Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Fuzul Aşk ve Tahtı sunar.
Kimsin sen?
Düşmanın.
Bu gözler yıllar evvel de karşıma çıktı.
Benim düşmanım olamaz. Gördüğü sen, o gün de böyle nefretle bakmıştır sana.
At beni şimdi bu uçurumdan.
Yoksa yapmadığına pişman olursun.
Ölüm kolay.
Ben zoru seçerim.
Sen de onlardan mısın?
Onlar kim bilmiyorum.
O zaman niye saldırdın bana?
Bu düşmanlığın sebebi ne?
Sevdiklerimi aldınız benden.
Ben mi?
Kimi almışım senden?
Söylesene kimi almışım senden?
Niye saldırdın bana?
Çünkü sen... ...duşmanlarımın bahçesin.
Sultan seni kabul etti mi kendisine?
Has odada olan, has odada kalır.
İşleneceğim ben sana has odayı. Yürü!
Yürü! Bütün gece yanında mıydı Sultan? Bırakın beni söylemeyeceğim.
Has odaya geldin diye şımarmışsın.
Haddini bildirmeden söyle!
Bu anlatılmaz.
Yaşanır.
Bir gün has odaya girerseniz siz de öğrenirsiniz.
Sen bir böcekten farksızsın.
Nasıl seni buraya gönderenlerden soracağım hesabını?
Sultanım!
Sultanım! İyi misiniz?
İyiyim. Yara almışsınız. Yok bir şey.
Sağ kalan var mı?
Yok.
O başlarındaki adam ölü gibiydi yerde.
Vuruşma bitince baktım.
Ortalıkta yoktu. Muhtemel ki o hengamede bunu çekip kaçırdılar.
Öğreneceğin hiçbir şey yok. Gerçek buradayız. Öldürecektir beni de öldür.
İyice bakın ona.
Konya'da aradığınız kız o mu?
Gözleri çizdiğiniz gözlere benzer.
Saçları da öyle. Ama biz Konya'da yüzünü görmedik.
Siz gördünüz.
Beni öldürebilirdi.
Ama yapmadı.
O olabilir.
Kaçırdıkları kişi belli ki mühim biriydi. Kim olduğu anlaşılmasın diye
götürdüler. Onu bana bul.
Öldüyse ölüsünü, diriyse dirisini.
Saldıranları tetkik ettik.
Hepsi gayrimüslim.
Kalan orasılar.
Ayaz.
Gizlice Kalonoros'a gireceksin.
Bana attıkları her adımı bildireceksin.
Kalonoros'la savaşımız başlamıştır.
Sen ne diyorsun Rita? Ne demek Arakel Alaaddin'e pusu atmış?
İşin içinde Melik Celaleddin de varmış.
Prenses Destine de onları durdurmaya gitmişti.
Celaleddin, baş belası herif. Prensesim bir şey söylemememi emretmişti ama...
...haber gelmeyince dayanamadım.
Kralım. Hemen araştır bana.
Destinayı da Arakel'de bul.
Eğer bir delil varsa ortadan kaldır.
Alaaddin bu saldırı yapanın Arakel olduğunu öğrenmemeli.
Emredersiniz.
Şehrin bütün girişlerinde güvenliği arttırın. Surlara dağılın çabuk. Hadi!
Savaş rüzgarları ezmeye başladı.
Alaaddin'in odasına cariye yollamışsınız.
Ulu Hatun olarak icap edeni yaptım.
Bir itirazın mı var?
Melike.
Hayrola? Sultanımızın odasına cariye göndermiştim. Onu öğrenmiş.
Bir itirazı var herhalde.
Öyle mi Melike?
Yok, bir itirazı olamaz.
Melike usul erken bilir. Ulu Hatun'a karşı çıkmayacak kadar da edeplidir.
Doğru mu?
Doğru. Şimdi sultan ve layık bir hatun olmaya başladın.
Benim arkamdan iş çevirir, sen bana mani olursun. Sen kimden yanasın ama?
Gözlerin aynı göz.
Saçların aynı saç.
Düşlerimde gördüğüm kız mısın sen?
Yıllardır unutamadığım bakışlar bunlar.
O gün kalbimi işleyen adam.
Nasıl düşmanın oldun benim?
Eğer sen o kızsan, beni niye vurdun?
Canıma can verdiğin elinle niye canıma kastettin?
Ok atmayıp seslenseydim sana.
Dur deseydim.
O benim deseydim.
Belki hiçbir şey böyle olmayacaktı.
Kaşların yay, kirpiğin ok olup vurdu gönlümü vuracağı yerden.
Yara açtığın oku mu dert ederim?
Kalbim seni unutmadı.
Ama annemin acısı dururken içimde.
Kardeşimin kanı dururken ellerimde.
Nasıl diyeyim benim diye?
Uluhan Hatun'a sadaya gideceksin diye emredince karşı gelemedim. Ne olur
bağışlayın beni.
Kimse benim olanı benden alamaz Anna.
Hey Rişa.
Sultanımızdan haber var mı?
Kimsenin haberi yok Ulu Hatun'un.
Sultan saraydan çıksın.
Ulu Hatun'un haberi olmasın.
Olacak iş mi?
Ulu Hatun'luk sadece Sultan'ın hasadasıyla alakadar olmak mı?
Anna'yı has odaya göndermiştiniz. Ona sormak lazım Ulu Hatun'um. Benim dahi
haberimin olmadığı şeyden... ...benim emrimdeki hizmetçinin mi haberi olacak?
Sizin emrinizdekiler burada.
Ama hiçbirini sultana layık görmediniz.
Verdiğiniz kıymet bu kadarmış.
Benim olanların yeri yine benim yanımdır.
Sultanımıza da gelince.
Yerinde olsam belki ben de haber vermezdim.
Ne demek olur bu?
En son size itimat ettiğinde başına neler geldiği malum.
Bu sebepten size karşı hala soğuk. Amma döndü dolaştı taht yine ona nasip oldu.
Senin kardeşinin çırpınarak geçemediği tahta benim oğlum zindandan çıkıp geçti.
Çok merak ediyorum.
Bu merakınız oğlumuz için mi?
Yoksa taht için mi?
Alaaddin'den başka tahta geçecek oğlunuz yok da.
Sadece o değil.
Alaaddin'den başka er yok.
Tahta geçecek.
Anna.
Celaleddin'e söyle bir yere gitmesin.
Bakalım tahta çıkacak er var mıymış?
Yok muymuş?
Hızlı. Daha Sultan Hatun'u olmamışken Ulu Hatun'la mı dalaşacaksın?
Ben burada düğün beklerim, o cariye yollar.
Ya ne yapacaktım, susacak mıydım? Susacaksın.
Usul erken böyle.
Baban Tuğrul Şah'ın da nice cariyeleri vardı sarayında.
Katlanmayı öğreneceksin.
Bunun bedelini ödetmeden hiçbir şeye katlanamam. Düşmanını öfkeyle değil.
Hesapla yenersin Melike.
Karşımızda sarayın ulu hatun var.
Hışımla yürürsen... ...kaybedersin.
Ya ne yapacağız?
Korkup sinecek miyiz?
Sinmeyeceğiz.
Ama tek başımıza da hareket etmeyeceğiz.
Ona ait ne varsa hepsini ele geçireceksin.
En başta da ona yakın cariyeleri.
İşte o vakit... ...sarayda onun değil, senin hükmün yürümeye başlar.
Yıllar evvel de böyle görmüştüm seni.
Bir tek o halin kaldı bende.
Bir de bakışlarım.
Neyden bahsettiğini anlamıyorum.
Sen osun.
Beni yıllar evvel kurtaran kız.
Ben düşmanımdan başka bir şey değilim dedim.
Sözlerin inkar etse de gözleri nasıl saklayacak?
Kimin gözlerini arıyor? O sanki tonu bol.
Neden saklarsın gerçeği?
Söylesene. Kimsin de bu sırrı saklarsın? Her şey açık Sultan Aladdin.
Seni vurdum. Senden nefret ediyorum.
Düşmanımsın çünkü düşman.
Düşman. Düşman.
Düşman.
Madem düşmanlıkla bu kadar kararlısın... ...o vakit bundan böyle benim savaş
esirimsin.
Bütün gerçekler ortaya çıkana kadar... ...benimlesin.
Alın bunu.
Meliçe Hatun.
Bana yaptığım iyiliğin mükafatı.
Hepsi senin hakkın.
Doğrusu senin gibi bir yardımcım olsun çok isterim.
Ünvan Hatun buna müsaade etmez.
Ünvan Hatun'a söyle diyen kim?
Kimse bilmeyecek.
Herkesin, en başta da Ulu Hatun'un aldığı nefesi bana bildireceksin.
İmkanı yok, yapamam bunu.
Hep böyle mi kalacaksın Dilruba?
Bak, Mihrişah bile yıllar içerisinde yükseldi.
Ulu Hatun'un ketüdası oldu.
Sense kalfa olarak kaldın.
Ulu Hatun gitti, Anna'yı has odaya gönderdi. Hiçbirinizin kıymetini
bilmedi. Oysa ben yakında sultan hatun oldum. Yanımda seni de yükseltmek
isterim.
Karar senin.
Nur Cihan Hatun haber yollamış.
Celaleddin saraydan çıkmasın demiş.
Vay abla hatun vay.
Nasıl etmesin?
Sultan Alaaddin dönmezse tahtı boş bırakmayız.
Boşuna mı yaptırdık bu koftanı Cavlak?
Giymek bugüne nasipmiş.
Ya şey... Arakel.
İşi bitirmiş midir acaba?
O alık gavuru öyle bir doldurdum ki.
Babasını bile keser.
Gel.
Melek'im.
Sultan Alaat. Yaşı haber mi?
Saraya geldi.
Sultanım.
Ne oldu size?
Sultanım yaralısınız.
Hekimleri çağırtayım, merhem hazırlatayım sizi.
Mühim değil Melike, iyiyim ben.
Bu kız kimdir?
Kim olduğunu ben de merak ederim.
Öğrenene kadar burada kalacak. Mezara girmeyi tercih ederdim.
