Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Ne yapıyorsun?
Ne yapıyorsun sen?
Madem öyle işte böyle.
Karım değil misin?
Seni seven bir kalp bile bırakmadım. Senden bu acının
hesabını hiç sormadım.
Eğer senin için bir intikam peşindeysem.
Tanrım beni cehennemde cayır cayır yaktın.
Yeter sana gözüm yok demiştim inanmadım.
Affet beni deseydin kollarında ağlardım. Ağrı
eşek yiyor.
Yemesin.
Hatalıydın. Geçer demek inan zor çünkü aşk senin
adın.
Ne oluyor ya?
Ne ağzın bir basımağı var. Zaman akmaz sanki.
Yalnızlık sarar birden. O zaman hayal olur.
Kaçırım bu şehirden.
Bana seni seven bir kalp bile bırakmadım.
Senden bu acının hesabı hiç sormadım.
Tamam. Sus.
Senin için bir intikam peşindeysem Tanrım beni
cehennemde cayır cayır yaktın Yeter sana gücün
yok demiştim inanmadım Affet beni de teydin
kollarında ağlardım Oysa bana yalan söylemişsin
Atmalıydın yeter demek inan zor çünkü aşk senin
adın.
En garip adama denk geldik.
Dilinin de kemiği yoktur. Herkesi gidecek anlatacak.
Allah'ım yarabbim.
Saçmaladım ha değil mi?
Ben biraz saçmaladım sanki.
Yani saçmaladık.
Çok fazla bir arada kaldık biz. O yüzden herhalde şaşırdın sen de kesin yani.
Kesinlikle. Tam olarak bu biliyor musun?
Ben de böyle düşünüyorum. Çok bir arada kaldık. İkimizin de kafası çok karıştı.
Bu ara sürekli seni görüyorum Gülen. Evet evet yani değil mi? Gerçekten
mesela ben düşününce... ...veradan bile çok seni görüyorum.
Evet ya ben de.
Yani varsa yoksa doğa doğa doğa.
Sürekli sensin yani.
O yüzden bende de durum öyle. İkimizin de kafası bir karıştı ya sanki.
Başka bir şey olamaz. Değil mi? Ne olacak?
Tabii ki.
Ne olabilir?
Yani... ...aşık olacak halimiz yok ya.
Yok canım.
Hiç öyle bir şey değildir yani.
Bu başka.
Ya bir de çok yakın temasta kaldık işte.
Balayı, çekimi, tanıtım, filmi, detoksu falan derken.
İstemsizce oldu aslında.
Çok güzel bir kelime o. Gerçekten müthiş bir tespit. Yani böyle...
Refleks gibi gelişti.
Gelişen bir olaya karşı ben de refleksif bir tepki verdim.
Kesinlikle refleks.
Hiç bu... Tutkulu bir şey değildi yani bu sonuçta.
Yok bu bambaşka bir şeydi ya.
Ya ne yapın edin işte şu enerji şirketine birkaç gün daha oy olayın
tamam mı?
Efendim zaten on gün rötarlı gidiyoruz.
Ben bilmiyor muyum bunu ya?
Bana niye söylüyorsun şimdi sen bunu ben anlamadım yani.
Konuş hallet işte.
Bir hafta mazeret falan istemiyorum.
Akın Bey.
Buyurun Hulusi Bey.
Kredi şartlarını zorla.
Gerekirse yurt dışında zorla.
Yarın bana şöyle güzel temiz bir rapor hazırlayın.
Bir de banka yönetimiyle konuşun bir yemek falan yiyelim tamam mı?
Siz yarın geleceksiniz değil mi efendim?
Geliyorum tabii canım niye gelmeyeyim?
Satış bitene kadar işin başında olacağım.
Ben yarın şimdi şu Adanalıları bir yoklarım.
Adamın bir siniri geçsin ondan sonra tekrar konuşuruz onunla. Ama siz yine de
acil başkan müşteri bakın tamam mı? Çinli müşteriyi aradık haber bekliyoruz.
Tabii ihtiyacımız olduğunu anladılar.
Biliyor kurnazlar.
Ama yine de çok da alttan almayalım.
Hem enerji şirketine hem de bankaya ödememiz gereken paralar belli. Onun
altına inmeyelim yeter.
Daha sınırı yok.
Beni her şeyden haberdar edin tamam mı?
Tamam efendim.
Yarın zaten İstanbul'dayım.
Hadi.
Kazım. Aracı hazırla çiftliğe gideceğiz.
Söyle helikopteri de hazır.
Şunlar yarın o bizi götürecek İstanbul'a tamam.
Hem ben birlikteliği olan biriyle zaten böyle bir şey yaşamam.
Ben de ben de benim de kırmızı çizgimdir o.
Nasıl?
Sen geldin ya.
Yani bildiğim kadarıyla senin bir birlikteliğin yok.
Yanlış mıyım?
Senin var ya yaman.
Yok canım o bir birliktelik değil yani.
Ben Büşra'ya...
Söyleyeceğim zaten. O büşra ediyorsun sen. Büşra durumu hiç öyle zannettiğin
gibi bir durum değil bu arada.
Hiç hem de.
Çok ciddi.
Halledeceğim ben onu.
Ya aramızda... ...oluşan ya da... ...gerçekleşen bu...
...refleksif şeyden dolayı halledeceksen... ...eğer... Yok yok. Ben
zaten konuşacaktım.
Ben bunun dışında zaten konuşacaktım. Şuraya karşı da çok suçlu hissediyorum
kendimi. Orada hata bende. Şimdiye kadar konuşmam lazımdı. Hemen konuştum.
Efendim baba.
Doğa neredesin çiftlikte misin?
Yok kasabadayım.
Tamam hemen çiftliğe geç.
Yaman da olsun.
Konuşacağız.
Tamam.
Ne oldu ne oldu?
Konuşmak istiyor.
Yaman da olsun dedi. O kadar önemli bir şey miydi?
Yani.
Öyle sanırım.
Gidelim istersen.
Şey herhalde balaydı.
Adam 40 yılın başında bizden bir şey istedi ya.
Arkadaşımın çocukları dedi. Aman çocuklar dikkat edin dedi. Önemli bir iş
dedi.
Resmen balayındayken ayrıldılar ya.
Senin tabirinle bomba bir olay oldu.
Gerçekten.
Ama...
Şey yani anlatırız biz.
Sonuçta.
Açıklarız. Bence de anlatırız açıklarız.
Sonuçta biz haklıyız.
Yani suçlu değiliz en azından.
Suçlu değiliz. Bir kere. Niye suçlu olalım?
Zaten.
Alo. Anneciğim nasılsın?
İyiyim kızım.
Sen nasılsın? Müjdemi isterim. Ne oldu? Yeni iş mi buldun? Hayır.
Evleniyorum.
Alo.
Anne duymuyor musun beni?
Duydum kızım duydum.
Beklemiyordum. Anne çok mutluyum. Yaman da öyle.
Hatta şimdi biletini alıyorum hemen geliyorsun.
Kızım böyle birden. Anne kırk yılın başı senden bir şey istedim. Evleniyorum
dedim. Duymuyor musun beni? Tamam kızım tamam.
Tamam sakin ol. Tamam bekliyorum.
Bay bay.
Kardo, sakin ol.
Ayakkabı attılar lan hepimize!
Kanka! Kanka ne zikrediyorsun?
Kandırdılar hepimizi!
Yok tefrit ediyorlar, yok sevgili değiller... ...yok bilmem ne!
Öpüşüyorlardı lan!
Öpüşüyorlardı! Tamam da oğlum, elimizden ne geldi? Oğlum, unut!
Korun oğlum bana!
Kimin tarafındasın lan sen? Kanka, kimin tarafında olacağım? Senin tarafındayım
tabii!
En çok da o veren yakışıklı.
Yakacağım o veriyi. Bir daha pat.
Darücü.
Buyurun şu taşınızı.
Mert'i canım.
İyisin iyisin. Hatta bir şey söyleyeyim. Bugüne kadar gördüğüm en iyi oynayan
kadınsın. Haberin olsun.
Bugüne kadar oynadığın en iyi kadının demek. Ne güzel.
Ya bu erkeklerin bu tarz oyunları... ...tekelinde sanması benim böyle çok
garibime gidiyor. Biliyor musun? Sanki bir güç gerektiriyor da.
Canım güç.
Anladım. Ne alaka şimdi? Ne alaka? Kimse söylemiş söylemedi. Bu arada kırmış
olabilir sınava.
Girdik. Beklemem diyorsun.
Evet lütfen.
Açsaydın beklerdim ben.
Tanıdığım numara değil zaten ya.
Açmıyorsun ha?
Açmıyorsun. Oğlum Ertuğrul.
Dokunma!
Hadi açtım.
Hemen aç sinirliyim yakarım.
Bak şimdi.
Ne oldu öyle?
Alo. Ne bu şimdi?
Sen iyi de delirdin.
Bitti kızım sen.
Sen bittin.
Ne diyorsun be?
Öğrendim. Her şeyi gördüm.
Ayakta uyuttun lan beni.
Ne gördün ya? Ne diyorsun?
Yamanla do...
Sen de içinde yanacaksın.
Arıyorum şimdi Doğan'ı.
Sakın. Sakın.
Ne gördün ne anladın bilmiyorum ama sakın öyle bir şey yapma tamam mı?
Sakın.
Gerçekten hiçbir şey bilmiyorum.
Ulan öpüşüyorlardı diyorum.
Hala bilmiyorum diyorsun.
Yalnız söylüyorsun.
Neredesin?
Neredesin? Geliyorum tamam mı? Sakin kal.
Hiçbir şey yapma tamam mı? Geliyorum.
Oyun soğudu.
Oyun.
Geleceğim.
İyi misin?
Evet. Neredesin acaba? Bekliyorum.
Alo. Kafamdaki ses.
Beyazlı Doğa. Alo.
İstediğin oldu sonunda. Ama sen kayıpsın.
İyi misin?
İyiyim. İyiyim. Biraz boynum sütun gibi oldu da.
Bana da oluyor arada bir bildiğim iyi bir hareket var. Çiftliğe geçince şey
yaparım sana, gösteririm istersen.
Kızımda yerlerini buldum.
Kapattık hareketi.
Öptüm abi kızı.
Bu da benim.
Bana bakıyor.
Arabayı kenara çekip bir kez daha öperse... ...yaptırırım tokadı.
Yiyemem ki.
Yok. Yok.
Yok.
Ne düşünüyor acaba şimdi?
Ne kadar güzelmiş elleri ya. Hiç dikkat etmemişim.
Kaza yapacak şimdi manyak.
Önüne bak önüne.
Buldu tabii güzel.
Güzel kız.
Kıcık mıcık ama.
Rüzgarın dağlı.
Vur Rüzgar sen de vur.
Ne olacak böyle?
O öpüşmenin üzerine üç dakika konuştuk.
Ve tamam deyip hayatımıza devam mı edeceğiz gerçekten?
Hala niye heyecanlıyım ben ya?
Niye elim ayağım titriyor?
Hala Hulusi abi. Büşra.
Ulan şu yaptığın var ya.
Güzeldi kıza.
Gülüşü de güzel.
Niye gülüyorsun öyle kızım?
Çekip kenara beni öpmesini istiyormuşum gibi. Niye gülüyorsun?
Kötü abi bu kız.
Kötü kötü.
Şeytan. Gülüyor bak şeytan.
Tamam sadık.
Şimdi sen benden konuştuğumuz gibi haber bekle tamam mı?
Kimseye de verme dükkanı ha.
Abi sen merak etme. Sen yabancı mısın ya?
Zaten acele işim yok.
Dükkanında bir yere kaçacağı yok. Ben seni beklerim.
İstersen bir hafta bekleyin. Yok lan bir hafta çok ne yapacağım bir haftayı? Bak
ben yarın bilemedim öteki gün geleceğim tamam mı? Sen benden haber bekle.
Ha bu arada bir şey diyeceğim.
Benim burayı alacağından kimsenin haberi olmasın tamam mı?
Tamam Safat abi hiç sıkıntı yok da.
Yani. Kimden saklıyorsun ki? Ya sen, ben oraya duracağım orasını. Ne yapacaksın
ya? Allah Allah sen söyleme işte. Ben zaten geleceğim yarın ya.
Sıkıver şunu biraz.
Tamam. Bu arada sen yengeye ben de haber vermem. Şimdi neslinin duymasın. Tamam
mı? Tamam. Aranızda it.
Tamam. Hadi anlaştık o zaman ha. Hayırlı uğurlu olsun. Hadi sağ olasın ya.
Vallahi çok güzel bir his var içinde biliyor musun? Bu ne?
Ah güzelim ya. Bütün işler de sana kaldı. Dur geliyorum şimdi. Ay vallahi.
Hala sen niye buradasın?
İşim bitti geldim işte.
Ben Kamuran abiyle daha bir takılırsınız zannediyordum.
Yok ya işte ne olsun.
Hallettik işleri geldim ben de.
