Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Ben seni yeni bulmuşum.
Daha yeni çıkma teklifi etmişim.
Yani sonuçta... ...ailem de beni seviyorsa... ...mutluluğumu ister.
Mutlaka isterler ama... ...şimdi ben düşününce yani... ...ya bunu ben senin
kadar cesur değilim.
Ya teyzemlere yalan söylemek istemiyorum. Onların kalplerini de
kıramam.
Peki ne yapmak istiyorsun?
Ya bence biz bir süre görüşmemeliyiz.
Yani bak benim ailemden sadece teyzemle anneannem kaldı. Bir de dayım var. Ya
başka kimsem yok. Onlar beni büyüttü.
Ya ben onlara yalan söyleyerek seninle gizli saklı buluşamam. Yani en iyisi biz
bir süre görüşmeyelim.
Sonra bakarız, yani güzelirse durumlar.
Anlıyorum seni. Yani onlar senin kıymetlilerin.
Onlardan korkmak istemiyorsun.
Onlara karşı da gelmek istemiyorsun, anlıyorum.
Yani tabii böyle...
Böylesi büyük bir yük.
Almak, öyle bir şey de hak etmiyorsun.
Karar verebildiniz mi? Yok, daha bakmadım ben beni. Allah Allah.
O zaman senin dediğin gibi olsun.
Teşekkür ederim. Yani anladığın için.
Ay, neden bu kadar zorlandığımı da bilmiyorum ama...
Bak gerçekten ben hiç böyle olmasını istemezdim yani.
Asla böyle bir şeyi seçmezdim ama yani durumlar böyle.
Kusura bakma.
Benim için de rahatça iyi ki seni tanımışım diyeceğim bir an değil şu an.
Ben de öyle.
Neyse ben gideyim o zaman.
Bırakayım mı seni?
Yok yok gerek yok ben kendim gideyim daha iyi.
Ama çok dikkat et kendine. Sen de.
Yenerim.
Hoşça kal.
Güle güle.
Ay teyzem müjdemi isterim. Evet ayrıldılar.
Ay nereden bileyim teyze ne konuştuklarını?
Yanlarına oturacak insan mıyım ben?
Öyle vücut dillerinden anladım yani.
Yüzler cenaze töreni. Nerede görsem tanırım.
Yok artık.
Ay doğru söylüyorum.
Tamam. Tamam. Hadi sen gelirsin bana. Öptüm.
Aybüke?
Mehmet? Aa sen de mi buradaydın?
Tesadüfe bak, değil mi?
Hayır, seni peşime taktıkları belli de amaç ne, onu çözemiyorum.
Geldin, gördün. Ne yapacağız peki şimdi? Zorla evlenecek miyiz? Bu mu yani olay?
Üzülme, tamam. Bir kez seni kırmak için söylemedim. Sadece bu saçmaklara artık
tahammülüm yok.
Ben de tahammül edemiyorum Mehmet ya. Ben de sıkıldım. Teyzem beni zorla
yolladı buraya.
Sen kendinden de biliyorsun yani.
Ailelerimiz hep zorluyor insanı.
Tamam sakin ol.
Yani ben farkındayım.
Senin beni istediğin yok yani. Teyzem şey yapıyor diye.
Yoksa o kadar hayalperest değilim yani. Senle ben baksana bize.
Haksızlık etme kendine.
Yok ben kendime haksızlık etmiyorum. Ben sadece duruma hakimim yani.
Bak sen çok güzel, akıllı, marifetli bir
kadınsın.
Ama ben işte başka biri var hayatımda.
Biliyorum. Evet.
Çok da güzel maşallah.
Allah nazardan korusun çok güzelsiniz.
Ben zaten dedim teyzeme onlar birbirlerini seviyorlardı ama zorladı
teyzem kızdı bana. Bak şimdi mesela şu an sana yakalandım bilse yine kızacak.
Ben neyse mi annemle Adana'ya gideyim.
Teyzem yine kızar bana ama sonra başka bir iş verir yine.
Aybüke tamam sakin ol. Bak o zaman şöyle yapıyoruz.
Burada konuştuklarımız aramızda kalıyor. Tamam mı? Ama sen de yengemin o
planlarına alet olmuyorsun.
Tamam mı? Söz mü? Söz. Allah belamı versin söz. Ben zaten çok utanıyorum. Şu
an yerinde bine girdim. Vallahi ölsem daha iyi şu anda.
Ölme de. Tamam işte tamam.
O zaman ben gideyim.
Tamam.
Ah yenge ah. Yazık bu kusur.
Ay ne iyi ettiniz de böyle çat kapı geldiniz.
Habersiz. Ya telefon da icat edildi ama icat da karşıyız diyorsunuz. Benim
komşularım icat da karşı.
Mehmet de gelmiş Amerika'dan. Geldi evet.
Ne zaman dönmeyecek? Ne zaman dönmeyecek?
Dönmeyecek evet.
Neden dönmüyor?
Anacığım dedi seni çok özledim dedi. Hasretinden yandım kavruldum dedi.
Dedi. İlle de vatanım dedi.
Dönmeyecek. Oğlum git diyorum.
Çok düşkün. Çok düşkün annesine.
Çok nasıl seviyor nasıl.
Dönmemesi için bir sebep var mı?
Dönmemesinin bir sebebi var mı?
İlahi var tabii. Anasına düşkün, bana düşkün. Bırakamıyor beni o yüzden.
Dedik ya annesini bırakmıyor, bırakamıyor yani.
Bundan daha büyük sebep mi olur?
Neyse.
Ay benden konuştuk sürekli.
Acıktı size anlatın komşular.
Ay akşam bana dünürler gelecekmiş yemeğe.
...ve benim de alışverişe çıkmam lazım.
Aa dünür!
Aman dünür, ne güzel şey.
Hatta bugün beraberdik. Evlerine gittik. Ay bir kapıya açışları var.
Bizi bir sevgiyle kucaklayışları var.
Ayrılamadık, sarıldık sarıldık, öptük birbirimizi.
Yenge!
Yenge, ne yapıyorsun?
Yenge!
Bu kadar güzel bir şey olamaz.
Dünür dünyadaki en güzel sevgilerden biri. Dünür sevgisi. Yaşasın dünürler.
Böyleler. O kadar sevdiler birbirlerini. Oh manşesi. Evet.
Ne? Gelin kesin mi şimdi?
Kesin tabii.
Kesin tabii kesin.
Maşallah.
Anında söyleneni idrak edip anlayan bir zekan var.
Esma. Hayırlı olsun. Hep böyleydin sen. Hep böyleydin.
İlk denildiği an anlardın. Hiç. Maşallah.
Zehir. Beşiktaş.
Başkırmış. Başkırmış.
Merhaba. Hoş geldiniz. Biz tek taş bakmaya geldik aşkımla.
Tabii. Hemen göstereceğim.
Aşkım bak.
Bunu dedim.
İnanmıyorum. Siz de benim için bunu mu uygun gördünüz?
Çok yakıştı.
Aşkım çok güzel. İyi ki buraya gelmişiz.
Benim aşkım ister de gelmez miyim? Karamel loli kokumu.
Çok beğendim.
Ölçüsü tam oldu.
Çok güzel.
Çok güzel oldu ya. Çok güzel.
Şuna da bakabilir miyiz? Çünkü o böyle benim aşkım çok zarif parmakla böyle
zarif bir şey de olsun. Çok güzel zarif böyle. Zap zarif sana çok yakışır.
Görmek istiyorum onu.
Zaptarif be. Aşkım ben bunu çok beğendim. Bunu alalım.
Bir şey aklını öğrenebilir miyim?
Büyük olan iki yüz bin dolar.
Diğeri de yirmi bin dolar olur.
Bu ne ya?
Arsa mı alıyoruz?
Daire mi satın alıyoruz? Dört çarpı dört malı mı?
Normalde cimri değilmiş.
Aşkım çok büyük.
Elin yüzünü çizer senin.
Sağa sola çarpar.
Pantolona girmez bu. Çok büyük değil mi ya? Aşkımızın sembolü bu.
O zaman babamı bir arayayım bir sorayım. Babam çok zevklidir. Babama sorayım.
Merhabalar.
Ben mücevher satmak istiyordum.
Şöyle.
Yan cevher mağazası yüz seksen bin dolar teklif etti.
Yani beş dakikayı iki yüz bine satarım Nedim.
Yüz seksen bin teklif edene hemen verin. Niye?
Kıyamam paranız mı yok?
İşlerimi kes zaten.
Bu yüzük laboratuvar pırlantası.
O ne demek?
Saktı mı yani?
Efendim söylediğim gibi maalesef.
Gözünüz görmemiştir. Bir bakın, derin derin bakın.
Maalesef ben bunu söyleyebilirim.
Ama ne eder ne kadar verirsin.
Biz bu tarz ürünler almıyoruz.
Niye olmuyorsun?
Çok bari.
Osman olmaz.
Gelinimiz ne beğendiyse onu al.
Tabii ne beğendiyse tabii ki onu alalım ama Osman çok para olmaz Osman.
Hatun bir dur ya konuşturmadın.
Oğlum çok şükür alacak durumunuz var.
Çok şükür Allah'ım çok şükür var tabii var.
Allah razı olsun sen. İyi tamam o zaman alıyorum.
Tamam alın hayırlara vesile oğlum.
Alsın alsın hayırlı uğurlu olsun. Allah da senin kesene bereket versin. Amin bir
konuşturmadın ya.
Ne dedi baba?
Tam oldu diyorum.
Farklı bir karakteri ortaya çıkıyor. Güle güle kullan aşkım.
Aşkım çok teşekkür ederim.
Çok mutlu oldum.
Bunu hiç çıkarmayacağım ben. Hiç çıkarma. Sakın çıkarma.
Çok güzel bir seçim yaptınız.
Hayırlı uğurlu olsun.
Bakalım. Çok sağ olun. Teşekkürler.
Evet.
Şöyle vereyim.
Darısı da Mehmet'imin başına inşallah.
Ne dedin?
Darısı diyorum Mehmet'imin başına olsun.
Olsun olsun da... ...sen karışma.
Ben niye karıştım ki? Tamam karışmayayım.
Tamam. Hiç ben hiçbir şey demem karışma.
Hatun var.
Ağlayın ha dostlar ağlayın. Bastız Hatun ağlayın.
Geçen gün mesajlaştığım adam... ...konumu da tam
500 metre ötemde.
Online olmuş.
Çay içelim mi?
İçelim.
Ayol ben oraya yürüyerek giderim. Hatta koşa koşa.
Tam tipi. Çok yakışan.
Bir şey mi dedin?
Anneciğim eğer bir işimiz yoksa ben diyorum biraz çıkıp hava alayım.
Müsait miydin?
Anneciğim. Hoş geldin. Hoş bulduk.
Geç otur.
Pek yenilememişsin dekorasyonu.
Her sene bir şeyler yapıyoruz. Bu sene biraz erteleyelim dedik dayımla.
Akşama bekleyemezdim.
Çok karadın mı bu kesimi?
Senden çok daha özel bir kesim beklerdim. Anne ben beğendim. Hem de
derininki de bu kadardı.
Belki benimki bir tık daha büyük bile olabilir.
Kalite pahalı olmak da değildir.
Herkeste bulunmadığı için kıymetlidir.
Ay esas sana ne göstereceğim anne?
180 bin teklif edene hemen dedim.
Kıyamam, paranız mı yok? Ne alaka?
Sürpriz.
Can ben, nasılsın? Şandan ablacım. Hoş
geldin. Hoş bulduk. Şanslı gündesin ayrıca. Hayırdır? Şanslı gündesin
ayrıca. Hayırdır? Kim var burada?
Annem.
Vallahi mi?
Ay çok memnun oldum teyzeciğim. Merhaba, merhaba.
Merhabalar.
Ferrer İpek'ler. Ay tabii öpeyim teyzeciğim.
Yok.
Ha yok.
Tamam. Ay kusura bakmayın. Bizim ailede yaşlılara hürmeten ve el öpme adeti
vardır da.
İstemiyorsanız sıkıntı değil. Ben Candan Aydınoğlu.
Ben de memnun oldum. Hoş geldiniz.
Hoş gördük dede, nene bayıldım, hoş kaldım, maşallah.
Canan amca, kahve içer misin?
Ay içmem mi kız?
Sen bana bir tane sade kahve söyle.
Hatta ben diyorum ki bir fal kapatalım. Benim yani bütün fallarım çıkar, sana
içimden geldiği fal bakacağım. Bana da bir sade kahve söyle.
Altıncı hissim çok kuvvetlidir, ben de sana bakayım.
Gerçek.
Anne. Aa, Elif.
İlk defa duyuyormuşsun gibi yapma.
Söylüyorum.
Oğlum. Annem.
Murat.
Bak bakayım sen buraya.
Bu Elif sana zulüm mü ediyor?
Nereden çıktı annem ya?
Oğlum yemine izin vermiyor.
Giyeceğin kıyafeti alacağın arabaya o karar veriyor.
Burnunu bile o istiyor diye yaptırdın.
E daha iyi olmadı mı böyle?
Çok güzel oldu yavrum. Çok yakıştı. Ama bak aldırdığı araba ortada. Şimdi gidip
yüzüğü de. Nasıl bir şey seçtiniz Allah bilir. Oğlum insanda biraz vicdan olur.
İki yüz bin dolarlık yüzük aldırılmaz.
Bak yeni bir hayata başlıyorsunuz. Gidin bir yerden ufak bir arsa alın.
Annem kız heves etmiş. Babam izin verdi. Bence de çok. Ben de üzüldüm dedik. Ama
yani... Hayır, hayır, hayır yavrum. Üzülme, sen üzülme. Üzüldüğü demedim mi
ben çocuğum? Hayır, üzülme. Hiç ben sana kıyamam.
Annesinin... Annesinin canası.
Annesinin güzeli.
Annesinin tontişi.
Tontişi de, tontişi.
Tontişi de. Ben tontiş değilim artık ya. Adi, benim oğlum tontiş değil. Çocukken
öyleydi. Filinta benim oğlum. Benim oğlum tontiş değil. Çocukken öyleydi,
artık öyle değil. Hadi koş yavrum.
Canım benim.
Sizden kim var uzakta?
Çok uzakta.
Amerika mı desem, Avustralya mı desem?
Aa, Afrika.
Afrika. Afrika tabii.
Afrika işte benim kocam. Gökhan mı Afrika'da? Belki odur.
