All language subtitles for Aşk ve Taht 1. Bölüm @atvturkiye

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian Download
am Amharic
ar Arabic Download
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali Download
bh Bihari
bs Bosnian Download
br Breton
bg Bulgarian Download
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English Download
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French Download
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German Download
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew Download
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian Download
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese Download
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam Download
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian Download
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian Download
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali Download
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili Download
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish Download
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Ah.

He

Bugün tanımadığın bu duvarlar yarın

adınla yankılanacak.

Senin yürüyüşün yüzyıllarca anlatılacak

bir hikayenin başlangıcı olacak.

Bu düğün senin kaderine yazıldı Destina.

Bütün seçilmeyenleri geride bırakarak

onun için sen seçildin.

>> O kim?

>> O Selçuklu'nun yüce sultanı. Sana

Selçuklu'da yeni bir hayat bahşedecek.

ve sana talihin altın kapılarını açacak.

Prensesim

ne oldu? İyi misiniz?

>> Onu gördüm.

Kimi? Yıllar önce karşıma çıkan o adamı.

Ah.

Karanlıma aşık olan gözüm.

Ne vakit düşlerinden çıkıp hakikatim

olacaksın.

Yıllar önce bir kere çıktı o karşıma.

Sanki o günden beri ben değil ruhum

peşinden gidiyor.

Bu kez rüyamda Selçuklu Sultanı olarak

göründü.

>> Selçuklu Sultanı mı? Yıllar önce

karşınıza çıktığında sıradan bir savaşçı

değil miydi? Beni de şaşırtan bu zaten.

Ne iş vardı orada?

>> O adamı birileri alıp götürmüştü. Sonra

siz yıllarca arattınız ama bulamadınız.

>> Yoksa o da Selçuklulardan mıydı?

>> Asla.

Ben onun gözlerine baktım. Kalbimi

okudum.

O adams çukurlar gibi zalım olamaz.

Bazı rüyalar korkulardan doğar.

Bazıları kaderden

>> buraya benim kaderim mi olacak?

Bunun gelişi hali alamet değil ha.

Taht

ve sen ikiniz de benden çok sakın.

Ne vakit buatım olacaksınız?

Şahz.

Ayaba

>> ses Emir Ayaba Hazretleri

Emir Abi Hazretleri

Eline erişen

izine ulaşan oldun muhtad

>> müsaade edilenler dışında kimse

bulamadım.

>> O nasıl?

>> Sizin nasıl takdir ettiyseniz öyle.

Yaşasın dediniz yaşattık. Emir

hazretleri.

>> Şimdi de kendi hükmüne kendi karar

verecek.

Emir Ayaba sizinle görüşecek. Alain

>> ne görüşecekse buraya gelsin.

>> Burada görülemeyecek kadar büyük bir

hesapmış.

Yıllaroğlu görüşmeyelim.

>> Son gördüğümde kendi ellerinle beni bu

zindana kapatmıştın.

>> Bugün abiniz Sultan İzzetinin emrini

yerine getirdim.

Bugün de abiniz için geldim.

>> Şimdi ne emretti?

>> Sultan İzzettin hakkı rahmetine kavuştu.

Hepimiz Allah'tan geldik.

Yine ona döneceğiz.

Dünya saltanatı gölge gibidir.

Ne kadar koşsan da yetişemezsin.

>> Zindan cezanız abiniz ölene kadardı.

>> Sen de ölüm fermanımla mı geldin?

>> Yok

size ölümü değil.

Saltanatı getirdim.

Civan gibi kardeşim Melik Şelalettin

var.

Dışarıdayken niye zindandaki ben?

>> Zindan

insandan sadece hürriyetini alır,

iradesini değil.

Size zindanda sabırla pişerek sultanlığa

yaraşır iradeyi gösterdiniz.

Adınız hala düşman beldelerinde korkuyla

yankılanır. Daha da adı heybetli bir

sultan gerek.

>> Adı heybetli bile lazımsa

>> amcam Tuğrul Şah var. Hanedanın en

büyüğü.

Niye saltanatı ona götürmedin?

>> Amcanız Tuğrul Şah Emirler Meclisi'nin

kararına bir şartla razı oldu.

>> Neymiş?

>> Kızım Melike Hatun'la evleneceksiniz.

Babam Tuğrul Şah haber etmedi mi saraya

geleceğimizi? Niye kimse karşılamaz

bizi?

>> Ümmühan Atatun bekletme huyundan

vazgeçmemiş anlaşılan. Kendince bize güç

gösterir.

>> Güç asıl şimdi doğacak bu sarayda.

Yolumuzu beklemeyenleri yola getirmeyi

biliriz.

>> Destur maderi Sultan, Membai İhsan, Nuri

Selçukyan Ümmü Hanun.

>> Hoş geldiniz Hünker Hatun.

>> Hoş gördük. Tuğrul Şahımız Sultan

İzzettin için taziyelerini,

Sultan Alaattin için hayır dileklerini

yolladı.

Tuğrul şahımızın göz nuru Ali Selçuk

incisi, kızım Melike Hüma Hatun.

>> Mah Cemalli Servi Endamlı olmuşsun.

Maşallah yol yormamıştır inşallah.

>> Alaattin'e gelen hiçbir yol beni yormaz.

Sandıklar nedir? Altın doludur hepsi.

Alaattin'in başı gözü için sadaka

kılacağım.

>> Münasip düşer mi misafire ihsan

dağıttırmak? Ne gerekirse biz yaparız.

>> Misafir de neymiş? Sarayın hatunu bundan

böyle. Ne demişler? Yiğit evlendiği gün,

gelin sevildiği gün.

Ahli kudretimizi, bereketimizi görsün ki

Sultan Alain'in müstakbel zevcesi Melike

Hatun'ın geldiğini bilsin.

Kimsenin şartıyla bahşettiği tahta

oturmam.

Baktım bana yarsun yeter.

>> O vakit ata mirasınız parçalanır. Bu

topraklar da haşlılara yar olur. Hepsi

kılıçlarını bilemeye başladı.

Eğer herkesin ittifak ettiği bir sultan

bu tahta geçmezse kendi içimize

bölünürüz. O zaman da düşmana yem

oluruz.

Devletin terazisinde

bir kefeye nefsiniz,

bir kefeye mülkü milletin kaderi

konuldu.

Hangisini kurban edeceksiniz seçin.

Benim neyi kurban edeceğim belli.

Sen

canından vazgeçmeyi göze aldın mı?

Sen benim ataimdin.

Sırtımı yasladığım dağımdın

ama bana

izzettinle bir olup ihanet ettim.

Tahta oturunca

bütün bunların bedelini ödeteceğimden

korkmaz mısın?

Bu benim kefenimdir.

Ben

başımda ölümü taşıyarak geldim buraya.

Eğer

benimle bir hesap göreceksiniz

şimdi vurun boynuma.

Kendime saltanatınıza dayanak yaptım.

Eğer yüreğiniz soğuyacaksa başımla

beraber saltanatınızın dayanağında

koparamadım.

>> Ödetilecek ne bedel varsa hepsini kendi

kılıcımla ödeteceğim.

Emrü ferman yüce sultanımızın.

Fat şehri Konya Sultanlıı bekler. Ben

önden gideceğim. Teşrifatı

hazırlayacağım. Size refakat edecek

olduğu Konya yakalarında bekler.

>> Adettendir.

Evvela Sultan İzzettin'in kabrini

ziyaret edip yas ilan etmek gerek. Ya

vaktiniz yok. Elik Celal ne haber

giderse yollara düşer. Fitne ateşi

yanmadan tahta oturmanız icap eder.

Biz alatin tahta çıkmasın diye Ezzettin

destek verdik. Şimdi onu tahta

çıkarıyorlar.

>> Ya dost sandıklarımız bize ihanet ediyor

ya da Allahattin umadığımız kadar güçlü

biri.

>> İzin ver Selçuklu Sarayına elçi olarak

gideyim baba. O Alaattin'e şimdiden kim

olduğumuzu gösterelim.

>> Sen bu hırsla gidersen her şeyi

mahvedersin. Arakel

>> 8 yıl zindanla çürümüş adamdan mı

korkuyorsun?

>> Onun zindana düşmesinde bizim de payımız

var. 8 yıl kim biriktiren adamın nasıl

biri olduğunu bilmeden hareket edemeyiz.

>> Ben uzatma Arakel

uzatma.

Alaattin Elçi olarak sen gideceksin

Kreon. Ona da onu tahta çıkaranlara da

gereken göz vereceksin.

>> Nasıl bir gözde alacak bu?

>> Ayaba yıllardır yaptığımız ticaretten

pay alıyor. Kesilmesini istemez.

Alaattin de tahta kalmak istiyorsa

bize başa eğmek zorunda kalacak.

Aladin'i herkes başka anlatıyor. Kimisi

zindanda çürmüş mahkum diyor. Kimisi

bütün salcıklığın arkasında durduğu bir

sultan.

