All language subtitles for Hekimoğlu - 27

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Uf!

Aşkım.

İyi misin?

İyiyim.

Uyuyamadın mı yine?

Uyuyamadım.

Bir şey ister misin?

Yok, sağ ol. Ben bir bardak süt içip geleceğim.

Ben de geleyim mi?

Yat, uyu sen, yarın işe gideceksin.

Melis.

Aşkım.

Melis!

İyi misin?

Ne oldu?

Ne oldu?

Aşkım, ne yaptın sen?

Uykum var.

Çok uykum var.

Dur, dur, yapma. Yapma, dur.

Kalk, kalk!

Gene mi at yarışı oynamaya başladın?

Zam yapmıyorsun, ne yapayım ben?

Ateş, son iki saattir sadece bir hasta görmüşsün.

Of! Ama ne hasta.

Beni çok yordu.

Niye burada uyukluyorsun?

Orhan! Of!

O sabah kuşu, ben gece kuşu.

Ben baykuş...

...o horoz.

Bir şey söyleyeceğim.

Orhan'ı niye başka bir kümese göndermiyorsun?

Göndereceğim, göndereceğim.

Keseceğim onu.

Neyse. Bak, tam sana layık bir vaka getirdim.

28 yaşında, genç bir kadın, uyku problemi var. Al.

- 28 yaşında? - Evet.

-Kadın? -Evet.

Canı sıkkın olabilir.

Ne o tıbbi terim? Mutsuz.

Ha?

Mutsuz olabilir. 28 yaşında olmadın mı hiç İpek? Biliyorsun.

Yani oldum, oldum da bu durum can sıkıntısından biraz daha fazlası.

Of!

Daha ne yapsın işte, bir şişe uyku hapı içmiş?

Onun psikiyatriste, benim de azıcık kestirmeye ihtiyacım var. Sağ ol.

Hasta on gündür uyumamış Ateş.

Yalan.

Olamaz.

REM uykusu olmadan nöronlar kendini toparlayamaz.

Beyin kendini kapatır.

Beş günde delirirsin, on günde tık ölürsün.

Burada vır vır yapacağına biraz beni dinler misin?

Bana güvenir misin lütfen? Bu vaka tam senlik.

Kadın uyuyabilmek için içmiş ilaçları, kendini öldürmek için değil.

Ee? Bu arada zekice.

Yakında benim de ihtiyacım olacak, ben de içeceğim.

Bir şişe içmesine rağmen ayakta kalmış Ateş.

Bir insanın uyuyamadan dayanabildiği en uzun süre 11 gün.

Yani, senin vakayı çözebilmen için 22 saatin kaldı.

Kolay gelsin.

Şu an konferansta Mehmet Ali yerine ben olabilirdim.

Bence artık o konuyu aş Zeynep.

Nasıl yani?

Sence bana haksızlık yapmadı mı?

Ne fark eder?

Ayrıca alt tarafı bir makale, bu kadar büyütmene gerek yok diyorum ben.

Alt tarafı bir makale mi?

Ben mi büyütüyorum şimdi olayı?

Yeni vaka.

Ama sizin bu kapışmanız da fena değilmiş be.

Daha eğlenceli olabilir.

Hadi.

Azıcık sizi izleyeyim bakayım kapışırken. Başlayın.

Bitti hocam.

Bitti mi?

İyi.

28 yaşında, on gündür uyuyamayan bir hasta.

Acile geldiğinde sakinleştirici vermişlerdir herhâlde.

Biz de dozunu arttırırız.

Sakinleşme uykunun yerini tutamaz.

Hadi ya! Öyle mi?

Bak, ben bunu bilmiyordum.

Sen şeyi biliyor musun peki?

On gündür uyumayan biri için...

...sakinleştirici çok iyi bir başlangıç olabilir Emre.

Zeynep Hoca'm, uyku aktif bir süreçtir.

Sistem kapanır, sonra yeniden açılır. Yani beyin yenilenir.

Sakinleştiriciler bunu yapmaz.

Hastanın beyni yorgun.

Önce onu rahatlatmalıyız, değil mi?

Bu arada hocam...

...Mehmet Ali benim makalem sayesinde şu an konferansta konuşmacı hocam.

Ne olacak? Konferans çok sıkıcı.

Kötü bir açık büfe.

Senelerdir görmediğin, karşılaşmak istemediğin üniversiteden arkadaşların.

Hepsi yamulmuş, ha? Aynaya bakmaktan beter, boş ver.

Ateşi yok.

Lökosit düşük.

Yani enfeksiyon değil.

Şizofreni?

-Olabilir mi? -Hezeyanları yok.

Toksikolojisi temiz. Uyuşturucu veya diyet hapları kullanmıyor.

Kortizon almış hocam.

Sürdüğü bitkisel ilaçların yaptığı kızarıklık için kortizon...

...ve kayak yaparken sakatladığı dizi için de ibuprofen almış.

Bunların hiçbiri uyku düzensizliğine sebep olmaz.

Nişantaşı...

...atasözleriyle aran nasıl?

Atasözleri? Fena değilimdir hocam.

İyi. Korkma, giriş seviyesi.

Zor bir şey değil.

Güneş girmeyen eve...

Doktor girer.

Güneş, ışık.

Uykunun ilk aşaması, dışarıdaki ışık düzeyiyle ilişkilidir.

Ve eğer beyin bu sinyalleri yorumlayamıyorsa op...

Optik sinir hastalığı.

Ne kadar hızlısın Zeyno Hoca'm.

Bravo sana.

Ama senden daha hızlıları da var.

Şu anda konferansta sunum yapıyor onlar.

Ben gidip testleri yapayım.

Retinana ve optik sinirlerine bakmamızı sağlayacak bir boya enjekte ettik.

Bulanık görüyorum.

Boya yüzünden, birkaç saat böyle bulanık göreceksin.

Ee, yardım edebileceğim bir şey var mı Zeynep Hoca'm?

Ben hallediyorum.

İkiniz arasında da taraf olmadığım için mi bana bu kadar kızgınsın?

Taraf tutmayarak zaten tarafını belli etmiş oluyorsun, değil mi?

Öyle mi dedim ben?

Ben sadece bu olayı geride bırakmanı söyledim.

Bu konuyu hastanın önünde tartışmayalım istersen!

Uyuyakaldı.

İyileşiyor olabilir mi?

Hâlâ bulanık görüyorum.

Melis, az önce uyuyakaldın.

Yok, uyumadım.

Hocam...

...ne zamandır oynamıyordunuz.

Dökül bakalım, havadisler sende.

Optik sinir hastalığı yok.

Ama uyuyakalıyor.

On saniyeyle bir dakika arası uykular.

Uyuduğunun farkında değil.

Beyin zaten uykunun ilk evresine geçtiğinde farkında olmaz.

-Tomografi çektiniz mi? -Evet.

Tümör, pıhtı, nöbete yol açabilecek bir şey de yok.

Yani...

...uykuya dalabiliyor ama devam ettiremiyor.

Bir şeyler uykusunu kaçırıyor.

Yani?

Yani hocam?

Benim uykumu geceleri ne kaçırıyor, biliyor musun?

Canavarlar.

Dolabın içine saklanan canavarlar.

Hocam, dolaba baktık, canavar falan hiçbir şey yok.

Doğru, tomografide çıkmadı.

Ekürin nerede?

Ekürim nerede?

Evet. Güzel olmuş.

Çok sağ olun, afiyet olsun.

Hastalık her neyse...

...henüz tomografiye poz verecek kadar kendini hazır hissetmiyor.

Yani hasta henüz bizim görebileceğimiz kadar hasta değil.

Yani kadının durumunu daha da mı kötüleştirmek istiyorsunuz?

Stres.

Stres işe yarayabilir. Nişantaşı, sen stres yaratma konusunda fena değilsin.

Baksana kızcağıza.

-Hocam... -Onun üzerinde stres yaratmamız lazım.

Özellikle beyninde.

Tamam mı?

Onu uyanık tutacaksınız.

Hocam, hastayı birkaç dakikalık uykusundan alıkoymak...

...onun için işkenceden farksız ama.

İnsanları neşterle kesmek de onlar için işkenceden farksız...

...ama üzerinde önlük olunca izin veriyorlar, merak etme.

Bak, hazır sizin de üzerinizde önlük var. Hadi, marş marş.

Bende önlük yok.

Ama hocam, belki de o birkaç dakikalık uykular onu hâlâ hayatta tutuyor.

Evet.

Ne kadar fazla semptom, o kadar fazla...

...test.

Ne kadar fazla test, o kadar fazla...

...bilgi.

Ne kadar fazla bilgi, o kadar hızlı...

-Tanı. -Tanı.

Çat diye tanıyı koyacağız. Tamam mı?

Kızı uyanık tutacaksınız. Hadi, marş marş.

Ağır ol.

Bir rakam söyle bakalım Nişantaşı.

45

45

-Sen söyle. -11

11

Peki.

Güzel ikili oldunuz ha. Hadi bakalım. Uyku yok. Tamam mı?

Tamam.

Melis! Melis!

-Yine uyudun. -Hayır, uyumadım.

Doktor Bey, bunu yapmak zorunda mısınız?

Bakın, sorunun ne olduğunu saptamak için onu uyanık tutmalıyız.

Melis!

Melis!

Melis, uyan!

Melis!

- Melis, uyan! - Hih! Aa!

Ne yapıyorsunuz? Canım acıdı!

Yine uyudun. Kusura bakma.

Hayır, uyumadım.

Beynin uyuduğunu fark etmiyor.

Seni uyanık tutmak için bunu yapmak zorundayız.

Kusura bakmayın.

Biraz daha kibar davranabilir misin?

Uyuyakalmasını mı tercih ederdin?

- Bırakalım uyusun o zaman. - Ben öyle bir şey mi dedim?

Melis! Aşkım!

Doktor Bey, yardım edin!

Rektal kanamamız var.

Günaydın hocam.

Canavar.

Kendini gösterdi, ha?

Yatağın altında saklanıyormuş.

O zaman ya pıhtılaşma sorunu var ya da kalın bağırsakta tümör.

Ben kolonoskopiyi hazırlayayım o zaman.

Hastayı kim uyanık tutuyor?

Yeni bir semptom bulduğumuza göre uyanık kalmasının da...

...bir önemi yok diye düşündüm ben ama.

-Düşündük. -Evet, düşündük.

İyi. Hastanın yanında şu anda kim duruyor?

Akın kan vermeye gitti.

Muhtemelen başında hemşirelerden biri vardır.

İyi, hatta ninni de söylüyordur hemşireler.

O hastanın uyanık kalması gerekiyor.

İyi de kolonoskopi için uyutacağız ya zaten hastayı hocam.

Neden, ağrı yüzünden mi?

Bağırsakta tümör varsa uyutursunuz, yoksa uyanık kalacak.

Of!

Teşekkürler.

Merak etme aşkım, hiç acımadı.

Ayrıca acısa ne olacak, değil mi?

İkimiz için bu.

Zaten doktorlar yakında sorunu bulacaklar.

Sonra yine evimize döneceğiz.

Ne oldu, sorunu bulabildiniz mi?

Ee...

Bulmaya yaklaştığımızı düşünüyoruz.

Bunun için de kolonoskopi yapmalıyız.

Ama öncesinde bilmeniz gereken bir şey var.

Bu işlem sırasında hastayı uyutamayacağız.

Yani, canım çok mu yanacak?

Biraz daha acele edemez misiniz?

Emin olun, acele etmemi istemezsiniz.

-Ölüyorum! Ne olur durun, lütfen! -Tamam, tamam aşkım.

Elimi sık Melis, ben yanındayım.

- Tamam mı aşkım? - Melisciğim!

Melis, derin nefes almaya çalış.

- Az kaldı. - Melis, sakin ol.

Sakin ol.

Uludağ'da olduğumuzu farz et aşkım.

İkimiz kayak yapıyoruz.

Neredeyse ayağımı kırdığın tatili mi hatırlatıyorsun bana?

Melis, hareket etme lütfen.

Burnu kanıyor!

Versene.

Nefes...

Nefes alamıyorum!

Kanamayı durdurmak için burnuna tampon yaptık.

İki ünite de kan verdik.

Rektal kanama analizinde burun epitel hücreleri görüldü.

