.
Oynaya oynaya götür.
Kasları çalıştı.
Canım sevgilim bize.
Bize aşkına.
Çok heyecanlıyım ya.
Ama yakında Özen, Bartıner, Erez olacağım. Çok yakında.
Babana da söyleyelim evlilik tarihini öne çektiğimizi.
Tabii tabii söyleriz.
Kalbim ağrıyor.
Ay bir başıma kaldım koca evde.
Nabızım.
Nabızım atmıyor.
Alo.
Ben hiçbir şey duymuyorum.
Nefes alamıyorum Özlem.
İyi hissetmiyorum kendimi.
Özlem.
Galiba ölüyorum Özlem.
Özlem.
Nefes alamıyorum.
Ölmezsin babacığım. Derin nefes al. Geçer. Yazıklar olsun Özlem.
Yazıklar olsun sana.
Hayırsız evlat.
Bu evden gitmem lazım.
Biraz yürüyelim bari.
Niye? Çadırı göstereceğim.
Ayıcığım ben şimdi yemek yiyorum.
Yarım dakika lütfen. O kadar özür diledik. Bayılacaksın bak.
Hadi hadi hadi.
Tamam ama sadece yarım dakika tamam mı? Tamam.
İyi tamam geliyorum.
Dur dur üstüme nişan alayım dur.
Dayı bak getirdim. İçeride benim yatağım var.
Çok güzel olmuş gerçekten.
Buradan yıldızlar görünüyor. O ışığı da var.
Çok güzel.
Artık sen eve de girmezsin bu gidişle. Vallahi bence fırsatın varken gir
yeğenim. Hepimizin o fırsatı yok.
Burada kalalım içimiz bu gece. Ne dersiniz?
Olur.
Ali'ciğim, üçümüz sığmayız.
O yüzden sen bu gece dayınla kal. Böyle güzel güzel yıldızları izle, aya bak
falan. Sonra başka bir günde biz ikimiz seninle kalırız, olur mu?
Ayrıca sen beni kandırdın. Yarım dakika demiştin, yarım dakika çoktan geçti
bile. Ben gidiyorum.
Defne.
Bayağı bir yemek yaptık fazladan.
İstersen.
Birlikte yiyelim.
Yok sağ ol. Benim yemeğim var.
O yemek değil ki.
Tosta. Allah Allah.
Yemek ne oluyormuş?
Kebap, köfte, et, tavuk.
Onlar yemek.
Bak sen.
Bu emin dağılıp doğuştan mı yoksa sonradan mı öğreniliyor?
Hadi yaya.
Bir tabak yap benim için.
Ali için ya.
Lütfen, lütfen.
İyi, peki.
Ali için.
Hadi.
Bu özelliğin daha da işi.
Salata ya, seversin.
Yani severdin.
Yoksa bu da mı değişti?
Halim, bak.
Her şey var. Tavuk, et, kebap, bilmem ne. Ne varsa, ne istiyorsan al tabağına,
tamam? Söyle bana, ben vereyim sana.
Dayı, ben aç değilim.
Ben gideyim de biraz çizgi film izleyeyim, sonra gelirim. Ali, nereye?
Ali, ben de... Defne.
Ne oldu?
Hani ne güzel sofra hazırladım.
Yemeğimiz var, yemeğimiz var.
Otursak şöyle bir yemek yesek. Bir on beş dakika ateşkes yapsak.
On beş dakika.
Olur mu?
Olur.
Sana köfte pilav vereyim mi?
Yok iyiyim ben böyle. Acı bir yerde var istersen.
Yok sağ ol.
Ee Kadir Bey.
Nasılsınız?
Nasıl gidiyor kamp hayatın?
Vallahi nasıl olsun?
İç güveysinden hallice.
Evliliği benimsedin.
İşte kendini iç güveysin diyorsun.
Halimiz ortada.
Senin tercihin.
İstersen eşyalarını toplayıp hemen gidebilirsin.
Parmağındaki yüzüğü çıkarıp hayatına devam edebilirsin. Yok ya vallahi bu
konuyu açma. Bu evlilik meselesi bende travm oldu iyice.
Nasıl bir travma?
Yani iki evlilik yaptık.
İkisi de hayır işi.
Böyle hayat mı olur ya?
Haklısın. Üzüldüm senin adına.
Belli.
Ama haksızlık etme canım. Sonuçta karışık bir mevzu.
Başta ben sana evlenme teklif ettim. Sen reddettin. Sonra hafızanı kaybettin. Biz
evli gibi yaptık.
Nikah masasına oturduk.
Evlenemedik. Sonra sen bana evlenme teklif ettin. Ben reddettim. Ben teklif
ettim. Olmadı falan.
Bizi de yapsan kimse inanmaz yani.
Gülmek çok yakışıyor sana.
Birkaç güne yağmur başlayacak.
Başlasın.
Nereye kadar burada kalacaksın?
Gittiği yere kadar.
Diyeceği bir yer yok Kadir.
Sen zaten Amerika'ya dönmek için can atmıyor musun?
Hem bir günün önüne gelmiştim.
Niye kalıyorsun?
Niye gitmiyorsun?
Ne yapıyorsun?
Bu neyin inadı?
Gidemiyorum çünkü.
Gidemiyorum.
Bak sen benim dengemi bozuyorsun.
Gelsene. Ben de burada olmamın gerektiğinin farkındayım.
Gitmem gerektiğini biliyorum.
Ama yapamıyorum.
Şuradan şuraya iki adım atamıyorum.
Ben sana deli gibi aşıkken çekip gittim.
Şimdi çok daha kolay olur.
Aç mı onu?
Sala ne oluyor?
Ne aç mı onu? Nedim ne yapıyorsun?
Görüşmeyeceksin o adamla. Ya sana ne oluyor? Telefonumu ver sakın havuza
falan atayım deme. Hayırdır ya?
Gece gece ne diye arıyor seni? Hasta mısın nesin ne?
Görüşmeyeceksin o herifle. Ver telefonumu dedim sana.
Sen o maço taburlarını git Amerika'daki sevgiline göster tamam mı? Sen ne
anlatıyorsun ya? Ne sevgilisi? Ne anlatıyorsun?
Kadir ver telefonumu. Benim gözümün içine soka soka ben bu evdeyken bu
herifle görüşemezsin. Anladın? Sen ne diyorsun ya?
Ne demek benim gözümün içine baka baka? Ne demek ben buradayken? Ben senin
Amerika'ya gitmeni mi bekleyeceğim?
