Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Bu dizinin betimlemesi Kanal D tarafından Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.
www.sebeder.org
(Müzik - Jenerik)
(Müzik - Jenerik)
(Müzik - Jenerik)
(Müzik - Jenerik)
Günaydın.
(Bayram) Günaydın kızım. Gel otur. Uyuyor mu ablan daha?
-Aa, uyusun canım. -Uyusun canım.
Melek Hanım akşam gitmiş.
(Aysel) Güvenlikten öyle dediler.
(Süheyla) Aa, neden gitti ki kızım? Bir kusurumuz mu oldu?
Böyle allahaısmarladık demeden. Hiç anlamadım vallahi.
Vallahi ben de anlamadım anne.
Bilmiyorum.
Eh.
Evde yabancı kalmadığına göre.
(Müzik - Gerilim)
Kerim!
Kerim!
(Hüseyin) Baba.
Sen Kerim'i azarlamaya başlamadan önce...
...Zeynep'le benim sana söylemek istediğimiz çok önemli bir şey var.
Hayırsız bir şeyse söyleme.
Kerim!
Hayırsız bir şey baba.
Hüseyin benden ayrılmak istiyormuş.
Aaa!
(Müzik)
-Öyle mi? -Evet baba.
(Kerim) Ne var baba ya?
-Ne var? -Elinin körü var!
Elinin körü var!
Biriniz boşanmak ister, öbürü Suzilerle eve gelir.
Bu ne biçim şey ulan? Bu ne biçim şey?
Eve sarhoş geldiğin yetmiyormuş gibi bir de eski kırığını getiriyorsun.
Garsoniyer mi ulan burası?
Ne zaman bitecek ulan bu? Ne zaman bitecek bu şımarıklıklar?
Garsoniyer mi bu ev? Sana gelince efendi.
Rahat mı battı ulan? Senin gül gibi karın, çiçek gibi evladın var.
Ha?
Ulan sizi bana sayıyla mı verdiniz ulan?
Baba...
...bir sakin ol. Ne yapacaksın?
Dövecek misin beni ayrılmak istediğim için?
Armut dibine düşermiş. Oğlu da babasına çekti maşallah.
Hah, ibre gene bana dönüyor.
(Süheyla) Ay, ay susun, vallahi bayılacağım ayol.
(Süheyla) Ay nedir bu? Yukarıda çocuklar var.
Bu kadar insanın önünde olmaz ki.
Hadi Bayram Bey, hadi gel.
Baba geç otur şöyle. Ne zaman olsa fırçalarsın bizi.
Bak iyi görünmüyorsun.
Esprili misin ulan sen? Ha? Faydasız! Komik misin sen?
Sana bir komiklik yaparım, nereden geldiğini şaşırırsın!
Sinirlenme. Gel hadi, içeri gel.
Bak sana ben bir tansiyon hapı vereyim.
Hadi biraz içeride dinlen, otur.
Tövbe estağfurullah!
Bayram Bey gel gel. Kızım, biraz su getiriver.
-Hadi otur. -Bana bak!
Sen şimdi abinle şirkete gidiyorsun. Bundan sonra evden işe, işten eve.
Bitti!
-Yine mi aynı terane ya? -Terane mi?
Terane sensin ulan! (Bip) beğenmiyorsan!
Bundan sonra bu evde çalışmayana ekmek yok.
Dingil!
(Süheyla) Bayram, hadi geç içeri. Gözünü seveyim geç içeri.
Ter içinde kaldın. Hadi. Hadi sinirlenme, gir içeri.
(Bayram) Kapat!
Kimsenin sesi çıkmayacak ha!
Sakın! Sakın ha!
Vallahi bakın.
(Müzik)
Babam gel otur böyle.
-Gel, Allah aşkına gel. -Gel, sakin ol.
-Ayy. -Gel.
Sakin ol gözünü seveyim. Sakin ol. Gel hadi.
Bayram hadi.
-Ayy. -İç babacığım şu suyu.
İç.
Bayram iyi misin? Bayram!
-İyi misin? -Anneciğim önünü aç!
Şey, kalp ilacı nerede? Kalp ilacı nerede?
Şurada şurada, çekmecede.
Bayram, Bayram iyi misin?
-Ah. (Öksürme sesi)
Hangisi? Turuncu mu beyaz mı, hangisi?
Turuncu.
-Ah. -Bayram.
(Hülya) Babam iç şunu. Hadi iç şu hapı.
-Bayram. -Baba.
(Müzik - Gerilim)
(Müzik - Gerilim)
(Nefes sesi) -Anne.
-Süheyla Hanım. (Ağlama sesi)
-(Hüseyin) Anne. -Süheyla Hanım'ım.
-Anne. -Babanız...
-Anne iyi misin, ne oluyor? -Süheyla Hanım'ım.
Babanız...
Anne ne oldu, babama ne oldu söylesene.
Anne ne oldu?
Babanız öldü. Öldü.
(Müzik - Gerilim)
-Anne ne diyorsun? -Baba!
-Baba! -Ne diyorsun ya?
-Anne... -Baba, baba!
-Bir şey yap Allah aşkına. -Yatır yere, yatır yatır.
Çek sandalyeyi çek çek. Tut kafasını, tut kafasını. Tut tut tut.
-(Hüseyin) Baba iyi misin? -(Hülya) Ambulansı arasın biri.
Abi, ambulans çağır. Kalp krizi geçiriyor olabilir.
Baba ne olur kendine gel.
Gitme bir yere ne olur babacığım.
Anne. Anne ne oluyor?
Kızım sen gelme buraya. Koş çocukları yalnız bırakma. Yukarı çık.
-Süheyla Hanım'ım. -Bayram.
(Ağlama sesi) -Hadi açın ya, hadi açın ya.
Hadi açın ya. Alo! Alo. Ambulans lazım.
-Seher Sokak no 3! Büyük beyaz bina! -(Hülya) Dayan ne olur.
Kalp krizi geçiriyor. Çabuk olun. Çabuk olun!
Baba.
Bir şey yapın ne olur.
Baba. Baba.
(Müzik) (Anlaşılmayan konuşma sesleri)
Babamsın sen benim. Gitme ne olur.
Bu acıya iki defa katlanamam babacığım. Ne olur gitme, ne olur gitme.
(Ağlama sesi)
(Martı sesleri)
(Anlaşılmayan konuşma sesleri)
(Anlaşılmayan konuşma sesleri)
Tövbe estağfurullah.
Off. Saat kaç oldu ya.
Bahar.
Oy kuzum, sen de mi uyuya kaldın teyzem?
Bahar.
Bahar! Kaya!
Melek?
Sen ne zaman geldin?
Kuzum.
Ne oldu sana?
(Müzik - Duygusal)
Olan oldu Nilay.
Olan oldu.
(Müzik - Duygusal)
(Ambulans siren sesi)
(Ağlama sesi)
(Korna sesi)
(Ağlama sesi)
Ya yavaş. Çocuğum var benim.
Dikkatli kullanıyorum hanımefendi.
(Ağlama sesi)
Allah'ım ne olur, ne olur sen Bayram babamı bize bağışla.
Ne olur ona bir şey olmasın.
Yetiştireceğiz gelin hanım. Merak etmeyin, Allah'ın izniyle yetiştireceğiz.
(Ağlama sesi)
(Ambulans siren sesi)
(Ambulans siren sesi)
(Müzik - Duygusal)
Abi, sustu.
Abi, sustu.
Abi, neden sustu ambulans?
Oğlum nereden bileyim neden sustu ya?
Abi...
Ne oluyor Zeynep abla, ne oluyor?
Atıf abi...
Ne olur basın bir şey yap. Gaza bas, bir şey yap.
Hadi ne olur. Ne olur bir şey yapın.
Bayram babama bir şey oldu.
Abi, neden sustu?
-Abi, neden sustu? -Baba sakın.
Baba gözünü seveyim sakın.
Baba hastaneye bir adım kaldı, gözünü seveyim.
Baba sakın bırakma. Baba sakın!
(Müzik) (Korna sesleri)
Bade'm kız, iç bakayım şunu. Ağlayıp durma.
Beni niye götürmediler Aysel teyze?
-Çok yaygaracısın da ondan. -Ceylan.
Ne, yalan mı?
(Müzik)
Anne.
Anne, babama çok kötü bir şey oldu, anne.
Ne oldu Bade yavrum?
Ne oldu babana?
Bade yavrum, niye ağlıyorsun? Ne oldu babana?
Hastaneye götürdüler.
-Ne? -Mehtap Hanım?
İyi misiniz?
(Müzik)
Hadi Filiz, çabuk çabuk. Avukattan sonra ben müşteriye yetişeceğim.
10'da bir ev göstermem lazım.
Okey. Okey.
Ya şey, ben saçlarım çok mu dağınık? Düzeltse miydim?
Şş ya, aptal Filiz.
Salam kafa Filiz. Avukat seni beğense de çocuğu alamazsın beğenmese de.
Ya sen ne anlarsın ya ha?
Göreceksin birazdan benim hayatım değişecek.
Ya tabii tabii.
İdiot.
Cilveleşme işini sonraya mı bıraksanız ya?
Birazdan zaten Filiz dönecek ha?
Ee hadi Mine.
-Geldim. -Bırak şu idiot toplasın.
Ne işe yarıyor ki başka?
(Müzik)
Hadi.
Yılışık.
Oh. Mahir, bu karı tehlike.
Yaman ha.
Var ya benim yaptıklarımı öğrense beni uykuda öldürür.
-Hayır ya. -Gel kız buraya.
Kız gel buraya.
(Müzik)
Ne inat karı ya.
Sabaha kadar dil döktük, hâlâ avukat çözüyor bizimkini.
Sen bilirsin güzelim.
Süper.
Mahir, güzel bir depresyon çorbası yap.
Filiz geldiğinde lazım olacak.
Hadi bakalım.
(Müzik - Gerilim)
(Fren sesi)
(Müzik - Gerilim)
Anne!
Neden sustu ambulans? Bir şey mi oldu?
Siren bozuldu. Aman aman, düşürmeyin ha. Dikkat!
Ne demek siren bozuldu ya?
-Ne demek siren bozuldu? -Ya sırası mı şimdi Hüseyin?
-Baba. -Düşürmeyin.
(Hüseyin) Baba...
(Hülya) Baba.
Baktım...
...bu durumda Hülya'ya bir şey anlatmam imkânsız.
Ben de gece görülmeden kimseye kaçtım evden.
Hoş...
...anlatsam nasıl anlatacağım. Neyi anlatacağım?
Hay Allah'ım ya. Neler olmuş öyle?
Hülya'yla barışman yalan oldu desene.
Karısından korkarken Hülya'ya tosladın ha?
-Hayret bir şey ya. -O kadar üzüldüm ki zaten.
Kerim berbat bir halde. Zaten kızın bütün...
...hayalleri başına yıkılmış durumda.
Bir de benim yüzümden ailede tatsızlık çıkarsa var ya...
...mahvolur. -Kerim'in nesi var ki?
Üniversiteden atılmış. Kötü bir şeyler olmuş.
Her gece içip duruyormuş. Dün gece de öyle geldi. Dut gibi.
Hem de bir kadının kolunda.
Aa.
Kerim Cevher'e bak sen.
Ee, Hülya ettiklerini buluyor. Allah'ın sopası yok kızım.
O Zeynep...
...arada derede Almanya'da olanları anlattı.
Kadın var ya, nasıl mutlu oluyor birilerinin...
...başına kötü bir şey gelmesinden.
Anacığım kadının kendisi mutsuz.
İşte bunun gibi böyle mutsuz karılar...
...rızkını başkalarının derdinden çıkarıyor.
Sen dertli oldukça o da böyle semirip duruyor işte.
Nilay, kadın benim yüzümden mutsuz.
Hayır canım. Kadın mutsuz olduğu için Hüseyin'in gözü dışarıda.
Sözüm de meclisten dışarı bu arada.
(Müzik)
(Gülme sesi)
Ay yemin ederim sinirlerim bozuldu.
E tamam Nilay.
-Gülüp durmasana. -Vallahi Dallas gibi aynı.
(Gülme sesi)
Ay ben...
...ben bir çay koyayım.
Ay vallahi sinirlerim bozuldu.
Haklı.
Haklı.
(Müzik)
(Sokak gürültüsü sesi)
Dediğin kadar profesyonel biri mi bu adam, Mine?
-Emin misin? -Herhalde kızım.
Geldik zaten.
Çocuğu çaldılar mı?
-Ha, yok, hayır. -Siz mi verdiniz?
Evet. Ama Hülya beni zorladı.
Tehdit mi etti sizi?
(Müzik)
Yani. Tam değil.
Para aldınız anladığım kadarıyla çocuğu vermek için.
Fatih?
Sen ne yapmaya çalışıyorsun?
İznin olursa durumu anlamaya çalışıyorum Mineciğim.
Filiz Hanım, siz Alman vatandaşısınız değil mi?
Evet.
Peki, geri dönmeyi düşünüyor musunuz?
Tabii ki geri döneceğim. Çocuğumu alacağım, hemen gideceğim.
Ve asla burada büyütmek istemiyorum.
Tabii Kerim de gelirse.
Ama eminim gelir.
(Müzik)
(Gülme sesi)
(Martı sesleri)
-Tamam, gülmüyorum. -Lütfen yani. Sağ ol bu arada.
Ana.
-Geldin mi sen Melek? -Geldim Kaya, geldim.
Sana zahmet bir Bahar'a bakıversene ya, uyuyordu ama...
Maşallah maşallah.
Başın göğe ermiştir kız kardeşini görünce tabii.
Böyle sarılmıştır boynuna Hülya.
