All language subtitles for Doğanın Kanunu 13.Bölüm izle Final Full HD 2 Eylül 2026 1

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali Download
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English Download
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish Download
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Mert, sıkı tut.

Dayanın, geliyorum, dayanın.

Adalet!

Amcacığım, dayan!

Bak, geliyor.

Geliyor.

Amcacığım, geldim bir tanem.

Nedacığım, geldim.

Avucan geliyor.

Çabuk ol.

Çabuk ol kız çok korkutucu.

Geldim be.

Dikkat et.

Gel.

Anaküziydi.

Sağ ol birader.

Sağ ol.

Güzelim. Şimdi önce seni çıkartalım buradan.

Sonra da Mert abini alalım tamam mı?

Sen Seda'yı çıkart.

Ben geldiğim yoldan geri giderim. Beni merak etme.

Kurban olduğum. Bak bir daha sakın göz müzenin önünden ayrılmak yok. Tamam mı?

Ya valla ömrümden ömür gitti ya.

Kavga ederseniz yine gidelim bak.

Efendim, efendim, efendim.

Sen git bakalım. Anam bu eliyle nasıl koşuyor peşinden? Neler yapıyor sana?

Allah Allah. Yok ya.

Valla günümden önce ölürsem bana bir şey olursa mezar taşıma. Aha kızı öldürdü

yazan. Aşk olsun ben esin.

Üç saat önce ölüp bitiyordun çocuğa bir şey oldu diye. Şimdi ne biçim

konuşuyorsun sen? Evet Nesrin'im ya. Götü bir şey mi diyor ya? Kavga etmem

diyor işte. Evet diyeceksin. Etmeyelim yavrum diyeceksin. Değil mi?

Etmeyelim zaten ya. Vallahi bende hiç hoşuma gitmiyor kavga. Ay ne oluyor bir?

Görende her gün kavga ediyoruz Sancak.

Sen benim sözümden çıkmayınca... ...hiç kavga ediyoruz mu biz?

Yeter ki arkamdan işçi edilmesin.

Biz de bulduk. İnsanları davet ettik. Tadımızı kaçırma Nesrin.

Bir döküyorum peroş ben.

Hastalık mı kapayım dert sahibi mi olayım ha?

İçimi döküyorum rahatlıyorum işte.

Sen rahatlıyorsun biz burada gerim gerim geleceğiz. Onu ne yapacağız acaba?

Konuşsana Saffet.

Nesrin her şeyi bizim iyiliğimiz için yapıyor desene.

Hazırlıyorlar. Hadi bakalım mangalcılar.

Hazırlıyoruz vallahi bayramımız bugün bizim be bayramımız.

Oğlum ne yapıyorsun bana doğru niye geliyorsun? Dönecek miyiz oğlum?

Döneceğiz de kardeşim böyle.

Yok kaldır sevmedim böyle.

Bakıyorum manzarasına bakıyorum.

Tamam böyle güzel.

Güzel böyle.

Kazanın sebebi aslında o iş görüşmesiymiş yani.

Hepsini duymuş.

Hepsini duymuş.

Onunla nasıl dalga geçtiğimizi.

Mızlar boncuğuyla, ayakkabılarıyla bak.

Onunla dalga geçtiğimizi hepsini duymuş. Yapma Doğa yapma.

Kayseri'nin sebebi buymuş.

Bütün nefretçinin sebebi buymuş. Çocuk nefret etmekte de haklı.

Ediyordu.

Ediyordu.

Artık etmiyor. Biliyorum.

İlk zamanlar... Sözlerindeki öfke o... Gözlerinde de vardı.

Görüyordum. Gerçekten.

Ama son günlerde yani... Nasıl desem?

Ben... Öyle...

Sabah olsun da Yaman'ı göreyim istiyorum.

Gerçekten böyle tartışmayı didişmeyi özlüyorum ya.

Ben bilerek dürtüyordum onu.

Sinir etmeye çalışıyordum.

Sen ne dediğinin farkında mısın?

Sen aşık gibi konuşuyorsun.

Bilmiyorum ki.

Eğer bunlar bir aşığın sözleri ise...

...ben ilk defa aşık olmuşum o zaman.

O zaman gerekeni yap.

Ama işte...

...anlamlattıkları... ...kendime kıyarım da... ...yani...

...kıyamasam da... ...ona hiç

kıyamam.

Böyle bir acının üzerine... ...mutluluk insana edilir mi?

Nereden biliyorsun?

Nereden biliyorsun sana gerçeği söylediğini?

Seni soğutmak için uydurmadığını nereden biliyorsun?

O kızın söylediği hiçbir lafın doğruluk payı yok bence.

Sen kendini dinle.

Kalbini dinle Doğan.

Tamam mı?

Konuşma şu an.

Belki de şu an şu dakika ben bir saniye konuşuyordum kardeşim eğer bu...

Kutlama mevzusu olmasaydı.

Halam sağ olsun... ...Büşra ile annesini de davet etmiş. O yüzden erteledim

kardeşim. Yarın konuşacağım. Yarın konuşup kapatacağım bu defteri artık.

Tamam ben kapatıyorum.

Hadi o zaman geçmiş olsun.

Bu ara günlerim kendimden gurur duymakla geçiyor.

Böyle gidiyoruz da doğru mu yapıyoruz?

Oğlum beni biraz yükseltsene.

Kardeşim seninle gurur duyuyorum desene. Sana helal olsun desene. Beni niye

düşürüyorsun? Bak bizi dövmeye çağırıyor olmasınlar.

Ayto. Perihan Hanım bizzat çağırdı diyorum kardeşim.

Tamam yamaniden her şeyi beklerim ama... ...o kadın öyle bir şey yapmaz.

Hem ben onların kahramanıyım oğlum bugün.

Aytekin de gelsin dedi mi? Dedi. Dedi ahtapot. O sarı oğlanı da getir dedi.

Esin beni dövecekler ya.

Oğlum Ayto.

Sen benim bilmediğim bir halt mı yedin hediyeyle?

İsteyerek olmadı.

Abartılacak da bir şey yok.

Ne oldu oğlum?

Sen Seda'yı kurtarınca ben heyecanlandım. Hediye de benim gibi bir

kızmış. O da heyecanlandı. Biz sarıldık.

Bunu kimse gördü mü?

Kim görecek? Yamani gördü.

İyi iyi. 12'den vurdum diyorsun yani.

Bence ne yapar bana?

Bence kollarını kırar.

Bak ayaklarından tavanı asabilir.

Sen şeyi çok seviyorsun.

Denize atlar. Denize atlarsın yine.

Ben ineceğim ya. Ben niye geliyorum ya?

Tamam lan tamam.

Allah Allah korkma.

Yaman tamam düşmanımız ama... ...öyle evine çağırdığı birine pusu kuracak biri

değil.

En azından bugün.

Yarını bilmiyorum.

Kız nasıl etki o?

Kökler kapış kapış gidiyor. Kök de veririz kızım o zaman.

Tamam.

Senin bana söyleyeceğin bir şeyler yok mu peki?

Abi.

Var aslında.

Gelirlerse bir şey yapma olur mu?

Demeye çağırdığımız adamlarla kavga mı edeceğiz Hediye?

Senin kafanda nasıl bir abi figürü var be?

Haklısın. Abi aslında... ...bu çok temiz bir çocuk zaten.

Yani elini çek yanca.

Yani... ...ben sana yalan söylemeyeceğim abi.

Aslında ben aşık falan değilim zaten.

Benle ilgilendi. Ben de işte hoşlandım. Hepsi bu kadar.

İnanayım o güveneyim o bu söylediklerine. Hediye.

Doğruyu mu söylüyorsun?

Ben sana ne zaman doğruyu söylerim?

Demiyorum.

Abiler, babalar bazı şeyleri en son duyanlar olur ya genelde.

Sonra birden bir bakmışsın.

Görünce gelmiş bir an.

Sen ne olur istersen gel.

Bu çocukla konuş ama bak.

Sana bayı yakmış durumda söyleyeyim.

Yani önce konuş.

Ona göre bir çekici anlarsın.

Konuşurum ben.

Hoş geldiniz.

Hoş geldiniz.

Hoş geldiniz.

Ulan hızlı akıl veriyorsun da.

Yani arcarlar gözükmüyor. Yoksa İstanbul'a mı gittiler ya?

Hulusi Bey İstanbul'a gidecekti de.

Doğada buralardadır ya. Gelir şimdi.

Onun da gitmesine az kaldı.

Evet ya. Beş haftası doldu. Birkaç günü kaldı resmen.

Hadi ya.

Oldu o kadar ya. Vay be.

Görüyor musun? Ama var ya ben size söyleyeyim mi? Kız var ya başardı

biliyor musun?

Vallahi bak yaptı bu işi ya.

Helal olsun.

Vallahi yaptı bak.

O da azinatçı keçi değilmiş ha.

O kız istesin.

Yani yapamayacağı şey yok. Her şeyi başarır.

Vallahi çok becerikli. Bence başardı. Her konuda başarılı.

Başarıya giden yolda her şeyin yuva.

Evet başarı geliyor.

Unutmayın ki ben onun iftirası sonucu şu anda istedim.

Yaman otursana canım.

Yok sağ ol ben mangaldayım. Tamam ben sana yardım edeyim.

Yok yok sen rahmet etme ya.

Sen annenin hanımefendiyle ilgilen.

Yarın konuşsam zaten seninle.

Hulusi. Bak şekerim.

Bak bak bak.

Ne yapıyoruz bakalım bizim böyle maceracı prensesimiz. İyi mi? Çok fena.

Sana tabii. Senden başka prenses var mı burada?

Ay akıl arabayı o kadar istiyordu ki. Gerçekten sürekli onu sayıklamıyor

muydu? Ne istememesi canım yani. Hulusi abim düşünmüş bir şeyler almış işte.

Kocaman akıl araba değil mi bu?

Oğlum biz ne aldık ya? Ev efendim.

Bebek evi.

Bebek evi aldık. Küçük tayin alsın ya. Onu da sever benim kızım. Ya buna ben

girerim vallahi içine.

Canım.

Kamuran dedin sana akülü araba alın. En kralını alacak hem de. En kralını.

Düğmeye basıyorsun.

Defneliği dolaşıyorsun.

Demek ki iki tane akülü arabası olacak.

Çünkü ben orijinalini alacağım.

Hadi biz yemeğe geçelim. Telefondan al. Buyurun.

Hadi hoş geldin. Gel gel.

Şöyle mi geçiyoruz?

Buyurun hadi hanım siz de böyle.

Bak eğer istemiyorsan gitmeyelim.

Ben bir şu durum başarıyor falan derim.

Yok gideceğim.

Haklısın sen ya. Ben niye hemen inandım ki Büşra'ya?

Gerçeği öğreneceğim.

Yakadur. Ne yapacaksın?

Yaman'a mı soracaksın?

Yok ona cesaret edemem.

Ya evet derse?

Tarih belli, kaza belli.

Tamam, dur bakalım.

Öğreneceğiz hepsini.

Sakin kalacağız.

Böyle bir günde tatsızlık çıkartmaya gelmedin değil mi Mert? Ne tatsızlığı

ya? Baksana tatlımı almışım gelmişim.

Hala burasıyla ilgili planların da var gibi.

Benim her zaman bir planım var.

Ama artık kalbimi kırıyorsun.

Biraz hakkımı mı versen ya? Niyeymiş o? Senin tek bir lafınla Doktor Büşra'yı

hastaneden kovdun.

Halk kahramanı gibiyim ya. Seda'yı kurtardım. Senin için daha ne

yapabilirim? Mesela bunları benim için yapma.

Doğru olduklarına inandığın için yap.

Tamam. Şimdi bugün burada Seda'nın kazasız belasız bulunmasını

kutlayacağız. Lütfen buna odaklanalım. Lütfen.

Evet. Çok doğru bir yere parmak bastım. Bunu sahildeki Yaman Bey'e de söylersem.

Bugün bana bir şey yapmış.

Çok iyi olur.

Salatalık yemeden valla şuradan şuraya gidemezsin. Oynatmam. Ye bunu. Ye.

Aç karnına bir şey yapılmaz. Hadi.

Bir tane vermiş.

Niye gelmiyor bu kız yanıma?