Destur. Zehirli dilinle kirleteceğin kapı değil burası. Siz zaten kirin
içinde yaşıyorsunuz.
Beheydensiz! Ümmühan Hatun!
Bu kız kim olur da Ulu Hatun'a laf etmeye cüretlenir?
Cüretimi görmek istiyorsanız sultanınızın yarasına bakın.
Sultanı vurup bir de övünür müsün?
Her cüretin bedeli ödetilir burada.
Alın bunu derhal. Sakın!
Hem size kasteder...
Hem Ulu Hatun'u laf eder.
Cezasını vermek bizim salayetimizdedir. Ceza benim irademle kesilir.
Ötesinde kimseye bir şey düşmez.
Yarası vardır ilgilenin.
Sonra aklayıp paklayın haram budasına koyun.
Hadi götürün şimdi.
Destina.
Destur!
Ümühan Hatun.
Kim yaptı bunu size?
Kim cüret eder sizin kanınızı dökmeye?
Yediğiniz lokmalar boğazınıza dursun.
Sultanını muhafaza edemeyen asker ne işe yarar? Sakin ol Celalettin.
Nasıl olayım sultanım? Kim yaptı bunu size?
Bir bölük başıbozuk Hristiyan.
Şu getirdiğiniz kız. O söylemedi mi kim yaptırdığını?
O henüz konuşmadı.
Ama ben öğreneceğim.
Bu pusunun arkasında kim varsa... ...bedelini bir bir ödeteceğim.
Ali Selçuk'un ulu haremidir burası.
Cihandaki bütün kadınların kaderlerinin gülleştiği yer.
Vah kapısıdır.
Ya kanatlanıp uçarsın ya da... ...yok olup yerin dibine inersin.
Ya ismini bu duvarlara yazarıp yankılatırsın yüzyıllarca... ...ya da
hiç var olmamış gibi yok olursun.
Hiçbir ömrümde değilim.
Ben buraya ait değilim.
Elbette değilsin.
Sen yok olanların kaderini paylaşacaksın.
Odada kapalı kalacaksın.
Sultan hükmünü verene kadar.
Sultanın emrettiği gibi aklayıp paklayın bunu.
Bırakın beni istemiyorum! Biz çok mu meraklıyız senin leş gibi kirini
temizlemeye? Rahat dur. Leş olan sizsiniz.
Bana bak.
Bu haremde senin gibileri çok gördük.
Hepsini bu sopayla hizaya getirdim.
Anladın mı?
Hamamı açın.
Devir ve al şunu.
Yürü. Çekilin.
Kız sultanı vurmuş, sultan onu bir de odaya alıp aklatıp paklatır.
Muamma Hatun'un da gıkı çıkmaz.
Alaaddin'in aldığı savaş esirlerinden biri sadece.
Vesvese yapma.
Zuhal Yıldız'ı uzaktır, tehlikesiz bilinir. Ama taşıdığı uğursuzluğu herkes
göremez.
Melike o kız da görmüş belli ki.
Bizim gözümüzden hiçbir sır kaçmaz.
Hele ki ucunda bir uğursuzluk olsun.
Nereye?
O kızın yanına gidip kim olduğunu öğreneceğim. Delirme Melike.
Birini yollayalım, o öğrensin. Sana düşmez bir esirle muhatap olmak.
O kızdaki uğursuzluğu bir tek ben sezdim.
Öğrenirsem de ben öğrenirim.
Demiyordun bu iğrençleri göre!
Bana kime dikiyorsun?
Zapt edin, şunun yoksa elimden bir kaza çıkacak.
Saçının başında düzelsin. Şşşt! Çık şuraya!
Sultanım, saraydan gece çıktınız, sabah döndünüz.
Hem de tahta çıktığınız gün.
Ben saraylarda saltana sefası sürenlerden değil... ...meydanlarda
kavga verenlerdenim.
Sen iyi bilirsin Ayaba. Bildiğim vakitler sizi hep muhafaza etmiştim.
Ama şimdi olanlardan haberim bile yok. Demek ki haberin olması gereken
zamanlarda değiliz artık.
Kalanoroslular şartlarınıza pusuyla karşılık vermiş belli ki.
Kalanorosluların yaptığına dair bir delil yok.
Devlet... ...adaletle kaimdir Vezir Hazretleri.
Düşmanlarımıza karşı olsa bile. Ya da... ...içimizdeki hainler.
Af buyurun sultanım.
Benim nereye gittiğimi dışarıdan kimse bilemez.
...ancak içeriden birileri takip eder sanlar.
Onlar da aşağı çıkmamak için işbirlikçilerine pusu attırır.
Siz böyle bir şey olabileceğini önceden tahmin etmiş miydiniz?
Sultanım.
İyi misin?
Emriniz üzerine...
Kızı odaya aldırdık.
Haneden kanı kutludur.
Dökülmesi uğursuzluk getirir.
Kana karşı kan alınmazsa... ...o uğursuzluk kalkmaz.
Vay beceriksiz Arakel! Vay avlık gavur!
Baban seni it yerine koymamakta haklıymış!
Bu destina... ...bu destina Kalonoroslarla kırdığımız cemizlerin
hepsini bilir.
Şimdi gidip Sultan Alaaddin'e bir öterse... ...apa o.
Tahtı almaya geldiğimiz saraydan... ...cenazemiz çıkar.
Destur!
Melik'in odasına destursuz dalmak da ne demek? Siz sultanı öldürmek için kimden
destur aldınız?
Bu ne yaman iftira? İnkar nafile. Saraydan çıktığını siz gördünüz.
Başkaları da gördü. Ama bir tek siz takip ettiniz. Sen demedin mi Alaaddin
imkan bulursa seni öldürür diye?
Ya ne yapacaktım?
Kuzu kuzu beni öldürmesini mi bekleyecektim? Sultan Alaaddin kuş
kolaylığında öldürülecek biri miymiş?
Saraydan çıkarak yem attı anlayacağınız.
Hepimizi sıradı ama bir tek siz suza düştünüz. Başıma kalkma.
Kime yaptırdınız bu işi?
Kalanoroslulara mı yoksa?
Efendi Vard denilen şu herifin oğlu Arakel'e.
Biz Sultan Alaaddin'in Kalanoros seferine mani olmaya çalışırız... ...siz
onlarla tuzak kırarsınız.
Alaaddin bir delil bulursa o zaman ne olacak?
Alaaddin ne bana ne de onlara dair bir delil bulabilir.
O alık Arakel de geberip gitmiş zaten. O kız... ...sizi tanımaktaysa...
Canını kurtarmak için adınızı verirse o zaman ne yapacağız?
Çıkarın beni buradan!
Çıkarın!
Zalim!
Sultanı vuracak kadar gözü peksin.
Ama Sultan onu vurmana rağmen seni buraya getirdi.
Ne gördü sende? Ben onda ne gördüysem onu.
İşte onu merak ederim ben de.
Düşmanlık, başka hiçbir şey değil.
Benim bildiğim Sultan Alaaddin, düşmanını bu kadar uzun yaşatmaz.
Yaptıklarına bakılırsa...
Fazla bile nefes aldım. Sen de bu zalimlerden birisin altüstü.
Ne hakla hüküm vermeye kalkıyorsun?
Ben burada gördüklerine benzemem.
Ben Sultan Alaaddin'in müstakbel hatunuyum.
Ona ilişen bütün kadınların da kabusuyum.
Demek sevmeyi de biliyormuş o sultan.
Herkese nasip olmayacak bir mükafat.
Onun gibi bir zalim seni sevdiyse...
Senin de ondan farkın yoktur.
Sefil bir esir için çok cüretkar konuşursun. Ben... Destur!
Sultan Alaaddin Hazretleri!
Sultanım. Melike Hatun. Ne işin var senin burada?
Sizi yaralayan kişiyi sorgulamak istedim. O benim işim.
Sen çıkabilirsin.
Melike.
Ne işin var senin o kızın odasında bizden habersiz?
Herkes alalade bir suçlu görür o kızda.
Ama ben gözlerinde daha büyük bir bela gördüm.
Sultan onu hala burada niye tutar anlayamam. Sultanın iradesi bizim
idrakımızın üstündedir.
Sorgulamak bize düşmez.
Beni dahi odadan çıkardı o kızla baş başa konuşmak için.
Sen hangi vasıflı odada kalacaktın ki?
Henüz Sultan Hatun'u değilsin.
Zaten Sultan Hatun olsam o kız burada duramazdı.
Ama ola ki fitne fücura sebep olursa... Merak etme.
Vakti geldiğinde ben gerekeni yaparım.
Ben de ilk zindana düştüğümde böyle hırçındım.
Sonra zamanla anladım.
Öfke insanı yalnızca yiyip bitirir. Ben iyisi öfkem gücü tutuyor.
Hem de yıllardır.
Kalanuruz Kalesi'nden misin?
Böyle bir düşmanlığı ancak onlar yaparlar bana.
Yıllar önce sevdiklerini kıydığınız bir köylü kızıyım.
Adın ne?
Kaleysa.
Kaleysa.
Kalin bir hikayeden hatırlarım bu ismi.
Yaralı bir kahramanı kurtaran süperisi.
Neden bahsettiğini bilmiyorum.
Niye yaralı bıraktın beni?
Belli ki yaman okuyorsun.
Beni öldürmek omzumdan vurmaktan daha kolaydı.
İnsan bazen istemeden düşmanına iyilik yapabiliyor.
Sonradan anlıyorsun ama... ...artık çok geç oluyor.
Ama ben gözlerinin derininde bir sır sakladığını görürüm.
Müstakbeli hatunum da böyle diyordu.
Tam da birbirinizi bulmuşsunuz.
Mühim olan aradığını bulmak.
Aradığın şeyi bende bulamayacaksın.
Boşuna uğraşıyorsun benimle.
Sultana kastetmenin cezası ölümdür.
Ama kurtulmanın bir yolu var.
Pusunun arkasında saraydan birilerinin parmağı olduğunu bilirim.
Bana onun adını ver.
Bana o hainin adını ver.
Kurtul.
Adımı verirsen belki ben canımı kurtarırım.
Ama pusuyu sizin attığınız ortaya çıkar.
O vakit kimse Alaaddin'i durduramaz.
