Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Güzel kızım.
Uyan Melike'm uyan. Geçerli bir sebep söyle alacağım.
Geçerli sebep.
Son on saattir sosyal medyanda zırnık bile paylaşmamışsın Melike'm. Yani şimdi
bekliyor bu insanlar.
Acaba ne sürecek, ne giyecek, ne gibi tüyolar verecek. Herkes işi gücü
bırakmış seni bekliyor.
Tüm kadınlar ayaklanmış durumda. Ya yazık bu insanlara be.
Aman ya.
Efendim bugün... Evliliğinden ayrılmış ama yıkılmamış kızın sokak stili
kombinini yapacaktım.
Kafam kazan gibi ya.
Babam da barut gibi.
Babam evde mi? Evde tabii ki.
Kıyamet alameti.
Melike. Kalk. Allah'ın aşkına. Hadi uşuğum. Al.
Buldur canım. Söyle bana. Bugün günlerden ne?
Ne? Ne?
Salı.
Çarşamba. Ayın kaçı?
Kaçı? Kaçı? Ay hala bilmeyecek bir konuşmasan sabah sabah ya.
Melike bugün senin doğum günün.
O yüzden abim hep birlikte kahvaltı yapalım istiyor.
Tabii ya.
Ben akşam arkadaşlarla kutlayınca dünyadan atmışım doğum gününü.
E hemen hazırlanıp geliyorum o zaman.
Vallahi ben bilmiyorum.
Yani tek bildiğim şey biraz daha burada vakit kaybedersek kallami bir azar
işiteceğimiz. Ben gidiyorum oradan çabuk hazırlan. Ben size hazır olup geliyorum.
Abicim bak emin misin?
Bana pek mantıklı bir fikir gibi gelmedi çünkü.
Şahande ne demek emin misin? Ben yıllar evvel verdim bu sözü ya. Ya iyi de işler
artık bu şekilde yürümüyor ki.
Ha görüyoruz nasıl yürüdün.
Canın da parası.
Altında arabası, emrinde şoförü.
Yesin, içsin, yesin, tofsun.
Dünyadan bir haber bu kız.
Bu kız para kazanmanın nasıl bir şey olduğunu biliyor mu? Ev geçindirmenin
nasıl bir şey olduğunu biliyor mu?
İki yumurta kırmayı beceremez yahu.
Bugün ölüp gitsem gözüm arkada kalır Şahan de.
Ben ne yaptığımı biliyorum.
Sen bana güven. Dediğimi harfiyen yap.
Gerisine karışma.
Ya ben zaten senin dediklerini yapacağım. Ben sana güveniyorum.
Ama bence Melike kabul etmez bunu yani.
Bir şey söyleyeceğim. Benden duymuş olma ama.
Melike arkadaşlarıyla bir seyahat düzenledi. Üç güne yolcu.
Bu iş yaş bence.
O güzel yüzünü daha sık görsen daha iyi olacağım evladım.
Melike. İki gün oldu geleli dağda kızım. Yine seyahat planları yapılıyormuş.
Ya kızım.
Uzun yol kattanları senin kadar kilometre yapmıyor evladım.
Baba ama arkadaşlarla çok güzel bir avı puturup planladık.
Görsen gideceğimiz yerlere bayılırsan. Ben zaten bayılıyorum evladım. Senin
kredi kartının ekstresi geldiği zaman ben şak diye düşüp bayılıyorum.
Ya o uçak mülkleri.
Alışverişler, kılık kıyafet, oteller, yeme içmeler, oradan oraya transferler,
bilmem neler neler.
Ya kılık kıyafeti sayıyorum bile.
E saydın ya baba.
Saydım mı? Saymadım ya. Söyledin ya, ona ilk söyledin hatta.
Melike, kafamı karıştırma benim.
Aman baba ya, sen de benden mi takılıyorsun?
Bugün benim doğum günüm şu ettiğin laflara bak.
Evet, bugün senin doğum günün.
Mutlu, kutlu bir gün.
Duyuyor musun bak, kutlu bir gün diyor babam. Nasıl mutlu doğum günüm olduğu
için. Öyle Melike'm. Aa, tabii ki öyle.
Melike.
Yani 30 yaşına geldin, artık yetişkin bir insansın.
Okullar da bitti çok şükür. Melike'm taşı sıksan sonuç çıkabilirsin evladım.
Şükür babacığım. Çok şükür.
Onun için seninle daha ciddi konuları konuşabiliriz diye düşünüyorum.
Tamam.
Tabii ki konuşalım babacığım.
Melike, evlilik vaktimin geldiğini buldum.
Tabii tabii haklısınız babacığım.
Ah tabii damat adayı da var. Damat adayı değil ya, müşrik katman var.
Muhakkak. Siz nasıl diyorsanız eğer gelsin.
Eee yani bu kadar makul karşıladığına göre o zaman şu resmi evlere haber
verelim gelsinler.
Nişanı yaparız. Yakın zamanda da bir düğün. Bu yaza yapalım düğünü mesela.
Düğün? Tavuğumuzu bulalım öyle.
Tavuğumuzu bulalım.
Hala.
Gelin olmuş gidiyor musun sen?
Salonda açıldın mı babama? Aferin sana.
Kızım.
Ne alakası var? Ben değilim.
Baba.
Hiç anlamadık. Aslında inanılmaz tebrik ediyorum babacığım. Çok sevindim senin
adına. Yani sonunda kendi hayatını yaşamana çok sevindim. Ben senin
arkandayım. Ya ne yapıyorsan ben arkandayım. Hatta bak organizasyonu ben
yapacağım tamam mı?
Bayılacaksın o kadar güzel olacak ki.
Canım benim ya.
Ya bu evlilik konumu bana biraz demode geliyor ama... ...sen öyle mutlu
olacaksan.
Ben de değil kızım.
Ay anlamadım sabah sabah ben hiçbir şey ya.
Halam değil, sen değilsin. Kim?
Sen.
Seni evlendiriyoruz kızım. Seni.
Kimi kimi? Seni, seni.
Beni. Seni.
Hala. Melike. Baba.
Seni evlendiriyoruz kızım.
Beşik Ketmen Tarık'la seni evlendiriyoruz.
Beşik ne?
Beşik Ketmesi.
Abicim ben açıklayayım.
Tatlım. Beşik gelmesi şöyle bir şey oluyor.
Şimdi bizim memlekette çeltikçi şeref beyler var.
Onların tarlaları hayvanlar gırla.
Sen doğduğunda eve gıcır gıcır bir
beşik yolladılar. Ne demek bu? Neden hala? Neden? Neden?
Akraba olmak istiyorlar. Ondan daha yakın olmak istiyorlar.
Şimdi şeref beyim.
Bir Tarık adında oğlu var. Senden üç beş yaş büyük.
Sen doğunca da seni istemiş oldular onlar.
Nasıl ya? Söz kestiler kızım işte.
Şahendeciğim. Bu detaylı açıklaman için sana çok teşekkür ederim kardeşim.
Evladım hazırlan.
Evleniyoruz.
Melike'm.
Melike'm uyan.
Melike'm duyuyor musun beni?
Aa!
Hala ne yapıyorsun ya? Etimi koparttın. Ya sen de benim ödümü kopardın be.
Hala. Az önce masada olanlar kötü bir şakaydı değil mi?
Yok kertmişsiniz de yok düğünmüş de.
Melike'm. Bak senin o güzel aklın.
Şu telefonla eriyip gitti.
Hala bak sinirleniyorum ama.
Neydi o saçmalık? Ya saçmalık falan değil. Yıllar önce verilmiş bir söz.
Hem de... Hem de... Hem de ne?