Niye kaçıyor benden?

Ben mi gitsem?

Gitsem mi yanına?

Gözü hep bende.

Nefret falan etmiyor bu adam benden.

Gelme bu büşra manyağının oyununa.

Şimdi de ben gidip tat diye öpsem ya.

İnsanlar nasıl şaşırır.

Büşra manyağı bu sefer bitirir beni işte.

Beş hafta oldu bile.

Bitiyor. Gitmez belki.

Niye gitmesin ki?

Ne yapacak ki burada?

Allah kahretsin nasıl alıştım bu kıza.

Gidişmek bağımlılık yarattı resmen.

Şeytan diye boşuna demiyorum.

Ben biraz daha alabilir miyim?

Ben de sana getiriyordum.

İnanayım mı?

Gel kızım.

Ben seni kasabanın ortasında öpmüş adamım.

Buna mı inanmıyorsun?

Nefret etmiyorsun yani benden.

Allah Allah senin ağzında nasıl bir baklava çıkar bakalım diye bir şeyler

söyleyecekler sanki.

Yani gelmişler sana.

Şey.

Biz hiç normal konuşamıyoruz ya.

İlla bir dedikçe. Öyle daha güzel oluyor.

Ceketin de güzelmiş.

Peki öyle olsun. Bak bu biberler var ya. İlk geldiğinde çalıştığın o biber

fidelerini hatırlıyor musun?

Oradaki biberler acı ya.

İşte acı.

Şöyle bir düşününce.

Ne çok şey birikti CV'me yazacağım ya.

Ark yaparım, çapa yaparım, delice yolarım.

Hem de hepsi workshop'suz.

Böyle gerçek hayattan bil fiil çalışarak edindiğim bilgiler bunlar ha.

Giderken iyi bir referans yazırsa yazarsın artık.

O nereden çıktı şimdi?

Hayır sen birlikte istiyorsun. O çocuk.

O kızla daha fazla zaman geçiriyor.

Seni ilgilendirmeyen konulara girme.

Yavrum sonunda sen çok üzüleceksin.

Ne oldu ya?

Bakayım.

Olaysız bir gün geçsin şuraya.

Ne oldu kızım?

Bıçak kaydı. Ne diyorsun ya?

Hay Allah'ım.

Dur bastır. Bastır iyice.

Ne oluyor? Bıçak elimden kaydı. Elimi kesti.

Elimde mi bir hastaneye gidelim? Yok ben evde hallederim şimdi.

Tamam hadi gel beraber saralım yardım edeyim sana.

Olur. Hadi gel.

Gördün mü nasıl kestiler elini? Çok kötü kesti elini ya.

Düz manyak düz.

Bizi gördü nasıl müdahale etti görüyor musun?

Sakin olsana ya kızın eli kesildi.

Kesti.

Yani insan elini keser mi ya?

Evet.

Gördün mü?

Görmedim ama biliyorum.

Bana o yalanı söyledi. Onun hesabına göre tabii.

Ben maht olacaktım. Karalar bağlayacaktım.

Pişmanlıktan ölecektim. Ben ne kadar kötü bir insanım diyecektim. Ki başarılı

da oluyordu.

Sen bir davran oldun zaten ben.

Aynen.

Ama sonra gördü bizi.

Cıbır cıbırız.

Dayanamadım. Bak hemen müdahale ettim.

Siz yine inanmayın bana.

İnanmıyorum. Hayır inanmamak değil tabii ki de.

Ne bileyim yani.

Ya kuşum.

İnsan yemek yerken elini keser mi?

Bana söyler misin? Sen en son kaç yaşındaydın yemek yerken elini

kestiğinde? Çocuk muyuz biz?

Saçmalık ya.

Söyle de.

Yaman'ın görevini mi devraldın?

Çok iyi.

En sevmediğim şey mangalıma dokunulması.

Uzak tabağın. Bak bak şuna bak haftalardır burada geceyle gündüz

gibiler yamanla bir tane ortak noktaları çıktı o da mangal. Koy koy bir tane.

Doyacak mısın?

Doyacağız ya bakacağız şimdi bir şeye.

Afiyet olsun. Sağ ol teşekkür ederim.

Bir ortak noktamız daha var.

Öpüşürken bayılmıyor.

Yok yok kesin. Yarın kesin geliyorum tamam.

Bitti öyle online toplantılar falan.

Herkesi istiyorum tamam.

Eski düzene devam. Hadi gırık gırık.

Sen de işinden kaldın be Hulusi.

İşler olur be Perihan. Hayırlısı yarın gidiyorum bakalım.

Çok sıkıntı var mı?

Vallahi hep hallettim.

Kıra döke de olsa hep hallettim.

Özellikle böyle anlardan hep zaferle çıktım.

Yine yukarı geçerim. Arkama dönüp bakmam diyorsun ha?

Yok bu sefer başka bir duygudayım.

Olduğu kadar be Perihan.

Olduğu kadar diyorum.

Kafanı çevirdiğin yerde hep güzel şeyler görüyorsunur hissediyorum.

Kızımı görüyorum.

Memleketimi doğduğum toprakları görüyorum.

Seni görüyorum.

Perihan Hanım!

Perihan Hanım!

Arada bu acayip tipi de görüyorum ama... ...dediğim gibi olduğu kadar.

Ya var ya... ...havattan beri hiçbir şey yemedik.

Havanızdakiler her şey soğudu. Buz gibi oldu ya. Valla ben de bu ardından

geçmedim. Çok güzel.

Oldu o kadar be Kamuran Bey.

Oldu o kadar.

Of ya.

Maşallah kızlar.

Bakıyorum da çok mutlusunuz.

Olmayalım mı Mert? Olun tabii canım.

Ben sizi hep böyle görmek isterim.

İnşallah hep böyle olursunuz.

Oluruz tabii.

Niye olmayalım? Ne demek bu şimdi?

Yok bence imrenilecek bir dostluğumuz var.

Ben iyi niyetle bir şey söylemek istiyorum.

Sağ ol.

Geçen gün şöyle bir düşündüm de.

Kavgamız yok kavgamız.

Biz 10.

sınıfta iki gün küs kaldık.

Ona da zaten mahvolduk. Onun haricinde tık demişliğimiz yok.

Maşallah ya.

Ne oldu?

Ne oldu ağlıyor musun sen?

Yok kuşum ya dumandan biliyorsun ben biraz alerji. Duman çok gözüme geldi.

Oh benim kuzum azıcık şöyle geride dur. Tamam azıcık geride dur Vera.

Yalnız bu Yaman'la... ...Büşra da iyi kapandılar ha odaya.

Ne kapanması be?

O salak elini kesti onda bakıyorlar hala.

Ya bırak.

Alıcık bir pansuman yaptıracaktı. Akşam oldu bu açık kalp ameliyatı mı içeriden

çıkmadılar?

Oldu mu o kadar ya?

Hayır belli ki baş başa kalmak istiyorlar.

Hüsran'ın annesini de almadılar.

Haksız mıyım Vera?

Haksız mıyım?

Olmayacak şey değil tabi ki.

Ben gidiyorum. Geliyor musun?

Benim bir içim geçti.

Biraz oturayım.

Gelsene sen de otursana. Yok yok iyi böyle.

Halsizlik falan varsa bir ilaç çözeyim sana getireyim. Yok sen biraz kalsan

yeter. Biraz otursana.

Şöyle bir şey mi söyleyeceksin? Gitmem lazım ya.

Ama hani sen bana doğayla ilgili şey demiştin ya.

6 hafta bittiğinde ona öyle bir ders vereceğim ki.

Buradan ağlayarak gidecek demiştin.

Demiştim evet.

Planın hala devam ediyor değil mi? O yüzden ona o kadar yakın davranıyorsun.

Üstelik sen benimle çok ilgilendin.

Gerçekten. Yani hastane deyken özellikle o kadar ilgilenmen gerekmiyorken bile

benimle çok fazla ilgilendin. Ve ben şu an ayaktaysam yürüyebiliyorsam senin

sayende.

Yaman ben ne soruyorum sen ne anlatıyorsun?

Doğru.

Ben seni sevmiyorum Büşra.

Yani duygusu olarak seni sevmiyorum. Sana aşık değilim.

Sen bana seni seviyorum dediğin için ben de sana seni sevmiyorum diyemedim. Çünkü

çok üzgündüm.

Ben de üzüldüm.

Kusura bakma lütfen hata ettim.

Doğaya mı aşıksın?

Yok doğayla ne alakası var? Bizden konuşuyoruz şu an. Yanlış bir şey

yaptığımızdan bahsediyorum. Yani ben yaptım.

Söylemem lazım mı sana?

Hayır ben yaptım.

Benim yüzümden oldu.

Ben çok üstüne geldim. Baskı koydum sana.

Benim atam.

Şu an yük kalktı üstünden.

Hafifledim. Böyle olgun davrandığı için sana çok teşekkür ederim gerçekten.

Sana yoğun duygular hissediyorum tabii ki ama bu tek taraflı bir şeyse ben de

ısrarcı olmak istemem. Hatta ben çok utandım şu an. Böyle düşündüğümde biraz

baskı kurmuşum üstüne gelmiş.

Kusura bakma.

Yok canım.

Kusurluk bir durum.

İkimiz de yaptık ne yaptıysak.

Ben şu an arkadaşlığımız zarar görecek diye üzülüyorum.

Arkadaşlığımıza hiçbir zaman zarar görmeyecek merak etme.

Ben herkesi hissettiğinde yanında olacağım.

Arkadaşım olacağım.

Eren, çocuğun adını ne koyacaksın?

Abi onu daha tam şey yapmadık. Kız olursa su, erkek olursa da derin. Dere.

Yok derin. Kız olursa su, erkek olursa derin koyacakmışız. Sadece su.

Ay ben kız hissediyorum. Hadi canım.

Vallahi bak ben çok iyiyimdir bu işte.

Evet evet bana köyde ultrason nesrin derler.

Diyorlar mı doğru.

Gülme abi öyle önünden hamile geçirmiyorlar mı Peruş. Kız mı erkek mi

söyle diye valla. Evet senin biraz karnın çıksın. Ben hemen bilirim onun

olduğunu ama kız hissediyorum. Ama yine de bir çıksın bakalım yani.

Bir şey diyeceğim. Bu arada bu hamilelik buralarda geçmez.

Biz İzmir'de ev tutuyoruz ya onun yakınlığında bir yer tutalım size de.

Yok bizim daha nereye gideceğimiz belli değil değil mi aşkım? Evet evet. Belli

değil bizim daha nereye gideceğimiz.

Biz sanki kendimize yer bulduk da bir de size akıl veriyoruz.

Ne diyorsun Safi? Ne diyorsun sen öyle?

Sen nereden bileceksin ben buldum tuttum evi. Konuştum emlakçıya da anlaştım.

Ya senin haberin var mı ya? Bana bak sen böyle saçma sapan konuşup sabah da böyle

yaptın beni çıldırttın. Sonra kıskanç daha.

Ben?

Evet. Ne yaptım ya?

Tuhaf tuhaf konuşuyor Peroş. Benim sonra şeyler atıyor. Sen anlamadığın işlere

karışma. Tamam mı? Senin anladığın iki üç şey var zaten. Onunla devam et.

Ne yaptım yani?

İyi.

Hediye. Hediye.

Ne yapıyorsun sen? Ne fazla zorluyorsun herkes burada. Bütün ailen burada.

Ben de ne yaptığıma inanamıyorum zaten. Hem korkuyorum hem yapıyorum. Ne

yapıyorum ya?

Şimdi bu arada bak yani bugün olan şeyler işte en iyisiydim ben

korkmuştum o yüzden oldu. Özür dilerim ben de engelleyebilirim ama kala kaldım.

Aramız iyi değil mi?

Hediye. Ya millet bardak bekliyor ne diyorsun?

Kimdi o Samsa? Samsa mı?

Samsa köpek bak.

Hediye bana bak abinler burada ben buradayım.

Sen çocuğu kuytuya mı çekiyorsun?

Ne demek ya? Ne demek? Kendi geldi zaten.

Kız pişman etme beni çağırdığımı. Yaman duysa ne diyeceğim?

Ben dedim onu.

Yaman abine. Ne dedin?