Hangisi doğru? Bunu ancak gözlerimle

görüşsem anlarım.

Ben de gideceğim Konya'ya.

Ama prenses olarak değil.

Aladini gölge gibi izleyen bir casus

olarak.

Vay gadasını aldı. Hele bak boyuna

posuna sökmen. Sanki at sırtında erciyes

dağı gibi gelir ha. Dağlar ayağının

trabu olsun.

Kardeş Alahaddin diye tanış olduk.

Sırdaş Alain dedik. Onca çile çektik.

Ateşlerden geçtik. Sultan Alahaddin

olduğunuzu gördük.

Çok şükür. Çok şükür. Her daim halinize

haldaş, yolunuza yoldaş Alaattinim.

>> 8 yıldır taşı yastık, toprağı döşek

elleyip bekledik. Biz o kalenin kapısını

40 kere kırar içeriden sizi almasını da

bilirdik ama

>> fitne ateşine sebep olmaktansa sabır

ateşinde pişmek yedir mübariz

>> o aya bacağınıza kıymaya yelteney de

onun havurdunu yırtardık

>> bu şahpas senin pastırmalardan yemiş

belli ki cengaver gibi uçup haber etti

de tedbirimizi alabildik

>> sultanım benim pastırmadan işim kıyıldı

bir an evvel kopa kopa gidelim de

konya'ya dağ gibi etler yığılmıştır

şimdi.

Sökhmen

aynalarla aram bozulmamış. Halin

kıyafetin yerinde. Hiç mi üzülmedin

bizim yokluğumuza?

>> Olur mu öyle sultanım? Ben kendimi

bugünler için cincık gibi tuttum.

Memleketim Konya'ya sultan yanımda

kabara kabara gireyim de herkese çalım

olsun.

>> Bizimkiler sarayı panayıra çevir Sultan.

Bizim görülecek dağ gibi bir hesabımız

var. Bu Kalonorosların ettiği hainlik

sizin zindanda yatmanıza sebep oldu.

Onlardan hesap soracağınızı bilirler.

Şimdi bir de tahta çıkacaksınız. Hiç

rahat durmaz bunlar.

Her şey sırasıyla. Önce tahta sonra

meydana.

Bana bu kızı bulun. Ayaz

>> sizi yaralıyken iyileştiren kız mı?

Yıllar evvel.

>> Atabeyim dahi hiyanet ederken o bana el

uzattı. Peşimde ölüm kol gezerken o beni

yalnız bırakmadı. Bir tek gözlerini ve

saçlarını bilirim. O zümrüt yeşili

gözleri bir de sırma saçları.

Ahta vefadandır.

>> Sultan Melik Celalin'e de çoktan haber

gitmiştir. Bu da tahta almak için

harekete geçebilir.

Celalettin bu ne?

Durdur şunu.

>> Vay vay vay.

Nuruhan ablam gelmiş.

>> Celalettin durdur şunu.

>> Haydi haydi. Acele acele acele. Çık çık

çık çık çık.

Koyil Hisar'ın cevrü cefasından yorulduk

be abla. Hatun biraz zevkü sefayı çok mu

görürsün kardeşini? Vakit zevki sefa

vakti değildir.

>> Ablautun göklerin dilini okumuş yine

cavlak deh hele ne çıktı bahtımıza?

Sultan İzzettin Ömüş.

>> Ölmüş mü? O Akgefen giydiyse bize de

saltanat ila düşer.

>> İkva yıldızı senin değil. Alaattin'in

burcunda doğdu.

Ne dersin sen Abla olsun?

>> Izzettinin ölümünü bizden gizlemişler.

Her şey Alaattin tahta çıkartmak için

tertip edilmiş.

O yıllar yılı zindanda yatarken ben

canımı dişime taktım.

Verdim doyurdum.

Vurdum duyurdum.

Benim hakkımı zindanda çürümüş adama

nasıl verirler?

Melikim valideniz eledi hatun bir can

sandı ya o sebepten size geri tutarlar.

>> Ağzımızda anamızın sütü varsa

damarımızda da babamız sultanıyasetinin

kanı var.

>> Bu işin altında kesin ümmanat var.

Oğlunu tahta çıkartmak için her şeyi

yapmıştır. O

>> benim yaşı günümü yaman ettiler. Benden

saltanat iladını çalanlara tek tek kefen

giydireceğim.

Hazırlanın.

Konuya gidiyoruz.

Melekim, gözcüler haber yolladı.

Aliattin hala Konya'ya varmamış. Kimse

de nerede olduğunu bilmezmiş.

>> Bahtyıldız'ın yolunu açtı sana.

Tahta bahta bizimdir. Haydi

ulatunum.

Teşrifat için sultanımızdan evvel

geldim. Şehirde hazırlıklara başladık.

>> Oğlum nasıldı?

Her daim nasılsa öyle bir bulut gibi.

Ama ardından güreş mi doğacak, fırtına

mı kopacak bilinmez.

Askerlerin yolları köprülere pusulansın.

Eğer Celalettin Alaidin'den önce

Konya'ya gelirse gereği yapılsın.

>> Siz tasa etmeyin. Nasıl ahitleştiysek

öyle olacak. Saltanat Sultan Alaaddin'in

olacak.

Vezirlik yine Reşidettinler kalacak.

Vezirlik

sultanlıktan sonraki en ulu makamdır.

Neden kendine istemezsin de Reşü Dittin

kalsın istersin?

>> Ben ordunun başıyım. Kılıç adamıyım.

Kılıcın gölgesi vezirin dibitinden daha

kudretlidir.

>> Bu sarayda güç kadından doğar, erkeğin

elinde büyür. Sen Alaaddin'e saltanat

yolunu açtın.

Ben de sana istediklerini bahşedeceğim.

>> Oğlunuz için gayretinizi bilirim.

Bu gayret onun yüreğini size karşı

yumuşatır mı bilemem.

Dilerim ki sizi affetmiş olsun.

>> Sultan Alaattin bugün gelmeyecek mi? Bir

aksilik oldu başına bir iş gelmiş

olmasın sak

>> to etmeye gerek yok ne de olsa kartal

kafese sığmaz.

>> O kartalı kafesinden çıkaran koskoca

Emir Ayabadır beyim. O istemeden

Selçuklu toprağında kuş uçmaz. O

istemeden çarşıya pazara tek bir mal

girmez.

>> Olur mu öyle şey?

Ordu komutanının hüküm yürüttüğü nerede

görülmüş? Ondan önce vezir gelir. Yok mu

bu devletin veziri?

>> Var. Vezir Reşudittin var da onun da adı

var sadece. O da Emir Ayaban'ın yanında

topaç gibi döner.

>> Kalanoslular bize pahalıya mal satar.

Esnafın ahalinin kesesi kurumuş ama

devletliler kendi zevki sefasına bakar.

>> Ağacı baltadan evvel içeriden kemiren

kurtlar yıkar.

Belki de Sultan Alaattin bütün bunlara

derman olur.

Görmeden ümidi kesmemek lazım. Böyle

harap olmuş mülkün başına daan çıkan

adam yakışırdı zaten.

>> Nasıl bu kadar emin olabilirsiniz Sultan

Alain'den?

Çünkü bazı insanların gözüne bir kere

bakmak kafidir.

Yıllar evvel birinden duymuştum.

Kalp kalbi gözlerden okur.

Bu sos ne oldu?

Yıllar önce ben söylemiştim bunu ona.

Bu adam yıllar önce karşımda çıkan

rüyamda gördüğüm kişi. Görürtir çabuk.

Ah.

Sen

>> mi benzettin?

>> Yook, kusura bakmayın.

Ben bu nasıl kayboldum?

>> Şehre niye tek bir kıyafet girmeyi

tercih ettiniz?

Sultanı olduğumuz mülkün ne halde

olduğunu görmek için.

>> Mülkü nasıl buldunuz?

>> Baştan ayağa çürmüş.

>> Gözlü haber yolladı. Elif Celalettin

yanlaşmış.

>> İpek perdeler çekildi. Kuhurdanlıklar

yakıldı.

Miski amber kokusu tütsün pek severdi.

>> Altın ipek alalılar serelim bir yoluna.

Onun gönlünü şlead nizama meyleder. Ona

göre hazırlık görülsün.

>> Emredersiniz.

>> Destur Ümmüan Hatun.

Tembihledin mi kızlara adabı? Dilrubak

alfa.

>> Sultanın huzurunda dilinizden evvel

edebiniz konuşacak. Gözünüzü ölçüyle

kaldıracak. Sözünüzü ölçüyle

söyleyeceksiniz.

Bunları bilen yükselir, unutan kaybolur.

Anladınız mı?

>> Anlaşıldı.

Altın kapıların nice sultanı açıldı.

Konya,

şimdi sıra bende.

Attal

kafese sığmadı.

Şimdi doruklara yükselmenin vaktidir.

Bütün gün aradık bulamadık artık yeter.

Belli ki oanız bir an.

