Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Ağabey. Ağabey.
Defne Hanım bunu izlemeni istedi.
Tamam, sen gitsene.
Ben iki gündür seninle konuşmaya çalışıyorum.
Ama o beni dinlemedi.
Ben de sana bu videoyu göndermeye karar verdim.
Kaderle ilgili fotoğrafın basına sızmasına ben sebep oldum.
Amacım sadece o fotoğraftaki kadının kim olduğunu öğrenmekte. Başka hiçbir kötü
niyetim yoktu.
Basına verildiğinden haberim de yoktu.
Hani istemeden de olsa senin mahremine, ikizine, onuruna, gururuna
zarar verdim.
O yüzden senden de ailemden de özür dilerim.
Yani senin araya dökeşe bucak aradığın hesap sorucu bir kişi bendin.
Senden uzak durmamın da ayrılmamın da sebebi buydu.
Amcasını daha da kırmaktan, sonra senin öfkenden, yakıp yıkmandan korktum.
Ben de bu hatanın bedelini seni kaybederek ödedim.
Biliyorum, biz artık birlikte olamayız.
Ama ben sana hiç vazgeçmedim.
Allah Allah Allah Allah
Ben de katılmak isterdim.
Tamam mı?
Devam.
Abi.
Abim iyi misin?
İyiyim iyiyim ya sıkıntı yok.
Ömer abi başım döndü de.
Yalnız kalmak istiyorum dedi.
Ya ne diyeceksin sen şu şeyi.
Odayı bir eski haline getirin ya. Tamam oğlum sen merak etme hallederim ben.
Şimdi bir şirkete gideceğim. Ne şirketi kurup oğlum otur dinlen doktor
dinleneceksin de. Yok oğlum dinlendim de valla valla. Hiçbir şey yapamıyorum
zaten ya kafam gidik.
Çalışmazsam delireceğim ya.
Tamam hadi.
Tamam. İyiyim ben sıkıntı yok.
Düşme. Düşme.
Hadi artık çık şu yataktan. Bak kaç gün oldu.
Ağzına bir lokma koymadın anneciğim.
Anneciğim ne olur azıcık yalnız kalayım inşallah.
İyi falan değilsin.
Yeter ama ya.
Anneciğim hadi ne olur bak. Çok üzülüyorum.
Benim için çık şu yataktan.
Düşme. Korkma vallahi sen.
Anne ben ne yapacağım bilmiyorum ki.
Ne yapacağım ben?
Kalbimi... Kendimi nereye koyacağım?
Ne yapacağım ben?
Bak biz varız.
Dostların var.
Hem sen şey demez misin? Hep bak çalışmak bana çok iyi geliyor.
Böyle moralimi düzeltiyor.
Öyle demez misin?
Derim. Bak ne yapalım biliyor musun senini?
Şimdi kalkalım yataktan şöyle seninle baş başa bir çay içelim.
Sonra aşağı inelim.
Ay bir şey diyeceğim.
Bu Melis'le Yiğit şey demeye başladı.
Ya bu nasıl bir ortak? Yani böyle ortak mı olur? Her şey bize kaldı falan
diyorlar kızım.
O telefonları oynanamazlar bak. Kız vallahi diyorlar.
Nasıl seni dinleyecek?
Nasıl seni dinleyecek?
Dünyam. Dünyam.
Gidecek.
Aşkın en güzel tarafı sıra sana geldiğinde hayatını değiştirmesi.
Kötü tarafı ise giderken seni de yanında götürmesi.
Ben kendimi en son nerede bırakmıştım?
Bilmiyorum.
Sadece bu dosyaların arasında eski beni arıyorum.
Ve bir süredir sadece çalışıyorum.
Üstelik bazı duygularımı hiç kimseyle paylaşamıyorum.
Hiçbir yere sığamıyorum.
Ve hep yarım hissediyorum.
Gün bitiyor, iş bitiyor, herkes gidiyor.
Bir tek o.
Bir tek o kafamın içinden gitmiyor.
Ama yok, benim kendime dönmem lazım.
İnsanın en zor yolculuğu başkasından kendine dönüşüymüş.
Anladım. Ama başaracağım.
Ve bu aşk denen hastalıktan kendimi kurtaracağım.
Def!
Canım. Günaydın. Günaydın.
Ne yapıyorsun bakalım?
Ne yapayım? Çalışıyorum.
Zaten başka bir şey yapmıyorsun ki Def. On gündür. Yani finallere çalışıyorsun
herhalde. Bunların hiçbirinin aciliyeti yok.
Başka türlü Kadir Emin daha düşünmeden duramıyorum. Ne yapayım? O zaman...
Birazcık aşk kötüsüne mola diyoruz. Var ki öyle bir şey.
Ne derseniz yaparım valla. Yani var.
En azından deneyebiliriz.
Pikniğe gidiyoruz.
Doğayla içeceğiz.
Yiyeceğiz. İçeceğiz de sana kaderimi daha unutturacağız.
Piknikte mi?
Evet. Yani bir şans ver bence.
Piknik de iyidir ya.
İyi hadi. Temiz hava alırız en azından.
Şunları bir halledeyim. Ya tamam bırak. Allah Allah.
Hadi.
Saç tutuyormuş ya.
Yüzüncü kere soruyorsun ya.
Ya hanım.
Biz bize kaldık yine.
Defne bizi istemiyor.
Bizden olmaz diyor.
Sen de mi öyle düşünüyorsun?
Vay arkadaş ya.
Biz onun istediği gibi sevmeyi de öğrenirdik be hanım. Ne olacak?
Ama biz yandıkça o soğudu.
Kaçtı bizden.
Özledik be.
Vallahi.
Ne yapalım şimdi?
Vaz mı geçelim bu sevdada?
Nasıl olacak o iş?
Oh!
Defne Hanım koş koş koş Koş
Manyak mısın lan sen? Deli misin?
Kardeş kusura bakma. Ne kusuru lan?
Eşkıya mısın? Daha iyisi misin lan sen?
Seviyor musun beni?
Çok. Ne kadar çok?
Senin adını bilmesen niye?
Sende bir ömür geçirecek kadar çok.
Sen bir yalansın.
Aşkım.
Bak etrafına bir birazcık. Ne güzel yemyeşil etrafta. Senin de masmavi
gözlerin çok yakıştın buraya.
Değil mi? Çok iyi ki geldik.
Oh.
İyi ki varsınız ya.
Valla.
Yani siz olmasaydınız ben ne yapardım bilmiyorum.
İyi olacağım.
Merak etmeyin.
Düzeleceğim yani.
Sonuçta hayat devam ediyor değil mi?
Ediyor tabii.
İyiye de gidiyor.
Bu arada Nazlı Hanım aradı. Sana bizzat çok teşekkür etti. Borcu kapatacakmış.
Sen de kapatacaksın borcunu şeye.
Kadir. O.
Kadir diyebilirsin. Yiğit. Yani konuşmuyoruz diye. O yok olmuyor sonuçta
değil mi? Doğru.
Şey o zaman anladığım kadarıyla konuyu konuşabiliyorum artık.
Aşkım ben çok merak ediyorum.
Yani sen ne hissediyorsun? Konuyla ilgili hiç konuşmadın. Hep içine attın.
Ne oldu Kadir? Senin kafanda nasıl bir yerde? Kapandı mı o dosya?
Melis.
Kızım yani kız unutmaya çalışıyor. Sen burada alarm gibi ötüyorsun ya. Siniye
siniye diye konuşan sen beni sinirlendirme ya. İçinde mi kalsın
arkadaşım Allah Allah? Tamam.
Tamam. Tamam konuşalım rahatlayalım. Tamam.
Yani vazgeçtim.
Diyelim. O bana hakaretler etti.
Ben de beni deli gibi seven bir adama sen sevmekten ne anlarsın ki dedim.
Anlayacağınız bu ilişki ikimizden de canavar çıkarıyor.
Olmaz yani birden.
Olmadı böyle.
Mümkün değil.
Yani olmaz diyorsun da böyle demek kolay.
Uzaktasın sonuçta.
Whitener'e gidince ne olacak? Her gün burun buruna yapabilecek misin?
Melih sen şaka mısın?
Ben süreçleri ofisten yürüteceğim.
Levent Bey'le konuştuğumda da tamam dedi. Kadir de... Kadir Bey de nasıl
mutlu olacaksa öyle olsun demiş.
Burcumu da halledip her şeyden uzaklaşacağım zaten yakında.
Anladım.
Amacın ne senin?
Ne? Amacın ne amacın?
Anladım su.
Arkadaşımın bu ayrılıktan ne kadar hasar aldığını görmeye çalışıyorum.
Yani ne yapabilirim senin için? Zaten bir liste de çıkardım. Nasıl
unutacağımızla ilgili falan ya da ne yapacağımızla ilgili.
Bakacağız. Ne yapacaksın?
Böyle Türkçe pop eşliğinde erkolar kapatılsın gecesi mi yapacaksın? Ne
yapacaksın? Evet öyle yapacağım ya. Aynen öyle yapacağım. Her konuda fikri
var. Hiçbir şeyde faydası yok.
Eleştire eleştire eleştire eleştire.
Alo buyurun avukat Veli Seski.
Kadir Bey mi?
Nezarethanede mi?
Tamam. Evet avukatı benim geliyorum. Tamam.
Ne olmuş Kadir'e?
Ben gideyim.
Ben gideyim ben hallederim.
Buradan duydum.
Ben... ...beni sanırım yeriz diyordum ama.
Ben geldim.
Ne oldu?
Ya bir adam... ...bize daha iyisi dedi de...
...bizi de uyardık.
Lütfen bir daha böyle bir şey yapmayın Kadir Bey.
Size yakışmadı.
Vallahi seni çıkaracaksan her seferinde.
Ben severek girerim içeriye.
Gelmem hataydı kusura bakmayın.
Birazdan çıkarırlar.
Geçmiş olsun.
Ya bir dur bir dur.
Ya sen benden ne bekliyorsun ya?
Ne yapayım seni fermekten mi vazgeçeyim? Bakayım tuşa kapatayım mı?
Kusura bakma biz senin gibi değiliz tamam mı? Öyle tek kez filip atamıyoruz
her şeyi.
Bırak.
Ben seni saymaktan hiç vazgeçmedim ki Kadir Emin Dağ.
Ben sadece diyorum ki bizden olmaz.
Olmadı. Olmuyor.
Sen bunu anlamıyorsun.
Çıkabilirsin efendim.
Eyvallah. Allah kurtarsın kardeş.
Eyvallah kardeşim.
Abim. Çok şükür abim çok şükür. Seviyoruz. Kim seviyor abi? Defne.
Abi kurban olayım bana pek öyle gelmedi. Ne dedi ki?
Seni sevmekten hiç vazgeçmediler.
Bak hiç.
Başka ne dedi mesela?
Bir şey demiş olabilir he.
Bizden olmaz falan filan dedi de oraları detay. Seviyor yani he.
Seviyor.
Atla.
Aç şunu ya.
Ben niye açmıyorsun ki?
Gelirse aradım açmıyor.
Detoksta herhalde yani.
Bitmek bilme de bilmiyorum ki.
Sen ne yaptın?
Defneyle konuştun mu?
Ben de özellikle aramadım.
Biraz kendini toparlasın diye.
Gostluktan devam diyorsun.
Zor olmuyor mu ya?
Yani Kadir'le olmayacağını öğrendi. Benim için önemli olan o.
Ben beklemeyi bilirim.
Bilirsin. Biliyorum biliyorum abiden. Bana da öğret Allah aşkına bak.
Bana ne oldu bilmiyorum.
Yoksa ben bir daha Melis'i arayacağım harbiden.
Bekle. Arayacağım.
Nasıl bir manyak ya?
Daha iyisi resmen daha iyisi. Nasıl korkuttu beni? Beni bu kadar korkutmaya
ne hakkı var? Tamam Defneciğim ya. Bu kadar merak edecek bir şey yok tamam. Ya
olsaydı? Ya ona bir şey olsaydı?
Ya adam Allah'tan memleketlisi çıktı da şikayetini geri aldı. Adamın gözünü
marartmış ya.
Adamın gözünü marartmış.
Gözünü marartmak nedir? Tamam ben sana dedim ben gideyim diye. Baksana şu
haline. Bütün dengen yine alt üst oldu.
Ben bu adamdan niye vazgeçemiyorum ya?
Adamdan niye hep vazgeçemiyorum?
Tamam vazgeçemiyorsan vazgeçemiyorsundur. Biraz daha sakin
aşık olsan acaba ya. Madem böyle bir kere daha oturun. Bir konuşun.
Yani demek ki böyle garp diye olmuyor severken.
Olmaz Melo ya.
