Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
DivxPlanet işitme engelliler için film aktivitesi
Emeği geçenler
nazo82, selcuk1709, NoRToN, feri_meister, smlkm
seatue, selcukcuk, eposus, Ying Yang
www.OpenSubtitles.org adresinden tüm reklamları kaldırmak için bizi destekleyin ve VIP üye olun.
- > Bana bak, en fazla 1 saat daha buradayım ha!
-> Geç kalırsan bir telefon aç, ağaç etme beni burada.
Neyse... Bir ara bizim bir tekne işi yaptığımız bir eşşek Önder vardı.
Onunla buluşacaktık bir gün. Çağırdı beni, gittim abiciğim.
Bekliyorum gelmiyor. Eve telefon açtım...
...kimse çıkmıyor abiciğim. Bekle bekle kimse yok.
Büfelerin önünde kaldım öyle. Ondan sonra dedim acıktım...
...bari bir yemek yiyeyim. Büfeye girdim...
[KONUŞMALAR]
-> Ferdi, şuraya oturacağım.
Bir sosisli, bir kola bana.
-> Hoş geldiniz. - Ne haber?
- Kime çektin lan o hareketi? - Ne oluyor be, kim o?
Şunu diyorum ya! Şşş, sana söylüyorum kılçık!
- Bana mı söylüyorsun? - Senden başka kılçık var mı lan burada?
- Şşş, terbiyeli olalım beyler. - O yaladığın parmağı var ya...
- Ne diyorsun sen ya? - Yalama öyle diyor, öküz!
- Ayıp oluyor ama. - Konuşma lan hasta hasta!
- Sapık, ne kalkıyorsun ayağa? - Aslanım, ne oluyor ya?
Eşşekoğlueşşek!
- Sus be şirret! - Otur lan yerine!
- Kesin lan! Bir dakika! - Sen karışma oğlum...
...abiler konuşuyor. - Kafanı kıracağım şimdi senin he, tamam mı?
[ÇIĞLIK VE BAĞIRIŞ SESLERİ]
- Kaç Altan! - Kafanı kıracağım senin, kafanı!
- Kafan kanıyor ya. - Harbi mi?
Oğlum oynama yarayla.
Abartma, gel hallederiz.
tutuyorsun, hem kaçıyorsun be.
Ama iyi oldu, o kıza koydum ya son bir tane, o güzel oldu.
- Şşt, karışma. - Nedir burası?
[ANAHTAR ŞIKIRTISI]
- Bir dakika ya, ne iş bu koliler falan? - Otur.
-> Depo mu burası?
Otur otur, pansuman yapacağım.
- Kıpırdama.
- İlaç deposu ne iş seninle? -> Konuşma, konuşma.
Ah! Her yer koli koli mal.
Bayağı bir para yani. Babam nasıl?
Şimdi mi aklına geldi?
Azarla, çekinme. Hain evlatız biz.
Babam kötü Altan, babam iyi değil.
Ne arayıp ne soruyorsun, ne biçim adamsın ya?
- Bana bak, sana da çok kızıyor ha. -> Kim, babam mı?
Babamız, Altan.
- O ota boka kızar zaten. Nerede şimdi? - Şişli'deki evde.
O kümeste hâlâ! Yuh aa ne dayak yemişiz biz ya!
Ulan dayak yedik ayrıldık, dayak yedik buluştuk, iyi mi?
- 3 sene oldu mu biz görüşmeyeli? - 2 sene 4 ay.
- Ne yaptın, duvara çizik mi attın sen ya? - Hâlâ da çok komiksin be!
Altancığım işimiz bitti, sen gidebilirsin.
-> Nereye ya?
Nereden geldiysen oraya.
Dur bir dakika canım, 2 sene görüşmedik demedin mi?
- İki satır konuşmayacak mıyız şurada? -> Konuşmadık mı, Altan?
- Bir dakika ya. Bu nedir abi? -> Rasim Bey'in dolabı.
- Ne var, hazine mi var içinde? - Altan, burası iş yeri, anlıyor musun?
- İş yeri diyorum sana!
-> Ya abi iş konuşalım o zaman Allah Allah!
Oğlum benim seninle ne iş konuşacak, neyim olabilir ya?
Aman be bebeğim, şu ilaç işi nedir, onu anlat.
Aa, toptan! Nereye satılıyor bunlar?
Sanane ulan, nereye satılıyorsa satılıyor! Bela mısın be!
- Her gelişin bir olay be! - Abi ne yaptın sen ya!
Böyle bir insan mıyım ben, abarttın olayı iyice he.
Oğlum, iki sene önce gelmedin mi? İş yapalım demedin mi?
- Yapmadık mı? - İş yaptık ne oldu? Batırdın...
...mahvettin işi gittin, Altan. Sana güvenmiyorum ben, aslanım.
Eyvallah, var öyle bir imajımız aslında.
- Bırak, onlarla da oynama. - İyi al anasını satayım ya! Yemedik.
''İki senedir aramıyor.'' Aramam tabii ya! Aa bu ne ya?
''İzinsiz Girilmez.'' Aa yatak odası! Ulan hâlâ kesiyor musun bunları sen ya?
-> Dokunma, bırak! Bırak bırak! Bırak, Altan!
kullandım ben. Çok seri alet.
Tabii kullandın! O senin alet dediğin var ya, 320 beygir o!
-> 0-100'ü de 5 saniye. Kalkışta da 355'le kapışır bunlar. ABS yok, ABD var.
ABD... şey değil miydi ya?
- Ne iş yapıyorsun sen? - Vay! Anlatacağız, anlattırmadın.
İş konuşalım diyorum, sepetlemeye çalışıyorsun ya.
- Bar açıyorum. - Bar açıyorsun ha?
- Bar?
- Halıcıda çalıştın, ne oldu? - Geçmiş.
- Ne geçmişi? Tekne işine girdiniz ne oldu? - Tekne beni tutuyor, abi.
Ulan tekne tutuyor olur mu? Karaya oturdu dediniz tekneler.
Rehberlik yaptın ne oldu, Altan. Olmadı değil mi?
- Şimdi bir de bu çıktı ha? Bar açıyorsun? - Açıyorum, hazır her şey.
Ya oğlum sen deli misin, divane misin ya?
Abi Allah'ın adını verdim yapma ya, bırak bunları.
- Senin mi burası? - Hayır, benim değil. Kalıyorum burada.
Çalışıyorum ve seni de burada görmek istemiyorum, Altan. Lütfen. Güle güle.
-> Aşkolsun ama ya!
Lütfen, güle güle diyorum, bayıra karşı ya.
Ya ne laf anlamaz adamsın sen, kardeşim!
- Çık git hayatımdan be! - Abi!
- Ya bıktım, küçüklüğünden beri böyle be! - Aman, gözünü severim be abi.
- Lütfen Altan! - Hadi ben kaçtım o zaman.
Ararım sonra seni.
- Arama.
- Arama Altan, güle güle.
bir gün. Ararım.
Arama, selametle hadi!
[KEPENK KAPANIYOR]
[ANAHTAR SESİ]
Günaydın Bedriye abla. Kapıcıyı doğradım da bizim.
- Fazla poşet var mı sende? - Hadi oradan be!
Öleceksin!
[SU ŞIRILTISI]
- Arı vız vız vız, arı...
- Arı vız vız vız...
-> Sırnaşırım, Allah Allah. Vız vız vız...
- Altan, uyuyorum. - Ayla, abimi buldum. Nuri'yi buldum.
Acayip kavga çıktı, kafayı yardılar. Baksana.
Hiç bakmıyorsun kızım, baksana hâlime.
Altan, bas git. Kim yardıysa eline sağlık.
Bu saatlere kadar nerede sürtüyorsan git oraya be, üff hadi!
Ne ayıp bir şey ya yaptığın. Arı vız vız vız.
Altan, yatağına gider misin?
Sikeceğim ördeğini de yatağını da he!
Laf anlatıyoruz, dinlemiyorsun ya!
[MÜZİK BAŞLAR]
[ÇAKMAK SESİ]
Ulan işte bu be! Pırıl pırıl dükkân, insanlar dinamik, işler tıkırında!
- Ne haber genç? Çay söyleniyor mu? Bir çay yapsanıza ya.
Nuri abi?
Oğlum ben sana buraya gelme demedim mi?
Gelme demedin ya. Arama dedin. Ne yapıyorsun, ne haber?
- Bir çay söylesene. - Abi ne diyor?
Ne istiyorsun lan benden?
ne isteyeceğim.
Oğlum işim var gücüm var. Seninle uğraşamam. Defol git başımdan be!
Abi ayıp olmuyor mu çocuğun yanında biraz ya?
Bana bak, düşündün mü akşam yapacakmıyız beraber işi?
- Bak hala iş diyor ya! - Ne bakıyorsun lan?
-> Sahiden siz kardeşmisiniz abi ya?
-> Hiç benzemiyorsunuz.
Benzemeyiz aslında. Benim kemik yapım, daha bir İtalyandır.
Bonjourno, komestai!
Serkan, ben gidiyorum. Buna göz kulak ol.
[ARABA SESİ]
- Abi, sen çok komik bir adammışsın yahu. - Harbi mi? Hiç farkında değildim ha...
