Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
[Jenerik.]
İpek Gümüşçü'yü getirdim amirim.
İpek Hanım, hazırsanız başlayalım mı?
Hazırım, başlayabiliriz.
Peki, bu son iki ayda neler oldu biz bir de sizin ağzınızdan dinleyelim.
Hayatım dağılmadan önce her şey mükemmeldi.
Ya da ben şöyle söyleyeyim, ben bir cam fanusta yaşıyordum.
Kusursuz işleyen bir düzenim vardı.
Güzel bir evim, anlayışlı, sevgi dolu bir kocam,
problemsiz, tatlı bir oğlum vardı.
Bir de cemiyette saygın bir yerim vardı.
Yani anlayacağınız,
hayatımda kaygı duyacağım hiçbir şey yoktu.
Ta ki o cam fanus kırılana kadar.
İşte o yüzden, şu anda sizin karşınızdayım.
[2 ay önce.]
Beş.
Dört.
Üç.
İki.
Bir.
[Alarm sesi.]
Günaydın.
Günaydın canım.
Her sabah bu kadar bakımlı ve güzel kalkmayı nasıl beceriyorsun?
Düzenli uyku, mutlu bir evlilik ve harika geçen on bir yıl.
Hadi bakalım!
[Kapı çalıyor.]
Nazlı Hanım, hoş geldin.
Hoş buldum.
İpek uyandı mı?
Uyandı.
Günaydın canım!
Hayırdır ne oldu, ne bu halin?
Dün gece Birol evi terk etti!
Kavga mı ettiniz?
Soru mu?
Tabi ki kavga ettik!
O eve gelir gelmez başladı, sonra da saatlerce kavga ettik.
Kapat kapıyı Betül.
Kovdum evden!
Dedim; "Defol git!".
O zaman adam terk etmemiş evi Nazlı Hanım.
Şimdi yani sen kovmuşsun adamı evden.
Bak...
Pardon.
Yani kız haksız sayılmaz.
E kovmuşsun evden.
Ne yapsaydı?
Ay ben ne yapsaydım, ben ne yapsaydım?
Kovmasaydım gitmeyecek miydi yine o şırfıntıya?
Tamam, şimdi derin bir nefes alıyoruz Nazlıcığım.
Sen benim istediğim şeyi aldın mı?
Ay, iyi ki sen varsın!
Ay, sen bir tanesin, sen benim bir tanemsin!
Sen bir dahisin!
Ben senin söylediklerini harfiyen yaptım!
O yine geldi, her zamanki gibi maillerine baktı.
Sonra çıktı gitti odadan.
Sayı kombinasyonlarının zor olacağını söylemiştim sana.
Ama hiç merak etme.
İnsanlar şifrelerini belirlerken kendileri için
özel olan tarihleri seçerler.
Öyle, değil mi?
İpekciğim, öyle.
Tamam, bil bakalım şifre neydi?
Tahmin et!
Hayır, evlilik yıldönümümüz değil.
Benim doğum tarihim değil.
Tanışma günümüz de değil!
Annesinin doğum tarihi!
Valla yok artık!
Sen nereden biliyorsun bunu?
Şimdi hayatım, yani genelde erkekler annelerine çok düşkündür.
Hele ki Birol gibi tek çocuk olanlar.
Sen niye bana bunu önceden söylemiyorsun?
Beni orada uğraştırıyorsun İpek.
Neyse.
Ekstrenin fotoğrafını çektim.
Gel.
Tamam, şimdi biz bahçeye çıkıyoruz.
O sırada Betül de bize kahve yapsın.
Yapsın.
Hadi!
Betül yapsın kahve.
[Telefon çalıyor.]
Sana beni arama demedim mi?
Gerektiğinde ben seni ararım.
İç çamaşırı mağazasına gitmişler İpek!
Çiçekçi!
Gördün mü çiçekçi harcamasını?
Biz evimizde bir dal papatya bekleyelim,
kadına böyle çelenkler yağsın!
Nazlıcığım, benim canım arkadaşım, benim renkli kişilikli arkadaşım,
bir sakin olur musun, lütfen?
Teşekkür ederiz Betülcüğüm.
Ama bak, o kadını biz bir bulalım,
ben asıl gideceğim her şeyi mahkemede söyleyeceğim.
Nazlıcığım, benim canım arkadaşım, benim güzel arkadaşım,
ben seni bahçeye çıkarttım ki daha fazla oksijen al,
bir sakinleş diye.
Ama sen hala fevri davranıyorsun.
Yani, öfken mantığının önüne geçiyor.
Ay İpek!
Benimle böyle psikolog psikolog konuşma ya!
Senin şu anda benim en yakın arkadaşım olarak yanımda olup,
benimle beraber Birol’a küfürler saydırman gerekiyor!
Nazlı, canım benim ben hayatımda hiç küfür etmedim ki.
Yani küfür nedir bilmem.
Kadını bul o zaman, onu yapabiliyorsun.
Gülşen'in kocasının metresini buldun, Sevda’nınkini de.
Daha sayayım mı, ister misin?
Ya şu meşhur dedektifçilik hobini şimdi en yakın arkadaşın için kullan.
Başka bir şey istemiyorum.
Nazlıcığım, sen bu kadını bulup ne yapacaksın acaba?
Ay ne bileyim ya, merak ediyorum!
Hayır, ne var acaba o kadında, bende olmayan ne var acaba?
Sen şimdi şunu tut, sakinleş.
Nereye?
Ben bir Kadir’i yolcu edeceğim .
Ondan sonra halledeceğiz.
Halledeceğiz ama değil mi?
Halledeceğiz, halledeceğiz.
Hayatım.
Çıkar onu.
Bu takıma bu kravat daha çok yakışıyor.
Hayatım bir de Görkem’i sen okula bırakabilir misin?
Bizim Nazlı ile bugün biraz işimiz var.
Ne işi?
Birol...
Galiba Nazlı’yı aldatıyor.
Birol!
Abartmayın, o karısını aldatamaz.
Nazlı’dan çok korkar!
Hayatım sen bana güvenmiyor musun?
Bak yine yapıyorsun!
Aldatıyorsa da sen karışma!
Olacakları görüyorum ben şimdiden.
Yine dedektif gibi kanıt peşinde koşacaksın.
Yani herkesin ilişkisi bizimki kadar kusursuz değil ki.
Hem ne yapayım, Nazlı’yı yalnız mı bırakayım?
İnsanların ilişkilerine karışma.
İşin peşini ben bıraksam Nazlı bırakmaz.
O kadını bul diye tutturdu bir kere!
Bak siz şimdi ne yapın, biliyor musun?
Görkem’i de alın okula bırakın.
Oradan da gidin güzel bir yerde kahve için.
Nazlı ile konuş, sakinleştir.
Öyle kuruntuyla falan yuvasını yıkmaya kalkmasın.
Nazlı sakinleşir mi dersin?
Denemeden bilemezsin hayatım.
Sakinleşmez ama denerim.
Yeni mekan açmışsınız, duydum.
Çok güzelmiş, geleceğim mutlaka.
Beklerim tatlım.
İyi dersler anneciğim!
Teşekkürler.
Ay gördün mü gideni?
Bu kadın bayılıyor kendi reklamını yapmaya.
Gıcık!
Nazlı, sen hala çok sinirlisin.
Bak biz ne yapalım, biliyor musun?
Boğaz'a gidelim, bir Türk kahvesi içelim.
Sen orada sakinleş.
Sonra kadını görmeye gideriz.
İpekciğim, biz ne yapalım biliyor musun?
Önce gidelim, ben şu kadını bulayım.
Ondan sonra böyle saçını başını yolayım bu kadının!
Sonra beraber oturalım karşılıklı, oh mis gibi keyif kahvemizi içelim.
Tamam mı?
Dönüyorum ben buradan
Dönme Nazlıcığım.
Kuyumcu bu tarafta, ne yapayım?
Çünkü kuyumcuya gitmeyeceğiz, çiçekçiye gideceğiz.
Tabi sen kadına aldığı mücevherin merakından kuyumcuya odaklandın.
Ama Birol kuyumcuya kendi gitmiştir.
Çiçekler eve gönderilmiştir.
Kadının kimliğini kuyumcudan bulamayız.
O yüzden çiçekçiye gideceksin, anladın mı?
Ay iyi ki varsın!
Tamam, bayılıyorum bu senin zeka pırıltına!
Ama sakin oluyoruz, tamam mı?
Derin nefes al.
Şimdi yavaş yavaş gidelim.
Hadi düz git.
Tamam, gidiyorum.
Burası, değil mi?
Evet evet, dur.
Nazlıcığım hayırdır, nereye?
Sen arabada bekliyorsun.
Ben gidiyorum, geliyorum.
Tamam.
Hoş geldiniz.
Hoş bulduk.
Ben şuradaki sarı turuncu olan çiçeği görebilir miyim acaba?
Tabii.
Hale, seni çok seviyorum!
Hale!
Hale'yi çağırın bana, ne olur!
Yoksa atlarım bak!
Duyuyor musunuz beni?
Ağabey, bu kez atlar mı?
Oğlum, nereden bileyim atlar mı?
Gevezelik yapacağına git Hale'yi çağır, gelsin.
Tamam tamam.
Biriniz Hale'yi çağırır mı lütfen artık?
Alo.
İntihar teşebbüsünde bulunan bir tane arkadaş var.
Bir an önce gelmeniz gerekiyor.
Hale!
Seni çok seviyorum!
Ay ne oluyor ya?
Lütfen kusura bakmayın, acele işim var.
Çok teşekkür ederim.
Rica ederim.
Hale abla, Harun ağabey yine dama çıkmış.
Kendini atmadan yetiş.
Yine mi ya?
İşte size bahsettiğim kör olası kocam bu!
Hadi abla gel.
İpek, aşkım, ne yaptın, öğrenebildin mi?
Öğrendim her şeyi, hiç merak etme Nazlıcığım.
Yalnız, çatıya bir adam çıkmış.
Hemen ona bakıp geleceğim, tamam mı?
İyi, git!
Ben gelemem öyle çatıya matıya!
Sakin!
Hale gelmedi mi daha?
Harun, in aşağıya!
Bak aleme rezil oluyoruz!
Affettin mi?
Affettiysen inerim, yoksa inmem!
Ne olur affet beni!
Seni gerçekten çok seviyorum!
Bu yüzden buradayım işte!
İn aşağıya, bak herkese rezil olduk!
Rezil olduk ha!
Ben aşkından rezilim!
Atlayacağım bu sefer!
Atlayacağım, tutmayın beni!
Hale!
Seni seviyorum!
Çok seviyorum seni!
Bak Hale, gözü dönmüş.
