Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Değişelim birader.
Gerek yok.
Kim lan bu denyo?
Doktorun İzmir’den can dostuynuş.
Rabbim...
Kul kıydı kardeşime...
Sen şahitsin.. Sen görensin..
Ona hesabını sor. O caniye hesabını sor Ya Rabbi!
Melek, iyi misin?
Bir su getirebilir miyiz lütfen?
Tabii ki.
Oğlum senin ne işin var lan burada?
Konuşsana lan.
Lan oğlum milletin içinde kafayı mı yedin lan?
Oğlum, Behram abi sana feci kuruldu.
Görürse derini yüzer.
Belanı arama, bas git.
Rabbim onu affeyle, kabrini geniş eyle.
Günahlarını bağışla.
Onu cennetine kabul eyle ya Rab.
Amin.
Namaza yetişemeyenler için mehrumu nasıl bilirsiniz?
İyi bilirdik.
Nasıl bilirsiniz?
İyi bilirdik.
Nasıl bilirsiniz?
İyi bilirdik.
Hakkınızı helal ediyor musunuz?
Helal olsun.
Helal ediyor musunuz?
Helal olsun.
Helal ediyor musunuz?
Helal olsun.
Helallığınız kabul olsun inşallah.
Helal etmiyorum.
Helal etmiyorum.
Helal etmiyorum.
Abla.
Kardeşimin düşmanlarının yeri yok burada.
Defolun çıyanlar defolun.
Ne bakıyorsun öyle Doğan?
Merhuma saygısızlık ediyorlar.
Defolun dedim.
Defolun.
Abla yeri değil yapma.
Zil takıp oynamadıkları kaldı.
Kardeşimin ölümüne sevindi bunlar.
Tamam hala ayıp ya.
Tamam hala sakin olalım.
Yeri değil ablacığım.
Mahinur.
Hadi gel biz biraz uzaklaşalım.
Benim yanımda Çağla merak etme.
Hadi gel.
Çağla.
Abim burası biraz karışık
yani sen gitsen?
Gitmek istemiyorum.
Doğan'ın yanında olacağım.
Peki.
Doktor başın sağ olsun.
Başın sağ olsun.
Doğan,
işin yeri zamanlı değil ama iş beklemez.
Bizimde muhatabımız kim bilmemiz lazım.
Bugün Tahir Bey'in yerine
kim geçecekse masadaki toplantıya bekliyoruz.
Yanlış anlama.
Rica değil ha.
Emir.
Doğan?
Buradasın biliyorum.
Saklanıyorsun ama buradasın.
Zafer kazandığını zannediyorsun şimdilik
ama şimdilik ben de buradayım.
Dimdik karşındayım.
Sense yılan gibi çıyan gibi saklanıyorsun.
Korkaksın çünkü.
Birinin saçının teline bile zarar verirsen seni buraya değil,
yerin yedi kat dibine gömerim Şimşek.
And olsun gömerim.
Doğan’ım.
Bugün cenazemize gelip acımızı paylaşan
herkesten Allah razı olsun.
Doğan, hadi gidelim.
Mahinur konuştun
terapiye devam edersen belki gerisi gelecek.
Doktor kızım o dilsiz şeytanı al
götür buradan ne iş var hala burada?
Hala yeter artık hadi geçin arabaya.
Hadi abla gel.
Hadi geçin hepiniz.
Sinan.
Nereye?
Bizi bu halde bırakıp onun yanına mı gideceksin?
Ayıp ama artık ya.
Tamam Altını uzatma hadi..
Doğan!
Geliyorum Mahinur.
Nasıl hissediyorsun?
Doğan arıyorum Leyla savcıyı.
Ne ne oldu Doğan?
Niye, ne oldu?
Mezar taşları.
Söyleyecek bir şey bulamıyorum.
Dondum kaldım resmen.
Bildireceksin değil mi polise?
Hayır kimseye bildirmiyoruz da, aramıyoruz da.
Neden?
Bunu kendi yöntemlerimle çözeceğiz diyelim.
Ne yani sen bundan sonra başka türlü bir Doğan mısın?
Doğan Çağla haklı.
Senin yöntemlerin anca açık ameliyat olabilir,
laparoscopik ameliyat olabilir.
Neden bahsediyorsun sen?
Suna bunu konuşacak inan şu an ne vaktim var ne de halim.
Sonra konuşalım.
Sonra falan yok.
Ne demek bu?
Benim seninle konuşacak ortak paydam kalmamış.
Bu çok net.
Bu saçma sapan şeylerin uğruna kendine böyle
ihanet etmeni en ön sıradan izleyemeyeceğim Doğan.
Bundan sonra beni ne ara ne de sor.
Suna.
Görüşürüz Mahinur.
Suna.
Çok erken gittin Tahir Hancıoğlu.
Olmadı.
Ne babamın hesabını verebildin ne de kayıp yeğenimin.
Bir gün değil, her gün ölecektin.
Hapislerde çüreyecektin.
Kurtuldun.
Öbür tarafta hak ettiğini bulursun inşallah.
İnsanın içi soğumuyor değil mi hiç Çağla kızı?
Bak,
İkimiz de aynı ateşte yanıyoruz.
Niye?
Çünkü hesabımız yarım kaldı. Çünkü bizim hesabımız ortak.
Bizim seninle hiçbir ortaklığımız kalmadı artık.
Onun için mi bu mezarın başından ayrılamıyoruz ikimizde?
Bak.
Sen benim bacımsın.
Allah şahit.
Öz kardeşim olsa ancak bu kadar severdim.
Lakin sen yanlış yaptın.
Gittin o Doğan’ın tarafında saf tuttun.
Bunları seninle konuşacak değilim.
Tam da benimle konuşacaksın.
Sen doktora karşı yelkenleri indirmeseydin
Biz bu Tahir Hancıoğlu’ndan intikamımızı çoktan almıştık
Sen bana neyin hesabını soruyorsun ya utanmadan?
Her ipte varsın her ipte oynuyorsun.
Yeri geliyor Tahir'le, yeri geliyor Şimşek'le çalışıyorsun.
Ya sen Genco'nun bile, Genco'nun bile arkasından vurdun be.
Arkasından bıçakladın çocuğu.
İntikam için her yol mübahtır.
Ben bunu ne sana ne de o
Genco gerizekalısına bir türlü anlatamadım.
Diyeceğini dediysen ben gidiyorum.
Daha demedim.
Çağla kızı bak, bugün bir savaş başladı.
Eğer o Hancıoğlu’ndan kurtulmazsan bu ateş seni de yakar.
Ben senin iyiliğin için söylüyorum.
Bana iyilik mi yapmak istiyorsun sen?
O zaman bu Şimşek kim?
Nerede bulurum söyle.
Yav sana ne! sana ne Şimşek'ten.
Ben diyorum uzak dur sen ne diyorsun?
Ne bana ne ya?
Ne bana ne?
Görmüyor musun mezar taşlarını?
Doğan'ın adını görmüyor musun?
Ne yapacağım gözümü mü kapatacağım ben buna?
Hala bana...
Yav sen hakikaten ölümüne sevdalandın mı bu adama ya?
Yapma gözünü seveyim.
Bak Şimşek Tahir'i indirdi toprağın altına koydu.
Doğan'a bunu yapmasına izin vermeyeceğim.
Şimşek kim söyle.
Ah be Çağla kızı bilmiyorum.
Ha bilsem söyler miyim?
Söylemem.
Ya Çağla.
Sana bir şey olsa benim bu yüreğim yanar yüreğim.
Beni de yakma kendini de yakma gözünü seveyim.
Başka da diyeceğim bir şeyim yok.
Dışarıdakilere verdin mi kızım.?
Verdik anne hallettik.
Tamam hadi gel.
Hadi.
Herkes alsın.
Kardeşimin ruhuna gitsin.
İnsanımıza yemek, helva dağıtıldı mı?
Dağıtık halam dağıtık.
Sen meraklanma.
Mahalleye çadır da kurduk. Yemek de verdik herkese.
Dedem, bir daha hiç dönmeyecek mi?
Oy benim prensesim, sen üzülme sakın.
Deden artık bizimle değil.
Cennete mi gitti?
Onu ancak Allah bilir yavrum.
Ama biz her gün Rabbime dua edeceğiz.
Cennetine kabul edilsin diye.
Tahir babanın yedisini bekleyecektik normalde ama.
Annem dayanamadı ben de bir şey diyemedim.
Nasıl yani?
Böyle bir zamanda bizi bırakıp gidecek misin Nigar?
O mezar taşlarını görünce kalbim dağlandı Lamia Sultan.
Bunca yıl bizim ekmeğimizi yediniz, pes!
Lamia Sultan.
Senin koskoca bir ailen var.
Benim ise başımda bir tek oğlum var.
Onu da Hancıoğlu ailesine kurban verecek kadar zengin değilim.
Tamam anne.
Terbiyesiz!
Nankör!
Hala.
Ay valla halam haklı.
Van’a gidiyorlar.
Biliyorum abi biliyorum.
Yolunuz açık olsun Nigar ablam.
Sağ ol yavrum.
Eğer geri dönmek isterseniz.
Burada size her zaman açık bir kapı var.
Sağ ol, sağ ol.
Eyvallah abi, hakkını helal et.
Estağfurullah Fiko.
Asıl sen hakkını helal ey.
Helal olsun ne demek.
Sen de Nigar abla.
Helal olsun oğlum, helal olsun.
Kendine iyi bak koçum.
Sen de abi.
Bir şey ihtiyacın olursa haber et.
Eyvallah.
Nurgül'e de selam söyle.
Aleyküm selam.
Doğan doğru söylüyor Fiko.
İyi günümüz oldu, kötü günümüz oldu.
Bana emeğin geçmiştir, hakkını helal et koçum.
Estağfurullah Sinan ağabeyim.
Nigar abla.
Bak neye ihtiyacınız olursa biz burayayız ha.
Biliyorum sağ ol, sağ ol.
Hakkını helal et.
Bunca yıl bana can yoldaşı oldun.
Nigar ablacığım yolunuz açık olsun.
Sağ ol..
Fiko..
Nurgül'e selam söyleyin.
Aleykümselam.
Kendinize dikkat edin.
Haydi Allah'a ısmarladık.
Yolunuz açık olsun güle güle.
Van’a ulaşınca haber edin Fiko.
Tamam abi.
Ağabey.
Bak bu mezar taşları benim aklımdan çıkmıyor.
Ya ne olacak şimdi?
Bu adam hepimizi tek tek öldürüp gömecek mi yani?
Gülüşancığım.
Canım şimdi açmasak mı burada?
Açmamız lazım gelin.
Yükümüz ağır.
Tamam ben anladım.
Benim duymamam gerekiyor adama gidiyorum.
Bir kere öpeyim öyle git.
Akıllı kızım benim.
Ne düşünüyorsun Doğan?
Ağabey ancak sen bizim başımızda olursan biz güvende oluruz.
Doğan belki bana laf söylemek düşmez ama...
...böyle bir durumda ailenin başında olman önemli.
Karar senin oğlum
ama şunu iyi bil.
Biz senden alıyoruz gücümüzü.
Bir dakika, bir dakika.
Yani böyle herkes aynı fikirde de şöyle bir durum var.
Doğan'ım İzmir'de kurulu bir hayatın var.
Bir sürü emek var.
Yazık değil mi?
Yani iyi düşünüp doğru karar vermek gerekiyor.
Tahir Bey'in yerine geçmek ağır bir yük.
Biliyorum İhtiyar.
Farkındayım.
Hani derler ya...
Allah'ım dağına göre kar vermiş diye.
Benim dağın hududu belli.
Kar boyu maşar aslan.
Sen gel hele böyle.
Gel gel.
Geç hele böyle.
Yerine baş köşeye bir otur,
sen burada oturduğun sürece benim gönlüm de aklım da rahat olacak.
Senin de olsun aslanım.
Hadi buyurun gelin, geçelim masaya hep beraber.
Hadi, hadi
Hadi İhtiyar.
