Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Bir koşun namludan çıktığında
saniyede 800 metre yol alır.
Bedeninize girmesiz haliseler sürer.
Ama hayatınızda açtığı o deliği kapatmak
yıllarınızı alır.
Kadir,
Kadir nerede?
Ne oldu?
Sen kalbine çok yakın bir yerden
vuruldun. Uzun süre tedavi görmen
gerekecek. Kim?
Leyla
şimdi hapiste. Abisi de
aradığınız numara kullanmamaktadır
diyor.
Önceden çalıyordum. Çalıyordu ama
açmıyordu. Mesajıma dönmüyordu. Şimdi
komple her şeyini değiştirmiş.
Bana hiçbir şey demeden, bana tek kelime
etmeden beni terk etti. Ben ona ne
yaptım? Ben ona ne yaptım?
Hiçbir şey, hiçbir şey yapmadık. Bu
senin
Ben ona ne yaptım? Ben ona ne yaptım?
Sabah olur,
güneş doğar,
dünya döner,
sabah olur,
bir sabah daha
ve bir sabah daha.
Aşk bir mermi gibi. Bir kere girip
çıkıyor insanın hayatından.
Ama benim hikayemde
minik bir mermi çekirdeği bıraktı
vücudumda.
Sürekli kalbimin etrafında dolaşan
patlamaya hazır bir bomba.
Unutmak hafızanın işi.
Alışmaksa kalbim. Ben alıştım
ama bazen bir şarkıda, tanıdık bir
kokuda ya da
hukukta her suçun bir cezası vardır.
Ama hayatta sizi en çok yaralayanlar
hiçbir bedel ödemeden çekip giderler.
Bugün yalnızsın.
Yiğit, Melis, annen yok kimse.
Kaçtım.
Onlar sadece sen söylersen iyi olduğuma
inanıyorlar. Çünkü
her şey gayet yolunda Defne.
Ciddi misin?
Evet. Kalp fonksiyonların ve kan
değerlerin normal. Bakmak ister misin?
Çok
bak parçayı aynı yerde görüyoruz.
Kalbinin hemen yanında.
İçimde bir parça kalması çok garip.
Anlıyorum seni ama
çıkarmayı göze alamazdık.
çok riskli olurdu.
O yüzden sürekli bakıyoruz, kontrol
ediyoruz. Merak etme yani hiçbir sıkıntı
yok.
İyiyim, iyiyim. İyi de hissediyorum.
Harika.
İz de gayet iyileşmiş durumda. Yine de
istersen onu da estetik ameliyatla
hallederiz.
Yo,
kalsın bence.
Acıtmıyor da zaten artık.
Yüzeyi acımaz zaten de
içindeki kişinin acısı geçti mi peki?
Ona müdahale edemiyorum malum.
Başka bir şikayetiniz var mı peki Defne
Hanım?
Var.
Yağmur yağacağını önceden hissediyorum
artık.
Yani şuramda incecik bir sızı oluyor.
Sonra da yağmur yağmaya başlıyor.
Hava değişimlerinde bazı yaralar kendini
hatırlatabiliyor. Basınçtan oluyor merak
etme.
Ha ben meteoroloji istasyonu oldum yani.
Evet. Ama televizyona çıkmadan önce ara
da meslektaşlarıma haber vereyim. Benim
de biraz havam olsun.
Olur. Veririm. Onun dışında sapa
sağlamsın Defne. Artık 6 ayda bir
kontrol için göreceğim seni.
Güzel çiçeklerini de özleyeceğim.
Sen benim hayatımı kurtardın. Yani sana
ömür boyu çiçek alsam borcumu ödeyemem.
Çok güzel olurdu açıkçası. Ama aramızda
kalsın. Ben sadece görevimi yaptım.
Görev demişken
akşam katılmam gereken bir etkinlik var.
Bana eşlik eder misin? Hem senin içinde
potansiyel bir sürü müvekkil olacak.
Olur olur. Yani zaten dışarı çıkma yalı
uzun zaman olmuştu. Bana da iyi gelir.
Yiğitlemeliste de gelebilir mi yani?
Madem müvekkil avına çıkacağız.
Tabii ki. O zaman akşam 3 silah roller
olarak bekliyorum sizi.
Tamam. Akşam görüşürüz.
Görüşürüz.
Teşekkür ederim tekrar.
Rica ederim. Kendine iyi bak.
e
Günaydın. Günaydın.
Günaydın.
Günaydın.
Ne haber aşkım?
Oh, iyiyim.
Beni ekmişsin takvimde gördüm.
Doktora da tek başıma gidebilirim değil
mi Melon?
Gidersin gidersin. Ama yani
söyleyebilirsin tabii. Yakışıklı,
karizmatik, baklavalı, şahane, Gamzeli
doktorumuzla yalnız kalmak istiyorsa
eğer ben gelmeyebilirim zaten.
Biz akşam onunla bir etkinliğe gidiyoruz
ama İile sen de geliyorsun. İi gelince
anlatırım detayları. Tamam,
gideriz.
Bu arada Turçu Hanım'ın sözleşmesi ne
durumda? Ay, 7. maddeyi değiştirmeyi
sonunda ikna ettim. Nasıl rahatladım
biliyor musun?
Günaydın Defle Hanım. Günaydın Melis.
Günaydın.
Günaydın.
Ay kadın ne inatçı çıktı ya?
Günaydın.
Günaydın.
Kimmiş inatçı?
Her şey de bilme ya. Sana ne?
Sabah sabah yine çok sevimlisin.
Seni görünce öyle oldu.
Atışmanızı artık bir kessek ve çalışmaya
başlasak arkadaşlar. Hadi çok işimiz
var.
Evet. Bu Uğur Bey'i bugün alabiliyor
muyuz? Yalnız herifin o kahvesi var. Ona
göre sadece buçuklu saatlerde
gelebiliyor.
Eee bir saniye bakıyorum.
Yok, bugün mük.
Olur.
Tamam, not ediyorum. Buydu Uğur Bey'in
dosyası.
İnsanlar
hayatlarına devam ediyorlar demek ki.
Ne güzel. Amerika'da yatırım yapmışlar.
Ya oluyor ya. Niye öyle bakıyorsunuz?
Yo, bakmıyoruz
aşkım.
Şey, Mina abla tatilden dönmüş ama
uçaktan inince seni aramış, ulaşamamış.
Bir ara istersen. Ararım birazdan.
Vallahi çok güzelsin
ya. Ya aslında
uzamıştı da ama sen sevdiysen.
Hayır kısa saıyor zaten ya.
Evet. Teşekkür ederim.
Merhaba.
Good morning.
Geldiler.
Good morning. Good morning. Morning.
Tolgacım. Ne haber?
İyiyim. Hoş geldin abla. Nasılsın?
Şey ayrılın bakayım siz böyle dip
dimayın. Ayrı şu and nişanlı mı o benim?
Erkek sonuçta tehlikeli.
Nerede kaldınız siz ya? Röportaj
başlayacak birazdan.
Sevgili eşimle, sultanımla yazın son
tatiline geçen
canım. Hanım
işi biliyor.
Bitmedi sizin şu son tatilleriniz. Sen
hadi o kadar boş yapma baba da git
hazırlan.
Sen bu boş yapmaları falan nereden
öğreniyorsun ya?
Ay kimden olacak? Oğuzdan. Tabii
tabii ya. Bakın Defne'yi çok seviyorum.
Yani hepimiz çok seviyoruz ama bu bu hiç
olmamış. Bu bu olmamış.
Evet. Levent beyciğim.
Bak bak gömleğe bak. Gömleğe bak. Aynı
gömleği giymişiz. Kesin galdurubumu
karıştırdı bu.
Levet beyciğim ya. Hadi hadi git.
Röportaj başlayacak. Hazırlan.
Evlilik hazırlıklarınız devam ediyor.
Tarih belirlediniz mi?
Eee evet 2 ay sonra düğünümüz. Tolga
babama komşu bir yılı aldı. Şimdi onun
restorasyonunu bitirmek üzere.
Şimdiden tebrikler. Yılın düğününü
merakla bekliyoruz. Eee peki Levent Bey,
Bartın Holding'i bugün nasıl
tanımlarsınız?
Şöyle diyeyim.
Daha küçük ama daha güçlü. Biliyorsunuz
Bartiner Holding'in
çok güçlü bir ortağı var. Tolga Eres.
Yarısı Tolga'nın, yarısı kızımın. Ben de
hala başlarındayım.
Şimdilik diyelim.
Eee, geçtiğimiz ayrı projeniz ve mimari
ödül aldınız. Oldukça büyük bir başarı.
Evet. Yani çok mutluyuz ama ben sözü
Tolga'ya bırakmak istiyorum. Ödül onun
çünkü. Eee, teşekkür ederim Levent Bey.
Ben
zor bir süreçti. Yani aldığımız bu ödülü
şahsımdan ziyade ben bütün ekibe adamak
istiyorum. Onlarla yaptık çünkü.
Ha yok. Tolga burada mütevazlık yapıyor.
Çünkü eee, projemizin baş mimarı olarak
başarımızda payı büyük.
Teşekkür ederim hayatım. E ödülle ilgili
Kadir Emir'ın adı geçiyor her yerde.
Kadir
bizim gururumuzu.
Sonra zaten projeden çekildi yani.
Evet. Yani projenin başındaki en önemli
isimlerden bir tanesiydi. Ama işte tabii
kendisi aramızda olmasa da Emind Holding
ekip olarak hala işin başındaydı ama
kendisi yok. Nerede olduğunu bilmiyoruz.
Yurt dışında diyorlar. Ik senedir
görmüyoruz kendisini.
Kadir Emin bugün İstanbul'a geliyor diye
duyduk. Doğru değil mi?
Ha mümkün değil. Yalan haberdir o.
Gelmez.
Vay vay.
Şükürler olsun ya Rabbim. Abim benim.
Selo
ya. Nasıl özlemişim? Ay abim benim. Oh
abim benim. Oğlum dur lan. Vallahi
öldüreceğin ha. Hoş gözlü. Ne var ne
yok? İyi vallah.
Neye bakıyorsun oğlum? Telefonla
konuşurken kadın adı falan dediydin. Tek
başına mı geldin
ya? Yok oğlum arkadaşım. L kim? Bir şey
değil. Kimse yok.
Şey anamların haberi yok değil mi?
Yok yok bu eee açılış hikayesinde ben
böyle yalanladım. Vallah senin ümid
kesmiş Zaar. Hemen de inandım.
İyi daha iyi.
Kimse bilmiyor yani.
Yok abi. Tamam. Çünkü yarın döneceğim
ben de sıkıntı olmaz.
Nasıl ya? Ben temelli geldiğini
sandaydım.
Ne temellisi oğlum ya? Bizim için
kapandı. İstanbul defteri kapandı.
Tamam. Hadi mutla.
O benim canım.
Of of of of.
Çok özledim.
Çok özledim ya. Bu kadar uzun tatil mi
olur? Olmaz.
Olmaz tabii.
Evet. O zaman ailemizin yeniden
buluşmasına, yeni başarılara, güzel
kızımın aşık olup beni salmasına,
cici kızımın iyileşmesine
ve müstakbel damadım
ödüllerine
ve
Mabel Mabel sultanım.
Benim şifa grubum. Hayatım
ben bana yok mu ya?
E tabii tabii. Oğuzun da üniversiteyi
kazanıp yazılım okumasına
süper.
Geçen sabah arabayı vurmasına.
Ne arabası?
Eee, Dilala takılırken şey olmuştu.
Aynen.
Dila kim?
Ya önemli bir şey değil ya. Öyle
anlatacak bir şey yok yani.
Bana bak Özlemi anlatıyorsun o da
anlatacaksın. Ne oluyoruz ya? Onu da
şimdi ben anlatırım. Anlatırım yani.
Defne ben akşam kal diyecektim ama
partiye gidiyormuşsun galiba.
Ne?
Evet.
Nereye? Nereye?
Ne partisi?
Bilmediğimiz meseleler mi var acaba?
Sevgilim şey doktor Ter beyle
katılıyormuş.
Melis söyledi bana da yani.
Ah Melis ya.
Sakın ağzınızı açıp tek kelime bile
söylemiyorsunuz. Ben ilk defa gece
dışarı çıkacağım. Çok çok uzun zaman
sonra. Hem yiğitlemeliste geliyor. Siz
de gelin hep beraber gidelim. Ha
olur olur.
A yok sevgilim biz gidemeyiz. Şey var.
Niye?
E marka eventimiz var bizim.
He doğru ya unutmuşum pardon.
Demek doktor diyorsun. Ha
Defne ne olur yalvarıyorum sana. Bir
şans ver. Bir bak çok düzgün.
Anneciğim annen. Ben anlaşılan
kalkıyorum. Tamam zaten çok işim var.
Eee partnerlerin sözleşmelerini
hallediyor bizim çocuklar. Ben de son
haline bir bakıp yarın getiririm.
Tamam. Yarın sabah ben de ofiste
olacağım zaten. Hep birlikte konuşuruz.
Olur.
Tabii. Sen partiden sonra erken
kalkabilirsin.
Kalkar o uzaktan. Babasının disiplin
genlerini
taşıyor. Yok öyle bir genel aktarı
babacığım.
Hayır ama bakın ben size kaç kere
söyledim. Paslanmaz demir çelik için
sözleşmeye sadık kalacağız diye.
Allah aşkına kızım git ötede konuş ya.
Kafam şişti.
Anneciğim keşke bilsen şu an bu konuşma
ne kadar yok. Eee, şey size demedim ben.
Ömer Bey.
Evet. Be
Hak.
Ay Allah. Anam.
Hoş geldin abim benim. Ş gördük.
Vay vay vay.
Abi Allah ya. Siz benim aklımla mı
oynayacaksınız? Kadir
çık hanım.
Annem. Anam
sen benim yavrum. Annem canımın içi ya.
Niye haber vermiyorsun ya? Hazırlık yap
annem.
Nasıl sürpriz? Ya hiç hazırlıklık bir
şey yok. Ben zaten hani çok kalmayacağım
yarın döneceğim.