>> Kesin öldürdüm inanılmaz.

>> Kös vurdu. Sultan Alaadtin geliyor.

>> Sultan Alaaddin geliyormuş. Biz de

gidelim. Hadi.

>> Ama

>> Kalonoros'u hatırlatmak isterim. Önemli

olan Sultan Alain'i yeni düşmanımızı

görmek.

>> Sultanımız meydana teşrif ettiğinde

yoluna saçılar saçılacak. Kusur istemem.

Hata bağışlamam. Desturedi

Ali Selçuk Melike Hatun.

Dilruba Kalfa. Buyurun Melike Hatun.

Sultanı saçıları biz saçacağız. Siz

çıkmayın. Bu vazife harem halkınındır.

Melike Hatun'un saçı yola değil bahta

saçılır.

Ben kendi bahtımı kendi ellerimle

karşılayacağım.

Lakin Ulu Hatunumuz böyle emretti.

Ben meydana çıkınca onun da haberi olur.

ol

olsun.

>> Devleti sultanım, darül mülkünüz

Konya'ya hoş kadem geldiniz.

>> Destur Sultan Hazretleri geliyor.

Açılın.

Sultan Aleadin. Sultan Aleadin. Sultan

Ali.

>> İzin verin gelsin.

Bunca zahmete beni görmek için mi

girersin?

Adın ne senin? Aliaddin,

>> siz Tokat Melikiyken Erim sizin

askerinizdi. Yanınızda savaşırken şehit

oldu. Vasiyeti vardı. Doğacak çocuğumuz

erkek olursa adını Alaattin koy.

Demişti. Bu kutlu gününüzde sizi görmeye

geldik. Oğlum çok istedi.

>> Latdin.

Sen büyüyünce ne olmak istersin?

>> Babam gibi olmak isterdim

ama hiç göremedim onu.

>> Ölüm.

Babanın gölgesi çekilince güneş bile

ısıtlamaz e sana.

Peki ister misin Alaattin Keykubat seni

ısıtan bir güneş olsun? Seni yetiştiren,

büyüten bir el olsun.

Sultan İzzetli'nin gazabından kaçış yok.

attin

Eh

Hay

nar

canım

le yarım

Nur

leyde

hay yaral

ey

Oh

Huderun

hu sükun

hu

ya huderun

huderun

hu sükun

Yahudun

kimsin?

Ne oldu?

Hayır

olamaz.

Bu adam

latin olamaz.

>> Sultanım.

Hanedanımızın övüncü, tahtımızın ulu

kartalı. Gölge nur getirsin. Cihan önüne

saçılar gibi saçılsın.

Sultanımız Konya'ya girmiş. Teşrifatta

kusur istemem.

>> Melike usulünce karşılamaya gitti zaten.

Teşrifatın alasında hizmetkarlarımız

hazırlar. Ulu hatun dururken size ne

hacet? Sultan damadımızdır. Bizim de

oğlumuzdur.

Siz hizmetlilerinizi kendi dairenize

çekin. Ama yakında hepsi hareme

yerleşecek.

Malum kızım Sultan Altunu olacak.

Biz de bütün cariyelere, hizmetkarlara

yeniden nizam vereceğiz inşallah. H

>> buraya kim yerleşecek, kim gidecek? Ben

karar veririm.

Hala ulu Hatunsan

kimin ihsanlığıyla olduğunu unutmayasın.

Allah'tan Tuğrul Şahımız cömertlik

gösterdi de Alaattin zindandan kurtuldu.

Ne demişler? beylik vermekle olur.

Sen şart sunmayı cömertlik mi sanırsın?

>> Onun sunduğu şart bile mükafattır.

Bir ana dahi zindandaki oğlunu 8 yıl

unutabilir.

Ama benim kızım unutmadı.

Sevda

gençlik kuşudur. Uçup gider.

Kalacak olan esaslı hatunluktur.

Allah'tan Melike kızımız da baba

tarafından kanında asalet mayası var.

Destur Sultan Ahaddin Hazretleri.

Ye. e

Küçükken sürgün Alain olarak çıktım.

Buradan

büyüdüm. Melik Alahaddin olup gittim.

Sonra

mahkum Alahaddin oldum.

Refsi Sultan Alaattin hazırlıkmış.

>> Kaç sultan değişti burada? Şükür ki siz

gittiğinizden beri nizam değişmedi.

>> Hiçbir şey değişmediyse değiştirecek çok

şey var demektir.

Vezir Reşiddin.

Sizi muhafaza edecek candarları tayin

ettim Sultan.

Kılıç siz, kın biz.

Ben bu kına sığacak kılıç değilim. Ay

hayat en yakınımdakileri kendim seçmem

gerektiğini öğretti. Yoksa adama

sırtından yaklaşırlar.

Sultanül Muazzam Alaidtin Keykubat

Hazretleri.

Ben Alaaddin.

Ölümlerin bağrında doğan,

karanlıklarda düşler kuran.

Ömrü çetin yollarla sınanan

ama hep kalbinin götürdüğü yolda

yürüyen.

Zemheri gibi yalnızlıkları,

ateş gibi ihanetleri sabırlaşan,

bitti dendiği yerden doğan,

aşkın ve tahta, adını yazdıran

ben

Alaattin Keykupat.

Hüren hayallerinizdi bu tahtsak

iken düşleriniz.

Vallahi hepsine şahidim yıllardır.

Gerçekleştiğini görmek nasıl bir istir

sultanım?

Hala bir tarafı yarım.

H

Neden yardım ettin bana?

Gördüklerim yardım etmem.

Ama bir de göremediklerimin merakı var.

Kimsin?

>> Bu neyi değiştirecek?

>> Bir baktım Sultan İzin'in adamlarının

kutusuna düştüm.

Böyle bir adam merak edilmeye değerdir.

Ben kalbinden başka pusatı olmayan bir

adamım.

>> Tahmin etmiştim.

>> Nereden tahmin etmiştin?

Kalp kalbi

gözlerden

peki senin gözlerin

niye saklıyorsun benden?

>> Gördüklerin sana et.

>> Ama göremediğim bir yüzüm var.

Selçuklu topraklarında yüzünü gizleyen

biri de merak edilmeye değerdir.

Dönsene yüzünü bana.

Sen kendini sır gibi sakladıkça

benim yüzüm de hep sır kalacak.

>> Dur git

dursana.

Emriniz üzere yıllarca aradık durduk.

Ama bulamadık kim olduğunu.

>> Allah'ım bunu en zor zamanımda karşıma

çıkardığım

kör zindanlarda rüyam oldu.

Düşümü gerçek kılan Rabbim

elbet yarım kalan tamamlar.

Bu vakit gizlenen ne varsa açığa çıkar.

Bu adam

düşmanmış meğer.

Hem de en büyükler.

>> Çıksaydınız karşısına, söyleseydiniz kim

olduğunuzu.

Belki bu düşmanlık da bir son bulur.

Annemin acısı da son bulacak mı? Benim

kaderim

annemin kanı yıla yazıldı.

O kalın orası için can verdi. Ben de

onun nasi yaşatmak zorundayım.

Annenizi öldüren Alaaddin değildi ama

değildi

ama Selçuklarda

şimdi hepsinin başında o var.

Kalın intikamla dolu.

Sizi etkileyen onun yüreğiydi.

O gün o adamın Alain olduğunu bilseniz

bile

hisleriniz değişecek miydi?

Kalbinize rağmen onunla düşman olacak

mısınız?

Sultanım güme altın uzunuza gelmektiler.

Neredesin ısırma saçlı kız? Neredesin?

Neredesin

>> oğlum?

Ana

>> oğlum

çerparem.

Sen nasıl buldun beni ana? İzzet'in

senin buralarda olduğunu öğrenmiş oldum.

Yüreğim ağzıma geldi. Seni bulup sana

kıyacaklar diye.

>> Yolumuza pusu koymuşlar.

Bu olmasaydı belki de çoktan ölmüştüm.

Gözlerinden başka bir şeyini bilmem.

Senin de başına benim yüzümden bela

gelmesin. Ben giderim buradan. Sen

kalma.

Sen hiç bir gidemezsin oğlum.

Atabeyim

sen de mi geldin?

Bilirdim beni yalnız bırakmayacağını.

Taht için canımızı hedefe koymuşlar.

Ama biz bunu da atlatırız.

Neleri atlatmadık ki birlikte?

Gayributah kavgası bitmiştir. Melik

Alaattin

teslim ol.

Ana çabuk git buradan.

Ana

sen de mi? Ana

bir şey desene.

>> Mecburdum oğlum.

Canına kıyacaklardı.

>> Sen bana ciğer parem demedin mi? İnsan

ciğerine nasıl giyar?

Neceği nasıl giyer?

Sen

sen ne ziyaret edersin? Sen benim

atabeyimdin.

Nasıltımı yaşadım da?

>> Hepimizin dağı devlettir. Onun da tek

bir doruğu vardır. Sultan İzzettin.