Allah utandırmasın aslanım.
Amin ağabey.
Geç buyur.
Estağfurullah.
Hadi buyurun oturun.
Reisimiz şöyle bir kurulsun önce.
Eski kurallar, kaideler bitti hala.
Artık itaatle değil, samimiyetle oturacağız bu masaya.
Hadi.
İhtiyar.
Eyvallah.
Bu evde artık korku olsun istemiyorum
Korkudan söylenen yalanlar,
yalanlardan utanıp saklanan sırlar.
Bunların hiçbirini istemiyorum.
Bugün bu halde olmamızın sebebi Tahir Bey'in sırları.
Onu da bu sırlar yüzünden kaybettik zaten
ama artık aramızdan bir kişiyi daha kaybetmeyeceğiz.
Bunun için de önce birbirimize güvenmemiz gerekiyor.
Abi iyi güzel diyorsun da
ya bir bildiğin varsa sen de paylaş bizimle söyle.
Ya kim bu Şimşek?
Haklısın.
Tek bildiğim babamızın rahmetli ortağı
Mehmet Ateşdağlı'nın büyük oğlu.
Kim?
O veledizina mı?
Nasıl yani?
Altın yengemle Sefa'nın abisi mi?
Evet gülüm.
Şimdi söyleyin bakalım siz abinizi tanıyor musunuz?
Hakkında bildiğiniz bir şey var mı?
Gözünü seveyim yapma ya ne istersen yapacağız.
Ağzımızı bile açmayacağız söz diyorum.
Öyle mi Sefa?
Öyle.
Ben sizin kiminizim?
Abi, abimiz.
Benim soyadım ne?
Ateşdağlı.
Güzel.
Aferin.
ama bu şimdilik aramızda bir sır değil mi?
Eğer ben bu evin içindeyken...
...yan gözle bile bakarsanız.
O zaman o gözünüzü severim
anladın mı?
Çok zor bir şey sormadım.
Bir şey bilmiyor musunuz?
Bilmiyoruz Doğan.
Bizim için de çok travmatik bir mesele bu.
Hele Sefa daha bebekti bu olaylar olduğunda.
Babamın ne idiğü belirsiz bir
aşifteden peydahladığı bir çocuk işte.
Annem zaten bizi hiç görüştürmedi.
Babamın da sebebi oldu o kadın zaten.
Peki adı sanı bildiğiniz hiçbir şey yok mu?
Bilmiyoruz.
Sen söyleyene kadar Şimşek’in
o olacağı aklımızdan bile geçmedi.
Madem öyle biz işimize bakalım o zaman.
Aynen öyle kardeşim işimize bakalım.
Ünlü iş adamı Tahir Hancıoğlu son yolculuğuna uğurlandı.
Cenazeye katılan aile üyeleri
herhangi bir açıklama yapmazken
emniyet yetkilileri Tahir Hancıoğlu'nun cinayetine
ilişkin soruşturmanın devam ettiğini belirtti.
Vay be.
25 yıl boyunca bugünün hayalini kim bilir kaç kez kurdun.
Babamızı öldüren,
seni bebeğinden ayıran adam artık yok.
Ablam sana bir adamdan bahsetmiştim hatırlıyor musun?
Adı Şimşek.
O Şimşek denilen adam
sadece Tahir Hancıoğlu'nun düşmanı değilmiş.
Bütün Hancıoğlu ailesinin düşmanıymış.
İşte Sinan'ın, Melek'in,
Gülüşan'ın,
Doğan'ın
ama Doğan ailesini korur.
Sen hiç merak etme.
Ama çocuğu bulmamız lazım abla.
Ne de olsa o da bir Hancıoğlu.
Onun da peşine düşecektir Şimşek.
O yüzden bulmamız lazım.
Doktor bir önemsiz bir hastalıktan bahsetmişti
hatırlıyor musun bebek hakkında?
Evet.
Adını hatırlıyor musun? Peki böyle piri bir şey sinüs müydü neydi?
Hatırlamıyor musun?
Doğan'a sorsam diyeceğim de
onun şimdi başı kalabalıktır olmaz.
Melek'e sorayım.
Tıp öğrencisi o da sonuçta bilir yani.
Alo Çağla.
Melekciğim nasılsın?
Aynı.
Ya tıbbi bir şey soracağım sana ama
kötüysen daha sonra da sorabilirim.
Yok, daha iyi bir zamanda arayamazdın.
Ölüm, cenaze, başsağlığı derken o kadar daraldım ki.
Hadi dağıt kafamı.
Tamam.
Doğumsal bir anomali adı bu.
Böyle pire bir şey, sinüs.
Pireakülersinüs?
Evet, ondan.
Böyle kulakta minik bir delik olur.
Bende de vardı.
Nasıl yani?
Ben niye hiç görmedim?
Abim beş sene önce ameliyat etmişti.
Çağla, orada mısın?
Hı hı, buradayım.
Sen niye sordun ki bunu?
Bir arkadaşım da varmış da o yüzden.
Çok sağ ol Melek, sağ ol.
Ben bir hava alayım.
Anlamadığım son bir şey var Mahinur.
Tamam Melek'i kıyamadın onu korumak istedin.
Peki neden ben masumum diyemedin?
Melek ablamın kızı.
Bebeğin kulağında böyle Bir şey varmış
Neydi o ya böyle pire bir şey.
Pireakülersinür mü?
Doğan biliyordu benden gizledi.
Benden gizledi inanamıyorum.
İnanamıyorum.
Mekan da şekilliymiş ha Cevher Bey
Lakin mekanın sahipleri ne zaman gelecek?
Gelirler birazdan.
Şimşek Bey'i ne zaman göreceğiz?
O günler de gelecek inşallah
ama asıl Hancıoğulları’nı kim temsil edecek bak önemli olan o.
Şüphem mi var Cevher Bey.
Doktor.
Eminsin yani.
Bak o doktor Hancıoğlu
ailesi için gerekirse olur reis Hancıoğlu,
ulan Tahir, ulan Tahir öldün geberdin gittin
belanı bıraktın güzelim doktoru silahın külahın içine attı yav.
Cevher Bey bu Doğan Hancıoğlu bize
posta koyuyor limandaki mallarımıza el koymuş.
Ne demek lan o?
Şu demek bize gelgel yapıyor.
Film fırtına ya sever o dolanbaşlı yolları.
Ne sanıyor lan bu adam kendini?
Sıkıysa yüzüme yapsın dolanbacı.
Herkese haber edin, limanı basıyoruz.
Doğan’ım sen emin misin bu verdiğin karardan?
Hani biraz yangına benzin dökmek gibi olmadı mı?
Böyle durumlarda yangını harlamak iyidir abi.
Hepsi ışığa uçan sinekler gibi gelsinler ateşin ortasına
İyidir.
Ben onların ayağına gideceğime.
Onlar bana gelsin diyorsun.
Ne diyeyim?
Yakışır mı bilmem de
kötünün anladığı dilden konuşur olduk abi.
Kuzu kuzu onların emirlerine
uyup masaya geçmeyeceğimi bilsinler.
Bana emir veremeyeceklerini de anlasınlar.
Doğan.
Bu sana
Ne bu?
İstifam.
Tahir baba olmadığına göre artık benim burada bir işim yok.
Yılmaz.
Kağıt üstünde de olsa Melek'le hala evli sayılırsın.
Yani Şimşek'in hedeflerinden birisin.
Doğan'ım doğru söylüyor.
Böyle bir zamanda sana sırt dönmek olmaz Yılmaz Yolcu.
Evet açık hedefim ama başımın çaresine bakacağım mecbur.
Sade bu da değil.
Benim sana ihtiyacım var Yılmaz.
Ağabeyim söyledi sen o masaya Tahir bey ile çok gitmişsin.
Kimler neciler hakimsin.
Böyle bir zamanda senin tecrübene ihtiyacımız var.
Yanlış anlama yaptıklarını unuttum sanma cezanı erteledim say.
Bu belayı başımızdan atana kadar nasıl Tahir beyin
sağ kolu olduysan benim de olmanı istiyorum.
Olurum tabi zaman zaman atışmış olsak da
ben kendimi hep bu ailenin bir parçası olarak gördüm.
Sana Tahir Bey'in verdiği sözü de tutacağım.
Anneni bulacağım.
Eyvallah.
Şimdi anlat bakalım kim bu masadakiler?
Cevher'i zaten biliyorsunuz
Diğerlerine gelince...
...birisi Kansız Halim.
Gerçi Şimşek hakkın rahmetine kavuşturdu onu geçen.
Hoşuna gitmeyeni masadan çekiyor yani.
Sanmam o kolay lokmaydı
ama diğerleri öyle değil.
Mesela Kemalettin.
İsmi kendinden uzun biri.
Asla kimseyle göz teması kurmuyor.
Çocukluğundan beri kötü alışkanlıklara maruz kaldığından,
kendiyle göz göze gelenin vay haline.
Yere yakın olanın hıncı derdi Tahir Baba, o misal.
Hiç kimseden korkusu yok.
Bir diğeri Zülal, kırklı yaşlarında, iş kadını.
London School of Economics'ten mezun.
Üstüne Avrupa'da sanat yönetimi
ve kültür politikaları üzerine yüksek lisans yapmış.
Ayrıca yedi dil biliyor.
Cemiyettekiler tarafından da seviliyor.
Saygın biri.
Onun bu masada işi ne o zaman?
Bu masadaki ayılar anca hello mello.
O yurt dışı ayağını bağlıyor.
Zaten ona yan gözle bile bakanın
gözünü çıkardığı için masadaki yeri ağır.
Bizim sinekler geldi abi.
Hancaoğlu Limanı'na hoş geldiniz.
Hoş bulmadık.
Orası kesin de.
E hoş gitmek sizin elinizde o zaman.
Gene ne sıkıntı var doktor?
Doktor mu?
Vav bilmiyordum.
Güzel.
Şimdi daha çok ilgimi çektiniz.
Ben biraz sapyoseksüelim de.
Allah başka dert vermesin o ne oluyor ki?
Yok öyle değil yani.
Zeki insanları daha çok severim demek.
Doğan Bey de yani tahmin ettiğim gibi zeki birisi ise mallarımıza alıkoymaz.
Kur'an'ıma onun inadı zekasını
ezer geçer benden söylemesi.
Karşı saflarda beni iyi bilen biri olması ne güzel.
Yalnız aynı saflardayız.
Konuşmalarına dikkat et.
Aynı masadayız.
Edepli ol.
Ben ortada bir masa göremiyorum.
Ayrıca daha oturmadım.
Dikkatini çekerim.
Ne istiyorsan onu söyle.
Sizin bu masada başka biri daha var mı?
Var.
Nerede peki?
Aranızda değil.
Ben kimlerin olduğunu görmediğim
masaya körü körüne niye oturayım?
Hatta size de tavsiye etmem.
Demirden korksak gemiye binmezdik doktor.
Şimşek’in yüzünü görmesek de
gölgesi bize yetiyor Rabbime şükür.
Ben gölgelerle iş yapmam Behram.
Yani ne istiyorsunuz Doğan Bey?
Şimşek yüzünü gösterene kadar mallarınıza el koydum.
Konuşun, görüşün, ikna edin.
Ben buradayım.
Doğan Hancıoğlu, son sözün bu mu?
Bu.
Beni ve ailemi canıyla sınayan,
mezar taşlarımızı hazırlayan adam, karşıma geçip gözüme bakmadığın sürece durmayacağım.
Bugün mallarınız, yarın canınız.
Korkacak neyim kaldı?
Bak dikkatli olasın doktor.
Sana değil lakin etrafındakilere üzülürüm.
Sen anladın onu.
Bu mevzuda aynı saftayız Behram haberin ola.
Doğan'ım.
Düşman birdi bin oldu.
İyi mi yaptık kötü mü yaptık bilemedim.
Bunlardan biri Şimşek'i tanıyor eminim.
Nasıl şimdi geldiler buraya kadar?
