Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Downloaded from YTS.BZ
Official YIFY movies site: YTS.BZ
Bitti.
Hayır, hayır, hayır.
Sabit dur. Hareket etmemen gerekiyor.
Ayağını oynatma.
Oynatma.
Paul.
O burada.
Tamam.
Teşekkür ederim, Bay Hemşire.
Ines, devralabilir misin?
Küçük kızın tetanos aşısı olması gerek.
En az üç litre su içmesi lazım.
-Dengeyi sağlamak için. -Paul, bunu biz hallederiz.
-Emin misin? -Evet.
-İspanyolcanı özleyeceğim. -Evet. Tabii.
Paul, dostum, gitmen gerek.
Al.
Böylece pantolonunu yine ıslatmak zorunda kalmazsın.
-Hoşça kal, dostum. -Hoşça kal.
Kahretsin.
Bunu başarabilirim.
Her şey yolunda.
Dostum.
Yardımcı olabilir miyim, efendim?
Alman mısınız?
Alman mısınız?
Aksanım mı ele verdi?
İsimliğin.
Kahretsin! Öleceğiz. Öleceğiz!
Tabii ki öleceğiz, ama bugün değil.
Şuraya bakın.
-Ne yapıyorsun? -Fotoğraf çekiyorum.
Gelecek nesiller için falan mı?
Sadece türbülans, geçecek.
-Kim söylüyor? -Ben, Julia.
Hostesiniz.
Her zaman bu kadar sakin değildim.
Sana ne yardımcı oldu?
Tantrik ilişki? İlaç? Hipnoz?
İtalyan bir havacılık mühendisi.
Çok şiddetli sallanan bir uçaktaydık.
Bir devin kanat uçlarını birbirine değdirecek kadar...
...bükebildiğini söyledi.
Peki bıraktığında ne olurdu?
Eski yerlerine geri fırlarlardı.
Artık devler beni korkutmuyor.
İşte şimdi anladın.
Sakin ol. Güzel ve sakin ol.
Güzel ve sakin.
Ben güzel ve sakınım. Sakin olması gereken sensin.
Tamam, bunu tut. Ve sıkıca bastır, tamam mı?
Ve şimdi otur. Bir, iki, üç!
Her şey sağlam. Hiçbir şey kırılmamış.
Umarım beynin sarsılmamıştır.
Kim söylüyor?
Paul söylüyor.
Hemşireniz.
Neden bir Kolombiya havayolu için çalışıyorsun?
Neden Kolombiya ormanında çalışıyorsun?
Hep uçmak istemiştim...
...insanlara ihtiyaçları vardı, ben de buradaydım.
Ve tamamen beş parasızdım.
Sadece yeni bir şey denemek,...
...konfor alanımdan çıkmak istedim.
Evet...
-Bir tane daha alabilir miyim? -Maalesef kapatıyoruz.
Neden? Saat kaç ki?
Kahretsin! Aktarma uçağın.
Bir saat önce kalktı.
Ne yapacaksın?
Uçağa binmeyeceğim.
Burada kalıp bekleyeceğim.
Restoranda mı?
Burası güzel.
Kalayım mı?
Sevgili Julia'm, sevgili Paul'üm,
birbirinize olan aşkınızı ilan ettiniz.
Artık birbirinizi sevdiğinizi ve...
...sadık olacağınızı ilan ettiğinize göre,
birbirinizi karı ve koca olarak kabul ediyor musunuz?
-Kabul ediyorum. -Kesinlikle.
Hadi.
-Yakala bizi! -Baban bizi yakalayacak!
Gel buraya!
Beni yakalayamazsın!
-Şuradaki uyduyu görüyor musun? -Nerede?
Orada. Hayır, bu bir UFO.
Şimdi ben de görüyorum.
Gelip seni alacak!
Uçağın ortasındaki ve arkasındaki acil çıkışlara.
Olası olmayan acil iniş durumunda,...
...acil durum aydınlatması sizi en yakın acil çıkışa yönlendirecektir.
Uçuşunuzun keyifli geçmesini umuyoruz.
Sonra sırıttı ve Yanlış.
O senin yeni sihirbaz çırağın. dedi.
Mo ve Lua, kulağa çok iyi geliyor birlikte.
Annen biraz uykucu.
Canım ailem.
Baba. Günaydın! Günaydın, baba.
Baba. Baba! Kalk. Günaydın?
-Lilly? -Efendim?
Moda sorusu. Siyah yeşille mi yoksa kırmızıyla mı?
Siyah ve kırmızı, sarı ayakkabılarla.
-Gerçekten mi? -Kesinlikle.
-Teşekkürler. -Baba, kalk artık!
-Baban hâlâ yorgun. -Ya da ölü.
Bekle!
-Yardım et! -Yakalayacağım seni!
Hayır!
-Gel buraya! -Hayır. Hayır!
Kalorifer yine muhteşem çalışıyor.
Harika.
-Borcumuz ne kadar? -KDV dahil 320.
320 mi? Gerçekten mi?
Evet, 200'ü pompa için, gerisi kurulum için.
Üzgünüm.
Sorun yok, fatura gönderirim. İyi Cumartesiler.
-İyi Cumartesiler. -Güle güle.
Julia?
Peki, nasıl görünüyorum?
Konuşan bir Alman bayrağı gibi.
400 euroyu sen mi aldın?
Evet, almış olabilirim.
Hâlâ kahve var mı?
Onlar kaloriferler içindi.
Sadece ihtiyacım vardı.
-400 euroya neden ihtiyacın vardı? -Paul.
Söyle bakalım.
Tanıdığım biriyle uçtum ve masrafın bir kısmını karşıladım.
Bana birkaç temel şey gösterdi.
Başka bir şey var mı?
-Sakin ol. -Bakiyemizi gördün mü?
Aylardır ödemelerimizi geciktiriyoruz.
Sakin ol. Parayı yerine koyarım.
Böyle saçmalıklara 400 euro. Gerçekten mi?
Bu çok sorumsuzca.
Millet, gitmeliyiz!
İkinci dalga güneşli gökyüzü altında başlayacak.
Anne!
Yapabilirsin anne!
-İşte başlıyoruz. -Anne!
Anne! Git anne!
-Üç, iki, bir, git! -Git! Yapabilirsin!
Git!
176 için son metreler.
Cenazelerden nefret ederim.
Çok mu katıldın?
-Hayır, bu ilk. -Benim de.
Peki, siz ikiniz?