Sıcak zaten ama.
Bir şey olmadı değil mi?
Yok ne olsun işte. Seriha.
Konuşmamız lazım.
Doğayla Yaman da olacak.
Yardım edemedim sana kuzum. Gelirim birazdan. Olsun hanım.
Yine bana kaldı.
Elhamdülillah.
Babacığım ne oldu?
Oturun otur.
Otur kızım otur.
Otur oğlum otur.
Ne oldu?
Adanalılar anlaşmayı iptal etti. Bu neyiz be abi?
Babacığım çok üzüldüm. Ama biz bunu biliyorduk. Elimizden gelen her şeyi
yaptık. Bak her şeyi diyorum.
Zaten sebebi bu değildir. Başka neden olacak ya?
Neden?
Babacığım olabilir mi böyle saçma bir şey? Olabilir ki ben sizi uyardım.
İnsan gibi anlattım.
Babacığım biz elimizden geleni yaptık.
Bana bahanelerle gelme.
Uluş çocuklar gece gündüz çalıştın ne diyorsunuz sen?
Neyine çalıştı Perihan? Bırak Allah'ını seversen ya. Ben sonuca bakarım arkadaş.
Sen bunu bilmiyor musun güzel kızım? Bilmiyor musun?
Bir sakin mi olsan acaba?
Sakin sakin mi konuşsanız?
Bu iş çok ciddi Perihan çok.
Babacığım gerçekten sen neden bizi dinlemiyorsun?
Sen duymuyor musun benim söylediklerimi?
Ya elimizden geleni yaptık diyorum fazlasını yaptık. Ama biz ne yapalım
yani? Sırf satış olsun diye birbirine zıt iki insanı zorla evli mi tutalım?
Hayır çocuk da değil ki bu insanlar eşek kadar insanlar.
Ne yapacaktık? Sen niye böyle konuşuyorsun şu an? Niye böyle mantıksız
konuşuyorsun? Ben tanıyamıyorum seni.
İki gün be iki gün daha idare edecektiniz. İki gün.
Ne olacak şimdi ha?
O fabrikayı, o makineleri kim alacak?
Enerji işine girdik.
O tarafta para bekliyor.
Sen tabii böyle çiftçilik oynadınca hiçbir şeyden haberin yok.
Ne güzel. Her şeye ben koşturayım. Her şeyi ben çözeyim. Ne güzel hayat.
Ama bak geç kaldık. Olmadı. Kırk yılda bir bir şey istedim de. Kırk yılda bir.
Balayında insan boşanır mı arkadaş?
Babacığım bak.
Böyle konuşmam. Ne oldu?
Üzdü mü kızım?
Üzül. Üzül.
Çünkü bu işin çok ciddi sonuçları var.
Ben bu işi nasıl çözerim diye düşün. O arada da üzül.
Şu anda kızım olmasan kapının önündeydin bunu bil.
Abi tamam bir sakin olun.
Halam haklı.
Siz baba kız bir yalnız kalın. Biraz dinlen istersen. Öyle konuşursunuz. Ya
da istiyorsanız hep beraber de konuşabiliriz.
Ben bilirim ne zaman dinlenip dinlenmeyeceğini.
Sana da sıra gelecek.
Buraya da gelecek merak etme.
Senin karşında çocuk yok abi.
Doğada çocuk değil.
Bize bir iş verdin. Mantıksız demedik.
Saçma demedik.
Elimizden geleni yaptık.
Ama şu an bizi suçluyorsun Sena abi. Çakışıyor mu oluyor mu sana bu?
Hayatta en tefsirli laf ne biliyor musun?
Biz elimizden geleni yaptık abi.
Bana bunlarla gelmeyin. Ne kadar beceriksiz, ne kadar yeteneksiz insanlar
var. Hemen bunu söylerler işte.
Ya abi şimdi bu kadar önemli bir mevzu bu meseleye mi bağlı?
Böyle iş mi olur ya? Böyle şirket politikası mı olur? Ne kadar mantıklı.
Tamam ben bu işlerden anlamıyorum falan ama böyle iş olmaz abi.
Bu şirketin satışı bu iki alakasız tipin evlilik almasına mı bağlıydı yani?
Ya böyle saçma iş mi olur ya?
Üstüne bir de bizi suçluyorsun.
Hiç olacak şey mi ya?
Böyle çocukça, böyle saçma bir tabur olabilir mi ya?
Sen konuştuklarına biraz dikkat versene acaba.
Abi ben dikkat edeyim de.
Senden biraz dikkat etsen acaba.
Ya ben bu kızım ilk geldiği günden beri burada yaptıklarına şahidim ya.
Evet ilk geldiği günden beri anlaşamıyoruz, didişiyoruz.
Hiçbir konuda anlaşamıyoruz.
Ama ben şahidim de onun buraya nasıl kendini verdiğine ya.
Canla başta çalıştı abi burada.
Çiftliğin iyiliği için kendini ortaya koydu bu kız.
Tamam başta ben de tepkiliydim. Ama beni de şaşırttı. Öyle dumur oldum ortada
kaldım abi.
Senin gözüne girebilmek için burada yapmadığı şey yok abi bu kızın. Bu kadar
üstüne gitme.
Şimdi bizi suçluyorsun sen. Ya hiç olacak şey mi ya?
Bak beceriksizlerin diğer yöntemi de budur. Hemen birbirlerini savunurlar
işte.
Evlilik bilmem nesi yapıyorsunuz ilk müşteriniz boşanıyor.
Bunun neyini savunacaksınız ya? Bu nasıl iş bilmezlik?
Ama yok.
Ben şu krizi çözeyim ondan sonra bu çiftliğe de el atacağım. Böyle olmaz.
Elin dinlenir.
Tecrübelerinden faydalanırız.
Ama bu çiftlik bizim.
Biz yayınlıyoruz burayı.
Evet.
Başta öyleydi.
Ama burası artık benim için yatırım değil.
Demirtilerim de var unutma.
Ama bunlar tabi sonraki meseleler.
Sonraki meseleler.
Ne diyor bu ya?
Mert bak çok sinirlisin şu anda. Doğru gördüğüne emin misin?
Ben de onu diyorum ama dinlemiyor ki.
Delirtmeyin lan beni.
Öpüşüyorlardı diyorum öpüşüyorlardı.
Öyle gizli saklı da değil.
Aleni. Bilmiyorum gerçekten bilmiyorum ya.
Şu an senden duydum.
Yalan söylüyorsun.
Söylemiyorum. Yalan söylüyorsun çünkü bu ilişkinin bir öncesi var. Ve sen de
biliyorsun. Yok.
İlişkinin öncesi falan yok.
Vera.
Ben bu kızın peşinde aylarca koştum.
Elini tutana kadar karnım çatladı ya karnım.
Şimdi. Şimdi başka biriyle öpüşüyor.
Ve sen de bunu bilmiyorum diyorsun. Bilmiyorum bak sana yemin ederim ki.
Bilmiyorum. Ya bilmediğim bir şeyin izahını sana şu an nasıl yapayım
anlamıyorum ben gerçekten.
Tamam. Tamam o zaman.
Arayalım doğayı.
Seni aldattığım kişiye.
En yakın arkadaşım Vera'ydı diyorum o zaman.
Oha.
Ana niye yapıyorsun bunu?
Ana bunu niye yapıyorsun?
İçim acıyor içim.
Dayanamıyorum.
Nefes alamıyorum. Bir çıkış yolu arıyorum bulamıyorum.
Benim hayatıma bir sürü kadın girdi çıktı Vera.
Ama tuttuğum o eli unutamıyorum.
Ben doğayı geri alacağım.
Ve bunun için elimden gelen her şeyi yapacağım.
Tamam. Tamam.
Tamam bana bir sans ver. Bu itin aslı aslarını öğreneyim tamam mı? Hiçbir şey
belli değilken.
İçleri mahvetme.
Sakın. Ben doğayı geri alacağım.
Sen de bana yardım edeceksin.
Eğer ben yanarsam, seni de yakarım.
Git hocam, al.
Ben de nerede kaldım çocuk diyorum.
Neredesin sen?
Harlada galiba.
Suyu çevirdim hayvanlara baktım.
Kafamı da döndürüp duruyorum ya.
Anlayamadım ben de. Sen ne diyorsun ya? Bana baksana ben sinirden yarının
yemeğine başladım.
Ya aklım almıyor ya.
Ya ben sabah bunu bir sinirlendirdim.
Acaba ondan mı oldu dedim ama.
Hayırdır ya sana niye sinirleniyormuş ki ne oluyor?
Dur oğlum dur. Allah Allah.
Öyle değil.
Ben de bakma basıyorum damarına.
Yılların acısı var yani içimde. Atamıyorum bu türlü.
Her neyse mesele ben değilim de.
Hoş olmadı söyledikleri hala işte.
Hoş olmadı.
Neyse İstanbul'a gidip gelecekmiş.
Bir gidip gelsin. Belki de halleder.
Ya ben hiç beklemiyordum yani.
O soğukkanlı adam gitti bambaşka bir adam geldi resmen.
Yalan yok şaşırdım baya şaşırdım yani.
Şu abinlerin hisse meselesi de o kadar kötü oldu ki. Elimizi kolumuzu bağlıyor
ya. Şunu valide halletseydik. Zaten.
Oğlum mu?
Bir şey mi var?
Yani Hulusi'nin çıkışının içinde.
Yok hanım. Ne olacak?
Öyle bir sanki durgun gibi, böyle bir şaşkın gibisin de.
Yok yok hala bir şeyim yok ya.
Oğlum.
Onu şey alın.
Onu demin.
Yaman, Yaman oğlum.
Nasıl olmuş gömleğin?
Enklasın. Şuna bak.
Olmuş abi, çok güzel olmuş.
Şeyle, Perihan Hanım'la beraber aldık. Vallahi bak taşıya gittik. Sağ olsun
yardımcı oldu bana. Böyle kadın gözüyle çok farklı oluyor. Onlar dört gözle
bakıyor ya. Böyle sanki üstünde ter. Öyle bakıyorlar değil mi?
Ha buradaymış Perihan Hanım. Hadi görüşürüz.
Nasıl olmuş?
Çok güzel değil mi? Vallahi herkes çok beğendi.
Perihan Hanım.
Üstüne olarak böyle cuk oturdu ya.
Yani şey diyorum siz böyle yemekte on numarasınız ama aşçılıkta, valla
modacılıkta da elinize kimsesi dökemez. Onu ben bugün anladım.
Vay biraderim. Kardeşin de düşünürmüş çay koyarmış.
Hadi nasıl çay içersen.
Vay kardeşim.
Bana değil mi çay? Yok sana değil oğlum. Hadi gel otur.
Neredesin oğlum sen? Denk gelemedik bugün.
Buradayım işte oğlum. Ne oldu?
Asık gibi yüzün.
Var mı bir şey?
Yok be oğlum. İyi. Bir şey yok.
Biraz gergin gibisin de.
Anlamadım.
Doğayla mı bir şey oldu?
Yok be oğlum bir şey. Sen de öküz altında buzağı arıyorsun ya.
Yok bir şey. İyiyim yani.
Tamam tamam oğlum.
Öyle diyorsan öyledir ama.
Yay gibi de.
Çekilmişsin sanki.
İyiyim. Hulusi abine söylediklerine biraz gerildim ya.
Bir de müştahane konuşamadım.
O canımı sıkıyor.
Var demek ki üstüne.
Dökül.
Yok oğlum bir şey iyiyim ya iyiyim diyorum ya kardeşim benim.
Ya kardeşim aslında biz... Vay yakışıklı kardeşlerim benim. Ne yapıyorum ya?
Ne olsun ya?
Bir şey diyeceğim.
Dükkan işi tamam.
Ne dükkanı be? Aman kardeşim aman düşük sesle şey yapalım. Neslinin duymasın.
Önce yıldan alayım eve dedim. Sonra yıllardır artık ben denizin içindeyim.
Bıktım tuzdan anladım şeyden. Sonra dedim ki o yüzden böyle ağaçlıklara
bakayım dedim.
İşte böyle havuza olsun dedim.
Evet öyle bakacağım artık.
E tabii işte paramız da bir yandan işliyor.
Artık böyle olacak.
Ne güzel bir yer burası.
Sen şimdi bir de sahil kısmını gör.
Hep birlikte mi oturuyorlar yani aile olarak?
Anlattım ya anneciğim, aile işletmesi. Hep beraber çalışıyorlar.
Çok güzel ya, insanın burada ömrü uzar. Değil mi?
Dışrağcığım.
Hanımefendi kim?
Annem, Kadriye. Anne bu Nesli.
Yaman'ın abisi Nesli.
Kız ne uzatıyorsun öyle? Kısa bir hayatım desene. Hoş geldin. Hoş bulduk.
Teşekkürler. Biz geliriz diyorduk ama siz önce gelmiş bulundunuz.
Bana da sürpriz oldu. Öyle özlemiş seni. Öyle bir anda çıktı geldi.