>> Peki bana olan inancın?

Bana olan inancına ne oldu?

Hangi makamla kandırdı seni izzettin?

Desene.

>> Gördüm ki bu yol sadece seni değil,

devleti de büyük bir fırtınaya sürükler.

Tek sebebim budur.

Bu laflar o adamın lafları değil.

Ben şu kadarcıktım, sürgünlere

yolladılar. Senin elini tuttum. Beni

düşmana rehim verdiler. Seninle kaçtım.

Bu laflar o adamın lafları değil. Benim

Atayimin lafları değil.

Ben de senin için her türlü zorluğa

katlandım

ama kader böyle istedi. Alaattin

abinin yazgısına taht yazıldı. Sana da

ruh ve boyun yemek düşer.

Ben

ihanete verilen hükmü boyun eğmem.

Bırakın. Tamam bırakın yeter.

>> Öldürün beni. Öldürün. İnsan

sevdiklerini yaniyle nasıl yaşar? Ben

zaten öldüm. Paramparça ettiniz beni.

>> Yeter dedim.

>> Öldürün

oğlum.

Oh.

Sultan Alaattedin vakti değildir.

Buyurdu.

gelir gelmez en yakın adamını kendi

seçti.

Bizlere dokunur mu derse?

Ben bu devletin taşlarını kendi elimle

dizdim. Birini çekerse hepsi üzerine

yıkılır.

Sen tasaray etmeceittin. Ümatında

konuştum. Vezirlik sende kalacak.

Bir

cülüs merasimi başlamak üzere Emir

Hazretleri

gidelim.

Sultan Alaaddin'in saltanatına destur

verelim.

İnşallah senin doğuracağın oğullarının

da böyle cüusunu görürsün. İnşallah.

Sultanımız anasıyla doya doya hasret

gidermiş. Belli ki.

Destur Sultanül Muazzam Alaadtin

Keykubat Hazretleri.

Hak saltanat kılıcını gaza için

kuşananla olsun. Amin.

Halk Selçuk soyunun güneşini üstümüzden

eksik etmesin.

>> Amin.

>> Tacı zehrini gökteki güneş de bir

kılsın.

>> Amin.

Yer şahit, gök şahit olsun. Kut doğru

durana, kılıç eğri olana. İzzet bize,

zillet düşmana. Kudret devlete, adalet

cihana.

Sultan-ı muazzam

Alain Keykubat, Şehin Şahı Al.

>> Şehin Şah. Şehinşah Şehinşah.

H

Ya Aladin de öğrendiyse kim olduğumu

>> nereden öğrenecek? Sadece gözlerimizi

görmüştü.

>> Bazen bir çift göz, bir ömür unutulmaz.

>> Bunun sizi hatırlamasından mı

korkuyorsunuz, hatırlamamasından mı?

Saklan çabuk.

Bu AT zannettiğim adam.

>> Emrettiğin gibi tedbiren Sultan Alain'in

kılığına girdim. Bir tane kız çevirdi

beni arkadan.

>> H nasıl bir kızmış?

>> Sırma saçlıydı.

>> Yeşil gözlü müydü?

>> Evet yeşil gözlüydü. Bak bakalım şuna

benzer miydi? Dokunma Gazi. Sadece bak.

Vallahi benzerdi.

Sultanımız tebdil kıyafet olmasına

rağmen bu kız nasıl oldu da onu tanıdı

peşine düştü?

O her kimse mutlaka onda bir şey var. Ne

olabilir ki? Sultanımızın yıllardır

aradığı kız bu olabilir. Bütün şehri

dedik dedik edeceğiz. O kız her kimse

onu bulacağız. Sultanımıza götüreceğiz.

>> Alaaddin'in adamları bunlar. Birlikte

dikkat çekmişiz biz. Yarıyorlar. Gidelim

buradan artık. Yoksa açığa çıkacaksınız.

Kreon Aladinle görüşmeden bir yere

gitmem.

Ne söyleyeceğini öğrenmem lazım.

Destur

melik

Celalettin Hazretleri.

Nereden çıktı şimdi bu?

Hayırlı olsun imanatun.

Bir oğlunu mezara indirip diğerini tahta

çıkartmışsın.

Malum olduğu üzere size gerek kalmadı.

Niye zahmet edip geldiniz?

>> Biz bu devletin özböz çocuklarıyız.

Devletimize sahip çıkmaya geldik.

>> Tahta bir sultan gerekmiş.

Çıkartmışsınız.

Yahşi

kıymet verdiğimiz emirler. Hatta öz

dayımız dahi bize haber etmeden

seçeceğini seçmiş.

Yahşi.

Amma

kardeşimin bu kutlu gününde

haber etmemişsiniz.

İşte

o yaman.

Kutlu olsun Kard Sultan.

Tahtta artar.

Her omuz taşıyamaz.

Taht ona layık olanların üzerinde

yükselir kardeşim.

Sen onu tasa etme.

Burdunla gelmişsin. Gören de ceng'e

gidersin sanır. Seni Derya gibi orduyla

karşılamak yaraştırdı kardeşim.

Maşallah.

Sen de kartal gibi uçarak gelmişsin.

>> Böyle

taht boş bırakmaya gelmez.

Mazallah. Sonra kuzgunlar üşüşür.

Sen de bir daha huzurumuza takdimle

girmeyesin ki

girdiğin gibi çıkabilesin.

Bir şeyler diyor

kaldı acaba

>> gördünüz mü şu son?

>> Ben görenlerden duydum.

>> Aslan gibi diyorlar.

>> Gözüne bakmaya cesaret edemiyormuş

insan.

>> Vallahi de bu sarayda edep kalmamış.

Billahi de edep kalmamış. Sen gördün mü

şır? Nasıl heybetli mi?

>> Allah'ım

ulu hatunum duymaz mı bunları? Duyarsa

kıtır kıtır kesmez mi sizleri? O zaman

görürsünüz heybeti. Haydi

>> destur Sultanül Muazzam Alaaddin

Keykupat Hazretleri

>> söylediklerinden daha iyi

>> kapat kapıyı

>> destur

>> ziyneti Ali Selçuk Melike Hüme Hatun

>> geç geç geç geç geç teksir halinde

gözler yerde gözler

Nal Şirina

sultanı seyirlik mi edersiniz kendinize

yoksa eve perkan da mı kalkmıştır koca

sarayda?

>> Olur mu öyle şey hatunun kıymetlim? Ben

sultanımızın geçtiğini

>> sultanımız alemi aydınlatan bir güneş

gibidir.

Gözler haddi aşarsa

kör olur. Ayaklar haddi aşıp yaklaşırsa

yanar kül olur. Haddi hududunuz benim

gölgeme kadardır.

Haddini aşanın akıbete hayır olmaz.

İşittiniz mi?

İşittik.

>> Size koyun etiyle ayran göndereyim mi?

>> İstemez. İstemez.

>> Sizin olsun o kötü yemekleriniz.

Yaattinin adamları öğrenmişse burada

olduğum için

o andan bir yere de kaçamayız.

Ben de çok mutlu değilim bu iğrenç yerde

olmaktan. Ne güvenli yer burası.

>> Hana gittiklerine emin misin?

>> Civara soruşturdum. Sırma saçlı yeşil

gözlü bir kız varmış. Gördünüz mü dedim.

Ana doğru gitmişler.

>> Ayaz

>> Hı.

Esah Sultan Alaattin bu yeşil gözlü kızı

ahta vefa mı duyar?

>> Ne demek o

>> kardeşim? Kim ahta vefa duyduğunu bu

kadar aratmış.

Bence sultanımız bu kıza vurulmuş.

>> Sultan vefa dediyse vefadır. Yakalayalım

artık şu kızı.

>> Aklımı kaçıracağım.

Adem'i gece rüyamda sultan olarak

görüyorum. Sabah gerçekten de sultan

olarak karşıma çıkıyor.

>> Kalbiniz temiz prensesim. Rüyanızda

bildirilmiş size.

>> Bazı rüyalar Kaderdendir demiş Nerita.

Unuttun mu?

>> Kader onu karşınıza çıkardı işte. Hem de

rüyanızda gördüğünüz gibi.

>> Anlamıyor musun Rita?

Rüyamda Selçuklu sarayında gelin

olduğumu da gördüm. Hem de Aladinin

karısı olarak. Bu da

>> sinirleriniz çok gerildi sizin. Şöyle

oturun biraz.

Oturun. Su vereyim size.

>> Tamam. Tamam.

Hancı.

>> Buyur beyim. Ne arzu edersiniz?

>> Sırma saçlı yeşil gözlü bir kız.

>> Tövbe tövbe. Burayı ne sanıyorsunuz siz?

Çık git başım belaya sokma benim.

>> Öyle değil öyle değil. Öyle değil.

>> Sırma saçlı yeşil gözlü bir kız geldi mi

buraya müşteri olarak?

>> Öyle desene. Sırma saçlı yeşil gözlü kız

az evvel geldi. Koyun etiyle ayran

vereyim dedim de tiksindi.