Atlar mı, atlar bak.
Affet çocuğu.
Senin yüzünden ölecek.
Eh yeter ya, susun!
Harun, in aşağı!
Bak sabrım taşıyor!
Atlıyorum hale!
Beni affet!
Affet beni!
Ben ölünce çok ağlarsın!
Hale, affet beni!
Seni çok seviyorum!
Hale, bak affetmezsen atarım aşağıya kendimi!
Hale!
Ya biriniz Hale'yi ikna etsin!
Hale, affettin mi?
Aşkım, seni dinliyorum!
Affet!
Harun, in aşağıya!
Affet beni aşkım!
Eşeğin tekiyim ben!
Şerefsizin önde gideniyim.
Ne olur affet beni!
Şey, beyefendi pardon, bakar mısınız?
Sen nerden çıktın?
Yaklaşma.
Yaklaşma dedim.
Sen kimsin?
Tamam, lütfen sakin olun.
İpek Gümüşçü ben, siz?
Harun Özüdoğru.
Çok memnun oldum Harun Özüdoğru Bey.
Yaklaşma.
Bir adım daha atarsanız atarım kendimi.
Karımı istiyorum ben!
Sen git, o gelsin.
Tamam, sakin olun lütfen.
Yani istesem de gelemem.
Bakın beyefendi, sizin için çok karmaşık yollardan geçtim.
Yani sonuç olarak her şeyin bir çözümü vardır.
Öyle değil mi?
Yani ölmek bir çözüm değil.
Siz karınızı seviyor musunuz?
Hem de deli gibi seviyorum!
Az önce tanıştım, kendisi çok tatlı maşallah.
Lütfen gelsin.
Çok seviyorum, ondan ayrılmak istemiyorum!
Boşanmak istemiyorum!
Yalnız beyefendi, eğer intihar ederseniz
evliliğiniz otomatikman sona eriyor.
Ne?
Yani siz evliliğinizin bitme ihtimali yüzünden
intihar etmek istiyorsunuz ya,
eğer intihar edip ölürseniz evliliğiniz zaten biter.
Yani bu evliliği ancak hayatta kalarak kurtarabilirsiniz.
Harun Bey, oradan uzaklaşırsanız Hale Hanım rahatlayacaktır.
Hale Hanım rahatlarsa sizin ilişkiniz de rahatlayacaktır.
Böylece boşanma konusunu karşılıklı konuşabilecek hale gelirsiniz.
Öyle galiba.
Güvenin bana.
Karşılıklı iletişim en karmaşık problemleri bile çözer.
Yaklaşma!
Sakin olun.
Atarım kendimi aşağıya!
Sen gerçekten atlamak mı istiyorsun?
Ah!
Baya da yüksekmiş ha.
Beni nasıl aşağıya atar ya?
Anlamıyorum.
Gel, gel.
Neredeyse ölüyordum.
Aman, aman.
Ne işin vardı o zaman tepede?
Canıma kastetti.
Şikayetçiyim!
Deli o adam, deli!
Et lan!
Etmezsen hatırım kalır!
Bana bak, seninle ilgili bir daha bir anons duyarsam
olacaklardan sen sorumlusun.
Kafanı topla kafanı!
Şahin Başkomiserim, geç kalmayalım daha fazla.
Pardon, pardon bakar mısınız Şahin Bey?
Siz hiç utanmıyor musunuz?
Başkomisermişsiniz bir de!
Pardon siz kimsiniz ya?
Yukarıda ne işiniz vardı sizin?
İpek Gümüşçü ben, psikoloğum.
Aktif olarak çalışmıyorum ama arkadaşlarıma
hobi olarak yardımcı oluyorum.
Yani Harun Bey'i çatıda görünce ben yardım...
Vay!
Psikologsunuz ha!
Ama hobi olarak yapıyorsunuz.
Hobi olarak psikologluk mu yapılır ya?
Ne bileyim, böyle örgü falan örsen hobi olarak.
Bu alaycı üslubunuz aslında bir savunma mekanizması.
Altında yatan sebepler arasında bastırılmış öfke yer alır.
Bence siz profesyonel bir yardım alın.
Sizin gibiler yüzünden kafayı yedik psikolog hanım!
E hani polise hakaret suçtu?
Niye atmıyorsun içeri?
Gidelim başkomiserim.
Ay İpek!
Bir sakin ol ama, bir toparla kendini.
Allah Allah ya!
Nazlı, adamı çatıdan aşağı attı diyorum.
Gözümün önünden gitmiyor bir türlü.
Bir de adam polismiş!
Üstelik başkomiser.
Düşünebiliyor musun?
Mutlaka bir psikoloğa görünmesi lazım.
Tamam, şimdi bana odaklanabilir miyiz rica etsem?
Benim derdimle ilgilenebilir miyiz?
Adresi buldun mu bulmadın mı, daha onu bile söylemedin ya.
Buldum, buldum.
Bir dakika ya.
Senin girmenle çıkman bir oldu.
Sen ne ara aldın adresi?
Şöyle oldu.
Arabadan inerken gayri ihtiyari dükkanın tabelasına baktım.
Silinmişti.
Dükkan sahibi bir kadındı.
Yorgun ve üzgün görünüyordu.
Bu dikkatimi çekti.
Ee?
Eesi, konuya nasıl gireceğimi düşünürken
masada duran kartviziti gördüm.
Dükkan yazısıyla kartvizitte geçen isim aynı değildi.
Sonra kafamı kaldırdım, bir baktım kadının arkasındaki duvarda
çerçeve izi var.
Uzun zamandır orada asılı olan bir tablo ya da fotoğraf
yeni indirilmiş belli ki.
Hoş geldiniz.
Sonra kadının parmağını gördüğümü hatırladım.
Yüzük parmağında belirgin bir iz vardı.
Yıllardır takılan bir yüzük çıkarılmış.
Muhtemelen alyansı.
Kadın, kocasından yeni ayrılmış.
Erkeklerle ilgili bir problemi vardı.
Bizimle empati kurabileceğini düşündüm.
Ve dürüst olmaya karar verdim.
Ben size hiç yalan söylemeyeceğim hanımefendi.
Benim bir arkadaşım kocası tarafından aldatıldığını düşünüyor.
Sonrası aktı gitti işte.
Ay...
Ay sen muhteşem bir kadınsın ya!
Nazlıcığım, lütfen önüne bakar mısın artık?
Kaza yapacağız bak!
Ay, dayanamıyorum ama ya!
Ay!
Ay Nazlı dikkat et!
Nazlı, Nazlı ama ya!
Nazlı önüne bakmıyorsun, bak!
Benim mi suçum?
Adama bak!
Ne var amirim?
Bir şey mi diyeceksiniz?
Sen niye rahat durmuyorsun?
Şahin, ne bu?
Sen meslekten mi sıkıldın, yoksa delirmeye mi başladın?
Ne bu oğlum?
Ya amirim, adam çıkmış çatıya; "Hale seni seviyorum." diyor.
Allah aşkına ya.
E desin!
E sinirlendim!
Bu korku ona yeter, bir daha yapmaz.
Tamam, ben de biraz abartmış olabilirim.
Biraz mı?
Ne diyeceğim oğlum ben yukarıdakilere?
"Şahin bu sefer biraz abarttı, bir dahakine tam abartacak!"
Bunu mu söyleyeceğim, ne diyorsun oğlum sen?
Bu herife hep sen yüz veriyorsun, yukarıya hesabı ben veriyorum ağabey.
Bıktım bu gamsız herifin kıçını kurtarmaktan.
Aslında çıkartacaksın haritayı, yer beğen diyeceksin.
Gitsin kimin başına bela oluyorsa olsun.
Ben müsaadenizi isteyeyim.
Bitmedi konuşmam.
Şahin!
Ben konuştum.
Bir daha yapmayacakmış, söz verdi.
O da çok pişman.
Gerçekten çok üzgün bir durum.
Üzgün bir durumdayız.
Ağabey sırf sana saygımdan sesimi çıkartmıyorum.
Sen olmasan var ya...
Teşekkürler.
Kolay gelsin, iyi çalışmalar diliyorum herkese.
Bu ne oğlum?
Ne aldın?
Ne aldın?
Bebek için ya.
Ne o?
Oyuncak amirim.
Hanım taktı da, al al diye.
Epey de para verdik.
Var mı cinayet falan?
Valla yok başkomiserim.
Olsa dükkan senin.
İçerideyim ben.
Yani beyefendiciğim kusura bakmayın.
Kocam beni aldattı, başıma gelmeyen kalmadı.
Oluyor yani böyle şeyler hayatta.
Gerginim ben de biraz.
Tekrar kusura bakmayın.
Allah Allah, bir havalar, bir pozlar.
Sanki bir dizinin başrolü.
Nazlı, adam haklı.
Adama hem çarptın, hem de niye duruyorsun diye kızdın.
Hadi, bin artık arabaya.
Hadi, lütfen.
İyi, tamam!
Direksiyona geç istersen!
Zaten ben direksiyona geçmiş olsaydım bunların hiçbiri olmamış olacaktı.
Nazlı, bak burada davrandığın gibi orada davranmayacaksın.
Sakin olacaksın.
Tamam mı?
Ne sakin olacağım?
Biz oraya niye gidiyoruz?
O kadın Birol'la olan yasak ilişkisini itiraf etsin diye gidiyoruz.
Kadın itiraf ederken sen de çok güzel bir şekilde videoya çekeceksin!
Ondan sonra mahkemede, hoppa, delil olarak kullanacağız biz onu!
Ay yeter!
Valla burama kadar geldi!
Ben artık arabadan ineceğim ya, yeter!
Ay hız yaparım bak!
Durursam inersin İpek!
Nazlı, bak o adresi bulduğuma pişman etme beni.
Sakin ol, anlaşıldı mı?
Sakin olacaksın.
Sakinim ben.
Her şeyini alacağız onun, her şeyini alacağız!
O Alaçatı'daki yazlığı bırakırız bir tek!
Denize uzak, çirkin bir şey!
Sevgilisiyle rahat rahat yaşasın orada.
Aman mutlu olsunlar!
Nazlı kırmızıda geçtin!
Nazlı, Nazlı!
Kırmızı, sarı görecek benim halim mi kalmış burada?
Kullanamıyorlar zaten arabayı!
O direksiyonu düzgün tut.
Yola bak, gözünü ayırma.
Şş, hadi aç şunu bakalım.
Ne var içinde?
Yok kızım, bizimki sonra açıldığını anlar.
Hiç uğraştırmayın beni, hiç, yok.
Ya Nermin, boşuna uğraşma.
Biliyorsun bu hanımdan korkar.
Ne korkması oğlum?