Şimşek de gelecek.
Ben de hak ettiği ne ise onu yapacağım.
Eyvallah.
Ne oluyor Sefa?
Yok bir şey..
İçki mi içtin sen*
Hayır.
Yine mi başladın Sefa?
Şimşek abin çıktı diye mi gerildin?
Abim falan değil o adam benim.
Abin.
İster kabul et ister etme öyle.
Aklım almıyor.
Yazıştığım Şimşek buysa ben bir senedir senin abinle mi?
Sakın bir daha bunu söyleme.
Bir daha duymayayım.
Sefa susacak zamanda değiliz şu anda.
Lütfen karına söyle.
Yazıştığım kişiyi görmeye gittiğinde...
...başka bir şey öğrendin mi?
Hayır.
Ya artık zorlamasan mı Gülüşan ha?
Sefa.
Bak abim artık birbirimize güvenmeliyiz dedi.
Ben aramızda hiçbir sır kalmasın istiyorum ya.
Konuş karınla hadi anlat bana ya.
Konuşayım peki.
Şimşek denen aşağılık yere bir üvey abim çıktı.
Babanın canına kıydı.
İyi değilim ya.
Kendimi suçlu hissediyorum ben Gülüşen.
Bu, bu kadar başka da bir şey yok.
Sefa.
Uff Sefa.
Kızım nasıl yani?
İnanmıyorum ya.
Aranan yeğen Melek miymiş?
Şşş Didem sessiz ol.
Ablam duyacak.
Ya.
İyi de niye söylemiyorsun ki?
Yüzde yüz emin olmak istiyorum çünkü.
Boş yere umut verip üzülsünü yıkısın istemiyorum.
Haklısın.
Konuşmaya da başlamışken şimdi yine içine kapanır doğru.
Aynen öyle.
Peki sen nasıl bu kadar eminsin Melek olduğundan?
Yani binlerce insan da yok mudur kulaktaki delik falan?
Vardır elbette baksana doğum yılları
bile aynı fazlası tesadüf olur.
Melek kesin benim yeğenim kesin.
Ablacığım eline sağlık.
Oh sıcak sıcak canım benim.
Bir düşünsene Didem
Saadet Hanım torununu
kendi kızı gibi büyütmüş yıllardır.
Sinan'dan bile saklamış ya.
Kesin Lamia da var bu işin içinde, kesin.
Yoksa bu çocuk hırsızlığını Saadet Hanım
tek başına yapamaz, beceremez.
Peki Doğan, yani sence Doğan biliyor mu Melek'i?
Hayli hayli anlamıştır o.
Ama sakladı benden, söylemedi.
Kızım nereye Çağla bir dur.
Burada kendi başımın etini yiyeceğime
giderim Doğan'ın başının etini yerim.
Çağla, adamın babası öldü.
Ya günlerdir onca şey yaşıyor
belki sana söylemeye fırsat bulamamıştır.
Fırsatı vardı ama Didem.
Fırsatı vardı babası daha ölmemişti.
Biz buzhanede saatlerce baş başa kaldık ya.
Söyleyebilirdi.
Hayır aklım almıyor ya.
İnanamıyorum yani böyle dilinden doğruluğu dürüstlüğü
düşürmeyen adamın yaptıklarına bak yani.
Çağla.
Sizin yollarınız ayrıldığından beri Doğan sana
ne yapsa ne dese gözüne batıyor.
Anlıyorum.
Görmezden gelinmek canını yaktı ama bak dinle beni ne olur.
En az bir gün daha bekle.
Baktın anlatmıyor o zaman gider sorarsın hesabını.
Tamam mı?
Sakin ol.
Boşuna zorluyorsun Doğan.
Bizim haberimiz yoktu Sinan'la
Mahinur'un çocuğuna ne olduğundan.
Sen susacak mısın anne?
Melek ellerinde büyüdü her şeyini biliyorsun.
Susacak mısın?
Peki susun bakalım
ama nasıl olsa gerçekler ortaya çıkacak.
Bu ne biliyor musunuz?
Melek'in diş fırçası.
DNA testi yaptıracağım.
Ben eminim zaten ama yine de o testi önünüze koyacağım.
Sonuçlar geldikten sonra mı konuşmak istersiniz?
Yoksa şimdi mi?
Oğlum.
Biz kötü niyetle değil.
Hadi bakalım.
Hangi niyetle?
Tahir yetimhaneye gönderecekti Van’a.
İçim el vermedi el kadar bebek.
Kanımız, canımız yalvardım.
Ben büyütmek istedim kendi kızım gibi.
Başka bir yol daha vardı.
O ihç aklınıza gelmedi mi?
Neymiş?
Sinan ağabeyine haber verseydiniz
gerçeği söyleseydiniz Mahinur’la yuva kurabilirdi.
Bebeklerini kendileri büyütebilirdi.
Oğlum Altın’la düğünleri yapılmıştı.
İş işten geçmişti.
Hala yapma Allah aşkına ya.
İşimize gelmedi.
Altın’la evlilik daha karlıydı desene şuna.
Yukarıda Allah var.
Kendi evladım gibi ben büyüttüm Melek’imi.
Sizden ayırmadım.
Ya o zavallı Mahinur.
Yanmış tutuşmuş yıllarca.
Hayatı bitmiş sizin yüzünüzden.
Kızı yanında olsaydı böyle olmazdı.
Melek de belki de burada mutlu olduğundan daha mutlu olurdu.
Aç bir ilaç kalırdı.
Sürünürdü.
Çağla sürünmüş mü?
Okumuş avukat çıkmış kız.
Melek de yapardı.
Her şey işinize geldiği gibi eğip bükmüşsünüz.
Olan oldu.
Geçmiş geçmişte kaldı.
Gerçeği öğrendin.
Kurcalama artık.
Aksine herkes öğrenecek gerçeği.
En önce de annesiyle babası.
Siz ikiniz de Mahinur'la Sinan'ın kaderine müdahale etmeyeceksiniz.
Kendileri karar verecek.
Özellikle söyledim yine söylüyorum.
Artık sır mır yok ailemizde.
Bitti.
Abim fena kızgın annemle halama.
Ne oldu ki bu kadar ya?
Doğan'ım hayırdır ya?
Konuşuruz abi.
Gülüm,
Melek'im çok tatsız duruyor.
Onu biraz dışarı çıkarsan hava alsa eşlik etsen.
Tabii abicim.
Yılmaz, siz biraz Melek'le hava almaya mı çıksanız acaba?
Ne hava alması abla?
İyiyim ben.
Melek iyi değilsin.
Doğan abim haklı.
Konuşacağız.
Ya kaç gündür ruh gibi geziyorsun.
Çık biraz hava al, nefes al,
bak çok iyi gelecek, hadi ablacığım gel.
Hadi çıkalım Melek, bana da iyi olur.
Yılmaz yalnız çıkmayın, yanınıza birilerini alırız.
Hadi ablacığım..
Konuşmamız lazım.
Haydi gel aşkım biz gidelim sen, gel bakalım.
Kesin duymamamız gereken bir şey var.
Abim bilerek gönderdi bizi.
Hadi bana güvenmesin anlarım da, sana niye güvenmesin Melek?
Kafan dağılsın istedi sadece.
Ne istersin?
Kahve, sinema ya da boş boş oturup manzara izleyebiliriz.
Melek'i bilerek yolladım.
Çünkü söyleyeceklerimi şu an benden duyması uygun değil.
Ağabeyim ne oldu ki Melek’e?
Ağabeyim söyle ya haydi nedir?
Sinan'la Mahiunur'un zamanında ortadan kaybolan bebeği Melek.
Bizim melek.
Abi ne diyorsun sen?
Nasıl olabilir böyle bir şey?
İyi misin?
Doğan sen delirdin mi ya?
Melek.
Bizim tekne kazıntısı Melek.
Anne, hala.
Ne diyeyim oğlum, her şeyi anlattın zaten.
Ya bu kadar mı?
Ya bu kadar mı? Ne bu kadar?
Anne ne bu?
Hala
Oğlum
Doğan doğru söylüyor.
Tahir, bebeği yetimhaneye yollayacaktı.
Sen Altın’la evlenip Van'a gittin, Doğan da yoktu.
Ben yalvardım bebeğe bakayım,
ben büyüteyim diye kendi kızım gibi.
Olmaz anne olmaz bu çok fazla.
Ya bu evde yaşadığımız hiçbir şey mi gerçek değil ?
Her şey mi yalan ya!
Allah'ım delireceğim delireceğim1
Benim kız kardeşim kendi...
...Allah'ım sen benim aklıma mukayyet ol.
Ya ben gerçekten delireceğim ya!
Gerçekten delireceğim.
Bizim Melek.
Yani bizim Melek benim üvey kızı mıymış şimdi?
Biz nasıl bir ailenin içine düştük ya?
Ya babam benim ah
babam yaptın bir babam.
Siz de çanak tuttunuz ona.
Bir ömür çanak tuttunuz siz de ona.
Ay Allah'ım aile aile durmadan aile.
Bu mu aile?
Bu mu?
Abi sakin.
Ne sakin ol sakin ol ben olamıyorum
Doğan ne sakin olayım ya.
Hadi geçtim bak babam geçtim anam.
Öz anam bir ömür beni ayatkta uyutmuş.
Biz mecbur kaldık oğlum.
Değildiniz.
Değildiniz mecbur falan değildiniz.
Bak sırf ben Altın’dan ayrılmayayım.
Bir ilişkimiz olsun diye sustunuz siz ikiniz de sustunuz.
Ya Sinan, beni delirtme!
Sen hiç mi sevmedin beni be adam?
Silah zoruyla mı evlendirdiler bizi?
Evlenmezdim.
Bu gerçeği bilseydim evlenmezdim!
Abla, abla iyi misin?
Gülüşan, Gülüşan su getirir misin?
Dur, bekle.
Melek.
Hepimiz için yenilip yutulacak bir mevzu değil farkındayım
ama artık bu gerçekle önümüze bakmak zorundayız.
Ah Doğan’ım sırtınızdaki yükten
ileriye bakacak halimiz mi kaldı bizim ya!
Başımız kaldıramıyoruz ki.
Melek öğrenince ne olacak ağabey?
Ne olacak biz sindiremedik o kız nasıl sindirecek bunu?
Melek'i iyi görmüyorum.
Tahir beyin ölümünden sonra yiyeceği içine kapandı.
Şimdilik kimse bir şey söylemeyecek.
Abi.
Bunu Mahinur'a sen anlatmalısın.
Uygun gördüğünüzde de
annesi babası olarak siz Melek’e anlatın.
Çok güzel Doğan ya.
Bir de nikah kıysınlar nasıl fikir.
Ben neciyim burada!
Ben bunu mu diyorum yenge.
Bu gerçeği kendi aralarında çözmek zorundalar.
Siz kabul edin ya da etmeyin Melek Sinan'la Mahinur'un kızı.
Bu da onların özeli kimse karışmayacak.
Al bakalım.
Dondurmayla çocuk eylemece mi?
Bakalım işe yarayacak mı?
Bakacağız.
Bakayım.
Yok.
Bir kaşık daha.
Biraz hızlı yemen gerekiyor.
Öyle etkiliyor.
Biraz daha.
Bak bende işe yaradı.
Ben vişneli seviyorum yalnız.
En sevmediğim.
Belli hiç koydurmamışsın.
Ee.
Seni yıllardır tanıyor olsam da
aslında hiç tanımıyorum.
Mesela,
neyi kendine bu kadar dert ettin, onu da bilmiyorum.
Ben bilsem neyi dert ettiğimi.
Tahir baba size iyi davranmıyordu.
Farkındaydım.
Belki o ölünce üstünden bir yük kalkar zannediyordun ama..
...yaşadığın şey yas.
Her beklenmedik şey gibi bu ölüm de sarstı seni normal.
Bir de galiba kötü ayrıldınız değil mi?
Aynı babamla ben gibi.
Son sözlerimiz çok acıydı.
İnsan hep keşke diyor.
