Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Corsican
Czech
Danish
Dutch
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Polish
Portuguese (Brazil)
Punjabi
Quechua
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
[...müzik çalıyor... ] Şu halime bakıyorum, ne kadar da mutluyum.
Hiç bitmeyecek sandığınız zaman o taraftıları
biru yüz liralık mutluluk üç kuruş etmedi.
Ve en mutlu günümde bütün kaprislerimi çeken arkadaşlarım.
Bunlar olmasa ne yapardım bilmiyorum.
Çok güzel oldum Ceyna.
Arkadaşlar bu ne ya? Bu ne bu?
Ya ben bir yansımayım da haberim yok. Ben sahneye mi çıkacağım acaba birazdan?
Bu kadar kim? Ne gerek var ya?
- Ben sileriz ben. Ben siliyorum. - Ben siliyorum.
- Ben mi anlatamıyorum? - Tamam halledeyim.
- Ben siliyorum. - Ben siliyorum.
- Ben siliyorum. - Ben bu saçata bir şey yapalım ya.
Kuş yuvasına dönün, yaşım tamam. Vakit falan yok ya.
Şu an kalacaklar da ne yapayım?
Birbirimizin mutluluğu her şeyden evlenmedir.
Bak Yicran şimdi, ne zaman bitecek bu seromoniyi ya?
Aslı'yı da Fransız gibi böyle geliyor bana gelenler.
Neyse ya, nazar çıktı diyelim. Boş ver.
[...müzik çalıyor... ] Çok mu üzüldüm ya?
[Siz ceylanlarin, hiç kimsenin baskısı altında kalmadan]
[Özgür iradenizle Sayın Oğuz Sarmaz'ı, eşiniz olarak kabul ediyor musunuz?
] Evet!
Bravo!
Başardık kızlar, oğlum defa.
Allah'ın darısı başına inşallah.
Sayın Oğuz Sarmaz,
[Hiç kimsenin baskısı altında kalmadan, özgür iradenizle]
sayın ceylanlar yine eşiniz olarak kabul ediyor musunuz?
Oğuz Bey?
Buyurun benim.
Ceylanlar yanıma eşiniz olarak kabul ediyor musunuz?
Durun!
Aha!
Aha! Duydunuz elin sesini.
Ne oluyor ya?
Allah'ım inşallah samun ettiğim şey olmuyordur.
Oğuz!
Sen al!
Oğuz ne yapıyorsun? Otursana!
Oğuz!
Ya dur ama artık Ceylocum.
Bu sana öyle başkasına ait.
Affet beni.
Şaka değil mi bu?
Ya, ben ciddiyim.
Ama tam da Yeşim'in tahmin ettiği gibi oldu.
Eşi de başlıyoruz.
Eminim bu sahneyi beş milyon kere izlediniz.
Biz evleniyoruz şu an arkadaşım.
Tamam, ben de onu diyorum.
Ben de onu diyorum Ceylocum.
Bıraksam evlenecektik.
Bakayım sana.
Çok güzel olmuşsun.
Allah sahibine başlasın.
Ya Oğuz, Oğuz tamam hadi yeter ya.
Uzatma.
Tamam yeter hadi.
Şaka yap.
Oğuz sıktın ama.
Sıkma yanını ya.
Şişt ne?
Çıkmayayım beni.
Ben bunu yolarım.
Yeşim dostum.
Bu hikaye, aklı başına son anda gelen dengesiz aşıkların değil.
Bunlarca terk edilenlerin hikayesidir.
Yani benim hikayem.
Namı değer Ceylon'un hikayesi.
Yapacağım mı bir daha?
Oğuz.
Dükkan haşcavam.
Şöyle bakalım.
Kimmişsin sen?
Şöyle.
İzliyim ben.
İzliyim ben.
Mahvoldum ben.
Bittim ben.
Ya Mert'im tamam bırak kızım ya.
Şöyle bakalım.
Ne diyecek misin?
Sürün sürün sürün inşallah.
Dünyayı tersten gör inşallah.
İşte bu.
Ben artık mutlu olamam.
Tabii ki olursun.
Aşk acısından ölen mi olmuş?
Bak geçecek.
Maksimum 62 gün.
Tabii canım.
Bak geçim iş başında.
Sana adaylar bulmuş.
Hatta onları sınıflandırmaya başlamıştır bile.
Senin yüzünden viseden doktorları çıkartacağım.
Arkadaşlar.
Biz evleniyorduk ya.
Farkında mısınız?
Ya.
Bir de evleniyordun sen düşün.
Kızım ucundan döndün.
Büyük şans bu.
Hiç mi anlamadım kuzum ya.
Ya da anladığında bize mi söyleyemedin?
Anlasam bu noktaya kadar getirir miydim?
Her şey mükemmel gidiyordu ya.
Ya için böyle mutluluktan baloncuk baloncuktu.
Kadersizim ben ya.
[MÜZİK ÇALIYOR] Dur.
Dur hemen geliyorum dur.
Aşkım.
Gel, gel.
Ceylan.
Ceylan açar mısın kapıyı?
Ceylan hadi delirtme beni.
Aç şu kapıyı hadi.
[KAPI ÇALIYOR] Ceylan.
Hadi.
Ne var ya?
Aç hadi.
Neredesin sen Ceylan ya?
Kaçtır arıyorum ulaşıyorum yavrum seni.
Bu evin haline böyle.
İşim.
Of Ceylan.
Ceylan ya çok pis kokuyorsun.
Bütün bunların hepsini sen mi yedin?
Haydi depresyona girmek yoktu.
Ceylan hadi yürü.
Yürü çabuk, çabuk, çabuk banyoya gidiyoruz hadi.
Ya hayır ya şimdi sanıyorum.
Haydi banyoya gidiyoruz.
Ağabeylik istemiyorum.
Senin beden ruh, akıl sağlığına ben el koyuyorum tamam mı?
Yaşım beni neden sürekli yıkıyorsunuz ağabey ben istemiyorum.
Sen hadi hanımcım siz de temizleye başlayın lütfen.
Tamam.
Bırak onları artık hadi.
Aa.
[MÜZİK ÇALIYOR]
[MÜZİK ÇALIYOR]
[MÜZİK ÇALIYOR]
Güzelsin bir ter sinir.
Ay yavaş yavaş hallediyoruz.
Geçesin bu günler geçecek.
Ya öyle mi diyorsun?
Öyle diyorum.
Çok iyi bir şey değil kızım.
Tamam.
[MÜZİK ÇALIYOR]
Maria bak bu çok ses iyi değil mi?
Sakin ol.
Ne işin var?
Maria bu tam senlik var.
Ama bu daha iyi değil mi?
Oo ama bu yakar geçer.
Baba mı istiyorsun?
Oo buna takım bir anda lazım.
[MÜZİK ÇALIYOR] Serifli mi?
Bu ne sürpesi ya?
Ha?
Ceylan.
Hami.
Ara mısın bayağı çiçek gibi açmışsın ya.
Anne.
Gerçi yaşım farklı bir işte yani.
Aa herkese iyi gidiyor.
Karımı da karım.
Karımı da karım.
Mümkünler de yıkarım ya.
Sen eleye dondurmalı ha?
Yaşasın.
Maria fıstıklıya herhâlde sorar.
Gidiyorsun.
Sen niye işle değilsin bu saatte?
Okuldan aradılar.
Seni?
Tabii arada arıyorlar şimdi.
Kızdırmamış yine.
Hadi park yedirin.
Park park yedi işte ya.
Hediye soradın mı?
Maria da orada.
Madem bindirme sahibi ettiği dedim.
Yapıştır ya.
Ya parka yapıştır anam buna.
Ya ben çok saç bulmadım bir sanki böyle.
Ya böyle basınlık gibi falan oluyor ama saçmalamıyorum arkadaşlar ya.
Ya...
Bir sürprizim oldunuz şu anda gerçekten ya.
Gerçi artıya bakıyorduk sana.
Maria'yla?