Sevmek başka.
Konuşarak anlaşabilmek bambaşka.
Ya yarın öbür gün yine bana ağzına geleni söylerse ben ne yapacağım?
Gururumu böyle paspas ederse ben ne yapacağım? Paspas olmaya mı geldim bu
dünyaya? Ben huzur istiyorum.
Ben mutlu olmak istiyorum ya. Benim işim var, gücüm var. Zaten bir sürü derdim
var. Ben böyle bir aşk istemiyorum ki. Daha iyiydi ya. Daha iyiydi yani. Yine
yaptı yapacağını. Yok olmaz.
Olmaz bizden olmaz. Mümkün değil olmaz yani. Olamaz.
Biz gidelim ya.
Niye?
Vallahi biz gidelim. Bu piknik bittik. Bize çok yaramadı.
Biz gidelim böyle.
Ofiste çalışalım. Hadi.
Ay vallahi çok zahmet etmişsiniz mahcup olduk ya.
Olur mu öyle şey Bini Hanım? Dün çok yoruldum deyince mutfakta bugün rahat
edin istedim.
Uzak doğu şifadır. Nikah tarihimizi alınca Bari'ye gidelim balayına. Ne
dersiniz? Levent Bey.
Vallahi bayıldık bayıldık.
Sağ olun.
Ya ben ama şimdi şey yapamadım tabii. Daha önce yemediğim için bilemiyorum.
Hepsini yemeyebilirim yani.
Bini Hanım.
Ben size dünyadaki bütün mutfakları tattıracağım.
Çinli yiyecek, İtalyan yiyecek, Fransız yiyecek. Hayat bize şimdi başlıyor Mila
Hanım.
Oğuz, bakken Levent Bey bize suşi göndermiş. Gel gel. Ne
dandı böyle suşiyen oldunuz?
Altında suşilerin de... Amcacığım, amcacığım bu evde yemek düşüyor.
Sen başka kadınları tavla havalı sıçır enine. Ne yapıyorsun oğuz ya sen?
Oğlum lan.
Abi ne biçim konuşuyor bu çocuk?
Barbar.
Barbar bu çocuk barbar.
Terbiyesiz. Kim o babacığım?
Dici oğlum mu?
Ben Mine Hanım'a evlenme teklifi ederken bu çocuğu hesaba katmamışım.
Babacığım sen ne zaman neyi hesaba kattın ki?
Sen gerçekten bu kadınla evleneceğini mi düşünüyorsun?
İki gönül bir olunca tamamlık... Aşkım eşki bırakıyoruz.
İçimize dönüyoruz artık.
Ben var ya seni iyi tanıyorsam... ...sen bana kötü bir haberle geliyorsun. Ama
ben bugün çok mutluyum. Hiç iş düşünmek istemiyorum güzel kızım.
Hadi söyle çabuk söyle dinliyorum.
Babacığım başımız belada.
Ver.
Daha içinden mi geliyorlar?
Şimdi.
Bir telefon al.
Anneciğim şöyle otur biraz konuşalım. Ne olursun. Boş ver anne ya. Sen kararını
vermişsin zaten.
Anneciğim konuşacaktım. İkinize de anlatacaktım durumu. Ama işte işler
istediğim gibi olmadı.
Defne yok Kadir yok o nikah nikah derken işte. Ben de Levent'le evleneyim aradan
çıksın dedim tabii ya. Oğlum ya. Ya anne.
O kadar mı paraya ihtiyacın vardı?
Oğlum ne alakası var parayla pulla? Nasıl ne alakası var ya? Adam özel
şoförlerle geziyor.
Yalıda kalıyor.
Hiç aklına gelmedi yani.
Zengin oldu.
Sen ne zaman benim paraya pulla tamah ettim gördün ya?
Terbiyesiz.
Benimle doğru düzgün konuşacaksın.
Seninle konuşacaksın.
Ama sonra.
Hayret bir şey ya. Tepemin tasına attırdı ikinci adam.
Ne ya böyle?
İki gözümün küseği.
Abla.
Hepsi sana gelmiş ha. Maşallahı var.
Bana mı?
Vallahi sana.
Allah Allah. Kim yollamış acaba?
Çok merak ettim. Aklıma da kimse gelmiyor.
Oh, şimdi her yerde mis gibi kopunç ya.
İçi gözümün çiçeği.
Nedir sen o?
Heyecanlanmış mıdır?
Abi.
Gel otur ya.
Yok yok.
Sallanma oğlum.
Abim heyecanlanmaz mı ya? Kadınlar çiçektir ve çiçeğe bayılırlar.
Niye aramıyorsun?
Biz mi arayalım?
Ara abi sen ara.
Arayalım bakalım.
Kan nereye çekiyor?
Engellenmiş. Ne ki?
Allah Allah. Sen ara bakayım.
Arayım abi.
Beni de engellenmiş. Vay arkadaş.
Böyle bir şey olabilir mi ya?
Şu şeyi ara.
Melis Hanım'ı ara.
Melis.
Bu neymiş şimdi ya? Ben ne yaşadım ha?
Vallahi biri uzak doğuyu eve taşır, öbürü sokakları çiçek bahçesine
dönüştürür. Vallahi ana kız kısmetiniz açıldı.
Ay ne çiçek bahçesi ya? Ne çiçek bahçesi?
Ya ben bu odama bizden olmaz dedim mi? Dedin. Hayır yani benim sözümün hiç mi
bir hükmü yok? Ben ciddiye alınmıyor muyum acaba?
Yani bence sözünü dinliyordur da böyle kalbinin çok söz getiremiyor olabilir
bence. Başlarım onun kalbine ha.
Kıçın başımı bir toparlayayım geliyorum.
Ne oldu anne?
Suşi olunca sorun yoktu. Çiçek olunca mı sorun oldu?
Ama oğlum Levent Bey beni üzmüyor ki.
Ağabey keramet suşi değilmiş ya. Anne bilsen ben de alırdım sana suşi ya.
Oğlum ne alakası var şimdi?
Herkes para suyunu alacak.
Aşıklar ya.
Yaksınlar mahalli. Oğlum anneciğim ne kadar... Çok ayıp oğuz.
Hassas şimdi hassas.
Ya o değil de zamanında böyle buket de göndermişti Kadir Bey.
Yani böyle adam aşkına böyle resmen çok yükseklerde yaşıyor ya.
Ayken duygulandın mı?
Yok yani sadece etkilendim biraz.
Ayrı zevk yani bir şey söyleyeceğim. Kim böyle kapısının önüne böyle bir koca
çiçek dolu kamyon gelse etkinir yani.
Eyvallah.
Sen de dur ya Selim.
Selim.
Bey.
Ya Allah var ya.
Ya bu da ne bir şey olabilir mi ya?
Ya biz çocukumuzu engellemek bilmem ne nedir ya. Ya iletişimi kapatmak ne demek
ki? Ya ben geçenlerde bir yerde okudum. Böyle büyük aşıklar birbirlerini
sevenler. Yani birbirlerini takip etmiyorlarmış. Hatta engelliyorlarmış
birbirlerini yani.
Gazete kötüydü Zahar abi. Bilmiyorum.
Sen okuma. Selam.
Ne yapacaksın abi?
Onun anladığı dilden konuşacağız. Selam.
Merak ettim iyi misin?
Dün de açmadın.
Alo. Alo Zeynep nasılsın?
İyiyim sen nasılsın?
Nasıl olayım?
Annem de Kadir de açmıyorlar telefonlarını sildiler beni.
Anladım. Ya anneme söyler misin beni arasın? Annemler geliyor da ona danışmam
gereken şeyler var.
Tabii tabii şey söylerim.
Defne geliyor mu o eve?
Yok o gelmez artık.
Aa ne oldu? Kötü mü araları?
Leyla yani seni hiç üzmek istemiyorum ama söylemem lazım.
Yani abim çok seviyor Defne'yi.
Ve bence vazgeçmeyecekti ondan.
Sen acaba artık?
Yavaştan. Hani unutmaya mı çalışsan?
Tamam Zeynep. Sen anneme söyle beni arasın.
Şey.
Abla yoluk etmiş. Al işte. Eskiya diyorum.
Eskiya. Yarın kızımı da kaçırır bu. Yok yok.
Bu adam bir değişik. Bütün duygularını uçlarda yaşıyor. Normal değil yani.
Ama zaten böyle.
Bu cins erkekler, tutkulu erkekler böyle daha bir dengesizdir yani.
Bırak Allah aşkına. Bizim de değişik değişik huylarımız var. Bizim de
huylarımız farklı yani.
Olmaz. Olmaz.
Bu şikayetiniz bittiyse hafif deneyelim, çalışalım.
Bugün de bitirelim. Sonra yarın olsun.
Yarın da bitirelim.
Çalışalım işte ya. Başka ne yapalım? Hadi.
O ne ya?
Ay içeride ne var ya? Ay üstünde şey var, sarı bir şey var. Ne o?
Engelini kaldırır mısın avukat hanım?
Sen, ben, seni, seni, seni var ya senin.
Seni parçalarım aldır onu da git buradan.
Ya ben senin var ya o çatan kaşlarına kurban oluyorum ben. Şuna tipe bak.
Geri mi kaldır diyor bir de.
Gösteririm ben şimdi sana.
Arıyor.
Alo. Alo ne ya? Alo ne sen?
Siz. Kadir Bey bakın. Siz diyorum tamam mı?
Öyle çiçek gönderince falan her şeyi düzeltecek, her şeyi mutlu mesut
etmeyeceğiz falan mı sanıyorsunuz? Ne sanıyorsunuz siz?
Ya vallahi var ya. Bak bana kız bana özlemişim ha avukat.
Bak lütfen.
Rica ediyorum tamam mı?
Olmadı, olmuyor. Lütfen benden uzak dur.
Uzak durma işi yalan bak ben sana değil. Sen bana beni sevdiğini söyledin orada
mesele kapandı. Şeyin kutusu açıldı. Tamam artık yakandayım.
Ne değişti?
Ya ne işiydi?
Değiştiririz. Ya biz daha kavga etmeden iki cümle kuramıyoruz ki karşılıklı.
Ya kurarız gülüm kurarız onu da yaparız. Ben bak çiçek böcek ağrı birazcık güzel
hoş bir başlangıç olsun diye ya.
Ya benim düşünceme benim sözümün hiçbir önemi yok mu? Ben diyorum sana burada
seni kafamda bitirmeye çalışıyorum. Sen diyorsun ki senden uzak duramıyorum.
Bir dakika bir dakika senin sözün benim için kanundur. Tamam yazılıdır.
Onlar sıkıntı yok.
Bak ben sana bir şey diyeyim mi? Sen benden.
Dile ne diyorsan dile. Bak bakalım yapabiliyor muyum?
Masallarda yaşamıyoruz Kadir.
Ya yaşayalım masalda yaşayalım ya. Biz de masalda yaşayalım ya.
Hatta bak iyice masal yapalım sen benden. Üç tane şey dile.
Tamam bu Alaaddin'in lambası gibi. Bak bakalım yapabiliyor muyum yapamıyor
muyum? Peki.
Tamam.
Senden üç şey dinleyeceğim.
Tamam mı?
Bakalım bu masalın sonu gerçekten de mutlu sonunu bitirecek mi? Tamam hadi
bakalım. Üç dilek şeyini yapalım o zaman.
Sonra eğer bir tanesini bile yapamazsan benden uzak duracaksın.
Söz mü?
Yalnız yaparsam bir şansımız daha olacak.
Bir şansımız daha olsa bile sonu yine aynı olacak.
Ona bakacağız.
Dönmeni ne isteyip de beceremeni emin oldum.
Seni dinlemeni.
Onun dışında.
Evet. Alalım ilk dileğimizi.
Terapiye git.
Git bakalım terapiye.
Nasıl gidemeyeceğiz?
Terapi diyor. Terapi?
Böyle gidiyorsun abi uzanıyorsun.
Biri var başında.
Çocukluğuna iniyor çocukluğunu kurcalıyor falan.
Yani o herhalde.
Ulan bizim hayatımız olmuş terapi. Giren çıkan belli değil. Biz evine gelecek
terapi yapacak.
Abi gidiver be belki iyi gelir he. Oğlum.
Bana akıl verecek adamın önce kendi hayatına bakması lazım tamam mı?
Abi adamın hayatı belki bizimkinden daha düzgündür.
Allah Allah.
Benim ayakkabımı giymemiş bana yol gösterecek he. Benim sıkıntımı çekmemiş
gelecek benim sıkıntımı çözecek.
Ne güzelliği ya?
Hangi dünya?
Yine de bence bir düşün abi.
Yok.
Hop.
Hop be.
Hoş geldin. Hoş buldum.
