Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
(Jenerik müziği...)
(...)
(...)
(Jenerik müziği...)
(...)
(...)
(Erkek muhabir) Aziz Bey, bir açıklama yapacak mısınız?
(Kadın muhabir) Aziz Bey, ayrılmayı düşünüyor musunuz?
(Erkek muhabir) Aziz Bey, suçlamalar hakkında ne düşünüyorsunuz?
(Erkek muhabir) Aziz Bey! Aziz Bey, cevap verecek misiniz acaba?
(Fotoğraf çekiliyor) (Üst üste konuşmalar)
(Gerilim müziği)
(Fotoğraf çekiliyor)
(Gerilim müziği)
Gelecek...
...geçmişin kapısıdır.
Geleceğin anahtarı...
...geçmişte saklıdır.
(Abdullah) Gelecek, geçmişin kapısıdır.
Geleceğin anahtarı...
...geçmişte saklıdır.
(Gerilim müziği...)
(...)
(...)
(Gerilim müziği...)
(...)
(...)
Hey arkadaşım! Nereye gidiyorsun? Dur!
Bakar mısın? Nereye gidiyorsun? Dur!
Dur diyorum sana! Dursana! Bekle! Dur!
Durun!
(Aziz) Ne yapıyorsun? Bırak! Bırak!
(Gerilim müziği...)
(...)
(Aziz) İyisin. Hadi kalk.
Ne duruyorsunuz?
Kolonya getirin, su getirin, bir şeyler getirin, hadi!
(Aziz) Dağılın siz de, işinize gücünüze bakın!
Gel.
(Gerilim müziği...)
(...)
(...)
(Gerilim müziği...)
(...)
(Müzik...)
(...)
(...)
(Müzik...)
(...)
(...)
(Müzik)
(Gerilim müziği...)
(...)
(...)
(Gerilim müziği...)
(...)
(Hüzünlü müzik...)
(...)
"Yüz bin cefa kılsan bana"
"Senden yüzüm döndürmezem"
"Yüz bin cefa kılsan bana"
"Senden yüzüm döndürmezem"
"Canım dahi alır isen"
"Senden yüzüm döndürmezem"
"Canım dahi alır isen"
"Senden yüzüm döndürmezem"
"Seni severim can ile"
"Kul olmuşum ferman ile"
"And içerim Kur'an ile"
"Senden yüzüm döndürmezem"
(Hüzünlü müzik...)
(...)
(...)
Eyvallah.
(Hüzünlü müzik...)
(...)
(Hüzünlü müzik...)
(...)
(...)
(Hüzünlü müzik...)
(...)
(...)
(Hüzünlü müzik...)
(...)
(...)
(Hüzünlü müzik...)
(...)
(...)
(Hüzünlü müzik...)
(...)
(...)
Böyle dümdüz devam ediyorum Abdullah Efendi.
(Müzik)
(Hüzünlü müzik...)
(...)
(...)
(Hüzünlü müzik...)
(...)
(...)
(Hüzünlü müzik...)
(...)
(...)
(Müzik)
Ben yaptım.
(Hüzünlü müzik...)
(...)
(Gerilim müziği)
Tabii ya.
(Gerilim müziği)
(Kilit açıldı)
(Gerilim müziği...)
(...)
(...)
(Duygusal müzik...)
(...)
Anladım.
(Müzik...)
(...)
(...)
(Duygusal müzik)
(Müzik...)
(...)
(Feride iç ses) Her ne olursa olsun, Allah başka türlüsünü dilemedikçe...
...hak yerini bulacak. Seni bu toprağa gömenler, yaptıklarının hesabını verecek.
(Duygusal müzik)
Efendim, son yaşanan üzücü olay herkesçe malum.
Holding yönetiminde değişiklik yapmak kaçınılmaz oldu.
Holding etik tüzüğünün ilgili maddesi gereğince...
...kurul üyelerinden herhangi biri...
...yönetim kurulu başkanı dâhil olmak üzere...
...Korkmazer markasına zarar verecek herhangi bir eylemde bulunması hâlinde...
...yönetim kurulu toplantısına gerek kalmaksızın...
...üyelerin fikir birliği ve yazılı kararıyla...
...tüm yetkilerinden menedilir.
Bitti mi?
Vay babanın canına rahmet, haber spikeri gibi konuştun da konuştun. Hadi.
Bu maddeye dayanarak disiplin kurulu, Aziz Korkmazer'in...
...yönetim kurulu başkanlığından azledilmesine karar verdi.
Bir şey söyleyeyim mi, tüzük metni falan dinlerken...
...hiç bu kadar heyecanlanacağımı tahmin edemedim.
Nabız 180
Ve yönetim kurulunun aldığı kararla yeni kurul başkanımız sizsiniz.
Allah'ım!
(Kerem) Of.
Hoş buldum, merhabalar. Senin ağzın neler söylemekte?
Bir an böyle söyleyince heyecanlandım...
...çünkü insan her gün yönetim kurulu başkanı olmuyor.
Ama işte gönül isterdi ki böyle alkışlarla başa geçeyim ama...
...biraz sönük kaldı. -Onun da zamanı gelecek Kerem Bey.
-Ama şu an tüm gözler üzerinizde. -Aa!
(Nedim) Başarılar dilerim.
Sağ ol. Yani benim yönetim tarzıma alışmak biraz zaman alacak ama...
...herkesin cebi dolunca müptelam olacaklar.
O zaman hayırlı uğurlu olsun diyelim.
Hadi diyelim, hayırlı uğurlu olsun.
Renkli alabilir miyim? Ruhum çok renklidir de.
Bu iş çok eğlenceliymiş. Buyurun.
-Tebrik ederiz. -Bir şey söyleyeceğim.
Bu çok sönük oldu, böyle pasta falan kesmese miydik?
Mum üflemese miydik?
Konfeti falan? Palyaço gelsin bari.
-Tebrik ederim Kerem Bey. -Sağ olun.
(Kerem) Hemen odama geçip çalışmak istiyorum çünkü bildiğiniz gibi...
...nakit, vakittir.
Tam tersi değil miydi o?
Canım benim, nakdin varsa yeterince vaktin de olur.
Hah, anladım.
Not edin, anlamadı. Yürüyün.
(Salih) Altı.
Hayırdır inşallah.
(Müzik...)
(...)
Bugüne kadar attığım her adım benim hayatımla ilgili sanıyordum.
Bu yol benim yolum değil mi? Yolcu olan ben değil miyim?
Neden hep etrafımdaki insanlar zarar görüyor Salih Baba?
Hiçbir kar tanesi...
...yeryüzüne düşerken bir diğerine değmez evlat.
(Salih) Ama gökten arza birlikte düşer ve kaçınılmaz olarak kavuşurlar.
(Salih) Her insan bir yolcudur bu hayatta...
...ama her biri başka bir yol üzredir.
Cennetten arza düşerken...
...kaçınılmaz şekilde bir araya gelir.
(Salih) Yolları kesişir insanoğlunun.
Herkesin kaderi birbirine değer.
Ama bunu sorgulamak sana da bana da düşmez.
Benim yüzümden gencecik bir adam öldü.
Tamam, belki suçluydu.
(Aziz) Sevdiklerime ihanet etti.
(Aziz) İşine ihanet etti. Bana ihanet etti.
Ama ben onun için mücadele etmeye hazırdım.
Ama o acımasızca öldürüldü.
Neden senin yüzünden olduğunu düşünüyorsun?
(Aziz) Onu oraya ben götürdüm, arabadan çıkma dedim ama çıktı.
(Aziz) Çıkmasaydı belki bunların hiçbiri olmazdı.
İnsan kendi korkularıyla yüzleşmedikçe...
...kendini başka korkuların ve daha kötü sonuçların kucağına atar.
(Salih) Hem de kendi eliyle.
Sen, sana ihanet edecek birini affedip...
...ona ve ailesine yardımcı olacak kadar merhametli davrandın.
Kendi nefsine bu kadar zulmetmen doğru değil.
Sen ne cesaretle o görüntüleri basına servis edersin?
Halk 'action' seviyor Tahsin, sizin emekli hayatınızı merak eden yok.
Bir de buraya kurulmuşsun, şu hâle bak!
İflas geldi!
Tahsin, bir holdingi holding yapan patrondur.
Ben de buranın patronuyum. Yakıştım da buraya ha.
-Aziz o davadan beraat etti. -Beraat etti beraat etmesine...
...ama itibar ayaklar altına alındı.
-Aziz yönetim kurulu başkanlığından-- -Kerem!
Hem benim hem Aziz'in üstüne çok acımasız gidiyorsun...
Ben yıllarca koynumda yılan beslemişim, haberim yok!
Yılan ama sarı yılan.
(Kerem) Hele bak hele!
Bana kötü adam yaftası yapıştıran şu adama bakınız.
Bindiğin dalı kesiyorsun Kerem.
Ne umut ediyorsun bu işten? Kazançlı çıkacağını mı zannediyorsun?
Vallahi billahi aklımda yoktu. Sen kazanç deyince aklıma geldi.
Bakın burada ne var.
-Ne bu? -Hisse devir sözleşmesi.
Hiç vakit kaybetmiyorsun, değil mi?
-Önceden hazırladın bunu, değil mi? -Beni bilirsin Tahsin.
Ben hızlıyımdır. (Araba motoru sesi taklidi yapıyor)
İşi ağırdan almayı sevmem.
Yoruldum Salih Baba. Devam edecek gücü kendimde bulamıyorum.
Kimseye derdimi anlatamıyorum. Aileme de...
...babam, Kerem.
(Aziz) Ben mücadele etmeye çalıştıkça...
...onlar dört bir yandan sevdiklerime zarar vermeye çalışıyor.
Ve benim elimden hiçbir şey gelmiyor.
Ben bu sorumluluğu, bu yükü nasıl taşırım Salih Baba?
Ne yapacaksın?
Bırakıp gideceğim.
Öyle mi? Nereye gideceksin?
Kendinden kaçıp gidebileceğin bir yer var mı?
En azından bu holdingden...
...bu güç odağından, bu acımasız insanlardan uzaklaşmak istiyorum.
(Salih) Hazreti Yunus...
...kavmine hakkı anlatmak için Allah tarafından görevlendirildi.
Peki, görevi aldığında ne yaptı bilir misin Aziz?
Bu soru bana geldiğine göre...
...ben kaçıp giderdi, derdim.
Ama o bir peygamber.
-Herhâlde kaçmamıştır. -(Salih) Neden böyle düşünüyorsun?
Allah'ın peygamberleri içerisinde her türlü örnek bizim için mevcut evlat.
Kaçmış mı? Yani kaçıp gitmiş mi?
Verilen görev ve sorumluluk ağır gelir Yunus Peygamber'e.