Yani alttan gelen kan sadece burun kanamasıydı.

O kadar fazla miktarda kan, sadece tek bir şeyin kanaması olamaz ama.

Aşırı miktarda kan, midesine kadar inip, sonra da kendi yolunu bulup...

...dışarı çıkmış olmalı.

İyi de neden?

Nörojenik toksinle karışan fare zehri...

...kanama ve uyku problemlerine yol açabilir.

O zaman hangi nörojenik toksin olduğunu da söyle de...

...binlercesi için 1000 farklı test yapmak zorunda kalmayalım.

Güzel, çok güzel. Hiç bana bakmayın, devam, harika gidiyorsunuz.

Ben zaten simit yiyeceğim.

Yani bir tür pıhtılaşma bozukluğu olabilir.

Ya da biz yapmış olabiliriz.

Ya, kadını uyutmadan kolonoskopi yaptık.

Sekiz saattir bu kızcağıza işkence ediyoruz neredeyse.

İşkence ettiğimiz falan yok da sadece uyumasını engelledik.

Aşırı stres, yüksek kan basıncı, bunlar da kanamaya sebep olabilir.

Bunların hiçbiri on gün uyumamasına neden olmaz.

Peki.

Ya derideki kızarıklık...

...cildine sürdüğü bitkisel ilaçlarla alakalı değilse?

Uykusuzluk ve deride kızarıklık aynı dönemde ortaya çıktı.

Deride kızarıklık, artı burun kanaması.

Eşittir?

Wegener.

Kortizon başlayın.

Hocam, derideki kızarıklıklar için kortizon başlamışlar zaten.

Konuştuk ya bunu.

Dozu üç katına çıkarın. c-ANCA'ya baktırın.

Üst solunum yolu biyopsisi yapın.

Bakalım wegener mi, değil mi görelim.

Peki.

Buyurun Zeynep Hoca'm.

Bu ağzını uyuşturacak.

Bu da dilinin dışarı çıkmasını engelleyecek.

Tamam.

Ufak bir acı dışında hiçbir şey hissetmeyeceksin.

Merak etme.

Doktor Bey, gözlerine bakın!

Melis!

Melis, duyuyor musun?

Melis!

Gözlerine ne oluyor?

Sorun yok, uykudayken hepimizin gözleri bunu yapar.

Bu göz hareketine REM denir.

Ama o uyumuyor ki.

Melis, beni duyuyor musun? Melis!

Melis, kendine gel! Melis!

Niye bağırıyorsunuz?

Uyumuyorum ki.

Hasta oturur pozisyonda mıydı, uzanıyor muydu?

Oturuyordu.

O zaman REM değil.

Kortizonu dediğim gibi arttırmış mıydınız?

Daha değil.

Uyumuyordu o zaman.

Nereden biliyorsunuz?

Çünkü daha bir şey yapmadık.

Oturur pozisyonda uyuyor olabilir ama REM olamaz.

-Neden? -Neden?

Çünkü fazladan iki memesi ve dört toynağı yoksa...

...REM uykusunda oturur pozisyonda olmasını sağlayacak...

...kas tonusu yok demektir.

Hastamız wegener değil.

Nörolojik bir hareket bozukluğu hastalığı var.

Kuduz.

Kas spazmlarına, anksiyeteye, bitkinliğe ve uykusuzluğa neden olabilir.

Kuduz bir hayvan tarafından ısırılsa haberi olurdu bence.

Açık bir yaradan kapmış olamaz mı?

Köpek?

Bu genç çiftin köpeği var mı?

Bir hafta süreliğine olmuş ama Melis'in alerjisi çıkınca...

...geri vermek zorunda kalmışlar.

Alerji.

Hayvan alerjisi olduğunu zannetmiyorum ben.

- Ne zaman geri vermişler? - Bir ay önce.

Akın, Melis'in doğum gününde almış köpeği.

Alerjisi falan yok.

Kadın sevgilisinden ayrılmaya çalışıyor.

Hıh! Nasıl?

Hocam, köpek mi söyledi bunu size?

Yani nasıl oldu da buraya geldik? Ben orayı kaçırdım.

Doğum günü bir ay önceyse bu ne demektir?

Köpeğin gelişi, cildindeki kızarıklıklar için...

...kortizon aldığı döneme denk geliyor demektir.

Eğer köpeğe karşı bir alerjisi olsaydı...

...aldığı kortizonlar bu reaksiyonu baskılardı.

Köpek ne demek?

Sadakat, bağlılık demek.

Eğer sevgiline elveda diyemiyorsan...

...sevgilinle bir ömür beraber geçirmeye hazır hissetmiyorsan kendini...

...alerjin varmış gibi yapabilirsin.

Sevgilinin aldığı köpeği geri yollayabilirsin.

Bence alerjiden başka ihtimallere bakmalıyız.

Ama yine de test yapmalıyız, değil mi hocam?

-Alerji değil diyorum. Ne testi? -Hocam!

Bunu sizin Güzin abla tarafınıza mı dayandıralım...

...yoksa gidip alerji testi mi yapalım? Nasıl yapalım?

Ne yaparsanız yapın, hadi. Ne hâliniz varsa görün.

-Gidin test yapın, hadi! Tamam! -Aa!

Boğazında hâlâ kan var mı?

Aslında daha iyi hissediyorum.

Ağzını çalkalamak ister misin, su vereyim mi?

Gerek yok, teşekkür ederim.

Hayatım, ben sana içecek bir şey alayım.

Bir şeyler içebilir, değil mi Doktor Hanım?

Tabii.

Ne kadar şanslısın.

Hayatında seni bu kadar çok seven, değer veren biri var.

İyileşmen için elinden geleni yapıyor.

Evet, öyle.

Aklıma takıldı...

...bu köpek alerjin konusunda...

...ona yalan söylemiş olabilir misin?

Hayır.

Neden böyle bir şey düşündün ki?

Daha önce geçirdiğin bir hastalığın varsa...

...bunu bilmek işimizi kolaylaştırır.

Ama eğer...

...olmayan bir hastalık üzerinden ilerliyorsak...

Bak, burada bütün ekip vaktimizi seni iyileştirmek için harcıyoruz.

Ona söylemezsin, değil mi?

İkinizin ilişkisi beni ilgilendirmez.

Akın çok iyi biri.

Yani bunu söylemek belki çok ayıp ama...

...ben artık ondan çok sıkılıyorum.

Her şeyinden.

Öyle hissetmende ayıp bir şey yok tabii ki.

Ah!

Ne oldu?

Sırtım!

Ah!

Ah! Çok acıyor!

Of!

Doktor, yarışa sen de geliyorsun, değil mi?

Bilmiyorum. Hadi artık, yeter, telefonumu ver.

Beşinci ayak.

Hadi, telefonumu ver.

Ya, hastam bekliyor. Verir misin şunu artık?

İyi. Sen de beni az bekletmedin sabah kahvaltıda.

Kahvaltıda bekledin çünkü sana kahvaltı masası hazırlıyordum.

Ne kahvaltı, ne kahvaltı be!

Ona kahvaltı mı diyorsun?

Hastanın ciddi miktarda iç kanaması var hocam.

Bir yerden aspirin mi bulmuş?

Bu boyutta bir iç kanama için bir kutu aspirin içmiş olması gerekiyor.

Gerçi şu anki ruhsal durumunu düşünecek olursak, mümkün.

Niye? Ne varmış şu anki ruh durumunda?

Haklı çıktınız.

İlişkileri konusunda.

Kız ayrılmak istiyor.

-Güzin abla. -Hı.

İlişkileri konusunda haklı çıkmış olabilirim.

Ama bu kadının intihara meyilli olduğu anlamına gelmez.

Aşırı dozda uyku ilacı aldığı için getirilmedi mi o buraya?

Doktor, insanlar uyku ilacı alabiliyor.

Oho!

Kim bilir belki de gürültüden kendi evinde uyuyamadığı için...

...uyku ilacı almıştır, benim gibi, ha?

Sana çok kolay gelsin.

Zeyno Hoca'm, buyurmaz mısın?

Ne aynı anda hem uykusuzluğa hem kanamaya neden olur?

Rahat ol, biz bizeyiz. Kimse fikrini çalmayacak.

Uyuşturucu ve alkol kullanımı.

Hem karaciğer hasarına hem de uyku düzensizliğine sebep olur.

Sen ne geziyorsun burada? Kim uyanık tutuyor kadını?

Uyuyakalmış, kalmamış artık bir önemi yok hocam.

Karaciğer fonksiyon testleri çıktı.

Tanı koymamıza da gerek kalmadı.

Çünkü hastamızın yeni bir karaciğere ihtiyacı var.

Off!

Kadında ne sorun olduğunu bulamazsak...

...yeni bir karaciğer alamaz. Tanı koymamız lazım.

Siroz testi için sekiz...

...hepatit testi için 12 saate ihtiyacımız var ama.

Vakit yok. Hastanın karaciğeri en fazla altı saat dayanabilir.

Pes edelim o zaman.

Bırakalım, ne olacaksa olsun.

Akışına bırakalım.

Altı saat içerisinde tanı koyabileceğimiz ve...

...iyileştirebileceğimiz hastalıklara odaklanmalıyız.

Böyle bir hastalık yok ne yazık ki.

Erkek arkadaşı kadına kanını vermişti, öyle değil mi?

Verdi.

Verdi de...

Demek ki bizim kumruların kan grupları aynı.

Harika. Bu işimizi kolaylaştırır.

Kendisini terk edecek biri için...

...karaciğerinin yarısını vermesini istemeyeceğiz herhâlde adamdan.

Ne yapacaksın Zeyno Hoca'm?

Bizim kumruların ayrılıkları biraz olaylı geçecek.

Selam. Ben Ateş Hekimoğlu.

Vakadan sorumlu doktorum.

Melis'i uyanık tutmaktan neden vazgeçtiniz? Ne oluyor?

Melis...

...akut karaciğer yetmezliğin var.

Sana kan nakli yapmaya ve laktuloz vermeye devam edeceğiz.

Fakat karaciğerin...

...temizleyemediği toksinlerin kanda birikmesini...

...engellemek için yapabileceğimiz şey yok.

Ne yazık ki.

Ne demek yapabileceğimiz hiçbir şey yok?

Bir iki saat içinde komaya gireceksin.

Bir daha uyanamayacaksın.

Üzgünüm.

Pes edemezsiniz.

Onu bu hâle getirenin ne olduğunu öğrenmek zorundasınız.

Vakit yok.

Ona tanı koymamız için yeterli vakit yok.

Biz test sonuçlarını beklerken karaciğeri iflas edebilir.

Hiç mi bir şey yapılamaz Doktor Bey?

Karaciğer nakli yapılamaz mı?

Yapılabilir.

Yapılabilir ama işe yaramaz.

İlk karaciğerini yiyip bitiren her neyse...

...ikincisine de aynı şeyi yapar.

Nakil...

- ...sadece... - Sadece ne Doktor Bey?

-Lütfen söyleyin. -Vakit kazandırır bize.

Onu iyileştirecek tanıyı koymamız için vakit kazandırır.

Ama taş çatlasa o da iki gün.

Size boşu boşuna umut vermek istemiyorum.

Organ Nakil Konseyi, tanısı konmamış hiçbir hastaya nakil izni vermez.

Ben donör olamaz mıyım?

İkimizin kan grubu aynı.

Olabilirsin.

Olabilirsin.

Karaciğerinden bir parça alabiliriz.

Kolay bir işlem değil yalnız bu.

-Riski bayağı... -Risk benim umurumda değil Doktor Bey.

Yeter ki Melis yaşasın.

Çok şanslısın.

Sana bu kadar değer veren birisi olduğu için çok şanslısın.

Aklından çıkarma bunu.

Evet, 36 saatimiz var sayemde.

Saksı zamanı.

Şimdi hangi canavar karaciğeri yer...

...uykuyu kaçırır ve kanamaya neden olur?

Ayrıcı tanı. Başla!

Akın, Melis'in onu terk edeceğini biliyor mu?

Bilmiyorum, lafı açılmadı.

Biliyorsun, insanların özel hayatlarına karışmayı sevmem.

Gelsin.

Terk edileceğini bilse belki de karaciğerini vermeyecek.

Belki de kendini riske atmayacak hocam.