-Başka bir şey ister misiniz? -Hayır.
Paul.
Merhaba.
Şimdi ne olacak? Ne yapacaksın?
Hiçbir fikrim yok, artık aynı anda hem anne hem baba olmak zorundayım.
-Başın sağ olsun. -Teşekkür ederim.
Gitmek istemiyorsan, bu gece burada kalabilirsin.
Hayır.
Yardıma ihtiyacın olursa söyle, tamam mı?
Şimdi heryeri toparlamamız gerek.
Baba.
Başaracağız.
Sana söylüyorum, bunu asla kabul etmeyecek.
Üzgünüm.
Belki de değerleri olan insanlardan hoşlanıyordur.
Sanki söyleyecek ilginç şeylerim varmış gibi. Şüpheliyim.
Yani Tanja Frank'le birlikte, değil mi?
Frank, Christian'la aldatılan Greta'yla,...
...ama Christian Ute'ye deli oluyor.
Ne garip isimler. Bu zamanda kimin adı Ute olur ki?
Sessiz ol. İlişkiye girmek üzereler.
-Lilly, bu... -Sessiz ol.
-Lilly? -Hayır, sen kapıyı aç.
Ben programımı izlemek istiyorum.
-Bunun için çok küçük değil misin? -Hayır.
-Lotta neden kabul etti? -Evet!
Bay Hoffmann?
Hayır!
Bay Hoffmann?
Bay Hoffmann? Size bir pasta getirdim.
Kızınıza tekrar bakmaktan mutluluk duyarım.
Kredinin geri ödenmesi beş ay gecikti.
İki hafta içinde ödenmesi gerek.
Evet!
Lilly, ne yapıyorsun?
İn oradan.
Lütfen şimdi in.
Çok tehlikeli.
Kahretsin!
-Anne! -Lilly.
Anne, gitme. Lütfen!
Anne!
Anne!
Anne!
-Lilly. -Anne.
-Lilly. -Hayır, git. Beni bırak!
Lilly, Lilly.
Lily sakin ol.
Tamam. İyisin.
Tamam.
-Anne. -Ben buradayım.
Anne.
Pekâlâ.
Günaydın.
Günaydın.
Her şey yolunda mı? İyi uyudun mu?
Tabii. Neden?
Güzel rüyalar gördün mü?
Evet, baba.
Sevindim.
Kahvaltı hazırladım..
Bu kadar erken mi?
Bu yüzden adı kahvaltı.
Hadi, bugün yapacak çok işimiz var.
-Harekete geç. -Pekâlâ!
Lilly, hadi.
-İn bakalım -Ama okula geri dönmek istemiyorum.
Eminim birkaç arkadaşını görmek eğlenceli olacaktır.
Biraz normallik bizim için iyidir.
Ayrıca, benim işe gitmem gerek.
Bak orada kim var?
Merhaba.
Merhaba.
-Bekle. -Baba, yolu biliyorum.
Tehlikeden iyidir.
Annem hep yalnız gitmeme izin verirdi.
Tamam, üzgünüm.
İyi eğlenceler.
Selam.
Peki şimdi normal mi davranalım, yoksa üzgün mü sen seç?
Normal tercih ederim.
Tamam, güzel.
Üzgün olmaktan nefret ediyorum.
Paul...
...hasta değil miydin?
Paul? Paul, geri mi döndün? Evet. Aman Tanrım!
Sensiz tam bir kaos vardı.
Hoş geldin, patron. Seni özledik.
Yeter. Şimdi işinize dönün.
Adam şehre geri döndü.
Neden buradasın? Lilly nerede?
Okulda.
Bu kadar çabuk mu?
Bir planım var.
Ne tür bir plan?
Lilly'nin normale, arkadaşlara ihtiyacı var.
Onu ayarladım.
İzin al. Bir süre daha sensiz idare ederiz.
Tabii doğru.
Anlıyorum.
Bu Felix, yeni gece vardiya şefimiz.
Felix, takıma hoş geldin.
Paul mu?
Olanları duydum.
Çok üzgünüm.
Yeter.
Spordan nefret ederim.
Uyumayın. Bir tur daha.
Öğretmenlerden de nefret ederim.
Evet.
-Aptal, dikkat et! -Gözlük tak.
-Bakmıyordun. -Baktım!
Lilly? Tamam, siz üç tur daha koşun.
Lilly.
Beni duyabiliyor musun?
Lilly.
Her şey yolunda mı?
Biraz oturmak ister misin?
Az önce dalıp gittin.
Bay Akdemir hâlâ ağrı içinde. Tramadol'ü şeker gibi alıyor.
Dr. Müller'le konuş, sonra buraya gel.
Pekâlâ, patron.
-Affedersiniz? -Daha iyi mi?
Ne yapıyorsunuz?
Öylece...
Ben Nora Burk, yeni başhekim.
Yarın başlıyorum.
-Siz atılgan birisiniz. -Merhaba demek için.
Geçen hafta tanışmak istemiştim,
ama işler biraz karıştı.
Peki adınız ne?
Peter Parker.
Tamam, Örümcek Adam. Gerçek adınız?
Hoffmann,
Paul.
-Başhemşire. -Evet.
Tamam, anladım. Meslektaşlarınız bana olanları anlattı.
En içten başsağlığı dilerim.
Teşekkürler.
Çok uzun zaman olmadı.
Hayır.
Konuşmak isterseniz, buradayım.
Evet.
-Alo? -Valerie Stutz.
-Bir olay yaşadık. -Ne?
Lilly aniden durgunlaştı.
-Evet. Yaralandı mı? -Hayır.
Sadece küçük bir iğne.
Tamam, elini gevşetebilirsin.
Muhtemelen yeterince su içmedin.
Ya ben de aniden ölüp gidersem?
Bunu hiç aklına bile getirme.
-Ama anneme de böyle oldu. -Evet, annen...
Kafasındaki bir damar patladı. Bu son derece nadirdir.
Korkmana gerek yok.
Tamam mı?
Pekâlâ.
Bastır.
Bitti.
Güzel.
Bugün beden dersinde ne oldu?
Yaralandın mı?
Diğerleri seninle alay mı ediyordu?
Annem oradaydı.
Yani onu mu düşünüyordun?
Ben de onu düşünüyorum.
-Baba? -Efendim?
Ruh nedir?
Ruh mu?
Bazı insanlar inanır ki...
...birisi öldüğünde, sadece bedeni gider,...
...ve bizi biz yapan şey,...