Karşıma geçmişsin. İki yıl sonra gelmişsin. Karşıma geçmiş böyle boş boş
konuşuyorsun. Ya sen döndüğünde ben evli olsaydım sen ne yapacaksın? Ya sen
evlisin zaten.
Benimle evlisin benimle.
Parmağına yüzük takmakla evli olunmuyor. Ben senin hiçbir şeyin değilim.
Efendim Tamer.
Ne yapıyorsun iyi misin?
Canım sıkkın biraz.
Önemli bir şey değilse sonra konuşalım mı? Aslında dışarı çıkacaktım şimdi.
Bak itiraz istemiyorum. Gelip seni de alıyorum tamam mı? Biraz havan değişsin.
Tamam.
Olur.
Şeyim. Ali uyudu.
İyi tamam. Sen burada mısın? Ben çıkıyorum.
Şimdi mi?
Şimdi, senin de mi bir itirazın var ha?
Yok, estağfurullah. Hani bir şey lazımsa ben gidip hallederdim. Lazım bir şey
lazım, benim bir şeye ihtiyacım var. Git o Kadir'e söyle, pılını pırtını toplayıp
buradan artık Amerika'ya mı gidiyor, çiftliğine mi dönüyor, ne yapıyorsa
yapsın, benim gözüme görünmesin.
Nerede Defne?
Çıkacak herhalde. Çıkacağım dedi. Çıktı mı?
Yani.
Çıkacak.
Selo bak.
O doktor Tamer'le ilgili her bildiğin her şeyi öğreneceksin. Tamam mı bana?
Bildiğimiz bilmediğimiz ne varsa öğreneceğiz.
Abi yapma gözünü seveyim.
Selo.
Doktor Tamer'le ilgili her şeyi öğren. Abi kurban olduğum öğrendim zaten.
Adam doktor. İyi de bir doktor. Bir sıkıntısı yok. İşinde gücünde. İşinde
gücünde belli.
İşinde gücünde.
Kendi yeğeni var abi.
Yani bir falsosu yok adamın.
Bilmediğimiz hiçbir şey yok ha.
Ata biniyor orada.
Senden iyi değil ama.
Hani vazgeçmiştin abi?
Hani bitmişti? Hani bir daha olmayacaktı abi?
Abi iki yıldır yoksun ha.
İki yıl abim.
Ya vallahi ben kendime yemin ettim ya.
Vallahi kendime söz verdim yemin ettim. Buraya geleceğim çocuğu alacağım.
İşleri güçleri halledeceğim. Defolup gideceğim.
Ulan bir kere gördüm.
Yok gidemiyorum.
Bırakman lazım abi.
Ya kurban olayım böyle bahçede hayat mı geçer ya?
Zaten... ...istemiyorum dedi ha.
İstemiyorum dedi, görmek de istemiyorum dedi.
Sen elinden geleni yaptın abi.
Tek tek Leyla'nın kardeşlerini içeri tıktırdın.
Onu tehlikeye atacak kim var kim yok hepsini temizledin ya.
Kurban olayım o da hayatına bakıyor artık.
Ya ben senin kardeşinim. Ben senin için ölürüm. Ama bu böyle olmaz abi.
Allah aşkına ya.
Ne yapacaktı abi? Seni mi bekleyecekti ya?
İki yıl boyunca durup seni mi bekleyecekti? Haksızlık etmiyor musun
abi?
Haklısın Selahattin.
Bizi affetmeyecek belli.
Ne yapsak nafile.
Hadi şu eşyalarımı toplayın gidelim.
Hadi toplayalım eşyaları.
Etrafta magazinci falan yoktur değil mi?
Buralara gelmez onlar merak etme.
İyi geldi çay.
Sağ ol.
Rica ederim.
Bir şey soracağım.
Sor. Bu gece Kadir'le kavga etmeseydin benimle buluşur muydun?
Buluşmazdım büyük ihtimalle.
En azından dürüstsün.
Ben sana karşı hep dürüst oldum Tamar.
Kadir gider dedin.
Gider mi sence?
Bilmem.
Peki sen istiyor musun kalmasını?
Yok hayır.
O zaman izin verme Defne.
Bak ben elimden geleni yaptım.
Evden kovdum.
Ama o yağmur çamur demeden aylarca o çadırda yaşayacak kadar inatçı bir adam.
Derdi ne peki bu adamın ya?
Bence senin olmamı istemiyor.
Yani artık buna ego de, kontrol etme arzu de ne dersen de inan bilmiyorum.
Defne son iki yıldır seni bir kez bile aramayan bir adamdan bahsediyoruz.
Ne senin etrafında dolanmaya hakkı var ne de hayatına müdahale etme.
Bak tekrar söylüyorum.
Eğer sen Kadir'i unutmaya, onu hayatından çıkarmaya hazırsan ben
buradayım.
Ben unuttururum onu sana.
Tamer sen mükemmel bir insansın.
Yani açıksın, dürüstsün, olgunsun.
Hep yanımda oldun.
Bana hep çok destek oldun.
Ben seni sorgulamıyorum.
Böyle kalbim sakin sakin atıyor senin yanında.
İltifat mıydı bu?
Bir kalp cerrahi için iltifat olmalı.
Yani... ...sana hayır demek için insan kör olmalı.
Ama ben seni üzmek istemiyorum.
Öyle bekletmek, oyalamak da istemiyorum.
Yani kısacası... ...ben hazır değilim Tamer.
Anlıyorum.
Sorun değil Defne.
Ben sana söz verdim. Seni hiç sıkmayacağım.
Üstelemeyeceğim.
Ama sen de şunu unutma.
İlişki dediğin mutlu olmak için var.
Eğer mutsuzsan bitirirsin gider.
Değmez yani.
Ve senin mutsuzluğa daha var mı?
Bir an dolu yeter.
Tamam.
Ne oldu?
Daldın.
Yoruldun biraz dönelim mi?
Olur. Dönelim.
Ama evde bir kahve ısmarlarsın herhalde.
Lütfen bana Kadir'den çekiniyorum deme.
Yok canım niye çekineyim?
Olur.
Pardon. Hesabı alabilir miyiz?
Hadi çıkalım, selam.
Serin hava. Ali'nin üstüne bir şey mi alsaydık? Üşümezsin çocuğun.
Şu pikeyi alalım.
Neymiş bu?
Bakmasan mı acaba?
Kadir'e diyor.
Olsun ağabey bakma. Hadi gidelim.
Oğlum hepsi Kadir'e diyor.
Ağabey.
Ağabey.
Ağabey.
Terapistim seni içimde bitirebilmem için mektup yazmamı istedi.
Sana asla vermeyeceğim. Senin hiçbir zaman okumayacağın mektuplar.