Siz ayrısınız herhalde.
Yok, ayrı değiliz de yani mesafe olarak çıkmıştır herhalde yani.
Bak burada yanında bir kadın görüyorum.
Evet bak bak, bak burada.
Böyle bilezikler, demade kıyafetler, dans eder gibi bir kadın.
Üçüncü sınıf bir öfle.
Yanlış anlama.
Ben falda gördüğümü söylüyorum.
Ama bu kim bilemiyorum.
Ben de bilemedim ki. Kim acaba?
Karısına arkasına dönmüş.
Sanki başka bir kadınla birlikte.
Böyle el eleler hatta.
Bu yüzden de geri dönmüyor.
Yani Gökhan Afrika'da ama öbür kadınları bilemedim vallahi.
Hiç anlamadı hiç.
Belki bir sonraki falda çıkar kim oldukları.
Neyse. Teyzeciğim bir dahakine sen kapat ben bakacağım tamam mı?
Benim kalkmam lazım elçim.
Canan ablacığım oturuyorduk daha.
Benim şimdi işlerim var zaten beş dakikalığına uğramıştım.
Zaten seninle konuşuruz tamam mı? Teyzeciğim görüşürüz öptüm seni.
Görüşürüz teyzeciğim. Görüşürüz. Gel benimle haberleşiriz tamam mı? Görüşürüz
tamam Canan abla. Hadi canım bay bay.
Teyzeciğim ha.
Teyzeciğim. Anne. Ne dikkatine şaşkına döndü.
Bana teyze derken düşünseydi.
Birazdan anlar o ne yaşadığını.
Herkes fal bakmayacak. Herkes bakmayacak.
Sen bana laf çaktın ha. Yılanın başı.
Anaklandı.
Ama benim Gülkanım öyle bir şey asla yapmaz.
Alo, can kocam. Ben bu kaydı şimdi acaba biletini aldım mı
almadım mı diye sormak için bırakıyorum. Seni gözlerimle öpüyorum can kocam. Hadi
görüşürüz.
Gökhan bunu hayatta yapma. Sen de ana kondaysın. Ben dersen ben hiç
kalma ağlarım.
İçeri girince sağ köşedeki masadayım heyecanla bekliyorum. Gelmiş.
Ben girmeyeyim.
Birazcık heyecanlansın beklerken.
Ay ya da gireyim şimdi sıkılır gider mi der. Ben gireyim.
Merhaba.
Tirajı.
Senin ne işin var burada?
Hiç, kahve içiyorum.
Gider misin lütfen? Burası benim masam.
Aa, niye gidiyormuşum ya?
Ya, burada benim bir randevum var. Lütfen gider misin?
Şimdi.
Leyla ile Mecnun'la.
Allah'ım.
Allah'ım niye yapıyorsun ki bunu?
25 yıl sonra.
Sen acemi cadı mısın?
İnanmıyorum.
Bu resmen artık...
Görsel dolandırıcılık. Sen bir de buna mı başladın?
Hiç utanmıyor musun?
İnanmıyorum. Bu, bu, bu sen misin?
Sen misin bu? Sen misin?
Sen bu musun?
Bir dakika.
Açıyorum acemi cadı.
Bu, bu sen misin?
Onu boş ver sen şimdi. Orada ufak tefek dokunuş var.
Ya bu kim esas?
Sen bu musun ya? Bu kim bu kim? Bu E-Yay mı? Kim bu?
Ya ben kaç saat prompta zaman harcadım bunun için.
Emek var orada emek. Bu ne? Bu genç kız ya. Genç kız yapmışsın kendini.
Tabii.
Dolandırıcılıkta artık boyut atlamış bir ailem var senin.
Siz böylesiniz.
Bak uğursuzlar.
Beni yine dolandırdın. Yine benden çaldın. Ne çaldım biliyor musun?
Zamanımı çaldın. Boşuna makyaj, boşuna saç, boşuna... Uf!
Uğursuzlar. Çok güzel olmuşsun.
Biz birbirimizin kaderiyiz. Anla bunu artık.
Tiraji!
Pardon.
Pardon.
Söz nişan bitse de ben de bir Adana'ya dönsem.
Beklemesem mi ya? Niye bekliyorsam? Neyi bekliyorum ben?
Kız Aybüke beklemesem ne olur? Ayıp mı olur?
Ay anne saçmalama. Ayıp olur.
Yok ayıp olmaz.
Niye ayıp olmaz biliyor musun?
Bir arayıp sormadılar bile beni.
Böyle dünür olmaz.
Bak ben Adana'ya gelince öyle mi yapıyorum onları? İnsan bir ilgilenir.
Ama ben bunu unutmam. Buraya yazıyorum.
Yaz annem yaz.
Ben evlendikten sonra hepsinin hesabını topluca sorarsın.
Kızım maşallah hiç de pes etmiyor ya.
Teyzem bir, sen iki.
Hala mı Umut ya? Hala Umut.
Kim o lan kim?
Kod bir.
Kod derken?
İşte teyzesinin gülü.
Teyzem. Teyzem diyen ağzını yerim. Kurban oldum ben sana. Ben sana kurban
oldum. Ay, ay, ay. Allah'ım ne güzel bir çocuk doğurmuş. Ne güzel bir kız
doğurmuş. Ay, vallahi.
Vallahi. Bu cihil sana çok yakışıyor. Sana söyleyeyim mi? Ah canım. Nasıl
yapsın o ya? Maşallah.
Maşallah. Maşallah. Maşallah. Ne oluyor size?
Ya daha yeni görüşmediniz misin? Ne bu yere komşucuk oynuyorsun? Cuk cuk.
Ortalık, gündem biraz karışık abla.
O yüzden her yerde her şey konuşulmuyor.
Ne oluyor, ne oldu?
Ne oluyor?
Söylemedin mi?
Kızım meraklandırma, söyle.
Mehmet'le Derin ayrıldı. Bunda benim payım yok dersem yalan olur.
Kız bir çay dök. Allah'ım bu mevzular böyle boş boş. Cezerya getirmedin değil
mi? İçimde kaldı. Bak kaç defa... Cezeryası sen bende akıllı bıraktın.
Nasıl geldiğimi biliyorum ben Adana'dan.
Ne yapayım?
Bu kadar saç yap, makyaj yap.
Yine çıka çıka o çıktı ya. Ya bitmiyor ya. Yine beni buldu ya. Yine beni buldu.
Tiraşa Hanım, hoş geldiniz.
Canım, annem nerede?
Anneniz kredi kartı ekstraları geldiği için odasına girdi. Defterini açtı,
hesaplamalar yapıyor. Merak etmeyin, birazdan hepinizi yanına toplar. Benim
ekstrem de geldi mi?
Tamam,
neyse. Ben hemen gidip üstümü değiştireyim. Nereye gittiğimi anlamasın
böyle.
Bana bak ne ayırması, ne oldu? Sen ne diyorsun ya candan? Dedim bu iş böyle
olmaz, vurdum yumruğumu masaya.
Bu iş dedim böyle asla ama bir de onun bir tane... ...böyle sarı çiyan, böyle
dümberek gözlü bir teyzesi var. Onunla bir dalaş yaptım.
İnanamazsın. Nasıl bir dalaş bak. O dalaştan sonra hatun annem iki dünya bir
araya gelse... ...yüzlerine bile bakmaz onu, söyleyeyim. Bu ne kız?
Ne kadar ayıp bir şey ya. Sana ne insanların şeyinden ya? Apa!
Aa!
Yeğenim için yapamayacağım şey yok.
Canberk'im teyzesinin gülü o. Saç başa da girerim. Kavga dalaş da yaparım. Her
şeyi yaparım.
Helal olsun teyze sana ya. Allah bileğine kuvvet versin. Teyzen söylerse
yapar. Annemin ben kız.
Yok. Bak bu İstanbul sana hiç yaramadı kızım. Benle Adana'ya dönüyorsun.
Kusura bakma Candan. Bu gelişme ben seni hiç iyi görmedim. Ay abla aşk olsun.
Eline gözüne dizine de dursun ya.
Ben bir gün boş bırakmadım bu kızı. Elim üzerinden çekmedi. De yüzü burada sende.
Teyzem benimle ilgilenmezdi. Söyle.
Demem, demem. Anne ben Adana'ya falan dönemem ya. Benim burada işim var,
kariyerim var. Ben burada daha bitmedim.
Mesleği var abla.
Ne mesleğiymiş kızım?
Sana iş mi yok?
Dişçi Akif var onun yanında çalışıyorsun.
Butik çözlem var.
Beş merak etme sana iş var.
Oldu olacak baka Hamdi'yle de evlenir de tam olsun. Yazık değil mi bu kıza şu
güzelliğe bak ya.
Ne varmış iyi olur yaşı geçmeden evlensin. Böyle boş hayaller vermek daha
mı iyi sanki? Çocuğa niye boş hayaller veriyorsun candan?
Sanki Mehmet ayrıldı hemen Aybüke'ye koşacak.
Onu da düşündü kardeşim.
Şimdi yarın sabah erken hazırlanın alışverişe gidiyoruz.
Sen artık nasıl hazırlanacağını öğrendin asla benden değil mi? Ne alışverişiymiş
bu? Elte elite bohça yapıyoruz.
Elte elite bohça yapacağız anne.
Kız yapmışken sana da yapsan ya bohça. Anne yapmışken bana da yapacağız.
Allah'ım yarabbim. Vallahi yani ortada fol yok yumurta yok maşallah hayale
devam. Ay tamam abla, sen git hatıra, nemlek hazırlık, bilmem ne bir şeyler
yap. Biz teyzeyle alışverişe gideceğiz. Kız beraber kaç kişi arası var?
Teyze kim bilir neler alacağız?
Ay bıktım, vallahi bıktım ya. Allah aklı fikir versin size.
Kızım şu ayağını da kırbaçtırıp durma ya. Vallahi sinir oldum.
Öf başım döndü. Ne oldu?
Onu anladım ben zaten. Geçmiş olsun, ne diyeyim ya.
Nar çiçeği.
Nerede kaldın dayı? Burada seni beklemekten resmen kök saldım.
Ne oldu ne bu surat?
Ben eve gitmek istiyorum.
Ne oldu ayrıldınız mı ya?
Bence bir daha görüşmemeliyiz dedi. O da tamam dedi ne diyecek?
Resmen ayrıldık yani.
Tamam. Dur.
Senin moralini düzeltecek bir şey var bende. Al.
Ne bu?
Aşk acısı çekeceksen de mücevherliğini de çekeceksin.
İnanmıyorum bulmuşsun.
Ya dalgıçları sahile savdım. Bulup getirdiler.
Benim için bu yüzüğün bir önemi yok da hemen anneanneme götürelim. Çok
sevinecek.
Baksana. Bu merak gibi denize attığım yüzük bile geri geldi. Bir Mehmet'i
tutamadım. Baba.
Mehmet de buraya gelecek. Bak şuraya yazıyorum.
Neyse biz bir an önce eve gidelim de beni bir depresyon bekliyor.
Senin olan seni bulur.
Mehmet de bulur bunu unutma. Ve ağzından çıkanları biraz rezone ol.
Tamam ama evde rezone olmak istiyorum. Hadi gel gidelim.
Gel bakalım.
Gel bakalım.
Rezervasyon tamam. Transfer de tamam. Çiçekler yola çıktı.
Karta ne yazdın?
İyi ki varsın yazdım. Adamın kendi cümlesi gibi kısa tuttum.
Yumurta dondurma randevusu da tamam zaten.
Ay Simay odaklan Allah'a sen. Karısının. Ben nereme nereyi donduruyorum maaşı
verirken. Ay bir kese ne yumurtluya ne yumurtasın.
Patronun karısı.
Ne? Patronun kocası şey yok mu? Kadının kocası yok mu?
Simay, bir saniye. Annemin soruları birikti. Bir de buradan darlıyor beni.
Kızım.
Elan, herhalde karının yerine de sen gideceksin randevuya.
Ben sadece hayatına benzeyiyorum. Henüz muayenesine girmedim.
Bir de insan kaynakları seni yine sordu. Bu hafta da ofiste gelmemişti.
Yani adamın burada hayatını organize ediyorum. Evliliğini kurtarıyorum Simay
ya. Herkes kapasitesi kadar.
Onu insan kaynakları bilmiyor yalnız. Karısı biliyor mu?
Yok. O da bilmiyor. Demek ki işimi iyi yapıyorum.
İzinlerin çok birikti. Bir konuş istersen. Tamam ben onu insan kaynakları
ile konuşurum aşkı.
Hadi love.
Aybüke.
Kızım. Sen ne iş yapıyorsun? Ben bir anlamak istiyorum.
Kişisel asistanım dedim ya anne kaç kere.
Kimin kişisi?
Patronun.
Patronun. Şey yani karısının yumurtası ile ne alakan var senin?
İş tanımım geniş.
Ayran aşı mı bu?
He ayran aşı kızım.
Yalnız soğuklarla başlanması için ayıs olmadı.
Kızım beni şaşırttın.
Kızım ayran aşına benzeyen bir yeri var mı bunun ha?
Ayran aşına diken nohut olur. Bunda bak bakalım ne var.
Ay nerede kaldı bunlar?
Ay saat kaç oldu?
Kök saldılar dışarıda.
Kök salmadık anneciğim.
Topraklanmamız uzun zaman aldı. Anca bu kadar oldu.
Prensesim. İyi misin sen?
İyiyim anneanne. Yani iyi olacağım inşallah.
Anneciğim. Derin biraz etkilendi olaylar.
Biz de etkilendik.
Uyusun, uyansın, geçer.
Sevgili ailem.
Ben bugünlere gelmek için çok emek verdim.
Başladı fake guru.
Ben size söyleyeyim. Bu yüzsüzlükle Ted'de konuşmacı bile olur.
Ya abla hayatında bir kere beni dinle ya. Bir kere.
Şimdi de sihirbazlığa mı başladın?
Gerek kalmadı.
Anne, bunu Perin sana vermemi istedi.
İşte benim oğlum.
Derhal Hakan'ın annesini ara.
Yüzüğü geri ver.
Bizim de kaporamızı geri al.
Hayır, satmamışsın.
Abla. Bak seninki bu kin bütün evi sarıyor biliyor musun?
Belki de yeğenimin bu hale gelmesindeki sebep sensindir.
Beni karıştırmayın.
Ben yanındayım.
Sana ne oluyor?
Nasıl anlatayım anne?
Nasıl anlatayım?