...iyi oldu söylediğin, Allah Allah! - Hop abi, nereye?
- Yatacağım abimin odasında, ne var. - Ya! İyi de abi patron her an gelebilir.
Abi yapma lütfen ya, sonra biz yiyeceğiz fırçayı.
Oğlum sen niye parazit yapıyorsun ya. İki dakika yatıp kaçacağım.
Şurdan bana bir çay getir, hadi. Hadi!
[KORNA SESLERİ]
-> Barı açıyorum hoca. Küçük bir nakit problemi kaldı, o kadar.
- Ne gülüyorsun, çözerim tabii.
Elimde biraz mal var, oğlum. Onları sattım mı tamamdır.
- Bende de mal var bak. [GÜLER] -> Aman ne espiriler bunlar ya!
Balıklardan mı öğreniyorsun bunları? Bir şey danışıyoruz, oğlum.
- Ne malı bunlar? - Hepsi Avrupa.
- Öyle değil, malın çeşitleri ne yani? - Ha! Krem, mrem, şampuan, ilaç milaç.
- Ne o lan, ıtriyat deposu mu soydun? - Yok be oğlum. Bir arkadaşın...
...borcu vardı. "Al bunları sat, para senin" dedi.
Herif satabilse kendi satacak yani?
-> Öyle bir şey işte. - Ee hiç uğraşma. Bırak kendi satsın ödesin.
Oğlum acelemiz var, ya! Yok mu bir ahbabın, sor soruştur.
Yarı fiyatına veriyor herif.
Altancığım. Bilmiyorum öyle ilaç milaç.
Ulan Allah kahretmesin ya! Burada dura dura balık olmuşsun sen oğlum.
Bir yardımcı olmadın be! Bir çay söyle bari.
Sahtekarsın sen sahtekar. Seni sildim defterden.
Niye baba?
Sildim. Canım istedi sildim. Defter benim değil mi?
- Aradığın sorduğun mu var be? - İnsaf baba. Haftada iki gün geliyorum.
- Her gelişimde kovuyorsun. - Höyt! Cevap verme ya!
Elin boş, götün yaş gelmişsin yine. İnsan gelirken bir çikolata...
...mikolata falan getirir ya. Ağzım zehir gibi.
Pişmaniye getirdim baba.
Hıh! Onu sen ye. Utanmadan bir de bana pişmaniye getirmişmiş.
Niye baba? Mis gibi pişmaniye.
Elindeki o kazıkla sen bok atlarsın oradan be!
- Vay be. Atladı baba! - Burada kaz yazıyor değil mi?
- Biz kazız anlamayız tabii! - Niye baba?
Sus ulan! Cevap verme be! Kocakafa sen de! Niye getirdin bana bunu ha?
Götünün kılları pişmaniyeye döndü mü demek istiyorsun yani?
Hepinizi cebimden çıkarırım ben be!
Seni de, o hayırsız kardeşini de. Eşek oğlu eşekler!
[MÜZİK BAŞLAR]
- Nihat abi bir temizleyelim ha?
- Sonra da saçlara birşeyler yaparmıyız?
Düzeltelim biraz ha?
Tamam abi. Üstten biraz alırız. Yaparız birşeyler be hocam.
-> - Nihat abi. Bak şuralardan da alıver ha. - Yapma! Altan oğlum. Yapma be çocuğum.
Getir şunu Altan, sende miydi o?
Nihat abinin beyin ameliyatını bitireyim vereceğim bak.
Yahu oğlum yapma be çocuğum. Bir kaza çıkacak şimdi.
- Neyini arıyorsun lan?
- Al. Ağlama.
- İşin gücün oyun be aslanım. - Ne oyunu abi. İş konuşmaya geldik buraya.
Yahu oğlum, oynama şunlarla oynama ya. Dağıttın dükkanı.
Allah Allah, ya rabbim, ya resulallah!
Lan bu kadar cimrilik olurmu ya. Şu kadarcık jölenin hesabı yapılırmı ya.
- Ne oldu. Hani bar açıyordun sen. - Açıyorum oğlum. Birşey danışmaya geldim.
Elimde bir iki tane ilaç falan bir şeyler var.
Kime sorsak onları, kime satarız ya?
- Eczacıbaşı'na sordun mu? - Ona değilde Mickey Mouse'a sordum...
...çok selam söyledi annene. - Ne eczası be oğlum?
Ecza abi. İlaç, aspirin maspirin işte. Onları satarsak açıyoruz barı.
koyunları hesabı. Satarsam.[GÜLÜŞMELER]
yalvaracaksınız ama. Çakallar!
[GÜLÜŞMELER]
Yürü, yürü! Anca gidersin! - Hadi lan.
[GÜLÜŞMELER]
- Gel bakalım, gel. Neredesin ya?
- Dağıtımdaydım Rasim Bey. - Bu kadar uzun mu sürüyor bu dağıtım?
Ne dağıtıyorsun ya? - Geçerken babama da uğradım Rasim Bey...
...beş dakikalığına. Yolumun üstündeydi. - İyi etmişsin de, böyle iş zamanı...
...özel ziyaretler, oluyor mu yani? - Uzun zamandır uğrayamıyorum Rasim Bey.
- Ee oldu tabii iki saat.
Yok abi.
- > Yok abi. Senden bir saat sonra gitti o yaramaz.
en son neye bağladın?
- > Açıyorum oğlum. Bir iki tane ıvır zıvır var. İlaç, milaç. Onları elden çıkarayım...
- >...yer hazır biliyorsun.
- > Bir şey değil ya. Güneş yağı, aspirin maspirin.
Şu kafa yapıcılar...
- > Yok lan benim ne işim olur. Ama para yapan...
- >...onlar galiba ha?
para yapamazsın.
Bizim İskender vardı durakta. Arkadaşlarla bu işe girdiler.
Paramparça oldular. İskender şimdi içeride.
- Ne satıyordu ki onlar? - Saf gibi konuşma ya!
Kafa bulduran... Nerede satılıyor bunlar abi?
Sen taktın bu işe ha.
Yok be oğlum. Meraktan soruyorum ya. Sen biliyorsundur. Götürsene beni bir.
Sakat iş. Başını belaya sokarsın.
Yahu yok be oğlum, iyice hapçı yaptın. Meraktan soruyoruz. Ver!
Allah aşkına ya. Gel ya!
Alırsın.
Bir göster ya.
- > Bana bak lan, merak falan dedinde Bokunu çıkarma işin ha!
Eyvallah.
[KİBRİT ÇAKMA SESİ]
Evet?
- Bir şey soracaktım da. - Kaç tane alacaksın?
- Bir kutu alayım. - O kadar paran var mı senin?
- Ne kadar? - Taneyi 10'dan veriyorum. Kutu 240.
Tane alayım o zaman ben.
Al. Uza.
Hüseyin.
Hapın, hapın?
Oğlum, kafan kıyak mı senin? Üzerinde yazıyor. Okusana.
- > Gerekirse beni cepten ararsın.
- > Merhabalar. Pardon abi. Nasılsın baba?
Kim bu delikanlı Nuri?
Kardeşiyim. Nasılsınız?
Haydi ben kaçtım. Teşvikiye'ye uğradın mı sen bugün?
- Uğradım efendim. - Rıza ile konuş. Şu hesabı kapatsın artık.
- Tamam efendim. Güle güle. - Bu arada ben kardeşin yok biliyordum.
Var efendim var. Maalesef var. Maalesef!
Ne yapıyorsun ya? Patron da kral adammış ha! Valla.
- Altan! Güle güle. - Ne oldu ya?
Altan! Patron kral adam. İşim de gayet kral. Çok seviyorum. Evet.
Seni burada görmek istemiyorum dedim Altan.
Aman mübarek olsun ya. Bir daha da gelmem zaten istesen de.
Ben seni götürmeye geldim buraya.
- Nereye? - Bize.
Yok canım. Ben gelemem size falan.
Aliye'ye seni bulduğumu söyledim. Çıldırdı...
...deli divane oldu. "Al getir abini" dedi. Bin çeşit yemek var evde.
Bütün gece işim var oğlum. Ben size falan gelemem ya!
Üzülür. Üzülür diyorum.
- Ben gelmem diyorum. - Abi!
[MUTFAKTAN GELEN FISILTILAR]
Yavrucum abim adam ya! 2 senedir görmüyorum. Bir tabak yemek vereceğiz ya!
Çok duygulandım. Yok valla makarnadan başka bir şey.
E tamam güzel işte, Allah Allah! Biz ne yiyoruz.
Abi ne haber? Çok beklettik seni ama, bak domates, sen seversin diye.
Hey yavrum be!
Ayla, hadi güzelim!
Tuzsuz mu abi?
Ayla hadi yavrucum. Acıktık değil mi abi?
Bağırıp durma Altan, geldik.
Hey aslanım be! Ne yemekler yapmış benim güzel karım.
- Ne yapmışım be! - Bugün biraz sinirli misin?
Evet sinirliyim. Nuri abi siz üstünüze alınmayın ama...
...bu evliliği bitirme noktasına geldim artık ben.
Siz bilirsiniz. Hayırlısı neyse o olsun, Ayla.