...yani ruh, kalır.
Benim de ruhum var mı?
Evet, kesinlikle.
Hayvanların da mı?
Muhtemelen.
Ruhlarımız tıpkı bize mi benziyor?
Bunu bilmiyorum.
İç çamaşırıyla ölürsen, ruhunun da sadece iç çamaşırı mı olur?
Bundan şüpheliyim.
Bunu neden soruyorsun?
Sanırım annemin varlığını hissettim.
Su iç. Bu önemli. Değil mi?
Hemen döneceğim.
Elke? Bunu laboratuvara götürüp sonuçlarını getirir misin?
Dr. Silva biliyor.
Tabii, şimdi yaparım.
-Teşekkürler. -Bir şey değil.
-Viagra mı? -Malik.
Yakaladım!
Yeni başhekime dikkat et. Beagle gözlü.
Şahin gözlü mü?
Hayır. Beagle'ların gözleri çok iyidir.
İyi misin?
Son zamanlar da pek uyuyamıyorum.
Ne var?
Bunları dün buldum.
Son çatı katı partimde unutmuşsun.
Çok güzel bir akşam geçirmiştik.
İşbu belgeyle borcunuzun tahsile verildiğini bildiririz.
-Bahsedilen nedenle... -Merhaba, baba.
...altı kredi kartındaki ödenmemiş borçlar,...
...artı mahkeme tarafından belirlenen faizle birlikte...
...toplam 16.000 euro borç.
Bunu nereden bulacağım?
-Baba? -Delirmişler.
-Baba! -Neden bağırıyorsun? Ne oluyor?
Annemin fotoğrafları gitmiş.
-Evet, ben indirdim. -Neden?
-Hemen geri as! -Şimdi değil.
-Şimdi yap! -Telefonla konuşmam gerek.
-O zaman ben yaparım. -Sonra konuşuruz.
Dostum!
Hiçbir şey yok. Peki burada?
Merhaba, ben Bay Hoffmann.
Bölge mahkemesinden bir icra bildirimi aldım.
Evet. Bankanız tarafından talep edilmiş.
-Acil durum aydınlatması sizi... -Lilly!
Selam.
Çok havalı görünüyorsun.
Teşekkürler.
Bunları abimden çaldım.
-Helyumla mı doldular? -Evet!
İki fil çıplak bir adam görür.
Bir fil diğerine der ki...
...İnsanlar ağızlarına nasıl yemek koyuyor?
Biliyor musun?
Bunu anneme hediye göndereceğim.
Kahretsin!
Lilly.
Lilly, dur.
Lilly, sana başka bir tane bulabilirim. Abimde çok var.
Evimi alamazsınız. Mahkemeye giderim.
İtiraz edip duracağım. Size pahalıya patlayacak!
Bunu yönetim kurulunuza söyleyin!
Bay Hoffmann. Bay Hoffmann!
Bayan Liebrecht.
Hayır teşekkürler. Pasta istemiyorum.
Kızınız!
Lilly.
Lilly.
Başka bir tane bulabileceğimi söyledim.
Lilly, hemen ağaçtan in.
Git telefonunla konuş.
Lilly, lütfen.
Bunu yapabilirim. Bunu yapabilirim.
Bunu yapabilirim. Bunu yapabilirim.
Lilly, lütfen.
Tanrım, Lilly, lütfen!
Dikkatli ol.
Dikkatli ol, Lilly.
Pekâlâ,...
...şimdi yavaşça ve güzelce in.
Çok dikkatli.
Bay Hoffmann?
İtfaiyeyi aradım. Seni indirmeye geliyorlar.
Kahretsin, dostum.
Peki ya düşseydin?
-Bunu neden yapaymışım? -Hadi ama.
Oraya çıkmaya çok korktuğun için ben ne yapabilirim?
Bu senin sorunun. Ben tırmanabilirim.
Lilly.
İstediğim her ağaca tırmanırdım. Annem izin verirdi.
Anne artık burada değil ve asla da geri gelmeyecek.
Kim o?
Baba?
Dostum.
Saçmalık.
Kimse var mı?
Merhaba?
Buraya gel!
Gel!
Vay canına.
Anne?
Lilly, daha önce hiç böyle bir şey görmüş müydün?
Evin içinde bir bulut!
Anne!
Merhaba, benim büyük kızım.
-Buradasın? -Dur sana bakayım.
Zayıflamışsın. Baban seni güzelce yediremiyor mu?
Denedi ama berbat bir aşçı. Krepin üzerine hardal sürüyor.
Hardal mı? Bu iğrenç.
İşler şu sıralar zor, değil mi?
Seni çok özledim.
Ben de seni özledim, Lilly.
Bak.
Fotoğraflarını buldum.
Lilly?
Alo? Anne, hâlâ burada mısın?
Lilly.
Özür dilerim. Düzeltirim. Gerçekten. Anne!
Lilly, burada ne yapıyorsun?
Annem buradaydı.
Tavan arası yasak. Bunu biliyorsun.
Ama baba, buradaydı!
Onu gördüm.
Nasıl olduğumuzu öğrenmek istemiş.
Ah, dostum!
-Küçük bir bulut da vardı. -Lilly, yeter. Şimdi aşağı in.
Ama o buradaydı.
-Annem... -Annen burada değil.
-Burada! -Değil.
-Burada! -Peki nerede?
Anne?
Anne.
Anne!
Şimdi aşağı in.
Hayır. Burada kalacağım.
Burası sana göre değil. Aşağı in!
Sen in! Git buradan!
Git başımdan!
Selam.
Krep yaptım.
Elmalı soslu ve çikolatalı.
Hardallı değil, gerçekten. İnan bana.
Lilly.
Git başımdan!
Az önce öyle demek istememiştim.
Lütfen çık.
Lilly,...
...az önce olanlar için üzgünüm.
-Büyükanne! -Lilly, balım.
Beni ziyarete gelmen çok güzel.
Hayır. O zaman sana vereyim. Al
O günü sık sık düşünürüm.
Julia kendine o yeni fotoğraf makinesini almıştı
ve denemek için can atıyordu.
Evet.
Veda edemediğinde çok zor oluyor.
-Peki sen nasılsın? -O evde yaşamaya dayanamıyorum.
Evet, tüm o anılar.
Onun eşyaları gitmeli.
Lilly'nin Julia'yı sürekli hatırlatacak şeylere ihtiyacı yok.
Öyle diyorsan.
Haksızlık ediyorsun. Hayır, sen ediyorsun.