Belki sen tanıştığın, ölmek üzere olan her insanla yakınlık kurmasan...

...böyle bir patolojik ihtiyacın olmasa...

...biz de böyle bir etik ikilemden haberimiz olmadan...

...mutlu mesut yaşayacağız, işimize odaklanacağız...

...ayırıcı tanımızı yapabileceğiz. -Alerji testi negatifti.

Nadiren de olsa hepatit virüsleri...

...karaciğer yetmezliğine ve uyku bozukluklarına yol açar.

Olamaz. PCR testleri normaldi.

Etik bir ikilemle karşı karşıyayız şu an. Farkında mısınız?

Hayır, değiliz. Devam et sen Nişantaşı, bakma ona. Gel buraya.

Uff!

Dalakta bir tümör veya Hodgkin Dışı Lenfoma olabilir mi?

-Yani yaşı buna müsait. -Güzel, olabilir.

Kanamayı açıklar, karaciğer yetmezliğini de açıklar.

Biz dürüst olursak, adama gerçeği söylersek...

...belki de kendini riske atmayacak.

Bunun neresi etik ikilem değil acaba?

Bunlar tıbbi bilgiler değil. İlgimi çekmiyor, beni ilgilendirmiyor.

Devam Nişantaşı. Hadi gelsin.

Ee, Wilson hastalığı kan hastalıklarına yol açar.

Bu da karaciğerde sorun yaratır.

Hem de nörolojik semptomlar yaratır.

Ama gözlerinde Kayser-Fleischer halkaları yok.

Nörolojik semptom varsa halkaların görülmesi şart değil.

Ya bu tamamen ahlak dışı.

Kabul edilebilir bir şey değil.

Peki, bu kabul edilebilir mi?

Anlatalım adama her şeyi.

Kadına karaciğerini vermekten vazgeçsin, kadın ölsün, ha?

28 yaşında bir kadıncağızın cenazesi...

...tabutu kabul edilebilir mi? Ahlaki mi senin için?

Adam âşık olduğu için, sevdiği kadın için...

...ciğerini veriyor, ciğerini.

Yani diyorsun ki biz...

...sadece sevdiğimiz, âşık olduğumuz insanların hayatlarını kurtaralım.

Harika bir bakış açısı. Azıcık bencilde ama öyle değil mi?

Ee, mantar zehirlenmesi...

...iç kanamaya, karaciğer yetmezliğine ve uyku bozukluğuna yol açabilir.

Güzel. Mantar.

Mantarlar...

...Wilson, kanser.

Tamamdır. Üçü için de test yapın.

Ama hocam, test yapacak vakit yok.

Yani nakilden önce yapmamız gereken yaklaşık 80 tane test var.

Benim istediğim testlerle nakil öncesi testleri aynı zamanda yapın.

Kanser ve Wilson için PET çekin.

Safra kanallarına endoskopi yaparken...

...mideden mantar sporları için örnek alın.

Bu arada biriniz karaciğere tomografi çeksin...

...diğeriniz protein CA125 ve CA19.5 baksın.

Bu arada eğer...

...birisi gider de adama bir şey söylerse kovulur.

Ona göre.

Hocam...

...söylemek zorundayız.

Hayır, değiliz.

Bizim hastamız o değil, bizim hastamız kadın.

Hadi Zeynep.

Ameliyata girdiğinde birinin hastası olacak ama.

Yardımına ihtiyacım var.

Ya?

28 yaşında bir erkek...

...karaciğerinin yarısını bağışlamak istiyor kız arkadaşına.

-Kız arkadaşı ölmek üzere. -Vay be.

Şu uyuyamayan kızı mı diyorsun? Nesi var?

-Karaciğer yetmezliği. -Tamam, onu anladım. Ne tanı koydun?

Hi, hâlâ tanı koymadın mı?

Vakit yok. Karaciğer nakli bize vakit kazandıracak.

Şimdi bir şey söylerdim ama neyse.

Benim fikrim değildi, ağzımı bile açmadım.

Tamamen kendi fikri adamın.

Tamam o zaman, yani...

...karar onunsa bana laf düşmez.

Yardımıma ihtiyacın yok demektir.

Gitsin ekibinden birileri, prosedürü açıklasın.

Yalnız şöyle bir şey var...

...donör ve alıcının çıkarları birazcık çelişiyor.

Allah Allah.

Ateş Hekimoğlu'nun da...

...etik kaygıları var yani?

Ee, anlat bakalım.

Tıbbi açıdan bir önemi yok.

Ama bir şekilde bir önemi var yani?

Şimdi gidip adama söyleyemediğim bir şeyi...

...sana söylersem...

...sen de gidip adamı bilgilendirirken...

...ağzından kaçırırsan ha?

Olmaz, doğru olmaz bence. Hiç söylemeyeyim.

Bunun dosyada var olduğunu sayıyorum.

Gizli dosyada.

Bu hastanenin dosyasında.

Ya merakını gider bunu okuyup, tamam mı?

Ya da meraklı kal, hiçbir şey öğrenme...

...ve etik olarak...

...yanlış bir şey yapıp, hastamın ölümüne sebep olma.

Tamam.

Normalde bu testler ve danışmanlıklar haftalar, hatta aylarca sürer.

Biz burada çok önemli bir şeyi atlıyoruz...

...o da zaman.

Belki biraz daha düşünmeye vaktiniz olsaydı fikriniz değişebilirdi.

Yani verdiğiniz karar, hayati bir karar.

Ben kararlıyım Doktor Hanım. Melis benim her şeyim.

Elimden gelen her şeyi yaparım.

Eminim öyledir.

Ama insanın biraz daha düşünmeye vakti olursa...

...bakış açısı değişebilir ve...

Tavsiyeleriniz için teşekkür ederim Doktor Hanım.

Zamanımız olsaydı kullanırdık ama yok.

Bir an önce başlayabilir miyiz lütfen?

Bakın, ya ben buna onay veririm...

...ya da bu ameliyat olmaz. O yüzden şimdi beni dinlemenizi rica ediyorum.

Yaptığınız bu fedakârlık...

...masada kalmanıza sebep olabilir.

Biliyorum.

Ben Melis'le yaşlanmak istiyorum Doktor Hanım.

Yaşlandığımızda yan yana uzanıp...

...ameliyat izlerimizi karşılaştırmak istiyorum.

Fikrim değişmeyecek.

Boşa vakit harcamayalım.

Kolunuzu açın lütfen.

Yumruk yapın.

Nakil işlemine engel olan...

...vasküler anomaliler var mı diye bakıyorum.

Bir de mantar sporlarının olup olmadığına.

Sen mantar yemiyorum dedin ama...

...senin için hayatını tehlikeye atan birine yalan söyleyen...

...bize de yalan söyler herhâlde, değil mi?

Akın'ın neler yaşadığı gerçekten umurunda değil bayağı.

Rektumuna bir tüp sokuldu.

Daha sonra da benim sana yaptığım gibi midesinden örnek alacaklar.

Acıtıyor, değil mi?

Gerçi bunun acısı ne ki? Adam senin için hayatını riske atıyor.

Ve sen onu sevmiyorsun bile.

Ayrılmak istememin sebebi--

Ayrılmanızdan bahsetmiyorum.

O umurumda değil.

Nakil işleminden bahsediyorum.

Onu birazcık önemsiyorsan...

...gerçekleri anlatırsın.

Bunu yapmasına izin vermezsin.

Sen olsan söyler miydin?

Söylerdim.

Ölürdün.

Doktor.

Doktor.

Doktor.

Gördün mü bunu?

Gördüm, görmez miyim! Bomba.

Departmanımı patlattı.

Var arkadaş ya.

Zeynep'in yazısını okudun mu?

Tabii tabii, okumadım. İkisininkini de okumadım.

Ha. Bak, Zeynep'inki daha güzel.

Hadi be.

-Dolapdere'ninkinden iyi miydi? -Yani, bence.

Çünkü Dolapdere tanı sürecine analitik yaklaşmış.

Zeynep de onay sürecindeki...

...etik ikilemden bahsediyor. Yani diyor ki hastaların...

...tıp diploması yok, onlar kimlere nasıl onay verir...

Aman, aynı tas aynı hamam. Bıdı, bıdı, bıdı, aynı laflar.

-Bırak Allah aşkına. -Yalnız...

...arkadaş, küçücük departmanda çalışıyorsun...

...her gün yüz yüze, insan söyler ya.

-Değil mi? -Söyler, söylemez...

...söyleyebilirdi, söylemeliydi, söylemiş olmalıydı.

Değer mi be?

Bu kadar tartışmaya.

Doktor, sen böyle dersen yalnız var ya, bu ekip...

...bunda bir sorun görmediğini zannedebilir ha.

Sorun... Ahh!

Sorun böyle saçma sapan mevzularla benim...

...hayatımın bölünmesi, uykumun bölünmesi.

Oho, bak!

Sen böyle yaparsan ne sana güvenirler...

...ne birbirlerine güvenirler. Sen onların şefisin, yapma böyle.

Güvenmesinler.

Ne güveniyorlar ki? Kim istiyor güvenmelerini?

İyi de ortada bir haksızlık var, aldatmaca var.

Bunun sonu var ya...

...birbirlerini sabote etmeye kadar gider bak, ben sana söyleyeyim.

Doktor, ben dünyanın en pamuk...

...en adil patronu bile olsam...

...Dolapdere yine bildiğini okurdu.

Çünkü o öyle birisi.

-Hırslı. -Hırslı?

Oh ne âlâ memleket ya.

Dolapdere konferansta tebrikleri kabul edecek...

...Zeynep burada ne yaşayacak?

O da dua edelim...

...bu yaşadıklarından...

...bir şeyler öğrenmiştir.

Evet, sen de zaten yanıp tutuşuyorsun öğretme aşkıyla.

Doktor, çocuklar!

Çocuklar bizim geleceğimizdir.

Hocam, ben de size harman çayınızı getiriyordum.

Aha. Getir bakalım bir tadına.

Muzo, ellerine sağlık.

Oo, harika.

Hocam, bol şans.

Ha, eyvallah. Tut bakayım şunu.

Tutayım hocam.

Şimdi...

-Buyurun hocam. -Bana...

...bir rakam söyle bakalım, birden sekize kadar.

Ee, dört.

Dört. Bir tane daha.

-Sekiz. -Sekiz. Bir tane daha.

-İki. -İki.

Hangisini daha çok sevdin bunlardan?

Hocam, iki daha çekici geldi gibi.

Aa, niye acaba iki daha çekici geldi?

Eyvallah. Bol şans Muzo.

Buyurun hocam. Sağ olun.

Hocam, İpek Hoca nakil ameliyatı için onay verdi. Başlamaya hazırız.

Güzel.

Testler ne âlemde? Tanı için yaptığımız testler?

Wilson hastalığı değil gibi duruyor.

Ama kesin sonucu öğrenmek için bir saatimiz var.

Kan proteinleri normal.

Zeynep nerede?

Zeynep şu an safra kanalından örnek alıyor.

Ameliyat 15 dakika sonra falan başlayacak, öyle değil mi?

Son bir test daha yapalım dedik işte hocam.

Melis ve Akın şu anda aynı odada.

Ameliyattan önce yapabildiğimiz kadar test yapalım dedik ya...

...onu yapmaya çalışıyoruz işte.

-Zeynep'le beraber? -Evet.

Tut şunu Nişantaşı. Al şunu.

Yalnızlar Zeynep'le beraber odada?

Ameliyata girmeden önce bir iki dakika verelim.

Hazır mısın aşkım?

Akın...

Yorma kendini bir tanem.

Ben buradayım.

Senin bilmen gerek.

Biliyorum hayatım.

Biliyorum.

Ben de seni çok seviyorum.

Çok seviyorum.

Bunu söylemek için çok geç kaldım ama...

Hop, hop! Bekleme yapma, bekleme yapma. Ne oluyor burada?

Ne yapıyorsunuz? İşkence mi ediyorsunuz kızcağıza?

Bu kızcağız 11 gündür uyuyamıyor.

Hadi uyku vakti.

Uyku vakti.

Evet, başlayalım.

Başlayalım.

Akın'a hiçbir şey söylemedim. Merak etmeyin, istediğiniz gibi.

Bravo.

Zaten sendeki sıkıntı bu.