Nasıl geçti görüşme ne yaptın?
Vallahi şahane geçti. Bayıldılar.
Sezon kapanınca otele başlayacağız.
Baştan sona her şeyi yenilememizi istiyorlar.
Süper haber o zaman bu. Tabii ki.
Arka nereye gidecektin? Ne yaptın onu?
Biliyorsun Levent Sivergi batağında.
Defne ilişkisini bir koparsa ben de rahatlıkla partilere çullanacağım ama
yani Defne'nin de başı belaya girecek diye korkuyorum.
İyi de zaten Levent Defne ile olan sözleşmeyi fethetmedi mi? Fethetti.
Etti de kardeşim.
Adam çok kurna.
O panik ataklı her şeyi yapabilir yani. Onunla her şeyi beklerim.
Benim Defne'ye olan düşkünlüğümü de biliyor.
Kadir'inki de malum.
Önemli bir koz onun için. O var ya o.
Ama artık zaten Defne ile Kadir diye bir şey kalmadı tabii. Değil mi?
Sorma yani. Ben bile evet diyecek diye korktum başta ama... ...mesleki doğru
kararı verdi.
Bak. Kaderimin de bir insanın hayatına getirse getirse ancak sorun getirir.
Zaten. O herifi aslında terapi paklar.
Onda o cesaret nerede?
Kadir ve terapi.
Kadir Bey.
Ben terapilerimi kliniğimde yapmayı tercih ederim ama durumun acil olduğu
söylenince ben de açıkçası önem istedim. Ama görüyorum ki önem istemekte de
haklıymışım. Vallahi evet eyvallah yani size de buradan teşekkür edelim.
Çünkü buraya kadar geldiniz bir de yani normalde çok bizlik bir şey değildir bu
yani.
Yapmayız yani. Ben de hani dedim ki en azından bir konuşmuş olalım. Zaten
kıracak sonra da dağılacağız.
Niçin benimle görüşmek istediniz?
Vallahi biz dinlemedik.
Defne dedi.
Defne neyiniz oluyor?
Vallahi bir bilsem çok rahatlayacağım da.
Defne Hanım çok mu kıymetli sizin için?
Yani vallahi ben size şöyle diyeyim yani Kadir git bir kolunu kes öyle ben
sana dönerim dese ben tek kolluydum şu an.
Neden dönmüyor size Defne Hanım?
Hani biz sonuçta mizahçı olarak da hani bir takım sıkıntılar var.
Hani kimisi hoyrat da der. Hani gönlümüz beyefendi.
Onda bir sıkıntı yok. Ama hani hal ve hareketlerde bazen hani eşkıya gibi
yorumlamalar olabilir.
Defne de hata yaptı.
Yapmadı değil.
E tabi şimdi biz bu hatalarla karşılaşınca bizde de bir
sertleşme gerçekleşti.
Sonra sıkıntılar çıktı.
Bizlerken kendinizden mi bahsediyorsunuz?
Biz benim.
Şimdi Adana'lı olduğumuz için hani geçmişten gelen bir takım
alışkanlıklarımız var. Hani dilde de bu böyle.
Bir de kadireminde olmanın da mülkünü taşıyorum ben açıkçası.
Ama çift kişilikli falan değiliz ha. Öyle bir şey yazmayın da oraya. Öyle bir
şey yok değil mi?
İyi.
Son hakkımı çıkar.
Tamam o zaman.
Bitirebiliriz. Bir seansı güzel bir konuşma oldu.
Kadir Bey daha yeni başladık.
Kadir Bey.
Siz bana bugün güzelce bir içinizi dökün.
Bu seansımız boşa gitmiş olmalı.
Zeyno.
Anne. O abinin yanındaki kadın kim?
Doktor. Ne doktoru? Ne oldu ki?
Bu başlamışsıyla mı alakalı?
Terapist.
Ne terapisti be? Terapist işte. Psikolog ya da psikiyatrist falan bilmiyorum.
Allah Allah.
Benim oğlum deli mi?
Anneciğim bu devirde söylenecek laf mı bu?
E nereden çıktı şimdi bu? Ne diye eve doktorlar geliyor?
Vallahi çok iyi oldu bence. Hatta böyle tek tek alsın hepimizi karşısında
konuşsun bir.
Yok yok.
Kadir bilmez ki böyle şeyler.
Kesin o uğursuzun başının altından çıkmıştır ne çıktıysa. Bence çok uğurlu
geldi. Çok iyi düşünülmüş bir fikir bu.
Ya bırak kızım Allah aşkına ya. Kendileri gitsinler akıl doktoruna.
Kadir! Dur dur anne dur anne. Anne dur ya. Kadir!
Yani şimdi hani o kadar şeyin üstüne gelip yani beni sevdiğine dair bir
şeyler söyledikten sonra benim için bitti. Yani ben bu yoldan dönmem. Ben
buradan giderim.
Öteki türlüsü zaten bize yakışır.
Anlaşılan sevgi yeterli gelmemiş.
Defne Hanım iletişim kurmak sizinle sorunları çözmek istemiş. Fakat siz
sorunları çözmek yerine acaba üstünü örtmeyi mi tercih ettiniz?
Vay arkadaş ya. Valla doktor hanım ya.
Valla beni bitirdiniz yine ha. Siz kimin tarafındasınız ya?
Ne oluyor burada?
Bir şey olmuyor ana.
Konuşuyoruz, diyalog kuruyoruz. Kiminle konuşuyorsun Kadir? Kim bu hanımefendi?
Doktor Ayla Hanım.
Ha doğru yani. Sen o kem gözlünün lafıyla işi bu hallere getirdin öyle mi
oğlum? Ya ana hadi valla bir müsaade et de konuşalım ya.
Doktor hanım şimdi sizin işinizdir tabii. Yani mesleğinizi icra ediyorsunuz
saygımız sonsuz. Ve fakat benim oğlumun akıl sağlığı gayet yerinde.
Bence siz gidin. Sizi buraya gönderenlere akıl verin.
Ya Allah'a kusura bakmayın. Hadi Nurgül bize müsaade et ya.
Lütfen rahat olun Kadir Bey.
Anneniz sanıyorum.
He ben doğurdum.
Anladığım kadarıyla annenizin de sinirleri bozuk.
Fena.
Vallahi çok iyi doktor hanımefendi gerçekten.
Vallahi şak diye anladınız doktor hanım bravo.
Dilerseniz başka bir gün sizinle de konuşalım. Vallahi bir konuşayım ya.
Doktor hanım inanır mısınız?
Benim öyle konuşmakla falan düzelecek gibi bir derdim yok.
Ya ben de böyle evlatlar olduktan sonra... ...benim ölüp yeniden doğmam
lazım. O derece yani.
Hadi bakalım anama teşekkür ettik. Gel.
Tamam. Gel.
Ay tamam oğlum bıraksan da şu kolumu ya. Allah Allah.
Yine bir yolunu bulup beni rezil ettin ya. Helal olsun sana.
Biz zaten cümle aleme rezil olduk. İlk değil ki sen rahat ol.
Rahatım. Çok rahatım.
Ne oldu? Birine bir şey mi oldu abi? Hayırdır?
Ya Selim'ciğim sıra bakma. Valla seni de yorduk buraya kadar ya.
Haberatlarla ilgileniyordum.
Eşlik et anama. Hadi. Aman tamam bırak.
Giderim ben kendim. Ben de meraklı değilim zaten senin bu rezilliğini
seyretmeye. Ben de ölüyorum.
Valla tutamadım.
Tutamadın.
Ya Allah'a kusura bakmayın ne olur bizim... Böyle yani.
Yüzde böyle.
Her gün böyle.
Aha.
Hey! Yemin edin.
Ya Kur'an nimet çarpsın Melis Hanım.
Niye çarpsın Selim Bey sizde Allah aşkına?
Ya ben sizi ikna etmek için şey ettiydim.
Tamam. Ya bu arada... ...bizim videoyu herhalde izlemeyen kalmamıştı da.
Yo viral oldu ya Selim Bey. Gayet herkes izliyor.
Öyle mi ya? Ya ben... Ben kapatayım Selim Bey. Bir sonra konuşuruz.
Teşekkürler.
Herkes gördü salladığımı.
Bütün Türkiye gördü.
Anne ben bir ofise iniyorum.
Ay hiç bir şey yemeden mi?
Yok anne ya iyiyim zaten işten de yok. Kızım bir şeyler.
Levent mi?
Levent Bey. Bey.
Levent Bey mi?
Buyurun Levent Bey.
Defne acil gelmen laf.
Sebep? Acil dedim.
Levent Bey ne söyleyecekseniz söyleyin ben ofisimden halledeyim olur mu? Bak
Defne'cim canım benim.
Yakında cici kızın olacaksın.
O yüzden seni kırmak istemiyorum tamam mı?
Levent Bey bakın annemle olan durumunuz sizi ilgilendirir beni hiç
ilgilendirmiyor lütfen rica ediyorum.
Tamam be uzatma zaten seni çalışanım olarak çağırıyorum. Bir saate acil
toplantı organize ettim seni de bekliyorum gel hemen.
Tamam peki geliyorum.
Ne oluyor anneciğim?
Ay yok bir şirkete çağırdım şirkete gitmem lazım.
Sevpe'ye mi ben konuşayım mı Levent Bey'le?
Saçmalama anne ya. Ne alakası var? Çocuk muyum ben? Ne öyle velim arıyor gibi?
Yavrum onu mu diyorum ya? Sen Kadir'i görmek istemiyorsun ya. Onun için
söyleyeyim dedim de yani.
Hiç yani ya.
İstemesem de bir süre daha görmek zorundayım zaten.
Anneciğim. Bak ben...
Lütfen hiçbir şeyi kafana takma. Tamam. Hiçbir şey içinde üzülme. Yani ben
aslında Kadir görürsem bir daha hani böyle etkilenirsin falan diye biraz
korkuyorum herhalde ya.
Yok ya.
Etkilenmem ben. Ben niye etkileneyim ki yani?
Etkilenmem.
Anneciğim. Biz seninle konuşamadık ya.
Bozulmuyorsun değil mi? Şu Levent Bey'le ilgili olarak hani.
Annem. Bak ben sadece senin mutluluğunu isterim. Tamam mı?
Sen nasıl olacaksın ayrı olsun.
Tamam yani.
Revent Bey bence de birazcık tuhaf değil mi? Emin misin?
Çok değişik değişik bir adam. Ama bana o kadar iyi davranıyor ki. O kadar
kibar davranıyor ki Defne. Anlatamam tamam.
Fatma var ya eğer seni üzerse ben onu daha çok üzerim görürsün.
Kimse kimseyi üzmez.
Her şey güzel olsun.
Olsun benim annem olsun.
Hadi bir şeyler yiyelim.
Yok anneciğim ben bir çantamı falan alıp git. Hiç daha mı yok? Ama kilo verdin ha
hiçbir şey yemiyorsun yemin ediyorum.
Aç geziyorsun kızım ya.
Kızım ağzına bir lokma atacaksın ya.
İnanılmazsın Defne. Defne.
Ya senin ne işin var burada?
Kadir'le Defne evlenmemişler.
Sen nereden biliyorsun?
Ben o evin hanımıydım hatırlarsan.
Hanımıydın.
Yani şu an değilsin ya. Ne istiyorsun?
Kadir'le ilgili verdiğim zarfa baktın mı?
Bakmadım. Geri vereyim senin olsun.
Tolga bak defne boşta diye umut ediyorsun.
Ama o zarfa ihtiyacın olacak.
Ben seni tanıyorum.
Ya sen neyin peşindesin? Bana onu söyle.
Kadir'in son nefesine kadar hem de.
Ben gerçekten merak ediyorum yani.
Ne buluyorsun bu adamda? Ne var bu kadirde? Bu kadar.
Vicdan.
Cesaret.
Tutku. Yürek.
Daha sayayım mı?
Bırak Allah aşkına.
Gittim.
Ne?
Terapiye diyorum gittim.
Gerçekten mi?
Evet.
Valla seninle ilgili biriyle konuşmak iyi geldi yani.
İkinci dileğini alabiliriz.
Biraz düşüneceğim. Üzülme Yusuf'a.
Üzülme.
Evet, günaydın.
Günaydın. İyi misin?
Hı hı.
Seni burada görmeye öpmüşüm.
Sağ ol.
Evet, kendi aramızda öyle konuşmayalım fıstır fıstır.
Her şeyi ortaya konuşalım, toplantı toplantı gibi olsun.
Tekrar hoş geldiniz. Hemen krizi açıklıyorum. Herkes hazır. Evet.
Temel atma, daha doğrusu temel atamama...
Törenimizden sonra imajımız yerle bir oldu arkadaşlar.