(Salih) Ve kendi kavmine sırtını dönüp uzak diyarlara gitmek ister.
Bunu benim özel kalemimle imzalayabilirsin. İzin verdim.
Ben şimdi...
...holdingdeki bütün haklarımı sana devredeceğim, öyle mi?
Hayatımı, ömrümü...
...dişimle, tırnağımla artırdığım, kazandığım bütün mal varlığımı...
...tek bir imzayla sana devredeceğim, öyle mi?
Kalem güzel yazıyor ama.
Allah var, özel kalem. Yağ gibi kayıyor. Şıp diye atarsın, şak diye olur.
(Tahsin) Al.
-Oldu mu? -(Kerem) Aa!
Tahsin, ne yapıyorsun sen? Çıldırdın mı?
Nazlanacağını bildiğimden...
...üç nüshasını birden yaptırdım.
(Kerem) Nazlı ceylan.
Ona çarpı, buna imza.
Boyundan büyük işe kalkışıyorsun Kerem.
-Bülent'e de bu kadar güvenme. -Tahsin.
Tahsin.
"Adam öldürdün Tahsin"
(Kerem) "Evrakları sümen altı ettin Tahsin"
"Belgeler bende Tahsin"
Senin yerine de başkası hapis yattı Tahsin.
Bunları eğer polise verirsem ahir hayatını...
...hapishanede geçirirsin, çürürsün.
Ay, kıyamam. Her gün lapa pirinç yersin, patates püresi yersin.
Baba, fit olursun. İyi olur ha.
Bu durumda bile hâlâ dalga geçiyorsun, değil mi?
'Tonti', dalga geçmiyorum.
Benim tarzım bu be 'tonti'.
At imzayı.
Sen şimdi hisse devirlerini imzala...
...ben de sana özgürlüğünü vereyim.
Zenginliğime zenginlik katayım. Gücüme güç katayım.
Daha çok albenim olsun.
Hadi. Gayet net ve açık bir anlaşma Tahsin.
(Salih) Yunus Peygamber sonunda kendini yüklü bir tekneye atar.
(Salih) Fakat teknenin başı musibetlerden kurtulmaz.
(Salih) Rüzgârlar, fırtınalar...
...büyük dalgaların içerisinde bir batar bir çıkar tekne.
Ve sonunda tekne ahalisi der ki...
..."Tekneden birini atmamız lazım, yoksa hep birlikte batacağız."
(Salih) Ve çekilen kurada kura, Yunus Peygamber'e çıkar.
Ve Yunus Peygamber kendini bir anda karanlık suların dibinde bulur.
Yani Allah'tan kaçarken...
...yine kendisini Allah'ın elinde bulur.
Ve bir balık...
...balina gibi büyük bir balık...
...gelip yutar Yunus Peygamber'i.
(Salih) Kimine göre üç gün, kimine göre 40 gün...
...balığın karnında kalır Yunus Aleyhisselâm.
Allah-u Âlem.
Kendiyle yüz yüze...
...Rabb'iyle baş başa.
(Müzik)
(Müzik)
(Aziz dış ses) Allah'ım, göğe çıkmak isterken...
...arzı ayaklarımın altına almışken deryanın dibine attın beni.
(Aziz dış ses) Şimdi beni bu karanlıktan...
...senden başka kim çıkarabilir ki?
(Aziz dış ses) Kimsenin görmediği derinliklerin çalkantıları kulağımda.
(Aziz dış ses) Yosunlara sarılmış bir ölü gibi yatıyorum.
(Aziz dış ses) Üşüyorum, yalnızım...
...korkuyorum.
(Gerilim müziği)
(Aziz dış ses) Beni nefsimin korkularından senden başka kim kurtarabilir ki?
(Müzik)
(Balina ses çıkarıyor)
(Aziz dış ses) Ben, Aziz, kendini güçlü bilen...
...ben, Aziz, kaçmakta buldum çareyi.
(Müzik)
(Aziz dış ses) Oysa tek bulduğum sen oldun.
(Aziz dış ses) El Aziz, ya Aziz. En güçlü, en kuvvetli...
...izzet sahibi, her şeye galip gelen kim, bildim.
(Müzik)
(Aziz dış ses) Affet beni ya Aziz. Bana güç, kuvvet ver.
(Müzik...)
(...)
(...)
(Müzik...)
(...)
(Nefes verdi)
(Nefes verdi)
(Salih) Balığın karnında hatasını anlayan Yunus Aleyhisselâm...
...şöyle dua etti Allah'a. Dedi ki...
..."Senden başka ilah tanımam.
Seni eksiklerden ırak tutarım. Ben gerçekten zulmedenlerden oldum."
Eyvallah.
Ve bu dua üzerine Allah...
...Yunus Aleyhisselâm'ın tövbesini kabul etti.
Balık onu arza, yani...
...kötülüklerle mücadele etmek için ayak basması gereken yere bıraktı.
Hadi, özel kalem verdim o kadar. İmzala.
Kırma beni. Kırma.
Al, kalem de yok şimdi. Ne yapacağız?
Tahsin, sen ne yaptın? 'I am' şok!
Çıldırdın!
Evrak istiyorsun. Sen bana ihanet edersin ha.
Arkamdan kuyumu kazarsın ha. İmzala dedin, belgeyi vereceğim dedin...
...al sana evrak! Al sana devir formu! Al sana hisse senedi! Al sana...
...al sana bütün Korkmazer Holding! Al sana!
Tahsin, kızacağım sana bak. Sen harbiden tozuttun.
Karşında başkan duruyor! Yönetim kurulu başkanı!
(Kerem) Demek ki senin bu holdingden başka hiçbir şeyin yokmuş, öyle mi?
Ben gerçekten senin her şeyini istemişim.
Sana bir şey söyleyeyim, ben beceremesem bile...
...Aziz senin altından o koltuğu çeke çeke, söke söke alacak!
Ben yapamasam bile senin ve Bülent'in karıştırdığı o pis işleri...
...kafanda patlatacak! Kafanda kıracak! -Oo!
-Azizci mi oldun şimdi bana? -Ne Aziz'i be!
Zevzek herif! Aziz benim oğlum!
Ne isterse olsun, Aziz benim oğlum!
Ama sizin kafanız hâlâ buna basmıyor, değil mi?
Tahsin! Sana söz veriyorum...
...hapiste ilk ziyaretine ben geleceğim.
Elinden hiçbir iş gelmeyen bir adamla...
...bütün güzellikleri kendisine sunulmuş bir adam aynı olabilir mi?
Elbette bir olmaz.
Hangisinin sınavı daha güçlü olur sence?
Elinden her şey gelen birisi...
...muhakkak diğerlerine yardım etmekle sorumludur.
Peki.
Allah sana bunca imkânı, gücü, düşünme becerisini vermişken...
...neden bir kenara çekip oturasın ki Aziz?
Ama ben bu emanetleri, imkânları kullanıp yanlışı doğruya...
...kötülüğü iyiliğe çeviremiyorum Salih Baba.
Asıl olan sonuç değildir.
Ümidini kaybetmeden yola devam etmen gerekmez mi?
Ben kendi rahatımı ve konforumu düşünüp kenara çekilmeye karar verdim.
Yanlış yaptım.
Allah bir insana yük ve sorumluluk yüklerse...
...o insanda bunlarla baş edebilecek kuvvet de mevcuttur elbet.
Ama bunu kabul etmeyip...
...Yunus Peygamber'in yaptığı gibi arkamızı dönüp gidersek--
Balığın karnına düşmekten kurtulamazsın.
Ama biz Yunus Peygamber değiliz.
Sonumuzun çok kötü olması da...
...muhtemel.
Öyleyse yol yakınken nefsine zor gelse de...
...kolay olanın peşinden gitme evlat.
Peki Salih Baba...
...biz şimdi balığın karnının dışında mıyız?
Balığın karnına düştük mü...
...yoksa arza mı çıktık?
Aziz, balığın karnına girdin mi, çıktın mı ben bilmem.
(Salih) Haddim de değil. Ama bildiğim şudur ki...
...senin arzın...
...bu terk edilmiş fabrika.
(Müzik)
-Burası mı? -(Salih) Evet, burası.
(Salih) Şirketi bırakma. Mücadelene devam et.
Arkanı dönüp kaçma.
Çünkü bizde ruhbanlık yasaklanmıştır.
Bir köşeye çekilip hiçbir şey yapmadan duramazsın.
Derviş, halkın içinde Hakk'la yürür.
Günlük sıkıntısı içerisinde üzerine düşen her şeyi yapar.
Kendi ibadetini, zikrini korumak için...
...adaleti tesis etmek için uğraşır.
Peki, bu terk edilmiş mekânın benimle ne ilgisi var?
Dışarıda gerekeni yaparken ayağını basacağın yer burası.
Bunu kulak ardı etme Aziz. Senin arzın burası.
Burası kimin Salih Baba?
Artık onu da sen bileceksin. Bu senin meselen.
Ne demiş Hazreti Pir, "Harap olmaktan niye gamlanayım?"
(Müzik)
Harabenin altında padişah hazinesi var.
(Abdullah) Harabenin altında...
...padişah hazinesi var.
(Müzik)
-Anahtarı ver, ben kullanacağım. -Anahtar kontakta Tahsin Bey.
Tamam. Sen git, ben kullanacağım.
Korumalarla sizi takip etmemizi ister misiniz?
Hayır oğlum, tek başıma halletmem gereken bir iş bu.
(Gerilim müziği)
(Arama tonu)
(Meşgul tonu)
Bülent, beni aklın sıra oyun dışı bırakmaya çalışıyorsun, öyle mi?
(Arama tonu)
(Meşgul tonu)
Bülent! Ulan Bülent!
(Arama tonu)
(Meşgul tonu) Bülent!
Karşıma çıkmak zorundasın!
Beni çoluk çocuğa maskara etmene izin vermeyeceğim Bülent. İzin vermeyeceğim!
(Müzik)
(Telefon çalıyor)
Tahsin meşgul olduğumu anlamıyor demek ki.
İnsanlara bir şeyi iki kere anlatmaktan nefret ederim.
Tekrar tekrar anlatınca söylediklerinin bir değeri kalmaz.
Üstelik seni ciddiye almazlar, duracakları yeri bilmezler...
...hatta bazen senden daha iyi olduklarını bile düşünebilirler.
İşte o zaman...
...ayaklarının altındaki zemini...
...çekmek gerekir. Böyle bir halıyı çekip almak gibi.
Ayaklarını yerden kesmek, düşürmek gerekir.
İnsanın düşerken düşünmeye zamanı olur.
Düşmek bir anlık değil midir efendim?
Ne kadar yüksekten düşeceğine göre değişir.
Bu da demek oluyor ki Tahsin'in düşünmek için...