Kötü şeyler mi söyledin?
İnsan birini kaybettiğinde
en çok söyleyemediklerine üzülüyor galiba.
Bana niye iyi davranıyorsun?
Ne demek niye?
Boşanmayalım diye mi?
Yok.
Çözdük ya onu.
Abinlerle de bir derdim kalmadı Melek.
O yüzden,
senden,
evliliğimizden herhangi bir çıkarım yok.
Peki niye iyisin?
Babana karşı hep
dimdik duracak kadar cesaretin olduğu için
evlendiğimiz gün beni odadan kovarken ki o gözü karıldığın için.
Cezaevinde onca zorluğa rağmen
ağlayıp zırlamak yerine gidip mahkumları tedavi ettiğin için.
İlham vericisin Melek.
İstemeden hayatıma dokundun.
Şaşırdım.
Ben mesela hep bana söyleneni yaptım,
biat ettim.
Benim tercihlerim hep en kolayıydı, en düzüydü
ama sana bakınca, kendimi sorguluyorum.
Bence kendini sorgulamaya buradan başla ya.
Bu ne?
Kakao, vanilya.
Ne kadar sıkıcısın ya.
Hayır yok o konuda asla esneyemem üzgünüm.
Soğuk mu oldu?
Gitsek mi ya?
Olur.
Kalkalım.
Genco.
Arıyor mu?
Açmıyorum.
Sevindim.
Altın yeter bırak gideceğim ya.
Hayır bırakmam hayatta bırakmam.
Siz kendi ailenizi kurtaracaksınız
diye benim yuvamı yıkıyorsunuz
Ya yenge ne alakası var Melek öğrenmesin mi gerçeği?
Bak biz burada boşuboşuna birbirimizi yiyoruz ha.
Zaman kaybı ya.
Çekil ben Mahinur'a gideceğim Altın.
Ölürüm de bırakmam.
Doğan anlatsın.
Ya bizim bebeğimiz Doğan neden anlatsın ya?
Ya tamam işte çocuk bizim çocuğumuz.
Burada dizimizin dibinde.
Tamam, herkesin bilmesine ne gerek var?
Skandal bir şey bu zaten.
Altın, bak senin derdin.
Senin derdin kimsenin bilip bilmemesi değil.
Yeter ki bu çocuğu Mahinur bilmesiN değil mi Altın?
Tahir Hancıoğlu.
İblis.
Yaptığın pislikleri hala temizleyemiyorlar.
Sen misin onlara düşmanı?
Yoksa ben miyim?
Çocuklarını
doğduğuna pişman edeceğim.
Mezarına gelip tükürecekler.
Benim gibi.
Ben sana kaç kere söyledim odama girme diye.
İn çabuk oradan.
Yürü.
Tahir ne yapıyorsun ortak bırak çocuğu.!
Mehmet'im asıl sen ne yapıyorsun?
Bak buna fazla yüz veriyorsun.
O sarı çiçek seni yumuşak kalbinden vuruyor.
Tahir, oğlum o benim.
Nüfusumu alacağım zaten deme böyle.
Hakikaten yapacak mısın bunu ortak?
Ya o kadının durumu belli.
E bu çocuk desen sana benzemiyor bile.
Sen gel kardeşini dinle.
Biz bunu bir doktora soralım.
Öyle sevdim hemen alıyorum.
Bu işler böyle olmaz ortak.
Sen de toprağa.
Herkese iyi akşamlar.
Geç kalmadık inşallah.
Ben kötüyüm diye arabayla da biraz gezdik de ondan geç kaldık.
Yok yavrum tam zamanında geldiniz.
Aferin size.
Abim nerede?
Çıktılar.
Nereye?
Biz nereden bilelim ya nereye?
O kadar merak ediyorsan ara sor bize niye soruyorsun?
Sinan abim bilmez mi ben ona sorayım.
O da yok ki.
Nerede?
Ne bilelim nerede ya?
Biraz mantık kursana biraz mantık yürüt Melekciğim bulursun belki nerede?
Yenge o ne demek ne oluyor?
Bir şey demek değil
Canı sıkkın da biraz.
Ondan.
Abla.
Sen niye konuşmuyorsun?
Ben mi?
Farkında bile değilim.
Siz niye ayakta kaldınız otursanıza şöyle.
Benim yapmam gereken işler var.
Bir çalışma odasına geçeceğim.
Tamam evladım.
Kolay gelsin.
Sağ ol.
Sıkılırsan, konuşmak istersen gel.
Saadet.
Hadi biz de mutfağa gidelim.
Yarın için yapacak çok iş var.
Tamam abla, tamam.
Abla.
Herkes niye garip davranıyor?
Ben yokken ne oldu?
Bir şey olmadı Melek ne olacak?
Her halinizden belli bir şey olmuş ne konuşuldu?
Melek abartıyorsun ama bir şey yok dedim
Ben bir annemlere bakayım yardıma ihtiyaçları var mı hemen geliyorum
Merak etme, er ya da geç öğrenirsin.
Neyi?
Müsait misiniz?
Aramadan geldik ama önemli bir durum var.
Konuşmamız lazım.
Buyurun geçin.
Çağla, Mahi uyuyorsa bir uyandırsan ya.
Bir şey mi oldu Sinan abi?
Bir dert bir sıkıntı mı var?
Mahi,
bir konuşsak şurada bir hava alsak.
Doğan, korkmalı mıyım?
Yol boyunca
nasıl söylerim, sana nasıl anlatırım diye düşündüm durdum.
Kafam çok karıştı Mahi.
Nereden başlasam ki?
Niye böyle gizli saklı konuşuyorlar ya?
Sen biliyor musun ne diyeceğini?
Doğan bir şey söylesene ne diyecek?
Çok mu merak ediyorsun?
Evet yani
uzaktan da olsa bir dinlesek kardeşleriz sonuçta ayıp olmaz bence.
Ağzını açmak yok ama!
Asla.
Gel başım belası gel.
Bir bebeğimiz olduğunu duyduğumdan beri ben
nasıl düşünemedim, nasıl anlamadım,
nasıl farkına varmadım diye düşündüm durdum ama.
Vallahi bilmiyordum Mahi.
İnsan konduramıyor ki.
Evet Mahi’m buldum.
Bak kızımız.
Bak.
Ben bu tosuncuk halinden bile ayıkmamışım bak.
Bu fotoğrafı çekip göndermişlerdi.
Yeni doğdu diye.
Ben memleketteydim o zaman.
Kızımız burada üç aylıkmış Mahi’m.
Melek.
Evet, Melek.
Kendi bebeğimi, çocuğumu gözümün önünde kız kardeşim diye büyütmüşler.
Ben anlamadım ki yani.
Ama şimdi bak, bak şuna bak.
Bütün hali, tavrı, bakışları...
...gözleri aynı sende.
Öz anamla, öz babam.
Bizim çocuğumuzu çalmışlar Mahi.!
Mutluluğumuzu çalmışlar!
Ah kıyamam ben sana ağlama tamam.
Sen niye hiç şaşırmadın? Melek deyince.
Biliyor muydun?
Nasıl anladın?
Melek sayesinde.
Yeğenimdeki anomali onda da varmış.
Yıllar önce sen ameliyat etmişsin.
Buzhanede de biliyordun ama söylemeye çalışmadın bile.
Emin değildim.
İnkar ediyorlardı.
Şimdi kabulleniyorlar yani.
Niye arayıp sormadın? Ya da gelip kıyameti koparmadın?
Normalde öyle yaparsın da.
Artık aramızdaki hiçbir şey normal değil Doğan.
Ha, test ettin beni yani.
Doğan gelip söyleyecek mi diye.
Böyle bir şeyin gizlenmesine ön ayak olacağım,
Melek'i sizden kaçıracağım falan mı sandın?
Ablanla kızını ellerimle ayıracağım diye mi düşündün?
Gerçekten mi Çağla ya?
Artık güvenmiyorum sana Doğan.
Bir tel koptu aramızda.
Artık ben Melek'in amcasıyım, sen de teyzesisin.
Tam tersine aramızda çok önemli bir bağ var artık.
Zorunlu akrabalık ilişkisi.
Değil mi?
Ya bunu tercih etmezdin.
Anlıyorum.
Hayır hiçbir şey anlamıyorsun Doğan.
Umurunda değil. Ya da duymak istemiyorsun bilmiyorum.
Yoksa insan...
Yani sormaz mı Çağla buzhanede
ne diyecektin diye merak etmez mi?
Bazı şeyleri...
Söyleyemem de soramam da Çağla.
Neden?
Sen de gördün.
Sevdiklerim adına yeterince kazılmış mezar var.
İki tane daha eklenmesine hiç gerek yok.
Ablamla beni düşünüyorsun yani.
Tersi mümkün değil.
Çünkü.
Çünkü akrabayız mı diyeceksin.?
Onu demeyecektim ama evet o da var.
Ne diyecektin Doğan? Ya da ne demeyecektin?
Yani bazı şeyleri sorup söyleyemiyorsun yani.
Bak yollarımız da ayrıldı artık birbirimize karşı bir sorumluluğumuz da yok.
Ben öyle görmüyorum.
Siz hala benim ailemsiniz.
O kadar mı?
Bu Şimşek kim bulupc ezasını keseyim söz veriyorum.
Aramızda konuşulmayan mesele kalmayacak.
söz veriyorum.
Biz kararımızı verdik.
Yani yarın kızımıza Melek’imize konuşacağız.
Annen, baban biziz diye açıklayacağız.
Abi, harika haber bu.
Sayende Doğan’ım.
Estağfurullah.
Ağabey.
Mahinur.
Mahinur.
Senin güzel gönlün her şeyin güzelini hak etti Mahinur.
Hayırlı olsun.
Ablacığım hissetmiştin.
Bağrına basmıştın Melek’i.
Güzellerim benim.
Melek de sevinecek.
Yok, sevinecek tabii.
Belki baştan bir korkar,
belki yadırgar ama bence de sevinecek.
Yoksa böyle büyük baştan dünyaya gelmek
kaç kişiye nasip olur ki?
Çok güzel söyledin.
Hadi siz de iyisiniz ha.
Yani şey, amca olacaksınız,
hani teyze olacaksınız o maksatla söylüyorum.
Babam son bir röveşata çekti ama
engel olamadı kızımıza kavuşmamıza.
Melek’im.
Ballı süt yaptım sana.
Canım istemiyor.
Ama sen ballı sütü hiç hayır demezdin.
Melek’im, neyi var senin?
Akşam beni bilerek gönderdiniz değil mi?
Saklamana gerek yok.
Aranızda özel bir şey
konuşmayacak olsanız Yılmaz'la gitmemi istemezdiniz.
Geldiğimden beri herkes gözlerini kaçırıyor benden.
Özellikle de annem yüzüme bile bakmıyor.
Abim anlattı herkese değil mi?
Düğün gecesi babamı bıçakladığımı.
Hayır Melek’im olur mu hiç öyle şey nereden çıkarıyorsun?
Doğan abim hiç sana yapar mı böyle bir şey?
Yani seni dalgın gördü.
Çık biraz nefes al, kafan dağılsın istedi.
Hepsi bu.
Gerçekten mi?
Gerçekten bir tanem.
Niye inanamıyorum sana?
Melek.
Bu gece seninle kalmamı ister misin?
Gelince hep üst üste gelir der ya halam hep.
Öyle oldu sana da biliyorum
ama ben hep senin yanındayım tamam mı?
Hep yanındayım.
Ağabey
Bana da var mı?
Ayıpsın.
Olmaz mı?
Hadi gelsene.
Yok dosya göndermişsin ona çalışıyorum şimdi.
Tahir Bey'in cinayet dosyası.
Ağabey.
Polis kameralarda hiçbir şey bulamamış.
Yani vurulduğu yerin net bir görüntüsü yok.
Tanık da görünmüyor.
Namaza giden birkaç kişiye sormuşlar.
Onlar da sadece silah sesi duymuş.
Yani evet.