Bu tür konularda her zaman anlaşmıyoruz ama...
...bu bana çok yardımcı oluyor.
Şimdi gitmeliyim.
-Tekrar teşekkürler. -Bir şey değil.
Siz ikiniz bol bol eğlenin, şakalaşın.
-Güle güle. -Güle güle.
Güle güle.
Günaydın!
-Evet? -İyi akşamlar.
Rahatsızlık için özür dilerim.
Komşunuz konuşmak isteyebileceğinizi söyledi.
Sanırım Tanrı hakkında konuşmak istiyorsunuz.
İsterseniz, tabii.
Tamam, o zaman Tanrı hakkında konuşalım.
Aklımda iki olasılık var.
Ya insanlar Tanrı'yı icat etti, ya da var ama...
...müdahale edemiyor.
Dünya bu kadar berbatken...
...Tanrı bu dünyanın bir parçasıysa nasıl Tanrı olabilir?
-İzin ver de... -Hayır, bekle.
Ne söyleyeceğini biliyorum. Din, toplum, çok önemli.
Hastalıkları ve felaketleri nasıl açıklıyorsun?
Zalimler Tanrı adına savaş açıp insanları katlediyor.
Ne okuduğumu biliyor musun?
Bize en çok acı veren şey, dogmalarımız oldu.
-İzin ver... -Hayır, beni dinle.
Tanrı'ya sadece şu yüzden inanıyoruz...
...ki zavallı hayatlarımızın sona ermesini kabullenemiyoruz.
Diriliş yok, cennet yok!
Ölürsün ve bu kadar. Anladın mı?
Bu saçmalıkları dinlemeyin.
Hayatlarınızla mantıklı bir şey yapın.
Merhaba, Herbold Emlak.
Çalışma saatlerinin dışında arıyorsunuz.
Lütfen mesaj bırakın.
Merhaba. Günaydın. Günaydın.
Ben Hoffmann. Evimi satmak istiyorum.
Evimizin her şeyi gitmeli.
Hepsi gitmeli, mümkün olduğunca çabuk.
Aaron Caddesi 7'de oturuyorum.
Görüşmek üzere.
-Günaydın. -Günaydın.
-Günaydın. -Günaydın.
Seni özlemeye başlamıştım bile.
Yeni hastamıza bakar mısın? Bay Konstantin.
Zaten ilgileniyorum.
-Gerçekten tatlı biri, değil mi? -Evet.
Felix, ne zaman taburcu olacağım?
Pekâlâ, Bay Konstantin, sizi canlandıracak bir şey.
Bugün değil.
Yakında. Daha fazla hareket etmeye başlarsınız
Bir dakika. Dur.
Yapma.
Ne oluyor?
Bu üç gramdan fazla potasyum. Adamı öldürmek mi istiyorsun?
Potasyum mu?
Bunu çıkaralım. Daha iyi bir şeyim var.
-Bunu daha önce hiç yapmamıştım. -Çalışmak iyi gelir...
...ama böyle hatalar kesinlikle olmamalı.
-Bir daha asla olmayacak. -Sözünü tutacağına inanıyorum.
Tamam. O zaman.
Hayır, eve gidip alkol alacaksın.
Sana bir parça.
Ve bana da bir parça.
Ve şimdi sıra krem şantide.
Yapabilir miyim? İstiyorum?
-Ama çok dikkatli ol. -Nasıl yapacağımı biliyorum.
Öyle mi? Ters, ters!
Lilly. Hayır!
Eller havaya yoksa ateş ederim.
-Hayır. -Kaldır
İmdat!
Büyükanne.
Büyükanne, ne oldu?
Üzgün olmak zorunda değilsin.
Ama üzgünüm.
Onu çok özlüyorum.
O benim çocuğumdu. Anlıyor musun?
Ama annem hâlâ burada.
Evet.
Burada.
İçinde. Ve hep orada olacak.
Hayır, o beni ziyarete geliyor, tavan arasında.
Tavan arasında mı?
Babam inanmıyor.
Peki ya sen?
Evet.
Evet, evet.
-Büyükanne? -Efendim?
Eve gitmek istiyorum.
Malik, beni korkuttun.
Araba mı uyuyordun?
-Ne yapıyorsun burada? -Sen ne yapıyorsun burada?
Sana bir şey getirdim.
Yarın gel. Yorgunum.
Uyku hapı mı aldın? Berbat görünüyorsun.
İyi yemeğe ihtiyacın var. Hadi içeri girelim.
Biz, içeri giremeyiz.
İlaçlamacı geldi.
Pekâlâ.
O zaman dışarıda kalalım, temiz havada.
Ben prize gideyim, sen ışıkları yak.
Hadi.
Malik!
Vitaminler.
Bu kadar sarımsak fazla değil mi?
Göğsünde tüyler çıkarır.
Sus!
Sen sus, pislik!
Pekâlâ.
Oldukça rahat burası.
Belki taşınırım.
Birkaç sorunumu çözerdi.
Ne sorunları?
Ofis kuleleri inşa etmek için apartmanı yıkıyorlar.
Haftaya taşınmak zorundayım.
Gerçekten mi?
-Üzüldüm. Ne yapacaksın? -Şimdilik teyzeme taşınıyorum.
Veda çatı katı partim önümüzdeki Cuma.
Davetlisin.
Dışarı çıkmalısın, insanlarla olmalısın.
Hey, çok haklısın.
-Çok fazla sarımsak var. -Ben demiştim.
Paul.
Problemin ne anlat bakalım.
İlaç içiyorum ama uyuyamıyorum.
Yemek yiyorum ama yutamıyorum.
Lilly bana ihtiyaç duyuyor ama en basit şeyleri bile beceremiyorum.
Hiç yas yılı diye bir şey duydun mu?
Zaman ver biraz geri çekil.
Yas yılı mı, bu şaka mı?
Tamamen iflas ettik.
Artık tek gelir sahibi benim. Peşimizde icra memurları var.
Lilly'nin benim işlev görmemi sağlaması gerekiyor...
...yapmazsa her şey dağılır.
Yası boşver, piyangoyu kazanmam ve...
...bir psikoloğa ihtiyacım var.
Buna daha uzun zaman önceden beri ihtiyacın vardı.
Benim için değil. Lilly için.
Julia'nın hâlâ burada olduğunu sanıyor.
Evde, onunla konuşuyor.
Bu yakışıklı adam kim?
Uçmayı bıraktığını sanıyordum.
