Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Sizinle tanışmak çok güzeldi.
Eh, kimdi o?
Temizlikçi.
Sabahın 7'sinde mi çıkıyor evinden?
Onu mülakata almıştım.
Stüdyo daire için temizlikçi mi tutuyorsun?
Onu tutmuyorum. Kıyafeti uyumlu değil.
Doğru ya.
Tam bir pisliksin, Shaun Murphy.
Bugün, uluslararası yardımseverlik programımızın...
...meyve verdiğini görerek bir hayali gerçekleştiriyoruz.
Kardiyotorasik cerrahımız Doktor Neil Melendez...
...kardiyoloji şefimiz Doktor Avi Mehta ile konsültasyon aracılığıyla...
...Tanzanya'dan Malavi'ye, Gine'ye kadar çocuk hastaları değerlendirdiler.
100'den fazla adayı taradılar...
...her birinin de hayat kurtarıcı ameliyatlara ihtiyacı vardı.
Nihayetinde, ayrı bir ilham verici yanı olan Gabriel adlı genç bir oğlanda karar kıldık.
Kendisi Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nden ve ciddi konjenital kalp anomalileri var.
Üç tane kusursuz aday belirlemiştik.
- Gerçekten yardımımın dokunacağı çocuklar. - Merhaba, teşekkürler.
- Onların arasında Gabriel yoktu. - Evet ve hayır.
Seçtiklerini ben çıkardım.
Gördüğüm ekoya bakılırsa da Gabriel'i kesinlikle elemezdim.
Cerrah olmayan biri, cerrahi adayı seçimi konusunda bir cerrahı küçümsüyor.
İş arkadaşlarının birbirlerinin seçimlerine meydan okuması sağlıklıdır.
Bunun akla yatar yanı yok. Sana iyi adaylar sunmuştuk.
Sen doktor değilsin. Ne diye listeye bağlı kalmıyorsun ki?
Bazı manevi değerler söz konusu oldu.
Doktor Melendez'e merhaba diyebilir misin?
Bu manevi değerlerden biri, zannediyorum ki şirinlikti.
Çeviri: mircelona* & Fatıma Betül Çalışkan
Aile, savaş sırasında sürülmüş.
Annesi, adam sarı hummadan ölene kadar babasına bakmış.
Evde kan kaybından ölmüş.
Bir ay sonra da Gabriel doğmuş.
Olayın nedeni asil olmakla kalmayıp...
...fotojenik de olunca insanlar daha çok vermeye meylediyor.
Tatlı çocuklarla sempatik anneleri donörlere tesir ediyor olabilir...
...ama bana tesir etmiyor. Ayrıca eko sonuçlarına tesir etmedikleri de ortada.
Bana tesir ediyorlar galiba.
Hayır demeden önce en azından kendi değerlendirmeni yap.
Annecim, neden gelemiyorum?
Hastane, çocukların mikrop getireceğinden korkuyor.
Getirmem, annecim. Söz.
Biliyorum tatlım. Sadece... kurallar işte.
Pekala bebeğim. Artık kapatmam lazım.
Maggie teyzenin sözünü dinle. Seni sonra arayacağım, olur mu?
Seni her şeyden...
...çok seviyorum.
3 yaşında bir çocuğun varken ses dinlendirmeyi hayal bile edemiyorum.
Evet. İnternet yayını izleyicilerim için de pek etkili olmadı.
Lafı açılmışken bu arada, büyük hayranınızım.
Çirkin bir ironi olsa da, değil mi? Sesini kaybeden bir yayıncı.
Elizabeth, nodülün iyi huylu çıkacağına eminim.
Bu mesele de bir başka harika bölüm için ilham olmaktan öteye gitmeyecek.
Ya iyi huylu değilse, Isabel?
Aceleci davranıp da hata yapmayalım.
Bugün tek odak noktamız nodülü çıkarıp biyopsi yapmak.
Sen zaten elinden geleni yapmışsın.
Ses kısıklığı başladığında vakit kaybetmeden bu işin bir numarasına başvurmuşsun.
Bense seni en iyisine yönlendirdim.
İkiniz birlikte kusursuz çalışıyorsunuz, bir nevi ping-pong gibi.
Bu, güzel.
Evli olan doktorların birçoğu uyumsuz çalışıyorlar.