Çocuğu kuytuya çekilen mi dedin?

Valla bazen gerçekten.

İçimden böyle anlarda yengem çıkıyor. Gerçekten. Özellikle benimle alakalı

olan şeylerde yengem çıkıyor içimden. Ben söyledim dedim.

Kafam karışık dedim. Aramızda bir şey yok dedim.

Söyledim yani bunların hepsini.

Abimle de konuştum. Ayrıca yine konuşacağımı da söyledim. Her şeyi

söyledim. Yaman abine dedin.

Dedim. O ne dedi?

Aytekin'le konuş dedi. Tam Aytekin'le konuşacaktım. Sen geldin.

Çocuk kaçtı gitti.

Peki kafam karışık dedi.

Başka biri mi var?

O da benim özelim.

Vay be.

Kaç yaşında kadınım.

Abim ne der, babam ne der, elalem ne der diye ömrüm geçti be.

Helal olsun kız sana hediyem.

Vallahi helal.

Emanete sahip çıkmışsın harcada.

Düzen hiç bozulmamış valla. Bravo.

Pansuman uzun sürdü.

Bir kez falan damattın.

Konuştuk biraz öyle.

Merak falan mı ettin? Ne oldu ya böyle?

Titriyorsun yine.

Ne merak edeceğim sizi canım?

Bizi değil Büşra'yı.

Büşra'yı söylüyorum sana.

Ufak da olsa bir kaza atlattı sonuçta değil mi?

Aşk olsun.

Denize uçmuş.

Kafasının üzerinde, hatırlatayım kafamızın üzerinde drone vuruldu.

Manyak bir aile tarafından kaçırılmış bir kızım.

Yani bıçakla elini kesmesinin tehlikeli kaza kategorisine koymamı beklemiyorsun

herhalde. Kızınca o kadar sevimliyim.

O kadar komik oluyorsun ki.

Sen yine de kızdırma.

Hayalim.

Efendim.

Düşün hele konuş.

Bitti tamam.

Geçmiş olsun.

Hayırlı olsun yani.

Sağ ol.

Şey o.

Vallahi.

Yakışıklı.

Genç adamsın be Yaman. Yani çok daha iyi,

hayırlı, güzel kısmetler,

şansının öyle iyi gittiği şeyler

bulursun. Yani bu karizmayla sen ne

talipler, neler neler.

İyi mi?

Ama şey de yapamadım.

Çok fazla çıkar.

Sen var ya.

Sabahtan beri üç tane karpuz ne dersin Afet? Ya ne olacak ya? Karpuzdan bir şey

mi olacak ya? Ya karpuz öyle değil. Ben çekiyorum seni.

Kıvranıyorsun evde yatakta.

Allah Allah.

Evet. Yeme artık bırak.

Bırak ya.

Her şeyi de sen biliyorsun zaten ya.

Seviyor karpuzu yiyor işte ne var ya.

Karpuzu da sen biliyorsun.

Ya karpuzu bir şey mi dedim Allah aşkına ya. Ya böyle oldu değil mi? Yemiyorum

yemiyorum.

Ben ne olur nereye kaçıyorum?

Nasıl yapmadığım bir şey kaldı mı?

Düşünelim şöyle.

Ve ona dokundurtmadın.

Sen sürekli parçalayıp yeniden... ...yapıyorsun, şeyler yapıyorsun ona.

Baba yadigar kız.

Olmaz. Kimselere emanet edemem ben.

Ha o yüzden.

Bozarım diye.

Ya ne?

Ha bir de... ...ben... ...mağazımı almadım hala.

Ondan sonra kutladık.

Yaman benim.

Hak hukuk dersin ama... ...bu ağzında gümüş kışıkla doğan kızın maaşını

unuttun. Ayıp.

Ya da sen affettin.

Affettim.

Ama yarın istiyorum maaşımı ona göre.

Tamam kızım tamam. Öyle insanlar mıyız?

Neyse hesaplarız işte. Veririz maaşını.

Kemran abi şimdi ben o asancaktaki eve tutacağım. Yani çünkü iki oda bir salon

tam üçüncü oda yok ama çok ferah ev. Mutfağı falan çok güzel çok lezzetli bir

yer zaten. Hep böyle ağaçlar falan bayıldım oraya. Seyde emlakçı da dedim

ki abi dedim siz birden yarı kira alın dedim. Onlar bir kira alıyorlar normalde

tamam dedi sağ olsun.

Ya kızım o de o aynı yaşlı adam gibi valla onun işi bitmez ya.

Doksan dokuz depreminden sonra yapmışlar evi evet.

O zaman sen de iki bin, yirmi altı yaşında, genç, iyi o zaman.

Saffetten küçük işte abi.

Tamam sen onu diyorsun da Saffet ne diyor?

Saffet neresi? Ya ona ne soracağım ben Allah aşkına. Ne hepsinde Mesih? Ne oldu

sana? Sustun bir tavla. Ben içindeki kötü patronu mu ortaya çıkarttım yoksa?

Yok kızım yok.

Abi.

Yandayız. Hep arkandayız biliyorsun değil mi?

Yalnız değilsin.

Abi.

Mutlu olmadığını hiçbir şey yapmak zorunda değilsin abi.

Değilim yaman.

Hiç değilim.

Allah aşkına. Siz bizim işimize karışmayın. Siz bizim işimize

karışmayın.

Yetmiyoruz lan bir yere.

Yetmiyoruz.

Yettim lan ben sana.

Ben sana ne ettim ya?

Ben sana neslinim demekten başka ne ettim ya? Söyle bana söyle.

Ya biz aynı eve çıkmayacak mıyız? Biz beraber yaşamayacak mıyız ha? Niye bana

sorulmuyor o zaman ya?

Gitme istemiyorum ben oraya gitmek.

Bilmediğim yerler, tanımadığım insanlar.

Ne yapacağım ben orada ya? Ne yapacağım?

Neyimiz eksik bizim burada? Söyle bakayım neyimiz eksik?

Neyimiz eksik? Sen ya neyin eksik ya?

Olmaz ne sakin olacağım ya. Ya ev tutamıyorum burada işte. İyice iş

kurayım diyorum burada. Daha ne yapayım ben ya? Niye anlamıyorsun sen beni ya?

Sen beni dinlemiyor musun? Niye dinlemiyorsun? Niye?

Oğlum siz acaba sabah mı konuştunuz? Hani yorulduk hepimiz bugün.

Olmaz halam olmaz. Cevap verecek bugün. Şu an cevap verecek. Niye?

Tamam akşam sonra konuşuruz. Sonra konuşuruz ya yenge.

Oğlum yok. Bunun öncesi sonrası gerisi berisi yok artık ya. Bana bak o dükkan

tutulacak. Kasabadan doğayı tutulacak. Tamam mı? Burada kalıyoruz. Hiçbir yere

daha ayrılmıyoruz.

Siz de bağırmayın bana artık.

Kimse bağırmasın bana. Akıl makına vermeyin. Bitti. Konu kafanda artık

nokta. Tamam.

Tamam oğlum. Tamam.

Özerine kayıtlı tek varlık o tarla.

Abi nasıl olur böyle bir şey ya?

Nazmi amcanın bir varisi falan kesin vardır ya.

Kız ölmüş biliyorsunuz. Evet, evet.

Hiç mi akrabası yok?

Var zaten ama her şeyi size bıraktı. Her şeyi yapalım.

Allah'ım ya.

Şaka gibi.

Hayat bile sürekli bir şeyler oldu biliyor.

Farkında mısın?

Evet. Öyle oluyor.

Ama... Sanırım... Artık... Tek ortaklığımız burası olacak.

Sabah Saffet abi konuştu benimle.

Sözün hala geçerli mi dedi.

Hissesini geri alacakmış.

Hadi ya.

Vallahi ben sabah uyanınca...

Yengem abime eski ayarlarına döndürür diye düşünmüştüm.

Vallahi çok kararlıydı.

Hadi bakalım güzel şeyler doluyor.

Burası bizim. Yani şimdi. Öyle mi?

Öyle.

Çok hak edilmiş bir maaş bu.

Öyle. Çok mutluyum.

Ben sahibim.

Tamam dedem.

Kaç lira var burada?

Kırk iki bin küsür. Niye?

Bir asgari ücretten anlaşmamış mıydık?

Tamam işte.

Üstüne de iki haftalık paket işini koydum. Verdim.

Yaman efendi.

Yaman efendi.

Seni patron seni.

Sen ben böyle zengin kızıyım.

Plazalardan geliyorum diye anlamam sandın herhalde.

Bu kadar olamaz ya Yaman.

Ne kadar oluyormuş?

Yani bu.

Bilmiyorum da hani beni kandırıyormuşsun gibi geldi.

Haberin yoktu mu askeri ücretten senin?

Hani net bir şey söyleyemem tabii de.

Yüz yüz yirmi bin civarıdır demişti Vera ben.

Ondan şey yaptım.

Akıllı telefon kullanıyorsun o kadar.

Aç da yaz bakalım ne kadarmış askeri ücret.

Bakıyorum şimdi, bakıyorum.

Bakayım.

Evet.

Bak şimdi buradan çıkınca güzel bir asker ücret

workshopuna katılıyorsun.

Anlaştık, ufacık.

Canım Paran.

Senin de diline düştük ya. Yaman.

Kimseye söyleme olur mu? Ben işte atlamıştım yani. Hiç dikkat etmemişim.

Ne bileyim. Farkında değilim.

Ya hiç söyler miyim?

Yaman. Tamam.

120'de çok iyi.

Hayır yüz yirmi de sizinle durdurdu. Yani yüz elli iki yüz. Bunlar da güzel

rakamlar. Bunlar da güzel sayılar.

Arkadaşım. Canım.

Dostum. Benim.

Yaktın beni.

Ne yapayım ya?

Hesap benim de böyle temel ihtiyaç yok. Anca o kadar olur diye düşündüm.

Sen de onayladın beni.

Valla benden söylemesi artık kırk gün dalga geçerler.

Ama bak böyle olması iyi yol bir taraftan. Böyle andan insan unutmaz.

Ya tamam artık yüklenme kızı. Ya işte bilmiyor ne yapsın ya.

Ondan.

Oğlum gülüyoruz eğleniyoruz da. Senin karın nerede?

Ne bileyim nerede.

Ben lafı bu sayılım artık halam.

Gerisini kendi bilir. Bitti nokta.

Olur mu canım öyle?

Küçlük falan olmaz yani.

Hem Nesin hep sizin iyiliğinizi düşünür. Aynen öyle abi. Sen bir konuşsan mı

tekrar ya? Bak çocuk da çok üzülecek sonra.

Ya ben diyeceğimi dedim yamanım artık. Ne diyeyim ya?

Kırmızı çizgiye geldik ya.

Tamam. Bir de karışma artık bizden. Kararımızı vereceğiz biz. O kadar.

Doğan'ım söylediğiniz konuyla ilgili araştırmamı yaptım. Eğer uygunsanız

bilgi vermek isterim. Evet Kazım abi.

Yaman'ın...

İş görüşmesine geldiği gün şirketin önündeki yolda bir kaza olmuş.

Baktım saati de uyuyor. O kazadan sonra Yaman uzunca süre tedavi görmüş.

Büşra da o dönem Yaman'ın tedavi gördüğü hastanede çalışıyormuş.

Bunları biliyorum zaten.

Başka bir şey var mı peki?

Var. Var ama önce öğrenmem gerekiyor. Büşra ile ilgili bir aksiyon alacak

mıyız? Biliyorsunuz sizin güvenliğinizden ben sorumluyum.

Biliyorum Kazım abi. Ama merak etme onu ben hallederim.

Sen anlat lütfen.

Peki.

Bunları Hulusi Bey ile daha önce konuşmuştuk.

Anne.

Gidiyor musun?

Gidiyorum. Gitmeyip ne yapayım?

Peki. Sen de gelirsin.

Benim bir komşum var. Oğlu özel bir hastanede çalışıyor. Oradan bir görüşme

ayarladım sana.

Sen gideceksen git de.

Benim gideceğimi nereden çıkardın?

Ben burada iş bakıyorum.

Ne yapacaksın burada kızım?

Ne işin var burada senin?

Burada kalmak istiyorum.