Otopsi raporunu inceledim
ama orada da olağan dışı bir şey bulamadım.
Yakın mesafeden kalbe tek kurşun.
Bunun ne anlama geldiğini çok iyi biliyorsun doktor.
İnfaz.
Polis olay yerinde kovanı bulmuş
ama silah yok.
Silahın izini bulursak belki Şimşek’e ulaşabiliriz abi
ama doktor ne yalan söyleyeyim.
Bu adam hiç iz bırakmıyor.
Herkes hata yapar Hayalet.
O da yaptı.
Tahir Bey öldüğünde avucunda buldum bu düğmeyi.
Mücadele ederken Şimşek’ten koparmış olmalı.
Bu düğmenin nereden koptuğunu bulursak, Şimşek’i de buluruz.
Artık yetti.
Ben Doğan abiye her şeyi söyleyeceğim.
Ya sen bizim kayınbabamızı öldürdün.
Sakin ol.
Ben sizin kayınbabanızı öldürmedim.
Babamızın katilini öldürdüm.
Ne?
Nasıl yani?
Ne demek o ya?
Nasıl ya?
Babamızı annen öldürmedi mi?
Evet bizim bildiğimiz bu.
Sizin bildiklerinize karşı benim gördüklerim var.
O günlerdir arkasından ağladığınız Tahir
benim
gözümün önünde annemi babamı öldürttü.
Hem de o kapının önündeki Çavuş’a.
Böyle bir şey olamaz.
Bunca yıldır bize yalan mı söyledi yani Tahir baba?
Niye bu kadar şaşırdınız?
Benim kardeşlerim bu kadar saf olamaz kendinize gelin.
Ya neden böyle bir şey yapsın ki?
Babamız Tahir babamın ortağıydı
Dostuydu o.
Gel buraya gel
bak etrafına bir bak. Bak etrafına!
Burası bu memleketin
kuzeye açılan en büyük limanlarından bir tanesi.
Bu liman için öldürülen ilk kişi babam değildi.
Son kişi de Tahir olmayacak bunu aklınıza koyun .
Kanıtın var mı?
Ya kanıtım yok ama tanıklarım var.
Tahir ölmeden önce
bu konuyu Doğan da,
Sinan da,
Melek de öğrendi, biliyordu.
Size anlatmadı mı?
Çok enteresan ya.
Yok ya, yok.
Doğan abi yalan söylemez.
Sefa.
Sefa.
Bana bak.
Bak, bak yakışıklı, geleceği parlak bir adamsın.
Böyle çocuksu hareketler yapıp benim canımı sıkma.
Aklını başını al, anladın mı?
Tamam, sakin.
Biz de şok olduk burada.
Yıllarca kandırılmışız ya.
Yani dinlediğiniz masallar haricinde
daha önemli bir konu var.
Soyuldunuz.
Soyuldunuz, anladınız mı?
Benim mirasımla sizin mirasınızla
bu limana sahip çıktı.
Babamız öldürmeseydi seni damadı
seni gelini yapmasaydı bu limanı alamazdı.
İyi de bize de yıllarca babamın bu
limanı senin yüzünden annenin yüzünden
Hancıoğlu'na devretmek zorunda bıraktığını anlattı ya.
İşte bizim aramız kötü olunca onlara kar bize zarar.
Ne yapacağız peki bundan sonra?
İntikam almaya mı geldin?
Ya intikam çok basit ya kurşun atarsın biter.
Ben hakkımız olanı almaya geldim.
Sizin hakkınız ve benim hakkım olanı almaya geldim.
Bu liman bizim.
Ellerinde ne varsa ne yoksa hepsi bizim.
Aldıkları nefeste bile bize borçlular.
Anlıyor musunuz ha?
Bizden ne istiyorsun?
Şimdi ilk hedefimiz beni de Ateşdağlı yapmak.
O Tahir şerefsizi haklarımı almayayım diye
babamın mezarını bilinmeyen bir yere defnetmiş.
Mezarın yerini biliyor musunuz?
Mühürlü bir tane mektup varmış.
İçerideki kara kutumdan öğrendim.
O mühürlü mektubu bulmamız gerekiyor.
Mezarın yeri orada yazıyormuş.
Kasaya falan koymuş olabilir mi?
Böyle basit bir yere koyacağımı düşünmüyorum açıkçası.
Ya neden sana yardım edeyim ki?
Ya sen karımın adını, eniştemin adını mezar taşına yazdın.
Yani sevdiklerimizden para için vazgeçecek değiliz.
Sefa.
Bak daha birbirimizi tanımıyoruz kardeşim.
Yaşadıkça, gördükçe abin nasıl biri anlayacaksın.
Ben sevdiklerime,
ailem dediklerime dokunmam, dokundurtmam.
Bunu kafana yerleştir.
Anladın mı?
Yani şimdi biz senin yanında olursak
Gülüşan'a Sinan'a dokunmayacaksın bunu mu anlamalıyız?
Sinan sana ihanet eden
seni arkasında bırakıp giden Sinan'ın hayatını
bağışlayacak mısın gerçekten?
O zaman şöyle yapalım.
Siz bana iyi kardeş olursanız
ben de onların canını bağışlarım.
O zaman geldiğinde aynı fikirde olursanız.
Yani biz o güne kadar aynı sofrada oturacağız, aynı yemeği yiyeceğiz
ama seni tanımıyor gibi yapacağız
Aynen öyle aynı masada oturacağız göz göze bakacağız
ama beni tanımayacaksınız.
Şimşek olduğumu kimse bilmeyecek anladın mı?
Ta ki
bana bak mühürlü mektubu bulana kadar.
Doğan abi anlar.
Doğan bunca sene anlamamış nasıl anlayacak ha?
Siz beni satmazsanız hiç kimse bir şey anlamaz değil mi?
Satar mısınız?
Satmayacağız.
Güzel.
O zaman birlikte miyiz?
Hakkımız olanı alacak mıyız ha?
Hakkımız olanı söke söke alacak mıyız?
Alacağız.
Değil mi Sefa?
Bak kardeşim.
Sana ilk abi tavsiyesi.
Kaderini ablan da olsa
bir kadının iki dudağı arasına bırakma sakın.
Anladın mı?
Güzel.
Çakmak.
Yak.
Ya bu ne tatlılık ya! Şuna bak, şu tipe bak abla
nasıl bakıyor oradan bak bak
gözlere bak maşallah kocaman ya
inanamıyorum ya içime içime sığmıyor resmen Melek, bildiğin bizim Melek benim yeğenim.
Melek’in bir tane çok sevdiği Van yemeği varmış
neydi adı
kele doş.
Aynen bak
o kadar iyi yapacağım ki
bak parmaklarını yiyecek
çok güzel yapacağım yeğenime.
Maşallah tipe bak küpelere bak
Hatta ne yapalım biliyor musun abla?
Ayvalık'a gidelim siz konuştuktan sonra Melek'le.
Üçümüz kız kıza.
Telefonlarımızı da kapatalım.
Kimse bizi rahatsız etmesin.
Bak sadece güneş, kum, deniz ve hasret gidermece.
Tamam mı?
Canım benim ya.
Ay tipe bak tavşan olmuş.
Bak görüyor musun tiyatroda bak bak bak.
Tam ısırmalık ya yanakları.
Bakalım başka neler var?
Tokalara bak.
Bak şunları nasıl bir iki yandan ayırmış.
Ben de böyle yapardım hatırlıyor musun?
Annem örerdi benim saçlarımı.
Lamia ile Saadet'e bak.
Gülüyorlar bir de utanmadan.
Ya hiç mi yüzünüz kızarmadı ya bunca yıl.!
Hiç mi vicdan azabı çekmediniz?
Yazıklar olsun size ama hepsinin hesabını soracağım sizden.
Hepsinin hesabını tek tek soracağım sizden.
Senden bebeğini, sesini çalmanın bedelini ödeyecekler.
Siz madem yarın Melek'le gerçekleri konuşmaya gidiyorsunuz.
Bende Saadet ve Lamia'nın yargılanması için gerekli işlemleri başlatacağım.
Sizi görmek konusunda o kadar ısrar edince
ama üzerine aradık silahı yok temiz.
Ne oldu ne istiyorsun?
Geceler diyorumm geceler hala çok soğuk.
Lan soğuk moğuk uzun etme hadi ne diyeceksen de.
Şimşek Bey,
bu soğukta
içinizi ısıtmak istemiş.
Bizim liman değil mi?
Aynen orası
ama merak etmeyin, sizinkiler yangını söndürmeye başlamış.
Şimşek seçe seçe seni mi seçti elçi diye, ha?
Yavaş Sino yavaş, yerler yaş.
Kızma.
Dedim beni özlemişsindir.
Lan tırşik, ne özleyeceğim lan seni?
Şeytan görsün senin yüzünü diyeceğim de...
...sen şeytana da pabucunu ters giydirirsin.
Kötülükte Japon borsası gibisin valla hızlı yükseliyorsun Behram.
Şıracının şahidi bozacı olmuş yine.
He Doğan.
Doğan bana bak.
Bu herifler bana benzemez ha.
Bak Şimşek denen adamı tehdit edemezsin.
Öyle bizi ayağına çağırdığın gibi
ona mesaj atıp ayağına çağıramazsan.
O ne zaman nerede isterse o zaman senin karşına çıkar.
Direnmeye devam edersen bu ateş önce limanı yakacak.
Sonra senin evini saracak.
Bu ateş hepimizi yakacak, bitirecek, kül edecek ha.
Abi burası karıştı bilmiyorum haberin var mı?
Var İbo var.
Şimdi biraz daha karışacak.
İbo.
Oradan bir bidon benzin al.
Nasıl abi?
Ne benzini ya ne oluyor?
Dediğimi duydun İbo.
Benzin bulun.
Hemen, hemen.
Behram.
Mallarınızı mı istiyorsunuz?
Bak doktor, doktor sen sana gel ha.
Behramlar’ın mallarının yanına git İbo.
Tamam abi.
Şunu açın.
Burada abi bunlar, işaret koymuştuk.
Tamam İbo.
Yak onları şimdi.
Nasıl yak?
Biraz da Şimşekle’rin içi ısınsın.
Ya sen ne yapıyorsun?
Ya sen ne yapıyorsun ya?
Ne yapıyorsun hepimizi yakacaksın ha!
Beni en iyi sen bilirsin Behram.
Boş tehditlere pabuç bırakmam.
O Şimşek efendi belli kaçak dövüşmeye devam edecek.
Ama siz de onun arkasına dizilmişken çok şey kaybedersiniz.
Ya bana Şimşek’i getirin ya da mallarınızın üstüne soğuk bir su için.
Ya ben senin arkanı kolluyorum.
Sırf ortak sevdiklerimiz var diye sana eyvallah çekiyorum.
Vallahi billahi pişman edeceksin adamı.
Ben diyeceğimi dedim Behram.
Sen bilirsin.
Ben yasa dışı malları yok etmeyi de savcıya teslim etmeyi de severim.
Size son mühlet.
Şimşek’i bana vermezseniz uluslararası
yeni düşmanlarınızla uğraşırsınız.
Bu malların mutlaka asıl bir sahibi var değil mi?
Ya iki yakadan, iki yakadan kafamızı,
bacağımızı tek tek toplayacaklar.
Ya söyle, söyle söndürsünler ha.
Bu ateş yemin ediyorum hep bizi yakacak,
bitirecek, kül edecek diyorum Doğan ya.!
Hayret bir şey yav!
Adamı düşman edersin ha.
Ya çekilsene Çavuş uyanmadıysa da uyansın Doğan Bey.
Yapma avukat hanım kızarlar bana sonra.
Bana kimse girmeyecek dendi.
Acil konuşmam lazım diyorum.
Ne inat ediyorsun be adam?
Sizin girmenizi istemiyorlar yasaktır.
Kim istemiyor Doğan Bey mi?
Lamia Hanım.
Lamia hanım.!
Lamia hanım.!
Yapma etme avukat hanım.
