All language subtitles for Tozkoparan İskender 11. Bölüm - Engelsiz

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Tamam budur.

Hemen Savaş Hocayı arayalım. Buraya gelsin.

Evet çok zaman kaybettik.

Kaybetmek işte sizin olayınız.

Nasıl da biliyorlar kendilerini ya.

Yeter artık ama.

Bana bakın. Ne derseniz deyin klibimizi burada çekeceğiz.

-Bu kadar! -Konuş kız!

Çok üzgünüm bebeklerim ama çekemezsiniz.

Çünkü bugün buraya boyacı amca gelecek.

Tabi boyacıyı da klibinizde oynatmak isterseniz...

...o da ilginç olur tabi.

Bir saat boyunca buraya kimse gelmeyecek.

Şimdi sizde çekip gideceksiniz.

Sabrım bitti artık.

Anneciğim çok korktum hemen babaannemi arayayım da...

...bu eziği geri göndersin.

Kimi ararsan ara.

Biz burada suç işlemiyoruz.

Yeter ya yeter.

İzle ve gör.

Çocuklarım hayırdır.

Bir sorun mu var?

Biz Mavi Ay olarak küçük bir klip çekmek istiyoruz ama...

...arkadaşlarımız sürekli bize engel oluyorlar.

Nasıl yalan.

Yok öyle bir şey hocam. Biz öyle bir şey yapmayız, asla.

Evet hocam biz sadece sevgili arkadaşlarımıza bu iş için uygun...

...olup olmayan yerleri söylüyorduk.

Tamamen yardım amaçlı yani.

Onlar için hiçbir yer uygun değil ki hocam.

Nereye gitsek karşımıza çıkıyorlar.

Çocuklar bence bu tarz konularda birbirinize destek olmanız gerekiyor.

Ececiğim siz bu okulu daha iyi biliyorsunuz.

Neden arkadaşlarınıza yardımcı olmuyorsunuz.

Hocam biz yardımcı oluyoruz zaten.

Siz de biliyorsunuz ki bugün burada boya badana yapılacak.

Biz hazırlıkları boşa gitmesin diye uğraşıyoruz.

Şimdi iyilikten uçacaklar.

Peki çocuklar bir şey soracağım.

Neden klibinizi illa ki burada çekmek istiyorsunuz?

Okulda çok daha güzel yerler var.

İstediğimiz yerde çekim yapabiliyoruz değil mi hocam?

İstediğiniz yerde çekim yapabilirsiniz.

İzin veriyorum Sinancığım.

Çok teşekkürler hocam.

Rica ederim.

Sorun hallolduysa ben gidiyorum o zaman.

-Görüşürüz. -Görüşürüz hocam.

Bir, iki, üç.

Tozkopan tozkoparan var mı ondan uzağa atan, yok.

Kaç yaşında kız şu hallere bak.

Yürüyün.

Rüya Hocam.

İskender sen niye arkadaşlarınla değilsin.

Benim size bir şey itiraf etmem gerekiyor.

Evet İskenderciğim dinliyorum.

Salih babam beni resmi olarak evlat edinmedi.

Aslında bakarsan biliyorum İskenderciğim.

Ama neden olduğunu bilmiyorum.

Çünkü buna zamanı olmadı ve...

...bana sorarsanız da ne yapacağını bilemedi.

Biz kısa zamanda o kadar çok şey yaşadık ki.

Size söylemiştim.

Salih baba beni köyümde buldu.

Ve biz çok uzun bir yolculuğa çıktık.

Sanki seneler sürdü.

Kimliğim yoktu benim.

Onu bile yeni çıkarttık.

İnanın bana Rüya Hocam.

Salih babam kötü bir şey yapmaz.

Ne yapıyorsa benim iyiliğim için yapıyor.

Bana hem analık hem babalık yapıyor.

Yine anne özlemi çekiyorum tabi ama.

Biliyorum canım benim.

Biliyorum.

Salih Bey.

Merhaba, ben demin size bakmıştım konuşmak için.

İskenderciğim tamam, teşekkür ederim.

Sorun yok, merak etme.

-Gerçekten mi? -Gerçekten.

-Sorun yok. -Yok.

Hadi sen arkadaşlarının yanına git.

-Rüya Hanım. -Salih Bey...

...bir şey söylemenize gerek yok.

Çünkü İskender sizden önce davrandı.

Tamam zor günler geçirmişsiniz.

İskender’i korumaya çalışmışsınız.

Ne yapacağınızı bilememişsiniz.

Bütün bunları anlıyorum ve sizi destekliyorum da.

Ama bu böyle olmaz.

Olmaz olmuyor zaten.

Olmaz zaten.

İskender’i korumak için bile olsa böyle...

...gayri resmi bir şekilde yanınızda tutamazsınız.

Onun devlet kontrolünde olması lazım.

Yoksa başınız derde girer.

-Hepimizin başı derde girer. -Haklısınız...

...ben ne gerekiyorsa yapacağım.

Haydi bakalım çocuklar, başlıyoruz.

Üç, iki, bir başla!

Evet.

İkram bu çocuklar.

Çok güzel, çok güzel.

Hey çocuk sana bu şarkım.

Dön bak sözlerime.

-Çok güzel, çok güzel. -Yönünü bilmeyen ok gitmez hedefe.

-Devam, devam. -Geliyorlar dikkatli bak.

Kendine güvenen şu ekibe.

Göreceksin Mavi Ay doğacak gökyüzüne.

Çocuklar ne oluyor kim açtı bunları ya?

Hey çocuk sana bu şarkım.

Dön bak sözlerime Yönünü bilmeyen ok gitmez hedefe.

Çok güzel. Geliyorlar dikkatli bak.

Kendine güvenen şu ekibe.

Göreceksin Mavi Ay doğacak gökyüzüne.

Çıldıracağım.

Hayda ne oluyor ya?

Hocam çok açık değil mi?

Yok. Ne demek o?

Sinan biz ispiyoncu değiliz kardeşim.

Çok şanssız olduğumuz açık.

Tozkoparan tozkoparan var mı onun kadar çuvallayan, yok.

Şu galiba.

Biz elimizden geleni yaptık.

Şimdi sıra yarını beklemekte.

Hazır mısınız?

Evet.

Hey çocuk sana bu şarkım.

Dön bak sözlerime Yönünü bilmeyen ok gitmez hedefe.

Geliyorlar dikkatli bak. Kendine güvenen şu ekibe.

Göreceksin Mavi Ay doğacak gökyüzüne.

Tozkoparan tozkoparan var mı ondan uzağa atan.

Tozkoparan tozkoparan var mı ondan uzağa atan.

Yok.

Yayımı gerdim kaç kez attım.

Emin adımlarla gitmek için ileri.

Bu okçuluk bize miras bir alın teri.

Hedefi vuracaksın ve duracaksın.