Bayan Bangura, bunlar Doktor Murphy ve Doktor Kalu.
Gabriel üzerinde bazı testler yapmama yardımcı olacaklar.
Duyduğuma göre siz ve Gabriel daha önce hiç memleketinizden ayrılmamışsınız.
Umarım bunlar ona hoş karşılandığını hissettirir.
Evet, çok naziksiniz.
Kendime de aldım bir tane.
Biraz tıp icra etmeye ne dersiniz?
Gerçekten yardımımıza ihtiyacı var.
Yardımımıza mı ihtiyacı var?
Çocuktan sanki göğüs kafesinde fön makinesi varmış gibi ses geliyor.
Aynen öyle. O yüzden yardımımıza muhtaç ya.
Kardiyologların sorunu bu işte.
İnsanlara bir şeylerin bozuk olduğunu anlatmada son derece iyisiniz.
Ama bunun tamir edilemez boyutta olduğunu anlamada pek iyi sayılmazsınız.
O çocuk ölüyorsa, bundan emin olana dek annesine söylemeyeceğim.
Kalp seslerini duydun.
Kalp seslerini duydum. Ve kulağa berbat geliyordu.
Ama Transözofageal Eko yapana kadar...
...hiçbir şey duymadım, görmedim.
Transözofageal Eko yapın.
Sosyoloji'de yüksek lisans yapmış.
Sicili kusursuz, referansları desen harika.
"Kıyafetleri uyumsuzdu" diye mi geri çevirdin onu?
Konuyla gayet bağlantılı.
Bir yaşam becerileri koçu uyumlu bir dolap dizemiyorsa...
...yaşamsal becerileri eksiktir.
Ama o senin için kıyafet seçmeyecek ki. Dadı değil o.
Sana sorunların çözümünde, finansal ve sosyal etkileşimlerde...
...yardımcı olmak için yanında olacak.
İçinde bulunduğum dükkanı soyan silahlı bir adam karşısında...
...doğru tepkiyi veremedim diye yapıyorsun bunu.
İstatistiksel olarak bunun başıma yeniden gelmesi çok düşük ihtimal.
Sosyal etkileşimler tekrar ve tekrar ve tekrar olacaktır.
İstatistiksel olarak aksi iddia edilemez.
İnsanlarla nasıl daha iyi anlaşacağını biraz olsun öğrenirsen...
...yaşadığın hayat daha dolu olur, daha mutlu olur.
Bu kadını beğenmediysen başka birini buluruz.
- Mutluyum ben. - Daha mutlu olabilirsin.
Zannetmiyorum.
Komşum, Lea. Yangında kalsa ilk kurtarılan o olur.
Nedenmiş o?
Doktor Melendez çekici insanların avantajları olduğunu söylüyor.
Doktor Melendez öyle diyor demek ha?
- Bunun nesi tuhaf? - Bilmem ki.
Yani, bazı insanlar Doktor Melendez'i çekici buluyor.
Pekala, Lea'yla nasıl gidiyor?
- Benden hoşlanmıyor. - Niye öyle dedin?
- Bana pisliğin teki olduğumu söyledi. - Öyle mi?
Bunu söylediği esnada ne yapıyordu?
- Bana dokunuyordu. - Seninle flört ediyormuş.
Bazen insanlar, aslında kast ettikleri şeyin tam tersini söylerler.
Esas kast ettikleri şeyi söylemek yerine...
...kast etmedikleri şeyi söylemek için birine şaka yollu takılırlar.
Flörtleşirken zıt anlamlı sözcüklerin kullanımı üzerine veri görmemiştim.
Pekala, şey... Gözün şunlarda olsun.
- Hazır mısın? - Evet.
Tamamdır. Yapmacık kikirdeme.
Bir... kıpırdanma.
Ve elini saçlarına sürme. Buna flörtleşme üçlüsü diyorum.
Elini kıllara sürmeyi hayvanlar da insanlar da kullanıyor, Claire.
Salgı bezleri saçlı deride ve kürkte bulunur.
Elini sürünce de çevreye, potansiyel partnerlere...
...onlarla ilgilendiğini belli edecek hormonlar yayılır.
Ya da saç mantarın vardır.
Evet. Sanırım o ihtimali de hesaba katmak zorundasın.
Güzel dokunuş.