>> Gavur esbaplı kız demişti bizim adam.

Ulan onların ne haddine bizim aşımızdan

tiksinler.

>> Bırak şimdi aşı suyu. Hangi odaya çıktı

kız?

Yukarıda köşedeki oda.

Yürü çabuk. Haydi.

Ne oldu? Ala'nin adamları buraya

geliyorlar. Ne yapacağız prensesim?

Size zarar vermeyeceğiz. Açın kapıyı.

Açın kapıyı.

Nereye kaçtım kız?

Balkondan kaçmışlar. Necazi çıktı bu

kız.

Feşlerine düşeceğiz. Haydi

Alaattin'in karşısına Ali Selçuk kızının

zarafetiyle Tuğrul Şah kızının vakarıyla

çık.

Ona bir an önce düğün yapması

gerektiğini verdiği sözü hatırlat.

>> Ben ona verilen sözlerden çok daha

değerli şeyler hatırlatacağım.

Sen merak etme.

Sultanım Azamettim. Melike Hümeun

görüşmekliler.

Buyursun

>> sultanım.

Hatunum.

Sultanım,

teşrifattaki nezaketine mukabele

edemedik. Mazur gör.

>> Meşguliyetin var. Bir de yılların

yorgunluğu hepimizde.

Sana culu harmanımdır.

Aşık yemiği.

Çocukken oynardık bununla.

Hangimiz daha talihli diye yarışırdık.

Senden bir hatıra olarak saklamıştım.

Sen şansa inanırdın o zamanlar.

Ben ise senin hep kazanacağını.

>> Senin talihin ne? Benim kazandığım ne?

>> Benim talihim karşımda durur. Senin

kazandığın ise benim gönlümün tahtı.

>> Emir Ayabayla amcam Tuğrul Şah bir olup

şart koydular.

Bu kazanmak mı sence?

Babam izdivacımızı şart olarak sunmuş

olabilir

ama benim gönlüm hiçbir zaman şarta

bağlı olmaz.

Onun hükmü her daim sendedir.

Amcama telkinlerde bulunmuşsun tahta

çıkmam için. Merak ederim bu yalnızca

sevdadan mıdır?

Hayatta sevdadan üstün kıymetler de

vardır. Haklıya hakkını vermek gibi.

Bugün hakkı teslim eden Allah'tı.

Ben vesile oldum sadece.

Herkes düğün haberi bekler bizden.

Bir kere söz verdim. Söz dilden bir kere

çıkar.

ve Allah'ın izniyle

yerine gelir.

müsaadenizle

Alahatdin'in adamları nasıl anladı hamda

olduğumuzu? Niye peşimizi bırakmıyorlar?

>> Bizi bulurlarsa Aladin'in karşısına

çıkıracaklar.

>> Bu kadar kaçmaktansa çıkalım artık. Ne

olacaksa olsun.

>> Asla ya. Onun karşısına çıkmam.

>> Kreon'la Konya'da buluşamayız artık.

Alain'in ona ne söyleyeceğini kalan oros

varınca öğreniriz. Ne olur çıkalım artık

bu şehirden. Önce güvenli bir yer bulup

kılık değiştirmemiz lazım.

Başka türlü bu adamlardan kurtulamayız.

Hadi

destur Sultan Alaattin Hazretleri.

Hey Allah, hey

hey Allah hey.

Devri saltanatımızın ilk divan-ı aliyesi

mülke bereket. Millete saadet getire.

Sultanım, İznik'ten, Pontus'tan,

Konstantini'den ve dahi Conoros'tan

gelen elçiler tebrik için beklerler.

Kalanoros gelsin.

>> Kalanoros elçisi.

Efendi Vart sultanlığınızı tebrik

ediyor.

Armağan olarak bu kafesteki serçeği

uygun gördü.

Sultan İzzettin zamanında olduğu gibi

anlaşmanın devam etmesini istiyoruz.

Kalanoroslular kalleşçe vurmak yerine

konuşmayı öğrenebilmişler.

Madem bizden evvel bir dostluk kurulmuş,

biz de devam ettirmek isteriz.

Bu sebeple efendim huzuruma gelip eşim

öpecek.

bana biat edecek.

Bağlılığının göstergesi olarak vergi

ödeyecek.

Zindanda geçen yıllar bizim kim

olduğumuzu unutturmuş anlaşılan.

Biz eşik öpmeyiz, biat etmeyiz,

vergi vermeyiz.

>> Asıl zindanda geçen yıllar ben size

unutturmuş.

Benim emniyetime tehdit olan hiç kimse

emniyette olmaz. Hele ki bana yapılan

hiçbir kalleşlik karşılıksız kalmaz.

Bir kılıç çekilirse sınırlarınızdan

içeri tek bir mal girmez.

Halkınız açlık ve ölümle boğuşur. O

zaman tahtınız da emniyette olmaz.

Ben sizi iyi tanırım. Limanlarınıza

güvenirsiniz.

Ama bizim kasırgamızdan sizi koruyacak

bir liman yok.

Üç surlu, altı kapılı, yüz buçlu

kalenize güvenirsiniz. Ama bizim

gazabımızdan sizi koruyacak bir kale

yok.

Şimdi al bunu efendine götür.

De ki serçe gibi uysal olsun.

Yoksa bir kartal gelir onun kafasını

koparır.

Buyurun.

Biz kadın şifanesine girmiştik ama

yanlış oldu sanırım. Doğru geldiniz.

Burası bimarhanedir. Burada musiki ve su

sesiyle tedavi ederiz hastaları.

>> Musiki mi? Su sesi mi anlamadım.

>> Dertli ruhların devasıdır musiki.

Bedenimizi kirden nasıl suyla

arındırıyorsak ruhumuzu da su sesiyle

arındırırız.

Sen yabancısın galiba. Görmemiş olman

tabii.

>> Destur

zete Ali Selçuk Melike Hatun.

>> Şeref verdiniz Mekke Altun.

>> Nasıldır bimarede vaziyet?

>> Elimizden geldiğince idare etmeye

çalışıyoruz. Sağın

>> bundan böyle burası benimdedir.

Vakfınızın ihtiyacı benim şahsi

hazinemden verilecek. Eksiklerinizi

Ketçüden Nergiz takip edecek.

Şifaya muhtaç olan bütün hatunlar benim

himayemdedir artık.

>> Güzel kızımızın derdi nedir?

>> Kara sevdaya tutulmuş, buhrana düşmüş.

Sevdiği düşman ailedenmiş.

Kavuşamamışlar. Bunun devası uşak

makamıdır. Aşıklar makamıdır. Çünkü

nameler cümle sevdalının gönlüne

ulaşsın.

Belki dil söylemez ama gönül cevap

verir.

Sultanım, kalan orasa maziden gelen bir

düşmanlığınız olduğunu biliriz. Lakin

devlet kinle değil siyasetle idare

olunur.

Geçmişin knini gütseydim

bugün çok kişinin kellesi giderdi. Ayaba

>> ticaret mallarının çoğu kalanos

limanından gelir bize. Standward limanı

kapatırsa

tüccarın işleri bozulur.

>> Sinop subaşısı Kutlu Boğa.

>> Emredin Sultan.

>> Sen derya erisin. Ne dersin vezirin

söylediklerine?

>> Vezir Reşiddin doğru der.

Fil dişi, tütsü, şeker ve nice kıymetli

mal bize Akdeniz üstünden gelir. Biz de

mallarımızı aynı şekilde Akdeniz

üstünden Hicaz ve Mısıra satarız. Bu

sebeple devletin ali menfaati için

Kalanoros'un fethi şarttır.

>> Kalanoros'a savaş açmak hazineyi nedenli

zarara uğratır sen bilir misin Subaşı?

>> Kimin hazinesi eksilir Emir Hazretleri?

Devletin mi yoksa bu ticaretten pay alan

şahısların mı?

Kalonoros fethedilmedikçe hem devletin

hem de ahalinin kesesi sömürülmeye

mahkumdur.

Kalonoros'tan taarruzlar başlarsa huzur

ve sükunet bozulur. Bu sebeple devlet

erkanının sapa sağlam olması gerekir.

Evvela da sultana vekil olacak vezir

merhum Sultan İzzetdin devrinde nice

badireler atlatan vezir Reşuditin'in

divi taşımaya devam etmesi devlet nizamı

açısından

münasip olanıdır.

Doğru dersin Ayaba.

Eğer devlet bir kartalsa sultan başıdır

vezir de kanatları.

Lakin kanatlar onu geriye çeken değil,

göğ yükseltendir. Tam da bu sebeple

devri saltanatının veziri

kutlu boğa o alacaktır.

Yıllarımı bu devletin vezirliğine verdim

sultanım.

Tecrübesiz bir subaşı bu divanın yükünü

nasıl kaldırır? Devletin hali nice olur?

>> Vezir olmuşsun. Saray duvarlarının

ötesini görememişsin.