Hamile kadın.
Biliyor musun, anlıyor musun sen?
Nereden anlayacaksın ki sen?
Kadının hormonları mormonları bir tuhaf oldu.
Garip hareketleri var ya.
Ya tamam, aç sen.
Bak anlamayacak bile açıldığını diyorum, hadi.
Açayım yani ha?
Bak ama anlarsa bozuşuruz ha.
Heyecana bak.
Zehra, Zehra!
Başkomiserim.
Başkomiserim.
İyi misiniz?
Anons geçtiler, cinayet var.
Nazlı.
Neresiydi, kaç numaraydı?
68, 70, 72... şurası.
Nazlı bir sakin olur musun lütfen?
Tabi senin şu anda sinirlerin bozuldu.
Ama ne yapalım biliyor musun?
Yarın avukatlık bürosuna gidelim, verelim boşanma dilekçesini.
Hayır!
Yok, ben bu halimin hesabını sormayacak mıyım?
Soracağım!
Yok, sen şimdi bu kadınla yüz göz mü olacaksın?
Olmayacaksın.
Senin bir duruşun, bir tarzın var.
Sen kaliteni koruyacaksın.
Şimdi ne yapalım biliyor musun biz?
Biz Bebek'e gidelim.
Böyle bir deniz havası alırsın mis gibi.
Ay!
Gel!
Ben kiminle konuşuyorum acaba?
Nazlıcığım, bekle!
Beni bekle, lütfen.
Nazlıcığım.
Kararlısın yani, kendini rezil edeceksin öyle mi?
Rezil olacaksam rezil olacağım İpek.
O kadının saçını başını yolmadan bana rahat yok!
Aklıma ne geldi.
Ben niye Alaçatı'daki yazlığı Birol'a veriyorum pardon?
Denize uzakmış da bilmem neymiş.
Bütün cemiyet orada.
Ben boynuzlandım diye cemiyetten uzak mı kalacağım?
Hayır, kalmayacağım!
Yazlığı da alıyorum!
Kafada mahkemeyi yaptı, boşandı.
Yazlık da onda kaldı, mantıklı!
Nazlıcığım çok affedersin, ne yapıyorsun acaba?
Makyaj.
Zamanlaman gerçekten mükemmel.
Ay ne yapayım İpek?
Ne yapayım?
Ben burada dağılmışım.
Toparlıyorum kendimi.
Kadın beni bu halde görsün de zafer mi ilan etsin?
Birol benim oldu mu desin?
Hayır, demesin.
Güzel gözükeceğim.
Bas.
Merhaba.
Şanslıyız.
Çok şanslıyız gerçekten.
Kadir benim burada olduğumu duyarsa beni gerçekten terk eder.
Ay saçmalama İpek!
Kadir seni terk ederse, ne bileyim, ben de böyle uzaya falan çıkarım.
O kadar yani.
İpek, saçlarımdan pek emin değilim.
Nasıl sence?
Nazlı, ben diyorum ki sen saçını topla.
Olur da saç baş birbirinize girerseniz sen avantajlı olursun.
Doğru söylüyorsun.
Nazlı ne yapıyorsun?
Saçını topla dedin, toka arıyorum İpek.
Şaka yaptım.
Tamam, gör sen.
Nazlı, daire 1 burası.
Ay dur, dur.
Kapı açık.
Dedim ben sana, bugün şanslı günümüzdeyiz dedim.
İçeride mi acaba?
Bilmiyorum Nazlı!
Gel.
Korkma sakın!
Utanmaz!
Sen gel buraya, gel!
Ay çok pardon.
Biz 10 numaraya gelecektik herhalde.
Bir yanlışlık yaptık.
Sizi işinizden etmeyelim biz.
Kolay gelsin.
Başınız da...
Psikolog hanım.
Nereye gidiyorsunuz?
Olay var, kaçırmazsınız siz.
Ay kusura bakmayın ben ilk defa canlı canlı bir sorgu odası görüyorum.
Daha önce filmlerde seyrettim, kitaplar okudum ama
çok başkaymış.
Buraya kelepçe mi takıyorsunuz?
Ay keşke beni de kelepçeleseydiniz.
Bir şey sorabilir miyim?
Burada izleyen birileri var mı?
Tamam, ben anladım o bakışlardan.
Siz sinirlenmeye başladınız.
Ben hemen konuya giriyorum.
Şimdi şöyle oldu; Nazlı kocasının onu anlattığını düşünüyordu.
Ama elinde bir kanıtı yoktu.
O yüzden geldi, bana anlattı.
Dedi ki, bul bu kadını.
Aslında her şey çok açıktı.
Yani Birol'un iş seyahatleri artmaya başladı.
İş seyahatlerinden döndüğünde hediyeler falan alınmaya başladı.
Bu aldatan erkeğin ilk evresidir!
Sonra aşırı ilgi, vicdan azabı, pişmanlık falan; bunlar da
erkeğin ikinci evresidir.
Bir sus ya.
Bir sus.
Nefes al biraz.
Banu Güney'in evine neden geldiniz?
Arkadaşınızın kocasıyla ilişkisi mi vardı?
Maalesef.
İpek öyle mi dedi?
Metresi mi dedi?
Şimdi ben böyle sizin karşınızda yalancı pozisyonuna düşmüş oldum.
Kötü oldu.
İzah edeyim ben şimdi size o zaman.
Şimdi, benim kocamın bir ilişkisi olduğunu ben biliyordum.
Ama görmemiştim.
Tanımıyordum.
Emin değildim.
Yani bir kuşkumuz vardı tabi.
Ne kuşkusu?
Elimizde kanıt vardı!
Kredi kartı ekstresi her şeyi anlatıyordu!
Çiçekler yollanmış, hediyeler alınmış.
Tabi Nazlı ekstreyi görünce...
Tanışmaya gittik oraya.
Siz bizden önce gitmişsiniz.
Katil hepimizden önce gitmiş zaten.
Yazık oldu yani.
Üzüldüm ben de.
"Bul bu kadını, ben bunun hesabını soracağım!" dedi.
Hesap sormak...
Yok canım yani.
Bakın biz oraya...
Baskına gittik!
Bildiğiniz baskın.
Ay pardon, ne baskını?
Yani çok rica edeceğim.
Bizler medeni insanlarız.
"Utanmaz!" diye o yüzden mi bağırdı?
Evet.
Adresi bulduk, baskına gittik.
Abartmış.
Ay İpek gerçekten abartmış.
"Siz eğer birbirinizi seviyorsanız,
okey, problem yok."
"Ben aradan çekilirim.",
demeye gitmiştim oraya.
Ben saçını başını yolmadan rahat edemem dedi.
Ben sakinleştirmeye çalıştım Şahin Bey, ama sakinleşmedi.
Biz de kapıya dayandık.
Ay çok rica edeceğim!
Ay gerçekten yani!
Ben şiddete karşıyım!
Nazlı biraz kontrolsüzdür.
Ben mi?
Ben mi kontrolsüzmüşüm?
Psikolog ya, her şeyi biliyor.
Allah'ım.
Pabucumun psikoloğu.
Hiç güleceğim yoktu.
Neye gülmüş acaba?
Hayır komik olan ne burada?
Ben size söyleyeyim.
Beni aldatan adamdan ben her şeyi beklerim Şahin Bey.
Olabilir, siz bunu bir düşünün.
Kocam metresini öldürmüş olabilir.
Birol mu?
Hiç mantıklı değil.
Evet evet, çok mantıklı.
Şahin Bey, bunun bana evde de böyle sesini yükselttiği falan oluyordu.
Yani...
Söyleyeyim de.
Bırakın sesini yükseltmeyi bağıramaz bile.
Yani bir kere bile duymadım.
Bu evlilikte baskın olan Nazlı'dır.
Ay yeter!
Yeter yani gerçekten, burama kadar geldi!
Titriyorum burada ben!
Birol değil de Nazlı'nın biraz öfke problemi var.
Üç ay önce tenis kulübünde bir kavga çıkartmıştı.
Onu da mı anlattı?
Arkadaşımız diyoruz bir de.
Nedenini anlattı mı?
Nedenini anlatsaydı bari!
Neden yapmışım?
Kadıncağız bunun beğendiği çantayı almış, bu.
Şahin Bey, bir değil, iki değil, üç ay.
Üç koca ay bekledim ben o çantayı almak için.
Ya ben size soruyorum, ben size soruyorum.
Bu sabır değil de nedir yani?
Hem ben fevri bir kadın değilim ki.
Ben fevri değilim ki.
İyi ki de anlatmış o olayı size, iyi ki de anlatmış!
Görüyorsunuz, alın işte bu da size kanıtı!
Ay çok rica edeceğim!
Nazlı, nasıl geçti sorgun tatlım?
Ay çok güzel geçti tatlım.
Tenis kulübünde çanta yüzünden dövdüğüm kadını bile anlatmışsın İpek!
Nazlıcığım sen de keşke dürüst olsaydın polislere.
Tabi, tabi aslında ihtiyaç var.
Tamam o zaman, ben psikolog alımı için gerekli çalışmaları başlatacağım.
Yok yok, siz merak etmeyin.
Ben hallederim.
Tabi canım.
Kontrolsüz müyüm ben?
Hayır, kontrolsüz müyüm?
Sen ne zaman benim kontrolsüzlüğümü gördün acaba?
Nazlı!
Birol.
Burada ne işin var senin?
Ya sen ne biçim bir insansın ya?
Ya sen ne biçim...
Şu gözlüğümü tutar mısın benim sen?
Ne biçim bir insansın sen ya?
Neden buradayım diye soruyor bir de bana!
Ya bakar mısın?
Ben senin yüzünden buradayım şu anda.
Senin yüzünden buradayım!
İkimizi de mahvettin!
Mutlu musun sen şu an?
Hanımefendi oturun!
Bir saniye!
Ben şu anda kocamla iletişim kurmaya çalışıyorum farkındaysanız!
-Ya sen ne biçim bir insansın? -Nazlı, Nazlı lütfen.
Avukatımı ara, lütfen.
Tamam, arayacağım ben!
Lütfen avukatımı ara!
Arayacağım ben avukatını senin, arayacağım!
Arayacağım ben senin avukatını!
Onu ben öldürmedim.
Ben Banu'ya aşıktım.
Size yemin ederim onu ben öldürmedim.
Onu ben öldürmedim.
Lan bırak bunları!
İlişkin varmış.
Bütün mahalleli, konu komşu tanıyor seni.
Eve girip çıkıyormuşsun.
Bu sabah da evden çıkarken görmüşler.
Bak sen.
Bunları inkar etmiyorum ki ben.
Dün gece karımla tartıştık, ona gittim.