...ne zaman, ne mekan... ...ne de bir insan.
Hiçbir şey senin bıraktığın boşluğu dolduramıyor.
Ne kadar kızsam da... ...seni affetmeyecek olsam da... ...günün
sonunda sadece sen varsın. Bir tek sen.
Oğlum Defne beni unutmamış. Ya abi... ...yanlış anlaşılma olmasın yani...
...bana... Kadir gitsin bu evden. Yüzünü görmek istemiyorum falan dedi. Oğlum
laflar öyle söylüyor. Bura bambaşka.
Neler diyor sen o? Bir tek sen diyor. Ben senden vazgeçmem diyor.
Bu sefer yapacağız.
Vallahi bu sefer yapacağız. Bu sefer yapacağız.
Bu sefer doğruyu bulacağız.
İki cihanı bir araya getireceğiz oğlum.
Vallahi.
Vallahi unutmam.
Artık şöyle açıklanır.
Şöyle hafif çıkartayım.
Ay ben onu... Abi sen... Dur bir kere unuttuğum.
Sen al.
Bambaşka olacak.
Bambaşka olacak sen al.
Alo Oğuz ne haber? Ne yapıyorsun?
İyidir abi senden? İyi ben de sağ ol. Ne diyeceğim sana?
Şu bana getirdiğin disk'teki gibi... ...başka şeyler bulma ihtimalin var mı?
Yok abi ben... Sadece o bilgisayar dolana baktım. Yani orada adres vesaire
bir şey yok. Sadece imza vardı.
Anladım. Abi.
Sen Kadir Emin'i daha söylemedin mi? Bak o araştırır bulur çocuğun annesine ver.
Söyleyeceğim. Yarın söyleyeceğim de şu anda özlemle bir kutlama yemeğindeyiz.
Ne kutlaması?
Normalde bunu Özlem söyleyecekti. Sen kimseye bir şey söyleme.
Evlilik tarihini öne çektik.
Bir süre bekle derim abi.
Neden?
Ya bilmem.
Ortalık falan karışık yani.
Abi bak benim verdiğimi söyleme kimseye.
Konuştuğumuz gibi tamam mı?
Tamam tamam. Sadece kadına söyleyeceğim.
İyi hadi kapatıyorum. Görüşürüz.
Sevgilim. Canan.
Çok mutluyum Tolga.
Seni çok seviyorum.
Ben de seni çok seviyorum.
Ana, cevap ver!
Gidiyorum ben!
Uyuyormuşum. Yerin okula gideceği için çok heyecanlıydı. Selin de koltukta
uyuyakalmış.
Hangi okula gidecek?
Minik Meşeler Koleji. Aaa.
Benim yeğenim de o okula gidiyor.
Gerçekten mi? Evet.
Yalnız o okula daha çocukları Beşik'teyken başvuruyor veliler.
Hadi ya.
Evet.
Ama müdürlerim iyi.
İstersen referans olurum senin için. Vallahi çok sevinirim. Ya tutturdu o
okula gideceğim diye.
Kahveyi unuttum dur. Önemli değil.
Yok kahvemiz de.
Bu ne?
Bütün gece bunu sana vermek için cesaretimi toplamaya çalıştım.
Hafta sonu bir konferans için Paris'te olacağım. Ama bir iki saat dışında bütün
hafta sonum boş.
Mükemmel tarihi bir otelde kalıyorum.
İki tane de opera bileti aldı.
İkimiz için.
Hamaş. Elektrikler kesildi.
Yani kahve makinesi de dolayısıyla çalışmıyor. O yüzden...
...başka zamana kaldı yani.
Sağlık olsun.
Bir ihtiyacın yoksa ben gideyim o zaman.
Olur. Bunu sehpaya bırakıyorum.
Müsait olduğunda incelersin. Eğer gelirsen beni dünyanın en mutlu adamı
yaparsın.
İyi geceler, ben gideyim. Tabii, tabii.
İyi geceler.
İyi geceler.
Bunu mu arıyorsun?
Sen gitmedin mi?
Buradayım.
Ne istiyorsun?
Mumu alacaktım da.
Jeneratörü de getirtmiştim.
Niye onu çalıştırmıyorsun?
Ali'yi uyandırmak istemedim şimdi.
Ne oldu? Bir mumun fazla mı gördün bize avukat?
Ben de ne?
Ben hallederim.
O adamla olma, defne.
Hâlâ beni kontrol etmeye çalışıyorsun.
Geçmişte öyleydi.
Ama artık öyle değil.
Her şey senin elinden.
Sanmıyorum.
Sen sansan da, sanmasan da öyle.
Bak bana.
Her şeyimi bıraktım.
İşimi, güçümü, her şeyi dışarıda bıraktım. Geldim günlerdir bahçende, bir
çadırda yaşıyorum.
Sırf gitmediğimi gör diye.
Beni daha çok yaralamak.
Daha çok zayıflatmak için mi?
Sen bana... ...en büyük zaafımın... ...kibrim olduğunu
söylemiştin.
Doğru değil.
Benim en büyük zaafım sensin.
Gitsen iyi olacak.
İstediğin buysa.
Hayır, Defne.
Hayır, sen bu adamı tekrar düşemezsin.
Binayde şampiyon. Süper güçlerin geldi mi? Geldi.
Süper gıdıklama gücüm geldi.
Ne gıdıklamıyorsun ki? Gıdıklayamıyorsun ki.
Gıdıklayamadın. Gıdıklayamadın.
Tamam tamam. Hadi kalk. Okuluna gideceğiz.
Bugün herifi göreceğim. Acayip mutluyum. Baksana. Sen var ya sen.
Dönün geldi.
Oy günaydın Paşa Bey.
Ben okula gideceğim hadi.
Gideceğiz oğlum o yüzden geldik toplantılar bilmem neler her şeyi iptal
ettim. Ali okula yazılacak. Evet çünkü sevdiğimiz kız nerede?
Biz orada.
İşte bu Emin Dağ stili budur.
Günaydın.
Hazırsın.
Her zaman.
Defne. Bu sana yürüyor ha, haberin olsun.
Yok Halicim.
Bana değil.
Dayının yürüdüğü yön Amerika tarafı.
Al bakalım.
Ben giyinip geliyorum.
Allah Allah.
Yeğenim bu... ...sen yine ne demeye çalıştı?
Vallahi ben de anlamadım yeğenim.
Öyle bir laf soktu gibi oldu.
Evet.
Evet bana da yapıyor bazen. Hiçbir şey anlamıyorum dediği şeyler.