Kızım. Bak yanlış anlama da. Dün gece ben seni.

Yaman'la konuşurken duydum. Sen bizi mi dinledin? Yok yok dinlemedim. Öyle

tesadüf oldu yani. Ama bütün konuşmalarınızı duydum ben sizin.

Çocuk seni sevmediğini söyledi. Yani seni bir arkadaş gibi seviyormuş. Onu

söyledi. Ben de onu o kadar anlayışla karşıladım ki.

Çok mutlu oldum ben bu durumdan. Yani yavrum.

Belki birlikte gideriz.

Tedavine başlarız.

Yeniden ne dersin? Ne pol git buradan be? Aptal.

Ben onu gerçekten mi söyledim sanıyorsun?

Ben çoktan planımı yaptım.

Doğa'ya o bilmediği geçmişi anlattım. Aralarına kocaman bir üçurum soktum.

Doğa eninde sonunda buradan gidecek.

Ben de sabrediyorum.

Bir yıl, iki yıl, üç yıl.

Neyse.

Onu dayamanı ben alacağım. Yeter artık bir süre. Yeter. Sen hastasın kızım.

Farkında değil misin?

Kızım adamı çarptın.

Vicdan azabı çektin. Gittin adamın kaldığı hastaneye sen de gittin. Ya seni

kurtarmak için.

Seni kurtarmak için direksiyonun başına geçen... ...nicarlığını terk ettin sen.

Gittin Yaman'a aşık oldun. Öbür adamın hayatını mahvettin. Bu aşk değil kızım,

bu sevgi değil.

Hastalık bu, hastalık. Anlamıyor musun?

Yok. Ben artık dayanamayacağım.

Bülta yavrum. Bak bunlar iyi insanlar kızım. Çok iyi insanlar.

Yok ben dayanamayacağım artık. Vicdanım bu kadarına el vermiyor. Ben gideceğim o

iyi insanlara her şeyi anlatacağım. Her şeyi.

Öyle bir şey yapmayacaksın.

Yürü.

Bir yere gideceksin.

Bu ne? Ne yapıyorsun sen? Bir yere gideceksin. Sen ne yapıyorsun?

Ne yapıyorsun?

Ne yapacaksın?

Büşra ne yapıyorsun sen?

Büşra. Büşra.

Ne yapıyorsunuz? Bırak beni.

Bir saniye bir oturur musunuz?

Büşra.

Bir dakika.

Ne oldu?

Ne oluyor burada ya?

Ne vardı şırınganın içinde?

Yatıyor, yatıyor.

Kızım, yatıyor.

Hemen bir ambulans ver.

İyi.

Şuna bak ya.

Allah'ım.

Kızım, of.

Size karşı da o kadar mahcubum ki.

Ya anlamadık yani hani daha doğrusu anlamadım niye böyle bir şey yaptı. O

kazada zaten yüzde yüz suçlu hatalı olan taraf bendim. Niye bunu saklama gereği

duydu ki?

Yok aslında hata benim.

Ben size en baştan söylemeliydim ama. Evlat yani yapamadım defolur ettim.

Düzelir dedim bekledim bekledim ama. Yok canım olur mu öyle şey?

Sizin bir suçunuz yok.

Ben iyi ki geliyormuşum yanınıza. Zaten öncesinde Kazım abiden bazı bilgiler

edinmiştim. Tam zamanında yedik.

Umarım... ...tedaviye yanıt verir. İnşallah.

Umarım bu kötü günleri de unutur.

Gerçekten çok teşekkür ederim. Hoşçakalın.

Geçmiş olsun.

Evlat işte.

Sizi bıraksaydık. Yok yok. Araban var. Teşekkür ederim.

Ne ara gittin de tek başına o kızı hallettin ya? Ya sana bir şey olsaydı?

Kızım sen... ...yudocu musun ya?

Yok da karateci. Yok yok sen karateci. Siyah kuşak mı?

Tert defense workshop'u.

Gün geldi çattı ha.

Gitmeyecek tamam.

Sonra da gitmekten vazgeçeceğim.

Valla sen bu kırdı benden daha iyi tanıyorsun ama.

Ben senin yerinde olsam bu kadar emin olmazdım.

Oğlum normalde böyle kehanetlerde bulunmayı sevmem. Ama sanki böyle bir

his var içimde.

Kalacak gibi yani gitmeyecek gibi.

Ya giderse?

Kalacak.

Oğlum ya giderse?

Kardeşim sana bir söz vermiştim, hatırlıyor musun?

Hangi birini hatırlayayım oğlum?

Bugüne kadar birbirimize verdiğimiz sözleri bir deftere yazsak... ...ben

defterler boyunca yazarız herhalde.

Hayır oğlum, son zamanları diyorsun.

Tamam. Eğer birine âşık olursam... ...buna ilk sana söyleyeceğim demiştim.

Tamam oğlum, biliyorum.

Söylemeni bekliyorum sadece.

Tamam söyledi misin oğlum?

Nereye söyledin oğlum?

Hiçbir şey söyledin yok.

Hiçbir şey duymadım ben.

Hani nerede? Aşık oldum. Seviyorum lan.

Duyacaksın yani illa.

Duyacağım abi.

Söyle.

Seviyorum kardeşim.

Aşığım kardeşim.

Teşekkür ederim. Tamam.

Başta... ...çok delirtti beni gerçekten.

Hiç anlaşamadım.

Ama işler bu noktaya geldi bak.

Düşmanıma aşığım abi.

Ne kadar da güzel söyledin.

Hanım, sevmek en çok da sana yakışıyor zaten.

Gideceğim ben.

Kal demeyecek misin?

Ben kal dersem... ...kalacak mısın?

Senin düşünceni öğrenmek istiyorum.

Bu kadar zor mu bir şey demen?

Bunun dediğime inanmıyorum.

Kal.

Kal Doğa.

Nasıl ya?

Ben tam tersini söylersin diyordum.

Mantığım öyle diyor.

Ama... Burası çok iyi geldi sana.

Yaman'la siz ikiniz oldunuz.

Yani ben... Başlarda olmaz demiştim.

Bir hafta... Bilemedin. En fazla... Üç hafta

dayanamazlar. Final olur demiştim. Ama... Oldunuz.

Güzel de oldunuz.

O yüzden sen benim saçma sapan önyargılarımı boş ver arkadaşım.

Sen son zamanlarda pek Yaman fanı da değildin sanki.

Boş ver sen benim son zamanlardaki halime.

Senin kalbimden geçeni söylüyorum.

Senin kaybedildiğini bilerek söylüyorum.

Ama seni çok seven bir arkadaşım olarak yapmam gereken bu.

O ne demek ya?

O ne demek?

Biz niye kaybedelim birbirimizi?

Ben senin aksi bir şey yapmayacağını çok iyi biliyorum.

Benim de hatalarım vardır.

O kadar emin olmak için. İnsanız biz hata yaparız.

Ben de yaptım hata.

Mert mesela.

Büyük bir hata.

Ama biz.

Biz biz.

Bile bile.

Birbirimizi üzecek bir şey yapmayız değil mi?

Asla.

Ağlama. Ağlama.

Gel.

Ağlama.

Bak adam.

Al.

Sen de ona aşıksın.

Tamam. Tamam o zaman. Senin kafandan takılan daha ne?

Kal.

Kal gitsin.

Tamam.

Zamanında kin tutmuş. Tamam.

Ama geldi geçti.

Seni tutan şey ne?

Ama ben biliyordum biliyor musun?

Şu filmi çekerken gördüm bunu. Farkındaydım.

Tabii. Oğlum sen biliyordun da işte... ...benim kendime itiraf etmem o kadar

kolay olmadı kardeşim.

Sen de haklısın oğlum, sen de haklısın. Yani onca yıl kurul... ...sonra git kıza

aşk at, zor iş.

Abi ben bir davranıştan, imajdan nefret ettim.

Ama yıllarca bunu senden nefret ettiğimde kurulmuşum. Yanlış orada

yaptım bence.

Aslında onların sana yaptığını... ...bir yerde sen de onlara yapmışsın. Evet abi

öyle denebilir yani, aynen öyle.

Tek fark onların yaptığı. Otuz saniye sürdü sonra hayatlarına devam ettiler.

Benim yaptığım bir dört beş yılımı aldı benim hayatımdan.

Sonra erkekler niye erken ölüyor?

Ama sen de kendine bu kadar gaddar davranma. Sen de o yaman değilsin. O

yaşadıklarını seni gerçekten değiştirdin.

Ha bak orası doğru.

Ne bileyim.

O kaza beni ayağa kaldırdı kardeşim.

Yani şehirde kalıp... ...beyaz yakalı olmaktan vazgeçip... ...buralara geldim.

Bu işlere konsantre oldum canım.

Evet abi o kızlar yapmasaydım eğer... ...ben şu an yaptığım hiçbir şeyi

beceremedim.

Yapamadım.

Doğru. Çok güzel hikaye oğlum.

Her hikaye gibi zor yanları da var.

Olmazsa olmaz.

Sen finaline bak.

Finali güzel.

Haklısın.

Gitmeyecek diyorsun ha?

Abi o da bana karşı boş değil.

Gitmeyecek. Sonrasında ne oluruz?

Ne yaparız? İnan hiçbir fikrim yok.

Ama hissettiğim bir şey var.

Geçmeyecek.

Hadi kal.

İnşallah.

İnşallah.

Bak tamam.

Düşran meselesi halloldu.

Geçmişteki şeyler ortaya çıktı.

Bitti gitti.

Hala seni tutan şey ne?

Ben de isterim Yaman'a bir şans vermek.

Onunla gittiği yere kadar yol alabilmek.

Ama yapamam.

Neden?

Çünkü doğru düşünemiyormuşum gibi geliyor.

Yok, yok yani doğanın bu mantığı yok.

Hani Yaman'la bir geleceğimiz olur mu emin değilim.

Biliyorum bak.

Gerçekten biliyorum, buradan biliyorum. İkimiz de çok kuvvetli şeyler

hissediyoruz. Ama gerçekten mantıklı düşününce biz sürekli kavga

ederiz ya.

Biliyorsun, konuştuk bunları biliyorsun.

Annem öldüğünde babam tartışmadığımız tek bir

gün olmamıştır.

Ama ben her günümüzü özlüyorum demişti.

Bilmiyorum.

O kuşaklar çok sabırlıymış.

Çok sabırlıymış kuşum. Bir de bize bak.

Biz hızlıyız ya. Koşuyoruz, tüketiyoruz.

Bir benim hayatıma bak. Bir Yaman'ın hayatına bak.

Adam hala tuşlu telefon kullanıyor ya. Bak aşamadık orayı bile aşamadık.

Ve masalımız telefon tercihleri yüzünden ayrılıkla biter.

Öyle mi?

Yakışıyor mu ya bu final?

Of.

Of günah of.

Hastanedeyken... ...dergilerde, magazin programlarında beni gördüğünde sinir

krizi geçirdi. Ya olabilir.

Geçiriyormuş. Bitti gitti artık onlar.

Bitti. O Büşra yılanı kafanı karıştırmak için bunları aklına soktu.

Sakın Doğan.

Ya Büşra konu bile değil artık benim için. O hikayeden silindi.

Gerçekten bak.

Ama...

Yaman ile birliktelik.

Bir daha bana mesaj atmayacaksın.

Anlaşmamız iptal.

Aytekin bize müsaade etsene.

Yok Aytekin gitme kal.

Aytekin git. Kal Aytekin.

Umurumda bile değil. Kal ya.

Kalsın.

Doğaya her şeyi anlatmaya karar verdim.

Vay.

Pincirleri kıracağım diyorsun yani.

İyi düşündün mü?

Çok düşündüm.

Doğayı kaybedebilirsin.

Onu kaldırabilecek misin?

O benim meselem Mert.

Arkadaşıma yaptığım ihaneti kaldırmak bana daha ağır geldi.

Sen ciddi misin?

İyi. Çok ciddiyim.

Ben Doğa'yı çok sevdim Vera.

Biliyorsun.

Sonra bir hata yaptım.

Doğa beni affetsin diye bekledim.

Ama affetmedim.

Onun pişmanlığıyla bir ömrü yaşadım.

Hayatımı hiç kimseye almadım.