Kalen de, baban da yok olur.
Korkmana gerek yok. Kimse sana bir şey yapamaz.
Söyle.
Kurtul.
İçinizde bir hain var bulamıyorsunuz.
Gelip benden mi bulmamı bekliyorsunuz?
Sen yanlış şeyler görmüşsün gözlerimde.
Sultan Aladdin.
Senin gizlediklerini nerede arayacağımı bilirim.
Çok yakında da kim olduğunu öğreneceğim.
Kaleysa.
Aladdin pusudakileri kılıçtan geçirmiş.
Oğlum yoksa? Birkaç yaralı askerle hareket ortada yokmuş.
Sami ölümü bilmiyoruz.
Ya kızım Destine?
Ondan da haber yok efendim.
Ulu Tanrım beni çocuklarımla mı sınıyorsun?
Destine haklı çıktı.
Alaaddin umduğumuzdan çok daha güçlüymüş.
Bir vadi dolusu adamı yok etti.
Bizi Alaaddin'in yok edebilecek.
tacını tahtını devirebilecek bir güç lazım.
Ve bunu yapabilecek tek bir kişi var.
Andreas.
Şeytan Andreas mı? Aladdin'in gücüne karşı öyle bir savaşçıya ihtiyacımız
var.
Haklısınız.
Ama Andreas'ın ne isteyeceğini biliyorsunuz.
Hiçbir şey Kalanoros'tan daha değerli değil.
Çağır onu bana.
Siz nereye efendim?
Konya'ya.
Eğer Alaaddin'in elindeyse destineyi kurtarmaya.
Ben Kaf Dağı'nın ardına gitmiş... ...üç krala yalan söylemiş... ...beş sultana
gerçeği satmış bir seyyahım.
Bir gün yedi denizin ardındaki görkemli bir şehre gittim. Oranın öyle surları
vardır ki ucu göğe değer... ...dibi yerin yedi kat altına iner.
Oranın öyle askerleri vardır ki, yerde yürüyen karıncaları gökte uçan kuşları
sayarlar. Ama bir gün bir adam geldi oraya.
O surların içinden hayalet gibi geçti.
O askerlerin arasından gölge gibi süzüldü.
Herkes gördü onu.
Ama kimse tanımadı.
Eee sonra?
Sonrası yarın. Her şeyi bugün anlatırsam yarın nasıl gümüş kazanacağım?
Krayon aceleyle çıkar belli ki bir şey var. Onların arkasından gideceğiz. Hadi.
Birileri... ...içeriden yardım etmese bana kimse bu pusuyu atamazdı.
Ama benim anlı şanlı emirlerim düşmanı göremediği gibi... ...burnumuzun
dibindeki ihanete de kör olmuşlar.
Gözler görmediyse belki de görülecek bir ihanet olmadığındandır sultanım.
Benim hangi kapıdan çıktığımı, nereye gittiğimi bilsen bilsen sen bilirsin.
Kimin ne menfaati olacak da ihanet edecek sultanım?
Kalanoros'la savaşın ticareti bozacağından korktun.
Yanlıca devlet hazinesi değil, belki şahsi kazancın da zedelenir diye
düşündün. Bu menfaatten sayılmaz mı Zeynettin?
Ya sen Celaleddin?
Ben saraydan çıkmadan evvel beni son gören sendin.
Arkamdan çıkan olmadı mı hiç?
Şüphelenmedin mi kimseden?
Şayet birinden şüphelensem... ...saraya döndüğünüzde kellesini ayaklarınıza
çoktan atmıştım sultanım.
Sultanım... ...birileri savaşa karşı diye şüphelendiyseniz... ...ben de onlar
gibi karşıyım.
Bundan mıdır kafanızın şüphe kurtlarının kemirmesi?
Niyetim herkesin ihanede bir mazereti olduğunu göstermek.
Hayaba.
Yakaladığınız kız dahi bir şey söylememiş.
Kalan orusta nafile yere uğraşmak değil midir bu?
Belki de suçu ihanette değil gaflette aramak gerek.
Veziriniz dahi olan bitenden bir haber. Peki ordu komutanı değil midir
toprakların güvenliğini sağlayacak olan?
Onca adam pusu atmışken siz konağınızda keklik mi pişirmekteydiniz?
Bizim varlığımız bile emniyet bu devlete. Bu kırk yıldır böyle.
İki günde bozulduysa kabahatlisi biz değiliz.
Malumunuz üzere ne kalan orası...
...ne de haine dair bir delil vardır.
Devlet kuruntuyla hareket etmemelidir.
Elimiz, kulağımız, gözümüz çoktan kalan orasa sızdı.
Elbet oradan bir delil gelecek.
O vakit... ...düşmana yol veren ihanette... ...ihanete
dayanak olan gaflette aşikâr olacak.
Ve şüpheyi hakikatten... ...doğruyu, yalandan benim kılıcım ayıracak.
Efendi Vard en son geldiğimizde... ...kalanın orası bir daha adım
atmamamızı söylemişti.
Ne oldu da kendisi ayağımıza geldi.
Sultan Alaaddin.
Onunla büyük bir savaşa giriyoruz.
Bu savaşı ancak senin kılıcınla kazanabiliriz.
Bu savaş seninle savaşın Andrei As.
Kreyon bu adamın yanına boşuna gelmez.
Kim ki bu adam?
Benim acımı dindirecek iki şey var.
Birincisi Türklerin yok olması.
İkincisini de biliyorsunuz.
Ve silah.
Onu bana vermezseniz bu savaşta yok.
Efendi vardı ona da düşündü.
Merak etme.
Yıllarca bekledim.
Daha da bekletmeyelim.
Hayır olsun.
Açsanız kalanları yiyebilirsiniz.
Bir işiniz.
İştahın mı açtı?
Eti kılıç tutar gibi tutuyorsunuz.
Tüccar gibi değil de savaşçı gibi yiyorsunuz.
Tüccarın yolunda eşkıya eksik olmaz.
Onları kese kese alıştık kılıç tutmaya.
Al.
Yemeğiniz benden olsun.
Bir daha karşılaşırsak beraber yeriz.
Kılıç tutar gibi.
Kim ki bu herif?
Ne demek istedi?
Şeytan onları yapsın.
Deli, artık.
Ayas'tan gelen habere göre... ...Şeytan Andryas kalmaması gidermiş sultanım.
Şeytan Andryas mı?
Sultanım, Emir Ayaba huzurunuza çıkmak ister.
Gelsin.
Sultanım.
Şeytan Andreas.
Bilir misin ayıbı?
Hangi şehir talan etmiş?
Kaç kişi öldürmüş?
Bu kadar tehlikeli mi bu adam?
Şeytan Andreas'ın adı duyulduysa... ...kan ve ölüm gelmektedir.
Peki neden kalanı orası gider bu adam?
Andreas İzni, Pontus'u, Latinleri, Frankleri... ...bütün Hristiyan
güçlerini aynı ittifak altında toplayabilecek bir adam.
Belli ki...
Hepsini Kalanoras'a müttefik yapıp karşımıza dikecekler.
Ovard böyle bir adama ne vaat edebilir ki de yanına çeker?
Kızı Prenses Destina elbette.
Andreas yıllardır Destina'yla evlenmek ister.
Bu evlilik karşılığında ittifak yapacaklardır.
Sen bu Prenses Destina'yı hiç gördün mü?
Tanır mısın? Görmedim.
Ama güzelliği dillere destan derler.
Bir görenin aklını başından alır...
Kalbini kendine tutsak edermiş.
Prenses destina.
Demek düşman ittifakının bağı o.
İttifakın diğer ucu da yoldaymış sultan.
Ben de onu haber etmeye geldim.
Kalanurus hakimi. Var.
Konya'ya gelmekteymiş.
Pusu meselesi belli ki dokunmuş ona.
Şimdi anlayacağız canını niye yandın.
Ee, divanda neler oluyor Şirina?
Sultanımız kızın hükmünü vermiş mi?
Vermemiş hâlâ hatunum, hürmetlim.
Basiretini mi bağladı, ne yaptı bu sultanımız?
Duymadım.
Yok bir şey.
Sultan baş başa konuştu, bir işe yaramadı.
Divan toplandı, hâlâ karar çıkmadı.
Ne var bu kızda bizim bilmediğimiz?
Alelade bir kızı bu kadar büyütmenin bir manası yok.
Alelade bir kız niye bu kadar önemsenir o vakit?
Ben o kızın gözlerinin içinde bela okuduğumu söyledim size.
Göstermeye başladı bile.
Ulu Hatun'um.
Sultanımız haber yollamış. Yeni gelen kızı huzuruna izler.
Gördün mü?
Boşuna vesvese yaptın.
Sultan hükmünü verecek demek ki.
Sultan Alaaddin Keykubad.
Başınıza gelenleri duydum.
Sizinle böyle bir olay üzerine tanışmak istemezdim.
Ben de sizinle cenk meydanında erce tanışmak isterdim. Öyle kalleş pusularda
değil.
Yıllardır hiç mi değişmedi bu Kalanoros? Böyle düşündüğünüz için buradayım.
O pusuyu atan biz değiliz. Saldıranlar Hristiyan'dı.
Tek Hristiyan biz miyiz? Ama benim tek kılıç doğrulttuğum sizsiniz.
Eğer savaşmak istiyorsanız Kalanoros orada.
Ama bunu meydanda.
Yiğitçe yaparız.
Üstümüze pusu iftiraları atarak değil.
Benim adaletim gecikmez merak etmeyin.
Bize pusu atanlardan biri.
Beni vuran kişi.
Tanır mısın?
Hayır tanıyor.
Daha önce hiç görmedim.
Bu da ne demek oluyor?
Bunların saldırısı sizin üstünüze kaldı.
Madem ki sizden değildir... ...cezasını sen kes.
Vur boynunu.
Niye tereddüt edersin kibart?
Vursana boynunu.
Neyi beklersin? Vursana boynunu.
Ben... Korkmayın.
Vurun.
Benim için tereddüt etmeyin.
Ben Sivriyasınır kuyumdenim. Ama inanmıyor beni tanımadığınıza. Gösterin
ona.