Herhalde bir anda çıkıp gelecek.
Artık hep geleceğim buraya. Burası sizin hepimizin, ailemizin.
Hadi gezdireyim sana buraları.
Çok güzeldir bizim buralar. Göreceğiz şimdi.
Evet güzel gerçekten.
Sen daha güzelsin ama bak söylüyorum sana.
Resmen kızım sana çekmiş.
Ben doğurdum.
Şey diyeceğim Helen Hanım.
Bugün neydi o mağazada Hulusi Bey'in yaptığı böyle... ...elinden oyuncakları
alındı çocuklar gibi. Yani o şey mi ya? Bizi mi takip ediyor yoksa?
Yok canım ne takibi?
Öyle uğramışız.
Önemli bir şey değil.
Ne bileyim valla ondan sonra da işte buraya gelmiş... ...bir şeyler söylemiş
falan filan. O da kulağıma geldi de yani ondan dedim.
İşler güçler.
Konuşuldu halledildi.
Şey mi diyorum ya, yani Perihan Hanım bir... ...addım aşmazsam yani münasip
bir dille... ...Hulusi Bey'le bir konuşsam mı ben diyorum.
Ne münasip?
Böyle bir şey duymamış olayım sizden.
Yani ben... ...şey için şey ettirdim de... Şey için falan şey etmeyin.
Sizi ilgilendiren bir konu değil.
Karışmayın. Tamam, tamam Perihan Hanım.
Yankım! Hani Yakup'un kahvesinde oradan sola dönünce böyle köşeçte kalan sol
tarafta kalan bir dükkan var ya. Evet biliyorum orayı çok iyi orası.
Orası mı?
Tamam tamam bebek gibi yaparız biz o dükkanı sen hiç merak etme abi çok güzel
düşünmüştün. Yaparız değil mi lan?
Yaparız yaparız. Koçum benim ben bir şey diyemem zaten benim hiç gidesim yoktu
buralardan ya.
Buna çok isabet oldu.
Neyse bu konuyu kapatalım şimdi.
Neslinim geliyor ben ona alıştıra alıştıra sonra söyleyeyim. Kolay gelsin
alıştıra alıştıra.
Merhaba.
Bakın size kimi getirdim.
Ama Yaman'cığım aşk olsun ya. Gelip karşılar insan.
Sonuçta bu sefer kayınvaliden Taner'e nereden gelmişsin Metin?
Ay gözüm kör olmasın Metin.
Safa kalk gel.
Buyurun buyurun.
Buyurun siz böyle oturun.
Buyurun.
İçerisine otur canım.
Gel.
Hoş geldiniz.
Hoş bulduk.
Annem Kadriye, Ferihan Hanım.
Kızım sizden çok söz etti. Belli ki sizi çok sevmiş.
Eksik olmasın. Biz de onu çok seviyoruz.
Yaman. Evet.
Seni de tanır gibiyim. Çünkü o kadar çok fotoğrafını gördüm ki.
Anne abartsaydın biraz.
Öyle birkaç fotoğraf ver.
Yiyecektik yemek saatini. Birlikte yeseydik hep birlikte.
Akşam yemeği için babama söz verdim ben. Bugün orada kalırım zaten.
Size afiyet olsun.
Işıl.
Neredesin sen?
Neredesin?
Sen yoktun.
Alışverişe falan gittin böyle.
En ihtiyacım olduğu gün.
Ne oldu?
Bir şey mi oldu?
Neyse. Yürü hadi biz de gidiyoruz.
Uyaman mı bir şey yaptı söyle. Ne oldu?
Yaptı.
Nasıl öptü ya?
Nasıl yapabilirim?
Doğa.
Anlatacağım. Anlatacağım. Yolda anlatacağım her şeyi. Sen beni buradan
kaçır. Bir an önce gidelim. Burada durmak istemiyorum. Hadi.
Kadriye Hanım yol yorgunsunuz. Bir soğuk bir şeyler ikram edelim size.
Kusura bakmayın.
Tamam hadi şey de demiyoruz da.
Abla da bari.
Yenge ben bilmiyorum ne zaman ne diyeceğimi. Sen işine mi baksan acaba?
Büşra. Kadriye Hanım yol yorgundur. İsterseniz dinlenmeye geçin.
Yemekte görüşürüz ya da bir isteğiniz olursa ödersiniz.
Getiririz falan.
Olur canım.
Aynen geçelim.
İyi dinlenmeler.
Teşekkür ederim.
Ay resmen güzelliğini anandan almışsın ama.
Vallahi hiç anneye inanmadık yani.
Abla, abla gibi. Gel oğlum gel.
Vallahi yaman akşama.
Mideler bayram edecek ha. Böyle fatüle kılçıktır.
Bizim orada vardı yer köyü de böyle çok güzel.
Valla. Kılçıktır. Ayşe kadın derler.
Çok iyi.
Eline de yakıştı ha.
He severim ben ya.
Güzel. Ne olacak? Fatüle.
Elinde mi kalacak? Ne var?
Yemeğe niye gelmedin?
Kalabalık, Büşra annesi.
Tek yedim.
Sen yedin mi?
Yemedim.
Ben de yemedim.
Hadi, başlayalım o zaman.
Bu iş çok parpatarmaya başladı.
Büşra'nın annesi geldi oğlum.
Nesin yenge zaten dünden hazır. Kaynanacılık falan yapıyor.
Anladın mı?
Bitir oğlum artık bu işi.
Öptüm oğlum bugün kızı. Ne?
Oğlum ben işi bitir diyorum sana. Sen bana kızı öptüm diyorsun ya. O da kişi
mi Allah aşkına Yaman?
Bir şey değil kardeşim doğayı öptüm doğayı.
Efendim?
Doğayı öptüm de.
Bir daha söyle bakayım.
Kim öptü sen?
Doğay'la şey oldu kardeşim.
Sen kırıcalı Yaman Efe'ye bak sen.
Oğlum sen ne ara öptün Doğay'ı?
Hadi anlat bakayım şunu.
Ne oldu?
Ya aniden gelişti. Bir anda oldu diyorum.
Ya nasıl aniden?
Bu Yaman deli mi manyak mı kendi kendine rol inip geldi seni öptü?
Hoş yapabilir.
Dengesiz bir tip de.
Yani bir dakika.
Benim şunu anlamam lazım.
Gelip seni öptü mü öpüştünüz mü? İkisinin arasında fark var çünkü.
Tabii ki o beni öptü. Başka nasıl olabilir?
Senin rızan yoktu yani.
Kızım bu resmen taciz mi? Yok bir dakika.
Öyle değil.
Nasıl?
O geldi beni öptü dedin.
O geldi seni öptü. Sen de sonra... ...ona karşılık mı verdin Doğa?
İnanmıyorum sana ya. Nasıl bir şey yaparsın?
Yani o öyle yaklaşınca... ...ben de o anki ruh halimle... ...akışı bozmadım.
Bak vallahi... ...ben de anlamlandıramıyorum yani.
Ne söylesem bilmiyorum. Biz böyle... ...sok olduk.
İkimiz de şok olduk bu arada.
Baktık böyle kuş gibi.
Falladık.
Falladık bir şaştık kaldık ya.
Refleks.
Abi böyle refleks gibi bir şey oldu o an yani.
Niye böyle refleks? Ne refleksi oğlum?
Düştün işte kızı. Ne refleksi? Kendine gel.
Bu olmadı değil mi?
Olmadı bu yakışık almadı değil mi?
Gerçekten böyle olmamalıydı bu. Yanlış bir şey yaptım bence.
Olmuş oğlum.
Niye olmasın?
Gayet olmuş.
Kız karşılık verdi mi?
Olmuş işte.
Ama şimdi anlaşıldı yani.
Büşra'nın annesi gelince Doğan niye kalkıp gitti?
Ya sorma sana ya.
Zaten yengem saçma sapan bir şey söyledi orada ya.
Apır sapır bir şey söyledi. Kaynadan, baynadan. Yani kızın yanında olacak şey
mi ya? O an bir doğayla göz göze geldik biz.
Bir baktım falan. Yok abi yanlış bir şey yaptım ben ya.
Ara oğlum kızı, ara ara Doğa'yı ara. Oğlum Arif ne diyeceğim?
Neyse onu söyleyeceksin. Diyeceksin ki ben şuradan zaten hoşlanmıyorum. Bu iş
bitecek. Sadece işler biraz sarpa sarpa olacak.
Bu kadar oğlum.
Oğlum gerçekten kaçı duruyor burada bir. Ara.
Onu biraz aslında konuştum gibi. Yani söyledim gibi.
Ama bittikten sonra biraz anlattım gibi oldu.
Sonra kaynadan geldi.
Abi deyip durma şunu ya yengem gibi.
Oğlum ne yalan mı? Yalan mı? Geldi kadın kaynanacılık oynuyor burada.
Anladın mı? Yalan değil. Ara oğlum kızı anlat.
Hadi.
Bu Yaman şaşkın falan değil.
Bayağı gemi az yağmış koşmuş arkadaş ya.
Bir gün bir şeye ilan aşk etmeler. Öbür gün seni öpmeler.
Şimdi kaynana da geldi.
Yani düşünmüyorum. Şimdi sen böyle aile saadeti peşindeysen beni niye öpüyorsun?
Yok bu Yaman düşündüğümden de akıllı çıktı.
O öyle terslemeler, asilikler, aksilikler bilerekmiş ya.
Seni düştürmek içinmiş. Sen de düştün. Düşmedin. Düştün. Düştün gittin çocuğu
öptün.
Kalktım.
Kalktın.
Yaman arıyor.
Surat ne Doğa?
Açmayacaksın.
Açmamalısın Kuşum.
Tabii ki açmayacağım.
Oh ne güzel ya.
Kaynanayla büsvelle yemekler yendi.
Aklına Doğası geldi.
Bu çocuğu sen böyle yaptın. Sen yüz verdin.
Yok ya. Kedi köpek gibiydik. Bilmiyor musun?
Kendi ağzınla söylüyorsun ya. Kedi köpek gibiydik. Gibiydik ne?
Allah aşkına.
O Yaman egosunu yıkıp da benimle birlikte olmaz ki.
Kan kustu.
Kızılcık şerbeti içtim der o. Yalan mı?
Yani Yaman kendi egosunu aşıp gelse senin için tamam. Öyle mi anlamalıyım
ben? Hayır canım.
Tabii ki öyle değil.
Ben... Onun gözünden bakarak söylüyorum. Yani Yaman'ın.
Sen, sen o tarot fallarınla bunu soktun bilinçaltıma. Ben? Evet.
Geçmişten biri, geçmişten biri. Al sana geçmişten biri. Geldi, yağdı gökten.
Bak benim tarot fallarım asla yanılmaz tamam mı? Bilim yanılır, bilim değişir.
Benim tarot fallarım değişmez.
Ben sana geçmişten biri dedim. Evet.
Geçmişten bir düşman mı dedim? Sana aşık olan biri.
Seni seven biri.
Nasıl söyleyeceksin?
Ben hayatımda hiç böyle bir şey yaşamadım.
Yani... ...birbirimize sarıldığımızda...
...böyle...
Hafifledik. Göl uçmuşuz gibi hissettim.
Sakın. Sakın bak Doğan sakın.
Olmaz. Hele yaman bak hiç olmaz.
Yürüme.
Öyle mi diyorsun?
Öyle.
Üzgünüm ama öyle kuşum öyle.
Olmaz yani.
Haklısındır. Belki de.
Yani sonuçta bir hayat bir öpücükle bir
aşkla başlamıyor sanırım.
Önceden aşk yeter derdim de.
Ama şimdi farklı dünyalar, farklı
hayatlar.
Bak şimdi doğa gibi konuşmaya başladın işte.
Hem zaten o büşra yılanı var onun başında.
Ama ben eminim.
Eminim Yaman'ın ona karşı bir şey hissetmediğine eminim.
Geçmişten gelen bir minnet borcu mu nedir artık öyle bir şey var yani.
İnsani bir şey ama aşk değil.
Değil. Tamam.
Gözümle görsem inanmam.
Tamam ama doğa gibi düşündüğünde bir lider gibi Hulusi Arcalı'nın kızı gibi
düşündüğünde bir düşün bir analiz et.
Nasıl olurdu?
Biz Yaman'la bir restorana gitsek.
Menüye bakarken tartışırız.
Tabii ki.
Hatta restorana gelmeden gideceğimiz restoran içinde tartışırız.
Muhtemelen öyle olur.
Evden çıkarken de tartışmış sohbet.
Sabah kalkınca.
Akşam yatarken.
Ya.
Bak.
Aranızda bir şeyler olmuş.
Bir şeyler hissedilmiş. Çok normal.
Ama bizim için artık gitme vakti kuşum.
Paris'i düşün.
Yeni işimizi düşün.
Bizi onlar bekliyor ya orada.
Gerçekten mutlu olabileceğimiz gerçek aşklar bekliyor bizi.
Ben gidiyorum.