Aha reis arıyor.
Günaydın reis bey.
Acil konuşacağız.
Çalışma odasına alsınlar seni.
Okey.
Bak bu kadar basit.
Açılsın kapılar.
Hayrolsun bu saatte?
Yani hiç uyuyamadım ki.
İnsan atılan kazığı unutuyor sevinçten de
sonra bir düşündükçe doldum.
Annemle halama tabii.
Aynen ilk seninle konuşmak istedim yaptığın inceleği de dürüstlüğü de
unutmam, unutamadım.
O yüzden ilk benden duy istiyorum Doğan.
Annenle halana çocuk kaçırma suçundan dava açacağım.
Ne?
Ama sakın yani yok iki yaşlı kadın
bunca yıl sonra falan filan deme.
Ablamdan başka herkese vicdanım kapalı.
Belli yoksa kör değilsin.
Görüyorsun benim nelerle uğraştığımı.
Geç köşene sus otur mu diyorsun?
Hayır asla.
Varsa hukuki bir hükümlülük
hakkındır tabi gerekeni yaparsın.
Mahinur'a hakları teslim edilir
ama şimdi hemen şu an değil diyorum.
Tabii tabii ya yani 25 yıl daha bekle
alırsın haklarını diyorsun.
Çarpıtıyorsun Çağla ya.
Ya daha Melek öğrenmedi.
Mahkemeden mi öğrensin Melek hayatının gerçeklerini?
Bu mu yani niyetin?
Yani sizin ailede kol kırılır yel içinde kalır
felsefesi olduğu için
Bunca yılda böyle devam etmiş
ve senin şu tavrına bakacak olursam
böyle de devam edecek gibi görünüyor.
Bana haksızlık ediyorsun Çağla.
Dediğin gibi olsaydı gelip size söylemezdim saklardım.
Ben sadece
abimleri rahat bırakalım kendileri karar versin diyorum.
Vay be, Tahir'in oğlu.
Babasının koltuğuna geçmiş
onun gibi davranıyor, onun gibi konuşuyor.
Çağla
bu konu kötü yerlere gitmeye başladı kapatalım istersen.
Bu bizim meselemiz bile değil.
Hayır Doğan bu tam da benim meselem.
Yeğenim yıllarca sizinleydi Ve bizden mahrum bırakıldı.
Bunu yanınızda bırakmayacağım.
O davayı şimdi açmana izin vermem.
Yanımda olursun sanmıştım.
Birlikte babanı mahkum edecektik ya.
Adalet derdindesin sanmıştım Doğan.
Sadece zaman istedim.
Bırakalım ablanla abim karar versin dedim.
Sen kendi aileni düşünüyorsan
ben de kendi ailemi düşüneceğim tabi suç mu bu?
Hani biz de seninle ailendik Tahir'in oğlu?
Hani biz de senin kıymetlindik?
Sen bizi düşündüğün için değil,
sadece bize acıdığın için yanımızdaymışsın demek ki.
Ya ben bekle diyorum yapma demiyorum.
Bunun nesini anlamadın Çağla?
Peki.
Madem ben anlayamadım.
O zaman sen iyice anla.
O kulaklarını iyice aç Doğan.
Bundan sonra mahkemede görüşeceğiz.
Bekle diyor ya.
Bekle diyor bir de bekle diyor.
Hepinizle görüşeceğiz, mahkemede görüşeceğiz hepinizle.
Melek.
Melek.
Çağla..
Melek...
Çağla,
iyi misin?
Değilim.
Hiç iyi değilim.
Dünya tepetaklak
ama iyi ki sen varsın.
Sen de iyi ki varsın.
Ne oldu abimle mi tartıştınız?
Boşver ver abini ya, umurumda değil kendisi.
Belli siz bayağı kapışmışsınız.
Neyse en azından dünya o kadar tepetaklak değil.
Sadece sen.
Ablamla sen.
Mahinur ablaya bir şey olmadı değil mi?
Korkutma beni.
Hayır hayır gayet iyi.
Daha iyi olacak.
Daha iyi olacağız.
Yoluna koyacağız bütün yaşadığımız kötü şeyleri.
Unutacağız.
Unutturacağız.
Güven bana.
Tamam mı?
Çağla.
Sen benim avukatımdın.
Kimseye söyleyemezsin biliyorsun değil mi?
Neyi?
Babamı öldürmeye çalıştığımı.
Melek.
Babanın meselesi kapandı.
Kapandı mı?
Babam öldü!
Babam öldürüldü!
Sen nasıl kapandı dersin?
Siz hiçbiriniz hiçbir şeyden anlamıyorsunuz!
Doğan dışarıda Melek'le Çağla ne konuşuyorlar öyle?
Tek başına söylemesin bu kıza.
Çağla ablasını da abimi de ezmez
destek oluyordur Melek'e.
Melek babasının ölümünü bir türlü kabullenemedi.
Şöyle bir bağırsa, çağırsa, yıkıp dökse
acısı kalbinin dibine çökecek ama yok.
Ya babalarla kızları işte.
Her şeyi, herkesi aşıyorsun da
böyle babanla ilgili söylenenleri,
söylenmeyenleri aşamıyorsun bir türlü.
Tahir de benden küçüktü ama bana çok babalık yaptı.
Ah kardeşim ah, ne hayalleri vardı.
Van'a gitmek istiyordu.
Hatırladın mı Saadet?
Van'daki evi açtırın, temizletin, gideyim diyordu.
Göremeden gitti.
İnsana en çok da bu yarım kalmışlıklar acıtıyor işte.
Benim de babam benimle hep tavla oynamak isterdi
ama ben erkek oyunu diye istemezdim.
Hatta bir tekerlemesi vardı, dur ya, neydi?
Zar döndü mü laf biter,
benim elimde şans bile hizaya girer.
Sen ne dedin Altın?
Ne? Ne oldu?
Babamın tavla oynarken ki söylediği tekerlemeyi söyledim.
Niye?
Yok anlamadım da bir daha söyler misin?
Zar döndü mü laf biter.
Benim elimde şans bile hizaya girer.
Bak şu bir.
Şunu bir al elimden.
İki.
Bunu da takdim edeyim.
Üç, dört.
Yalnız biz yetimhanede büyüdük.
Öyle yalılarda babamızdan öğrenmedik bu tavlayı ha.
Seyre.
İkimizin de babası yok kardeşim.
Bilmiyor gibi konuşma.
Bizim derdimiz pul kırmak.
Kalp kırmak değil kardeşim.
Dediğim gibi.
Kırmak.
Yavaş.
Beni kimse kıramaz.
Bak.
Ballısın.
Şunu da şöyle alalım. Bu kapı sana fena yakıştı be İhtiyar.
Neydi senin şu tekerleme yetimhaneden öğrendiğin?
Bir zar da senin için atayım.
Zar döndü mü laf biter.
Benim elimde şans bile hizaya girer.
Abi.
Doğan.
Nereye?
Sofra kurulsun mu?
Ne yapıyorsun Doğan?
Bir şey arıyorsan bana söyleseydin.
Bakıyorum.
O, o ne?
O düğme kimin?
Tahir Bey'in katilinin düğmesi.
Seni tanımasam...
...odamı karıştırıyor diyeceğim
ama...
...ne oluyor Doğan?
Ya Doğan, duymuyor musun?
Nereye gidiyorsun? Dursana!
Doğan!
Doğan!
Ya kardeşim, nereye gidiyorsun?
Niyetin ne?
Doğan!
Doğan, bir şey söylesene!
Doğan!
Niyetin ne acaba?
Ayşe hemşire hatırladın mı beni?
Ne oldu gene?
Ablamın çocuğunu çalanlara dava açıyorum.
Yardımına ihtiyacım var.
Kızım.
Senin başın belaya girmeyecek merak etme.
Sen sadece bildiklerini anlatacaksın savcıya o kadar
Gel, gel gir içeri.
Dilekçe hazır.
Dediğim gibi bilgine başvuracak mahkeme.
Sen tanık olacaksın.
Hoş geldin Çağla kızım.
Ne işiniz var sizin burada?
Ayşe hemşire biraz dara düşmüş de
ona yardım etmeye geldim.
Ama bu yaptığınız...
O dava açılmayacak avukat hanım.
Hem zaten hemşire hanım da hiçbir şey hatırlamıyor.
Öyle değil mi hemşire hanım?
Ne demişler?
Söz gümüşse sükut altındır.
Bu yaptığınız suç Lamia Hanım.
Farkındasınız değil mi?
Tanık satın almak denir buna ya.
Doğan biliyor musun sizin bu yaptığınızı?
Tahir öldü diye.
Onun kurduğu bütün düzen bozulacak mı sandın?
Sence ben ailemizin
reisinin haberi olmadan buraya gelebilir miyim?
Bu yaptığınız yanınıza kalmayacak Lamia hanım.
O reisinize de söyleyin.
Onun da yanına kalmayacak .
Abi, acil konuşmamız lazım.
Doğan ne yapıyorsun?
Neye sürüklüyorsun bizi?
Doğan beni duymuyor musun? Bir şey söylüyorum Doğan!
İyi misin?
Ne oluyor Doğan?
Sen niye geldin ihtiyar?
Ne demek niye geldim ya düğme dedin bir şey dedin
Benim kafamı karıştırdın.
Benim odamda ne işin vardı neyin peşindesin?
Ne yapıyorsun?
Delirdim ben delirdim kafam döndü.
Babamın ölümü sonra o mezar taşları ağır geldi bana.
Bir saniye bile gözümün önünden gitmiyor.
Yani haklısın.
Zor şeyler yaşadın, haklısın.
Zor, çok zor kardeşim.
Sıkıştım, aklım kalbim darma duman, anlatamam.
Ya paranoyaklaştım ben.
Önce Melek, şimdi bu olanlar.
Senden bile şüphelenir oldum.
Benden?
Evet, düşün.
Senden bile İhtiyar.
Kardeşler arasındaki
en büyük zehir nedir biliyor musun Doğan?
Şüphe.
Al gereğini yap.
Al şunu.
Alsana Doğan.
Ne yaptın sen İhtiyar o kadar da değil.
Kardeş kardeşi vurur mu?
Vurur.
Bir şüpheyle,
bir acabayla ömür geçmez Doğan.
Yoldaşlık biter.
O kadar eminsen
sık.
İçindeki şüpheye öldür.
Sık.
Sıksana!
Sık!
O çizgiyi aşmadım.
Aşmam ihtiyar.
Dağıtma beni.
Kafam dağınık diye böyle vur vur olmaz.
Bura iyi gelmedi bize.
Hadi gidelim.
Hadi.
Eyvallah.
Üstü kalsın.
Leydim.
Burada Melek.
İçeride.
Neden burada buluştuk?
Bir şey söyleyeyim.
Melek babam öldüğünden beri hiç ağlamadı.
Durumları biliyorsun.
Hal böyle olunca sabah uyandı.
Beni babam mezarına götürün diye.
Ben onu buraya getirdim.
Yani seni de mecbur buraya çağırdık.
Şimdi babamın mezarına kapanmış,
ona konuşuyor.
Dur onu ters okuyamadım.
Peki doğru zaman mı?
Mahi.
Bak şöyle düşün.
Hani biz kızımıza
mutlu olacağı bir sebep vereceğiz.
Yani onu saracağız, sarmalayacağız.
Hani acısını alacağız onun.
Kızımızın bize ihtiyacı var Mahi.
Kızımız ya.
Ben sana kurban olurum.
Üzülme sen üzülme.
Ben senin sesin olurum.
Senin güzel kalbini anlatırım Melek’imize.
Hadi gel.
Baba ne olur affet beni ne olur!
Ben seni bilmez miyim!
Ben söyleyene kadar ne aş ne su verilecek.
Belki aklın burada başına gelir.
Yeter!
Yeter!
İyi bir baba olamadım.
Hepinize çok acı çektirdim.
Hele sana ne kötülükler yaptım Melek.
Vur beni.
Yapamam!
Neden öldün?