Kaleniz benden daha değerli nasıl olsa. Vurun!
Vallahi de cellatlar girdi billahi de cellatlar girdi.
Sultan o kıza ölüm cezasını vermiş. Vermiş hatunum kıymetlim.
Gitti kızın kellesi.
Tamam.
İnandım.
Sizin bütün tehditlerinize rağmen... ...ben barış yolu aradım. Hatta size
bununla ilgili bir elçi bile yolladım.
Bize bir elçi gelmedi.
Gelmediği belli. O yüzden bu meseleyi kendi aramızda çözeceğiz.
Sulh için kapımıza geleni geri çevirmeyiz.
Madem ki buraya savaşmaya gelmedin... ...o halde bizim de sulh için iki
şartımız var.
Öncelikle Kalanoros Kalesi bize tabi olacak.
Diğer şartınız?
Diğer şartım da...
Kızınız. Destina ile evleneceğim.
Melik'im.
Nereye?
Ne ordusu?
Partiden herif gelmiş ayaba.
Adımı unutarsa ne olacağı belli.
Ben kuzu gibi boynumu uzatmam.
Ordumu toplayıp, taç savaşı için hazırlanacağım.
Sen de safını seç.
Ya yanımda olursun... ...ya da Alaaddin'in ordusunun başında yok
olursun. Öfkenize hakim olun.
Hele bir divanhaneden çıkacak neticeyi bekleyelim.
O vakit ne yapacağımıza karar veririz.
Ne oldu sana?
Niye sarsıldın?
Geç içeri çabuk!
Çabuk!
Yatırın şöyle.
Sağ ol.
Bırak şimdi bırak.
Sağ olmuş.
Fekvas senin.
Ne oldu buna?
Niye hala hayatta? Hani cellatlar girmişti odaya? Bayılıp kendini
acındırmış bilerek. Niye bilerek yapacakmışım? Sus! İçeri girdiğimde
gördüm. Sultanın kollarındaydım.
Kendini attın bile bile.
Ben anlamaz mıyım senin gibilerin niyetini? Kendinden biliyorsun herhalde.
Ama ben senin gibi sultan koynuna girmek için fırsat bekleyenlerden değil.
Edepsiz.
Sultana yanaşmaya çalışan sensin.
Ama sultanın müstakbel hatunu varken gireceğin tek yer mezar olur.
Ama duyduğum kadarıyla hatun olarak istediği sen değilsin.
Ne demek bu? Sultan aladığın efendi vardığın kızı Destine'yi istedi.
Yılan. Diline zehir saçarsın yalancı.
Sultan benden gayrısını istemez.
Yalan mı? Doğru mu? Git sor.
Bakalım senin değil de başkasının istediğini duyunca böyle diyecek misin?
Kes sesini.
Yürü. Yürü.
Ne yapıyorsun sen? Bırak.
Kızımı istemekteki maksadınız nedir? Senin istediğin gibi.
Su. Onun başka yolları da var. O yolları ben sana sundum.
Kabul etmedin.
Geriye tek bir yol kaldı.
Prenses Destina.
Yoksa... ...kızını sözlediğin başkası mı var?
Yok.
Ne yapacaksınız?
Vermezsem... ...Kalan Oros'u basıp mı alacaksınız?
Belki basmayayım.
Bir barış anlaşması için bu çok ağır bir şart. Ağır olan bu değil.
Ağır olan sizin yıllar evvel yaptığınız kalleşlik.
Bugün yaptıklarınız.
Bunların yanında benim size kestiğim bedel hafif kalır.
Görüyorum. Güçlüsün.
Zekisin, cesursun. Ama sende olanların hepsi bizde de var.
Ama vaktin yok Kiribat.
Ya şartımı kabul edersin... ...ya da artık aramızda kılıçlar konuşur.
Ya bırak beni dedim!
Bırak!
Bırak! Yeter beni!
Melike! Melike!
Dedim size bu fitne fücur saçacak diye.
Ne yaptın sen yine?
Doğruları söyledim.
Ne doğrusu?
Sultan alıdın...
Bu ne demek Ümmühan Hatun?
Ümmühan Hatun cevap ver.
Biz daha nikah görmeden başkasını mı alacaksınız?
Biz size saltanat yolunu açmışken evvela o yolda bizi mi çiğneyeceksiniz?
Doğruyu yalanı bilmeden konuşmayın.
Sen daha yeni ölümle burun buruna geldin. Hala ortalığı karıştırırsın.
Kulaklarımla duydum.
Duyduklarımı da söyledim.
Gerçeklere katlanamıyorsanız benim sözüm değil.
Söyle. Hadi bir daha sor. Söz beni dedim.
Melike. Melike sakin ol.
Bir de sultanımızdan dinleyelim olup biteni. Daha neyi dinleyeceğim? Böyle
miydi verilen sözler?
Bana bunu mu reva görürsünüz?
Turuluş amcam düyse kim bilir ne der.
Sen ki saltanatı ellerinle bahşet... ...ama sözün ayaklara düşsün.
Alaaddin o prensesi alırsa... ...seni çiğner, babamın sözünü çiğner... ...ama
ben onurumu çiğnetmem.
Bilmiş ol.
Sultan senin hükmünü bekletir.
Ama ben ona daha fazla beklettirmeyeceğim.
Öldürtecek misiniz?
Bari siz yapın.
Kurtarın beni bu zulümden.
Yalanla dolu sarayınız sizi kalsın.
Mihrişah, kapat bunu odasına.
Kendi şehrin de boğulsun, etrafa saçmasın.
Yıllardır süregelen bir işbirliğimiz vardı.
Alaaddin'i tahta çıkararak her şeyi mahvettin.
Tek başıma aldığım bir karar değildi bu. Aramızda altınlar, gümüşler
konuşuluyordu.
Ama şimdi Alaaddin kılıçlar konuşsun istiyor.
Ve sen bu konuda hiçbir şey yapamıyorsun.
Menfaatlerimizi korumak için elimden geleni yapmaktayım.
Ama bu pusu meselesi ortalığı bulandırdı. Bu pusunun arkasında kimin
parmağı olduğu belli zaten.
Bir izin verdiniz mi yoksa sultanım? Vermedim tabii ki.
Ama Alaaddin hiç beklemediğim bir teklifte bulundu.
Kızım Destine'yi istedi benden.
Nasıl yani?
Barış karşılığında kızımı istedi.
Prenses Destine'yi isteyeceğinizi hiç tahmin etmezdim.
Harper daim kılıçlı olmaz Kutluboğa.
Bazen bir kadın bütün ordulardan güçlüdür.
Siz Destina ile evlenirseniz, Andreas Kalonoros ile ittifak yapmaz.
Düşmanlarımız karşımızda bir olamaz.
Kalonoros yalnız kalır.
Prenses Destina bize Kalonoros'u teslim edecek anahtarıdır. Ama çok su
kaldıracak bu mesele.
Bilhassa da içeride, hatunlar arasında.
Melike Hatun toy bekler. Melik Tuğrul Şah da bu haberi alınca ne yapar
kestiremem.
İşte bu bütün savaşlardan daha çetin olacak.
Ama en mühimi...
...içerideki haini harekete geçirecek.
Şayet Kirbart buraya geldiyse mutlaka onunla görüşecektir.
Kim olabilir bu?
Nasıl anlayacağız sultanım?
Beni emretmişsiniz sultanım.
Gel Komünos.
Her yeri gözce adamdan edik.
Vardın peşinden kimler gidecek, öğren bakalım.
Af buyurun sultanım.
Amaç nedir bundan? İçerideki haini aşikâr etmek.
Bu herkes için bir sanamadır Kondunus. Kim hain, kim sadık bugün belli olacak.
Anlaşıldı mı?
Emredersiniz sultanım.
O Vard denilen herif benim adımı vermiş mi sultana?
Kız da Vard da bir şey söylememiş.
Ama Alaaddin ondan kızı destine istemiş.
Ne dersin sen Ayaba?
Vart vermiş mi kızı?
Düşünecekmiş. Eğer verirse Alaaddin, Andreas'la Vart arasındaki
ittifakı bozar.
Böylece kalan orası tek bir damla kan dökmeden hükmeder.
Onlar da damatlarına sizin adınızı...
...bülbül gibi öterler.
Vay yaman Alaaddin vay!
Tek taşsa bütün kuşları vuracaksın ha?
Ama ben... ...et yenilecek kuş değilim.
Bu işi Vart'la çözeceğim.
Sen benden sekiz yıl öncenin intikamını mı alırsın? Hele bir destur deyin Müan
Hatun. Bu nasıl kelamdır böyle?
Bu kıza cezasını verecektin, bana mani oldun. Hem de herkesin içinde.
Sen de hükmünü bekletirsin.
Üstüne bir de Kalanoros prensesini istedin.
Senin maksadın ne oğlum?
Böyle işlerin hesabı ne vakitten beri sorulur? Verdiğimiz sözler
çiğnendiğinden beri.
Devlet için böyle münasip gördüm.
Devlet için?
Amcan Tuğrul Şah... ...üzerimize yürürse devletin hâli nice olur?
Hı?
Melike burada seni beklerken sen nasıl başkasına nikâh kıyacaksın? Ha bugün
olmuş hayarın.
Nihayetinde Melike'yle de izdivaç olacak.
Sen daha neyi mesele edersin? Mesele çıkaran sensin.
Bu kadar hesapsız kitapsız sultanlık olur mu? Sen bana gayeni söyleyeceksin
ki... Ümmühan Hatun!
Anlaşılan yıllarca harem sana kâfi gelmedi.
Selamlar da el atmışsın. Ama o devirler kapandı.
Ben Uluğu Hatun'um.
Burada iki sultanın devri kapandı.
Ama benim devrim kapanmaz.
Ulu Hatunluğunun kudretini göstermek için de o hizmetçi kızı benim has odama
yolladı.
Ama ben senin o işlerine alet olmam.
Kızı geldiği gibi geri yolladım.
Ulu Hatun'san haremi idare et.
Devlet işleri sultanın iradesindedir. Senin iraden benim haremimde kıyameti
kopardı. Benim nizamımı bozan her şey... Burada nizamı ben veririm.