Güzellik, mutluluğu artırır. Mutluluk da bakış açını genişletir.
- Hala Görevimiz Carpe Diem'desin. - Bunu denemek isteyebilirsin.
Böyle idare ediyorum. Lavaboda yemek yiyoruz.
Hayır, lavaboda yemeğin tadını çıkarıyoruz.
Gerçi böyle konuşmaya devam edersen...
Andrews.
Bir daha bakın o zaman. Orada olması lazım.
Pekala, tamam.
- Kimdi o? - Lab.
Elizabeth'in örneğinin yerini karıştırmışlar.
- Aman Tanrım. - Merak etme, bulacaklardır.
Mutlu musun?
- Bir yerlerde. - Başka bir yerlerde.
Cerrahi'deki herkesin suçu laba atma hızına bayılıyorum.
- İki kere kontrol etmekten zarar gelmez. - Aslında gelir.
Çünkü ameliyathaneyi iki kere kontrol etmen gereken yerde buradasın.
Örneğin kaba konduğunu gördüm. Buna göre, burada olması lazım.
Hayır, buna göre örnek bir kaba konmuş.
Bu, kabın gerçekten de cerrahideki buzdolabına konduğu...
...ya da personel tarafından teslim alındığı anlamına gelmiyor.
Çocuk düşündüğümüzden kötü durumda.
Evet.
Hipertrofik Obstrüktif Kardiyomiyopati, Atrial Septal Defekt...
...mitral kapak yaprakçıklarından birinin anormal yerleşimi.
Hiç bir kalpte bu kadar çok anomali birden görmemiştim.
Ek tahliller üzerine ısrar ettiğim için kusura bakma.
Bu, annesini fazla umutlandırdı o kadar.
Faydası olacak hiçbir ilaç var mı?
Beta blokörler, belki metoprolol.
Çocuğun futbol oynamasını sağlayacak değil...
...ama izlemek için stada gitmesine yardımcı olur.
O da birkaç yıllığına zaten.
Yarın masada kalmasından daha iyidir.
Sen Aoki'yle konuş.
Ben de annesine kara haberi vereyim.
Doktor Lippman, Plastik Cerrahi'ye. Doktor Lippman, Plastik Cerrahi'ye.
Buna Sakara deniyor, şamanımız verdi.
Onun kalp atışları, sesi takip ediyor.
Kalbine, siz onu iyileştirene kadar atmasını hatırlatıyor.
Bayan Bangura, tüm testleri tamamladım.
Ayrıca bu kadar yolu geldiğiniz için üzgünüm...
Gabriel karnımdayken, şeytani ruhlar ona musallat oldu.
Kalbini ele geçirdiler.
Köyümüzün şamanı onlardan kurtulmak için çabaladı.
Kurtulamadı.
Sonra bir şey gördü.
Daha güçlü bir şifacı gelecekti.
Siz.
Gabriel'i siz kurtaracaksınız.
Ben şeytani ruhlardan anlamam.
Tek bildiğim, oğlunuzun iyileştiremeyeceğim bir kalple doğmuş olması.
Üzgünüm.
İnancım olmasa bunca yolu tepmezdim.
Ona kendini daha iyi hissettirecek ilaçlar vereceğiz.
Sonra onu eve götürebilirsiniz.
Ona üzgün olduğumuzu, henüz bir haber olmadığını ve sonra...
Olmaz, onu söyleyemezsin. Bu, pahalı bir sözcük.
- "Üzgünüm" mü? - Üzgün davranabilirsin. Üzgün hissedebilirsin.
Aslında, üzgün hissetmen gerekir de. Ama dile getiremezsin işte.
Pekala, "Sizin için kötü hissediyorum...
...çünkü bir hata yaptık ve... - Olmaz.
Hata, hata değil midir?
Bu, "beklenen bir eylemin öngörülmeyen bir sonucu".
Suçlanmayı hak eden tutum gösteren bir dil kullanamazsın.
Ama madem örneği kaybettik, bu gerçek bir hata değil midir?
Ayrıca üzgün değil miyiz, suçlanmayı hak etmiyor muyuz?
Evet.
Ama bu, işleri kadının avukatı için kolaylaştıracağımız manasına gelmez.
Merhaba, Elizabeth.
Ben Risk Yönetimi'nden Jessica Preston.