Bir hafta bırakmam seni burada demiştir değil mi?
Ben Bahar'a bakayım.
(Martı sesleri)
Hüseyin, Kaya'ya taktı.
Ondan gece gelmiş odama.
Ee?
Bana saldıranın o olduğunu duymuş.
Muhtemelen babası, halası falan abuk sabuk konuştuysa.
Adam göndereceğim, mutlaka oradan gidecek dedi.
Eyvah.
Ne diyorsun sen ya?
Kız, ya bir şey yaparlarsa bu meczuba?
Vallahi Nilay bütün huzurumuz kaçtı.
Ben gerçekten buradan yok olmalıyım. Başka çare kalmadı kuzum.
Ya dur bir bakalım ya.
Sen şimdi gecenin bir yarısı çıkıp gitmişsin kimseye görünmeden...
...herkes anlamıştır kimseye zarar vermek istemediğini.
(Müzik)
(Bahar ağlama sesi)
Kaya ne oldu?
Bir şey diyor bu.
Teyzem ne oldu, ne dedi?
Baba diyor bana.
Vallahi.
Kız.
Hadi de bakayım bir daha.
(Kaya) Baba.
De bakayım.
Baba.
Gel kızım.
(Bahar ağlama sesi)
Allah müstahakkını versin senin Kaya.
İyice suyun ısınıyor senin her taraftan.
Bakalım ne yapacaksın sen?
Ya vallahi ben öğretmedim. Kendiliğinden dedi.
-Bana baba dedi. -Ben bir şey öğretmedim.
Tövbe estağfurullah.
Bana bak.
Arkanı kolla bu ara dışarıda dolaşırken falan.
-Neden, sebep ki? -Kolla işte.
Öyle tenhalardan falan da dolaşma mümkün mertebe.
Allah Allah.
Neden?
Ay Kaya amma soru soruyorsun ya.
Öyle işte.
Ya bir bildiğimiz var ki söylüyoruz herhalde.
Allah Allah.
Çık dışarıyı topla sen, hadi. Fırtına falan çıktı.
(Müzik - Gerilim)
Tövbe estağfurullah.
Hii.
(Anlaşılmayan konuşma sesleri)
(Zeynep) Çıkacak babam, merak etme anne.
(Ağlama sesi)
(Müzik - Duygusal)
(Ağlama sesi)
Hayret bir şey ya. Bir olup devirdiniz dağ gibi adamı.
Efendim Zeynep?
Bir şey mi söyledin?
Tamam Hüseyin, tamam.
Ay vallahi delireceğim.
Bir haber de vermiyorlar.
Kerim, Hüseyin, ya Allah aşkınıza bir haber yok mu içeriden?
Ne olur gözünüzü seveyim ya.
Tamam anne, tamam.
(Ağlama sesi)
Anne bir ilaç isteyelim mi sana?
Kerim oğlum, babana bir şey olursa ben yaşayamam ki.
Yaşayamam babansız.
(Müzik - Duygusal)
Anneciğim, hadi gel seni oturtalım.
Hadi.
Bak senin şimdi güçlü olman lazım, tamam mı?
Toparlanman lazım ne olur.
(Müzik - Duygusal)
Yapın edin, kalbine indirin adamın, ondan sonra da böyle konuşuyorsunuz.
Zeynep.
Sen çeneni kapatacak mısın?
Hayır kapatmayacaksan, çık bahçede bekle.
(Müzik)
(Müzik)
Ne olacak bunların bu hali böyle çocuklar?
Ben de anlamadım.
Sen bir şey biliyor musun Hülya?
(Müzik)
(Hülya) Siz ne yapıyorsunuz burada?
-Hiçbir şey. -Ben...
...sadece ablanın bir şeye ihtiyacı var mı diye soruyordum.
O kadar.
Siz...
...siz nasıl...
Hülya bak, bak yanlış anlama.
(Kerim) Hülya.
Pardon.
İyi misin?
(Müzik - Duygusal)
İyiyim.
(Müzik - Duygusal)
Ben bir elimi yüzümü yıkayayım.
Sonra da Zeynep ablanın yanına giderim.
(Müzik - Duygusal)
Off.
Anne.
(Ağlama sesi)
(Müzik - Duygusal)
Babam iyi olacak, tamam mı?
(Kerim) Ona o kadar iyi bakacağız ki...
...bir daha hiç böyle hasta olmayacak.
(Ağlama sesi) -Güven bana sen.
(Müzik - Duygusal)
Almanya'da hastaneye Hülya Hanım'ın kimliğini beyan etmişsiniz.
Öyle söyledi Mine.
Yani avukatın her şeyi bilmesi gerekiyordu.
Evet, bu durumda resmi evrakta sahtecilikten...
...dava açılacaktır hakkınızda.
Almanya'ya gitmenizi hiç önermem. Bir de üstüne...
...bebek satmak eklenirse...
...Almanya'da çok çok iyi bir avukat bulmanız lazım.
Yanlış anlamayın ama tüm bunları karşılayabilecek maddi durumunuz var mı?
Ben bebeğimi satmadım.
O kadın kandırdı beni.
Bakın Filiz Hanım.
Karşınızdaki aile çok güçlü ve varlıklı.
Onların varisinden bahsediyoruz. Parça parça ederler sizi.
Hem davayı kaybedersiniz, hem de suçlu çıkarsınız.
Fatih, sen niye böyle konuşuyorsun, ben gerçekten anlamadım yani.
Hani çocuk oyuncağıydı, hani anne her şıkta haklıydı.
-Ne oluyor şimdi böyle? -Biraz araştırma yaptım Mineciğim.
Filiz Hanım'ın sabıka kayıtları da bayağı sorun olacak.
O zamanlar ben çok gençtim. İki senedir temizim ben.
Hem ne alakası var ya?
Bana bak, sen bu işi halledemesen de...
...ben çocuğumu alacağım. Anladın mı?
Bu ne ya? Bu mu bulduğun çok iyi avukat?
Hadi kalk Mine, kalk.
Elinden gelse beni kendi elleriyle tıkacak içeri.
Pislik!
Yani Fatih ya!
(Müzik)
(Mesaj sesi)
(Fatih dış ses) Ödlerini patlattım.
Seninle iş yapmak zevkli.
(Müzik)
Ha şef, Filiz'in avukat işi tamam.
Ha ama biraz hesaba para gönder.
Nien, avukat için.
Tamam, şimdi yapamam yalnız. Hastanedeyim çünkü.
Bayram baba rahatsızlandı.
Sen ver parasını, sonra biz kendi aramızda hallederiz.
Okey, tamam. Ha, Aylin işi birkaç saate tamam şef.
Ee, ben ne olacak sana haber edeceğim.
O kızı en kısa zamanda İstanbul'da karşımda istiyorum Mahir.
Bak bu benim için çok önemli.
Okey.
(Hülya dış ses) Ne istiyorsun peki? Huzur bulman için ne yapabilirim?
Beni eski hayatıma, araştırmalarıma, amaçlarıma geri ışınlayabilir misin?
Mümkün mü?
Senin bile olmadığın bir zamana geri gidebiliyor muyuz?
(Hülya iç ses) Yapabilirim.
(Hülya iç ses) Senin için her şeyi yapabilirim, yeter ki sen gülümse.
Ah.
(Ambulans siren sesi)
(Müzik)
Ben sana bir kahve alıp geleyim mi hemen ha?
Bana bak Hülya.
Ben senin gibi zorla evlenmedim.
Aşk evliliği yaptım ben.
Çok sevdim ben Hüseyin'i.
Ona bir çocuk verdim.
İyiydik biz ya. Çok iyiydik.
Neden şimdi benden ayrılmak istiyor. Ha?
Ne oldu durup dururken ha?
Ne oldu sence Hülyacığım?
-Zeynep abla... -Duydum ben kızım.
Duydum kocamla o (Bip) ablanın telefon konuşmalarını.
Ba...
Zeynep abla...
...yok öyle bir şey. Öyle bir şeyin olması imkânsız.
Yaktınız.
İkiniz bir olup yaktınız bu aileyi.
Senin ablan benim yuvamı yıktı.
Ne oldu?
Gece duramadı kaçtı, gitti.
-Yahu o benimle alaka... -Yeter!
Yeter Hülya, yeter!
Yeter sizin sahtekârlıklarınız.
Ha?
Görsün istedim.
Gelsin, görsün ailemi, ona göre davransın istedim.
O ne yaptı? Ha? Kaçtı.
Neden?
Yüzleşemedi çünkü bu durumla.
Bunu ona söyle.
Bu dünyayı bırak...
...başka gezegene gitse onu bulup canına okuyacağım.
(Müzik)
Dur sen.
Sana öyle bir şey yok dedim.
Deminden beri alttan alıyorum ama sen de bir yerde dur.
Kusura bakma ama seni öyle ablam hakkında ileri geri konuşturtmam ben.
Yahu mevzu başka. Mevzu bambaşka.
-Hülya... -Eğer birazcık aklın varsa...
...kocanı da kaybetmek istemiyorsan...
...önce biraz sakin olacaksın.
Hülya...
...Hüseyin benden boşanırsa bayağı bir sorun çıkar.
Malum babamla bazı iş ilişkileri var Bayram babanın.
Ha?
Öyle mi? İlginç.
Bir ara bunun detaylarını almak isterim senden.
Kabasını bil o sana yeter.
Şimdi o başka mevzu neymiş söyle bakalım.
Yine ne yalanlar atacaksın?
Sırf merakımdan soruyorum.
Ha. Sen bir otur. Otur.
Ben istedim Hüseyin abiden. Git dedim, ablamı bul dedim. Rica ettim.
O da sağ olsun kırmadı beni. Gitmiş, araştırmış, bulmuş ablamı.
Çünkü ben barışmak istiyordum ablamla.
O da salak, inat etmiş, barışmayacağım demiş.
Hüseyin abi de böyle yolu düştükçe işte...
...git gel ağzından girmiş, burnundan çıkmış.
Ablamı ikna etmiş.
Yani ben zaten gidecektim birkaç güne ablamla konuşmaya.
Sen erken davrandın.
Ee, telefonda da benimle alakalı konuşuyorlardı büyük ihtimal.
Ama yani artık sen ne sandıysan, o aklından neler geçtiyse senin?
-Hülya. -Hı?
Hüseyin bana dün gece hayatımda başka birisi var dedi.
(Müzik)
Hı.
Olabilir tabii.
Yani ben artık orasını bilemem.
Cevher erkeklerine bak sen ya.
Demek ki bunların genlerinde var Zeynep ablacığım.
Çünkü bunların hepsi böyle.
Hüseyin abinin hayatında biri varsa şayet...
...o ablam olamaz. Yani ne bileyim, şirketten biridir herhalde o.
Ya da yok yok, yurt dışında.
Yurt dışındaki ofislerde böyle ee, böyle...
...yüksek mertebeli taş gibi bir hatundur.
Yani Allah aşkına, sen Hüseyin abiye bak...
...bir benim ablama bak yani, onlar olacak şey mi ya?
Ee, şey pardon.
Çok pardon ya. Benim sinirlerim bozuldu biraz, ondan gülüyorum şimdi.
Bayram baba, bu olaylar falan.
Yanlış anlama, ben öyle demek istemedim yani.
Sen de taş gibi bir hatunsun. Vallahi.
Ben ilk gördüğüm günden beri imreniyorum sana. O kadar güzelsin ki.
Sen, sen çok hoş bir hatunsun.
Hüseyin abi niye böyle şeyler yapıyor ki acaba?
(Müzik)
(Hülya iç ses) Ayy, vallahi yedi galiba. Eh be abla, eh!
Şu günü bir atlatayım sağ salim, ben sana göstereceğim ama gününü.
(Hülya iç ses) Ya ama belden aşağı vuruyor bu ablam da ha.
(Hülya iç ses) Hayır Kerim'in abisini ayartmak ne ya?
(Hülya iç ses) Tamam, hak ettim ben de.
(Hülya iç ses) Yani sonuçta kıza neler neler ettim ama...
...onun da intikamı pis oldu bak.
(Hülya iç ses) Ah be ablacığım.
(Müzik)
(Melek) Niye öyle dedin ki öğretmene? Sen aptal mısın?
(Melek) Tabii cezaya koyar öyle dersen.
Bir kere öğretmen bilmiyor. Dünya yuvarlak olsa...
...dönerken hepimiz pıtır pıtır uçarız.
Yer çekimi var, yer çekimi.
-Yer mi çekiyor bizi? -Çekiyor tabii.
Kalk kalk.
Hopla hopla.
(Müzik)
(Gülme sesi)
Nasıl düşüyorsun? O yer çekimi işte.
Hayır, ben ağırım, ondan düşüyorum.
Tamam geri zekâlı. Sana laf anlatanda kabahat zaten.
Tamam, dünya düz, yer çekimi de yok.
Dünya da öküzün boynuzlarında duruyor zaten.
O kadar büyük öküzü nereden bulacaksın şapşik?
(Gülme sesleri)
Cemil abi, nasıl babamın durumu? Ne olur iyi bir şey söyle.
Çok şükür endişelendiğiniz gibi değil durum.
Elektrokardiyografına bakılacak olursa...
...basit bir kalp spazmı gibi görünüyor.
Ama daha ileri tetkikler yapılacak. Tedbir amaçlı olarak.
Şu an durumu gayet iyi gözüküyor.
Aman, çok şükür doktor. Vallahi öldüm öldüm dirildim ha.
-Bir görsek azıcık. -Sadece sizi alabilirim Süheyla Hanım.
O da sadece birkaç dakika.
Sonra tüm ekibe izin vermelisiniz. Tetkikleri yapılacak.