...kayınpederimden borç aldığımı... ...ama geri ödeyemediğimi nasıl
anlatayım? Tuğan hanım benden... Tuğan hanım benden borç almak istediğini...
...bu yüzden kayınpederimin... ...beni işten çıkarmak istediğini nasıl
anlatayım? Ya oğlumun... ...oşramsızlığının nasıl... ...oğlumun
kokusunu nasıl gösterdiğimi nasıl anlatayım? Ben bunları... Ne?
Hayır, bütün bunlar şimdi mi söyledir?
Demek ki...
Ben de Tuan'a neden telefonlarıma çıkmıyor diyordum.
Peki nasıl oldu oğlum? Ne oldu böyle?
Ne oldu?
Ay biliyordu.
Bak o yüzüğü çıkardığında şöyle minicik kendimden şüphe etmiştim. Yani
neredeyse beni bile kandırıyordu. Anne bak anne buna bir lira vermek yok.
Almam ki.
Versen de almam. Ben artık çok aydınlandım alamam.
Benim kırık kalple içtiniz.
Ağlama.
Su.
Hatta geldim. Çok özür dilerim.
Huy çıkmazmış tabii.
Dayı. Niye öyle oldu ya?
Bak.
Anneciğim. Hoş geldin candan. Hoş bulduk anneciğim. Sana Aybüke ile ablamın
selamını getirdim.
Aleyküm selam.
Ay ben de hiç Türkan ile ilgilenemedim. Çok ayıp oldu.
E hal böyle olunca eve de çağıramadım. Olsun anneciğim. Yarın görüşürsünüz. Ben
onları bohça alışverişine çağırdım. Ablam bu işleri çok iyi bilir bilirsin.
Kızım ne alışverişi? Benim alışverişe çıkacak halim mi var?
Evet yani, şu kadının haline baksana ne alışverişi. Hiç vallahi.
Anneciğim, sana bir soru sorabilir miyim? Bizim cuma günü... ...cuma günü
sözümüz var mı yok mu? Var değil mi? Biz şimdi Aydınoğlu ailesi olarak... ...söze
elimiz boş mu gideceğiz ha? Allah aşkına bir düşün. Biz gerekirse... ...kan içip,
böğürtleyen su içtik diyeceğiz ama o alışverişe çıkacağız.
Doğru. Mecburen yapacağız. Çok ayıp olur.
Ayıp olur tabii.
Çifte söz de yapabilirdik. Bak Murat'ım ne kadar mutlu, heyecanlı.
Mehmet'im bir o kadar üzgün.
Evlendireyim derken ayırdım evladıma.
Ay biz nereden gittik o kuaföre?
Abla sahi ya.
Bilip bilmediğiniz yere niye gidiyorsunuz ablacığım?
Bilmediğiniz berberlere. Hele bu kadar özel bir gündemde.
Ay ne bileyim. Uydum bunun aklına.
Ya bu kadar mı denk gelir? Aynı anda aynı yerde aynı insanlar.
Candan kim dedi sana bu berberi? De hele.
Ya bana hiç kimse demedi. Ben dedim ki... ...sosyetede dedim bu Adana
röflesini yapan biri var mı diye. Merak ettim yani.
Tuşa bastım, o kadar yani. İnternetten buldum. Ay bu Mehmet'im hemen gidecek
Amerika'ya.
Biliyorum üzgün, çok üzgün kaçacak gene.
Gitmez, gitmez ablam gitmez.
Gitmez, gitmez.
Ay ben daralandım.
Ablam karartma içini ya. Yok yok.
Ben bir bahçeye çıkayım.
Ne yapayım ben sana? Bir şey yapmayacağım.
Papatya çayı yapayım mı? Papatya çayı yap. Azıcık bir ekmek getir.
Yanına bir mercimek köftesi ne bileyim şöyle ufak bir şey.
Yemek yiyeceğiz yavrum.
Kapatıyor sonra.
Nasıl ayırdık ama. Aklıma geldikçe gülüyorum.
Ay bayıldım. Bu son zamanlarda izlediğim en komik video olabilir.
Ama Taylan küçükken de böyleydi. Hiç değişmemiş.
Ya derine şimdi mi göndersen videoyu uykusu kaçsa? Yoksa sabah mı beklesem?
Sen bir daha plan yapma.
Of demedim mi kızım ben sana?
Anne ben plan yapmadım.
Şans ayağıma geldi.
Ya vizyonun nasıl bu kadar dar kalabiliyor senin?
Bir de benim kızımsın.
Bu koz bir daha eline geçmez.
Yani? Hani kendi kendimize eğlence için mi çektim ben bu videoyu anne?
Kutaygiller zaten şu anda can çekişiyor.
Ortalık karışmış. Sen sessizce bekleyeceksin.
Ayağa tekrar kalkabilirlerse o zaman bu video...
...senin kurşunun olacak.
Eline sağlık hanım.
Afiyet olsun oğlum.
Sen de bir şeyler ye artık hatun.
Babacığım ya, kanınca nasıl yesin Allah aşkına ya?
Kanın baştan gelmeyen kalmaz. Rezil oldu, nasıl yesin?
Oğlu sırt çevirdi, oğlu ya, oğlu senin oğlu. Nasıl yesin bu kadar? Başına daha
ne gelsin Allah aşkına?
Yiyemez. Aa üzgün bak, aile böyle şey yok.
Babacığım ben bu arada... ...bugün için tekrardan teşekkür etmek istiyorum.
Çok masraf yaptık. Ne demek oğlum?
Kızı alıyoruz günün sonunda.
Gönlü olacak.
Bu işler böyle.
Öyle de işte.
İki yüz bin doları görünce orada vallahi ölüm koptu. Ay kartım yeter mi? Çıkar
mı? Çıkmaz mı? O da var ya, çırpındım ya. Yok artık.
Kaçın sen?
İki yüz.
Yüz bin.
Dolar mı bu?
Yüz bin dolar. Evet dolar.
Yüz bin dolar yüz diye mi verdin?
Yüz bin dolar yok.
Babayım aşk olsun yani ben bütün... ...bezleyerek toplatsam iki yüz bin
dolar etmezdi yalnız.
Kızım sen evlenirken de şartlar dahilinde ne istediysen aldık.
Aldım Allah razı olsun aldım tabii.
Aldım da... ...ben o zaman pırlanta mı biliyorum o gencecik körpecik bir kızım
bilemedim o yaşlarda.
Arayı da kapatmamışım yani. Kimse de bir şey dememiş bana.
Neyse. Göster bakayım şu 200 bin dolarlık yüzü.
Merak ettim yani. Yoksa 200 bin dolarlık yüzü. Bak.
Aman.
Kafam kadar bu.
Maşallah maşallah.
Hayır ne gerek vardı ya.
Yenge evleniyorum ya.
Oğlum. Sen bir abini arasan mı?
Bak bu saat oldu. Nerede kaldı bu çocuk? Sen ara. Bu gitti Amerika'ya.
Amerika'ya gitti falan.
Çekmecesinde iki tişörtü eksik abi.
Hatun şurada huzurlu huzurlu yemek yiyecektik.
Boğazıma distin ya.
Çocuğu da rahat bırak bizi de.
Yapamıyorum Osman, yapamıyorum. Yok işte bu kadar, bu kadar oluyor.
Ne yapsın kadın, yapamıyor. Hangi kuyumcun ya, hangi kuyumcun? Hangi
kuyumcun ha? Hadi afiyet olsun.
Sen bir sor bakayım abin neredeymiş?
Bak bak, baban da dedi, sor dedi, sor dedi. Ara abini, ara. Ara şimdi, hemen
ara.
Ara, bakalım neredeymiş bu saate kadar?
Kimlerle berabermiş, ne yemiş, ne içmiş? Sor oğlum, sor çocuğum, sor.
Tamam anne, arıyorum.
Söyle ne oldu bize?
Nasıl ihanet ettik sözümüze? Ah
kalbim sevme iyi gelmez bize.
Biraz çeksek bile çıkarız biz düze.
Onu bir daha görmeyi inan istemezsin.
Sana da acı verir bu son halleri.
Bilirim sen de benim kadar kolay silemezsin. Ama
şimdi başka renkte bakıyor gözleri.
Ağla kalbim ağla, sen ağla kalbim ağla.
Sus sesin duyulmasın, içinden ağla.
Oluyor mu böyle?
En güzel halindesin.
Senden etkilendim.
Doğru.
İçinden ağla, içinden ağla
Oh. Yarasın.
Aa Osman.
Ben bunu sana getirmiştim Osman.
Afiyet olsun.
Bana getirdin ama kendin yiyorsun hatun.
Öyle oldu.
Kafa dolu.
Al bunu yarım bırakma.
Alırım sonra.
Osman. Sen baklavanı yerken biraz konuşsan.
Bugünle ilgili, Mehmet'in durumuyla ilgili bir şeyler söylesen. Hiçbir şey
söylemedin. İçim içmeyiyor. Ne olur Osman.
Ne diyeyim hanım?
Ortalığı velveleye vermişsin. Olan olmuş bitmiş sonra bana ne diyorsun?
Söylesem de dinlemiyorsun ki.
Haksız mıyım Osman?
Bak haksızsan haksızsın de. Hiç vallahi darılmayacağım gücenmeyeceğim. Söyle.
Tabii haksızsın deyin de günlerce üzül.
Aa dedi vallahi dedi haksızsın dedi.
Ah hatun ah. Aynı yastığa baş koyduğun kocan bile sahip çıkmıyorsan.
Bahtsız hatun.
Kapılardan kovulalım.
Haksız gene biz olalım. Öyle mi Osman?
Hatun ben sana haksızsın mı dedim?
Dedin.
Nahoş şeyler bunlar.
Çok. Çok.
Senin hatan en başında. Ben sana müdahale etme demiştim. Demiştin Osman.
Demiştin evet. Ne yapsaydım? Ana yüreği bu.
Bir görseydin onları. Kaba, Nemrut.
Dilleri böyle.
Ne yapsaydım?
Aferin o zaman hatun. Ne diyeyim ben sana?
Oğlana baskı yapma, üstüne gitme dedikçe boğdun durdun çocuğu. Hep aynı derhal.
Aferin tabii Osman.
Tabii aferin. Ben evlatlarımın iyiliği, mutluluğu, izdivaçları için uğraşıyorum.
Tabii aferin. Oğlan ne istediğini anlamıyor ki senin baskından.
Anlamıyor mu?
Mehmet artık hiç kalmaz burada ben sana söyleyeyim. Ay tövbe, ay tövbe de Osman.
O nasıl laf öyle?
Sen baklava mı yiyorsun?
Şekerin var, baklava yenir mi? Bana getirmedin mi sen?
Tamam, ben getirdim. Diyeceksin ki benim şekerim var, yiyemem. Niye getiriyorsun?
Ama yok, ye ya.
Gene ben haksız olayım, değil mi Osman?
Bunda da aferin hatuna, bunda da aferin.
Ay Buke.
Bak, bici biciye yeni yorumlar kattım, ister misin?
Yer misin bundan da? Ha?
İçiliyor anne, içiliyor.
Ne içiyorsun kız sen?
Maça. Ne o maça neymiş?
Çay. Japon çayı.
Bizim çayımıza gram mı girmiş?
O çevre çay içmiyor anne.
Kim demiş?
Kimse demiyor. Belli oluyor. Sözsüz bir kural gibi.
Seviyor mu bari? Yok.
Kız sevmediğin şeyi niye alıyorsun sen?
Ay Büke ya vallahi.
Kendimi almıyorum anne. Profilimi alıyorum.
Allah Allah.
Kızım bu ne böyle? Kına gibi bir şey bu. Kaç para verdin bu ha? Bir kağıt.
Abov!
Allah aklınızı almaya.
Kız bu bardağı sadece bir bardağına mı verdin?
Bardak içinde anne zaten.
Tövbe tövbe.
Vallahi israf kızım israf. Bu ne yani?
İsraf falan değil aslında. Yani şeyden bakarsan ayda bir tane alıyorsun. Üç
farklı açıdan çekiyorsun. Geri kalan zamanında kahve içiyorsun. Onu
koymuyorsun. O ne kız öyle?
Üç gün herkes buna mı bakıyor?
Ona bakmıyorsun anne. Her şeyin bir bedeli var.
Dışarıda kalmak daha pahalı.
Niye dışarıda kalacakmışsın kızım? Evin barkın var senin.
Ayıp ki.
Ne hali varsa gör.
Nerede kaldın be oğlum?
Gecenin de kaçı oldu?
Arayamıyorum da.
Ama yok ya arayacağım. Vallahi arayacağım ya.
Murat. Oğlum.
Murat. Murat çocuğum.
Oğlum kalk.
Murat. Kalk yavrum kalk.
Kalk çocuğum.
Ne oldu? Bir şey yok. Baba.
Baba.
Ne oldu baba ne oldu?
Ne oldu?
İyi mi?
Hayır.
Baba niye?
Abi, hiçbir şey olmadı yavrum. Baba niye? Baba niye? Korksun mu? Ne? Ay
yavrum. Aslı kuzu oğlum. Baba niye yavrum?
Maşallah zaman sağlıklı.
Canım benim. Korkma oğlum. Korkma bir şey yok. Abim geldi.
Abim mi geldi?
Abim geldi. O gelmişti zaten.
Oğlum Amerika'dan geldi abin onun.
Murat.
Oğlum ayıldın mı sen?
Ayıl anneciğim, ayıl.
Abin dışarı çıkmıştı ya. Geldi.
Eve geldi abin. Hadi sen onunla bir konuş yavrum. Oldu mu?
Konuş bir sor bakalım. Bakalım görüşmüşler mi derinliğe? Ne
konuşmuşlar? Hayır oğlum.
Görüşmedilerse bu saate kadar neredeydi? Bu çocuk namda neydi?
Sor. Sor hadi çocuğum. Hadi kalk.
Ne onun için uyandırdın beni ya? Sen sorsana.
Tövbe. Ben abine karışmaya tövbe ettim. Soramam yavrum. Şimdi sorarsam dayanamam
karışırım. Hadi çocuğum. Hadi güzel oğlum.
Yerine beni atadın yani ha? Yerine seni atadım. Yerine seni atadım. Hadi yavrum.
Hadi. Hadi çocuğum. Sen gidene kadar abin uyuyacak.
Of deme.
Abin anlatsın. Her şeyini aklında tut. Oğlum sonra gelip bana... Ne?