Nereye dönüyorsun sen? Yok öyle bir
dünya. Ben sana doymadan hiçbir yere
göndermem ya. Amerika arkandan mı
kovalıyor annem?
Amerika kovalamıyor da biliyorsun anam
İstanbul'da alıyor.
Tamam hep beraber Adana'ya geçeriz. Ha
bak şundaki ana heyecanı işte bu
ya. Yok benim şimdi imza işleri falan
filan var. İşleri halledeceğim. Ondan
sonra dönmem lazım yani.
Yok hiçbir yere göndermem vallahi.
Baks ya. Küçük hanıma bak. Evde
kararları bu veriyor artık.
Aman her yerde kararları o veriyor
artık. Tepemize çıktı iyice.
İyi iyi. Güzel. Abisinin gülü çıkacak
her yere.
Allah'ım ya şükürler olsun sizi bir
arada gördüm yavrularım.
Oy oy maşallah. Hadi gel. Hadi gel.
Dur dur bir dakika. Şey Selo sen bana
bir gelecek şık bir şeyler hazırlat.
Tamam. Benim de şimdi imza işleri falan
var. Ben bir dışarı çıkayım. Gece
geldiğimde bir güzel laflama. Tamam.
İyi tamam. Haydi
şey hanım nerede?
Yerinde abi. Bak sesi de geliyor.
İyi ben gideyim bir göreyim şunu. Tamam
hadi.
Oğlum benim ya. Biliyor muydun?
Biliyordum. Gözünü se
sen biliyor muydun? Sen biliyordun ve
söylemedin mi bize?
Kaç Selo kaç.
Kolay gelsin.
Hoş geldiniz beyim.
Hoş gördük
hanım.
Canımın içi
ne yapıyorsun canım benim? Özledin mi
beni? He bir de kafa sallıyor. Yerim
seni canımın içi.
Vallahi uzun zaman oldu
ya.
E gidi.
Nasip değilmiş be hanım. Ne yapalım?
Çok zarar verdik ona.
Daha fazla zarar veremezdik.
Abim bir elini yüzünü yıkasaydık. He
bari bir iki lokma bir şey yedin abi.
Saatlerdir buradayız abi. Bak başına bir
şey gelecek diye korkuyorum. Ha gelse
keşke selam.
Gelse keşke ölsem de kurtulsam.
Allah'ım ne olur ya rabbim yardımc ol ya
rabbim ne olur iyi et. Vallahi bak tövbe
bismillah bir daha yaklaşmayacağım ben
Allah'ım.
Defney vallahi bir daha yaklaşmayacağım
ya. Ya Rabbim ne olur?
Vallahi yaraşmayacağım ne olur Allah'ım
sen büyüksün.
Vallahi hepsi benim yüzünden.
Ya ben anlamıyorum ki aklım haftalı mı
almıyor? Topladım eşyalarımı gidiyorum.
Nedir anneciğim? Sen bizi bırakıp nereye
gidiyorsun? Beni, evini, aileni. Annem
gitmek zorundayım. Konuştuk.
Ah anneciğim neyin zorunluluğu yavrum
bu? Neden zorundasın güzel oğlum benim?
Bak bu kız, bu cıvıl cıvıl, ışıl ışıl
kız benim yüzümden bir yaşam mücadelesi
veriyor. Benim yüzümden bu halde sırf
hayatının baharında karşısına ben çıktım
diye ya.
Ben kelle bir söz verdim ve o sözü
tutacak. Ben kimseye daha fazla bela
getirmek istemem. Ya kendimi biliyorum.
Ben burada kalırsam bir gün duracağım,
iki gün duracağım gideceğim yine
göreceğim Defneyi. Yine salacağım.
başına belaları. O yüzden ben onunla
aynı yerde, aynı şehirde, aynı ülkede,
aynı kıtada bulunamam.
Tamam. Çok seviyorum. Buluyor
canlarım.
Kısmet değilmiş.
Yarın sabah çıkarız ormana. Tamam. Bir
güzel bir koşalım seninle. He tamam.
Senin yanıklarını yerim.
İyi bir iyi iyisin. İyi gördüm seni
prenses. Hadi görüşürüz yarın.
Gelme gelme. Şimdi değilse orada.
Yiğit bana bak. Şimdi doktor gelince
Defneyle de birazcık ortam alışınca biz
bir bahane bulup fıyacağız. Tamam mı?
Bence kaçacağız. Melis Defne anlar başa
bırakmaya çalıştığımızı.
E anlasın artık. Ne anlarsa anlasın.
Benim umumda bile değil ya. Şu kızın
hayatına düzgün birikirsin artık. Bu
doktor iyi bir aday bence. Çok
yakışıklı,
başarılı, karizmatik. Hem de
arkadaşımızın kalbinden anlıyor.
Deniz, adamın işi bu ya. Saçma sapan
konuşuyorsun ya.
Ne kadar odunsun. Ne kadar odun cümleler
bunlar ya. Kızı da kendine benzeteceksin
diye korkuyorum gerçekten.
Ne varmış bende?
Gıcıksın. Duygusal olarak kabsın derken
yaşta yaşlandın. Dede gibi oldun Yiğit
ya. Teşhis koymayı bırak da doktor
gelsin.
Sus be.
Ateş. Ateş.
Nasıl olmuşum?
Çok güzel olmuşsun.
Ay peri gibi olmuşsun. Biraz özendim.
hayata geri dönmenin hatını.
Sen hep hayatta ol. Benim güzel
arkadaşım. Hep hayatta ol. Seni de
hayata döndürenler inşallah hayatımızda
hep kalmaya devam etsin demişken TER Bey
nerede?
Gelir herhalde birazdan.
Merhaba.
Merhaba. Nasılsınız?
Hoş geldin.
İyiyiz. Sağ olun. Siz
iyiyiz.
Beyaz ışıkların altından çıkabildik
sonunda.
Öyle olur.
E TER Bey siz neler yapıyorsunuz? Hani
ik senedir tanışıyoruz. Çok vakit
geçirdik ama sizin ne yaptığınızı hiç
bilmiyoruz.
Şu aralar yoğunluktan pek bir şey
yapamıyorum aslında. Daha sakin
takılıyorum. Eskiden hareketliydi yani.
Yani benim her günüm hareketli aslında
ama hastanede tabii. Hastalar, krizler,
son saniyeyle hayat kurtarmalar falan
derken aksiyonum bitmiyor.
Hastane dışında peki?
İyi. Eee, tatil günlerimde yeğenimi
görüyor mutlaka. Eve bir sistem kurdum.
Arada müzik yapıyorum.
A,
evet. E, fırsat bulursam yüzerim, ata
binerim.
Neye?
Ata.
Ha şey e Defne de çok sever ata binmeyi.
Atları kimse ki?
Atlar kimsenin tek elinde değil.
Bir gün birlikte bineriz istersen.
Olur olur. Neden olmasın?
Kalbine iyi gelmez belki.
Dayanır dayanır. İçini biliyorum.
Doğru gördünüz.
Gülmek insanın ömrünü uzatır derler ama
seninki karşındakine de iyi geliyordur
kesin.
Tabii bilgi değil bence.
İyi ki tıbbi ama ikincisi benim teorim.
Üstüne çalışıp ispatlamayı çok isterdim.
De eee eski müvekkillerimizden iki
tanesini gördük de biz bir avaş çıkalım.
Onları tekrardan alalım kazanalım. Sizi
de bir tık yalnız bırakacağız artık.
Kusura bakmayın lütfen.
Görüşürüz.
Görüşürüz.
Görüşürüz.
Sizin galiba.
Teşekkür ederim.
Rica ederim.
Ee
başka neler yapıyorsun?
Yine mi?
Kalbim sızladı
vallahi. Yağacak diyorum ya. İnanmıyor
musun? Sızlıyor işte.
Ben gözümle gördüğüme inanırım.
Hoş geldiniz Kadirim.
Hoş gördük.
Çok sevindim gelmeli.
Vallahi biz de sevindik. Hani sizi
kırmayayım diye geldim ama yarın
döneceğim yani çok kalmayacağım. Ailemi
göreceğim, gideceğim.
Çok haklısınız. Biz bugün imzaları attık
ama ortaklarım da sizi görmek istiyor.
Olur.
Uzun sürmez.
Görüşelim.
Benimle dans eder misiniz?
Yani pek beceremem.
Ben de beceremem.
Bak iki senedir evdeyim diyorum.
Yani ben de evde olmasam da ederim
diyorum.
İyi ki hareket biliyorum.
Hayırlı akşamlar.
Oo
iyi misin?
İyiyim.
Başım döndüm. Biraz
hızlı geldi galiba.
Bir şey olmaz bayılırsan doktor burada.
Sen tadını çıkar.
Kalbim biraz.
Ben bir su alıp geleyim o zaman.
Tamam
Melis, Defne'yi hemen çıkar buradan.
Kadir burada.
Melis duyuyor musun?
Sen
uyurken
hasretin dökülür gecelerden. Sokaklara
gelir yüreğime çöker.
Gelir yüreğime çöker.
Her gün başka bir pencerede
sensizliğin
yollarına
bakar
ve boynunu büker.
Her gün başka bir pencerede
sensizliğim
yollarına
bakar
ve boynunu büker.
Ben bir tek kadın sevdim.
O da sensin.
O da sensin.
Ben bir tek sende yandım. Aleplendim,
delilendim.
Ben bir tek adam sevdim. O da sensin. O
da sensin.
Ben bir tek sende yandım.
Alevlendim,
delilendim.
Ben bu sevdayı
yemin bildim, söz bildim.
Ben bu sevdayı kutsal bildim.
Sen uyurken
hasretin dökülür gecelerden.
Sokakları
gelir yüreğime çöker.
Gelir yüreğime çöker.
Her gün başka bir pencerede
sensizliğim
yollarına
bakar
ve boynunu büker.
Her gün başka bir pencerede
sensizliğim
yollarına
bakar
ve boynunu büker.
Ben bir tek kadın sevdim.
O da sensin.
O da sensin.
Ben bir tek sende yöndüm.
Aleplendim,
delilendim.
Ben bir tek adam sevdim. O da sensin. O
da sensin.
Ben bir tek sende yandım.
Alevlendim,
delilendim.
Ben bu sevdayı
yemin bildim, söz bildim.
Ben bu sevdayı kutsal bildim.
Ben bu sevdayı yemin bildim, söz bildim.
Ben bu sevdayı
kutsal bildim.
Yapma deş
yapma.
Yapma. Söz verdin kendine. Yapma
yapma.
Bugün de atlatacaksın Defnem. İki yılı
atlattın. Bugün de atlatacaksın.
Defnederin.
Merhaba.
Siz. Ay sen kimsin?
Niye beklemiyorsun?
Sabahtan beri peşinde koşdu biz resmen.
Pardon. Ne oluyor? Defneerin siz
misiniz?
Evet oymuş. Sorduk biz.
Eee, kusura bakmayın anlamadım. Ne
oluyor bu çocuk?
Biz içeriye geçebilir miyiz?
Yolu açın da geçelim.
Alio, durur musun?
Çocuk kim? İyi günler. Aile ve Sosyal
Hizmetler İl Müdürlüğünden geliyoruz
biz.
Küçük Bey dün gece karakolun önüne
bırakılmış. Geldiğinden beri sürekli
sizin isminizi sayıklıyor.
Eee, bakın bir yanlışlık olmalı. Çünkü
ben bu çocuğu hayatımda daha önce hiç
görmedim.
Defne Hanım şöyle özetleyeyim. Ali dün
akşamdan beri bizimle birlikte. Annesi
orada yok. Noterden bir yazı almış
annesi. E orada vasisi siz
görünüyorsunuz.
Vasi mi?
Evet.
Ben görebilir miyim yazıyı?
Tabii.
Buyurun.
Annesi kimmiş?
Kader Eminda.
Ne?
Tanımıyor musunuz?
Bakın ben şey
ben Kaderemini daha hayatımda daha önce
hiç görmedim. Yani biliyorum ama benim
bir eee şey
tanıdığımın kardeşi.
Tamam hanımefendi o zaman siz bir arayıp
konuşun. Bize ulaşsınlar. Vasi
olduğunuzu kabul etmiyorsanız eee çocuğu
koruma götürmek zorundayız.
Anladım. Eee,
tamam. Eee, şey,
benle ilgileneceğim.
İyi günler. Selametle.
Peki, bir sorun olursa bize lütfen
ulaşın.
Tabii tabii.
Kolay gelsin. Sağ olun. Buyurun
arkadaşlar. Hadi görüşürüz.
Küçük sevimli.
Nasıl
evine diyorum. Çok güzelmiş. Sana yeter.
E
şöyle yapalım.
Ben bir üstümü değiştireyim. Sonra
seninle bir oturup konuşalım. Tamam mı?
Bizi uyar.
Biz
size uyar.
Anladım.
Ya bu rüya değilmiş. Gerçekmiş.
Şaka olmalı herhalde bu değil mi?
Şakadır herhalde.
Televizyon yok mu ya burada?
Alo. Alo. Yiğit'i alıp hemen bana gelmen
lazım.
Evimde küçük bir Emin dağ var. Kader
Emind'ın çocuğu.
Çok şakafik.
Bayağı gerçek.
Ne güzelmiş ya.
Evet.
Artık bana anlatır mısın annen nerede ve
seni bana niye bıraktı?
Önce bir tanışalım.
Ben seni tanıyorum Defne ama sen benim
ismimi sormadın.
İsmin ne?
Ali. Memnun olduk.
Memnun olduk Ali.
Evet
Aliciğim. Artık tanıştığımıza da göre
bana anlatır mısın? Annen nerede?
Bir eşi varmış. Onu halledip gelecekmiş.
Ne işi? Ne kadar sürer
bilmiyorum. Uzun bir işmiş.
O gelene kadar sen bana göz kulak
olacakmışsın.
Baban.
Babamı hiç görmedim.
Annem sadece biz ikimiz varız dedi.
Bunu Defne ablana verirsin dedi. Çok
seviyormuş, çok güveniyormuş. O hiçbir
davayı kaybetmez dedi.