Ayla'cım.
Bir saniye Altan. Nuri abi siz Altan'ı iyi tanırsınız.
Ama inanın 6 senedir ben tanıyamadım.
Ya şimdi bizim işler biraz hareketli ya, ayak...
- ...uyduramıyor kız, ona bozuluyor tabi. - Ne işi ya ne işi? Hangi iş?
Bir şey soracağım, sen bu bar olayına mı karşısın? Ona mı? Onu söyle.
Ulan ne barı! Senelerdir açılamadı gitti şu bar.
İki tane götü boklu tabure koydun...
... evin içine hepsi o!
Sen de hiç destek olmuyorsun kocana, Allah Allah!
Neyine destek olacağım be neyine? İki tane tabureyle mi açacaksın barı?
Kızım tabure barın belkemiğidir ya! Açıcaz diyoruz açıcaz işte, açıcam.
Bok açarsın.
Açar da, kapar da, batar da. Bana müsade çocuklar.
- Ne oldu abi ya? - Ben gidiyorum.
Aşk olsun be Ayla ya! Gördün mü? Abi! Gidiyorum ben de abimle.
- Canın cehenneme! -> Bu mu yani son lafın?
-> Abi! Abi!
Gördün değil mi nasıl fırçalıyor? Yaranamadık anasını satıyım ya!
- > Kadın nankör olur. Sonunda, neyini gördük ki, der.
Gün yüzü göstermedik abi!
- > Böyle evlilik olmaz Altan.
mabure diye kafa...
...buluyor ya benle öyle değil işte işin aslı.
Nasılmış işin aslı?
Abicim açıyorum barı. Sen beni dinlemiyorsun galiba hiç.
Dinliyorum Altan!
Bir demet papatyayla tavlamıştım ben bu kızı abi.
Şimdi çelenk getiriyorum yüzüme bakmıyor ya!
- Kolay mı oğlum senin karın olmak?
Sevişerek evlenmedik mi biz bu kızla? İlk zamanlar nasıl hastasıydı.
Ya sen yabancı değilsin. İlk 40 gün yataktan çıkmadık biz bunla ya!
- > Sen nereye gidiyorsun? - Bilmiyorum ki. Babama gidelim mi?
- > Deli misin oğlum? - Niye ya? Allah Allah! Direk gidelim.
Dalga mı geçiyorsun oğlum, bu saatte?
Ne dalgası ya, özledik deriz, bir şey deriz ya!
Ne oldu? Neden geldiniz ikiniz birden?
- Özledik seni baba. - Eee?
Var mı bir ihtiyacın diye uğradık.
- Baba çay yapayım mı? - Hayır yapma efendim. Ben sabahleyin iki...
...bardak içtim çarpıntı yapıyor. Vay be!
Şu tuhafiyeci Ömer var ya, onun sümüklü oğulları...
- ...babalarına Ayvalık'tan ev almışlar. - Ya başlarından savmışlar işte.
- Ayvalık'ta boku donar onun be! - Yavaş be!
Hah, ne, ne? Ulan siz kandilde bir...
...kandil simidi getirmediniz be!
Baba getirdim ya. Yemedin, bayatladı hepsi.
Sözümü kesme be! Babaya karşı gelinmez.
Ben getirmedin diyorum, herif getirdim diyor ya!
- > Şurada ölüp kalsam kimsenin haberi olmayacak.
Komşular getiriyor yemeğimi falan. Elalemin...
...çocukları koşturuyor benim için. Eşşoğlueşşekler!
Baba öyle söyleme ya!
Söylerim efendim. Aslında ben kendime küfrediyorum. Ben eşşeğim ki sizin gibi...
...heriflere baba olmuşum. Siz hain olasınız diye mi yatiştirdim ulan sizi, hayvanlar!
Şimdi gelmişler ikisi birden beni rahatsız ediyorlar burada. Simit getirmişmiş!
Lanet olsun, istemiyorum simidinizi falan, hadi!
Aman ya bir kandil simidinden olay çıkardınız ya.
- Altan! - Kapıp geleyim şuradan iki dakikada.
- Geçti, geçti!
Her zaman boşveriyoruz zaten. Neredeymiş bu iki senedir?
- Çalışıyormuş baba. - Çalışıyorum baba.
Aaa! Hadi gidin çalışın bakayım, göreyim hadi!
Baba ağzımıza sıçtın geldiğimizden beri ha!
- Altan! - Ne?
- Sapıtma oğlum, babanla konuşuyorsun. - Kadir kıymet bilmeyiz, bir...
...boka yaramayız ayıp ama ya! - Uzatma ya.
- Yaranamadık anasını satayım ya! - Yaşlandı aksileşti diyorum.
E gençliğini de biliyorum.
Siktirin gidin lan! Ben ikinizi de cebimden...
...çıkarırım ben be! Şunlara bak! Develer!
Yaşlılıktanmış! Sus sen konuşma! Terbiyesizlik etme.
Senin de ne olduğunu biliyoruz. İt oğlu it!
- Sen iç Altan, benim hiç keyfim yok ya.
- > Ya gel bir kafamızı dağıtırız ya. - Bırak gideyim Altan ben.
Gel hadi be, hepsi arkadaş. Gel ya. Ya gel Baba be!
Orhan, bak abim. Erdo! Abimi gördün mü? Getireceğim oraya.
- Tevfik! Bak, abim! - Reklam etme oğlum.
Tamam be abi, canımız ciğerimiz bunlar be. Suat! Baba ne haber?
- >Nasılsın, nerelerdesin? - Eyvallah. Bak abim.
- > Öyle mi? Çok memnun oldum. - Ben memnun olmadım.
Ya cinstir biraz abim, idare et. Espri makinesi.
Sevmedim burayı, gidelim.
Tamam be abi, 2 dakika bir şeyler içip kaçacağız.
Tuncay! Bir baksana bize. Ne içiyoruz abi?
- > Hiç bir şey. - Olur mu abi? Bir şey içmeden ya.
- Tuncay, baksana ya.
- Aa! Bira. Uyar. Çerez yok mu oğlum?
- Nereye gidiyorsun?
Olur mu abi? Abi otursaydın biraz! Abi bir problem mi var?
Ulan bu Tuncay ibnesi keyfimizi kaçırdı ha.
- > Ben sıçarım onun ağzına, sen takma kafana.
- Uğrarım, eyvallah. - Uğra tabi. Senin bara müzik...
...sistemi ayarladım ha. - Aslansın be, eyvallah.
- Tuncay! Bittin oğlum sen. - > Ayla'ya selam söyle.
Üçkağıtçının teki be oğlum.
Herkes üçkağıtçı. Öz kardeşine...
Asıl öz kardeşim üçkağıtçı.
görünüyorum ben. Suat çok kral çocuktur abi.
çok yardımcı oldu ya.
Bırak, Altan!
Parayı önüme tak diye koydu, o tabureleri öyle aldım. Allah belamı versin.
Ne o öyle? Hiç bir şey dinlemiyorsun ki sen.
- Sen nereye?
- Ben depoya gidiyorum yatacağım.
- Yok canım sen gelemezsin oraya. - Niye ki?
- Oğlum orası işyeri anlamıyor musun ya?
- > Ya sen beni bırakma, sen git, tamam.
bir yer göstereceğim.
- > Ne göstereceksin? Bu saatte Altan!
çok önemli. Kırma beni.
Çok özel bir şey ya, lütfen. Hemen şurada.
- Geldik. - Nereye geldik?
< - Bak. - Ne?
< - Benim bar burası görmüyor musun ya? - Ne barı ya?
[MÜZİK BAŞLAR]
- Altan, ben gidiyorum. Hadi, oyalama. < - Nereye ya?
- > Sen nereye, Altan?
- > Sen evine dönsene.
Hadi baba!
- > Altan! Haydi sana iyi geceler. < - Sana iyi geceler.
[AĞLAR]
- Ne yapıyorsun sen ya?
Bak işine sen. Yat uyu yani.
[ÇAKMAK]
Hasta mısın oğlum?
# Hastayım, yaşıyorum. Gönlümü...
- >Oğlum, gitsene evine. - Nereye gidiyorsun ya, görmedin mi...
...kızla nasıl kavga ettik? Nasıl döneceğim o eve ben?
Eşek miyiz burada biz?
Altan, bana duygu sömürüsü yapma. Bırak yakamı ya.
Kim tutuyor yakanı ya? Köpek olduk sokaklarda anasını satayım.
Halimize bak. Yatarım ben burada yani.
[AĞLAR]
Gel hadi, gel.
Gel hadi, gel.
Madem ısrar ediyorsun. Artık bir gecelik katlanacağız ilaç kokusuna.
Altan, sakın yanlış anlama, bir tek bu gece. Bir daha kalmak yok.
Abi, iyice dilenci yaptın sen de bizi, ha. Öyle olacaksa kalmayayım.
- > Tamam işte, ben yatıyorum da...
- > Ya saçmalama, ne masajı? Ben yatıyorum. Sen nerede yatacaksın?
- Yatayım şurada ben de ya.
[MÜZİK BAŞLAR]
- Bu nedir, abi? - Rasim Bey'in dolabı.