Dolapdere'den de bu yüzden kazığı yedin.

Herkesin en doğru olanı yapmasını bekliyorsun.

Hasta günlerdir uyumuyor.

Prefrontal korteksi tam olarak işlevini görmüyor.

Nasıl doğru karar versin?

İsterse dünyanın en iyi prefrontal korteksine sahip olsun...

...yaşamla ölüm arasında birisini seçmesi gerekiyorsa yaşamı seçer.

-Emin ol. -Madem öyle, niye uyuttunuz?

Madem doğru olanı yapmayacaktı...

...söylemeyecekti, neden gelip apar topar uyuttunuz?

Çünkü bu onlarla alakalı değil, sizinle alakalı.

Doğruları söylese oyun bitecek.

Bulmacayı çözemeyeceksiniz, kaybedeceksiniz.

Tabii, tabii.

Ahlaken iflas etmiş durumdayım.

Hayatını kurtarıyorum ya.

Tamam, burası hazır.

Diğer hastanın karaciğerini çıkarmaya başlayabilirsiniz.

Bistüri.

Bu genç çift arasındaki büyük sırrı bana söylemek ister misin Zeynep?

Mehmet Ali'nin makalesini okudunuz mu?

Sana inanamıyorum gerçekten. Buraya takılıp kaldığını inanamıyorum.

Benim makalemi çaldı.

Ve siz bile sesinizi çıkarmadınız.

Üstüne yetmezmiş gibi bir de konferansa yolladınız, ödül verir gibi.

Öncelikle yerinde sayamazsın Zeynep.

Hemen bu sayfayı kapatıp yenisini açman lazım.

Benim konumuma gelene kadar da...

...naif ve hassas olmayı bırakmak zorundasın.

Çünkü bir gün telefonun çalacak...

...ve "Mehmet Ali Bey'i...

...nöroloji departmanımızın başına getirmek istiyoruz.

Hakkında ne düşünüyorsunuz efendim?" diyecekler.

İşte o zaman canın ne istiyorsa söyleyebilirsin.

Başarı motivasyonum intikam mı olsun yani?

Motivasyonun olmak zorunda değil.

Pek benlik değil.

Hocam, nabız alamıyorum. Hasta arrest olacak.

Kalbi fibrilasyona girdi. Defibrilatör!

En güzel yeri kapmışsınız.

- Hazır. - Çekilin.

Siz olmasanız şimdi bunlar aşağıda bowling falan oynar.

İyi ki buradasınız.

Bir daha.

- Hazır. - Çekilin.

Zeynep, senin hastan öbür tarafta.

Şimdi yukarı çık, hastanın neyi var bul.

Yoksa bu çocukcağız boşu boşuna hayatını riske atmış olacak.

Bir daha.

- Hazır. - Çekilin.

Ritmi düzeldi.

Karaciğer nakli, edepsizlik yapıp araya girmeden önce...

...nerede kalmıştık? Hadi bakalım olay yeri inceleme, saksı zamanı.

Dopa-dekarboksilaz aktivitesi normal.

Seruloplazmin ve bakır seviyeleri de öyle.

Yani bu da Wilson hastalığını eler.

Mide içinde spor izine rastlanmadı. Yani mantar zehirlenmesi de değil.

Ayrıca kanser belirteçleri de yaptığımız testlere göre negatif.

Ne kanseri arıyorsunuz hocam, sorabilir miyim?

Herhangi birini. Fark etmez.

Yumurtalık, akciğer ve lenfoma için test yaptık.

Yalnız o test sonuçlarına güvenmemenizi öneririm ben.

Çünkü siz o kan testlerini...

...organ nakli için gerekli olan ilaçları verdikten sonra yaptınız.

O ilaçlar immün sistemi baskılar, yeni karaciğerin...

...kabul edilmesini kolaylaştırır ama o testlerin sonuçlarını etkiler.

Meydan savaşı olduğu zaman ortalık toza dumana bulanır. Neden?

Generaller hiçbir şey göremesin diye.

Peki biz ne yapalım paşam?

Geri çekiliyoruz.

Nasıl hissediyorsun?

Akın iyi mi?

Bilinci hâlâ kapalı ama merak etme, hayati değerleri iyi.

Melis, üzgünüm ama...

...yeni karaciğerini koruyan ilaçları kesmemiz gerekecek.

İyi de ilaçları keserseniz ölürüm.

Eğer hastalığının sebebini bulamazsak da aynı şey olacak.

İlaçları kesiyoruz çünkü...

...o zaman vücuduna neler olup bittiğini rahatça göreceğiz.

Yani başta bana birkaç gün verdiniz...

...ama şimdi birini geri alıyorsunuz, öyle mi?

Canım çok acıyacak mı?

Evet, canın acıyacak.

Hatta seni suni komaya sokmamız gerekebilir.

Koma mı? Hayır!

Hayır! Koma olmaz!

Akın uyandığında benim ayakta olmam lazım.

Ona söylemem gereken birkaç şey var.

Ateşi 41 derece. Vücudu karaciğeri reddediyor.

Çok şaşırdım.

Lökosidi normal.

Ama normal, normal değil.

Kadın zaten kortizon alıyor.

Üstüne bir de bağışıklık baskılayıcı bir kokteyl verdiler.

Yani normal, normal değil.

Ah, ah! Hey gidi Dolapdere be!

Özledim keratayı.

Yani boş da olsa bir ses oluyordu, bir şey oluyordu.

Şimdi burada olsa ne derdi kim bilir?

Ne derdi? Enfeksiyon derdi.

Hocam, enfeksiyon olabilir derdi. Enfeksiyon, tansiyonu düşürdü...

...bu da karaciğeri sarstı derdi.

Öyleyse spektrumlu antibiyotik başlamalıyız.

İstersen bir de şöyle güzel tavuk çorbası yaptıralım.

O da en az seninki kadar işe yaramaz...

...ama en azından içinde tavuk var.

Önce ne tür bir enfeksiyonla karşı karşıya olduğumuzu bulmamız lazım.

Saksı zamanı. Ne tür bir enfeksiyon...

...uyku bozukluğuna, kanamaya, hareket bozukluğuna...

...organ yetmezliğine...

...ve anormal derecede normal lökosit sayısına neden olur?

Gelsin.

-Tularemi? -Akciğerleri temizdi.

Tularemi hareket bozukluğuna sebep olmaz.

Dolapdere, sen söyle. Ne derdi Dolapdere?

Menenjit olabilir mi?

Ciltte meningokokların yaptığı döküntüler görülmedi.

Kanama da olduğuna göre leptospirosis olabilir.

Konjonktivit yok, kreatin seviyesi de yüksek değil.

Leptospiroz olamaz.

Peki ya tifo? Ya da tekrarlayan ateşe yol açan bir hastalık olabilir mi?

Sudan'da olsaydı eğer, bu dediğin çok mantıklıydı ama değil.

Seyahate çıkmışlar mı?

Yok. İkisi de bir yıldır şehir dışına bile çıkmamış.

Belki kadın yalan söylüyor.

Arkadaşlarıyla veya komşularıyla konuştunuz mu?

Ben birkaç telefon görüşmesi yaptım, doğruladılar.

Köpekle konuştunuz mu?

Yabancı dillere sizin kadar hâkim değilim hocam.

Belki de köpek seyahate çıkmıştır.

Çıkmış mı?

Bir köpek çiftliğinde dünyaya gelmiş.

Hangi köpek çiftliği?

Araştırdım ben onu.

Antalya Altın Fıçı Köpek Çiftliği.

Burada iki gün boyunca kalmış sadece.

Zeyno Hoca'm, vallahi bravo, mahcup ettiniz beni.

Olay yeri inceleme budur işte.

Altın Fıçı Köpek Çiftliği.

Altın fıçı.

Nedir altın fıçı?

Nedir hocam?

Altın fıçı bir kaktüs çeşidi.

Yani bizim köpek çiftliğinin sahibi...

...sadece köpeklere değil...

...aynı zamanda tropikal çöllerde yetişen kaktüslere de meraklıymış.

Benim gibi.

Olay yeri inceleme.

-Yani? -Hadi bakalım.

Evet, biraz sihirbazlık yapalım bakalım.

Küçük bir sihirbazlık numarası yapacağım şimdi sana.

Şu burnunu alayım bakayım, aldım.

Bakın, burnu burada.

Şimdi bu burnu yok ediyorum.

Aa! Nereye gitti burun?

Yok. Arayalım bakalım nerede?

Neredeymiş bu burun?

Neredeymiş bu burun? Bakalım burada mı?

Bakalım, bakalım, burada mısın?

Yok burada. Allah Allah!

Yoksa burada mı?

Bakalım burada mıymış?

Burada olabilir mi?

Aa! Seni yumurcak! Burada saklanmış.

Gördünüz mü? Ama pek buruna benzemiyor, değil mi? Benziyor mu?

İyi de bu sabah baktığımızda şişlik yoktu.

Oradan bir enjektör ver bakalım.

Evet.

Nişantaşı, al bunu, koş laboratuvara.

Sonra da İl Hıfzıssıhha Müdürlüğünü arar, haber verirsin.

-Neyi var hocam? Ne diyeceğim onlara? -Vebalı bir hastamız var de.

Veba mı? Ne vebası? Kara veba mı?

Öyle gözüküyor.

Vebayı kemirgenler taşır ama köpekler değil.

Pireler de taşır.

Pireler vebayı taşır, biz de pireleri taşırız.

Karışık. Anlatayım.

Altın fıçı kaktüsü...

...bir geminin konteynırında kim bilir nereden gelmiş?

Bizim pireler de bu kaktüsün dikenleri arasında...

...uzun yol yapmışlar konteynırın içinde.

Konteynır gemi Antalya Limanı'na yaklaşınca...

...bizim pireler acıkmış, uzun yoldan geliyorlar.

Hâliyle konteynır açılınca gördükleri ilk tüylü arkadaşın üzerine atlamışlar.

Mama zamanı. Cup cup cup...

Vebayı köpekten mi kaptı yani?

Altın Fıçı Köpek Çiftliği. Adı üstünde.

Bizim köpek çiftliğinin sahibi kaktüslere meraklı.

Konteynırdaki bu altın fıçı kaktüsünü...

...almış, çiftliğin orta yerine dikmiş.

Pirelerle beraber tabii.

Bizim köpek çiftlikte gezinirken...

...pireler atlamışlar havhavın üstüne. Yeni evlerine taşınmışlar.

Akın ve Melis köpeği sahiplenince...

...olanlar olmuş.

Vebaların küçük bir kısmında uyku bozukluğu görülür.

Şimdi devasa, büyük, huzurla akan bir bakteri nehri hayal edin.

Bağışıklık baskılayıcı ilaçlar bu nehrin önüne ne oluyor?

Baraj oluyor. Baraj yapıyoruz nehrin önüne.

Şimdi fizik basit.

Akan suyun önüne baraj kurunca ne olur? Su yükselir.

Biz ne yaptık? Saksı zamanı.

Bağışıklık baskılayan ilaçları kestik.

Yıktık barajı.

Sel oldu. Bakteri nehri, lenf loblarının üzerine akın etti.

O köpeği hemen bulmamız lazım.

Bağışıklık baskılayıcı ilaçlara tekrar başlayın.

Gırtlağına kadar streptomisinle doldurun.

Üzerine gentamisin ve tetrasiklin yağdırın. Hortumdan boşalırcasına.

Bu arada siz de test yaptırın. Adı üstünde, veba.

Bulaşmış olabilir. Koruyucu tedaviye başlarsınız hemen.

Ben...

Ben veba mı oldum?

Merak etme, tedavisi var.

Yalnız bencilliğin tedavisi yok.

Odanda yoktun.

Cerrah, yürüyüş yaparsam daha hızlı...

...iyileşeceğimi söyledi.

Ben de buraya kadar geldim.

Bu yaptığın delilikti.

Evet.

Ama aynı zamanda harika bir şey tabii.

Ben tam bir kahramanım.

Melis beni terk etmeyi planlıyordu.

Ortak bir dostumuza bahsetmiş.

O da ağzından kaçırdı.

Bunu bildiğin hâlde ona karaciğerini verdin yani, öyle mi?

Artık beni ömrünün sonuna kadar terk edemez.

İyi de...