Her yanımız baştan ayağa çürümüşlük.

Şimdi bir devletin halini düşünürsün.

Azine ferman buyurdum. Katline ferman

okutma. Tez vezirlik tweetini teslim et.

Ordu başı olarak orduyu taslam tamlamam

hazır et. Bundan böyle tek vazifem

budur.

Ayaba

imarhaneye bir tekatunlar girer.

Oraya sığınmış olabilirler emniyetli

olmak için.

>> Ben girmem ha. Beni kimse sokamaz

lavratların içine. Y şu dilini

>> sökmec.

i

güzel güzel güzel.

Destur Nurcian Alçun

Koca Sultan gelecek. Böyle mi köşe

hazırlanır?

Anna göster de öğrensinler.

An ne bilir saray teşrifatınacan altunum

bu işler bizim maharetimizdir.

>> Destur altun

>> hala hazırlanmadı mı sultanımızın

köşesi?

>> Hazreti Kultun'un. Lakin Nurciyan Altun

el atmak istedi.

>> Hayırdır? Maksadımız kusur olmasın

diyedir. Cariyeler belli ki usulünce

öğrenememiş. Sultanımızın huzurunda

mahcup olmayasınız istedik.

>> Anla

göster nasıl olacağını.

>> Destur.

Burada herkes yerini ve haddini bilecek.

>> Ulu hatunum hürmetlim.

>> Sultanımız harem doğru mu gelir?

>> Sultanım azametlim harem teşrif

etmeyecekmiş.

Sultanımız sizin iradenizi mi tanımaz

yoksa ola?

Prensesim,

sizi Konya'da göremeyince kalan orasına

döndünüz sandım.

>> Boşver şimdi bunu. Aladin ne söyledi?

beklediğimizden daha sert cevap verdi.

Ya teslim olacaksınız ya da savaş dedi.

Kimse bizden kalanı orosu alamasın. Bize

dair, bana dair başka bir şey söyledin

mi?

>> Hayır, hiçbir şey demedi.

>> Ona gerekince bağı böüreceğiz.

Beni vezir yapmanız içeride çok su

kaldıracaktır. Bir de bu kalınos

meselesi.

>> Tam da istediğim gibi. Herkes safını

belli etsin ki kime kanat geleceğimizi,

kime pence indireceğimizi görelim.

Sultanım, Ümman Atun huzurunuza

gelmektiler.

Müsaadenizle Sultan.

Dağ gibiydin seni bıraktığımda

dağ gibi döndün.

Şükür

bir daha bağrını kaybedince ne olur

bilir misin?

Karbon vurur.

Zheri ayazında üşürdürur.

İnsanı da sevdikleri terk edince öyle

olur.

>> Ben seni terk etmedim.

Sen karanlıklardayken

gün ışığı bana haram oldu.

>> İzzetli'nin adamları ecel gibi

peşimdeyken bana sığın dedi.

Sığındım ne oldu?

>> Halattin

>> ayabayla bir oldun. Ritosak çektin.

Hissettiğimle eline düşürüp

beni 8 yıl zindana mahkum ettin.

>> Başka çare kalmamıştı.

İzlettin senin canına kıyacaktı.

>> Peki sen kime kıydın?

Anama kıydın.

Aldın onu benden.

Yapa yalnız bıraktın.

Bir ananın evladını düşünmesi

kabahat mi olur?

>> Peki bir evlat

anasına güvenemedikten sonra ne olur?

Beni kendi ellerinle o tuzağa çektiğin

günden beri ben

anasızım.

Celalettin

Allah hatun.

Başlayıp el öperken böyle öfkeli

değildin

>> ya. Ne yapacaktım? Culusun arkasında

>> başın dik duracaktın.

>> Bazen sert olan çabuk kırılır abla.

Hatun ordum Konya dışında bekler hala

kılıcımızı kınına soktuysak hepten

köreltmedik.

Her şeyin vakti gelecek.

>> Madem bu yolu seçtin, o halde öfkeni

neden tahta oturana saçarsın?

Onu tahta oturtanlar kimler? Hangi eller

onu semaya yüceltti?

>> Emirler,

>> bu sarayda kudretin iki membahaı vardır.

Biri Ümera, diğeri Harem. Birinin

iplerini sen alacaksın,

diğerinin ben.

Yahşi dedim.

Onu sultan seçenlerden başlayacağım.

Evvelarda oyabadan.

Seni ben çıkardım o tafta

ama sen Ne yaptın? Hayatının hatası.

Sen de sözünde durmadın manat.

Kimse Emir ayavala oyun oynayamaz.

Öfkemi tutuşturdunuz.

Hepiniz olacaksınız.

Tahtın etrafında değil, sofranın

etrafında aile olmuş. Ocağımız daim

olsun.

Bismillah.

>> Amin.

>> Bismillahirahmanirim.

>> Soframız eksik

ama maşallah kardeşimin heybeti babamı

aratmaz.

>> Hele de insanın böyle bir anası olunca

babasının yerine kurulmaz mı?

Öksüzlüğün de şükür olsun.

Burchan ablam gibi ablam var.

Celalettin. Kırk anaya bedel.

Bitirdiğine üzülme. Sahip olduklarının

kıymetini bilim.

>> Bugün ailemiz bir sofradaysa Tuğrul Şah

amcanızın da payı var. Ondan hiç

bahsetmezsiniz.

>> Ne etmiş Tuğrul Şahmi? Erzurum'dan

kadayıf olması mı yollamış soframıza?

Sultanımızla Melike evlenecek onun

sayesinde. Daha ne olsun?

Ali Selçuk ocağının daim olması için

düğün gerek Sultan. Düğün ola ki soy

yürüye.

Ulahatun olarak sultanımızla Melike'nin

düğün için hazırlıklarını gördüm. Tase

etmeyin.

>> Vay kardeş Sultan vay.

Melike Hatun'la evlenip Tuğrul Şahim'i

arkan alacağım. Yahşi.

>> Tuğrul Şah'ımızın şartı buydu.

Sultanımız da devletin selameti için bu

evliliğe razı geldi.

>> Vay yaman emmim vay.

>> Demek sultanımızla amcamın arasındaki

anlaşmanın mührü sen oldun Melika. Benim

iradem bütün siyasi anlaşmaların

üstündedir.

Gönül fermanla değil rızayla birleşir.

Verilecek tek ferman sultanın düğün

fermanıdır.

>> Hele bir kalanoros meselesini

halledelim. Düğünün vakti gelir. Vakti

geldiğinde de gereken neyse yapılır.

Kalonorus'un onurunu korumak için daha

ne bekliyoruz?

Adem Alaattin savaş istiyor, o halde

savaş başlasın.

>> Prens Arakel haklı.

>> Ordumuz toplansın efendi vardı.

>> Biçirelim onları yok edelim.

>> Savaşçılıkları bizi felakete götürür.

>> Daha önce ittifak yapıyoruz diye

kızıyordun. Şimdi savaşa karşı

çıkıyorsun.

>> Çünkü artık karşımızdaki adam değişti.

Tanımadığınız birine kılı çekerseniz

baştan yenilirsiniz. Sen nereden

tanıyorsun?

Hı? Sadece gidip gördün.

Siz benim düşmanlarımızı bir bakışta

gözlerinden bile tanıyacağımı

biliyorsunuz.

>> Kılıcı çektiğimiz zaman göreceğiz ne

kadar güçlü olduğunu.

>> Yıllar önce izlediğine destek vererek

beni dinlemediniz. İşler buraya kadar

geldi. Bugün dinleyeceksiniz.

>> Saçmalık bunlar.

>> Ablanı dinleyeceğiz. Arakel su artık.

Ne yapılmaz istiyorsun? Adam düped

tehdit etmiş.

>> Tehdit ediyse demek ki her şeye

hazırlıklı.

>> Şimdi saldırırsak onun istediğini yapmış

oluruz.

>> Bize beklememiz için bir sebep söyleyin.

Yoksa savaş canları çalsın.

Eğer bir fikrin varsa şimdi söyle.

>> Var.

Sultanın dene. Ben gideceğim.

>> Delilik bu.

>> Ne demek ben gideceğim?

Seninle anlaşacağını mı zannediyorsun?

>> Anlaşmak zorunda değilim

ama beni dinlemek zorunda.

Onun gücünü tartacağım. Eğer sandığınız

kadar zayıfse döner ilk kılıçı ben

çekirim.

Ama değilse

bu savaş büyük olur.

Biz de ona göre hazırlanacağız.

Ulu hatunum.

>> Melike Hatun

sen Alaattin'in sofada söylediklerine

bakma. Nasıl bakmayacağım?

Düpe düzerteledi düğünü. Ne vakit

olacağı da belli değil.

Bana başka bir sebebi var gibi geldi.

Bir tuhaflık sezdim sultanımızda.

Onu tereddüt ettiren bir tuhaflık. Senin

sezdiğin bize çoktan ayağın olurdu.

Kuruntu edersin.