Devletin nizamı için de bu izdivaca murad ettim.
Sen, amcam, o, bu, öteki... Ya bunu anlarsınız ya da
sükut edip beklersiniz.
Oğlum.
Sen bir hedefe mimlenmişsin, etrafını gördüğün yok.
Sırtlanlar senin düşmeni beklerler.
Eğer amcan... ...düşman olup... ...hanedanı sarsarsa... ...o
sırtlanlar sana o tahtı yedirtmez oğlum.
Ben kalan orası aldıktan sonra... ...kimsenin tahtı almaya gücü yetmez.
Ne var Osman?
Sen bir gönül yıktın.
Cihan'ı fethetsen ne fayda?
Sadece Allah, kilvarda yetişeceğiz.
Yahu adam Güney Kapısı'ndan çıktı gitti. Biz niye Kuzey'den gidip yolu uzatırız?
Biraz hava alasım geldi.
Hava almanın sırası mı?
Sultan Alaaddin destineye alırsa sizin kendine gider valla.
Tepe kadar büyümüş, suyun darı kadar aklın yok.
Kirvard'ın çıktığı kapıdan çıkıp kendimizi ele mi vereceğiz? Yürü!
Celaleddin'i takip ettirin. Kuzey Kapısı'ndan çıkıyor baba. Niye takip
ettirelim? Belki de öyle düşünmemizi istediği için Kuzey Kapısı'ndan
çıkıyordur Mavru.
Yeniden mi şüpheleniyorsun?
Destur Sultan Alaaddin Hazretleri.
Elige ne yaparsın? Dursana.
Bunlar nedir bilir misin?
Sen zindandayken sekiz yıl boyunca yazdığın mektuplar.
Sana ulaşmayacağını bile bile sakladım çünkü gözyaşlarımla yazıldı bunlar.
Ama değmezmiş.
Melike, bir dinler misin beni?
Daha benimle düğün yapmadan nasıl o prensesi istersin?
Böyle miydi verdiğin söz Alaaddin?
Ben sana verdiğim sözden dönmüş değilim.
Ama devlet menfaati içinde ne gerekirse yaparım.
Hâlâ devlet dersin.
Ben kalbimle düşünür, gururumla yaşarım Alaaddin. Ama bir Sultan kalbiyle değil,
aklıyla düşünmek zorundadır.
Sen de benim hatunum olacaksan bunu anlamak zorundasın.
Daha geldiğim gün has odana cariye çağırdın. O Ünvan Hatun'un işi.
İlişmedim bile.
Bilmediysen bilesin.
Seni vuran düşman kızını koruyup kollamak nedir o vakit? Gidip prensesi
istemek nedir?
Bana düşen de bunların hepsini sindirmek öyle mi?
Yere batsın böyle hatunluk.
Ben senin kalbinde tek olmak istemiştim. Sen ise benim kalbimi parçalarsın.
Bu gidişle saltanatını da parçalayacaksın.
Ne demek olur bu?
Ne demek olur bu?
O esir kız.
Böyle bir meseleyi bile senden değil ondan duydum.
Bana söylemesi beyhude değildi. Bu kalp belki kırılır, belki incinir ama
asla yanılmaz.
O esir kız sana bela olacak.
Melike Zühre Yıldızı gibi görklüdür.
Ama kara bulutların arasına düşünce ışığı perdelenir. Halbuki görmeyi bilen
gözleri, ışığına layık gönülleri hak eder o.
Sultanımızla görüştün mü Dümühan Hatun?
Sultanımız bunun devletin menfaati gereği olduğuna izah etti.
Melike'yle usulünce konuşacak. Gerisi onlara düşer. Gerisi onlara düşmez.
Tuğrul Şah'ımızın şartıdır bu. Şart yerine gelmezse gerisi ona kalır. Burası
Bab-ı Saltanat'tır.
Kimsenin tehditi cüret edeceği yer değildir. Ben kızımın saçının bir teline
Bab-ı Saltanat'ı feda ederim.
Unutmayasın ki Ümmü Ana Hatun, biz tehdit etmeyiz.
Söyleyeceğimizi söyleriz, gereğini icra ederiz. Gereğini ise biz icra ederiz,
geri kalan herkes riayet eder.
Burada hâlâ misafir hükmünde olduğunu unutma.
Kramımızı zehir etme.
Sultanımız sözünü yerine getirmeden oturacağımız sofra yoktur.
Buyur daireme geçelim.
Anna, hizmetkarlara söyle yemekleri getirsinler.
...Malahattin sana ilişmemiş.
Bunu kimse bilmeyecek.
Ne olması gerekiyorsa öyle oldu bilecek herkes.
Anladın mı?
Emredersiniz Ulu Hatun.
Ulu Hatun'um hürmetlim.
Sultanımız o kızı bahçeye çıkarmanızı emretti.
Sultanım.
Hükmünüzü bekleriz.
Hükmünüzürüm sen. Az önce yüz yüze geldim.
Prenses Destina.
Adını duyunca sarsıldın.
Tanır mısın onu?
Var mı bir yakınlığın?
Tanımıyorum ama duydum.
Kimse boyunu eğecek biri değilmiş. Düşmanıyla evlenecek kadar da gururunu
çiğnetmez sanırım.
Düşmanlık nerede biter, yakınlık nerede başlar bilemezsin.
Doğru.
Bir zamanlar kalbime dokunan biri vardı.
Düşmanım olmadığını umduğum biri.
Ama... ...yıllar sonra... ...düşmanım olarak çıktı karşıma.
Belki de yeterince tanımamışsındır onu.
Bundan böyle bu sarayda yaşayacaksın.
Ne demek oluyor bu?
Madem öldürmeyecekseniz o zaman bırakın beni.
Bu sarayda kanma kolumdan demedim.
Düşman olduğunu söylemedin mi?
O halde savaş esirmişsin.
Hem düşmanın da ne kadar düşmanmış anlarsın.
Sultanım, kan hakkı vardır.
Kan benim kanım.
Kanı kanla yıkamayacağım. Böyle bir köylü kızı ne işe yarar sarayda?
Eminim ki yalnız yara açmakta değil.
Tedavi etmekte de mahirdir.
Bunu da nereden çıkarttınız?
Tabiatın içinde büyümüşsün.
Hangi nimetten ne yemek yapılır bilirsin.
O sebeple seni mutfağa tayin ettim.
Mutfak hassas yerdir. Münasip midir böyle bir kızın mutfakta olması?
O da senin maharetindir.
Ulu Hatun olarak talim, terbiyesi senin mesuliyetindedir.
Götürün.
Sultanım azametlim.
Emir Komnenos sizinle ivedi görüşmek istermiş.
Hatunum ben de size doğru geliyordum.
Dilruba neler olur?
Niye o kızı içeriye götürdüler?
Sultanımız kızı affetmiş.
Bundan böyle sarayda yaşayacakmış.
Ne demek olur bu?
Ünvan Hatun hiçbir şey demedi mi? Demişse de nafile.
Kız artık mutfakta çalışacakmış.
O kız ne yaptı etti?
Sultanımızın gözünü boyadı.
Belki de kalbini çaldı.
Sen ne dersin Komlenos?
Ne demek Celaleddin Vard'ın peşinden gitti?
Sultanım kuzey kapısından çıktı. Ama ben işgilenip takip ettirdim, güneye dönmüş.
Yani Efendi Vard'ın gittiği yöne.
İçimizdeki hain Melik Celaleddin mi dersin?
Sultanım, bilirsiniz benim yeğenimdir.
Ben konduramam onu.
Ama size de sadakatle sorumluyum.
Gördüğüm, bildiğim bu.
Sen üstüne düşeceğini yaptın Komnen Oğuz.
Cevalletli'ni takip et.
Şayet bu barkla buluşursan onu suçüstü bas bana getir.
Direnmeye kalkarsa? Sen oraya Sultan emriyle gitmektesin.
Sultan emrine karşı gelene ne yapılması gerekirse onu yap.
Emredersiniz Sultanım.
Kızım azıcık küçük doğrayın ya. Küçük, küçük, küçük, küçük.
Neredesin sen?
Şunlara bak. Haydi geç kalıyoruz.
Kaç defa dedim size şu zerdenin safranını bol koyun diye.
Sultanımızın en sevdiği tatlığa sahten ihtimam göstereceksiniz yani.
Bırak tuzumuzu, bırak. Bırak. Lapa etmişsin. Al. Al karıştır, karıştır,
karıştır. Durma.
Yaptın mı? Çekil bakayım.
Çekil.
Tadı güzel.
Güzel de ekşisi az olmuş. Ekşi getirin buna.
Haydi. Kolay gene Zahter.
Sağ olasın.
Halisa bundan sonra mutfakta çalışacak.
Sultanımız vuran kız değil mi bu? Ne işi var bunun burada?
Sultanımız öyle emretti.
Sultanımız zehirlemeye kalkmasın diye.
Sultanın çarşıgiri var.
Yemeden önce o kadar.
Hele bir zehirlemeye yelten.
Sultana varmadan kellen gider.
O kadarına ihtiyacım olmayacak, merak etmeyin. Allah Allah.
Kızım bak buraya, gel.
Götürün şunu, değiştirin üstünü başına öyle gelsin.
Cık cık cık, haydi.
Bir de bu çıktı başımıza.
Kralı konu, tedbir alan.
Celalettir.
Hasret gidermeden nereye böyle?
Kirvart.
Melik Celaleddin.
Senin suratını şeytan görsün.
Oğlum senin yüzünden mahvoldu.
Hala karşıma mı çıkıyorsun?
Öyle bir oğlun olduğu için gurur duyu Kirvart.
Düşmanlarıyla savaşırken öldü. Senin gibi tıpış tıpış konuşmaya gelmedi.
Öldüğünü nereden biliyorsun?
Pusudaki herkes öldü Kirvard.
Alaaddin senden akıllı adammış.
Tahtı neden alamadığın belli oluyor.
Çok sevdin ha Alaaddin'i.
Kızına da verip damadın mı yapacaksın yoksa? Sonra da beni öteceksin Alaaddin
'e değil mi?
Hele bir dene.
Bunu yaptığın anda saraydaki kızını öldürelim.