Levent Bey bak en büyük hata geçmişe takılıp kalmak. En güzeli önümüze
bakacağız. Hataları telafi edeceğiz. En iyi şekilde yaptığımız işi yapmaya devam
edeceğiz. Evet bozulan imajımızı düzeltmek için bir borç kampanyası
düzenlememiz gerekiyor.
Mezak düzenlemeyi yapabiliriz.
Gelirinde bir kuruma bağışlayalım.
Olabilir, olabilir.
Başka, başka ne var?
Burs.
Öğrencilere burs verelim.
Güzel fikir.
Ben de sizin bursunuzu okudum.
Öğrencilere umut alırız.
Harika, aferin Defne, aferin.
Onu zaten yapıyoruz değil mi? Evet ama yeterli değil.
Yani üniversite yıllarından belki hatırlarsın.
Süper, süper, süper.
Başka fikir olan var mı?
İlk sponsorumuzu o zaman açıklıyorum.
Eminda Holding.
Şahane! Şahane!
Yani çok güzel tabii ama... ...biz bunu daha sistemli bir hale getirsek daha iyi
olmaz mı? Lütfen ne derken? Ne gibi?
Emek vermek gibi mesela.
Emek versek en iyi, en daha faydalı nasıl yapabiliriz diye bir baksak
diyorum mesela.
Emek verir.
Bakar.
Bakın. Böyle bir organizasyon yapmalıyız ki herkes bu burs etkinliğini konuşsun.
Her sene devamı olsun, her sene binlerce öğrenci okutulsun.
Süper, süper. Peki o etkinlik ne olacak? Ne olacak o etkinlik?
Orasını bilemedim henüz.
Tamam. Bakın arkadaşlar bu proje çoğu zamanımız alıyor biliyorum ama bu da
önemli. Yani bir fikirler bulalım, gece bir ince düşünelim, yarın bunu tekrar
konuşalım, o masada toplantı yapalım tamam mı? Tamam.
İstersem birlikte yaşayabiliriz ya oradan.
Sizin numarasının vaktiniz çok çoktur Kadir Bey. Siz uğraşmayın.
Bizim seninle önemli hiçbir şeyimiz yok.
Ayrı ayrı düşünün.
Aklınız daha iyi çalışır.
Yüksek sesle konuşalım ki müteahhit bey toplantı toplantı olsun.
Değil mi ama?
Tamam. Arkadaşlar toplantı bitmiştir. Hadi. Herkes bağlı.
Kolay gelsin.
Ay güzelim benim.
Ne oldu sana böyle?
Gel bana biraz verin.
Hoş geldiniz Bekmen Hanım. Özledik sizi.
Teşekkür ederim ben de öyle.
Bu nereden çıktı biliyor musun?
Tolga Bey koymuştu masanıza. Geçmiş olsun çiçeği. Anladım sağ ol.
Önce iyileşip beni de hatırlamak için.
Lan tereyağım. Lan cipriyetsiz.
Buyur benim güzelim.
Şaş.
İkinci dileğini düşündün mü?
Düşündüm. Evet.
Öğrenciler için iyi bir etkinlik düşün.
Düşünürüz. Devam etkinlikte olacak mısın peki?
Olur.
Evet.
Efendim?
Efendim ne oluyor böyle bir...
Ters davranıyorsun bana.
Ne yapmam gerekiyor Tolga'cığım?
Normal. Normalden ben.
Belli ki bir derdin var. Bana mesela derdini anlatmaya başlayabilirsin. Ne
oldu?
Peki.
Canım sıkın.
Çünkü babam saçma sapan bir evlilik yapmak üzere.
Levent Bey'i biliyorsun.
Ani kararlar alıp ani dönüşler yapan bir insan yani. O yüzden çok şey yapma. Dert
etme.
Yani ben de öyle sanıyordum ama.
Mehmet Bey vergi borcunu söyleyecekti Mine Hanım'a sonra evlenme teklifi
verecekti. Ama tabii vergi borcunu duyunca Mine Hanım'ın gözü korkmuştur.
Sen nereden biliyorsun vergi borcunu?
Konuştuk babanla.
Sıkıntı büyük.
Yani biz projeyi anımızın akıyla tamamlarsak belge borcumuzu
kapatabiliyoruz. Babam öyle der.
Sen niye bozuldun?
Bozulmadım.
Neyse. O zaman görüşürüz. Bugün top yoğun bir gün. Bayağı işimiz var.
Kolay gelsin.
Böyle tavır yapma işte. Varsa derdin bana anlat çözelim. O yüzden.
Sana da kolay gelsin. Sağ ol.
Alo. Alo.
Merhaba ben Oğuz.
Oğuz mu?
Oğuz kim ya?
Şey Defne'nin kardeşi. Yani Minin'in oğlu.
Konu ne?
Ben numaranı ablanın telefonundan aldım gezeceği.
Yani görüşmemiz lazım.
Ben niye seninle görüşüyorum ya?
Annemle baban evleniyorlar ya o yüzden.
Yok.
Olmayacak öyle bir şey canım.
Babam sadece saçmalıyor şu an.
Sen de annene söyle boşuna umutlanmasın. Öyle mi?
Aynen öyle.
Gün alıyorlar duydum. Nasıl ya?
Bayağı konuşurlarken duydum.
Tarih alacaklar.
Bak ben böyle bir şey olsun istemiyorum. Sen de istemiyorsundur değil mi?
Herhalde istemiyorum.
İyi bir şey yapmamız lazım.
Tamam tamam ben bir düşüneceğim.
Müsait olunca da seni arayacağım.
İyi olur.
Yani bu saatten sonra üvey abla falan istemiyorum.
Ay ben çok meraklıyım zaten üvey kardeşe.
İyi.
Tamam, haber at.
Of baba ya.
Tolga.
Teşekkür ederim.
Rica ederim.
Döndüğümde mutlu olacağım şeyi istemiştim. O yüzden böyle bir şey
yaptım.
Çok mutlu oldum, sağ ol.
Ama biraz dolmuşlar.
Evet, dönüşün...
Düşündüğümden uzun sürdü o yüzden.
Ama bak hala deleniyorlar.
Demek ki bazı şeylerin umudu sandığımızdan daha uzun sürüyor.
Belki yeniden açarlar.
Sen onları tekrar hayata döndüreceksin. Ben sana güveniyorum.
Teşekkür ederim.
Rica ederim.
O zaman ben senin bu burs şeklini bir düşüneyim. Nasıl yaparız, nasıl ederiz?
Kolay gelsin. Sağ ol.
Orayı eksik etmeden bir şeyler tamam.
Kadir, Kadir Bey. Hoppa.
İyi misiniz?
Ha iyi miyim ya şey.
Başım döndü mü? Başınız mı döndü?
Bakın siz öyle deyince benim de başım dönmeye başlıyor. Adam bana bir şey mi
oluyor? Levent Bey bir dur Allah aşkına ya. Vallahi bak.
Ne oluyor Kadir Bey?
Anlamıyorum bir şey mi var?
Yani şöyle düşün.
Sevdiğin kadını insana bir kamyon çiçek gönderdin.
Gerektir. Gerektir. Yani hem maddi hem de manevi anlamda gerektir.
Bir tane saksı çiçeğe mi göndereceksin?
Yani şöyle çiçeğin miktarı önemli değil. Önemli olan
çiçeği veren kişi.
Kadın ruhundan anlayan, nazik, zarif bir adamın gösterişine ihtiyacı yoktur.
Öyle diyorsunuz. Evet evet. Mine Hanım öyle dedi yani.
Ben bakın, ben bildiğim kadar.
Hani söylüyorum size kadınları bildiğim kadar biliyorum. Bina Hanım öyle dedi.
Ben var ya ona bugün ona suşi gönderdim.
En pahalı restorandan.
İstanbul'un en pahalı restoranından. Ya valla bak biz şöyle yapalım Mehmet Bey.
Bir çerkek gibi hayatımıza devam edelim.
Konuşmayı da hiç yapmamış olalım. Tamam. Hadi.
Oğlum.
Annemler geliyor yarın.
Onlara ne diyeceğim peki?
Onlara ne diyeceksin?
Ne bileyim yani.
Kadir iş gezisine gitti falan dersin. Ondan sonra da verirsin kızlarını
böreğini kekini neyse işte tamam bitti gitti haydi.
Kadir gelmeyecek yani.
Öteki sefer ne diyeceğim?
Ay onu da diğer sefer düşünürüz Leyla.
Bak kızım.
Senin ailen benim köklü dostlarım.
Ya ben sana ne kadar kızsam da kıyamıyorum.
Ama artık uzatma be güzelim.
Bak Kadir iyi değil.
Kader gibi onda da baş dönmesi çıktı Vertigo. Vallahi bir yerde yalıp kalacak
diye korkuyorum.
Daha onun üzerine gitmeyeceğiz tamam mı?
Ben Kadir'le evlendiğimiz güne dönmek istiyorum.
Kendimi ona sevdirmek istiyorum.
Leyla yeter.
Bak yeter.
Ben Kadir'in seninle neden evlendiğini biliyorum güzelim. Bana oyun oynama.
Neyi biliyorsun anne?
İlla söyleteceksin yani.
Senin bir adamla kaçtığını. O adamın seni yarı yolda bıraktığını. Kadir'in
sana kol kanat germek için seninle evlendiğini biliyorum. Daha sayayım mı
kızım? Sen beni salak zannettin.
Niye söylemedin peki bana?
Çünkü söylesem kabul edemezdim.
Niye kabul ettin diyeceksen o da analı ve benim aramdı.
Bak Leyla.
Kadir artık seni istemiyormuş.
Bitti.
İstemeyecekti. O yüzden sen git o ananla deli abine bu durumu anlatmanın düzgünce
bir yolunu bul. Tamam mı?
Bak ben bugün buraya sana arkadırı rahat bırak demeye geldim.
Yoksa bak sana yeminle söylüyorum. Ne var ne yok gider o ailenin önüne serer
seni yakarım.
Sen de daha bunun altından kalkamazsın. Anladın mı?
Haydi şimdi güle güle.
Ben yanarsam siz de yanarsınız ama.
Efendim Melo?
Bir şey diyeceğim.
İnanılamayacaksın.
Kadir terapiste gitmiş.
Yani daha doğrusu terapi Kadir'e gelmiş.
Nasıl ya?
Anlat bakayım.
Anladım Besim Bey.
Tamamdır. İyi günler.
Yok.
Adamlar Bartner'in hiçbir etkinliğine girmek istemiyorlar. E Bartner'e
güvenmiyorlardır da ondan.
Adamın ne çevirdiğini biliyorlardır da ondan.
Da? Da bu Amerikalılar nasıl güvenmiş o zaman?
Valla ben de anlamadım. Yani onca reddiliğine rağmen hala projeyi
kurtarmamın derdindeler.
Levent'le bunların arasında bir para tarafı varsa sadece Levent değil, Kadir
de fena patlar.
Aynen.
Buldum. Neyi buldun?
Abicim sen bana demedin mi bu burs etkinliği için hani böyle bir fikir bir
fikir bulmamız lazım demedin mi?
Evet. E onu buldum oğlum. Tamam söyle.
Ama efmeyi mutlu edecek bir şey olsun bak ona göre. Bak.
İyi dinle şimdi bak.
Bayılacak.
Bak şimdi şöyle yapıyoruz. Evet. Şimdi.
Stadyumun kaba inşaatı bitti. Ama malzeme tedariğinde on günlük gecikmemiz
var. On gün.
Sebep? Teslimatı yapamadılar.
Alternatif arıyoruz.
Bu gecikme bütçeyi de vurur. Hak ediş takvimi kayar. Ne kadar?
Netleşince söylerim ama küçük değil.
Tamam şimdi bak Aylin bizim bu sözleşmemizde gecikme cezası var mı?
Var. İyi güzel. Emre hemen yarın sabah ilk iş alternatif tedarikçi listesi
yapıyorsun. Tamam. Bu işi böyle çözeceğiz.
Tamam Kadir Bey.
İyi. Hadi bakalım. Kolay gelsin.
Çok teşekkürler Sultan Fethullah.
Gülüm bak sana çok kral iki tane ok firması buldu. Gideceğiz onlarla
yarın görüşeceğiz bir güzel.
Kendine göre bakarsın seçersin.
Boşver ya.
Yani alıştım ben.
İşsizliğe ne bileyim böyle gidiyorum İtalyanca derslerine falan. Geç
uyanıyorum. İyi böyle.
Ben sana haber vereyim.
Çalışmak istediğimde tekrardan.
Neyse.
Senin başın nasıl olsun?
İyi ya sıkıntı yok.
Zaten doktor dedi yani. Geçecek diye.