Vallahi mi?
Bak şöyle bir şey yapalım Selena.
Böyle benim ummadığım zamanlar bir şey derse hani hakkında konuşursa falan sen
bana söyle.
Tamam.
Anlaştık mı?
Anlaştık de.
Amerika'daki evimizi çok özledim.
Sen gidecek misin bir daha?
Yavaş sen istersen her yere gideriz koçum.
Gitmek mi istiyorsun?
Annem de çok özledim dayı ondan.
Biliyorum koçum. Ben de çok özledim vallahi anneni.
Ama ben sana bir şey diyeyim mi?
Ben hissediyorum.
Sen çok yakında anneni göreceksin.
Nasıl?
Ben sana söylemedim mi?
Benim senin annenle aramda böyle bir şey var.
Bağ var. Yani o uzakta da olsa ben onu hissedebiliyorum.
Bak sana bir örnekle anlatayım.
Mesela ben küçükken... ...babam beni işte iş yerine götürdüydü.
Ben de yolda giderken böyle bir anımda dizim acımaya başladı. Ben böyle
ağlıyorum hüngür şahır ağır dizim dizim acıyor. Bilmem ne babam geldi baktı
oğlum ne var dizinde hiçbir şey yok düşmedin etmedin. Bu neyin acısı falan
ağlama dedi kızdı bana böyle.
Ben de dedim baba acıyor acıyor dizim acıyor falan.
Meğerse kader çiftlikte düşmüş dizini yaralamış.
Öyle bir bayar bizimki. Vay be süper yüzünüz var yani.
Aynen öyle.
O yüzden sen de aynaya güven. Tamam?
Yakında göreceğiz anneni.
Göreceğiz. Hadi bakalım.
Gidelim ufak ufak.
Geldim geldim.
Yeğen Hanım siz yıllardır bu şirkette çalışan birisiniz.
Üstelik Özlem Hanım'dan önce de bu Amerikalılar projesinin müdürüydünüz.
Evet.
Hiç gözünüze böyle konuyla fazladan ilgili biri çarptı mı?
Anlayamadım. Projede çalışan beni, Defne'yi ya da Kadir'i gözlemleyen.
Her şeyden haberi olabilecek biri. Hayır Tolga Bey.
Herkes işinde gücündeydi.
Bir sorun mu var?
Yok. Sorun yok.
Yalnız bu sorun aramızda kalırsa sevinirim. Tabii ki. Ama ben yine de bir
düşüneceğim. Olur da aklınıza herhangi bir şey gelirse beni 724
arayabilirsiniz. Peki Tolga Bey. İyi çalışmalar. Kolay gelsin.
Teşekkürler size de.
Yardım edin.
Baba!
Ne oldu baba? Ölsem ölsem kimsenin haberi olmayacak.
Kimsenin haberi olmayacak ölsem. Ne oldu?
Sarılma üstüme her yerim hastane kokuyor.
Umurumda değil ya bir şey olsun. Ne oldu sandım baba?
Dün geceden beri hastanedeyim. Her şeyi yaptılar.
Kantalli, tansiyon, EKG, MR, MR.
Baypas ameliyatına gireceğim sandım. Ya çok korktum ama bir şey oldu sandım
baba. Neler oldu Bibi'yle sen?
Evdeydim, canım çok sıkılıyordu. Moralim çok boksuz tuttu. Bir yürüyüşe çıkayım
dedim. Yürüdüm, yürüdüm, yürüdüm, yürüdüm. O kadar yürümüşüm ki halkın
içine girdim. Her yer kalabalık, duman. Böyle Bibi'yle sen bir bayılmışım
nereden bileyim. Sonra Bibi'ye uyandım.
Yanımda et bekleyen bir kedi.
Saç kıran olmuş kedi. Göz göze geldik. Yüzümü yaladım. Uyandım böyle bir her
tarafta insan.
Ambulans sirenleri. Hastanede buldum. Kendimi çok kötüydü. Emine Hanım beni
affetmeden bu dünyadan ayrılacağım sandım. Çok kötüydü. Çok, çok korktum.
Ablacığım ya.
Bunlar Levent Bey'in sonuçları.
Doktor serip bilgilerini yapacak.
İstihates. Ben bundan sonrasını hallederim. Hatice Hanım.
Hatice Hanım siz, siz var ya siz bir meleksiniz.
Dün geceden beri bana o kadar yardımcı oldunuz ki. Siz benim akrabamsınız. Biz
artık akrabayız Hatice Hanım.
Bir insan başka bir insana nasıl muhtaç olur sizden öğrendim. Bakın burası benim
yalım. Siz istediğiniz zaman görebilirsiniz. Herkese
getirebilirsiniz. Burası sizin.
Çok sağ olun.
Sizden gördüğüm hayrı ben evladımdan görmedim.
Çok teşekkür ederim. Çok sağ olun. Rica ederim. Demet Bey geçmiş olsun
görevimiz. Çok sağ olun.
Tekrar geçmiş olsun.
Teşekkürler. Gel yürüyelim birazcık. Gel şöyle koluna girip gel.
Özlem insan kalp krizi geçirince karakteri değişirmiş. Benim de
karakterim değişti biliyor musun?
Artık her an herkesten vazgeçebilirim.
Kendimde bir boş vermişlik hissediyorum.
Babacığım ama sen kalp krizi geçirmemişsin ki.
Sen de...
Kalp ritmi bozukluğu varmış. Ne fark eder?
Aynı şey. Dünden beri yaşadığım her şey benim için bir kriz gibi.
Gel, gel, gel.
Sarılayım ben babam. Gel, gel. Oyunca al baba beni. Yavaş yavaş tekrar sev beni.
Böyle alıştıra alıştıra.
Hala herkesi kırgınım.
Hala herkesi kırgınım. Peki gel şöyle de sarılayım.
Babacığım.
Alo? Tolga Bey.
Odanımıza baktım da sizi göremedim. Aklıma bir şey geldi. Aramak istedim.
Biri vardı.
Kadir Bey'in ekibinden. Eren Korgül. O sürekli Defne Hanım'la ilgili sorular
sorardı. Biz aşık diye düşünmüştük o zaman.
Evinin adresini biliyordu mesela. Ona şaşırmıştım. Adı ne dediniz?
Eren Korgül. Defne Hanım'ın kazasından sonra işten ayrıldı.
İstanbul'dan taşındı.
Peki bana adresini bulabilir misiniz?
Olurum.
Teşekkürler Nehan Hanım. Sağ ol.
Nasıl?
Okul çok güzel değil mi?
Çok güzeldi ama hala işi göremedim.