...suçluluk hissettiği için yanında kalsa bu ikinizi de mutlu etmez ki.

Bilmem.

Ona âşığım.

Sadece yanımda kalsın yeter.

Ya doktor!

Doktor!

Doktor!

Doktor.

Doktor.

Ne oluyor be? Ne?

-Ne yapıyorsun? -Neyi ne yapıyorum?

Her zaman yaptığımı yapıyorum. Hazırlanıyorum.

- Sen ne yapıyorsun? - Uyuyorum!

Uyuyordum. Uyumaya çalışıyordum.

Ne fönmüş be! Dağınık be senin saçların.

Doktor...

...orada kuaförlük yapacağına gel de bulaşıkları yıka be!

Sıra sendeydi.

Ne bulaşığı?

Sıra sende değil miydi? Bunlar ne böyle?

Ben akşam yıkadım bulaşıkları.

Bunlar gece atıştırdıklarım.

Sıra tekrar sana geçti doktor.

Dün gece atıştırmak için benim yaptığım yemeğin aynısını mı yaptın yani?

Evet. Çok beğendim.

Ama benimki daha güzel oldu. Hadi bakalım, ellerinden öper.

Elimi sürmem! İşe gidiyorum. Geciktim aynı zamanda.

Hadi dokto... Oo, doktor...

...sayende şu buzdolabını dolu gördük.

Bu neymiş? Detokslar falan.

Bakıyorsun kendine maşallah.

Hayır hayır!

İçme! Öyle bardaksız falan hiç hoşlandığım şey değil.

Üstünde dokunma yazan şeylere dokunma, tamam mı?

Onlar bana ait.

Fazla sinirlenme. Fönün bozulacak.

Doktor Ateş Hekimoğlu...

...iki numaralı polikliniğe bekleniyorsunuz.

Ateş!

Doktor Ateş Hekimoğlu...

...iki numaralı polikliniğe bekleniyorsunuz.

Start verildi ve yarış başladı.

- Hadi kızım! Hadi! - Hadi oğlum!

Üç numaralı Benekli, dört boy kadar kaybetti.

Yedi numaralı Berivan...

...ilk 400'de aldığı liderliğini sürdürüyor.

Onun yarım boy kadar içerisinde...

...sekiz numaralı Tahta Bacak var.

Ve son 400'e girildi.

Liderlik mücadelesi için yedi numaralı Berivan ve...

...sekiz numaralı Tahta Bacak kafa kafaya ilerliyor.

Son düzlükte yedi numaralı Berivan...

...bir kez daha liderliğe hâkim olmayı başardı.

Ve yedi numaralı Berivan koşuyu kazanıyor.

Sekiz numaralı Tahta Bacak ikinci.

Üçüncülük foto finişle belli olacak.

Evet beyler, beşli ganyan var. Yarış başlıyor.

Koşuda İngiliz atları mı koşuyor yoksa Arap atları mı?

Hadi seceresine sonra bakarsın koçum.

Abiciğim, bir dakika. Şans oyunu değil ki bu.

Bilinçli oynayacaksın.

Dördüncü ayak, beş numara. Tamam mı?

- Sıra sende. - Hadi hadi.

Eyvallah.

Dördüncü ayak, sekiz numara.

Paranı direkt sokağa at istersen.

Kazanınca atacağım. Boğaz Köprüsü'nden aşağı saçacağım.

Aynı yarış. Dördüncü ayak, beş numara.

Bahisler kapandı ablacığım. Yarış başladı.

Beyler, bahisler kapandı.

Kuzey Yıldızı'na oynayacaktım.

Bu koşunun sürprizi o.

İyi. Sen öndeki tıfıla dua et, paran cebinde kaldı.

Kuzey Yıldızı kazanacak.

Atlara değil, jokeylere bakacaksın.

İçlerinden biri bulimik. Tartıdan sonra kusup hafifliyor.

Son düzlükte yarışı o kazanacak.

Ahırdan istihbarat ha?

Ayıp oluyor ama.

Start verildi ve yarış başladı.

İki numaralı Karabaş'ın bir boy öne geçtiğini görüyorum.

Bir numaralı Songül'ün de ataklarını görüyorum.

İlk 400 geçilirken altı numaralı Kuzey Yıldızı...

...iki boy farkla grubun liderliğini aldı.

Daha geriden sekiz numara Cesur Yürek'in atakları var.

Yarım boy farkla Kuzey Yıldızı liderliğini sürdürüyor.

- Ablacığım, ne oldu? - Doktor yok mu?

- Abla, iyi misin? - Kadın bayıldı.

Ablacığım, iyi misiniz?

Doktor var mı?

Durun beyler, ben belediyenin ilk yardım kursuna gitmiştim.

Hop hop! Ne yapıyorsun?

Epilepsi nöbeti geçiriyor. Öldüreceksin kadını. Bırak, yapma, tamam.

Nöbet mi? Dilini ısırmasın diye ağzını açık tutayım mı?

Tut. Parmağını kopartsın istiyorsan, tut.

Son 400'de Kuzey Yıldızı bir boy önde.

Ambulans çağır.

Şurada sağlık ocağı vardı. Oraya mı götürsem?

Valide Atik Eğitim Araştırma'ya götürsünler.

Doktor Ateş Hekimoğlu'nun hastası desinler, tamam mı?

Valide Atik Eğitim Araştırma.

Ateş Hekimoğlu, tamam mı? Hadi çabuk.

Tamam.

Alo, 112 Acil mi?

Epilepsi nöbeti geçiren bir kadın var burada.

Mevsim Mahallesi, Güzel Sokak ganyan bayiine acil ambulans gönderin.

İç kulvardan geldi. Altı numaralı Kuzey Yıldızı kazanıyor.

Sayın seyirciler, yarışın kazananı...

...altı numaralı Kuzey Yıldızı.

İkincilik foto finişle belli olacak...

...Karabaş'la Cesur Yürek arasında.

Bu at yarışlarını azaltmıştı bir ara. Ne oldu şimdi, yeniden mi sıklaştı?

Yani o da Ateş Hoca'nın rahatlama şekli.

Ağrı kesiciler rahatlatıyor onu, at yarışı değil.

Beyninde hepsi aynı yeri uyarıyor.

At yarışı, ağrıları dindirmiyor ama.

Aa! Öyle bir dindiriyor ki. Kazanınca tabii. Bilemezsin.

Hocam, günaydın.

-Günaydın. -Hayırdır?

Memoli yok diye saksı olarak desteğe mi geldiniz?

Zahmet etmeseydiniz. Alır bir saksı, koyarım şu köşeye, olur biter.

Yormayalım sizi.

Polikliniği ekip at yarışına gitmek için...

...çok önemli sebepleriniz olduğunu düşünüyorum.

Bir ata sözüm vardı da...

...kırmayayım dedim kendisini.

Yarışını kaçırmayacağıma dair söz vermiştim ata.

Tamam. Bu vakayı ben yönetiyorum.

Hastaneyi de ben yöneteyim o zaman. Olur mu?

Siz hiç onu kafanıza takmayın efendim. Ben birini yetkilendireceğim zaten.

Ayrıca bu koca hastaneyi yönetmek, sizi yönetmekten daha kolay.

-Peki, tamam. Başlayalım o zaman. -Tabii ki başlayalım.

Peki. Bu...

...at yarışlarına meraklı...

...güzel mi güzel, tatlı mı tatlı...

...çekici mi çekici hanımefendide...

...grand mal epilepsi ve nedeni bilinmeyen morarmalar var.

Neden? Saksı zamanı.

Hocam, siftah sizden gelsin.

Saksı.

Trombositleri 89 bine düşmüş, anemisi var...

...ve kan alkol seviyesi 130 promil.

Acaba bu hanımefendinin sorunu...

...cinsel yolla bulaşan bir enfeksiyon olabilir mi hocam?

Olamaz. Ateş yok. Enfeksiyon değil.

Alkolik olması her şeyi açıklar.

Alkoliklerde epilepsi nöbeti olabiliyor.

Pıhtılaşma sorunu da morarmaları açıklıyor zaten.

O zaman kadına heparin açın, sabaha bir şeyi kalmaz.

Maşallah.

Formunuzdasınız hocam.

Formunuzdasınız, yalnız bunlar peteşiyal tarzda morarmalar değil.

Yani pıhtılaşma sorunu DİK'e bağlı gelişmiş olamaz.

Lupus, ailesel telenjiektazi ya da cushing olabilir.

Güzel. Buradan başlayalım.

-Hangisiyle? -Cushing.

Nöbet geçirmeleri ve morarmaları açıklar.

Evet ama anemiyi açıklamaz. Yani alkol daha olası.

Düzgün bir anamnez alın. Ondan sonra hastayı muayene edin.

MR çekin, lomber ponksiyon yapın, tamam mı? Hadi.

Ateş, hadi marş marş!

Marş.

En fazla marş olur benden.

Emniyet kemeri kullanıyor musunuz?

Bunun geçirdiğim krizle ne alakası var, çok merak ediyorum.

Geç o soruyu.

Peki.

Çocuk felci aşısı oldu...

Bu form, Abdülhamid döneminden kalma.

Beşinci ayakta gerçekten Kuzey Yıldızı'na mı oynadın?

Hop!

Tüyo istiyorsan önce beni iyileştireceksin doktor.

Hayatınızdan memnun musunuz?

Yok artık! Var mı öyle bir soru?

Bırak, tamam, boş ver.

Hadi bakalım, başlayalım.

Biraz doktorculuk oynayalım.

İzninle.

Koskoca doktor.

Ganyan bayinde ne işi var, sabahtan beri onu düşünüyorum.

Neymiş? Buldun mu?

Seninle azıcık konuşunca merakım geçti.

Ben de senin gibi bir bayanın...

...ganyan bayinde ne işi var, onu merak ettim, biliyor musun?

Bayan derken?

Kadın.

Pardon. Kadın.

Hoşuma gidiyor.

Evet. Başka neler hoşuna gidiyor?

Mesela bu morluklar acaba neden var?

Ben de bunları merak ediyorum. Doktorum ya, o açıdan. Yanlış anlama.

İstanbul'a yeni geldim. Daha işim yok. İş arıyorum.

Şansa gel, ilk tanıştığım adam da sensin.

Ne yapacaksın? Bazıları şanslı doğuyor.

Evet. Ne demezsin.

- Acıyor mu? - Hayır.

-Burası? -Hayır.

Bence sen İstanbul'a taşınmadın, kaçtın.

İş aradığına göre sen yaşadığın yerden İstanbul'a kaçtın.

-Acımıyor, değil mi? -Hayır.

İlaç kullanıyor musun?

Hormon, kortizon?

O formu öyle havalı havalı arkaya savurmasaydın...

...20. soruda buna cevap verdim. Görürdün.

Öyle artistlik yapınca karizmayı çizdirmeyeyim dedim.

Hiçbir ilaç kullanmıyorum.

Et yiyor musun? Vejetaryen misin?

Karışık kebap söylesen de yesek, doktor.

Sana bir tantuni ısmarlarım.

Niye sordun?

Cushing. Cushing sendromundan şüpheleniyorum.

Açıklayayım.

-Cus... -Hipofiz bezim fazladan ASTH üretiyor.

Böbrek üstü bezlerim de kana kortizonu basıyor.

Memnun oldum, ben de doktorum. Hangi okul? Hacettepe mi?

Hayat okulu.

Bana geçen sene cushing teşhisi koydular.

Beyin ameliyatı oldum.

Hipofizimden de bir adenom çıkardılar.

Geçmiş olsun.

Ne?

Anlamadım?

Haa, haklısın!

"Ateş, hipofiz tümörü yeniden büyümüş mü?" dedin?

Kadın, cushing.

Efendim?

"Nasıl her seferinde haklı çıkıyorsun? Nasıl doğru tahminde bulunuyorsun?"

Estağfurullah. Eksik olma.

Bu senin fikrin değildi. Zeynep'in fikriydi.

Zeynep'in üç fikri vardı. İçlerinden birini cımbızla aldım...

...onu cesaretlendirdim.

Kesinlikle. İnsanları cesaretlendirmeye bayılırsın zaten!

İstersen seni de cesaretlendirebilirim.

Bu vakayı bırakıp tekrar hastaneyi yönetmen hususunda...