Oraya aman çık.

Hikayenin kötü adamı.

Kaba saba, aksi, nobran, herkesi zorbalayan bir herif.

Sonra ne oldu biliyorsun?

Doğa Yaman'a aşık oldum.

Al sana sürpriz son.

Nasıl?

Şimdi önümde iki yol var.

Ya kalacağım, kötü adama dönüşüp sevdiğim kızı kaybedeceğim.

Ya da gideceğim, sevdiğim kızı zaten kaybedeceğim.

Tarafını seç o zaman Mert.

Ama bence... ...kıt adam olma.

Olanları unutalım.

Benim de işini bırak.

Aramızda hiçbir şey olmadı Meral.

Olan hiçbir şey yok.

Nasıl yani?

O gece bizim evde parti gecesi... ...senin bana sabahında anlattıkların...

Bu hikayenin kötü adamı benmişim.

O gece doğayı kaybetme korkusuyla... ...böyle bir yalan uydurdum senin

yanımda tutmak için.

Bir dakika.

Bir dakika.

Sabahında... ...bana dedin ki... ...sen de...

Hiçbir şey olmadı.

Sensiz nokta tek başına uyuyakaldım.

Babam güvenlik konusunda çok takıntılıdır. Şimdi arasam o gecenin

görüntülerini yollarlar.

Aramızda bir şey olmadı.

Sen bana böyle bir şeyin yalanını nasıl söylersin ya?

Ben kendimden nefret ettim bunca zaman. Nasıl söylersin?

Özür dilerim.

Sana bunu şimdi söyleyebildiğim için.

Allah senin belanı versin.

Belanı versin.

Verdi zaten.

Doğayı kaybettim ya. Ya ne olsun.

Şimdi saçlar yerine oturuyor. Tamam.

Tamam.

Kötü bir şey soracağım.

Bu aldatma hikayesi.

O ne?

O kısım doğru.

Müge bir gece çok üstüme geldi.

Ben de dayanamadım. Bir anlık hevesli.

Sen bir de Müge'nin günahını bana mı yazdın?

Çok iyi. Çok güzel.

Güzel.

Neyse.

Tamam. Yani dayanamadın.

Ama bak Yaman dayandı.

Dayanılabiliyor demektir.

Doğru. Yaman doğru olumlu yapmıştı.

Yapmadı. Çünkü doğayı çok seviyor.

Bana her şeyi söyle.

Ama bunu söyleme.

Doğayı ben de çok sevdim.

E tamam.

Umarım sen de bir gün sevmeyi öğrenirsin Mert.

Umarım.

E tamam o zaman.

Konumuz kapandı diyebilir miyiz?

Kapandı.

Güzel. Harika.

Baya harika.

Vera.

Doğal senin gibi bir arkadaşı olduğu için çok kal.

Ertuğrul, senin de kankan var.

Kardeşim neler yaşıyormuşsun ya, niye anlatmadın bana?

Ertuğrul, bir şey diyeceğim yalnız.

Benim yemem lazım.

Balık mı et mi oğlum?

Ulan bir de kalkmış niye anlatmadım diyorsun ya.

Oğlum ne yapayım ben beslememe dikkat ediyorum.

Yanlış anlama yani.

Tamam lan tamam gel.

Sen ne istiyorsan söyle onu yeriz.

İyi ki varsın lan. Sen de iyi ki varsın kardeşim.

Hadi yürü.

Millet kusura bakmayın ya. Anca yetiştim.

Biz de yeni toplandık sayılır.

Evet. Herkes burada olduğuna göre... ...altı haftanın sonuna

geldik.

Nasıl?

O kadar... Ne çabuk ya?

Çok çabuk getirdiler.

Vallahi su gibi.

Yani. Altı saniyeydi.

Bana da çok hızlı geldi bu altı hafta ama... ...şimdi geldiğim...

İlk günü düşününce aslında çok da fazla şey yaşandı.

Yaman'la bazı tatlı didişmelerimiz oldu.

Tatlı didişme mi?

Ayol kedi köpek gibiydiniz ya.

O baştaki ahır temizliğe ağır geldi sana değil mi doğum? Hatta Yaman'a da dedim

niye uğraşıyorsun kızla diye ya.

Olsun ya Saffet Bey abi.

Ben de erkenden pişmiş oldum.

Ama bence en iyi olay senin parçadan sonra verdiğin röportajdı. O şahaneydi.

Yani şimdi bir düşünüyorum.

Az bile yapmışım.

Bak şimdi.

Ama gerçekten harika anılarım oldu burada sayenizde.

Çok güzel günler geçirdim.

Hayatım boyunca unutmayacağım.

Burayı.

Ve sizleri.

Bak ya.

Böyle veda konuşması gibi oldu be Doğa. Ne oluyor?

Evet.

Çünkü bu bir veda konuşması.

Gideceksin mi yani?

Altı hafta diye anlaşmamış mıydık?

Tamam canım altı hafta diye anlaştık da... ...sen altı haftanın sonunda

gitmek durumunda mısın? Zorunda mısın? Öyle bir şey yok ki yani.

Normalde yok öyle bir şey ama... ...tabii gitmek istiyorsan.

Yani... ...aslında bir yanım... ...çok kalmak istiyor.

Gel o zaman.

Ama doğanın kanunları beni çağırıyor.

Vera ile Paris'e gidiyorum.

Kendi markamızı kuracağız.

Ama bir yanım hep burada kalacak.

Hepinizi çok seviyorum.

Vallahi kötü olur ya.

Nasıl ya?

Bitemez. Böyle olamaz bu iş. Bitti oğlum bitti işte tamam.

Bitti.

Yok abi olmaz.

Konuşacaksın. Kırk yılın başı aşık olmuş benim kardeşim.

Bu iş böyle bitemez anladın mı? Gidip konuşacaksın.

Oğlum neyi konuşacağım? Daha zorlamanın bir anlamı yok. Tamam bitti gitti işte.

Kız bir yanlış yapmış belli ki. Onu bu hatadan döndürebilecek tek insan da

sensin. Ya oğlum ben böyle bir insan mıyım Burak ya?

Oğlum bunun onurla gururla bilmem neyle bir alakası yok ya. Ne diyeceğim oğlum?

Israrın da fazlası artık psikolojik baskıya girer ya.

Olmaz oğlum olmaz.

Gerek yok.

Hayır zaten ben gördüm abi onun gözlerini.

O acıyı gördüm ben onun gözlerinde. Kız mantığını tercih et. Yapacak bir şey yok

abi. Oğlum işte tam da bu yüzden konuşman lazım zaten. Anlıyor musun? Biz

seninle kaç yıllık dostuz oğlum ha? Kaç kere birbirimize iyilik yaptık.

Hatalarımızdan çevirdik. Yanlışlarımızı düzelttik. Ben saymayı bıraktım artık.

Tamam oğlum saymayacaksınız zaten. Arkadaşız biz. Ben de onu diyorum oğlum.

Hadi bir kere daha yapalım şu işi.

Kırk yılın başı bu kadar. İstenlikle aşığım diyorsun.

Bana söylüyorsun oğlum bunu.

Hadi şunun arkasında duralım ya.

Neyse yapalım. Bir daha yapalım oğlum. Git konuş. Konuşmazsan ben bozuyorum

aramı. Anladın mı? Gideceksin konuşacaksın oğlum.

Burak diz çöktün oğlum. Ne yapıyorsun lan? Evet oğlum. Niye ben diz çöküyorum?

Diz çökmesi gereken sensin.

Kalk. Git hadi.

Konuş onunla. Hadi.

Hadi aslan. Gider. Yaparsın. Hadi konuş.

Tamam lan konuşacağım.

Hadi.

Ne konuşacak ki bu?

Nerede? Yaman! Dur! Dur, bekle!

Kırk yılın başında bu kadar ittenlikle aşığım diyorsun.

Bana söylüyorsun oğlum bunu.

Hadi şunun arkasında duralım ya.

Neyse yapalım. Bir daha yapalım oğlum. Git konuş. Konuşmazsan ben bozuyorum

aramı. Anladın mı? Gideceksin konuşacaksın oğlum. Burak diz çöktün

oğlum. Ne yapıyorsun lan? Evet oğlum. Niye ben diz çöküyorum? Diz çökmesi

gereken sensin. Kalk. Git hadi.

Konuş onunla. Hadi.

Hadi aslan. Gider. Yap artık. Hadi konuş.

Tamam lan. Konuşacağım.

Hadi.

Ne konuşacak ki bu?

Nerede? Yaman! Dur! Dur! Bekle!

Doğan yakala. Doğan!

Ya Samsa ağaca çıkmış.

Dinlemez beni. Gel bari şununla bir alakadar oluyor. Aa! Ne oldu? Ne alaka

ya?

İyice unuttu bu hain beni.

Gel. Nerede? Gel gel.

Gel. Burada.

Aa! Yaman?

Samsa. Samsa güvenle merak etme.

Beni buraya getirmek için yani.

Düz dolandırmadan söyledim sana işte.

Senden bunları duymak... Daha fazlasını söylerim. Çok daha fazlasını söylerim

sana.

Ama senin gideceğin düşüncesi... Benim kalbimi sıkıştırıyor.

Böyle nefesim kesiliyor gibi oluyor.

bütün ağırlığı böyle tonlarca ağırlık üstü oynuyormuş gibi oldu.

Ben o gün gelmesini istiyorum.

Tamam mı?

İsmail.

Kazayı öğrendim.

...veya kalkma mücadeleni öğrendim... ...hastanedeki yıllarını...

...düşran söyledi sana...

...of...

...yaman... ...sen

yıllarca benden nefret etmişsin...

Annenden kalma.

Mazar boncuğunla dalga geçtik. Yaman.

Evet.

Oğuz kızım.

Biliyorum.

Geçen yılları geri getiremem.

Ama... Tüm kalbimle.

Hepin için özür dilerim.

Ya ben şunu anlamıyorum.

Şimdi Büşra sana bunları anlattı. Sen de gitmeye mi karar verdin yani? Bu mudur?

Bu mu, bu mu Doğan?

Bu kadar mı?

Yapma, yapma.

Sen beni görünce kriz geçiriyormuşsun. Yapma az şeyimi.

Hala geçiriyorum. Belki biraz böyle.

Seni seviyorum Doğan.

Sana... ...çok aşığım.

Ben de.

Ömrümce... ...bunu söyleyeceğim ben.

Düşünmezdim ama...

Ayrı dünyaların insanıyız.

Yahu tamam zaten öyleyiz.

Zaten öyleyiz.

Ama bak buradan gideceğin düşüncesi aklıma gelince... ...ben şöyle oluyorum

ben. Şimdi sabah... ...kalkacağım.

Senin yüzünü göremeyeceğim ya.

Yani sabah kalkacağım. Aklına ben senin sesini duyamayacağım.

Ne olursa olsun.

İster kavga edelim ister dişelim.

İster çay koyayım sana falan.

Beraber çalışmaya da gidiyor olsak.

Ne olursa olsun.

Ben senin yüzünü göremeyeceğim.

O yüzden o günün gelmesini istemiyorum ben.

O gün hiç gelmesini istiyorum Doğa.

Getirme o günü istiyorum.

Anlatabiliyor muyum?

Ben... ...senim şu an.

Ben... ...ben... ...tamamen... ...seninle aynı şeyleri hissediyorum.

Tamam o zaman.

Ver bize bir şans ver bize.

Ya bize bir şans ver o zaman.

Ne bileyim baksana.

Kader bizi yıllar sonra bir yere getirdi falan.

Yani bu yaşananların bir anlamı olmalı ya Doğan.

Böyle bitmemeli ya.

Belki de böyle bitmeli.

Böyle.

Duygularımız yıpranmadan... ...hiç birbirimizi üzmemiş olacağız.

Yani... ...birlikte yaşayacağımız...

...şeylerin yerine... ...çok daha... ...çok daha masalsız...

...bir şey kalmış olacak.

Az şey mi bu?

Az şey.

Çok daha fazlasını yaşayabiliriz bundan.

Bir gün her şeyi kaybedebiliriz ama.

Ne kadar inat bir tipsin sen.

Şimdi böyle düşünüyorsunuz ha.