Onda kaldım.
Bir karar verdik.
Karımı boşayıp onunla evlenecektim.
Gidecektik buralardan.
Hatta, hatta avukatıma boşanma dilekçesini verip
tatile çıkacaktık.
Kim yaptı lan o zaman?
Bilmiyorum.
Nasıl bir cehenneme düştüm ben?
Gözaltındasın.
Söyleyeceğin her şey mahkemede delil olarak kullanılacak.
Avukat tutma hakkına da sahipsin.
Oley!
Yendim be!
15 bin yaptım!
Ben yeni oynamaya başladım ama.
Sen her gün oynuyorsun.
Ne?
Ben de bugün indirdim ama.
Ha, öyle mi yaptın?
Aman ne bileyim, ben anlamıyorum bu işlerden.
Şimdi yemek hazırlayacağım.
Çağırınca hemen geleceksin, tamam mı?
Tamam.
Annem gelecek, değil mi?
Gelecek gelecek, gelmek üzere.
Çağırınca hemen gel.
Tamam.
Baba!
Tamam.
Kaçıncı arayışım.
Duy şu telefonu, en azından ben aradığımda duy.
Neyse, uzatma.
Ne yaptın onu anlat.
Gerekirse her şeyi yarı fiyatına ver.
Nakde çevir.
Yarın öğlene kadar hallet.
Hoş geldin abla.
Kapatıyorum, yarın arayacağım.
Aşkım, hoş geldin.
Sorma bugün başımıza gelenleri.
Peki, sormuyorum.
Ya gıcıklık yapmasana.
Tamam, tamam.
Nasıl geçti benim zehir hafiyemin günü?
Yani güzel başladı, sıkıcı bitti.
Sıkma canını.
Buradayım.
Yanındayım.
Birol'un sevgilisi evinde ölü bulunmuş.
Gittiğimizde evi polisler doldurmuştu.
Nasıl yani?
Ee?
Eesi, kadıncağız öldürülmüş işte.
Bizim de ifademizi aldılar.
Birol cinayet şüphesiyle gözaltında.
Yani, Birol böyle bir insan mı?
Yani böyle bir şey yapmış olabilir mi sence?
Kadir.
Yani, bilmiyorum ki.
Olabilir.
Yani dün aynı masada oturduğumuz arkadaşımızın
bugün katil olabileceğini öğreniyoruz.
Bir kadının hayatı elinden alınmış olabilir.
Ya bu kadın cinayetleri ne zaman son bulacak?
Eğer Birol böyle bir şey yaptıysa umarım cezasını çeker.
Hayatım, biliyor musun, ben bugün ilk defa ceset gördüm.
Yani öyle kitaplarda okuduğum,
filmlerde gördüğüm gibi falan da değilmiş.
Sen galiba haklısın.
Benim insanların hayatına burnumu sokmamam gerekiyor.
Fotoğraflarda dikkatinizi çeken şey ne?
Dağınıklık.
Hırsızlık olabilir mi?
Kapı zorlanmamış.
Cep telefonu, bilgisayar, cüzdanda para; hepsi duruyor.
Hırsızlığı eledik.
Evde bir şey aranmış.
Net.
Banu'nun evinde aranacak ne olabilir?
Bir düşünün bakalım.
Birol, ilişkileriyle ilgili fotoğraf falan gibi bir şey aramış olabilir mi?
Kanıt olmasın diye.
Geç, başka.
Umut'a yakın düşünüyorum aslında.
Banu, Birol ile yasak aşk yaşıyordu.
Birol ilişkiyi bitirmek istedi, Banu bunu sindiremedi.
"Herkese anlatırım, ifşa ederim." gibi şeyler söyledi.
Birol da panikleyip sinirlendi.
Banu'yu öldürdü, sonra da delilleri toplamaya çalıştı.
"Biz birbirimize aşıktık."
"Karımdan boşanıp Banu ile evlenecektim."
"İşlemleri başlatıp tatile gidecektik."
Birol'un ifadesi.
Peki sizce doğru mu söylüyor?
Rapordan haber var mı?
Komiserim gelen rapora göre maktulün boğulmadan evvel
dövüldüğünü anlıyoruz.
Boğazında kendi kanı bulunmuş.
Tahmini ölüm saati de sabah dokuz on arası.
Birini boğmak için tam karşısına geçmen lazım ki yüzünü gözünü net gör.
Ben Birol'un Banu'ya gerçekten aşık olduğunu düşünüyorum.
Bu konuda yalan söylemiyor yani.
O yüzden öyle karşısına geçip de
gözünün içine bakarak onu boğacak bir karakteri yok.
Katil Birol değil o zaman sizce.
Elimizde başka şüpheli de yok.
İyi tamam, bulun o zaman.
Araştırın, şu Banu'nun hayatını bir kurcalayın!
Mutlaka bir şey çıkacak karşınıza.
Bir kurcalayın!
Başkomiserim, iyi misiniz?
Komiserim, geç oldu.
Yorulduk hepimiz.
Yarın mı devam etsek?
Sen çık Umut ya.
Çık, valla çık.
Daha manav manav gezeceksin.
Kim bilir karın bu gece neye aşerdi?
Çık sen.
Yok komiserim.
Birol'un karısı bu arkadaşıyla birlikte planlamış olmasın?
Valla Birol'un karısında adam öldürecek tip yok.
Ama o psikolog hanım çenesiyle adam öldürebilir.
Gerçi o da binanın tepesinde benimleydi.
Arkadaşını da çiçekçinin önünde gördüm.
Birol'un tatil hikayesini destekleyen evde bir de toplanmış bavul var.
Bu kızın banka hesapları çok yüksek diyordun sen.
Nereden geliyor bu değirmenin suyu?
Bir araştırın bakalım.
Başkomiserim, ben ona baktım ama bütün para elden yatırılmış.
Takip etmenin imkanı yok.
Birol'un hesap hareketleriyle bir karşılaştırın.
Bakalım tutuyor mu?
Son üç ay bende Doruk.
Sen öncesine bakarsın.
Eyvallah ağabey.
Hadi, geç oldu.
İsteyen çıksın.
Yok amirim, bu kadar kaldık madem devam edelim.
Ben hanıma da haber verdim zaten.
Kızın ağabeysinin dediğine göre neredeyse görüşmüyorlarmış.
En son ne zaman gördüğünü tam hatırlamıyor bile.
Kardeşinin ne iş yaptığını da bilmiyor.
Şahin komiserim, olay yerinde bulunan bilgisayar ile telefonun
teknik incelemesi.
Sağ ol Can.
Bu saate kadar yorduk seni.
Lafı mı olur konserim?
Yalnız dikkatimi çeken bir şey var.
Bunu söylemek için kendim getirdim raporu.
Maktulün bilgisayarındaki dosyalardan bir tanesi oldukça ilginç.
Bu Birol'un şirketinin geliştirdiği yazılımlardan biri olduğu anlaşılıyor.
Yani piyasaya sürüldüğünde baya ses getirecek
ve iyi kazanç sağlayacak bir yazılım.
Birol kızın bilgisayarında çalışmıştır belki.
Anneciğim, sen acıktıysan başlayabilirsin.
Baban gelir birazdan.
Çok acıktım.
Afiyet olsun.
Hayatım.
Bir şey mi oldu?
Yarın Londra'ya gitmem gerekiyor.
Canım ona sıkıldı.
Bu seyahat bütün programımı altüst etti.
Acil bir şey mi var?
Şimdi nereden çıktı bu seyahat işi?
Oradaki ortaklar projenin detaylarını yüz yüze görüşmek istiyorlar.
Daha fazla erteleyemedim.
Doğum günümde burada olacak mısın?
Birkaç gün, en fazla bir hafta sonra buradayım.
O büyük günü hayatta kaçırmam.
Yemekten sonra maç yapar mıyız?
Yapalım oğlum.
Ama Liverpool'u ben alırım.
Vay!
Ben de Real Madrid'i alırım o zaman.
Beş atarım Liverpool'a.
Topu alabilirsen atarsın.
Hadi afiyet olsun.
Oy!
Birol, sen Banu'nun bilgisayarında vakit geçiriyor muydun?
Pek değil.
Hatta hiç.
Neden?
İşle ilgili falan da bir şey yapmadın yani bilgisayarda, değil mi?
Yo, asla.
Şirketin çok sert gizlilik kuralları var bu konuda.
Hatta bütün bilişim şirketleri bu kuralları uygularlar.
Kendi bilgisayarımız haricinde
başka bilgisayarda mailimize bile girmeyiz.
Peki o zaman.
Banu'nun bilgisayarında senin daha piyasaya çıkmamış
yazılımının ne işi var?
Bir... bir yanlışlık olmalı.
Voila!
Ne yapıyorsun canım?
Hiç, alışveriş.
Çok sevdiğim bir ayakkabı indirime girmiş.
Hazır senin bilgisayar açıkken buradan sipariş vereyim dedim.
Kendi bilgisayarında yapar mısın, sevgilim?
Afiyet olsun.
Şimdi Birol Bey,
biz senin durumunu yeniden bir gözden geçirelim.
Olur mu?
Banu senin şirketin ipini çekecek bazı bilgilere ulaştı.
Sana da bununla ilgili şantaj yapmaya başladı.
Sen de bir süre para verdin.
İdare ettin.
Ama sonra dayanamadın, öldürdün.
Hayır, hayır!
Yani...
Banu öyle biri değil.
Di...
Biz birbirimize aşıktık.
Birlikte yeni bir hayat başlayacaktık.
Niye bana şantaj yapsın?
Peki o zaman Banu'nun banka hesabında bu kadar paranın ne iş var?
Aşkın için mi verdin bu kadar parayı?
Ben Banu'ya hiç para vermedim.
Peki, şöyle yapalım.
Sen nerede tanıştın Banu ile?
Nasıl tanıştınız?
Daha fazla konuşmayacağım.
Avukatımı istiyorum.
Lan nasıl tanıştınız?
Nerede tanıştınız?
Cemiyette mi?
Pazarda mı?
Tatilde mi?
İnternette mi?
Sokakta mı?
Lan cevap ver bana!
Nerede tanıştınız?
Şahin komiserim, bir saniye bakar mısınız?
Bekle beni lan, geliyorum bekle.
Ne var müdürüm?
Ne yapıyorsun?
İyiyim.
Şahin dalga geçme benimle.
İstediklerini söylemiyor diye öldürecek misin adamı?
Yok, öldürmeyeceğim.
Durup dururken niye eziyorsun?
Adamın avukatı bile yok.
Bak Şahin, yapma.
Bu adamların arkaları sağlam olur.
"İşkence yaptılar bana." derler, başına bela açarlar.