Sen şımarıksan yumurcaksın.

Keman keşin ruh eşim, kardeşim.

Hilal etrafında birleşin.

Tozkoparan tozkoparan var mı ondan uzağa atan.

Tozkoparan tozkoparan var mı ondan uzağa atan.

Yok.

Atan tutan çoktur ama içi boştur.

Mavi Ay sendeyiz, hadi bizi coştur.

Tozkoparan.

Tozkoparan tozkoparan var mı ondan uzağa atan.

Yok.

Çok heyecanlıyım yayınlansın artık.

Az kaldı.

Şunlara bakın.

Bir de heyecanlanıyorlar.

Sizin dandik klibiniz seçilecek değil herhalde.

Başlıyor.

Bizim klibimiz. Biz kazandık.

İşte bu.

Hey çocuk sana bu şarkım.

-Dön bak sözlerime. -Nasıl olur ya.

Yönünü bilmeyen ok gitmez hedefe.

-Geliyorlar dikkatli bak. -Yürüyün izlemeyin.

Kendine güvenen şu ekibe.

Göreceksin Mavi Ay doğacak gökyüzüne.

-Dur beni dinle. -Bizim şarkı.

Geliyor Kasırga.

Bak ne diyor şarkısında.

Kimse duramaz karşısında.

Bir kere söyledim. Demem bir daha.

Ezer geçer seni tropik fırtına.

Kasırga'nın kuralları.

Yoksa biter buraları.

Karşı koyma bebeğim.

Seni fena üzerim.

-Üstünü çizerim. -Atan tutan çoktur ama içi boştur.

Mavi Ay sendeyiz, hadi bizi coştur.

Tozkoparan. Tozkoparan tozkoparan var mı ondan uzağa atan.

Yok.

Hemen gözlerimi yıkayacağım.

Bu bize bir hakarettir Tayfun.

Rezalet. Bizim şahane klibimiz bu eziklerin klibiyle birleştirilemez.

Yürüyün.

Bence güzeldi adil yani.

Ne olacaktı Saniye ana hepinizin anası.

Geç kaldım ya of.

Tamam oğlum acele etme.

Var dersinin başlamasına daha.

Ama klibi izleyecektik.

Ya hu internetten sonra izlersin ne olacak canım.

O kim baba?

Okuldan mı arıyorlar? Beni mi soracaklar?

Tanımadığım bir numara.

Efendim.

Merhaba Salih Bey mi?

-Evet buyurun. -Salih Bey emniyetten arıyorum.

Emniyetten mi?

Elinizde kayıtlarda görünmeyen bir çocuk bulundurduğunuzu öğrendik.

Bu büyük bir suçtur.

Derhal çocuğu sizden almak zorundayız.

Baba.

Nasıl ya?

Yok artık.

Bu kadar çabuk mu geldiler.

Bırakamazsınız beni baba.

Baba gitmem. Hiçbir yere gitmem ben.

Baba lütfen.

Tamam oğlum.

Tamam oğlum. Sakin ol.

Merak etme.

Siz burada bekleyin.

Baba lütfen.

Oğlum.

Oğlum.

Seni kimse benden alamaz.

Hiç kimse.

-Merhaba. -Rüya Hanım.

Sizi gördüğüme bu kadar sevineceğim aklıma gelmezdi.

Salih Bey benim sizinle çok önemli bir şey konuşmam gerekiyor.

Bunu söylemek kolay değil.

O yüzden hemen konuya gireceğim.

Ben İskender’i resmi olarak evlat edinmek istiyorum.

Ne!

Böylesi İskender için de sizin için de daha iyi olacak.

Bir gelsenize benimle şöyle.

Gelen Rüya Hoca’ymış.

Evet de neden?

Sizdiniz değil mi?

Onları siz aradınız?

Bizi siz ihbar ettiniz.

Anlamadım. Kime?

Ne ihbarı? Ne diyorsunuz siz ya?

Az önce biri beni aradı.

İskender’i elimden alacağını söyledi. O benim oğlum.

Kimse oğlumu elimden alamaz. Bunu nasıl yaparsınız.

Bir dakika Salih Bey bir dakika.

Ben asla böyle bir şey yapmam.

İskender.

-Ben yapmadım. -Siz yapmadıysanız kim yaptı öyleyse.

Kim haber verdi? Nereden biliyorlar?

Ağabey hazır gelmişken başkalarını da arayıp işletelim mi?

Gel bakayım.

Saçmalama.

Cıvık hamur gibi hemen gevşiyorsun.

Biz buraya dalga geçmeye mi geldik.

Yüreklerine korku salmaya geldik biz buraya.

Ağabey madem öyle o zaman neden gerçekten şikayet etmiyorsun?

Ara yetkili ağabeyleri.

Sakallıyı alsınlar içeri.

O küçük baş belasından da kurtuluruz, ne güzel.

Olmaz.

İskender benim elimin altında olmalı.

Ben tamam diyene kadar ona bu hayatı zindan edeceğim.

Şu an düşünmeniz gereken şey kimin haber verip vermediği değil.

Eğer bu iş resmiyete dökülmezse İskender’i elinizden alırlar.

Biliyorum ama ne yapacağımı bilmiyorum.

Ben biliyorum.

İskender’i evlat edineceğim.

Ben de bana yardımcı olmaya çalışıyorsunuz zannettim.

Ben size yardımcı olmaya çalışıyorum zaten Salih Bey.

Hem başınızı derde girmekten kurtaracağım.

Hem de İskender’i ihtiyacı olan anne şefkatini vereceğim.

Onun ihtiyacı olan şey...

...onu koruyup kollayacak, kendini yanında güvende hissedeceği bir baba.

O da hali hazırda mevcut.

Bu tartışma da burada bitti.

İskender.

Ne yapıyorsun?

Aşağıyı dinliyorum.

Rüya Hoca beni yanına almak istiyor.

Sen aşağıdaki sesleri duyabiliyor musun?

Az önce de sinirle ayağını yere vurdu.

Yahu ben de sanki bilmiyormuş gibi şaşırıyorum.

Tamam.

Ayıp. Ayıp bak tamam.

Dinlemeyi kes.

Ağam. Rüya Hoca beni niye evlat edinmek istiyor?

Bilmiyorum İskender.

Galiba seni çok seviyor.

Ben de onu çok seviyorum.

Ama Salih babamı ve seni bırakamam ki.

Hem benim yüzümden kavga etmelerini de istemiyorum.

Dur aklıma bir şey geliyor.

Hadi gel dikkatlerini dağıtalım.

Ama böyle olmaz ki Salih Bey.

Siz beni hiç dinlemiyorsunuz.

Neyi dinleyeyim. Oğlumu elimden almaya gelmişsiniz.

Ağam nereye gidiyoruz?

Yürü yürü.

Koş.

Biz burada ne yapıyoruz?