Sevgili Defne Ali 6 yaşında. Laktoz
alerjisi var.
Unutursan zaten kendisi hatırlatır.
Kendi kendine okumayı öğrendi. Yanında
konuştuğun her şeyi çaktırmadan dinler
ve çok konuşur. Ama dünyanın en güzel
kalpli çocuğudur. Şu an bana ne kadar
kızdığını, hiç tanımadığım bir kadının
sana böyle büyük bir sorumluluk
yüklemesine anlam veremediğini tahmin
ediyorum. Haklısın. Ama çaresiz bir
annenin sığınacak hiçbir limanı
kalmadığında neler yapabileceğine
inanamazsın.
Ben de inanamıyorum kendime, oğlumu
birine teslim edip gidebildiğime.
Bunu hiç yapmadım bugüne kadar.
Beni hiç tanımıyorsun
ama ben seni çok iyi tanıyorum. Benim
hayatımda çok önemli izler bırakan iki
adam da seninle kesişti bir şekilde.
İkisini de iyi tanırım. Kimseye
güvenmezler. Kolay kolay sevmezler.
Ama sana güvendiler,
sevdiler.
Ben de seni merak ettim uzun zaman önce.
Şimdi senin hakkında yakın
arkadaşımmışsın gibi çok şey biliyorum.
Seni seçtim. Çünkü oğlumu
bırakabileceğim kimsem yok. Senin kapına
gelip Ali benim diyecek insanlara şunu
söyle lütfen.
Kader sizi çok sevdi. Hala seviyor ama
sizden uzak olduğu için bir gün bile
pişmanlık duymadı.
Ben isterim ki oğlumun vasisi hep sen
ol. Ama bunu yapmayacağının, vicdanının
ağır basacağını da tahmin ediyorum.
O nedenle Ali için en doğru kararı ve
kime teslim edeceğini senin seçmeni
istiyorum.
Ben hala kızgınım. Hala kırgınım. Bir
kadın, bir avukat olarak tercihi sana
bırakıyorum. Umarım oğlum için geri
dönebilirim. Umarım ona yeniden
kavuşurum. Sevgiler. Kader Emin.
Oğlum dök dök. Kaşık kaşık dökme. Dök
şunun hepsini. Selim bu ne ya?
Ya zehir gibi acı olacak. Yemin ederim
yemeyeceğiz ha. Ana
ya. Kadir öyle seviyor.
Zeyna kızım. Kurban olayım şunları.
Azıcık düzgün sar. Ne onlar öyle eciş
büciş. Ay hiç de yakışmıyor eline. Ben
seni nasıl eğitemedim ya?
Zaten sen en başta bana bu görevi neden
verdin ben onu anlamadım.
Şu kızları getir de kızlar yapsın lütfen
ya.
Anneciğim kızlar kıyma çekiyor gülüm
benim. Hadi acele et. Hadi abine
yetiştirelim. Hadi
yetişir abime de
keşke gitmese bir yere.
Ah kara kuzum benim ya. Tutturdu.
Döneceğim de döneceğim diye.
Ya biraz neşelenin ya. Abim burada bak
evin neşesi de yerine geldi ha.
Değil mi?
Ay
hep bu kem gözünün yüzünden.
Kem gözünün yüzünden oğluma hasret
yaşıyorum ben. Memleketine de dönmüyor.
Dün gece de bir tuhaftı o değil mi
ya? Ana kurban olayım. Bak bu mevzuları
falan hiç açma. Duyacak. Olay çıkartacak
şimdi.
Yalan mı Selim? O kadın yüzünden ülkeyi
terk etmedi mi benim çocuğum? H anayım
ben ya. Ben iki senede bir mi göreceğim
bundan sonra çocuğumun yüzünü? Anneciğim
bak kaç kere konuştuk bunları. Değil mi?
Sen bunları kaç kere söyledin? Bari abim
buradayken konuşmayalım da şimdi tadımız
kaçmasın lütfen.
He geliyor bak. Allah'ın adını andım
bak. Ana açma konuya.
Abim benim
abim.
Vay vay vay vay. Kıyafetler veriliyor
falanlar filanlar. He
yavruma yapıyorum.
İyi yapıyorsun. Sen de daha ne kadar
güzel olmamış yine. Vallahi eline
sağlık.
Hiç hiç yakışmıyor eline.
Sen bana yapıyorsun anan da benim
toplantım var ona gideceğim. Oradan uçak
var.
Kurban olayım annem. Ne olursun ne
olursun birazcık daha kal. Ne olur annem
kalamam sultanım. Gitmem lazım.
Ben hiç alışamıyorum ama senin yokluğuna
Kadir ya.
Annem ya ne zaman döneceksin sen Temelli
evine
ya? Gülüm bak defalarca konuştuk bunları
yapma. Benim için İstanbul defteri
kapandı. Yok burası benim için artık.
Sen onun yerine kır şu inadını da gel
oraya. Bak ne güzel göllüler var.
Hayvanlar var. Doğa
ya. Benim ne işim var elim gavur
memleketlerinde? Allah sen ya.
Ya bir gelsen seveceksin de işte ön
yargı abi.
Neyse tamam.
Sen her şeyin en iyisini bilirsin. Bir
şey demiyorum ama bak yeminle şu
yaptıklarımdan yemeden hiçbir yere
göndermem. Uçak mıçak anlamam ben ha.
Ey tamam kaçış yok. Yiyeceğiz bari şunu
yedirmeyin bana.
Yok bununla başla.
Can can canlı gideyim bari
ya.
Resmen küçük adam bu.
Biz ona çocuk diyoruz. Melis
şaka mı bu ya? Bu da mı başımıza
gelecekti? Bu ne?
Neden senin evinde?
Bütün bu soruların hepsini ben kendime
sordum zaten. Bir bu bir şaka değil.
Bayağı bayağı gerçek.
İki, niye benim evimde?
Hiçbir fikrim yok
yani. Ne olacak şimdi? Bu sende mi
kalacak?
Bu değil. Ali benim adım.
Burada yer mi yoktu? Oraya oturdunuz.
Ay bir de bilmiş ya.
Defne
h
ne yapacaksın yani? Annesini falan
arayalım.
Arayalım tabii. Yiğit arayalım bulalım.
Nasıl bulacaksak. Ya Kadir Emin Tolga
Erez'in yıllardır arayıp arayıp
bulamadığı Kader Emin biz iki günde
nasıl bulacağız Allah aşkına ya?
Numarası da mı yok?
Yok, sordum yokmuş. Ne numarası ya?
Yiğit sende Allah. El kadar çocuk ne
yapmışsın numaradan?
Diyeceğim de bunda da her şeyi anlayacak
tip var.
Benim zekam yaşıtlarından ilerideymiş.
Öyle dediler anneme.
Siz niye sıkışıyorsunuz orada ya?
Ay bu her şeyi duyuyor. Biz şuraya
geçelim.
Alemsiniz siz ya.
Bak şimdi sıkışmıyoruz burada. Orada
konuşacağız birazcık. Seni dinledik
yani.
Delireceğim ya. Aklım almıyor ya. İnsan
tanımadığı birine küçücük çocuğu bırakıp
nasıl gidebilir ki?
Visi atmış bir de beni
şeyde eee notar belgesinde adresi
yazıyordu. Yiğit belki buradan bir şey
yapılabilir. Sen bir araştırır mısın?
Tabii tabii. Ben karakola giderim. Bizim
çocuklara da söyleyeyim. Araştırırlar.
Allah aşkına.
Allah aşkına şu yazılanlara bir bakar
mısınız? Bakayım.
İnsan hiç tanımadığı birini, hiç daha
önce hayatında görmediği birinin nasıl
çocuğunu bırakabilir? Nasıl bana böyle
bir sorumluluk yükleyebilir? Benim
aklıma almıyor. Yani ben düşündükçe
deliriyorum.
Kime teslim edeceğini senin seçmeni
istiyorum.
Kime derken?
Bilmiyorum. Bilmiyorum. Ben düşünce
çocuğun kime teslim edileceğine ben
nasıl karar verebilirim? Ben kimim ki
ya? Ben kimin? Dış kapının dış
mandalıyım ben. Aşkım sakin ol. Sakin
ol. Biz senin yanındayız. Her şeyi
atlattık. Bunu da atlatırız bir şekilde.
Tamam mı?
Aynen öyle. Sen bize bir şey söyle. Biz
yapalım.
Şöyle yapalım.
H
Melo sen Tolga'ya git. De ki kaderin bir
çocuğu varmış
neye göndermiş de. Yani haberi olsun
bilmiyorum ki haberi olsun işte. Tamam
aşkım.
İi sende
Emin daha çiftliğe rota oluşturuldu.
İyiydi. O iyi yolculuklar diler.
Yapar mısın gerçekten?
Tabii ki yaparım. Öpüyorum sizi. Gitş.
İyi ki varsınız. Sen de öyle.
Ne kütüp abi? Bendim.
Tamam.
Teşekkür ederim. Eline sağlık. Hoş
geldiniz Süzan Hanım. Biz tatilden döner
dönmez yine buradasınız. Ne hoş
ya ne yapayım? Özlüyorum minnoşumu
Levent Beyciğim. Kaç günlüğüne geldiniz
acaba?
E işte geçen seferki gibi 34 gün kalırım
dönerim Bursa'ya.
Harika. Harika.
Şuraya baksana.
Burayı kaçırmadın mı?
Yook. Bende de aynı ya. Tamam.
Aynen. Senin daha renkli olan.
Daha renkli biraz daha sana göre. Evet.
Ben mavi tasarlamayı düşünüyorum burayı.
Benim bugün yine bizim yalıya gitmem
lazım. Çocuklar harıl harıl çalışıyor
kardeşim.
Ya tamam kardeşim. Aldığın yılı
yaptırıyorsun da oğlum sen nikah tarihi
de almışsın. Sen ciddi ciddi yani
özlemle evlenecek misin
ya? Yavuz kaç lira aynı şeyi soruyorsun
kardeşim? Yeter ama ya.
Ya tamam seviyorsun
tamam değer veriyorsun da onun babası
Leventar.
O gün geldiğinde özlem seçimini yapacak.
Ya ben ya da babası.
Hadi işimize. Hadi hadi hadi bakalım
işimize.
Hiçbir şey yokmuş burada.
Sen hiç yemek yemiyor musun?
Diane yiyorum tabii.
Evde mi yemiyorsun?
Daha çok
işte yiyorum diyelim.
Sen de annem gibi çok çalışıyorsun
demek.
Annen çok mu çalışıyor? Ne iş
yapıyorsun? Büyüklerin işleri bizi
ilgilendirmez.
Ne yiyeceğim ben? Fıstık ezmen var mı?
Fıstık ezmem vardı ya. Dur olacaktı
şurada bir yerde. Dur bakayım.
Heh.
Allah var.
E son kullanma tarihine bak.
Son kullanma tarihine
bakayım. Tabii. Ben son kullanma tarihi.
Heh. Tamam ya. Geçmemiş son kullanma
tarihi. Vallahi mis gibi. Oh. Tamam mı?
Uyar mı sana? H
uyar.
İyi. Tamam.
Süt bulabilir miyiz peki?
Süt.
Süt buluruz. Ben hemen sipariş veririm.
Ben şeysiz süt içiyorum ama. Lak l
sus. Laktozsuz.
Heh. Ondan.
Heh. Ondan. Tamam. O zaman Alibe'ye bir
laktozsuz süt.
Evet,
sütünüz sipariş edildi. Başka bir
isteğiniz var mıdır?
Yok.
Yok mu?
Hı hı.
Tamam o zaman ben şimdi hemen
ekmeklerimizi hazırlıyorum.
Bugün kahvaltı çok geç kaldı ama olur
öyle. Sıkıntı yok.
Olur değil mi ya? Sıkıntı olmaz yani.
Hı. Ama şuraya bir televizyon alalım ya.
Televizyon oraya olmaz sanki ama şuraya
belki olabilir. Desen
çok mu televizyon izliyorsun? Hı?
Televizyon olmazsa sıkılırım.
Hem çok çalışıyorum dedin. Ne yapacağım
evde seni beklerken?
Belki benimle kalmazsın. Iıı,
sevdim burayı.
Seninle yaşarım.
Sevgilin var mı senin?
Yok.
Niye durdun? Sevdiğin birim var.
Benim de var.
Aa,
bak sen.
Kimmiş o? Bakayım.
Dur bekle geliyorum. Gel, gel.
Bu okula gidiyor. Fransa'da tatilde
tanışmıştık.
Beni de o okula gönderir misin?
Evleneceğiz biz büyüyünce de ondan.
Aa, biraz erken değil mi bunu düşünmek
için? Hı?
Sen çocukları okutuyormuşsun. Annem öyle
dedi.
Burs vermişsin çocuklara.
Ali,
annen benim hakkımda sana başka ne
anlattı?
Bir kere masalan bir tane çiçek varmış.
Yeniden yaşatmışsın.
Hoş geldin Rulf Hanım. Özledik sizi.
Teşekkür ederim. Ben de öyle. Bu nereden
çıktı biliyor musun? E Tolga Bey
koymuştu masanıza. Geçmiş olsun çiçeği.
Anladım. Sağ ol. Demek ki ofiste ajanım
vardı kadereminde.
Ne dedin?
Hiç
bunlar yeter mi sana? Başka bir şey
ister misin? He. Başka bir şey
hazırlayayım mı?
Iıı, bir kebap değil tabii.
Ya ben vallahi bittim. Ana şittin mi ya?
Yok öyle. Bittim mittim. Haydi bakayım
bunlar yenecek ekmeksiz. Hadi
ya. Hareket edemiyorum
oğlum.
Uçağı kaçıracağım ya.
Allah Allah. Nerede bulacaksın elin
Amerika'sında böyle şeyleri? Sen ye.
Haydi.
Ne oldu? Sen bunların iki katını yerdin.
Miden mi küçüldüm?
Aman unutmuş oralarda gülüm Adanalılığı.