Maria'yla yani.
Öyle şey mi buyuruyor?
Hani ben salak mıyım?
İstim.
Ya tamam.
Gerçeği söyleyeceğim.
Köpek ya.
Ayağı saldın bu ara yani.
Korsa bakıyorduk beraber onları ya.
İçin gerçeği mi o yani?
Korsa bakıyorduk.
(Müzik)
Senin aklını da aldırım.
Göbeğine de alırım kocacığım.
O korsa'yı öldü bir sıkarım.
Kimi dinin nefes alıp şiiremezsin bile.
Çişini içine içine yapan kendi karının katili olursun.
Gececik.
O zaman ya alayım mı Leyla'yı?
Ailecilik kazanırsın.
Kızlar, öyle alaylar buldum ki.
Hemen ilk adayımla başlıyorum.
Unut.
İlk adayım.
Yakışıklılık yıkılıyor.
Sportif.
Atletik.
Mazlidikri yapmış.
Ne diyorsun?
Evi, arabası, yazdığı her şey var.
Hadi be.
Berke tam.
Berke tam.
Ceylan.
Ay çok yakışıyorlar.
(Gülme sesi)
(Müzik) Teşekkürler.
(Müzik) Merhaba Ceylan.
Merhabalar.
Tamam, tamam.
Ne haber güzellik?
Sağ ol.
Ee, ne yiyoruz?
(Müzik)
(Gülme sesi) Aynen.
Aynen, aynen.
Güzeldi, olaç atıdaydık işte.
Yatımcılar, oyuncular.
Aynen, aynen.
İşte netbol kafası, muhabbetler ya.
Yatta devam ettik.
Yatta devam ettik.
Evet, evet.
Ya bana bak ne diyeceğim sana?
Ben 30-35 civarına falan bir arasa bakıyorum da alaç atıda.
Senin de aklın da olsun.
Siterlin tabii ki.
(Gülme sesi)
Ya benim bir deytim var.
Şu anda ben arayayım mı seni sonra?
Sağ ol, sağ ol.
Sağ ol.
Hadi bay bay.
Ee, Ceylan biraz kendini ben bahsetsene ya.
Ee, ben... Ama çok uzak mı vaktin değerli?
Annemle yaşıyorum.
Ha, bu arada evlenince annem de bizimle yaşıyor.
Öyle mi?
Ne güzel.
Enerji inanır mısın?
Ben enerjisiz yapamam.
Şöyle bir bakarım etrafıma.
Enerji yoksa çeker giderim.
Enerji önemli tabii.
O masada olmaz zaten.
Olmadı zaten.
Ben de güle güledim.
Bazen olmayacak olmayalım.
Yaklaşık 10 yıldır kimse yok artık.
Belki harlık sultanlıktır diyorsun yani.
Gördünce evliğimi de not alayınca...
...ne yaparsın işte?
Yaşıyorsun bir şekilde.
Aniyon değil mi?
Ama şu nafakalar yokmuş, şu nafakalar... ...beni bitiremem.
Bu nafaka işte hacım.
Acım mı?
Çok şükür.
İbaletimizi de tamamladık.
Atıp bir daha ki sefere... ...beraber gideriz.
İnşallah.
Nereye?
Emek diye.
İnşallah.
Sen o patatesini yiyecek misin?
Kanı bağırın.
Afiyet olsun.
Yeter artık.
Vallahi yeter, dayanamıyorum.
Yeter artık, bana ayarlamayın buluşma falan.
Bitti.
Kapa çeneni canım.
Sırada benim en palayı adayım.
Ender.
Selam.
Ceylan ben.
Hoş geldin.
Hiç şey yapmayalım çünkü... ...susular kesikli de tuvaletten çektim.
Elini yıkıyamadım o yüzden.
Şey, pandemiz dayla.
Böyle, he?
Sık.
O zaman nereden kalma şey?
Hoş geldiniz efendim, buyurun.
Ee, ne haber?
İyiyim, teşekkür ederim.
Ender ben bu arada.
Sen nasılsın?
İyi, diyelim iyi olsun bu eve.
Olsun adı.
Evet, şimdi.
Beğendiğim bir şey var mı, karar verebildin mi?
Vallahi ben hiç anlamıyorum ya.
Yani hiç fark etmez bana.
Sen istediğine ortaya karışık bir şeyler söyle, ben takılırım yani.
Hiç zorum değil.
Tamam.
Ne alırdınız efendim, karar verdiniz mi?
Sabır.
Buranın pirzolası meşhurdur.
Yemek ister misin?
Üzül, yerim.
Tamam, o zaman bize bir harf oluşan pirzola...
...işte salata vesaire... ...bir de kırmızı şarap rica ederim.
Öküz gözü olur mu?
Hayır, siz de.
Teşekkürler.
Ee?
Ne iş yapıyorsun?
Ee, ben uluslararası şirketlerin hukuk danışmanlığını yapıyorum.
Havarat ne yani?
Hukuk.
Yani hukuk ki süreçlerin takibi.
Eee, şirketlerin yatırımları değil, sözleşmelerin ve yaptırımların takibi vesaire.
Aa!
Allah'ın tacı gibi bir şeysin yani.
Okey.
Avukatın.
Öyle avukat mı olur?
Avamdaca avukat.
Bu ee, dur şey vardı.
Dur, şey vardı, bir tane film vardı.
Şeytanın avukatı hatırlıyor musun onu?
Sen oğlumun gibi bir şeysin.
İstiri yaptım, anladın mı?
Anladım, anladım.
[MÜZİK ÇALIYOR]
Oo!
Hımm!
Hımm!
Hımm, çok güzel.
Ağır mısın?
Aa!
Aa bak, geriye çok iyi.
Teşekkür ederim, ben yemeğe bekleyeceğim.
Sağ mıyız?
[MÜZİK ÇALIYOR]
Anladım biraz, senin hıptan içebilir miyim, bana koymamışlar.
Hımm, sağ ol.
[MÜZİK ÇALIYOR]
Bu hızımda kalır, biraz kalsın.
[MÜZİK ÇALIYOR]
Çok güzel kokum.
[MÜZİK ÇALIYOR] Afiyet olsun.
[MÜZİK ÇALIYOR]
Demek ki, eşimin arkadaşısına?
Koca'nın yakın arkadaşıyım.
Aa!
Dudasının, dudasının, dudasının, dudasının yani.
Bırak.
[MÜZİK ÇALIYOR]
Ne oldu, ne dedin?
Yok bir şey.
Biraz kibirliysen ki ya.
Bence pis olmaktan daha iyiyiz.
Aa!
Pis olmak suç mu ya?
Bir kere, vücudunuzun mikroba ihtiyacı var.
Mikroba olmazsa, barışıklı düzenimiz asla.
Pert olur yani, çalışmaz.
Sistem çökerse, var ya, savaş savaşabilirsen ki bu çok zor.
Pistanoç?
Öldüm.
Ya.
Sonra deterjanı, çamaşır suydu, işte antibakteriyel,
bilmem nesi, yağı çökücüdü falan filan derken,
bunların hepsi, pazarlama taktiği hepsi tutacak.
Bu bir tane şey vardı.
Neydi, bir hastalık vardı, böyle takıntı hastalığı.
Obsesiyon.
Hah!
Obsesifliği pek iştiriyorlar ya.
Ben sana bir şey söyleyeyim mi?
İnsanlığın sonu temizlikten olacak abi.
Evet.
Efendim.
Efendim Esra?
Tamam, biz zakin ol.
Ne oldu ya?
Geliyorum ben.
Tamam, geliyorum.
Ne oldu?
Hadi hoşça kal.
Ne oldu, bir şey mi oldu?
Benim gitmem lazım.
Aa, daha yeni yemek geldi, yemek yiyoruz, yani nereye gidiyorsun?
Öyle de acil bir işim çıktı.
Herif ediyorsun ama.
Tanıştığıma çok memnun oldum, hoşça kal.
Yılsak, ben dile alabilir miyim?