- Nasılsın? - Bunun söylenişi hoşuma gitmedi.
Biliyorum. Hakikaten yeni bir iş unvanına ihtiyacım var.
Görünüşe göre beklenmedik bir hadiseyle karşı karşıyayız.
Laboratuvar, doku örneğinin yerini tespit etmeyi başaramadı.
Yok yere panik olmanı istemiyoruz...
...ama olan biten hakkında da tam bilgi sahibi olmanı istiyoruz.
Peki ama... Onu bulamazsanız kanser olup olmadığımı nereden bileceğim?
Her yeri arıyoruz. Örneği bulacağız.
Formalin içinde veya bir buzdolabında olduğu sürece sorun olmaz.
Ne kadar süreliğine?
En az 24 saat, hatta belki 36.
Öyleyse onu bulsanız iyi edersiniz.
Çünkü sırf biri işi eline yüzüne bulaştırdı diye gırtlağımdan olursam kahrolurum.
Proaktif bir eğitim planı uyguluyorum.
Bu dehşet olmuş, Shaun.
Neden bu konuyu burada konuşuyoruz?
- Ben aptal değilim. - Ben sana aptal demedim, Shaun.
Kimse sana aptal demedi. Ama bazen sağduyudan yoksun oluyorsun.
- Sizi rahatsız ettiğimiz için üzgünüm. - Bu hasta, sağır.
Dün flörtleşme derslerine başladım.
Flörtleşme dersleri, keşke benim gençliğimde de olsaydı.
Evet, flörtleşme üçlüsünü öğrendim.
Yapmacık kikirdeme var.
Shaun, lafı nereye getiriyorsun?
Flörtleşme, ön planda sözel olmayan etkileşimleri gerektiriyor.
Bir sosyal boyutta kabiliyetli olmak diğer sosyal becerilere olumlu yansıyor.
Flörtleşmeyi çalışıyorsun.
Yalnız mısın, Shaun?
Çünkü biliyorsun bazı... internet sitelerinin sağladığı olanaklarla...
Tek başıma olmayı seviyorum.
Tek başına olmakla yalnız olmak iki farklı şey.
Bazen yalnız oluyoruz ama farkında bile olmuyoruz.
Bunu nasıl anlayacağım?
Yalnızlık...
...bir nevi donuk... Sanki karanlık bir...
Sen yalnız mısın?
Evet, bazen. Anlarsın, bazen çok fazla.
Üçlüyü öğrenmen lazım.
Ameliyathaneden çıktığına emin olduğum kayıp bir örneği arıyoruz.
Ben de laba ulaşamadığına eminim.
İkisinin arasındaki bağlantı da siz olduğunuza göre...
...dün 3'teki gezintiniz hakkında bir şeyler sormak istiyorum.
Ameliyathane buzdolabında ne var ne yok aldınız mı?
Dolaptakileri de dolap dışındakileri de.
Gitmesi gereken ne varsa aldım.
- Yolda hiç durdunuz mu? - Hayır.
Ameliyathaneden doğru laba, kuralların söylediği gibi.
Şey, tuvalete uğradınız mı...
...ya da kahve makinesine, kafeteryaya?
Yani, ister inanın ister inanmayın...
...kremalı pasta molası vermeden 30 dakika gidebiliyorum.
Çaresiz durumdayız da.
Tek düşündüğümüz örnek ve tam teşekküllü bir soruşturmadan kaçınmak.
Soruşturma mı?
Evet. Evet, evet.
Olur da örneği bulamazsak olaya hukuk birimi müdahil olacak.
Örnekle bağlantılı olan herkes...
...bağlantılı olabilecek herkes mercek altına alınacak.
Buna can attığım söylenemez.
Sen buna can atıyor musun? O da can atmıyor.
Sosyal medyana göz atacaklar, bilgisayarına da.
- Kan tahlillerine. - Kan tahlilleri.
Peki ondan önce örneği bulursanız...
O zaman hayat devam eder. Her zaman nasılsa söyle.
Mola verdim. Kafeteryada.
Kasiyer sigara içiyordu. Bir süre dikkatim dağılmış olabilir.
Pekala, teşekkürler.
Su.
Hep daha fazla su.
Daha da fazla.
Biliyorum, korkutucu.
Çocuklarla aranız iyi. Baba mısınız?