Ziyade olsun. Abi Yiğit Bey geldi bir
şeyler söyleyecekmiş.
Bunun ne işi var burada ya?
Kusura bakmayın böyle habersiz geldim
ama.
Estağfurullah. Hoş geldin. Nasıl mısın?
Hoş bulduk. Çok sağ olun. Çok sağ olun.
Eee, bir şey konuşmamız gerekiyor.
Konuşalım. Yani öyle özel bir şeyse
çalışma odama geçelim.
Yani aslında sizler de duysanız iyi
olur.
Allah Allah. E buyur sendeyiz.
Kız kardeşiniz kader hayattaymış.
6 yaşında bir oğl.
Sen ne diyorsun ya?
Sen ne diyorsun Yiğit?
Ana duyuyor musun? Kader hayatta diyor.
Neredeymiş kızım?
Nerede peki? Burada mı?
Ben bilmiyorum Kader Hanım'ın nerede
olduğunu.
Yeğenim mi var benim?
Sen ne anlatıyorsun ya? Torunum nerede?
Hem hem. Sen nereden biliyorsun bütün
bunları?
Ali'yi buraya bırakmış.
Ne? Ali mi? Ana duyuyor musun bunları?
Ali miymiş? Adı
nerede peki? Kader burada mı?
İstanbul'da. Vasisine bırakmışlar.
Kim vasisi?
Burada. Nerede? Götür bizi. Vasisi kim?
Vasisi
oğlum. Söylesene
ya. Konuş konuş.
Vasisi Defne.
Sö ne?
Defne de şu an yeniz.
Mesaj geldi sana.
Dur elimi kurulayım bakıyorum.
Yiğit yazmış. Kadir geliyor.
Ne
mesajda? Öyle yazıyor. Kadir geliyor.
Ne oldu? Niye öyle üzün?
Kadir kim?
Ali
ben şimdi seni bir abiyle
tanıştıracağım. Tamam mı?
Kadirle mi?
Kim o?
Meyve unuttuk ya. Meyveleri yıkıyordum.
Vallahi aklımı başımdan aldılar. Daha
sonra meyve doğacağım. Hadi hadi.
Bakın size. Ay.
Kimi götürdü?
Çok
gel. Ver. Aho.
Hoş geldin
hoş geldin melişciğim.
Levent beyciğim çok teşekkürler.
Ay güzelim gel.
Ay
Allah siz nasıl burada oturuyorsunuz ya
böyle? Buranın havası kirlenmiş.
Hayda.
Hadi abiciğim. Ben kaçtım. Benimki
geldi. Şimdi giriş yine
nereye kaçıyorsun ya böyle paytak
paytak? Ne oldu Melis? Beni aldattığın
kadının yanına mı gidiyorsun? Git
özlemişsindir zaten. Git.
Kaçtım ben kardeşim.
Kaç. Kaçmayabilirsin zaten. Nel? Allah
Allah.
Ya bir şey yapmıyor musun ya? Ne
yapıyorsun ya? Zaten aldatılacak kadar
şey saçma.
Ben soracağım hesabını merak etmedim.
Hoş geldin Melu. Hayır ola.
Hadi gel. Ayakta kaldın otur.
Aslında ayakta olmam daha iyi ya. Siz
bana bakarken söylemem gereken önemli
bir şey var çünkü.
Eyvah,
korkuyorum.
Eee, Kadir'in
kardeşi Kader Emin var ya.
Hı h.
O, o yaşıyormuş.
Ne?
Ne diyorsun yaz?
Evet.
Nasıl yaşıyormuş? N döndü mü? Ne yaptın?
Nerede kader?
Ne alaka? Şimdi Melis bu konu? Hı. E sen
aşkım kafanı şimdi sinirini bozma. Biz
seninle yalnız şey yap.
An bir dakika. Ne yış? Hayır olmaz öyle
şey. Ben ben de duyacağım ya. Eski
sevgilinle ilgili konu neyse. Benim
kaderi görmem lazım. Nerede kader?
Nereye ya? Koştur koştur. He
Özlem bir dur.
Ne yapacaksın? He ne yapacaksın? Kadere
mi koşacaksın şimdi? Ne saçmalıyorsun
sen Tolga?
Ya bu eski sevgili meselesi değil.
Hassas bir konu Özlem sana bunu daha
önce anlattım. Bu kadın benim yüzümden
yıllardır kayıp. Bir saniye, bir dakika,
bir dur.
Kızım önce bir dinle istersen. Ha
neyi dinleyeceğim baba?
Nerede kader? Nerede? Benim onu görmem
lazım.
Kaderi göremezsin.
Ne demek kaderi göremem? Kadir mi buna
mani olacak? Yani mi engel olacak
bundan? Ne demek göremem?
Bir dakika. Bir dakika. Kadir ne alaka
ya? Kadir burada değil ki aslında. Kadir
burada. Nasıl yani? Defrenin haberi var
mı?
Konumuza dönebilir miyiz? Kadir mi
tutuyor? Kaderi nerede? Kader, kaderi
görmek istiyorum. Melis insan gibi
anlatır mısın? Bak çıldıracağım ya.
Tamam. Eee,
biz kaderin nerede olduğunu bilmiyoruz
ama
çocuğunu yollamış.
Ne?
A çocuğu.
Çocuk.
Çocuk.
Evet. 6 yaşında bir erkek çocuğu.
Bir dakika.
Benim mi? Benim mi çocuk?
Ne demek benim ya? Ne demek? Ne dem?
Nasıl bir soru bu böyle? Fenalaştı.
Tolga dur çocuk.
Tolga
yani bir şey söyleyeceğim. Tutuyor mu
yani? Hesapladın mı? Mümkün mü böyle bir
şey?
Skandal.
Bilmiyorum Özlem. Ben de seninle
duyuyorum şu anda.
Özlem.
Özlem
Özlem. Kızım
kızım. Bir dakika.
Çocuk nerede? Kimde?
Defne.
Defneede mi? Ne alakası var?
Ne alakası var?
Bilmiyorum. Annesi vasi tayin etmiştir.
Annesi vasiyi tayin etmek ne demek ya?
Vasi
ay bana bir şeyler oluyor.
Anne dur aşkına
sakin ol.
Tolga nereye gidiyorsun? Bir dur. Bir
anlat.
S
Yani varmış.
Öyleymiş.
Y ben bilmiyorum kaderin diye
sana bıraktı.
Eğer bizi bulmadı.
Bilmiyorum.
Yine kayıplara karıştı. Bir noter
kağıdı.
Bir de mektup bırakmış.
H
Görebilir miyim? Yani
ben hiçbir şey söylemedim. Senin kim
olduğunu bilmiyor. Sadece seni bir
abiyle tanıştıracağım dedim. O kadar.
İstersen dayısı olduğunu hemen söyleme.
Şoka girmesin çocuk.
Zaten yabancı bir yerde.
Neler yaşadığını bilmiyorum.
Girebilirsin.
Ali,
Ali gel.
Annem çok hareketliyim diye alıyor
bunlardan.
Bir tek bu oturtuyor seni diyor.
Kadir ben koçum.
Biliyorum.
Defne abla söyledi.
Arkadaş mısınız siz?
Ali demek. Senin adına
annemin en sevdiği isim.
Biliyorum.
Senin adın Kadir. Annemin adına
benziyor. Kadir. Kader.
Alin. Annen nerede?
İşi var.
Ne zaman bitecek işi?
Bilmiyorum onu ama geri gelir.
Beni bırakmaz böyle.
Nerede?
Nerede?
Tonka bir dakika.
Kaderle ilgili bir şey söylemedim mi
sana?
Tonka
Kadir içeride.
Sen mi çağırdın?
Bak ikimize de haber vermem gerekiyordu.
Sonuçta o da çocuğun dayısı.
Ya ben de onun
bir şey söyledim mi sana? Tepel benim
çocuğum olabilir mi? Bir şey biliyor
musun?
Bak nasıl olmuş?
Çok güzel olmuş. Çok güzel yapmışsın.
Merhaba Ali.
Merhaba.
Eee,
benim anneni görmem lazım.
Nerede olduğunu biliyor musun?
Ne işin var lan senin burada?
Bağırma lan bana bak. Hayırdır?
He tamam. E biz içeri girelim. Gidelim.
Gel bakalım.
Oğlum senin ne işin var burada? Bu
çocuğun yanına yaklaşmayacaksın.
Sana mı soracağım ben?
Bana soracağım tabii.
Oğlum bak seni şimdi var ya burada
defne defne
tamam tamam yok bir şey. Beyler
sesinizi biraz alçaltsanız mı acaba? Hı.
Ş. Tamam tamam korkma. Hiçbir şey yok.
Bak şöyle yapalım mı? Melis ablan sana
bir evi gezdirsin. Bak bakalım nerelerde
neler varmış. Olur mu? Hı? Hadi beni
kırma. Hadi.
Oş. Gel bakalım.
Siz ne yaptığınızı sanıyorsunuz?
Çocuğumun öü kopardınız ya.
Çık git buradan. Benim sinirimi bozma.
Lan sen kimi kimin evinden kovuyorsun?
Hangi sıfatla?
Oğlum asıl sen kimsin? Ben dayısıyım bu
çocuk.
Lan bu çocuk benimse.
Tolga düzgün konuş.
Lan konuşmazsam ne olur oğlum? Bu çocuk
benimse sen ne yapacaksın o zaman?
Ben alacağım yeğenimi. Sen de onun
yanına bir daha yaklaşamayacaksın.
Anladın?
Yeter.
Yazıklar olsun ya ikinize de. Yazıklar
olsun.
Ben kaderi şimdi çok daha iyi anlıyorum
biliyor musunuz?
Dış kapının dış mandalı bir kadına
sizden daha çok güveniyor çocuğunu
bırakmak için. Ben daha iyi anlıyorum
onu.
Avukat laflarına dikkat et.
Etmezsem ne olur? He? Etmezsem ne olur?
Ne yaparsın?
Bana bakın. Şimdi ikiniz de evimden
hemen gidiyorsunuz. Hemen.
Defne.
Ne defne ya? Ne defne? Siz küçücük el
kadar çocuğu ne kadar korkuttuğunuzun
farkında bile değilsiniz. Ama sizde
değil ki kabahat. Sizde değil kabahat.
Kabahat size haber verende.
Ben yeğenimi almadan şuradan şuraya
gitmem.
Bana bak Kadir Emin Dağ. Yeğeninin
vasiyesi benim. Burası da benim evim.
Git sakinleş. Aklını başına topla.
Geliyorsan öyle gel.
Sen de Tolga. Lütfen, lütfen.
Sen kime patronluk kastıyorsun avukat?
He sen hayırdır?
Sen hayırdır asıl. Sen kimsin ki bana bu
şekilde davranıyorsun?
Ben bu çocuğun dayısıyım.
O yüzden alacağım, götüreceğim olması
gerektiği yere. Bana bak, başlarım senin
sinire. Al sinirini de git. Yoksa polis
çağırırım. Uzaklaştırma kararı
aldırırım. Bir daha da yeğenini rüyanda
görürsün. Tamam mı? Git sakinleş. Kafanı
topla. Aklın başına gelsin. Öyle gel.
Geliyorsan.
Alif
ay
defreye gitme.
Yap oturun dün gitmeyin bir yere panit
yapmayın oturun oturun.
Aradım açmıyor.
Oturun oturun. Açar o açar. Tolga
yanında. Merak etmeyin. Panik yapmayın.
Yalvarıyorum panik yapmayın.
Levent Bey. Ay bu Kadir yine kızımın
kafasını karıştırmaz inşallah ya.
Yok yok karıştırmaz. Kadir iki senedir
yok ortalıkta yani. Kendi bıraktı gitti.
O bulmuştur birini. Adamın hayvan gibi
serveti var. Kapmıştır biri.
İnşallah. İnşallah inşallah. E şey
nasıl? Özlem nasıl?
Özlem çok kötü.
Em çok kötü gitti kızımın kafası. Ya
çocuk Tolgadansa ha ya kızımı terk
edersin.
Yok yok Levent Bey ne alakası var
hayatım? Öyle bir şey değil bu.
Başımıza kalır. O yüzden vallahi ben
söyleyeyim Oğuz'un da gideceği yok.
Suzan da yerleşik yaşama geçer yine.
Ne alakası var şimdi Levent Beyciğim ya?
Aşk olsun hayatım ya. Allah Allah. A ay
Levent Bey ya. Aman gitmez öyle bir şey
olmaz.
Ablacığım ağlama artık yeter. Bak harap
ettin kendini.
Nasıl ağlamayım Oğuz ya? Adam çekti
gitti baksana
ya. Gelecek elbet.
Bak hadi gel senin bir elini yüzünü
yıkayalım.
Ben istemiyorum
ya. Ne yapacaksın? Ağlayacak mısın
burada bütün gün? Evet, ağlayacağım. O,
gider misin lütfen?
İyi ağla ama ben de gitmiyorum.
Buradayım
ya. Çocuk gerçekten onu olsun. Hı.
Ya ablacığım canım benim. Böyle yani hiç
bilmediğimiz olmayan bir olay için
kendini kahrediyorsun farkında mısın?
Ya onu sanma
ya terk eder giderse beni. Saçmalama
olmaz öyle şey.
Ayrıca sen yalnız mısın ya? Ben varım
ya. Kardeşin var senin. Hadi toparlan
toparlan.
A oo bakayım bir. Ay
çok çirkin oldun ya sen.
Niye ya? Ay çocuktan olmasa bile bu
yüzden terk edecek seni.
Yok yok
erkek kardeşi terör.
Ah şöyle ya. Gül biraz. Ne güzel
oluyorsun gülünce.
Hoş abi.
Hoş buldun kardeşim ya. Bize müsaade
eder misin?
Özlem ben senden özür dilerim.
Öyle bir anda çıktım gittim.
Haberi duyunca aklım gitti yani.
Korkuyorum Tolga.
Ben de korkuyorum.
Neden bırakmış peki
Tolga? Olabilir mi? Yani babası sen
olabilir misin sence? Ha
bilmiyorum. Bilmiyorum yani.