Nasıl geçti Yasok, gireyim?
Kaçırdım adamı.
Kocaman ağa yap.
Aa!
Neden?
Yeşim yüzünden.
Saçma sapan buluşmalar ayarlayıp duruyordu bana.
Ben de sabote etmek için adamdan çıkardım hınciban.
Sonra da vicdan yaptım.
Hoş adamda kızım aslında.
Başladık yine.
Acaba ben kötü birim yiyeyim?
Kendinle başkomban güzel.
Sırtında dinleyeyim.
Ya sadece mutlu olmak istiyorum ya.
En azından mutlu olabildiğime inanmak istiyorum, bu kadar.
Hayatım tam bir trajede.
Nefes al.
Ver.
Sana diyorum.
Celal'ın kendini fazla önemsiyorsun ya.
Ne alakası var ya?
Herkes mutlu olmak ister bir kere.
Başkalarını gıcık ederek mi?
Haklı.
Adamın ne suçu vardı?
Özür dilerim.
Ayrıca bu yaptığın çok ayıp.
Aa!
Tamam ya.
Gelmeyin üstüne.
İyiyim tatlım.
Tamam tatlı.
Ben şunu.
Bu ne abi ya?
Kırıp kalp çizmiş bir de.
Yok ya.
Ben biliyorum.
İstediyorum yani. Ben bir daha mutlu olamayacağım.
Mutlu olmak zor değil aslında.
Olduğunda hissedersin bunu.
Öldüm de ben acaba.
Hayır bir şey hissedemediğimi göre.
Bak bakayım şu navzımı bir atıyor mu?
Kasma.
Kızları durdurması gerektiğini söylersin olur mu canım?
Sen git onu yeşime söyle.
Bu ilaçları annene aldır tatlım tamam mı?
Tamam tatlım.
Sen daha acık almayıp bırak.
Bu olsun ne sıkısın? Neyi nesiyorlar bunları?
Fena.
Takma kafana ya.
Yüz yıl sonra yeryüzündeki herkes ölmüş olacağı masasa.
Of.
Hadi fıkırın.
Şimdi sana bir şey soracağım.
Sadece avukat beyden özür mü dilesek?
Evet mi? Hayır mı?
Peki.
Aptal.
Aptal dedim ya adama.
Aptal demek istemedim.
Eee.
Dur.
Nasıl söyleyeceğim?
Biraz.
Gördüm.
Mafetik oldu.
Eee.
Önemli değil ne ya?
Önemli değil ne?
Önemli değil ne?
Önemli değil ne?
Önemli değil ne?
Önemli değil ne?
Önemli değil ne?
Önemli değil ne?
Önemli değil ne?
Önemli değil ne?
Önemli değil ne?
Önemli değil ne?
Önemli değil ne?
Önemli değil ne?
Önemli olmayan ben miyim?
Yoksa önemli olmayan bu mesaj mı?
Önemli değil ne ya?
Öyle işte.
Saçmaladın.
İyi geceliler.
Ya yani yazıyordun şu an neyden vazgeçtin?
Kedi.
Nasıl dünyasın gördün mü?
Sen de dedi diye yazdın.
Uf nasıl kaçmıyor?
Güne çağırmışsınız Hakan bey.
Hoş geldin sevgilim.
Geçmiş olsun.
Küçük bir güneş kazası. Kahve.
Blek.
Havaya kaçayım dedim.
Neler olmuş neler.
Allah Hakan bey bir sürü şey oldu.
Yıllı gizliğinin kafa izlederken... ...beni terk ettiğini düşünmeye başlamıştım.
Niye bu kadar geçirdin sevgilim ya?
Ne yaptın? Toparlayabildin mi kafanı bak?
Sakın ağlama gözlerinde olmasın.
Adam senin patronun. Sakın ağlama sakın.
İyiyim.
İyiyim.
Tamam geçti.
Bir şey yok.
Of bir şey yok.
Ay yapma, yapma bak yapma.
Bak milletin adarları açtı.
Tamam sakin olun.
Ağlamana gerek yok.
Tamam.
Tamam bir şey yok ya.
Valla geçti.
Ağlamayacağım.
Güzel.
Güzel güzel.
Ceilo.
Kafamda acayip bir şey var.
Ha, ne?
Kampalanı yaratmak.
Böyle isteyen çadırını getirsin isteyen...
...bu molaularda kalsın yoga, meditasyonlar, nefes terapileri...
...şu çakkaları açalım diyorum biraz.
Delirmiş giden hoşu içinde çıksın gitsin ne diyorsun?
Ay tam benlik.
Valla şu an ihtiyacım olan şey süper.
Değil mi?
Evet.
Yapar mıyız kız?
Yaparız.
Ya biz istersek her şeyi yapabiliriz.
İşte bu be.
İşte bu tabii ya kampi.
Valla aradığımız kan bulundu.
Güzel.
Şurada olacağız.
Teşekkürler.
Ender Bey hoş geldiniz.
Hoş bulduk Arkan Bey.
İyi misiniz?
İki bir güneş kazası değilim.
Çok geçmiş olmuş.
Sağ ol.
Ceylan Hanım'la tanışın.
Ceylan Hanım.
Ender Bey.
Buyurun tanışın.
Merhabalar için şükürsün.
Çok güzel bir iki yapacağız.
Merhaba.
Merhaba.
Buyurun lütfen.
Oturun.
Ender Bey.
Ceylan Hanım bizim halkla ilişkiler müdürümüz.
Aynı zamanda.
Arsayı incelip projelendirmesini yapacak.
Sonra da işi bitireceğiz.
Ben mi projelendireceğim?
Tabii ki sen yapacaksın sevkilim.
Senden başka yapabilecek biri var mı bu şirkette?
Benim dışında herkes.
Herkes?
Herkes diyor.
Ya ben bu kıza bayılıyorum.
Hem komik hem zeki.
Hem zeki.
Sana yemin ediyorum.
Bununla arasan bulamazsın bunun gibisine.
Hakan Bey vallaha bak başkası şey yapsın.
Yani bence de hanımefendi bu kadar istiksizken
başka biriyle yola devam etmek daha doğru olacak.
Yok yok olmaz.
Çünkü biraz kafası karışık şu an.
O toparlayacaktır.
Siz şimdi Arsaya gidin bir inceleyin tamam mı?
Sonrasını sonra konuşursunuz.
Benim küçük bir işim var.
Siz proje hakkında konuşursunuz.
Tamam.
Hakan Bey.
Efendim.
Çok özür dilerim şunu da alayım.
Hadi görüşürüz.
Ya ben geçen gün içinde...
Celina ben karşı tarafı görüşüp sizi bilgilendireceğim.
Sonra da Arsaya bakmayın biz.
Kızı hatırladım her yeri.
Ay Yeşim bu ne?
Kız sen ne fenasın ya.
Bir erkeğin aklını başına getirmek istiyorsan... Cebini boşaltacağız.
Aşkım bunları bana tek tek öğreteceksin bak.
Anlaştık mı? Anlaştık.
Ben çok mutlu bir evliliğim olsun istiyorum ya.
Böyle bol karaklı, bol aşklı.
Hem bol karaklı hem bol aşklı.
Tamam.
O iş bende demişim.
Ceylo'yu buralar bulaşmayın.
Yaptığınız baskı yüzünden... Son görüşmesini sabot etmiş.
Ne yapmış?
Nasıl?
Sabot etmiş.
Verdi.
Gelsin.
Kızlar.
Çok acayip şeyler oldu.
Görüşmeyi sabot etmek gibi mi?
İlk gibi yumuşatarak söyledim işte.
Yani çok tebrik ediyorum Ceylo ya.
Sen bu gidişle hayatta evlenemezsin.
Ben burada senin iyiliğin için uğraşıyorum.
Uğraşma Yaşım.
Çünkü ben artık düşündüm.
Taşındım.
Ve depresyona girmeye karar verdim.
Öylesi en sakin.
Aman gir.
Ne yaparsan yap ben.