Merak etmeyin, ben buradayım. Sık sık konuşacağız.
Tam bir sükûnete ihtiyacı var Bayram Bey'in.
Evde epeyce gerilmiş. Sorunlardan uzak kalması şart.
Ben bunları yüz metre yanına yaklaştırır mıyım bundan sonra?
Çok sinirliydi.
Öldürüyorlardı kocamı hücceten. Siz beni götürün Doktor Bey.
(Süheyla) Vallahi öldüm öldüm dirildim ha.
Tetkik edilecekse benim yanımda edilsin. Ben Bayram'ı bırakmam.
Esas ben olmazsam kötü çıkar sonuçları.
Ya Bayram zaten yaptırmaz ki ben olmasam.
Peki. Buyurun o zaman.
(Müzik)
Geçmiş olsun. Ben aşağıdayım bir ihtiyaç olursa.
Ben de arabayım efendim. Geçmiş olsun.
(Müzik)
(Araba sesi)
Hay, bunun ne işi var burada ya? Tabii Bade aramıştır.
Aman, geç kaldınız Mehtap Hanım.
Bayram Bey öldü, mirası da paylaştık.
Bitti gitti. Sana da hiçbir şey kalmadı.
Sen nasıl konuşuyorsun benimle Zeynep Hanım?
Aa. Siz osunuz?
Pardon hanımefendi, siz nereye geldiğinizi sanıyorsunuz?
Ya ne olur söyleyin, Bayram Bey nasıl?
Bilmiyoruz biz de bekliyoruz.
Ay çok rica edeceğim, Allah aşkına siz gider misiniz buradan?
Yani şimdi durduk yere skandal çıkmasın ya.
Bayram babamın şu kadar canı kaldıysa...
...onu da Süheyla anne almasın sizi görüp.
Çok rica edeceğim, lütfen gidin.
İyi olduğunu öğrenmeden şuradan şuraya adım atmam.
Ay. Acıyorum ben vallahi sizin gibilere.
En zor da böyle durumlar değil mi?
Ha?
Gözümüz aydın.
-Bayram Bey iyiymiş. -Hay.
-Oh, çok şükür. -Süheyla Hanım yanına girdi.
(Atıf) Kimseyi almayacaklarmış ondan başka.
(Atıf) Bir gün daha tutacaklar kontrol amaçlı.
Yani korkulacak bir şey yokmuş.
Ay. Şükürler olsun.
Ee, tamam. Atıf abi, hanımefendi zaten bir haber bekliyordu.
O haberi aldığına göre siz hanımefendiyi...
...gideceği yere kadar bırakıverin hadi.
Bana bakın, benim de en az Süheyla Hanım kadar...
...hakkım var Bayram Bey'i görmeye, anladınız mı?
Engel olmaya çalışırsanız da pişman ederim sizi.
Ha. Hay Allah'ım sana geliyorum.
Bak, git buradan çok kötü olacak, elimden bir kaza çıkacak vallahi.
Aa Zeynep abla, benim karnım çok acıktı.
Şu kafeye gidip bir yemek yiyelim mi?
Hülya ne olur, yolacağım ben bu kadını.
Trileçelerini bir görsen, şahaneymiş. Bağırıyor beni ye, beni ye diye.
Atıf abi.
Beni pişman edecek, etsene sen beni bir.
-Bağırma bak. -Etsene.
Hanımefendi, ben sizi otelinize göndereyim.
Bayram abi yarın çıkacak, arar konuşursunuz.
Bizzat ben kendim geldiğinizi söyleyeceğim.
Gündüz.
(Kuş cıvıltısı sesi)
(Araba sesi)
(Cihaz sesleri)
Öyle bakma kız.
Bakma öyle, ben iyiyim. Sinir stresten...
...spazm vurmuş işte, öyle dedi doktor.
Sana o kadar söyledim.
Senin bu gopil oğulların bir gün beni öldürecek dedim...
...beni dinlemedin. Al işte.
Göreceksin hallerini. Nasıl üzgünler, nasıl pişmanlar.
-Çocuk gibi ağlıyor koca adamlar. -Vallahi mi?
Beter olsun eşek sıpaları.
Nasıl? Ağrın var mı?
Cık. Yok ya, benim ağrım mağrım yok.
Bana kalsa ben şimdi çıkarım da. Süheyla...
...adamlar diyor ki tafsilatlı bakacağız diyorlar, yatacağız artık.
-Yatacağız. -Baksınlar.
Baksınlar, iyi etsinler seni.
Bir daha böyle bir şey istemem ha Bayram.
Vallahi öldüm öldüm dirildim.
(Müzik)
Korktun mu kız?
Çok korktum Bayram.
Korkma. Ben senin o...
...gopil oğullarını adam etmeden hiçbir yere gitmem.
Sen gör bak, ben onları nasıl yola getireceğim.
Muma çevireceğim muma. Ayrıca da...
...ben sana doyamadan şuradan şuraya gitmem kız.
Benim doymadan bir yerden gittiğim nerede görülmüş?
(Öksürme sesi)
Allah beni senden sonraya bırakmasın.
Amin amin.
Aa.
Ha yok, öyle amin değil kız. Öyle amin değil, bak...
...hani dua okununca otomatikman insan amin amin diyor ya.
-O amin. -Ha.
(Müzik)
Bayram...
(Müzik)
Abi...
...babama bir şey olsaydı...
Olabilirdi.
(Müzik)
Çok güçlüydü o abi.
Her şeydi babam.
Yokluğu diye bir şey olamazdı ki.
Hep öyle oldu.
Çok, çok sarsıldım ya. Çok şaşkınım.
Birkaç saniyede gidebilirdi.
Bilmiyorum ya, beynim uyuştu.
Biz babamsız ne yaparız abi?
Kerim.
Babam iyi.
Aklına öyle kötü kötü şeyler getirme.
Tamam?
Çocukken ölesiye korktum ondan.
Defalarca ölmesini istedim.
Ama şimdi o ölecek diye...
...taş kesildim abi.
Hayatımda hiç bu kadar korkmamıştım.
Dünyada en nefret ettiğim insan babam sanıyordum.
Ona neler yaptım.
Ama şimdi...
Biliyorum aslanım.
Biliyorum.
Ama merak etme.
Babam onu ne kadar sevdiğimizi çok iyi biliyor.
Tamam?
Tamam.
(Müzik)
(Martı sesleri)
(Kapı zili sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Ağlama sesi)
(Ağlama sesi) -Filiz.
İyi misin?
Avukat suçlu çıkarsın dedi.
Hiç şans yok, çocuğu alamazsın dedi.
Of Filiz.
(Müzik)
Tamam.
Filiz gel.
Gel Filiz.
Geç otur, bir anlat bakayım.
Anlat. Hiç, hiç şans yok mu?
Nien.
Bak sana güzel bir depresyon kiti yaptım.
Battaniye.
Torba.
(Müzik)
Mendil.
(Almanca konuşma)
Benimle dalga mı geçiyorsun sen?
(Gülme sesi)
Ya sen nasıl bir insansın ya?
Ya daha dur, daha vardı. Daha çorba var.
Git başımdan.
(Almanca konuşma)
Sen bana inanma. Sen git o geri zekâlı Mine'ye inan.
Bana güvenme.
Ya, ondan sonra Mahir ne iş yapıyor ha? Al sana Mahir.
Ya, help me Mahir.
(Telefon zili sesi) -Pislik.
(Telefon zili sesi)
Off.
Nedir durum?
Ya.
Ya.
(Erkek) Aylin Hanım, biz Cevher ailesi için çalışıyoruz.
İşin aslını anlatırsanız sizi daha fazla rahatsız etmeyeceğiz.
Bakın, Kerim Bey'in üniversitedeki odasında...
...size herhangi bir tacizde bulunmadığını çok iyi biliyoruz.
Bu iftirayı neden attınız ona?
Ben iftira atmadım.
Bana şikâyet dilekçemde belirttiğim...
...bütün o çirkin şeyler yapıldı.
(Avukat) Bu bize inandırıcı gelmiyor.
Ayrıca Kerim Bey'in babası Bayram Cevher'in...
...doğruları söylemeniz halinde size verilmesini istediği bir ödül var.
(Müzik)
Aylin Hanım.
Bunu neden yaptınız?
Size birisi para mı verdi?
Bakın, burada konuştuklarımızın hepsi aramızda kalacak.
Size bir zarar gelmeyecek. Bunun garantisini veriyorum ben size.
(Avukat) İyi düşünün.
(Müzik)
Ulan salak salak konuşma.
Ne demek kızın avukatının çıkmasını bekliyoruz. Embesil.
Girin içeri alın o kızı oradan.
Ulan bırakmayın onu orada.
Ya siz var ya oğlum, her saniye (Bip) giriyor, alın o kızı, çıkarın oradan.
Ya siz bilmiyorsunuz.
Adamlar Türkiye'de krallar gibi zengin.
Türkiye'de kingler.
Satın alırlar karıyı, anlıyor musun?
Ya sen tam bir embesilsin ya.
Çıkar o kızı oradan, o kızı oradan çıkar.
Al götür. Ulan ben size iş verenin ta...
(Müzik)
Ne kadar var burada?
(Kapı açılma sesi)
(Almanca konuşma)
Yürü Aylin, gidiyoruz!
Kimse kıpırdamasın.
(Aylin) Ahh!
Kimsiniz siz?
Buraya zorla getirdiğin kızın abileriyiz. Çekil yoksa ölürsün.
Ahh! Kim bunlar? Ben bunları tanımıyorum.
Yürü yürü!
Yürü.
Allah kahretsin.
Ya, süper.
İşte bu.
Bak, şimdi o karıyı alın arabaya atın.
Boş bir yere götürün, orada tutun. Tamam mı?
Sonra beni arayın.
Ben size ne yapacağınızı tek tek anlatacağım.
Tane tane anlatacağım. Çünkü siz geri zekâlısınız.
Sizin evrim şey olmadı, tam olmadı.
Ben biliyorum çocukken sizin bu...
...dazlaklar kafanıza vura vura et beyin yaptılar.
Ya.
Aptal.
(Müzik)
Ya, Bade daha kaç defa söyleyeceğiz, babam iyi diyorum sana. Allah Allah!
Vallahi bir şeyi yok.
Neden getirmediniz o zaman?
Hayda!
Kesin bir şey oldu babama, yoksa gelirdi. Siz saklıyorsunuz benden.
Canım, böyle bir konuda sana yalan söyler miyiz? Babam gerçekten iyi.
Sadece bazı testler yapılıyor. Yarın öğlen gibi getireceğiz.
Ay Allah'ım, şükürler olsun sana yarabbim.
Aysel abla...
...hadi sen kendinize, çocuklara mutfakta bir sofra hazırlayın. Herkes aç.
Ceylancığım, sen de annemin verdiği listeyi bir hazırla, olur mu?
Çocuklar götürsünler hastaneye.
Tamam. Börek var sıcak sıcak, onu da göndereyim mi abi?
Yesinler ha taze taze.
Tabii tabii. Eğer evde yoksa baklava da aldıralım yoldan, onu da gönderelim.
Kalp spazmı geçirdi ya, çok iyi gelir.
Ay ne bileyim Kerim abi, hani hastane ortamı falan ya.
Evden bir şeyler girsin karınlarına dedim.
Sen listeyi hazırlasan yeterli, hadi.
Tamam, peki.
Gel bakalım küçük hanım, gel.
Hadi Bade hadi yemeğe, hadi.
Hadi, hadi bakalım. Gel gidelim, karnımızı doyuralım, gel.
(Müzik)
Kerim.
(Müzik)
İyi misin?
(Müzik)
Ben...
...Ceren'i yatırdıktan sonra gideceğim.
Bir süre olmayacağım buralarda.
Evi sen idare et.
Eğer bir aksilik olursa beni ararsın, olur mu?
Nereye gidiyorsun abi?
Yani böyle bir zamanda.
Böylesi çok daha iyi.
Sen merak etme.
Hem...
...soru sorma.
İstediğimi yap yeter.
Sen bilirsin abi, öyle uygun gördüysen.
Bana uyar.
Hem babam beni görmezse...
...daha kolay sakinleşir.
Bu süreçte Zeynep'le de gerilmek istemiyorum.
(Sessizlik)
(Müzik)
Hadi bakalım Hüseyin.
Buyur gel, bekliyorum.
Hangi kadın seni elimden alacakmış görelim bakalım.
Güzelim ben be, ha.
Bayağı bayağı güzelim hem de.
Olmuyor yani, olmuyor.
Gitmiyor daha fazla, yürütemiyoruz.
Şimdi bazı adımlar atılacak.
Ortam gerilecek.
Ben burada olmayayım çok daha iyi.
Eğer mutsuzsan...
...yapacak bir şey yok.
Senin bu kadar çabuk onaylamana hiç alışkın değilim ama...
...hadi bakalım.
(Sessizlik)
Babam ölebilirdi abi.
Benim onun istediği gibi bir adam olduğumu göremeden ölebilirdi.
(Müzik)
(Mahir) Alo.
Aylin.
Ne yapıyorsun yavrum?
O Cevher ailesinin adamları sana bir şey yapmadı inşallah.
Bağırma ulan bana!
Ben seni ellerinden kurtardım. Teşekkür et.
(Aylin) Ne kurtarması be, ne kurtarması?
Senin yüzünden başıma iğrenç şeyler geliyor.
Okulun önünde önümü kesip beni zorla ofislerine götürdüler.
Kim bu insanlar ya? Biz neye bulaştık?
Ya biraz yan bastık.
Bu Kerim'in ailesi çok pis adamlar çıktı.
Tehlikedesin kızım.