Bilmiyorum ama öğreneceğim.
Belli ki zor bir süreç beni bekliyor.
Yanımda olmanı istiyorum.
Anlayış göstermeni istiyorum.
Karakolu annesi bırakmadıysa başka kim
bırakmış olabilir ki?
Kamera kayıtlarında da mı bir şey yok?
Anladım, anladım. Tamam, sağ ol.
Yok, yok hiçbiz, hiçbir şey yok.
Delireceğim ya. Kafa giyeceğim.
Ben de Chicago'daki adrese baktım. Yani
kaç yıldır orada yoklar. Orada
yaşamıyorum demiş.
Ali
siz Amerika'da nerede yaşıyordunuz?
Chicago ama adresi ezberlemedim.
E en azından hangi şehirde olduğunu
biliyoruz.
Milyonlarca insanın yaşadığı şehir değil
mi? Tabii hala oradaysan. Biz birazcık
sıkıldık, çok şey çizdik. Bir de
birazcık.
O zaman şöyle yapıyoruz. Siz ofise gidip
işleri hallediyorsunuz. Biz de Ali ile
bugün biraz eğlenelim. H moralimizi
toparlayalım. Ne dersin?
Ne yapacağız?
Bilmem. Böyle senin sevdiğin şeylerden
yaparız. Mesela film izlemeyi seviyor
musun? Sinemaya gidelim mi?
Olur.
E süper. Plan buldunuz o zaman.
Sonra da parka gideriz. Olur tabii
gideriz ama önce senin bir üstünü
değiştirelim olur mu? Çok hoşsun ettim.
Bugün terlemişsindir.
Tamam.
Yardıma ihtiyacın var mı?
Sıkıntı yok. Hallederiz.
Ellerini böyle mi yaptın?
Bu resmen küçük Kadir.
Yiğit sakın
öyle kan çekmiş yani.
Ne yapsak? Bir daha mı arasak acaba?
Aradım Zeyn kere aradım. Açmadı.
Tamam tamam bir sakin olun canım. A
panik yapmayın tamam alacak gelecek
çocuğu yani. Panik yapmayın. Bize
diyenler.
Aha geldiler geldiler geldiler.
E çocuk yok.
Kadir torunum nerede?
Gelecek. Gelecek.
Ne zaman abi? Nasıl biri? Kime benziyor?
Vallahi bir görseniz var ya nasıl
yakışıklı çocuk.
Ay kurban oldum. Oğlum biz ne zaman
göreceğiz? Nerede bu çocuk? Sen niye
getirmedin ona? Bak o kemgözlü uğursuza
bırakmadın inşallah çocuğu.
Ya ana bir sakin ol. O çocuk buraya
gelecek
inşallah.
Kimsenin bundan bir şüphesi olmaz. Selo
bizim mimarla bir konuş tamam mı? Bu
Leyla'nın eski odayı böyle bir çocuk
odasına çevirsinler falan. Bir dizayn
yapsınlar tamam. Bahçeye de böyle işte
trambolin işte at mat bir şeyler
getirsin. Çocuk elsin ya. Tamam tamam.
Siz de bir alışverişeye çıkın. Bir kılık
kıyafet alın be çocuğa. Siz anlarsınız.
Çık çıkarız. Tamam. Hallederiz o işi
zinoylan.
Sen o zaman dönmeyeceksin.
Hadi hadi biz yeğene odaklanalım şimdi.
Hadi
Kadir.
Kaderden haber var mı oğlum?
Chicago'daymış ik senedir.
Ne diyorsun ya?
Vallahi akıl alır gibi değil. ik senedir
benle aynı ülkede
ama neyse. Şimdi bu noter kağıdında bir
adres var hani onu ben adamları
yönlendirdim.
Bunda bir sıkıntı yok. Onu da bulacağız
en azından hayatta
onu düşünelim. Tamam. İyi düşünelim. Onu
da bulacağız
inşallah. İnşallah olur. İnşallah.
Tabii. Tabii. Öyle de yani acaba ablam
Ali'yi niye buraya hatta Defneye
bıraktı? Ne bileyim babası kim? Babası
nerede? Yani biliyor muyuz bir şey?
Bilmiyoruz.
Tamam. Şimdi biz Ali'ye odaklanalım.
Tamam. Can hadi gelin. Gel kızım gel.
Abi iyi misin?
Defne çocuğu vermedi Selcek
dedin.
Gelecek.
Gelecek de o cibliyetsiz de oradaydı.
Ne alakası var onun? Orada ne işi var
ki? Bir de utanmadan diyor ki bana ya
çocuğun babası bensin falan diyor.
Vallah ağzımın ortasına çakacaktım bir
tane. Bak ölür mü o çocuğu göstermem
vallahi. Bak dünyayı yakarım o çocuğu
ona göstermem.
Kurban olum sakin olah aşkına. Eee ben
acaba Kadir ablaya bir araştırsam mı? Ha
araştır vallahi çıldıracağım ya seni.
Vallahi kafa yiyeceğim ya. Bir yandan
kader bir yandan bu şeyler. Neyse en
azından benim yeğenim yeğenimi bulduk.
yeğenime ben oraya odaklıyım yani. Başka
da bir şey düşünmüyorum. Gitti.
Aynen abi.
Şu sen şu şey yapsana. Şu Defneyi bir
ara abim sakin de bayağı şu an rahat de
yani. Gelip alacak de çocuğu.
Tamam hemen abim sen yeter ki sakin
oluyorsun. Kurban olurum. Dur
açmıyorum.
Yok vallah başlayacağım onun telefon
şeyine de.
Sonra işte öyle biz birbirimize girince
Defne de eve gönderdi bizi.
Aradım. Çocuğu sinemaya götürüyormuş.
Sonra buluşacağız onunla.
E ne yapsın Defneciğim? Kadın ona
sorumluluk vermiş. Sinemaya götürmüş.
Siz de çocuğun yanında barbarlar gibi
davranmışsınız.
Ne yapayım? Ben o herifle aynı havayı
solumak bile istemiyorum. Levent Bey.
Nefret ediyorum adamdan. Ya
ben de solumak istemiyorum. Defne de
solumasın.
Kovmuş iyi yapmış. Ama Defne'nin bu
çocuğu kabul etmesi çok yanlış. Yanlış.
Geçici bir süre canım benim. Yani
vicdanlı bir kız Defne. Kalbi temiz,
saf.
Tolga,
çocuğun babası sen olabilir misin?
Bilmiyorum ama öğreneceğim.
Hayır. Bir şey soracağım. Bu kader nasıl
bir kadın? Hiç tanımadığı, etmediği
birine kendi öz evladını emanet ediyor.
Hem de vasi ilan ediyor.
Ya inan bana. Ben de anlamış değilim.
Aklım almıyor ya. Bilmiyorum.
Özlemi terk etmeyeceksin değil mi
Levent Bey?
Ya tamam canım yani öylesine sordum
ya. Ben özlemi niye terk edeyim? Ne
alakası var şimdi?
Ne bileyim yani şimdi işte çocuk mocuk
her şey karman çorman oldu.
Bakın size bildiklerimi anlattım. Yeni
şeyler oldukça da haberiniz olur. Zaten
berbat bir haldeyim. Çok kötü bir gün
geçiriyorum.
Birazdan da toplantı yapacağız.
Misafirler geldi mi?
Gelmişler.
Ya Chicago'daki evinde yok. Ne demek
oğlum? Gidin başka yere bakın o zaman.
Başı belada demek ki ya kocasıyla ya
başka biriyle ya hasta gidin hastanelere
bakın. Çocuğumu bırakmak zorundayım
demiş. Hadi bak bana bulamadım diye
arama beni bir daha. Tamam.
Neredesin kader ya?
Abim ne yaptın?
Eşyaların bazılarını hallettim. Aslanım
gelene kadar da odayı bitireceğim. Usta
boyanın ikinci katını atıyor bile yani.
Güzel. Ben de şimdi şu avukatı bir
arayım gideyim alayım yeğenimi.
Acaba diyorum ben mi gitsem? Defne
hanımı da Melis hanımı da ik yıldır
görmüyorum ya. Malum sen ortadan
kaybolunca biz de ilişkiyi kestik. Hem
bir merhaba demiş olurum abi. He
aynen bak çok iyi fikir sen git bir
merhaba de. Böyle güzel bir Türk kahvesi
yapsın onlar sana. Bir fal bak. Bir
rahatla. Bir gevşe bir gözleme söyleyin.
Rahatınıza bakın. Tamam
tamam abi.
Selçuk
şeye mi defne hanımlara mı? Sen bir terk
et burayı da işte elimden kaza çıkacak.
Efendim?
Niye açmıyorsun telefonları? Avukat
sinemadaydık.
Hangi sinema?
Ne istiyorsun?
Gelip yeğenimi almak istiyorum
Aliciğim.
Bugün gelen bir abi vardı ya hani Kadir.
Evet.
Ya be senin sesine kurban ya.
İşte o seninle buluşmak istiyormuş.
Gitmek ister misin?
Şimdi değil.
Duydun mu?
Ben bir kendisiyle konuşabilir miyim?
Hani kendimi bir ifade edeyim. Çocuğa
bir anlatayım.
Alo.
Alo.
Ya vay arkadaş ya.
Her şey değişti. Şu surata telefon
kapatmadı. Eşim çıldırtacak ya.
Gel bakalım dinle oyna. Hadi
gel gel kay ben seni tutacağım.
Hop.
Çok teşekkürler.
Biz teşekkür ediyoruz. Böyle yüzde çok
verimli oldu. Hı hı.
Evet. Artık aksiyon da alabiliriz.
Kesinlikle. Tolga Bey,
çok teşekkür ederiz. Tekrardan ayağınıza
sağlık.
Poz bir saniye konuşabilir misin?
Sana çok aşıım Tolga.
Özlem.
Ben başka bir kadınla
çocuğun olma fikri benim bulandırıyor.
Bütün hayallerim her şey yerle bir oldu.
Ne çocuk senga?
Çok güzel.
Bana biraz bana biraz anlayış gösterir
misin?
Gösteriyorum.
Yalnız bırakıyorum işte sana.
Hayır bak ben de spesifik bir şey
yaşıyorum. İşin içinden çıkamıyorum. Ne
olur anla beni.
Anlamıyorum Tolga.
Nasıl anlayım? Benim olma ihtimali olan
bir çocuk bir anda karşımıza çıkıp
hayatımızın ortasına düşmüyor.
Bu yüzden anlamıyorum.
Çok selam söyle tamam mı?
Tamam. Hadi bak.
Hay maşallah.
Oh maşallah.
Nereye gitti Mil abla?
Bebek parkına.
Ne oldu?
Sakıldıysan gidelim.
Sen beni mi düşünüyorsun? Hı? Benim
keyfim yerinde. Sen hiç merak etme tamam
mı?
Sen de gel parka.
Benim annem gelecek. Şimdi onu
bekliyorum. Sen oynamana bak.
Benim annem ne zaman gelecek?
İşi biter bitmez gelecekmiş.
Öyle demiş ya sana.
Hadi güzelce oyna bakalım.
Seni görmeden içim rahat etmeyecekti.
İyiyim ben. İyiyim.
Hangi çocuk?
Şuradaki mavi gömlekli olan.
Niye bıraktı annesi sana Defne?
Bilmem. Hiçbir fikrim yok. Sadece bir
mektup bırakmış o kadar.
Anneciğim sen ailesine teslim et olur
mu? Yani işte anneannesi,
dayısı artık kimeyse
sen Kadir'in döndüğünü biliyorsun değil
mi?
Biliyorum anneciğim. Ben sağ ol.
Aşkım ben yine senin canın yanacak diye
korkuyorum. Bir daha şu nidalarla bir
arada olmandan korkuyorum yani.
Anne.
Anne.
Efendim kızım?
Benim artık Kadir için dökecek bir damla
daha gözyaşım kalmadı.
İnşallah ya. Ben çocuk bakmayı da bilmem
etmem ki. Zaten Kadir desem bu dünyada
görmek isteyeceğim en son kişi. Kadir'i
zaten hayatım boyunca hiç görmedim. Ya
şu yavrum çocukza baksana şunun
masumluğuna bak. Onun ne günahı var ki?
Hesi terk etmiş gitmiş gelecek sanıyor.
Beni annesinin en yakın arkadaşı
sanıyor. Onun ne günahı var? Tolga
babası çıkarsa zaten yasal olarak kimse
hiçbir şey diyemez. Yok çıkmazsa ailesi
alır. Ama benim o zamana kadar bir
çocuğa göz kulak olmam gerekiyor.
Tolga da benziyor. Andırıyor yani. Şu
tatlına baksana.
Enerjisi de mi güzel? Aa
senin ne işin var burada?
Merhaba.
Hayır.
Anne anne sen mi söyledin?
Hayır hayatım bir bilgim yok. Tolga
lütfen. Tolga
Defne bak sabahki durumdan dolayı bana
kızgın olduğunu biliyorum ama onu görmem
lazım. Lütfen bir dondurma ısmarlayayım
biraz konuşayım. Sabah konuşamadım
zaten.
5 dakika izin verir misin?
Ali'ye de soralım. İsterse olur.
Tamam soralım.
Ali.
Ali gel.
Ali annem Mine. Memnun oldum.
Ben de Ali. Ben de memnun oldum.
Tolga abin bugün gelmişti zaten. O
seninle bir şey konuşmak istiyormuş.
İster misin?
Beni hatırladın mı anne? Hıı.
Ya ben senden özür dilerim. Bugün canım
çok sıkındı.
Biraz bağırarak konuştum. Eee kendime
bir dondurma alacağım. Sen de ister
misin? Olur.
Bak
şurada dondurmacı gidelim mi?
Dondurma almaya gideyim mi?
Gidebilirsin.
Sana da alayım mı Maviş?
Maviş mi dedi o?
Oh
oh. Sen benim yerime de ye. Tamam mı?
Aa! Oh!
Hadi gel bakalım. Gel bakalım. Gel
bakalım.
Dondurma laktozam.
Tamam. Tamam.
Sana mavi şimdi doğru mu duydum?