Ne var, hazine mi var içinde?
Şşt! Dokunmuyorsun, değil mi bir şeye?
Ha?
- Karıştırma orayı burayı sakın.
- İyi. Al şu yastığı.
- Hadi, Allah rahatlık versin.
- Ya Haluk, hani o ilaçtan aldım ya ben? - Ee?
Bizim bir arkadaşta onlardan varmış.
olacağım ben ona.
-> Altan!
bana borcunu ödeyecek ya.
Çocuk varmış da, sana da borcu varmış da.
Senin elinde ilaç mı var, aslanım?
Satmak mı istiyorsun? Sana söylüyorum, girme. Yanlış işler bunlar.
Tebrik ederim ya, Haluk. Çok güzel tespit ettin.
Ayla, beni boşayacak oğlum.
- Ayla'nın ne alâkası var aslanım bu işle? - "Ne alâkası var?" Yıllar yılı...
...bar açacağız diye sürünüyoruz sokaklarda.
Üç tane tabure var evde, haberin var mı senin?
Millet, götüyle gülüyor bana.
Bıçak kemiğe dayandı oğlum. O paraya ihtiyacım var benim.
Yani şimdi mesele, senin şu arkadaşın ilaçları satılınca çözülmüş mü olacak?
Çözülmüş olacak tabi ya.
-> Bak oğlum, tamam. Bildiğim bir yer var, bu gece gideriz.
Yalnız, bir daha seni böyle bir mevzu içinde görmeyeyim, tamam mı?
Tamam, lan!
[GÜLER]
-> Sen bekle arabada, ben geliyorum.
- Konuştum.
- Nusret diye biri varmış.
- O, alır diyorlar.
- Bodrumdaymış. - Hayda, nereden bulacağız adamı şimdi ya?
Telefonunu verdi. İsmini Fevzi'den aldım dersen, görüşecek.
- Kaç numarası, kaç? - > Al şu kartın arkasına yaz.
- Söyle. - 0542 425 16 07
- Başı 0542 mi? - > Evet.
kulübesine atarsın.
Alo. Nusret Beyle görüşecektim. Altan, ben. İstanbul'dan arıyorum.
Fevzi'den aldım numarayı, abi. Fevzi. Tamam, bekliyorum.
Alo. İyi akşamlar, abi. Evet.
Nusret Abi. Nusret Bey. İlaç var abi benim elimde.
Relaton.
8...7 kutu var. 7 büyük kutu. Onları...
Evet. Ne kadar? Hepsi?
Tamam. Ben kendim getireceğim, abi. Ben kendim getireceğim.
Dolar? Tamam.
Yarın sabah çıkabilirim İstanbul'dan. Akşam, Bodrum'dayım.
Tamamını alabilirim, değil mi paranın? Tamamını alacağım ben, ona göre.
Tamam. Bu numaradan arayacağım, abi ben sizi. Bodrum'dan.
Tamam, Nusret Abi.
Tabi tabi.
Yok. Tamam, çok özür dilerim. Eyvallah.
Tamamdır, abi. Yarın akşam oradayım. Eyvallah.
Kendine dikkat et, diyor. Sen, kendine dikkat et, düdük.
Bar açılmıştır!
[KAPI ÇALAR]
- Ne haber abi? - Ne var?
- Açsana kapıyı. - Ne kapısı ya?
Almayacak mısın içeri ya? Ne bu, görüş günü gibi?
Almayacağım, tabi.
# Sen doğdun doğalı, şimdi mutluyum.
Altan, yatacağım.
- Buradan içeri bir adım atamazsın. - Dondurma getirdim.
Oğlum, ne yüzsüz adamsın be?
Git diyorum sana ya, laftan anlamıyor musun? Git be!
- Anlamıyorum. - Git be!
Ayıp oluyor ama ha.
Hadi bakalım.
- Abi, hoş geldiniz. - Hoş bulduk. Sıra yok muydu?
- Size sıra olur mu abi ya, aşk olsun. - Eyvallah. Fazla gezdirme arabayı.
Rica ederim.
- Sağlam bir yere koy ha.
- Feci kullanıyor, herif. - Araba hızlı, adam ne yapsın?
[KAPI ÇALAR]
Of!
Altan! Bok sineği gibi yapıştın be! Gitmezsen, polis çağıracağım ha.
Of be!
Dondurmayı beğenmedin, biz de bunu getirdik.
Carrera 4S. Ta kendisi!
- Çalmadın, değil mi lan bunu? - Yuh! Daha neler be?
Hadi git giyin, gezelim biraz. Hadi.
- Ben kullanacağım ha. - Bakacağız.
Hadi bekliyorum ben burada. Şık giyin ha. Saçlarını tara. Kokular sürün.
Bütün prestijimi kullanarak getirdim bu arabayı ha, ona göre.
Bir de beğenmezsin kardeşini. Bu zamanda kim böyle kıyak yapmış abisine be?
# Aç kapıyı Bezirgân başı.
# Bezirgân başı. # Kapı hakkı ne verirsin...
Hadi bekliyorum burada, çabuk ol biraz.
Hadi baba!
Vay! İşte bu!
- Hazırım. Hadi gidelim! - Hemen.
[HIZLI BİR MÜZİK ÇALAR]
Yavaş biraz!
Bak! Bak, müziğe bak!
Nasıl ama, hastası oldun değil mi? Yılan! Yılan!
- Çok acayip, Altan! - Ya, hâlâ depoya alma kardeşini işte.
Beni iyi tanı, iyi. Bak altına ne biçim araba serdim be. Hey be!
- Eyvallah. - Yavaş biraz, yavaş! Delirdin, yavaş!
- Araba sinirlendi, Altan! - Yavaş!
Bana bak, iki günlüğüne Bodrum'a kaçalım mı, Bodrum'a?
Tamam.
Söyle patrona anasını satayım. Versin arabayı, sen kullan iki gün.
Hem tatil yaparız, hem benim işim var, onu hallederiz.
-> Eyvallah.
Kaptır!
- Şşt Abi! Hadi bir çorba içelim ya. - Araba ne olacak?
Bırak hadi ya. Çık ya, hadi.
Döneceğiz gene ya, kilitle işte. Acıkmadın mı?
Ver, anahtarı ver. Bıraksam, yatacaksın arabanın içinde, yürü.
[GÜLER]
Sen ne diyorsun ya?
Senin için de özel, benim için de.
[GÜLER]
Çıkarsana şu eldivenleri ya.
- Çok acayip!
İyi tanı kardeşini, iyi!
- Araba nerede, lan? - Ne arabası ya?
- Çıkın lan dışarı, yürü yürü. - Ne oluyor abi ya?
- Beyefendi, bir dakika. Kimsiniz? - Bir dakika abi ya.
Ne oluyor, anlamadım? Beyefendi!
Pislikler! Dingo'nun ahırına çevirdiniz memleketi be. Mafya bozuntuları!
- Kimsiniz ulan siz? - Abi, rica ederim. Ne Dingo'su ya?
Sus lan, cevap verme!
Ulan göz göre göre arabamı çaldınız be. Daha ne konuşuyorsun?
Ulan, arabayı çaldın, ha? Tüh! Allah cezanı versin.
Ya, ne tükürüyorsun ya binerken iyiydi.
Aslanım söyleyecek misin, şu arabanın yerini?
Abi söyleyeceğim.
Öyle çalma falan gibi bir durum yok ya.
Burada işte ya anahtarı ya cebimde.
Sus yalan söyleme pislik.
Arabamı çalmak neymiş görürsün sen.
Oğlum neye koydunuz arabayı, oyun oynama!
Abi anlatıyorum işte, bir saniye ya.
- Burada, karşıda araba. - Hani... Nerede?
Abi ben anahtarı aldım işte senden.
Karşıda ya.
- Bir sigara içebilir miyim abi? - Sıçtırma lan şimdi sigarana.
Bir soru sordu, Tolga Bey.
Tolga Bey'den aldım arabayı ben zaten abi.
İşte otoparka koy dedi, fazla oynatmayın arabayı dedi.
Üst otopark dolu diye ben aşağıya indirecektim.
Üstten gidiyordum. Çevirme oldu, ehliyet yok yanımda...
Çorbacıda durayım dedim ya.
- Eşeklik etme lan! - Abi yapmayın.
Ben size vuruyor muyum ya! Lütfen ya.
Hırsız, hırsız!
- Abime sorum işte. - Hırsız!
Abi götüreyim. Arabanın yerine götüreyim.
Nereye gideceğiz ulan?
Abi, sağdan bir şey yapsana.
U yapsanıza.
- Abi araba yok. - Görüyoruz.
Sen buraya park etmedin mi ya?
Ne olacak araba dedin.
Burada bırakalım, demedin mi ulan!
Sen park ettin.
Bir saniye, bir saniye... Buranın başka girişi var mı?
Ters yerden... Öbür tarafa park etmiş olmayasın.
Konuşsana, bir şey söylesene ya!
- > Abi vallahi buraya park etmiştik ya.
Çaldılar o zaman arabayı vallaha hırsızlar.
Çok güzel be, çok güzel... Bravo, bravo.
- > Abi rica ederim ya.
Sus lan!