>> Size nasıl ayağın olacak? Sultanımız

doğru düzgün konuşmaz bile sizinle.

Lafını sözünü bilde konuş.

Ben herkese ayağın olanı söylerim.

Izdivaç meselesi Ulu Hatun'un da

mesuliyetindedir.

Ben bu sarayda bir ulu hatun olduğuna

güvenerek geldim.

Umarım yanılmış olmam.

Müsaadenizle.

Güzel günlerde kullanıl.

>> Nedir bu elbiseler?

Kendi terzlerime diktirdim.

Cariyelerimize ihsanımız olsun istedim.

Burada biz giydiririz, biz donatırız.

Kimi nasıl istersek o hale büründürüz.

Hatta senin elbiselerin bile benim

terslerimin elinden çıkar. Ben

başkalarının emrindekilere itimat etmem.

Kendi aşçılarım, terzlerim, atlarım,

şifacılarım hepsini hareme yerleştirdim.

Cariyelerim de sultan kardeşim

armağanımdır.

>> Niyetin hareme nüfus etmekse buna izin

vermem.

>> Sultan Alahaddin de öyle mi düşünür?

İradenizi tanıdığını bile görmedik. Ben

bu iradeyi icazetle değil kudretimle

kazandım.

Sen de bilirsin ki iki kılıç bir kına

sığmaz.

Biri mutlaka sahibini keser. Bu saray

yalnızca sizin değildir.

Babam Sultan Gıyasettin'in de ocağıdır.

Kılıçkından çekilecekse

kesilecek kişi ben olmam.

Neden böyle bir şey yaptınız prensesim?

Sizi tanıyamasın diye o kadar gizlediniz

kendinizi.

Şimdi kendi ayağınızla ona gidiyorsunuz.

>> Mecbur ettiler beni. Yoksa savaşa

girecekler. O zaman daha çok can

yanacak.

Rüyanızda onu Selçuklu Sarayıda

gördünüz. Ardından Selçuklu sultanı

olduğunu öğrendiniz. Şimdi de karşısına

çıkacaksınız. Bu sizi hiç

kaygılandırmıyor mu?

>> Beni bir tek kalan oros kaygılandırıyor.

Ben bunu yapmazsam her şeyi mahvete

diyecekler.

>> Peki Alaattin sizi tanırsa?

Tanırsam

beni unutmamış demektir.

>> Ben onu değil sizi soruyorum.

>> Benim kalbim acılarla pişti.

Düşmanlarımız zaaf yapmayacak kadar

güçlüdür.

Hım.

Gel.

Anna geldi. Ulu.

Ulu hatunum.

Anna sen ne kadar güzelleşmişsin.

Toy bir kızdın senin elinden tuttuğumda.

Nurcan'a ihsan ettiğimden beri yüzümü

hiç kara çıkarmadı.

Sizden ne öğrendiysem onu yaptım. Ol

hatun.

>> Bugün de sadakatinin ve terbiyinin

mükafatını alacaksın.

Sultanın

has odasına gitmeyi seni layık gördüm.

Sultan'ın has odasına mı?

>> Hı hı.

>> Ama nasıl olur?

>> Niye olmasın?

>> Yani ben Nurcayan Hatun'un

hizmetkarıyım.

Nurcayan Hatun'un hizmetkarı da Harem'in

iradesine tabidir.

Yani bana.

Yoksa sen aykırı mı düşünürsün?

>> Bağışlayın. Öyle demek istemedim.

Eğer sultanımız seni

odaya kabul buyurursa

bahtın değişir.

Hiç istemez misin?

Ulu hatunun nasıl uygun görürse.

>> Mihrişah emredin. Anna'yı sultanımıza

layık bir şekilde hazırlayın. Emredersin

altını.

Gel

sultanım azamettim.

Bir cariye huzurunuza kabul bekler.

Sultanım

sultanım.

Niye gönderdiler seni?

>> Bu gece has odanızda olacağım.

>> Adın ne?

>> Anna.

>> Ne zamandır saraydasın?

>> Bu sarayda değilim. Nurcayan'ın

hizmetindeyim ama Selçuklu cariyelerinin

hepsi sultanına hizmetkardır.

>> Böyle mi öğretti manatun?

>> Böyle öğretti.

Bu gece de böyle olmasını buyurdu.

Sen ne dedin peki?

Hangi cariye bir sultan hayır diyebilir

ki?

Emirayap hazretleri istirahatteler. Ben

onu ebedi istirahate yollayacağım merak

etme.

Kanını döktüğün askerlerimi yetiştirmek

için

ne emekler verdin bilir misin?

>> Vay vay vay. Kendi canı kılıcın

ucundayken askerlerini düşünen komutan

gözlerimi yaşarttı.

Herkes buğday bir saman. Alaattin Yahşi

biz yaman. He.

>> Emirler Meclisi'nin kararıydı.

Koskocaman devleti avucunda tutan ayaba

3 be emire mi laf dinletemedi?

>> Bazı teammüllere benim de gücüm

yetmiyor.

>> Alatin benden büyük mü değil? 8 yıl

boyunca zindanda eri kolu bağlı kaldı

mı? Kaldı. O taht benim hakkımda.

Hakkımı yedirdin. Hakkımı çiğnettin.

Sana güvenmekle hata etmişim.

>> Emirler meclisine karşı çıkarsak büyük

felaket kopardı. Ortalık toz duman. Siz

bana güvensizlikten bahsediyorsunuz.

Oysa yaşamanız bana olan güveninize

bağlı.

Ne demek olur bu?

Tilkileri bilir misiniz?

>> Bırak tilkiyi çakalı. Ne demek olur bu?

Alaattadin düşmanlarıyla bir bir hesap

görecek.

Kalanosla başladı.

Orayı alırsa kudretine gücümüz yetmez.

Kalan orosan sonra siz varsınız. Malum

vaktiyle Sultan İzzetli'nin

safındaydınız.

Ama zindandayken kapısını çalan tek kişi

de bendim. Onun vefasını bilmez misin?

>> Ama sevdiğinizden değil, değil mi?

Rakibinin vaziyetini kollamak için

gittiğinizi de bilir. Buraya ordunuzla

neden geldiğinizi bildiği gibi. Tilki

demiştim ya. Alaaddin bir tilki gibi

sinzi ve kurnaz. Bugün yüzünüze güler.

Yarın bir hamle sizi avlayıp paramparça

eder.

Bana bunu yapamaz.

birlikte hareket edersek yapamaz tabii.

Ama siz benden habersiz kafanıza göre

bir şeyler yapmaya kalkarsanız

sonsuz saat değil tabut olur.

>> Melikim

melikim. O

ipini koparmış nana gibi. Nereye böyle?

>> Anna

anna mı? Ne olmuş? Anna

bu gece sultan has odasına gitmiş.

Ne demek has odasına gitmiş?

Bizim himayemizdeki kızın ne işi var

orada? Callak.

Allah şirin adını öğrendim.

Bu sizin erlinizi çiğnemektir.

>> Sultanım

hayr ola kutlu boğa. Mühim bir mesele

var demişsin.

>> Divandan sonra Emir Ayva'yı gözetime

aldırdım. Birileriyle görüşmüş gizli

kapaklı haberler yollamış. bir tertip

için de olabilir.

Ben sana demiştim. Yaptıklarımız içeriği

kaynatacak. Biz de kimin hangi safta

durduğunu göreceğiz diye. Gördük işte.

>> Ne emredersiniz sultanım?

>> Emir Ayvan'ın bize kurduğu tertibi

öğreneceğim. Madem bize meydan okur

o zaman biz de meydana çıkacağız.

Celalettin

>> sultanım.

>> Hayır ola nereden gelirsin bu vakitte?

>> Kalınoros'a sefer edecekmişsin.

Ayoya dedim ben de geleceğim ordumla.

Cenk'ten geri durmak bize yaraşmaz.

Seni de uyku mu tutmadı Hasoda Sultan

Kardeş? uyuyacak vakit değil. Vazife

bekler.

>> Bize düşen nedir?

>> Hiçbir şey. Hele hazırlıklar görülsün

belki sana lüzum bile kalmaz.

>> Bir kusur mu istedin?

>> Daha değil.

Bu sarayda herkes yürüdüğü yere izini

bırakır. Biz de onu görürüz.

>> Tilki gibi.

Hani yeyi sürer ya.

Kartal gibi keskin görüşlüdür ya.

Yanlış yere adım atma ki kusur da

işlemeyesin. Bizim yerimiz her daim

kartalın yanı olmuştur sultanım.

Tahtayken de,

kafesteyken de.

>> Bizim de sevdiklerimiz kanatlarımızın

altındadır.

Düşmanlarımız da pençemizin ucunda.

Kimi nerede tutacağımızı iyi biliriz.

Aba haklıymışlak. Bu bizi öldürmeye

kafaya koymuş.

Hem Anna'yı alacaksın

hem de beni tehdit edeceksin. Ha

ne yapacağız melekim?