Kolay gelsin.
Hoş geldiniz.
Dondurma alabilir miyiz?
Ali
benim ev buraya çok yakın. Sonra eve de
uğrarız istersen. Olur mu?
Defneyi sorarız.
Tabii ki. Biliyor musun? Benim evimin
önünde var ya kocaman bir tekne var.
Evet. Sen sever misin tekneleri?
Severiz.
Aşkiz sana. Severiz.
Teşekkürler.
Onu alayım ben. Sana yardımcı olayım.
Şöyle.
Teşekkürler
Ali.
Ali.
Allah Allah. Ali.
Ali. Ali nerede?
Ne demek? Nerede?
Nerede be?
Dondurma alıyordunuz.
Tamam arkama döndüm. Kayboldun. Buraya
geldi sandım yanınıza.
Yok yani çocuk öyle mi? Ali.
Tolga.
Ali
Tolga bak bir şey mi dedin ha? Korkuttun
mu çocuğu?
Ya bir şey demedim ben.
Ali
evden bahsettim. Eve gideriz dedim.
Hatta Defne'ye sorarım dedi. Tekneser
misin dedim ya korkacak hiçbir şey
demedim ben. Nerede bu çocuk ya? Ali.
Ali Ali.
Ay nereye gidersen Ali çocuk?
Ali Ali. Hanfendi şu boylarda mavi
gömlekli
görmedim. Görmedim.
Ali yok çocuk yok.
Ali neredesin ya?
Nerede? Buldunuz mu? Şu boylarda küçük
bir çocuk ya.
Ali yıceğim. Yok
yok yok. Hiçbir yerde yok ya. Küçücük
çocuk nereye gider? Nereye gider?
Ne yapacağız şimdi? Ne yapacağız şimdi
biz?
Ben bir Levent'i arayacağım. Onunla
beraber arayalım.
Ya yanında kimliği falan da hiçbir şey
yok ya. El kadar çocuk nereye kayboldu?
Ali,
Ali
ya şurada karakol var. Ben karakola
geliyorum.
Tamam ben de geliyorum. Hadi
Levent. Alo.
Benim Kadir'e de haber vermem lazım.
Alo
Kadir.
Kadir Ali yok. Biz de karakola geldik.
Sen de
Defne.
Ali. Ali iyi misin ablacığım?
İyiyim merak etme. Defne
sen mi aldın çocuğu?
Al şu telefonu operlörden hemen.
Buyur.
Ya sen nasıl bu çocuğu bize haber
vermeden alıp götürürsün ya? Nasıl? Ali
dayısının yanında kalacak.
O yanındaki tenekeye de söyle. Çocuktan
uzak dursun. Benim canım sıkmasın.
Bana bak sen bu çocuğu bize haber
vermeden alıp götüremezsin. Tamam mı?
Resmen kaçırmışsın ya. Kaçırmışsın.
Vallahi benim kimseyi kaçırdığım yok.
Ali'nin de keyfi gayet yerinde. O yüzden
hiçbir sıkıntı yok.
Sana el sallıyor. Hadi kapatıyorum.
Alo.
Ben sana gösteririm. Kadir Emin
lan ruh hastası manyak hasta herif
geçmişte de aynısını yaptı kader bu
yüzden çocuğunu kardeşinle değil de sana
verdi işte ben çiftliğe gidiyorum
Tolga Tolga bir sakin olur musun lütfen
hatta çocuğun babası sen misin değil
misin onu bile bilmiyoruz ki biz
ya babası ben değilsem ne olacak eşkıya
gibi çocuğu kaçıran adamda mı kalsın
çocuk ha ya
ben alacağım Ali'yi
yavrum Y
gel bakalım yiğidim.
Geliyor Selim geliyor.
Geldi geldi.
Gel bakalım aslan parçası. Gel. Senin
canını yerim ben. Gel kafaya dikkat. He
bak bakalım kimler var burada.
Gel bakayım.
Canım
benim paşam. Ay canımın canı. Ah benim
aşkım. Yerim ben seni.
Bakayım sana bir bakayım.
Yavrum
siz kimsiniz? Niye ağlıyorsunuz ki?
Eğleneceğimizi söylemişti. Kadir
zin gibi çocuk ya. Vallahi çok alim.
Ben senin anneannenim.
Ben senin anneannenim. Paşam. Bak bu
Zeynep teyze. Bu Kadir dayım. Selim
abin.
Paşa hoş geldin.
Memnun oldum. Annem sizden hiç
bahsetmedi ki.
Neyse Sel sen hazırlıklar yaptın değil
mi?
Her şey hazır abi. Her şey ayarlandı.
Güzel ol.
Yavrum.
Tamam tamam anne. Şimdiden çocuğun
psikolojisini bozacağız.
Evet iyi hissetmedim şu an.
Hani dondurma yiyecektik
ya. Yiyeceğiz tabii. Canına yandım. Sen
iste ben buraya dondurma kamyonunu da
getiririm. Seni dondurmada boğarım ben.
Allah'ına mı?
Allah'ına. Tabii be. Gel bakayım buraya.
Çak. Yürü bakayım. Eğlence vakti. Oy
başama baksın.
Helal bepa
gel bunu.
Smaç vurdur selo smçlasın. Vur smacı.
Bravo.
Kuz oldu.
Canlı yedim ya. Vallahi var ya.
Hadi helal ol. Atarım.
Selo şu ata da bindirin azıcık ya. Bak
alışsın şimdiden.
İleride dayının bütün hatlarına
binersin. He
bin azcık hızlı git lan. He aferin.
Hadi bakalım. Hop. Helal.
Yavaş yavaş
yavaş yavaş yavaş. Acıdı mı?
Ha.
Hadi bakalım.
Hadi bakalım.
Hadi bakalım. Biraz böyle geniş yapsın.
Haydi.
Hazır mısın?
Hazırım.
Hadi bakalım.
Vurma oğlum çocuğum.
Vur yım vur.
Selim ıslatma oğlum çocuğu. Dikkat et ya
üşütecek
ama ıslatmadan oynanmaz ki su tabancası
ya. Bu çocuk var ya yürüyen beyin ya.
Allah vuruldum.
Sela vurulduysan düşsene oğlum.
Oğlum düşsene. Düş yere vurulduysun.
Ben kazandım. Ben kazandım ama
şakacıktan düştü değil mi? Yoksa silah
kötü bir şey.
Bak bu eğitimdir. Eğitim. Bunun adı
eğitim. Helal olsun sana. Silah kötü.
Ne oldu aslanım?
Ne oldu dayısı? Uykum mu geldi? Dondurma
vereyim mi biraz daha sana?
Oğlum yeter yedi dondurma ya. Boğazları
şişecek
ya. Ne olacak? Adana çocuğu bu. Yiğit
bu. Hiçbir şey olmaz. İki su içer geçer.
Bak bir şey diyeceğim. Gel şimdi biz
hani sana dedik ya hani burada dondurma
kamyonu getireceğim işte falan filan.
Sen de hemen geldin çok çabuk ikna oldun
yani. O yüzden başkası böyle bir şey
derse gitme. Ne derse desin gitme.
Evet biliyorum
ama sen benim dayımsın diye geldim.
Aferin sana. İşte bu. Senin canına
kurban. Aynen öyle. Neden? Ben senin
canının parçasıyım.
O ne demek?
Yani biz aynı kanı paylaşıyoruz seninle.
Ama benim kanım bende, senin kanın
sende.
Yah senin o zehir aklını da yerim de
şunu demeye çalışıyorum yani biz genetik
olarak aynı şeydeyiz. İlahi Kadir oğlum
nereden bilsin çocuk genetik menetik ya.
Biz bir anlatalım da bu öyle bir anlar
ki. Anlatayım mı? Merak ediyor musun?
İstemem.
Uykum geldi. Başka birini anlatırsınız
olur mu?
Tamam olur.
Gel gel paşam ben seni yatırayım. Gel.
Ben burada uyumayacağım ki. Nerede
uyuyacaksın?
O ne demek ya? Yiyelim. Sana yatak
aldık. Bak ne güzel. Yumuşacık. Tam sana
göre bir yatak aldık yani.
Ben Defne ablaya gitmek istiyorum artık.
Hayda ne Defneymiş kardeşim bu. Bak
oğlum ne güzel. Bak Zeyna teyzem burada.
Kadir dayım burada. Selim abim burada.
Ben buradayım anneannem
ama ben Defneyi istiyorum.
He aynı dayısı
ya. Selim sus özürük sana.
Eyvah eyvah eyvah
yenim. Hani bak burada bir sürü şey var.
Oyuncaklar var. Anladın mı? Bak senin
güzel yatağın var. Sana burada bak
atlara bindireceğim ben seni. Çok güzel
burası. O yüzden burada kal sen. Tamam
mı?
Hayır ben Defne ablama gitmek istiyorum.
Vay arkadaşlar.
Eyvah eyvah eyvah eyvah.
Ben Defne ablaya gitmek istiyorum. Şimdi
gitmek istiyorum.
Tamam tamam dur Defne ablaya gideceğiz.
Söz veriyorum ben sana ama ilk önce gel
bir evi gezelim. Belki sana masal
anlatırım. Bir böyle bakınız. Etrafta
neler var ister misin?
Olur. Tamam.
Hah.
Aferin sana. Aferin sana.
Hadi benim gel bakalım. Bu evin içinde
nelerle bir git.
Gel bakalım.
Gel ev güzelce.
Çok mu uykun geldi senin?
Allah başlasın. Allah bağışlasın yavrum.
Ah kurban olduğum.
kucağımda böyle ağlarken uyuya kaldım.
Şimdi tabii derin uykusu da
uyanınca defne defne diye ağlarsa
şaşırma.
Şaşırmaz.
E senin canına kurban olurum.
Ben gideyim
abim.
Abi gelmen lazım. Başımız belada.
Hayrullah avukat.
Kadireminde evine iki memurla mı geldin?
Çevik kuvvet nerede?
Ali nerede? Olması gerektiği yerde
dayısının yanında.
Hemen Ali'yi getirip bana teslim
edeceksin.
Allah Allah.
Yavaş.
Sakın
sakın
sakın bana elini süreyim deme. Sakın.
Haddini açma avukat.
Haddimi?
Sen karşında kim olduğunu unuttun
galiba.
Hatırlat.
Olur.
Hatırlatalım.
Bu çocuğu devlet bana teslim etti.
Annesinin isteği üzerine.
Yani senin anlayacağın
Ali benim sorumluluğumda. Ali dayısının
sorumluluğunda
ve dayısının sorumluluğunda kalacak.
O kadar.
Sen nasıl bir insansın?
Hı?
Sen nasıl küçücük çocuğu kimseye haber
vermeden kaçırıp buraya getirirsin?
Benim kimseyi kaçırdığım yok. Ben
yeğenimi aldım, evine getirdim.
Benim kanım, benim canım
benim evimde kalacak.
Bana bak Kadir Emin.
Senin karşında avukat var
ve o avukatın elinde devletin tanıdığı
resmi belge var.
Burası da dağ başı değil.
Hak var, hukuk var.
Çocuğun kime teslim edileceğine mahkeme
karar verir. Sen değil.
E git şikayet et o zaman. Dava aç. Hatta
o cibliyetsizi de al yanına. Birlikte
dava açın bakalım. Alabiliyor musunuz
çocuğu?
Kimin ne yaptığı beni ilgilendirmiyor.
Ben çocuktan sorumluyum. Sen istediğin
zaman gelirsin, ziyaret edersin. Bana
haber verirsin, evine getirirsin. Ama bu
şekilde yapamazsın.
Avukat
Ali burada kalacak sende değil.
Ve o cibiliyetsiz de asla o çocuğu
göremeyecek.
O kadar
ya. Ali'yi paşa paşa getirir bana teslim
edersin. Tutanak tutturmam. Ya da
ya da
seni
içeri tıktırırım.
Yemin ederim bunu yaparım.
Nasıl yapacakmışsın onu?
Bir çocuğu gözetme altında bulunan
kişinin yanından hileyle veya zorla
alınması suçundan 3 aydan bir yıla kadar
hapis yatarsın. Ayrıca bu suçu işlerken
cebir ve tehdit kullandıysan kanun
cezanı bir kat daha arttırır ve bunu
inkar da edemezsin.
Çünkü bizzat şahidim, devletin polisi.
Tamam mı?
Devam mı?
Nereye götürüyorlar?
Tamam sakin sakin.
Kadir ne oluyor oğlum? Nereye götürüyor
kadın çocuğumuzu?
Ola parçalarım ben bu.
Bu iş burada bitmedi avukat.
Ben de Kadir Eminysam o çocuk buraya
gelecek.
İlk raundu kazandın. Eyvallah
ama seninle işim daha bitmedi.
Benim seninle işim çoktan bitti. Kadir
Emin
elinden geleni ardına koyma.
Benim zaten aklım fikrim almıyor yani.
Kader nasıl çocuğunu o kadına emanet
eder ya?
Anne tamam bir sakin ol lütfen ya.
Kızım ben nasıl sakin olayım ya? Benim
kaderimin tek emaneti o çocuk ya. Geldi,
aldı, götürdü bu evi başımıza yıktı
gitti. Bak size yemin ediyorum o Tolga
pısırığı gelip alıp götürmüş olayda bu
kadar canım yanmayacaktı.
Sen nasıl izin verirsin ya? He? Sen o
uğursuzun bu eve girmesine nasıl izin
verirsin? Sen bilmiyor musun biz o kadın
yüzünden neler yaşadık? He
ya ana kurban olayım ya. Kadir abim izin
verir mi yeğeninin orada kalmasına? Bir
yolunu bulacağız. Alacağız elbette. O
kadın yüzünden benim bu oğlum iki
senedir evine gelemedi. İki senedir ya
bir günlüğüne geldi bu çocuk evine. Bir
günlüğüne. O uğursuz gene ne yaptı, ne
etti? Geldi buldu, soktu burnunu
hayatına çocuğumun.
Tamam bir sakin olun. Bir sakin olun.