Adamı sorgulama yöntemin yanlış.
Faul.
Davayı çökerttiğin yetmezmiş gibi bir de başımıza iş açacaksın.
Derhal bitir bu usulsüz sorguyu!
Müdürüm.
Bu basit bir aşk cinayeti değil.
Banu, şebekenin kullandığı kızlarla aynı profilde.
Şu senin şebeke.
Tabi.
Banu şebekenin bir üyesi olabilir.
Hatta kesin öyle.
Buna şantaj yapıyorlardı.
Arkasındaki adamları bulmamız lazım, değil mi?
Ben öyle bir şey söylemedim şuan.
Sorgunu izledim.
Herife şantajı kabul ettirmek için bir dövmediğin kaldı be!
Buraya gelen her şüpheliyi peşinde olduğun hayali şebekeyle
bağlantılandırmaya çalışıyorsun.
Hayali falan değildi!
Değil.
Bana bak Şahin.
Mehmet ağabeyin hatırına taşkınlıklarına göz yumuyorum
ama artık yeter.
Bu cinayet basit bir aşk cinayeti.
Adam kadına körkütük aşık.
Kadın da bıkmış bundan.
Bankada parası da var.
Buna yol gösterdi.
Bu da kabullenemedi tabii.
Nerede o medeniyet?
Önce dövdü, sonra boğdu.
Oldu mu?
Banka hesabında Banu'nun bu kadar para ne yapıyor peki?
Bu içerideki vermedim diyor.
Yalan söylüyor belki!
Yok, söylemiyor.
Belki tek sevgilisi bu değildi!
Diğer sevgilerinden de para alıyordu.
Belki hırsızlık yaptı Banu!
Sen bu ihtimallerin hepsini eledin mi?
Yönüne git Şahin Kara.
Yarın da buraya kafanı toplamış olarak gel ya da hiç gelme.
Sen bilirsin.
Ama şu an
bu binayı terk et.
Derhal.
Nazlı, güzel arkadaşım.
Hadi bir derin nefes al.
Bir sakin ol.
Aynı şey yapıyorsun yine, fevri davranıyorsun
Yani burnu sürtsün diye avukatı aramamak da ne demek?
Hemen ara lütfen.
Ay sürtsün burnu!
Onun yüzünden başıma gelmeyen kalmadı.
Dün kapıma polisler dayandı!
Arama emri çıkarmışlar, evin altını üstüne getirdiler!
Hem sen nasıl bu kadar emin olabiliyorsun?
Neye?
Birol'un yapmadığına.
Hayır, belki o öldürdü.
Yani yedi yıllık kocam.
Ben de diyordum ki beni aldatmaz, yapmaz böyle şeyler.
Ama bu adam şerefsizmiş İpek.
Gayet yapmış olabilir.
Ne oldu sen bir ses çıkarmıyorsun.
Emin olamıyorsun tabi sen de, değil mi?
Nazlıcığım bir saniye, düşünüyorum.
Bak, Birol gece kadının evinde kaldı.
Sabahında ne malum öldürmediği?
Belki kadını tık öldürdü.
Kadın dedi ki; "Boşan karından, benimle evlen.".
Birol da dedi; "Ben karımı seviyorum, boşanmayacağım.".
Sen daha iyi bilirsin böyle şeyleri benden yani.
Nazlıcığım.
Bak bir farklı versiyonu, aynı şeyi yapıyorsun; yargısız infaz.
Yani arkadaşım,
birini aldatmak başka bir şey ama birini öldürmek bambaşka bir şey.
Polisler bir şey bulabildi mi?
Yok, bulamadı.
Bilgisayarları falan aldılar ama.
Tamam, ben şimdi Kadir'i yolcu edeyim.
Sonra seni tekrar arayacağım.
Hadi bay.
Var mı gelişme?
Ne diyor Nazlı?
Polisler evi didik didik etmiş.
Hayatım, sen Birol'u daha iyi tanırsın.
Sonuçta senin kaç yıllık arkadaşın.
Yani böyle bir şey yapmış olabilir mi?
Bilmiyorum.
Günaydın Birol Bey!
Rahat ettirebildik mi sizi?
Bir şikayetiniz yok, değil mi?
Ne istiyorsunuz?
Ya ne isteyeceğim?
Muhabbetini özledim.
Bu ne kabalık böyle sabah sabah?
Avukatım gelmeden tek bir kelime bile söylemem artık.
Senin avukatının geleceği falan yok.
Karım aramıştır, gelir.
Bak arkadaş, sen durumun ciddiyetinin farkında değilsin galiba.
İhale sana kalacak, sana.
Büyük bir oyunun içinde olabilirsin.
Akıllı ol, sorularıma cevap ver.
Çünkü eğer masumsan
seni buradan çıkarabilecek tek kişi benim.
İyi, peki.
Ben dosyayı kapatıyorum o zaman.
Durun!
Durun.
Anlat bakalım.
Banu ile nasıl tanıştın?
Bir çay kap gel bana.
Bu çocuk çok uzun ya.
Ne yaptınız, var mı gelişme?
Başkomiserim simit var, poğaça var.
Bu mu gelişme?
Bir de,
otopsi raporu geldi.
Buyurun.
E tamam, bizim tahmin etmediğimiz bir şey yok burada.
Başkomiserim.
Biz bir şeyler bulduk ama.
Göster bakayım.
Bakın bu Banu'nun Instagram sayfası.
Şu fotoğrafta bir erkek kolu var ve Banu bu fotoğrafa aşk etiketi koymuş.
Neden Birol olmadığını düşünüyoruz bunun?
Kol saati.
Birol'un sosyal medya hesaplarındaki hiçbir fotoğrafında yok.
Getirdiğimizde de yoktu.
Belli ki kullanmıyor.
Ben savcının karşısına çıkayım, "Bu adam başka biri,
çünkü kol saati var." mı diyeyim?
Birol olamaz, çünkü aynı zamanda sosyal medya hesaplarından
başka bir paylaşım yapmış.
"İzmir'de iş görüşmesindeymiş." diyebilirsiniz, amirim.
Aferin.
Güzel işte.
Başkomiserim, bende restoranın adı var aslında.
Bir gidip bakayım kamera falan varsa.
Ne diyorsunuz?
Rica edeceğim sen otur, kahvaltını yap.
Otur.
Otur.
Şu restoranın da adını, adresini atın bana.
Bir de fotoğrafın tarihini.
Başkomiserim, çay.
Geçti, geçti.
Kötü oldu bu iş seyahati.
Neyse ki bir kaç gün.
Taksi de geldi.
İyi yolculuklar hayatım.
Kendinize iyi bakın.
Gidelim.
Buyurun.
Size nasıl yardımcı olabilirim?
Başkomiser Şahin Kara.
Cinayet büro.
Buyurun başkomiserim.
Mesele neydi?
Mekanda kamera var mı?
Otoparkta ve mutfakta var.
Müşterilerimiz rahat etsinler diye içeriye kamera koymadık.
Allah Allah.
Müşterileriniz niye öyle rahat ediyorlarmış?
Özel hayat diye bir şey var başkomiserim.
Herkesin özel bir hayatı var.
Adam belki sevgisiyle geliyor.
Bundan bana ne?
Bu beni ilgilendiren bir durum değil ki.
Dört gün öncesinin otopark görüntülerini görmem lazım.
Peki.
Buyurun o zaman, bilgisayardan bakalım.
Buyurun.
Benimle konuşmak istemişsiniz.
Eviniz çok güzelmiş.
Teşekkür ederim.
Buyurun lütfen.
Şu görüntüye bir bakar mısınız?
Kocanız Banu Güney'i tanıyormuş.
Hatta Birol ile Banu'yu tanıştıran da kendisiymiş yani.
O yüzden,
artık kocanızla bir tanışalım İpek Hanım.
Nerede kendisi?
Siz neyi ima etmeye çalışıyorsunuz?
Bir şey ima ettiğim falan yok.
Eşinizi görmem lazım.
Direkt söylüyorum işte
Evde yok.
Nerede, nerede?
Seyahate çıktı
Nereye gitti?
İngiltere'ye, iş için.
Şimdi uçaktadır.
Sahi , kocanız ne iş yapıyor sizin?
Çok sinir bozucusunuz.
İpek Hanım, eşiniz Banu Güney'i tanıyor.
Artık o da şüpheli.
O yüzden ifadesini almam şart.
Yeter.
Lütfen.
Peki, son bir soru.
Kocanız da sizi aldatıyor mu?
Birol Bey gibi.
Böyle bir şeyin imkanı yok.
Biz örnek bir çiftiz.
Şimdi lütfen evimden gidin.
Sakin ol, sakin ol, sakin ol, sakin ol.
Muhakkak bir açıklaması vardır.
Muhakkak bir açıklaması vardır.
[Aradığınız kişiye şu anda ulaşılamıyor.]
[Lütfen daha sonra tekrar deneyiniz.]
Kocanın yanına mı gidiyorsun psikolog hanım?
Alo?
Nermin, bir isim vereceğim.
Kadir Gümüşçü.
Bir araştırsanıza şunu.
İngiltere'ye uçmuş.
Hala uçakta mı?
Arayacağım ben seni.
İyi günler, merhaba.
Ben arkadaşımın kedisini beslemeye gelmiştim ama şifreyi hatırlayamadım.
Kapıyı açabilir misiniz lütfen?
Çok teşekkürler.
Kocanızla ilgili ipuçlarını yok etmeye mi geldiniz?
Cevap vermeyecek misiniz?
Beni takip etmişsiniz.
Tabii, bunda şaşılacak ne var?
Polisim ben, işim bu.
Buna gerek yok.
Tabii, siz ve kibriniz sığamadık.
Bir de benim polis kimliğim var.
Buyurun.
İçeriyi de görsem güzel olurdu.
Şimdi size net sorular soracağım.
Siz de net cevaplar vereceksiniz.
Uzatmadan.
Anlaştık mı?
Anlaştık.
Olay yerinde ne işiniz vardı?
Araştırma yapıyordum.
Neden, sana ne?
Bugün gösterdiğiniz video yüzünden.
Artık beni de ilgilendiriyor ya.
Ne buldun peki?
Hiçbir şey.
Beni tutuklayıp buraya getirmeseydiniz bir şeyler bulabilirdim.
Bizim bulamadığımız ipuçlarını sen mi bulacaktın yani?
Vay be!
İddiaya bak.
Bunu gurur meselesi haline getirmenize hiç gerek yok.
Sen de kocandan şüpheleniyorsun, değil mi?
Hayır.
Senin bu eski halin daha iyiydi.
Konuşkan halin.
Net, açık cevaplar istiyorum dediniz.