Hayır. Bir gün olmayı umuyorum.
Acil müdahale ekibini çağırın, hemen!
Endokardit mi gelişmiş?
Ekosunda kalp kapaklarında veya endokardiyumda...
...vejetasyon görünmüyordu. Ateş yüksekliği de olmadı.
Emin olalım. Kan kültürü alın.
- 2 kere isteyin, 15 dakika... - Yanlış yerde.
Yanlış yerdeydi.
Tamam.
İki kere, 15 dakika arayla.
Leonard seni görmek için buraya uğradığını söyledi.
Evet. Kafeterya, yolunun üstüymüş gibi yapıyor.
Sanki labın yerini bilmiyorum da.
Dün 3 sularında Gwen, yemek tepsilerinde yemek olmayan bir şey gözüne çarptı mı?
3 sularında mı?
Her zamanki şeyler.
Saklama kabı, güneş gözlüğü, cep telefonu, kondom...
Saat 4 gibi bir cam göz buldum.
Biyolojik tehlike poşeti gördün mü?
Kırmızı halkaların olduğu kilitli poşet mi?
Evet.
Gelin.
Mitral kapağı taşıyabilirsiniz.
Görselle desteklediğin için sağ ol.
Mitral kapak taşınmaz.
Bay Patates Kafa'nın atriyal septal burnu ve hipertrofik obstrüktif...
İnanıyorum ki...
- İnanıyorum ki mitral kapağın anormal insersiyonu... - Sus.
Düş peşime.
Dün burada biyolojik tehlike poşeti gördüğüme eminim.
Gelmekle iyi ettiniz. Çünkü iki saate atılacaklar.
Takma dişler. En kötüleri.
Her hastanın üzerinde ismi yazan bir diş kabı var.
Peki neden takma dişler hiç kabın içinde olmuyor?
- Yahut kaptalarsa neden yanlış kaptalar? - Hayatın gizemlerinden biri.
Biyolojik tehlike poşeti göründü.
Biyolojik tehlike poşetini bozuk para çantası yapmak mı? Cidden mi?
Sonunda septal myektomi çıkış yolunu açacak.
Ve mitral kapak daha normal bir pozisyona yerleştirilebilecek.
Teşekkürler. Benim fikrimdi.
Gabriel'e bunu uygulayabilir misin?
Hayır.
Berbat bir fikir ve işe yaramaz.
O zaman bu ucuz gösterinin manası ne?
Çünkü benim yerime tıbbi kararlar vermeye meyillisin.
Yani sadece baş aldırma?
Nasıl olsa sana gelip sinirden kudurtacaktık.
Doktor Murphy aklına bir fikir gelince kim ne derse desin inatçılık ediyor.
- Bu işe yarayabilir. - Evet. Yarayabilir.
Çocuğun yaşayacak iki saati olsaydı harika fikirdi.
Başarısızlıktan korkmak bu işi yapmamak için iyi bir sebep mi?
Hayır. Ama ne iyi bir sebep biliyor musun?
Birkaç doğum günü daha yaşayabilecek olması ya da en iyi arkadaş edinebilme düşüncesi.
Bilmiyorum. Onu eve bir kutu içinde göndermeyeceğim.
Gitmeliyiz. Gabriel'in aritmisi kötüleşmiş.
Hâlâ bulamadınız mı?
Bayan Preston'ı sorulara cevap vermesi için...
O ameliyatta değildi. Siz ise oradaydınız.
Tüm terapatik tersliklerle ilgilenen kişi o.
Benimle dalga mı geçiyorsunuz?
Sebepsiz yere sesimi kaybedebilirim ve siz mesleki argoyla konuşuyorsunuz.
O örnek kabında diş macunu, çorap ya da güneş kremi yok. Hayatım var!
- Özür dilerim. - Teşekkürler.
- Aferin. - Ne demezsiniz. Sekiz kural falan çiğnedim. - Belki de.
"Bayan Preston" bunu benden duymayacak.
- O örneği bulmalısın ama. - Teşekkürler.
İlaçlar işe yaramıyor. Sorun şu ki sebebini bilmiyoruz.
Belki de aritmi Gabriel'in LV disfonksiyonunun başka bir göstergesidir.
- En azından ektopisinde ılımlı bir düşüş görmeliyiz. - Belki gradiyenti kötüdür.