Ama belki... ...bizimden bir hafta sonra iyi ki olmadı diyeceksin.

Çünkü... ...daha sağlıklı düşüneceksin. O zaman...

...ben... ...şu an sadece...

...mantığımla hareket etmeye çalışıyorum. Ve çok zorlanıyorum.

Ama... ...ama sen...

Sen yaparsın.

Sen var ya sen.

Sen her şeyi yaparsın.

Sen.

Mantıklı düşün.

Tamam daha fazla... ...sırar... ...etmiyorum o zaman şu an.

Çünkü biraz daha sonra dersim varsa başka bir şey yapmış olacağım.

Kararına, tercihine saygı duyuyorum.

Sadece tek bir noktada sonrasında ben iyi hissedeceğim kendimi.

O da şey, bunları sana şu an söyledim ya mesela.

İçimde tutmadım ya.

Sonradan demeyeceğim ki ulan keşke ben yapsaydım.

Ulan keşke ben bunları söyleseydim.

Demidabida.

Yağmur'un bağımlı babamıydı canım.

Çok çok burada yapamıyorum.

Buraya ilk geldiğinde... ...altı hafta sonundan ağlayarak göndereceğim, sen

demiştin.

Hadi.

Dediğin oldu işte.

Bak... ...kim ağlayıyor şimdi?

Ben... ...ağlayarak gidiyorum.

Bence kırmızı yapacaksın.

Bence kırmızı yapmalısın bu ağacı. Kılıçcım.

Evet kılıç abi.

Belki elma ağacı.

Çocuklar.

Erenciğim.

Hazretli.

Ellerinize sağlık her şey için.

Her zaman sevinir ya.

Sağ ol.

Selam ablacığım. Ne özleyeceğim yemeklerimi. Aynen abi siz de yolcusunuz

ha. İşte bebek. Yabancı bebek olunca mecburen atıyorum.

Anne ile babanı görürsün.

Aynen abi teşekkür ederiz.

Aynen abi.

Ne alıştık ya.

Ondan yaparız artık.

Sevgin Hanımcığım.

Tebrik ederim Emine Hanımcığım.

Allah anneli babalı bürsüyle. İnşallah.

Hiç aklımızda yoktu gerçekten.

Ama kısmet böyleymiş ne yapalım.

Bak kısmet müsbette de yakışıyor ağzına kız.

Değişiklik işte.

Heyecanlıyız ama girdik bir yola. Hayır.

Yolunuz açık olsun.

Hadi iyi bakın kendinize. Her şey için teşekkür ederiz. Ben yolculuğum. Tamam

Kamuran abi.

Hadi görüşürüz. Beni de bekliyorum.

Barış abi tamam mı?

Morona gidin.

Ayakları işler şimdi zaten.

Değişiklik dedi Eren abi.

Değişiklik iyidir.

Ben de bir değişiklik yapmaya karar verdim sevgili ailem.

Kişilikteki görevimden istifa ediyorum.

Ya abi hayır ya.

Evet kızım.

O ne biçim laf ya?

Sen mi gene bu çocuğa bir şeyler söyledin?

Her şey de benden biliyorsun artık.

Buranın bir adam konuşsun ya bir anlatsın.

Yani bunu tepkisel bir hareket gibi düşünmeyin arkadaşlar.

Yani aslında buradan emekli oluyormuşum gibi düşünün yani.

Rahmetli Nazmi abi vefat etmeden önce bütün varını, yoğunu, toprağını, malını,

mülkünü doğayla bana bırakmış.

Doğa da dedi ki ben almam seni ilgilen. Ben bilmem anlamam o işlerden. Dedim

tamam. Yani anlayacağınız ihale bana kaldı. Ben de dedim ki burada bir

değişiklik olsun.

Bırak benim burada bıraktığım yerden zaten devam eder. Abim dükkan dükkan

diyordu. O dükkanını açar. Hepimiz rahat ederiz. Açın. Açsın da batsın.

Bak lafa bak. Ben de o dükkanı açarım da göreceğiz bakalım kim batıyormuş kim

çıkıyormuş. Ay tamam sinirlenme hemen. Tamam bir şey demiyor. Ben bir şey

diyeyim mi?

Bence Saffet abim bunu halledilecek.

Ben seni ilk defa bu kadar heyecanlı görüyorum abim. Sen bunu yaparsın ya.

Helal kız bana helal.

Yapacak.

Evet abi.

Yani Doğan'ın da oradaki payı zaten baki.

Orası da bizim arsamız sayılır oğlum. Şurası lan.

Öyle de.

Gideyim kapama dinleyeyim diyorsun yani oğlum. Aynen öyle alacığım.

Ama ne zaman bir ihtiyacınız olur.

Emriniz amadeyim ha. Telefonum 724 açık.

Bilmez miyim? Bilmez miyim benim güzel oğlum?

Yani sizin anlayacağınız.

Nacmi abinin devrettiği o deli bayrağını ben aldım. Ha iyi yaptın çok ömürlüydün.

Ay Allah'ım ya tam benim deli oldun sen ya. Şuradayım ya şuradayım. Oğlum benim

esnek var ya. Şurada geri gidersin işte sen.

Merhaba.

Veda için geldim.

O kara gün, bir gün mü?

Maalesef.

Devam o zaman planla.

Bari sayalım.

Öyle.

Sen gidiyorsun.

Hem sen gitmezsen doğa da gitmez. Doğa gitmezse sen zaten gidiyorsun.

Doğanın kararından döneceğini sanmıyorum.

Bir yaz aşkı kategorisinde kaldık mı yani?

Hiç yoktu ama iyidir.

O zaman bir veda öpeceğim.

Bayılmayacağım bu sefer.

Söz.

Ne sözü istiyorsun?

Eğer Paris'ten kamera falan istiyorsan ben çözerim. Gerçekten. Kamera falan

istemiyorum.

Bir gün bir yerde bir şekilde bir daha denk gelirsek ve hala

yalnız olursak o zaman bu ikiye bir şans vereceğiz.

Biz bir daha nerede kalacağız?

Dünya küçük.

Kader de neyin yazdığını bilemez.

Sen söz ver.

Tamam. Eğer dünya üzerinde bir kez daha karşılaşırsak ve singlesak

deneyeceğiz.

Tamamdır.

Umurda kalsaydın birkaç gün. Kendin mutfağımıza yemekler yapsaydım.

Şımartsaydım seni.

Kafanı dinleseydim biraz.

Adiloşum. Bir tanem benim.

Biliyorum sen benimle vakit geçirmek istiyorsun ama.

Benim gitmem lazım.

Bir an önce yeni işimize odaklanmak istiyorum.

Biliyorum ben. Neden hemen gitmek istedin biliyorum.

Beyaz kedi ebeyim benim.

Doğan'ım valizleri yerleştirdim. İsterseniz vakittece yola çıkın. Trafik

olabilir. Geç kalmaktansa erken gitmek daha iyi. Değil mi?

Özleyeceğim sizi.

Rize işimi halledin. Hemen ben de gireceğim.

Gel hemen gel. Sensiz olmaz. Hemen gel.

Kursa yapmayı da öğrendik.

Hadi. Sen de sağ ol kızım. Sen de sağ ol. Dikkatli gidin.

Hemen gel.

Birbirinize iyi bakın.

Merak etmeyin.

Kazım abi.

Görüşürüz. Dikkatli gidin.

Kendine iyi bak.

Kalbimin çiçeği.

Kendine iyi bak.

Hadi buyurun.

Hadi de buradayız. Bak arabaya doğru.

Ay tamam.

Geç.

Geç, geç, geç.

Bak ben sana bir şey söyleyeyim mi kuşum? Bu erkeklerin hepsini trafikten

belirtmek gerekiyor biliyor musun?

Neyse, gidiyorum.

Doğan.

Ne? İyi.

İyi miyim kuşum?

Hadi gidelim.

Gidiyorum bak.

Git git.

Bugün nasılız bakalım?

Merak etme ben konuştum. Bir daha o kızın olduğu dergileri, gazeteleri

buraya getirmeyecekler.

Yaman iyi misin?

Defolun burada yalnız bırakın beni.

Bizim burada yaşananlar değil. O hastanede uyanmıştı falan rüya.

Korkmayın ben anlatacağım size be.

Bendesiniz merak etmeyin ya.

Şimdi şöyle. En son bu doğayla beraber havalına gidiyorlardı ya. O sırada Samsa

'yı çığdırmaya çıkardılar.

Şey yapmaya yani.

Tuvaletini şey yaptırmaya. Anla.

Çekmiyor bu da ya.

Samsa. Samsa hadi bir tanem gel.

Hadi bak geç kalacağız.

Yapabilirsin bu arada.

Hiç yapacaksın bir tanem. Hayır hayır.

Böyle bak buraya gel.

Hadi Samsa ya.

Lütfen.

Doğa. Sen de bir şey söyler misin? Bak uçağa geç kalacağız. Ne olursun ya.

Ne diyeyim kuşum.

Hayvanın doğası bu işte.

Yapacak bir şekilde.

Doğacım ama uçağa yetişeceğiz ya. Samsa gelse bak çalı. Çalı burada.

Samsa bak çalı. Çalı burada. Tek bacak aşkım.

Çek bacak.

Gel. Tamam biraz daha dolaşalım. Gel. Evet. Gel.

Dur. Dur.

Yok onu buradan çek. Yok onu kesme. Yok o dalı da oradan kesme. Küser. Hep kural

hep kural. Bana gelince hep kural Yaman. Sanki sen hiç esnetmiyorsun kurallarını.

Bak kızım gerçek hayattayız.

Babanı senin için yaptığı öyle kuma kuzunda falan oynamıyorsun.

Tamam mı?

Üç tane madde koymuşsun doğanın kanunu diye.

Hayat bunlardan ibaret değil.

Hayatını bu üç maddeyle geçiremezsen... ...en önemli kuralı koymayı unutmuşsun

sen oraya.

Neymiş o kural?

Her kural doğru zamanda kırılır.

Öyle bir zaman gelir ki... ...koyduğun kural gerçekle çatışır. İşte o zaman...

...o koyduğun kuralların bazılarını... ...yıkmak, edip geçmek durumunda.

Senden de bunu beklerdim zaten.

Eğer o kuralı çiğneyeceksen...

Kural olmasının ne anlamı var Yaman?

Kuralların hepsini tamamen kenara atmayacaksın. Hepsini çiğnemeyeceksin.

Sadece doğru zamanda, doğru yerde hangi kuralın üstüne bakıp geçeceğini

bileceksin.

Tamam. Ben öyle yaparım şans.

Kuşum. Samsa.

Gitti.

Paris o tarafta değil ki ya.

Samsa.

Allah Allah.

Berat.

Sakin ol ne?

Hiçbir şey alamadım.

Araba nerede?

Ne oldu manşet mi eksik yaptın?

Senin yapman gerekeni ben yaptım.

Dedim şimdi gelir.

Yolu keser.

Gitme der.

Böyle romantik anlar yaşanır.

Ama yok.

Yok tabii.

İş başa düştü.

Ben senin gibi öyle... ...giden aşkı geri döndürme workshop'ı almadım.

kalktı gitti Yaman'a. Ne oldu?

Gitti. Tamam anladık Yaman'a gidiyorsun da ikimizi niye bırakıyorsun değil mi?

Sen ne gülüyorsun gıcık gıcık?

Vallahi ben hiç bu konuya gülmüyorum gıcık gıcık.

Hani bir söz verilmişti aramızda. Hatırlıyor musunuz efendim?

Evet hatırlıyorum da o geçerli değil ki.

Nasıl geçerli değil? Şu birkaç saat içinde ilişki durumunda değişiklik oldu

mu ben hacım?

Olmadı değil mi?

Gülme ya.

Gülceğim.

Hadi o zaman. Bir şans verelim bu ikiliye.

Tamam hadi verelim bu ikiliye. Neye kasıyorsan. Bu kadar işte kasma güzelim.

Niye kasıyorsun ki siz şehirler? Çok kasıyorsunuz. Bak gerim gerim gerildin

gördün mü? Böyle bak erken yaşanırsınız ha. Hadi atla arabaya.

Kahramanın geldi.

Bekle bekle. Tamam gel.

Kemerini tak.

Bekle.