...seni de cesaretlendirebilirim.

Hipofiz adenomunda büyüme gözükmüyor.

Hastanın eski dosyasını istedin mi?

Vakit kaybı.

Benim felsefem ne biliyor musun? Az çalış ama efektif çalış.

Akıllı ol, nokta atışı yap.

Benim felsefem bu.

Yani hastanın dosyası elimizde yok?

Ayça Hanım, lütfen hareket etmeyin.

Pardon.

Evet, hâlâ hiçbir şey görünmüyor.

Mikro?

Acaba mikro adenom olabilir mi? O yüzden hiçbir şey gözükmüyor.

Dur. Çok küçük. O kadar küçük ki yoktur bile.

Evet. Atıyorum, tutuyor, atıyorum, tutuyor.

Ballı adamım, değil mi?

Benim söylediğim hastalığı bir sene önce de geçirmiş.

Şans. Tesadüf.

Atmışım, tutmuş.

Ponksiyon yaptın mı?

Gerek yok.

Sorunun ne olduğunu biliyorum.

Hemen gidiyorsun ve ponksiyon yapıyorsun.

Evet!

Anne ya!

Anne!

Evet, yan yatıyorsun.

Dizlerini kendine doğru çek bakalım.

Hastaneyi toplasaydınız. Bu işlem için tek bir doktor yetmiyor mu?

Ben sadece gözlemciyim.

Seni felç ederim diye korkuyorlar, o yüzden başıma bekçi diktiler.

Sen bu işlemi daha önce yaptın mı? Elinde kalmayayım?

Yaptım. Yaptım da...

Neyse, boş ver. Sonra anlatırım. Şimdi moralini bozmayayım.

Ateş Hoca çok şakacıdır ama içiniz rahat olsun, iyi bir doktor.

Eyvallah. Eksik olma.

Şimdi bölgeyi...

...lidokainle uyuşturacağım.

Sonra start vereceğiz.

Nasıl? Kendini rahat hissetsin diye at yarışı jargonu kullanıyorum.

Öğren bunları. Hasta psikolojisi.

Evet!

Start verebiliriz.

Ah!

Acıdı mı? Herhâlde kemiğe denk geldi.

Biraz acıdı. Ah!

Boynunuzu biraz geriye itin, bacaklarınızı da kendi--

Sen karışma! Güzel böyle, tamam. Çekil!

Ah!

Hocam, isterseniz bir alt omuru deneyin.

Bunu yapmak bu kadar zor muydu be? Kaç zaman oldu, unutmuşuz.

-Olacak o kadar. -Ah!

Göğsüm sıkışıyor.

Lütfen derin derin nefes almaya çalışın. Derin nefes alın.

-İsterseniz ben alayım mı? -Daha yeni ısınıyorum. Bırak, çekil.

Siz İpek Hanım'ı mı kızdırmaya çalışıyorsunuz?

Ne yapıyorsunuz?

Tansiyonu 24'e 14! Hemşire Hanım!

İğneyi hemen geri çekin!

Üf, tamam! Ne hâliniz varsa görün!

Hipertansif krize girdi. İntravenöz metoprolol açın.

Sistolik basıncı 140'a düşünce dozu titre edersiniz, tamam?

Yakında düzelir, merak etme. Sen benimle gel.

Seninle konuşmamız lazım.

İpek, gözünü seveyim, uğraştırma. Yeter artık! Kadında cushing var.

Gün gibi ortada.

Tamam, belki de haklısın ama bu, kadını delik deşik etmeni açıklamaz.

Tam tersi, bal gibi açıklar. Bak, bu cushing.

Bu da stres.

Bu duyduğun ses de hipertansif kriz.

-Yani hastanın az önce yaşadığı durum. -Tamam.

Ya hipertansif krize de altı saattir alkol alamamanın verdiği yoksunluk...

...yol açtıysa? -Tabii canım! Tesadüf, değil mi?

Tam ben kadının üzerinde bilerek stres yaratmaya çalışırken...

...canı birkaç duble bir şey çekti, öyle mi?

Tesadüflere inanmıyorsun ama hipofizdeki görünmez tümörlere inanıyorsun, öyle mi?

Peki...

...ya tümör başka bir yerdeyse?

Akciğerinde veya pankreasında ASTH salgılayan bir tümör olabilir.

Hocam, bu çok nadir görülen bir durum.

Tabii canım, bizim zaten burada nadirle ne işimiz olur, değil mi? Hiç!

Görünmez bir tümör kadar nadir değil.

Kadın aşırı kortizolden ölmeden önce tüm vücut taraması yapmamız lazım.

Tamam Ateş, senin dediğin olsun ama yoksunluk semptomları başlarsa...

...diazepam verirsin, AMATEM'i de kendin ararsın...

...hastayı sevk edersin, tamam?

Sence pankreastaki kitle iyi huylu olabilir mi?

Emre, cevap versene. Niye cevap vermiyorsun?

Çünkü günlerdir terör estiriyorsun Zeynep.

İlk önce makale meselesi. Sonra etik değerler.

Bir ara benimle yarıştın. Ben sana ne yaptım?

Ben doğru olanı yapmaya çalıştım.

Bütün hislerini böyle ortalıkta yaşarsan daha çok üstüne gelirler.

Çünkü seni nereden kırabileceklerini iyi bilirler.

Kendimden biliyorum.

Neyse ne ya, boş ver!

Tüm vücut taramada pankreasta bir kitle saptadık.

Ne yazık ki kötü huylu görünüyor.

Büyük ihtimalle ameliyat edilemez.

Yaklaşık iki aylık ömrü var.

Neyse...

...en azından iyi tarafından bakalım.

Ben haklı çıktım.

Ateş nerede?

Sorumlu hekiminiz, İpek Tekin. Sizinle benim ilgilenmemi uygun gördü.

Ateş ilginç bir adamdı.

Sen de onun kadar eğlenceli misin?

Anlatacağım şeyler ne yazık ki pek eğlenceli değil.

Pankreasınızda bir kitle saptadık.

İyi huylu görünmüyor.

Kanser olabilir.

Pankreasımdaki kitle yüzünden mi nöbet geçirmişim?

Muhtemelen.

Ama asıl bilmeniz gereken, eğer bu kitle kötü huyluysa...

...durum pek iç açıcı olmayabilir. Yani...

Ee... Bakın...

...pankreas kanseri hastaların yalnızca beşte biri ilk yılı tamamlayabiliyor.

Anladım.

Nasıl tedavi etmeyi düşünüyorsunuz?

Önce kanserin hangi tip olduğunu anlamak için biyopsi yapacağız.

Daha sonra çıkan sonuca göre bir tedavi süreci belirleyeceğiz.

Olur, bana uyar.

Biyopsi için onay formunu imzalamanız lazım.

Tabii.

-Neresi? -Şuraya.

Sağ ol.

Bana şans dile.

Gözümüz aydın.

Kitle iyi huylu, kanser değil.

Yani gördüğümüz büyük ihtimalle skar doku.

Sonuçta kadın hasta bile değil, alkolik olmasının dışında.

Bu kadında cushing var.

Bir şey kortizon salgılamasına neden oluyor ve bu şey beyninde.

-Emre, stres testi. Hazırlık yap. -Tamam hocam.

Bir ihtimal daha var.

Kadına biyopsi formunu verdiğimde okumadı bile.

İyi de o formları kim okuyor ki zaten?

Ya hasta olmadığını bildiği için okumadıysa?

Cushingin bir olası nedeni daha var.

Belki de kendine ASTH enjekte ediyor.

İlginç. Devam et.

Hasta yalan söylüyor hocam. Yalan söylüyor.

Son dört ayda dört kez hastaneye yatmış.

Hasta falan değil. Hastalık hastası.

İlgi görmek için, şefkat görmek için bunu yapıyor.

Yani, 'Manchausen' sendromu.

Yani hastaneye yatmasından hasta olmadığını çıkardığına göre...

...bence sen yeni bir makaleye hazırsın Zeyno Hoca'm.

Hastaneye geldiğinden beri hiçbir semptom göstermedi.

Belki de kendine benzen enjekte edip nöbetleri tetiklediği için...

...pankreasındaki skar dokusunu geliştirdi.

Geçen sene geçirdiği beyin ameliyatına ne diyorsun?

O zaman da beynine tümör mü enjekte etti?

Bence evine gidip bakmalıyız.

İlaç, şırınga, ne bulursak işimize yarar.

-Stres testi daha kolay. -Ve daha tehlikeli.

İyi, tamam. Hadi. Hadi gidelim.

Dünden hazırmışsın!

Nasılsa bana kakalayacaktın, değil mi?

Hadi.

Hocam, bununla mı gideceğiz? Arabayla falan gitseydik ya!

İşimiz acele. Korkma, hadi. Şunu kafana tak.

Hadi.

Banyo bile kitap dolu.

Entelektüel bir arkadaş.

Bu arada...

...salı günü göz doktorundan, perşembe günü de...

...jinekologdan randevusu varmış. Bir dolu doktor randevusu.

Bu kadın bayağı 'Manchausen'.

Acaba şöyle olabilir mi?

Gözleri bozulmuş, göz doktoruna gidiyor.

Bir de kadın, kadın!

Üç tane farklı reçeteli gözlük. Bu ne demek?

Optik sinire basan bir tümör.

Hocam çünkü siz tümör arıyorsunuz.

Sen ne arıyorsun? Sen de bir şey arıyorsun.

Hiçbir Münchausen hastası göz doktoruna gitmez.

Gözler fal taşı gibi açılsın diye gider, akü asidi falan içer.

Göz doktoru göz doktorudur. İlgi görmek de ilgi görmektir.

Bu kadın 'Manchausen'. Artık şunu kabul edin.

Aradın mı? Daha önce gittiği bir hastaneyi...

...doktoru falan arayıp konuştun mu? Bilgi aldın mı?

Evet, bu kadın deli diyen oldu mu?

Neyse ki bu vaka sizin değil.

Evet, evde neler buldunuz?

Gitar.

O da gitar tıngırdatıyormuş.

İyi, tamam. O zaman bir an önce iyileştir de...

...belki birlikte tıngırdatırsınız.

Münchausen sendromuyla ilgili ne buldunuz?

Bu hafta iki ayrı hastaneden iki ayrı hastalık için randevu almış.

Tesadüf de olabilir tabii canım.

Kadının evi zaten kütüphane gibi. Her yer kâğıt.

Zaten randevuları göz doktorundan almış.

Kadın, 'Manchausen' sendromu. Resmen ilgi istiyor.

Münchause bir kere. 'Manchausen' değil. Münchausen!

Ayrıca Münchausen sendromu olsaydı, evde kanıt olurdu.

Kanıt var mıydı? Yoktu.

Şırınga, ASTH şişesi, bir şey olurdu canım. Hiçbir şey yoktu.

İyi de bu sendromun hastalarının izlerini çok iyi sakladığını biliyoruz zaten.

Allah Allah! Yani diyorsunuz ki...

...bir şey bulamadık diye aslında bir şey bulduk, öyle mi?

Güzel mantık!

Sen bu hastaya karşı biraz fazla mı duyarlısın acaba?

Daha önce yaptırdığı bir ameliyatın patoloji raporu.

Hipofiz bezinin yüzde 30'unu aldırmış ama tümör bulunamamış.

Cerrahlar atlamış olabilir.

Sonuçta bir şey bulmak için ameliyat ederiz ama...

...gözümüzün önündekini görmeyiz.

Yemezler!

Yemezler hocam, yemezler!

Öyle orta şekerli davranıp kafaya aldığın kurul üyelerinden değiliz biz!

Net olacaksın. Kararı vereceksin.

Benim haklı olduğumu düşünüyorsan...

...bırakacaksın, hastanın beynine iğneyi sokacağım.

Eğer Zeynep haklı diyorsan...

...bırakacaksın, hastayı evine göndereceğiz.

Tamam? Zaten ya iyileşecek ya ölecek.

Seç. Kararını ver.

Hastaya stres testi yapın, hastanın da rızasını alın. Al.

Tamam.

Çakal! Sen var ya sen!

-Bana çakal mı dedin? -Çakal dedim, evet.

Kendini güvenceye alıyorsun. Riske girmek yok. Oh, ne güzel!

Merhaba.

Ne bu?