Tartışmalarını durdurmamız gerekmiyor muydu?

İskenderciğim sen şu kütüğü kaldır bakayım.

Hadi.

Hadi.

Heh. Eğil.

Kalk.

Eğil.

Kalk. Eğil.

Kalk. Eğil. Kalk. Eğil. Kalk. Eğil.

Yok bu sana çok hafif geldi.

Bırak onu sen.

Hadi bakalım.

Kaldır bunu.

Eğil.

Kalk.

Eğil.

Kalk.

Bırak sen onu.

Sen şöyle bir koş bakayım.

Bir tur at. Hadi bakayım.

Hadi.

Çok güzel İskender. Aferin sana.

Güzel güzel de ne yaptığımızı ben de bilsem gerçekten daha güzel olacak.

Şimdi seni iyice bir terletip hasta edeceğiz.

Hasta olacaksın.

İçerdekiler de senin hasta olduğunu görünce tartışmaktan vazgeçecekler.

Seninle ilgilenecekler.

Yalnız ben öyle kolay kolay hasta olmam Ağam.

Ufakken annem bana çok fazla kuvvet macunu yedirmişte.

Yahu seni gerçekten hasta edecek kadar deli değilim.

Şimdi bak seni böyle koşturuyorum ki vücut ısın yükselsin.

İçeridekiler de senin hasta olduğunu zannetsinler.

Kayayı getir bakayım.

Bununla koş be.

Bir tur da böyle at.

Aferin sana. Aferin. Bırak.

Babasız büyümek önemsiz yani.

Bunu mu söylüyorsunuz.

Tabi ki bunu söylemiyorum Salih Bey.

Rüya Hocam, hoş geldiniz.

İskender.

İskender yanıyorsun sen.

Salih Bey ateşi var bu çocuğun. Su gibi de olmuş.

Allah Allah.

Hakikaten oğlum daha az evvel.

Çok üşüyorum baba.

Ay tamam gel. Yatıralım seni.

Salih Bey bir atlet ve bir tişört lütfen.

Yukarıda odada.

-Ne oldu? -Ne bileyim.

Ne oldu ki.

Hadi gel.

İskender nerede kaldı ya.

Başına bir şey gelmiş olmasın.

Telefonumuz da yok ki arayalım arkadaş.

İskender’in başına ne gelebilir ki.

Göktaşı düşse adam tek eliyle yakalar.

Ardacığım biraz sessiz ol istersen.

Vay vay vay.

Muhabbetiniz bol olsun gençler.

Yine ne istiyorsunuz ya?

Klip mevzusu için carlamaya geldiyseniz hiç boşuna uğraşmayın...

...çünkü bizim de haberimiz yoktu.

Asya bebeğim sizin aksinize biz arkamıza değil önümüze bakıyoruz.

Bizim mükemmel sanat eserimizin sizin berbat klibinizle birleştirilmesi...

...bir facia olsa da geçti gitti artık.

Yani biz önümüzdeki facialara bakıyoruz diyelim.

Neden bahsediyorsunuz siz ya?

Ayberk.

Kasırga ve Mavi Ay’ın okçuluk karşılaşması, çarşamba.

Bugün salı, çarşamba bir dakika.

Yarın. Yarın mı!

Ağabey bizim niye haberimiz yok bundan?

Buna siz mi karar verdiniz?

Aa! Olur mu öyle şey.r

Biz de sizin gibi sıradan öğrencileriz Sinan bebeğim.

Babaannemiz karar verdi.

Bizimle hiçbir alakasız yok.

Değil mi kardeşim?

Gerçekten de yokmuş.

Ay bir dakika.

Yoksa siz korktunuz mu?

Ay kıyamam ben size.

Gördünüz mü nasıl hemen sesleri kesildi.

Eğer korktuysanız söyleyin.

Hemen iptal ettirelim.

Gerek yok.

Sizinle her zaman ve her yerde karşılaşmaya hazırız.

-Aynen öyle. -İsterseniz şimdi yapalım.

Bir dakika. Bir dakika.

Bir dakika. Bir dakika.

Sakin ol kardeşim.

Önce bir İskender gelseydi.

Bir dakika. Bir dakika ya.

Sakin ol şampiyon.

Yalnız ben size söyleyeyim. Siz bu gazla yarına kadar...

...patlarsınız haberiniz olsun.

Hadi arkadaşlar biz gidelim.

Hocamız bekler de.

Hemen Salih Hoca’yla, İskender’e haber vermemiz gerekiyor.

Hemen çalışmalara başlıyoruz, hemen.

Asyacığım, canım ne yapıyorsun.

Yine ayarlarıyla oynadılar kızın.

Off. Off ya.

İskender yok. Telefon yok.

Hiçbir şey yok ya. İki dakika huzur yok ya.

Tamam. Tamam. Sakin oluyoruz.

Nasıl sakin olayım Elif.

Bak sakin ol.

Acaba terse yatırıp tekrar terapi mi yapsak.

Yine çıldıracak galiba.

Allahım ya. Gene yok ya.

Yardım edebileceğim bir şey var mı?

Var.

İskender’in anne şefkatine ihtiyacı olduğunu kabul etmek mesela.

Konumuz bu değil.

Konumuz tam olarak bu Salih Bey.

Çocuğu koruyup kollamaktan bahsediyorsunuz.

Çocuğun hasta olduğundan haberiniz bile yok.

Tereyağı nerede?

Arkanızda.

Siz gelene kadar da İskender’in hiçbir şeyi yoktu.

Öyle mi?

Çocuğu ben hasta ettim yani. Bunu mu söylemek istiyorsunuz?

-Salça? -Yanınızda.

Ben öyle bir şey demedim.

Bal gibi de dediniz.

Bal demişken.

Ballı ıhlamur çok iyi gelir ya.

-Ihlamur var mı? -Var!

Ve ben her gece yapıyorum.

O çocukta burada olmaktan çok mutlu.

Mutlu? Ne mutlusu ya.

Hasta çocuk hasta.

Nerede ıhlamur?

Ben istiyorum ki.

İstiyorum ki.

Kimsenin başı derde girmesin.

İskender’in de bir annesi olsun.

Yardım edeyim mi?

Açarım ben.

Ama beni anlayan yok ki.

Açardım ama al.

Alın yani.

İnsan işte böyle her şeyi tek başına yapabileceğini zannediyor ama.

Siz bana laf çarpacağınıza sabah ki telefonu düşünün.

Başınızda benden daha büyük bir dert var çünkü.

Çok iyi.

Vay be. Tam alnının çatına çaktın be.

Oh içimin yağları eridi he.

Ağabey be. Bir ok da ben atayım mı sakallıya.

Çok hıncım var benim buna.

Ok mu atmak istiyorsun sen?

Beni dövdüler ağabey.

Yılışma.

Hayret bir şey.

Zamanı gelince biz de onları döveceğiz.