Dedim, aynen, doğru.
Aynen.
Nermin.
Bu...
Neydiniz siz ya?
Psikolog.
Psikolog hanımın telefonunu getirsene.
Kocanı ara.
[Aradığınız kişiye şu anda ulaşılamıyor.]
[Lütfen daha sonra tekrar deneyiniz.]
[Yabancı dilde konuşmalar.]
Uçaktan inmemiştir.
Yok, yok, öyle bir şey yok
Kocan uçağa binmemiş hiç.
İkna edeceksin.
Beni burada biraz daha tutacak mısınız?
Avukatımı çağırayım mı?
İyi, tamam, git hadi.
Git, zaten bugün muhabbetin hiç çekilmiyor, hadi.
Size üzüldüm.
Doruk'u peşine tak.
Attığı her adımı bilmek istiyorum.
Ben burada inebilirim.
Şöyle uzatayım.
Nasıl kaybettin ya?
Aslında her şey çok güzel başladı başkomiserim.
ilk önce taksiye bindi.
Sonra indi.
Sonra bir taksiye daha bindi.
Sonra taksiden hiç inmedi.
Sihirbaz gibi kadın.
Ya aslında tebrik etmek lazım da işte.
Ben sana diyecek laf bulamıyorum artık ya.
Şu kadının telefonunu ver.
Şurada bir...
Alo.
Psikolog hanım.
Maşallah izlediğiniz filmlerden, okuduğunuz kitaplardan
baya bir şey öğrenmişsiniz.
Neden öyle dediniz?
Siz biliyorsunuz neden dediğimi.
Beni takip ettireceğinizi biliyordum.
Çok akıllısınız.
Bravo, tebrik ederim.
Neredesiniz şu an?
Olay yerinde.
Bana bak.
Sakın içeri gireyim deme.
Bu sefer gerçekten seni nezarete atarım.
Merak etmeyin, olay yerine girmeye çalışmıyorum.
Arabamı almaya geldim.
Bu arada.
İşinize karışmak gibi olmasın ama umarım kameralara bakmışsınızdır.
Biz dükkanın anahtarını size verelim ya.
Mobeselerden bahsetmiyorum.
Onlara bakmışsınızdır herhalde.
Araç kameralarından bahsediyorum.
Özellikle lüks olanlardan.
Onların kameraları 7/24 kaydeder.
Benim sana tavsiyem, evine git otur.
Hiçbir şeye karışma.
Biz ne yapalım şimdi?
Hı?
İşi bırakalım bence.
Hep beraber, şöyle topluca bir istifa verelim.
İşi bırakalım.
Sana bir zengin koca buluruz.
Şöyle evinin kadını olursun.
Böyle cinayet peşinde koş, koş, nereye kadar ya?
Değil mi?
Sana da bir tane büfe.
Dilli kaşarlı.
Islak.
Olmaz mı?
Çocuğunun rızkı çıkar işte.
Sana da bir tane ikinci el cep telefoncu.
Kapak falan satarsın.
Ne dersin?
Olmaz mı?
Arkadaşlar biz bu devletten neden maaş alıyoruz?
Ha?
Biraz önce bir ev kadını bize akıl verdi!
Cinayet büroya akıl verdi!
Siz ne iş yapıyorsunuz?
Başkomiserim.
Burnunuz kanıyor yine.
Hepimiz suçluyuz ha.
Sus.
Kardeşimle yıllardır görüşmüyoruz.
Polislere de söyledim.
Aramız bozuk
Uzun zaman oldu.
Neden bozuk?
Öyle işte
Hayatlarımız farklı.
O kendi yoluna gitti.
Kenan Bey, bana yalan söylemenize gerek yok.
Söylemiyorum.
Siz kaç yıllık baklavacısınız?
Kendimi bildim bileli.
Baba mesleği
Çocukluğum bu dükkanda geçti.
Az önce yufkanın arasına yağ sürmeyi unuttunuz.
Halbuki ben geldiğimden beri önce yufkanın üstüne yağ sürüp,
ondan sonra diğer yufkaya geçiyordunuz.
Beynimiz yalan söylerken normal motor refleksleri de şaşırır.
Halbuki sizin bunu gözünüz kapalı yapıyor olmamız lazım.
Yapamıyorsunuz, çünkü beyniniz şu anda
bana söyleyeceği yalanı kurgulamaya çalışıyor.
Hanımefendi, burası tatlıcı.
Tatlı almayacaksanız lütfen gider misiniz?
Kenan Bey, kendinizi mi korumaya çalışıyorsunuz, kardeşinizi mi?
Bakın bana yalan söylemenize gerek yok.
Konuşacağız her şey aramızda kalır.
Ben polis değilim.
Ben sadece bir ev hanımıyım.
Kocamın beni aldatıp aldatmadığını öğrenmeye çalışıyorum.
Kocanız mı?
Buyurun hanımefendi.
Buyurun, geliyorum.
Kardeşim, gençliğinde yanlış insanlarla tanıştı.
Kolay para, rahat yaşam...
Gençken insanın gözünü boyuyor.
Çok uğraştım.
Vazgeçirmeye çalıştım.
Ama dinlemedi.
Uzaklaştırdı beni kendinden.
Yanlış insanlarla derken.
Kim onlar?
Bilmiyorum.
Bilmemi de istemezdi hiçbir zaman.
Belki de beni korumak istiyordu.
En son ne zaman görüştünüz?
Bir hafta önce geldi buraya.
"Sen haklıydın, yıllarımı harcadım." dedi.
"Ama artık her şey geride kalacak, aşık oldum." dedi.
"Dürüst bir adam."
"Her şeyi geride bırakıp, onunla yepyeni bir sayfa açacağım." dedi.
Ama izin vermediler.
Kardeşim mutlu olmasına izin vermediler.
Kim onlar?
Hiç mi bir şey bilmiyorsunuz?
Yalnız bu İpek Hanım gerçekten zeki kadın.
Şimdi Birol'dan sonra apartmana giren çıkan varsa--
Çekil gözümün önünden.
Komiserim.
Çekil gözümün önünden.
İpek diyor bana ya.
Devam et Umut.
Adli tıp ölüm saatine dokuz on aralığı demişti.
Kadir Gümüşçü için yakalama emri çıkartın.
Ev ve iş yeri için de arama izni.
Başkomserim, ben hallederim o işi.
Sen hala burada mısın?
Hallediyorum hemen.
Şu çıkışını da bir görelim ya.
[Kapı çalıyor.]
Hoş geldin abla.
İyi misin?
Hayda...
Nerede bu?
Nerede bu?
Ne arıyorsun abla?
Beethoven'ın Violin konçertosunu.
Hani şu Kadir'in Almanya'dan getirdiği, özel üretim olan.
Kadir Bey'in en sevdiği plağı diyorsun değil mi sen?
Evet.
Onu boşuna arama abla.
O bayadır yok burada.
Kadir Bey birisine hediye etti sandım ben de.
Haberin yok muydu?
Ne oluyor İpek abla?
Bilmiyorum.
[Telefon çalıyor.]
Psikolog hanım, eve gelmişsin.
Evet, şimdi geldim.
Kapının önüne koyduğun ekip mi haber verdi?
Bravo.
O zaman artık kocanın da baş şüphelilerimizden biri olduğunu
tahmin ediyorsundur.
Sayende.
Araç kameraları.
Aynen.
Kocanın çok hoş görüntüleri var.
Abla iyi misin?
Görkem nerede Betül?
Odasında.
Tamam, şimdi sen Görkem'i al.
Bir AVM'ye gidin.
Bir kaç saat dönmeyin, tamam mı?
Ay korkutuyorsun beni abla.
Bir şey söyle, ne olursun.
Betül, bir şey sorma.
Sadece dediğimi yap.
Olur mu?
Tamam.
[Telefon çalıyor.]
Hiç sırası değil anne şimdi.
Anne, hiç sırası değil.
Kadir'e ulaşamıyorum.
Hesabımda beş kuruş yok.
Rezil oldum mağazada ya.
Ne oluyor?
Paramı böyle mi idare ediyor kocan?
İpek, orada mısın?
İpek, duyuyor musun beni?
Kocanız Banu Güney'i tanıyormuş.
[Kardeşim gençliğinde yanlış insanlarla tanıştı.]
[Yarın Londra ya gitmem gerekiyor.]
[Canım ona sıkıldı.]
Gidelim.
[Siren sesleri.]
Arama emri.
Kocan hala yok mu ortada?
Yok.
Alt katta ne var?
Çamaşır odası.
İyi.
Siz aşağı bakın.
Siz de bir yukarı baksanıza.
Benim.
Evin altını üstüne getirdim.
Bize ulaşacakları hiçbir şey yoktu.
Merak etme.
Ortadan kayboluyorum.
[Telefon çalıyor.]
Durum ne?
Karısı bir şey biliyor mu?
Başımıza bela olmasın.
Biz yine de tedbirli olalım.
Skotek albümleri daha iyi.
Efendim?
Ailenize ya da akrabalarınıza ait bir yazlık var mı?
Eşiniz orada bir yerde olabilir mi?
Bilmiyorum.
Araştırmak sizin işiniz değil mi zaten?
Olur mu psikolog hanım?
Siz hepimizden daha iyisiniz.
Bir akıl verin ya.
Sürekli veriyordunuz ya
Ucu kocanıza dokununca mı vazgeçtiniz?
Size çok üzülüyorum.
Yani böyle bir insanla çalışmak gerçekten çok yıpratıcı olmalı.
Bir desteğe falan ihtiyacınız olursa ben hep buradayım.
Bir de ekibimi sahiplen, tabi.
Oldu.
Yemin ediyorum yukarıda kadro olsa üstlerime söyleyeceğim ha.
Fahri dedektif, hobi psikolog.
Daha ne isteriz yani?
Narsist kişilik özelliği gösterdiğinizin farkında mısınız?
Sıfır empati!
Kocası cinayetle suçlanan biri var karşınızda.
Birazdan eve gelecek on yaşındaki oğluna
ne açıklama yapacağını çaresizce düşünen bir anneyim.
Ama siz karşıma geçmiş benimle dalga geçiyorsunuz.
Üstelik bunu sıradan bir kişi olarak değil,
mesleki kimliğinizi kullanarak yapıyorsunuz.
Hayatınızda ne yaşadığınızı hiç bilmiyorum.
Ama söylediğiniz sözlerin özrü olmadığını çok iyi biliyorum.
Beni ararsanız ben mutfaktayım.
Her şey tamam, değil mi?
Tamam başkomiserim.
Eksik falan kalmasın.
İyi siz çıkın, geliyorum ben.
İşimiz bitti, çıkıyoruz biz.