(Mahir ses) Sana her şeyi yaparlar. Her şeyi, Aylin.
Ama korkma.
Kontrol bende.
Çözeceğim. Hem kurtulacaksın...
...hem çok para kazanacaksın. Çok para, Aylin.
Ama ben ne dersem onu yapacaksın. Okey?
Ne yapacağım?
Ha şöyle. Şimdi...
...sabah erken Türkiye'ye geliyorsun.
Ben çağırdım, bende misafirsin.
Hem oradan yok olursun...
...hem de şu işi bir çözeriz Aylin artık ha.
(Mahir ses) Ben burada alacağım seni.
Şimdi kapatıyorum. Yolda konuşuruz.
Tamam.
(Müzik)
Sen annene mi bakıyorsun anneciğim?
Annene mi bakıyorsun? Sen beni tanımaya mı başladın annem?
(Hülya) A benim yakışıklı oğlum.
A benim yakışıklı oğlum.
Ay gel bakalım.
Helal, helal anneciğim.
Ay benim kıyamam ben sana hiç.
(Hülya) Kıyamam anneciğim.
(Sessizlik)
Yemeğe gelmedin.
Aç değildim.
Yengem de gelmedi.
Yoksa sen de onun gibi açlık grevi mi yapıyorsun?
(Sessizlik)
Kızcağız haklı, ne yapsın?
Kocası boşanmak istiyor, kolay değil.
Neyse.
Allah'tan beni boşamak isteyen bir kocam yok.
Hayır, yanlış anlama.
Hani evlilik sahte olunca...
...insanın kafası da rahat oluyor.
(Sessizlik)
Dün gece bana burada yastıkla saldırdığını unuttun galiba.
(Müzik)
Sen dün geceyle alakalı bir şey hatırlıyor musun ki?
(Müzik)
Hatırlıyorum.
(Kerim) Bütün detaylarıyla.
(Müzik)
Ben nasıl bir baba olacağım acaba?
(Müzik)
Bilmem.
Ama senin çok iyi bir baban var, onu biliyorum.
Benim babam da iyi adamdı gerçi.
Hoş, annemi, ablamı...
...beni hep döverdi ama...
...yine de küçükken kalbim onun...
...kötü bir insan olduğunu düşünmeme izin vermezdi işte.
Küçükken ne tuhaf değil mi?
Ne kadar hoşgörülü oluyor insan.
Herkese, her şeye karşı.
Kötü insanları...
...hele ki ailemizdense...
...ne kadar kolay sevebiliyoruz.
(Müzik)
Şey...
...Kerim.
Ben diyorum ki baban gelince ben bir ablamın yanına gideyim.
Konuşmam lazım.
Yani niye gitmiş merak ediyorum da.
Seninle gelmemi ister misin?
Yok, sağ ol.
(Hülya) Sen Mehmet'e göz kulak ol yeter.
Hem ben de dönünce artık biz kendimize bir çekidüzen verelim.
Bu oyunun uzaması iyi değil.
Hülya, dün geceyle ilgili...
Ben zaten yılbaşında gidecektim ya.
Bak gitmedim, başımıza neler neler geldi.
Ama artık vaktidir.
Hülya, mesele Suzi'yse...
...bu sabah söylediklerim için senden özür dilerim.
Yani evet, görünüşte de olsa biz seninle evliyiz.
Ve ben sana kabalık ettim.
(Kapı vurma sesi)
Abla, alayım mı Mehmet'i?
Al canım al, zaten çok uykusu geldi.
Gel bakalım.
(Zeynep) Ne demek gitti? Nasıl gitti?
(Cam kırılma sesi)
Kerim.
(Hülya) Al sen şunu.
(Hülya) Kerim, ne oluyor?
(Zeynep ağlama sesi)
Nereye gitti?
(Zeynep) Nasıl gitti?
Ay sorsana ona nereye gidiyorsun diye.
Senin vazifen bu!
Ben nasıl soracağım gelin hanım Hüseyin Bey'e nereye gideceksin diye?
(Aysel) 15 yaşındayken sormamışım, şimdi mi soracağım?
Sorarlarsa çıktı dersin dedi. Ben de diyorum işte, çıktı.
Ahh Hüseyin, nereye gittin? Allah seni kahretmesin!
(Zeynep) Neredesin Hüseyin?
Ayy, nereye gittin Hüseyin?
Gidişin olsun da dönüşün olmasın inşallah!
(Kerim) Gel, gel, tamam.
(Zeynep ağlama sesi)
Ne oluyor be?
Baba ya.
Zeynep ablacığım...
(Zeynep) Rahat bırakın beni, rahat bırakın!
(Zeynep ağlama sesi)
Zeynep abla, aşağıdan aradılar, babanız gelmiş geçmiş olsuna.
Bir bu eksikti.
Zeynep abla, Allah aşkına kendine bir çekidüzen ver.
Hemen aşağıya in, baban seni böyle görmesin, tamam mı?
Hüseyin, Allah seni kahretmesin, Hüseyin.
Aysel abla, ben bir üzerimi değiştireyim.
Sen de hemen in, misafirimizi karşıla. Geliyorlar hemen, iniyorlar de.
Gel gel yenge, bir yüzünü yıkayalım, gel.
Ceylan, yatır Mehmet'i.
Bakma kızım öyle, yok bir şey, hadi.
Tamam tamam yengeciğim. Tamam.
(Zeynep ağlama sesi)
(Anlaşılmayan konuşma)
Kerim nasıl yaptı?
Nasılsın Müfit amca?
Sağ ol. Sağ ol kızım, iyiyim, teşekkür ederim.
Ya ben dün gece tam anlamadım.
Sen nereden geldin?
Köyden mi misafirlerisiniz Bayram Beylerin?
Birazdan gelecekler Müfit Bey.
Ha, tamam tamam.
Okumaya mı geldin yoksa?
Amca, konuşmaya başladığından beri ne kadar pot kırdığının farkında mısın sen?
E pot, pot, pot, kırık yani.
Pot pot.
Neden kızım ya? Ne dedim ben, kötü bir şey mi söyledim şimdi?
Hayır yani benim misafire benzer bir halim mi var?
Peki, köylüye benziyor muyum?
Ben Bayram babamın kızıyım. Öz mü öz kızıyım.
Ha?
(Bade) Hüseyin abimle Kerim abimin de kardeşiyim.
Annemin adı Mehtap.
Ben bu evde yaşıyorum. Misafir falan da değilim yani.
Aa!
Hadi canım, olur mu öyle şey?
Öyle olsa biz bilirdik.
Nereden bileceksiniz ya? Süheyla teyzem bile bilmiyordu.
Ay neyse, benim ders çalışmam lazım. Gidiyorum ben.
Hadi bye.
(Müfit) Ee...
Hah, geldi. Neredesiniz kızım siz ya?
Tavuklar gibi erken erken yattınız mı yoksa?
Ay yok, yatmadık Müfit amcacığım, çocukların derdindeyiz.
Zeynep abla da geliyor şimdi. Öpeyim.
Hoş geldiniz. Nasılsınız?
Sağ ol canım, teşekkür ederim. Ben de geçmiş olsuna geldim.
Gittim şeye, hastaneye ama...
...içeri bile almadılar beni. Ne oldu Bayram'a, nesi var Bayram'ın?
Oturmaz mısınız Müfit amcacığım? Buyurun.
Bir şeyi yok, çok şükür.
Şimdi almıyorlar, şeyden almıyorlar.
Ee, birtakım tetkikler yapılıyor.
Bizi de gönderdiler ki hani başı sakin olsun. Sakin sakin...
...tetkiklerin sonucunu doğru alabilelim diye.
Ondan yani, yoksa bir şeyi yok canım.
Küçücük bir spazm geçirmiş.
Aslan gibi Bayram babam, hiçbir şeyi yok.
Oğlanlara sinirlendi gene değil mi?
Tabii, ben bilmez miyim kaç senelik dostumu?
Adam tabii dün akşam benim yanımda mahcup oldu.
Sonra da sabah sabah kalktı, hemen bu ikisine daldı değil mi?
Tabii tabii, ben biliyorum Bayram'ı.
Bilmez miyim ben?
Ya.
Siz...
...Bayram babayı çok iyi tanıyorsunuz değil mi?
Tabii, yani yılların dostluğu.
Oho, dostluk mu?
Ya ben şeydeydim o zaman daha, ben imardaydım.
O da yeni evlenmişti bu Süheyla'yla.
Biz memleketli sayılırız ama onunla. Biz çok destek olduk birbirimize, çok.
Hanımlar da birbirini tanıyor, ahbaplar.
Yani idiler, şimdi araları biraz limoni ama boş ver, öyle dahi iyi.
Ahh, yediğimiz, içtiğimiz ayrı gitmezdi bizim Bayram'la.
Çok çok iyi ahbap, dosttuk biz onunla.
Sonunda da işte böyle dünür olduk.
(Hülya iç ses) Tabii ya, işler bitirilir...
...kızlar verilir. Aile olunur.
(Hülya iç ses) Suçlar karşılıklı mühürlenir.
Anladım.
(Müzik)
Kızım.
(Müzik)
Ne oldu kızım, neyin var?
(Müfit) Gel bakayım buraya.
(Müfit) Ne oldu, ha?
Kızım ne oldu? Söylesene.
Hoş geldin Müfit amca.
Önemli bir şey yok, bugün biraz morali bozuldu yengemin.
Kızım.
(Hülya) Ee, şöyle yapalım.
Siz oturun, ben size böyle taptaze mis gibi bir çay koyayım.
Hepimizin keyfi yerine gelsin.
Çok iyi olur.
Bence de.
Baba.
(Zeynep) Baba.
Beni eve götür.
Hoppala.
(Müzik)
(Sessizlik)
Her şey normal, dinlenin biraz.
Sağ ol kızım, dinlendik tabii.
Sabahtan beri bir ömürlük dinlendik zaten, başka bir iş yaptığımız yok kızım.
Eline sağlık. Teşekkür ederiz.
Geçmiş olsun.
Sağ ol.
Hadi artık uyu demek istiyor.
Bana bak, sen evdekilerle konuştun mu? Ne yapıyorlarmış?
Sana ne evdekilerden? Sen kendine bakacaksın bundan böyle.
Yahu Süheyla, sana ne diyorsun da...
...o Hüseyin işi boşanma noktasına kadar vardırırsa...
...Müfit var ya bizi parçalar, parçalar.
Ay, nasıl parçalayacakmış?
Ben anlatayım sana nasıl parçalayacakmış.
Adam bugüne kadar ona verdiğim ne kadar para varsa...
...dağıttığımız ne kadar rüşvet varsa tek tek notlarını almış, arşivlemiş.
Belgelerini toplamış, yerli yabancı diye güzel güzel ayırmış.
Kaldırmış kasaya kilitlemiş.
Tabii kendi parası da Amerika'da.
Yarın öbür gün başımıza bir iş gelirse bizim dosyaları basının önüne atacak...
...kendisi de vın. Yüzüme söyledi bunu bir keresinde ya.
Ha, kolaydı. Bakma sen.
Havlayan köpek ısırmaz.
Isırır hanımefendi, ısırır.
O konu kamuoyunda yanlış biliniyor.
Havlayan köpek önce havlar, sonra da hart diye ısırır, dişini geçirir.
Bak, iki şey söyleyeyim. Bunu asla unutma, hemen.
Bir...
...o Hüseyin boşanma konusunu derhal kapatacak.
İki, sen gidip dünürün Leyla'yla barışacaksın.
Hem de böyle gelmeli gitmeli, bu da iki.
Sakın ha, başka bir şey duymak istemiyorum.
Ben barışmam o saygısız kadınla.
Acaba siz beni gerçekten öldürmeye mi çalışıyorsunuz ya?
Ben şüpheleniyorum sizden.
Canım...
...sen şimdi bu konuları kapa.
Durduğun yerde, böyle yattığın yerde...
...kendi kendine mesele çıkarma.
Kadın beni abisinin kızının düğününde...
...ta helanın dibine oturtmuş. Barışır mıyım ben onlarla?
Reşat takacaktım halbuki geline, reşat.
Ama takmadın.
Reşat takacaktın ama takmadın.
Ara sıcaklar biter bitmez kalktın...
...evine gittin, ondan sonra arkamızdan bir milyon tane laf ettiler.
Koca altın kralı geline bir çeyrek altın takmadı dediler.
Sonuç ne oldu? Ben...
(Öksürme sesi)
...ben evlerine bir külçe altın yollamak zorunda kaldım.
Ne? Beni çiğnedin, külçe altın yolladın ha?
Allah'ım lütfen beni yanına al, çünkü ben bu aileyle bir yere varamayacağım.
Tamam tamam. Tamam, tamam.
Bayram Bayram. Bayram.
Çıkınca bir çaresine bakacağız, mesele etme.
Bak bak, parmağında alet var.
Bak, burada her şey yazıyor.
Bak kırmızı, yeşil, sarı.
Her şey burada yazıyor vallahi, bütün her şeyi görüyorum ben.
(Bayram horlama sesi)
Bayram.
Uyudu. İyi.
Off vallahi ya...
...ne zor adam ya vallahi yani hah.
Huysuz.
(Süheyla) Huysuz huysuz.
(Bayram horlama sesi)
(Müzik)
(Köpek havlama sesi)
(Sessizlik)
(Müzik)
(Müzik)
Neden geldin ki?
Niye cevabını bildiğin soruları soruyorsun ki?
Benden özür dileme.
(Melek) Sakın, hiçbir şekilde benden özür falan dileme.
Çünkü bunları kendi başıma açan benim.
(Müzik)
(Müzik)
Sen ne yapıyorsun orada?