Tokat manyağı yapacağım onları. Sen ağabeyine güven.

Al hadi at ok.

Gerçekten mi?

Beceriksiz.

Bir de sakallıyı dövecekmiş.

Ohh, şifa olsun.

Ellerinize sağlık Rüya Hocam. Çok güzel olmuş.

Annem de aynı böyle yapardı.

Çok özledim onu.

Afiyet olsun canım benim.

Özlersin tabi.

Anne özlenmez mi hiç.

Ama babam da eksikliğini hiç hissettirmiyor. Sağ olsun.

Sen çok acıkmışsın. Ben bir kase çorba daha getireyim.

Aç aç okula gidecektin bir de.

Okulda yapıyor kahvaltısını.

Hem sen. Siz. Rüya Hanım ne demek istiyorsunuz?

Rüya Hanım.

Bana bunu nasıl söylersin ya.

Ne oldu bunlara yine hala didişiyorlar.

Sorma ağam ya.

Köprüden geçemeyen iki tane keçi var ya aynı onlara döndüler.

Benim hemen arkadaşlara ulaşmam lazım.

Malum telefonları da yok.

Sen Savaş Hoca’yı araya bilir misin, lütfen.

Hayırdır?

Ne geçiyor senin aklından.

Hiçbir şey geçmiyor. O yüzden onlara ulaşmam lazım işte.

Ne! Hasta mı olmuş.

Valla Fikri Hoca’nız öyle söyledi çocuklar.

Olmaz. Mümkün değil.

İskender hasta olamaz!

-Arda. -Sırası mı?

Acaba yarına kadar iyileşir mi ya?

Sinan! Sırası mı?

-Ne yapayım Yarın karşılaşma var. -Evet.

Karşılaşma öncesi bu hastalık işi hiç iyi olması ama ne yapalım.

Geçmiş olsun.

Evde sizi bekliyormuş.

Teşekkürler hocam.

İyi dersler size.

Teşşekürler.

Hoca ne zaman gelecek?

Of bize mi soruyorsun?

Aha geldi!

Nasılsınız? İyi misiniz çocuklar?r

İyiyiz yani normal.

Çokta umurumda.

Yarına hazır mısınız peki?

Evet hocam. Bomba gibiyiz.

Onların üstüne ineceğiz.

İşte bu! Bak bu öfkeyi seviyorum işte.

Şimdi size bir sürpriz hazırladım.

Bu sürpriz ile bu içinizdeki öfkeyi daha da körükleyeceğiz.

İzleyin.

-Hocam o ne? -Mavi Ay mı o?

O ne ya?

Hocam.

İşte bu.

Tiksinç ifadeler.

Bu bakışlar. İstediğim ifade bu çocuklar.

Bakın. Hedefe odaklanırken rakibinize duyduğunuz...

...tiksinçliği hatırlayacaksınız.

Süslü beni dinliyor musun? Anlıyor musun kızım?

Evet hocam.

Zaten bu yüz ifadesi benim her zaman ki yüz ifadem...

...olduğu için hiç sıkıntı yok.

Yapılan araştırmalarda duyguların performansı...

...en az yüzde yirmi iki nokta dokuz oranında düşürdüğü ya da...

...arttırdığı gözlenmiştir.

Güzel konuşuyorsun kesin de ben yarısını anlamıyorum biliyor musun.

Kesin bunlar da anlamıyor. Boşa konuşuyorsun bazen.

Ama neyse. Bak bu ifade ama.

Bu. Aynen bana baktığın gibi.

Tiksinerek bakışları istiyorum.

Bu şekilde kazanacağız çocuklar.

Yarın ne yapıyoruz. Buradan kim çıkınca ağlıyor?

Mavi Ay.

Kim duyamadım ben.

Mavi Ay.

Pembe güneş mi?

Mavi Ay.

Güzel. O zaman hadi bakalım.

Hadi.

Hazır.

Çek.

Bırak.

İşte bu. Gördünüz mü.

Ben ne dedim size. İşe yaradı.

Geç. Sizler geç.

Evet.

Hazır. Çek.

Bırak.

sesi

Bak.

Mükemmel.

Çok iyi.

İçiyorlar, içiyorlar ortaya bırakıyorlar ya.

Bu kim ya?

Efendim.

Evet. Buyurun benim.

Sen kimsiniz acaba?

Gönül Dağı dizisinin yapım sorumlusu mu?

Evet. Müsaitim tabi.

Buyurun. Buyurun.

İzlemez olur muyum beyefendi.

Her bölümünü izliyorum.

Hiç kaçırmadım daha.

Şey bana düşündüğünüz bir rol mu vardı acaba?

Öyle mi?

Aa. Tabi yarın gelirim mutlaka ben.

Tabi. Yarın sabaha görüşmek üzere o zaman.

Ne demek efendim. Tabi görüşürüz.

Saygı benden tabi.

Görüşmek üzere yarın. İyi günler.

Efendim saygı benden.

İyi günler. İyi günler.

Allah!

Hayırdır.

Yarın nereye gidiyorsun bakayım Saniye?

Hiç.

Hiçbir yere gitmiyorum ben buradayım. Yarın sabah geleceğim.

Vallahi bravo.

Beni geçiştirmedin doğruyu söyledin.

Ne demek.

Zira yarın gerçekten hiçbir yere gitmiyorsun.

Zaten istesen de gidemezsin değil mi?

Neden?

Telefonunu, konumunu, saniye saniye takip ediyorum Saniye.

-Evet. -Haydi bakalım.

Kolay gelsin Saniye.

Olmaz ki ya böyle.

Ne yapacağım ben ya?

Hayatımın fırsatı bu.

Benim bu görüşmeye mutlaka gitmem lazım gelir.

Ama buradan da kovulmamam lazım gelir.

Allahım.

Kurban olayım yarabbim ne olursun şu gariban kuluna bir yardım et.

Bir yol göster.

Off. Off.

Hemen toparlanmam için vitaminleri doğal yoldan almalısın İskender.

Vitaminlerde en doğal ve en yoğun meyvelerde bulunurlar.

Benim vitamine değil, konuşamaya ihtiyacım var.

Demek senin de gribin varmış.

Sen de hasta oluyormuşsun.

-O ne ya? -Süper adamın güçlerini azaltan...

...dünya dışı madde.

Bunu süper adama yaklaştırdıklarında gücü azalıyor.

Güç azalması falan yok.

Ben süper adam değilim.

Hasta falan da değilim.

Numara yapıyorum ben.

Okulu kırmak için hasta numarası yaptın.

Vay be.

Bakıyorum yirmi birinci yüzyıla baya hızlı alıştın İskender.

Hayır. Okulu kırmak için değil.

Kimseyi kırmamak için hasta numarası yapıyorum.

Hiçbir şey anlamadım.

Salih baba ve Rüya Hocam benim için kavga ediyorlardı.