Git bakalım teneffüsünü çalsın. Belki bahçeye çıkar.
Evet. Anlat bakalım.
Nasıl buldun kütüphaneyi? Çok kitaplar bana yeter.
Evet. Ben konuştum müdürle.
Birazdan alacaklar bizi.
Yiğidim sen şimdi gideceksin. Şurada bir yerde uslu uslu bekleyeceksin. Biz işi
halledeceğiz. Seni okula yazdıracağız. Bitecek gidecek tamam.
Çok sevdim ben bu okulu.
Maviş Elif benimle evleneceğini unuttu mu acaba?
Aa niye unutsun ki?
E sen dayıma ben senin karın değilim dedin.
Unuttun işte.
Yeğenim bazen böyle basit bilgileri arada hatırlatmak gerekiyor karşıya.
Unutuluyor.
Evlenmek için kaç yıl beklemek lazım?
O soruyu sen dayına sor Ali'ciğim. O bu konuları daha iyi bilir.
Şimdi dayım, karşısındaki doğru kişi ise... ...gerekirse ömür boyu
bekleyeceksin.
Öyle düşün. Sen çok düşünme ya böyle şeyler.
Vay, vay, vay.
Kadarlar açıldı.
Olabildin mi?
Elin. Hayır, burada.
Tamam, sen sakin ol, tamam mı?
Hangisi?
Şu mavi olan.
Çok da güzelmiş ha.
Hadi yürü, cesur olalım biraz.
Hoş demedim lan.
Ali. Ay.
Çok tatlılar.
Buldular birbirlerini.
Çok tatlılar. Vay vay vay.
Vallahi bizimki leleletmiş muhabbet. Yani iyi anlaşıyorlar onlarla.
İyi anlamadım.
Bu arada, Tamer de gelecek.
Ne?
Anlamadım. Neyi anlamadın ya? Tamer de gelecek dedim.
Referansız almıyorlarmış okula. Yeğeni de bu okuldaymış. Sahibini tanıyormuş.
Okul işlerinde mi şimdi doktoruna danışır oldun ha?
Danışmadım. Kendi teklif etti. Eee sen de bana sormadan kabul mü ettin? Kadir,
bak Ali'nin okulu için tamam mı?
Kişiselleştirme lütfen.
Benim için her şey kişisel avukat.
Özellikle bana ait olan bir şeyle bana ait olan bir şeye... ...gelip böyle dış
kapının dış mandalı birinin dokunmasına izin vermem. Bak rica ediyorum senden.
Bir kere...
İnsan gibi, medeni ol lütfen.
İyi.
Hoş geldin Tamer. Hoş bulduk.
Kadir Bey.
Doktor zahmet etmişsin ya. Biz kendi işimizi kendimiz çözerdik yani rahat
rahat. Estağfurullah.
Yeğenime sözüm vardı zaten.
Müdürümüz sizi bekliyor.
Girebilirsiniz. Ali'ye biz göz klak oluruz.
Kesin olun. Önce çünkü hareketli. Hadi gidelim.
Efendim öncelikle hoş geldiniz.
Nasılsınız? Okulumuzu gezdiniz beğendiniz mi? Çok beğendik. Ali de çok
beğendi. Ne güzel.
Fakat maalesef bu sene boş yerimiz yok.
Ancak eğer düşünürseniz önümüzdeki sene...
Yedekler listesini alabilirim. Biz bu sene başlamak istiyoruz.
Keşke mümkün olsa.
Çiğdem Hanım.
Ben defne için kefilim. Vallahi çok şükür biz buradayken kefile ihtiyacımız
yoktu. Benim için bir istisna yapamaz mısınız?
Sizin benim hayatımda yeriniz çok büyük biliyorsunuz. Sağlığımı size borçluyum.
Ben de. Ben de öyle.
İnanın mümkün olsa elimden gelen her şeyi yaparım.
Sınıflarımız dolu. Şimdi Cidem Hanım.
Ben böyle direkt sadede girmeyi severim.
Bu okulun sahibi kimdir?
Katir. Ne var ya? Basit bir soru soruyoruz.
Yani basit bir soru. Okulun sahibi kim?
Cengiz Taştağ. Cengiz.
Katir ne yapıyorsun?
Sıkıntılarımızı çözüyorum. İzin ver sen.
Neredesin be adam?
Cengiz'im nasılsın? Ya bir ara bir sor.
Evlendiğini gazeteden mi öğrenecektik?
Kim bu şanslı kadın?
Ya bu aralar yani... ...bayağıdır bir hayatımız karışıktı.
Ama güzel bir izdivaç yaptık. Karıştırırım seni de. Ya ne diyeceğim
sana bak.
Şimdi ben senin okula geldim de... ...benim yeğeni yazdıracağım.
Vallahi yazdıramıyoruz.
Cengiz, yok diyorlar, yeri yok diyorlar, dolu diyorlar. Okumayasın bu çocuk.
Ya saçmalama Kadirciğim.
Ne yeri ya?
Ben gerekirse sırf ona sınıf açarım. Arıyorum şimdi, hemen başlatsınlar.
Arama arama, duyuyor sen. Müdürenin yanındayız. Buradan söyledireyim.
Çiğdem Hanım, Kadir Bey'in yeğenini hemen okula kaydedebilir miyiz? Hızlı
bir şekilde, lütfen.
Derhal efendim.
Eyvallah Cengiz'im. Konuşuruz, hadi sağ ol.
Konuşuruz, hadi sağ ol.
Ali yarın başlayabilir.
E harika haber.
Doktor valla sen de zahmet ettin ya. Buralara kadar geldim de değil ki sana
da. Şşt.
Ben size de şahsımın numaranı veririm. Bir şey olduğumu da tıklatayım. Tamam.
Hayırlı uğurlu olsun hepimiz için. Ne peşi yaptınız?
Tümay kusura bakmayın.
Seninle bir ilgisi yok.
Vaktin varsa bir kahve içelim mi?
Olur. Rahat rahat. Güzel olur bir yer.
Evlat kıstığı, sinek kısa sürede tamamlarsanız.
Tabii tabii. Sıkıntı olmaz. Ali! Ali!
Gel hadi gidiyoruz.
Dayı! Gel bakalım.
Gel. Keyifler yerinde.
Dayısı!
Aa! Elif senin yeğenin mi?
Evet.
Dünya küçük.
İyi akşam bize gel.
Bakarız prenses, tamam mı?
Dayım, bak seninle akşam bir özel bir şey konuşmamız lazım, tamam mı?
Aramızda, tamam mı?