Sen kaç saattir bir şey yemedin?
Oho.
Öyle her kavga eden, her tartışan evden ayrılsaydı.
Oho, anan...
Ya annen sana hiç ders vermedi, anlatmadı mı sana bunları?
Kızım, kocanın omuzlarında koskoca bir şirketin yükü var.
(Müfit) Her gün çalışıyoruz. Gece gündüz çalışıyor adamcağız, daha ne yapsın ya?
Nasıl dönecek bu devran?
Gidip o zaman bir memurla evlenseydin bari.
Sabah dokuz, akşam beş dizinin dibinde, oh rahat.
Ama sen ölüyordun derdinden Hüseyin, Hüseyin, Hüseyin diye diye.
Ya kızım sen bu adamla evlenmeden önce bu kadar çok çalıştığını bilmiyor muydun, ha?
Yahu çok çalışıyor diye adam boşanır mı be?
Cık.
Boşanmaz. Çok haklısın Müfit amcacığım.
(Hülya) Yani şimdi kusura bakma Zeynep ablacığım, eğriye eğri, doğruya doğru.
Yani Hüseyin abime de haksızlık oluyor bir yerde.
Ne yapsın adamcağız? Gece gündüz çalışıyor.
(Müzik)
Benim arkadaşlarım kocalarıyla el ele, kol kola geziyorlar.
Benim kocamla bir mekânda eğlenirken bir kare fotoğrafım var mı baba?
Ben gencim, en güzel çağımdayım.
Benim de hakkım değil mi gezip eğlenmek, giyinmek?
(Zeynep) Çocuğum da büyüdü, hakkım değil mi baba?
Kızım.
İşte yazın tekneye mekneye gidiyorsunuz ya.
Şuraya buraya. Kaç defa Kerim'e gittiniz Berlin'e.
Yapma Allah'ını seversen kızım ya, haksızlık ediyorsun.
Vallahi günahına giriyorsun.
Kerim ara oğlum şu abini, gelsin. Otursun, barıştıralım şunları biz.
(Müfit) Yani iyi ki Bayram yok burada.
Yoksa Bayram burada olsaydı sizin canınızı okurdu vallahi.
Ara oğlum abini, çabuk hadi.
Müfit amca, şimdi abim gergindir. Bence bu akşam ikisi de bir sakinleşsin.
Ben yarın çözerim bu mevzuyu. Zaten babam da çıkacak, abim geri gelir.
Çok haklısın.
Çok haklısın Kerimciğim. Müfit amcacığım...
...aslında durum biraz şöyle.
Hüseyin abi biraz böyle inadına gitmek için...
...söylemiştir bazı şeyleri.
(Hülya) Ben eminim pişman olmuştur. Bir köşede gerçekten çok üzgündür.
Zeynep abla da bazı şeyler böyle ağzından sinirle çıkınca...
...biraz mevzuu büyüdü. O nedenle ortalık bir sakinleşsin, durulsun.
Çünkü birbirlerini çok seviyor onlar.
Çok tatlı bir çiftler, yani hep öyle oldular.
Ee, aile arasında olur böyle şeyler.
Tabii size yansımasaydı daha iyi olurdu ama.
Değil mi?
Tabii.
Ay bana akıl verenlere bak ya.
Dün gece siz değil miydiniz... Şimdi söyletmeyin bana.
Suziler bilmem neler.
Ay, ay yok canım.
Yani bizim Kerim'le aramızdaki mevzuu uzamaz.
Evet evet. Sorunlarımız yok mu? Var. Tabii ki var.
Ama konuşuyoruz. En önemlisi bu, konuşmayı biliyoruz.
Değil mi?
(Müzik)
(Kerim) Sen kendini çok mu akıllı sanıyorsun?
Sen bir anlatsana bana! Neyi anlamazdan geliyorsun, ne umuyorsun?
Yarın sabah biletini alacağız, ilk uçakla buradan gideceksin.
Bu adamdan boşanmak istiyorum dışında...
...ağzından başka bir kelime çıkmayacak. Bu iş burada bitecek!
Ne?
Ne bakıyorsun öyle, konuşmuyor muyuz?
Şimdiye kadar neyi halletmedik konuşarak, değil mi?
Evet. Biz her şeyi konuşuruz.
Her şeyi konuşup hallederiz kocamla.
Bak bak bak. Görüyor musun?
Siz küçüklere örnek olacağınıza onlar size örnek oluyorlar.
(Müfit) Öğrenin bakın, ders alın, ders alın.
(Müfit) Neyse Kerim, ben şimdi gidiyorum.
Sen yarın sabah sabah bu işi hallediver, tamam mı?
Tabii Müfit amca, yarın ilk işim bu olacak, merak etmeyin.
Tamam.
Hadi kızım.
Topla kendini.
Buyurun ben geçireyim sizi.
Krizi çok iyi atlattık. Aferin bize.
Ya bu karının sahtekârlığı...
...riyakârlığı...
Keseceğim kendimi ya.
Şeytan diyor çık babanın karşısına...
...Hüseyin beni aldatıyor de.
Söyleyemem ki.
Yakar bu evi.
Bir daha hiçbir şeyin dönüşü olmaz.
Off ya, Bayram babam gibi kendi kendime konuşuyorum.
Ay delireceğim ben ya.
İyi akşamlar Müfit amcacığım. Yine bekleriz.
İyi akşamlar.
Güle güle.
Hadi siz girin içeri, üşümeyin.
(Müzik)
Hayırdır, niye güldün?
Hoşuma gitti bu evcilik oyunu.
Hı, sahi mi?
Sevindim eğlenmene.
(Müzik)
Şirkette çalışmayı düşünüyorum.
Neden?
Başka ne yapabilirim? Başka çarem mi var?
Kerim.
Yakında okulla olan sorunun hallolacak.
Gerçekten.
Adamlar okulla ilişkimi kestiler.
Açtığım davanın sonuçlanması çok uzun sürecek.
Bunu bekleyerek yaşayacak değilim. Bitti o fasıl artık.
Ya eski hayatına geri döneceksin diyorum, ben halledeceğim.
Sağ ol, çok düşüncelisin.
Hadi içeri girelim, üşümeyelim.
Ya Kerim, inan bana halledeceğim ben.
İnanıyorum tabii.
Senin işleri nasıl hallettiğini bilmez miyim? Çok iyi biliyorum.
Ama bana bulaşma.
Mümkünse benim işlerime karışma.
(Müzik)
Odunsun Kerim.
Tam bir odunsun.
(Müzik)
(Sessizlik)
(Sessizlik)
Bana onca yolu omlet yapmaya mı geldin ha?
Adım gibi eminim ki...
...dün akşamdan beri hiçbir şey yemedin.
Evdekilere de ayıp olmuştur.
Hülya senin arkandan büyük şoka girdi.
Duramadım orada.
Merak etme.
Sabah öyle bir şeye uyandık ki kimsenin bir şey düşünecek hali yoktu.
Ne oldu ki?
Babam.
Kalp spazmı geçirdi.
Yani biz başta anlamadık ne oluyor.
Daha büyük bir şey oluyor zannettik ama.
Hatta...
...öldü sandık.
Ne diyorsun ya?
Ee, peki nasıl şimdi?
Şimdi iyi.
Hastanede yatıyor.
Benden nefret ederek.
Yoksa Hülya bir şey mi söyledi?
Cık.
Ben söyledim.
(Müzik)
Hayır.
Sakın.
Sakın bir şey söylemiş olma.
Ben istemiyorum.
Ben seni istemiyorum.
Bizim aramızda bir şey olmadı.
Olmayacak da. Ben kimsenin kocasını falan istemiyorum.
İyi.
Ben kimsenin kocası değilim zaten artık.
Zeynep'le konuştum, ayrılmak istediğimi söyledim.
Söz vermiştim, söyledim.
Ama senden bahsetmedim, merak etme.
İnan bana bu söylediklerin beni hiç ilgilendirmiyor.
Hüseyin gider misin şimdi?
Hemen lütfen git.
Peki.
Giderim.
Ben zaten sana bir şeyler yedireyim diye gelmiştim.
Bana bak, o omlet bitecek.
(Müzik)
Allah'ım.
Bu nasıl bir deli adam ya!
(Müzik)
(Müzik)
(Müzik devam ediyor)
(Müzik)
(Müzik)
(Müzik devam ediyor)
(Martı sesleri)
(Mine) Senin kendi çocuğunu görmek hakkın.
Yani bu yasal yollar kapalıysa bile...
...o zaman ben de giderim bu Kerim'in babasının şirketine, durumu anlatırım.
Eminim onun da çok ilgisini çekecektir yani.
(Mine) Böyle herkesin işine gelecek bir öneri yaparım.
Gürültü patırtı çıkmasın diye de mecbur kabul edecekler.
Nasıl bir öneriymiş bu?
Bana getirip çocuğumu mu verecekler?
Buna inanıyor musun sen?
Vermeseler de çocuğunu görmeni engelleyemezler.
(Mine) Hadi engellediler diyelim.
O zaman da çok büyük skandalı göze alacaklar.
Mine.
Kaybedecek hiçbir şeyim yok artık.
Yap.
Ne yapman gerekiyorsa hepsini yap, her türlü pisliği.
Tamam.
(Müzik)
Mahir nerede bu arada?
Nereye gitmiş öyle erkenden?
Havalimanına gitti.
Berlin'den bir arkadaşı gelecekmiş.
Bütün gün onunla olacakmış.
Kimmiş peki?
Yani kadın mı, erkek mi?
Ne bileyim ben kadın mı erkek mi?
Bana ne?
Neden merak ettin?
Öylesine sordum ya.
(Müzik)
(Müzik)
(Telefon zili sesi)
Ayy.
(Telefon zili sesi)
Günaydın.
Günaydın.
Hayırdır gelin hanım?
(Telefon zili sesi)
Şey, içim geçmiş ya burada Aysel ablacığım.
(Telefon zili sesi)
Alo.
Ya şef biz geldik.
Sen ne zaman geliyorsun?
Benim gelmem öğleni bulur.
İşim var biraz, hastaneye falan gideceğim.
Ararım ben seni, tamam?
Okey, haber bekliyorum.
(Müzik)
Nasıl?
Çok güzel.
Birkaç saat daha var buluşmamıza.
Gezdireyim mi seni?
Tamam.
Okey. Önce güzel bir Türk kahvaltısı.
Ha, olur?
Hı hı.
Hadi gel. Özlemişsindir.
(Sessizlik)
Neden burada yattın?
Ee, evde numara yapacak kimse kalmadı nasılsa.
Ben de seni rahatsız etmeyeyim dedim.
Söyleseydin ben yatardım.
Saçma sapan işler yapıyorsun.
Aa.
Allah Allah!
Sana ne acaba?
İstediğim yerde yatarım canım.
Sana soracaktım sanki.
(Sessizlik)
(Martı sesleri)
(Sessizlik)
(Telefon zili sesi)
Ahh.
(Telefon zili sesi)
Alo.
Hayatım.
Neredesin?
Artık bana bu soruları sorma ne olur.
Akşam neden gittin?
Bu dönem gerilmemizi istemiyorum.
Bak, kötü bir dönem geçiriyorsun hayatım.
Yani yorgunsun, sağlıklı düşünemiyorsun.
Eve gel, yüz yüze konuşalım.
Sorunlarımız masaya yatıralım.
İstemiyorum Zeynep.
Seni üzdüğümü biliyorum ama...
...istemiyorum.
Yapma Hüseyin.
Bizim hallolmayacak sorunlarımız yok.
Konuşursak halledebiliriz. Hem...
...nerede hata yaptığımı bilmek benim de hakkım değil mi?
Kimsenin suçu değil.
Üzgünüm.
Eve gel. Yüz yüze konuşalım.
(Hüseyin ses) Konuşacağız tabii.
Bir gün konuşacağız ama şimdi değil Zeynep.
Yani...
...sen yine bağırıp çağıracaksın.
Sonra kendin de üzüleceksin.
Hiçbir boşanma kolay olmuyor.
Sen hazır olduğunda geleceğim. Tamam mı?
Değer mi?
Yanındaki kadın için aileni terk etmeye değer mi?
Ahh!
Zeynep.
Yanımda hiç kimse yok.
Biz bu yüzden boşanmıyoruz.
Biz zaten boşanmıyoruz canım.
Ben evimizdeyim ve seni bekliyorum.
(Müzik)
Gitme Hüseyin.
Gitme.
Ne olur gitme.
(Müzik)
Ahh Zeynep.
Ben hiçbir zaman gerçekten evli olmadım ki seninle.
Yoktum ben o yıllar boyunca.
(Müzik)
(Müzik)
(Müzik devam ediyor)
(Martı sesleri)
(Müzik)
(Hüseyin dış ses) Kolay gelsin.
(Melek dış ses) Sağ olun.
(Hüseyin dış ses) Açıksınız değil mi?
(Melek dış ses) Tabii tabii. Buyurun.
Izgaralarımız var, birkaç türde ev yemeği, zeytinyağlı fasulye...
...etli fasulye, nohut pilav, hatta çok güzel ev yapımı turşularım vardır.
Ben sizi bir yerden tanıyorum.
Evet.
Sanki ben de...
(Müzik)
(Sessizlik)
(Sessizlik)
(Sessizlik)
(Sessizlik)
Baba.
Sen mi geldin ya?
Ver baba onu bana.
Neden giydin paltonu? Sıcak gelmiyor mu?
Hazır olayım dedim, çıkacağız ya.
Terlersin ama.
Ver, ben çıkarken koyarım sırtına tekrar.
Dur bakayım.
(Bayram) Ayy, hiç halim yok.
Annem nerede?