Ben de kavga etmesinler diye hasta numarası yaptım.

Ama işler daha da kötüye gitti.

Artık hiç konuşmuyorlar. Tamamen küstüler.

Biz okuldan çıkarken Rüya Hoca kızgın kızgın okula giriyordu.

Salih Hoca’yla kavga ettiği için miydi?

Bir dakika ya.

Niye senin için kavga ediyorlar ki?

Rüya Hoca benim Salih babamın gerçek oğlu olmadığımı öğrendi.

Daha da kötüsü devlet kurumları da öğrenmiş.

Ne!

Ve Rüya Hoca’da beni evlat edinmek istiyor.

Ne!

Ne yapacağım ben?

Düşünmekten başıma ağrılar girdi.

Ağabey bunda düşünecek ne var.

Ben olsam hemen evet derim.

Düşünsene Rüya Hoca’nın çocuğusun.

Ve bütün kapılar önünde açılıyor.

Sen ve Rüya Hoca.

Sen, Rüya Hoca ve kapılar.

Evet Tayfun Bey.

Bakalım karneniz nasıl?

Sıfır. Sıfır. Sıfır.

Bence sana sıfır da fazla.

Ondan dolayı bir tane de eksi bir.

Bu ne be! Hepsi sıfır.

Hatta eksi bir bile var.

Evet Duygu Hanım.

Bu karneyi gördükten sonra o güzel yüzünüz ağlamaktan kırışacak.

Sıfır. Sıfır. Sıfır.

Babaanne!

Ay şimdi bayılacağım.

Hayatta tek zayıf şeyim notlarımdı.

Onlar da sıfırla, bir oldu.

Tostoparlak oldu.

Ben bu kadar düşük nasıl alabilirim.

Ben. Ben okulun en çalışkan öğrencisiyim.

Ha ha ha ha.

Arda her zaman ki gibi uçtun.

Ama ben de oyumu Rüya Hoca’dan yana kullanırdım.

Bizim ezik mavi tavuklar nerede takılıyor acaba.

Aman kantinde.

Orada burada. Bizim gibi özel odaları yok ki.

Hop hop hop. Ne oluyor ya?

Burası dingonun klübü mü?

Çabuk çıkın.

Şşşş.

Bundan sonra klübü.

İsteyen bütün öğrenciler kullanabilecek.

-O nasıl oluyor? -Kimseye ayrıcalık yok.

Aslan anneciğim. Bir tanesin.

Zaten adaletli olan da buydu.

-Canım oğlum. -Hop hop ne oluyor ya?

Dokunma onlara. Onlar özel.

Bırakır mısın şunu.

Çok çıkarcısınız arkadaşlar.

Onlar her zaman dedelerini, babaannelerini kullanıyorlar.

Bizim yüzümüz gülmesin mi?

Hayalde mi kurmayalım.

İskender’in gerçekten yardıma ihtiyacı var.

Hayallere değil.

Ne yapacağım ben ya.

İskender. Seni çok iyi anlıyorum.

Rüya Hocam çok iyi biri.

Çokta seviyorum onu.

Ama Salih Hoca’yı bırakamazsın.

Doğru söylüyor.

Sen gidersen Salih Hoca’ya neler olur düşünmek bile istemiyorum.

Bir kez daha oğlunu kaybederse, mahvolur.

Tıpkı onunla tanıştığımız ilk günlerdeki gibi.

Salih Hocam.

Hocam neredesiniz?

Elif.

Elif sesi duydun mu?

Tamam. Tamam duydum.

Ama sakin olalım Asyacığım.

Sakin.

Ne arıyorsunuz burada?

Seni arıyoruz Salih Hocam.

Salih diye biri yok artık.

Yalnız bırakın beni.

Gidin buradan.

Hayır hocam. Seni bırakmayız hocam.

Gitmeyiz biz.

Hocam lütfen siz de bizi bırakmayın.

Çocuklarınız oluruz hocam.

Gidin buradan.

Git.

Bunu ona yapamam.

Salih babamı bırakıp gidemem.

Onun bana ihtiyacı var.

Ama Rüya Hoca’ya da hayır diyemem.

Çünkü.

Çünkü.

Çünkü ona da ihtiyacım var.

İkisine de ihtiyacım var.

Ne yapacağım ben ya?

Tabi ya buldum.

Çok kolay.

Neden birini seçmek zorunda kalasın ki.

İkisini de seçebilirsin.

Bunun için sadece evlenmeleri gerek.

Bu mu kolay yani.

Bana pek kolay gelmedi ama.

Bana da pek olur gibi gelmedi ama neyse.

Sence işe yarar mı Elif?

Neden olmasın.

Hem de bal gibi olur.

Bir düşünsenize.

İkisi de tarihle ilgileniyor.

İkisi de bekar.

İkisi de İskender’i seviyor.

İkisi de çok iyi insanlar.

Daha olumlu, daha uyumlu bir çift düşünemiyorum.

Aslında doğru.

Baya ortak yönleri varmış.

Ağabey böyle düşününce.

İskender olmasa da evlensinler bunlar diyorum.

Eğer böyle olursa kimseyi seçmek zorunda kalmam.

Hiç kimse de üzülmez.

Ne olur yardım et.

Ben elimden geleni yaparım.

Ben seni çok iyi anlıyorum İskender.

Bir zamanlar aynı şeyleri ben de yaşamıştım.

Bu yüzden ben de varım.

Bende. Görev Salih Hoca ve Rüya Hoca’yı evlendirmek.

O zaman plan yapılsın.

Peki. Planı anlatıyorum.

Salih Hoca bizde.

Sonuçta biz daha iyi tanıyoruz Asya’yla onu.

Sinan, Arda ve İskender.

Rüya Hoca ise sizde.

- Tamam mı? - Tamamdır.

Tozkopan tozkoparan.

Var mı ondan uzağa atan?

Tozkopan tozkoparan.

Var mı ondan uzağa atan?

Yok.

Hocam ne oluyor? Bu duman ne?

Yemeği yaktım.

Hay Allah ya. Başımıza geleni görüyor musun?

İskender’in de çarşaflarının değiştirilmesi gerekiyormuş hocam.

Değiştiririm ben.

Hocam oda da o kadar tozlu ki.

Ha bire öksürüp duruyor çocuk.

-Toz da almak gerekiyor. -Tabi.

Bekar bir erkek olarak sizin için bunları yapmak hiç kolay değil hocam.

Hallediyorum işte.

Bence halledemiyorsunuz hocam.

Bence sizin acilen evlenmeniz gerekiyor.

Bu gidişle evi de kendinizi de yakacaksınız.

Bence de. Hele bu devirde tek başına çocuk yetiştirmek hiç kolay değil.

Sonuçta bu çocuk değil mi.

Hasta olup duruyor. Siz tek başınıza yemek yap, çamaşır yıka ooo.