Gerçekten ilgilenmiyorum artık.
Ne içiyorsunuz?
Ben de bir şeyler söylüyorum.
Gelinliği falan siz küpünü çoşma.
Aynen, rezervasyonumuz var.
Ender, Ceylo Ceylo'yu zahide oğulları... Şu an girdim ben.
Şu an depresyona girdim.
Arkamda üç kişi... ...evli, mutlu, çocuklu.
Hemen bakmayın.
İki bir bakmayın dedin.
Kız adam evli miymiş ki?
Ya imkansız ben baktım.
Esra, Esra dağın hatırladın.
Esra diye biri aramıştık.
Kesin karısı.
Teşekkür ederiz.
Ya bence salak salak vicdanı zaabı çekiyorum ya.
Ya böyle bir şey olabilirim ya.
Ana ne ala memleket ya.
Adam evli ama benimle konuşuyor.
Yok, ben gidip konuşacağım.
Haydi, haydi, haydi.
Eyvah, olay çıkacak.
Ender Bey.
Ne güzel tesadüf ya bu böyle.
Bir günde iki defa karşılaşıyoruz falan.
İyi akşamlar Ceylo.
Merhaba.
Kızın mı?
Evet.
Annesine çok benziyor.
Kim bu?
Esra'cığım, sen Denizli Oyun Odası'na götürür müsün?
Dudu gitmek istemiyor.
Güzelim, sen Dudu'ya şöyle söyle.
Buradan çıkınca parka gideceğiz, tamam mı?
Eyvah, eyvah, eyvah bakamayacağım.
Esra'cığım.
Ya bir şey diyeceğim.
Madem evliydin, neden benimle buluştun?
Evliydim.
Güzelmiş.
Asıl senin sevgilim varmış, hiç bahsetmiyorsun Ceyda.
Sevgilim mi varmış? Kimmiş?
Hakan Bey, yanımda sana sevgilim diye hitap etti.
Yanlış mı duydun yoksa?
Ya Hakan Bey, herkesi sevgilim diyor.
O, onun öyle bir tarzı.
Bizim çaycı Mehmet Efendi'ye de sevgilim diyor.
Benim sevgilim falan yok.
Anladım.
Esra da benim eşim değil kız kardeşim.
Kardeşim.
Evet kardeşim.
Şey, Esra, Ender.
E, E hani E harfi.
Ondan dolayı kardeşlerimin bazen aynı harfi.
Saç mı diyorsun?
Ceyda.
Ben eşimi kaybettim.
Ben ee...
...mazen çok aptal davranabiliyorum.
Şurada bakma, başın sağ olsun.
Deniz nasıl?
İyi.
Bunlara mı yaptı?
Evet, özgün annesi.
Bu kim?
Dudu, Deniz'in hayali arkadaşı.
Ee, demek bir süre birlikte çalışacağız ha?
Aynen, onun sürecinde beraberiz.
Ne olacak peki?
Yani nasıl yol ilerleyeceğiz?
Nasıl olacak bu iş, tam olarak?
Yani... ...Hakan Bey'in teklifi kabul edilirse... ...sözleşmeler gelecek, gidecek.
İmzalar atıldıktan sonra da tapu devri gerçekleşecek.
Yani... ...birkaç hafta beraberiz gibi.
Avantacı dedim bir de sana ya.
Önemli değil.
Her şey önemli.
O gece de aynı şeyi söyledim.
Aynı gece?
Bu şey işte... ...sana mesaj atıp özür dilemeye çalıştı.
Aa, tamam, pardon hatırladım.
Patavatsız... ...boş konuşan aptal... ...dediğin...
...bu arada sabotajı da biliyorum.
Yeşim söyledi sabah.
Sen şimdi Yeşim'in dadısının, dadısının... ...dadısıyla yemek yemek zorunda kalmışsın.
Ne düşmek istemiyorum diye bilemedim.
Ya sen Yeşim'i bilmiyorsun işte.
Öyle değil.
E tutturdu illa hayatında biri olsun diye.
Sürekli...
Ya ne diyeyim? Allah'ım...
...ilk başta sen ne olsaydı randevumuz kesinlikle...
...daha farklı geçerdi onu biliyorum.
Kötü şans mı nedir...
...ya gerçekten diyecek hiçbir şey bulamıyorum.
Kusura bakma.
Tamam ama sen de kusura bakma.
Çünkü ben de bu tip randevulara giden bir adam... ...bilim normalde.
Benim için garip bir yemekte.
Yani sorun sadece sen de değil.
Yani...
...sen de biraz beni bırakıp gittin.
Haklısın ama ben deniz için gittim.
Gitmek zorunda kaldım hatta.
Deniz içinse sıkıntı yok.
Çocuklar her şeyden önemli.
E o zaman...
...de bir eğer sen de istersen... ...bir telafi yemeği yiyebiliriz.
Nasıl?
Yani... ...tekrar bir... ...dande bu gibi mi?
Evet ama...
...küs bir şartım var.
Ellerim o yüzden bir kahretmen.
Hayır ya... ...of ya.
Burası mı?
Bayağı burası.
Ay...
Ay burası çok güzel.
Ben beni sevindim.
Bayıldım.
Ben var ya tam doğan insanıyım ha.
Hı.
Evet.
Dur bak.
Şöyle küçük bir yerim olsun doğada.
Hiç şehir hayatı falan arama.
Hı.
Sen pek öyle değilsin ama sanki.
Biraz daha... ...göze insanısın.
Yani sevimler hayatı.
Allah kahretmesin.
Aa.
Allah.
Tamam tamam.
Geldi mi?
Hayır hayır.
Hayır hayır.
İyi bir şey bu.
Yok iyi bir şey bu. Tamam bu şans demek.
İyi bir şey mi?
Evet.
Nesi iyi anlamadım ben.
Ya şey şans demek işte.
Uğur.
Uğur getirir yani kuş şey yapması.
Bilet falan almamız lazım.
Ya ne bileti?
Benim birazdan toplantım var Ceylan.
Dur ben halledeceğim.
Ee... Tutsun şunu.
Şimdi ee...
Bir tane ot var.
Neydi ya? Epegümeci miydi ya?
Dur halledeceğim şimdi.
Ne demek epegümeci miydi neydi ya?
Bu şu an deneme yanılmayla halledebileceğimiz bir şey değil ki.
Yok yok deneme yanılmayla diye şimdi hazır tarzı olduğu için hemen çıkar.
Gel bak uğraşma ıslak mendille halledeceğiz.
Eh valla şanslısın.
Bak.
Bu şimdi hemen çıkaracak.
Ben kim nerede?
Hah.
Dur şunu.
Buna ıslak mendille mi hallede...
Hıh.
Beden gerek yoktu ki.
Oluyor oluyor bak.
Sen dinle beni.
Dur şurasından galiba biraz yapmam lazım.
Oluyordu aslında.
Oluyordu aslında.
Valla aşkına bu senin çözüm yolun bu mu ya?
Bu ne hale getirdin?
Ben ıslak mendille alacaktım, halledecektim.
Böyle abuk subuk şeyleri sen nereden buluyorsun?
Bana bir söyler misin?
Abuk subuk değil, organik.
Allah'ım bir de organik diyor ya.
Yürü gidiyoruz.
Nereye?
Bir yere uğramam gerekiyor da.
Aslında öyle bir niyetim yoktu buraya gelene kadar.
Ama senin bu organik ot girişimin beni bir yere uğramak zorunda bıraktı.
Nereye geldik?
Neye benziyor?
Ne işimiz var burada?
Ben gerçekten baktım yok, toplantıya yetişeceğim.
Hoş geldin abi.
Hoş bulduk.
Ne haber?
Merhaba.
Eser'le zaten tanışmıştın.
Ablamlarla da tanış.
Ben bir üzerime değiştireceğim.
Tamam canım.
Kim bu o?
Merhaba.
Aç mısın?
Hadi gel.
Hadi kız oğlum.