>> Sezdirmeden takip edip nereye gittiğini

öğrenin.

Alaattadin bu saraya sağa dönemeyecek.

>> Siz ne yaptığınızı sanırsınız.

>> Sen burayı koyisardaki fakirhanen mi

belledin?

>> Nasıl olur da Anna'yı Hasodaya

yollarsınız?

Onu münasip gördüm. Onu yolladım.

>> Anna benim elim ayağımdır.

>> Onu sana ben hediye ettim.

Selçuklu mülkündeki bütün cariyeler

benim hizmetime tabidir.

Nereye git dersem giderler, kal dersem

kalırlar. Bunu sana söyledim ama

anlamadın. Demek ki kudretimi görmen

lazımmış. Ben de gösterdim.

Bu yaptığınız bana hakarettir.

Ben bunun altında ezilecek değilim.

Sen her daim benim ayaklarımın

altındasın.

Aklını başına toplamazsan da ezilmeye

mahkumsilebilirsin.

Sultanım,

>> araba yerüstünde fitne kıvılcımını

tutuşturmuş.

Yerin altına haberleri geldi mi?

>> İşittik sultanım

ve de ne yapmaya çalıştığını öğrendik.

>> Nedir?

>> Aldığımız malumatlara göre bu Ayaba

bütün adamlarını teyakkuza geçirmiş.

Ordunun içinde kıpırdanmalar başlamış

bile. Sultanım

bu arabanın ettiği hainlik yetmedi mi?

Vuralım artık bunun gafil başını.

>> Araba bütün nizamı kendine bağlamış.

Öyle dediğin gibi başını vurursak

ardından ne geleceğini bilemeyiz.

Öyle tek hamlede yok edilecek biri

değil. Adım adım gücünü kıracağız. Tokat

Melikienikken yetiştirdiğimiz gaziler

neredeler?

>> Kayseri, Malatya, Sivas, Ankara. Hepsi

burada gizlenmiş halde. Meydana çıkmak

için emirlerinizi beklerler.

>> Güzel. Haber şurun hepsi hazır olsunlar.

Sultanım, devletin ordusuna karşı

gazilerimizi mi süreceğiz? Kimseyi

kimseye karşı sürmeyeceğiz. Önümüzde

kalan oros meselesi var. Ordunun

iplerini elimize alana kadar gaziler

bize burada lazımlar. Çarşılardan

sokaklara her yere hükmederler. Sokağa

hakim olamayan memleketine hakim olamaz.

Elimiz her eve, her sokağa, her pazara

erişecek.

Var mı başka mesele? Mühim bir mesele

daha var sultanım. Siz tebdil kıyafet

gezerken peşinizden bir kız koşturmuş.

Şüphelendik, soruşturduk, peşine düştük

ama izini kaybettirdiler.

>> Nasıl bir kızmış?

>> Sırma saçlıymış, yeşil gözlüymüş.

Biz yıllardır aradığınız o kız

olduğundan şüphelendik.

Yoksa o da sizi mi arar sultanım?

Ah.

Ben kalbimden başka pusatı olmayan bir

adamım.

>> Babam

ne oldu?

Neden dein ha?

Neden Alaltin'in karşısına çıkmak

istedin?

>> Anlatım sebebini. Baba

>> kendinden çok eminsin.

Alaattin'i çok iyi tanıyormuş gibi.

Bilmediğin bir şey mi var?

>> Hayır.

Saklayacağım. Ne olabilir?

Peki dediğin gibi olsun ama bil ki içim

hiç rahat değil.

Umarım gittiğin gibi dönebiliriz.

Bir tekem

>> yaş.

Ne işin var burada Celalettin?

>> Nice vakit oldu görüşmeyeli. Dostunu

özlemedin mi Arakel?

>> Zaten canım sıkın. Hiç çekemem çeneni.

Bu gece

>> baban yine eleki gibi horladın mı seni?

>> Ablan Destina'nın sözü senden daha

kıymetli değil mi? Vah ablası kadar

olamayan arakelim. Bah

>> Alaaddin de seni horlayıp tahta

kurulmuş. Sen kendi derdine yan

Celalettin.

>> Alaattin'in başı gövdesinde kaldıkça

ikimiz de hak ettiğimizi alamayız.

O ölecek, biz yükseleceğiz.

>> Ne diyorsun sen? Alaattin senin üstünden

muna tuzak mı kuruyor yoksa? Ha

>> babasının bile adam hesabına katmadığını

Sultan Alaattin ne yapacak?

Ama onu öldürürsek

>> kalın olsa bir kahraman gibi girersin.

>> Herkes nasıl bir yiğit olduğunu görür.

Babam bile önünde duramaz. Ben de tahta

çıkarım ve kalın osa elişmem.

>> Sen niye öldürmüyorsun?

>> Ben pusu atarsam askerlerin benden

olduğu anlaşılır. Bir sultan katiline

kim taht verir? Arakel. Babam şu an size

saldırmak istemiyor. Bunu asla

söyleyemem ona.

>> Sen de ona söylemeden yap o vakit. O

kadar altın yedirdiğin sadık adamım var.

Sultan Alaattin'in işini bitirmeye yeter

de artar bile.

>> Nerede olacak Alaattin?

>> Az sayıda adamla çorak vadi istikametine

doğru gitmiş.

Bırakın prensesle görüşmem lazım

diyorum. Verin.

>> Bırakın.

>> Bırakın gelsin.

>> Bırakın dedim.

>> Çık buradan.

>> Prensesle görüşmem lazım.

>> Bırakın dedim.

Ne oldu? Niye geldin?

>> Önemli olmasaydı gelmezdim prensesim.

Kardeşiniz Prens Arakel. Gece Handaydı.

>> E

>> Sultan Alaattin'in kardeşi Celaldin'le

görüştü.

>> O Celaleddin'den iyi bir şey çıkması.

Ne görüştüler? Öğrenebildin mi?

>> Prens Arakel Sultan Ali'i öldürecekmiş.

Helalettin'in dediği doğruymuş.

Az adamla çıkmış Alaattin. Demek ki

kendine o kadar güveniyor. Hazır mı her

şey? Hazır prensim.

>> Belli ki saraya dönecek. Çorak vadide

işini bitireceğiz.

>> Haydi.

>> Yeni gelen kızları ne yaptınız?

>> Türkçe öğrenmeleri için her birini

eskilerin arasına dağıttık.

Mutlaka okuma yazma da öğrensinler.

>> Her birini kıdemlerden biri iktimesi

altına aldım. Onları temihlerim

hala.

>> Ümüan Atun.

>> Ne demek oluyor bunlar?

>> Benim kızım düğün beklerken sen bir

cariyeyi hasodaya nasıl yollarsın?

>> Münasip olanı yerine getirdik. Ne ben ne

de sultan bu hususta kimseye izahat

verecek değiliz.

>> Yemelik duyarsa ne olacak?

Bir sultanın hatunun nasıl olacağını

kızına öğreteceksin. Sen de haremde

kimin iradesinin yürüdüğünü bileceksin.

Bizzat ilgilenmeni istiyorum. Takip

edeceksiniz. Ne demek sultanın has

odasına cariye gitmiş? Sen ne dediğini

bilir misin?

>> Şirin adan işittim hatunum. Ümmüan

hatunumuz kimseye duyurmadan tertip

etmiş.

Ümmühan hatun benim arkamdan iş

çevirmez. Size arz edilmemiş hatunum.

Kız hala has odadaymış. Münasip

görürseniz has odaya varıp kendi

gözlerinizle görün.

Aşkına su

soğaz

belli Zor durumda. Mübariz su kırbasını

ver.

>> Sultanım burası hiç tekin değil. İzin

verin. Ben vereyim suyu. Peygamber

efendimiz en faziletli sadakanın su

vermek olduğunu buyurur. Tehlike var

diye ben hayırdan mahrum mu kalayım? Sen

su kurbasını ver emniyeti al.

>> Tedbir alın.

Tanrı aşkına su

soğuk. Biraz

yine son

gel bakalım

seni bu sıcağın bağrında buralara ne

getirdi böyle

>> ölüm sultan alem sultanım

Kartalı Ker ölüm vadisine girdi. Artık

ona kurtuluş yok. Alartin

geriye acı bir atış olacak.

Bazen de kartalın sesium getirir.

Hay

Kimsin?

Söyle kimsin?

Söyle kimsin?

Eyvah yandık çıra gibi hatunum kıymettim

sultanımız odur.

>> Çekil.

>> Sen

gece hasodada mıydın?

Sana derim.

Gece sultanla beraber miydin?

Evet.

Ah.

H

Ah.

Ah.

Ah! Ah!

Niye öldürmüyorsun beni?

O kadar adamı öldürdün beni niye

öldürmüyorsun?

Huderun

hu sükun

huuderun

huderun

hu sükun

huahuderun

Saya

Yara

nara

hay canım

leyara

nure ya

leydera.

Hay yaral

ey

Huderun

sükun

hu

sükun

Yahudun

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.