Madem öyle.

Alın bakalım yardım edin biraz.

Toz almakla başlayın. Hadi.

Hadi. Hadi. Hadi. Hadi. Hadi. Hadi. Çabuk.

Geliyor. Geliyor. Role gir.

Valla çok üzülüyorum ya.

Ne olacak bu çocuğun hali.

Resmen yemeden içmeden kesildim.

Çocuklar.

Ne oldu? Bir sorun mu var?

Boş verin hocam. Şimdi sizi de üzmeyelim.

O nasıl söz Sinancığım.

Üzmeyelim. Lütfen anlatın.

Hocam biz İskender’e çok üzülüyoruz.

Niye? Ne oldu İskender’e?

Kötü mü olmuş?

Salih Bey daha iyi demişti.

Yok hocam. Telaşlanacak bir şey yok.

İskender’in acısı fiziksel değil.

Tamamen duygusal.

O ne demek Sinan? Duygusal, nasıl yani?

Hocam durumu ortada ya.

Hocam çocuk annesini özlüyor işte.

Bu hastalıklar falan hepsi bundan dolayı.

Biliyorum. Biliyorum da.

Onu çok iyi anlıyorum.

Benim de annem yanımda yokken onu çok özlüyordum hocam.

Her gece dua ediyordum.

İnsanın bir yanı eksik kalınca hiç mutlu olamıyor tabi.

-Tabi. -Anne önemli tabi.

Anne önemli.

Ama ondan da önemlisi anneyle babanın bir olması.

Değil mi Sinan?

Evet hocam.

Anneyle babanın birlikte olması kadar güzel bir şey var mı?

Mesela ben. Annemle babam birlikte ve çok mutluyum hocam.

Tüm eski sıkıntılarım bitti.

Eskiden hikayenin kötü karakteriydi bu hocam, valla.

Arda o nereden çıktı?

İşte hocam biz de burada durup Salih amca gibi iyi niyetli...

...İskender’i seven, güzel.

Tabi tarihle de ilgili.

Öyle bir kadınla evlense diye.

Öyle diyorsunuz yani.

Öyle bir kadınla.

Tarihle de ilgili.

Ben diyorum ki acaba...

...siz büyüklerin işine karışmasanız mı?

Hadi bakayım, evinize.

Hadi.

Timsah gözyaşları sizi.

İyi bari okula göndermişsin.

O kadar da kolay olmadı.

Salih babamı iyi olduğuma ikna etmek için bayağı uğraştım.

Okçuluk karşılaşması mı?

Bugün?

Doğru ya. Biz sana telaştan dolayı söylemeyi unuttuk.

Neyse. Tamam. Hadi.

Ne yapıyor bunlar ya?

Afişe baktılar.

Onu biz de gördük herhalde.

O ellerindeki çiçek neydi?

Buldum.

Buldum.

Ellerindeki çiçekle Rüya Hoca’ya yağ çekip karşılaşmayı erteletecekler.

Aferin be.

Valla çok akıllıca he.

Şu an şoktayım.

Akılları sıra babaannemize karşılık Rüya Hoca’yı kullanacaklar.

Ama o biraz zor.

Alo. Kardeşim.

Mavi tavuklar karşılaşmayı erteletmek için bir şeyler çeviriyor.

Onlara engel olmamız lazım.

Erkekler bizde. Gözünüz kızların üzerinde olsun.

Tamam.

Gel benimle.

Bence burası güzel olur.

Yok ya.

Bence şurası daha güzel.

Hem gelince hemen görür.

O zaman...

...notu da böyle yerleştirelim.

Hem oturunca da sürpriz olur.

Rüya Hoca bu çiçekleri görünce yelkenleri suya indirecek.

Kızlar da Salih Hoca’yı ikna etti mi tamamdır.

Boş. Gel.

Ha ha ha.

Hadi bakalım Mavi Ay.

Siz bu okulu dikensiz gül bahçesi mi sandınız.

Cihangir Hoca bizi böyle yaramazlık yaparken görse bayılırdı.

Tamam hadi.

-Rüya Hoca gelmeden çıkalım buradan. -Doğru.

Bu ne?

İstemeden seni üzdüysem özür dilerim, Salih.

Allah Allah.

Ne tuhaf adam ya.

Hem özür diliyor. Hem de kaktüs yolluyor.

Ne demek bu şimdi.

Bir erkeğin kalbine giden yol boğazından geçer derler.

Annemin yaptığı yemeği yiyip, notu da aldı mı...

...Rüya Hoca’ya koşa koşa evlenme teklifi etmeye gidecek.

Karşılaşmayı erteletmek için neden Salih Hoca’ya yemek götürüyorlar ki?

Babaannene götürmeleri gerekmez miydi?

Ece bebeğim. Sence onlarda bunu akıl edebilecek kadar kafa var mı?

Gidip şunları çöpe dökelim de görsünler.

Olmaz.

Bizim yaptığımızı anlarlar.

Ama çöpten daha beter hale getirebiliriz.

Yani?

Bir asit ve bir bazın tepkimesiyle ortaya çıkan...

...sodyum klorür kullanacağız.

Pardon Ece bebeğim.

Alt yazı tuşun kapalı kalmışta.

Şimdi açıklayabilirsin.

Tuz koyacağız.

Bol bol tuz.

Tuz. Tuz. Tuz.

Gel.

Arkadaşlarla yaramazlık keyfi.

Gül.

Niyetim oğlunla arana girmek değil.

Yardım etmek istiyorum.

Yanlış anlaşıldıysam özür dilerim.

Hay Allah.

Ben de bir ton laf ettim kadına ayıp oldu.

Allah topalak.

Bu ne be!

Bu kadar tuz konur mu ya.

Dalga geçiyor benimle.

Tatsız tuzsuz bir adamsın demek istiyor herhalde.

Allahım bu Refika cadısı beni adım adım izlerken...

...ben iş görüşmesine nasıl gideceğim?

Kurban olduğum yarabbim. Ne olursun bana bir yardım et ya.

Bunun da okulda bir işe yaradığı yok.

Boş boş geziyor öyle. Hayır bir işe yara...

...boş boş geziyor...

Kolay gelsin boyacı kardeş.

Kolaysa başına gelsin abla.

Geldi bile.

Bu okulun sahipleri var ya.

İsviçre çakısı gibi beni oradan oraya koşturup duruyorlar.

Ay inanır mısın geçen de okulun duvarlarını bile bana boyattılar.

Ne alaka abla.

Ne alaka değil mi?

Ama bana boyattılar.

Diyorum ki. Sen de yerleri silsen de ödeşsek.

Ben niye sileyim?

Şu okulun haline bak.

Her yer leş gibi. Bak.

Bak. Şuraya bak.

Bak bir bak.

Her yer leş gibi pislik içinde ya.

Pislik içinde.

Neyi pis?