Ya yapmayın abi ya. Ben size vuruyor muyum ya?
Hilmi.
Hilmi abi, Allah belamı versin abim buraya park etmişti ya.
Bir şey söylesene ya!
Ben senin abin değilim.
bir kardeşim yok.
Niye şimdi gerginlik yapıyorsun?
Ulan sen ne eşek oğlu eşek bir adammışsın be!
Ne yapıyorsun abi ya? Daha baba...
Babamız fiske vurmadı bize ya.
[BAĞIRIR]
- > Dur, yavaş. - Yeter be!
Sen ne konuşuyorsun lan, göt!
- Ah. Aha... - Tolga Bey.
Tolga Abi.
Hep biz mi dayak yiyeceğiz?
- Kafayı yiyeceğim be.
- Kalk Altan. - Durun lan!
-> Kaç.
Ayağım kırıldı, ayağım...
Kaç ya bırak.
[MÜZİK]
[NAYLON TORBA VE TARAKLA MÜZİK YAPAR]
Kes şunu be!
- Ne var ya? - Düt düt düt.
Neşelen diye çalıyorum be abi.
Aşk olsun ha.
Altan. Yeter, kes ya!
Ulan ne acayip adamsın ya.
Tam hayatımı düzene sokmuştum ya.
Ben çıktım karşına, değişti işte hayatın.
Ah benim kör merhametim yok mu ya.
Ben seni nasıl o depodan içeri aldım ya.
mi yapıyorsun?
- > Ah, ah, ah!
[NAYLON TORBA VE TARAKLA MÜZİK YAPAR]
Benim ne işim var ulan Bodrum'da?
Ha? Niye gidiyorum ben? Ne yapacağım Bodrum'da?
Anlattım ya bebeğim.
Bana bebeğim, mebeğim deme be.
Aman be abi, anlattım ya.
Herifin suratını dümdüz ettin.
Arıyordur İstanbul'da şimdi, bucak bucak.
Vallaha bulurlar. İki gün falan kayboldun.
Senin iyiliğin için söylüyorum.
Hayatımız boyunca kaçacağız yani, ha?
O kadar da değil, lan olur mu?
Biraz kaybolalım işte.
Yalnız herife, nasıl kafa koydun ya.
Betona çarpmış gibi oldu be.
Okkalı bir kafa şöyle 2 ton çeker Altan.
Helal.
Bu alın var ya, 2 tona dayanır.
Bir çaktı mı böyle, artık kaç ton sen hesapla.
Ha ha! Helal abime.
Abi hayırdır, ne oluyor?
Bu iş böyle olmaz Altan. Ben dönüyorum.
Nereye dönüyorsun ya?
Ben dönüyorum. İşimize, ekmeğimize bakalım Altan.
- Merak ederler. - Abi çıldırdın galiba sen.
Yola çıktık bir kere ya.
Kim merak edecek? Açarız bir telefon ya.
2 günlüğüne be abi. Delirdin galiba sen ya.
Altancığım sen kendini özgür zannediyorsun ama iş öyle değil.
Benim İstanbul'da işim var, gücüm var oğlum.
Abi. İstanbul'da adamlar bulursa seni ne yaparlar biliyor musun?
Feci paket yaparlar, kendinde şaşırırsın.
Bırak, ben kullanayım. Bırak.
Ne yapıyorsun sen ya?
İki günlüğüne Bodrum'a gedeceğiz ya.
Çıldırdın mı sen?
Oğlum!
İki gün Bodrum'a gideceğiz...
...her şey hallolacak, öyle mi?
Eee, ne var? Abi yapma gözünü seveyim ya.
Gezeriz ya.
- Vallaha affettiririm kendimi. - Sus be hırsız.
Aşk olsun be abi. Ufak bir işim de var be.
- Allah aşkına. - Bodrum, Bodrum'muş. Ne?
E Bodrum işte. Ne var?
Vallahi affettireceğim kendimi. Hastası olacaksın Bodrum'un.
- Hırsız pezevenk. - Aman.
# İnsan olmak yetmez, yetmiyor zaten.
# Süpermen, süpermen olmak lazım bazen.
# Nasıl da yeniden aşık oldum ben?
# Bu sevda bambaşka, avare eden.
Efendim?
Rasim Bey'e çok ayıp oldu diyorum.
Hâlâ orada mısın ya?
- Oof. - Sus lan hergele.
Kapat şu radyoyu be.
Kafana takılıyorsa, ara o zaman ya.
Ne diyeceğim?
Kardeşim araba çaldı.
Bodrum'a gidiyoruz Rasim Bey, ha?
Abiciğim, Yozgat'ta halamız aniden öldü diyeceksin.
Cenazesini kaldırıp, geleceğiz.
Bitti, gitti. Bu.
He, Yozgat'ta halan mı vardı?
Yozgat, bilmem ne, sorar durur şimdi ya.
Bırak ya. Ben sonra, yalan söyleyemem ki ya.
Söyleyeceksin abi.
Eee, o zaman ne? Bir yerde...
...benzincide filan dur.
Bir telefon falan edeyim ya.
Dururuz.
Şu anda altıma yaptım vallaha ha.
Ben tuvalete gidiyorum.
Ben de gideceğim.
- Hoş geldiniz efendim. - Eyvallah abi.
Depoyu fulle.
Veririm parasını ben sonra dönüşte.
Tamam mı? Yok, yanımda para yok oğlum.
Dolar olarak ödeyeceğim. Dolar, dolar.
- Anladın mı? - Tamam, tamam.
Türk parasına da razıyız biz.
- N'oldu, ne tuttu? - Borcun var.
- Aradın mı Rasim Bey'i? - Aramadım ama arayacağım.
Rasim Bey diyeceğim.
Dimdik ayaktaydı, birden ölüverdi.
Ancak, 2 günde kaldırırız Rasim Bey.
Daha ne diyeyim ya?
Gömlekler ne kadar? 2.5 mu onlar da?
Aynı hepsi.
Bir şeyler yap ya.
- Abi patron yok, yapamam. - Altan neredesin?
Laf anlatıyoruz. Gidiyorsun ya.
Buradayım ya. Bak.
Tişört, gömlek bakıyorum ya.
Leş gibi olduk yolda.
- Baksana. - Hı ıı.
- Şahane. - Ya Altan.
Buranın güneşi de...
...kuvvette tanımadığımız bir güneş.
Bir şey alsak, şapka ya…
Var işte şapka. Al.
- Şahane. - Oldu mu?
- Tamamdır. - Hı?
- Budur. - Bir de gözlük alayım ya.
Bak işte.
Böyle?
Yok, çok genç işi değil mi?
- Böyle? - Bakayım.
- Budur abi. - Hı?
Budur.
Bir gözlük de ben alayım ya. Tutsana şunu.
Seyret.
- Nasıl? - Yakıştı.
- Hı? - Yakıştı.
- Baba? - Çok açtı abi seni.
Yılan değil mi?
Aldık. Abim ödeyecek.
Gel baba.
Buyurun abi.
[TELEFON ÇALAR]
- Alo. - Bak oğlum. Dinle.
Tamam bak. Diyeceklerimi dinle şimdi.
Şu telefondaki adam var ya; demin tuvalette...
...çüküyle konuşuyor, kendi kendine.
Alo. Nuri abi.
Pıff, pıff, pıff.
Şşş. Çalsana oynak bir şeyler.
Ben bilmem ki.
Bunu nasıl çalıyorsun ya?
- Teknik, teknik. - Pıff.
Bak ben sana bir şey çalayım. Bak.
[ŞARKI BAŞLAR]
Nasıl?
# Bu ne biçim hikâye böyle?
# Hasta mısın? Nesin, bana söyle.
# Gel gidelim güneylere.
# Yenilenip, dinlenmeye...
# Deliyim ben aslında...
#...senin gibisini sevmekle, deli.
# Başarısız olduysan oldun.
-> Millet, çıldırmış ya.
- > Yani bu, tatil falan da değil yani.
- > Lan burada da yer yoksa; vallaha gidip...
...Bodrum Kalesi'nde yatacağım. Allah belâmı versin ya.
- Hı?
Döneyim.
- > Ya gel Allah aşkına. Beni delirtme.
- Abi gözünü seveceğim ama ya. - İstanbul'a gideyim Altan.
-> Kardeş, oda var mı?
- Abim ya.
Aaa, abin. Abi. Tabi, tabi.
Hallederiz. Güzel abim, ohh.
Şanslısın, 311.
İşlemleri ben hallederim.
Bir şey lazım olursa ben buradayım.
- Vay be. - Yoruldum ya.
Yürü, yürü ya.
- Hı? - Yürü yürü, yoruldum.
Ulan bari şuranın tadını çıkar be.
- Gel ya. - Turist dolu be.
Mevzu turistte bitiyor zaten.
Hiç!
Adamının yanında, git karıya...
...yumul, öp, bilmem ne yap...
...hiç sesini çıkarmaz...
...öküz, bitti işte bu. - Ulan öküz! Sen evlisin lan! Aile var lan!
Evliyiz ama mevzuyu bilmiyorsun. Üç aydır nerdeyse hiçbir şey yok be abi.
Yazık günah bize de yazık be abi. - Neden acaba?