Abin anlatsın sen aklına girsin.
Oldu mu abin anlattı?
Sen ayıldın mı? Ayıldım.
Ayılmadın yavrum. Ayılmadım.
Bana bak. Bana bak. Bu kaç?
İki. Bu kaç?
İki. Nasıl iki? Oğlum bu...
Neredeyim ben? Anne neredesin? 12, 13 yıl. Çocuğum neredesin? Dur bana bak.
Ayıldın değil mi? Ayıldım. Hadi Allah senin berraklığı versin. Hadi çocuğum.
Ayılmadın. Ayılmadın.
Hiçbir şey anlamayacak.
Ayılmadın.
Abi.
Murat uyumadın mı sen?
Yok. Seni merak ettim de uyumadım.
Annem gönderdi değil mi seni?
Yok ya annem çoktan uyudu.
Konuşmak istemiyorsun mu?
Otur kardeşim gel.
Ne oldu?
Şartlara ayrılmamızı gerektirdi diyelim.
İyi ki.
Piyan işte ben sinirler geçer.
Toparlanır dedim ama o öyle olacağına inanmıyor.
Anneannesi ve teyzesi. Yani işte onları karşıma alamam dedim.
Yani. Lisede miyiz abi? Kız da haklı.
Ben de Elif'le ilk başta yani evlenme teklif ettiğini kadar çok zorlandım. Hiç
dışarıda öyle resmi olarak da ulaşamadık.
E yani.
Yenge de ailesiyle yaşıyor.
Haklı yani.
Haklı. Haklı Murat. Ne diyeyim yani.
Onlar tek kalesi.
Haklı olduğu için bir şey de diyemedim. Ayrılmak sonra da kaldık işte.
Üzüldüm valla. Ben çok yakıştırıyordum sizi be.
Aslında ben de uzun zamandan sonra birilerine
güvenebileceğimiz güzel gelmişti.
Olmadı ama işte.
Aşık da olunca tabii.
Ne aşkı?
Sen bayağı aşık olmuşsun abi. Duvara toslamışsın.
Allah'ım.
Hadi gazan mübarek olsun.
Aşık.
Seviyorum seni.
Başını açıp görünce bir geleyim dedim. Niye uyumadın?
Ne bileyim. Uykum benden gitti.
Güzellik rutinim benden gitti.
Mehmet benden gitti.
Güzelim benim. Sana ait olan hiçbir şey senden gitmez. Merak etme.
Aslı anneannem haklı biliyor musun?
Daha üç gündür tanıdığım adam.
Ama çok üzülüyorum. Ben niye böyle hissediyorum?
Aşk.
Aşk mı? Hayır.
Evet.
Olamaz ya ben kaç yaşına geldim yani aşık olsam anlamaz mıyım?
Düşünüyorum da yani herhalde en son lisede falan aşık olmuştum. Kızım o
zaman çocuktun ya.
Evet aslında şimdi hissettiklerim çok farklı.
Mehmet'e yani.
Hakan'dan sonra kimseye merhaba demem diye düşünürken Mehmet öyle bir geldi
ki.
Yani ona hissettiklerim ani oldu ama.
Ne güzel hissettiriyor. Dün böyle aşkın başları, bir deli cesareti geliyor.
Öyle her şeyi yapabilirim sanıyorsun falan. Sana da yüklendi mi o iz?
Dayı, seninle konuşunca... ...ben acaba aşık mı oluyorum diye düşünmeye
başladım.
Aşkın nereden geleceği belli olmaz. Böyle bir anda belirir.
Annesinin, annesinin. Tey, tey, tey, tey annesinin. Hey, hey, hey, hey annesinin.
Annesinin de, annesinin.
Annesinin de, annesinin.
Annesinin, annesinin.
Tey, tey, tey, tey annesinin.
Ay!
Gel oğul. Gel ana, gel.
Yorulduk.
Acıktın mı oğul?
Acıktım anay.
Ay!
Bende acıktım.
Azıcık bir şey yiyip mi? Yiyek aney.
Zabağınan sana ellerimi neyim bak ne yaptım.
Ooo ellerine sağlık aney.
Memo can.
Kan olsun can olsun oğlum.
Aney.
Aney. He.
Ha babamla konuştun mu?
Rızası var mıdır sevdiceğime?
Ne konuşacağımışım ha babanla? Ne rızasıymış bu?
Sevdiceğine.
Kardeşim Murat'la halını sal değildir ha.
O da tutturmuş bir lolitup. Seni sevdiceğim. Oldu olacak oğlum.
Çağırın o kızları. Salın kendinizi çayıra. Güçsünler o kızlar sizi.
Ben de Ruhi isterim.
Ben de Ruhi isterim.
Ben Dero'yu seviyorum.
Onsuz yaşam haramdır bana.
Asıl Dero sana haramdır. İki aile arasında husumet vardır, oluru yoktur.
Dero Can benim helalımdır, sevdiceğimdir. Ya razı olursunuz, ya
ney. Ya ney oğul, ya ney.
Memo Can diye bir oğlun yoktur o vakit.
Senin ağzın ne der oğul?
Dero Can dediğin kız kanlımız sitarenin torunudur.
Ben diyeceğimi dedin.
Memo. Memo Can.
Nereye gidiyorsun oğlum?
Memo. Gel kız buraya.
Anamın elini öptüreceğim sana.
Dero Can'ı getirdim sana.
Elini öpecek.
Öp kız ananın elini.
Ver öpeyim kaynana.
Ölürüm de öptürmem sana elimi. Öptün mü lan?
Aynen. Memo can kaçar o vakit.
Gelme Memo gidek.
Gitme oğlum.
Gitme Memo can.
Gitme lan.
Lan gitme.
Gövde gösterisi yok. Ağlayın ha dostlar.
Hatun ağlayın.
Ağlayın ha dostlar.
Dostlar, anam ağlayın.
Aman deyin, ağlayın.
Memucuğum.
Ablacığım, ne diyeceksin?
Abla, biz bu merdiveni geçelim bir vakti. Niye taşıyoruz?
Kız, duymuyorum. Ne diyorsun?
Abla diyorum ki biz bu merdiveni geçelim bir vakti. Niye taşıyoruz? Şengül, sus.
Gözünü seveyim, sus.
Anlatacağım. Tamam, gidiyorum.
Yavaş, yavaş.
Dikkat. Kız, dikkat.
Önüne bak.
En azımsa ben yapayım. Ne duymuyorum Şengül. Ne duymuyorum kızım.
En azımsa ben yapayım. Sağ ol. Sağ ol. Allah razı olsun. Ne daha lazım değil.
Gidin bir taşıyalım. Bir sussan.
Sussan biz taşısak. Ay yalan ağır.
Ağırmış. Burası burası.
Allah'ım sen yardım et. Yürü.
Dur.
Dur. Dur kızım.
Dur kızım.
İçten aldık. Dur abla gel çıkacağım. Gel.
Dur çevir.
Çevir kızım.
Bir yerleştir.
Bir tutayım da yiyeceğim.
Bismillahirrahmanirrahim. Şengül. Şaldık başımıza gece gece.
Şengül. Efendim. Şimdi sen bildi. Ben ilk defa böyle bir şey yapıyorum.
Yüksekten korkuyorum.
Şengül ben çamaşırımı değiştirdim. Çelmecelerimi düzenledim. Şöyle bir
etrafı temizledim. Allah korusun. Düşerim düşerim bir şey olur.
Ölürsem. Arkamda. Allah korusun.
Abla.
Önce bizde düzenliydi pırıl pırıl gitti dersin. Hayır.
De ağzından yiyemezsin. Sen bize dua et.
Gidiyor Bismillahirrahmanirrahim. Yalnız bir koş.
Tutayım hemen.
Bismillahirrahmanirrahim. Allah'ım sen. Orada mı duracaksın?
Allah'ım sen yardım et bir dakika.
Sen bir dakika.
Geldim.
Şu totonu.
Gittirsin. Kaldır kızım.
Kaldır.
Ne oluyor?
Hayır.
Şükrü neredesin?
Abla dikkat et.
Uyuyor, uyuyor.
Uyuyor mu?
İyi in aşağı o zaman. İş alacağız gece gece başımıza.
Gel gördün. Abla in aşağı.
Yardım istiyor.
Yardım istiyor.
Abla in artık.
Benim oğlum, annesinin annesinin.
Ay titretti, lütfen titretti. Abla, din kurbanı olur.
Din kurbanı olur. Geliyorum.
Hadi. Hadi.
Efendim teyze?
Ay Büke, teyze senin gülün.
Nasılsın, canındayım?
Duymuyorum teyze, uyuyorum. Ne oldu?
Hayırdır inşallah, bir şey mi oldu?
Yok, yok. Ben şimdi güzeller, ben bakımlarını yapıyorum. Dayı tutu
söylemesi, kaş kuramlar, neyler. Unutuyorum orada, ne yapayım?
Kız o kafandaki ne?
Şey, saçlarım kırılmasın diye Hindistan cevizi yağıyla bakım yapıyorum. Teyze,
bunu sormak için mi aradın bu saatte?
Yok da ondan önce sana bir şey soracağım. Şu konuyu bir netleştirmem
lazım kafamda.
Bak bakayım bunlardan hangisini takayım yarın? Ha?
Teyze. Bu sattığı soracağın soru bu mu?
Niye sorulmasın? Ben akşamdan buna karar verdiğimde benim kafam biraz netleşiyor.
Ondan sonra huzur içinde uyuduğum için sabah çok doğal kalkıyorum.
Teyze. Doğal ve sen...
Aynı cümleçinle geçecek kavramlar değilsiniz. Sen kapıdan girsen doğallık
pencereden çıkar.
Allah Allah!
Kısaba karşı seni arasam, dersem ki... ...Eliç şunu yiyor, bunu yiyor, bunu
sürüyor. O yüzden kremi boy uzatıyormuş ulan. Cin gibi olur, böyle gözlerini
açıp beni dinlersin. Uyku muyku demezsin değil mi?
Neyse. Sen şimdi anlat bakayım. Ben anlamadım. Tam detay ver bugün. Ne
gördün, ne yaptın, ne ettin? Hadi.
İşte teyze...
Ondan sonra latte söyledim ama yani şimdi yeni bir huy çıkarmışlar. Yok
efendim latteye yulaf sütü koyamıyorlarmış. Nereden çıktıysa o
adet. Ona bir gıcık oldum ama yine de bahşiş bıraktım çıktım.
Kız yaklaş bakayım.
Aç gözlerini.
Sağa dön, sola dön.
Sola.
Bana bak.
Eksik anlattığım bir şey yok değil mi? Benden bir şey saklamıyorsun yani.
Ha?
Ay büke.
Aybüke kız dondun.
Aybüke.
Aybüke.
Kız Allah cezanı vermezsen.
Arkada perde oynuyor donmamış. Bana numara mı ya?
Allah'ım yarabbim ya.
Cevap ver ne oldu?
Teyze sesin gidiyor sesin. Alo.
Kız senin sesin kesiliyor benim değil.
Demek ki benim internetim daha iyi.
Aybüke. Ya teyze işte bunlar ayrıldılar yani ne diyeyim. Eminsin ya. yani ama
ayrıldılar kesin yani.
Yani ayrı yöne gittiklerine göre ayrıldılar demek ki. Vücut dinlerinden
de anladım zaten yani. Eski filmlerdeki gibiydi yani. Vücut dilleri ayrılık
sinyali veriyordu.
Neyse çok da acıma.
Allah'ım bize kurtardı. Yem ne diyorum şu sarı sayan gozdan. Çok şükür gelmiş
geçmiş olsun.
Ama çok üzüldüm be teyze. Yani bunlar tekrar bir araya gelirlerse ben şokelek
olmam söyleyeyim. Kız tövbe de.
Kız tövbe desene.
Tövbe. Neyse.
Bak son kez soruyorum.
Hangisini takayım?
Ama neyse bunların hepsi benim. Hangisini istersen takarım değil mi?
Ay teyze benim vücudumdaki bütün menötenini emdim ben şimdi nasıl
uyuyacağım ya?
Bir şey olmaz şöyle gözlerini çevir çevir internette gör. Hov diye
uyuyorsun. Hadi canım ben.
Geceler.
Kıncarem açık kalmış ya.
Ben de diyorum niye üşüdüm.
Bu yorgana ne zaman gideceğiz, yok mu bir söylenti?
Bakılsın, sabah alırsın. Tamam ablacığım.
İyi mi? Mehmet iyi mi? İyi, iyi.
Uyuyor. Hadi, ben şükür. İyi.
Hadi, ben şükür.
Dikkatli ol. Sağ ol canım.
Şadiye, al. Hadi sen git yap.
Tamam, ben biraz alayım. Tamam, hadi. Bana rahatlık versin. Sağ ol. Çok şükür
yara. Sağ ol.
Ağabey görürse...
Allah'ım.
Allah'ım.
Anne. Kim?
Anne sen gecenin bu saatinde ne yapıyorsun elinde merdivenle?
Bacan. Babam.
Baca. Ne?
Baban bacayı temizleyecekti oğlum.
Yaz bitti oğlum.
Artık havalar serinledi. Baca tıkanırsa Allah korusun yapmamış. Baban
yapmamış. Bakayım dedim.
Anlamıyorum anne, ne bacası?
Anlamıyorsun.
Ne bacası?
Çünkü uyduruyorum ben, değil mi oğlum?
Uyduruyorum, hiç öyle baca falan yok sanki. Ben bu merdiveni aldım, böyle
senin camına koydum... ...seni eziyordum sanki, öyle mi oğlum?
İnsanı zan altında bırakıyorsunuz çocuğum.
Ver şunu, beliniş mi?
Ver.
Anne ne diyorsun?
Kabus mu gördün sen?
Yok.
Sivrisinek ilacı almaya kalktım.
Çok mu yemişler?
Odada girmiş işte bir tane.
Tamam ben getiririm sana oğlum sen git yat uykunu bölme.
Hayır anne ben gider Sivrisinek ilacımı alırım odama geçerim.
Tabii tabii ben niye getireyim benim ne haddimi? Tabii oğlum sen git al.
Tamam ben şunu getireyim. Tamam kalsın yavrum ben de elini yiyeceğim.
Adem alır.
Adem alır.
Ben yatıyorum o zaman.
Tabii yavrum yat.
İyi geceler.
Ah benim güzel kızım.
Ah benim uyuyan prensesim.
Aşk acısı da çekermiş.
Kimin kızı?