Çözeceğiz. Tamam. Selo, şimdi sen bak
aile hukuku uzmanlarını bulacaksın.
Tamam mı? Bu aile hukukuna bakan kurtlar
kimse İstanbul'da, Ankara'da, Adana'da,
neredeyse bulacağız hepsini
toplayacağız. Söyle gelsinler sabah
burada toplantı yapacağız. Tamam.
O iş bende abi. Ben halledeceğim. Sen
merak etme.
Zeyno sen de katıl. Aile avukatı olarak
girersin toplantıya. Orada ol yani.
Tamam
tamam tamam. Tabii ki de ya Defne şu an
yasal olarak haklı.
Hay Allah'ım ya. Vallahi bak pişman etme
seni hukuk okuttuğumuza ha. Bana kanunla
ne yapılamayacağını değil, kanunla nasıl
bu işi çözeceğimizi söyle Zeynok.
Tamam tamam sen merak etme
ya. Ayrıca Allah aşkına ne yapabilirler
ki? Avukat ordumuz var abi yani. Derme
çarpma bir ofis. Ü kişiler. Defne
hanımlar ne yapacaklar bize?
Yok o iş öyle değil. Selok evi yeniledi.
Böyle lüks güzel bir ofis çekti kendine.
Çevresi genişledi. E tamam bizim
karşımızda şansı yok. Biz yine avukat
ordusunu yığacağız önüne de
yine de tehlike.
Peki sen bu kadar detayı ta
Amerikalılardan nereden biliyorsun?
Şimdi bir dakika.
Benim defnelerinle aramda
maddi manevi beşeri hiçbir bağ
kalmamıştır. Bizde dosya kapandı. Kadir
Emin'ın bir dosyası kapandıysa geri
açılmaz. Tartışma kapalı. O yüzden biz
işimize bakalım. Tamam mı? Konsantre
olmamız gereken şeylere bir odaklanalım.
Bu avukatlarla toplanacaksınız. Tamam
mı? Özellikle sen bakacaksın mühür mü
eksik? Kanunda delik mi var? O taraftan
arkadan mı döneceksin? Ne yapacaksanız
yapacaksınız. Bu işi çözeceksiniz.
İnşallah. İnşallah.
İnşallah.
Merhaba.
Buyurun beyefendi. Nasıl yardımcı
olabilirim? Eee, ben
bir DNA testi yaptırmak istiyorum da.
Babalık testi.
Tabii. Çocuğun kimliği ve annesinin
muvafakatnamesi var mı yanınızda? Ya da
mahkeme kararı?
Ha yok onlar yok. Zaten ben resmi bir
testi istemiyorum. Sadece benim bilmem
gereken bir konu. Yapabilir misiniz?
Yaparız ama resmi bir rapor olmaz. Örnek
var mı yanınızda?
Şey, eee, bunun üzerinde tükürü var
çocuğun. Yalnız bütün gün üzerimdeydi,
cebimdeydi. Bir şe yarar mı?
Yarar herhalde. Buyurun siz
geçebilirsiniz içeri.
Tamam. Teşekkür ederim.
Rica ederim.
Ayrılmayis, şu an rahat konuşamıyorum
ya. Resmen bittin sen.
Defne tam dur sakin ol dökeceksin.
Olsun
gel.
Ay Tgayla konuştun. Ali iyi dedim uyuyor
falan demek için aradım. Fısır fısır
konuşuyor. Özlemden korkusun herhalde.
Yalnız çocuğun babası Tolga çıkarsa
Özlem ona çiy çığ yer. Asıl Kadir Emin
daha şimdiden Tolga Ali'ye yaklaşamaz
diye konuşmaya başladı bile.
Valla babası Tolga çıkarsa mahkeme çat
diye verir ona. Öyle nüfusuna da alır
babasıyım der. Kimse de karışamaz.
Sorun da bu ya zaten yavrum. Küçücük
masum bir çocuk var burada. Kimseyi
tanımıyor. Eşek kadar adamlar biz
aramızdaki derdi unutalım demiyorlar da
hala kavga etmeye devam ediyorlar. Ya
hele o Kadir Emin da ya hiç düşünmüyor
ki benim kardeşim niye elalimin kadınına
yeğenimi verdi diye düşünmüyor ya.
He bir de racon. Hani o neyin raconu?
Ben onu anlamadım.
Bak ben diyorum ki gel istediğin zaman
gör al evine götür. Ama bana haber
vereceksin. Annesi de devlet de bu
çocuğu bana teslim etti. Bana emanet
etti diyorum. Yok adam beni tehdit
ediyor.
Hani bir de sen tatlı tatlı anlatmaya
çalışıyorsun ya. Ben ona deli oluyorum
ya. Seni kalbinde bir mermi parçasıyla
hastaneden çıktığın gün bir not bile
bırakmadan terk edip gitti. Konuşturma.
Melis açma şu konuları artık. Kız
konuşmak istemiyor.
Özür dilerim.
Bir an önce her şey çözülsün.
Kadir Emin daha hayatımdan çıksın
gitsin.
Bu yavrum minicik masum çocuk da
ailesini, yerini, yurdunu bilsin, mutlu
olsun. Ben başka hiçbir şey istemiyorum.
Yalnız
o adam boş laf etmez. Yani sen bittin
diyorsa mahkemeye verecek, dava açacak,
elinden ne geliyorsa yapacak. Arkadaşlar
hazırlıklı olmamız lazım.
Yapsın. Elinden ne geliyorsa yapsın.
Elinden geleni ardına koymasın. Tamam
mı? Onun avukatları varsa
biz de avukatız.
H
ateş olsa cür kadar yer yakar.
Geleceği varsa
göreceği de var.
Ne yapıyorsun burada?
Seni redduk.
Neredeydin?
Babalık tesisi yaptığını
emin olmanın tek yolu bu. O yüzden yoksa
kafayı yiyeceğim.
Ne zaman çıkıyormuş?
Yarın.
Yarın saat 4'te
Ali
İyi misin? Ne oldu?
Uykum kaçtı.
Oy.
E sen niye gelmedin benim yanıma?
Rahatsızlık vermek istemedik.
Olur mu öyle şey? Sen bana rahatsızlık
verir misin hiç?
Bak bakayım bana. Hı.
Seni buraya getirdim diye mi üzüldün
sen?
Hı?
Kadir'in evinde mi kalmak istiyordun
yoksa?
Yo, ben tutturdum Defne Defne diye.
Dayım getirmedi mi beni? Söylemedi mi
sana?
Ben anlayamadım herhalde.
Kitap okur musun bana?
Okurum,
okurum tabii ama
benim evde sanki sana göre kitap yok ya.
Ne yapacağız o zaman? H
bilmem.
Düşüneyim bari.
Düşün bakalım. Ben de düşüneyim bari.
Buldum.
Ne buldun?
Sana çocukluk fotoğraflarımı gösterip
küçükken yaptığım yaramazlıkları
anlatmamı ister misin? H
olur. Olur mu? O zaman bekle geliyorum.
Tamam mı?
Tamam.
Evet
Ali Bey, küçük benimle tanışmaya hazır
mısınız? Hı?
Hadi bakalım. Bak bakalım.
İşte bu. Ben nasıl benziyor muyum?
Biraz
biraz mı? Benziyorum ya aslında.
Bak.
Burada ne olmuştu biliyor musun? Ben
burada ağaçtan düşmüştüm. Sonra beni
aldılar hastaneye götürdüler. Dediler ki
sana dikiş atacaklar. Ben de korktum.
Doktorum böyle diye kolunu ısırıp
kaçmıştım.
Peki bu ne?
Bu benim kardeşim Oğuz. O var ya o.
O o benden de yaramazdı. Neler yapardı
çocukken durduramazdık vallahi. Bak.
Bak bu annem Mine. Bu Oğuz'un biraz daha
büyümüş hali. O da teyzem Suzi. Biliyor
musun yarın onları çağırdım. Seni o
kadar merak ediyorlar ki ben işe
gittiğimde onlar seninle ilgilenecekler.
Olur mu?
Yemek yapmayı biliyorlar mı?
Ali benim annem bir aşçıdır ve dünyanın
en lezzetli yemeklerini yapar. Çok
şanslısın.
O iyi.
Ama senin de artık öğrenmen lazım.
Haklısın galiba ya. Öğrensem iyi olur
değil mi?
Hı hı.
Bunu da anlatsana.
Bak burası benim çocukken en sevdiğim
parktı. Böyle kocaman bir kaydırak
vardı. Bir sürü oyuncak vardı.
Salıncaklar vardı.
Dayım bana evine park yapmış. Bundan
daha güzel.
Öyle mi?
Hı hı. Yine gidebilir miyim oraya?
Tabii ki. Sen ne zaman istersen
gidebilirsin. Dayın o senin.
Ali bak seni burada o kadar çok seven
insan var ki.
Ben de senin mutlu olman için elimden
gelen her şeyi yapacağım. Sana söz
veriyorum. Tamam.
O zaman şimdi
uyku vakti. Hı. Tamam. Hadi bakalım.
Hadi gel bakalım. Gir gir gir. Gir
bakalım. Hop.
Uzan uzan uzan uzat ayakları. Hop.
Ben yanındayım tamam mı? Şimdi güzelce
kapat bakalım gözlerini.
Dur, çok koşturma. Terleyeceksin.
Hop!
Vallahi tostun hazır. Çok da güzel oldu
ha.
Hah! Annemler de geldi.
Dur dur dur. Sen koşturma böyle Çarım.
Dur
ya. Kaldın mı öyle?
Bakalım.
Merhab
hoş geldiniz.
Hoş bulduk.
Gelin bakalım. Buyurun Aliciğim. Ne
haberine?
Suzi.
Ay merhaba
Suziciğim. Bak tanıştırayım. Ali. Ali.
Bu da benim kardeşim Suzi.
Ben Suzi. Memnun oldum
ben de.
Kızlar ben çıkıyorum bugün. Ali size
emanet. Şeye ihtiyacınız olursa beni
ararsınız değil mi? Tamam güzelim.
Aliciğim ver bir kucak. Oh.
Bugün Mine ve Suzuyesin. Tamam mı?
Ama istediğin zaman beni arayabilirsin.
Tamam.
Tamam.
Gel bakalım.
Ah. Görüşürüz.
Görüşürüz.
Hadi bay bay.
Hadi bay bay.
Hadi bakalım.
Kolay gelsin Aliciğim.
Laktozsuz. Tamam mı? Aklınızda bulunsun.
Hadi öpüyorum. Sana toz muş? Karnını
doyurmak ister misin bir tane? Hadi gel.
Sonra da oynayacağız bununla. Tamam mı?
Vallahi delireceğim ya. Ya Kadir ben dün
gece 1 gram uyku uyumadım. Gözüme
kırpmadım ya. Yeminle bak kalkacağım
gideceğim dayanacağım. Kapısını alacağım
torun.
Ana sakın ha bak sakın öyle bir şey
yapma ha. Zaten bak polisler molisler
hep yığmıştır o kapıya. Bu işi öyle
çözmeyeceğiz.
Aman.
İyi mi yeğenim?
İyi Kadir Bey. Annemin Suzi bakıyor.
Keyfi gayet yerinde.
Burada dayısı, teyzesi, anneannesi
dururken siz mi bakacaksınız benim
yeğenime?
Ben size anlatamadım galiba. Ben size
yeğeninizi alamazsınız demiyorum. Bana
haber vereceksiniz diyorum. Siz bana
alırım geri vermem diyorsunuz.
Vermem. Sana hesap da vermem. Yğimi de
vermem.
Neyse ben görevimi yapayım da Tolga
bugün babalık testinin sonucunu
öğrenecek. Ona göre sizde.
Ne oldu? Alo Kadir Bey,
bunu sen istedin Kadir Emin. Sana
kanunun ne demek olduğunu paşa paşa
öğreteceğim.
Kadir Emin kafa tutan boynunun ölçüsünü
alacaksın. Be
ben göstereceğim onu.
Kanunlar nasıl tersten okulmuş.
Arkadaşlar bakın bu sıradan bir velayet
ya da vasilik davası falan değil. Bu
çocuğun annesi bir mektupla bir noter
kağıdıyla çocuğunu bana emanet etti.
Anladınız mı beni? O yüzden mahkeme
kararı çıkana kadar ben bu çocuğun
sağlığından, psikolojisinden, her
şeyinden A'dan Z'ye sorumluyum. Ve Kadir
Emin benimle uğraşacağına dair yemin
etti.
Evet arkadaşlar,
yeğenim Ali bakın bugün
gün düşmeden buraya gelecek.
Ne yapacağız, ne edeceğiz? Benim
yeğenimi buraya bugün getireceğiz.
O yüzden bana bir çözüm bu.
Kadir Emin daha tanımayanlar için şunu
söyleyeyim. Yeğenini almak onun için bir
onur meselesi. Yani yenilmeye ve birinin
kafa tutmasına asla tahammülü yoktur.
Ama Kadir Bey, karşı tarafın elinde
anneden alınmış resmi
Hakan Bey, bana amayla mamayla başlayan
cümleler kurmayın. Bana bunun etrafından
nasıl dolanırız, bu sorunu nasıl
çözeriz? Bana bunu söyleyin.
Ama Kadir Bey, bizim bu noktada
ya bakın lütfen ama diyecekseniz çıkın.
Ama diyeceksek burada işimiz yok.
Kadir'i tanımıyorsunuz. Kadir eğer bir
şey isterse onu elde etmek için elinden
gelen her şeyi yapar. Her yolu dener.
Karşıdaki avukatı hafife almayın. Bu
gaflete düşmeyin. Defnelerin bak çok
zeki, çok hırslı, çok detaycı bir
avukat. Başka yöne baktığınız an bir
bakmışsınız her şey değişmiş.
O bizden biraz daha farklı düşünür. Yani
çok zekidir ama düşünce yapası
farklıdır. Yani nasıl anlatsam
bilemedim. kural tanımaz ve istediğinde
de oldukça acımasız olabilecek bir adam.
Ayrıca bu meseleyi de kişisel bir mesele
olduğu için önemsiyordur. Sonuçta bir
kadın ona kendi çocuğunu teslim edecek
kadar güvendi.