Kapıyı çıkarken kapatırsınız.
İpek Hanım.
İçeride yanlış oldu.
Anneciğim.
Efendim?
Babanla mı konuşuyorsun?
Hayır, Arda ile.
Babamı aradım ama telefonu kapalıydı.
Sen konuştun mu?
Henüz konuşmadım.
Programı yoğundu, fırsat bulamamıştır.
Anne, Arda doğum günümü soruyor.
Bu sene babamla ne planladınız?
Sürpriz.
Çok güzel bir sürpriz.
Kadir'in telefonunun son sinyallerini takip ettirdik
ama telefon çöp kutusunda çıktı.
Zaten sim kart da şart.
Bizim çocuklar inceliyor ama pek bir şey çıkacağını zannetmem.
Beklediğimiz gibi.
Kadir'in banka hesaplarına baktınız mı?
Baktık konserim, bir saniye.
Bankadan gelen belgeler burada bir yerde olacaktı ama.
Oğlum ne bekletiyorsunuz?
Ezberden söylesene işte ya.
Amirim bizde böyle.
Belgesiz iş yok.
Komiserim.
Bu ne ya?
Kadir'in banka hesabından çekilen paralarla
Banu'nun hesabına yatırdığı paranın tarihleri birebir uyuşuyor amirim.
Kolay gelsin.
Pek yüklü miktar bu ya.
Her ayın beşinde çekmiş parayı.
Sanki aylık veriyormuş gibi.
Mesleği neymiş bu kızın?
Üniversite terk, işsiz.
Sigortası bile yok.
Hangi bölüm peki?
Su ürünleri.
Su ürünleri mi?
Ya o fakültenin mezunu bu kadar para kazanmıyor ki.
Diploması yokken her ay bu kadar para nasıl oluyor?
Metresi demek ki.
Vay be!
Metresine aylık bağlamış yani.
Yavaş.
Bundan bir şey çıkmaz.
Biraz ayaklarınız yere bassın arkadaşlar.
Bu cinayet basit bir aşk cinayeti.
Kafanızı bulandırmayın.
Banu'nun tırnak arasından çıkan doku örneklerini DNA testine yolladınız mı?
Yolladık.
Kime aitmiş?
Kadir'e mi, Birol'a mı?
Sonuçlar daha gelmedi efendim.
Ne güzel.
Siz de bekleyelim mi dediniz?
Arkadaşlar zamanla yarışıyoruz burada!
Arayın, hızlandırın!
Bence bu cinayetin arkasında bir organizasyon var.
Vereyim mi o zaman dosyayı organizeye.
Amirim tamam, sakin olun.
Şu laflara bak ağabey ya.
Yeter artık ama.
DNA sonuçları ortaya çıkınca katil ortaya çıkacak.
[Telefon çalıyor.]
Pardon.
Evet, psikolog hanım.
Şahin Bey, oraya geliyorum.
Anlamadım.
Ne zaman geliyorsun?
Gelmek üzereyim.
Aşağı iner misiniz?
Aşağı ineyim, tamam.
Peri Hanım.
Nerede o?
Kim?
Ay kim olacak Betül?
Kızım, İpek.
Ay, tabi...
Yok ama gelecek.
Nereye gitti?
Bilmiyorum.
Bir şey demedi ama geç kalmayacağım dedi.
Siz geçin isterseniz.
Sen kapının önünden çekilirsen geçeceğim Betülcüğüm.
Tabi, tabi pardon.
Pardon, buyurun.
Ay, ay, ay, ay!
Cemiyetin kraliçesi.
Ay nasıl özledim seni Periciğim ya!
Burnumda tüttün vala.
Canım benim.
Ay Bodrum yaramış sana.
Böyle bir zayıflamışsın.
Bizden böyle daha fit olmuşsun valla.
Ay hadi canım sen de!
İpek söylemedi mi geleceğimi?
Yok, vallahi bir şey söylemedi Peri Hanım.
Ay benim arkadaşımın kafası yerinde mi, değil mi?
Sen biliyorsun olanları.
Biliyorsundur inşallah olanları, çünkü İpek canıma okur.
Ay biliyorum, biliyorum.
Her şeyi anlattı.
Betülcüğüm, bana bir soğuk bir şeyler getiriver hadi.
Tamam.
Ee Kadir gelmedi mi daha?
Ay yok, yer yarıldı yerin dibine girdi bu adam.
Görkem nasıl?
Eh, yani onun hiçbir şeyden haberi yok tabii.
Ay kuzum benim ya, ay paşam benim ya.
Nazlı, bana bak.
Şimdi sen bana her şeyi tek tek anlatıyorsun, tamam mı?
Ay tamam.
Şimdi Periciğim, aslında ateşi ben yaktım.
[Aradığınız kişiye şu anda ulaşılamıyor.]
[Lütfen daha sonra tekrar deneyiniz.]
Niye ağlıyorsun sen?
Yok bir şey.
Hıhı.
Banu'nun öldüğü gün
kocamın üzerinde bu gömlek vardı.
Yakasında kan lekesi var.
Tıraş olurken oldu sandım.
Sonuçta kimin aklına gelir ki,
kocası birini öldürüp eve gelsin?
Eğer hala bir kanıtınız yoksa.
Banu'nun tırnak içinden
deri parçaları çıktı.
Birol Bey'in ve kocanızın DNA'sı ile eşleştiriyoruz.
Ama daha bir sonuç çıkmadı.
Sonuçta bu da kanıt sayılır.
Belki, belki Banu'nun evine gittiğinde
Banu çoktan öldürülmüştü.
Nabzını kontrol ederken oldu.
Kaçıyor, kaçıyor.
Korkmuştur, paniklemiştir.
E tabii sen masum olmasını istiyorsun.
Haklısın.
Kabullenmesi çok kötü.
Şş...
İyi misin?
İyiyim.
Sen böyle araba kullanabilecek misin, götüreyim mi seni?
Gerek yok, giderim ben.
İyi.
İyisin, değil mi?
Hadi görüşürüz.
Sence havamız bu mu anne?
Aa!
E ne yapalım İpekciğim?
Depresyona mı girelim yoksa yas mı tutalım, ne yapalım?
Sen söyle.
Ben depresyona girdim zaten.
İpek, bana bak!
İpekciğim.
İpek!
İpek!
Bana bak!
Öyle depresyona girmek falan yok.
Tamam mı?
Anlaşıldı mı?
Ayaklarının üstünde duracaksın!
Toparlanacaksın, başın da dik olacak!
Bundan sonra ben de yanındayım.
Birlikte hareket edeceğiz.
Görkeme de hiçbir şey hissettirmeyeceğiz.
Anneciğim seninle hiç kavga edemeyeceğim.
Ben şimdi yatıyorum.
Bugün bu olanlar yüzünden
benim de cemiyetteki her şeyim yerle yeksan olacak.
Bugün arkamızdan fısıldayanlar
yarın karşımızda geçip aleni gülmeye başlayacaklar.
O yüzden sakın bana poz kesmeye kalkma!
Ayrıca dua et ki o zavallı kızcağızın katili Birol çıksın.
Çünkü ben görkemin karşısına geçip, "Senin baban katil." diyemem!
Şimdi!
Odana çıkıyorsun, üstünü değiştiriyorsun.
Makyajını yapıp kahvaltıya geliyorsun.
Günaydın anneciğim.
Günaydın.
Hadi kay biraz, yanına yatayım.
Anne.
Çok sıkıyorsun.
Ama eskiden hep beraber yatardık.
Küçüktüm o zaman.
Sen benim için hala küçüksün.
Benim için hep öyle kalacaksın.
Peri mi üzdü seni?
Seslerinizi duydum.
Anneciğim çok özür dilerim.
Çok özür dilerim senden.
Çok özür dilerim.
Hepsi benim suçum.
Çaylarınızı tazeleyeyim mi?
Zahmet olmasın başkomiserim.
Bırak zevzekliği ya!
Git, adli tıbbı ara.
Raporu bekliyoruz hala.
Zaten onlar arıyor başkomiserim.
Cinayet Büro, Doruk.
Anladım.
Tamam, teşekkürler.
Başkomiserim.
Banu Güney'in tırnak arasından çıkan doku örneği
Kadir Gümüşçü ile uyuşuyor.
Gömlekteki kan da Banu Güney'e ait.
Evet, Banu Güney cinayeti de çözülmüş oldu böylelikle.
Kadir Gümüşçü'nün arama tezkeresini hemen sisteme girin, Interpol dahil.
Oturun arkadaşlar.
Ne, ne bakıyorsun Şahin?
Katil bulundu işte.
Kapat dosya.
Git biraz kafanı dinle.
Bu dava çok yordu seni.
Müdürüm.
Beni düşündüğünüz için çok teşekkür ederim.
Ama katilin bulunmuş olması bu dosyayı kapatmaya yetmez.
Duydunuz mu?
Katil bulunmuş ama yeterli değilmiş.
Niye?
Çünkü bu cinayetin arkasında da Şahi n Kara'nın hayali şantaj şebekesi var.
Ne şebekeymiş arkadaş, bütün cinayetler onlara çıkıyor ya!
Dünyadaki bütün kötülükler birbiriyle bağlantılıdır.
Bağlantı falan yok.
Kadir Gümüşçü'nün senin şebekenle de alakası yok.
Banu ikisini de idare ediyordu.
Kadir öğrenince kıskandı, öldürdü
Bu kadar.
Başka bir şey duymak istemiyorum dosyayla ilgili.
Kapatın dosyayı.
Kadir miymiş?
Doku örnekleri uyuşuyor.
Gömleğin yakasındaki kan da Banu'ya ait.
Evet gelir mi bilmiyorum ama
büyük ihtimale seni arayacak.
Böyle kaçak yaşamak kolay değil.
Seninle iletişime geçeceğini düşünüyorum.
Hiç sanmıyorum.
O geçmişini silip attı.
O işler öyle olmuyor psikolog hanım.
Geçmişine ait bir an hatırlayacak, hayatını mahvetmeden önceki halini.
Sizi.
Ondan sonra dayanamayıp arayacak.
Belki de görmek isteyecek.
Bilmiyorum.
Sana haber verip vermeyeceğimi düşünüyorsun, değil mi?
Haber vereceğini düşünüyorum.
Yanılıyor muyum?
Peki sence,
gerçekten bu bir kıskançlık cinayeti mi?
Yani, Kadir Banu'ya aşık oldu,
Birol'u kıskandı, öyle mi?
Aklında başka bir şey mi var?
Bilmiyorum.
Belki de bu kadar kandırılmış olmak ağır gelmiştir.
İncindiğim için de başka sebepler arıyorumdur.
Başka bir sebep olabilir mi?