Onun iyiliği için söylüyorum.
Üzmesinler kızımızı.
Ablam günaydın, sen ne ara uyandın?
Günaydın Şengül.
Gözüme uyku girdi mi sor bakalım.
Tuz yaktım.
Allah'ım, Allah'ım üzerimizdeki bütün kem gözleri... ...kötü sözleri,
iftiraları, dedikoduları... ...nazarları, bedduaları, ağları
gönder... ...Ya Rabbim defol, defolsun gitsinler. Amin ablacığım, çok iyi ettin
de sen niye beni kaldırmadın? Dur, dur, dur.
Sen niye beni uyandırmıyorsun? Tek başına bu işi yapıyorum. Şengül, Şengül
sen onu şöyle koridora da götür. Mehmet'imin odasına da bir girip...
Girip çık yap yavrum hadi. Ablam yapayım de gel ben sana bir kahve yapayım. Olur.
Sakin sakin. Olur. Mutfakta içelim mi? Olur. Köpüklü köpüklü. İçelim. Gel.
İçelim. Gel. Dur dur. Dur acıcık dur bismillah. Anne dur.
Anne çok canım sıkkın Şengül çok canım sıkkın. Ablam.
Ablam ne oldu böyle sana nazar mı aldın sen ne yaptın?
Biz türbelere mi gitsek acaba ziyarete? Kimse uyanmadan. Gideriz. Gidelim mi?
Gidelim ablacığım.
Gidelim. Sen nasıl rahat edeceksin?
Şengül. Biz bunun bavulunu mu saklasak? Koca bavulu ben nereye saklayayım abla?
Görürsün. Bodrum'a sakla. Sorarsa da tamire gönderdim derse. Tamire.
Gidelim. Şengül.
O da olanlardan üzgündür değil mi? Kıyamaz anne. Kıyamaz. Ana oğul arasında
öyle şeyler olur mu abla?
Küzlük olur mu? Olmaz. Sen müsterih ol abla. Olmaz öyle şey. Olmaz Allah'ın
izniyle. Sen gel bakayım benimle.
Bismillah. Kalk. Kalk. Bismillah.
Babacık. Gel. Gel gidelim. Biraz kahve yapayım.
İkimize. Mutfakta. Hadi gel. Şengül. Şimdi kalkar da anacığım günaydın
demezse ben ne yaparım?
Ay oğlum.
Evladım bana küs kalmaz. Kalmaz.
Kalmaz ana oğul arasında küslük olmaz ablacığım. Sen kuruntu ettin gel sen
benimle. Şunu da şey yapalım.
Öksürttü gel. Ay ağlama.
Ağlama.
Ağlama. Sağ ol hadi gel.
Gel. Gel.
Ağlama.
Ablam nereye?
Mutfağa gidiyoruz. Gel mutfağa gel.
Nereye ablacığım? Pencere aç. Mutfağa gidiyorduk. Ablam kurban oldu.
Günaydın oğlum.
Günaydın güzel ailemin güzel kadınları.
Anneciğim ben sadece granola yiyeceğim. Bazı şeyleri hazmedemiyorum da.
Derin nerede?
Anneciğim derin bütün gece uyumadı.
Harap oldu kız, perişan oldu tabii. Ben elimden geleni yaptım. İşte
meditasyonlar, nefes terapileri.
Bildiğim her şeyi denedim.
Sorun da orada zaten.
Bize bilmediklerin lazım.
Ay başlamayın gene kavgaya.
Ay ne var o da o kadar büyütüyor. Üç günlük Mehmet'e aşık olmuş.
Abartmayın. İşte anneciğim sorunun derinlerine inmek gerekiyor. Anlıyor
musun anne?
Köklerine inmek gerekiyor. Ben Derin için aile dizilimi şartlıyorum.
Biz de o köklere inip hepsini kestik köklerin ama yeniden bir yerden
sürülüveriyor.
Neyse daha önemli bir şey söyleyeceğim ben size.
Derin Mehmet'e aşık olmuş ve
çok acı çekiyor.
Ciddi ciddi. Ölmeli bayılmalı.
Ah derin.
Günaydın. Gel kızım kahvaltıya.
Günaydın. Gel kızım gel. Hadi kahvaltı hazır.
Otur. Canım ailem size haberlerim var.
Dün gece hiç uyumadım. Uzun uzun düşündüm. Ben artık bu evlilik çocuk
işlerini bırakmaya karar verdim. Ben de evlenmeyi vereyim değil mi?
Artık...
Bu yollarla ailemin döngülerini kıracağım. O işler öyle olmuyor canım.
Sen mi soktun bunu aklına? Yok atalarımıza böyle bir borcum olduğunu
düşünmüyorum. Ama ablam ailemizin nikah kotasını doldurmuş olabilir.
Ben bundan sonra kariyerime odaklanacağım.
Öyle mi? Senin kariyerin mi var?
Biz senden böyle bir şey mi istedik? Sen oğlanı tut. Yeter.
Niye anneanne? Ben de iyi okullarda okudum. Gayet bir iş kurabilirim. Ben de
sana ortak olabilirim. Anne buna engel olman lazım.
Başlamayın kavgaya. Başlamayın. Bak mis gibi kahvaltı. Hadi.
Otur. Kariyerimi şöyle park edeyim. Yakışıklı bir patron fotoğrafı koysaydın
bari. Belki ondan evlenirdin.
Hadi granoğlunu ye hadi.
Kariyerim kaydı.
Bak gördün mü?
Gece geliyor görmüyorum, sabah gidiyor görmüyorum.
Getir Şengül.
Nazarlar çıksın. Aman def olsun. Nazarlar çıksın, elem türebiliş. Gel
gözleri iç.
Çıktı çıktı çıktı.
Yastığına bastığına her yerine yap canım.
Ablacığım.
Ah gitmiş, vallahi gitmiş. Burada oğluşumun kokusu vardı, gitmiş Şengül.
Ablacığım nereye gitsin? Tuz yaktık ya, koku alamıyoruz.
Doğru. Ondandır, dur senden de çevireyim ancak.
Ay Şengül, ben böyle etmedim ama dur. Hakkın rahmetine kavuşuyordum, bir
tıkandım. Ay ağzından yel alsın.
Ablacığım bak ne diyeceğim, gelsene sen. Gel gidelim, mutfağa. Dünya, dünya kadar
işimiz var.
Gel gel.
Şengül'e çıkacağım işleri yap.
Şöyle yapayım abla.
Bir daha çevireyim.
Mehmet'in sevdiği kekken yaparız portakallı. Ay dur kız.
Ay ben Gökhan'ım ya. Herhalde sen uykun düzenin bayağı bir bozuldu.
Yoksa sen bana cevapsız bırakmazdın ya.
Canım benim Gökhan'ım evimindir ey canım kocam nasılsın? İnşallah iyisindir.
İşin biletini aldın mı almadın mı diye merak ettiğim için sana mesaj
bırakıyorum. Yani aradım ama herhalde ya yorgunsun ya uykusuz musun çalışıyor
musun bilemedim ama işimin gelmen çok önemli.
Kız istemeyen sensiz gidemez. Yani gidersek eksik kalırız canım kocam. Sen
mutlaka gel bende haberdar et. Tamam mı?
Yani aşk tazelememiz, düğün tazelememiz, nikah tazelememiz de...
...işte az kaldı yani. Özledim ben seni ya canım Gökhan'ım. Anne, sofra
hazır. Geliyorum canım bak. Kızım beni kahvaltıya çağırıyor.
O zaman senden haber bekliyorum. Gel hep birlikte kahvaltı edelim Gökhan.
Öpüyorum. İyi günler.
Sıcak sıcak.
Afiyet olsun.
Afiyet olsun.
Afiyet olsun tabii.
Hatun yüzünü sirke satıyor yine.
Biraz uzatmadın mı?
Bırak çocuk hava alıp gelecek ya.
Dede şimdi amcam babaanne mutfaktayken çıktı gitti onu görmedi ya ona üzüldü o.
Afiyet olsun dedim ne dedim?
Ya anne Allah aşkına helak ettin kendini. Ye bir şeyler bak vallahi çok
üzülüyorum. Bak şuraya yazıyorum.
Üç günlük kızı üç günde unutacak Mehmet. Beni dinle.
Yengeciğim o iş pek öyle olmayabilir.
Bak hele nasıl olacak?
Abim derine aşık.
Efendim ne? Efendim?
Abim ne?
Aşık anneciğim, aşık. Ben anlamıştım. Amcamın bakışlarından, vücut dilinden
çok belliydi zaten.
Aşk profesörümüz konuştu. Kendisi çok yetişkin oldu. Sen nereden biliyorsun
böyle şeyleri? Allah Allah.
Mehmet'im derine aşık. Emin misin?
Duyuyor musun Osman?
Duyuyorum hatun.
Benden yanındayım.
Onlar fazla dayanamaz, barışırlar yalnız.
Aman ağzına hayra aşk hanım gibi... ...yani yemle diyorum.
İki dünya bir araya gelse, bir daha asla ve asla annem... ...onlarla yüz yüze
gelme, kıyamet kopar yani.
Yengeciğim, o olayın detaylarını çok bilmiyorum. O yüzden bir şey
söylemeyeceğim ama ağır tahrik var diyorlar. Ağır tahrik.
Öyle mi?
İşte... ...Gökhan yok ya burada.
Herkes bana sırtını çevirdi.
Gökhan burada olsaydı görürdü. Yani ben burada yalnız kalınca böyle, işte böyle
oluyor demek ki. Kurban rolü geliyor hazırlanıyor. Sus canım.
Kızım. Öyle şey olmaz bizim ailemizde.
Ne oluyor baba?
Yani abim derinle kesin olarak ayrıldıktan sonra... ...benim söz nişan
bitsin kaybolur. Sıra kadem hasar benim. Ne yapayım?
Hanım ben tuz istemedim. Bir şey yap Osman.
Ne yapayım hatun ben şimdi ya?
Oğlumu bul getir buraya yerleştir. Vallahi benim hapecik canım kaldı.
Hamur işini de kes.
Vallahi senin doktoruna şikayet edeceğim.
Günaydın.
Günaydın oğlum gel otur.
Yok babacığım aç değilim ben bahçede bir kahve içeceğim.
Tamam tamam Mehmet. O zaman biz oğlumla karşılıklı bir kahve içelim bahçede.
Tamam gel babacığım.
Bize iki sade kahve. Tamam. Osman abi.
Ablacığım.
Ha?
Tamam bir sor. Bir dakika.
Anne.
Ablam diyor ne zaman çıkacağız da çarşıya gideceğiz diyor.
Yok ben Mehmet'imle aramı düzeltmeden şuradan şuraya gitmem. İçim yanarken
çarşı pazar gezemem. Beklesin. Dur abla bir dakika.
Anne senin bir tane de oğlum var ya. O da evlenecek ya. Ona da bir şey yapmak
gerekiyor ya. Candan ben diyeceğimi dedim.
Abla şey dedik. Yarın gidelim dedik. Olur. Hadi.
Tamam hadi.
Sağ ol Şengül ablacığım. Afiyet olsun.
Teşekkürler kızım. Afiyet olsun Osman abim.
Afiyet olsun.
Nasılsın diyeceğim de yüzünden de okunuyor.
Hayrılmışsınız.
Öyle oldu baba.
Toparlanmaz mı buradan?
Bilmiyorum ki.
Yani ben bile bu konularla ilgili çok konuşmayı da bilmiyorum.
Ailelerde böyle olunca... Ailelerden size ne?
Kapatır kapını oturursun.
Nasıl yani baba?
Rahmetli deden. Sen hatırlamazsın.
Mekanı cennet olsun biraz aksi bir adamdı.
Anneni bana bir türlü vermedi.
Civan dedem.
Niye vermedi?
Biz de delikanlıyız o zaman daha yeni çalışmaya başlamışız.
Şimdi eski insan tabii herhalde güvenemedi.
Biz de eskidik.
Estağfurullah babacığım.
Peki... ...annemi vermeyince Civan dedem sen ne yaptın?
Bozgeçmedim. Ben sokaktan geçerken annen cama çıkardı.
Öyle bakışarak anlaşırdık.
Sonra altı kere daha istedim.
Altı kere daha.
Çok iyiymiş. Peki yedinciye nasıl kanaat getirdin baba?
Emindim.
Anneni gördüğümde... ...annenle iki kelime konuştuğumuzda... ...anlamıştım
annenle evleneceğimizi.
Vay be.
Bayağı da cesurmuşsun baba.
Bir de yani benim yaşımdan daha gençtin tabii.
Peki nasıl emin olabildin?
Ben köşeden dönüp de karşısına çıkınca annenin gözleri parlardı.
Çocuk ki biliyorsun.
O mutluluğu görmek bana yetiyordu.
O da emindi.
Hala bazen öyle bana baktığında gençliğimizi hatırlarım.
E sonra ne yaptınız dersen?
Sonra ikimiz inatla dinlik durduk.
Aileler de vazgeçmediğimizi görünce... ...el mahkum ikna oldular.
Zor zamanlarımız olmadı mı? Oldu tabii.
Ama biz birbirimize sahip çıktık.
Birimiz yorulunca... ...diğeri muzum muzum.
Geçinmeye gönlü olan geçiniyor oğlum.
Yeter ki insanın gözündeki mutluluk sormasın.
Şimdikiler aşk diyor.
Biz sevdalanlık derdik.
Çok şükür bu yaşıma pişman bir adam olarak geldim.
Pişman olursan bir ömür için geberir.
Allah korusun.
O zaman ya aldığını seveceksin... ...ya da sevdiğini alacaksın oğlum.
Ya aldığını seveceksin... ...ya da sevdiğini alacaksın.
Anneanneciğim bak senin gibi notlar alıyorum. Belki de bu kariyer kadınlığı
bizde genetiktir.
Diracık.
Kiracılarımızdan Aysel Hanım'ı bugün ara.
Ve tadilatı karşılayamayacağımızı söyle.
Neden anne?
Nedeni var mı kızım? Aklına estiği anda duvar boyasını değiştirmek istiyor. Ve
boruları bahane ediyor.
Artık ödeme yapmıyorum.
Anneciğim o sahildeki ev mi?
Ne kadar kira veriyorlar?
Hiç heveslenme.
Annem orayı satmayacak.
Anneanneciğim sana bir sorum var. Sence ben pastane mi açsam yoksa seramik mi
yapsam? Aa seramik yapmayı biliyor musun?