...bol bol vakti olacak.
(Telefon çalıyor)
Bu nedenle Tahsin'in yalnız kalmasını istiyorum.
Bütün adamlarını etkisiz hâle getirin.
Arza düşerken tutunacak kimsesi kalmasın.
Yapayalnız.
Bum!
Emredersiniz efendim.
(Arama tonu)
(Meşgul tonu)
Bülent, lanet olsun!
Allah kahretsin seni!
Lan ben senin işini çoktan bitirmeliydim ama...
Bunun bedelini bana ağır ödeyeceksin Bülent!
Ağır ödeyeceksin bunun bedelini!
Lanet herif!
(Müzik...)
(...)
(...)
Harabenin altında hazine.
Harabenin altında hazine var.
Feride'm.
(Telefon çalıyor)
(Duygusal müzik)
Ah Kerem ah! Yine ortalığı ateşe verdin, değil mi?
(Geçiş sesi)
Aziz'e bunları anlatmalıyız Feride.
Olmaz.
-Şimdi değil. -Ne demek şimdi değil?
Adam seni de öldürebilirdi.
Sana yaptıklarını düşününce...
Mutlaka cezasını çekecek.
Bunu ben de çok isterim tabii.
Ama Aziz...
Bunu ona söylemek çok zor.
Nasıl söyleyeceğim?
Gözlerinin içine baka baka...
...senin baban bir katil...
...nasıl diyeceğim?
O zaman bırak, ona her şeyi ben anlatayım.
Hayır.
O, Tahsin Korkmazer.
Aziz'in babası.
Bunu ona ilk benim söylemem lazım.
(Geçiş sesi)
(Müzik)
Şimdi değil sevgilim.
Daha hazır değilim ben buna.
(Müzik)
(Müzik)
Allah'ım...
...sen yapacaklarımdan sonra beni affet.
Sen bana güç kuvvet ver.
(Müzik)
(Duygusal müzik...)
(...)
Ben de seni seviyordum.
Her şey çok başka olabilirdi.
Neden yaptın bunu?
(Duygusal müzik...)
(...)
(Sultan) Serpil...
Sultan Hanım.
Canım benim.
(TV erkek ses) Bu sabah erken saatlerde haber ajanslarına ulaşan görüntüler...
...iş dünyasını karıştırdı.
Alice, bak mis gibi ıhlamurla melisa kaynattım.
Çok güzel oldu. Aneta abla, hadi sen de gel.
(TV erkek ses) Korkmazer Holding Yönetim Kurulu Başkanı Aziz Korkmazer'in...
...bir kavga esnasında üç kişiyi yaralamasının görüntüleri...
...gündeme bomba gibi düştü.
(Alice bağırıyor)
Hişt!
Dur, tamam. Bir şey yok.
Tamam, bir şey yok Alice. Ne olursun? Dur. Bir şey yok.
Ay, ne oluyor kuzum? Nedir bu şamata?
Aneta abla, sorma, Aziz'in başı belada.
(Aneta) Ay, ne feci dövüşüyorlar!
Aziz değil mi bu?
Karateci miydi bu çocuk?
Ne karatesi Aneta abla Allah aşkına?
Allah'ım sen Aziz'i koru ya Rabb'im.
(Gerilim müziği)
Sen eşyaları topla, hemen çık. Mesaiyi bekleme, olur mu?
Olmaz ki Sultan Hanım. Zaten ortalık karışık.
Olur. Çok da iyi olur.
Sen hem Enes'in ailesiyle hem de kendinle ilgilen.
-Sana ben izin veriyorum. -Sağ olun Sultan Hanım.
(Duygusal müzik)
Başımız sağ olsun Serpil.
(Duygusal müzik)
Hadi...
Aziz, aç oğlum. Hadi aç şunu. Bir sesini duyayım.
Allah'ım, sen koru Allah'ım.
Ne olur bir yanlışlık olsun.
Ne olur yanlışlık olsun.
Ay, Gülten, neden öldürüyor bu çocukları bu adam?
Ay! Ne fena vuruyor!
Aneta abla, Allah aşkına ver şunu bana!
Hem niye açıyorsun bunun sesini bu kadar?
Ne yapayım? Bir susmuyorsun ki anlayalım ne diyor.
Ne yapacağım? Sultan! Sultan!
Sultan'ı arayacağım.
Gel, gel, gel.
Sultan! Sultan, sen aç kızım hadi.
(Telefon çalıyor)
-Gülten teyzeciğim... -Sultan, neler oluyor kızım?
Aziz'i televizyonda gördüm. Aklım başımdan gitti.
Merak etme Gülten teyze, abim iyi.
Gerçekten mi? Çok şükür ya Rabb'im.
(Sultan ses) Yapma böyle ama lütfen. Biraz sakin ol.
Gerçekten iyi diyorum.
Ağlama ne olursun.
Ben zaten direkt buradan çıkışta yanına geleceğim senin.
Tamam, sen gel ama o görüntüler ne öyle yavrum?
Onlar eski. Geçen yılki görüntüler.
(Sultan ses) Yeni sızdırmışlar sadece basına.
Ama merak etme, tamam mı? Her şey yoluna girecek.
Aziz'i o hâlde görüp de sakin olmak mümkün mü?
(Gülten ses) Bak, doğruyu söyle. Gerçekten iyi, değil mi?
Eğer bana ihtiyacınız varsa hemen söyle ne olur.
Yok. Ben geldiğimde sana tüm ayrıntıları anlatacağım. Merak etme.
Sadece abim iyi. Bunu bilsen yeter.
Tamam. Hadi görüşürüz kızım.
Allah'ım... Ah, ah!
(Emine) İyi günler. Afiyet olsun.
Emine, ben geldim.
Siz biraz geç kalmadınız mı acaba Altan Bey?
Evet Emine, haklısın. Özür dilerim.
Ama bak, sana çiçek getirdim. Nasıl?
Hem gelmiyorsun, hem beni burada bekletiyorsun...
...hem de sonra gecenin köründe bir tane telefon...
...bir şeyler söyleyip kapatıyorsun.
(Fırat dış ses) Tüm bunların ne zaman başladığını biliyor musun?
(Fırat dış ses) Yani bizim, sizin ailenizin lanetine...
...ne zaman bulaştığımızı...
...biliyor musun?
Aziz abinin üç kişiyi öldüresiye dövdüğü o gece...
...öldü sandığımız adamlardan biri benim can dostumdu.
(Kerem) Ne yapıyorsun?
Abinin, Aziz Korkmazer'in tıklanma rekorları kıran o muhteşem videosu mu?
Çok heyecanlı.
Bu görüntüleri basına sen mi sızdırdın?
Aa! Sarı papatya büyümüş de abisinden hesap soruyor.
Biraz daha ciddi olur musun? Sen mi verdin diyorum!
Ben verdim görüntüleri, evet.
Neden?
Çünkü herkesin tanıdığı, bildiği...
...o hayırlı evlat...
...o iyi iş adamı Aziz Korkmazer'in...
...aslında herkesin tanıdığı o insan olmadığını görsünler diye.
Onun gerçek yüzünü siz ve cümle âlem görsün diye.
Sen gerçekte kimsin?
Benim yıllardır abi dediğim Kerem kim?
-Ya, papatyam-- -Bana cevap ver!
Kimsin sen? Hangisisin? Söyle! Neden?
Neden yapıyorsun? Söyle! Söyle, neden yapıyorsun?
Sultan, sakin ol ve beni dinle.
Seni görmek bile istemiyorum. Neden yapıyorsun bunu ailemize?
Neden yapıyorsun?
Onların bana yaptıkları ne olacak Sultan?
Ben ne olacağım?
Aziz abim seni düşünerek hareket etmedi mi bugüne kadar?
O kavgaya bile seni kurtarmak için girdi o!
Her koyun...
...kendi bacağından Sultan.
(Kerem) İpi zayıf olan...
...düşer.
Sen nasıl bu hâle geldin?
Her şeyi kendi hür irademle yaptım Hâkime Hanım.
Her şeyi bugüne kadar bizimle yaptın!
Biz, kardeşlerin!
Ama artık sen kendi kendine ne yapacaksın, ben onu çok merak ediyorum.
Sultan, Aziz'i bilmem ama ben hep senin yanında olacağım.
Ama ne ben ne abim bundan sonra senin yanında olmayacağız.
İşte Aziz'den bu yüzden daha çok nefret ediyorum.
Seni bile kendi safına çekmeyi başarmış.
Seni bile.
(Kerem) Bana ne yaptı, biliyor musun?
Geçti karşıma, yıllarca baba dediğim...
...beni büyüten adam Tahsin Korkmazer için...
...kendi öz ailemi öldürdüğünü söyledi. Bunu niye yaptı?
Sırf bana acı vermek için.
Sırf ben mutlu olmayayım diye.
Senin o gözünde büyüttüğün Aziz Korkmazer var ya...
...Aziz o değil, Aziz bu!
Gerçek Aziz, bu.
Hoşça kal.
(Gerilim müziği)
Tamam, bana vereceğin her türlü cezaya razıyım zaten.
Ama neden diye bir sor bana.
Hayır, sormayacağım. Zannediyorum ki ben gelir, bir açıklama yapar...
...belki bana bir şeyler söyler.
Bir gün bekledim, iki gün bekledim. Bekle babam, bekle!
Gelip de açıklama yapan, bana bir tane bir şey söyleyen biri yok.
Emine, tut şunu! Al!
Bak, ben sana anlatayım şimdi, tamam mı? Biz çıktık--
(Emine) Hayır efendim, hayır!
Ben hiçbir şey duymak, dinlemek istemiyorum.
Benim nasıl olduğumu merak etmeyen, benim hâlimi, hatırımı sormayan bir insanın...
...anlatacaklarını ben neden merak edeyim ki?
Evet, yaptığım çok büyük eşeklik.
Ama bu, seni düşünmedim anlamına gelmiyor ki.
Hatta geleceğimiz için o kadar önemli adımlar attım ki ben...
...bir müsaade etsen de anlatsam sana.
Hayır efendim, müsaade etmiyorum, etmeyeceğim.
Beni burada böyle saatlerce beklettikten sonra...
...yaptığın açıklamaların hiçbir önemi yok artık.
Buyur, otur.
Peki.
Emine...
...artık karşında Korkmazer Holding'in güvenlik müdürü var.
Altan! Güvenlik müdürü mü oldun?
Ay!
-Emine... -Altan...
Bak, senin için sonunda evet dedim, kabul ettim işi.
-Ya? -(Altan) Ya.
Altan...
Emine, gerçekten özür dilerim.
Ama inan, aklım hep buradaydı.
İyi.
Ama öyle bir kuru özürle olmaz.
Benim gönlümü alman şart.