Evet, başka görüş
arkadaşlar. Üzerimize dev bir avukat
ordusu salacaklar. O yüzden biz de son
beğen hücremize kadar kullanacağız. En
ince ayrıntısına kadar her şeyi
hesaplıyoruz. Tamam mı? Kadir Bey, Defne
Hanım'ın elindeki belge noteron ayrı bir
muvafakatname. Yani bu belge geçici
resmi bir vasi tayini değil. Türkçesi
Türkçesi şu yani biz araya girip o noter
belgesini tedbiren iptal ettirebiliriz.
Heh
işte böyle ya. Şimdi bunu nasıl
yapacaksınız? Sildiriyor musunuz bu
belgeyi? Alıp yırtacak mısınız? Artık
size kalmış. Buna bunu yapıyoruz.
Hepinizden rica ediyorum.
Kadir gibi düşünmek zorundayız.
O zaman ben dilekçe dosyalarını toplayıp
adliyeye geçiyorum. Hakime bizzat
sunacağım.
Tamam ben de geleceğim. Hadi gıdığım
gelmez. Hiç gerek hallederiz. Öyle
uzaktan hallederiz de olmaz. Bu sefer
ben de geleceğim. Bizzat orada beraber
halledeceğiz.
Onun öfkesini nerede kontrol
edemeyeceğini, kibrine yenilip nerede
hata yapacağını bulacağız.
Savunmada değiliz.
Satranç oynuyoruz.
Bраol
avukat senin ne işin var burada?
Aa
yoksa siz de mi bunun için buradaydınız?
Ne o belge?
Aile mahkemesinin verdiği resmi vasillik
kararı.
Yiğeniniz artık resmi olarak devlet
güvencesiyle
benim korumam altında.
Geç kaldınız.
Bu beni durdurur mu zannediyorsun
avukat? He.
Ben sizi ne durdurur hiç bilmiyorum ki
Kadir Bey.
Yani siz nasıl vazgeçersiniz?
O kararı nasıl verirsiniz?
Ben hiç bilmiyorum.
Anlatsanıza bir.
Bak bu çocuk bir Emin.
Ben bu çocuğu bırakmam. Anladın? Ben bu
çocuktan vazgeçmem.
Siz bırakmam diyorsanız
eminim asla bırakmazsınız.
Kolay gelsin.
Nereye? Nereye gidiyorsunuz? Nereye? He
nereye geldik? Nereye gideceğiz?
gitmiş. Bizden önce almış belgeyi. Ne
yapacağız şimdi? Nasıl alacağız ya o
çocuğu şimdi? Aslında Defne ile evli
olsaydın şu an bunların hiçbiriyle
uğraşmıyorduk. Aile kurumuna sahip
olmanız hakimin kararını etkilerdi. Biz
de bu azaptan kurtulurduk.
Zeyna çık.
Zeynot topla eşyalarını çık.
Bakın
siz bu ülkenin en iyi avukatlarısınız.
Bana bir kapı açmadan bu kapıdan çıkıp
gitmek yok. Tamam mı? Bana bir yol
söyleyin. Şu vasi kararını iptal
ettirelim. Şimdi şu dosyadan, şu şeyden
beni kurtarın.
Kadir Bey, vasilik tayin kararını iptal
ettiremeyiz belki ama itiraz edebiliriz.
Nasıl yapacağız? Hangi sebeple?
Defne hanımın çocuğa kötü davranması
olabilir.
Yok olmaz.
Başka
vasili engel teşkil edebilecek sağlık
sorunları.
Yok sağlık sorun olmaz.
Çocuğa aştık.
Yok ya mümkün değil.
Çocuğun psikolojisinin zehirlenmesi
yapmaz onu da geç. O halde ilgisizlik.
Yani sonuçta çocuk onun gözetimindeyken
değil mi? Kayboldu. Tamam polise
gittiler. Tutanak tutuldu falan filan.
Abi çocuğu sen kaçırdın ya.
Vallahi ben öyle bir şey hatırlamıyorum.
Ser ben kimseyi kaçırmadım. Ben gittim
yeğenim benim kaç yaşında çocuk sokağın
ortasında bir başına kaybolmuşken ben
buldum evime getirdim ben. Benim kanım
canım.
Abi polisler falan geldi ya abi.
Ya polisler geldi avukat hanımla buraya
da demek ki bir delil bir şey yok.
tutanağı, bilmem nesi tutulmadı yani.
Evet,
doğru söylüyorsunuz Kadir Bey.
E tamam, şunu yapabiliriz o zaman. Yani
bu çocuk, küçücük çocuk aç bilaç,
sokaklarda saatlerce kaybolmuş
ilgisizlikten.
Tamam. Böyle vasiik mi olur diye itiraz
edeceğiz. Olmaz mı?
Olur.
Olabilir.
E tamam. Hadi bunu yapacağız. Saldırın.
Merhaba.
Merhaba.
Eee, kolay gelsin. Eee, ben biraz erken
geldim ama şey, eee, Tolga EZ'le bir
babalık testi yaptırmıştık. E şey, ben
çocuğun annesiyim. Sonuç çıktı mı acaba?
Tabii. Bir saniye bakayım.
Bu değil. Bu değil.
Çıkmış.
Ama kendisine test etmemiz gerekiyor.
Tamam.
Bekleyeyim ben.
Siz şöyle oturun isterseniz. Peki.
Elde edilen sonuçlara göre Ali Emin
Dağın mitokondriyal DNA dizinleri ile
Tolgaz'e ait mitokondriyal DNA
dizinlerinin %99,9
oranında eşleşme olduğu tespit
edilmiştir.
Şey ben acaba e laboratuardan Cemal Bey
le görüşmem mümkün mü? Anlamadığım
birkaç şey var da onu çal.
Tabii ben hemen çağırayım.
Levent Bey.
Levent beyciğim.
Mina Hanım, Mine Hanım bir daha beni
bırakıp gitmeyin. Ofiste duramadım.
Vesveselere kapılıyorum ben Mine Hanım.
Nefes darlığım, tansiyonum hepsi
birlikte geliyor.
Hayatım Defne'ye bakmaya gittim geldim
işte.
Ay ben de gelmeye çok isterdim ama şimdi
o çocuğu görmem doğru olmaz.
Özlem çok hassas biliyorsun.
Ben de Defneye yemek yapmıştım. Onları
almak için geldim. Eee, aslında şimdi
arabada çocuk durdur. Özlem görmesin
diye gelsin istemedim ama seninle
tanışmayı çok istiyor. Ne olur bir gel.
Hayır, hayır hayır olmaz olmaz olmaz.
Ben ben istemiyorum.
Hasta diyeyim şimdi görmem. Olmaz olmaz
olmaz olmaz. Bir de özlem de yok zaten
ya. Levent Beyciğim bak durum benim için
de çok zor zaten. Emin dağların çocuğu
ama ama o kadar tatlı bir şey ki
anlatamam.
Sultan Hanım size bir şey itiraf etmek
istiyorum.
Ben çocuktan pek anlamam. Kendi
çocuğumdan bile pek haz etmem ben.
Tamam anladım. Devat Bey. Tamam.
Ah a işte bu. Merhaba. Arabadan çıkıp
geldin mi? Tanıştırayım.
Merhaba ben Ali. Merhaba.
Sen Levent misin?
Hı?
Teknelerin nerede?
Yok burada işte. E yalnız bak büyüklerle
konuşurken siz demen daha doğru olur
küçük adam. Ha bu adapları öğrensen
şimdiden çok iyi olur.
Sıkıntı yok hallederiz.
Ya bu resmen şey bu.
Ne alakası var? Hayır.
Bir tespih eksik elinden.
Kebap sever misin sen?
Kebap.
Ben sana dondurma getireyim mi?
Evet ama önce kebap.
Kebap. Tamam.
Ne oldu?
Wolding'in birleşme dosyası. Buzlaşma
talebimizi reddetmişler yine. Rest
çekelim. O fabrikanın çevre denetim
dosyasında usulsüzlükler var.
Avukatıyla konuşalım. O usulsüzlükleri
savcılığa bildirirsek eğer uzlaşmak için
kapımızda yatarlar. Rest çekiyorum. İki
günleri var.
Bize bakın ya. Ne kadar çok büyük
müşterimiz var. Tolga'ya teşekkür et.
Vallahi her gün teşekkür ediyorum zaten.
Onun
babalık testinin sonucu çıkacaktı. Az
kalmış.
Defne Derin
benim. Buyurun.
Bu size. Efendim?
Bana mı? Teşekkürler.
Rica ederim.
Ne öyle?
Kimden
bilmem bakalım kimden.
Doktor Ter Beyden. Hım.
Ne diyor?
İşte dans için teşekkürler yazmış.
Hım. Anladım.
Ne? Hım. Ne anladım? Ne? Ya sizin kendi
hayatınız niye yok ya? Koy bakayım şunu.
Senden fırsat kalmıyor ki. Hep bir
aksiyon.
Ay yok. Aksiyon maksiyon yok artık benim
hayatımda. Hastilik belgemi de aldım.
Tamam, kafam rahat.
Buyur
Defne Hanım çok acil. Aile mahkemesien
bir tebligat düştü sisteme.
Allah seni kahretsin Eminda. Allah seni
kahretsin.
Kadın avukatları acil koduyla itiraz
dilekçesi sunmuşlar. nöbetçi hakimli ara
kararı yapıştırmış.
Ne
işte defnenin gözetimindeyken çocuk
kayboldu. Olay karakola yansıdı. Can
güvenliği tehlikeye girdi falan. Bir
sürü şikayet etmişler işte.
Ya bu çocuğu o kaçırmadı mı?
Kaçırdı da Defne Kadir'in başı belaya
girmesine şikayet etmedi ya. Yine iyi
niyetimizden kaybettik ya. İnanamıyorum.
Özlem.
Hah canım
seni yalnız bırakmak istemedim.
Sağ ol aşkım.
Ben hemen alıp geliyorum.
Merhaba. İyi akşamlar.
Merhaba. Buyurun.
Evet. Ben babalık testi sonucunu almaya
geldim.
Tabii hemen kontrol edeyim.
He bu. Buyurun.
Elde
edilen sonuçlara göre Aleyhim Mindan'ın
mitokondriyal DNA dizimleriyle Tolga
Eres ait mitokondriyal DNA dizimlerinin
%99.9
oranında eşleşme olmadığı tespit
edilmiştir.
Çocuğun babası ben değilmişim.
Ne yaptın sen?
Ben sana o çocuğu bırakmayacağımı
söyledin.
Sen nasıl bir adamsın ya?
Bunu sen bence ikaz olarak al.
Bir kere de ben ikaz etmiş olayım. Bu
şüpheşini bırak.
İkaz.
İyi günler.
Buyurun.
Sosyal hizmetlerden geliyoruz. İsmim
Ain.
Buyurun.
Kadir Bey Ali hakkında bizimle konuşmak
istiyordu. Kendisi müsaitse görüşmek
isteriz.
E abim şu anda bir toplantıda da.
Öyle mi?
Hı. Ama ben geldiğinizi söylerim zaten.
İkaz mı istiyorsun sen?
Defn.
Al sana.
Ikaz mı istiyorsun sen?
Al sana ikaz.
Yeter.
Yeter bir sakinleş.
Yeter bir sakin ol.
Tamam biz göreceğimizi gördük. Teşekkür
ederiz. İyi günler. Biz çocuğu almaya
gidiyoruz.
Nedir ya? Böyle şey olur mu yani? Sakın
bana bir daha dokunma.
Bak bu çocuk benim yeğenim.
Ben bu çocuğu terk etmem. Terk edemem.
Terk edemezsin.
Sen
emin miyiz ya?
Beni terk etmediğin gibi mi? He
def. Kapat o defteri. Tamam.
Ben o defteri kapatmıyorum.
O defter açık kalacak ki senin bana
yaptıklarını ben hiçbir zaman
unutmayayım.
Ben sana zarardan başka bir şey
vermiyordum artık. Tamam.
Gitmek zorundaydım.
O zaman söyleyecektin.
O zaman beni karşına alıp korkmadan ben
gidiyorum.
Ben yapamıyorum diyecektin.
Sen ne yaptın? Sen bir korkaksın. Sen
hiçbir şey demeden yok oldun. Ben gözümü
bir açtım. Sen yoksun. Ne bir arama, ne
başka bir şey, hiçbir şey. Tek bir not
bırakmadın ya. Sen bana tek bir not
bırakmadan ortadan kayboldun.
Öfme kalsaydım ölecek.
Ben zaten öldüm.
Beni
sen öldürdün.
Abi,
abim sosyal hizmetlerden geldiler.
Sizi de kavga ederken gördüler.
Çocuğu almaya gittiler. Abi
ne diyorsun Selo?
Efendim?
Melo
DNA testi çıkmış.
Babası değil.
Kadir isterse mahkemeye başvurabilir ama
bu esnada Ali sosyal hizmetlerde
kalacak.
Karışmasaydın bunların hiçbiri
olmayacaktı.
Sakın beni suçlama. Tek suçlu sensin
burada.
Gel bakalım.
Ali
dayıla
Koçum gel bakalım. Gel
gel. Canını yedim.
Canına yandı.
Onlarla gidecek miyim?
Evet. Ali
gideceksin
ama bak
onlar çok düzgün insanlar.
Sana çok iyi bakacaklar.
Biz de en kısa sürede seni alacağız.
Tamam mı? Sana söz veriyorum.
Alacağız seni koçum. Tamam.
Sıkıntı yok ya. Gelecekseniz ağlama.
Biz bekleriz ya.
H He.
Teşekkürler.
Geleceğiz yanına. Alacağız seni koçum.
Tamam.
Merak etme.
Ne kadar sürer?
uzun
alacağım onu geri.
Ne kadar sürerse sürsün elimden gelen
her şeyi yapacağım.
Onu geri alacağım.
Bir yolum var.
En kısa,
en çabuk.
Huka uygun.
Neymiş?
Evlen benimle.
e
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.