Neden acaba, bilmiyorum bir derdi var ama kızcağızın.
- Oğlum kadın parasız erkeği sevmez. - Yok ya? Bu mu problem yani?
Evet budur. Kadın parasız erkeği sevmez Altan.
Ulan, bunlar da badem gibi be!
- Efendim? - Badem gibi diyorum.
- Of be, geldin mi lafıma? - Bekarız, Altan.
Abi gel, gel burası.
Yuh! Gel iki dakika takılalım.
Çok önemli bir proje gerçekleştireceğim bugün, haberin yok senin.
-> 5 dakika takıl burada.
Bir şey iç. Bir arkadaşım var hemen görüp geliyorum.
- Ne içiyorsun? - Kayısı suyu, lütfen.
- İki dakika bekle. - Altan bırakma.
- Dur 2 dakika. - Altan, çabuk dön Altan.
- Nusret abi, merhaba, Altan. Nasılsınız? [ADAM ALMANCA KONUŞUR]
- Malı getirdim abi. [ADAM ALMANCA KONUŞUR]
- Almanca bilmiyorum abi. - Birader, Altan sen misin?
- Benim. - Nusret abi seni bekliyor, yürü.
Pardon ya. Çok özür dilerim. Alman çıktı lan adam!
Abi, arkadaşla bir yarım saat bir yere,gidip geliyorum hemen.
Ne yapacağım yalnız başıma ben?
Nasıl yalnız? Kal ya, bir sürü insan var. Yarım saat sonra buradayım.
Celil abi, arkadaşı getirdim abi.
- Selamlar. Altan ben. - Çantayı ver, geç.
Bodrum yanıyor ya valla.
- Otur lan!
Pardon abi. Afiyet olsun.
- Güzel bir çocuğa benziyorsun. - Eyvallah, çok değişik bir tipim var...
...özellikle kadınlar...
Bana bak! Bu alemde babama bile güvenmem ben, bu işin içinden bir yamuk çıkarsa...
...silerim seni.
Yok, ben ayak uydurmaya çalışırım abi haklısınız, doğru zor tabi.
- Aferin, getirdin mi söylediklerini? - Getirdim, Celil Bey aldı.
- Tamam mı, Celil? - > Tamamdır, abi.
- Al bunları koy cebine. - Eyvallah abi!
Abi çok özür dilerim, bulursan bile...
say demişler... - Bana bak, burada ne konuştuksa...
...burada kalacak.Tamam mı? Sakın unutma! Nerede bulurum seni?
Cihangirdeyim abi ben, İstanbul'da.
Firuzağa'da falan taksi durağına bile sorsan en azından Altan deyince...
Hadi tamam. Kaybol.
Eyvallah, kaçtım ben o zaman. Afiyet olsun abi.
- > İyi akşamlar, Celil Bey. Eyvallah baba!
- Celil! - > Efendim abi?
- Osman nerede? - > Şimdi bulurum.
- Harun! Harun! - Ne var oğlum ne var?
Bak Japon!
Ne Japonu be geçen gün senin yüzünden...
- ...mis gibi Hollandalıları kaçırdık. - Gel bir bakalım ya.
- Ne bakacağım be! - Gel oğlum ne olacak gel.
İyi haydi bakalım.
- Hello! - Hello!
- Harun. - Ne var?
- Şu adam bize bakıyor ha. - Hangi adam lan?
Şuradaki var ya şuradaki, beraberler galiba.
Hadi ya.
Bence uzayalım abi.
Evet, uzayalım. Hello abi.
Hello!
Thank you! Thank you!
Ok! Ok!
Dans, dans?
No, bilmem. Dans bilmem, no dans.
No dans? Ok.
Shaw Mei
- Shaw Mei - Shaw Mei
- Shaw Mei - Shaw Mei
Nuri...
Nuri? Nuri, ni hav.
Ni hav?
Ni hav, Hello ni hav Nuri.
Ni hav.
Hayrola, Nusret abi? Piyango bir iş bağlamışsın.
Ha, Osman ben de anlamadım. Yarı fiyat teklif ettim, kabul etti.
- Abi kim bu ya? - Kerizin biri işte, boş ver.
Sen çocukları topla güzelce dağıt tamam mı?
Peki abi! Hemen.
Osman!
Buyur abi, abi buyur?
Sana bu işin sonunda bir güzellik yapacağım.
Saol abicim, hemen abi. Eyvallah.
[DİSKO MÜZİK]
- > Ne oluyor, ne oluyor? - Yavaş!
[GÜLER] Ulan ne acayip adamsın ya.
Dans dans dans!
Dur kafama gelecek.
Operasyon tamamlanmıştır. Japonu tavlamışsın.
- Nerdesin be iki saattir? - İş yapıyoruz, iş.
- Japon ablayı götürmüşsün. - Çinli Çinli.
Yes, Çin.
Altan ben, brother.
Ha Altan, Shaw Mei
- Brother brother, kötü brother, kötü! - Tabii, tabii.
Gidiyorum ben, hadi eyvallah.
Baba! Yeter yorma artık kendini,kalanını ben yoğururum.
Ne yorulması lan! Kendi şahsi zevkimiz için yoğuruyoruz.
Yorulsam senden mi utanacağım lan?
- Yok babam, tövbe. - Baba, telefon.
- Kimmiş? Meşgul demedin mi? - Osman, Bodrumdan.
Osman mı? Hayırdır, ver bakayım. Alo? Aleyküm selam, söyle Osman.
Abi, Nusret burada bir numaralar çeviriyor, kıllandım abi.
İstanbul'dan birilerinden 5-6 poşet...
...mal bulmuş, yarı fiyatına. Dağıt, dedi bana. Haberin olsun.
Anlaşıldı. Sağol gülüm, buluruz kaynağı.
Sen de ucunu bırakma bu işin, kurcala bakalım biraz.
Hadi gülüm sağol hadi, güle güle.
Hasan! Apo ile Süleyman'ı bul. Bütün depoları dolaşsınlar.
Tahir Baba'nın emri de. Kaçak var mıymış...
...bizden habersiz sevkiyat yapılmış mı öğrensinler. Hadi!
Tamam baba.
[TELEFON ÇALAR]
Alo? Efendim?
Arı vız, vız, vız... Ne haber Ayla?
[AĞUSTOS BÖCEĞİ SESLERİ]
Nasılsın güzelim? Uyandırdım mı?
Ha?
Ne yapıyorsun?
Seni seviyorum demek için aradım yavrum.
Yeter! Neredesin sen?
Buradayım yavrum. Çalışıyoruz işte. Geleceğiz.
Dönüşte açıyorum barı.
Ama ben kapatıyorum Altan, kusura bakma.
Ayla!
[KAĞIT HIŞIRTISI]
Alo! Tahir abi. Sayımdayız. Rasim abinin yanında.
- Başka yer kaldı mı lan? - Yok.
Yok babacığım. Hemen burayı da sayıyoruz.
Bana bakın Apo! Kaçak ondaysa kesin hesabını ibnenin bu sefer.
- Tamam mı? - Anladım, babacığım.
[AĞUSTOS BÖCEĞİ SESLERİ]
Abi!
Abi!
Kardeş, kardeş?
Hop?
Ya benim abiyi gördün mü?
Ohoo! Senin abi başkasıyla oda tuttu.
- Başkasıyla mı? - Evet, başkasıyla.
Niye?
Bilemem. Git kendisine sor. 314'de.
Allah Allah ya!
Ne oluyor lan burada?
Ooo nihamo Altan!
Merhaba! Altan. Nihamo Çince merhaba demek.
Lan ben de sesler duyunca ne oluyor dedim ya. Bu nedir?
Dokunma... Öyle. İyi biliyor işi. Akupunktur? Sen de yaptır oğlum.
- Bir şey olmasın, oğlum? - Oğlum gidiyor yengen bak...
...yaptırt diyorum. Çok iyi işi biliyor. Bak. Bir şey daha söyleyeceğim.
- Wo haini. - Wo haini.
Çince "seni seviyorum" demek Altan. Wo haini.
Salla salla, güzelim.
- Vay be, çince ha? - Tabii Altan. Vaktimiz azaldı. Gidiyor.
İyi hadi bakalım. Konichiwa yenge. Hadi, sevin birbirinizi.
Güle güle, Altan.
Wo haini.
Nuri Abi!
Abi?
Nuri Abi? Nuri Abi?
Rasim Bey!
Rasim Bey?
Rasim Bey! Rasim Bey!
- Harbiden aşık mı oldun kıza şimdi? - Wo Haini dedik ya.
- Vay! Çinceyi de söktün iki dakikada. - > Altan gemi gidiyor.
- El salla oğlum. - Sallayayım mı?
[GEMİ DÜDÜĞÜ]
Şu haline bak. Hadi hadi.
Yeter gitti ya. Şşt! Tamam göndereceğim seni Çin'e.
- Göndereceğim gel. - Çin'e mi?
- Nasıl lan. - Nasılsa ya. Gemiyle, uçakla.
- Yürü. - Mangır nerede?
Magır olayını öyle bir çözmüşüm ki...
...aklın dimağın durur. İstanbul'a gidince açacağım barı.