Evet, bizim için bıraktı.
Yetiyor sanıyordum, ailemiz.
Ben, Lilly, ev.
Sence Julia ve o...
Hayır, asla.
Ölmadan önce tartışmıştık.
400 euro yüzünden.
Sonra yarışa gitti.
Stres anevrizmaya neden olabilir.
Saçmalık. Ne demek istiyorsun?
Ona üzgün olduğumu söylemek istemiştim.
Ama fırsatım olmadı.
Bu da ne böyle...
Lilly?
Aman Tanrım!
Evet?
Anne.
Geri döndüm.
Sana bir şey çizdim.
Bunu bana açıklar mısın?
-Lilly nerede? -Odasında.
Julia'nın onu tavan arasında ziyaret ettiğini söylüyor.
Bunun hakkında onunla konuştun mu?
Endişelenmiyor musun?
Ne biçim soru? Tabii ki endişeleniyorum. Ben babasıyım.
Kan tahlili yaptırdım ama her şey normal.
Onu kastetmiyorum, yani...
Gloria Herbold, Herbold Emlak. Kötü bir zaman mı?
-Kapı açıktı. -Paul Hoffmann.
Telefonda konuşmuştuk. Dağınıklık için kusura bakmayın.
Yeniliyoruz.
Çok güzel.
Bu ev. Çok büyüleyici.
Ve bir o kadar da aydınlık.
Gerçek bir mücevher.
Kaç metrekare demiştiniz?
-1600, değişir... -Paul?
Bu da nedir?
Bir etrafa bakın. Hemen geliyorum.
Evi satmak mı istiyorsun? Burası Julia'nın da evi aynı zamanda.
Bunu bilmediğimi mi sanıyorsun?
Anne?
Burada mısın?
Anne?
Günaydın.
Kimsiniz?
Ben mi? Emlakçıyım.
Ne olduğunu biliyor musun?
Babanı arıyorsan dışarıda.
Krediyi ödeyemiyorum.
Satmak, el koydurtmaktan daha iyi.
Yoksa sen mi kredi çekeceksin?
Ben 62 yaşındayım ve emekli olmak üzereyim.
Hangi banka bana kredi verir?
Lilly biliyor mu?
Hayır, ve sen de henüz söylemeyeceksin.
Bu duvar gitmeli. Taşıyıcı duvar mı?
Burayı bu şekilde karıştıramazsın!
Genel bir bakış atmam gerek. Yoksa evinizi nasıl satacağım?
Ne?
Yukarı çıkamazsınız.
Yukarıda ne var?
Tavan arası, değil mi?
-Hayır. -Çıkmama izin ver.
-Hayır! -Git babanla konuş.
Git babamla konuş, seni aptal inek!
Yeter!
Ne yapıyorsun?
Sizinle burada kalacağım.
-Lilly'nin şimdi bana ihtiyacı var. -Ne? Hayır, yapamazsın.
İmdat!
Bacağını ısırdın.
Sabun gibi tatlıydı. Çok iğrenç!
Bu komik değil.
Evimizi satamazsın.
Bunu sana nasıl söyleyeceğimi bilmiyorum,...
...ama hiç paramız yok.
Ne yapacağımı bilmiyorum.
Bu sadece bir ev. Başka bir yer buluruz.
Sadece bir ev değil. Bu bizim evimiz, annemin evi!
Lilly, tek başıma yeterince kazanmıyorum.
Ondan kurtulmak istiyorsun!
Ne istediğimi umursamıyorsun. Bana sormadın bile.
Lilly, elimden gelen her şeyi yaptım. Anlıyor musun?
Satamazsın. Burdan ayrılmak istemiyorum.
Babam oturma odasını mahvetti.
Mutfak masasını parçaladı ve her yere saçtı.
-Büyükannenle yine kavga mı etti? -Sanmıyorum.
Ama evimizi satmaya çalışan aptal bir inek vardı.
Bacağını ısırdım.
-Bu aptalcaydı mı? -Hayır, eminim hak etmiştir.
Bak.
Seni teselli etmek için burada.
Sorun yok. Sana zarar vermem.
Babanın işi hiç kolay değil.
Ama her şeyi mahvedemez.
Burası bizim evimiz. Bu doğru değil.
Gitmek istemiyorum. Seninle burada kalmak istiyorum.
-Bay Hoffmann? Merhaba. -Evet.
Buyrun gelin.
Telefon için tekrar özür dilemek istiyorum. Çok sinirlenmiştim.
Özür dilemenize gerek yok.
Bana erteleme tanıyabilir misiniz?
-Bir çözüm bulana kadar. -Ne kadar düşünmüştünüz?
Altı ay.
Belki.
Sizin adınıza yönetim kuruluyla konuşurum. Eminim bir yol buluruz.
Teşekkürler.
Annene olanları duydum, Lilly.
Çok üzgünüm.
Büyükannen bana
onunla konuşmak için tavan arasına çıktığını söyledi.
Bunun çok...
Gerçekten ellerini çivilemişler mi?
Tanrı olsaydım ve oğluma bunu yapsalardı,
onlara öyle bir ceza verirdim ki.
Annen hakkında konuşmaya geri dönmek istiyorum.
Tuvalete gitmem gerek.
Lilly?
Lilly.
Lilly!
-Lilly, neredesin? -Bayan Römer?
Lilly?
27, 28, 29.
Lidokain nerede? Tanrım!
Defibrilatörü hazırla. 150'ye ayarla.
26, 27, 28, 29, 30.
Lidokainsiz yapalım.
-Hastadan uzaklaşın. Ve, temiz. -Temiz.
Lidokaini sen verir misin? Tamam.
O burada ne yapıyor? Çıkarın onu!
-Çıkarın onu! -Ölüyor mu?
Hayır. Benimle gel.
Bu kirpi topu stresini azaltmak için.öyle kavra ve iyice sık.
-Tamam mı? Sık. -İşte buradasın.
Burada öylece dolaşamazsın. Bu oldukça tehlikeliydi.
Lidukain yardımcı oldu mu?
Evet.
Yardımcı oldu.
Yani hâlâ hayatta mı?
Evet ve yakında sapa sağlam olacak.
-Ben Nora. Sen kimsin? -Lilly.
Merhaba Lilly. Annen baban nerede?
110'a 60, bir gencin tansiyonu.
Merhaba, baba.
Burada ne yapıyorsun?
Büyükannen nerede?
Lilly bize bir kalp masajında yardımcı oldu.