Yemekler de geldi.
Bunlar hepsi bana mı?
Canım burada soruları bir sorarız.
Sen yemeğe bak.
Ablamlarla çok güzel yemek yapar.
Kahveye dalısın.
Nerelisin sen canım?
Karşı yaka.
Yaş.
Otos.
Çalışmamışsın?
Evet.
Kaç kardeşsiniz?
Tekin.
Hem işlerinden anlıyor musun hayatım?
Hepsinden.
Çocuklarla nasıl?
İyi.
Sevgilim var mı?
Yok.
He peki hiç evlendirilmi?
Sen şöyle büs ettim.
Aa ne oldu?
Yazgın.
Biz de sana hiç yemek yedirtmedik ya.
Allah aşkına iyi.
Vallahi sustuk hiçbir şey söyleyeceğiz.
Annem, babam.
Sizler olmuş.
Ah kıyamam ya.
Bu derte vallahi.
Peki.
Öleniz nasıl?
Kimler?
Enderle tabii ki.
Yani iyi.
Harika.
Harika.
Bak şimdi dinle.
Eğer sen bizim kardeşimizi beğendiysen... ...biz buradayız.
Evet.
Hiç çekinme.
Yürü.
Tamam.
Durun.
Öyle olacak iş mi hemen?
Sen sus.
Allah Allah.
Tuşlusunu mu kuracağız ya bu yaştan sonra?
Evet ya.
La hana vardı.
Ben sana çıkartmayı unuttum.
Yer misin?
Olur mu?
İyi.
Ay tuş yumuşcu bırakın şimdi.
Siz bir akşam bize geliyorsunuz.
Gelisini biz hallediyoruz.
Siz yine neyi hallediyorsunuz?
Ee ebe gümeci, ebe gümeci hiç yememiş.
Biliyorsun ben de çok güzel yapıyorum.
Dedim o iş biz de hallederiz.
Değil mi?
Çok iyi yapmışsın abla.
Hadi gidelim Ceylan.
Aa nereye gidiyorsun?
Yemek eve de hayatta bırakmam.
Ablacığım toplantım var.
Eve gidecek vakit olmadı işim buraya geldik zaten.
Oh oh ne iyi yaptınız.
Yine gelin.
Yalnız bir dahaki sefere yine Ceylan'ı getir.
Tamam Ceylan'la gelir.
Tamam hadi gidelim.
Dur dur bir dakika.
Bak şimdi biz o kadar çok konuştuk ya.
Kızı hiçbir şeyi yedirtmedik.
O yüzden bunun yanına al.
Arabada yersiniz.
Aç kaldı anayatın bunun... Ne oldu gerek var mı?
Ya arabada yer ya.
Tamam tamam.
Önemli değil.
Ben arabada yerim onu.
Çok sağ olun.
Ellerinize sağlık.
Memnun oldum.
Ne demek ne demek?
Ceylan ne diyeceğim bak.
Görüyorsun bahçemiz kocaman.
Tekrar gel.
Hatta arkadaşlarını da al gel.
Gel yani.
Tamam.
Tamam tamam.
Hadi hadi hadi Ceylan.
[MÜZİK ÇALIYOR]
[MÜZİK ÇALIYOR]
[MÜZİK ÇALIYOR] Buyurun.
[MÜZİK ÇALIYOR]
Sadece biz mi varız burada?
Sadece biz varız.
Hatta garsonlarına gönderdim.
O yüzden servisi kendi ellerimle yapacağım.
Sen?
Ben.
Ama bizim servisimiz birazcık farklı olabilir.
[MÜZİK ÇALIYOR]
Buyurun küçük hanım.
[MÜZİK ÇALIYOR]
Teşekkür ederim.
[MÜZİK ÇALIYOR]
Bu arada bu yemekler bizden 30 saniye önce geldi.
O yüzden gönül rahatlığı yiyebilirsin.
Ama çatalya uçağı kullanırsan beni çok mutlu edersin.
[MÜZİK ÇALIYOR]
Hayır o ilk gün özel bir şeydi.
[MÜZİK ÇALIYOR]
Bir şey soracağım.
Hep böyle mi tavlarsın?
Ne alakası var?
Ben sadece o ilk gün kötü halisiz yemeğimizi unutturmaya çalışıyorum.
[MÜZİK ÇALIYOR] O yüzden mi?
O yüzden geceye.
[MÜZİK ÇALIYOR] Bu geceye.
[MÜZİK ÇALIYOR]
[MÜZİK ÇALIYOR]
[MÜZİK ÇALIYOR]
[MÜZİK ÇALIYOR]
[MÜZİK ÇALIYOR]
Birazdan tanışacağın arkadaşım benim için özel biri.
[MÜZİK ÇALIYOR]
Bu kadarı zevlandığına göre çok çok güzel biri olmalı.
[MÜZİK ÇALIYOR]
Yani evet yakın arkadaşım sayılır.
[MÜZİK ÇALIYOR]
Sen nereden biliyorsun bakayım?
Zaten çalışmıştık. Restoranta. Ayrıca halamlar da anlattı.
İyi biriymiş, tatlı biriymiş, seni çok seviyormuş falan filan.
Bak sen. Allah Allah. Başka neler anlattılar?
İlk tanışmanın siyasi koğuyla tanışlanmış.
Ama sonradan toparlanırsınız.
[MÜZİK ÇALIYOR]
Ama yine de biz Dudu'yla beraber, ona bir şans daha vermeyi düşünüyoruz.
Öyle mi küçük hanım? Teşekkür ederim o zaman.
Dudu Hanım, ayrıca size de teşekkür ederim.
[MÜZİK ÇALIYOR] -Hoş geldiniz.
-Hoş bulduk.
Bunları sana aldık.
Çok teşekkür ederim, çok güzeller.
Ben tanıştırayım size.
Deniz, Ceylan ablam, Ceylan Deniz.
-Merhaba. -Merhaba Deniz.
Arkadaşınla tanıştırmayacak mısın?
Dudu, Ceylan Ceylan Dudu.
Memnun oldum, hoş geldin Dudu.
Hoş bulduk Ceylan diyor.
Deniz'ciğim, Ceylan ablam demen gerekiyor yani.
Neden? O da Ceylan ama.
Önemli değil. Ceylan daha iyi zaten.
-Hadi buyurun gelin. -Geç bakalım.
-Ben alayım onu. -Teşekkür ederim.
-Şöyle getirebiliriz. -Hadi gel.
[MÜZİK ÇALIYOR]
Aa, kedi, sevebilir miyim?
Sevebilirsin tabii.
[MÜZİK ÇALIYOR] Adı ne?
Valla, daha adı yok. İstersen sen koy.
Olur.
Acaba ne koysan?
-Tamık olsun mu? -Olsun.
Tamam kızım, şöyle altına koy.
Aç bakalım.
Evet.
Güzel bir şey mi?
-Duduya da koyar mısın? -Tabii ki koyarım.
-Kaç tane yer? -İki tane.
İki tane, tamam.
-Deterken... -Şu salata yardım edeyim sana.
-Ben de fena değilim biraz. -Aa.
Değil mi kızım?
[MÜZİK ÇALIYOR]
Pazartış sizdeyin minat.
Evet, öyleymiş haberim var.
Baba, pamuk kaptaki kediye benzemiyor mu?
Aa.
Kamba mı gidiyorsun sen?
Eski de hep giderdik, keşke yine gitsek.
Ee, tamam. Belki birlikte gideriz, ha?
Ne dersin, ne der?
Okullar kapanınca gideriz.
Kapansa da gitmiyoruz ki. Orada bir sürü hayvan var. Biliyor musun?
Kedi, köpeği, kur, hatta bir keresinde ayı bile görmüştük.
-Ayı mı? -Evet, ona yemek bırakmıştık.
Gece gözleri gelip yemişti.
Çok iyiymiş ya.
Bu yanını hiç bilmiyordum.
Eski günler işte.
Kızım sen hiçbir şey yemedin. Hadi alıştır bakalım biraz.