Psikolojik ne dedi?
Valla psikologumuz da var artık.
Ondan da eksik kalmalık.
Gerçekten çok ilginç bir adamsın.
Mecbur gülüyorum.
Abi neye bakıyorsun?
Hiç öyle.
Sosyal medya.
Ya şu sosyal medya demişken şu şeye bir baksana ya.
Ya bir bak kızım hadi ya.
Duruyorum bir bak.
Selam. Tamam tamam abi.
Selam. Sakin.
Selam. Ya dur sessiz sessiz.
Abi. Oğlum ben sana ne dedim?
Bu video kalkacak demedim mi Selam?
Abi kurban olayım bağırma bağırma duyacak. Ulan anam duysana bütün millet
görmüş herkes biliyor görüyor.
Abi. Ya ne abi kalkacak o video ben sana dedim. Abi söyledin Melisa Hanım'a
kaldırmam dedi. Oğlum git dava aç o zaman ya ne benim özel hayatımı şey
yapıyor de. Git benim görüntülerimi kullanıyor izinsiz de.
Ama yani dava falan. Selo o video kalkacak.
Abi kadın bizim avukatımız Allah aşkına.
Atarım o avukatı o zaman kaldır gitsin bak.
Selo git.
Selo git çöz.
Sakin. Otur lütfen.
Ya Rabbim ya. Otur şöyle.
Allah'tan belirtiyorlar ha. Tamam bir sakin.
Defne Hanım'ına bir var mı acaba senin bu geri kafalı fikirlerinden? Ya vay
arkadaş be. Biz hakikaten bir araya bir gelin. Tamam. Bir güzel bir oturun. Beni
bir güzel bir çekiştirin. Taş kafalı, geri kafalı daha iyisi. Yapıştırın bir
geçin. Bir rahatlayın. Zaten o da benden bir kaçmak için bahane arıyor. Güzel
olur. Tamam.
Tamam.
Sen görüşüyor musun bu uzayla?
Bak iki dakika.
İki dakika dedim şurada abimle bir oturayım. Sohbet edeyim ne bileyim zaman
geçireyim. İçine yine Emin Dağ kaçtı. Kıvırma.
Görüşüyor musun görüşmüyor musun?
Hop.
Emin Dağ'sın sen Emin Dağ. Alo.
Ne âlâ.
Şaşkızım.
Hayrola, ne diye bağırıyor bu?
Sıkıntısını... Sizi istiyor belki de beyim. Bugün hiç gelmediniz yanına.
Biliyorum. Neyin var?
Ne bu huysuzluk? Bu yıl yarışacak mısınız yine?
Soruyorlar. Allah Allah. Kim soruyor?
Severiniz çok beyim.
Bizim atların meraklısı da çok.
Özellikle de bu güzel hanımın.
Tamam bak biz şöyle yapalım. Sen bir haber sal.
Tamam. Böyle klasik bir yarış gibi değil de.
Hani büyük bir organizasyon yapalım.
Tamam. Tamamdır beyim. O iş bende.
Hadi bakalım.
Senin boncukların ne var ya? Senin boncukların ne var? Bunlar da bunlar da
için.
Anadolu'da adettir Avukat Hanım. Sen bilmezsin böyle şeyleri de.
Ben? İnsan hani en çok kıyamadığına, en böyle hayran olduğuna... ...nazarda
evlenirmiş istemeden.
Hayırlı olsun babanda.
Böyle küçük bir şey.
Benim için mi?
Siz.
Bütün gibi değil de.
Böyle.
Ne diyorsun hanım? Defne beğenir mi bu etkinliği?
Beğenir sanki be.
Ne beğenmezsin?
Bak yine engellemiş.
Allah'ım yarabbim sen bana sabır ver yarabbim.
Ah be avukat.
Melo var ya. Hiç mi okudun resmen ha?
Ben de yanıyordum valla.
Teşekkür ederim.
Vaydır öyle tatlı huylarımı bilirsiniz.
Eee? Ne yaptınız?
Olabilir mi bir fikir? Yani işte benim aklıma hep böyle klasik klasik fikirler
geliyor. Ben daha yeni, renkli, neşeli bir şeyler olsun istiyorum.
Hem yardım etkinliği olsun hem de insanlar eğlensin. Yani kızımız biraz
müşkül kesen valla ne desem beğendiremedim ben de.
Belki ekiptekiler güzel bir fikir bulur.
Düşünsene mesela.
Kadir Emin'i daha buluyormuş en güzel fikri.
Yok ya sanmam yani.
Niye be?
Adının ayküsü çok yüksek zehir gibi.
Yani orası öyle de.
Annen böyle şeylere ayıracak vakti yok ondan öyle dedim.
Tolga çok güzel bir fikir buldum diyor. Ne bulmuş?
Yarın toplantıda söyleyecekmiş.
Ne alaka şimdi?
Böyle bir gizem mizem yaratmalar falan.
Kesin bir şey bulamadım.
Sen bu Tolga'ya niye uyusun?
Yo. Uyuz değilim. Ben sadece Kadir'ciyim yani.
Ay yeter Yiğit ya. Her konuda bir fikrin var. Eksiksiz her konuda.
Arkadaşlar farkında mısınız bilmiyorum ama Kadir de yok.
Tolga da yok tamam mı? Ayrıca Tolga benim arkadaşım.
Yani o senin arkadaşın da sen onun arkadaşı mısın acaba?
Evet. Ama o özlemle takılıyor.
Valla ben o kadar emin değilim.
Niye bir bildiğin mi var?
Yok canım.
O kadar da numara yapacak hali yok herhalde. Hem ayrıca bır bır dilin
çalışacağında biraz kafan çalışsın ya. Düşün biraz fikir üret.
Kafası çalışanları da görüyoruz.
Ben miyim o?
Tolga bu çok güzel bir fikir. Hadi hemen herkesle paylaşalım. Ben herkese haber
veriyorum. Tamam bekliyorum.
Kadir Bey dün anlattığınız fikri bayıldım.
Levent Bey Tolga'nın çok güzel bir fikri var. Herkes toplantı odasına geçtiğinde
konuşalım.
Hadi iptal edelim o yüzden.
Şeytan diyor şunu yatın böyle ağzının ortasına şak şak şak şak. İyi misiniz?
Yok ya lafın gelişi sıkıntı yok.
Evet, herkes burada olduğuna göre başlayabiliriz artık.
Evet Tolga'cığım dinliyoruz. Evet efendim yani bağış kampanyasını
projeyle birleştiriyoruz. Eğer ortaklarımız da kabul ederse dünyadaki
tüm mimarlığın katılabileceği bir yarışma düzenliyoruz. Güzel, geliriz.
Birinci olan projede çalışıyor.
Sponsorlar kendi reklamını yapıyor.
Böylelikle evrensel olarak hem projeyi duyuruyoruz hem de sponsor topluyoruz.
Güzel, güzel yani.
Tolga gerçekten çok güzel. Çok teşekkür ederiz.
Rica ederim.
Tamam o zaman ben de bir görüşme ayarlıyorum.
Tamam Kadir Bey'in de bir teklifi var. Bir de onu dinleyelim.
Benim niye haberim yok bunda?
Aradık.
Ulaşamadık malum.
Ama siz zaten beğenmişsiniz.
Tolga Bey'in fikrini.
Evrensel bu fikirlerinizi hayata geçirirsiniz artık.
Hazır Bey.
Neydi öneriniz?
Boşver ya sen dön içeri.
Söyler misin lütfen?
Ne yapacaksın ya? İşte tamam sen Tolga ne yapsa beğeniyorsun zaten maşallah.
Devam et işte Tolga ile ne yapıyorsanız yap. Bak yine aynısını yapıyorsun ya.
Ne yapıyormuşum ya? Hemen kesip atıyorsun.
Dinlemiyorsun. Bana peşin hüküm ediyorsun ama hükmü sen veriyorsun.
Tamam ne istiyorsun?
Ben senden ikinci dileğimi diledim mi?
Diledim. Sen de yaptın mı?
Yaptım.
Ben sadece bunu duymak istiyorum.
Bu kadar basit.
Yapamaz mı?
Yaparız.
Bundan tek bir şey dedim.
Bana uzak olma.
Yanında ol.
Sadece yanında ol.
Ne yapabilirdim?
Senin için her şeyi yaparım.
Ne oldu? İyi misin?
İyi olacak kafamı bıraktın insanda.
Yürü hadi.
Allah'ım ya.
Ne sıkıntı ne şiddet bu geceler ya.
Kadir Bey dün bana anlattığınız daha ihanet fikrimiz var.
Burada arkadaşlarınıza bir daha anlatabilir misiniz?
Açık arttırma yapacağız. Nerede?
Bende. Bende derken?
Çiftlikte yani.
Orası zaten bu işler için uygun bir yer. Nasıl olacak o? Şimdi sen tabi böyle
şeyleri bilmezsin.
Güzel şeyler olduğundan ötürü de bazı önemli, değerli insanlar at konusunda
takıntılıdır yani. Her şeyi yaparlarmış.
Senin gibi yani.
Sen genelde her şeye takıntılı olduğun için.
Benim gibi özel, önemli, değerli insanlar evet bu konuda böyle şeyler
yaparlar. Hatta yani bu Türkiye'deki saf kan atı bulma, getirme vesaire
konularında biz şece resminden biliriz, tutarız, getiririz. Yani Adana'daki
çiftliğimiz de öyledir. Burada da böyle.
Bunu da herkes bilir. Bu insanlar, bu değerli insanlar atları önden görebilmek
için her yere gelirler. Her şekilde gelirler.
Sizin oraya ne kadar insan olabiliriz? Şimdi böyle herkese almayacağız.
Tabii. Özel davetiyayla. İşte zaten şirketler olacak, sponsorlar olacak,
basın zaten olacak.
Bizim bu manajın karşısında bir seyirlik alanı için yerimiz de var. Onu da
halledeceğiz. Mükemmel. Peki atlar?
Üç tane bizden gelecek. İki çiftlikle daha konuştum. Onlardan da gelecek.
Okeyleştik. Sıkıntı yok. Sen başka çiftliklerle de mi konuştun? Evet. Yani
biz senin gibi değiliz. Öyle ortaya bir şey atıp da fikirler hadi çarpıştım
falan değil. Biz her şeyi hazırlarız. Hazır bir şekilde matbaaya otururuz.
Peki bunun burs tarafı nasıl çalışacak? Açık arttırmaya girmenin şartı burs
fonuna bağış yapmak.
Olağanüstü ya. Olağanüstü fikir. Kazanan atın.
Sponsoru da 100 tane öğrencinin yıllık burs maliyetini üstlenecek. Her türlü
öğrenciler kazanacak. Daha ne olsun?
Harika bir fikir.
Organizasyon masrafı peki?
Ana sponsorla.
Ana sponsor nerede?
Şu an teklifimizi okuyor.
Nasıl?
Sen ne ara teklif gönderdin?
Defne Hanımcığım bize düşün dedin.
Bize düşündük.
Vallahi benim başka sorum yok.
Mükemmel bir fikir. Daha ne diyebilirim ki?
Benim de yok.
Benim var da işte.
Çalışıp gelmiş belli ki.
O oynama yapalım o zaman. Benim oyun Kadir Bey. Benim oyun da Kadir Bey.
Ne var ya? Beğendiniz galiba.
Ne zaman başlıyor?
Bir dakika bir dakika.
Bizim şirket için kim yarışacak?
Hayda. Ya bazı cevapları uzaklarda aramayın. Sen mi yarışacaksın?
Herhalde. Hanımla mı?
Herhalde hanımla.
Biz hanımcıyız. Ben de hanımcıyım. Allah'ım ya Allah'ım. Nefis, nefis,
nefis. O kadar mutluyum ki. Sonunda şirketin imajı düzelecek.
Birdenbire Adana Aksanı başladı bende.
Enteresan. Kadir Bey, bakın.
Yani ortaklık işe yaradı.
Düzelecek.
Zeynepciğim sağ ol. Afiyet olsun.
Yiğit Bey.
Oğuz nerede?
Vallahi bilmiyorum ders çalışıyordur. Bu aralar iyi gidiyor. Hayret.
Sen niye sordun?
Hiç. Ya öylesine sordum.
Açık arttırma mı?
At yarışı mı?
Kızım kapat tamam.
Benim hemen kendime sap kapatmam lazım.
Menis ne oluyor ya?
Kadir Bey Bursa'nın açık arttırma düzenleyecekmiş. Bir de sonrasında at
yarışı düzenleyecekmiş.
Tamam bağırmayın durun. Allah Allah heyecanlandım ne yapayım?
Neyse tamam hadi sonra konuşuruz. Hadi öpüyorum.