Ne diyorsun sen?
Karamam sandın değil mi?
Sarayda gözlerimle gördüm. Alaaddin onu esir almış. Baba kız saklarsınız
gerçeği.
Dua et ki hala hatırımlarda Alaaddin'e bir şey söylemedim.
Alaaddin kalan orası almayı kafasına koymuş.
Eğer sen engel olsaydın bugün bu şartı sunamazdı bana. Ben mani olduğum için
hala sefere çıkamaz.
Pusuya dair delil bulamadıkça da...
Çıkamayacak.
Sen de kızını saraydan çıkarmayacaksın.
Ne demek çıkarmayacağım? Alaaddin'in ona nasıl sakındığını gördüm.
Zindana bile attırmadı. Haremine koydurdu. O kız Alaaddin'in zaafı olursa
devirmek daha kolay olur.
Ona asla isim vermem.
Kızımı bir an önce çıkaracağım oradan. Ne o?
Başkasına mı vereceksin yoksa kızını?
Emriniz nedir Vezir Hazretleri?
Emri Sultan verdi çoktan.
Baskın vakti.
Marek'im!
Bizi tuzağa çekmiş alçak! Saldırın!
Allah!
Acele edin! Atlara!
Çabuk!
Bu taht kaç kardeş kavgası gördün Rüyan abla.
Dedelerim.
Babam.
Ben. Daha başka görür mü?
Kardeş ihanete bulaşır mı?
Geceleri göğe bak Alaaddin.
Her yıldızın bahtı ayrıdır.
Her biri kendine takdir edilen yolu yürür.
Evvel ezel hanedan evlatlarının kaderi de böyledir.
Yine aynısı olur mu dersin?
Ben Celaleddin'e can derken... ...o beni can evimden vurur mu?
Aynı kader bizim de aramızda tecelli eder mi?
Kardeşinden yana bir şüphen mi var?
Şüphem yok.
Çekincem var.
Dilerim kader bir gün ölümü kardeş kanına bulatmasın.
Yavlar! Ne olur böyle?
Kim gerekiyor içeri?
Görmüyor musun olanları?
Sizin ne işiniz var burada?
Kardeşime atılan pusunun hesabını sormaya geldim.
O hesabı Sultanımız sordu.
Hem siz pusuyu atanların onlar olduğuna inanmazdınız.
Melik Celaleddin doğru söyler.
Bize de pusunun intikamını almamızı emretti. Siz Melik Celaleddin'in askeri
değilsiniz. Sultanımıza yapılanlara dayanamadık. Melik Celaleddin emredince
de duramadık. Ah, askerler de söyledi.
Götürün bunları saray zindanına kapatın. Hepsini!
Sultan Alaaddin yaptırmamış belli.
Eğer öyle olsaydı kararımı çoktan savaştan yana verirdim.
Git sultanına böyle söyle.
Siz de benimle Sultan'ın huzuruna geleceksiniz.
Sen kimsin ki beni Sultan'ın huzuruna götüreceksin?
Ben buraya Sultan'ın emriyle geldim.
Olanların hesabını vereceksiniz.
O hesap Kirvart'taydı.
Gördün bitti.
Sultan'a böyle söyle.
Celaleddin!
Uzatma. Sana az buçuk hürmetim var.
Bunu da tüketme dayı.
Siz de bizim sabrımızı tüketmeyin Melik Hazretleri.
Bana bak.
Balıkçı mısın, kayıkçı mısın her neysen... ...deryalarına dön.
Beni alacak vezir daha anasının karnından doğmadı.
Ben burada sultanın vekiliyim. Bana karşı gelmek demek, sultana karşı gelmek
demek. Sultana karşı gelmenin de bedeli bellidir.
Sultanımız senin nasıl maharetli olduğunu düşündü bilmem. Hızlı kes
hızlı. Azıcık hızlı ol.
Bunlar dışarıdan geliyor sanırım.
Amara yardım edeyim bari.
Sen sana emredileni yap.
Ötesine de burnunu sokma.
Haydi.
Kız bunca rezillik etti. Sultan yine sarayda tuttu.
Biz iki kusur işlesek. Ulu Hatun üç gün yüzümüze bakmaz.
Bir tek sultan mı? Ulu Hatun da göz yumuyor.
İşitilmesin. Ulu Hatun'un kulağına giderse o kızı da ne eder? Bizi yollar.
Bize gelince nizam, adat, usul. O kıza gelince hepsi unutuldu. Sultan arkasında
durduktan sonra Ulu Hatun ne yapsın?
Bize gelince eli kolu bağlı değil ama.
Melike Hatun düğümü beklerken Prenses Tesime'yi istedi.
Şimdi de kızı göndermiyor. Belki de göndermek istemiyor.
Ne demek o? O köylü kız yakında hepimizin tepesine çıkarsa.
Şaşmayın. Kızlar.
Bu harem o kız gibi kaç tane cariye gördü.
Hepsi de kendini bir nimetten sandı. Sonrasında da hiçbirinin esnamesi bile
okunmadı. O kız bizden evvel yükselirse bu saraydan kefenle çıkar.
Sana söyleyeyim.
Sultanım.
Mecid-i Kutlubağa, Melik Celaleddin'i getirdi.
Divan haneye al.
Sultan'a ne yaptığında seni affetti.
Başımı bile uzattın.
Kıyamadı.
Anlaşılan Sultan bir bakışta cevheri görebiliyor.
Ama belli ki gözlerinin arkasındaki o sırrı görememiş.
Kimsin sen?
Prenses Destine?
Ne dedin sen?
Kime söyledin?
Söyle dedim. Kime söyledin?
Size söyledim. Benimle ne alakası var?
Sultanımız Prenses Destine'yi istemiş ya. Ben onu gördüm.
Biliyorum. Belki... Siz de bilmek istersiniz. Benimle alay mı edersin
densiz. Hatun. Konuşma.
Yıkıl karşımdan.
Yıkıl.
Sultan Alaaddin seni bu saraydan neden hizmetkar yaptı bilmem.
Ama ben tependeyken o başını kaldırmayacaksın.
Bu sarayda herkes bir şeyler saklar.
Ama sen... ...sen çok daha fazlasını saklarsın.
Senin gerçek yüzüne aşikâr edip sultana göstereceğim. Sonra da defolup
gideceksin bu sarayda.
Benden pusuya dair delil istediniz ama sen hiçbir delil olmadan intikam almaya
kalktın öyle mi? Ben düşmanlarımıza gözdağı verdim.
Bize dokunulursa neler olacağını gösterdim. Sana mı düşerdi bunu yapmak?
Oturup kızını mı isteseydin? Hattını açma!
Kafan ermeyeceği meselelere karışma! Ben burada sorgulanacak adam değilim.
Hele bu adam tarafından getirilecek biri hiç değilim. Bu adam dediğin benim
vezirim. Ben de Melik Celalettin'im.
Ali Selçuk evladıyım.
Töremiz ne gerektirirse onu yaparım. Töreyi ben koyarım, ben icra ederim.
Size de itaat etmek düşer. İtaat edecek töre mi var ortada?
Hayrola Celalettin?
İzzettin'in safında olduğun günleri mi özledin? Ya sen?
Evvelce yahşiydik şimdi yaman mı oldun? Sen!
Yaman oldun, yaman iş yaptın.
İçimizde bir hainin gölgesi dolaşmakta... ...kardeşimle burada
arkamdan iş çevirmekte.
Ne demek istersin sen?
Bu işin hesabı bitmedi Celalettin.
Haber et.
Tüneli sofrada toplansın.
Nurcan Hatun.
Sultan Alaaddin Melik Celalettin'i huzuruna çağırmış.
Sebebi nedir?
Mühim bir şey yoktur.
Siz tasa etmeyin.
Melik Celalettin'in yanındayız biz.
İnşallah.
İnşallah sana güvenenleri yarı yolda bırakmamayı öğrenmişsindir Ayaba.
Prenses! Şşş!
Burada adım kal İhsan.
Beni nereden tanıdın?
Yıllar önce kalan orası esir getirilen kızların içindeydim.
Hepimizi siz kurtarmıştınız esarette.
Peki nasıl Selçukluların eline düştün?
Bir Hristiyan kalesine sığınmıştım. Ama Selçuklular orayı aldı. Savaş esiri
oldum. Ümhan Hatun aldı beni.
Siz niye buradasınız?
Niye kendinizi gizliyorsunuz? Mecburum. Kim olduğumu açığa çıkarsa kalem, babam
hepsi tehlikeye girer.
Babanız Sultan Alaaddin'in isteğini henüz kabul etmemiş. Sizi buradan
çıkarmaya çalışacak belli ki.
Bekleyemem. Sultan beni mutfağa aldırdı.
Belki bir yol bulurum sandım ama bulamadım.
Koca Sultan kendisini vuran birini kolay kolay affetmez.
Sizi bir de üstüne mutfağa aldırmış.
Pek görünmüş bir şey değil bu.
Kendince böyle cezalandırıyor.
Ama buna da böyle inemeyeceğim.
Hizmet etmeyeceğim onlara. Hayır, sakın böyle bir şey yapmayın.
Mutfakta olmaya devam edin. Kaçmanız için daha kolay olur.
Ha? Kalisa?
Nerelerdesin sen baş belası?
Ne oldu?
Dinleniyor ya. Yahu ne dinlenmesi?
Sultanımız emretmiş. Aileyi toplayıp yemeğin hazırlanmasını buyur etmiş.
Haydi yallah mutfağa. Düş önüme. Haydi.
Yürü.
Gelin siz de. Yallah.
Her daim sofra etrafında aile olunur demiştim.
Bugün burada ne kadar aile olabilmişiz anlayacağız.
Melik Celalettin bugün başına buyruk işlere kalkışmış.
Ne Sultan dinlemiş ne kardeş.
Yediği sofraya nankörlük edenle nasıl aile olunur?
Kaç defa diyeceğim daha? Safranı bol koyacaksınız.
Dur.
Ona koyma.
Sultanımız öyle altın gümüş tabakta yemez.
Al buna koy.
Ver.
Hadi.
Hadi götür şurada.
Ben mi?
Ben hizmetçi değilim. Öyle mi?