Baba, ben doğdum, pamukla oynayabilir miyim?
Baba, ben doğdum, pamukla oynayabilir miyim?
Tamam, hadi oraya bakalım.
Pamuk!
Pamuk!
Hayvanları çok seviyor.
Öyle. Bir de tutuyorsun.
Hiç arkadaşı yok mu? Yani normal arkadaşı.
Yanlış anlama şeylen diyorum.
Benim bir arkadaşımın kızı da böyleydi de, o yüzden.
Arkadaşın durumunu bilmem.
Ama bendenizi hiç yalnız bırakmıyorum.
Kendini bir başına istekmesin diye.
Arkadaşları var tabii ki ama...
...çok yanlış da söylenemez.
Aslında ben anlaşabileceği birini biliyorum.
Kızlar, halacığım.
Bak başımızdan da aşkım.
Yemek yiyoruz, sohbet ediyoruz burada.
-Tamam halacığım. -Hayalak kurban olsun sana.
Canım benim.
Ay canım benim. Sağ ol canım.
-Çalışacağım. -Çok iyi günler.
Bak bu sargalar ya. Esra'nın spesiyeli bu.
Esra'da kim biliyorsun? Benim karımsandığım kardeşim.
Bilmez miyim?
Hazır mısın?
Oğlum bak şimdi düğünü diyese tamam.
O mizze.
Ama hani, niye ihtiyacınız var? Onu bilelim değil mi yani?
Tamam.
Esra da böyle bir bok sende beni.
İtira yalazamalı böyle ağzını yüzüne.
Saba akşam çalışıyoruz. Ha yeşil.
Neyse ki onların ihtiyacı yok halacığım.
İkisi de zeki ve laflananlayan insanlar.
Tamam.
Karım ya. Karım da karım. Ha?
Yeşil.
İlkin etsin. İlke.
Yeşil yeşil orada arkadaşlar.
-Haydi bakalım. -Hadi pişirme bilir.
Sahte kersin.
Evet.
Ya sen ne sevindin bir şeysin?
Deniz için pasta mı yaptın?
Evet.
Piramid pasta seviyormuş.
Ender öyle dedi.
Aferin Ceylon.
İşte böyle böyle sevdir kendini.
Buyur. Anlat.
Nasıl gidiyor bakalım.
Bir şey diyeyim mi?
O kadar iyi gidiyor ki.
Ödüm kopuyor nazar diyecek diye.
Bence Deniz tatlı çocuk.
Ee, ona edecek sana şahit evlenirseniz.
Bilmem.
İstediğini diyebilirim.
Çok şansısın be Ceylon.
Hazır çocuk ayağına gelmiş keşke sana annedesi.
Keşke.
Ben de çok isterim anne demesine.
O yalnızlığı iyi tanırım biliyorsunuz.
Deniz'in gözlerinde de görüyorum.
Feride abla bu pasta çok güzel olmuş.
Bayıldan.
Afiyet olsun canım benim.
Ender sen içememişsin.
Canım istemiyor.
Ceyloncuğum beğendirdim yemekleri.
Bu yıldım Esma abla.
Ellerine sağlık.
Afiyet olsun.
Bak bak bak.
Piramid pasta olunca nasıl tabağın dibini sıyırmış.
Dudu da yemek istiyor abla.
Biraz daha verir misin?
Ama o zaman tatlıyı çok yemiş olursun hayatım.
Dudu'yu bahane etme.
Benin almayı ayacağım.
Babacığım lütfen.
Enderciğim.
Sağ yesin istersen.
Sen karışma istersen.
Babacığım gel ağzın çikolata olmuş.
Afiyet olsun Pekar.
İyi güzel bir problem görünmüyor.
Güzel.
Ender Bey yok mu?
İsterbet beyle tanış hayatım.
Ender Bey'in yerine geldi.
Ender Bey nerede?
Pardon.
Alo.
Neredesin?
Seni arıyorum sabahtan beri.
İyi misin?
Al dur tamam.
Ceyloncuğum sen de bir bak şuna istersen.
Ee okunması geçti anlat bakalım.
Ceylon'u öyle zaman gideceğiz.
Ceylon mu?
Sen Ceylon mu diyorsun Ceylona?
Evet.
O da bana denediyor.
Bu bizim aramızda.
Allah Allah.
İyi öyle olsun bakalım.
Sen niye gitmek istiyorsun Ceylon'a bu kadar?
Çünkü onlar resim yaptım.
Siplis.
Bu da gidene kadar ikimizin arasında.
Ceylon resmi yaptım.
Tamam aramızda.
Baba bence elimi çok sevdim.
Yani annemden ve halalarından sonra
en sevdiğin kişi oldu bile diyebilirim.
Hatta aramızda kalsın.
Halalarımdan da daha çok sevdim.
Ama bazen de korkuyorum.
Niye korkuyorsun bizi?
Ceylon da bizi bırakıp gitmez değil mi?
Yani mutluyuz ya şimdi.
Bu da bitmez değil mi baba?
Tamam şimdi bak mutluyuz diyorsun ya.
Mutluyken bunları düşünmeyelim.
Tamam mı? Gerek yok.
Tamam mı?
Ben şimdi alanları bırakacağım seni.
Aftasını da özel bir şeyler yapacağım.
Ne istersen.
Anlaştık bakalım.
Tamam ama Ceylon'a da geldi.
[MÜZİK ÇALIYOR]
Böyle yerlere geldiğini bilmiyordum.
Neden ki?
Yani bilmem.
Gerçi kamp yaptığını da bilmiyordum.
[MÜZİK ÇALIYOR]
Ya biri uğrayamadım yanımıza ya.
Ne haber?
İyi, iyi. Sen ne yapıyorsun?
İyi be. Ne yapayım işte?
Konuşturayım.
Ceylon, Emir.
Hoş geldin istekler.
Merhaba, hoş bulduk.
He, ne haber?
İyi, iyi.
Yolun ben. Sen ne yapıyorsun? Hemen yok.
Aynı babacığım.
Tırman mı? Bağı, tırman.
Bir değişiklik yok.
Geçen akla onu hep para ettik.
Bulakların çınlamıştı.
Hadi be oğlum.
Sen de katıl artık aramıza.
Gel, geri dön be.
Geçen Deniz'de bahsetmişti.
Ama... Nepal'e gideceğinizi düşünmedim hiç.
Oho, Nepal ne ki?
Bugün Türkiye'de evreste tırmanmış 22 tane daha civar.
Bir bakalım, bir tanesi kim?
Oho, daha neler neler.
Ne, Deniz ne yapıyor cincime?
Ne yapışın böyle bir işler?
Bu ikisi var ya.
Bunlar durdurak bilmezdi.
Bugün dünya üzerinde çıkmadıkları daha girmedikleri mağara kalmamıştı.
Deniz'in neden gitmek istediğini hiç şimdi anlıyorum.
Aa, yok.
Emir duygudan baş ediyor.
Eşimler ye.
Bu arada şöyle bir daha vardır.
Dinlenmenin en iyi yolu sahneye arkadaşına gitlemeklerler.
Ender'cim, seni sahneye alalım gelmişken bir şarkı alalım ha.
Türkiye'de bir geliyorum zaten.
Biraz keyfinliyim.
Sonra, sonra söyleyeceğimi basıyoruz tamam mı?
Şimdi tam fırsatı o zaman canım.
Sen de Nazian Bahar'ı büyük bir akşam alalım.
Şarkıda mı söylüyorsun?
Oho, Ceylan sen de hiçbir şey bilmiyorsun.
Ender?
Abartıyorlar biraz.
Ceylan için söyle Bahar'ı, hadi.
Evet ya, benim için.
[Şarkı çalıyor]
[Şarkı çalıyor]
[Şarkı çalıyor]
Zor mu geldi söylemek?
Ender!
Ender bir dur!
Ender dur, sana ne oldu ya?
Ender bir şey söylesene.