Ya öyle oldu işte. O gün bayağı onaydı geçti anlayacağınız. Tabi sonra her şey

yoluna girdi.

E git yari.

Hulusi Bey büyük sıkıntıdaydı.

Anam neredeyse şirketi batma noktasına geldi. Kaybediyordu şirketi adam.

Ama Hulusi'ciğimiz eski kurt.

Tabi ki bir şeyler düşünmüş, bir şeyler planlamış önceden.

Bizim düşündüğümüz ne kadar arazi varsa hepsini almışsın be Ulusi.

Etrafımıza çevirmişsin resmen.

Şimdi bir de ortaklık mı yapalım diyorsun?

Hayır, hayır.

Birlikte kazanalım diyorum.

Ama bir şartım var.

Defneli ve keçiliğe dokunmak yok.

Doğaya zarar vermek yok.

Beş yerine üç kazanacağız.

Ama yerlisiyle, hayvanıyla...

Bitki örtüsüyle beraber kazanacağız.

Karar sizin.

Yükle miktarda bir kredi kullanacağım.

E tabi biraz da nakde ihtiyacım olacak. O konuyu da siz halledersiniz artık.

Tamam.

Biz üstümüze düşeni yaparız.

Anlar.

Hayırlı olsun.

Hayırlı olsun.

Ya böyle işte.

Şimdi siz de merak ediyorsunuzdur.

Saffet ne oldu? Dükkan ne oldu? Nesrin sen mi haklı çıktın? Saffet mi haklı

çıktı diye.

Anam dedim. Onun içinden bir canavar çıktı.

Böyle baka kaldık tutturduk dükkanda dükkan dükkanda dükkan diye.

Ne yapayım?

Seviyorum adamı. Ben de durdum arkasında.

Badan hep ben akla çıkamam ki.

Başıma ne geliyorsa hep ben akla çıktığım için oldu.

Neyse daha konuşacağım da sonra çok konuşuyorsun diyeceksiniz. Ben şunlara

bir yumurta kırayım. Siz de bekleyin. Devamı var.

Sizin çilek kurusu.

Ben şu acukalardan da iki kabuğunuz olabilir miyim? Tamam. Çok güzeldir

acukamız. Çok memnun kalacaksınız. Ben de istiyorum onlardan.

Üç tane olsun.

Üç tane veremiyorum yalnız hanımefendi. Ondan iki tane verebiliyorum.

Yedi sekiz tane daha var.

Haklısınız hanımefendi de işte. Ya inanın bizim burada acukalara inanılmaz

bir talep var. Yani yetiştiremiyoruz yani. Şimdi buna öğlen gelsem baksam

bunlar da bitmiş olacak.

Sizden sonra gelenlere de haksızlık olmasın diye biz her müşterimize iki

tane verme kararı aldık.

Yani yanlış anlamayın.

Gel gel, ne duruyorsun?

Gel. Hoş bulduk. Şunu bir içte çıkın, bir ev götür olur mu?

Dur bir kızı alayım.

Gel kız.

Hadi Baran'cığım.

Çabuk getir.

Tamam ablacığım. Hadi kolay gelsin. İyi günler. Merhaba, yine bekleriz.

İyi günler. İyi günler.

Bu ne havanın saçları? Kız ne ya? Yakıyor mu? Dikkat et, dükkan alev

alıvermesin. Aman Saffet.

Kız senin kuaför randevun yarın değil miydi?

Saffet be, yine unuttuğum işte. Biz ne konuştuk? Ne konuştuk?

Ne yaptık? Dün bir düşünelim bakayım.

Yeni evin fayanslarına bakmaya gittik dün.

Sonra havuzcu çocuk geldi, havuz projesini gösterdi. Baktık böyle, imza

attık. Tamam, çok güzel Tapa. Sonra?

Sonra işte çiftliğe geçtik.

Yemekten önce böyle birkaç aperatif içecek içelim dedik. Hah, işte tam orada

biz ne konuştuk? Ne konuştuk? Ne konuştuk? Şey konuştuk, işte düğün...

Anam!

Düğün, bakın düğün değil mi? Ben uyumca Arif'e gidecektim, bir şey alacaktım.

Unuttum. İşte Tapa'cığım, biz unutacağını anladık.

Çünkü sen düğün sahibisin unutmamayla lazım ama unutursun diye... ...Seda'yla

koşa koşa buraya geldik. Evet.

Babam dükkanı gelince artık unutuyor anne.

Aa bak yeminle Safa ben bir şey dedirtmedim. Kız bir şey dedim mi sana

böyle söyleyeceğini? Bak gördün mü?

Haklısın gülüm vallahi haklısın ya. Ben o kadar çok seviyorum ki. Burada vakit

puşt gibi uçup geliyor sanki ya.

Ama sizi unutmam.

Sizi unutmam. Ne güzel karımı, ne güzel kızımı hiç unutmam. Değil mi?

Hadi hep beraber gidelim şu işimizi halledelim. Vallahi hiçbir yere

gitmeyelim Saffet.

Çünkü senin karın bunu da halletti.

Bak, bak, bak. Sen ya ben.

Boşuna neslinim demiyorum. Ben olmasam ben ne yaparım?

Mahmut ben çocuğun yanında. Ne yaparım canım?

Nikahlı karım işte. Ne yapayım? Öpüyorum bak.

Kındımın Necdet vefat eden iki sene oldu. Sizde miydi o?

Yok be ne yaptın sen ya? Aramızda en az 5 yıl varmış.

Kilo, bir de sigara.

Dikkat edeceksin.

Yoksa erken biniyorum imamın kayığına. Aynen öyle.

Kulakları yakayım mı ispirtoyla? Yok yok şimdi saçlara falan suçluyor.

Düğün günü başımıza iş olmuyor.

Kolun yağı ister misin?

Olmaz mı canım? Biraz kaplatalım bakalım.

Hulusi abicim. Hoş geldin.

Mert. Hoş geldin. Saatler olsun.

Eyvallah. Sen hangi ara geldin ya Şangay'dan?

Abi sorma. Nasıl geldim, nasıl yetiştim ben de bilmiyorum.

Bu nasıl bir nikah kararı ya? Oğlum bize soran mı var? Herkes kafasına göre

hareket ediyor işte.

Müge ne yaptı?

İyi abi. Hoş geldin.

Ben buradayken işlere o bakıyor. Aman sana çok selam söyledim. Sağ olsun sağ

olsun. Ben sana bir şey söyleyeyim mi? Senin Müge ile evlenmen hem sana hem de

Müge'ye çok yaradı.

Galiba öyle oldu abi.

Haklısın.

Abi gel üç dakikalarda sana şu projenin son halini göstereyim.

Dayanamadım hadi göster.

Bak projeyi baştan aşağı yeniledik.

Oradaki köylerle, mahallelerle entegre. Doğal yaşam alanına zarar vermeyen,

nefes alan bir proje oldu.

Yapay zeka, mapay zeka ne varsa kullandık.

Oğlum bu çok güzel olmuş ya.

Vallahi harika. İlerle sağlık.

Ne diyorsun bu yaz başlar mıyız? İste yarın başlayalım abi.

Hadi bakalım eyvallah. O zaman şu düğüne bir konsantre olalım kardeşim.

Olalım abi.

Hadi bakalım.

Ya hadi hadi deyip durma bak hiçbir şey hazırlanamadım. Hiçbir şey bulamıyorum.

Küçücük karavan hiçbir esnafım sığmıyor.

Ne zaman bitecek bu evin tadilatı?

Bitti ha bitecek diyorsun. Kaç ay oldu?

Kızım bitecek. Haftaya bitecek işte tadilatı ya. Ayrıca karavanıma da asla

laf ettirmem.

Orası bizim ilk aşk yuvamız. Hatırlatırım.

Etmedim etmedim. Karavanına etmedim. Sen sıkıldığında istediğin zaman gelirsin

tamam mı?

Nasıl olmuşum?

Çok güzel olmuşsun.

Ya bu kadar malzemeye gerek yok ya. Alt tarafı bir düğün çekeceğiz. Benim Doğan

'ın yanında olmam lazım şu anda. Kız hazırlanıyor. Bu kadar malzemeye

ihtiyacım olmasa almam zaten.

Ayrıca senin Doğan'ın yanında olman lazımsa... ...benim de Yaman'ın yanında

olman lazım. Anladın mı? Ama biz profesyoneliz. Öyle davranmamız lazım.

Tamam mı?

Tamam hadi.

Bugün şu düğünü çekelim.

Yarın da başka bir yere gidiyoruz.

Yarın nereye gideceğiz ya?

Ne zaman iş aldın sen?

Evet kızım. Geçen aylarda bizim çektiğimiz bir restoran filmi vardı ya.

Hastası olmuşuz.

Başka biri bir tane daha istiyor onu çekeceğiz.

Sen sürekli iş alıyorsun ama ya.

Benim senaryoma çalışacaktık. Geçecektik bir yerlere reke falan yapacaktık.

Kızım çekeceğiz.

Ben sana yeni kamera alacağım.

Onunla çekeceğim ben senin içini. Hiç merak etme tamam mı? Dön bakayım

etrafına.

Ne kadar da maviler yakışıyor sana ya.

Her zaman çok yakıştı. Hadi gidelim daha hazırlanacağız. Hadi.

Gel bir tane buradan al.

Ne güzel kokuyorsun sen. Ne sürdün?

Kazım Bey valla sen olmasan ben ne yapardım bilmiyordum.

Ya böyle bir günde inanın elin ayağım oldu. Ne demek Pelin Hanım her zaman

yanınızdayım. Hulusi nerede?

İş görüşmesinde mi? Yok o da sizin gibi dün telaşında. Berberde şimdi hatta. Ya

bırak Allah'ını seversen ben tanımaz mıyım onu?

Ya vallahi berberde ben bıraktım hatta arabayla şimdi. Ben anladım seni kendine

sen. Sen patronuna toz filan kondurmuyorsun.

Hulusi Bey patrondan ötedir benim için ama... ...vallahi billahi şu an berberde

ben bıraktım. Ha orada da bir yolun olup toplantı yapar sonra bilemem tabii.

Keşke Adile Hanım da senin kadar bu düğüne sahip çıksaydı. Hiç yardımcı olma

hiçbir işim uzundan tutmuyor.

O biraz geç ısındır ama ısınınca da kimselere bırakmaz. İnanın bana öyle

olacak. İnşallah.

Hadi hadi koyalım. Ay karışmasın ama. Yok yok merak etmeyin.

Hediye harfleri de getirelim mi? Önce burayı halledelim ondan sonra harfler.

Harfler sonra.

Hediye yardıma ihtiyaç var mı? Yok sen onu götür her şey tamam. Teşekkür

ederim.

Güzel oğlum güzel.

Ay Tekin.

Hoş geldin.

Ne yapıyorsun?

İyiyim sen ne yapıyorsun?

İyiyim ben.

Aşkım hadi bekletmeyelim insanları.

Geldim.

İyi ki bunu seçmişsin.

Bayıldım sana.

Olmuşsun.

Oldum canım.

Çok iyi olmuşsun.

Şimdi

aşçı mı olmaya karar

verdin? Bizim Melike vardı hatırlar mısın abimin arkadaşı. O işte bir tane

butik otelin mutfağına almış.

Beni de davet etti.

Dayanabilirsen gel dedi. Ben de haftayı oraya gideceğim işte.

Süper. Sen neler yapıyorsun?

Ne yapayım? Kalan derslerimi verdim. Mezun oldum.

Diplomamı aldım. Teşekkür ederim. Ay pardon ya.

Öyle. Aldım diplomayı.

Doğru. Sen de okuyordun. Hani hiç biz bunları konuşamadık. Atik öğretim

gibisiydi miydi? Yok. Gemicilik. Gemi mühendisi oldum.

Şaka yapıyorsun.

Evet. Yani tabii zor bölüm de.

Alttan kalan dersler vardı. Kışın çalıştık verdik.

Diplomayı aldık.

Aferin ya Aytekin.

Ya şimdi ben tam hakim olmadığım için bilmiyorum.

Gemi falan mı yapıyorsunuz ne oluyor? Yok yat tekne falan.

Hatta çok iyi bir yerden iş teklifi aldım.