Her şey çok güzel olacak gel, vallahi.
[RADYODA ŞARKI ÇALAR]
Aç şunun sesini ya.
Hayırdır? Âşık!
Güzel söylüyor çocuk.
Şu gözlere bak ya.
Şuraya bak. Güzelliğe bak, gözlere bak Altan.
Göz, göz değil ki. İki tane çizgi var orada be.
Oğlum olay zaten o çizgilerde. Bütün olay o çizgilerde.
Seviyorum ama kimi?
En tatlı birisini. Nasıl söylesem sana, çizgilere baksana!
#İnsan olmak yetmez...
# ...yetmiyor zaten.
Süperman, süperman olmak lazım bazen.
# Nasıl ona yeniden aşık oldum ben
#Bu sevda bambaşka, avare eden
# Ne bileyim ben?
# Âşıksın
Aşığım.
# Bir kuş kanatlanır şu gönlümden
# Çırpınır, çırpınır da uçamaz
[TELEFON ÇALAR]
Efendim? Evet, benim. Sen kimsin?
Tahir Baba. Saygılar Baba. Hürmetler.
Artık sesimizi unuttun ha Nusret? Kendi imparatorluğunu mu kurdun...
...yoksa o çöplükte? - Kahrolayım sesinizi alamadım birden...
- ...Tahir Baba. - Depolarımızın birinden mal çalındı Nusret.
6-7 poşet kadar. Haberin olsun diyecektim.
Apo ile Süleyman dün akşam yaptılar tespiti.
- Senin oralara düşerse beni bir ara. - Ne demek Tahir baba.
Hemen haberin olur.
Sana yapılan kelek, bize de yapılmış sayılır baba.
Saygılar Babacığım. Hürmetler. Ellerinden öperim Babacığım.
- Celil! -> Buyur abi.
- Bize mal getiren o ibne var ya. - Eee?
Tahir Babanın malını çalıp, bize satmış it oğlu it.
Tahir Baba ne diyor?
Oralara düşerse, haberim olsun diyor.
Hadi Celil, bulalım o herifi. Tahir Baba bir çakarsa vaziyeti...
...bu sefer öldürür beni! Hadi hadi, bulun herifi.
Altan ve Nuri Çamlı kardeşlerin...
...yeni hayatı şu andan itibaren başlamıştır hoca.
- Âşık dinliyor musun beni? - Dinliyorum.
Bir plan anlatıyorum sana dinle. Ne yapıyorsun ya?
Çin usulü karpuz yiyorum.
Dinle bak. Bir; barı açıyorum. İki; Ayla ile aramı düzeltiyorum.
Üç; babamı da yanıma alıyorum, olay bitmiştir.
Abartma. Hayırlısı de be oğlum. Şiştim senin artık planlarından ya.
Plan oğlum işte. Sen bilmiyorsun ki bambaşka bir adamım artık.
Seni de kurtaracağım.
Altan kalk gidelim oğlum yolumuz uzun.
Dur bir dakika! Sosyetenin genç ve yakışıklı siması Tolga Baykal...
...şehir eşkıyaları tarafından hastanelik edildi.
Ünlü nakliye kralının oğlu Tolga Baykal hastaneye kaldırılırken...
..."bunu yapanları er geç bulup hesap soracağız...
...yanlarına bırakmayacağız." diye tehditler savurdu.
Ağzımıza sıçtılar işte şimdi! Ağzımıza sıçtılar!
- Kim bu Tolga Baykal be? - Tolga Baykal kim mi?
Tolga ne haber?
[SİLAH SESLERİ]
Siz ne yaptığınızı zannediyorsunuz ya?
Ben sizi vuruyor muyum ya?
O kafayı koyduğun çocuk var ya. Onlar da bize koyacak şimdi işte.
Bence hiç gitmeyelim İstanbul'a falan. Kaçalım Yunanistan'a.
- Pasaportumuz yok saçmalama. - Ne pasaportu ya...
...yalvar bir tankere götürsün. Gemi memi, neyse işte...
- Karın ne olacak? Deli misin? - Hele biz bir gidelim de. Vallahi billahi.
- Ayla ne olacak oğlum? - Aldırırım ben Ayla'yı sonra.
İstanbul'a girelim adamların kucağındayız...
...o kadar açık söylüyorum ben sana.
Benim tamamen aklımdan çıkmıştı. Bu kadar olmaz ya.
Ne duruyorsun öyle? Kafayı at elalemin adamına!
Senin yüzünden ulan!
Ayıp ya!
Bütün işimi berbat ettin ya!
Şu anda ben ne kadar neşeli bir insandım ya.
Ulan zeytin yağı gibi üste çıkma be!
Bütün belayı başıma sen açtın. Müsibet!
Bütün planımı yapayım ben, bütün işimi yoluna koyayım...
Ulan asıl benim bütün işlerim mahvoldu, perişan oldu.
Tolga Beymiş bilmem ne beymiş.
Ulan bir saatten beri fotoğrafa bakarken iyiydi.
- Ayrıldılar ha. Yanında kimse var mıydı? - Bir adam daha vardı. Abisiymiş.
- Abisi mi! Onun adı ne? - Nuri. Bir de Çin'li kız vardı yanında.
- Çin'li mi? Ne biçim şebeke lan bu? - Bilmiyorum Nusret abi.
- Peki nereye gittiklerini biliyor musun? - İstanbul'a galiba.
İstanbul'a mı? Yürü Celil!
- Kim o ya?
Saçmalama ya.
- > Oğlum yola çıktığımızdan beri peşimizde bu vallaha billlaha bak.
Oğlum saçmalama, vesvese yapma benim de kafamı bozma.
- Ban gazlıyorum vallaha anlamam. - Nakliyatçılar olmasın?
- Ne bileyim ben.
- Ne adamsın be.
- Döndü mü? - Yok canım. Ne bileyim ben.
İki tane çapulcu salağa hem arabanı kaptırdın...
...üstüne de eşşek sudan gelinceye kadar bir güzel dayak yiyip...
...gazetelere düştün be! Şuraya bak pabuç gibi laflar etmiş bir de.
"Nakliye kralının oğlu intikamın peşinde."
Biz yıllardır namusumuzla eşşekler gibi çalışıyoruz, bu beyefendi de...
...oturmuş kendi çapında mafyacılık oynuyor.
Yalan mı bu? Silah kuşanıp adam mı vuracaksın?
Baba ben böyle bir şey söylemedim.
- Gazeteler yazıyor işte. - Helal olsun ama güzel dövmüşler...
...iyi olmuş. - Baba yapma sen de ya.
Bulduk arabayı işte tamam, kapandı mesele.
Yeterince dile düştük zaten.
Sağol.
ALTAN: Oğlum şaka maka geldik İstanbul'a. Gitmeyelim mi acaba hiç?
Nuri: Bilemiyorum. - Nasıl bilemiyorsun ya?
Altan: Hem Tolga'nın adamları arıyordur.
Polis de kesin takılmıştır peşimize Allah belamı versin bak.
Bana bak şaka maka geldik İstanbul'a ha ne yapacağız?
- Bilemiyorum. - Nasıl bilemiyorsun ya?
Bir şeyi de bil Allah aşkına ya.
Gitmeyelim bence oğlum valla.
Bilemiyorum Altan.
Bak bunun Tolgası var, Polisi var, bilmemnesi var.
Hepsi peşimize düşerler, Allah belamı versin.
Şurada durmamız bile sakat yani.
Ne yapacağız?
- Babama gidelim mi? - Ne yapacağız babamda?
Nasıl ne yapacağız? Saklanırız. Kimse bilmiyor.
Depodan kimse biliyor mu babamın evini, yoo.
Depoyu da aramadım, bilemiyorum Altan.
- Gece kalalım babamda. - Bilemiyorum Altan, bilemiyorum dedim.
Oğlum orası çok güvenli yer. Babamda kalırız.
Sonra telefon mu ediyorsun, ne yapıyorsun, gidiyorsan git.
Herkes işine bakar. Yaparız bir plan tamam mı?
- Ne bu ayakkabılar misafir mi var? - Kadın ayakkabısı lan bunlar.
- Peder alem mi yapıyor acaba içeride? - Dur bakalım anlarız.
- Allah razı olsun. - İyi adamdı Allah rahmet eylesin.
- Akif abi hayırdır? - Başın sağ olsun.
- Ne? - Rahmetliyi bu gün defnettik.
Yapma be abi.
Biri oğlu, arada bir gelir adamı üzer giderdi.
Başınız sağ olsun evladım.
- Haberiniz olmadı mı sizin? - Olmadı evet.
- Hep sizi sayıkladı, hep. - Başınız sağ olsun.
Ah babacığım ah!
Gitti ha?
- Ne yapıyorsun ya? - Bakıyorum.
- Üzülme oğlum. - Babam öldü ya.
Altan, bu iş böyle. Ağlama, üzülme hadi.
Benim babam nasıl ölür ya?
Oğlum, insanlar doğuyorlar ölüyorlar. Böyle bu iş.
[HIÇKIRARAK AĞLAR]
- Hadi ağlama, ağlama. Üzülme. - Babam nasıl ölür abi ya?
Tamam, tamam.