İyi düşün.
[Kardeşim gençliğinde yanlış insanlarla tanıştı.]
[Kolay para, rahat yaşam...]
Aşkım!
Ay duyunca dayanamadım, hemen koştum geldim.
Şey de buradaymış.
Neyse çıkıyorum ben, görüşürüz.
Aşkım.
Birol'u bıraktılar ya, o söyledi Kadir olduğunu.
İpek çok özür dilerim.
Ya böyle patavatsız, patavatsız konuşuyorum ben de.
Evet Nazlı, Kadir'miş.
Kadir katilmiş.
Ay hayır ben ne desem de rahatlatsam seni bilmiyorum ki.
Ama ben de öyleydim İpek!
Birol'un suçlu olduğunu öğrendiğim zaman ben aynı şeyi hissediyordum
Başıma geldi, halden anlarım diyorsun.
Yani.
Şu anda cemiyetin önde gelen simalarından ünlü iş insanı
Kadir Gümüşçü'nün evinin önündeyiz.
Evde bir sessizlik hakim.
Kadir Gümüşçü'nün hakkında çok çeşitli iddialar ortaya atılıp
kendisinin şantaj şebekesiyle bağlantısı olduğu iddia ediliyor.
Banu Güney'in cinayetinden sorumlu tutulan Kadir Gümüşçü'nün
yurtdışına kaçtığı iddia ediliyor.
Yetkililer bu konu hakkında bir açıklama yapmazken
Kadir Gümüşçü'nün nerede olduğu hakkında muamma hala devam etmekte.
[Hakkındaki iddialarla ilgili yetkililer tarafından
hiçbir açıklama yapılmazken, Gümüşçü ailesi...]
Görkem'i televizyondan uzak tutmamız lazım.
Bu iğrenç haberleri görmemeli.
Oğlum, babasını bu ithamlarla hatırlamamalı.
Sen hiç merak etme abla, ben gerekirse kırarım hepsini.
İzletmem.
Kapıda bekleyen kim?
Ay, onu söylemeyi unuttum ben.
Avukat Salih Bey geldi.
Al işte.
Bir şebekemiz eksikti.
Bu haberi yapanı bulayım, parçalayacağım.
Kapat Betül, kapat.
Şuna bak, kocaman manşet atmışlar bir de!
"Jet sosyeteye organize şantaj şebekesi şoku!"
Ulan adam katil!
Nereden çıktı şebeke üyeliği?
Valla ben konuştum Şahini ile.
"Benim haberim yok." diyor.
Ya bırak, külahıma anlatsın o benim!
Ondan başka kim verebilir ya bu haberi gazeteye?
Kim cesaret edebilir ağabey?
Ama bulacağım.
Sana yemin olsun bunu yapanı bulacağım.
Burnundan da fitil fitil getireceğim!
Gerçekten çok üzgünüm.
Üzülmeyin Salih Bey.
Sizin hiçbir hatanız yok ki.
Hepsi benim suçum.
Betülcüğüm.
Anneciğim otur lütfen.
İpek, ne oluyor?
Otur.
Lafı hiç dolandırmayacağım.
Kadir her şeyi satmış.
Satmış derken?
Biz seninle vekaletlerimizi verdik ya.
Onu kullanmış.
Her şeyimizi satmış.
Sadece bu ev kalmış.
Bu ipotekli miymiş, neymiş.
Avukat söyledi.
Bu ev satılamazmış.
Peki çiftlik.
Anneciğim, elimizde ne varsa.
Avukat vekaletlerimizi iptal edecek.
Bence avukata para vermeye gerek yok.
Yani zaten elimizdeki her şey gitmiş.
Anneciğim, sen iyi misin?
İyiyim.
İyiyim, yok bir şey.
Betülcüğüm, anneme su getir lütfen.
İyiyim.
Anneciğim çok özür dilerim.
Hepsi benim suçum.
Yani, ben göremedim.
Tamam.
Çok özür dilerim.
Yok bir şey, tamam.
Benim suçum.
Kim var orada?
Kim var dedim!
Bahçede kim var?
Kadir, sen misin?
Ah güzel kızım ya, canım kızım.
Aa, siz bir şey anladınız mı?
Niye şemsiye elinde?
Çocuk iyice kafayı yedi.
Bana bak, bunu bir arkadaşına falan mı götürsek acaba?
Dur abla, dur tamam.
Birşey yok.
Kapı çaldı, bir şey yok.
Herkes iyi mi?
İyi, iyi.
İyi anneciğim, iyi.
Herkes iyi.
Görkem odasında mı?
Ay İpek, Görkem odasında uyuyor annem.
Gel bakayım sen şöyle bir.
Gel anneciğim, gel otur bakalım şöyle.
Evdeki her şey yerindeydi, değil mi?
Yerinde, merak etme.
Günaydın!
Aşkım!
Sen daha iyi misin, güzel gözlüm benim?
Yoksa depresyon denizinde böyle kulaç atmalara devam mı?
Dün gece bahçede biri vardı.
Aa!
Aa yok, ay yok!
Uyku düzenin bozuldu ya senin aşkım, ondan.
Bende de olmuştu.
Hatırlıyor musun?
Uyku düzeni bozulunca, ay bu gerçek mi, bu rüya mı--
Nazlı!
Saçmalama.
Gözüm açıktı.
Ne gördüğümü biliyorum.
Bahçede biri vardı!
Kadir Bey mi geldi acaba?
Bilmiyorum.
Karanlıktı, seçemedim.
Belki de.
Belki de derken?
Ay İpek, sürekli bu işin içinde bir iş var deyip duruyorsun.
Hayır, olsa ne olur olmasa ne olur?
Bana bak.
Kocan katil olmuş, seni dımdızlak ortada bırakmış.
Eğer başımızın çaresine bakmazsak aç kalacağız.
Anne, o haberler gerçek mi değil mi öğrenmem lazım benim.
Peki öğrensek ne olacak?
Hı?
Bu işin arkasında şantaj şebekesi olsa ne olur, olmasa ne olur?
Öğrensek ne olacak?
Ölen kızın ağabeysi bana bir şeyler anlattı.
Tehlikeli adamlardan falan bahsetti.
Kız bir organizasyonun içinde miymiş, neymiş.
Öldürülmeden önce kaçmaya çalışıyormuş.
Banu, öyle kafana göre bırakamazsın.
Bunca yıl yatırım yaptık sana.
Yatırım, öyle mi?
Yani ben senin için sadece bir yatırımım, değil mi?
Duyguları olmayan, hisleri olmayan, hatta insan bile olmayan
bir yatırım, değil mi?
Öyle olmadığını biliyorsun.
Benim için önemlisin.
Yazık.
Söyleyebildiğin tek şey bu.
"Benim için önemlisin."
Ama ne var biliyor musun?
Yetmiyor Kadir.
Ya ben, ben istiyorum ki beni sev!
Ya ben istiyorum ki bir hayatımız olsun!
Ama hayır.
Sen sevemezsin ki.
Sen o karını, o cemiyet hayatını bırakamazsın ki!
Sen var ya, korkağın tekisin sen.
Korkaksın!
Ve bencilsin.
Sus.
Ama Birol var ya...
Birol beni seviyor.
Hatta aşık bana.
Biz ikimiz kaçıp gideceğiz buradan.
Baş başa yeni bir hayat kuracağız.
O karısından boşanacak.
Senin gibi korkak değil.
Aşkmış!
Sen kendini kandırıyorsun!
Kim olduğunu, geçmişini bilse Birol senin yüzüne bile bakmaz!
İstersen hemen anlatırım!
Sakın.
Sakın söyleyeyim deme Kadir, tamam mı?
Sakın söyleme, yoksa var ya...
Yoksa ne?
Yoksa şebekenizi bitiririm.
Yoksa mahvederim sizi.
Ve sana yemin ederim yaparım.
Kadir böyle bir şebekenin içindeyse ben bunu öğrenmeliyim.
Ben bu soruyla hayatım boyunca yaşayamam.
Bu adamlar her kimse onları bulup cezalarını çekmelerini sağlamalıyım.
Ay İpek...
Anneciğim senin ne işin olur şebekelerle falan?
Başına belaya mı sokacaksın?
Delirdin mi sen?
O başkomiser, Şahin Kara.
Bence o da Banu'nun ölümünün basit bir
kıskançlık cinayeti olmadığını düşünüyordu.
Ay...
Ay film gibi.
Bu Birol'un bu işlerle falan alakası var mıdır?
Sanmıyorum.
Birol bence kurbandı.
Kadın ona aşık olunca işler karıştı.
İyi de abla sen nasıl araştıracaksın bunu?
Elinde ipucu bile yok şu an.
Bir planım var.
Ben böyle elim kolum bağlı oturamam.
Ben bunu çözmeliyim.
Evet.
Şimdi, İpek Hanım
başvurunuzda çok iyi bir gözlemci olduğunuzu söylemişsiniz.
Streslisiniz.
Aklınızı kurcalayan başka bir sıkıntınız var.
Buradaki işinizi hemen bitirip oraya gitmek istiyorsunuz.
Elinizde açıp kapattığınız kalem
stresinizi ve sabırsızlığınızı gösteriyor.
Yeni baba olmuşsunuz, geceleri uyuyamıyorsunuz.
Gözaltı morluklarınız yorgunluğunuzu gösteriyor.
Ben geldiğimden beri üç kere esnediniz.
Bir de cebinizdeki oyuncak.
Hayatım sizi yanıltmasın.
Ben hayatımı çok iyi gözlemleyemedim.
Eğer beni alırsanız, aldığım eğitimi ve yeteneklerimi
sizin kurumunuzda faydalı olacak şekilde kullanacağım.
Şimdi...
İpek Hanım biz...
Biz şöyle yapalım.
Siz beni bir dışarıda bekleyin.
Alo, müdürüm.
Sanırım çok iyi bir psikolog buldum.
Senin ne işin var burada?
Kocanın yerini mi öğrendin?
Aradı mı?
Haber mi gönderdi?
Bir cevap ver ya.
İpek Hanım, daha fazla bekletmeyelim sizi.
Hayırlı olsun.
Teşekkür ederim.
Ne hayırlı olsun?
İpek Hanım bundan sonra bizimle çalışacak.
Şaka değil mi bu?
Değil.
Şaka.
Değil.
İpek Hanım, sizden özel bir ricam var.
İşe Şahin komiserimle başlarsanız çok mutlu olurum.
Kendisinin dengesiz hareketleri var da.
Farkındayım.
Tanıştığım ilk andan itibaren farkındayım.
Hiç merak etmeyin.
Güzel.
Şahin Bey.
Yarın görüşürüz.
[Müzik.]
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.