Annenin nasiheti.
Aç oku. Yok artık ne dedi annem? Benim kızın başına yakın mı dedi abla?
Güzel kızım Melike.
Bu mektubu okuduğunda yanında olamayacağım için üzgünüm.
Seni gelinlikler içinde görmeyi çok isterdim ama... ...hastalığım buna
müsaade etmeyecek biliyorum.
Sana hasretim...
Yok
bu saçmalık. Böyle bir şey olabilir mi ya? Yani birileri ben doğduğumda...
Eve deşik gönderdi diye ben hiç tanımadığım bir adamla mı evleneceğim
şimdi? Hala bu delilik ya.
Sakin ol.
Sakin ol ya babam bir söz vermiş işte.
Halacığım bak ben kimseye söz falan vermedim tamam mı? Daha fazla da buna
katlanamayacağım. Ne yapacağımı biliyorum.
Ne yapıyorsun sen ya?
Bilet bakıyorum canım.
Gideceğim. Hafif boşuna uğraşıyorsun.
Uğraşma.
Ne demek istiyorsun?
Babam kartlarını iptal ettirdi. Kart martı yok.
Ne demek kartlar yok?
Kartlar iptal.
Hesaplar bloke.
Evdeki kasa borç tatlı.
Sebep?
Sebep? Eğer evlenmeyecekse baban dedi ki o zaman kendi başının çaresine bakacak
dedi. Adam haklı. Senin bir aylık harcamanla insanlar yıllarca geçinip
gidiyor be.
Kızım teşekkür ederiz, çekilebilirsin.
Ay sonunda ayıldın ya, ayıl bayıl, ayıl bayıl, şoka yürü çık. Bana bile fenalık
geldi Melike'ciğim.
Hala, sen benim başıma gelenlerin farkında mısın? Ne gelmiş senin başına
ya? Kısmetin var, ne güzel evleneceksin.
Hem çocukken de karşılaşmıştınız siz, ne kadar tatlı. Ay bir de kız Metin çıktı
diyor, delireceğim ya.
Yok, tanrıları varmış.
Yok, hayvan sürüleri varmış.
Ya siz beni bayağı...
...çalışıyorsunuz. Yok.
Kabul etmiyorum. Daha fazla kalamayacağım bu evde.
Yapma.
Allah'ın aşkına sakin ol.
Benim bir fikrim var.
Eğer sakin olursan anlatacağım. Tamam mı?
Tamam anlat.
Anlat yani. Aşağıda gördüklerimden daha saçma olamaz herhalde.
Ama itiraz etmek yok.
Melike'm.
Rahatla Melike'm ya. Lütfen rahatla.
Hala ya ben senin aklına nasıl uyudum?
Yavrum ne yapacaktın? Beş kuruş parasız dın dızlak evden mi kaçacaktın?
Yok hala. Kusura bakma ben okumayacağım vazgeçtim. Bir dakika lütfen.
Lütfen dur.
Şimdi senin baban katı. Evet taş kafalı. Doğru. Ama aşka saygısı var. Aşka
saygısı var be.
Ne demezsin?
Öyle deme bence bu plan işleyecek.
Şöyle diyeceksin benim çok sevdiğim bir adam var. Sen beni zorlayınca ben de
evlendim.
Hala ya daha çok kızarsa?
Yani orası bir muamma evet.
Ama en azından zorla evlendirildiğim bir beşik katman olmayacak.
Ayrıca tüm bunları ayarlayacağım diye benim göbeğim çatladı ya lütfen.
Hala'cığım teşekkür ederim.
Ama ya bu plan bana çok riski geliyor.
Kız ne riski ya?
Parayla rol yapacak birini bulacağız.
Böyle en iyi yüzü düzgün birini bulduk mu işimiz tamam.
Ha bak adaylardan biri de geliyor.
Hala değil mi?
Biraz boylu post konusunu abartmışlar. Boylu post olsun demiştim.
Merhaba ben Kamran.
Ben Şahin de ajanstan değil mi?
Evet.
Gelin hanım siz misiniz?
Hayır.
Yenim.
Benim de şartlarım var.
Sigortam tam yatacak.
Ayrıca ücretimi akşam mesai saatinden önce günlük olarak hesabımda isterim.
Bir de bu arada özel ihtiyaçlarım için size bir liste hazırladım. Buyurun.
Bu liste olmazsa olmaz. Ona göre.
Yemek konusunda çok seçeceğimdir.
Menüyü ben hallederim. Siz hiç merak etmeyin.
Onu öyle yapmayalım. Biz en iyisi ne yapalım biliyor musunuz?
Biz evi, arabayı, bankada ne kadar para varsa hepsini sizin üstünüze geçirelim.
Olsun olsun bu iş.
Gerçi artık hiçbiri yoktu.
Anlamadım.
Efendim.
Ben size şunu vereyim.
Teşekkür ederim. Geldiniz, zahmet ettiniz.
Ben vazgeçtim. Kusura bakmayın.
Kısmet vermiş diyelim.
Bir dakika bir dakika.
Nasıl kısmet ya? Ben anlamam. Ben bu iş için ta hizmetten geldim.
Bari yol yemek.
Konaklama ücretini falan karşılayın.
Anlamaz.
Hala senden vakit var mı?
İlken ben cüzdanı almadım yanıma.
Hanımefendi ben paramı istedim he.
Anladık.
Siz o zaman hesap numaranızı bize gönderin biz oraya geçelim ya vakit yok
yanında. Hadi ya. Ay hepsini beni mi dolandıracaksın?
Beyefendi ne diyorsunuz siz dolandırma falan?
Asıl siz hak etmediğiniz bir ücret talep ediyorsunuz şu anda.
Yetişin hırsız var.
Beyefendi niye bahsediyorsun sen ne hırsızı?
Hırsız, dolandırıcı, yalancı. Ya beyefendi ayıp oluyor ama biraz bir
sakin olun ya.
Asıl sizin yaptığınız ayıp. Ben paramı isterim. On bin lira. Hayır yetmez. On
beş bin lira. Yok elli bin lira.
Kırfı da sensin yalancı da. Sen bana hakaret mi diyorsun?
Var ya senin saçını başını yolarım. Sen ne çirkef herifsin be.
Sensin be çirkef.
Hala ah hala.
Senin aklın olduk şu başımıza gelene bak ya.
Merikem ya.
Çin oluyor bir dikkatli.
Aday diyorsun dedireceğim. Kusura bakma ben başka adayımla aday çekemem. Ya
kızım Melike. Sarçın ol lütfen gerilme ya.
Gerilme Melike.
Sinirlenme Melike.
Git çobanla evlen Melike.
Yeter ama hala ya.
Haşallah damadınız da sizin olsun. Ben istemiyorum.
Bu Tarık denen neydi belirsiz herif yüzünden başıma gelmeyen kalmadı zaten.
Nasıl biri böyle bir şey kabul edip evlenmek ister ki?
Hala kusura bakma.
Ben yokum.
İşte durum böyle.
Ahmetli annemin ve canım babamın bana 30.
yaş günü hediyesi bir beşik kertmesi oldu.
Hikayeniz gerçekten ilginç bir şey.
Değil mi?
Hem ilginç hem de gülünç.
Farkındayım. Peki siz bu beşik kertmenizi gördünüz mü hiç?
Yok canım ne gerek var.
Ağlama anlattı işte.
Tarlalar, hayvanlar.
Muhtemelen... Okuma yansımayı bile bilmeyen biridir. Yani bu şekilde
evlenmeyi kabul ettiğine göre yüzüne bile bakılmayacak biridir.
Manyağın biri bile olabilir yani.