Çıkış işlemleri falan Atıf'la oraya...
...aşağıya, muhasebe mi ne, neyse oraya gittiler işte.
Peki.
(Müzik - Duygusal)
(Nefes sesi)
-Baba... -(Bayram) Hı.
Hadi çıkart pijamalarını, bak...
...takımını getirdim sana.
Yok ya, hiç halim yok.
Nasılsa eve gitmeyecek miyiz biz Kerim?
Böyle gideyim ben. Olmaz mı?
(Müzik - Duygusal)
(Müzik - Duygusal)
-(Güvenlik) Hoş geldiniz efendim. -(Hatice) Hoş bulduk.
(Kapı kapanma sesi)
E hadi taşıyın bakayım şunları.
(Kapı açılma sesi)
Taksi parasını da verin.
-(Güvenlik) Ne kadar? -(Taksici) Sekiz yüz abi.
(Taksici) Sağ olasın.
(Güvenlik) Sebzeler, meyveler.
(Aysel iç ses) Ay, bütün köyü yüklenmiş geldi.
(Aysel iç ses) Sanki açız biz burada.
-(Aysel) Hoş geldin, hoş geldin. -(Hatice) Hoş bulduk Ayselciğim.
(Hatice) Ohh oh, kuzum kuzum.
Halacığım, ne yaptın böyle ya?
Bütün köyü yüklenmişsin.
Hayırsızım! Döndün mü sen sonunda?
Döndüm halacığım döndüm, hoş geldin.
(Hatice) Aysel, alıver şunları.
Ayy, niye zahmet ettin Hatice abla?
Bize her gün taze taze geliyor yumurtalar.
Anam, sen de neler getirmişsin neler!
(Hatice) Bilirim ben sizin yumurtaları.
Nasıl oldu kardeşim?
Çıktı mı hastaneden?
İyi halacığım iyi, biraz önce çıkardık hastaneden.
Merak etme. Hadi gel.
Çok şükür, çok şükür, çok şükür.
(Zeynep) Babacığım şunu da koyalım.
(Öksürük sesi)
Öf! Ayy!
Ben sana gazete falan okuyayım mı babacığım?
Iyy cık, istemem kızım.
İstemiyor canım hiçbir şey.
(Bayram) Bana bak, sen tepemde zebella gibi durma.
(Bayram) Çok bunalıyorum ben, nefes alamıyorum.
Ay!
(Süheyla) Eyvah eyvah, yandık ya!
(Süheyla) Hadi bunları doğru mutfağa götürün...
...Bayram Bey görmeden, çabuk ol hadi çabuk.
Ah ablacığım, ah ablacığım!
Ah ablacığım...
...hoş geldin.
Hoş bulduk.
(Süheyla) Gel, gel ablam gel.
Ah Bayram'ım, ah kardeşim!
Ablam!
-(Hatice) Ah kardeşim! -Ablam!
-(Hatice) Hasta mı ettiler seni? -(Süheyla) Abla yok.
(Hatice) Ah Bayram'ım!
(Süheyla) Ayy!
Ablam! Ay ablam hoş gelmişsin...
...hoş gelmişsin ya.
(Hatice) Oo kardeşim...
...seni ne hallerde bulacağım diye...
...öldüm yollarda.
Yetmişle geldik valla uçarak.
Yetmişle mi geldin?
Aman kelle koltukta gelmişsin, dikkat edeydin.
(Öksürük sesi)
Ama iyi gördüm seni. İyisin.
Cık, değilim abla.
Hiç iyi değilim.
Artık böyle bak, böyle hep...
...bir seksen. Ayy!
-(Hatice) Bunlar bakamaz. -(Bayram) Bakamaz.
-(Hatice) Ben sana bakmaya geldim. -(Bayram) Allah razı olsun.
(Hatice) Bak gör, iki günde ayağa kaldıracağım seni.
Can boğazdan gelirmiş, neler neler getirdim sana.
-Valla mı kız? -(Hatice) Hıı.
-Dolma da getirdin mi? -(Hatice) Getirdim.
Abla, Bayram Bey'in ağır perhizi var...
...diyet yazdı doktoru.
Gram gram belli ne yiyeceği.
Abla, perhiz değil o, ölüm orucu.
Ölüm orucu abla.
(Nefes sesi)
Önce bir iyileşsin, ayağa kalksın...
...ondan sonra yapar perhizini.
Hiç!
Bak, erimiş çocukcağız...
...kaşık kadar kalmış suratı.
Açım. Açım abla, açım.
Günlerdir ağzıma bir tane...
...doğru düzgün lokma bir şey koymadım.
Bu da tepemde duruyor ya, çok sıkılıyorum ondan.
(Zeynep) Hoş geldin hala, öpeyim.
(Müzik)
İyi misin sen?
Kocan dost tutmuş diye duydum...
...ne ettin o işi?
(Öksürük sesi)
Şurama... Ayy!
(Müzik)
Ya bu gelir gelmez...
...sağlamları da vallahi hasta edecek ha.
(Bade) Merhaba, ben Bade.
(Bayram) Ya.
Hoş geldin hala hanımcığım.
Bayram, pek güzelmiş bu kız.
Çok güzel, biblo gibi değil mi?
Öp, halanın elini öp.
Öpeyim hala hanımcığım.
(Öpme sesi)
Hep derler zaten...
...sevda çocukları böyle güzel olurmuş.
(Öksürük sesi)
(Hülya) Bu işi uzamadan...
...seni de daha fazla mağdur etmeden halledeceğiz.
(Hülya) Tamam mı?
(Hülya) Aile korktuğunu düşünecek, peşini bırakacak.
Okula nasıl devam edeceğim bu itiraftan sonra?
Edemeyeceksin.
İtirafı yapacaksın, okulu bitireceksin.
Change et, ne bileyim başka okula gidersin.
Hıh! Neden yapayım ki bunu?
(Müzik)
Çünkü eğer yapmazsan...
...Bayram Cevher, önce avukatlarını salar peşine...
...ki yaptı.
(Hülya) Seni biz kurtardık ellerinden.
(Hülya) Sonra da başkalarını gönderir.
(Hülya) Ama o gönderdikleri avukatlar kadar...
...nazik davranmazlar sana.
Hele ailene hiç acımazlar.
Hayır, çünkü biliyorsun...
...baban (Bip) varmış gibi gazetelere konuştu.
Bana para teklif ettiler.
Öyle tehditkâr bir havaları yoktu.
(Mahir Almanca konuşma)
Kayıt yapıyorlardı sana, gizli.
(Almanca konuşma)
Parayı alsaydın, o zaman polis gelecekti.
(Mahir) Bizimkiler tam zamanında geldi, kurtardı seni.
Sen paranı yine alacaksın.
(Hülya) Hem de büyük bir para.
Anlayacağın senin hiçbir kaybın olmayacak.
(Müzik)
Eminsiniz değil mi beni rahat bırakacaklarından?
Ben...
...ben sana her türlü garantiyi veriyorum.
(Müzik)
Eğer rahat bırakmazlarsa...
...her şeyi baştan anlatacağım.
Bunu bil.
(Müzik - Gerilim)
Anlaştık.
E hadi o zaman halledelim şu işi.
Hadi bakalım.
(Nefes sesi)
(Müzik)
(Güvenlik) Hoş geldiniz Cem Bey.
Buralarda dursun araba.
(Güvenlik) Tabii efendim.
(Müzik - Gerilim)
(Ayak sesi)
(Kevser) Hoş geldiniz Cem Bey.
Hoş bulduk. Bayram abi uygun mu?
Ah Cem Beyciğim, haberiniz yok tabii.
Bugünkü toplantınız iptal.
(Kevser) Ama kabahat bende, aramayı unuttum.
(Kevser) Çok özür dilerim.
Aklım başımda değil ki.
Bütün işler birbirine girdi.
Bayram Bey biraz rahatsızlandı da.
Hayırdır, ne oldu?
Küçük bir kalp spazmı geçirdi.
Hastanedeydiler, yeni çıktı eve.
Birkaç gün dinlenecek.
Hay Allah ya. Çok geçmiş olsun, üzüldüm.
Sağ olun.
Peki, Hüseyin’i göreyim o zaman.
(Kevser) Ne yazık ki o da yok.
İki gün Karadere’de olacaklar.
Toplantıları var.
Buyurun oturun, dinlenin.
Bir şey ikram edeyim.
Teşekkür ederim. Ben ararım onları.
(Kevser) Tamam, iyi günler.
(Cem iç ses) İyi oldu bu.
(Cem iç ses) Artık Cevher malikânesine...
...bir ziyaret şart oldu.
(Süheyla) Ay, hepsi birbirine karışmış vallahi bunların ha.
(Süheyla) Öf! Sanki evde kıtlık var ha!
(Süheyla) Ya ne yapacağız biz bu kadar şeyi?
Dua edelim de Bayram Bey'ime yedirmesin.
Vallahi artık o da yemesin ha.
(Süheyla) Yani canını düşünüyorsa.
Çocuk gibi nasıl şımarıyor ablasına görüyor musun?
(Süheyla) Cık cık cık!
(Mehmet ağlama sesi)
Ceylan kızım, koş, çocuk ağlıyor.
Nerede bunun anası?
Valla siz hastaneden gelir gelmez çıktı.
(Öpme sesi)
(Hatice) Ceren'im...
...oh, çok büyümüşsün kızım.
Çok güzel olmuşsun be.
Neresi büyümüş ya?
(Bade) Bebek gibi kafa yapısı hâlâ.
(Bade) Hiçbir laftan anlamıyor.
Tamamen mantıksız bir çocuk yani.
(Mehmet ağlama sesi)
(Ceylan) Ben alayım Mehmet'i Kerim abi...
...yatacak artık o.
Evet evet, al sen çünkü fena halde azdı bu.
(Kerim) Hadi bakalım.
(Mehmet ağlama sesi)
Babalık ne kadar yakışmış yakışıklı oğluma...
...değil mi Bayram?
Eh işte. İskele babası.
(Bayram) Abla ya...
...yat yat pide gibi oldum ya, yanlarım ağrıyor.
(Bayram) Azıcık kalkıp turlasam mı acaba?
Sakın! Hiç kalkmayacaksın bugün, hep yatacaksın.
Üff!
Abini mi arıyorsun sen?
Yok baba, bir arkadaşı aradım.
(Bayram) İyi. Nerede o?
(Bayram) Hastaneden geldik, ortada yok. Ha?
Biraz uzak kalmak istedi, seni germemek için.
Beni germeme...
Ara söyle, söyle gelsin artık.
Bak halası malası geldi, dönsün artık eve.
(Bayram) Zaten gerilecek bir şey yok.
Tamam, evet, bana gerilmek de yasak zaten.
Kimi boşayacaksa boşasın...
...kimi alacaksa alsın.
(Bayram) Canımdan kıymetli mi canım?
Sen de yat evde devril...
...çalışma, gitme işe mişe...
...istediğinle gez toz...
...karın düşünsün artık.
(Bayram) Hepinize ben bakayım, ölene kadar...
...sana da ben bakayım.
Malları, mülkleri, altınları, şirketleri, madenleri...
...hepsini satayım.
Yiyin, bitirin üç yılda...
...sen sağ ben selamet.
(Öksürme sesi)
Ay, ne oluyor gene?
Of ya, eh Kerim ya, sinirlendirmesene oğlum şu adamı.
(Kerim) Ya yok bir şey anne.
Ben de babama şirkette çalışacağımı söylüyordum.
(Bayram) Çalışma, çalışmayacaksan çalışma.
Ne halin varsa gör, dingil!
Sen...
Çalış...
Çalışacak mı?
Çalışacak mısın şirkette? Ne?
Çalışacak mıymış ya?
Çalışacakmış.
(Müzik - Hareketli)
Evet baba.
Artık istediğin her şeyi yapmaya hazırım.
(Kerim) Ama başarabilir miyim bilmiyorum.
Artık abimle sen, müdürler falan...
...bir yardımcı olursunuz.
Hızlı öğrenirim ben.
(Müzik - Hareketli)
Eh.
(Müzik - Hareketli)
Çık git şuradan.
(Müzik - Hareketli)
-(Bayram) Süheyla... -(Süheyla) Ha?
Ben...
...az yukarı çıkayım da...
...sıkıştım herhalde.
Ben mi götüreyim?
Ha, bir o kaldıydı zaten.
Şahtın şahbaz oldun.
Ben öyle bir şey mi dedim?
Sen götür mü dedim?
(Bip)! Tövbe yarabbim.
(Bayram) Kendim çıkarım.
(Süheyla) Ona dünyaları verdin.
Şimdi iyileşir, giyinir kuşanır, iner aşağıya...
...doğru şirkete gideceğim diye tutturuverir...
...bak görürsün.
Git peşinden, delirmesin.
Hasta, dinlenmesi lazım. Hayret bir şey ya.
Ben ne yapacağım sizinle böyle?
(Süheyla) Hüseyin’i arıyorum, açmıyor bir saattir.
İki yakamı bir araya getiremedim sizin yüzünden.
Bir biri azar, bir öteki.
Ya, şimdi aşağıya iner...
...vallahi abine bağırmaya başlayacak ha.
Bul şu abini, çabuk gelsin eve.
(Bade) Valla bu evin en hayırlı çocuğu benim.
Kıymetimi bilin.
Sen de bugün okulu kırdın.
Gözümden kaçtı sanma.
(Hatice) Bade, sen okuyor musun?
E yani tabii, biz de kendimize göre...
...bir şeyler yapıyoruz.
Anan nerede anan?
Haberi var mı babanın hasta olduğundan?
Var tabii de yanına yaklaştırmıyorlar ki.