Benden bu aşamada sadece sakin kalmanı istiyorum tamam mı?
Bak aşk sana çok yakın. Gerçekten.
Ama bu yaman değil.
Üzgünüm.
Seni çok seviyorum tamam mı? Unutma onu.
Anne seni seviyorum.
Ferak'ım.
Güzel misin sen?
İşlerim var Adilo.
Kızım sen ağlıyor musun?
Yok.
Nereden çıktı?
Gözlerim bulanmış.
Yorgunum biraz.
Kızım.
Kızım ne oldu?
Bizi dinleden annem buraya taşındı. Yoksa yaman kötü bir şey mi yaptı?
Bak sen benim kulağımı anlat.
Ne oldu kızım?
Ay bak benim kızıma ne olmuş?
Yok iyiyim iyiyim iyiyim.
İyiyim yorgunum sadece.
Bir an önce bitsin ve gidelim istiyorum. Başka hiçbir şey istemiyorum Adil hoş.
Ben de aynı şeyi düşünüyorum kızım.
Gideceğiz. Gideceğiz.
İstanbul bizi bekliyor.
O Peri Hanım'la kurtulacağız.
O Yaman'dan da.
Yusuf'um ay bebişim benim. Tamam tamam oğlum.
Git oğlum.
Gidip ne yapacağım oğlum sen ne diyorsun ya?
Gideceksin oğlum doğanın yanına gideceksin işte anlatacaksın durumu.
Oğlum kız telefonu açmıyor sen git diyorsun bana ya.
Oğlum tamam kız alınmış gücenmiş üzülmüş belli ki o yüzden açmıyor. Ne var bunda?
Oğlum bu kız en azından bir açıklamayı hak etmiyor mu sence?
Kardeşim yarın konuşacağım zaten tamam mı?
Yarın ben Büşra ile de konuşacağım bitireceğim bu işi. İkisiyle de yarın
konuşacağım ben. Oğlum yarın çok geç anlamıyor musun? Ya bazı günlerin
geceleri çok zor geçer.
Deli deli kararları da o gün alırsın.
Ya kardeşim kız babasının evine gitmiş. Ne diyeceğim gidip Hulusi abi?
Biz sabah kızınla öpüttük de.
Şurada o konuyu masaya yatıracak mısın? Ne diyeyim?
Oğlum Hulusi abinin bilmesine gerek yok ki.
Gizliden gir diyorsun eve öyle mi?
Oğlum.
Hulusi abiden gelmezse Adile hanımdan girin lan.
Nefret ediyor oğlum o kadın benden. Bıçaklığı verir mutfaktan kaplıyor.
Oğlum.
Yayla gibi.
Tamam mı?
Sen biliyor musun doğanlığısını?
Hı. E tamam.
Git, gizlice girişsin.
Hulusi nereden bileceksin?
Çocuk gibi.
Oğlum sen beni hiç mi tanımadın? Ben böyle bir şey yapar mıyım?
İnşallah yaparsın kardeşim.
İnşallah yaparım kardeşim.
Sen misin?
Ben sana seçeneği sundum.
Ya ne istedin? Bana düz limonata vereydin ya. Bu ne böyle karmaşma? İçine
bir şey düşmüş. Baksana. Ay sakın git artık ya. Konuşma.
Al kız sende bir tane.
Dursun da. At ağzına.
Aferin ya. Ya benim güzel kızım kitap okuyormuş ya. Değil mi?
Aferin kızım. Öyle hep telefon olmaz değil mi? Ya ama amcam bence çok güzel
kitapmış. Böyle amcam mı neydi? Allah o zaman güzel kitaptır. Bakayım ismi
neymiş? İki yıl okul tatil. Allah Allah.
Öyle tatil mi olurmuşlar? İki yıl çok uzun değil mi kızım?
Babamlar mecbur tatil yapıyorlar.
Adada kalıyorlar.
Baksana. Ay vallahi ben çok sevdim kitabı. Aferin kız. Bence tatil dediğin
zaten iki yıl olmalı. Ya yine iki yıl tatil mi olur ya? Yat yat sıkılır insan
ya. Değil mi kızım?
Ay Tebis. Bak babana.
Tam benim ya. Daha şehre gitmeden enerjisi geldi.
Yüzüne kan geldi.
Fıngır fıngır. Öyle mi diyorum? Vallahi öyle mi görünüyor ben?
İyi bir şey.
Şimdi bizim yeni yatak odamız çok büyük olacak ya.
Ben de o yüzden bize yeni karyola baktım.
Büyüğünden. Oğlum valla çok iyi yapmışsın kız.
Bir de şey. Bu filmlerde var ya odaları böyle loş aydınlatıyorlar.
O lambalardan da bakacağım.
Şu şey değil mi? Kasnaklı olanlardan diyor.
İyi iyi etmiş. Onun ampulü de küçük olur iyi olur. Ab yakar.
Allah sen sus be sapo. Sen yorum falan yapma.
Gerçekten yani.
Çomak sokuyorum bir hayal kuruyorum. Burada diyorum ki büyük odamız olacak.
Baş başa kalacağız. Loş olacak odamız falan diyorum ama yine de böyle.
Tamam kız tamam kız takılıyorum ya. Şaka yapıyorum boş ver. Bak hem ben sana bir
şey diyeyim mi?
Benim de sana bir sürprizim var ha.
Ne sürprizi var be?
Söylemem. Neye merak ederim söyle.
Yarın kendim göstereceğim kasabada.
Ya.
Allah seni böyle bu adam boğasın geliyor ama bir şekilde kandırıyorsun beni.
Yatağın büyük olmasını sevdin mi?
Kız.
Kız kafa bakayım ulan.
Biz orada var ya at koştururuz seninle at koştururuz.
Hadi bakalım.
Bir kere aradın açmadık. İnsan bir daha arar.
Arar yani.
Hadi tadı.
Çekil.
Rahatını almıştır.
Oturuyordur.
Kaynanasıyla dondurma yemeğe gitmiştir.
Olabilir.
Yaman!
Yaman ne yapıyorsun ya?
Ne bağırıyorsun kızım ya kıyamet?
Sen sinirlisin herhalde biraz gergin gördüm seni.
Ne demek ne bağırıyorsun?
Ödümü koparttın niye pencereden geliyorsun ya? İnsan gibi kapıdan
gelsene.
Baban aşağıdaydı.
Adile Hanım var nefret ediyor benden.
Görmesin dedim. Kestirmeden geleyim dedim.
Yoruldum ha.
Yüksekmiş ya.
Ellerim kollarım çizildi.
Kestirmeden mi geldin?
Ne yapıyorsun?
Ne yapıyorsun sen Yaman'cığım? Kalkar mısın lütfen?
Ne oluyor be? Kalk Yaman. Kalk bu senin bütün gün giydiğin pantolon değil mi?
Evet ne oldu yırtılmış mı?
Saçmalama yırtılmamış Yaman. Ben hiç hoşlanmam ya böyle şeylerden. Bütün gün
gezdiğin kıyafetle yatağa oturulması. En sevmediğim şeylerden biri gerçekten.
Aman be yemedik senin yatak örtünü ya.
Batırmadık kusura bakma tamam.
Oturmayız. Öf ne sinirlesin sen böyle bir gergin gergin akşam akşam. Vallahi
geldim de iyiyim ettim kötüüm ettim.
Yoo değilim.
Değilim sen.
Neden geldin? Ne oldu?
Sen buraya böyle... ...hayallerle... ...rollenmelerle falan geldiysen...
...yani ne bileyim... ...sabah kızı öptüm.
Akşam odasına geleyim. Bir daha öperim falan.
Belki.
Bak şimdi saçmaladın. Ben öyle bir insan mıyım?
Ben bunu yapacak bir insan mıyım yani? O yüzden buraya gelecek bir insan mıyım?
Hayır. Ben seninle konuşmak için geldim.
Ama kızgınsın gördüğüm kadarıyla.
Çok da haklısın.
Haklı sebeplerin var. Ben seninle konuşmak için geldim sadece buraya.
Buraya bunun için mi geldin?
Evet kızım aradım açmadın işte. Ben de geldim ne yapayım?
Görmemiştim yani.
Sonra da geç oldu aramak için.
O yüzden şey yapamadım.
Sen böyle pencerelerden girdiğine göre neymiş bu kadar adil olan?
Ya bugün babanla biraz ters ters konuştuk ya sabah.
Hem o hem...
Düşra saçma sapan davrandı.
Onları konuşmak için geldim. İçime sinmedi.
Kötü hissettim yani. Sana durumu açıklamak, izah etmek istedim.
Ama ben şu an yanlış bir şey yaptım. Tamam yarın konuşuruz ya ben gidiyorum.
Yok.
Gitme yani.
Konuşuruz. Gel gel gel.
Otur.
Oturabilirsin.
Dedim veriyorum.
Sen neden işten ayrıldın?
İyiydi aslında.
Ama hastanenin sahibi Mert Bey ile Yaman'ın arasında bir husumet var.
Onlar aynı zamanda inşaat iş yapıyor.
Bir de buraları almak istiyorlar. Yaman da vermiyor tabii haklı olarak.
Bunun için mi ayrıldın?
Hayır ben bu iki meseleyi birbirinden ayırıp görevimi yapabilirdim. Ama...
İnsanlar farklı düşünüyor.
Meman'la ilişkim olduğunu öğrenince Mert Bey de beni işten kovdu. Adam sizin
ilişkinizi öğrendi.
Sanırım da onaylamadı yani. Bu durum herhalde hoşuna gitmedi. Seni de işten
kovdu öyle mi?
Anne ben anlattım ya şimdi aynısını. Sen beni dinlemiyor musun? Kafan nerede
senin? Ben seni dinliyorum.
Dinliyorum ben seni. Niye dinlemeyeyim? Ben olayı anlamaya çalışıyorum kızım.
Ya zaten yoldan geldim.
Anlasana sen de beni. Niye kızıyorsun ki şimdi bana? Niye bağırıyorsun?
Yok anneciğim ben kızmadım. Öyle hani beni dinlemiyor musun gibi bir yerden
söyledim.
Bu evlilik meselesi.
Yani bana sorarsan daha önünde epey bir zaman var gibi geliyor bana.
Nereden çıkardın onu?
Ortamdan.
İnsanlardan. O çok konuşan kadın var ya... ...yani o hariç...
...hiçbirinin... ...onaylamadığını düşünüyorum bu konuyu.
Neyse.
Anneciğim... ...sen hiç merak etme. Her şey olması gerektiği gibi oluyor.
Sen de benim yanımdasın.
Bu da bana güç veriyor.
Peki sen Yaman'a anlattın mı her şeyi?
O meseleyi Yaman'a anlattın mı diyorum.
Ev meselesini falan mı diyorsun?
Yaman'ın burada evi var. Hem de tam şu arkada.
Biraz küçük bir ev ama... ...şimdilik bize yeter sonuçta iki kişi ister.
Onu demiyorum Büşra.
Onu demiyorum yavrum.
Kaza meselesini diyorum.
Arabayı senin kullandığını biliyor mu?
Seni kurtarmak için kazadan sonra direksiyona geçenin senin nişanlın
olduğunu biliyor mu? Anlattın mı çocuğa bunları biliyor mu çocuk bunları?
Üfra yapma.
Sen şimdi bu konuyu niye açıyorsun ki?
Kimsenin bilmediği merak da etmediği geçmişte kalmış bunları neden bugüne
getiriyorsun?
Kızım er ya da geç bütün bunlar açığa çıkar.
Bakarsın daha kötü şeyler olur. Neden en başındayken anlatmıyorsun? Çocuğun da
bilme hakkı yok mu? O bilmesi gerekeni biliyor tamam mı? Ben sana kaç defa
anlattım. O kazadaki en masum kişi beni.
Yaman'ı içeride Yaman'la alay ettiler. O da dalgın dalgın yürüyordu. Birden önüme
çıktı. Tamam.
Anlat işte anlat.
Doğrusu da bu.
Ama sen anlatmak istemiyorsun.
Çünkü her şey ortaya çıkacak. Seni kurtarmak için direksiyonun başına geçen
adamın senin nişanlın olduğu ortaya çıkacak. O adamı hapishanede yüzüstü
bıraktığın, terk ettiğin ortaya çıkacak.
Ne kadar mutlu olmuştum sen iş buldum deyince.
Ben sana söyledim. Buraya gelme dedim.
Gelme buralara başka yere gittin beni dinlemedin.
Çok üzülüyorum. Senin için çok üzülüyorum.
Ama ben ne yapacağımı da bilmiyorum.
Ne yapabilirim hiç bilmiyorum.
Belli ki ilaçlarını da bırakmışsın kullanmıyorsun.
O kadar emekli.
Yavrum o kadar çaba.
Çöp mü oldu? Çöp mü oldu?
Ben ilaca falan ihtiyacım yoktu anladın mı?
Ben ihtiyacım olanı buldum.
Ama şimdi de etraftakiler buna izin vermiyor.