Peki hiç şöyle düşünmüyoruz mı?
Bu duruma şans vermek isteyen düzgün biri de olabilir bu.
Yok hiç sanmıyorum. Yani çağ dışı medeniyet bilmeyen biri belli ki.
Neyse biz konumuza dönelim.
Konuştuğunuz gibi iki ay boyunca benimle evli rolü yapacaksınız.
Bitince de... Paranızı alacaksınız. Sonra da sesi olmasa ben yoluma.
Haddimi aşmasam ben size bir şey sorabilir miyim?
Tabii.
Siz çok hoş, çok güzel, belli ki çok da zeki bir kadınsınız.
Yani sevebileceğiniz, istediğiniz gibi birini bulmanız gayet kolay görünüyor.
Niye böyle saçma bir oyuna girdiniz?
Teşekkür ederim.
Aşka inanmıyorum. Kimseye de güvenmiyorum diyeyim.
Bu kadarını bilmeniz yeterli.
Peki.
Anlaştık. Anlaştık.
Süper. Bu akşam başlıyoruz.
Evet bu akşam başlıyoruz.
İlerikan çocuk taş gibiydi maşallah.
Ay hala. İşini yapacak, parasını alacak, çekip gidecek.
Valla abicim benim de yeni haberim oldu. Kızın bir sevdiği varmış.
Biliyorsun ki seven gönülleri ayırmak günahtır.
İşte. Evet abicim. Ben de çok kızdım. Dedim ki kızım neden gelip bana...
Kızın gelince sorarsın abicim sen ona.
Sağ ol babacım ben gerisini hallederim.
Kusura bakmayın babacım ama... ...beni buna siz mecbur ettiniz.
Ne oldu?
Evet.
Ne diyor?
Bana neden haber vermedin diyor.
Ben aslında size açılacaktım. Ama fırsat vermediniz ki.
Tamam. Tamam.
Bir daha alabilir miyim? Tekrar eder misin abi? Kaçırdım.
Tamam.
Diyor ki bu istiyor olur mu? Yani bir günde evlenilir mi?
Bunun anası babası yok mu? Neden seni bizden istemediler?
Ya ben bu Şeref Bey'in oğlunlarına ne diyeceğim şimdi ya? Ne diyeceğim?
E hala yok artık.
Bence de yok artık.
Hayır sana diyorum. Adam iki homurdan bir tane defter yazdı.
Yarısını kendin öldürdün değil mi?
Babacığım Ali geldi. Biz şimdi sana yemekte her şeyi teker teker
açıklayacağız. Tamam mı?
Sen yeter ki sinirlenme benim canım babam.
Canım gelinim bir tanem.
Pardon gelinim derken?
Biricik oğlumun biricik eşi Melike. Gelinimiz Melike.
Anne.
Bunun mantıklı bir açıklaması var tabii ki. Kim bu kadın?
Çok mantıklı bir açıklaması var annem. Anne.
çıkarken küçük bir karışıklık oldu. Ben de getirmek zorunda kaldım.
Hem bizim oyuna biraz katkısı olur diye düşündüm canım.
Ne alakası var ya? Nasıl bir karışıklıkmış bu?
Ya annem iki gün önce hastaneden çıktı.
Ben de evde hazırlanırsam bunu dışarıda unutmuşum.
Görünce hemen yalnız olmuştu ben.
Eee yani?
Yani şöyle ki annem biraz tırlaktır. Kafadan kontaktır yani.
En büyük hayali de beni
Ya bir de her evde yalnız bıraktığımda yeni bir olay oluyordu. Riske giremedim
getirdim anladın mı?
Sen ne anlatıyorsun ya? Böyle bir şey olabilir mi ya?
Oldu işte idare ediver.
Öncelikle hepiniz hoş geldiniz.
Hoş bulduk.
Efendim.
Takdir edersiniz ki... ...bu... ...benim için daha hoş bir sürpriz oldu.
Ama öyle demeyin Hakkı Mecim.
Nikah, düğün, güzel şeyler bunlar.
Hem baksanıza nasıl da yakıştılar.
Değil mi ama ya? Değil mi?
Ali Efendi.
Malum.
Vardığınızdan yeni haberdar oldum.
Sağ olsun kızım.
Yeni haber verdi bana.
Anlat bakalım.
Sen kimsin, necisin?
Ben mühendisim efendim.
Öyle mi?
Güzel.
İhtisasın nereden?
Lisans İstanbul Teknik.
Yüksek lisans University of Stanford.
Elazığ'da da yeni nesil tarım teknolojileri üzerine çalışıyorum
efendim. Çok güzel.
Kızımızla, Melike'yle ilişkimize gelince...
Bizimki
yıldırım aşkı.
E nikah da öyle oldu.
Aşkın şiddetine karşı gelemedik biz.
O yüzden ne olur bize gönül koymayın.
Kızmayın, darılmayın.
İnsan önce gelip bir tanışmaz mı?
Abicim uzatmayalım işte.
Değil mi? Olan olmuş.
Gençler birbirlerini sevmişler.
Hakkı Beyciğim.
Oğlum diye demiyorum ama... ...Ali mükemmel bir evlattır.
Zamanında ne mankenler... ...ne süper modeller istedi... ...ben vermedim.
Gönülşük kona kona sizin şu çiroz kıza konmuş.
Siz çok gevşeyin kumruğanı. Ya yalnız çiroz olsa öbür başınıza koyun. Ya bu
kız var ya bu kızın elinden hiçbir şey gelmez. Beceriksizim tekidir bu.
Ali Bey bak.
Seni şimdiden uyarıyorum.
Benim kızım iki şeyi bilir. Bir, gezip tozmayı. İki,
alışverişi. Seni şimdiden ikaz ediyorum.
Geri almam ha.
Baba, nasıl konuşmak öyle?
Yalan mısın?
Doğru ya doğru.
Olsun Hakkı babacığım.
Benim canım karımın...
Azıcık ye de varlığın belli olsun.
Yazık. Çok bakımsız kalmışız.
Ne oluyor ya?
Anlaşmamızda böyle dayak şiddet yoktu. Biliyorsun değil mi? Sen bizim başımıza
gelenin farkında mısın?
Neymiş başımıza gelen?
Hakkı babacığım, beni çok sevdin. Bu mu başımıza gelen?
Eğleniyor ya, gerileceğim.
Tamam tamam tamam.
Bak.
Bir şey bul.
Çöz bu işi.
Tabii.
Çözeyim.
Ama durumu anlatayım ben sana. Hakkı baba beni ve annemi çok sevdi.
Olacak olanı söyleyeyim. Biz bu çatı altında mutlu mesut yaşar gideriz.
Ama böyle olursa bu fazla mesaiye girer. En az iki kat.
Hakkı Baba'nın özel istekleri de dahil değil.
Ne edersin o masadaki hallerini öyle?
Yok yüksek mühendismiş de, yok Amerika'da yüksek lisansı yapmış da.
Ne gerek vardı bu kadar yalan?
Annene de helal olsun ama.
Hemen destekledi seni.
Siz ailecek yalancısınız.
Hop hop bir dakika.
Annem deli dolu kadındır ama... ...böyle hakaretleri hak etmiyor ona göre.
Tediricim ne derim artık elimden bir... ...kaza çıkacak benim.
Ne yapıyorsun ne diyorsun?
O anneni bu evden gönderiyorsun tamam mı?
Kalmayacak burada.
Tamam göndereyim göndereyim de... ...Hakkı babam burada kalalım istiyor.
Anlatıyorum sana. Belli ki damadını daha yakından tanımak istiyor.
Yok yok yok.