Tabii. Ben senin gönlünü alacağım tabii ki.
Ama bana biraz zaman vermen lazım.
Holdingde işler o kadar karışık ki anlatamam sana.
Ne oluyor Altan? Korkutma beni.
Aziz'in başı yine dertte.
Eski bir mevzu. Bilmiyorum, belki görmüşsündür.
(Müzik)
Bunlar geçen sene Feride'nin yanlışlıkla çektiği görüntüler değil mi?
(Altan) Evet.
Eski mevzu ama yine de canımızı sıktı.
O zaman Feride'yle de bir ilgisi var demek ki.
Ben de Feride neden ortalarda yok diyordum.
(Emine) Şimdi anlaşıldı.
Peki, Feride iyi ama değil mi?
Yani onunla ilgili bir durum yok?
Aziz nasıl? O iyi mi?
Herkes iyi çok şükür ama holdingde işler bayağı karışık.
(Gerilim müziği...)
(...)
(Duygusal müzik)
Eyvallah. Sağ olasın.
Hayda!
Bunun ne işi var abi burada?
(Gerilim müziği)
(Tekin) Ne işin var burada?
Git buradan. Burada sana yer yok!
Çoluk çocukla işim yok.
Çekil şuradan!
Necmi, yalnız geldim bak.
Boşum.
(Tahsin) Konuşmaya geldim.
Benim seninle konuşacak hiçbir şeyim yok Tahsin!
Necmi abiyi duydun. Hadi şimdi çık dışarı!
Misafirlerine artık böyle mi davranıyorsun Necmi?
Çoluk çocuğun arkasına saklanarak mı hallediyorsun işlerini?
Tekin...
...bırak, ne diyecekse desin oğlum.
(Gerilim müziği)
Necmi...
...ailenin öldürüldüğü geceyi araştırdığını biliyorum.
Bu konuda sana söyleyeceklerim var.
Ailemi öldürdüğünü itiraf edip...
...cezasına katlanacaksan otur konuşalım.
Aileni ben öldürmedim.
Ama ölüm emrini kimin verdiğini biliyorum.
Tekin, sen dışarı çık evlat.
(Gerilim müziği)
Otur!
(Gerilim müziği)
(Hasibe) İyi oldu bugün çıkmadığın dışarı.
Hava epey soğuk çünkü.
Evde de çocuklar yokken böyle sessiz kafa dinliyor insan, değil mi?
Çocuklar nerede?
Can'ın dersi var. Odasında.
Fırat dersen, Allah bilir.
Feride?
Ne bileyim canım? Sabah çıktı herhâlde.
-Hoş geldin kızım. -(Feride) Hoş buldum.
Hoş geldin.
Aa! Ne o öyle, el kol dolu?
Piyango falan mı vurdu? Haberimiz yok da.
Öyle, içimden geldi.
Allah Allah! Bayram değil, seyran değil.
Dedim ya, içimden geldi. Öyle çarşıda görünce almak istedim.
Dünden beri yoksun ortalıkta.
Atölyedeydim baba. Yoğundum biraz.
İyi misin peki?
Biraz solgun görünüyorsun.
İyiyim.
Senin yanındayım.
(Duygusal müzik)
(Gerilim müziği)
(Tahsin) Eyvallah. Sağ ol.
Ne niyetle geldiysen kapıma öyle muamele görürsün Tahsin.
Niyetim kötü değil.
Ama anlatacaklarım, söyleyeceklerim ikimiz için de çok önemli.
Köşeye sıkıştın, değil mi?
Minyatürün arkasından iki tane zarf çıktı.
(Tahsin) Biri Bülent için, öteki benim için.
Biliyorum.
-İçeriklerini de biliyor musun? -Orası beni ilgilendirmez.
Benim görevim, zarfları minyatürün içine koymaktı.
Bülent...
...kendi zarfını yaktı.
Hiç şaşırmadım. Yakmak, yıkmak...
...Bülent'in yapacağı şeyler bunlar.
Evet, o kurtuldu tabii ama...
...benim zarfım şu anda Kerem'de ve bana karşı...
...şantaj olarak kullanıyorlar.
Ee, Tahsin Efendi, rüzgâr ekersen fırtına biçersin.
Yaptıklarınız yanınıza mı kalacak sanıyordun?
(Necmi) Bülent de sen de yaptıklarınızın cezasını çekeceksiniz.
Kurtuluşunuz yok.
Bu mont senin içi baba.
(Feride) Bütün gün sokaklardasın, çok çalışıyorsun.
Ne gerek vardı kızım?
Benim emektar paltom hâlâ iş görürdü.
Bu seni ısıtır.
(Duygusal müzik)
Giydikçe beni hatırla, olur mu?
Sen zaten benim hep aklımdasın kızım.
Sağ ol.
Hayırdır, hangi dağda kurt öldü?
Bunu da sana aldım.
Alışverişe giderken üşütmeyesin diye.
(Duygusal müzik)
Can, ablacığım gel artık.
Feride...
...iyi misin sen kızım? Dün gece bir şey mi oldu?
Kesin bir şey olmuş.
Kim bilir kimin işine burnunu soktu yine.
(Faik) Hasibe, bir sus! Bir karışma!
Son zamanlarda çok iyi şeyler yaşamadık. O yüzden...
...güzel bir şey yapmak istedim.
Benim yüzümden çok zor şeyler yaşadınız.
-Abla, ne oldu? -Hah, gel, gel.
Bak, sürpriz.
Sözümü tuttum, gördün mü?
Canım ablam benim.
Hah, tam oldu. İcatların tepesinden kalkmıyordu...
...artık bunun tepesinden hiç kalkmaz.
Baba bak, en yenisinden almış.
Birlikte oynarız, değil mi?
Oğlum, ben ne anlarım bu zamazingodan?
Öğretirim.
Can, bak şimdi beni iyi dinle, tamam mı?
Derslerini hiç aksatmayacaksın.
(Feride) Annenin sözünden çıkmayacaksın.
Sana ne derse yap, olur mu?
Tamam abla, sen hiç merak etme.
(Duygusal müzik)
(Necmi) Konuşsana be adam! Ailemin ölüm emrini kim verdi?
Söylesem bana yardım edecek misin?
Sana iyilik borcum mu var? Ne yardımı Tahsin?
İyi. O zaman ben gideyim.
Çay için sağ ol. Teşekkür ederim.
Otur!
Karım, üzerine titrediğim evlatlarım...
...evimin ortasında kan revan içinde yatıyordu.
(Necmi) Hele o en küçük evladım.
Yüzü tanınmaz hâldeydi.
Karım kahpece sırtından vurulmuştu.
(Necmi) Yavrularını korumak için yüzüstü kapaklanmıştı üstüne.
Tıpkı kanatlarının altında korumaya çalışan bir melek gibi.
Ben geldiğimde cansız bedeni...
...hâlâ evlatlarına sarılmış, sımsıkı sarılmış duruyordu.
Söyle bakalım şimdi Tahsin Efendi.
Sen benim ailemi kimin öldürdüğünü bileceksin...
...ve bana söylemeyeceksin, öyle mi?
(Necmi) Ben senin canını almaz mıyım lan?
O geldiğin yere seni sağ salim gönderir miyim sanıyorsun?
Konuşsana lan! Kim?
(Tahsin) Bülent.
Ailenin öldürülme emrini Bülent verdi.
Vallahi de billahi de doğru söylüyorum.
Bunu senden başka bilen var mı?
Bana inanmıyorsan git Keşanlı'ya sor, Sefa'ya.
Eğer yalanın varsa seni ayaklarından tavana asarım Tahsin!
Yok, eğer doğruysa söyle o Bülent'e, ölümlerden ölüm beğensin lan!
Defol git şimdi! Gözüm görmesin seni.
(Gerilim müziği)
(Duygusal müzik)
Necmi abi!
Necmi abi! Abi!
Necmi abi! Abi, iyi misin?
Kalk abi, kalk. Necmi abi!
İyi misin abi?
Cana geldim. İyiyim Tekin.
Abi, bir hastaneye falan gidelim. Olmaz böyle.
40 gün kar yağar, bir gün av olur.
Benim için av zamanı Tekin.
Abi...
Eyvallah abi. Başımla beraber.
Sen nasıl dersen o.
(Tekin) Eyvallah abi.
(Tekin) Ama önce bir otur, dinlen.
Feride abla, nasılsın?
Ahmet, seni gördüğüme çok sevindim.
Eyvallah abla ama ben seni biraz hüzünlü gördüm sanki.
Ahmet...
...Can'a iyi bak, olur mu?
-Olur abla. -(Feride) Şimdi o...
...büyüdükçe değişiyor biraz.
Örnek alacağı bir abiye ihtiyacı var.
(Feride) Ben ilgilenemiyorum o kadar çok onunla.
Fırat desen, malum.
Tabii abla. İsterse ben bağlama bile çalıştırırım ona.
Öğret tabii. Çalıştır.
Çok sevinirim biliyor musun öğrenirse.
Fırat da sizinle birlikte olsaydı keşke.
Nasip.
Feride abla, iyisin değil mi? Bir sorun yok?
Hiç bu kadar iyi olmamıştım.
Kendine iyi bak, olur mu?
Tamam abla, sen de.
(Duygusal müzik)
Aziz abiyle mi bir şey oldu acaba?
(Müzik...)
(...)
(...)
Salih Baba.
Güzel insanların bazen bu dünyada yükü de ağır olur güzel kızım.
Ama Allah, kuluna taşıyabileceğinden fazla yük yüklemez.
Ben bazen gücüm tükenecekmiş gibi hissediyorum.
(Müzik)
Ya Rabb'i...
...sen onu şerlilerin şerrinden koru.
Kalbine sekînet ihsan eyle ya Rabb'i.
Ah Feride ah!
Neredesin? Ne yapıyorsun? Niye açmıyorsun telefonlarımı?
(Müzik)
(Hareketli müzik)
Feride!
(Aziz) Nerelerdeydin?
Başladığımız yere geri döndük demek.
(Feride) Hayat çok garip.
(Geçiş sesi)
(Duygusal müzik)
Hanımefendi, iyi misiniz?
İyiyim.
Göremedim sizi. Neredeyse çarpıyordum. Kusura bakmayın.
Benim hatam.
Ah!
Bakın, topallıyorsunuz. İsterseniz hastaneye gidelim.
Hayır dedim! Teşekkürler.
(Duygusal müzik)
(Geçiş sesi)
İyi misin?
Karşımda sen varsın, aksi mümkün mü?
Neden telefonlarımı açmadın peki?
(Geçiş sesi)
Bu adam bunca yıl nasıl elini kolunu sallayarak geziyor?
Sen haklı çıktın Feride.
Duyguların seni yanıltmadı.