Ben seni bunun için mi çağırdım ya buraya?
Sen ne biçim bir annesin ya?
Bir kere de yanımda ol ya. Bir kere de yanımda ol. Bir kere de bana destek ol.
Bunun için mi geldin buraya?
Ben buraya ne için geldim hiç bilmiyorum.
Gerçekten bilmiyorum.
Sen zaten tek başına yolunu bulmuşsun.
Gidiyorsun da.
Ne oldu da aklına geldim ben senin ha? Ne oldu da aklına geldim ben senin?
Bu gece kalırsın.
Yarın da herkeste güzelce vedalaşıp gidersin.
İçeride yasalmasın.
Ne anlatıyorsun Meral sen?
Buraya gelmişsin sanki müjdeli bir haber veriyorsun.
Söylediğinde ne? Doğan'ın kafası karışık.
Gördüm diyorum gördüm. Gözlerimle gördüm öpüşüyorlardı.
Ya sen benden ne istiyorsun?
Git konuştum işin aslı neymiş öğrendim. Senin şu anda bana teşekkür etmen
gerekiyor. Teşekkür.
Yok. Sen anlamayacaksın. Ben sana şöyle anlatayım.
Ya Doğa aşığım deseydi. Ya seviyorum Yaman'ı deseydi.
Ya ben sana anlatamıyor muyum? Zaten öpüşüyorlardı çarşının ortasında.
Anladım onu.
Ben de sana diyorum ki Doğa pişman.
Mert.
Doğa, Yaman'la bir ilişki düşünmüyor.
Düşünmüyor. Anladın mı?
Bu iyi haber.
Beni oyalamak için söylemiyorsun değil mi?
Ya ben seni nasıl oyalayabilirim?
Bir gün, iki gün.
Yok ya. Siz erkekler var ya.
Siz erkekler tırnesiniz. Bu kafanız teneke sizin.
Ya ben sana sabahtan beri ne anlatmaya çalışıyorum ya?
Böyle mi anlatıyorsun?
Konuşturmadın ki. Tamam.
Tamam konuş. Kesmiyorum. Konuş.
Doğa o an kaptırmış kendini. Kabul ediyor. Tamam mı?
Aralarında bir etkileşim olmuş. Bir hoşlantı olmuş.
Bunu söyledi.
Ama bak ikisi de sadece Doğa değil. Yaman da bunun farkında. Aralarındaki
ilişkinin yürüyemeyeceğinin ikisi de farkında.
Hiç yok değil mi?
Aralarında bir de bir sual faktörü var. Kız annesini çağırdı, kadın geldi.
İşler bayağı ciddileşti yani bayağı bir havaya girdiler onlar.
Zaten orası ne kadar garip bir su o kadar iyi.
Tabii ama sana şunu da hatırlatayım.
Doğa Yaman'dan uzaklaşsa bile bu sana koşacağı anlamına da gelmiyor.
Zaten öyle bir beklentim yok.
Önceliğim yangını söndürmek.
İnşaat zorunlu ki iş.
Ben bilmiyordum ya.
Yani Büşra'nın annesinin geleceğini falan.
Hiçbir şeyden haberim yoktu benim.
Söyleme de bana ya.
Benim aramda zaten mükemmel hiçbir şey olmayacak.
Hiçbir şey. Hiçbir şey hissetmiyorum onu.
Olmayacak.
Bunu söylemek istedim sana da.
Sen bunu anlatmak için yalatıyorsun da... ...ben farkındayım zaten.
O yüzden senin için bir açıklama istemedim senden.
Evet istemedin hakikaten da...
Bunun farkındasın yani, öyle mi?
Fark etmemek mümkün mü... ...Yaman?
Biz genciz ama çocuk değiliz.
Hele ki... ...bugün yaşananlardan sonra... ...konuşmaya gerek
yok bence.
Biz mesela şimdi dünyanın öbür ucuna ısınlansak senle.
Küçücük bir adaya mesela.
Her şeyi geride bıraksak.
Ailemizi, işimizi, her şeyi.
Orada kendi cennetimizi kursak.
Ama ışınlanma teknolojisi henüz icat edilmedi maalesef.
Bak.
Buradayım.
Babam var.
Başına geçmem gereken koskoca bir şirket var.
Senin kardeşlerin var.
Babadan kalma toprağın var. Onu korumak, kollamak zorundasın. Biliyorum.
Sevdiklerimiz.
Planlarımız, hayallerimiz.
İddialarımız.
Kızım müsait misin?
Eyvah baba!
Ben bunu ne zaman duydum Esma'yı?
Yaman, Yaman geç.
Yaman saklan, saklan şu tarafa. Koş, koş, koş.
Bir saniye.
Gelebilirsin babacığım.
Müsait değilsen sonra da gelebilirim. Yok yok, konuşabilirsin.
Güzel kızım bugün ne yazık ki... ...keyifsiz bir konuşmamız oldu.
O yüzden geldim, çok da fazla uzattıydım.
O imza çok önemliydi.
O işin bozulması benim çok yemek vererek kurduğum bir denklemin yıkılmasına sebep
oldu. İlk önce bunu anlaman lazım tamam mı?
İkincisine gelince.
Ben sana hep bir şeyler öğretiyorum.
Bu dünyada ne yapıyorsak ailemiz için yapıyoruz.
Bizim ailemiz de biziz.
O yüzden ikimizin arasına üçüncü birini sokma tamam mı?
Bu ne demek şimdi?
Kimi sokmuşum aramıza?
Bugün konuşmamız esnasında... ...bir ara böyle... ...Yamanların
tarafında durduğun gibi geldi de.
Tam tersine baba.
Sen... ...bana yüklenirken Yaman bana sahip çıktı.
Ayrıca biz... ...işimizi... ...emeğimizi savunduk.
Tıpkı senin bana öğrettiğin gibi.
Yahu tamam takım ruhu falan anlıyorum da o da bir yere kadar güzel kızım.
Yani son kertede ne olursa olsun, haklı da olsan, haksız da olsan
ailenin yanında olacaksın.
Mesela Yaman olsa böyle yapardı.
Sen takılma babamın söylediklerine.
Onun imza meselesine canın çok sıkıldı.
Canı sıkıldığında da hep böyle konuşur yani. O yüzden üstüne alınma.
Yok alınmadım.
Efendim?
Ne abi?
Ne diyorsun ya?
Tamam abi, tamam. Şahap zammet.
Yaman mı?
Geldi Nazmi Bey.
Kezban.
Kızım. Kızım Kezban'ım.
Koca mı benim?
Ne diyorsun?
Ulan.
Ulan damat. Sen iyi bir kızsın. Benim Kezban'ım da iyi bir kızdı.
Bana güzel bir gün yaşattınız.
Sağ olun.
İkiniz de.
Aziz cemaat, Cenab-ı Hak bize şöyle buyuruyor. Her can, her nefis bir gün
mutlaka ölümü tadacaktır.
Şu an musalla taşında yatan merhum Nazmi abimiz, bu fani dünyadaki sınavını
tamamlamış, hakkın rahmetine kavuşmuştur.
Şüphesiz bu fani dünyada yaşarken hepimiz rızkımızın peşine düşüyoruz. Şu
fani dünyanın üç günlük menfaati, rahatı için kalpleri, gönülleri kırıyoruz.
Kul hakkına giriyoruz.
Bazen konuşmamız gereken yerde susmayı tercih ediyoruz.
Gördüğümüz yanlışı eleştirmekten imtina ediyoruz.
Nazmi abimizin şu an uzandığı bu musalla taşına biz de yapmayacağız mı
zannediyoruz. Bu dünyada yaptığımızın yapmadığımızın bütün hesabını
ahirette sormazlar diye mi düşünüyoruz? Allah Nazmi abimize rahmet
geride kalan bizlere imanla göçmeyi nasip eylesin.
Muhterem müminler huzurunda bulunduğumuz merhum Nazmi abimizi bu dünyadaki
hayatında nasıl bilirdiniz?
Ahirete ait haklarınızı helal eder misiniz? Helal ediyor musunuz? Helal
ediyor musunuz?
yapmış olduğunuz bu şahitliği Rabbim helalliklerinizi kabul eylesin.
Merhumun ruhu için Allah rızası için El Fatiha.
Bu sefer yetiştim sana.
Beraber döneriz diye düşündüm.
Lazmi amcanın birkaç işlemi varmış da.
Hoca efendinin yanına getireceğim.
Tamam ben de seninle gelirim. Beraber hallederiz.
Yok yok sen çiftliğe geç.
Annen yalnız kalmasın zaten.
Geleceğim ben de konuşacağız.
Tamam peki öyle olsun.
Hadi bin güzel kızım bırakalım sen de.
Babacım ben biraz yürümek istiyorum.
Buradan kasabaya.
Biraz kafamı toplayayım. Rahat rahat düşüneyim.
Tamam mı? Tamam sen bilirsin hadi.
Kuşum ben geleyim mi seninle? Yok gelirim haber veririm gidin.
Ararım haber veririm.
Çiftliğe mi?
Bilmiyorum ya.
Git çalışasın.
Al benden de o kadar.
Bir şey yapasım. Durup düşünmek istiyorum sadece.
İyi hadi atla.
Atla da gidelim.
Hadi.
Hadi.
Hadi binin. Bırakayım ben de sizi.
Canvuran Bey siz de buyurun.
Polisi Bey, İmam Efendi öyle bir konuştu ki.
Vallahi içime işlerine değil. Ben böyle biraz yürüyeceğim, düşüneceğim. Sağ
olun. İyi tamam.
Perihan bin.
Bak Kamuran Bey yürürken düşünecekmiş. O düşünsün ben seni bırakayım. Ben de
düşüneceğim Hulusi.
Ben yolunu değiştirmem.
Kazım şirket ara toplantıyı bir saat hatta iki saat ertelesinler.
Saffet. Ha?
Hani sürprizi gösterecektin bana.
İyi de şimdi sıratsın mı kızım ya?
Ya tamam Saffetciğim. Allah rahmet eylesin. Yattığı yer incitmesin ama...
...kasaba da erişti sürprizi gösterecekse.
İyi tamam.
Madem çok merak ediyorsun.
Yürü gidelim çarşıya. Şuradan Seda'yı da alalım.
Vay ne yapıyorsunuz?
Asi, ara, siz git.
Dopa mı gideceğiz lan yine?
İyi, hadi kolay gelsin bakalım.
Bunu kaleye geçirmeyin yalnız ha.
Hadi.
Asi, annene selam söyle.
Söylerim.
Ay sana bir şey diyeyim mi ya? Ya biz bu kasabanın var ya en ideal ailesiyiz ha.
Öyleyse tabii ya gülüm, olmaz mıyız?
Bir de bir şey diyeceğim.
Vallahi bak küçüklüğümden beri şuradan geçerken böyle... ...hep şu vitrinde
fotoğrafım olsun isterdim.
Kurban olduğum Allah'ım. Sana da nasip etti ya.
Bitti gülüm etti ya. Yalnız bir şey diyeyim. Vallahi prenses gibi çıkmışsın.
Pek güzelsin ya. Ama Allah için Burak da iyi çekmiş ha.
Ya tabii ben de fotojeniyim de. Burada bir ayrı güzel çıkmışım. Herhalde
pembeler falan yakıştı.
Aynen vallahi.
Ben de güzel çekmişim değil mi?
Bunun var ya starı, starı.
Anan zamanında buraları böyle bu kasabayı çok salladı. Sen de bir büyü
önce İzmir'i sorduk tüm Türkiye'yi sallayacaksın kız.
Allah Allah bak sen şu işe. Ne olacakmış ki benim kızım?
Adı ne bunun?
Seda. Neden Seda?
Seda sayan olacak benim kızım büyüyünce.
Ya sen benim hayallerimi anlayamazsın Saffet. Bu yüzden rüzgarıma takıl beni
takip et. Anam.
Kız anana bak şair onu verdi lan iki dakikada.
Saffet takip et. Kız dur be atılsana tepizim var benim. Bu şipşaklacının
fotoğrafından daha çok hoşuna gidecek.
Tek taş mı aldın lan?
Ne taşı ya?
Tamam almamışsınız Saffet. Hadi ne o zaman söyle sürprize şişirdin mi? Yok
söylenecek bir şey değil gidip göreceğiz.
Hadi yürüyün yürüyün. Dur şunu giydireyim ben giderken.
Çok heyecanlıyım. Ben de heyecanlıyım da tek taş almamışsın neyse.
Ne taşı istiyorsun sandım mı ki ben?
Nasıl kurtuldun Büşra'dan?
Yakın takipteydi.
Hoca çağırdı dedim.
Definişleriyle alakalı.
Bir şeyler varmış dedim.
Sen git çiftliğe dedim.
Ama senin de geleceğini söylemedim tabii.
İyi yapmışsın.
İyi yapmışsın.
Sen ne dedin Hulusi abiye?
Ben biraz yürümek istiyorum dedim.
Ne dedi?
Tamam dedi o da.