- Kalsiyum kanal blokerlerini deneyebiliriz. - Daha basit bir açıklaması var.
Endokarditi yani kalp inflamasyonu için iyi haber.
Testleri normal geldi. Yine de endişeliyiz.
Bir sebeple ilaçların faydası olmuyor.
En iyi açıklamamız ilaçlarını almıyor oluşu.
- Onun hayatını kurtarmaya çalışıyorum. - İlaçlarına el koyarak mı?
Onu burada tutarak.
İlaçları içerse kendini iyi hisseder ve onu eve ölüme gönderirsiniz.
Ancak onun için burada yapabileceğimiz hiçbir şey yok.
Yaşadığım yeri, nasıl bir yer olduğunu bilmiyorsunuz.
Köyünüzü bilmiyorum. Ancak fakir olmak nedir biliyorum.
Hiçlikte büyüdüm. Kız kardeşim engelliydi.
Ailem ilaçlarına ya da tedavisine para yettiremiyordu.
Ve onun acı çekmesini izlemek ailemi de beni de öldürdü.
Ancak elden bir şey gelmezse yapacak bir şey yoktur.
Doktor olmuşsunuz? Fakir olmayı kabul etmediniz.
- Hayır. - O zaman asla anlamazsınız.
Her şeye muhtacız. Yemeğe.
Huzura. İlaca.
En büyük muhtaciyetimiz ise umut.
Buradan gidersek umudu arkamızda bırakırız.
Tamam. Elimden geleni yaparım.
Elizabeth'e uğradım. Şaşırmazsın ki çok üzgündü.
- Rahatlatmak için pek bir şey yapamadım. - İnsanlar işlerini yapsaydı...
- Kimler? - Ameliyat hemşireleri, nakliyeciler, lab teknikerleri...
- İlginç bir şekilde kısa bir liste. - Ben ameliyatı doğru yaptım.
Diğerlerinin de işlerini doğru yapmasını beklemek fazla bir şey değil bence.
Yani senin hatan değil, senin sorunun değil.
Ne yapmaya çalışıyorsun? Beni suçlu hissettirmeye mi?
Evet. Berbat hissetmeni istiyorum. Değişmeni sağlayacak tek şey bu.
- Neye? - Evlendiğim adama. Hastaları siyasetten daha çok önemseyen adama.
Tamam. Anladım. Hastane başkanı olmak için çabalayan benle alakalı.
Uzun uzadıya konuştuğumuz ve %100 arkandayım dediğin konu.
- Ne kadar arkada olduğumu fark edemedim. - Seni arkada bıraktığımı mı düşünüyorsun?
Salı günü.
"Sermaye harcamaları toplantısı ertelendi. Geç kalacağım."
Çarşamba. "Bağış toplama etkinliği beklediğimden uzun sürdü. Bekleme."
- Perşembe... - Iz işimle ilgili şeyler var. - Doğru. "Senin hatan değil."
- Selam. - Selam.
Formalinli örnekler tek bir yere giderken...
...muaf örneklerin aerobik ve anaerobik kültür için...
...iki farklı yere gittiğini biliyor muydun?
Radyoaktif, tıbbi cihaz, adli örnekler... hepsi farklı.
Ve hepsiyle başka bir personel ilgileniyor. Bunu biliyor muydun?
Evet. Ben de bir çizelge yaptım.
Bana öğrettiklerinden kalitatif gözlemsel bir kayıt tuttum.
- Sana ne öğretmişim? - Flörtleşmeyi.
Birisini flört ederken her gördüğümde not ettim.
Subjeyi, objeyi ve sözsüz jestleri çapraz referanslandırdım.
Biliyordum. Kasiyer Gwen.
Sadece nakliyeci ondan hoşlanıyormuş gibi davranıyordu ama...
- Bu benim adım. - Evet. Flörtsel hareketler yaptın.
- Hayır, yapmadım. - Evet, yaptın. Elini saçlarına sürdün.
Sağ elinle yanına aldın.
Doktor Melendez'e mi? Hayır, hiç sanmıyorum. Shaun.
- Hayır. - Evet.
Hemşire deskindeydin ve sana aferin dediğinde...
..."Ne demezsiniz. Sekiz kural falan çiğnedim." dedin.