Şimdi ne olacak?
Tahsin'i köşeye sıkıştırdık.
Senin ifaden belirleyici ama bu aşamada tek başına yetmez.
Herifler bütün delilleri karartmışlar.
Asıl tutanağı sümen altı etmişler, kendi hazırladıkları tutanağı...
...bir şekilde dosyaya eklemişler.
Nasıl ispat edeceğiz?
Eğer Tahsin'in silahla ilişkisini ispatlayabilirsek...
...ya da ne bileyim, itiraf ettirebilirsek...
...bir şansımız olabilir.
(Geçiş sesi)
Senin de açmadığın zamanlar oldu Aziz.
Ne yani, intikam mı alıyorsun?
Yok, intikam almak değil.
Serpil'le konuşmuştum.
Aziz telefonlarımı neden açmak istemiyor olabilir demiştim.
Ne dedi peki?
İnsan her zaman ulaşılabilir olmak istemez, dedi.
Ben seni denizin kenarında bulduğum gün de anlamıştım bunu.
Ben kendime bunu hak görmüyorum Aziz.
İnsanın yalnız kalmak istemesini... Bilmiyorum.
(Sessizlik)
Korkma, ben yanındayım.
Seni üzmek için söylemedim.
Zaten...
...beni senden başka kimse anlayamaz.
Bazen sana baktığımda...
...küçük bir kız çocuğu görüyorum.
Yorulmuş...
...kırılgan.
O gün burada ilk karşılaştığımızda...
...seni hastaneye götürmeme müsaade etmemiştin.
Ama şimdi yaralarını sarmama müsaade et. Gel bakalım.
(Duygusal müzik)
Meğer benim dermanım sendeymiş.
Bunu anlamam zaman aldı.
(Duygusal müzik)
-Hoş geldiniz Kerem Bey. -Hoş bulduk.
Ne yapıyorsun 'baby face'?
Aa!
Burada böyle bir şey mi vardı?
Müsaadenizle ben bir girip süper kahraman olup geleyim.
Aynıyım.
Sandım ki kostüm değişir.
Kolay gelsin.
Ne yazıyorsun? Günlük mü?
-(Kadın) Evet. -Evet diyor.
Bu ne?
-(Kerem) Kahveyi bununla mı içiyorsun? -Evet.
Öksüz doyuran gibi.
Bununla kahve içtin mi çarpıntı. Her gördüğünde âşık oldum sanırsın...
...hâlbuki kalp çarpıyor. Yapma.
Üç gün uyuyamazsın. Benden sana söylemesi.
Yaz, sevgili günlük.
-Aa! Saçların ne güzel olmuş. -Teşekkür ederim Kerem Bey.
Mürebbiye gibisin.
Senin de saçların çok güzel. Kıvırcık.
Aa!
Hangi oyun? Niye oyun oynuyorsun?
-Oyun oynamıyordum. -Oynuyorsun.
Gördüm işte.
-İtirazın mı var? -Özür dilerim, bir daha olmaz efendim.
Aferin. Ergen gibi ben gelince alt f4, alt f4, hemen kapatıyorsun.
Zayıfla.
Arkadaşlar...
...bildiğiniz gibi...
...Aziz Bey motivasyon konuşmalarını çok severdi.
Bense...
...nefret ederim.
(Kerem) Yapmacık konuşmalardan hiç hoşlanmam.
Bu başarı, kariyer hikâyeleri var ya, sizi yemliyorlar.
Ben sizden öyle canla başla çalışmanızı da istemiyorum.
Aldığınız maaş kadar çalışın yeter.
Sizlere süslü sözlerle daha fazla çalışmanız gerektiğini...
...söyleyenlere de deyin ki...
..."Ben üzerime düşeni yaptım, yeter."
Kendiniz olun.
Öyle ucuz, küçük hesaplar yapmayın yeter.
Anlaşıldı mı?
Sen, 'gamer'...
...'game over'. Kovuldun.
Ayağa kalk ve bu salonu terk et.
Ah be! Yollar gidişine, kızlar duruşuna.
Mesela sen. Acaba arkadaşın niye kovuldu?
-Oyun oynadığı için mi? -Hayır. Bilakis...
...oyun oynamadığı için kovuldu.
Çünkü oyun oynamıyordu...
...ve oyun oynamadığını söyleyecek cesareti yoktu.
Arkasında duramadı.
Kendisi önemli bir arkadaşımızdı. İyi bir çalışandı.
Aziz Bey'in bilgisi olmadan böyle bir şey yapmanız...
Şu anda çok önemli...
...atladığımız bir konu var, onu söyleyeyim.
Karşında Korkmazer Holding'in yönetim kurulu başkanı var.
Ben yine de bunun doğru bir yöntem olduğunu düşünmüyorum.
Aa! Öyle mi? O zaman...
...lütfen siz de arkadaşınızı muhasebede yalnız bırakmayın.
-Hani cesareti takdir ediyordunuz? -Evet, cesareti takdir ediyorum....
...ama cesaretin yanında saygı da önemli.
Maalesef sizde ikincisi yok. İkile.
(Aneta) Kuzum, sabahtan beri aynı şeye bakıp duruyorsun.
(Aneta) Ne oluyor orada yahu?
Sorma Aneta abla.
Çocuğa kumpas kuruyorlar.
Nadide'nin torununa mı?
Evet.
Bunlarla nasıl başa çıkacak, bilmiyorum ki.
Arayayım diyorum ama şimdi yavrumun başı kalabalıktır.
Sen nereden duydun?
Sultan söyledi.
Alice yani.
Aa! O nereden işitmiş ki?
(Kapı zili çaldı)
Ben kapıya bir bakayım. Geliyorum.
(Kapı açıldı)
(Kapı kapandı)
-Aneta abla. -Zehra, hoş geldin.
İyi gördüm seni. İştahın nasıl?
Gülten öyle güzel yemekler yapıyor ki iştahsızlık mı kalır?
İyi gördüm seni.
Gülten...
...o görüntüler ne öyle? Sabah sabah çok kötü oldum inan.
Ah Zehra!
Perişan oldum. Elim ayağım boşaldı.
Tam her şey yoluna girmiş derken olacak şey mi Allah aşkına!
Kerem'le yine didişmeye başlamışlar.
Aziz'i de Kerem'i de ben büyüttüm. İkisine de canım feda...
...ama bu kadarı fazla.
İnsan hiç abisine bunu yapar mı?
Tam birbirlerine destek olmaları gerekirken.
Evet. Aman, hiç sorma işte!
(Duygusal müzik çalıyor...)
(...)
Aa!
(Duygusal müzik çalıyor...)
(...)
Alice...
(Duygusal müzik)
Aneta abla gitti geldi, gitti geldi ama şimdi tam hatırlayacak sanki.
İnşallah bu sefer temelli gelmiştir.
(Alice) Anne.
Alice, kızım.
Hoş geldin evine.
Annem.
Annem.
(Sessizlik)
Bence...
...eğer bir insan...
...bu kadar uzun süre başka bir insanın yanında sessizce durabiliyorsa...
...kesinlikle o insana güveniyor demektir.
Sessizliği paylaşabilmek mümkün mü sence?
Yani...
...hem evet hem hayır.
Nasıl yani?
Bana göre bazen kelimeler yetersiz kalıyor.
Yani...
...insanın gönlünden geçenleri anlatabilmek için...
...çoğunlukla kelimeler yetersiz kalıyor.
Hissettiğinle söylediğinin arası o kadar çok açılıyor ki...
...yani o yüzden...
...bence sessizlik daha iyi.
Kalpten kalbe uzanan bir yol işte.
Doktor gibi. Bu sessizlikte kalbinden geçenleri duyabiliyorum.
Ne duyuyorsun peki?
İyileşebilecek miyim doktor?
Hani böyle...
...kıyıda her şey süt limandır ya, sakin, sessiz.
Açık denizde de fırtınalar kopar.
O misal.
Sen de farklı sayılmazsın.
Sanki hiçbir şey eskisi gibi olmayacakmış gibi hissediyorum.
(Feride) Eskisi gibi...
Hiçbir şey bilmediğimiz o günler.
İşte bilmenin bir bedeli var Aziz.
Sen bütün gün sadece benim telefonlarımı mı açmadın...
...yoksa kimsenin telefonlarına mı cevap vermedin?
Telefonum kapalıydı. Niye sordun?
Hiç.
Merak ettim.
O sapaktan dönseydik...
...nasıl olurdu?
-Pişman mı oldun? -Bazen.
Hani insan donmadan önce tatlı bir uykuya dalar ya...
...öyle işte.
-Güçsüz olduğum zamanlar-- -Öyle bir konuşuyorsun ki...
...sanki hayal değil de...
...kâbusmuş gibi.
Ama öyle. Rüyalar öyle değil midir zaten?
Yarın uyanabileceğimizin garantisini bize kim veriyor?
Düşürme yüzünü böyle.
Nasıl bir rüyaymış peki bu?
Her şeyi geride bıraktığımız.
Belki karnımız aç olur ama ruhumuz tok olur.
Tepede bir ev...
...tek katlı. Küçücük.
Yeşil kırlara bakıyor. Etrafında yüksek duvarlar yok.
İnsanlarla iç içe...
...ama dünyadan uzak.
Belki ortalık yerde oluruz ama kimseye görünmeyiz.
Nazarlardan uzak olur ruhumuz.
Temiz, sessiz, sakin, huzurlu.
Her şey apaçık ortada. Vicdanımız rahat.
Ee?
Çocuklarımız nerede?
Çocuklar.
Bir de çocuk demiştik, değil mi?
Bir kız, bir erkek.
Nasip.
-Çok şey mi istiyoruz acaba? -Yoo.
Yani sen bu soruyu Salih Baba'ya sorsaydın sana ne cevap verirdi?
Sabır evlat, sabır, derdi.
Kader evlat, derdi.
Zorluğa taliplisiniz.
Mükafat beklemeyin.
Bu hayalimize erişemesek de yolunda olmak güzel.
Ne demek o hayale erişememek?
Biz elimizden geleni yapalım da...
...gerisi takdir.
Hastanenin ortasında böyle bir şeye nasıl cesaret edebiliyorlar?
Gözünü karartmış iyice. Bunun başka bir izahı yok.
Bak Yalçın, ben vallahi duygusal davranabilirim.
Kontrol sende. Sen ne dersen öyle yapalım.
Sakince, adım adım düşünmemiz lazım.
Ne düşünüyorsun?
Aklında eş zamanlı bir operasyon mu var?
Henüz değil.
Feride Çağlar cinayetiyle ilgili bütün ayrıntıları gözden geçirelim önce.
Aslında elimizde küçük bir ipucu olsa.
Aynen.
Silah nerede peki?