Nereden bilsin canım tabii ki bilmiyor.
Demek ki seramik kursuna gideceğim. Ya da kursun kendisini ben eve açayım. Şu
alt kat müsaitle açabilir miyiz? Hayır evimde yabancı istemem.
O zaman tamam bir atölye tutarım ya da bir ofis.
Ne yapsam ben ya?
Üniversiteye mi dönsem?
Yok yok dünyayı gezeyim.
Ama onlar işten sayılmaz. O zaman... Aa buldum. Kaz Dağları'nda yaratıcı
yazarlık kursu vardı. Ben ona katılayım. E ben de gelirim seninle.
Olur. Ciraj et.
Yüzüğü gönder artık da şu kaporayı geri alalım.
Hay kafam çok karışık. Benim planlaman gereken çok şey var. Ben o yüzden odama
gidiyorum.
Ama bu da alayım.
Ay anne bu kız resmen aşık olmuş.
Ya baksana dengesi bozuldu. Ay gidip bir dükkan kiralayayım falan demesin.
Ya bir de anneciğim bu kız bu acıyla boğuşurken bunun karması bize döner. Ne
yapabiliriz oğlum ne yapabiliriz? Nereden buldu böyle Mehmet'inki gibi bir
aile? Yer yarılsaydı da yerin dibine girseydim dediğim anda karşımda buldum
onları. Katastrof.
Ya aslında Mehmet'in annesi de utandı. Ama o yenge yok mu o yenge? Ay
o ne cazgır.
Ya annesi yokken kadın yalan söyleyip olay çıkardı. Yani bizi tanıdıklarını
bilsem kasten yaptılar diyeceğim. Ama yazık kıza ya böyle bir elti.
Üzülecek, üzülecek.
Ay ama çok aşık ya. Kıyamam ben ona ya.
Ben müsaadenizi isteyeyim. Bol şükür, bol bereket.
Alo, merhaba.
Sahildeki dükkanla ilgili arıyorum. İlanınızı gördüm de bilgi alabilir
miyim?
Evet.
Kapora mı? Ne kaporası ya?
Anneanne sen misin?
Hanımefendi insanların yaralarının üstüne neden gidiyorsunuz? Kapora
kelimesini duymak istemiyorum ben. Kapora demeyin.
Sen de şöyle gülerek bakma Mehmet.
Gidiyoruz hadi.
Nereye gidiyoruz?
Olay mahalline.
Ya o gün kuaförde neler olduğunu bir deşmemiz gerekiyor. İçimde bir his var.
O altınlı yengenin altından bir şeyler çıkacak anladın mı?
Mehmet yengeme kefil olamam demişti.
Zaten onda bir şeyler var gibi ya bir acayip bir kadın.
Gel bakalım evet.
Uzatma gel.
Vallahi çayına bayılıyorum. Var ya raporları yolladım ben sana kardeşim.
Neden anlamıyorsun ya?
Aşk pdf olarak var.
Kızım senin okuma yazman yok mu? Niye öyle ses ses yapıyorsun?
Anne telefonla konuşmayı sevmiyorum.
Allah Allah hiç sevmiyorsun canım maşallah.
Telefon elinden düşmüyor. Aha.
Aaa.
Candan mesaj çekmiş. Mesaj çekmiş. Ha.
Aa. Ya kızım on dakikaya geleceğim hazır olun diyor.
Anne biz niye sürekli hayatsız gibi teyzemi bekliyoruz ya? İşim gücüm var
benim.
Kalk kalk kalk ne işiymiş Allah aşkına. Hadi hadi yeterince yedin zaten.
Sonra bizim jenerasyon neden az gelişmiş? Ben de çayımı yolda içerim
artık, ne yapayım?
Kız Aybike, kurban olayım bak.
Kadın mesaj çekmiş diyorum bak. On dakika yazıyor.
Sima'ya benim gitmem lazım. Yine aile işi çıktı.
Şengül. Şengül, hoş geldiler.
Lettim ablam. Hoş geldiler.
Hoş geldin. Hoş geldiniz dostlar.
Hoş geldiniz.
Hepsi gelmiş.
Buyurun. Hoş geldiniz dostlar. Hoş geldiniz.
Hoş geldiniz.
Hoş geldiniz.
Hoş bulduk hatun dost. Hoş gördük.
Hoş geldiniz dostlar.
Hoş geldiniz.
Hoş geldiniz.
Hoş geldiniz adostlar. Hoş geldiniz adostlar.
Merhaba. Siz adost muydunuz acaba ben çıkaramadım da sanki.
Safiye ben.
Safiye.
Safiyeciğim kusura bakma. Buyur buyur buyur geç lütfen.
Ay Safiye'ymiş çıkaramadım. Adost muymuş adostmuş adostmuş. Saçları siyahdı
bunun.
Ay çok seviyorum bu şarkıyı ya. 90'lar çok güzeldi gerçekten.
Bak çocukluğunu hatırladım.
Kızım sen 90'larda doğmadın ki. Hangi çocukluğun aklına geldi?
Kız sen 50 yaşına geldin geçiyor. Karta kaçacaksın neredeyse. Kaç yaşındasın
sen? Ay ne zorbaladınız beni ya şu anda.
Allah Allah.
Yaş diye bir şey yok kızlar.
Zaman çok izahi. Hayat böyle.
İleriye doğru yaşanır, geriye doğru yaşanır.
İşte birdenbire geliyor.
Tuhaf tuhaf konuştum.
Ay bir kere.
Sen niye bizim aklımızı ağlıyorsun ya?
Of candan bize arabaya tıktın. Nereye götürüyorsun ya?
Yarın çeyreğize gideceğiz ya. Bugün boşal çıktı. Ben de size sürpriz yapayım
dedim. Sürpriz ne çeyreğize? Türbeye falan mı gidiyoruz?
Ay inşallah gideriz de bir dua edelim. Ya vallahi gelmişken. Buradan da
edemiyor musun anne duanı?
Kızım buradan da gideriz. Başka yerden de gideriz.
Türbeye sonra yine gideriz. Şimdi yalıya gideceğiz.
Ne? Neyse yalıya mı gidiyoruz? Bu şimdi mi söylenir ya?
Bilseydim kombinimi ona göre heyecanlandırırdım. Çok az parıltılı
oldu her şey.
Yalı ne ya?
Yalı deniz kenarı, göl kenarı, akarsu kenarında olan denizin sıfır görkemli
yapılara verilen isim anne.
Bak. Yine o, böyle sadece kitaptan okuyor gibi.
Ya tamam, yemin ediyorum.
Analı kızı beynime ütülerdiniz ya. Allah Allah.
Ya bu elti, elit yok mu? Onun anasıyla tanıştık dedim ya hatta.
Mehmet teyze yeni bildi ya. Bak, o kadın var ya, Allah.
Çok fena.
Yemin ediyorum.
Bir zehir, zehir. Çok aşırı akıllı bir kadın. Gerçek bir ana konuda. Bak buraya
yazıyorum, o kadın bizim çok... Çok işimize yer vereceğim.
Yemin ediyorum o kadınla yani iyi anlaşmamız lazım. Çok işimize yer
vereceğim.
Bu Fener İpek'le'nin oğlu mu var yoksa bir de?
Tekrar hoş geldiniz.
Öncelikle bu kardeşinizi bir başına bırakmayıp geldiğiniz için...
...hepinize çok teşekkür ederim.
Sağ olun, var olun dostlar.
İyi ki geldiniz.
Sizi çok andım.
Biliyorsunuz ortanca oğlum Amerika'dan döndü.
Analık işte.
Öyle zamanlar oluyor ki... ...ne kimseye yaranabiliyorsun... ...ne derdine bir
yoldaş bulabiliyorsun.
Öyle sahipsiz gibi kalıyorsun.
Merak etme hatun dost.
Sahipsizlerin sahibi Allah. Biz elimizden geldiğince senin için
buradayız. Sağ ol. Sağ ol.
O halde...
Hep birlikte söyleyelim mi?
Ağlayın adostlar.
Hatuna ağlayın.
Yana yana ağlayın. İçli içli ağlayın.
Ağzınıza sağlık dostlar. A dostlar.
Sizden son bir ricam.
Oğlum Mehmet için.
Hep birlikte söyleyelim.
Anasının anasının.
Annesinin annesinin. Tey tey tey tey annesinin.
Annesinin annesinin. Hey hey hey hey annesinin.
Annesinin annesinin.
Tey tey tey tey annesinin, annesinin, annesinin.
Kimin teklifi bunlar acaba?
İlkokul çocuğu yapmış gibi.
Ben dedim.
Feryal Hanım asla beğenmez dedim. Besti tutturdu da tutturdu. Bir görsün görsün
diye.
Senin de her yerde kulağın var Mery. Öyle.
Kız niye buraya getirdin? Allah bilir. Biz kasıl kasıl kasılacağız. Ne diyorum
ya? Öf ya. Vallahi bak ya. Niye beni sürükliyorsun?
Anlayamadın ya.
Ama, heykelin kata gitmiş.
Ay teyze, annem birkaç saattir örgü öğrenmedi ya atak geçiriyor, Selanik
atağı. Kızlar, kızlar. Bu evleri, bu yalları dizilere veriyorlar. Tamam mı?
Sonra millet de gelip önde fotoğraf çektiriyor ya.
Sen de yarın öbür gün bu ev yine bit diye verirlerse... ...ben bu eve
gitmiştim, onunla da önüne de gitmiştim... ...arkasına da içine de
girmiştim deyiver, adana da hava at diye getirdim. He kafa, çok meraklıydım ben
de.
Ayrıca tabii ki bir engerek yuvası, bu da unutulmaz. Hadi gidelim.
Anne, Canan ablar geldi.
Anne bunları da mı sen seçiyorsun?
Gelmek için niye bu kadar ısrar ettiler anlamadım.
Anneciğim sen bana dedin ya, Murat ve ailesiyle aranı iyi tut diye.
Ya bilmiyorum ya, sözle ilgili bir şey soracaklar herhalde. Beni karıştırmak
zorunda mıydınız?
Geldiler.
Buyurun efendim, buyurun. Kız, yakal baş güvercin, ne yaptın Canberk'im?
Abla, gel, gel. Deniz var, deniz. Gel. Ha, ayakkabıyla mı giriyorsunuz? Yok,
annem öyle ya.
Elikler giymiyor. Bak, kızın ayağında. Kızın pırıl pırıl. Gel, gel.
Ha, eltim.
Ay, eltilerin gülü canım benim.
Ay, ay.
Candan ablacığım, hoş geldiniz. Hoş bulduk. Perran teyzeciğim.
Yok.
Feryal'ın teyze asla ve asla elini öptürmez.
Aa, Feryal teyzeciğim, bu arada Türkan benim ablam. Memnun oldum. Feryal teyzem
de elbette annesi ama gördüğümüz son derece klas bir kadın, hanımefendidir.
Ay çok güzel.
Klasrofobi.
Aa, büke bende. Kendi tasarımım.
Ay çok güzel, hoş geldiniz.
Hoş. Hoş gördük. Hoş gördük. Hoş gördük. Biz bu arada bu tarafta eşimiz vardı
gençlik. Dedim ki aa dedim, elitler var burada. Ay dedim ben bir arayayım. Zaten
sesini duymadan bir rahat edemiyorum. Alo dedim.
Elitciğim. Ne yapıyorsun sen? Ben evdeyiz. Hadi atla gel canavarcığım. Ay
dedim belki müsait değilsin.
Olmaz dedi. Allah'ın adını verdim. Ben nasıl kıyayım bunu? Nasıl kırayım? İyi
hadi dedim geleyim. Ondan sonra da elimiz boş gelmiyor ama tatlımızı alıp
geldik yani.
Kızım sen bana mutfağı götür sonra servis et.
Ay kostümlü hizmetçi biliyorum. Ha yok Aybüke'cim.
Meryem bizim ailemizden. Yani o olmasa yanardık.
Aileden dres kod farklı olunca anlayamadım.
Can sen içine şarkı konuş dışarıya say ve gölge. Derken ver et sen bunun
işlerini gösterme tamam mı?
Buyurun ayakta kaldınız.
Nereye buyurun? Şöyle buyurun. Girin girin masaya. Şöyle.
Şöyle, peki oradan buyurun. Ay ay ay, bak elin. Sen iki dakikada... Kız ben
koca koca oturuyorum. İki dakikada böyle hazırlık mı yaptınız? Vallahi yine.
Ay vallahi ne güzel şeyler bunlar.
Hadi ben hayat etmeye yakında oturacağım.
Hoş geldiniz tekrar.
Miko'ya bakıp dalga geçen kadın değil mi bu? Fen mi çektireceksiniz diye?
Candan mıymış o da?
Miko kim?
Aa çok orijinal bir kadındı. Değişik kelimelerle bağırıyordu.
Spinning sınıfında bütün grubu anlattım ama hala tam olarak taklidini
yapamıyorum.
Deyna Hanım ben hala inanamıyorum. 20 yıldır bu dükkandayım. İlk kez
müşterilerimin kavga ettiğine şahit oldum. Sterle ve tirajı anımı resmen
delirtti o kadın.
Kıyamam ne kadar barışçıl bir iş de aslında.
Siz bu kavga olurken yanlarında mıydınız? Yani neler konuşulduğunu
duyabildiniz mi? Ben olayın sonuna şahit oldum ama arzu ederseniz kamera
kayıtlarını izlettirebilirim. Aa kamera mı var?
Aa hiç kafamız çalışmıyor. Buyurun lütfen.
Dayı bak görüyor musunuz? Sakin.
Birini işaret ediyor.
Kavga anı var mı?
Bir saniye.
Bak burada annesi yokken başka davranmış. Ablam söylediğinde haklıymış.
Bir kaşık var.
Yani teyzemlerin peşinden geldiler desem onlar bu kafire gittiğini nereden
bilecekler?
Evet.
Orada bir işaret yapıyor elemana. Bu eleman nerede şu an? Yani onun bir
ifadesine başvurmam gerekiyor. Maalesef kendisi bugün yıllık izne çıktı.
Lütfen kusura bakmayın Derin Hanım. Eğer bir şey isterseniz lütfen çekilmeden
söylüyorum. Bu görüntülerin bir kopyasını verseniz bize.
Tabii ki ben derhal mail atıyorum size.
Ben şimdi bu görüntüleri alıp Mehmet'e mi göstereyim yoksa bir grup açıp
herkese mi yaysam?