Neyse tamam tamam.

Ben seni daha fazla lafa tutmayayım.

Çünkü Refika cadısı şimdi bizi görürse laflıyoruz, oyalanıyoruz...

...zanneder yani. Haydi ben kaçtım.

Hey Allahım yarabbim ya.

Çattık he.

Ee ne oldu?

Rüya Hoca Salih Hoca’nın yanına gitti mi?

Hayır odasından çıkmadı.

Salih Hoca’da yemekleri yiyince soluğu Rüya Hoca’nın odasında alır...

...diye düşünüyorduk. Ama o da gitmedi.

Belki telefonla görüşmüşlerdir.

Sonuçta herkes bizim gibi telefonsuz değil.

Olabilir.

Ama olmayabilir de.

Bu plan nasıl işe yaramadı ya.

B planına geçmemize gerek kalmazdım diyordum da.

Ooo. Mavi şirinler.

Biz siz harıl harıl antrenman yapıyorsunuz zannediyorduk.

Ama siz burada geyik yapıyormuşsunuz.

Karşılaşmanın erteleneceğini falan düşünüyorlarsa demek.

Yoo. Biz hazırız.

Bırak numarayı kardeşim.

Karşılaşmayı erteletmek için neler çevirdiğinizi biliyoruz.

Ama boşuna heveslenmeyin.

O oyunlar bozuldu.

Biraz sodyum klorür ve dikenin yardımıyla.

Ha ha ha.

Ne diyor bunlar anlayabilen var mı?

Valla ben hiçbir şey anlamadım.

Bırakın şimdi onları. B planına geçiyoruz.

Volki tolki nerede?

Tamam. Hadi yürüyün.

B planı dediler.

Takipte kalın. Koşun.

Buyurun.

Hocam Refika Hanım sizi en üst kattaki laboratuvarda bekliyormuş.

Beni mi?

Allah Allah. Neden acaba.

Bilmiyorum ama çok acil dedi hocam.

Hayırdır inşallah.

Teşekkür ederim.

Bir şey değil.

Kuş yuvadan çıktı.

Anlaşıldı. Tamam.

Merhaba hocam. Nasılsınız?

İyiyim. Pardon.

Kuş kafese girdi. Tamam.

Kuş mu?

Ne yapıyorlar bunlar ya?

Evet hocam. Asansöre binin.r

En üst kattaki laboratuvarda sizi bekliyormuş.

-Acil dedi he. -Evet hocam. Acil dedi.

Allah Allah.

Merhaba.

Rüya Hanım. Merhaba.

Salih Bey.

Şahin ve güvercin kafeste.

Ne yapıyor bunlar?

Ayrıca Elif nerede?

Anlaşıldı. Tamam.

Ay.

Ay ne oldu? Çok korkarım ben.

Sakin olun. Sakin olun.

Elektrik kesilmiştir.

Ay kesilmesin ne olur. Hemen geri gelsin.

Çok korkarım ben. Küçükken asansörde kalmıştım bir kere.

Hiç merak etmeyin. Jeneratör şimdi devreye girecektir.

-Korkmayın. -Hemen gelsin lütfen.

Hemen gelsin. Çok korkarım.

-Aferdersiniz. -Estağfurullah.

Normal bir refkles.

Refkles tabi.

Neden asansörü çalıştırdın Elif?

- Çok kısa sürdü. - Ben çalıştırmadım ki.

Yedek güç ünitesi devreye girdi herhalde.

Ben bir şey yapmadım.

İskender’in bir gün daha dinlenmesi gerekirdi Salih Bey.

Gayet iyi. Bir şeyi yok.

Tabi. Tabi. Eminim öyledir.

Hiçbir şeyin yok.

Aslan oğlum benim deyip yollamışsınızdır okula kesin.

İyi olmasa okula niye yollayayım?

Yolladınız değil mi?

Ben öyle bir insan mıyım?

Bilmem siz öyle bir insan mısınız?

Ama ben olsaydım göndermezdim.

Anne şefkati tabi.

Rüya Hanım buna daha ne kadar devam edeceksiniz?

Bilmem. Siz söyleyin.

Malum benim dikenlerim var.

Umarım asansörde dikenlerim size batmamıştır Salih Bey.

Ne dikeni? Ne demek istiyorsunuz?

Siz daha iyi bilirsiniz.

Sizin de iyi bildiğiniz şeyler vardır.

Mesela insanın ağzına şap gibi tuz doldurup, tadını kaçırmak.

Nasıl? Anlamadım. Ne şapı?

Neyse Refika Hanım’ı daha fazla bekletip onun da ağzının tadını...

...kaçırmayalım değil mi?

Buyurun.

Teşekkür ederim pek naziksiniz.

Sen kaktüs yolla sonra kapı aç.

İşe yarar mı sence ağam.

Valla bilmiyorum İskender de işe yaraması için elimizden gelen her...

...şeyi yaptık be oğlum.

Salih Bey özür dileme şekliniz çok ilginçmiş gerçekten.

Önce kaktüs yolluyorsunuz.

Sonra bu.

Ne kaktüsü?

Özür notuyla birlikte yolladığınız kaktüsten bahsediyorum.

Rüya Hanım ben size ne kaktüs yolladım...

...ne de özür notu.

Nasıl?

-Siz yollamadınız mı? -Hayır.

Ama siz bana bir özür notuyla tuzlu yemekler yolladınız.

Ben, özür notu, tuzlu yemekler.

Şaka yapıyorsunuz herhalde.

Hayır.

İsterseniz bir kısmını ikram edebilirim.

-Hala duruyor. -Almayayım.

Teşekkürler.

O zaman bunu da siz hazırlamadınız.

Hayır.

Ama kimin hazırladığını tahmin edebiliyorum.

Çocuklar.

Dünden beri uğraştıkları şey buymuş demek ki.

İskender’in bir ailesi olması için.

Cihangir Hocam. Yetişin.

Ne oluyor be. Bak.

Büyük karşılaşma öncesi dinleniyorum.

Beni rahat bırakın. Hadi hadi git.

Ay hocam olay da bu zaten.

Hocam Mavi Ay karşılaşmayı erteletmeye çalışıyor.

Oğlum sen sorunlu musun?

Paranoyak mısın peki?

Öyle bir şey yoktur.

Haklarını vereyim şimdi. Cesur çocuklar.

Neyse bana onları övdürmeyin ya.

Gidin. Gölge etmeyin. Ben keyfime bakacağım.

Rahatıma bakacağım ben.

Hocam bence siz rahatınıza bakmayın.

Çünkü bence planları sizden kurtulup Salih Hoca’yı başımıza getirmek.

Ne diyorsun ya? Kesin bilgi mi bu?

Çok bilmiş. Sen bilirsin böyle şeyleri.

Valla bana da öyle geliyor hocam.