Beynine bir tel sokmamız için gereken onay formu.

Hastane böyle gereksiz işlemler için bu formların imzalatılmasını önemsiyor.

Gereksizse niye yapıyorsunuz?

Boş vaktiniz mi çok?

Çünkü ruhsal problemlerin var.

Cushingi geliştirebilmek için kendine ASTH enjekte ettin.

Ben önlüğü filan görünce seni doktor sanmıştım.

Sen senarist misin?

Ben bunu ilgi görebilmek için yaptığını biliyorum.

Belli ki bugüne kadar da işe yaramış.

'Okay'.

Başka bir doktorla görüşmek istiyorum.

Ne oldu? İstediğini alamadın mı?

Daha şefkatli biri falan mı lazım? Tam olarak ne istiyorsun?

Şefkate gerek yok tatlım.

Senin kadar şirret olmasın yeter.

İmzala bakalım şunu.

Bu arada dua et de kendine ne enjekte ettiysen...

...etkisi hemen geçmesin.

Yoksa yapacağımız işlem çok da hoşuna gitmeyebilir.

Hadi bakalım.

Ee...

Hasta stres testine hazırmış.

Psikolojik problemleri olan bir hastaya manasız testler yapıyoruz. İnanamıyorum.

Zeynep, tamam, anladık.

Efendim?

Efendim?

Bu mümkün değil. Manasız bir şey söylüyorsunuz.

Lütfen tekrar kontrol eder misiniz?

Peki.

Şimdi stres testini ertelememiz gerek çünkü hastanın idrar...

Turuncu muymuş?

Evet, nereden biliyorsun?

Çünkü rifampisinin böyle etkileri var.

İyi de hasta antibiyotik kullanmıyor ki.

Ama yakalanacağını hisseden bir 'Manchausen' hastası...

...üzerinde "Tehlikeli, nöbetlere neden olabilir."...

...yazılı etiket olan haplardan mutlaka birkaç tane alır.

Hapları nereden bulur?

Bilmem.

Belki de birileri şans eseri odasına bırakmıştır.

Bir dakika! Sen şimdi bir hastaya tuzak mı kurdun Zeynep?

Sana inanamıyorum!

Yani haklı çıkacağım diye şu yaptıklarına bak.

Kendimi ispat edeceğim diye iyice kontrolden çıktın.

Kadın yalan söylüyor. 'Manchausen' sendromu.

Bunları kendi kendine yaptı.

Münchausen.

Ben hastayım.

Ben çok hastayım.

Nöbet geçirdim, buraya geldim.

Sen beni hiç dinlemiyorsun.

Bu departman sana yardım edemez.

Rifampisinin yarı ömrü üç saattir.

Sonra seni psikiyatri kliniğine sevk edeceğiz. Taburcu olacaksın.

Sen neden kendi öz güvensizliğinin acısını benden çıkartmaya çalışıyorsun?

Seni burada kimse ciddiye almıyor mu?

Kimse senin hiçbir konuştuğunu dinlemiyor mu?

Seni burada yetersiz mi buluyorlar?

Yüzüme bak!

Rolüne daha iyi çalış...

...çünkü masken düşünce saldırganlaşıyorsun. Olmuyor.

Ben yapmadım diyorum.

Bunu kendime ben yapmadım.

Ben yapmadım.

Ben yapmadım diyor.

Kendini bile kandırabilecek kadar iyi bir yalancı.

-Ateş, ne yapıyorsun? -Ne yapıyorum? Şu...

...hastanın dosyasına koyduğun son not var ya...

...onu düzeltiyorum.

Taburcu yazıyor ya, hastayı taburcu etmiyoruz çünkü...

...hasta, hasta.

Hastanın idrarının turuncu olmasının dışında başka bir açıklaman mı var?

Münchausen sendromu.

Olabilir ama tam olarak değil.

Bence sen Ayça Hanım'ın seni kandırdığını kabullenmek istemiyorsun.

Yalancı çoban hikâyesinin sonunda ne olur? Kurt gerçekten gelir.

Koyunları önce bir güzel yer, sonra da çocuğu mideye indirir.

Sen kadını yalancı olarak mı görüyorsun?

Hayır, kadını hastam olarak görüyorum. Hasta.

Ateş, herkes yalan söyler. Yani senin her zaman söylediğin gibi.

Eski kayıtlarına baktım.

Hastanelere her seferinde ayrı sebeplerden ötürü yatmış.

Ne ararsanız var. Beyin tümöründen tut, cilt döküntüsüne kadar.

Yapılabilecek ne kadar kan testi varsa hepsini yapmışlar.

Sonuçlarda her şey ayrı telden.

Bir şey hariç.

Hematokrit düşüklüğü.

Anemisi sabit.

Kullandıkları yüzünden olabilir.

İstikrarlı bir biçimde...

...her seferinde iki hastalığa tutuluyor.

Biri hep değişiyor, öbürü hep aynı.

Dediğiniz gibi Münchausen sendromu var ama aplastik anemisi de var.

Tedavi olmazsa giderek hastalanacak.

Sonunda iç kanamadan ölecek.

-Daha fazla hastalanmayacak. -Hastalanacak!

Hocam, eğer kemik iliği daha az çalışıyor olsaydı...

...kan hücreleri etkilenirdi ama akyuvarları normal.

Şimdilik Nişantaşı, şimdilik!

Kemik iliği biyopsisi yapmamız lazım.

Ben daha fazla incelemeye gerek görmüyorum.

Münchausen tanısıyla taburcu edersen gittiği hiçbir doktor...

...artık onu dinlemeyecek. Kadın damgalanacak.

İyi ya Ateş, o da gelip sana anlatır.

Nasıl olsa aradığı bütün ilgiyi senden fazlasıyla buluyor.

Bir doktor olarak, değil mi?

Ne kadar çok ilgi gösterirsen o kadar ister.

Yani yeni bir inceleme yapmamız onun psikozunu besler.

Peki, onun haberi olmadan incelemeyi yapsak? Çaktırmadan.

Daha önceki incelemeleri için kan vermişti.

Azıcık kalmıştır belki dibinde.

Aplastik anemi tanısı koymak için yalnızca kan testleri yeterli değil hocam.

Hadi canım, aferin sana Zeyno Hoca, aferin sana.

O yüzden kemik iliği biyopsisi istiyorum işte.

Ama en azından kan testleriyle buna sebep olabilecek bir sistemik rahatsızlığı...

...bir toksin, bir virüs, bir şey var mı, onu görebiliriz.

Tamam, tamam Ateş.

Yani al, o elindeki kanla ne yapıyorsan yap.

Ama hastaya daha fazla yaklaşma.

Lütfen, psikozunu besleme.

Tamam.

Pozitif çıkarsa o zaman yapabilir miyim biyopsiyi?

Güven bana, doğru olan bu.

Kolay gelsin.

Teşekkürler.

Listedeki tüm testleri bu örneğe yapmanı istiyorum.

Daha fazla kana ihtiyacım var.

Vallahi hastada daha fazla kan kalmadı maalesef.

Bir dahaki sefere pekmez yediririz bol bol, o zaman verir.

O zaman yapamam.

Deneyebilirsin en azından.

Türkan Şoray'a benzemeyi de deneyebilirim...

...ama olmayacak, değil mi?

Türkan Şoray'ın gözleri olmayabilir sende...

...ama sen de bizim sultanımızsın.

Hastanemizin sultanısın.

Hadi.

Ne zamana lazım?

Hemen.

Peki.

Hastanın hemoglobin düzeyi de yükselmiş.

Demek ki radikal bir değişiklik oldu.

Ateş, bana masal anlatma.

Başka birinin kanını alıp, bizi manipüle etmeyi denedin.

Aferin sana, ben senin için elimden geleni yapıyorum sürekli.

Kendi kanı yeterli gelmedi.

Denedim, kendi kanıyla testleri yapmayı denedim ama olmadı.

Sultanım da denedi.

Sana ne yeterli geliyor ki?

Her seferinde benim güvenimi boşa çıkarmayı başarıyorsun zaten.

Hastaya yaklaşmama izin vermiyorsun, ne yapayım?

Yaklaşmanı istemiyorum çünkü yanlış yoldasın.

Bir biyopsi yapsam?

Hadi.

Asla olmaz. Daha yeni uzaklaştırma aldım ben hocam.

Kovuluyordun be, ben olmasam kovuluyordun. Sen ne diyorsun?

İyi de hocam, kemik iliğini kendiniz niye almıyorsunuz?

Yasakladı, İpek Hoca'n yasakladı. Hastanın odasına girmemi yasakladı.

Yani şimdi de kurallara uymaya mı başladınız?

Nişantaşı, bana ilik lazım.

O odaya giriyorsun ve bana ihtiyacım olan şeyi getiriyorsun.

Yapamam hocam, İpek Hoca'yı karşıma alamam.

Bence sen önce şuna karar ver.

Kimden daha çok korkuyorsun?

İpek Hoca'ndan mı daha çok korkuyorsun...

...yoksa benden mi daha çok korkuyorsun?

Tamam mı? Ona bir karar vermen lazım senin.

Odaya yaklaşamadım bile.

Biyopsi iğnesi istemişsin, o esnada da hemşireler duymuş...

...uzman doktora haber vermiş. Yani planını anlamam uzun sürmedi Ateş.

Hastanın gerçek adını mı kullandın?

Hastanın taburcu işlemlerini onayladım, şu anda çıkıyordur zaten.

Devam et, devam et sen. Hanımefendi benimle.

Sen de azarlamaya geldiysen hiç zahmet etme.

Bu hastanede pek sevilmedim zaten, biliyorum.

Bir test daha yapalım mı sana?

Ne?

Kolşisin.

Kolşisin ne, biliyor musun?

Hayır, bilmiyorum.

Merak etme, korkma.

Gut ilacı kolşisin.

Şimdiye kadar senin kendinde varmış gibi gösterip...

...taklit ettiğin hastalıklarla bir alakası yok.

-Ben öyle bir şey... -Tıp!

Bu kolşisin...

...akyuvarları bir güzel yok eder. İz falan da bırakmaz.

Tam senlik. Arayıp bulamadığın şey.

Hastanelere yatabilmek için harika bir üçkâğıt.

-Öyle bir üçkâğıt... -Tıp!

Yıllardır yapıyorsun bu numaraları. Muhtemelen...

...yakınlarında kronik rahatsızlığı olan birisi vardı.

Ailenden biri, akraban.

Kardeşin belki.

Herkes onunla ilgilendi.

Seni bir köşede bıraktılar, unuttular bir başına.

Bu da seni mahvetti.

-Öyle bir akrabam... -Tıp!

Tıp.

Sana istediğin şeyi veriyorum.

Ayrıca hayatını kurtarmaya çalışıyorum.

Aplastik anemi var sende.

-Beni korkutmaya mı çalışıyorsun? -Hayır.

Sendeki tek sorunun kafanda olmadığını anlatmaya çalışıyorum.

Sendeki asıl sorun, geriye kalan her şeyin sağlıklı, problemsiz gözükmesi.

Seni olman gerektiği kadar hasta gösterecek bir ilaç vereceğim sana.

Sende gerçekte var olan semptomları harekete geçirecek bir kokteyl.

Münchausen'in doruk noktası.

Öyle düşün, altılıyı tutturmuşsun gibi.

Bunun içinde...

...nöbet geçirmen için insülin, akyuvar sayısını düşürmek için kolşisin var.

Bu sayede sendeki aplastik anemi tanısını doğrulayacağız.

Yalnız şöyle bir sorun var.

Eğer...

...sende anemi varmış gibi gözüksün diye dışarıdan bir şey alıyorsan...

...o zaman ben yanılıyorum demektir.

Bu seni tedavi etmez, öldürür.

Şimdi söyle bana, alıyor musun bir şey?

İnsülin, ACTH...

...Zeynep'in odana bıraktığı ilaçlar dışında bir şey aldın mı?

Hayır.

Annem bu arada.

O bahsettiğin akraba.

Benim annem MS hastasıydı.

Çocukluğum hastanelerde geçti benim.

İnsanlar annemim etrafında pervane olurdu.

Biri yemek getirir, biri saçını tarar falan.

Onu mutlu etmeye çalışırlardı.

İlgilenirlerdi onunla.

Annem ben 16 yaşındayken öldü.