Neyse ki hasta kurtuldu.
Babanla yalnız konuşabilir miyim?
Bir saniye.
Pekâlâ, biraz izine çıkacaksın.
Kızım kaçtı diye mi?
Bu Dr. Wilbert, buradaki psikoloji bölüm başkanı.
Merhaba Bay Hoffmann. Beni arayıp randevu alın.
Gizlilik esas, tabii ki.
Bu da ne böyle?
Yorgunsunuz, dikkatiniz dağınık,
ve ekibiniz sürekli sizin hatalarınızı...
...düzeltmek zorunda kalıyor.
Beagle gibi gözlerim var. Unuttunuz mu?
Kızınıza iyi bakın, yardım alın.
Sizi yakın zamanda burada görmek istemiyorum.
Büyükannem annem hakkında biriyle konuşmamı istedi.
Kafamın iyi olmadığını düşünüyor.
Kiminle konuşmanı istedi?
Bir rahiple.
Dostum.
Onu tanıyor musun?
-Lilly, onu tanıyor musun? -Hayır.
-Lilly. -Büyükanne.
Çok endişelendim.
Üzgünüm.
Evet.
Lilly, içeri girer misin? Büyükannenle konuşmam gerek.
-Ama... -Lütfen içeri gir.
Evet.
Hadi.
Onu şeytan çıkarma için bir rahibe mi götürdün?
Birisiyle konuşması için şans vermek istedim.
Bunu yapamayacak durumdasın belli ki.
Ben her zaman Lilly'nin yanındayım.
Kimi kandırıyorsun?
Seninle konuşmaktansa ölü annesiyle konuşmayı tercih ediyor.
Beni dinle, kızımı bir rahibe götüremezsin!
Lilly'nin şimdi desteğe ihtiyacı var.
-Julia... -Julia öldü.
Lilly şimdi sahip olduğum tek şey.
Ona iyi bak.
Tek istediğim bu.
Kahretsin.
Hanımefendi.
En sevdiğin yahni sosu.
-Vejetaryen mi? -Tabii ki.
Afiyet olsun.
Baba?
Büyükannemi kiliseden kaçtığım için mi gönderdin?
Hayır, seninle hiçbir ilgisi yoktu.
Son zamanlarda seninle ilgilenemediğim için üzgünüm.
Ama iyi haberlerim de var.
Bugün bankaya gittim.
-Taşınmıyor muyuz? -Burada kalıyoruz.
Söz mü?
Tabii ki.
Bir kere söylenen söz...
...asla bozulmaz.
Dur, bekle! Lilly, burada kal.
Yine tavan arasına mı çıkacaksın?
Annenin gerçekten orada olmadığını biliyorsun.
Sadece onu göremediğin için böyle söylüyorsun.
Lilly, bekle.
Bir fikrim var.
Gerçekten yapmak istediğin şeylerin...
...bir listesini yap ve hepsini yapalım.
Gerçekten mi? Her şey mi?
Tabii ki, her şey.
-Bu babam için. -Çok güzel.
Hayır, hayır.
-Hayır, hayır. Kaldır onu. -Çok güzel.
Ellerini çek.
-Kendine de al, beleşçi. -Paylaşabiliriz.
Evet ama daha önce istememiştin.
Ebe sensin!
Listede başka ne var?
Ama kızmayacaksın.
Banka falan mı soyacaksın? Öyleyse ben varım.
Uçmak mı?
Tom'la.
Fotoğraftaki adam mı?
Onu tanımadığını söylemiştin.
Ne istersem onu yapacağız, öyle söyledin.
Baba, işte bu.
Bu Tom.
Tom.
Tom!
Seninle uçmak istiyoruz.
Burada ne yapıyorsun? Büyümüşsün.
Hey, 10 bin kilo falan mısın?
Zor kaldırıyorum seni.
-Kimi getirdin? -Babamı.
Paul.
Tom.
Çok güzel tırnaklar.
Ailem hakkında çok şey biliyor gibisin.
Bir sorun mu var?
Bilmiyorum.
-Var mı? -Tom.
Seninle uçmak istiyoruz, annemle yaptığın gibi.
Peki ya baban? O da istiyor mu?
Yapmak istediğim her şeyi yapacağımızı söyledi.
Değil mi baba?
Julia nerede?
Julia öldü.
-Ne? -Anevrizma. Aniden öldü.
-Hadi, uçalım.
Dikkatli ol.
-Elini çek. -Şimdi in.
-Ne yapıyorsun? -Geçmeme izin ver.
-Lütfen. -Baba, dur!
Uçağımdan ellerini çek, dostum.
Lilly, gidiyoruz.
Hadi. Gel.
Başka bir şey isteyebilirim, baba.
Uçmak zorunda değiliz.
Çıldırdığım için üzgünüm.
Şu lanet uçma işi. Ne derdi vardı bilmiyorum.
O...
...bana söyleyebilirdi.
Paul!
Selam.
Geldiğin iyi oldu. İyi görünüyorsun.
-Teşekkürler. -Seni biriyle tanıştırmalıyım.
-Bella, gece elfim. -Merhaba. Demek Paul sensin.
-Tanıştığımıza memnun oldum. -Ben de.
Vay canına, harika tırnaklar.
Makyaj malzemelerim ve saç spreyim var.
Bir şey içer misin?
Olur.
Bir saniye.
Ne zamandır kız arkadaşın var?
Beni öldürdü.
Bilgisayar oyununda. Gelmiş geçmiş en iyi savaşçı.
Neredeyse onu yakalıyordum, kılıcıyla beni öldürdü.
Harika. Sonra sohbet ettik.
Kulağa romantik geliyor.
Paul, o doğru kişi. Her şey hakkında konuşabiliyoruz.
Video oyunu oynuyoruz. Futboldan hoşlanıyor.
Yanlış takım ama olsun.
-Senin adına sevindim. -Teşekkürler.
Geldiğin iyi oldu. Gerçekten.
Tanrım! O burada ne arıyor?
-Davet edeyim dedim. -Hayır!
-Kaynaşmak falan. -Geliyor.
-Sizi baş başa bırakayım. -Hayır, kal.
Merhaba.
Geldiğine sevindim.
-Davet ettiğin için teşekkürler. -Bir şey değil. Bu Paul.
Onu tanıyorsun.
-Merhaba. -Merhaba.
-Tamam. Kızgınsın. -Hayır, neden?
Keyfini çıkar.
Bir şey olana kadar beklemem mi gerekiyordu?