Yoksa neden Salih Hoca’yla Rüya Hoca’yı bir araya getirsinler.

-Değil mi? -Ne!

En son bir araya geldiklerinde Salih Hoca okula girmişti de.

Böyle işlerin şakası olmaz hocam.

Olmaz tabi.

Beni kovdurmazlar. Öyle bir şey yok. Çekil.

Çekil. Oğlum.

Tamam ben etrafından dolaşayım.

Beni kovamazlar.

Bakın Salih Bey, İskender’i çok sevdiğinizi ve ona elinizden...

...geldiğince iyi baktığınızı gerçekten biliyorum.

Ama bu işe acil bir çözüm bulmamız gerekiyor.

Bu çözüm ne. İskender’i ben koparmak. Öyle mi.

-Var mı daha iyi bir çözüm yolunuz. -Var.

Ben evlat edineceğim.

Bu bir çözüm. Ama acil bir çözüm değil.

Ben okul müdürüyüm.

İskender’i sorunsuzca ve hemen evlat edinebilirim.

Ben de elimi çabuk tutabilirim.

Bakın Salih Bey. Ben tartışmak istemiyorum.

Ortak bir çözüm yolu bulmaya çalışıyorum.

Siz söylediniz. Yetkililerin sizi aradığını.

Eğer acele etmezsek.

İskender’i elimizden alacaklar.

Bir de o var.

Eğer siz aramadıysanız.

Yetkilileri kim aradı onu da hala anlayamadım.

Nereye gidiyor bu?

Hayır. Hayır.r

Cihangir Bey.

Sadece Cihangir.

Bey, Salih Efendi’ye yakışır.

İkiniz bir oldunuz beni kovdurmaya çalışıyorsunuz öyle mi?

Bu masa ne?

Kutlamamı yapıyorsunuz bir de.

Başardınız mı?

Kovdurdunuz garip Cihangir’i.

Siz ne demek istiyorsunuz? Hiç anlamadım.

Asıl sen ne demek istiyorsun beyim.

Bir insanın ekmeğiyle oynamak bu kadar mı kolay?

Kovuldum demek.

Bir çuval inciri berbat etti ya.

Hocam bu adam bizden ne istiyor ya?

Tüm emeklerimiz boşa gidecek.

Hocam bir şey yapalım.

Anlaşılan yaygara, yine yaygara çıkarttı.

Yaygara burada mı?

Ki demeye kalmadı.

Demek kovuldum he.

Ne istediniz ki benden?

Ben...

...ben ekmek parasına bakan fakir fukara bir gencim.

İkimiz kardeş kardeş takılıyorduk beyim.

Neden Salih Hoca’yı benim yerime geçirdiniz be hanımın.

Bir yanlış anlama var herhalde. Biz öyle bir şey yapmadık.

O zaman bu yemek ne?

Bu yemek şey için.

Canım önemli değil bu yemeğin ne için olduğu.

Kimse kimseyi kovdurmaya çalışmıyor. Rahat olun.

Vallahi mi?

Yüreğime iniyordu. Bende şu panik atak dedikleri şeyden var.

Sonuçta herkes biliyor. Ben bu okula girene kadar neler çektim.

Neyse ben kalkayım.

Çocuklar hazırlanmıştır karşılaşma için.

Aa. Yok yok önce ben gideyim.

Benim çocuklar daha da hazırlanmıştır biliyor musunuz.

Zaten güzel bir haber aldım şimdi.

Bu gazla bir yemece.

Sizi ezip geçeceğiz. Duman duman.

Ceket çocuk. Süslü.

Çok bilmiş. Minik.

Eğitimimizi hatırlayın.

Unutmayın. Hedefinize odaklanırken...

...düşmanınızın sizinle alay eder suratını hayal edeceksiniz.

Bizi kandırdılar.

Yanlış iz peşine düşürdüler.

Değil mi? Rezil ettiler bizi.

Bütün okul size gülüyor.

Bunları unutmayın.

Öfkenizi kazanmaya odaklayacaksınız.

Hadi oklarınızı ayarlayın.

Hadi çocuğum.

Siz kimin atış yapacağına karar verdiniz mi?

İskender atsın hocam.

Arda senin elin iyileşti.

Bence sen atmalısın.

Ben geldim diye geri kalmanı istemem.

Takım için sen daha iyisin İskender.

Beni düşünme.

Hayır. Olmaz öyle.

Yazı tura atalım. Olur mu baba?

Karar sizin.

Yazı ben. Tura sen.

Ortalık sakin.

Şu telefonumu alayım da.

Refika cadısına yakalanmadan.

Nerede bu telefon?

Aman Allahım.

Bu ayaklar.

Saniye.

Hayırdır?

Bunu mu arıyorsun Saniye?

Ben aslında o telefon.

Açıklama istemiyorum.

Sana bir soru sormak istiyorum.

Boyacı nerede biliyor musun?

Kovuldu.

Çünkü onun yerine çalışacak başka birini buldum.

Sence kim?

Hazır.

Çek.

Bırak.

Pardon. Üstünüze afiyet hasta olmuşum ben ya.

Geçmiş olsun.

Sen hedefine odaklanacaksın.

Konsantrasyonunu kaybetmeyeceksin.

Sıradaki.

Şimdi ben çek at yapayım.

Hazır.

Çek.

Bırak.

Ay pardon. Ayağım takıldı.

Ama hocam kulağımın dibinde.

O senin problemin ya. Konsantre olsaydın. Ben ne yapayım.

Cihangir Hocam siz pek iyi görünmüyorsunuz.

Biraz dinlenin.

İyiki ben yaptırdım diye.

Hemen kıskanıyorsunuz he. Buyurun. Siz yapın.

Sıradaki.

Çek.

Bırak.

Sıradaki.

Hazır.

Çek.

Okun açısı çapı gerilimi hesaplamalarıma göre sekiz atacak.

Bu durum da ben dokuz atsam durumu eşitlerim.

Haksızlık olmaz.

Bırak.

Kazanan.

Dostluk.

Hepinizi tebrik ederim.

İki takımı da.

Ah İskender.

Sen bana ne yaptın biliyor musun?

Hayatımdaki kocaman boşluğu gösterdin.

O boşluğun adı evlat.

Senin gibi bir evlat.

Sana oğlum diyebilmeyi öyle çok isterdim ki.

Seni bağrıma bassam İskender.

Annen olsam.

Hem senin. Hem benim eksik yanlarımız tamam olsa.

Hiçbir şeyi bu kadar çok istemedim ben.

Merhaba.

Biraz konuşabilir miyiz?

Kalp kalbe karşıymış.

Ben de konuştuklarımızı düşünüyordum.

Ben de çok düşündüm.

Ve herkesi mutlu edecek bir çözüm yolu buldum.

Bu yolu denemek istiyorum. Tabi. Siz de isterseniz.

Benimle evlenir misiniz?

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.