Gülümsedin, kikirdedin ve saçını geriye attın.
"Bayan Preston" bunu benden duymayacak.
Saç mantarın olma ihtimali var.
Shaun, bazen insanlar saçlarını geriye atar çünkü yüzlerine gelir.
Murphy. Fikrini detaylandırmanı istiyorum.
- Berbat fikrim mi? - O.
Kapağın anterior yaprakçığını hareket ettirip ve tekrar bağlayabilirsiniz.
Hayır. Yapamayız.
Bu çocuğun kalbinin aynısı. Yeniden bağlamak için tutturacak nokta yok.
- Yani fikrinin o kısmı hâlâ berbat. - Tamam.
- Ancak kalanı? - Büyük bir septumla karşı karşıyayız.
25 milimetre. Sağlıklı bir çocukta bu rakam kaçtır?
- 8 civarı. - O rakama yaklaşırsak kapağı yeterince destekleyemeyiz.
Ancak 20'ye indirdik diyelim...
Çıkış obstrüksiyonunu rahatlatmaya yetmez.
Tamam. 18.
Olur.
Bypasstan çıkaralım.
- Öldü. - Tekrar. 16.
Çok yorgunum.
Tarihteki en iyi cerrah olmak istediğimi düşünürdüm.
Yeni hedefim mi? Asistanlıktan atılmamak.
- Ameliyatınız mı var? - Hayır.
Yardım edebilir miyim diye geldim.
Cerrahi şefi arama partisine mi katılıyor?
Selfie çekip arkadaşlarıma bunun gerçekten olduğunu gösterebilir miyim?
- Ekibin sorunu. Ekipçe çözmeliyiz. - Böyle bir patrona nasıl sahip olursun?
Şimdilik ne biliyoruz?
Bypasstan çıkaralım.
Çıkış 13 milimetrede mükemmel.
Mitral kapağın kapanmak için yeterli desteği olmamasıyla alakasız.
- Öldü. - Tekrar.
Doktor Browne. Hastane adına sorumluluk alıp Elizabeth'e üzgün olduğunu söylemenin...
...bir sebebi var mıydı? - Çünkü üzgündüm.
Umarım bunun bedelini ödemeyiz.
Ve sanırım zamanınız tükendi.
Bypasstan çıkaralım.
Evet. 14 milimetre.
Tamı tamına.
Evet. Tamı tamına.
Hata payımız son derece düşük.
- İyi şanstı. - Şansa inanır mısın?
İnsanların zor durumlarda dediği bir laf.
Ben de inanmam. Tekrar.
Açıkçası örneğinizi şimdi bulsak dahi...
...canlı olması pek mümkün değil.
Kanser olup olmadığımı bilmiyorsunuz ve öğrenmenin de bir yolu yok.
Yani seçeneklerim; sesimi kaybedeceğim, belki ihtiyacımın olmadığı bir ameliyat...
...ya da ölme ihtimalime rağmen hiçbir şey yapmamak.
Maalesef evet.
Neşter.
3 saat 30 dakika.
Beş saatten uzun süre bypassta kalmasını istemedik.
"Wynken ve Blynken iki küçük gözdü...
...ve Nod minik bir kafaydı...
...ve gökyüzünde süzülen tahta ayakkabı ufaklığın tekerlekli karyolasıydı.
Annen şarkı söylerken gözlerini kapa..."
Nasıl görünüyor Doktor Murphy?
14 milimetre. Tamı tamına. Mükemmel.
Septal dokusu...
Beklediğimden daha sert.
Yeterli çıkış için kafi olacağını sanmıyorum.
Septumu 13'e düşüreceğim.
Tamam. Kapak 13'te desteklenmiyor. Hasta öldü.
- O örnekti, hasta değil. - Beş saat üç dakika oldu.
13'e indiriyoruz.
Alan açın.
Herkes zaman aşımı için sessiz olsun.
Hasta Elizabeth McLaren. Bilinen bir alerjisi yok.
Gluck Sorenson U şeklinde kesiyle total larenjektomi yapacağız.
Herkes tamam mı? Antibiyotik veriliyor mu?
Bir gram sefotaksim zerk ediliyor.
- Örneği gördük. - Etiketleri yazdırmalarını rica ettim.
Kalem. Entübasyona hazırlanın.
Takma dişler. Ameliyatı durdurmalısınız.