-Anlıyorum. -Hadi, havalı oynamaya devam et.
Öyle olduğunu düşünüyorsan.
Değil.
Biliyor musun? Gerçekten baş belasısın.
Nasıl hissettiğimi bildiğini mi sanıyorsun? Bilmiyorsun.
Ailemi kaybettiğimde 13 yaşındaydım.
Nasıl olduğunu biliyorum. Hepsini.
Buradan çıkmalıyım.
Tamam.
Benimle gelmek ister misin?
Ama konuşmak istemiyorum.
Delirdin mi?
Birlikte mi ayrı mı?
Birlikte.
-57. -Para üstü kalsın. Teşekkürler.
Teşekkür ederim.
Özür dilerim.
-Sorun değil.
Ailen nasıl öldü?
Trafik kazası.
Orada öldükleri söylendi.
Başın sağ olsun.
Bazen Julia'yı bile hatırlayamıyorum.
Geçenlerde eski diş fırçasını ağzıma soktum.
Tadını hissetmek için.
Tamam.
Artık onu tam olarak canlandıramıyorum.
Gülüşünü.
Kokusunu.
Her şey bulanıklaşıyor.
Onun senin için ne anlama geldiğini kaybedemezsin.
Peki ya kaybedersem?
O zaman onu yeniden bulmak zorundasın.
Bay Hoffmann, ilk başta çok sessizdi.
Yaptığım çorbaya neredeyse hiç dokunmadı. Şimdi tavan arasında.
Kendi haline bıraktım. Sanırım orada biriyle konuşuyor.
Çocukların hayal gücü çok güçlü.
Doğru. Ona baktığınız için teşekkürler.
Evet.
-Görüşürüz. -Evet. İyi akşamlar.
Sonra üzerine atladı. Gerçekten aptalcaydı.
Anne?
Sanırım babam sana kızgın
çünkü uçma işini ona söylememişiz.
Lilly, bunu ona ben söylemeliydim, sen değil.
Kavga etmenizi istemiyorum.
Yetişkinler bazen kavga eder. Biz de sadece çocuğuz.
Büyümeyi başarmış çocuklar.
Bu yüzden mi seni göremiyor?
Kahretsin.
Sanırım babam geldi. Şimdi gitmeliyim. Yakında görüşürüz anne.
Selam, Lilly.
Merhaba, baba.
Geç oldu. Yatağa.
Tamam.
Seni seviyorum.
400 euro.
Bedeli bu, değil mi?
Paul,...
...seni bu kadar kısa sürede tekrar göreceğimi düşünmemiştim.
Uçuş için gelmedin, değil mi?
Karımla aranızda ne geçti?
Birlikte uçtuk.
Hiçbir şey.
Sadece arkadaştık.
O zaman ona ne gösterdiysen bana da göster.
Anlamam gerek.
Anlayacak ne var ki? Lisans almak istiyordu.
Yer hizmetleri ekibinin bir parçası olmanın onun işi...
...olmadığını düşünüyorum.
Uçacak mıyız ne yapacağız?
Paranı geri al. Hadi.
Buraya bas.
Sıkı tutun ve kendini yukarı çek.
Ne dersin?
Çok dikkatli.
İyi misin?
Tamam, önce bir döngü yapalım.
Üç ya da dört G'deyiz.
Kanın bacaklarına çekilir, tünel görüşü yaşarsın,
ve şimdi rahat nefes al
ve keyfini çıkar.
Endişelenme, bu karbon fiber bir uçak.
Oldukça fazla şeye dayanabilir.
Duyuyor musun?
Paul?
İyi misin?
Evet, iyiyim.
Fazla gelirse söyle.
-Tamam mı? -Devam et.
Tamam. Ve şimdi asıl akrobasi.
Julia bu yüzden bana geldi.
Bunu seviyordu.
Bu kısa an...
...yer çekimsizlik anı.
Peki?
Onu şimdi anlıyor musun?
Hayır.
Evet, buyrun. Ben Hoffmann.
-Merhaba, Benjamin Liebke. -Merhaba.
Ne yazık ki kötü haberim var. Belgelerinizi inceledikten sonra...
Bir dakika, bana erteleme...
...şansı tanıyacağınızı söylemiştiniz.
Maaşınız ve borcunuzla mümkün değil.
-Sadece birkaç aya ihtiyacım var. -Peki sonra?
Paranızı alacaksınız.
Açık artırmaya çıkmasını beklemeyin.
İcrayı durdurup satabilirsiniz.
-Yakalayacağım seni. -İn oradan!
-Hayır. -Yakalayacağım seni.
-Hayır. -Evet!
-Hayır, yakalayamazsın! -O kadar korktun mu?
Hayır, başaramayacaksın.
-Lilly? -Selam, Paul.
Selam, baba. Her şey yolunda mı?
Tabii.
Git! Beni asla yakalayamayacaksın!
Hayır, hayır!
Yakaladım seni!
Birlikte olduğumuz günden beri her şeyi birlikte yaptık.
Hep oradaydı.
Ne zaman türbülans olsa,
sakin kalan oydu.
Eminim şimdi harika bir planı olurdu.
Çılgın bir fikri, tuhaf bir şeyi.
Her şeyin yoluna gireceğini söylerdi bana.
Endişelenmememi söylerdi.
Evet,...
...ama başaramıyorum.
Zayıf olmak sorun değil. Zayıf olmana izin var.
Lilly'ye ne olacak?
Onun için güçlü olmak istiyorum ama...
bu yeterli değil.
Julia'ya ihtiyacım var.
En azından evi kurtarmam gerekiyordu,...
...ama onu bile beceremiyorum.
Şimdi ne yapmayı planlıyorsun?
Baltık Denizi'ne birkaç günlüğüne gideceğiz.
Ona nazikçe söylemeye çalışacağım.
Sonra evimizi boşaltacaklar. Bunu görmesini istemiyorum.
Hangisini almalıyım?
Bence ikisi de çok güzel.
-O zaman ikisini de al. -Pekâlâ.
-Ve Pia'yı unutma. -Doğru.
Ben bakarım.
Günaydın. Annen evde mi?
-Hayır. -Ya baban?
Yukarıda.
Çağırır mısın? Hepsini içeri alın çocuklar.
-Dikkatli ol, tatlım. Yolu aç.
Durun! Öylece içeri giremezsiniz.
Baba!
Gel buraya!
Önce küçük şeyleri toplayalım.
Ellerini çek! Bırak.