Gerçi Hatun teyze de çok üzülecek. Kadıncağız bir şey yapmamış.
Nereden bilsin gelin yerine yılan aldığını?
Canım yeğenim. Benim harika bir planım var.
Barko vizyona yansıtalım demeyeceksin herhalde. Bak bir minik şaka yaptığıma
göre demek itibarmalarımı atlatıyorsun.
Yani biraz can yakacak kötülükte ama karma yaratmayacak.
Ama sen intikam almıyordun artık.
Aydınlanmıştın ya.
Kızım kötülük yapmıyoruz diye bilmiyoruz sanmasınlar.
Biz de birileriyiz. Biz de deliniz.
Aklımda sen örgülerinle mi geliyordun? İşler ne Allah aşkına ya? Vallahi
batacak. Koşsana şantanı şöyle.
Ne battı bu? Aman ne varsa.
Koy koy koy. Tamam. Ben de bir ara çok tığ işi örerdim. Ha ne güzel.
Ferah teyze sürprizlerle de olsun. Maşallah maşallah.
Hoş geldiniz. Hoş geldiniz efendim. Hoş geldiniz.
Dayım. Merhaba, nasılsınız? Hoş geldiniz.
Ablam Türkan.
Hoş geldin sen.
Hoş bulduk.
Merhaba. Merhaba, yine ben Aybüke.
Türkan ablam küçükken de böyleydi. Önce gidip ben tanışırdım. Ondan sonra
kendisi tanışırdı. Hala aynı şey devam ediyor. Bugüne nasipmiş sizin
tanışmalarınız.
Ömerciğim oturmaz mısın?
Ablacığım çok isterdim ama... ...bir silsile toplantımız var ofiste.
Aa silsile. O filmi de biliyorum.
Mekarda en koy işte.
Kısa kızardı ama ben seni yerim.
Ünver de sağ olsun bir süre daha bizimle kalacak.
O ne demek ablacığım?
Sizinle olmak benim için büyük bir keyif.
Adresi de belli. Gözün hayli.
Ben o zaman müsaadenizi isteyeyim.
Hoşçakalın. Hoşçakalın. Güle güle canım.
Sağ ol ablacığım.
Ablacığım bak bu senin yaptığın kurabiyelere benziyor. Benim ablam çok
güzel yemek yapar değil mi ablacığım? Yok ben normal bir yemek yapıyorum.
Yani normal herkese göre değişir tabii. Annem beş kurs yapmak üzere üç öğün
yapar. Ne güzel. Ben de çok güzel lazanya yaparım.
Ne güzel.
Lazanya, Balanya bölgesinden alınabiliyorum.
On yıl önce yaptığı sana mı neyse.
Hatta yaprak sarmada da anneannemin tarifini yapıyorum.
Anneanneyle birlikte yaprak sarma tarifi de gitti.
Vallahi eski usül. Ekşili ekşili. Ne güzel oluyordur. Elinize sağlık. Yaprak
sarma konusunda temaze gösteremeyeceğim. Ben de iyiyimdir. Referansım teyzem.
Ay Büke, sen pek çok konuda becerikli bir kıza benziyorsun.
Seni çok sevdim. Hoş bir tarzın var.
Sizin de.
Yalnız be dede.
Yeğenim diye demiyorum. O var ya nasıl tatlı, nasıl bal börektir çok. Kurs
İngilizceydi değil mi? İngilizce konusuyla başlıyor.
Valla her şeyi yapar, eline her iş gelir. Çok bal börek bir yeğenim var
yani. Can vermem ama değil mi abla ya?
Kuzucuğum duymuşsun sen ya? Çok şükür, çok şükür. Anne duydun, kızın
iltifatları duymuyor. Kızım ben de diyorum, iltifat etmiyor muyum? Yok.
Ben sana söylemiyorum, Allah'ım. Hayır.
Ama bir şey diyeyim. Anne sen elini sıkma, nanket etme. O da çıktı.
Benden yeteneklerini almış. Senin de sözün güzel bak. Yine ittifak etti.
Allah Allah bak. Ama bunca yıl etmedim bak. Bu kız belki de şarkıcı olacak.
Niye kusurtuyorsun? Kurban mısın ortada?
Ben de farkı var.
Sezen Aksu'yu verdim ben. Sezen Aksu'yu verdim.
Sezen Aksu'yu verdim ben ama.
Şanız ben bu kadını hiç iyi görmedim ha.
Nesini iyi görmedin teyze ya? Manzaraya yeterince yakın perspektifte mi değildin
sen? Ben anlamadım çünkü çok iyi kadın yani. Kızını evlendiriyor, gayet mutlu.
Ben çok beğendim ya. Vallahi artist gibi kadın.
İçi dışı da bir.
Anne hangi örü için anladın da dışıyla bağlaştırdın? Kızım ne dediğini biliyor
net. Dobra dobra konuşuyor. Ben severim böyle kadınları.
Ablacığım sen herkesi kendin gibi bil. Allah Allah toprağıymış da.
Efendim bir artist gibiyim işte. Ya Allah Allah. Ben ne diyorum, siz ne
diyorsunuz? Ya bu kadın hiç iyi görmedim diyorum.
Kadın bir gözü bir yere, bir gözü bir yere bakıyor. Sararık, bozarık, kızarık
gördüm kadını ya.
Şimdi el telit arayıp da beni, ay annem fenalaştı.
Feryal Hanım gitti, öldü, gitti falan diye yemledim. Aha buraya yazıyorum, ben
hiç şaşırmam. Neyse gelirken de aynı yere yazdı. Şimdi üst üste bütün
felaketler, kehanetler şey yapmasın, üst üste bilmesin.
E tamam.
Buraya yazıyorum, buraya yazıyorum, buraya yazıyorum o zaman.
Kız şimdi ne yaptın? Her yeri tükürük yaptın candan ya.
Dediklerim çıkarsa yazdıklarımı dönüp dönüp okursunuz. Dediydi yazdıydı
dersiniz o zaman.
Of.
Sonunda.
Anne. Anne.
Anneciğim iyi misin?
Başım şişti.
O kadar çok konuştular ki.
Haklısın anneciğim ya.
Ben seni bir hastaneye götüreyim mi? Olur. Gidelim. Bir baksınlar.
Anneciğim. Anneciğim hadi gel.
İyi akşamlar.
Şengül Tülbent'imi buraya karıştırmış galiba.
Kerem'le.
Oradaki çekmecelerden birini koymuşumdur dedi ama... Burada
çoraplar var.
Bu da değil.
Ah Şengül ah. Bir de nereye koyduğunu hatırlasam.
Şimdi Şengül'e de laf söylemiş oldum. Eğer gidip özür dileyeceksen.
Anne biraz uzatmadın mı? Ben ortamı sakinleştirmeye çalışıyordum.
Yani seni ezmek gibi bir niyetim olabilir mi hiç?
Ben de ailemi korudum ailemi. Bir gün biri gelip benim ailemden birine...
...oğluma, gelinime, torunuma laf söyleyecek olursa... ...gene sözümü
esirgemem. Bunun için de kimseden özür dilemem. Ha özür dilenecekse de ben
derim. Ben ailemi koruyayım oğlum gitsin el alemden özür dilesin.
Ağlayın adoslar.
Hatun ağlayın.
Ağlayın adoslar. Bu mu yani anne?
Bu mu yani? Ben küs mü kalacağız? Ben bu durumdan çok sıkkınım.
Oğlum benim günlerdir gözüme uyku girmiyor. Ben bütün gün nefes alamadım.
Evladım sana nasıl küstü diye kendimi mahvettim. Anacığım ben sana küser
miyim? Ben niye küseyim sana? Çocuk muyum? Sen konuşmadın ya.
Sen daha benim şuramda böyle sincap gibi uyuttuğum bebeksin.
Anne, güzel anneciğim.
Bebeksin deyip de bu yaşta oğlunu zor durumda bırakmakla olmuyor o işler.
Baban da aynı şeyi söylüyor duruyor bana. Ben seni zor durumda mı bıraktım?
Bütün bu olanlar benim yüzümden mi oldu? Hayır anne benim yüzümden.
Çünkü seninle sınırları bir türlü ayarlamayı beceremiyorum ben.
Yani ben derinlerine güzel güzel gezecektim birbirimizi tanıyacaktık. Ne
zamanki sen dahil oluyorsun işler bu noktaya geliyor.
Sen bak büyüt dikeni sana batsın gülü elleri açsın ah bahtsız
hatun ağlayın ha dostlar hatun ağlayın. Anacığım anacığım bak hadi ilişkime
dahil oldun ya kavga çıkartmak da ne demek.
Üstelik önem verdin birinde üzmüş oldunuz.
Oğlum ben senin üzülmeni ister miyim hiç kahrolurum.
Belki biz de biraz fazla tepki vermiş olabiliriz evladım.
Neyse, tamam işte. Ayrıldık sonunda.
Sen seviyorsun Derin'i.
Anlarım ben.
Seviyorsun değil mi?
Anne, sürekli bir anda rastgele, özele sorma sen.
Seviyorsun, seviyorsun.
O gün benim oğlumun yüzü de mi kızarırmış?
Ay benim oğlum sevdalanmış mı? Ay benim başım. Tamam.
Bir orta yol buluruz.
Ama onu benden çok sevme olur mu?
Hayır anne seveceğim.
Tabii ki daha çok seveceğim. Yani bu bir takıntı. Bundan kurtulman gerekiyor. Hem
kendine hayatı zehir ediyorsun hem bana zehir ediyorsun.
Ben bu dünyayı annemden daha çok kimseyi sevmeyeceğim diye gelmiyorum. Sen bir
çekirdek aileden çıktın. O çekirdek aileden ben kendi çekirdek ailemi
kuruyorum. Değil mi? Orayı daha çok seviyorum. Sen de çıktın. Senin de annen
baban vardı. Tabii ki karımı daha çok seveceğim. Hatta seni hiç seveceğim.
Seveceğim.
Anne.
Anne. Anne.
Ne oldu?
Oğlum. İyi misin?
Oğlum ben senin mutluluğun için her şeyi yaparım. Merak etme.
Anneciğim hiçbir şey yapma. Ben her şeyi hallederim. Lütfen.
Barıştık mı?
Tamam.
Canım benim.
Tamam.
Tamam. Çok özlemiş.
Çok komiserdi. Vallahi çok komiserdi. Evet.
Yok. Karışma. Söz. Tövbe. Karışma.
Açık.
Açık. Açık çok. Açık karışayım.
Açık. Çok çok açık.
Çok çok açıcık.
Alo.
Gökhan'ım nasılsın?
Ah benim canım kocam. İyi misin ya?
Beni soracak olursan... ...ben çok iyiyim. Çok iyiyim sadece seni çok
özlüyorum. Şimdi...
Senin Cuma günü gelmen gerek. Çünkü biz kız istemeye gideceğiz.
Ben senin kravatını, ceketini hazırladım. Bir sırt çantasına bile
gelsen olur.
Perşembeden de gelebilirsin. Biraz da özellik, bir hasretlik oldu.
Bir dur.
hasret aşkın bana bana
cennet can kocam yanlışlasana
bir bakacak olursa reddet az
kaldı cumaya kadar sabret
kabul
Koşacağız. Elbet.
Ay ben sana ayaküstü iki dakikada beste bile yaptım. Can koca'm ya vallahi.
Şimdi sen bu kaydın ara boşluklarına istediğin cevabı yerleştirebilirsin. Ben
senden şimdi haber bekliyorum. Tamam mı Can koca'm? Özlem seni seviyorum. Öptüm
Can benim.
Görüşürüz.
Ben bu tere segre tere niye konuşamıyorum ama?
Ya beslen.
Güzel oldu ha.
Hah hah hah hah hah hah hah hah hah
hah hah hah hah hah hah hah hah hah hah hah hah hah hah hah hah hah hah hah hah
hah hah hah hah hah hah hah hah hah hah hah hah hah hah hah hah hah hah hah hah
hah hah hah hah hah hah hah hah hah hah hah hah hah hah hah hah hah hah hah hah
hah hah hah hah hah hah hah hah hah hah hah hah hah hah hah hah hah hah hah hah
hah hah hah hah hah hah hah hah hah hah hah hah hah hah hah hah hah hah hah hah
hah hah hah hah hah hah hah hah hah hah hah hah hah hah hah hah hah hah hah hah
hah hah hah hah hah hah hah hah hah hah hah hah hah hah hah hah hah hah hah hah
hah hah hah hah hah hah hah hah hah hah hah hah hah hah hah hah hah hah hah hah
hah hah hah hah hah hah hah hah hah hah hah hah hah hah hah hah hah hah hah hah
hah hah hah hah ah ah ah ah ah ah
ah ah
Oradan havuzu al, manzarayı al. Geriye ne kaldı? Hiç.
Bir konumu yiye.
Vallahi ben senin hayallarını çok seviyorum Aybüke.
Kuzum, biz nereye, yalı nereye? Niye böyle boş boş konuşuyorsun?
Hani insan alın yazısı diye bir şey var bu hayatta.
Aa öyle mi? Alın yazımız.
Vallahi bilmiyordum kuzum. İyi ki hatırlattın bunu.
Tamam benim alnım dar olabilir ama küçük kuntoyla yazarsan tapu bile sağır oraya.
Kız.
Ay Büke.
İçin mi geçti kızım?
Annemiz o yüzden yalıma nefesliyorum ya.
Tövbe tövbe neyi nefesliyorsun kızım anlamadım ben.
Allah aşkına ya. Boğdun hepimizi. Söndür şunu.
Rabbim sana şükürler olsun.
Ablam beni gördü. Bana baktı.
İyi tamam hadi söndür şunu.
Şimdi ablacığım aslında bu tüslülerin sonuna kadar yanması lazım. Evdeki
aurayı boyaması lazım.
Ama sen kıymetli ablacığım olduğun için ve ben aydınlandığım için seni dikkate
alacağım. Aferin sana merdiven altı budası.
Ben derinin yanına gideceğim. Sen de şunları kaldır söndür hadi.
Canım. Ay Tata.
Uyuyamadın mı?
Ay yok. Döndüm durdum uyuyamadım. Ben aslında senin nasıl
uyuyacağını biliyorum. Sen küçükken senin saçını
sevmeme bayılırdın. Evet hala bayılıyorum.
Deri. Sen bu Mehmet'e gerçekten aşık mısın?
Yani ben aslında emin olamıyorum. Dayım kesin aşksın diyor.