Yok bu böyle olmaz. Bizim bir şey mi olması lazım buna?
Ne dersin?
Sen evine gidersin. Ben de işte Fransa Almanya giderim bir yere.
Döndüğümüzde de anlaşamadık ayrıldık derim.
Hatta Ali bir süper model buldu beni aldattı derim. Zaten hepsi peşinden
koşuyormuş ya.
Yeter gider bu iş.
Tamam mı?
Kabul mü?
Biz ne öyle Çin ordusu gibi bir arada yaşayacağız?
Ne münasebet.
Ya çok pardon ama acep bir işim çıktı. Benim çok acep çıkmam lazım.
Yarın sabah kahvaltıdan önce bir konuşmaya devam edebilir miyiz? Hayır.
Ne işiymiş bu böyle?
Özel bir iş.
İnce iş.
Bana bak.
Annen bu çatı altındayken hiçbir yere gidemezsin. Tamam mı?
Ne demek ince iş ya?
Sen şu an...
Benim emrim altında çalışan birisin.
Biri görecek başka bir kadınla... ...sonra Melike'nin kocası falan.
Yok olmaz.
Gidemezsin hiçbir yere.
Bütün gece... ...senden küçümseme ve aşağılama... ...laflarından
başka bir şey duymadım.
Teşekkür edeceğine... ...Allah razı olsun diyeceğine... ...devamlı hakaret
ediyorsun ya.
Ay kurtardım seni o çoban dediğin adamla evlilikten işte. Daha ne istiyorsun?
He.
Geceyi benimle beraber geçirmek istiyorsan o ayrı.
Bu konuşulur.
Ama... ...içinde duygu olmayan ilişkileri ben beceremiyorum.
Yani böyle bir... ...tensel çekim lazım.
Ve sen benim tipim değilsin.
Ne yaparım diyorum.
Ne yaparım diyorum.
Yavrum.
Ne bu?
Cehenneme kadar yolun var.
Aman Kumru Hanım'cığım.
Bizden geçmiş onlar dans falan yani.
Yaş atmış işi bitmiş derler.
Ama sizin hatırınız için bu tango işini bir deneyeceğim.
Hakkı Mecnim, kendinize büyük haksızlık ediyorsunuz. Maşallah, nice gençlere taş
çıkarırsınız taş.
Aman efendim, teveccühümüz.
Günaydın.
Nasılsınız?
Günaydın babacığım.
Ne konuşuyorsunuz bakalım?
Hiç, sohbet ediyorduk öyle.
Oo, gelin hanım. Geceniz tek hareketli geçti galiba. Saat kaç oldu?
Kumru Hanım'ım yani. Ayıp oluyor.
Babamın yanında.
Normalde ben erken kalkarım zaten de.
Gecem gerçekten de hareketli geçti.
Sayenizde. Bir kadın öncelikle kayınvalidesine hanım değil anne demeli
bu bir.
Ayrıca biz Hakkı Bey ve Şahinde Hanım'la henüz sabah kahvelerimizi içmedik. Bu da
iki.
Şimdi Pelin Hanım sen bize birer kahve yapacaksın. Bu da iç.
Anlamadım.
Anlamayacak bir şey yok babacığım. Kahve yapacaksın.
Tamam baba söyleyelim İnci'ye yapsın.
İnci. Canım.
Melike'm. Kayınvaliden senin elinden Türk kahvesi içmek istiyor. Canım benim.
Kumru Hanımcığım.
Üzerinize afiyet.
Melike'm beceriksizdir.
Şimdi bu kahveyi var ya... ...telefonla sipariş etse... ...hiç yaşayayım.
Hatta ben Melike'nin... ...mutfağın yerini bile bildiğinden şüpheliyim.
Melike'cim, babacım... ...bizim mutfağımız giriş katta evladım.
Salını geçiyorsun... ...adanın hemen arkasında. Kahveyi bulmakta biraz
sıkıntı yaşayabilirsin babacım. Ama... ...azimle ararsan... ...eminim bulursun.
Önce su koyuyorsun.
Sonra kahve. Az üzerine az az şeker karıştırıyorsun.
Kaynayınca fincanlara dik dik dik.
Habartıyorsun ama baba ya.
Biliyoruz herhalde kahve yapmayı.
Tamam baba canım.
Ya görelim.
Kumru Hanımcığım da dediği gibi.
Gelin kahvesi içelim.
Yapayım o zaman ben size kahve.
Nasıl içersiniz?
Ben orta şeker alayım.
Halam? Sade.
Sade.
Babacım? Evet baba, sade.
Tamam, sade.
Paranla rezil olmak böyle bir şey herhalde.
Ah Allah, ben nasıl oldum senin aklına ya?
yolunu bulmuşsunuz.
Hoş geldiniz.
Valla ben de hoş bulmak isterdim ama sizi yine gergin buldum.
Sayenizde. Sayende mi?
Eve daha yeni girdim. Ben burada bile değildim.
Sen niye sabah sabah vır vır konuşmaya başladın ki yine?
Sana bir dost tanesi vereyim mi?
Gerginlik cilde iyi gelmez.
Erken karışırsın.
Sen bana akıl vermeyi bırak da yardım et.
Nasıl bir yardım?
İngiliz kurulu hanımlar kahve istediler.
Ee?
İşte yardım et.
Yok artık ya.
Gerçekten mi?
Sen kahve yapmayı da mı bilmiyorsun?
Ne gidiyorsun be?
Ben en son bu mutfağa iki sene önce falan girdim. O da su almak için.
Yardım et.
Lütfen.
Ne dedim?
Ama tek hücret karşılığında.
Eyvah! Ya paradis çıktın be sen de. Ya insanın ölmüş gerçekten.
O zaman kendin yap. Ben de sade içiyorum. Duysun.
Canlar şurada olsa gerek.
Çincan başına iki kaşık kahve koyuyorum.
Tamam.
Kaşık. Kaşık. Kaşık kaşık.
Kaşık kaşık. Bu mu bu? Hangisi?
Bir şey.
Ya tamam kahveyi anladık da.
Kıymalı börek nereden çıktı?
Ben ulaştıramam elimi öyle.
Kıymaya hamura falan.
Olur mu öyle şey kızım?
Hem baban Hakkı Bey de seviyormuş.
E tamam babamın canı çektiyse söyleriz İnci'ye yapar.
Tamam benim. İnci izinli. Bir süre bizimle olmayacak. Çünkü babam evdeki
işleri senin halletmeni rica etti.
Ne? O nereden çıktı şimdi?
Benden çıktı.
Madem artık evli bir hanımsın bir ev nasıl çekip çevrilir öğreneceksin.
Kumru Hanım, yalnız ben sevmem öyle mutfak işleri falan.
Beceremediğimden değil tabii ki ama tercih etmiyorum.
Öyle mi? Ne iş yaparsın peki sen?
Yönettiğim bir moda blogum var. Binlerce takipçisi olan bir sayfam var.
Moda vestir davışmanlığı diyelim.
Bir işin de yok yani.
Anlamanızı beklemiyordum zaten.
Şöyle size bir bakıyorum.
Gelin kuşağım konusunda tavsiyeden ziyade acil yardım ihtiyacınız var.
Yaptığın bana öğrendiğin kendine Melike'ciğim.
Hadi bakalım ne kadar beceriklisin görelim.
Siz şimdi bana kaynanamadık mı yapıyorsunuz aklınızı sıra?
Harika bir sohbet.
Ben sizi kayınvalide gelin olarak baş başa bırakayım. Allah'ım canım benim.
Ulan bir canım.
Ne o?
Peki, elinizi bekliyor olacağım.