Bana biraz zaman verin.
13.
Lanet olsun. Çok mu ince?
- Kapağın yeterli desteği yok. - Kapanamayacak.
Hata yaptım.
Bağlantı noktası var.
14'te görmemiş olmalıyız.
Çünkü subvalvular doku yüzünden saklanmış.
Bağlantı noktası olarak kullanıp kapağı taşıyabiliriz.
Berbat fikrin çok daha iyiye dönüştü. Sütur.
5 saat 23 dakika.
Takma dişler. Hep yanlış kapa giriyorlar. Bu yüzden sahibine dönmesi çok zorlaşıyor.
- Tamam. - Evet. Ya örnekteki etiket yanlışsa?
Ya nodül buradaysa ama üzerindeki etiket yanlışsa?
Ameliyat kayıtlarını programa ve örneklere kadar karşılaştıracağım.
Ben vakaları okuyup, kaplara bakacağım...
...ve seni yargıladığım için pislik gibi hissedeceğim. - Haklıysam pisliksindir.
- Pompa zamanı? - 6 saat 48 dakika.
Mehta'yı buraya getirin. Bypasstan çıkaralım.
- 12 saniye. Elektrotları getireyim mi? - Daha değil. Haydi Gabriel.
Ne kadar süre bypassta kaldı?
- Neredeyse iki saat daha fazla. Hemen... - Daha değil!
Evet. İşte bu!
Doktor Murphy hastayı kapatın.
Kendi kendine güzelce atıyor.
Marcus.
Ameliyatından önce ameliyathanede bir örnek kabı vardı.
Kurşun çıkarmak için kullanılması gerekiyordu.
Ancak mermiyi hastada bırakılar ve kap yanlışlıkla senin örneğin için kullanıldı.
Hem formalin içindeydi hem de buzdolabındaydı, papatya kadar tazeydi.
Elizabeth, kanser değilsin.
Teşekkürler.
Doktor.
Manevi değerler.
- Merhaba. - Merhaba.
- Çok iyi bir gün geçirdim. - Evet, geçirdin.
- Fena bir ameliyattı. - Evet.
- Ve Claire'i flört ederken yakaladım. - Seninle mi?
- Shaun, sanırım yanlış anlı... - Doktor Melendez ile.
- Doktor Melendez. - Gözlem yaptım.
Gözlemlerimi başarılı bir şekilde yorumladım ve kayıt altına aldım.
Tabloda romantizm. Severim.
Claire farkında değilken bile ipuçlarını yakalamıştım.
Bence yaşam becerileri koçuna ihtiyacı var.
Anlam çıkarma. Bunu da severim.
Harika, Shaun. Dikkat ediyorsun. Öğreniyorsun.
Moda duygusu olan bir yaşam becerileri koçu bulduğumuzda...
...daha iyi ve daha hızlı öğreneceksin.
- Benden vaz mı geçiyorsun? - Ne?
Hayır. Senden vazgeçmedim.
Bir yabancının bana yardım etmesini istemiyorum.
Biliyorum, Shaun. Fakat...
Yapamam... Her zaman burada olamam. Ben...
Sana her zaman ihtiyacın olan şekilde, hak ettiğin şekilde yardım edemem.
Bir yabancının bana yardım etmesini istemiyorum.
- Tebrikler. - Sana da.
Çılgın hafiyelik yeteneklerin için.
Bu ameliyat işleri eskirse tutunacak bir şeyin var.
- İyi bir çıkardın, Claire. - Teşekkür ederim. - İşte bedelimiz.
- Ceza aldık. - Ancak bulduk. Elizabeth iyi.
Biliyorum. Ancak ona iki gün cehennemi yaşattık.
O da bu kesinlikle bir başkasının başına gelmesin istiyor. Yani onun için iyi oldu.
- Bu ne? - Gabriel'in kalp pili.
- Bugün yine mükemmelmişsin. - Şanslıydım.
Evcil bir kirpi alsam Armen beni öldürür mü dersin?
Yani aslında şey olduklarını okudum...
- Lea. - Evet, Shaun? - Bu kazağın içinde tuhaf olmuşsun.
Elmam var. Elma ister misin?
Evet.
Çeviri: mircelona* & Fatıma Betül Çalışkan
www.tvsubtitles.net
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.