Belki dolaba koymuşsundur.
Yoo, buradaydı.
(Gerilim müziği)
Sait, odaya acil gelsene.
Yalçın, yapma Allah aşkına. Elimizde bir tane delil var zaten.
(Yalçın) Bir sakin ol.
(Kapı vuruldu)
(Sait) Buyurun başkomiserim.
Sait, ben yokken odaya biri girdi mi?
Hayır başkomiserim. Ben bugün yerimden hiç ayrılmadım.
Ee, o zaman?
Feride Çağlar cinayetinin silahını sana vermedim, değil mi?
Ben hiç almadım. Sizdeydi başkomiserim.
Tabii ya!
Ben bunu nasıl tahmin edemedim?
-Korkutma beni Yalçın. -Benden haber bekleyin.
Yalçın, nereye gidiyorsun?
Bari bir şey söyleseydin.
Yüzdük yüzdük kuyruğuna geldik. Sen yardım et.
(İç çekti)
Ben seni bırakırım. Buradan tek başına gitmeni istemem.
Aziz...
...biraz yürüsem iyi olacak. Yalnız kalmaya ihtiyacım var.
Sen böyle söyleyince benim içim daralıyor.
Senin neyin var?
Ama benim adımın anlamı da böyle değil mi?
Ben tek kalmaya alışığım.
Hadi canım! Bir tarafından uydurma.
Senin adının bir anlamı var, o da güzellik.
Eşi benzeri olmayan güzellik.
-Güzelliği sen ekledin. -Ne münasebet!
Ben sadece şahit olduğum şeyi söylerim.
-Aziz. -Feride.
Hadi gel beraber yürüyelim. Aklım sende kalacak.
Yusufçuk kolyesini tekrar taktığım gün...
...yüzüğü takmadım diye darılmadın değil mi bana?
Yoo, nereden çıkartıyorsun?
Sen o kolyeyi taktın ya...
...beni affettiğini anladım. Herhâlde...
...yüzüğü takmanın da bir mevsimi var.
Yani anladığım o.
Ne yapalım...
...biz de o mevsimi bekleriz.
Gülistan’da okumuştum.
Dondurucu soğuklar...
...ağaçların yapraklarını dökünce, kendilerini...
...çırılçıplak ve yalnız hissederlermiş.
Sonra elini göğe açınca...
...Allah isteklerini karşılıksız bırakmazmış.
Onlara bahar giysisini bahşedermiş.
Biz de bahar duasına mı çıksak ne yapsak?
Anlaşılan...
...bu kış zor geçeceğe benziyor.
Hâlinden anladım, senin o duayı etmene gerek yok.
Zaten o hâldesin.
Ee, bana da aşkla...
...katılmak kalıyor.
(Duygusal müzik)
(Geçiş sesi) Efendim Sait?
Tamam, geliyorum hemen.
Bizimle ilgili bir gelişme mi?
Yok, başka bir soruşturma. Yarım saate dönerim.
(Müzik...)
(...)
(...)
(Geçiş sesi)
Hadi inat etme. Lütfen beraber gidelim.
(Duygusal müzik)
Aziz...
...seni seviyorum. -Feride...
(Duygusal müzik)
Selamünaleyküm.
Ve aleykümselam Necmi fani.
Aleykümselam abi.
Hoş geldin.
(Duygusal müzik)
Ben bugün Feride ablayı gördüm de...
...biraz tuhaftı.
Nasıl tuhaftı?
Morali falan mı bozuktu?
(Ahmet) Yani tam olarak öyle de değil aslında.
Bir duygusaldı, bir garipti yani.
Kalbindeki figana kulak vermek gerek.
Feride kızımın yükü ağır.
Allah yardımcısı olsun.
(Duygusal müzik)
Bela denizinde...
...ahımın yerinden gönül sandalı yardım alsa...
...vuslat sahiline varsam, münasip bir rüzgâr olsa.
Artık mevsim hep kış sanki.
Hepimizin üzerine birden ağırlık çökmüş.
Bu hâldeyken gönle nasıl bahar gelir baba?
Baharı görmezden gelip dağılmış, çürümüş kemikleri...
...kim diriltecek diye sordu münkirler.
Ne kıştan ibret aldılar ne bahardan.
O yüzden bahar gelir Tekin. Biz istesek de istemesek de gelir.
Mühim olan insanın toprağını hazır etmesidir...
...ki bahar geldiğinde güller bitebilsin baharında.
Kışın sonu bahardır evlat.
Meyve elde etmeye meyli, ümidi olmasaydı...
...ağaç diker miydi bahçıvan?
Güzel çocuk, hadi bakalım vur şu sazın teline.
Havalar soğudu. Vur da bahar gelsin, içimiz ısınsın.
Eyvallah baba.
Dilimiz döndüğünce artık.
("Yolumuz Uğradı Mah-i Güzele" çalıyor)
"Yolumuz uğradı mah-i güzele"
"Mah-i güzele"
"Güzel için güzel bakmak güzeldir"
"Bakmak güzeldir"
"Güzelin buyruğu emri üzere"
"Emri üzere"
"Güzel ile yola gitmek güzeldir"
"Hâl böyle böyle hâlim arz eyle"
"Var yâre söyle"
"Beni etti Mecnun, kendi oldu Leyla"
"Kendi oldu Leyla"
"Mecnun, Leyla'sını bulmadı dostum"
"Bulmadı dostum"
"Bulmadı dostum"
"Bulmadı dostum"
"Varıp divanına durmadı dostum"
"Durmadı dostum"
"Durmadı dostum"
("Yolumuz Uğradı Mah-i Güzele" çalıyor...)
(...)
"Güzel ağlar, güzel güler nazınan"
"Güler nazınan"
"Güzel çalar, güzel söyler sazınan"
"Söyler sazınan"
"Güzel doğar, güzel bahar yazınan"
"Bahar yazınan"
"Baharda açılan güller güzeldir"
"Hâl böyle böyle, hâlim arz eyle"
"Var yâre söyle"
"Beni etti Mecnun, kendi oldu Leyla"
"Kendi oldu Leyla"
"Mecnun, Leyla'sını bulmadı dostum"
"Bulmadı dostum"
"Bulmadı dostum"
"Bulmadı dostum"
"Varıp divanına durmadı dostum"
"Durmadı dostum"
"Durmadı dostum"
(Müzik)
-Hoş geldin Yalçın. -Hoş bulduk. Feride evde mi Faik amca?
-Atölyededir o. -Oraya baktım, yoktu.
Bazen malzeme almaya falan çıkıyor.
-Hayırdır, bir şey mi oldu? -Hiçbir şey söylemedi mi size?
Yoo. Hasibe!
Hasibe!
-Geldim, geldim. -Feride sana bir şey söyledi mi?
Aman onun benimle konuştuğu mu var canım?
Adam gibi bir soru sordum, doğru dürüst cevap versene.
Ayy, tuhaf değil miydi öyle hediyeler falan?
Niye tuhaf olsun? İlk defa mı alıyor?
Aman ne bileyim, öyle bir yere gidiyormuş gibi...
...tuhaf tuhaf hâller falan.
Tahmin ettiğim gibi değildir inşallah.
Oğlum, açık konuşsana. Kötü bir şey yok değil mi?
Vallahi bunu nasıl söyleyeceğim bilmiyorum Faik amca ama...
...şu cinayet silahı var ya... -Ee, ne olmuş silaha?
Feride odamdan alıp gitmiş.
Aa, üstüme iyilik sağlık!
-Ne diyorsun Yalçın? -Faik amca, iyi misin?
Vallahi bu kız deli ayol. İnsan niye böyle bir şey yapar?
Bilmiyorum.
Bak görüyor musun?
Dedektif gibi sokaklarda dolaşa dolaşa raydan çıktı bu kız.
-Siz şimdilik sakin olun. -Nasıl sakin olayım?
Ya başına bir şey gelirse?
Faik amca, Feride bu sıralar pek iyi değil ama makul bir kız.
-Yanlış bir şey yapmaz. -Yok yok, bu kız iyice delirdi.
İnsan karakoldan niye silah çalar canım?
İçeri gir Hasibe! Beni zıvanadan çıkarma!
Tamam!
-Benden haber bekleyin. -Ben de seninle geleyim.
-Burada böyle eli kolu bağlı oturamam. -Faik amca, işleri zorlaştırmayalım.
Zaten durumlar karışık. Başka gelişmeler de var.
Ya bir şey olursa, ben ne yapacağım Yalçın?
Merak etme Faik amca, ben Feride'yi bulacağım.
Hay Allah'ım! Hay Allah'ım!
Nereye gitti bu kız?
(Gerilim müziği)
Yoksa...
(Aziz dış ses) Biz de bahar duasına mı çıksak ne yapsak?
(Feride dış ses) Anlaşılan...
...bu kış zor geçeceğe benziyor.
(Geçiş sesi)
Hâlinden anladım, senin o duayı etmene gerek yok.
Zaten o hâldesin.
Ee, bana da aşkla...
...katılmak kalıyor.
(Geçiş sesi)
(Duygusal müzik)
Ama işte sevdiğim kadının ellerini başkasının elinde görünce...
-Sus! Sus! ...dayanamadım.
-(Feride) Sus! Yalan söyleme! -O zaman da halan araya girdi.
-Sus! -İnan...
...gerçekten böyle olmasını istemiyordum.
Seni o demir parmaklıkların arkasına ben koyacağım.
Yapacağım bunu.
İşte o zaman sen de Aziz'i öldürmüş olacaksın.
(Geçiş sesi)
(Tahsin dış ses) Bu mümkün değil. Sizinki...
...imkânsız aşk.
(Kerem) Ve Aziz Korkmazer efsanesi...
...sona erdi.
Kerem.
Kerem.
Bana bundan sonra başkanım deyin.
Ne oldu? Bu anı ölümsüzleştirmem lazım.
Gül bakayım biraz.
(Fotoğraf çekiyor)
Bir de başkan pozu.
(Fotoğraf çekiyor)
Çok güzel oldu be!
Alice Hanım...
...gel gör oğlun nerelerden nerelere geldi.
Belki acımızı yok etmez ama bir nebze olsun dindirir.
Kerem Saltuk.
Ne güzel ismin var senin be! Tam başkan ismi.
Başkanım, bir öpeyim.
(Müzik)
(Telefon çalıyor)
Efendim Sultan?
(Sultan ses) Abi, bugün holdinge gelecek misin?
Evet, bir şey mi oldu?
Kerem abim...
...yangından mal kaçırır gibi davranıyor.
(Sultan ses) Ben tahammül edemeyeceğim bu çiğ tavırlara.
Güç gösterilerine erken başladı demek.
Daha ilk gün ya. Bugün daha ilk gün ve iki kişiyi kovdu.