Tamam ama telefonuna bakarak ol. Çünkü sana yapka linkleri atacağım. Tamam bir
süre. Ali Melo.
Veda diyeceğim.
Kadir hanımla konuşacakmış.
Öyle değil mi?
Tamam tamam sus hemen şımarmam. Hadi öpüyorum görüşürüz. Hadi bay bay.
Abi. Abi gidelim şöyle otur ha.
Yok yok iyiyim ya.
Hiç sıkıntı yok.
Ya acaba.
Koşmak sandım ya. Ya yok oğlum ya. Millet bizi izlemeye geliyor. Maneje
bakmaya mı geliyor şirketler sponsorlar bir sürü şey. Ya iyi de ya atın sırtımda
başına bir şey gelirse. Başın dönerse ha. Ya yok olacak ya. Hiç sıkıntı yok
geçer şimdi.
Ya şunun gülüşüne bakar mısın ya? Valla ben bunun için var ya. Bırak attan
nereden düşeceksem düşeyim ben.
Oğlum yengemin haberi olsa zaten o izin vermez. Sakın ha.
Bak sen o.
Bilmeyecek. Tamam da. Beda öyle bir şey yok.
Bilmeyecek. Gideceğiz yarışımızı yapacağız. Yarışı da kazanacağız.
Gönülleri de kazanacağız.
Bence bizden olur mu?
Bizden olmayacak da kimden olacak ya?
Ben...
Ben yarıştan bahsediyordum. Yani... ...bizden birinci olur mu? Bizim
takımdan.
Olur.
Çok da güzel olur. Gel.
Olmamak için bir sebep göremiyorum.
Ablam.
Selo. Bir soğuk bir şeyler ayarlayıver be Selo. Tamam. Hemen ayarlıyorum abi.
Hazırlıklar tamam gibi.
Rulum ekibinin nasıl işi yarın başlayacak.
Ama şimdilik iyiyiz.
İyiyiz değil mi?
İyiyiz. Çok iyiyiz.
Sayende bir sürü öğrenci okuyacak.
Çok teşekkür ederim. Biz çok güzel bir şey yapıyoruz.
Sen böyle bir etkinlik öncesi gibi konuşma yapıyorsun.
Ben mi?
Tabii canım. Sen de mutlu okudun. Başarılı, parlak bir avukat oldun.
Yani insanlar canı gönülden bağış yapacak seni görünce.
Tamam yaparım.
Evet.
Eyvallah. Teşekkürler.
Afiyet olsun.
Kadir al.
Diğer çiftlikten atlar geldi. Şunu bir imza alar mısın?
Evet.
Güzel.
Güzel.
Evet. Hadi bakalım.
Hayırlı uğurlu diyelim.
Güzel bir yarış olsun.
Hayırlı olsun inşallah.
Çocuklarımız olsun.
İyi oldu.
Çok güzel oldu.
O da bak ben sana bir şey diyeyim.
Biz aslında seninle baya iyi anlaşıyoruz ya.
Yani bu dışarısı olmasa, dış faktörleri olmasa biz seninle gül gül yaşayıp
gideriz.
Başkaları olmadan yaşanır mı ki?
Valla benim hiçbir sıkıntı yok.
Sana bıraksan ben buradan çıkmam.
Yanımda sen olacaksan.
Evet.
Gelelim üçüncü ve son dileğimize.
Sen değil.
Emin misin?
Adım kadar eminim.
Kadir Bey'im.
Hanım yok.
Ne demek hanım değil?
Buradaydı. Atı yıkamaya gelmişlerdi.
Kaçmış ellerinden. Şimdi de bulamıyoruz.
Nasıl ya?
Hemen şu giriştekilere bir baktır ver.
Tamamdır beyim.
Hemen haber sal.
Tamamdır beyim. Her yere baktırıyorum.
Hadi fırla.
Nereye gitmiş olabilir ki?
Minyosh. Bunlara ne diyorsun? Nasıl?
Ne bileyim.
Sence bunlar at yarısında giyilir mi bacım? Giyiliyormuş.
Ben internetten baktım araştırdım. Şimdi şık olunacak ama gündüz olduğu için de
öyle fazla abartılmıyormuş. Bir de muhakkak şapka.
Şapka mı? Ne alaka kız şapka? Şapka takıyorlar fotoğraflarda gördü ama öyle
bildiğin şapka değil yani böyle. Hani kafada dekor gibi duranlarda.
Ha şu şey.
Ay ne yapacağız ya? Ay vallahi şu işte rezil olmadan halledebilecek miyiz Suzi
ya? Allah Allah ya ne varmış rezil olacak?
Sen alış artık bunlara.
Minnoş Bartıner olacak sakın.
Çok iyidir.
Ay kalbime inecek. Kız kes kesen de gel.
Gidelim benim.
Hah dur şu kapı.
Aa Levent Bey bu ne böyle?
Hoca. Kafam kadar.
Doğru tahmin.
Yaklaştınız yaklaştınız.
Levent Bey hayırdır bunlar ne?
Likesiniz Mine Hanım Mine Hanım.
İkisinden birini seçin. Ben karar veremedim.
Nasıl yani? Bana mı bunlar?
Ne bunlar böyle ya?
İşte o söylediğim fotoğraftakilerden. O şapkalardan.
Size getiremedim. Bunlar çok pahalı. El yapın bunlar. Aşırı pahalı.
Nasıl oldu? Ya gerçi biz halledecektik ama yani.
Siz o güzel kafanızı böyle küçük şeylere takmayın yine hanım. Yani kafanıza
sadece şapka takın diyorsunuz öyle mi?
Ay ne kadar güzel bir espri gül gül öldük.
Asalet. Çok güzelsiniz.
İnşallah.
İnşallah çok güzel olur her şey.
İnşallah kötü bir şey olmaz. Hayır olmayacak Levent Bey ne olur. Öyle
demeyin ya. Ağzınızda güzel.
Enerji.
Pozitif düşünelim. Kötü şeyleri çağırmayalım. Doğru söylüyorsunuz. Bu
fakir hayatta sizin şu küçük... ...minik dairenizde yaşasak.
Kıt kanat geçinsek.
Ya beni mi düşünüyorsunuz? Siz hiç merak etmeyin. Ben yolu da gayet rahat yaşarım
Levent Bey.
Minya Hanım şu sakinleştirmeleriniz var ya.
Minya Hanım pazartesi tarihi alalım mı? Yani çocuklara artık açıklamamız
gerekiyor problemi. Evet ben şimdi bir Oğuz'la da konuşacağım. Daha konuşmadım.
Annem benim biraz acelem ediyoruz acaba ya.
Günlerdir ulaşamıyorum sana.
Bir şey mi yaptım ya? Ne oluyor?
Tamam diğerlerini de çağırın.
Tamam. Hadi biz bakacağız zaten burada. Dağıldık. Tamam hadi.
Var mı haber?
Yok Kadir Bey yok. Bulamadık.
Ahırlara, çiftliğin etrafına her yere baktık yok.
Tamam sen bak. Bu adamların bir kısmını al. Şu caddeye yollara falan filan bir
bakın. Tamamdır beyim. Ben de gideceğim bir ormana bakacağım. Belki de bir
şeyden korktu kaçtı falan filan.
Tamamdır beyim. Hadi yere bakıyoruz inşallah bulacağız.
Ben de geliyorum.
Sen ne yapacaksın ya? Kal burada bekle.
Ne demek ya hanımı ben de merak ediyorum.
Hanım. Hanım.
Hanım.
Kadir.
Bir ses duydum galiba. Nerede? Şu taraflarda bir yerde.
Hanım!
Efendim Levent Bey? Alo Defne adamlar sözleşmeleri imzaladı mı? Evet evet
imzaladılar. Diğer atlar geldi mi? Her şey yolunda mı?
Yani değil aslında hanım.
Alo? Alo? Alo Levent Bey? Alo? Alo?
Alo Defne duyuyor musun?
Çekmiyor galiba ya.
Hanım! O ses ne? Kadir mi o? Kadir mi bağırıyor?
Duyuyor musun beni? Bir şey mi oldu?
Yok yok.
Levent Bey bir şey yok. Yani hanım kayboldu. Biz ormanda onu arıyoruz.
İşimiz uzun sürebilir. Telefon da çekmiyor. Ben size haber veririm. Tamam?
Okey. Tamam. Tamam.
Hanım! Hanım!
Hanım!
Ne olmuş ya Defne nerede?
Yok yani şey ormanda bir at kaybolmuş. Defne ve Kadir de onu arıyorlarmış.
Kadir'le?
Kadir'le Defne şu anda ormanda.
Benim kızım hiç akıllanmayacak. Vallahi akıllanmayacak.
Ay Binoşcuğum Allah aşkına ne var bunda ya?
Bulurlar görürler işte sen de yani her şeyden huylanıyorsun.
Bakın ben var ya kaderi iyi tanıyorsam kesin gözünü o bir araziye kestirmiştir.
Onu satın almak istiyordur. Ya nasıl kaçırır böyle bir adamı ya? Nasıl böyle
bir adamla evlenmedi bu kız? Hayretler içerisinde. Ya o iş öyle değil.
Neyse neyse çok girmeyelim o konulara yani.
Ay bak bunu da taktım. Nasıl?
Çok güzel oldu. Alayım ben onu.
Bunlar çok pahalı şeyler.
El yapın bunlar.
Diğer taraf.
Çok güzel oldu.
Yiğit arkada kötü gibi durma.
Yiğit dede çek beni.
Çok güzel.
Peki.
Bunu mu takayım?
Yoksa az önce taktığımı mı?
Bence ikisi de olmasa daha güzel.
Sana kravat al.
Ya ben at yarışına falan gelmek istemiyorum.
Ayrıca ben yani atların yarıştırılmasına karşı bir bireyim.
Bakayım.
Açma.
Beni açacak tek şey senin benden uzak durman.
Dur ben baktım.
İnşallah.
Müvekkil falan değildir.
Gel bakalım yakışıklı.
Merhaba.
Ben bir şey konuşacaktım da.
Tabii.
Şöyle.
Ne oldu?
Efendim tarih almaya gidiyorlar. Ne?
Ne tarihi ya?
Ya ben gezip tozacaklar sonra da sıkılırlar birbirlerinden tanımıştım.
Vallahi hiç öyle görünmüyor. Bizimkiler önce evlen sonra gez tozuyor arasında.
Bir de sürpriz yapacaklarmış.
Ne sürprizi yapıyorlarmış ya?
Tamam ben bu akşam babanla bir ciddi konuşacağım.
Evcilik oynamıyoruz burada.
Babam bizde.
Nasıl sizde ya?
Hayır.
Arabası yoktu kapıda.
Otoparka koyuyor çaldılar diye.
Yarın sen de geliyorsun koşayım.
Yok istemiyorum.
Sinirlendirme beni.
Geleceksin.
Bozuşuruz bak.
Tamam ya.
Bunlarda da tam abla kardeş enerjisi var ha. Baksana şimdiden abla kardeş gibi
oldular. Bu evlilik olacak bence.
Her şeyi böyle toz pembe görmeyi nasıl başarıyorsun?
Sana da göstereyim.
Aman.
Hangisini seçtik şimdi?
Karar verdik mi şimdi hangisini takıyoruz?
Tak bakalım şunu.
Çıktın mı?
Yok çekmiyor.
Yok.
Benimki de çekmiyor.
Kadir.
Biz kaybolduk galiba ha? Yok ya kaybolmadık.
Nasıl kaybolmadık? Nerede olduğumuzu biliyor musun ki?
Yani tam olarak bilmiyorum tabii de.
Sonuçta yan yanayız.
Kaybolmuş sayılmayız yani.
Harika. Ben bir yolunu bulacağım korkma.
Yok korkmuyorum.
Korkuyorsun.
Yani. Belki şey.
Birazcık belki.
Sadım mı?
Sadım ama önemli değil. Hanım'ı bulalım da.
Kadir. Bir şey geçti galiba.
Bir şey değildir ya.
Sen benim yanımda ol korkma.
Hiçbir şey zarar veremez sana.
Biz buradayız.
Bak. Şimdi şuradan böyle bir devam edelim mi?
Bir köy kasaba, kulübe neyse bir şey çıkar yani illaki karşımıza. Tamam mı?
Orada telefon da çeker. İstediğimizi ararız. Su da vardır.
Çözeceğiz yani.
Hanım? Hanım ne olacak peki ya ona bir şey olduysa?
Hanım'a hiçbir şey olmaz ya. Hanım benden akıllı.
Daha önce de kaçtı. Geri geldi.
Yine döner o bana.
Dönecek.
İnanıyoruz.
Hadi gel.
Burada bir şey var ya.