Ne yakında görüşmek üzere.
Sen iki kadar afilli değil ama ben yaptım.
Sağ olsun anneniz Kumru Hanım kafama vura vura öğretti.
Yapar.
Güzel olur.
Peki bu kibar hareketi neye borçluyuz?
Beni kurtarmana diyelim.
Beni babamın şerrinden korumana.
Hatta bana katlanmana.
Belli bir ücret karşılığında her türlü yardıma hazırım biliyorsun.
Sen hep böyle misin ya?
Senin için her şey para mı?
Yok. Hep böyle değilim ama.
Senin gibisini de bulmak zor.
Terbiyesizleşme Hemaat.
Peki ben sana bir şey sorayım mı?
Sor bakalım.
Sen neden böylesin?
Böylesin derken?
Soğuk.
Yani...
Kendine bile mesafeli.
Biraz iddialı olmadı mı bu? Yani beni kaç gün kurtanıyorsun ki?
Ama üç kilometre öteden anlaşılıyor kalbinle babanı kestiğin.
Yani böyle maddesel şeylerle kendini mutlu eden fanusun içinde bir balık
gibisin.
Hiçbir şeye severek, isteyerek emek ve zaman harcamamışsın.
Vay!
Bence ön yargım kötü bir karakter özelliği. Sen de biraz fazla peşin
itinmişsin.
Peki, öyle diyorsan biraz fazla ileri gitmiş olabilirim. Kusura bakma.
Yok, önemli değil.
Açık sözlü olmak güzel bir şey. De.
Bu kadarına gerek yok.
Sen benim hayatımda para karşılığı kısa bir süre olacak birisin.
Hani böyle şeylere...
Kafana takıp düşünmene gerek yok.
Ha bu arada, annenle babam.
Bu ara biraz fazla samimi geliyorlar bana.
Annene bir kontrol et istersen, olur mu?
Bir de arkadaşlara bir davet veriyorum, ona gideceğiz.
Ne yani, arkadaşlara da mı yalan söyleyeceksin?
Hayır, arkadaşlarıma yalan söylemeyeceğim.
Şimdi sensiz gidersem, evdekiler bir sürü şey soracaklar.
Gerçekten hiç gelemem artık. Zaten günlerdir evin içinde. Yemek, temizlik,
ötü.
Bir dışarı çıkmam lazım. Bir hava almam lazım.
Sen de gelirsin işte bir köşede oturursun.
Hazır ol. Bir saate çıkarız.
Afiyet olsun.
O kadar da olmaz artık ya.
Ben bile daha hızlı hazırlandım.
Umarım çok bekletmedim seni.
İki saatçik.
Arkadaşlarımla buluşmaya gidiyoruz ya.
Yanına yakışır olmak istedim.
Aferin. Ama bir dahakine daha hızlı hazırlan. Olur mu?
Kendimi size affettireceğime söz veriyorum olur mu?
Hoşçakalınız. Kumru Hanımcığım size helal olsun.
Yahu benim yıllardır yapamadığımız siz şurada birkaç gün içerisinde
hallediverdiniz ya.
Merak etmeyin Hakkı Beyciğim. Bu daha başlangıç.
Rahmetlerine hiç kıyamazdı biliyor musunuz?
Onun vefatından sonra ben de annesizliği hissetmesin diye ne
dediyse olur dedim.
Biraz şımarttık galiba ama.
Hem anne hem baba olmuşsunuz kızımıza.
Sizinkisi de zor bir iş.
Bu zamanda evlat yetiştirmek hiç kolay değil.
Allah'tan sizin gibi bir hanımefendi çıktı karşım.
Çok teşekkür ederim.
Rica ederim lafı mı olur?
Melike bak gerçekten özür dilerim. Kusura bakma tamam mı?
Yok canım.
Ne kusuru?
Az daha uçurumdan arabayla yuvarlanıyorduk yani. Bir canım kusuru
mu olur?
Ya ne yapayım sen? Anahtarı öyle verince... ...reslendim ben de ne
yapayım? Sen neden söylemiyorsun araba kullanamadığını?
Ne münasebet ben? Araba kullanıyorum arkadaşlarımın arabasıyla. Sanayide
birkaç tur atmışlığım var.
Ayrıca senin arabanı da kullandım ben.
Ama senin araban hatalı. Çok seri. Ben de gaza yüklenince...
Attı işte.
Bravo baba.
Şu Ali Bey'imize bir bakın ya.
Sanayideki arkadaşlarının arabalarıyla tur atıyormuşmuş.
Maşallah. Hayran oldum ezgüvenini.
Aman tamam uzatma ya. Zararın neyse iş bitiminde bana ödeyeceğim paradan
kesersin olur biter tamam mı?
Aynen keserim.
O araba kaç para? Senin haberin var mı?
Nasılsınız? Nasılsınız çocuklar? Ay Ali Bey.
Şahane performans. Tebrik ederim sizi.
Aynen. Büyük yetenek kendisi.
Melike sana ne oldu? Ne oldu ya tam olarak ne oldu? Hala şimdi sen beni
bırak da babam nerede onu söyle. Ben gideceğim. Babamla konuşacağım. Yeter
artık. Bitsin bitsin bu oyun ya. Ben bugün canımdan oluyordum. Nerede babam?
Acık çıksana bak.
Deli deli konuşma. Lütfen. Babanın gayet keyfi yerinde. İyi ki Ali'yi seçmiş
diyor. Bak iyi ki.
Hatta sizin şerefinize yemek vermek istiyor. Ve bir de sürprizi var.
Yemek mi?
O nereden çıktı şimdi?
Yani eşe dosya tanıştırmak istiyor Ali'ye. Değil mi? Diyor ki çocukların
düğününde yanında olamadık. E bir yemek vermeyelim mi?
Diyor. Bu evde beni seven bir kişinin olması gerçekten gözlerimi yaşarttı.
Bu da babam.
Hala ne olursun. Ne yap ne et vazgeçir babamı.
Öyle olamıyor.
Çünkü yemekler hazır.
Davetli listesi.
Tamam. Siz bence hazırlanın. Tamam mı? Ben de sana bir papatya çayı yapayım.
Sakinleşsin.
Allah'ım ben ne günah işledim. Ne günah işlediğini bilmem ama... ...en önce dua
etmeye başlasan iyi olur bence.
Ya sus.
Çaylak şoför.
Zaten ne geldiyse başıma senin yüzünden geldi.
Mecbur muydun babama kendini bu kadar beğendirmeye?
Sen bir tuhafsın, farkındasın değil mi?
Zaten bizim oyunumuz bu değil mi? Babanın beni sevmesi.
Bana bak, bu akşam annenize atlat. Yoksa fena olur.
Sen de sus, tamam mı? Tek kelime bile etme.
Yemeğimizi yiyelim, bitsin gitsin bu gece.
Ben daha fazlasını kaldıramıyorum artık.
Emredersiniz.
Sevgili karıcığım.
Ben sizi yalnız bırakayım biraz.
Merike nerede?
Odasında hazırlanıyordum.
Sen istiyorsan onu çıkıp al. Çünkü abim sormaya başlar.
Tamam tamam.
Görüşmek üzere.
Çok güzel görünüyoruz. Sen hiç bir nadir misin?
Teşekkürler. Geçelim.
Merhaba. Merhaba.
Merhaba.
Merhaba.
Sevgili dostlar, beni bir dakika dinlemenizi rica ediyorum.
Sizi niye davet ettiğimizi merak ediyorsunuz. Ben de sizi daha fazla
merakla bırakmamak için hemen açıklıyorum.