Sonra da hayatımda pek kimse kalmadı zaten.

Nereye gidiyorsun?

Bütün bunlar olurken burada olmam saçma olur.

Beni burada böyle bırakmayacaksın herhâlde.

Merak etme, buranın geleni geçeni bol, hastanenin dibindeyiz.

Zaten senin işin bu, ne yapacağını gayet iyi biliyorsun.

Yani kapıdan çıktı ve çıkar çıkmaz yeni bir nöbet geçirdi.

Çıkarken bir yerden hop, bir insülin kapmış.

Nasıl olduysa?

Kendine daha fazla zarar vermeden durumu stabil olur olmaz...

...onu buradan çıkarmak zorundayız.

Çıkaramayız, akyuvar sayısı düşmüş.

Ne?

Duyamadım, bugün benim kulaklarda bir şey var. Ne olmuş?

Akyuvar sayısı düşmüş hocam.

Akyuvar, hematokrit ve...

...trombosit sayılarının hepsi düşmüş. Kemik iliği iflasın eşiğinde ve...

...gerçekten plastik anemisi var.

Ne? Duyamadım, bugün benim kulaklarda bir şey var, tıkandı.

Ne varmış?

Yapılan tahlillerin hiçbirinde bunu kanıtlayacak...

Tahlil falan...

Zeyno, yapma.

İyi bir tanı uzmanı satır aralarını okur.

Tahlil sonuçları arasında gizlenen gerçeği görür.

Lütfen.

Haklıymışsın Ateş.

Ne?

Sen de sessiz sessiz konuşma, duyamıyorum. Ne dedin?

Bir daha söyle bakayım, yüksek sesle. Ne?

Haklıymışsın diyorum.

Haklıymışsın.

Aman canım, boş ver, ne olacak yani.

Üzme kendini, çocuk muyuz? Kin tutmam ben, hiç.

Unuturum gider. Bazen...

...bazı doktorlar, bazı doktorların eğer taburcu edilirse...

...sokakta öleceklerini söyledikleri hastaları taburcu ederler.

Sokakta ölsün diye herhâlde.

Ben gidip kendisine haber vereyim.

Siz kimsiniz?

Ben Doktor İpek Tekin, tıbbi durumunuzdan ben sorumluyum.

Ayça Hanım, sizde aplastik anemi olduğunu düşünüyoruz.

Bu ne demek? Kemik iliğiniz normal çalışmıyor demek.

Yani vücudunuz yeni kan hücreleri üretemiyor demek.

Emin misiniz?

Eminiz efendim.

Çünkü ben geri dönüp kayıtlarınıza ve dosyalarınıza baktım.

Her şey akla uygun ve biz bunu daha önce fark edemedik.

Onun için çok özür diliyoruz.

O son akyuvar sayımı yüzünden değil yani?

Öyle mi?

Bunun ne kadar korkutucu olduğunun farkındayım.

Ancak kemik iliği nakli sizi iyileştirebilir.

Ama öldürebilir de.

Diğer bir seçeneğimiz var. O da...

...size haftalık kan nakliyle...

...akyuvarlarınızı arttıracak bir ilaç enjekte edeceğiz.

Bu da hayat boyu sürecek bir tedavi demek.

Hayır, istemiyorum.

Emin misiniz Ayça Hanım?

Yani şu anda acımasız davranmak istemiyorum.

Ancak ilgi çekebilmek için çok fazla numara yaptınız.

Sağlıklı olmak istiyorum.

Gerçekten hasta olmak hiç de eğlenceli bir şey değilmiş, değil mi?

Hayır, değil.

Peki, o zaman ben şimdi odama gidiyorum.

Kemik iliği bankasını arıyorum.

Uygun bir donör var mıymış, soruyorum. Anlaştık mı?

Teşekkür ederim.

Rica ederim.

Ayça Hanım, yenisini nakletmeden evvel...

...eski iliğinizi tamamen kurutmamız gerekiyor.

Onun için iki hafta kadar sizi bu steril odada tutmamız lazım.

Daha sonra naklettiğimiz iliğin...

...tutunduğunu izlemek için de birkaç haftaya ihtiyacımız var.

Eğer bir ihtiyacınız olur, bize bir şey söylemek isterseniz...

...direkt konuşabilirsiniz. Sizi buradan biz çok rahat duyabiliyoruz.

-Hazır mısınız? -Hazırım.

Ateş nerede?

Kapat şunu.

- Ne kadardır orada? - Üç dakika. Neden?

Aplastik anemisi yok.

Vücudunda enfeksiyon var.

Enfeksiyon olsa akyuvar sayısı tavan olurdu. Bununki yerlerde.

İnsan bedeni işte, sağı solu belli olmuyor.

Çok açıklayıcı, gerçekten.

Ateşi bile yoktu hocam.

Kendi kendini maruz bıraktığı cushing sendromu, bağışıklık sistemini baskıladı.

Ateşinin yükselmesine engel oldu ve enfeksiyonu gizledi.

Clostridium perfringens bakterisi vücutta morluklara...

...şistositlere ve anemiye neden olabilir.

Akyuvar sayısı, onu ne yapacağız?

Bence antibiyotiğe başlayalım.

Vücudun bağışıklık sistemini yok etmekten daha güvenli bir yol, hadi.

Sen mi güvenli yol tercih ediyorsun?

Ateş, tam olarak ne oluyor?

Akyuvar sayısının düşüklüğünün bin tane nedeni olabilir.

Bu vakaya uyan bir tanesini söyler misiniz hocam?

Kolşisin.

Mesela kolşisin. Bir şekilde...

...kolşisin ele geçirmiş, kendine enjekte etmiş olabilir.

Ne kadar zeki bir kadın bu böyle.

Tam da senin koyduğun tanıyı doğrularcasına...

...yani o ilacı elde ediyor ve sonra da kendine enjekte ediyor, öyle mi?

İnsan işte, dedim ya, sağ solu belli olmuyor.

Yani sırf kendini haklı çıkarabilmek için...

...rızası olmadan hastaya ilaç mı verdin?

Rızası vardı.

Akli dengesi yerinde değil.

Çok güzel kokuyor be, çok güzel kokuyor.

Ateş, ne oluyor?

Daha fazla hastalanacaktı dediğim zaman hastalanacaktı ama hastalanmadı.

Neden hastalanmadı? Çünkü Zeyno Hoca'm sağ olsun...

...kendisini antibiyotiğe boğdu.

Bak, tanıdık geldi mi? Al, sana kıyafet getirdim. Şunu bir tutsana.

Evet, bakalım şöyle.

Ah!

Üzümsü.

Üzüm gibi.

Sende bakteri var.

Aslında hepimizde var.

Sendeki cushing sendromunun neden olduğu morluklar...

...bu bakteriler için bulunmaz bir yuva olmuş.

Yuvayı bulunca ne yapıyor bakteriler?

Giriyorlar içeri, bir güzel yerleşiyorlar. Başlıyorlar partiye.

Gürültüden konu komşu rahatsız oluyor tabii. Arıza çıkarıyorlar.

Yanlış anlama, konu komşu derken iç organlarını kastediyorum.

Evet, İpek Hoca'm...

...ne yapalım? Antibiyotik vermeye başlayalım mı yoksa...

...şey mi diyorsun, kendine üzüm enjekte etmiştir, pekmez falan.

Yani bilmiyorum ki size...

...iltihap kokusu gibi gelebilir, sası.

Ama doktor...

...bu zaferin kokusu.

Hocam, gözün aydın.

Hastayı da taburcu ettin. Oh!

Arkamdan iş çevirmenin dışında, evet, gözüm aydın.

Sen olsan sen de aynı şeyi yapardın.

Enfeksiyon olduğunu düşünmüyordum.

Şansın yaver gitti Ateş.

Ama doğru, kadının hayatını kurtardın.

Ya kadın kabul etmeseydi tedavi olmayı, ne yapacaktın o zaman?

Son düzlüğe girildiğinde at yarışında...

...ne olacağını kestiremezsin.

Yani atlardan biri sprinte mi kalkacak...

...jokey atı yönlendirebilecek mi, olasılıklar denizi.

Öyle bir an gelir ki finişi ilk hangi at geçti, kimse anlayamaz.

Sen bana at yarışı mı anlatıyorsun şu anda?

Hastalıktan bahsediyorum.

Atlar kafa kafaya geldiği zaman olay fotoya kalır.

Ne fotosu?

Foto finiş, hiç mi duymadın?

Atlardan hangisinin çizgiyi ilk geçtiğini gösteren araç.

Anladım.

O hastaya verdiğim ilaç kokteyli de benim foto finişim.

Net olarak. Ne önde...

...bedeni hangi hastalık ele geçirmeye çalışıyor, onu anlamamı sağlayan araç.

'Capito'?

'Capito, capito' da...

...şimdi sen bir doktorsun Ateş.

Yani canının her istediğini yapamazsın öyle.

Kendini kahraman sanıyorsun diye kuralları görmezden gelemezsin.

Hasta ölmedi.

Doğru.

Yani, ben kazandım.

Zeynep kazandı.

Emre kazandı.

Dolapdere de kazandı be, kıyamam şimdi, olmaz, yok diye.

Evet.

Sen kazandın.

Yani.

Yani. Yani hocam.

Bu da ödülün. Al, ceviz.

Kalbe iyi gelir.

Teşekkür ederim.

Size yaptım.

- Bu ne? - Kuş.

Yani baykuş.

Güzelmiş. Sağ ol.

Yani baykuş uğursuzluk getirir derler ama ben bu sefer...

...uğur getireceğine kesin inanıyorum. Ben yardım edeyim size.

Sağ ol.

Şuradan geçemiyor musun?

Allah Allah!

Sen böyle güneş altında, beyin iyice erimiş sende.

Arada gölgeye geç canım, olmaz böyle, tamam mı?

Sen bu filmi izlemiş miydin daha önce?

İzliyordum ben onu.

Yok doktor.

Ben izliyorum.

Sen birazdan izleyeceksin, benim izlemem bitince.

Kadın deyince şey oluyor da biraz...

Ne oluyor da?

Madam, matmazel falan oluyor ya.

Sen bana nasıl matmazel dersin?

Ne yapıyorsun sen doktor?

Ne yapıyorsun?

İyiyim.

Kanepeye dönüşmeye başladın.

Yuvan oldu bu kanepe senin.

Yakında tenin kanepenin kumaşına dönüşecek.

İyiyim ben.

Bir şey yaptığım yok, iyiyim.

Değilsin.

İyi falan değilsin.

Ne demek istiyorsun şimdi?

Söyle, ne demek istiyorsun?

Yengemle, eski yengemle, karınla...

...ilişkinin bitmiş olduğunu kabullenemiyorsun.

Neyi kabullenemiyorum ya? Ben mi kabullenemiyorum?

Ulan vurdum kapıyı, çıktım geldim.

Avukat buldun mu?

Boşanma avukatı buldun mu?

Off!

Aradın mı? Herhangi bir avukatı aradın mı doktor?

Daha değil.

Sen burada bu kanepede yaşadığın sürece doktor...

...karınla...

...sadece bir tartışma yaşamış olacaksın.

Ama kendine yeni bir ev bulursan...

...yeni bir eve taşınırsan, kendine ait bir eve...

...o zaman boşanma evresine geçeceksin.

Şimdi Araf'tasın.

"Dönmeden ve korkmadan bırakmak"

"Ağırdı, tuhaftı"

"Gülmeden ve görmeden yol almak"

"Dönsün dünya diye geçiyor gönlümden"

"Yine gidiyor ömrümden"

Bu dizinin sesli betimleme, ayrıntılı altyazı ve...

...işaret dilini kapsayan eşerişimi Kanal D tarafından...

...Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.

www.sebeder.org

Sesli Betimleme Metin Yazarı: Emine Kolivar

Seslendiren: Emine Kolivar

Ayrıntılı Altyazı Çevirmenleri: Ayhan Özgören - Bülent Temür...

...Çağrı Doğan - Hatice Başpınar - Nuray Ünal

İşaret Dili Çevirmeni: Oya Tanyeri

Editörler: Beliz Coşar - Zerrin Çınar - Samet Demirtaş

Teknik Yapım: Dağ Prodüksiyon ve Yeni Gökdelen Tercüme

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.