Otel odasında ağlanıp, sızlanıp duruyor işte.
Süheyla teyze, annemi evden attı, otele koydu.
Ya gerçi annem de eline geçen...
...bazı fırsatları değerlendiremedi, o ayrı.
Senin annen azıcık aptalmış...
...öyle duydum ben.
Ama sen cin gibisin maşallah.
Halana mı çektin ne?
(Gülme sesi)
(Bade) Bu evin asıl cini Hülya yengedir.
Sen kendini kolla yani.
Bilmez miyim ben onu?
(Hatice) Köyden bilirim.
Bu senin Kerim abine...
...küçüklükten taktıydı kafayı.
Ben onunla evleneceğim...
...ben onunla evleneceğim diye...
...böyle dolanıp duruyordu, biliyor musun?
Bir gün kapı çaldı...
...bir baktım bu gelmiş.
(Müzik) (Kuş cıvıltısı sesi)
(Horoz sesi) (Ayak sesi)
(Kapı tıklama sesi)
(Kapı açılma sesi)
(Horoz sesi)
Kız, nereye gidiyorsun elindekilerle?
(Kapı kapanma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
(Ayak sesi)
Hülya, hayırdır kuzum, niye geldin?
Ben artık sizde kalacağım.
Niyeymiş o?
Kerim’le evlenene kadar burada kalacağım.
E biz daha istemedik ki seni.
Gidin isteyin işte, bitsin bu iş.
Sen onu bırak...
...ne oldu evde, de bakayım bana.
Üff!
Babam dövdü beni, arsız dedi.
...Melek ablamı Kerim'e verecekmiş...
...beni de imamın oğluna verecekmiş.
(Gülme sesi)
Bir de güldü böyle.
Ben de ona bir kaşık çorba attım.
Sonra yine dövdü beni, yine arsız dedi.
Ben o çirkin oğlanı istemiyorum.
Ben o güzel Kerim’i istiyorum.
Gidin isteyin işte, bitsin bu iş.
He, Melek’i versin imamın oğluna, değil mi?
Yok, vermesin, ablama yazık sonra.
Ben ona başka güzel çocuk bulurum.
(Müzik - Duygusal)
(Kuş cıvıltısı sesi)
(Kapı kapanma sesi)
Hayrola, yolculuk nereye Bayram Bey?
Kerim'i işe götüreceğim ya.
Hazır niyetlenmişken vazgeçmeden hemen...
Ben senin yerinde olsam...
...kolundan tuttuğum gibi çocuğu madene götürürüm.
Şirket görmediği yer değil ki.
Süheyla, çok doğru söyledin.
-(Bayram) Tut bakayım şunu. -(Süheyla) Hah!
Ben bir Kevser'i arayayım bakalım...
...uçak muçak var mı bu saatte?
Bana bak! Ben kocamı sokakta bulmadım.
En az bir hafta dinleneceksin.
Öff!
Başlatma şimdi şirketinden, madeninden!
Ne çabuk unuttun!
Az kaldı helvanı kavuruyor olacaktık şimdi.
Ağzından yel alsın.
Ya ee, Allah korusun da...
...yani geç bakayım otur şöyle...
...otur otur şöyle.
(Bayram) Niye oturuyorum ya?
Otur, azıcık konuşacaklarım var seninle, otur.
Ne?
Nedir bu dost mevzusu Hatice’nin zırvaladığı?
Ya kendi ağzınla söyledin işte, zırvalıyor ya.
O ne dediğini biliyor mu Allah aşkına?
Ciddiye alma sen onu.
(Süheyla) Vallahi bana öyle gelmedi.
Ateş olmayan yerden duman çıkmaz Bayram.
Hüseyin kendi ağzıyla söylemedi mi...
...Zeynep'ten ayrılacağını? -Söyledi.
Ayrılacaksa illa dost mu tutmuş olması lazım?
Allah Allah!
Ya dostu olmasa, Allah aşkına...
...bunca yıllık yuvasını niye yıksın?
Ya benim asıl anlamadığım...
...benim bile bilmediğim bu konuları...
...bu kadın nereden duydu?
Duymadı işte. Sağır duymaz, uydurur.
O sallıyor ya.
Kadın bunu da sen ne yapacaksın?
(Bayram) Bir içim ezildi, yiyecek bir şey...
(Süheyla) Dur dur! Lafı, otur karıştırma lafı, otur!
-Otur. Ya Bayram... -(Bayram) Hı?
Hüseyin köyden möyden bir kız bulmasın?
Ya köyden ara ki bulasın.
Ya köyde kız mı kaldı Allah'ını seversen?
Köydeki en genç kız bizim Hatice.
Düşün artık sen gerisini.
Haa, e doğru.
Yani.
Ama bu kadar lafı bu kadın...
...nereden durduk yere uydurdu?
Hem de boşanma lafının üstüne.
Bana fenalık geliyor.
Acaba bir cam mı açsak?
-Dur dur dur... -Ayy!
-Bayram! Tamam Bayram. -(Bayram) Ay!
(Süheyla) Aman gel gel şöyle, yatıver.
-(Süheyla) Yastık koyayım mı? -(Bayram) Ha dur dur, geçti geçti, dur dur.
Geçti. Birden böyle duvarlar...
...üstüme gelir gibi oldu. -(Süheyla) Tamam.
Geçti. Bir dakika.
Açlıktan, tansiyon şeysi aç...
Ya Allah aşkına bir lokma bir şey verin ya!
-(Süheyla) Tamam Bayram. -(Bayram) Soru üstüne soru...
-(Süheyla) Tamam, tamam, tamam. -(Bayram) Ahiret sorusu soruyorsun ya.
Bir lokma bir şey istedim ya. Öleyim mi ben?
-Tamam, sinirlenme sen, sinirlenme sen. -(Bayram) E hadi.
-(Bayram) Bunaltıyorsunuz insanı ama... -(Süheyla) Tamam, tamam.
...çok bunaltıyorsunuz.
-(Bayram) Soru üstüne soru... -(Süheyla) Tamam, tamam.
...soru üstüne soru, ahiret sorusu soruyorsun ama.
Ay!
Ay, o kadar sıkılıyorum ki bu işlerden.
(Müzik) (Araba sesi)
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
Kapattık.
Ben seninle konuşmaya geldim zaten.
Yarından itibaren burada çalışmıyorsun.
(Müzik)
Al şu telefonu ara.
(Hüseyin) Sana yardımcı olacaklar.
Madende iş buldum sana, bekçilik.
İyi de para alacaksın.
(Müzik - Gerilim)
(Kağıt yırtma sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Kağıt yırtma sesi)
Keşke güzellikle halletseydik bu işi.
Sen kim oluyorsun da...
...bana ne yapacağımı söylüyorsun?
Anlamadın değil mi?
Dur ben sana daha net anlatayım.
(Vurma sesi)
(Müzik - Hareketli)
Niye vuruyorsun ulan?
(Kaya) Ne ettim ulan ben sana?
Öldürürüm ulan seni!
(Vurma sesi)
(Melek) Kaya! Aa, ne oluyorsunuz be...
...ne oluyorsunuz ya?
Hadi Kaya, hadi evine.
Tamam, ben halledeceğim. Hadi Kaya, hadi evine.
(Melek) Evine Kaya, hadi!
(Müzik - Hareketli)
Ne var?
Hadi geç içeri, temizleyelim şunu. Hadi.
(Melek) Şu hale bak ya!
(Müzik - Hareketli)
(Kapı tıklama sesi)
(Kapı açılma sesi)
(Aysel) Hoş geldin gelin hanım, hoş geldin.
-Hoş bulduk Aysel abla. -(Aysel) Taşa basma, taşa basma.
(Aysel) A ben alırım dur, bırak.
(Hülya) Tamam, çok sağ ol.
O zaman sana zahmet şunu da alıver.
(Aysel) Alırım.
-(Hülya) Sağ ol. -(Aysel) Geç sen.
(Kapı açılma sesi)
Selam.
(Kapı kapanma sesi)
(Kerim) Neredesin sen?
Sana söyleyemeyeceğim bir yerde.
(Kağıt sesi)
Al.
Bu Türkçesi.
Altında Almancası var.
(Sessizlik)
(Aylin dış ses) Kerim Cevher ile ilgili...
...yaptığım şikâyet tamamen hayal ürünü.
(Aylin dış ses) Kendisinin hiçbir suçu yoktur.
(Aylin dış ses) Ben ona duyduğum...
...karşılıksız aşk yüzünden...
(Kerim dış ses) Beni taciz ettiği iftirasını attım.
(Kerim dış ses) Çok üzgünüm.
(Kerim dış ses) Bu mektubu imzalı mektup olarak...
...ve mail olarak size gönderiyorum.
(Kerim dış ses) Saygılarımla. Aylin Tunçer.
Bunu nasıl aldın sen?
Nereden buldun bu kızı?
Buradaymış. Gittim görüştüm ben de.
(Hülya) Ay görsen çok pişmandı.
(Hülya) Yaptıklarını o da telafi etmek istiyormuş.
Birkaç güne kadar ee...
...okuldan sana bir özür mektubu...
...ya da ne bileyim, geri dönüş daveti falan...
...gelir herhalde.
(Hülya) Ya!
Seni eski hayatına ışınladım işte.
Gerçi bu yüz bin liramıza mal oldu...
...ama ne yapalım? Helali hoş olsun.
Tabii şimdi kız şehir değiştirecek...
...başka okula geçecek falan...
...masraflarını karşılamak lazım.
Burada bana karşılıksız duyduğu aşk yüzünden bu iftirayı attığını söylüyor.
Ben neden farkında değilim bu aşkın?
(Müzik - Duygusal)
Hem sen nereden buldun bu kızı ya?
Nasıl getirdin buralara?
(Nefes sesi)
Benim Berlin'de çok geniş bir çevrem oldu Kerimciğim.
Ya Hülya, bırak şimdi!
Senin şansölyelerden korktu kız deme bana sakın!
Hadi canım, hah!
(Hülya gülme sesi)
Allah Allah.
Tanımıyorsun tabii, ondan böyle konuşuyorsun.
Eğer tanısaydın şansölyelerimi, böyle konuşamazdın.
(Hülya) Hıh!
(Hülya gülme sesi)
(Müzik - Duygusal)
Senden gerçekten korkuyorum.
Muhtemelen bütün hayatım boyunca da korkacağım.
Değil mi?
Küçükken de korkuyordun.
Seninle ben evleneceğim!
(Gülme sesi)
Hıh.
Hı.
(Müzik - Duygusal)
Ee?
Rahatladın mı?
(Hülya) İstediklerin oluyor.
Olacak da.
(Müzik - Duygusal)
Ben yarın ablama gidiyorum.
(Hülya) Dönünce ne yapacağımızı planlarız artık.
(Müzik - Duygusal)
Hıh!
(Müzik - Duygusal)
Gerçekten oldu.
Gerçekten yaptın.
Bana eski hayatımı geri verdin.
(Müzik - Duygusal)
Hıh!
(Müzik - Duygusal)
İstersem dönebilirim.
(Müzik - Duygusal)
Halam geldi.
(Kerim) Yemek yiyelim.
(Müzik - Duygusal)
Geliyor musun?
(Müzik - Duygusal)
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
(Müzik - Duygusal)
(Sessizlik)
Kılı bile kıpırdamadı.
Bir teşekkür bile etmedi.
Ben niye uğraşıyorum ki?
Ben zaten niye uğraşıyorum, ben seni ışınlayayım diye şey yaptım...
...azıcık yüzün gülsün diye şey yapmıştım.
(Sessizlik)
(Müzik - Duygusal)
(Gülme sesi)
(Kapı kapanma sesi)
Tamam tamam, seni kızdırmak için yaptım, gerçekten.
(Müzik - Duygusal)
Bu yaptığının anlamı benim için çok büyük.
Bu çok utanç verici bir durumdu.
Şimdi bu mektubu hem yerli hem yabancı gazetelere göndereceğim.
Herkes benim suçsuz olduğumu anlayacak.
(Müzik - Duygusal)
Hadi gel, bizimkilere yemekte müjdeyi verelim.
Sen müthişsin ya!
(Kerim) Yani...
...gerçek bir dostsun.
(Müzik - Duygusal)
Sağ ol.
(Müzik - Duygusal)
(Nefes sesi)
(Gülme sesi)
Evet. Sağ ol.
(Gülme sesi)
(Müzik - Duygusal)
(Hatice) Aferin gelin.
(Hatice) Pek güzel bakıyorsun Bayram'a.
Kendine kalsa yediklerine hiç dikkat etmez.
Bu yaşa kadar da gelemezdi.
Baştan seni istemedim ama...
...şimdi iş çıkarıyorsun diyorsun yani?
Aa!..
Ben ne istemeyeceğim ya?
Anam istemediydi.
Bu kızın ailesi bizden daha varlıklı...
...çocuğa tepeden bakarlar dediydi vaktiyle rahmetli.
(Hatice) Hoş, Bayram sonra kat kat zengin oldu.
(Hatice) Benim davam Emine’ydi.
Emine kim abla?
Ee, bizim köyden, Hülya'nın anası Emine.
(Hülya) Aa!
Ne olmuş anneme hala?
Bu Bayram diyorum...
...vaktiyle vurgundu Emine'ye.
(Hatice) Eh, sözlenmişlerdi bir ara.
(Hatice) Sonra ne oldu bilmem...
...vaz caydı. Koşa koşa gitti Süheyla'yı aldı.
(Müzik)
A...
Aa!
(Gülme sesi)
Ay yok öyle bir şey ya Süheyla anneciğim.
Ay Allah aşkına, nereden çıkarıyorsun böyle muzip şakaları halacığım ya?