-Defol git buradan! -Tamam.
Neler oluyor?
Eşyaları topluyoruz.
-Öğleden sonra demiştim. -Kimse bize söylemedi.
Öğleden sonra!
Defolun buradan.
Herkes dışarı.
Dışarı çıkın.
Hadi. İnanılmaz. Hadi, dışarıda bekleyelim.
-Lilly... -Bana söz vermiştin.
Evet ve denedim.
Yalancı! Senden nefret ediyorum. Senden nefret ediyorum!
Keşke annem yerine sen ölseydin!
Aman Tanrım! Lilly.
Paul.
Ona bakman gerekiyordu.
Ameliyat iyi geçti.
Dr. Christiansen bileğine bir vida taktı ama geçici.
Peki beyin travması?
Şişlik veya kanama yok, sadece kesik.
BT çektiniz mi? MR?
Paul, her şeyi yaptılar. İyi durumda.
Bu gece burada gözetim altında tutacağız.
Ne?
Bunun standart prosedür olduğunu biliyorsun.
En kısa sürede normal bir yatağa geçireceğiz.
Teşekkürler.
Aman Tanrım.
Gel buraya.
Bu taraf.
Anne.
Seni küçük yaramaz.
Yoldan çekil.
Anne.
Benim yaralı pilotum da gelmiş.
Dur bakayım.
Oldukça sert bir iniş olmuş.
Çok ağrıyor mu?
Hayır, sadece biraz kaşınıyor.
Üfleyeyim mi?
Daha iyi mi?
Tek başına mı geldin?
-Yolu biliyorum. -Lilly.
Evi bizden alacaklarını sandım.
Seni bir daha asla göremeyeceğimi ve...
...sonsuza dek kaybedeceğimi sandım.
Gözlerini kapat.
Hadi.
Kamp gezimizi hatırlıyor musun?
Gece ikimiz göl kenarına oturduğumuzda?
Evet,...
...su çok sakindi.
Bir ayna gibi.
İçinde yıldızları görebiliyorduk.
Gökyüzü içine düşmüş gibiydi.
Kurbağalar bile vıraklamayı kesmişti.
Peki ya altıncı yaş gününü hatırlıyor musun?
Arkadaşlarınla pasta savaşı yaptığımız?
Babam çok sinirlenmişti.
Her yeri temizlemek için üç saat harcamış olmalı.
Ve en sevdiğimiz diziyi nasıl izlediğimizi hatırlıyor musun?
-Patlamış mısır ve pizzayla. -Aynen öyle.
Hep uyuyakalırdın sonra bana ne olduğunu sorardın.
Benim güzel kızım, bu şeyleri her düşündüğünde seninleyim.
Ne olursa olsun, hep seninleyim.
Anne?
Şimdi gitmiyorsun...
...değil mi?
Lilly?
Kızım gitmiş.
-Güvenliğe sordun mu? -Evet, tabii.
Hiçbir fikrim yok.
-Yok. -Sırf çıkıp gitmiş olamaz.
Ceketim de gitmiş. Arabanı kullanabilir miyim?
Nerede olduğunu biliyor musun?
-Evet. -Tamam, ben seni götürürüm. Nora?
Evet, aşağıya haber ederim.
Paul?
Şuan zamanı değil biliyorum ama bir fikrim var.
Bella ve ben size taşınabiliriz.
Eski çoraplarımı yıkamaya razıysan.
Daha önce erkeklerle aynı evi paylaştığımız gibi,...
...bu kez sadece kadınlarla.
Masrafları paylaşabiliriz.
Paul.
Bir şey olursa aşşağıda olacağım.
Malik.
Teşekkürler.
Lilly.
Lilly, ne oluyor?
Nasılsın?
Annem.
Ne olmuş annene?
Gitmesi gerektiğini söyledi.
Lilly.
Git başımdan. Kaybol.
Ben mi?
Hayır,...
...sen değil.
Görmüyor musun?
O ne? Annen mi?
Hayır, küçük bulut.
Görmek ister misin?
Evet.
Saklanıyor. Orada yukarıda.
Görüyor musun?
Görebiliyor musun?
Bir ağaca benziyor.
Futbol topu gibi.
-Krep gibi. -Evet, kocaman bir krep gibi.
Annem orada.
Annen nerede?
Orada.
Ne yapıyor?
Seni bekliyordu. Onunla konuş, baba.
Ne söylemeliyim?
Ona her şeyi söyleyebilirsin.
Julia?
Julia, olanlar için üzgünüm.
Birkaç euro yüzünden kavga ettik.
Hiç önemli değildi. Bunu istememiştim.
Bunu istememiştim.
Kahretsin.
Sonra gidip bizi yapayalnız bırakıyorsun.
Sana ne kadar kızgınım biliyor musun? Ne kadar kızgın?
Artık burada olmadığını kabullenmek istemiyorum.
Bu sensiz nasıl olacak?
Seninle bir daha...
...gülemeyecek olma düşüncesi...
bir daha asla...
Bu düşünce beni öldürüyor.
Seni özledim.
Seni çok özledim.
Çok acıyor.
Çok acıyor.
Gitmeliyim.
Sen ne yapacaksın?
Bir şekilde atlatmalıyım.
Kalayım mı?
Git hadi.
Biz iyi olacağız.
Julia?
Julia.
Seni seviyorum.
Seni çok seviyorum.
Seni hep seveceğim.
Hep.
-Taşınmalardan nefret ederim. -Anlıyorum.
-Öylece durma, eşyaları taşı içeri. -Evet.
Al.
Hayır, şurası daha iyi.
Şuraya.
Evet.
-İyi mi? -Değil mi?
-İyi malzeme. -Evet, öyle.
Daha yüksek, daha yüksek, daha yüksek.
Evet.
Daha yüksek, daha yüksek.
İşte. Böyle iyi.
İndirebilirim.
Neden? Orada güzel duruyor.
Bunu farklı hayal etmiştim.
Dışarı çıkmak istiyorum.
Sadece rahatla. Burada.
-Dener misin? -Hayır, istemiyorum.
Lütfen.
-Baba! -Dinle.
Bir devin kanatları bükebileceğini
ve eski yerlerine geri fırlayacağını biliyor muydun?
Sarsıntılar ona göre hiçbir şey değil.
-Gerçekten mi? -Tabii ki!
Ve şimdi tekrar dene!
Uçuyorum!
-Evet. -Evet!
Evet!
Vay canına! Evet!
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.