Babaannem sıcak falan hiç bana göre değil ya.

Antalya'da arada da bir sürü tanıdık var. Nasıl reddedeceğim bilmiyorum ama

gitmeyeceğim. Melike de beni Antalya'ya davet etti.

Butik Otel tam limanın yanında.

Keşke gelseydin ya.

Şaka ediyorsan.

Şey ama yani gitmeyeceksen bari haber ver insanlara. Öyle mi diyorsun?

Yani güvenilir bir insan imajsizmiş olursun.

Ben şunları götüreyim.

Abi selam.

Evet abi.

Abi ben Antalya'ya gelmeye karar verdim.

Kariyerim için iyi olacağını düşünüyorum.

Sıcak mı?

Abi buz mu üzeriyelim ya ne olacak?

Tamam. Pazartesi görüşürüz.

Sen bizi kırkına çağırmadın ama biz siz geleceğinizde altınımızla geldik kızım.

Kırkı ne nesli.

Canım benim.

Ay yapma tükürme Nesrin yapma. Çocuğa geçecekmiş şimdi. Ay kurtulamadı

şundan. Ben döndürecektim seni de erken kaçtın.

İyiyiz orada iyiyiz ama sizi çok özlüyoruz.

Özlersiniz tabi.

Su olmuş.

Ben de dedim sana kız olacak. Gerçekten mi dedin Nesrin?

Bana bak yazları getirirse şuraya da... ...Seda ablası bakar değil mi aşkım?

Bakarım anne.

Hem çocuk da kafasını dinlemiş olur. Sen öyle diyorsun ya.

Ah bak valla ben de dikmedim. Kendim de giverdim.

Laf be.

Allah Allah bu açık sözleri de hiç buna çekmemiş. Hep bana çekmiş ya.

Evet canım. Biz gölge tarafı bir geçelim. Hadi gel.

Seda'yı da alın baksın şimdiden. Gel Seda gel.

Ay ya.

Abla onu verdi ya.

Kız darısı başına ya. Hayır yenge daha var.

Efendim merhabalar. Merhabalar sevgiler.

Hoşgeldiniz.

Tanıştırayım efendim.

Lady Jessica.

Jessica.

Hoşgeldin.

Mesyonistin.

Hoşgeldiniz. Mr. Saffer.

Altıydı beraberiz. Tabii tabii.

Kendisi çok çok ünlü bir performans sanatçısı. Bunlar benim.

Arkadaşlarım ben daha önce burada kalıyordum. Burada yaşıyordum ben.

Evet evet. Benim en güzel günlerim burada geçti. Bu tan house'larda geçti.

Tan house'larda geçti. Çok güzel.

Very very yes yes very.

Bunlar da böyle bir can, dost, arkadaş.

Ya friend ne friend friend. Daha büyük daha büyük. Kocaman bir aile.

Dost dost.

Dost dost.

Dost?

Bebeğim tosta yeriz. Akşama var değil mi tost? Tosta yeriz. Burada da kalırız.

Yani yer varsa tabii ki burada tatilde yaparız. Sen çok seversin hayatım

buraları. Çok seversin. Tam senlik yerler buralar. May may may may.

Hep benim yani may.

Siz böyle biraz zor olmuyor mu anlaşmak abicim ha?

Ya şimdi şöyle Burak'cığım hani iki gönül bir olunca bir de dil dili deyince

şey oluyor yani insan anlaşıyor canım. Ben de çat pat da lisedeyken

İngilizcemde iyiydi.

Öğreniyoruz. Bir de ben Jessica'ya bakınca konuşmaya gerek yok ki. Dır dır

dır dır.

Vallahi yönetmişsin çat patsa. Eyvallah. Kamuran abi devin geldi çocukla herhalde

birlikte. Hadi.

Bak gel torunumla tanıştık.

Gel gel gel.

Ekim toplandı.

Torun torun.

Biz de düğünü burada yapabilirmişiz aslında bak olurmuş.

Allah Allah o kadar söyledik kızım sana. O İstanbul'daki sosyete otelinin

merdivenlerinden indirdin şu güzelim adamı ya. Yazık ya. İyi ki bir söyledin

iyi ki. Hala düğün için söyleniyorsun.

Ya düğün gelinindir.

Salmat gelir işimi yapar biter. Ne oldu biz farklı bir şey mi yaptık?

Gerçi farklı birkaç bir şey yaptık değil mi?

O da aramızda evet.

İnsan hayatının en güzel adımlarından biri olan bu iki güzel insanın bu anına

tanıklık etmek için buradayız. Hepiniz hoş geldiniz.

Sayın Perihan Demir, puliste harcalayı kendi isteğinizle hiçbir baskı altında

kalmadan eş olarak kabul ediyor musunuz?

Evet.

Sayın Hulusi Harcalı, Perihan Demir'i kendi isteğinizle hiçbir baskı altında

kalmadan eş olarak kabul ediyor musunuz?

Sonsuza kadar evet.

Gözlerin gökte olsaydı yıldızlar da yüzünde.

Utandırırdı yıldızları yanaklarının parlaklığı.

İkinci bağrım benim.

Bakmaya, koklamaya kıyamadığım kadın.

Bak şu an itibariyle çıtayı o kadar yükselttim ki... ...benim başka bir

kalefet etmeye artık hiç ihtiyacım yok.

Var.

Nasıl bari?

E torun.

Bir dakika.

Böyle bir şey mi oldu? Doğa bir şey mi dedi? Yok yok hayır yani içinde değil

de... ...olacak yani sonunda.

Bunlar da iki eşik olayım.

Çocuğu bize bırakacaklar.

O kadar uzun boylu değil.

Bu genç damadın hemen öyle emeklilik ve dedelik moduna gireceğini düşünüyorsan

yanılıyorsun.

Daha size çok sürprizlerim var.

Görelim bakalım Hulusi Bey.

Gerçekten. Hadi dans etsene siz de ya. Ne yapıyorsunuz öyle?

Bu gece çok dağıtmak yok tamam mı? Yarın toplantımız var hayatım. Benlik bir

durum yok kızım.

Ben sabah altı dediğinde ayaktayım biliyorsun. Altı buçukta çıkarız işte.

Yok canım o kadar erken kalkmamıza gerek yok.

On birde helikopterle gideriz.

Ne helikopter mi?

Evet.

Ne helikopteri ya?

Doğan yeni kamyonet aldık kızım onunla gideriz işte. Biraz erken çıkarız ama

yetişiriz toplantıya yani.

Uyanamam diye mi korkuyorsun nedir?

Hayır ben gayet erken uyanırım istersen de. Sen niye böyle her uçak helikopter

duyduğunda... ...sıpa tabiriniyorsun?

Balayımızda da aynısını yaptın. Müge ile Mert'in düğününde de aynısını yaptın.

Sen korkuyor musun uçağa binmekten? Aşkım ne korkması?

Korkmuyorum. Korkma falan değil bu. Koltukları küçük, rahatsız.

Yani kaçma sapan bir sürü dert tasar.

Kamyonet öyle değil.

Bir de rahat rahat kamyonetle.

Sevmiyorum ben uçak.

Sevmiyorsun. Evet.

Niye sevmiyorsun?

Korkuyorsun.

Ya ne korkması da o ya.

İstemiyorum diyorum ya kızım.

İstemiyorum. Ben iki koltuktan nefret ediyorum size. Sevmiyorum.

Korktuğum için değil yani.

Sevmiyorum. Neyse ben biraz hava alacağım. Aşkım. Tamam mı?

Bir şey mi oldu? Yok bir şey olmadı ama bir bakmam lazım.

Dans edelim mi?

Çok güzel olmuşsun. Evet dans edelim. Hadi gel.

Müge abla nerede?

Müge abla Şangay'da işlerin başında. Ben geldim.

Tamam.

Ben büyüyünce senin gibi bir kavramanla evleneceğim.

Gel buraya.

Tamam öyle yap çok güzel olur.

Sarıl bakayım bana bir.

Saçların da çok güzel olmuş.

Uçaklara, helikopterlere binmeye korkuyor musun sen kocam ya?

Korkma değil.

İstemiyorum, sevmiyorum.

Zorunda mıyım ya?

E bak, takım elbise de sevmiyordun. Yine kadar yakışıyor.

Dans etmeyi sevmiyordun. Onları hallettik. Bunu da aşacağız beraber.

Aşkım istemiyorum, sen git toplantıya. Ben arkadan gelirim. Girmem toplantıya,

olur biter tamam mı?

Anlatırım herkese o zaman.

Nesline de söylerim. Bütün köye yarar. Ya var ya işin gücü şantaj ha.

Bak şu anda nasıl sinirliyim biliyor musun? Sen hiç bilmiyorsun beni ha.

Ben senin bu sinirli hallerine vuruldum Yaman'ım.

Korkma ya.

Korkma vallahi bir şey olmayacak.

Ya var ya bak şu an geçmişe dönük pişmanlıklar.

Burada mülkiye parti yaptığımız geceyi hatırlıyorsun.

O gece neler söylüyordun bana?

Keşke bıraksaydım da seni.

Rezil olsaydın bir güzelce şöyle Müge'ye.

Ama neler söylüyordun?

Aman yaman yapma yaman. Beni ifşalama yaman.

Lütfen yaman yardım et.

E ama bak bir de şöyle düşünelim. Sen o gece bana hayatımın dersini vermiş

oldun. Beni korkularımla yüzleştirdin. Beni motive de ettin. Şimdi aynısını ben

sana yapacağım işte.

Ya istemiyorum kızım ya. İstemiyorum. Gelmeyeceğim.

Hayır geleceğim de. Bizim yeni aldığımız kamyonette gelirim işte. Ne yani?

Burası ölüyor. Tamam tamam. Gel tamam. Dur.

Allah kahretsin. Tamam geleceğim.

Dur bakayım. Yine mi geçiyorlar yoksa?

Yok canım. Daha ne de. Vay arkadaş ya. Ama ben bunun hesabını soracağım sana.

Biliyorum sana ne yapacağım.

Ay Peroş. Yine kavga ediyor bunlar.

Ne yapacaksın?

Ahırımı temizleteceksin.

Yok ya kavga falan etmiyorlar. Bitti artık kavgalar.

Yok yok biliyorum ben sana ne yapacağımı. Ben unutmam kızım

biliyorsun. Hiçbir şey unutmam.

Biliyorum.

Biliyorum sen içine atarsın.

Beş yıl boyunca tutarsın.

Yok artık içime atma merak etme.

Artık her şeyim dışımda benim sen merak etme.

Gül gül sen gül. Gül göstereceğim sana gül.

Pilota söylerim alçaktan uçağa. Güzel eski.

Yok kavga falan yok. Bana söyleyin şunlara gelsinler. Ben seni çok

seviyorum. Ben de seni çok seviyorum.

Allah'ın cezası.

Yaman.

Gelin hadi gelin.

Hadi gidelim.

Keşke gitmesek. Hadi gidelim.

Allah'ım geldik gidemiyoruz. Gidince gelemiyoruz.

Gidiyoruz işte.

Tamam işte tamam.

Helikopterin inice. Ya gerçekten var ya inanılmaz. Bir inanılmaz.

Böyleyken mutlu olmak imkan yazmış.

O zaman da sonbahardı. Bir sevgilin mi vardı derken hava

karardı. Çok ters de bir zamandı. O kadar da gizli kalmışken içimden

boşaldı. Beklenmeyen bir andı. Olduğum yerde kaybolmuş.

Olduğum yerde. Yerde kaybolmuştum.

Bu belli ettim. Aslında söyleyecektim. Başkan bir şansımız

olsaydı.

Sevmek en güzel şey matmanı oldu.

Her şey ah bir de vaktimiz olsaydı.

Başka türlü bir yalnızlık, ağlarken yaşlı gözlerimden tutmuş.

En çok özleyenler bizdik, böyleyken mutlu olmak

imkansız.

O zaman da sonbahardı, bir sevgilin mi vardı derken hava kalardı, çok

tersi bir zamandı. O kadar da gizli kalmışken içimden boşaldı,

beklenmeyen bir andı, olduğum yerde kaybolmuştum.

Olduğum yerde kaybolmuştum.

Olduğum yerde kaybolmuş.

Olduğum yerde kaybolmuş.

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.