Bir geldin eve...
...böyle taze bir köy esintisi yarattın maşallah.
(Hatice) E doğruya doğru.
Geçmiş zaman o.
Sen şimdiye bak.
Ih, Bayram!
Anneciğim, valla yok...
-(Hülya) Anneciğim... -(Süheyla) Bayram!
-(Hülya) Anneciğim, dur Allah aşkına. -(Bayram) Bismillahirrahmanirrahim.
-(Hülya) Halama ne bakıyorsun sen? -(Bayram) Ne oluyor ya?
-(Süheyla) Bayram! -(Bayram) Amanın.
Allah aşkına hiç öyle gözünü belertme.
Azıcık kalktım, oturdum. Sağım, solum ağrıyor yata yata ya, kabak gibi.
E şimdi kanım yerine otursun. Zaten sofraya kalkacağız ya.
(Süheyla) Bayram!
Sen eskiden Emine diye birine âşıkmışsın.
(Süheyla) Bizim küçük gelinin anasına!
Hatta sözlenmişiniz bile.
-(Bade) Oo!.. -(Hülya) Şişt! Sus.
Ee, şu an ee, şey yapma lütfen ee...
...şey okuyorum, ee NATO ne demiş, onu okuyorum.
Bayram! Yüzüme bak!
Ya...
...canımın içi, fikrimin ince gülü şöyle bak...
...o zaman ben ee...
...yani o vakit daha...
...seni tanımıyordum daha, dünyada seni görmemişim.
Köyde öyle uygun görmüşler.
Sonra seni görünce ah...
...beyni balam yerinden oynadı, ben aklımı kaybettim ya.
O günden sonra nişan, nikâh, söz, ne varsa hepsini attım...
...bir sen, bir ben, dünyada sen...
...bir yana, dünya bir yana yani.
-Öyle yani. (Burun çekme sesi)
-Tabii benim annemle tanışıncaya kad... (Vurma sesi)
Kalk! Kalk odana! Çabuk yürü odana!
-Terbiyesiz, densiz, lafa karışıyorsun! -(Bade) Baba ya!
-(Bade) Of baba ya! -(Bayram) Zibidi.
(Süheyla nefes sesi)
Ya Süheylacığım...
Süheyla. Sü...
(Bayram) Abla! Abla, çenen tutulsun e mi!
Mecbur musun sen her gelişinde insanları tarihe yolculuk yaptırmaya?
Ha? Bana mı dedin?
(Bayram) Ebene dedim.
Ee, Hülyacığım, Hülyacığım, senin annen...
...bir melekti yavrum, rahmetli bir melekti ama konumuz...
...o şey değil. Bir annenle ilgilenir misin şu anda?
Maşallah babacığım.
-Vallahi maşallah size. -(Bayram) Hadi, sağ ol, sağ ol...
...teşekkür ederim.
(Tabak sesi)
Tövbe yarabbi ya resul...
(Burun çekme sesi)
(Müzik)
(Kapı tıklama sesi)
Gel!
Halacığım...
...benim bir problemim var.
Hayrolsun kuzum.
Neymiş problemin? Çözeyim ben.
Şişt!
Sessiz ol. Duymasın kimse.
Valla tuttukları gibi atarlar beni evden.
Sen tabii görmedin annemi nasıl attıklarını.
Senin daha bu yaşta nasıl bir problemin olabilir?
Yani halacığım...
...bizim de kendimize göre bazı problemlerimiz var tabii.
Gel. Gel. Otur bakayım.
(Hatice) Otur bakayım. Anlat bakayım.
Ya sen şimdi böyle pat diye sorunca...
...ben ne diyeceğimi bilemiyorum, böyle söyleyemiyorum ama...
Söyle söyle.
(Müzik - Duygusal)
(Bade) Halacığım...
...sen benim halamsın ya...
...ben o yüzden kendimi size yakın hissettim...
...bu yüzden size anlatmak istiyorum.
(Müzik - Duygusal)
Kız...
...gönül işi mi yoksa?
(Müzik - Duygusal)
Evet, öyle.
Ne?
Nasıl oldu? Ne oldu?
Ee, kimlerden bu, yani ben tanıyor muyum ha?
Yok, tanımıyorsun.
Ama sen benim halam olduğun için tanırsın tabii.
Tanıyacaksın.
Ya bak, şöyle.
Şimdi babam daha önceden Emine’ye âşıkmış ya...
...sonra Süheyla teyzeyi görmüş, Emine’yi bırakıp gitmiş.
E çünkü Süheyla teyzeye âşık olmuş.
Onunla evlenmiş.
Ne?
Adam bir de evli mi?
Kim?
Adam.
Hangi adam?
Bahsettiğin adam.
Ha, Bayram babam mı?
-Bayram mı? -Evet.
Kızım, sen neden bahsediyorsun öyle evli mevli?
Ya bak, durum şöyle.
Babam Süheyla teyzeye âşık olmuş...
...Emine’yi bırakıp gitmiş.
Ya, sonra da anneme âşık olmuş...
...o zaman Süheyla teyzeden de ayrılsın, annemle evlensin babam.
Ya, benim de problemim çözülmüş olur işte hala.
Ben seni bir döveyim de senin problemin çözülsün! Kız...
...beni öldürecek misin ha?
Ben sana bir şey oldu sandım.
Tansiyonum çıktı bak!
Yok. Yok halacığım. Hii!
Kıyar mıyım ben sana?
Hii! Kıyar mıyım ben hiç halama?
Sen sakin ol, gel.
-Gel otur sen böyle. -(Hatice) Ayy!
Üzülme sen. Al ilacını.
Ben sana su getireyim, tamam mı?
(Öpücük sesi) -Allah cezanı vermesin senin.
Ay!
(Nefes sesi)
Neydi bu?
Hangisini içiyordum ben şimdi bunun?
Ahh!
(Ayak sesleri)
(Tabak koyma sesi)
Tokum ben.
İçecek bir şey alabilir miyim?
(Ayak sesleri)
(Köpek havlaması sesi)
(Nefes sesi)
(Köpek havlaması sesleri)
(Sürahi ve bardak koyma sesleri)
(Köpek havlaması sesi)
(Bardak doldurma sesi)
(Müzik - Hüzünlü)
Ohh!
(Burun çekme sesi)
(Müzik - Hüzünlü)
(Bardak doldurma sesi)
(Müzik - Hüzünlü)
Ben on yıl önce âşık oldum.
(Müzik - Hüzünlü)
Adı, Çiçek.
(Müzik - Hüzünlü)
Çok sevdim onu.
(Müzik - Hüzünlü)
-Çok! (Ağlama sesi)
(Müzik - Hüzünlü)
Sonra Çiçek öldü.
Ben de fazla düşünmeden Zeynep'le evlendim.
Yani...
...düşünmeden değil de...
...bir şey söylemeye hakkım yoktu.
(Müzik - Hüzünlü)
Ben yoktum zaten.
Ölü gibiydim.
Ne yapacağımın...
...zamanı nasıl geçireceğimin...
...nerede ne iş yapacağımın hiçbir anlamı kalmamıştı.
(Müzik - Hüzünlü)
(Ağlama sesi)
(Nefes sesi)
(Burun çekme sesi)
(Müzik - Hüzünlü)
(Burun çekme sesleri)
(Melek burun çekme sesi)
Şimdi hayatımı geri istiyorum.
Senin yüzünden.
Hayatımı geri istememin sorumlusu sensin.
(Melek burun çekme sesi) (Sandalye çekme sesi)
(Sessizlik)
Peki...
...bu sana benim hayatımı...
...elimden alma hakkı veriyor mu?
(Sessizlik)
(Köpek havlaması sesi)
Ama senin gözlerinde de aynı bakış vardı.
Sen de benimle beraber hayata döndün.
Biz belki o yüzden etkilendik birbirimizden.
(Hüseyin) Yaşadığımızı...
...tekrar mutlu olabileceğimizi hatırlattık birbirimize.
Keşke hiç hatırlatmasaydık.
(Müzik - Hüzünlü)
Biz nasıl mutlu olacağız?
(Melek) Söylesene bana.
Bu kadar insan mutsuz olurken biz nasıl mutlu olacağız?
(Hüseyin burun çekme sesi)
-Zeynep seni deli gibi seviyor. -Aah!
(Hüseyin burun çekme sesi) -(Melek) Gözlerimle gördüm ben bunu.
Hüseyin...
...ben kimsenin kocasını falan istemiyorum.
Bak...
...dünyalar güzeli bir kızın var.
Kızımın önünde daha çok uzun bir hayat var.
Ben geri kalan hayatımın...
...bir gününü bile artık mutsuz geçirmek istemiyorum.
Zeynep'i de üzmek istemiyorum.
Hele kızımı...
...yalan bir evliliğin içerisinde büyümeye mahkum etmek...
...hiç istemiyorum.
Artık git Hüseyin.
Git artık ne olur.
Ben seninle olamam.
(Melek) Senin çaren olamam.
Benim kendimden bile sakladığım büyük günahlarım var.
Ben kimseye yâr olamam.
Hayata karışamam.
(Melek) Hiçbir şey olmamış gibi senin elini tutamam.
Ne olur git.
Bir daha da gelme buraya.
(Müzik - Hüzünlü)
(Melek burun çekme sesi)
Ben yatıyorum.
(Melek) İçkin bitince sen de gidersin.
Zaten Kaya da buralardadır.
Sen gidince gelir, kapıyı kitler.
O meczuba da bir daha dokunma, tamam mı?
Hepimizden daha günahsız o.
(Müzik - Hüzünlü)
(Müzik - Hüzünlü)
(Çatal kaşık sesleri)
(Çatal sesleri)
(Çatal sesleri)
Zeynep.
(Çatal sesleri)
Zeynep.
Kızım, Zeynep!
Tamam, yordun o zeytini.
Bak rengin kül gibi olmuş, iki lokma bir şey at ağzına kızım. Haydi.
(Bayram) Hadi gülüm.
Hıh!
Size bir haberim var.
Ney?
Berlin'deki hadisede iftiraya uğradığım ortaya çıktı.
Ney?
Hülya, başarılı bir operasyon sonucu kızın bana iftira attığını belgeledi.
Siz ne diyorsunuz ya?
(Nefes sesi)
(Müzik - Hüzünlü)
Baba...
...seni suçladığım için özür dilerim.
(Müzik - Hüzünlü)
(Boğaz temizleme sesi)
Ee...
...olur öyle şeyler canım. Yanlış anlama. Öp bakalım.
(Öpme sesi)
(Müzik - Hüzünlü)
Hadi geçmiş olsun. Otur hadi.
Kaç para verdin kadına?
(Müzik - Gerilim)
(Sandalye çekme sesi)
(Köpek havlama sesleri)
Zeynep ablacığım...
...kötü bir günündesin.
Odana çıkıp dinlenmek ister misin biraz, ha?
Tamam tamam, şey yapmayın şimdi de...
...Hülyacığım yani...
...meraktan çatlayacağım kızım, sen bu işi nasıl hallettin, bir anlat bakayım ya.
Kız sana iftira mı atmış?
Yani sen gerçekten kızı taciz ettiğimi mi düşünüyordun anne?
Yok efendim Alla...
Yok oğlum, ne bileyim yani, hani...
...taciz değil de... -Şöyle anneciğim...
...kız Kerim'e âşıkmış.
(Hülya) Kerim de karşılık vermeyince...
...intikam almak için böyle bir çamur atmış.
Buradaymış. Gittim, buldum ben de konuştum.
Ya, açık seçik her şeyi anlattı.
Ee, imzalı bir şekilde bir açıklama yaptı.
-Bir de video çektim. -Videosunu çektin?
E tabii baba.
Bulmuşken bütün delilleri toplayayım dedim.
İşte şimdi bunların hepsi üniversiteye gönderildi.
Bakacağız artık.
(Bayram) Aferin kızım sana! Aferin sana!
Sen ne kadar uğraşmışsın. Çok iyi.
İyi. Çok sevindim.
(Nefes sesi)
-Ee... (Burun çekme sesi)
...o zaman...
...doğru Berlin'ine geri döneceksin herhalde?
Apar topar eşyanı toplayıp.
Değil mi?
Gene gitmeyeceksin değil mi oğlum?
Dönecek tabii canım. Allah Allah!
(Bayram) Zaten mecburiyetten geldi, şimdi o mecburiyet de ortadan kalkınca...
...hemen döneceksin herhalde. Öyle mi?
Söyle.
(Müzik - Hüzünlü)
(Müzik - Hüzünlü)
(Müzik devam ediyor)
(Müzik devam ediyor)
Bu dizinin betimlemesi Kanal D tarafından Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.
www.sebeder.org
Sesli Betimleme Metin Yazarı: Aynur KOLİVAR ÇELEBİ
Seslendiren: Çiğdem YEŞİLIRMAK
Alt Yazı: Ece Naz BATMAZ / Feride TEZCAN / Nuray ÜNAL
İşaret Dili Tercümesi: Oya TANYERİ
Son Kontroller: Fulya AKBABA / Beliz COŞAR / Samet DEMİRTAŞ
Teknik Yapım: Emre ÇIRAK /Ayşe GÜNDAĞ
(Şarkı - Hayat Şarkısı)
"Sen aksine inansan bile"
"Sen uzağa kaçsan bile"
"Ümidi sırtına vurup düştüm yollara"
"Düşünürüm kara kara"
"Şu halimi görse annem"
"Ak düşer saçlarına"
"Öptüm gözlerinden"
"Öptüm ellerinden"
"Ah bu hayat şarkısı her şeye rağmen"
"Öptüm gözlerinden"
"Öptüm ellerinden"
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.