(Sultan ses) Hiçbir sebebi yok, tamamen keyfi.
Bu insanların bir ailesi var, bir hayatı var.
Ben bu kadar acımasızlık görmedim.
Korkmazer Holding'e hoş geldin Sultan.
Biliyordum, tamam ama bu kadar olacağını tahmin etmiyordum.
İşte benim yıllardır uğraştığım şey bu ayak oyunları Sultan.
Sanırım...
...hiç bu kadar ciddi olmamıştı ha? -(Aziz ses) Biliyorum Sultan.
Bu başıma daha önce gelmiş olsaydı...
...ortalığı yakıp yıkardım.
Eğer onların yöntemleriyle devam etseydim...
...bugün hâlâ başkan bendim ve bunu çok iyi biliyorlar.
Mücadeleyi bırakmayı düşünmüyorsun, değil mi?
Doğru bildiğinden şaşma. Elinden geleni yap.
Her ne olursa olsun sakın pes etme. Artık benim için böyle.
(Aziz ses) Bütün ihtimalleri kontrol edemem Sultan.
Artık öğrendim.
Aziz olarak kazandım, eğer kaybedeceksem...
...Aziz olarak kaybedeceğim.
Keşke başından beri sana destek oluyor olabilseydim.
Oluyorsun zaten Sultan.
(Aziz ses) Şu an benim oradaki gözüm, kulağım sensin.
Gözlemlemeye devam et ve aksi bir durum olursa...
...her türlü bilgiyi bana ver, tamam mı?
Tamam.
Kendine dikkat et abi.
(Aziz ses) Sağ ol güzelim. Sen de kendine iyi bak.
(Gerilim müziği...)
(...)
(...)
-Hoş geldin çocuk. -Hoş bulduk.
(Duygusal müzik)
Çalar mısın biraz?
Niye çalmak istemiyorsun?
-(Kerem) Sebebini söylemeyecek misin? -Hayır.
-Kim aldı sana o mızıkayı? -(Çocuk Kerem) Babam.
O senin...
...o senin gerçek baban değil ki.
Ama benim başka kimsem yok.
(Duygusal müzik)
Hadi...
...kırma beni.
Çalsana biraz benim için.
("Bak Postacı Geliyor" çalıyor)
Ne güzel çalıyordun. Niye bıraktın?
(Perihan dış ses) Yeter! Çekemem ben bu çocuğun gürültüsünü.
(Perihan dış ses) Nereye götürüyorsan al götür Tahsin.
Ne oldu?
(Tahsin dış ses) Şunun şurasında mızıka çalmış çocuk...
...ne var bunda bu kadar büyütecek? -Ne oldu?
Ne oldu? Bak bana, ne oldu?
(Perihan dış ses) İstemiyorum!
(Tahsin dış ses) Tamam, kendi çocuğun gibi bağrına bas demiyorum sana.
(Perihan dış ses) Kaç defa söyleyeceğim sana.
(Tahsin dış ses) İnsaflı ol Perihan. En azından öteleme çocuğu.
(Perihan dış ses) O yüzden kendi çocuklarıma sarılamıyorum ben.
-(Perihan dış se) Yeter artık, yeter! -(Tahsin dış ses) Ne yapayım ben?
(Tahsin dış) Ben de böyle olsun istemedim. Sokağa mı atayım, ne yapayım?
(Tahsin dış ses) Sana laf anlatanda hata.
(Tahsin dış ses) Kerem, git bahçede çal sen de mızıkanı.
(Duygusal müzik...)
(...)
(Arama tonu)
Aç şu telefonu Feride, aç.
(Arama tonu)
Tam herifi köşeye sıkıştırdım, yaptığın şu işe bak Feride ya!
Sana bir zarar gelirse ne anlamı kalacak bunun?
Ne diyeceğim ben şimdi Faik amcaya?
-(Fırat) Baba. -Gel oğlum, gel.
Konuşacaklarımız var.
Ha, kimse yok herhâlde.
Annen Can'ın yanında.
Ablam? Atölyede mi?
-(Faik) Ben de onun için çağırdım seni. -Ne oldu?
Bir şey olmamıştır inşallah.
Nasıl bir şey olmamıştır baba? Bir şey mi oldu?
-Fırat, ablana sahip çık. -Nasıl ablana sahip çık?
Biri bir şey mi yaptı ablama baba?
Ha? Aziz mi?
-Şu silah var ya. -(Fırat) Evet?
-Cinayetin işlendiği silah. -Evet?
Onu da almış, gitmiş.
Nasıl silahı? Nereden buldu baba ablam silahı?
Yalçın geldi, o söyledi. O da peşinde.
Ben de böyle elim kolum bağlı kaldım işte.
Ne yapacak ki ablam silahla?
Eğer halanın katilini öğrenirse...
Kim?
Baba, halamın katili kim?
(Fırat) Baba, söylesene ya, halamın katili kim?
Adam belki elini kolunu sallayarak geziyor şu an dışarıda.
(Fırat) Baba, söylesene adamakıllı. Kim?
Ya beni düşün. Aynı gün halamın olduğunu öğreniyorum.
Aynı gün halamın öldürüldüğünü öğreniyorum.
(Fırat) Allah aşkına, halamın katili kim?
Seni de ateşe atmak istemem.
Fırat...
...Allah aşkına ablanı bul.
(Gerilim müziği)
Ben kimden öğreneceğimi biliyorum.
("Bak Postacı Geliyor" çalıyor)
(Kapı vuruluyor)
Mızıka sesi koridordan duyuluyor.
Unutmamışsın.
Nasıl unuturum?
Sen almıştın bunu bana. Hatırası var.
Ya...
...evet.
Eğer sende iyi bir iz bıraktıysa...
...ne mutlu. -Yaa, ne iz ne iz!
Çok derin bir iz.
(Kerem) Unutmak ne mümkün.
(Tahsin) Kerem...
...sanki...
...baban olduğumu tekrar hatırlamışsın gibi.
Yani şimdi artık...
...eskisi gibi devam edebiliriz, öyle mi?
Uzlaşmak için geldiysen seni hayal kırıklığına uğratacağım.
Ee...
...uzatma Kerem şunu artık.
(Tahsin) Oğlum...
...istediğini elde ettin işte.
Korkmazer Holding'in...
...Yönetim Kurulu Başkanısın.
(Tahsin) Şimdi benim...
...sana bu hisseleri devretme meselemi...
...boş geçelim, unutalım, olur mu?
Hâlâ beni ikna etmeye çalışıyorsun.
Ama sana ikinci bir şans vermeyeceğim.
(Gerilim müziği)
Kendine sorman gereken iki şey var.
Ya özgürlük...
...ya hapis!
(Gerilim müziği)
İmzalamadan bu kapıdan çıkıp gidersen...
...bunun geri dönüşü yok. Tahsin!
(Gerilim müziği)
(Kapı vuruluyor) Gel.
Yağmur Komiser'im, sizin adınıza geldi.
-Ver bakayım. Kimdenmiş? -Üstünde bir şey yazmıyor.
Anladım. Tamam, sağ ol Sait.
(Kapı kapandı)
(Gerilim müziği)
(Yağmur) Şimdi sözünü tutma sırası sende.
Kerem.
(Gerilim müziği)
Doğru mu bu?
(Gerilim müziği)
Tamam!
Tamam işte, aradığımız delil bu!
Evet, tamam işte!
Allah'ım ne olur doğru olsun.
Nihayet çözdük mü bu işi şimdi?
Harika iş çıkardın.
(Müzik)
Nur içinde yat baba.
Sonunda ruhun huzura erecek.
Kerem...
...bu imza...
...aramızdaki bağın sonsuza dek kopması demek.
(Tahsin) Sonsuza dek diyorum bak.
(Müzik...)
(...)
Al.
Holdingin...
...açık ara en büyük hissedarısın.
(Tahsin) İstediğini aldın.
Hakkım olanı bana verdiğin için teşekkür ederim ba...
(Kerem) Pardon!
Tahsin!
İstediğini aldın.
Ver şimdi bana tutanağı.
Ne tutanakmış arkadaş.
Herkes de bunu tutmak istiyor.
(Kerem) O tutanağı herkes tutamaz.
Canım minyatürü yırttık tutanak da tutanak diye.
Lafı uzatma.
Söz verdin, sözünü tut. Ver tutanağı.
Ben...
...verdiğim sözü tuttum, Tahsin.
Ama senden önce...
...Yağmur Komiser'e söz vermiştim.
Ne?
Ne diyorsun sen ya?
Anlamadım! Şimdi sen...
Oğlum, sen tutanağı...
...Yağmur Komiser... Emniyete mi verdin? Polise mi verdin yani?
Sen de...
...onlardan araklamadın mı?
(Kerem) Sahibine iade ettim.
Ne pislik herif oldun ulan sen böyle!
Sen bana nasıl kazık atarsın ulan? Ver şunu!
Ulan gebertirim seni!
Gebertirim seni! Sen bana bu şekilde kazık atabileceğini mi zannediyorsun ha?
Polis yolda Tahsin. Gelmek üzeredir.
İki tane cinayetten yargılanacağını hesaba kat...
...öyle sapla. -Geberteceğim ulan seni!
(Gerilim müziği)
Ulan ben yıllarca koynumda yılan beslemişim be!
Haberim yokmuş!
Ama Perihan haklıymış.
(Kapı çarparak kapandı)
(Gerilim müziği)
Sait...
...tüm ekibe haber ver. Operasyon için hazırlansın herkes.
Hayrola komiserim, ne operasyonu?
Tahsin Korkmazer'i alıyoruz.
-Yalçın Başkomiser'in haberi var mı? -Haber veriyorum şimdi.
Sait, bütün izinler iptal.
Herkes yarım saat içerisinde hazır oluyor.
Emredersiniz komiserim.
(Müzik)
Müjdemi isterim Yalçın.
Yağmur, acil değilse sonra görüşelim.
(Yağmur ses) Feride'yi buldun mu?
Ne atölyede bulabildim ne de evde. Hâlâ kapalı telefonu. Sen ne diyecektin?
Belki de Feride'den önce...
...Tahsin'e ulaşırsak kökten çözüyoruz bu işi.
Yağmur, ne diyeceksen açık açık söyle.
(Yağmur ses) Müjdemi isterim dedim ya Yalçın.
Tamamdır. Bitti bu iş artık.
Aradığımız delili bulduk. Şimdi operasyon zamanı.
Bir dakika, bir dakika.
-Ne dedin sen? Delil mi dedin? -Evet. Öyle dedim Yalçın.
Feride Çağlar cinayetinin gerçek tutanağı elimizde.
Nasıl oldu bu? Yani nasıl ulaştın tutanağa?
O bana ulaştı diyelim. Kerem sözünde durdu.