Ali'ciğim, hadi hayırlı olsun. Yarın okula başlıyoruz.
Bugün başlamak istiyorum ben. Müdür siz misiniz?
Evet. Bugün başlayabilir miyim? Eğitim şart.
Olur tabii.
Yarın gün zaten, bir saate alırsınız.
Alırız.
Tamam.
İyi, tamam.
Hadi. Dur bakalım bir.
Sakin ol, kızı çok darlama. Tamam, sakin ol. Hadi, gülüp koş.
Tamam o zaman, teşekkür ederiz. Çok teşekkür ederim.
Haberleşiriz. Çok mersi, teşekkürler. İyi günler Çiğdem Hanım. İyi günler, sağ
olun. Çok teşekkür ederim.
Ben evrakları hallediyorum, siz merak etmeyin. Çok teşekkür ederim.
İyi günler, kolay gelsin.
İyi günler.
Ali'ciğim.
Defne hadi.
Ben Tamer'le gideceğim.
Ceketimi alıp geliyorum.
Tam öyle gideceksin ha.
İşini gücünü bırakıp bize yardım etmek için geldi.
O kadar ters davranmak zorunda mıydın? Bence gayet kibardın.
Ama niyeyse sana yetinemiyoruz bir türlü.
Sen nasıl başarıyorsun bunu?
Neyi?
Sen geldiğinden beri bir dakikan bile huzurlu geçmedi.
Seni deli gibi sevdiğim için gittim.
Anla artık.
Ben sana zarar gelmesin diye gittim.
Biliyor musun?
Artık beni sevdiğine bir kıran bile inanmıyorum.
O bütün sevgi sözcüklerin... ...peşimden koşmaların beni elde etmek içindi. Ve
şimdi de aynısını yapıyorsun.
Gerçekten böyle mi düşünüyorsun?
Hakikaten her şeyin... ...koca bir yalan olduğunu mu düşünüyorsun?
Hı?
Her şeyi silip attın mı?
Ben şimdi defolup gitsem Amerika'ya daha mı mutlu olacaksın? Söyle.
Söyle.
Tamar bekliyorum.
Kadir bana seni unutamadım dedi.
Ama galiba Amerika'da sevgilisi var.
Yani bir taraftan diyorum ki olamaz.
Ama diğer taraftan da diyorum ki iki sene geçmiş neden olmasın yani?
Sevgilisi olsa sana niye kafayı taksın?
Bilmiyorum.
Belki suçluluktandır.
Bu adam niye döndü ya?
Niye geri geldi? Niye, niye?
Tam her şeyin nedenini öyle sorgulamamıza bence gerek yok yani diye
düşünüyorum. Bir de o seni istemiyor, sen onu istemiyorsun. Ortak karar verdik
Tamer'i kaçıran salaktır diye değil mi? Yakışıklı, karizmatik. Bir dakika, bir
dakika. Ben bu ortak kararda yokum vallahi. Ben hâlâ Kadir'ciyim, Kadirizm
diyorum.
Kadir'in bir dokunuşu, bir sözü... ...bir bakışı beni mahvetmeye yetiyor.
Ya ben onu asla affetmeyeceğim.
Ama yani ona git diye bağırırken bile içimden acaba gider mi diye de
korkuyorum.
Zaten bugün okul çıkışı gereksiz sinirlendim, bağırdım, çağırdım. Ben
böyle biri miyim ya?
Ben böyle toksik ilişki seven biri miyim? Kendimi mi kandırıyorum? Ben ne
yapıyorum?
Defne bence asıl soru şu.
Tamer'in ne kadar doğru, Kadir'in ne kadar yanlış olduğu mu önemli?
Yoksa... Senin ne istediğin önemli.
Ulan bir kere de toplayın şuraları be.
Abim iyi misin ya?
İyiyiz iyiyiz ne oldu?
Abi bu Tolga geldi. Seni aramış açmamışsın. Mühim mesele varmış.
Okuldaydım da neymiş bunun derdi? Ya bana söyleme dedi. Açık verende de seni
bekliyor abi.
Allah'ım yarabbim.
Evet.
Hayırdır? Nedir konu?
Konu kader.
Amerikalıların başında... ...kader varmış.
Ne diyorsun Rımsa?
Al bak.
İçimde imzalar var.
Projenin başında yabancılar görünse de... ...asıl patron kadermiş.
İlk imzalar da onay tasdiklerinde arada kaynamış. Oğuz bilgisayarlardan birinde
format atacakken denk geldi. İsmi görünce de geldi. Bana haber verdi işte.
Her şeyi başından beri biliyormuş yani ha?
Evet. Her alanımızı takip etmiş.
Amerikalılar bu projeyi Tolga Erez ve Kadir Emin'den var diye sattım.
Aynen ben de böyle hissetmiştim.
Kader aslında bayağı bayağı dilimizdeymiş.
Enstemizdeymiş.
Bizi bir araya getirendi o. Evet. Evet ama neden?
Ya intikam için ya da barıştırmak için.
Şu anda ikisinde cevabı yok. Ta ki kadere ulaşana kadar.
Şimdi de Ali'yi bıraktı.
Neredesin kader? Ne yapmaya çalışıyorsun kader? Bulacağız.
Bulacağım. Ben bulacağım. Sen değiş.
Kadir.
Bu hayatta kaderi daha iyi tanıyan kimse yok.
Annem bile. O yüzden yardımlaşacağız.
...beraber bulacağız. Tamam mı?
İnatlaşmayı bırak.
Özlem duysun istemiyorum. Hatta kimsenin haberi olmasın.
Bu sefer bulacağız.
Var mı elinde bir şey?
Var. Var. Daha doğrusu buldum sandım.
Ali'nin bana hediye ettiği resmin arkasında bir logo vardı.
Araştırıp buldum. Kader orada sandım. Ne diye söylemiyorsun bunu bize?
Emin olmak istedim.
Neymiş peki?
Yanlış bilgi.
Kader orada değilmiş.
Büyük ihtimalle Ali'nin daha önce gittiği veya aklında kalan bir yer.
Ali sana annesiyle ilgili hiçbir şey sordu mu? Söyledi mi herhangi bir şey?
Yok hiç konuşmuyor.
Hatta öyle ki hani tembihlenmiş gibi yani. Çocuğa söylenmiş gibi ben de o
yüzden hiç üstüne varmıyorum.
İyi yapıyorsun.
Gel ben de bir şey göstereceğim sana.
Bekri abla!
Alim!
Nasıl geçti bakayım günün? Çok güzel.
Acayip güzeldi var ya.
Ay aferin sana. Mutlu musun?