Ben niye bu kadar kötü hissediyorum?
Yıllarca ölmeni istedim
ama bana öyle bir acı bıraktın ki
çıkamıyorum içinden.
Rahatlamam lazımdı.
Kurtuldum demem lazımdı.
Özgürüm.
Güvendeyim...
...ama o kadar kötü hissediyorum ki...
...sen varken de huzurum yoktu.
Sen yokken de huzurum yok.
Neden?
Neden? Neden? Neden?
Bırak bırak.
Neden ya?
Melek dur yapma.
Kim geldi bak çok sevineceksin Melek.
Abi istemiyorum kimseyi.
Babamla konuşacaklarım var.
Git ne olur git.
Melek’im.
Bak kurban olayım bir dinle beni ya.
Bak sevineceksin diyorum.
Annen burada.
Annem.
Yavrum benim.
Seni göremeyince merak ettim koştum geldim.
Anne canım çok acıyor.
Biliyorum kızım biliyorum ama hepsi geçecek merak etme.
Bırakma beni.
Ben seni bırakır mıyım?
Sen benim bir tanemsin.
Benim kızımsın sen.
Asla bırakmam.
Mahir yok bak ben anlatacağım bu böyle olmaz.
Ya Mahir ne yapacaksın sen bağırına taş mı basacaksın Mahi?
Yok anlatacağım ben.
Kurban olduğum Allah'ım
ya bu bizdeki şansa bak bu Allah'tan reva mıdır bize ya.
Mahinur abla da buradaydı bir şey diyemedim ayıp olmuştur.
Acımız var şimdi bizim kızım.
O bizi anlar merak etme sen.
Hadi gel.
Hoş geldin Genco.
Haber vermediler mi sana?
Ben dedim ki eşyalarımı alıp çıkacağım onunla karşılaşmayayım.
Konuşmamız lazım Genco.
Benim seninle konuşacak
hiçbir şeyim yok.
Vur Genco, vur.
Eğer için soğuyacaksa indir o elindekini kafama.
En azından ölümüm bir namertten değil.
Senin elinden olur.
Bir nebze de olsa soğudu mu için?
Soğumaz.
Önce aha da şuradaki.
Şuradaki zehri akıtacaksın oğlum.
Ben sana abim dedim abim.
Ben sana babam dedim babam.
Baba dedim ben sana ya.
Ya niye?
Niye sattın beni?
Niye sattın?
Gittin Melek’i Şimşek’e verdin.
Sevdiğim kadın senin yüzünden benimle konuşmuyor.
Konuşmuyor benimle.
Ya değer miydi?
Neden?
Para için mi?
Güç için mi?
Değer miydi?
Doğru.
Sattım seni.
Kalleşlik ettim.
Lakin sırf sen yaşa diye yaptım bunu.
Eğer Şimşek'e Melek’i vermeseydim önce seni öldürüp sonra kızı alacaktı.
Tahir'i gözünü kırpmadan vuran
Şimşek sana acır mı sanıyorsun oğlum?
Sırf sen yaşa diye bu kalleşliği yaptım ben Genco.
Sen benim oğlumsun.
Olur, varsın benden nefret et.
Lakin canlı karşımdasın ya,
önemli olan bu.
Bak,
Şimşek yeni bir savaş başlattı.
Eğer bu savaşta ikimiz yan yana gelmezsek, ikimizi de
sevdiklerimizi de yutar atar bu savaş.
Gel birlikte mücadele edelim.
Gel yine birlikte sırt sırta verelim.
Öleceksek,
birlikte ölelim.
Ne diyorsun aslanım?
Genco.
Bu mekanın kapısı sana her zaman açık.
Her zaman.
Senin evin burası
Ne zaman istersen
Başımla beraber Seni burada bekliyor olacağım.
Evet.
Alo.
Abi dediğin gibi oldu.
Behram gene sağ kolu olmamı istedi.
Tamamdır sen benden haber bekle.
Tamamdır.
Hayırdır?
Şimşek'in peşindeyim kovalıyorum İhtiyar.
Benim yapabileceğim bir şey var mı?
Yok sağ ol.
Şu limandaki işleri toparlayayım.
Akşam evde görüşürüz.
Eyvallah.
İhtiyar.
Efendim kardeşim.
Hakkını helal et bugün için.
Helal olsun.
Kardeşler arasında olur öyle.
Eyvallah.
Masa acil toplansın.
Herkese haber vEr.
Apar topar toplandığımıza göre
Tahir Bey'in oğluyla problemimiz çözülecek herhalde.
Zaten.
Yani ne sanıyor bu doktor kendini anlamıyorum ki.
Valla adam mallarımızı gasp etti.
Bunun hesabını sormazsak Doğan bizi kolay lokma sanacak.
Siz merak etmeyin.
Bu mekanın reisi öyle bir doktora pabuç bırakmaz.
Hoş geldiniz
Evet.
Nedir bağlanıyor muyuz?
Hemen Zülal Hanım.
Kulağım sizde dinliyorum efendim buyurun.
Sıkıştım.
Aklım kalbim darma duman anlatamam.
Ya paranoyaaklaştım ben.
Önce Melek şimdi bu oğlanlar.
Senden bile şüphelenir oldum.
Sesim geliyor mu efendim?
Beni duyuyor musunuz?
Duyuyorum söyle.
Masa toplandı.
Gündemimiz Hancıoğlu Limanı’ndaki...
Söyle oradaki herkese.
Bu gece Doğan Hancıoğlu problemi bitecek.
İnfaz kararı verilmiştir.
Başüstüne beyefendi.
Bu nedir şimdi ya?
Katli vaciptir.
Doğan'ın tebarekesi okundu.
Doğan Hancıoğlu'nun infaz kararı verilmiştir
Beyefendi bu gece diye tayin etti.
Hay hay.
Vay arkadaş ya!
Doktorun kalemini kırmak demek bana nasipmiş he!
Sorun sessiz sedasız halledilecek.
Mallarınız sizlere iade edilecek.
Fakat...
...bu geceki oyun hep beraber oynanacak öyle diyor.
Oyunun ne olduğunu bir anlayalım da.
Herkes bu geceki rolünü anladı diye düşünüyorum.
Merak etmeyin
aldık dersimizi ediyoruz ezber.
Kolay gelsin.
Çağla kızı.
Ya senin ne işin var burada?
Ne yapıyorsun sen burada?
Behram hayırdır?
Burada ne işin var senin?
Kim bu?
Yakının mı?
Ne tanıyor musun sen bunu?
Nasıl aldınız bu kadını içeri?
Sakin.
Çocuklar.
Sakin.
Şimşek, beni duyuyorsun, biliyorum.
İkimizin de düşmanı aynı, ikimizin de amacı belli.
Hancıoğlu'nu bitirmek.
Bu yolda benim senin gibi güçlü birine,
senin de benim gibi işini iyi
yapan bir avukata ihtiyacın var.
Ne dersin?
Aslında bu son teslimattan sonra bir oturup planlama
yapsak çok iyi olur çünkü bunların hepsi eski.
Doğan bey, Cevher bey geldi.
Gelsin bakalım.
Bunların hepsini gözden geçirmemiz lazım Yılmaz.
Tahir Bey’in yaptıklarından çok emin değilim.
Toplantı ister.
Bakarız sonra.
Senle biraz konuşalım.
Ne o kurbanlık koyun gibi seni tek başına mı gönderdiler?
Kimsenin haberi yok.
Ne masadakilerin ne de beyefendinin.
Bak bu muhabbetin sardı Cevher.
Dinliyorum.
Teslimat tarihim gecikti Doğan.
Yukarıdan sıkıştırıyorlar.
Tamam Cevher.
Halledeceğiz Cevher.
Mallarını almak istiyorsan bana bir Şimşek konumu at Cevher.
Konum mu?
Konum atmasını atayım da Doğan.
Eğer halledemezsen ne seni ne de beni yaşatır.
Var mı o kadar kudretin?
Varmış ki buraya kadar gelmişsin.
Hadi geveleme lafı.
At şu konumu.
Nerede bu adam?
Bu gece nerede olacağının bilgisi geldi
ama benden duymadın ona göre.
Zamanı gelince senden bir şey isteyeceğim demiştim.
O gün, bugün.
Söyle abi.
Emrin olur.
Seni giydireceğiz, kuşatacağız,
benim yerime geçeceksin, Şimşek olacaksın.
Can düşmanımın yanına gideceksin.
En iyi adamlarımı seni koruması için yanına vereceğim
ama bilmen gereken bir şey var.
Sonunda ölüm de var.
Nefesini hiç tüketme abi.
Sen öl de ölürüm.
Öldür de öldürürüm.
Sana canım feda.
Eyvallah.
Telefon, tablet,
teknolojik ne varsa üstünüzde almam gerekiyor.
İzninizle.
Arama yapmam lazım.
Silahım falan yok benim.
Yani dert buysa avukatım ben
ama isterseniz bakabilirsiniz tabii ki.
Şimşek Bey'le hemen görüşebilir miyim?
Randevusuz bir görüşme.
Biraz bekleteceğiz.
Buyurun lütfen.
Buyurun.
Teşekkürler.
Ben bir şey istememiştim yalnız.
Her gün bu saatlerde sade bir
Türk Kahvesi içtiğiniz için aslında.
Siz benim her gün ne yaptığımı nereden biliyorsunuz?
Afiyet olsun.
Şimşek Bey burada mı?
Gelecek mi? Ne kadar bekleyeceğim?
Başka bir arzunuz olursa seslenmeniz yeterli.
Anne.
Söyle yavrum.
Ben kötü bir evlat mıyım?
Olur mu öyle şey Melek'im?
O nasıl söz?
Babam...
..niye sevmedi beni?
Rahmetlinin sevgisi de öfkesi gibi hoyrattı kızım.
Benim sevgim yetmiyor mu sana?
Ben seni canımdan çok seviyorum.
Anneciğim.
Yetmez olur mu?
Senin benim için yaptığın fedakarlığı hiçbir anne yapmamıştır.
Ben dayak yemeyeyim diye sen yedin.
Çocukluğumdan beri hep siper oldun bana.
Ben çok hatalar yaptım Melek’im.
Ben seni gerçekten koruyamadım.
Korudun anneciğim.
Korumaz olur musun korudun
ama bak
geçti bitti hepsi.
Benim bundan sonra tek amacım senin yüzünü güldürmek.
Sana iyi bir evlat olmaya çalışacağım.
Melek’im
İnşallah beni hep böyle seversin.
Sevmez olur muyum seveceğim.
Seveceğim tabki de en çok ben seveceğim seni.
Hadi.
Şimdi biraz uyu.
Dinlen, harap oldun bugün.
Saadet,
Melek nasıl?
Asıl sen ne yaptın abla?
Konuştun mu hemşireyle?
Ama kötü bir şey oldu.
Ne oldu?
Ben oradayken Çağla geldi.
Kadının tanıklık yapmayacağını öğrenince de iyice sinirlendi.
Eee?
Ben de yalan söylemek zorunda kaldım.
Doğan’da beni destekliyor dedim.
Ne yaptın sen abla?
Şimdi onlar konuşurlar her şeyi ortaya çıkar hemen.
Çıkmadan bizim bir şeyler yapmamız lazım Saadet.
Ben hapse girmek istemiyorum.
Ben de Melek'i kaybetmek istemiyorum.
Ben de Lamia’aysam.
Bu Çağla'yı durduracak şeyi bulurum.
Sefa!
Ne yapıyorsun sen burada tek başına?
Sefa tek başına mı içtin sen bunu?
Ama aşk olsun sana.
Taziye evi burası
Gelenimiz gidenimiz eksik olmuyor görmüyor musun?
Evin damadı kör kütük sarhoş olacak iş mi Allah aşkına ya.!
Gülüşan gel otur bir.
Gel otur şöyle.
Bak benim...
...benim cesarete ihtiyacım vardı.
Niye?
Seninle bir şey konuşmam lazım.
Tamam anlat.