Gel bakalım.
Yok yok yani çekmiyor.
Yani nerede bunlar?
Ya Zeyno.
Abim orman avucunun içi gibi biliyor bir şey olmaz.
Değil mi?
O hanımı bulmadan da gelmez zaten.
Gelmez. Hem diğer hanımı da yanında.
Ne? Şaka yapıyorsun.
Yani en fazla ormandaki kulübeye gitmiştir. Var ya abimin bir kulübesi.
Oradalardır. Vay Kadir Emin'den bak sen.
Vay vay vay.
Kadir'den haber var mı?
Yok anneciğimle sen git git otur.
Sorun değil. Hanımı bulup gelir abim.
İnşallah. Yanında kim var?
Var var annem. Bizden biri var yanında.
Kim var?
Bizden biri var.
Çocuklardan biri falan var ya işte.
İyi bakalım.
Bak.
Kulübe çıktı.
Kimse yok gibi görünüyor.
Bakalım anlayacak.
Hava da kararıyor. Ne yapacağız?
Kimse var mı?
Alo.
Kapı kilitli ama.
Yok.
Bak ben sana bir şey diyeyim mi?
Böyle yerlerde hep ormanda düşer kaybolur diye buralara böyle anahtar
bıraktılar.
Nasıl yani?
Bakalım.
Aha.
Bak.
Kadir öylece girecek miyiz?
Gireceğiz tabii ya.
Ne olacak konsaylarız. Allah'ın misafiriyiz deriz yani.
Ne olacak?
Aha. Hadi bakalım.
O da şimdi bitti.
Ne güzelmiş burası.
Evet.
Sabaha kadar burada mı kaldı?
Gerekir. Ne kalacak?
Annemler merak etmiştir.
Selvi ilgileniyordur ya. Sıkıntı yok. Herkese haber vermiştir ya.
Film mi?
Biraz. İyi. Ben şimdi şunu yakarım.
Bir güzeli sınır. Burası.
Sen de istiyorsan bir bakın.
Çay çorba neydi böyle yiyecek içecek bir şey var mı?
Tamam.
Ooo.
Burada her şey var valla.
Gansıyız o zaman.
Evet.
Cefne, sen hani burada rahat edemeyecek gibisin.
Biraz dinleniriz. Sonra çıkarız yani. Ben yolu bulurum yani. Eve gidebiliriz.
İyi o.
Yani şey, karanlıkta ben ormanda falan böyle topuklu ayakkabılarla
yürüyemem. Korkarım.
İyi böyle.
Allah'ın füze haklısın.
Sahi misin?
Niye korkuyorsun o zaman?
Niye titriyor ellerin?
Sana her defasında yeniden aşık olmaktan.
Sana dönüp yine seni üzmekten.
Kendim üzülmekten.
Bak şöyle yapalım tamam mı?
Ben seni sabaha kadar dinleyeyim. Ne anlatırsan.
Sorduğun her soruya da cevap vereyim.
Enkid.
Gerçekten mi?
Enkid.
Sen benim yalnızca evime girmedin.
Sen benim evim oldun.
Ya ben evin her yerinde baktım her yerde seni görüyorum ya.
Havuz başında, yatak odasında, mutfakta, çalışma odasında.
Seni göremedikçe de kafayı yiyecek gibi oluyor.
Komiser. Komiser.
Konuşalım.
Tamam mı?
Çözelim.
Çok güzel olmuş. Çok güzel olmuş. Çok güzel
olmuş.
Çok güzel olmuş.
Benim kuzenim gazeteli.
Ben Duran Masa'nın evine geldim çünkü
evliliğin gerçek mi değil mi onu merak etmiştim o zaman.
ne yapıyordu?
Havuzda da işte sabah uyandım aslında.
Yani kahveni falan içiyordum. Sonra bir gözüm drama takıldı.
Dedim ki neden olmasın?
Bir uçurmaya çalıştım falan ama onu da tam becerememişim zaten. Ne diyeyim
orada da çocuk profesyonel değilmiş falan diye.
Sonra işte sen havuzdan çıktın.
Tuş aldın.
Bir şeyler yedin. Bir de
terlikle drone kovalamak nedir? O terlik neydi mesela?
Tavaşlama önemli.
Yani ben şimdi bir tehdit gördüğüm zaman ona direkt saldırmayarak eksi oluyorum.
Dedim ya kuzenim gazeteci diyor. Ben
Sadece fotoğraftaki kadının kim olduğunu öğrenmek istemiştim.
O yüzden kuzenime sordum.
Ama fotoğrafı o vermemiş.
Yani o sordurunca... ...aslında fotoğraftakilerin sen ve kader olduğunu
anlayınca... ...bunu kaçırmamışlar.
Servis etmişler.
Yani benim bundan... ...hiç haberim yok da olsaydı böyle bir şey asla yapmazdım.
O gece de...
Tolga'nın evine gittim çünkü Tolga durumu senden önce öğrendi.
Sen beni sabah gördüğünde ben aslında onunla konuşmak için bekliyordum.
Bak.
Kaderi benim ikizim.
Yani gerçekten benim diğer yarım.
Kaderi benim.
...fazla sıktım.
Onu biraz... ...fazla kısıkladım yani.
Anam da öyle.
Gitmez dedik yani.
Sonuçta benim canım ciğerim. Her şeyimiz birlikte.
Biz her şeyi... ...birlikte yaptık yani.
Dedik ki gitmez.
Öyle düşünüyorduk yani. Çekip gitmez bizi bırakmaz.
Ama gitti.
Ve şimdi dünyanın dört bir yanında yıllardır kaderi arıyorum.
Hayatta mıdır, değil midir?
Onu da bilmiyoruz.
İşte üstüne sen bir de beni terk edince
işte bir de bu olay
Neydi o?
Bir şey değildir ya.
Bu ormandaydı.
Hayvanlar falan filan geçmiştir.
Kadir.
Kadir ne oluyor?
Bekle bekle.
Kaçma ama ne yapıyorsun?
Kadir ne oluyor? Ne yapıyorsun? Sakin ol.
Sen bekle burada.
Kadir nereye?
Kadir. Sen nereye gidiyorsun?
İçeride bekle sıkıntı yok tamam.
Geleceğim ben şimdi.
Bekle.
Kadir.
Kadir ses ver ne oldu yok Kadir.
Kadir.
Döp ne?
Ya.
Benim canımı sen alacaksın var ya.
Yok ya ben şeyden ses çıkmayınca ben.
Ya. Bir sıkıntı yok ya. Ne demek yok?
O sesler neydi?
Domuz ya domuz.
Ne? Ya işte domuzlar yavrular falan gelmiş yani şey. Kokuyor aldılar
herhalde. Gidiyorlar şimdi.
Çok korktum sana bir şey olacak diye. Bir daha sakın beni bırakıp gitme.
Gitme.
Korkma.
Acıktın mı?
Birazcık.
Gel bir şeyler yiyelim.
Kadının kocasıyla birlikte böyle bir şey yapacağımı nereden bilebilirim ki?
Ne işitmiş yani?
İnsan heyecan için karşısını boşar mı ya? Sorma ya. Böyle iki sene devirip
boşanıyorlar. Üç ay sonra tekrar boşluk, tekrar evleniyorlar.
Vallahi aklını sıkıştırırsın insanlara.
Sence biz yarın hanımı bulabilecek miyiz?
Dolayısıyla tabii ya.
Ya çok uzaklara gittiyse.
Gitmez o.
O beni bırakmaz.
Nereden biliyorsun?
Ya üzüler beni.
Benim kokumu bulur gelir.
İzimi sürer yani.
Görüşürüz.
Çok teşekkür ederim.
Ne gibi?
Bazen çok sertsin.
Bazen çok şefkatlisin.
Öyle sanki serlerde bir yerde kırılgan hassas bir yapım var. Bu sert halinde
onu korumaya çalışıyormuşsun gibi geliyor.
Sevdiklerimizi korumak yapımızda var ya. Ama bazen çok karanlık ve korkutucu.
İnsan bilmeliğinden korkarmış.
Belki de sen beni yeterince tanıyamadın.
Yani koş, biz de kendimizi tanıtamadık.
İyi bir şekilde.
Sence biz nerede yanlış yaptık?
Ne?
Doğru insan... ...ama yanlış zaman mı?
Vallahi doğru insan kıskana katılıyorum.
Ama...
Doğru insanda zaman mevkumunun bir önemi kalmaz bence.
Doğru insansa zamanın elbet bir yolu olur yani.
Sen böyle laflar edebiliyor muydun?
Sen de bizi iyice daha iyisi yaptın ha.
Bizim de bir şeyimiz var ya. Biz de boş adam değiliz yani. O kadar
yaşanmışlığımız var. Hayata karşı bir derinliğimiz şeyimiz vardır yani.
Çünkü bu farklı.
Biz keşke bazı şeyler daha kolay yapabilseydik.
O zaman bize olur muydu bu?
Uykum geldi senin.
Geldi geldi.
Bekliyorum.
İlahi uzaklaştırırsan.
Dinlen biraz.
Sen uyumayacak mısın?
Ben uyumayacağım.
Oturacağım burada bekleyeceğim.
Seni koruyacak dedik. Bir görevimiz var.
Tamam.
Uyuyayım ben.
Yok. Gel yer başlıyor.
İzle.
Bir ses duyup falan...
...beni bırakıp gitmezsin değil mi?
Anladım.
İnayet.
Aa. Hanım mı yoksa?
Valla hanım. Hanım. Aa.
Hanım gerçekten. Valla o.
Hanım. Hanım bu.
Aferin. Hanım.
Hoş.
Sonunda be sonunda.
Hanım. Kız nerelere kaçtın sen nerelere? Gel bakayım buraya gel gel.
Kime kaçtın yine? Yine kime kaçtın? Canını yedin.
Hanım sonunda yansıdım. Ormandaki yabani atların yanına kaçmış beyim.
Sen aşık mı oldun? Uy benim güzelim.
Bak sen şuna bak. Bak cadar oza. Kız seni var ya bak.
Bak bir de hiçbir şey olmamış gibi.
Sen var ya.
Yalnız beyim korkuttunuz bizi.
Biraz daha sizi bulamasaydık polisi arayacaktık. Ya yok be oğlum ne polisi
ya. Bize ne olacak.
Bak ben sana ne dedim benden akıllı. Biz onu ararken o geldi bizi buldu.
Akıllı kız.
Yerim seni canını yerim seni.
Bak bunu kimseye söylemediniz değil mi? Kimse bilmiyor değil mi bu durumu? Yok
beyim kimseye bir şey demedik. İyi güzel.
Ayağına mayana baktınız mı? Koşabilecek durumlar mı? İyi mi? Hiçbir şey yok
beyim. Canavar gibi.
Aferin benim kuzuma. Aferin. Deneyimli artık.
Kaçmalarda deneyimli.
İyi. Hadi bakalım.
Güzelce bir götürelim. Tımarlayalım. Tamam. Yemini de verelim.
Bir rahatlatın. Bir kendine gelsin. Aksiyon yaşadı. Aksiyon.
Mutfak. Ki düzgün bak. Gülümse.
Ya ne gerek vardı böyle evimizin önünden geldiniz aldınız valla. Biz kendimiz
gelirdik yani.
Ne var Münis ya ben istedim. Fena mı oldu işte böyle sık sık birazcıkcık
içinde gidelim bir yerlere?
Tabii canım olur mu öyle şey?
Siz artık benim... ...dici annem sayılırsınız ya zaten.
Dici annem mi?
Ailemiz gençliyor. Değil mi? Olsun.
Oğlan ne karıştırıyor?
İnsan şeklinde yok.
Yani Özlem abla da ablalıkta yarışır benim ablamla.
Niye öyle diyorsun Oğuz?
Ablan da senin sabahtan akşama kadar çalışıyor. Senin geleceğin için, bizim
geleceğimiz için aşk olsun.
Vallahi bilmiyorum.
Özlem abla burada bir yere kazanamazsa bana Amerika'da burslu okula
ayarlayacak. Yani çalışmamın çok gerek de yok.
Oğlum ablan da gönderebilir.
Gönderir yani.
Allah Allah ya. Sanki sen Harvard'ı kazanıyordun. Oxford'ı kazanıyordun.
Defne seni yollamadı değil mi?
Bak sanki Ayvili'yi kazanıyorsun. Kaç net yaptığı belli değil.
Gerçekten haber var mı?
Zaten babamdan beri milisler ediyorum.
Çalışıyor. Ne kadar rahatsın milis ya. Kızın başına bir şey gelse haberimiz
olmayacak. Allah Allah. Kadeş'le birlikte.
Ne haberimiz olmayacak? Ayrıca orası biliyorsun dağ başı.