İyi yapmışsın sen de valla.
Niye çağırdık acaba?
Geliyor.
Yaman. Doğa Hanım.
Hocam ağzınıza sağlıklı çok güzel bir defne oldu valla.
Allah razı olsun.
Kardeşlerim sizi neden çağırdım? Nazmi amcamız çarşıya inmiş.
Rahatsızlanmış. Hastaneye kaldırmışlar.
Evet öyle olmuş duyduk hocam.
Vefat etmeden önce bir not bırakmış Suzan hemşireye.
Yaman Doğa avukat bariye gitsin.
Nedir bu hocam?
Aklıma bir şeyler geliyor ama hayırlısı olsun. Siz beklemeyin bir an önce gidin.
Merhumun son isteğiymiş.
Tabii tabii gideriz hocam.
Allah'a emanet.
Siz de hocam. Sağ olun.
Bahri.
Avukat Bahri.
Gel gel. Ne?
Güzel. Safet abi, yenge. Hoş geldiniz.
Geliyorum ben şimdi. Hoş bulduk.
Evet.
Hani? Sürpriz? İşte burada gülüm. Sürpriz burada. Bak şu gösterdiğin yerde
bir on gün sonra ne olacak biliyor musun?
Nereden bileyim Saffet?
Saffet şey organik.
Evet anlamadım.
Saffet, Seda.
Altında da böyle küçük harflerle keçilik çiftliğinin leziz ürünleri.
Nasıl?
Saffet nedir? Anlamıyorum ben sana.
Kızım dükkanımız oluyor diyorum işte ya.
Hani ben manav açayım diyordum ya. Sonra öyle bir konset yapsak daha iyi olur
dedim. Hatta Yaman'a da söyledim. O biri de çok iyi düşünmüşsün dedi. Çok iyi
fikir dedi.
Öyle mi dedi?
He. Hep ayrılmamış da olacağız buradan.
Korkmayacağız buralardan.
Nasıl olacak?
Sen her gün böyle İzmir'den gelip gidebilecek misin?
Yok öyle tabii zor olur biraz.
Değil mi? O yüzden evi de buradan tutalım dedim.
Hatta Yaman da çok iyi fikir dedi.
Öyle mi dedi?
He.
Şimdi halanla, yamanla oturdun, planlar programlar yaptın, her şeyi ayarladınız
öyle mi? Ve bana sormadınız Saffet. Yani Nesrin'in fikirleri alınmadı öyle mi
Saffet? Ne olur kavga etmeyin.
Sen sus kız karışma. Ne yapıyorsan senin için yapıyorum anlamıyor musun sen?
Kızım ne bağırıyorsun çocuğa ya? Şurada ne güzel geniş oynayıp iş yapıyoruz bak
sana. Ya sen insanda gülüş mü bırakıyorsun ha?
Saffet. Ya gülüm ben sen mutlu olursun diye ben göstereyim. Ya niye olayım ya?
Sen ailenle arkamdan iş karşı verirken ben niye mutlu oluyorum Saffet? Ne olur
kavga etmeyin.
Kızım karışmasana sen.
Ana ile babanın arasına girilmez anlamadın mı?
Yazıklar olsun sana Saffet.
Yazıklar olsun.
Ben hepimiz mutlu olalım diye şey yaptım. Hem kızımız da ailesinden
korkmamış olur.
Biziz o ailesi biziz biz.
Ne komşu bizden? Ne komşu bizden? Allah kahretsin seni Saffet. Allah kahretsin.
Saffet abi yengeyi ikna ettin mi?
Konuşuyordu işte.
Seninle mi haberin vardı lan?
Hepiniz toplanırız. Bütün ayarlamaları yaptırırız. Benim haberim yok mu Saffet?
Vallahi ben kimseye söylemedim.
Saffet abi yenge duymasın dedi.
Bir de benim hanıma da sıkı sıkı tembih et. Hiç söylemedim.
Senin suratına.
Senin kalbine. Allah kahretsin.
Sen gitsin halanla yalanla programları yaptın. Sonra bütün kasabayı bana
arkamdan güldüreceksin mi Saffet?
Bütün kasabam biliyor ama ben bilmiyorum öyle mi Saffet? Bilme bilme değil kızım
burada iş kuruyoruz ya. Biz neyini düşünüyorsun?
Ya ben millete diyorum ki. İzmir'e taşımıyoruz ya havalar atıyorum. Ama sen
milleti bana güldürüyorsun Saffet ya. Yok güldürme gülüm öyle düşünme ya. Bak
ayrı evse ayrı yapacağız yani. Bak işimiz ayrı olacak. Hem İzmir yani şart
mı ben anlamıyorum ya.
Şart? Sen çok meraklıysan otur halanla kardeşinin yanında. Anladın mı? O böyle
sıkış sıkış oturduğunda dedim... ...torşafını kurun. Ben kızımı alıp
gidiyorum buradan.
Nerede o?
Neredeydi? Sana sorayım. Sako neredeydi?
Buradaydı işte.
Dükkanda mıydı?
Yok ağabey. Ben dükkanın önündeydim.
Nasıl yok?
Seda! Nasıl?
Seda!
Kızım buradaydı ya.
Nasıl diyor? Seda!
Nasıl diyor ki?
Seda!
Seda! Sen kız nerede ya?
Nerede kız?
Seda!
Kızım Seda!
Ama sen ne tatlı şeysin öyle?
Çalıyor mu?
Çalıyor, çalıyor. Daha çan yok ki.
Bakacağız şimdi, bakacağız. Dur.
Ya anlamıyorum ya. Üç günde bir telefon alıyoruz. Alalım şu zımbırtalardan.
Hayatım insanlık hali olabilir mi? Bekle bakacağım.
Bak hadi.
Orada mı?
Kamp alanında galiba.
Video çektim sonra koydum.
Orada yani.
Hatırlamıyorum oradaydı en son. Tamam bin hadi çok geç olmadan gidelim de
bulalım şimdi.
Çocuk gördün mü?
Gördün mü orada?
Sarsın bana kızan bıçır bıçır bir şeydi ya.
Akşama kadar kaç kişi gelip geçti. Nasıl yaptın?
Nasıl yaptın?
Bir vaktim yok ya.
Yardımcım görüp de gitmişsin. Ya orada bir şey yapamaz abicim. Nasıl yaptın?
Yardımcı dünyanın milletine hali var. Yenge sakin ol. Çocuktur bulunur. Bir
yere satılmıştır. Bir yere peşine gitmiştir.
Yandarmaya ara.
Yandarmaya koy.
Nazmi amca.
Yaman Doğa İşbirliği'nin ilk güzelliğiydi. Biliyorsun değil mi?
Öyleydi.
Birbirimizin kapatını gözünü yara yara... ...ilk defa... ...düzgün bir işe
imza atmıştık.
Kafa göz yaran sizdiniz Yaman Bey.
Bir işe almadık diye neler yaptın bana.
Aslında benim daha çok kafa göz yarmam gerekiyordu ama... ...yapmadım size.
Kıyamadım.
Söyle. Söyle söyle, vallahi bak içinde kalmasın. Kırılıyorsun sen sonra bana,
söyle.
Ağabeyim arıyor, açmam lazım.
Efendim ağabey?
Yamanım, Seda'm kayboldu kardeşim.
Bulamıyoruz hiçbir yerde.
Nasıl Seda yok ağabey? Ne diyorsun ya?
Bulamıyorum işte, yanımızdaydık. Burada yok, onu verdi bir anda.
Tamam, dur bir sakin ol. Neredesiniz onu söyle, gelelim hemen.
Ya o tarif etmedik, ben sana bir tane dükkan vardı. Bir kiralık anlattıydım,
sonra oldu meydanda.
Hadi kardeşim hadi. Hadi koş gel çabuk. Tamam gidiyoruz.
Seda kaybolmuş be. Gel. Nasıl kaybolmuş ya Yaman?
Bilmiyorum.
Ya bu benim ay parçam.
Bugün üstünde ne vardı?
Üstünde pembe tişört vardı.
Kot pantolonla giydirmiştim.
Tahtalarını da böyle topladım yukarıda.
Ulanıyorum. Hiçbir yerde yok. Hiçbir yerde yok.
Beyefendi sakin olun yardımcı olun bize.
Tanıdıklarınıza haber verin. Çocuk yanlarında olabilir.
Herkesin haberi olsun.
Verdim kardeşim aradım şimdi. Aileye haber vermiştik.
Eşkali vereceğim kişiye. Eve dedik de merkez mobeselerden bakın.
Kayıp kız çocuğu.
Kayıp. Kayıp oldu benim yavrum.
Telefonlar mı çıkacak şimdi? Yavrum.
Yavrum. Yavrum.
Yavrum.
Yavrum.
Yavrum. Yavrum. Yavrum. Yavrum.
İzlediğiniz için teşekkür ederim.
Kurt gibi acıktım hadi bulalım şu telefonda gidelim nereye gideceksek.
Hayatım hatırlıyorum eminim burada bulacağız.
Yardım eder misin?
Hatırlıyorum burada video çekmiştim.
Buldum. Buldum.
Çok şükür.
Hadi dönelim de şu sahirin hesabını ödeyelim. Adama da ayıp oldu zaten.
Hadi.
Her hafta aynı şey.
Biz de tam bilmiyoruz baba.
Baba Sedat Bey.
Bilmiyorum nasıl oldu?
Bir şey yaparsın. Abimlerin yanına geçiyoruz şimdi işte. Tamam kızım tamam
iyi yaptın. Hadi tamam.
Dön Kağıt, Kataba'ya dönüyoruz. Hemen.
Kayıpmış işte kızım.
Biz de abilerin yanına gidiyoruz şimdi.
Çiftliğe gelmedi değil mi?
Tamam ana, tamam.
Hemen geliyoruz.
Biz şimdi Perihan abla ile konuştuk zaten.
Geliyoruz, evet.
Tamam, tamam, tamam. Merak etme, ben haber vereceğim, tamam.
Doğan ile Yaman beraberler.
Onların yanına doğru gidelim. Tamam, zaten burada ne arasında, burada olsa
bilmez miyim?
Geç hemen.
Babasının kardeşiyim.
Abi, yenge ne yaptınız yani? Yok mu gelişme? Yok yavrum yok. Hiçbir şey yok.
Hay aman gözünü seveyim. Kızımı getirin bana ne olur ya. Ay tamam tamam.
Tamam.
Tamam Allah'a şükür. Böyle sevdiği bir yer, sevdiği bir arkadaşını bilinçlice
bırakıp girebileceği bir yer hiç mi yok? Hiç mi olmadı ya? Yok yok Doğacığım yok.
Yani bizi bırakıp gitmez zaten. Bizsiz gitmez. Yapmam Gülüm öyleyse yapmam ya.
Ya ama yoksa kaçırdılar mı yazılıyor ya? Öyle düşünme tamam dur sen öyle düşünme
ya. Dur sakin ol.
Kaçırma falan yoktur ya.
Komutanım kamera kayıtları geldi.
En son Karemis sokağına girerken görülmüş. Tek başınaydı. İskelen ne oldu
sokaktayım o? Bizim Sahil abinin dükkanında oldu sokak orası.
Tamam sonra sonra sonrası ne ya? Sonra görüntüler çıkıyor. Nasıl görüntüler
çıkar nereye gider bu kız? Tamam tamam sakin olun ben gidiyorum. Tamam sakin
olun. Ben haber vereceğim tamam mı? Bekleyin.
Yaman bu mu?
İlk iki kitabımı aldım.
Öf yüksekmiş.
Kediyi de kaybettik.
Sırtımda.
Hadi atla.
Yakınlar mı buraya?
Ya yakın yakışamadı. İki üç sokak ileride. O zaman niye orada inmedik ya?
Niye buraya park ediyorsun şu anda? Çocuğu arıyoruz ya biz.
Ya kızım ceza yazıcı olur orada. Biliyorum ben herhalde.
Allah Allah yürüye ver iki sokak ne olacak? Ya yürüye vermekten mi ya?
Acelemiz var ya bizim.
Cezası neyse ben adardım burası ya. Ya bak bak laflara bak.
Yürüye ver ne olacak? Araçta mı doldun sen ailenin evinde? Araçta mı doldun ne
ya? Bak taklidi yapmaya gelince çok güzel yapıyorsun ama. Kız kıyıp kız
kıyıp. Sen bana kızacak yer arıyorsun. Sen bana kızacak yer arıyorsun.
Ağabey.
Sağ ol ağabey. Sağ ol sen de sen. Ya benimkiler nerede Nestir'in Nestir'i?
Kimsiniz inkiler? Ya Nestir'in ne? Şey Saffet ağabey. Ha tamam.
Onlar bizim meydandaki köşedeki dükkanda.
Nesin yenge? Feryat figan. Ne diyorsun ya? Evet. Tamam hadi gel. Sağ ol sağ ol.
Hadi.
Güçük bir kız çocuğu gördünüz mü?
Hiç görmedik.
Hiç görmedik.