Çok. Anlatacağım evde. Hadi gidelim o zaman. Araba burada.
Neler oldu neler?
Uzun zamandır arıyorum Kader.
Çok uzun zamandır.
Önce Fransa'da olduğunu öğrendik.
Daha düzenli gittiği bir kafe varmış.
Ona ulaştık. Orada bir arkadaşını bulduk.
Nerede kaldığını sorduk falan.
Sokakta bu.
Gittim çaldım kapısını.
Ama başka bir kadın açtı.
Dedim kader nerede?
Taşındı.
Nereye dedim bilmiyormuş.
İki sene boyunca Fransa'nın her şehrine baktırdık.
Sonra öğrendik ki Berlin'e taşınmış.
Bütün adamlarımı gönderdim oraya. Kendim de gittim.
Ama bizi kandırmış. Kendi adına tutmuş Berlin'deki evi ama Berlin'de değilmiş.
Sonra da öğrendik ki İspanya'ya gitmiş.
Barcelona'da kalmış altı ay.
Hatta bir hastaneye girmiş.
Onu da öğrendik.
Ama ulaşamadık.
Hayalimizdi. Ne?
İleride çocuğumuz olsaydı... ...Barcelona'da olacaktı.
Ali senin çocuğun değil.
Tolga.
Değil. Evet.
Ama... ...Barcelona hayalimizi üç kişi etti.
Hayat böyledir işte.
Bazen geçmişteki hayallerini gelecekte başkasıyla yaşıyorsun.
Kader öyle biri değil. Kader bunu sen de çok iyi biliyorsun.
Sen de değildin.
Ama değiştin.
Bak şimdi evlilik hayallerini Özlem Bartıner süslüyor.
Ben buraya seninle geçmişi değişmeye gelmedim. Ben buraya senin kaderi bulman
için. Geldim.
Tamam.
Söyle o zaman ne var elinde?
Amerikalıların başında kadar varmıştan başka ne var?
Var, bir kişi var.
Kim? Dün Defne'yle konuştum.
Ali Defne'ye annem seninle ilgili çok şey biliyor demiş.
Çiçeklerinin solduğuna kadar.
Ofiste biri varmış.
Sürekli Defne'yi sorup duran, adresini falan her şeyini bilen.
Sonra... İş bitince şehir dışına yerleşmiş. Mınlamış gitmiş.
Üstelik bu kişi sizin holdingden bize gelmiş.
Eren Korgül.
Adresini falan her şeyini buldum.
Bir şey çıkar mı bilmiyorum.
Eren Antalya'da yaşıyormuş.
Eren Korgül. Evet.
Benim aracı ayarlayın.
Havalimanına gideceğim.
Hadi.
Hadi bakalım geç.
Kafayı da kapat.
Bugün dayın, sen, ben çok güzel bir yemek yiyeceğiz.
Vay hangi dağda kurtarıldım abiş?
Sen nasıl laflar biliyorsun öyle ya? Gel bakayım buraya.
Bilirim be anlat hadi.
Yani dedim ki dayının gönlünü alayım biraz.
Onun gönlü zaten sendeki.
Öyle değil.
Yani ben ona bugün biraz haksızlık ettim. Böyle gereksiz yere kızdım,
sinirlendim. O yüzden böyle güzel bir sofra hazırlayıp ona jest yapacağım.
Gelirse tabii.
O ne demek?
Bilmem.
Sabah Amerika falan diyordu.
Yok canım.
Başka bir şey için konuşuyordur o. Gitmez Amerika'ya.
Beni götürür mü giderse yoksa bırakıp gider mi?
Bugün gitmez.
Ayrıca seni bırakıp da hiçbir yere gitmez. Tamam mı?
Hem söyle bakayım ben sana bugün ne yemek hazırlayayım? Ne yapayım ha?
Köfte. Bir de unuttum. Zeynep teyzen gelecek birazdan.
Anneannen seni görmek istiyormuş o yüzden böyle birkaç saatliğine çiftliğe
gideceksin tamam mı?
Ben çiftliğe gitmek istemiyorum Zeynep teyzem de burada kalsın.
Bana bak duydum seni.
Bak hiçbir yere kaçamazsın anneannen bizi çiğ çiğ yer duydun mu?
Tamam. O yüzden böyle birkaç saatliğine gidip geleceksin ben de o sırada
yemeklerimizi hazırlayacağım tamam mı? Tamam.
Tamam canım tamam.
Hoş geldin Zeynepciğim. Sen nasılsın? Hoş bulduk. Nasıl olayım? Abimin
işleriyle uğraşıyorum.
Ne işi?
Vallahi hiçbir şey anlamadım. Siz okuldan çıktıktan sonra aradı. Ali'ye 18
yaşına kadar bütün masraflarını karşıladığı bir birikim hesabı yaptırdı.
Allah Allah. Yani ne acelesi varmış ki? Çok güzel bir soru. Aynısını ben de
sordum ama biliyorsun pek böyle cevap vermeyi seven biri değil.
Geldim. Let's go.
Let's go küçük ninja.
Çıkar bakalım şu çantanı.
Dur ben alayım.
Gel bakalım. Gel gel gel.
Gel bakalım.
Söyle bakalım ne hazırlıyordum şimdi ben sana?
Köfte.
Fırında mı?
Patates de yapayım mı yanına?
Üf cıncık gibi olayım.
Çıkar bakayım.
Hadi bakalım.
Zeynep. Nasılsın Ali?
Daha iyi oldun mu?
İyiyim sen nasılsın?
İyi olmaya çalışıyorum ama borçlarım var.
Çok mu?
Geçmişten Zeynep teyzene bir yemek borcum vardı da.
İki yıldır ödeyemedim.
Neden ödemedin? Ali.
Oğuz abin borçlu kalmayı çok seviyor çünkü ondan.
Olmaz öyle.
Öde. Ben de onu istiyorum.
Yani artık ödemek istiyorum.
Sana olan borcumu ödemeye izin verir misin Zeynep Emin daha?
Bakarız. Gelelim.
Siz de dayına varmış gibi buz gibisiniz. Siz de mi aşıksınız?
Ne demek ya? Ne kadar ayıp. Ne meraklı bir şey çıktın sen ya.
Aşk olmak ayıp değil ki. Ben de aşığım. Sen kime aşıksın? Elif'e bir görsen var
ya, acayip güzel.
Öyle mi? Elif anlat bakayım bana. Çok merak ettim.
Fransa'da tatilde tanışmıştık.
Oğuz, hoş geldin ablacığım. Hoş bulduk abla.
Seni merak ettim ya.