Çekmiyor orada telefon.
Beraberler işte bir şey olmaz.
Çalışıyorlardır. Susun.
Sorumsuzsun. Ne yapıyorsunuz yavrum? Sırt sırt.
Sorumsuz olan değilim. Sadece daha önceden toksik ilişki yaşadığım için.
Senin aksine tutkulu bir insan olduğum için.
Anlıyorum böyle yok olmalar olur. Böyle ilişkilerde.
Sırt sırt.
Ne yapıyorsunuz arkada?
Katil'e merhaba diyor.
Neredesiniz diyor.
Ne oluyor siz?
Tanrım nereye getirdiniz diyor.
Biz çalışmış olduk.
Olmadı mı da?
Yok.
Kornat kaybolduk diyor. Nasıl?
Oldu her zaman.
Hoş geldiniz Arnavut Bey. Hoş geldiniz. Umarım gününüz güzel geçer. Bol artış
bekliyorum sizden. Hoş geldiniz.
Buyurun buyurun.
Hoş geldiniz.
Teşekkürler.
Evet.
Birlikte mi geldiniz?
Evet baba.
Sağolsun Özlem bizi aldı. Evet babacığım.
Şapka size çok yakışmış. Çok güzelsiniz.
Acele konuşmamız lazım.
Ne oldu?
Konuş. Geçelim.
Bu ceketin aynısından bendiri var.
Senin zaten.
Nasıl?
Özlem ablam verdi.
Aileyiz artık dedi.
Bu arada.
Bayağı zevkliymiş mi hanımefendi?
Senden daha çok zevksin sanki baba.
Güle güle kuzum hanımefendi.
Gel oğlum.
Kendilerinin aralarında böyle şeyler yapıyorlarsa... Hüme hanım siz olun.
Sakın bakın sakın bu çocuklara güvenmeyin.
İnsan evladı için öyle şey söylenmiyor. Yani yarısı benim evladım.
Diğer yarısı...
Anasına ait. Yani o tarafı ben kurtaramadım. Yok olsun canım. Yine de
öyle söylenmez yahu.
Üzgünüm. Üzgünüm ama gerçek bu. O yüzden ben Özdem'in yüzde ellisini
güvenmiyorum. Siz de. Siz olun. Sakın güvenmeyin. Yok. Öyle değil.
Ne oldu Defne? Bir haber var mı?
Ufak bir terslik olmuş. Organizasyon da bir sıkıntı var. Ne tersliği? Ne oldu?
Tamam bir saniye.
Melih söyle çabuk söyle. Bak ben dayanamam. Söyle çabuk. Ne oldu?
Şey, hanım aşık olmuş.
Hangi hanım?
At.
Bizim şirket için yarışan at mı? Evet, evet.
Aşık olmuş.
Bizim şirkete giren herkes de aşık oluyor. At dahil.
Çok romantik.
Erosun okuyla sigortalıyoruz sanki herkesi.
Neyse, yarışı kazansın da.
Hayvanın özel hayatı bizi ilgilendirme sonuçta. Ne kadar haklı.
Anlat bakayım ne olmuş?
Evet kimse kalmadı galiba. Var mı gelen? Yok.
Armağan Bey.
Armağan Bey.
Armağan Bey.
Oğuz Bey.
Bu ne güzel bir karşılaşma.
Bir şey mi var Zeynep?
Şaka mı yapıyorsun?
Kaç gündür sana ulaşmaya çalışıyorum bu mu cevabı?
Kusura bakma Zeynep şu an hiç modumda değilim. Bir dakika bir dakika.
Sen ne zannediyorsun kendini?
Hiçbir şey zannetmiyorum.
Ne bu böyle bu tavırlar?
Bir deneyde falan mıyım ben?
Bak benimle bir derdin varsa açık açık söyle lütfen.
Hoşuna mı gidiyor böyle peşinden koşturmak?
Konuşmak istemiyorum Zeynep.
Zeynep bir dakika dur.
Ne istiyorsun be?
Oyuncak mıyım ben? Gel git dur.
Zeyno. Yani bizden olmaz.
Birbirimizi daha çok üzmeyelim.
Ben şimdi anladım seni tamam.
Bir daha karşına çıkmam. Merak etme.
Neyi anladın Zeyno? Neyi anladın ya? Ben o adamla annemi gördüm. Olmuyor. Zengin
de fakirden olmuyor.
Yani bu ev, bu sizin yaşadığınız hayatlar ben bunları bir anda bile
göremem. Biz senin de... Başka dünyaların insanları mıyız?
Böyle bahanelere gerek yoktu.
En başından insan gibi söyleseydin rahatlılık vermezdim.
Zeyno dinlemiyorsun. Bak abin de aynı şeyi söyledi.
Burası çok güzel olmuş.
Seven gibi olmuş mu?
Daha bile güzel olmuş.
Sayende çok güzel bir şeye vesile olduk.
Ben çok mutluyum. Tekrar teşekkür ederim.
Dur bakalım ya.
Başlamadık. Bir güzel tamamlayalım.
Ben bizimkilere bakayım.
Bak.
Neredesin sen ya?
Ne olmuşsun? Ben çok güzelim. Çok tatlıım.
Bir gece birlikte bir
kulübede kaldık. Aferin sana.
Ne? Aferin. Nasıl kaldık ya?
Aferin.
Ya daha dur.
Evlenmediler. Nasılıyorsun suratını böyle?
Aa yoksa siz?
Kıdır Bey'in kardeşiyle ha?
Ne alaka ya yok öyle bir şey.
Aa ne kızıyorsun ya? Tamam.
Güzel kız ama.
Yani sen de hoş çocuksun ama işte.
Ama?
Ya Oğuz sana böyle styling falan bir şey yapmak lazım ya.
Yakışmıyorum değil mi?
Saçmalama canım öyle bir şey demedim.
Allah Allah. Maken gibi çocuksun sen de ya.
Dik dur bakayım.
Dik. Şöyle çenende.
Şöyle işte ya.
Babana gıcık ettin mi sence?
Ettim ettim.
Ama daha dur.
Oyuna yeni başlıyoruz.
Öyle masallarda yaşıyorlarmış gibi sanmasınlar kendilerini.
Ama babam annenden bir şey saklıyor.
Onu da öğreneceğim. Yakında az kaldı.
Sen de kendi kıymetini bil bence.
Yani ben biliyorum da.
Onlar bilmiyor ama.
Yani. Öğretmeye uğraşarak zamanını harcama.
Yorulursun.
Tıpaya bak ya.
Şirketimizin aydın ve parlak yüzü.
Dilinizi ısırın Levent Bey.
Sağ ol her şey için. O kadar güzel organize ettin ki mükemmel.
Teşekkür ederim Levent Bey.
Pardon.
Alo.
Evet, evet. Okudum mailinizi ama şu an maalesef gemisi ait değilim. Ben size en
kısa sürede döneceğim.
Teşekkürler, iyi günler.
Defne.
Çok güzel olmuşsun.
Teşekkür ederim.
Her şey yolunda mı? Nasıl gidiyor? İyi, gayet iyi gidiyor. Her şey yolunda.
Tolga. Efendim.
Teşekkür ederim bu arada.
Fikrine saygı duydum hiç.
Ben kader değilim.
Kolay gelsin.
Saygıdeğer misafirlerimiz, birazdan müzayedemiz başladı.
Hanım.
Kadir.
Hanım'ı da mı açık arttırmaya sokuyorsun?
Evet abi canım.
Sonuçta en değerli at o.
Çetin Bey falan ta. Parit ben geldi onu görmeye. Hayır böyle bir şey yapamazsın.
Mecbur yapacağız canım. Çocuklar için yani.
Sonuçta hanımla bizim aramızda öyle. Kolay bozamazlar merak etme.
Tamam yani orası öyle ama izin veremem. Kusura bakma hanımı satamazsın.
Diyor musun ha?
Tamam.
Sattırma o zaman.
Sen satın al.
Ben mi?
Bostepe isimli dayımız iki milyon lira karşılığında gemi sahibine kavuştu.
Hayırlı uğurlu.
Evet.
Hanımefendiler ve beyefendiler.
Merakla beklenen lotu.
Yani 14 numaraya geldik.
Efsanevi şampiyonların soyundan gelen hanım Manez'e geldi.
1 milyon lira ile açılışı yapıyorum.
Evet, var mı 1 milyon lira veren? 1 milyon.
Evet, beyefendi 1 milyon lirayla başladığın 1 milyon 200 veren var mı?
Bir milyon iki yüz beyefendiden geldi arka taraftaki beyefendiden. Evet, bir
milyon beş yüz bin veren var mı? Bir milyon beş yüz bin hanımefendiden
geliyor.
İki milyon vereni arıyoruz. İki milyon veren, evet telefon hakkındaki
müşterimizden iki milyon geldi.
İki buçuk milyon veren var mı?
İki buçuk milyon, evet arkadaki hanımefendiden geldi iki buçuk milyon,
üç milyon arıyoruz.
Beyefendi bu şans ağacı, soy ağacı bir daha yanınıza gelmeyebilir.
Üç milyon diyoruz ve üç milyona varıyoruz.
Evet Levent Bey'den üç milyon lira.
Ben saçımı tarıyordum ya.
Evet üç milyonun üzerine çıkan var mı? Dört milyon beyefendi bu şansı bir daha
yakalayamazsınız. Soy ağacından gelen bir atımız.
Dört milyon beyefendiden geldi. Dört milyon. Neredeyse aşık bir at oluyordum
ya üç buçuk milyona.
Oh. Hanımefendi.
Beş milyon. Ne dersiniz? Verir misiniz acaba? Beş milyon.
Beş milyon hanımefendiden geliyor. Evet. Beş milyona.
Hanımefendiye. Satıyorum.
Satıyorum.
Satıyorum.
Sen delirttin
biliyorsun değil mi?
Yeni mi fark ettin?
Teşekkür ederim.
Evet, değerli konuklarımız, kayın dostlarım, iyi ki geldiniz, hoş
geldiniz.
Bazılarınız uzun yoldan geldi, farkındayım.
İnşallah geldiğinize bunca yolu değmiştir.
Valla bugün hayırlı bir iş için toplandık.
İlk biz bu yola çıkarken ne kadar çok öğrenciye faydamız olursa o kadar iyi
diye çıktık.
Beklentilerimizin de çok ötesine gitti iş.
Yüzleri de geçtik. Binlerce öğrenciye umut olacak, ışık olacak,
gelecek olacak tayininde.
Tabii bildiğiniz gibi böyle şeyler hep bir fikirle başlar.
Bu fikrin sahibini de ben biraz daha Kürtçü'ye davet etmek istiyorum.
Desne derini.
Kendisi Bursa'da okumuş ve çok parlak, mükemmel, altın gibi bir
avukat olmuş.
Altın gibi bir yüreğe de var.
Eşi benzeri yoktur gerçekten.
O yüzden çok yanına yanaşmayın ha.
Tamam.
Evet.
Alkışlarınızla defnederini Türkçe'ye davet ediyorum.
Herkese merhaba. Öncelikle hoş geldiniz.
Ben biraz heyecanlıyım kusura bakmayın. Aynı zamanda da böyle çok güzel bir şeye
vesile olduğunuz için de çok mutluyum. Hepinize ayrı ayrı çok teşekkür ederim.
Burslu olmak demek böyle dışarıdan bakınca sıradan bir kağıt parçası ya da
indirimli bir harç makbuzu gibi görünebilir.
Ama o sıralardan geçen bizler için durum çok da öyle değil.
Çok daha anlamlı, çok daha güzel.
Burslu olmak demek her sabah o sınıfa girerken cebinizde görünmez bir
sorumluluk taşımak demek.
Burslu olmak demek birinin sizin vazgeçme işinizi, sizin tutkunuzluğu,
sizin ağzınızı görüp ben sana inanıyorum demek.
İyi ki varsınız. Destekleriniz için çok teşekkürler.
Partner eğitim bursu yararına düzenlenen yarış için atları ve jokiyeleri maneje
davet ediyoruz. Ve hanım ile birlikte Kadir Emin Dağ.
Kadir Emindağ'la ilgili yalnız konuşmamız lazım.
Otoparkın arkasındayım.
Evet, hadi bakalım.
Abi, abi dur.
İyi misin?
Kızım iyiyiz ya, bir şey yok Allah Allah.
Bak ne olur dikkatli ol, tamam mı?
Ya tamam, şimdi iyice şey yaptınız ha.
Mesajları siz mi attınız?
Ne istiyorsunuz?
Bakın burada bir sürü insan...
Ağabey! Yatış ne ki burada?
İzlediklerim! İzlediklerim! Ağabey!
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.