İstersen sultana da böyle söyle de vursun başını.
Haydi.
Biz ne yaptıysak devletimiz için yaptık Ulu Hatun. Sen ne vakitten beri devletin
hayrını düşünür oldun Celaleddin?
Babam bize de devlete emanet ettiğinden beri.
O zaman babanızın emanet ettiği Koilisar'a dönün.
Belli ki saray bunlara büyük gelir.
Gelmişken Sultan kardeşim'in düğününü de görmek isteriz. Siz Uluha Hatun olarak
gereğini yapmazsanız biz ne yapalım?
Düğünü beklerseniz bu gidişle daha çok burada kalırsınız.
Yine Sultan'ın huzurunda bayılıp bizi rezil edersen canını okurum senin.
Kalanoros meselesi hallolmadan düğün münasip değildir demiştim.
Daha düşmana karşı bir olamayacaksak nasıl aile olacağız?
Biz de kardeşimiz için gidip düşmana gözdağı verdik.
Ama kardeşliğimizden şüphe edilir.
Bu mudur aile olmak?
Şüphen yoksa ne bu telaş Celalettin?
Sabret.
Göreceğiz.
Ellerimle yaptım sultanım.
Afiyet olsun.
Düşmana karşı bir olmaktan bahsedersiniz. Ama düşman elinden aş
yeriz.
Affetmek düşmanlığı siler.
Onda ne görüp de affettiniz bilmem.
Ama size açtığı yaranın acısı benim içimden silinmemiştir.
Bu sebeple düşman elinden aş yemek... ...kendime ihanet olur.
Sizin mutfağınızda, sarayınızda cehennem olsun.
Yediğiniz yemekler değil olsun.
Öldür o vakit. Attığım okla yapmalıydım bunu.
Geç kaldım.
Ben seni bu yüzden mutfağa koydum.
Sen pusat değil, kaşık tutabilirsin sadece.
Sizinle kılıç kılıca nasıl çarpıştığını unuttunuz sanırım. Unutmadım. O yüzden
elindeki kılıcı düşürdüm... ...onun yerine kaşık verdim sana.
E maharetini görelim bakalım.
Acıktım ben.
Bana yaptığın yemekten ver.
Bu vakitte canım çıkmışken hem de. Sen emir almaya alışmamışsın galiba.
Gören de prenses sanır. Hadi.
Bilerek yapıyorsunuz değil mi?
Düşmanıma hizmet ettirip yıldırmak için.
Ben senin düşmanın değilim.
Ben senin sultanım.
Sen daha kaşık tutacak kıvama bile gelmemişsin.
Ne yani beğenmediniz mi?
Siz bu sarayda böyle bir yemi gördünüz mü?
Amma! İyi ki görmedim.
Yoksa kendi sarayımızda aç kalırdım. Bence siz ağzınızın tadını
bilmiyorsunuz.
Nefis, şahane.
Kendimden gittim.
Ne gülüyorsunuz? Sen olmaya başladın.
Bu hırsla bana hizmetin alasını yaparsın.
Yemeklerini beğenmezsen benden çok çekeceğin var bilesin.
Peki.
Peki değil.
Emredersiniz sultanım.
Emredersiniz sultanım.
Güzel.
Hadi çalış.
İnşallah sana güvenenleri yarı yolda bırakmamayı öğrenmişsindir Ayaba.
Sen mi gönderdin o askerleri?
Ben gönderdim.
Yoksa Alaaddin sizi... ...vartla suçlusu yakalayacaktı. Alaaddin'in oraya
geleceğini nereden öğrendi?
Dayı oğlum Avro.
Ayaba'nın adamı mıydın sen?
Geleceğimiz kimin elindeyse... ...onun yanındayım.
Düşmanın olan Emir'in oğlunu bile bağlamışsın Ayaba.
Hepiniz kime çalışacağınızı çok iyi bilirsiniz.
Yahşi. Ama sizin yaptığınız hiç yahşi değil.
Keşke yapacağınız şeyi daha önce bana da söyleseydiniz. Dedim ya partı çözeceğim
diye. Tehdit ettim ki aklını başına alsın.
İşe de yarayacaktır göreceksin.
Neyse ki şu işten sıyrılabildik.
Daha sıyrılamadık Ayaba.
Alaaddin senin askerlerini sorgulayacak.
Eğer ismimizi verirlerse... ...ikimiz de biteriz.
Hâlâ melek celaletinden mi şüphelenirsiniz sultanım?
Yemekte o kızla yüz yüze getirdim.
Bir tanışıklık sezmedi mi?
Bir arada saldıran askerleri sormayınca gerçeği anlayacağız.
Sultanım, tutuklanan askerler saray zindanında yok.
Nasıl yok?
Ben saray zindanına attırdım. Emir Hayba, çıkarttırmış onları.
Kışlaya götürmüş.
O ayaba beni ezmek için yapar. Ben bedenini ödeteceğim sultanım. Sakin ol
Kutluba. Nasıl sakin olayım sultanım?
Bana düpedüz hakarettir bu yaptığı. Ben hakaretin altında kalmam.
Gerekirse o kışlaya girer, kılıcımla keserim. Sen vazifeni yerine getirdin.
Vezirlik limitinin hakkını verdin. Eğer iş kılıca düştüyse gayrı kılıç benim.
Aladdin akşam bilerek yemeği bana getirdi.
Orada da beni yokladı.
Bir açık verdiniz mi? Hayır.
Amalardan gittikçe beni köşeye sıkıştırıyor.
Buradan kaçmasam her şeyi anlayacak.
Ben araştırmaya devam ediyorum. Siz merak etmeyin.
Ne olur bu da?
Bu vazifeyle... ...Nedik Celalettin'in hayatını kurtaracaksınız.
Ama... ...Sultan Alaeddin de... ...sizin ölüm hükmünüzü
verecektir.
Hazır mısınız?
Hazırız. Biz yalnız sizi biliriz. Size de canımız feda.
Benden habersiz... ...Melik Celalettin'in emrine girmişler. Bu ayan
beyan asiliktir.
Ordunun komutanı olarak hükümlerini verdim.
Emirlerinizi bekleriz.
Sen ne cüretle saray zindanındaki adamları çıkartırsın?
Veziriniz teamüllerden bir haber sanırım.
Askerler... ...kışla da hapsedilir... ...kışla da yargılanır... ...kışla da
infaz edilir.
Vezire karşı hareket etmekle teamülden mi... ...yoksa bana olan kişinin gözünü
kör mü etti?
Alelade bir subaşı gibi... ...şahsi nazarla bakmayı bırak.
Madem vezirsiniz... ...devlet nazarıyla bakın.
Sen de kendine bak Ayaba.
Benim ağzımdan hüküm çıkmadan... ...hüküm vermek senin neyine? Bu devleti
kuranlar... ...hükmü asırlar evvelinden verdiler.
Orduda itaatsizliğin cezası ölümdür.
Ordu komutanımıza ihanet ettik.
Boynumuz kıldan incedir.
Melik Celaleddin'e uymuşlar.
Söyleyecek başka bir şeyleri yoktur.
Emirlerinizi bekleriz.
Süleyman.
Tokat melikliğinden beri tanırım seni.
Hep yanında durdum.
Ama sen benim yanımda durmadın.
Bugün de durmazsın.
Ayyap'a doğru söyler.
İtaatsizliğin cezası ölümdür.
O cezayı verecek irade de benimdir.
Ama siz itaatsizlik yapmadınız.
Siz itaatenizde aşırıya kaçtınız.
Ben cezamda aşırıya kaçmayacağım.
Kalkın! Kalkın!
Cezası bellidir Sultan.
Bunlar kendilerini maşa gibi ateşe attılar. Ama ben o maşayı tutan elin
peşinde.
Cezaları ordudan sürülmek ve vicdanlarıyla baş başa kalmaktır.
Bu onlara kafi.
Asıl bu askerlerden sorumlu ordubaşı olarak devlet hükümleri sana ne ceza
söyler Ayaba?
Tek suçlu Emir Ayaba değil.
Bu askerler bizim de emrimiz altındaydı. Bir suçlu varsa biz de suçluyuz.
Ordu Kalanoros seferi için hazır değil demiştim.
Haklıymışsın. Bu gafillerin başı çektiği orduyla sefere çıkılmaz.
Siz bir kusuru üstlendiniz.
Bir daha olursa bağışlamam.
Aklınızı başınıza alın.
Yoksa o akılsız başı kılıcım götürür.
O Konya'nın üstüne yıldırımlar yağdırırım. Gökleri boşuna yıkarım o
Alaaddin'i. Ama Destina'yı bırakmam. Asla.
Alaaddin Destina'nın gerçek kimliğini bilmiyor.
Böyle bir şeye kalkışırsak Destina ölür.
Beni savaştıracaksın.
Destinaya haddini mi vereceksin?
Askerler! İlk döktüğüm kan senin kanın olur!
İndirin kılıçlarınızı.
Destina için gerekeni yapacağım.
Sana söz.
Destine ne zaman burada olursa o zaman senin yanında olurum.
Gidersen destine Alaaddin'in olur.
Alaaddin'in elini kolunu bağlayan şey pusuya dair bir delil olmaması.
Ama Alaaddin Arakeli bulursa işte o zaman onu kimse durduramaz.
Ben de savaşmamak için Destine'yi vermek zorunda kalırım.
Pekala. Ben oğlunu bulacağım.
Peki sen Destina'yı nasıl kurtaracaksın?
Ne öyle bir kurtaracağım ki?
Alaaddin'in unutamayacağı bir ders olacak.
Ben Arakel'i getirene kadar Destina burada olmazsa
Alaaddin'e bırakmam.
Kalon Oros'u ben yakarım.
Haydi haydi!
Emir Ayaba, yakayı sıyırmış sultanın elinden.
Tilki gibi yamandır o.
Melik'im... ...bu adam bizim için kelleyi koltuğa alır. Ama biz ondan
Prenses Destina'yı saklarız.
Ne mana?
Senin yerine eşeği yaver yapsam anlardık Allah.
Destina'yı Ayaba'ya söylersek onun elindeki koz olur.