Hayır.
Pardon.
Buralarda böyle 25-26 yaşlarında kız çocuğu gördünüz mü?
Yok.
Ben dondurmacıya bak. Ben de buraya sorayım. Tamam.
Zahir abi.
Yaman hoş geldin. Sağ ol. Abimin kızı kayboldu da. Burada görmüşler en son. Şu
senenin dış kameradan bir baksak. Olur olur. Bilgisayara getireyim. Tamam abi
bekliyorum.
Hah işte.
Yürüyor.
Ne yapıyor?
Dur da arabaya binecek.
Aa kedi kaçtı.
Plakatı belli.
Arayayım jandarmayı. Abi lütfen ya.
Kimse görmemiş. Biz bulduk bulduk. Bak Doğan burada.
Bak şu arabaya biniyor.
Bak bak biniyor.
Yaman. Alo komutanım.
Ne şimdi bu?
Aa araba bu araba işte. Bu işte geldiler. Doğan gel gel.
Merhabalar. Merhaba sizin.
Kasaya küçük bir kız çocuğu binmiş.
Çok sıkan bırakır mıyım yavrumu ya? Bırakır mısın hiç ya? Kendini de
bırakma. Kendini de bırakma. Bulacağız yavrumuzu bulacağız.
Ne olur bırakma. Bulacağız. Ne olur bırakmayın
kendinizi ya. Abi her yere artık. Bütün sokaklara her yere bak. Valla doğru
söylüyor. Seda böyle cin gibi kız maşallah.
Nereye gidecek ki? Bırak bakayım.
Dükkanı gösteriyordum.
Yaman, Yaman oğlum ne olur güzelden haber versin.
Hala yok bulamadık da nerede olduğunu biliyoruz diyelim. Kaynaklar sarıların
orada.
Ne? Nasıl gitmiş oraya? Halacığım rastlantı ve macera dolu bir yolculuk
diyelim şimdilik.
Bulacağız merak etmeyin biz jandarmaya haber verdik. Tamam. Tamam o zaman.
Ay Yaman hiç yeri değil ama.
Ben geldiğimden beri ne kadar çok duydum bu sarıların adını ya. Bunların böyle
kuyuları, kamp alanı falan da mı var? Ya kızım bunlar böyle bela huysuz tipler
tamam mı? Zamanında gelmişler, çöreklenmişler araziye, yerleşmişler.
Burası bizim demişler, öyle de kalmış.
Normalde kamu arazisi orası yani.
Bulacağız tamam mı?
Merak etme.
Birlikte bulacağız.
Arkadaşlar, arkadaşlar.
Hadi beraber gidelim bir kamp yerine bakalım. Buyurun.
Buyurun gelin atla sen de hadi gel.
Nasıl fark etmedik ki?
Gel gel gel.
Bir şey yapalım.
Jandarmayla bir daha konuşalım.
Tamam.
Gelin geliyoruz oğlum gelin.
Dur, dur, dur.
Var mı çocuktan galiba?
Sarıları koya gitmiş. Biz de şimdi taksiye bineceğiz. Ne taksisi ya? Ne
taksisi? Atlayın hadi gidelim.
Sen orayı biliyor musun?
Biliyorum. Arka tarafında zeytinliğe bakmıştık hani. Tamam. Sen gitmedin mi
İstanbul'a? Ya çocuk kayıp dediler. Niye gideyim İstanbul'a?
Birader davetiye mi bekliyorsun? Hadi atla. Yok ya biz taksiyle gideriz. Ne
işi var senin arabanda ya? O zaman taksiyle git. Ya bu ne durum? Ne olur
Kemuran Bey canımı sıkmayın siz de. Zaten benim kafam gitsin. Ne olur hadi
benim.
Ne oldu?
Kızım siz nereden çıktınız?
Şey Seda kaybolmuş yardım edelim dedik.
Dost işte bunlar.
Hadi binin ne olur binelim hadi. Sen öne bin hayatım.
Ya anam öne nereye bineceğiz? Hadi binin ne olur ya.
Biz aile biniz. Aile biniz kardeşim.
Nesrin.
Nesin.
Nesin.
Ağabey. Ağabey.
Ağabey.
Ağabey. İsmam kızım burada mı gitti? Yine buraya geldi.
İsmam.
Ben nasıl bir anneyim?
Ben nasıl bir anneyim? Ben öleyim. Allah'ım ben öleyim. Ben öleyim.
Asıl ben ölem ya. Asıl ben ölem.
Bu çocuğu da unutamadım ya.
İçini serap.
İçini serap. Bulacağız abi.
Nasıl bir babayım ben?
Ben nasıl bir babayım ben? Nasıl bir babayım ben?
Tamam aldın yapma.
Yapmadın sen.
Söylesene.
Hediye.
Ne oldu bir şey mi oldu?
Yeğenim kaybolmuş. Çiftliğin arkasındaki koyun oraya mı gitmiş, ormana mı gitmiş
anlamadım. Bilmiyorum ama yardımına ihtiyacım var. Tamam hadi gel tekneye
olup gidelim.
Mert izin verir misin?
Hadi verir ver hadi.
Buraya park ettik. Başka yol yok zaten.
Telefonumu arıyordum, buldum. Aldık geldik. En fazla 4-5 dakika falan
sürmüştür. Yani burada inmiş olacak.
Sevda!
Tamam. Siz burada bekleseniz olur mu ya? Bizimkiler yollara dökülmüştür.
Geleni yönlendirirsiniz.
Biz de etrafa bakarız. Kolaçan ederiz birazcık. Çok iyi olur. Sağ olun. Yeter
ki ufaklığı bulalım.
Sevda!
Hadi be Kardo. Bir iki saat süre ben fazla.
Oğlum hiç keyfim yok.
Valla. Hadi bugün kıyıda takılın ya. Çocuk kayıp çocuk.
Keyfimizden istemiyoruz biz de herhalde. Yürü Aytekin gidiyoruz. Bir dur bir dur
bir dur.
Hangi çocuk kayıp?
Yeğeni kaybolmuş.
Ormanda mı koyda mı ne o yüzden tekmeyi istiyorduk.
Ulan ahtapot.
Senin hakikaten kaslar büyüdükçe beynin opalıyor ha.
Oğlum niye çocuk kayıp demiyorsun? Burada mıy mıy mıy ne konuştun belli
değil. Ne bileyim Kardo. Yaman'ın yeğeni diye şey yapmazsın diye düşündüm.
Oğlum ne olmuş Yaman'ın yeğeni ise?
Çocuk kayıp diyorsun çocuk.
Yakışır mı bize yardım etmemek? Ama bu tekneyle olmaz.
Arabayla da geç kalırız.
Bizim sürat teknesiyle gidelim. Hadi gidiyoruz.
Pelin Hanımcığım, isterseniz buraya gelin. Siz orada çok rahat değilsiniz.
Zulusi Bey oraya geçsin.
Rahatım Ece abi, rahatım.
Rahat etsin diye.
Lepe gelin bu araba.
Hadi Kazım'cığım, devam edelim. Hadi yavrum, hadi.
Dört çekelim.
Hiç çekinmiyorsun.
Sordum, araba gitmiyor da.
Ondan dedim.
Yollar, bak nasıl yollardayız.
Kazım Bey, biraz.
Yavaş gidin, silkelemeyin de.
Silkelenince belim ağrıyor da. Bel fıtığı var. Al.
O yüzden derin. İnanınca seni de bir silkeleyeceğim.
İnşallah bulurlar.
Yani yırtıcı hayvan falan da yok. Bakmıştım internetten ama... ...işte
uçurum, kayalıklar derken... ...bayağı sıkıntılı bir arazi.
Yamanlar sizle mi geldiniz? Biz arıyorlardı. Evet evet, beraber geldik.
Onlar şu tarafa doğru aramaya gittiler ama... ...yani biz de etrafa baktık.
Bu yakın çevrede bulamadık. O zaman biz de onların peşinden gidelim. Hayır hayır
hayır. Onlar o taraftan gittiyse biz de bu taraftan gideceğiz. Çabuk. Seda!
Seda!
Gel gel gel.
Seda!
Saklandı mı acaba ya?
Seda benim amcacığım benim.
Seda.
Ses ver.
Seda.
Ne oldu?
Vurdu galiba.
Vurdu mu?
Evet böyle sağduldu.
İyi mi burası mı? Evet.
Anlıyor musun bari?
Ne ima ediyorsun ya? Aşk olsun ya.
Ben panik olduğum için... ...öyle bir şey battı falan zannettim.
Yok yani.
Su kuyusuna bakarken... ...demiştin ya bana anlıyor musun diye. Oradan şey oldu
aklıma geldi. Hayda böyle geçmişten karta çok çok işimiz var.
Batabiliyor musun Hüsnü onu söyle.
Bakayım.
Biraz basabiliyorum evet.
Aa telefon çıkıyor burada hayret.
Hediye. Heda.
Abi biz geldik şimdi. Bir tane çift sizin gittiğiniz tarafı gösterdi. Biz de
tam tersi sitamete doğru geldik.
Arıyoruz.
Biz derken kimle geldi?
Mert ve Aytekin'le beraber.
Bütün kasaba zaten seferber oldu abi.
Mert Aytekin mi? Geldiğin gibi geri dön çabuk buradan. Çabuk.
Alo.
Hediye'cim dua ben.
Aramaya devam edin siz. İyi yapmışsın.
Heda!
Ne yapıyorsun Yaman? Ne yapıyorsun?
Kızcağız dans pistinde değil ki. Bizim gibi ormanda Seda'yı arıyorlar aşk
olsun. Tamam ya kızma.
Abisiyim ben onun. Onu korumak görevim.
Kızarım. Sen önce... ...kendini müşrahdan kur.
Tamam kızma. Basabiliyor musun?
Yürüyorum.
Yürüyecek misin?
Yürüyorum.
Seyda!
Seyda!
Ne diye iyi misin?
Bir şey mi dedi abim?
Tam diyecekti. Doğal telefonu kapattı.
Merak etme, üzülme.
Bir daha karşılaştığımızda... Sakın.
Sakın abimle kavga et. Yok.
Kavga etmeyeceğim. Ama kaçmayacağım da. Ben sevdiğim kızın abisiyle... ...kavga
edecek, el kaldıracak bir adam değilim. O profille biri değilim. Gerekirse
dayamı yerim.
Bravo lan Aytekin.
Harbi diyorum sana bravo. Bak yemin ederim.
Sevgili senin abisinden yiyeceği dayağı... ...bu kadar güzel
içselleştiren... Bu kadar güzel betimleyen kimseyi görmemiştim. Kafamı
açtım, helal olsun sana. Benim abim gayet bedeni bir insan Mert.
Öyle şeyler olmaz yani, merak etme.
Bedeni. Bu herhalde Taşdöze bedenisi ha?
Seda!
Seda! Seda!
Seda.
Burada burada.
Çocuk çocuk. Ufaklı aramaya mı geldiniz? Evet evet evet ufak bir çocuk ha
gördünüz mü?
Evet biz buraya kamp yapmaya geldik. Evet çocuk bir kapın arkasındaymış inmiş
hepimiz onu arıyoruz. Var mı bir gelişme?
Ya bir ekip oraya gitti diğerleri de oraya.
İsterseniz aşağı gidin siz de. Çok haklısınız.
Şöyle yapıyoruz. Eren ile Devin siz şöyle yolun.
Yolun sol tarafından böyle üstünden üstünden gidiyorsunuz. Bir de Perihan
Hanım sağ taraftan. Siz burada bekleyin Hulusi Bey. Ayrılmayın. Birader sen
burada kal. Ben katılırım oraya. Sen tatildesin sonuçta. Olur mu efendim? Ben
ortaokuldayken ilci başıyım. Ben bu aramaya katılacağım. Tamam lütfen.
Eren, Devin siz bu tarafa doğru bakın ne olur. Biz de hep beraber şu tarafa doğru
gidelim tamam mı? Sonuçta çocuk kaybolmuş. Herkes kendi derdinde.
İnanamıyorum. Perihan!
Efendim siz niye böyle her ortamda huzur kaçırmaya çalışıyorsunuz? Anlamıyorum ki
ben. Kaçırmayalım efendim. Kaçırmayalım.
Allah Allah.
İzli başı.
Neredesin? Ne yapıyorsun ya burada?
Seda'yı bıraktık ben seni arıyorum.
Vücut algı sistemi dengeye sokmaya çalışıyorum. Tamam mı?
Vücut algı sistemi ne?
Böyle yoğun durumlarda... ...duygu durum olarak vücudun farklı tepkiler veriyor
benim. Tamam mı?
Onu yatıştırmanın belli metodları var biliyorum.
Biraz onunla hoşgörüneşelim tamam mı?
Anladım. Yani...
...Nesli'nin ayılıp bayılmalarından... ...Sörfet abinin paniğinden... ...kaçıp
hepsini benim başıma bırakmadın... ...burada vücut algı sistemi normalize
ediyorsun. Anladım.