Öncelikle sevgili kızımın nikahını kutlamak ve müstakbel
nişanlım Kumru'yu sizlerle tanıştırmak için davet ettik.
Geldiğiniz için hepinize tekrar çok teşekkür ederim.
Ali, ne oluyor burada böyle?
Vallahi billahi ben de ilk defa seninle burada duyuyorum.
Dur ben şu şınasını bir ödeyeyim, olur mu?
Hadi.
Sen ciddi misin?
Hayırdır be koçum?
Ben de senin.
Merhaba. Hoş geldiniz.
Merhabalar.
Kimsin sen?
Normal ben.
Normal.
Sen babamın arkadaşlarından biri değilsin. Eş, dost, akraba hiç değilsin.
Nasıl gittin bizim evimize?
Aslında şöyle, ben şey... Şuradan... Sus! Ben gördüm seni ne yaptım. Hiç
inkar etmeye çalışma.
Ne var ceplerinde? Çıkart bakayım ceplerini. Çıkart, çıkart.
Bak konuşuyor ya.
Bak şöyle Melike'cim. Ben sana anlatayım. Melike'cim.
Pardon bu ne samimiyet?
Bak anlatacağım Melike'cim. Şöyle.
Bak hala Melike'cim diyor.
Sen bundan sonrasında polislere anlat. Hayır hayır hayır.
Dayı Ali.
Pardon.
Dayımla tanışmışsınız.
Dayım.
Ben tanıştırmadım mı sizi?
Yok.
E hırsız mı adam?
Hayır hırsız filan değil kleptomon.
Ya dayısı.
Merhaba.
Biz hatta küçükken birlikte parka bile giderdik.
Bunları da şöyle anlatayım. Bak ben bunları aslında ödünç alıyorum.
Nereden aldığımı hatırlamadığım için geri yerine bırakabilirim. Sadece yoksa
ödünç.
Şey çok memnun oldum ben kaçtım. Allah Allah.
Bu kötü bir şaka değil mi?
Yok şaka değil.
Anlattım ya kleptoman hasta.
Uzun zamandır tedavi oluyor ama.
Herhalde bir tutamayıp böyle şeyler yapıyor.
Yok. Yok kusura bakma bu böyle olmaz.
Kusura bakma ben polisleri arayacağım gelsinler alsınlar bu adamı. Su
polisleri. Adam hasta diyorum hasta. Hasta bir adama biraz daha kibar
yaklaşman gerekmez mi?
Ayrıca bu riske de senin foyan da ortaya çıkar.
Bıraksan bu bir süre daha bizim arabozda kalsın derim ben.
Ben yanına gidiyorum.
Odayın neredeyse bul, tahip çık. Tamam?
Dayım ben ver.
Merhaba.
Babacım. Kızım.
Ne oluyor burada böyle?
Müsaade ederseniz bir babamla konuşmak istiyorum.
Babacım bilirsin.
Mantıklı bir açıklamam vardır diye düşünüyorum.
Yıldırım aşkım. Tıpkı sizinki gibi.
Bize de var ya büyük cesaret verdiniz evladım.
Ali'ye de sana da çok çok teşekkür ederim.
Babacım siz tanışalı daha iki gün oldu ya.
Canım kızım.
Benim yaşıma geldiğinde günlerin değil.
Saatlerin bile çok ehemmiyeti var evladım.
Sen merak etme, keyfine bak.
Canım.
Ne yapacağım ben şimdi?
Ah.
Ne yapıyorsun bu soğukta orada ya?
Dayını bir odaya kilitledin mi inşallah?
Fazla zayiat yok merak etme.
İki cüzdan bir kolye.
Allah'ım gerçekten ben artık kafa yiyeceğim ha. Ne demek iki cüzdan bir
kolye? İki cüzdan bir kolye demek.
Dayım kontrolüm altında tamam mı?
Annen de kontrol altına almayı düşünüyor musun?
Bak o bana da tam bir sürpriz oldu.
Ama bir yandan düşünüyorum.
Bunlar yaşlı insanlar.
Önlerinde daha kaç bahar var ki.
Bırakalım denesinler belki de mutlu olurlar.
Olmasınlar ya.
Bak bu işi engellemenin bir yolu bulmamız lazım.
Ya hemen evleneceğiz demiyorlar ki.
Nişanlanacağız diyorlar.
Daha yani denesinler. Belki mutlu olacaklar.
Tamam söz.
Onu da halledeceğim tamam mı?
İnşallah.
Neyse ben gidiyorum. Daha fazla gerçekten katlanamayacağım bu ortama.
Biri beni sorarsa da başa tutmuyor odasına dersin. Yok yok ama izin veremem
işte. Nedenmiş? Çünkü içeride bizi bekliyorlar.
Sebep? Çünkü benden bir şey rica ettiler.
Ben onu yaparken yanımda ol istiyorum.
Kim bilir ne saçma sapan bir şey dönüyor yine ya.
Bana bak.
Ben günlerdir envai çeşit ev işi yapıyorum. Tamam mı? Artık bak durama
kadar geldim. Yine öyle bir şey çıkarsa bu kez babamı falan da dinlemem.
Gerçekten ortalığı ayağa kaldırırım ha.
Tamam. Öyle bir şey değil.
Senin de hoşuna gidecek.
Üç, üç çıplak dakika kadar sürecek.
Hadi.
Özür dilerim.
Sonsuzluk sensizlik bozamat.
Sen niye kendini bana beğendirmeye çalışıyorsun ki?
Mevke'cim. Aa Beril, hoş geldin.
Hoş buldum.
Sayenizde harika bir gece geçirdim. Tebrik ederim bu arada.
Büyük bir sürpriz almadım evliliğiniz. Değil mi?
Yani öyle bir anda evlendik işte.
Beril ben, merhaba.
Ali. Mevke'nin sizinle evlendiğini neden gizlediğini anlayabiliyorum. Açıkçası.
Karşıma benim de sizin gibi biri çıksa. Ben de gizlemek isterdim. Sahi siz niye
böyle apar topar evlendiniz?
Melike? Yoksa?
Ay yok. Yani hiç öyle bir durum yok.
Şartları öyle gerektirir diyelim.
Lütfen sevgilini sıkıştırmayın olur mu?
Tabii ama bir şartla. Bana bir dans da eşlik ederseniz eğer.
Saadetsizin anneciğim.
Melike.
Kendin ettin kendin buldun.
Bunlar da böyle saçma sapan bir oyuna girecek.
Kapı çalmayı da bu yaştan sonra ben öğretemem artık.
Acil bir işim var. Valiz de burada doğduğu için... ...girmek zorunda
kaldım. Kusura bakma.
Ne oluyor yine?
Acil bir iş.
Allah!
Zaten daha acil olmayanını görmedik.
Ya tamam, bulaşmayalım mı? Hala üretmemeleri çok saçma değil mi?
Kime iniyor şu bu?
Vallahi bilmiyorum. Arkadaşlarım çok sırnaşık. Hepsi dans için sıraya
girdiler. Ama en son... ...Yasemin'le bahçede dans ediyorduk. Belki onundur.
Bahçede? Evet.
Bahçeye çıkmak istedi.
Ben de kaba bir erkek değilim.
Bana bak.
Arkadaşlarımdan uzak duracaksın.
Bunu acaba...
...arkadaşlarına mı söylesem Melike? Ali!
Melike! Sen beni rezil etmeye mi çalışıyorsun?
Asla. Hiç öyle bir niyetim yok.
Ama... ...bu kadınlar üzerinde... ...böyle bir cazim olmadığını söylerler.
Doğru. Bak.
Hiçbir yere gitmiyorsun.
Ah Melikeciğim ya.