Ya dayın ne anlar bu işlerden? Sen bu konuları bana soracaksın.
Ay biliyor musun?
İlk aşık olduğumda lise birdeydim.
Okulun en havalı, en yakışıklı çocuğuydu.
Onu görünce böyle bacaklarım kesilirdi, titrerdim heyecan.
Bana çıkma teklif ettiği gün heyecandan neredeyse bayılacaktım.
Mehmet de bana çıkma teklif ettiğinde... ...benim de mimiklerim dondu.
Ama işte kısa sürdü. Ne oldu?
Babasının tayini çıktı.
Bir daha da beni aramadı.
Ay sen ne yaptın teyze?
Sonra okula çok yakışıklı, çok havalı yeni bir çocuk geldi.
Ona aşık oldum.
Aa unuttun hemen yani.
Ay ben hiçbirini unutmadım.
Kocalarım dahil.
Unutulmuyor değil mi?
Ay... Derin, canım benim.
Sen bu Mehmet'e bayağı bir aşıksın.
Ben seni sabaha kadar seveceğim galiba. Gel.
Anneciğim, ben bir Murat'a geliyorum. Tamam canım.
Alo, aşkım yok yok endişelenecek bir şey yok. Bence tansiyonu falan çıktı.
Şimdi bir doktor kontrol eder zaten çıkarız.
Feryal Hanım tekrar geçmiş olsun. Sonuçlar gayet iyi görünüyor.
Endişe edecek bir durum yok. Yalnız biraz stres yapmışız.
Nasıl stresi olmayayım? Bu cuma kızımız sözü var.
Aileyi bir görseniz stres olmaman mümkün değil.
Geçmiş olsun tekrar.
Teşekkür ederim.
Konuştum hanım.
Merhaba.
Çok uzun zaman oldu.
Evet.
Nasılsın?
İyiyim.
Sen?
İyiyim.
İyi sağ ol.
İçti içmemişsin.
Sağ ol.
Şey, annen söyledi. Cuma günü sözleniyormuş.
Kısmet.
Annenin... ...endişe edecek bir durum yok. Ben işlemleri tamamladım.
İstediğiniz zaman çıkabilirsiniz.
Annem.
Bu arada... ...çıyıklar.
İnsan... ...bir kere aşkı olan inancını kaybedince...
Bir daha hiçbir şey inanmamışım.
Anne hadi.
Efendim Hatun teyzeciğim.
İyiyim siz nasılsınız?
Evdeyim.
Olur tabii gelirim.
Aynı banktasınız.
Ay tamam çok heyecanlandım. Geliyorum.
Hatun teyze.
Derinciğim.
Hoş geldin yavrum. Ne kadar güzelleştirmişsin burayı.
Beğendin mi?
Çok beğendim. Sağ ol.
Yavrum evime davet etmek istedim. Olmadı. O zaman ben de buluştuğumuz yeri
eve çevireyim dedim.
O zaman ben bir daha geleyim. Kapıyı çalmadım ya. Madem ev.
Ben otururum. Geleceğinden haberim yok benim. Oturuyorum. Tamam.
Din dan don.
Aa kapı çaldı gideyim açayım.
Ay derin kızım gelmiş.
Hoş geldin yavrum.
Ay hoş bulduk Hatun teyzeciğim. Buyur, buyur geç.
Ayakkabılarımı çıkarayım. Eve ayakkabıyla girilmez.
Terliklerimi giydim. Bakınlı kızım. Hoş geldin yavrum. Ay hoş geldin.
Ayakkabılarımı koydum.
Çok yaşa derincim. Evcilik oynar gibi oldu böyle kız kıza. Ben de üç oğlan
olduğu için hep helikopterler, uçaklar, kamyonlar. Böyle kız kıza evcilik hiç
oynamamıştım. Sağ ol. Beni çocukluğuma döndürdün. Mehmet'imin de çocukluğuna.
Ay ne şekersiniz. Siz demek ki Mehmet'le anne oğul gibi değil de daha çok arkadaş
gibiymişsiniz. Öyle öyle. Onlar benim en yakın arkadaşlarımdı.
Dedim ya ben çok erken anne oldum diye.
Onların çocukluğu benim de çocukluğumdu.
Ben çocukluğumu onlarla yaşadım.
Benim de en yakın çocukluk arkadaşlarım teyzemle dayımdı.
Annemin vefatından sonra hep yüzümü güldürmeye çalıştılar.
Teyzem aslında çok düşkündü dayıma.
Ama dayım çok yaramazdı.
Hala yaramaz. E yaramaz çünkü hala çocuk Sabi.
Allah anneannenin de yardımcısı olsun. Çok zor.
Ay bilir gibi konuştunuz Hatun teyze. Siz dayımı çözmüşsünüz.
Çözdüm yavrum çözdüm. Onlar öyle oluyorlar yavrum. Kırk yaşında ama beş
yaş çocuk zekasına sahip.
Ben bunu dayıma söylemeyeyim çok bozulur.
Mehmet nasıldı peki küçükken?
O da yaramaz mıydı?
Yok. Mehmet'im çok uyumluydu.
Böyle küçük arabalarla oyunlar oynarlardı da... ...özellikle yenilirdi
kardeşleri üzülmesin diye.
Öyle bir tatlıydı. Hala tatlı. Çok tatlı.
Seviyor musun Mehmet'i?
Seviyorum. Mehmet de beni seviyor. Sen de beni seviyorsun.
Üçümüz birbirimizi seviyoruz.
Üçümüz.
Üçümüz.
Çay içelim mi? Tabii.
Koyayım ben hemen.
Ah yavrum.
Aman eline de pek yakışır. Çok tatlıymış püti.
Çok şeker.
Afiyet olsun.
Mehmet.
Kim? Nasıl kim?
Sen nereye kaçıyorsun bakayım?
Hava almaya.
Sanki gizli saklı işler yapıyorum.
Sanki derinle buluşacağım da... ...kafamda derinle ilgili bazı planlar
var... ...onları uygulayacağım sanki.
Eyvahlar olsun.
Oğlum.
Yok, yok, yok.
Hadi git, tamam.
Oğlumu güveniyorum.
Oğlumu güveniyorum.
Güveniyorum oğlumu.
Aynen, akıllı kadın.
Spor böyle, eğlence öyle. Hadi getirin evimi, çekilecekler.
En güzel diğerinden.
Alo. Alo.
Merhaba Candan Hanım.
Buyur kimsen?
Derin ben.
Derin mi? Hangi derin? Mehmet'in derin.
Ay sensin çok derinden geliyor.
Ben sizinle bir yarım saat görüşmek istiyorum da acaba vaktiniz var mı?
Yalnız Hatun teyzeye söylemezseniz çok sevinirim.
Ay canım benim diyeceğim. Gülüm benim diyeceğim de diyemiyorum. Ya bizim öyle
bir işimiz var ki. Biz bugün nişanda, bohçayda çok işimiz var biliyorsun.
İstememiz var.
Elfi yani elfi eleti isteyeceğiz.
Yani o yüzden çok çok meşgulüz yani bilmiyorum.
Ben sizi rahatsız etmeyeceğim zaten. Sadece yarım saat.
İsterseniz ben istediğiniz yere gelirim. Siz bana söyleyin. Oraya geleyim.
Şimdi biz bir borçlu alışverişlerde gidelim.
Ondan sonra günlük programıma ben bir basayım. Bir boşlukta seni arayıp
haber vereyim. Olur mu?
Çok teşekkürler. Görüşmek üzere. Kolay gelsin size de borçanızla.
Görüyor musun? Elif'e borça yapıyorlar.
İnşallah yenge seçer her şeyi.
Şşşt bana bak. Artık kartları sen de atacaksın.
Oy benim güvercin gözüm.
Bu sabah Talih bizden yanı unutma. Şimdi bir yengeyle buluşalım da o görüntüleri
ona bir gösterelim. Ne olduğunu bildiğimizi anlasın.
Tabii, tabii.
Nasıl süt dökmüş, kedi gibi oldu.
Şimdi benden özürler, özürler, özürler artık.
Ben de diyeceğim ki bilmiyorum, bilmiyorum.
Affetsem mi, affetmesem.
Affetsem mi, affetmesem.
Affetsem mi, affetmesem.
Allah. Yine haklı çıktım. Aman aman aman. Yine haklı çıktım. Aman aman aman.
Yine haklı çıktım.
Can Dağ'ım ne iyi ettin de bizi erkenden evden çıkardın. Bak kimsecikler yok.
Rahat rahat bakıyoruz.
Değil mi anne?
Merak etme kızın çarşının ağzını elinde tutuyor.
Hatun. Bunlar çok güzelmiş. Ne dersin? Borçluya yakışır. Çok güzelmiş Türkan.
Alalım. Ay hatun teyze ne kadar zevklisin ya.
Ben de seninle aynı fikirdeyim çok güzel.
Sağ ol canım.
Yardım edeyim.
Aman.
Türkan, Candan'a bak neler almış. Sağ ol kızım.
Koy şöyle bakalım.
Yok anne, bu ben bohçam için dedim. Hani Gökhan'la nikâh taze edeceğiz diye.
Gelmişken aradan çıkarayım dedim yani. O ne demek Candan? Ne olmuş nikâhını sen?
Türkan'cığım, Allah'ın emri peygamberin kavliyle... ...biz Candan'ı senden
tekrar isteyeceğiz.
Vermezsen de artık diyecek bir şeyimiz yok.
Aşk olsun anne.
Latife yapıyorum.
Ay teyze, kayınvaliden çok tatlı ya ve çok sağlıklı.
Öyle de o.
Ay bakayım şu anda bir dakika.
Anne.
Ya benim bak görüyor musun benim canım annemin fırlantalarına bak.
Beni düşündün değil mi? Ya bak beni hiç unutmaz benim için seçti. Ay canım annem
benim can ciğerim annem. Ay tatlım benim bak. Onları biz bohça için Elif'le
annesine aldık yavrum.
Ha.
İyi madem bu pırlantalarla elit hanım biraz daha elit olsun Meryem. Aşırı elit
olsun. Ama zaten sana da alacaktım. Hatta Aybüke'yi de çok beğendi. Aybüke
'yi de alacaktım. Türkan'cığım sen de beğendin mi? Sana da alalım mı? Yok kız.
Ben nereme giyeceğim bu terliği? Ayağına ne giyeceksin?
Hanımefendi bakar mısınız? Benim ayaklarım 37.
Minnacık.
Şimdi, erkeğe ne almak gerek? Vallahi kaç sene geçti, erkek borçasına ne
konurdu? Bizde de erkek yoktu ki.
Ama iyi hatırlattın.
Şey var bizim, Elet'in dayısı yok mu?
Aa, Murat'ın yeni tanıştığı. Reklamcı olan.
Evet. Ee, şey, sabahlık.
Pijama falan, böyle şeyler alacağız onlara da. Hemen bakıyorum.
Bu nasıl dayısı için?
Olur mu abla? Sen söylesene. Utanma bak. Biz bizeyiz burada.
Ben niye söylüyorum kayınvaliden, evli barklı? O söylesin. Ben de anlarım.
Şimdi bu acaba yeterli mi? Bohça için bunlar az mı yoksa?
Pes anne. Bütün dükkanı aldın, sandığa koydun, iple bağladın. Bana bunun yarısı
geldi.
Hayır, misal Aybüke'yi bugün verecek olsak yani ona da yarısı bunun yeter
yani. Sen de biraz abarttın sanki. Öyle değil mi abla?
Söylesene. Aa, estağfurullah olur mu? Aybüke her şeyin en iyisine layık.
Ay Hatun teyze, bu konuda da seninle aynı fikirdeyim.
Eh canım, toplam bu kadar.
O ne kızım?
Ama!
Soygun! Bu soygun!
Verilmez. Bak, indirim yapmasana.
Yapma, yapma, olmaz.
Bunlara bu verilmez. Abla.
Tamam ya.
Kampanya vardır, bir şey vardır.
Maalesef Aslı Hanım, bu son fiyat. Düş ablam, düş sen. Biraz daha düş.
Düş. Tamam, düşken bir dakika. Düş, dur.
Olmaz. Bak da Adanalardan geldik bak. Düş, biraz daha düş.
Uzun, sen düş. Annem, bir dakika. Çek o sokağı.
Ayaklarıma karan sular indi. Biraz düşün şunu.
Ayıp. Aramızda sen niye ölüyorsun? Yok bak, Hatun Hanım da yorma, bizi de
yorma. Düş onu sen.
Kaderinde utanç var hatun.
Dünürün normali de bizi bulmaz ki.
Ağlayın ha dostlar. Hatunun baksızlığına ağlayın.
Aman.
Bu gürültü ne?
Aa.
Mehmet.
Mehmet.
Mehmet geldi inatım.
Siz gidin ben size haber vereyim.
Mehmet.
Bu sefer de ben seni denizden çıkarmaya geldim. Ne işin var burada?
Derin ben çok düşündüm.
Ama çok çok düşündüm.
Bu yaşadıklarımız ikimizle alakalı değil.
Bütün bu yaşanan her şey hiç bizimle ilgili değil.
Ailelerimizi değiştiremeyiz.
Onlarla savaşamayız.
Ama onların dilinden konuşabiliriz.
İnatsa inat.
Benim senden vazgeçmeye niyetim yok.
Dur bir dakika.
Üstümde gülbilek var. Böyle evlenme teklifi etme olur mu?
Biliyorum yani bunun bir evlenme teklifi olmadığını biliyorum. Sadece niyetimin
ciddi olduğunu bir göstergesi olarak.
Sen şimdi bu yüzüğü tak.
Biz biraz da birbirimizi böyle tanıyalım ne dersin?
Çok güzelmiş.
Allah'a emanet olun.
Geldi kapalı çarşı.
Size bir şey söyleteceğim.
Kavgayı siz çıkarıyorsunuz. Hatun teyzenin bundan haberi olmasın mı?
Soğanlı bana boşanma davası aç. Ne?
Ama bir yandan da korktum. Şimdi bunlar bir araya gelince tekrar kavga etmesin.
Ben bu konuda anneme güveniyorum. Çünkü böyle yaptığımı iddia edemeyecek kimse
yok. Bu bana getirdiğinden daha büyük.
Ay nereden aldın? Bana aldığın daha ufaktı.
Biz geldik yine.
Hoş geldiniz.
Meryem ben ahaldım. Ben onun cezasını çekiyorum.
Sizin iş geri dönmez. O aile seni istemez.
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.