Çok konuşuyorsun ya.
Evet. Bir beş dakika müsaade versen... ...bitecek zaten anladın mı? Kendini
şarj ediyormuş gibi düşün.
Ay çok affedersin. Ben seni böldüm değil mi?
Çay kahve ister misin?
Şimdi öğlen saati geliyor.
Belki karnın acıtmıştır. Sana şöyle güzel bir aparatif hazırlatayım. Ne
dersin paşam?
İster misin?
Ben küçükken İngiltere pavyonunda kayboldum. O ne be?
Ayrıca küçük çocuğun pavyonunda işi ne?
İngiliz hanımefendilerin sohbeti çok güzelmiş. Ya kızım öyle pavyon değil ya.
Eskiden İzmir fuarında böyle standları olurdu. Anladın mı? Yani ülkelerin
kendilerini tanıttıkları.
Pavyon, pavilyon. Öyle denir onlara.
Anladım. Anladım. Tamam.
Nasıl kayboldun?
Deniz topu varmış.
Böyle kocaman bir şeydi tamam mı? Ama böyle rengarenk.
Ben dedim onu alırım.
Eee? Küçük yaldır yaldır gittim ben ona.
Sonra topu da alamadım.
Poliyonun arka tarafında bir yerde kayboldum sonra.
Bizimkiler zaten bulamadılar beni.
Ben üç dört saat bayağı kayboldum ya. Koca İzmir fuarı. Ben zaten küçüğüm.
Ay senin ayılıp bayılmaların o günden kalma olmasın? Olabilir yani.
Ben bayılmadım aslında o gün ama...
O bir duygusal dengesizlik. Böyle bir panik atak anı. Anladın mı? Bayılmadan
önce böyle bir kontrolsüzlük. Evet.
Biraz zordan geldi gerçekten.
Olabilir yani evet.
Sonra bir daha zaten deniz topu falan hiç sevmedim ya. Gördüğüm yerde kesip
atasım geliyor.
Gül. Gül gül sen.
Senin şimdi gerçekten deniz topu fobin mi var?
Aferin gül.
Kusura bakma özür dilerim.
Doğaya bayılmamı da anlatmıştır zaten.
Biliyorum. Ara sıra dönüp gülüyorsunuz.
Hayır anlatmadım tabii ki.
Paranoyaktık yapma.
Hadi canım orada.
Bak kızardım.
Evet. Sen çünkü yalan söylediğinde o beyaz yanakların var ya.
Tomates gibi oluyor.
Biz de sizi tanıyoruz Zeynep Hanım. Yalan söylüyorsun.
Benim cildim hassas güneşten.
Güneşten.
Pembeleşiyor. O yüzden yani.
Benim ciddim asıl. Evet.
Neyse hadi kalk tamam. Bence senin vücut sistemin normale döndü. Görüyorum ben.
Normalizesin sen şu anda.
Kahvem nerede benim?
Kahve getiriyordun. Hadi görmedim ben kahve falan. Nerede kahve?
Hadi canım hadi. Gidelim.
Senin soğuk sakaların ve alakasız gözlemlerin senin şu anda yerleştiğine
göre yani. Kendine geldim ben. Alakasız gözlemler. Benim tespitlerim de son
derece yerinden.
Hayatını kurtardın. Sağ ol canım teşekkür ederim. Kim kimin hayatını
kurtardı acaba?
Tamam.
Baya yüksekmiş ya burası.
Ben en son çocukken gelmiştim. Çocukluğumda aşağıdan görmüştüm burayı.
İlk defa çıkıyorum. Yaman buraya kadar gelmiş midir ya?
Umarım gelmemiştir.
Umarım gelmemiştir.
Nasıl basabiliyor musun?
Yok. Yok basamıyorum. Çok ağrıyor.
Ama öyle kırık falan değil yani. Öyle bir şey değil hissediyorum.
Kıyaklıyım da seni. Öyle gidelim mi?
Yok. Yok. Yaman yollar çok kötü zaten. Bir de sen sakatlanma. Bölünmeliğin
şimdi. Yok. Yok. Gerek yok.
Anne anne yardım et.
Çıkar mısın bizi buradan?
Yaman koş.
Koş. Koş sen koş. Ben gelirim peşinden.
Doğa buradan ayrılma.
Ayakta durma tamam mı? Tamam.
Seda!
Seda! Amca! İmdat! Kurtarın beni!
Seda! Seda!
Seda! Seda!
İmdat!
Bir dakika, bir dakika, bir dakika.
Sesi duydunuz mu?
Şu taraftan geliyor galiba. Hayır.
Hayır bu taraftan geliyor ses.
Mert ne diyorsun?
Ses yankılanıyor olabilir.
Riske atmayalım. Siz bu taraftan gidin ben şu tarafa bakıyorum. Tamam. Hadi
hadi.
Seda. Geldim bir tanem.
Geldim. Bekle geliyorum çok az kaldı.
Korkma geliyorum.
Geliyorum bir tanem.
Geliyorum korkma.
Berat abi gel. Geliyorum korkma bir tanem. Buradayım.
Buradayım geldim.
Geldim. Geldim.
Geldim. Geldim.
Tamam. Tamam.
Korkma.
Seda! Seda!
Seda!
Yaman!
Buradayız! Seda!
Gördüm sizi!
Sıkı tut lan!
Tutuyorum ya!
Bir arabaya bakacağım.
Malzemeleri bakacağım. Hemen geliyorum. Bekleyin.
Yalan amca korkuyorum. Gel.
Tamam. Kayalara yakın durun. Arabaya bir bakacağım. Geleceğim.
Bekleyin. Tamam.
Korkma. Korkma.
Bitti. Tamam.
Geç de ben yanındayım.
Seda.
Sedacığım.
Demin biraz dursak mı?
Ne dur canım ya?
Kız yapayalnız buradanız ne dur? Nasıl duradın?
Demin bir dur Allah'ını seversen bir dur.
Ne?
Ne var ne istiyorsun ne oldu?
Hayatım tamam ben de endişeliyim.
Sabahlara kadar arayalım Seda'yı ona da tamam.
Ama sen böyle biraz farklı gibisin.
Nasıl farklı?
Benim kuşum şimdi bana kızma da.
Bir anda.
Seferber olman. Apar topar buraya gelmemiz.
Ne bileyim. Yani Eren normal değil mi?
Heda kayıp. Onu arıyoruz. Tabii ki geleceğiz.
Normalde normalde.
Aşkım. Açıkçası sen çok böyle biri değilsin ya normalde.
Çocuklarla vakit geçirmeyi de o kadar sevmezsin zaten.
Bu yüzden söylüyorum yani. Şaşırdım biraz.
Böyle oluyormuş.
Böyle hissediliyormuş yani.
Hamile olunca.
Nasıl hamile olunca? Kim hamile olunca ki?
Ne demek?
Eren ben hamileyim.
Şaka. Hayır.
Gerçekten.
Hamile misin?
Şaka değil.
Hayır.
Hayatım. Eren bayılmıyorsun değil mi?
Hayır. Hayır.
Saçmalama. Saçmalama.
Saçmalama Eren.
Eren saçmalama. Bak şakaysa ayıp mı? Hayır. Eren.
Ya şaka mı ya?
Pis mi bu be?
Pis mi bu?
Seda! Seda!
Seda! Seda!
Kızım! Ah benim yavrum, aç susuz buralarda ne yapıyorsun sen ya? Vallahi
Arya, doğru söylüyorsun. Ya şimdi şey yapmayın da Seda da hani böyle yeme
içmeyi seviyor. Şöyle bir şey olabilir mi bu?
Böyle bir karı doyurmak için böyle bir şehre doğru falan gitmiş olabilir mi ki
acaba? Ya adamım nasıl bir hayal dünyam var? Seda!
Seda! Seda! Ay! Ay! Ay! Ay!
Ay! Ay!
Ay! Ay! Ay! Ay! Ay!
Ay!
Ay!
Seda! Seda!
Ben
çıkı
tut!
Dayanın geliyorum dayanın!
Acele et!
Amcacığım dayan!
Ya bak geliyor.
Geliyor.
Amcacığım geldim bir tane.
Dedemciğim geldim.
Amcacığım geliyor.
Çabuk ol.
Çabuk ol kız çok korktuk.
Geldim ben.
Güzelim.
Sağ ol birader.
Sağ ol.
Sağ ol.
Güzelim. Şimdi önce seni çıkartalım burada.
Sonra da Mert abini alalım tamam mı?
Sen fedai çıkar.
Ben geldiğim yoldan geri giderim. Beni merak etme.
Adamım be, adamım be. Adamım, adamım.
Seda, Seda.
Aslan kardeşim.
Seda.
Yemişsin.
İyiyim hala.
Korktun mu?
Hadi.
Sağ ol.
Benim yeğenimin başı kadar aynısı gelse... ...sen de aynısını yapmaz
mıydın?
Yapardım tabii.
Biliyorum yapardım.
Cimcime... ...bütün kasabayı peşine taktın ha.
Sen kötü adam değil miydin? Ben kötü adam olsam... ...gelip seni kurtarır
mıydım? Kurtarmazdım. O zaman gel sarıl bakalım bana.
Bir de öpeyim şöyle.
Oh tamam.
Ağabey yüreğimiz ağzımıza geldi.
Şükür kurtardınız.
İyi iyi.
Gönlünüzü ferah tutun.
O biraz önceki hareketin hesabını soracağım Süleyman.
İlçesi Çimen'i unutma.
Yaman arıyor.
Alo Yaman. Abi gözünüz aydın.
Sedamız gayet iyi.
Bulmuşlar. İyi mi?
Yavrum iyi misin?
Yavrum iyi misin?
İyiyim babam. Yaman amcam kurtardı beni.
Ay gidelim hadi.
Seninle konuşuyorsun acaba.
Çekmiyor mu bu telefonu ya? Çekiyor ki bu gözüküyor.
Düşra.
Ormanda herkes feda yararken oturup bekleyemezdin değil mi?
Bekleyebilirdin aslında ama.
Sen seviyorsun her şeye burnunu sokmayı.
Bu senin yorumun.
Ne istiyorsun benden?
Gitmeni istiyorum.
Bu hikayeden çıkmanı ve ait olduğun yere dönmeni istiyorum.
Ondan sonra Yaman koşa koşa sana mı gelecek sanıyorsun?
Sen kafasını karıştırmasaydın çoktan gelmişti bile.
Ben senin düşmanın değilim Büşra.
Ama sen iyi değilsin.
Yardıma ihtiyacım var. Bunun da gerçekleri öğrenmeye ihtiyacın var.
Biliyorum ben gerçekleri zaten.
Yok bilmiyorsun.
Yaman'ın ne yaşadığını, geçmişte neler olduğunu bilmiyorsun.
Biliyorum.
Her şeyi biliyorum.
Yaman anlattı bana.
Konuştuk biz.
Onu işe almadığım için benden hoşlanmadığını anlattı. Her şeyi
anlattı. Açtık yani biz oraları.
Öyle mi dedi sana?
Her şeyi anlattı mı dedin?
Ne ihmal ediyorsun sen?
Söyle. Söyle hadi ya ne söyleyeceksen.
Yaman sana her şeyi anlatmamış da.
Hatta en önemli kısmı saklamış benden.
Kıskandığın için böyle konuşuyoruz.
Aramızı bozmaya çalışıyoruz.
Ama valla git kendini başka yerde tatmin et.
O tren çoktan kaçtı Büşra.
Öyle mi?
Peki.
İş görüşmesinden çıktığında... ...içeride konuştuklarınızı duyduğunda
anlattın mı?
Onunla nasıl alay ettiğinizi, giyimini, kuşamını, hatta annesinden kalma yadigar
nazar boncuğunu nasıl aşağıladığınızı anlattı mı?
Beş takım giymiş. Bir de babam soruyor. Bir
de sıçan gibi ıslanmış.
Her şey geçti. Gömleğindeki nazar boncuğunu görmedin mi?
Şirketten çıktığında sizin yüzünüzden morali çok bozuk olduğu için dalgınlıkla
yola çıktığında bir arabanın ona çarptığını anlattı mı?
Hastaneye kaldırıldığında doktorların bir daha yürüyemeyeceksin dediklerini,
yıllarca süren acı dolu tedaviler sonucu ayağa kalkabildiğini anlattı mı?
O hiç bitmeyecekmiş gibi günlerde, her düştüğünde, her ağladığında.
Yanında kimin olduğunu, elinden kimin tuttuğunu anlattı mı?
Bunları anlatsa bile sana kesin anlatmayacağı bir şey söyleyeyim mi?
Tesadüfen bir dergide, bir magazin programında gördüğünde ne olurdu biliyor
musun?
Sana olan nefreti yüzünden sinir krizleri getirirdi.
İlaçlarla sakinleştirirdik onu. Üç gün kendine gelemezdi.
Seni itmeme gerek yoktu.
Hoşuma kalktı.
Sen zaten çoktan düştün o uçlu olan.
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.