Sen benim mutlulukla... ...bütün hayatım boyunca nasıl kalırsın?
Ben toplayacağım bu bavulu herhalde. Ben toplayacağım çünkü hizmetçisi de var
şurada.
Ne işin var senin benim yatanda ya?
Ya bu evde olabileceğim en mantıklı yerdeyim. Karımın yanındayım. Farkında
mısın sen?
Sen niye çılık çılığa bağırıyorsun ki?
Gece eve geldiğimde gururluğunu duyuyordum.
Ben de yanına yattım. Rahatsız olma diye organın altına da girmedim bak.
Bu yatak iyiymiş ya. Yatağı rahat.
Ben günlerdir şu koltukta yatıyorum. Her yerim ağrıdı. Her yerim ağrıdı.
Sevimsiz.
Kalk canım kötü hamdan.
Sen... Ya daha filan boş ver şimdi.
Bizim çifte kumlular.
Yeni aşıklar.
Dün akşam bugün için bir piknik planlandılar. Kış pikniği yapacaklar.
Biz de gidiyoruz.
Aman sıkı giyin. Serin olma.
Hasta olma.
Böyle her şeyi tekrarlatıyorsun bana.
Veya acaba bir IQ problemi mi var?
Terbiyesizleşme hemen.
Nereden çıktı bu piknik fikri?
Sevmez benim babam öyle şeyler.
Boşver ya piknik işte ne güzel eğleniriz. Hadi kalk hazırlan.
Gençler.
Olacak iş değil siz hala hazır değil misiniz ya?
Hazırladık bekliyoruz sizi.
Evlatım.
Toparlan. Tamam.
Toparlan çocuğum. Tamam toparlanıyoruz.
Başta hiç gelmek istememiştim ama... ...teniz hava gerçekten çok iyi geldi.
İyi gelmez mi canım?
Her evde kalıp ne yapacaktın? Yani temizlik mi yapacaktın? Kahve mi
yapacaktın?
Aslında hayatını kurtardım.
Daha hızlı.
Hızlı.
Daha hızlı. Düşersen tutmam ama bak.
Bir şey olmaz.
Hem bu kadar Nemrut, hem bu kadar çocuk nasıl oluyorsun hala anlamadım.
Herkesin bu savunma mekanizması vardır.
Kimden koruyorsun kendini peki?
Bilmem.
Belki de kendimden.
Annem öldüğünde ben daha ilkokuldaydım.
Ama onunla güzel bir çocukluk geçirdim.
Sonra hastalık onu bizden alınca... ...işte öyle babamla, halamla bir
başımıza kaldık.
Kokusu yatağından, yastıklarımdan gidene kadar sarıldım.
Günlerce çıkmadım odasından.
Ama kendisi gibi kokusu da bir gün beni terk edip gitti.
Hani sen demiştin ya hiç aşık oldun mu diye.
Ben galiba sevdiklerimi kaybetmekten korkuyorum.
Oturalım mı biraz?
Olur.
Ne anlattım?
Biraz da sen anlatsana.
Ne anlatayım?
Sen aşık oldun Mehit.
Gerçi her gece dışarı çıkmana bakılırsa var bir şeyler.
Evet ben aşık oldum.
Ya.
Anlatsana.
Anlatılacak pek bir şey yok.
Çünkü haberi bile yok.
Daha çok kendi içimde büyüttüğüm...
Kendi kendime yaşadığım bir er.
Nasıl yani hiç açılmadı mı?
Hayır.
Hiç açılmadı mı?
Hiç de bilmeyecek.
Garip.
Neymiş garip olan?
Yani senin gibi ağzı laf yapan.
Yakışıklı. Oho neler duyuyorum.
Yani, istese birçok kadına peşinden koşturabilecek birinin... ...aşık olduğu
kadına açılamaması garip.
Hele de o her akşam gelen mesajlara bakacak olursak.
Oho! Sen hemen sulandırıyorsun o meseleyi, tamam mı? Anlatmıyorum.
Ya tamam, tamam.
Tamam, konuşmayacağım, anlat.
Peki.
Çocuktum o zamanlar.
İki yanda örgülü saçları, mavi elbisesi, o harika
gülümseyişi.
Öyle güzel gülümsüyordu ki.
Ben hayatımın geri kalanını o gülümsemeyi daha görebilecek miyim diye
geçirdim.
Hatta o dün akşam söylediğim şarkı var ya, ona
yazmıştım.
Çok romantikmiş.
Çocukluk aşkı.
Evet.
Peki ne yapıyor şimdi?
Nerede? Bu şehirde mi?
Evet, bu şehirde.
Çok yakınımda.
Ali, ne duruyorsun?
Gidip konuşmalısın bence.
Yani... Bence bu kadar güzel sevildiğini bilen bir kadın...
Bunun karşılığını da büyük bir aşkla verir eminim.
Ben o kadar emin değilim.
Seninle bir anlaşma yapalım mı?
Nasıl bir anlaşma?
Sen beni o dağ ayısıyla evlenmekten kurtardın.
Ben de gerçek aşkımla bir araya gelebilmemiz için sana yardım edeceğim.
Peki. Tamam. Olur. Anlaştık.
Tamam. O iş bende.
Üşüdün sen. Hadi kalkalım.
Bizimkiler bekler.
Bela'yı hazır.
Diğerleri nerede?
Odalarına çekildiler.
Yoruldular.
Ali? O nerede?
Ali'nin işi çıktı gitti.
Bana bir şey söylemedi.
Neyse.
Yatıyorum o zaman ben de. Melike.
Dur sana gel bir otur.
Sana bir şey söyleyeceğim.
Sarılacım. Ama bak bana kızmayacağına söz ver.
Allah ya.
Tamam.
Kızmayacağım söz.
Ali.
Ne olmuş Ali?
Sence nasıl biri Ali?
Ali.
Bence iyi biri.
Herkesi olduğum gibi kabul eden.
Herkesin derdine bir çare bulan.
Kendiyle barışık.
Eğlenceli biri.
Hala.
Sevdiği biri varmış biliyor musun?
Yıllardır açılamamış.
Görseydim anlatırken böyle gözlerinin içi parlıyordu.
Ne şanslı kız değil mi?
Ama haberi yok.
Neyse sen niye soğudun şimdi her gibi bana?
Hiç de öyle sinir.
Yani siz şimdi biraz böyle bir samimi olunca hani
yakınlaştınız ya ben de dedim ki acaba
oyun gerçeğe dönüyor olabilir mi dedim bir.
Hiç öyle bir şey yok. Emin olabilirsin.
Ama?
Merak ediyorsan söyleyeyim.
Bu kızın yerinde olmak isterdim.
Birinin beni böyle içten ve karşılık beklemeden
sevmesini çok isterdim.
Günaydın. Kimse uyanmadı mı daha?
Babanla Kumra Hanım baş başa kahvaltıya gittiler.
Numan Bey arkadaşlarıyla dışarıda. Ben de Sevim Hanım'a söz verdim. Ona
gideceğim.
Ben bu kadar şeyi boşuna mı hazırladım?
Herkese günaydın.
Günaydın. Günaydın.
Siz Ali ile birlikte artık baş başa yaparsınız kahvaltıyı. Akşam görüşürüz
tamam mı? Afiyet olsun çocuklar. Sağ olun.
Meyke Hanım siz kendinizi bayağı geliştirdiniz.
Afiyet olsun.
Bu sabah baş başayız iyi mi?
Kalabalıktan şikayet ediyordum.
Şevin ben lazım.
Alıştın mı geldi?
Yani her gün böyle başka bir aksiyon.
Şimdi böyle kimse olmayınca ev çok boş geldi.