Ne oldu, bir şey mi söyledim, bir şey mi yaptım?
Bir şey de...
Senin az önce istediğin şarkı var ya, duygunun en sevdiği şarkıydı.
Biz duyguyla Afrika'ya gidecektik.
Ben çok istiyordum yani, onu gelmesi için bir şekilde ikna ettim.
Sonra biz bir virüse yakalandık.
Ben kurtuldum ama...
...on kurtulamadı.
Şu an gerçekten ne diyeceğimi bilemiyorum.
Tekrar başın sağ olsun.
Ama bence bu konuda kendini suçlamayı bırakmalısın.
Her şeyi de biliyorsun ya, vallahi her şeyi istisnasız.
Anlamadım?
Anlamıyorsun zaten, onu söylüyorum ben de.
Ben diyorum ki, ben kızımı...
...annesiz bıraktım, benim yüzümden annesiz kaldı, sen kendini suçlama diyorsun.
O işler öyle olmuyor Ceylan Hanım.
Olmayan ne?
Olmayan ne Ender?
Ceylan bak, şu an duygu hayatta olmasa da denizin bir annesi var.
Ayrıca onu koruyup kollayan, onu yetiştiren bir babası var.
Evet.
Duyguyu kaybettikten sonra benim kızım çok acı çekti.
Çektik.
Ama sonra toparlandık.
Tamam mı?
Bizim şimdi kimseye ihtiyacımız yok.
O yüzden kendini duygun bir yerine kurma.
Sakın kalbime, sakın.
Ender, benden nasıl böyle bir şey beklersin?
Ya, ben öyle birimiyim.
Sana şunu da söyleyeyim.
Benim kızımın gözlerine yalnızık ulan yok.
Çok acımasızca bir iddia bu çünkü ben kızım hiçbir zaman yalnızık bırakmadım.
Kızımın yaşadığı yıkımı ben biliyorum.
Senin de anlamanı beklemiyorum ama şunu anla...
...ben kızıma bir daha böyle bir yıkım yaşatmam.
Sen bizi dinledin değil mi konuşurken yaşımda?
Bizi duydun yani.
Duyduysan çok yanlış anladın durumu.
Ben aptal bir adam gibi mi görünüyorum Ceylan?
Tamam, beni bir dinle.
Neyi dinleyeceğim ya?
Bizde daha neyi dinleyeceğim?
Her şeyi konuştuk. Bitti.
Tamam mı? Buraya kadar. Bitti.
Ya Ender, bir dur. Lütfen.
Peki.
Madem...
Madem ben hiçbir şey görmüyorum ama sen her şeyi görüyorsun gerçekten.
Ya zaten şu an sana ne söylesen boş tüksem beni dinlemiyorsun.
Ama sana tek bir şey söyleyeceğim.
Geçmişini kaldıramıyorsan başkasına yükleme.
[...müzik çalıyor...
] Ayrıca...
...o şarkı duygunu neye sevdiği şarkı olabilir.
Ha peki ben de söylüyorsan.
[...müzik çalıyor...
] [...müzik çalıyor...
] [...müzik çalıyor...
] [...müzik çalıyor...
] [...telefon çalıyor... ] Ender...
İyi, iyi.
İyi, görüntüler.
Tamam.
[...telefon çalıyor...
] Günaydın Ceyla.
Günaydın Denocam.
Kaynatacağım yarın, gelecek misin?
Aa, yok gelemeyeceğim kuzum.
Ya benim bir işim çıktı, akşamdan şehir dışına gitmem lazım.
Özücü, Ayseki sana bir sürprizim vardı.
Hatta birkaç tane.
Hıı, birkaç mi?
Evet, ama ne yazık ki döndüğünde göreceksin.
Peki.
Biz bu günler neden görüşemiyoruz Ceyla'cığım?
Komodo göremiyorum uzun zamandır.
Babam da çok yoğunç, sen de.
Kuzum, bazen olabiliyor böyle şeyler.
Dudu nasıl?
Sana bir şey söyleyeceğim ama kimseye söyleme, tamam mı?
Tamam, söz.
[Dudu çok kulakları gitti. Ben artık Elayla takılıyorum.
] Çok sevindim.
Sürprizimden biri buydu.
Ama artık söyledim.
Biliyorum sen bir üzüldün bu duruma.
Ama artık onun gitme zamanı gelmişti.
Gelmişti.
Hadi hoşça kal, babam geliyor döner döner beni ara tamam mı?
Tamam tatlım, öpüyorum çok.
[Gerilim müziği]
[Gerilim müziği]
Ben artık eminim.
Ne?
Lanetliyim ben lanette.
Ceylan saçma saçma konuşma Allah aşkına.
Yok lanet falan.
Silik iptal ettik onu.
Ben, evlilik yolunda tam bir senede iki kere terk edildim ya, farkında mısınız?
Ama belki sen Allah'ın şanslı kulusundur.
Allah seni böyle koruyordur, hayatım böyle bakmak lazım değil mi?
Ya iyi de haksızsan haksızsın değil.
Tam bak, öyle tek seferde ayrılık nerede görülmüş ya?
Bir kere bunun ayrıldığın ilişki içinde kendiliğinden bir provası olur.
Mesela ilkin de biraz ayrılırsın.
Sonra barışırsın.
İkincisinde sadece bu süre biraz uzar, tripler değişir.
Ama o tükürük yalanır.
Yalanır yani.
Sonra küsürsün, sonra tekrar barışırsın.
Ya sonraki yani çok sonraki evrede Allah seni bildiği gibi
yapsınlar da yoktu vah vah falanlar giderdi evreye bizde.
Hiçbiri olmadı ya.
Olmadı, olamadı ki.
Bir kere öpüştü.
Adam bitti dedi gitti bu kadar.
Birimci röltü makout ya.
Örbekleri mi çalalım ister misin?
Kızım ne oldu geçme ya Allah aşkına.
Bana bu adamın sorunu ne sorunu onu söyleyin.
Hayatım o da diğer tüm erkekler gibi ölmeyeceğini düşünüyor.
O yani.
Bir tane hayat, bir tane bölümden hangisi kazanırsın?
Diğerinin şansı yok.
Daha önce de dedim sana.
Leyla olan oluyor.
Düşünme bu kadar.
Sinir oluyorum ya.
Vallahi çok sinir oluyorum ya.
Şöyle ilimi birini geçirsem de vallahi Allah yarattı demeyeceğim.
Ara uyuyorum.
Oğuz, ne oğuz kızım ya.
Oğuz mu kaldı?
Sitti, uyuyoruz ama.
Oğuz.
Oğuz.
Ceylan.
Hayat tetacımlarında dolu değil mi oğuz ya.
Ceylancığım.
Ceylan dur.
Bir gün pişman olup geri döneceğini o kadar iyi biliyordum ki.
Ama bak kapı orada.
Koşarak kaçabilirsin.
Daha önce kaçtığın gibi.
Ceylan, dur bir dakika ya.
Ya sen, ben neler çektim biliyor musun?
Hâlâ da çekiyorum ama umrunda mı?
Yok.
Ne oldu da şimdi özür diliyorsun ha?
Ne oldu da geri geldin?
Anlıyor musun bunu?
Ama.
Ceylancığım tamam hayatım sakin ol.
Nasıl bakıyor bak görüyor musun?
Merhaba.
Bu arkadaşımız var ya bu arkadaşımız.
Beni nikah günümde.
Çat masasında terk etti biliyor musunuz?
Şimdi de gelmiş.
Benden özür diliyorum.
Ceylancığım.
Özür.
Ne özür?
Ben yanlış yapmadım galiba.
Özür falan yok.
Hâlâ özür diliyorum.
Oğuz.
Oğuz kaç bence?
Kaç aile?
Yedi.
Yedi.
Tamam hayatım.
Yedi hayatım.
Kızım erkek mi?
Erkek.
Erkek.
Erkek mi?
Tamam hayatım sakin ol.
Biz gidelim lan.
Oğuz.