Ama biz bu kozu kendimize saklayacağız.
Bak destina şimdiden ortalığı karıştırdı.
Melik'im, altın sandıklarımız hazır.
Yaşi, bu kilvar dişimizi iyice göze batırdı.
Ümmühan Hatun da bizi def etmek için fırsat kollar.
Ahaliye altın saçalım da itibarımız beklesin.
Haydi.
Haydi!
Sen gelme.
Melik'im. O kudumsuz elinle işin hayrını kaçırma.
Burada bekle. Arkamızdan bir şey olursa haber edersin.
Melik.
Sadakatiniz takdire şaya.
Can feda etmiş sayarım hepiniz.
Sultan Alaaddin.
Bizi ölmekten beter etti.
Ne demek o?
Çok zevalim dokundu kendine. Yalan yok.
Ama her şeye rağmen affetti.
Mecdanına mı dokundun?
Bilmiyorum. Emir hazretleri.
Ölümün ucundan döndünüz.
Olur öyle.
Hele bir sürgün yerine gidip kafan dağılsın kendini bulursun.
Bu askerleri affetmekle vallahi Ayyaba'ya hiç ummadığı bir darbe
vurdunuz sultanım.
İyiliğe iyilik her kişinin karı.
Kötülüğe iyilik er kişinin karı.
Bakalım vicdanlarının sesini dinleyecekler mi?
Kalonurus'la vaziyet ne?
Şeytan Andreas.
Kalonurus'la anlaşmış.
Bu Andreas, Prenses Destina'yı istemez miydi?
Kirvat daha bana cevap vermedi.
Nasıl ikna etmiş Andreas'ı?
Belli ki bunun da altında bir oyun var sultanım.
Bu şeytan Andreas bu parayı verir, istediğini alır.
Kimse de karşı koyamaz.
Bir de öldürdüğü adamların üzerine bu parayı bırakır.
Beni de tehdit etti.
Senin kim olduğunu anladım dedi.
Ben ona o tehdidi yedirmez miyim?
Gel.
Sultanım, Kalonoros'tan geldi.
Andreas Kalonoros'tan çıkmış.
Karakaya Vadisi'ne doğru gidermiş.
Sökmen'le Yalbağa'nın gittiği yer sultanım.
Belli ki bu Andreas'ta kaçırılan adamın peşinde.
Bizimkilerin yanında az adam var. Andreas'la baş edemeyebilirler.
Siz Andreas'ın peşine düşünün. Süre kaba başlasın. Ya biz sultanım?
Biz de obada avcı olacağız.
Bir kız için yaptığımız işlere bak.
Bize ne aptal olarak elden?
Bir kız değil o.
Destina.
Benim için ne ifade ettiğini anlayamazsın.
Destina'yı değil Alaaddin'i düşünmeniz.
Çünkü prenses onun elinde. Ve biz Alaaddin'le savaşacağız.
Alaaddin gibi kaç Selçuklu'yu öldürdük.
Kaç köyü yerle bir ettik. Kaç orduyu yerin dibine gömdük.
Beni hiçbir şey korkutmaz.
Alaaddin kendini kartal sanan bir serçe.
Ben savaşçı şeytanıyım.
Efendim, Karakaya vadisine doğru giden birkaç atlı görülmüş.
Kimlermiş? Türkler.
Vadiden öte ne yana götürecekler bu herifi? Hayvan izi değil.
İnsan izi bu.
Irmağa sürmüşler.
E ne dururuz? Düşelim peşlerine.
Yok. İkiye ayrılacağız.
Haydi.
Alaaddin. Haydi azıcık hızlı.
Kilere açılan bir avlu var. Mutfak malzemelerinin dışarıdan girdiği. Oradan
kaçabilirsiniz. Nasıl bulacağım orayı?
Sarayın kuzey kapısına doğru. Ne konuşursun sen orada?
Lafa tutma şunu haydi.
Yerde hem atlı hem de yayan izleri var.
Kaçırdıkları adamı buradan geçirmişler ama... Belli ki peşlerinden de birileri
gelir. Bizim atlarının alları değil bunlar.
Andırayasın adamları. Haydi!
Haydi!
Haydi!
Haydi!
Hala hayatta! Tez yüklenin, tez!
Nereye yavru kartallar?
Şeytanın oyunu daha yeni başlıyor. Andreas!
Bunlar benim.
Şeytanı yenerseniz istediğinizi alırsınız.
İşte oyun bu.
Şimdi sana olan kızgınlığım geçti.
Büyük hazinemiz hayatta.
Bunu bizim yerimize götürün. Biz kalan orasa gideceğiz.
Bunu neden götürmüyoruz?
O ihtiyar kurt bana oyun kurduğunu sanıyor.
Destinayı almadan oğlunu vermeyeceğim.
Dur bakalım.
Nereye gidersin sen?
Günleneceğim.
Dinlenmenin sırası değil. Melike Hatun'a hizmet edeceksin.
Ben onun hizmetçisi değilim.
Gel bunu Melike Hatun'un yüzüne söyle o vakit. Yürü.
Ne bu hal?
Bana hizmet edecek demedin mi bu?
Etmeyecekmiş hatunum.
Ben yanlışça sultanın emrini yerine getiririm. Senin değil.
Sen bana hizmet etmek zorunda olan bir kölesin.
Ey başını ve tekrarla.
Sultan senin yerine hiç tanımadığı bir prensesle evlenmeyi istedi.
O dilini kime uzattığını iyi bil. Asıl sen sultanın gözünde nerede durduğunu
iyi bil.
Onun için hiçbir şeysin.
Kimmişim ben?
Bir daha söyle kimmişim?
Hiçbir şeysin.
Melike!
Bu yılanı siz affettiniz.
Bana diklenecek cüreti siz verdiniz.
Ama ben onun diklenen başını ezmesini bilirim.
Götürün şunu.
Ne istersin bu kızdan? Bırak artık yakasını. O kızda kimsenin görmediği bir
bela var.
Ne olduğunu ortaya çıkarmadan bırakmayacağım.
Bir kurt düşman sürüsünün karşısına çıkar.
Selçuklu askeri bunlar.
Haber verebilirler. Kaçmalara da izin vermeyiz. Düşman sürüsü de onun peşinden
gider.
Ama bilmezler ki kurtlar pusuda beklemektedir.
İşte buna kurt kapalı demiş.
Tuzak!
Tuzak kırmışlar!
Geri çekiliyoruz.
Gaziler eksik. İki ayrılmıştık. Sonra Andreas'ın... ...ırmağa doğru gittiğini
anladık.
Vardığımızda... ...hepsini şehit etmişti.
Bizi takip ederken de... ...Ayaz'ı bulduk.
Gidenlerin hakkı kalanların boynuna borçtur.
Bu mudur sultanım?
Bütün sırların kilidi ondadır.
Şimdi hepsi bir bir açığa çıkacak.
Melik Celaleddin'le görüşmek istiyorum.
Ne yapacaksın Melik Celaleddin'i?
Koyulhisar'dan geliyorum ben. Yardımına ihtiyacımız var. Görüşmem lazım.
Melik Celaleddin sarayda değil.
Değil mi?
Bırakın onu.
Koyulhisar'dan gelirmiş. Tanır mısınız?
Tanırım tabii. İzin verin bize.
Kimsin? Nereden tanıyorsun beni?
Kalanoros'tan.
Yıllar önce Rum korsanlar Kalanoros limanına esir kızlar geçirmişti.
Prenses testine hepsini ellerinden kurtarıp özgür bırakmıştı. Biri vardı
işlerinde.
Anna.
Anna.
Prenses testine içeride. Onu haber mi getirdi?
Efendi Vard gönderdi bunu ona.
Mutlaka ulaştırmalısın.
Sen git, ben onu bulacağım.
Bilhassa gözün o yeni gelen kızın üstünde olsun.
Attığı adımı bana bildirmeni isterim.
Dilruba Kalfa bana söyledi, gözüm hep üstündeydi zaten.
Bunlar Anna'yla pek bir sıkı fıkı oldular benim gördüğüm.
Anne. Ama birden ortadan kayboluverdi. Ben hiç bilmem nereye gittiğini.
Şimdi anlarız.
Nereye gidersin sen?
Eşim var.
Burası kiler avlusuna gider. Ne işin var senin orada?
Ben de mutfakta çalışıyorum. Ne işim olacak?
Sultanın getirdiği kız bu. Doğrudur.
Geç. Melik Celaleddin'in adım attığı yere Hızır bereketi gelir.
Derdi olan derman dilesin.
Yoksul olan varlığa ersin. Melik'im.
Melik'im.
Melik'im. Ne o tavanı yanlışlık gibi koşturursun cavlak.
Bu harekeli bulması için gönderdi... Bir an daha bağır da Alaaddin'in de kulağına
gitsin. Ah ben de onu diyecektim işte.
Harekelin peşine adam yolladığımızı öğrenmiş mi yoksa? Yok.
Ama adamlarımız Sultan Alaaddin'in askerlerini görmüşler.
Aynı istikamette.
O da harekelin peşinde demek ki.
Ondan önce vurmamız lazım Cavlak yürü. Haydi.
Hoş geldiniz Sultan.
Bülhattin yakalamış.
Sultan bunu konuşturursa... ...her şey biter melek.
O adam bu mu sultanım? Size pusu atan.
Darüşşifa'ya götürün Kutuboğa.
Hekimler ne yapıp edip iyileştirsin.
Kendine gelince her şeyi anlatacak.
Bütün sırlar çözülecek.
Babanız efendi Vart göndermiş.
Anışılan ne yapmanız gerektiğini yazıyor. Hemen içeri dönmelisiniz.
Ama buraya kadar geldim. Sultan saraya döndü. Her yere asker. Kaçamazsınız şu
an. Yakalanırsanız beni de yakarsınız.
Sultanım.
Hayrola Melike?
Size mühim bir şey söylemem gerekiyor. Bir işim var. Sonra konuşalım.
Sultanım.
Bu kızla alakalı.
Çok mühim.
Kimden geldi sana o mektup?
Şimdi anlayacağız kimden geldiğini.
Ve senin kim olduğunu.
Fuzul aşk ve tahtı sundu.
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.