Bak ben senden sır saklayamıyorum.
Olmuyor, yapamıyorum yani beceremiyorum.
Nedir?
Mesele abin Şimşek'le mi alakalı?
Sefa onu mu takıyorsun kafana?
Bak sen iyi değilsin görüyorum ben saklama benden?
Senin abin Şimşek'le ilgili bana
anlatamadığın bir şeyler mi var?
Gülüşan.
İyi akşamlar gençler.
İyi akşamlar.
Rahatsız ettim kusura bakmayın.
Nasılsınız?
Sağ olun siz?
Sağ olun teşekkür ederim.
Ya geçerken kulak misafir oldum da.
Yani
üç günlük dünya dertleriyle
bak üç günlük dünya dertleriyle
birbirinizi yormayın.
Öyle değil mi Sefa?
Evet, tabii İhtiyar da kadın milleti işte.
Vesveseyi seviyor.
Yani karı koca arasına girmek bana yakışmaz ama
benden sana bir abi tavsiyesi kardeşim.
Yapma.
Yani yazıktır.
Kızı üzme.
Sonra kaybedersin, üzülürsün.
Öyle değil mi Sefa?
Ha?
Yok canım, yani öyle önemli bir şey yok.
Ufak bir tartışmaydı sadece İhtiyar abi, sağ ol.
Ya yanlış anlamıyorum.
Ben de bunun için söyledim.
Ya o benim söylemek istediğimi anladı.
Değil mi Sefa?
İyi akşamlar.
Ne densiz adam ya!
Tamam hadi anlat.
İhtiyar gelince sustun kaldın.
İhtiyar haklı Gülüşan.
Sarhoş kafası işte ya konuşuyorum ben.
Sabah görüşürüz konuşuruz tamam mı?
Sefa.
Sabah konuşuruz.
Eline sağlık.
Ver onu bana yorulma sen.
Beygir gibi bir sağa bir sola dolanıp duruyorum zaten.
Böyle abi mi olur Allah'ını seversen ya.!
Kardeşinin önüne siper olamayana adam mı denir?
Baba, baba yapma.
Ezik misin lan sen?
Oğlum bu mu?
Abi mi bırak.
Kurşun atabilene değil...
...sorgusuz sualsiz yüreğini verene denir abi.
Ben de kardeşlerimde, yani
ben de Gülüşan'da o kadar şanslıyız ki büyüyümüz sen olmuşsun.
Yani gözüm arkada kalmayacak.
Sen ne biçim konuşuyorsun ya böyle
sanki bir daha dönmeyecekmişsin gibi tövbe.
Ağabey bir taraftan kendini buna hazırlasan iyi olur.
Allah korusun ya!
Lafını bil de konuş oğlum ya Allah Allah.
Giy bakayım.
Ver ver estağfurullah.
Ya giyin.
Ver ağabey.
Müsaade var mı da Doğan?
Gel İhtiyar gel sana her zaman müsaitiz.
Çok şık olmuşsun nereye hayırdır?
Şimşek’le randevum var.
Tehditler işe yaradı ha.
Ne zaman gidiyoruz?
Sen gelmiyorsun.
Yani siz gelmiyorsunuz.
Biz niye gelmiyoruz anlamadım?
Çünkü bu gece ihtiyarlara yer yok.
Şaka bir yana
arkamda güvendiğim birilerinin kaldığından emin olmalıyım.
Biz buradayız evelallah.
Değil mi Sinan ağa?
Öyle öyle sen kaygısız olma koçum.
Şu şeye de tak bak.
Seç birini hepsi tamam.
Sadece biri eksik.
Bunlar çok gösterişli be abi.
İkiniz de birbirinize emanetsiniz.
Haberiniz olsun.
Doğan'ım bir şey söyleyeceğim.
Çok dikkat et kaderin babana benzemesin.
Allah'ın takdiri İhtiyar.
Kime ne yol çizdiğini bir tek o bilir.
Öyle.
Hala kapalı Çağla'nın teli.
Ya yok Mahinur abla benim içim hiç rahat etmiyor böyle.
Çağla normalde hayatta kapatmaz telini ya.
Genco mu?
çok iyi fikir dur.
Dur hemen arayalım.
Ay yok bunlar bizim kalbimize
indirmeye yemin mi etmiş ya!
Bunun da teli kapalı.
Her şeyi arzu ettiğiniz gibidir umarım.
Güzel.
Efendim herkes sizi soruyor ne diyelim?
Doğal olarak sizinle tanışmak ve konuşmak istiyorlar.
Beni merak ediyorlar öyle mi?
Evet efendim sormayın ayrıca çok sıkıştırılıyoruz.
Ali Beyler, biliyorsunuz hiçbir davete katılmazlar
ama ilk dakikadan beri davetlilerin
arasında dolaşıp dolaşıp sizi soruyorlar
ve tabii ki de masa.
Soranlara selamımı ilet ama daha vakti var.
Önce beklediğimiz haber gelsin.
Ondan sonra beni görecekler.
Tamam?
Emredersiniz efendim.
Sonra görüşürüz tamam mı?
Ne durumdayız?
Oturmayacağım.
Varmak üzereler efendim.
herkes yerini aldı. İşaretinizle başlıyoruz.
Güzel.
Doğan Hancıoğlu geldiği zaman hareket başlasın.
Bu arada
Doğan Hancıoğlu oradan ya ceset torbasıyla çıkacak
ya da bileğinde çelik bilezikle.
Aksi bizim için yenilgidir.
Anladın mı?
Emredersiniz efendim.
Tamamdır tamamdır anlaşıldı
Efendim araçlar geldi fakat Doğan Bey inmediler.
Gel bakalım Hancıoğlu gel.
İzmir'e gidecektin.
Bana bunların hiçbirini yaptırmayacaktın.
Bu işlere hiç bulaşmayacaktın Hancıoğlu.
Ne oluyor?
Doğan nerede?
Sen misin Şimşek?
Kim soruyor?
Doğan Hancıoğlu.
Gelsin sorsun bakalım Doğan Hancıoğlu.
Ne istiyormuş öğrenelim.
Geldi zaten.
Kendisi burada.
Doğan yok ki aranızda.
Doğan Hancıoğlu benim.
Ne oluyor lan?
Ne çeviriyor bunlar?
Ne diyorsun lan?
Ne Doğan'ı?
Sen Doğan Moğan değilsin.
Eee böyle Şimşek’e
böyle Doğan, ne yapacaksın birader?
Ne oluyor lan?
İndir silahları, indir!
İndir lan silahları!
İndir silahları, indir!
At lan silahları.
Hala duruyor.
Bırak silahları.
İndir indir.
Hiç tavsiye etmem.
Ulan Doğan ben senin oyununa nasıl geldim?
Nasıl uyuttun lan beni?
Efendim?
Ne yapıyor bu dangoz?
Orada ne oluyorsa hemen öğrenin bana bilgi geçin hemen.
Ne oluyor? Ne iş?
Hava temizlendi.
Çıkar artık maskeni.
Masken düştü İhtiyar.
Çıkar da gerçek yüzünü göreyim, sesini duyayım.
Ha benim can arkadaşım.
Kardeşim.
İhtiyarım.
Bravo ya sana.
Bravo.
Yıllarca kusursuz oynadın ihtiyar rolünü
ama bak.
Ben de fena değilim ha.
Ne diyorsun?
Sen beni yıllarca kandırdın
ama benim tek şansım vardı.
Beğendin mi oyunumu?
Doğan.
Eğer İzmir'e git dediğimde
gitmiş olsaydın bunların hiçbiri olmayacaktı.
Sen Doğan ben İhtiyar belki de yaşlanıp gidecektik.
Gitseydim işin daha kolay olacaktı değil mi?
Babamı öldürdün abimi kardeşlerimi
daha rahat gömecektin o mezara.
İnan senin için en iyisi bu olacaktı.
Bak, onlarla senin imtihanın bitmez.
Kederin derdin bitmez.
Benim artık imtihanım sensin eski dostum.
Tek imtihanım sensin.
Bak.
Buna iyi bak.
Bu senden bize gelen son kurşun olacak.
Hayalet aldın mı?
Evet doktor.
Tahir Bey’i vuran silahtan mı çıkmış bana haber ver.
Tamam.
Vay be.
Hepsi numaraydı ha.
Beni kulübeye götürmen.
Laflarınla gazlaman.
Belimdeki silahı sana vermem için güzel tiyatro.
Emin olmalıydım.
Kardeşim dediğim adam beni gerçekten arkamdan vurmuş mu?
Emin olmalıydım.
Peki.
Benim köprü altında sana kurduğum tuzağı nereden öğrendin?
Benim burada olduğumu kim söyledi sana?
Ehlen ehlen doktor.
Yahu sen benimle yan yana gelmeye lütfeder miydin?
Hayırdır niye çağırdın?
Artık istesek de istemesek de yan yanayız Behram.
Çünkü meselemiz ortak.
Neymiş bizim meselemiz?
Sevdiklerimizi korumak.
Şu dünyada senin en sevdiğin insanın
Mahinur olduğunu hepimiz biliyoruz.
Onun en sevdiğine bir zarar gelmesine izin verir misin?
Kimden bahsediyorsun sen?
Melek'ten.
Mahinur'un öz kızından.
Melek Mahinur'un kızı mı?
Git işine lo.
Ya git işine lo.
Doktor adamsın.
Deli deli konuşma öyle şey mi olur?
İnanmıyorsun git Çağla'ya sor.
Hatta Sinan'a.
Cenazede gördün.
Melek’in adının yazılı olduğu bir mezar taşı vardı.
Allah korusun Melek’e bir şey olursa, Mahinur ne yapar?
Ciğeri parçalanmaz mı?
Sonrasında senin de ciğerin parçalanmaz mı Behram?
Bunları iyi düşün.
O yüzden o masada neler konuşuluyor,
neler dönüyor bana haber vereceksin.
Mahinur'un öz kızı sırf bir Hancıoğlu
olduğu için kıyılmasın diye bana haber vereceksin.
Doktor, doktor beni ne ateşlerin içine soktun doktor.
Sana çok güzel haberlerim var
lakin bak bu sefer eline yüzüne bulaştırma ha.
Şimşek kocaman bir parti veriyor.
Bunca zaman sonra ilk defa herkese yüzünü gösterecek.
Anlayacağın o gece, o gece, bu gece Doğan.
Hani sen bizim eve kameralar böcekler yerleştirdin ya.
Yetmedi geldin soframıza oturdun seyrettin ya.
Abimdir dedim taklit ettim seni.
Ben de seni yerleştirdiğin böceklerin gözlerinden seyrettim.
Tamam.
Bravo.
Güzel.
Şimdi ne olacak onu söyle o zaman hadi.
Sen durmayacaksın.
Maalesef.
O yüzden seni ben durduracağım.
Doğan.
Sen bu işlerin adamı değilsin, yapma.
Öyle mi?
Eminsin.
Sen anlattın ya aslanım.
Tahir, abinle seni ormana götürmüş, ava çıkartmış.
Orada eline silah vermiş.
Erkek adam düşünmeden sıkar demiş.
Sık sık Doğan demiş.
Peki sen ne yapmışsın?
Tavşanı vuramamışsın.
O misal, yani o filmi izledik.
Doğan,
sen beni vuramazsın.
Vuramadım, haklısın.
Gözlerini görünce tavşana vicdanım sızladı.
Tahir Bey’e inat, ağaca nişan aldım.
Beceremedi desin istedim.
Yoksa küçücük tavşanı vuramayacağımdan değil,
hak etmediğinden
çünkü o tavşanın kimseye zararı yoktu.
Babamı öldürmemişti.
Abim, kardeşlerim için mezar taşları çakmamıştı.
Benim canımı yakmamıştı,
beni aldatmamıştı o tavşan
ama sen...
...sen
ilk babamı öldürdün
sonra benim can arkadaşımı...
...İhtiyar’ımı öldürdün Şimşek.
Şimdi de sen öleceksin.
Çağla.
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.