Ya sen babamı oluyorsun bakayım.
Oğuz derdi yazıyor.
Oğuz derdi.
Geç.
Ben halledeceğim.
Hadi gelin ya.
Yeter ama.
Gidelim.
Ceylancığım.
Ceylan.
Ne yaptı kız?
Deli misin sen?
Ela.
Kızım koşturma ya.
Tamam baba.
[MÜZİK ÇALIYOR]
Siz ne yapınız bakayım Ceylan'ı öyle?
Aynen.
Bir değişiklik yok.
Aras'ım hayırlı oğlum.
Manyak mısın?
Konuşmadı mı kızla?
Emre.
Abicim bak Ceylan gibi bir kızı bulamazsın bir deybirte.
Anladın mı?
Onun gibi bir eş bulamaz.
Dört dörtlük kızdır.
Delikanlı kızdır.
Çok sever.
Hem sana çok iyi bir eş olur hem de.
Çocuğuna süper bir anne.
Boş ver be. Hiç girmeyelim şimdi onlara.
Gidelim mi kardeşim?
Gidelim.
Onu emin canın yanlardan bilirim.
Anladın mı?
Hem de... ...çocuğunu...
...ondan iyi anlayalım şimdi.
Çünkü kaderleden...
Nasıl yani?
Anlatmadım sana.
Hayır.
Oğlum kız, babasız mı diye?
Yalnızlık nedir sen?
O nasıl o yani şu hayatta?
Ben çok sevdiğim birbirinizi bulduğumuza ya.
Bana hiç bahsetmedi onlardan.
Sen sanki bahsediyorsun anasını satayım.
Oğlum bak bu film böyle gitmez, bitemez.
Bizi filmin sonu ilgilenmedi.
Unatma kızım peşinde oğlum.
[MÜZİK ÇALIYOR]
Ulan ulan çıkmıyorum ki ne olacak.
Ulan neyi bilmeyeceksin?
Git alma, konuş, tamam.
Geç, sonra ne yapıyorsun ya?
Doğru diyorsun ulan.
Şöyle bir durum var.
Şimdi ben sonra görüştüğümüzde ona çok sert davran.
Bu yüzden benimle görüşmek isteyeceğini düşünmüyorum.
Açıkçız.
Arasana ulan.
Aram.
Ela!
Tekkat et, tekkat!
[MÜZİK ÇALIYOR] Halalarım!
Halalarım!
Ya ne olsun sana?
Aşkım!
Ah, siz niye geldiniz? Ne çağ var bugün?
Doğru, var.
Da işte ben gitmiyorum nikahı.
Ee, ne oldu?
İşte biliyorsunuz, bilmiyorsunuz.
Niye biliyoruz oğlum?
Şimdi nikâhı Ceylan'da var ya.
İşte denk gelmemek için yani.
Ender, ne diyorsun oğlum sen? Anlat bakayım şunu.
Ayrıldık.
Ee, yani ayrılınca her şey bitmiyor ki... ...her öpüşörü koklaşırsınız, karışırsınız.
Değil mi?
Öyle bir şey değil abla.
Ay delireceğim vallahi ha.
Oğlum durduysan anlatsana şunu, ne oldu?
Ablacığım, sonra mı konuşacak diyorum?
Ay!
Var vereceğim şimdi, ender rezil edeceksin beni.
Neye sonra konuşacağız?
Niye ayrıldınız, anlat bakayım.
Yoksa aldattın mı seni?
Da neler Esra?
Kesin sen bir şey yapmışsınız.
Abartma abla.
Ay vallahi taşı kardım tut.
İmredim, şu acıkta bayılamayacağım yani şimdi.
Gitti.
Güzelim kız gitti.
Bak sen de abartıyorsun.
Biz konuştuk, anlaşamayacağımıza karar verdik.
Ayrıldık bu kadar basit.
Sen bak bakayım benim yüzüme.
Ben de bunları yiyecek göz var mı ablacığım?
Ona sevmiyor musun baba?
Gitmesin, neden izin verdin ki?
Hemen bunu biliyordum, böyle olacağını hissetmiştim.
Yani bu işler o kadar basit değil.
Yani kısmet bu kadarmış işte.
Sen ona sevmemişsin, şehrin gitmesini izin vermezdin.
Kısmetmiş.
Sen ayağına gelen kısmeti teptir resmen.
Bakmak.
Abla sen niye böyle konuşuyorsun?
Beni dinledin mi sen de?
Dinliyorum, hadi hadi.
Ben de dinliyorum seni ablacığım.
Evet, evet.
Ben ne yaptıysam deniz için yaptım.
Beni düşünüyor alsaydın, onunla asla ayrılmazdın.
Eğer gerçekten beni düşünüyorsan git Ceylo'yla evlen.
Deniz babacığım bir bakar mısın bana?
Konuşma benle, istemiyorum.
Sen o zaman Dudu'yu al git odana, tamam mı?
Ben birazdan yanına geleceğim, konuşacağım seninle.
Ne Dudu'su baba ya?
Dudu uzun söyledir yok.
Ama senin bununla haberin bile yok.
Ben her şeyi Ceylo'yu anlattım.
Bir saniye sen ne dedin?
Ceylo'ya.
Hayır hayır, Ceylo'dan önce ne dedin?
Dudu gitti babacığım, gitti.
Ay ne oluyor?
Yani Ender, insan şu cacık çocuğu bu hale sokar mı ha?
Abla.
Ben sana ne diyeyim Ender?
Ben sana ne konuşayım ablacığım?
Senin gözün kör olmuş, hiçbir şey görmüyorsun.
Bak çocuk ne kadar sevmiş sizi.
Safsız.
Ya ne yapayım ben şimdi nikah basıp seni seviyorum mı diyeyim?
Evet.
Kesinlikle.
Haydi abi.
Sevgili misafirler, bugün burada Itır ve Kemal
çiftimizin nikah töreni için toplanmış bulunuyoruz.
Siz Itır'ı yakar, Kemal bozu, eşiniz olarak kabul ediyor musunuz?
Evet!
Ben de İzmir Belediye Başkanı'nın bana verdiği yetkeğe dayanarak...
Çok özür dilerim, bir saniye almam lazım.
Afedersiniz bir tutuver bebeğim, işim Merhaba.
Ender.
Benim bir Ceylan'da konuşmam lazım da Ceylan!
Benim bir dakika dinlenmişsin lütfen.
Yeter.
Yeter.
Yeter.
Yeter.
Ben de konuşmam lazım da Ceylan, benim bir dakika dinlenmişsin lütfen.
Umut ya.
Ya ne yapıyorsun ya?
Beni dinlemen lazım.
Bak, insan mutlu olmayı bir kez unuttun mu?
Hatırlatanları da kızıyor.
Doğru mu? Asla değil.
Ama zaten sonra anlıyorsun.
Her şey silmenin tek yolun geçmişin üzerinden tekrar geçmek olduğunu anlıyorsun.
Ben anladım.
Sen her şey silmenin zaten önünden.
Senin için bir sıkıntı kalmadı.
Haklısın.
Doğru söylüyorsun.
Her şey bildiğimi zannettim ama yanıldım.
Geçmişimi taşıyamayıp senin üzerine ev demeye kalktım.
Hatalıyim.
O yüzden şu an karşındayım zaten.
Şimdi herkesin önünde senden özür diliyorum Ceylan.
Beni affeder misin?
Neden?
Çünkü bizim seninle aşkımız film gibi de onlar.
Eşek şafim.
Eşek şafim.
Evlen benimle.
Vekala.
Peki tamam.
Ceylan benimle evlenir misin?
Öpüyorsun.
Ceylan, ev bekletene çocuğa.
Bak bunu sırada bekleyenler var.
Evet.
Evlen.
Öyle bir kat gibi Öyle bir aşk gibi Avuçlarım kanıyor Öyle bir duygu bu
Öyle bir kat gibi Öyle bir aşk gibi Avuçlarım kanıyor Eşek şafim.
(Müzik)
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.