İyiyim, iyiyim ya. Merak etme.
Şu bahçedeki şey ne ya?
Kadir kalıyor orada.
Evden çıkardım da o da kendine işte böyle kamp, çadır gibi bir şey yaptı. Ya
manyak mıdır nedir ya? Gitsin evine. Hayır abla Ali'ye yazık. Küçücük çocuk.
Telefon olacak elinizde.
Gitsin bulsun kardeşini. Sana da bulaşmasınlar ya daha fazla.
Oğuzcuğum ben halledeceğim ablacığım. Tamam mı? Merak etme lütfen.
Sen halledene kadar yanlışlıkla aile olacaksınız. Ki bence olmuşsunuz bile.
Aile öyle olmuyor Oğuz. Nasıl oluyormuş?
Aile böyle mutluyken, huzurluyken, iyi günde, kötü günde... ...böyle sıcacık
bir sofra etrafındayken oluyor.
O yüzden mi masa hazırlıyorsun?
Neyse, ben kaçayım yavaştan. İşlerim var. Size de şimdiden afiyet bal şekeri
olsun ablacığım.
Hadi öptüm seni.
Efendim anneciğim.
Canım ne haber nasılsın?
Yemek hazırlığına başlamak üzereydim.
Afiyet olsun şimdiden. Şey Defne'm biz teyzenle sana böyle bir uğrasak olur mu?
Olur olur ama sonrasında bizim Kadir, Ali, ben böyle üçümüz baş başa bir yemek
yememiz lazım.
Tabii tabii zaten öyle şimdi çıkıyoruz biz böyle bir yarım saat sarma yapmıştım
onu da getiririm he.
Tamam anneciğim hadi görüşürüz.
Affeder mi beni? Kız ne demek affeder mi? Etle tırnak birbirine ayrılır mı
işte? Tabii ki affeder. De... ...Minguş, şunu vermeden bir açık okusaydık. Çok
merak ettim. Ne kadar şeysin ya? Niye okuyoruz ya?
Kızın özeli diyorum.
Gözlem arıyor.
Ha tabii. Dün akşam sen Levent Bey'in aramalarından sonra onu engelleyince
kızdan arıyor muhtemelen. Aşkım ben engellemedim. Ben engellemeyi ne
bilirim? Bizim Oğuz engelledi.
Engellendi. Yani nihayetinde engellendi adam.
Aha mesaj.
Mina Hanım, babam dün geceyi hastanede geçirmiş. Bir ritim bozukluğu olmuş.
Ay sabah geldi şu an evde.
Belki bilmek isterseniz ben benim Levent Bey'i görmem lazım.
Ay sakin dur.
Hayır çocuğu niye sen almaya gitmiyorsun da Zeynep gidiyor? Ben anlamadım ki.
Kadir nerede?
İşte ana bir şeyleri halletmeye çalışıyordu. Ya çocuktan daha önemli ne
işi olabilir Allah aşkına ya? Zeynep'i sokup durmayın ikide bir şu eve. Ana.
Defne Hanım Zeynep'i seviyor. Ağabeyim de özen gösteriyor mevzu çıkmasın diye,
gerginlik olmasın diye.
Ben niye giremiyorum o eve?
Sevilmiyorum diye mi?
Ya Allah Allah ya insanlar işlerinde neler yaşıyor bilmiyoruz ki. Başlatma
içine de dışına da. Bana ne be milletin içinden dışından. Ya benim oğlum o kızın
yüzünden çadırlarda yaşıyor çadırlarda. Bizim evlerimiz var.
Ya benim koskoca holding sahibi oğlum. Bu dev gibi çiftlik onun.
E şimdi o evi de almış üstüne Üslup. Ama buna rağmen göşebeler gibi çadırda
yaşıyor, öyle mi?
Vallahi şeytan diyor ki git o çadırını da... Neydi onun adı be?
İglo'yu. İglosunu da, evini de... Gel bakalım. Allah!
Allah, kimler gelmiş?
Bazen aklım gelmiş benim. Ay bakayım sana.
Maşallah, şu tatlılığa baksın. Allah Allah.
Anladım.
Çıkırma ya.
Ya paşam öyle tükürmek değil ki. Nazar Bey... Ne dedin sen?
Duydunuz mu?
Sen anneanne mi dedin bana?
Evet. Benim güzel kuzum, benim kadarı kuzum. Ay benim anneannesinin paşası bir
daha söyle.
Al alem. Ay senin güzeli. Uyu yavrum benim.
Kadir Bey.
Konuşalım mı Eren?
Buyurun.
Alo. Zeynepciğim. Ali'yi getiriyorsun değil mi? Bak sofra hazır.
Ali bizde kalacak.
Ben sen biliyorsundur diye düşündüm. Nasıl yani?
Valla abim öyle demiş çıkarken.
Ben de seni rahatsız etmesin diye düşündüm.
Bilmiyordum. Benim haberim yok. Kadir nerede?
Allah Allah.
Burada değil.
Selim nerede? Ben bir onunla konuşabilir miyim? Dur.
Selah.
Efendim Zeynep. Bir alsana defne. Allah Allah.
Yengem buyur.
Selim, Kadir nerede biliyor musun?
Yok vallahi bilmiyorum.
Yani acilen havalanına gitmiş.
Nasıl yani, sana söylemedi mi?
Yok, söylemedi.
Ya aslında anneme de duyurmadım ama ben de endişeliyim yani. Telefonu da kapalı.
Ulaşamıyorum.
Amerika'ya gitti.
Yok ya, niye Amerika'ya gitsin? Ali'yi bırakıp bir yere gitmez o.
Beni de bırakıp gitmezdi.
Selim ne oluyor?
Bilmiyorum. Bilmiyorsun. Vallahi bilmiyorum ya.
Gönlünü alacağım.
Bu seferlik bensiz gideceksin New York'a. Ali'ye 18 yaşına kadar bütün
masraflarını karşıladığı bir birikim hesabı yaptırdı.
Sabah Amerika falan diyordum.
Yine gittin değil mi?
Yine gittin değil mi sen? Yine terk ettin beni.
Ciptim olsun, ciptim.
Aptalsın, ciptim.
Aptalsın.
Aptalsın. Az kalsın yanıyordun.
Az kalsın yanıyordun.
Selam Antalya'da kalmak zorunda kaldım anlatacağım.
Ne olmuş burada ya?
Defne!
Defne!
Defne nerede?
Ben dosya almaya gelmiştim oğlum. Ne olmuş burada böyle ya?
Nerede Defne?
Yiğit nerede Defne?
Defne Tamer'le Paris'e gitti.
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.