Nurman dayı da çıkmış bu arada arkadaşlarıyla.
İnşallah ilacın olmuştur yanına.
Unutuyor ama bazen.
Ne öyle bakıyorsun?
Ne bileyim.
Bir ay önce şu kapıdan girişimi hatırlıyorum da.
Of.
Ne olaylı bir geceydi o öyle ya. Bir ara kalbim duracak sanmıştın.
Bir ay mı olmuş?
Vay be.
Bu arada... ...Kumru Anne ile babamı nikah için... ...çok güzel bir yer
buldum. Onlar denizi çok seviyorlar ya. Böyle deniz kenarında, sahilde. Küçücük,
çok sevimli bir yer. Bayılacaklar.
Ne oldu sana Melike?
Anlamadım.
Yani... ...dayım...
Siz, burada beraber, kalabalık.
Hani bunun bir oyun olduğunu bilmesem.
Bir aile olduk sonuçta.
Oğlum.
Oğlum.
Çok alıştık galiba.
Tamam. En başta biraz huysuzdum.
Biraz.
Ama... Benim için mi yazardı?
Sona yaklaşıyoruz ona, biliyorsun değil mi?
Ne sonu?
İki aylık bir oyundu ya bu.
Yakında bitecek.
Doğru. Şu oyunu diyorsun, tamam.
Evet, evet, evet.
Yani.
Konuştuğumuz gibi aynı.
Şu nikah, düğün falan onlar bir aradan çıksın.
Konuşuruz zaten onu.
Evet ama... ...önünde sonunda gideceğim ben.
Bunlar daha iyi değil mi sen?
Bunlar çok güzel, yesene bir tane.
Bu akşam seninle bir yemeğe çıkalım mı?
Feda yap yine.
Acaba onu hak ettik.
Sonra işte düğün, düğün, nikah da fırsatımız olmayabilir.
Feda yap.
Bir de sana söz vermiştim.
Belki o kızdan bahsedersin bana yine.
Anlamadım hangi kız?
Stop.
Gülüşüne aşık oldum.
Çok bekletmedim değil mi?
Bu akşam için hazırlanmam biraz uzun sürdü.
Ben seni bir ömür boyu bekledim.
Çok sevdiğim bir filmden bir replik.
Bu araba nereden çıktı?
Sana eden bir arkadaşım var.
Vay be. Ne arkadaşlar varmış.
Bu gece her şey filmlerdeki gibi olsun istedim.
Teşekkür ederim.
Arzu ettiğiniz yere masanın duruluşu.
Teşekkürler.
Teşekkür ederim.
Her şey çok güzel görünüyor.
Yemekleri önden söylemişsin.
Evet, umarım beğenirsin.
Harika.
Beğenmene sevindim.
O zaman... ...bu güzel geceye ve... ...galip
de olsa... ...karşılaşmamızın şerefine.
Sana... ...ve artık konuşmamız gereken gerçeklere.
Gerçekler derken?
Benden aşık olduğun kızı anlatmamı istemiştin ya.
Bu gece bütün gerçekliğiyle o aşıkı anlatacağım sana.
Benim hikayem.
Kutuyu açtığında aşık olduğun kızın kim olduğunu öğreneceksin.
İstersen şimdi aç.
İstersen gecenin sonunu.
Ne var bunun içinde?
Fotoğraf, mektup.
Açınca göreceksin.
Aşık olduğum kadın, aynadan yansıyan yüzün sahibi.
Şimdi anladın mı kim olduğumu?
Ama çocukluk aşkım demiştin.
Çocukluk aşkım zaten.
Gülüşüne ömrümü adadığım kadın sensin.
Seni ilk defa onuncu yaş gününde görmüştüm.
Etrafım o kadar kalabalıktı ki... ...beni görmen imkansızdı.
Ama ben seni çok iyi hatırlıyorum.
O kadar güzel... ...o kadar masumdun ki...
...abi elbisen... ...kırgülü saçların.
Hatırlıyorum. Çok iyi hatırlıyorum çünkü o benim annem ölmeden önce kutladığım
son doğum günümdü.
Ali değil.
Tarık.
Tarık Çeldikçi.
Yani senin beyimimle çoban, dairesi,
medeniyetsiz varlık.
Bir dakika.
Kafam karıştı.
Evet Melike Hanım.
O evlenmek istemediğin... ...beşik yapman benim.
Ama... ...senin düşündüğün gibi biri değilim işte.
Ben de şehrin merkezinde yaşıyorum.
İyi okullarda okudum.
Okuma yazmam var yani.
İyi restoranlarda...
İyi yemekler yemeyi biliyorum.
Yani daha iyisiyle çobanla pek alakam yok.
Bu bir şaka değil mi bu? Kötü bir şaka.
Değil. Şaka filan değil.
Açıkçası halan beni ilk aradığımda... ...kendimi sana tanıtmaya gelmiştim.
Hakkımda o kadar kötü şeyler söyledin ki.
Durun be işte.
Gelinme Melike, sinirlenme Melike, git çobanla evlen Melike.
Yok hala ben yapamıyorum kusura bakma. O beşiğiniz ve taşlanı damadınız da sizin
olsun. Ya bu tarih denen ne gibi böyle serit yüzünden başıma gelmeyen kalmadı
benim. Ya kim böyle bu şekilde evlenmeyi kabul eder ya?
Gerçekten... Ben ne söyleyeceğimi bilemiyorum.
O kadar önyargılıyım.
O kadar peşin hükümlüydün ki... ...sana bir oyun oynamaya karar verdim.
Ama... ...bu çok acımasız ya.
Senin lafların kadar değil.
Peki... ...Kumran ne, Numan dayı?
Bunlar benim... ...dadımla oğlum.
Sağ olsunlar beni bu oyunda yalnız bırakmadılar.
Halam onlar da biliyorlar mıydı?
Evet. Belli ki onlar da senin bir derse ihtiyacın olduğunu düşünmüşler.
Bu çok acı mı? Bu resmen kötüydü.
İlker Hanım.
Bizim orada buna ava giderken avlanmak diyorlar.
Ben ne söyleyeceğimi gerçekten bilemiyorum.
Sana merhaba diyemedim ama sanırım bu hakkını
verdiğim bir veda oldu.
Sonsuzluk sensizliği bozamadı.
Allah'a emanet olun.
Tarık'tan haber var mı?
Sabah mesaj atmış.
Akşam uçağı ile Amerika'ya dönecekmiş.
Eyvah! Kız burada perişan.
Tarık desen ülkeyi terk ediyor.
Kumru Hanım bir şeyler yapmamız lazım bizim.
Lazım da ne lazım?
Belki son bir oyun daha.
Başımıza gelenlerden sonra mı? E ne yapacağız?
Ya bu çocukların kalbi kırık mı olacak?
Böyle kala kalacaklar. Olmaz.
Benim aklıma bir fikir geldi.
Melike! Melike!
Hala ne oluyor? Ne bu telaş?
Ali!
Tarık! Ne olmuş Tarık'a?
Melike biz seni çok üzdük, çok kırdık biliyorum ama... Hala! Ya şu doğru
düzgün anlatsana ne olmuş Tarık'a?
Tarık'ın başı dertti.
Çok korktum. Ben çok korktum sana bir şey olacak diye.
Şahin Dağlı aradı.
Şahin Dağlı.
Siz Melike Kalender, Tarık Çeltikçi'yi kendinize eş olarak kabul ediyor
musunuz?
Evet!
Siz Tarık Çeltikçi, Melike Kalender'i kendinize eş olarak kabul ediyor
musunuz?
...sonuna kadar...
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.