İnşallah bunun altından bir şey çıkmaz.
Tamam. Ben şimdi holdinge geçiyorum. Siz de hemen ekiplerle köşke geçin.
-Bir kulağınız bende olsun. -Tamam. Emredersiniz amirim.
(Gerilim müziği)
Öff! Nerede bu adamlar ya?
Hiçbirine ulaşılamıyor.
(Feride) Durun burada! Durun burada!
-İşte orada. -Kim orada? Bana mı dediniz?
Takip edebilir miyiz o arabayı?
Hangi aracı hanımefendi? Dalga mı geçiyorsunuz?
Bakın, lütfen! O arabayı takip etmemiz gerekiyor.
-Lütfen takip eder misiniz? Lütfen! -Hasbinallah!
(Feride) Sola doğru, sola doğru devam edelim.
(Gerilim müziği...)
(...)
Arkadaşlar, Korkmazer Köşkü'ne gidiyoruz.
Hedefimiz Tahsin Korkmazer. Hadi, hemen çıkın!
(Yağmur) Hadi.
(Gerilim müziği...)
(...)
(Kerem) Patronun odasına giriyorsun. Kapıyı çalsana.
Eğer odada bir patron olsaydı, kapı mutlaka çalınırdı.
(Gerilim müziği)
Aa...
...abi.
Abi.
Nihayet yüz yüze gelebildik.
Senin benimle karşılaşacak yüzün var mı ki Kerem?
Tek tereddüdüm yok.
Vicdanım çok rahat.
(Gerilim müziği)
Korkmazer Holding'in...
...âli menfaatlerine zarar verdiğin için...
...tüzüğün ilgili maddesine göre...
...oy birliğiyle yönetim kurulundan...
...azledildin.
Buraya bunun için gelmedim.
Buraya "Kerem, sen ne yapıyorsun...
...yanlış yapıyorsun." demeye de gelmedim.
Buraya senin ne mal olduğunu...
...kendime kabul ettirdiğimi söylemek için geldim.
-Niye geldin buraya? -Bir vakitler...
...kardeşim dediğim, sarışın...
...biraz hırçın görünür ama...
...kalbi mahzun bir çocuk vardı.
Ona veda etmeye geldim.
Bir yere mi gidiyorsun? Uğur ola, yolculuk mu var?
Gitmemi isterdin, değil mi? Yok olmamı?
Hiç fena olmazdı.
Sensiz bir hayat tadından yenmez.
Gitmiyorum Kerem.
Meydanı sana bırakacak değilim.
Kendi ellerinle öldürdüğün...
...içindeki o saf çocuğa veda etmeye geldim.
Onun da sana selamı var.
Hadi, Allah selamet versin. Şimdi çıkabilirsin.
(Kerem) Bundan böyle...
...benim için yabancısın Kerem.
Hadi ama yapma.
Yabancılaşan sensin. Beni geri planda tutan...
...kendini her zaman ön saflara koyan...
...beni oyun dışı bırakan...
...hatta...
...bu Kerem'i yaratan bile sensin.
Bana baksana Aziz.
Bana baksana.
(Kerem) Bak, bu senin eserin.
Karşında ne kadar güçlü bir adam oldum.
Benimle gurur duyuyor musun Aziz?
Bu hikâyelerin tek bir mağduru var...
...o da hep sensin, değil mi Kerem?
Hep mağdursun, hep kaybedensin, hep acı çekensin.
Hiçbir yalanı yutmayan Kerem...
...acaba bu yalana kendisini nasıl inandırdı?
(Aziz) Bunu hiç düşündün mü?
İyi olmak için mücadele etmek yerine...
...hep kendi menfaatlerini düşündün.
Sahip olduğun bu öfke, bir gün seni bitirecek.
Senden geriye hiçbir şey kalmayacak Kerem.
Yine o klasik abi konuşmaları.
Ama senin bu çokbilmiş hâllerini artık kimse yemiyor.
(Kerem) Boş yapıyorsun.
Biliyor musun, holdingin telefonları kilitlendi.
Herkes seni soruyor.
O nasıl muazzam bir dövüş tekniği öyle.
(Kerem) Çok iyisin.
Söylesene, ne zaman kuruyoruz dövüş kulübünü?
Ben o gece o sarışın çocuk için dövüştüm.
Ben de...
...sen düştün ve itibarımızı yerle bir ettiğin için senin yerine geçtim.
(Kerem) Şirketin onurunu kurtarıyorum.
Bak, gördün mü? Ben kötü gün dostuyum.
Yöntemlerimle ilgilenme. Sen sonuca bak.
Ben zirvedeyim, sen yoksun.
Ve zirve tek kişiliktir.
Zirvede olmak önemli değil ki.
Önemli olan oraya nasıl çıktığın.
Ve sen bu sınavdan kaldın Kerem.
Ben hiç sınav adamı olmadım.
Hiç de sevmem. Ama sen...
...sen sınıfta kaldın Aziz Korkmazer.
Bütün iş dünyası...
...senin kendini nasıl bitirdiğini konuşuyor.
O görüntüler bir iki gün daha döner etrafta.
Sonra her şey unutulur. Unutulunca da...
...kapıdaki isimlik tekrar yerini bulur Kerem.
Artık çok geç.
Beni yerimden edemezsin.
(Kerem) İş dünyası bu, belki unutmuşsundur.
İmaj her şeydir.
İmajın düşerse sen de düşersin. Yani...
...şah...
...mat! -Herkes bir gün düşer.
Önemli olan yeniden ayağa kalkabilmek.
(Aziz) Bana yeniden ayağa kalkabilme...
...her şeyi sıfırlayabilme şansı verdiğin için teşekkür ederim.
Bu sayede kim dostum, kim düşmanım...
...net olarak anlamış oldum.
İlk defa karşımda...
...gerçekten kaybetmiş bir Aziz Korkmazer var.
Ve ben bu resmi görebilmek için...
...ömür boyu sabrettim.
Görünürde kazandın.
Bana sorarsan...
...kazandığın tek şey, kocaman bir yalnızlık.
Başka eline ne geçti?
Şu anda karşında Korkmazer Holding'in en büyük hissedarı duruyor.
Senin karanlık yüzün bir gün elbet...
...herkes tarafından bilinecek.
Bunu sen tek başına mı yapacaksın?
(Gerilim müziği)
Belki de karşında duruyordur. Hatta...
...kesinlikle bunu...
...bu ellerle yapacağım.
Sonun benim elimden olacak Kerem.
Benim sonumu görmeye...
...senin ömrün yetmez Aziz.
(Gerilim müziği)
İşte onu...
...zaman gösterecek.
(Gerilim müziği)
Off!
Of!
Bittim ben!
Bittim ben, bittim!
(Öksürüyor)
(Arabalar korna çalıyor) Hayır, bitiremeyecekler!
Bitiremeyecekler beni! Bitiremezler!
Ulan ben ne fırtınalar atlattım! Bunu da atlatacağım ben!
Bunu da atlatacağım!
Çekilin şuradan! (Korna çalıyor)
Çekilin şuradan!
Ulan Bülent!
Bülent!
(Gerilim müziği)
Biraz daha hızlı gidemez misiniz?
Abla, bundan daha hızlı gidemem ki. Ceza yerim.
(Taksici fren yaptı)
Yuh artık! Abla, hız hız diyorsun, öldürecektin ikimizi de ya!
(Gerilim müziği)
Bakın, bütün param bu. Bununla gidebilir misiniz?
Tamam ablacığım, tamam.
Sen sakin ol, para mühim değil. Allah aşkına.
(Taksici) Bak, ben şimdi hızlanıyorum. Sen hiç merak etme.
(Gerilim müziği)
(Aziz dış ses) Yaşadığın yenilgi mi zafer mi?
(Aziz dış ses) Kâinata anlam veren zaman gösterecek gerçeği.
(Aziz dış ses) Öyle bir an gelir ki yenilgi sandığın, zafere...
...zafer bildiğin, hezimete dönüşür.
(Aziz dış ses) Benim de bir duam var artık.
(Aziz dış ses) Yakarışım. Kaybedenlerin yüzüne...
...dikkatle bakmamışım bugüne kadar.
(Aziz dış ses) İstedikleri olmayanların...
...varlıkları ellerinden alınanların...
...yüzleri solgun âşıkların...
...dünyaya geldikleri gibi...
...çırılçıplak ortada kalanların.
(Duygusal müzik)
(Aziz dış ses) Kazanmak için kendilerinden vazgeçenlerin dünyası bu.
(Aziz dış ses) Kazandıkça semirenlerin hülyası.
(Aziz dış ses) Kaybetmeye övgü değil bu yakarış.
(Aziz dış ses) Aczini bilenlere güzelleme.
(Aziz dış ses) Ne öfkedeyim, ne gururda...
...ne kederde, ne gamda.
(Aziz dış ses) Onlara uyup, zelil olacağıma...
...kaderime boyun eğip, aziz olmayı dilerim.
(Aziz dış ses) Benim de bir duam var artık.
(Aziz dış ses) Baharı dileyen, kupkuru, yapraksız bir dal gibi.
(Duygusal müzik)
(Geçiş sesi)
(Duygusal müzik)
(Geçiş sesi)
(Duygusal müzik)
(Gerilim müziği)
-Yalçın! -Baban burada mı?
-Yok. Hayırdır? -Feride?
Ne oluyor Yalçın, söylesene!
Rüstem öldürüldü.
(Yalçın) Organize bir iş.
Herifler kılık değiştirip hastaneye sızmışlar.
Nasıl yani? Kim yaptı? Bir dakika, bir dakika, bir dakika!
Sen...
...neden babamla Feride'yi soruyorsun?
-Feride de oradaydı. -Ne diyorsun Yalçın sen?
Feride'nin orada ne işi var? Bundan benim niye haberim yok?
Ben izin verdim.
Çok ısrar etti, halasının katilini öğrenmek istedi.
Sana da söylemek istemedi.
Hissetmiş gibi.
-Neyi hissetmiş gibi? -Katilin kim olduğunu.
(Gerilim müziği...)
(...)
(...)
(Gerilim müziği)
Ahh, bir bu eksikti.
Allah'ım neydi bunun şifresi ya?
(Gerilim müziği...)
(...)
(...)
(Gerilim müziği...)
(...)
(...)
(Gerilim müziği)
Süheyla!
(Gerilim müziği)
(Yalçın) Katil...
...senin baban!
Tahsin Korkmazer!
(Gerilim müziği)
Bu dizinin sesli betimleme, ayrıntılı altyazı ve...
...işaret dilini kapsayan eşerişimi A23 Medya tarafından...
...Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.
www.sebeder.org
(Jenerik müziği...)
(...)
(...)
(Jenerik müziği)
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.