Hadi Altan.
[ARABA KAPISI ÇARPAR]
- Abi, ne olmuş buraya? - Anlamadım.
Bana bak, kıllandım. Tüyelim bence he?
[KAPIDAN SES GELİR] Hassiktir! Ulan!
- Nuri abi, nerelerdesin sen? - Serkan oğlum, bir durum mu var?
- Bir durum yok abi, toparlanıyoruz işte. - Ne toparlanması lan, taşınıyor mu depo?
Nuri abi, senin hiçbir şeyden haberin yok galiba?
- Ne konuşuyorsunuz? - Rasim Bey'i duymadın mı?
- Kızdı lan değil mi bana? - Kızmadı, öldü.
Hı? Ne?
Vallahi. Vallahi abi. İntihar etti, duymadın mı?
Yürü abi, yürü. Sıra bize gelmeden kaçalım. Yürü, yürü baba.
Kısmete bak. Bir döndük herkes ölmüş, iyi mi?
Ah babacığım da gitti ah!
- > Paramparça olduk abi, paramparça.
- > Bir de kavga ettik en son. Son görüşümüzmüş meğer.
[KAPININ KİLİDİ AÇILIR] Girsene abi.
- Ayla yok mu? - Uyuyordur şimdi o, otur biraz. Ayla?
Ne oluyor burada, Altan? Sonunda evin yolunu buldun galiba?
- Hoş geldin Nuri abi. - Ne haber Ayla?
- Babam ölmüş kızım. - Yeni mi öğrendin? Çok üzülmüşsündür.
Allah Allah. Üzüldük tabii.
- Neredesin sen? - Çalışıyoruz yavrucuğum.
Ne o paket Altan?
Ohoo! Sen Bodrum'a akupunktur yapmaya gittik zannediyorsun galiba.
Bu paralar bizim Ayla.
Nereden buldun bu paraları? Çaldın mı ulan yoksa yine?
Allah Allah, ne çalması ya? İş yapıyoruz dedik. Açıyorum Barı.
- Sahtedir onlar.
Açıyoruz kızım işte Bar'ı. Dinlemiyorsun ki.
Oğlum, dur. Bar, mar yok şimdi. Bar'ı falan unut.
Bu paraları alacağız, Tolga denen herife götüreceğiz.
Efendim?
Tolga denen herife bu paraları götüreceğiz diyorum, arabanın tazminatı olarak.
- Böylece, mesele kökünden hallolacak. - Delirdin mi sen ya?
Anam ağladı benim bu para için. Bar'ı açacağım, bıraksana sen. Sana ne!
Yeter be kardeşim! Yeter be! Bar, bar, bar tutturdun.
Ne Bar'ı ya? Herifler peşimizde, gebertecekler oğlum. Anlamıyor musun ya?
Bana bir şeyler getir üstüme. Leş gibi oldum zaten.
gömlek vereyim mi?
Verelim paraları, bitsin bu iş Altan.
Çalış çabala, götür elalemin adamına ver.
Başka bir formül bulalım, yapma ya.
- Ne haber Haluk?
Nasılsın? Abi, beklesene bir saniye.
- Nerelerdesin sen böyle? - Hiç, çalışıyoruz ya.
- Ne oldu o iş? - Hangi iş?
İlaç, milaç diyordun ya lan. Başına bir bela açılmadı inşallah.
- Yok be oğlum, ne alakası var? - Seni buralarda iki adam soruşturuyordu.
- İki adam mı? Kim oğlum? - Ben bilmiyorum, arkadaşlara sormuşlar.
- Hassiktir! - Ne oldu lan?
Tamam, yok bir şey. Haydi eyvallah. Abi!
-> Herifler bizi arıyor.
Abi sözü dinle be!
- > Nereye götüreceğiz?
Herifin ağzı burnu dağılmıştı.
- Nasıl tanımıyorsun Fevzi? - Tanımıyorum vallahi abi.
- Görmedim bile Altan diye birisini ben. - Çıldırtma lan adamı.
- Senin adını verdi, konuştu benimle. - Duymuştur bir yerden herhalde.
- Vallahi ben görmedim. - Ulan adi herif.
- Takma isim mi kullandı acaba abi? - Yürü.
Takma surat da taksa bulacağım o ibneyi.
Altan, paraları bana ver, bende dursun.
- Bende işte, Allah Allah. - Bende dursun ya.
- Ne kadar meraklısın paraya ya. - Oğlum bu hastane mi, emin misin?
Gazetede yazan bu işte, gel.
Selamlar. Merhaba hanımefendi. Tolga Bey'le görüşecektik.
- > Efendim?
- Tolga Bey taburcu oldu efendim. - Taburcu mu oldu, nasıl ya?
- > Evet beyefendi, dün sabah ayrıldı hastanemizden.
Komada olacaktı kendisi, bizim mutlaka görüşmemiz lazım.
- > Siz kimsiniz? - Hanımefendi, tamam tamam.
Altan yürü. Taburcu olmuş işte canım.
- Allah Allah. Ne yapacağız şimdi? - Telefon edeceğiz.
- Kime? - Tolga'ya.
Nereden bulacağız numarısını ya?
Rehberden buluruz. Bak şurada taksi durağı var, yürü.
Beyefendi, telefon.
Evet? Efendim?
Alo? Efendim, selamlar. Çok rahatsız ettim ama.
Bir yanlışı düzelteceğiz şimdi. Çok güzel bir haberim var.
Şimdi efendim, bir olay oldu... Hiç sandığınız gibi bir olay değil efendim.
Biz o çalınan arabanın parasını size ödemek istiyoruz, evet.
En azından bir kısmını. Bu tatsızlık da sona...
Bırakın oğlumun peşini de.
Bizim çapulcularla uğraşacak fazla zamanımız yok.
Başınıza daha büyük belalar almak istemiyorsanız, bizi bir kere daha aramayın.
Ne bağırıyorsun lan? Abi, eyvallah.
- Adama bak ya, suratıma kapattı telefonu. - Ne diyor?
"Oğlumun peşini bırakın" diyor. Manyak mıdır, nedir ya?
- "Parayı vereceğiz" demedin mi, araba için? - Dedim.
- Ne dedi? - "Siktirin" dedi.
Hayda!
Bırak, boşver. İstemiyor işte parayı. Benim işime gelir.
Kurtardık oğlum parayı. Yürü. He he!
Boşuna korkmuşuz anasını satayım. Adamların bizimle zerre alakası yokmuş.
- Canım sıkkın Altan. - Birer bira açalım.
- Ne haber Tuncay? İki bira. - Oğlum, o para şimdi bize mi kaldı?
Bize mi? Kimindi ki zaten ya? Allah Allah!
Altan. Babama bir mezar yaptıralım.
Yaptıralım abi. En kralından yaptıralım hem de.
- Altan, ne haber? Nerelerdesin? - Vay Suat, naber? İyi baba be.
Merhabalar.
Abi-kardeş böyle buldunuz birbirinizi eküri he? Ayrılamıyorsunuz.
- Babamı kaybettik Suat. - Yapma ya?
Hiç haberimiz olmadı. Başınız sağ olsun.
- Babam gitti, patron gitti, iş gitti. - Abimin patronu intihar etti ya.
Vah, vah, vah!
Ne diyeceğim bak. Bugün birileri sordu sizi.
Yapma be! Lan Tolga'nın adamları olmasın.
Onlar da manyak mı be oğlum? Bir öyle diyorlar, bir böyle.
Eyvallah, anladım ben o işi. Ben telefon açtım...
Sağ ol Suat.
Altan, ne haber koçum?
Aaa! Nusret abi! Ne işiniz var sizin İstanbul'da ya?
Seni görmeye geldim.
Beni görmeye mi? Valla ne güzel be!
Kim bunlar?
Nusretabi ya, Bodrum'dan. Siz tanışmadınız. Nusret abi, abim Nuri.
- Çok kral arkadaşım Suat. - Çok memnun oldum efendim.
- Sağ ol birader. - Siz de sağ olun.
- Otursanıza baba. - Hiç oturmayalım. Sizi almaya geldik.
Hayırdır?
Hayır, hayır. Haydi gidelim. Başka yerde laflarız.
Aman be abi! Misafirsiniz aşk olsun.
Tuncay yapsanıza alevli, malevli bir şeyler!
Siz hiç merak etmeyin. Biz sizin için hazırladık alevli, malevli bir şeyler.
Haydi!
Suat! Ayla'ya haber versene yokum ben bu akşam.
Siz kimin malını kime satıyorsunuz lan ibneler!
Ya Nusret abi! Ben sana ne yaptım? Yapılır mı ya bu?
Benzin!
Bizim patronun malını araklayıp bana okuttun lan...
- ...daha ne yapacaktın? - Ne patronu abi ya?
Ne patronu ya?
Sus ulan köpek! Tahir Baba'nın malıymış lan bana o getirdiğin ilaçlar.
Abi ne Tahir'i tanımam etmem ya gözünü seveyim ya!
Lan sus ulan! Durduk yerde benim de başımı belaya soktun lan, göt!
- Ne ilacı Altan, ne ilacı? - Bir dakika abi.
Bir şey anlatıyorum.
Bir dakika ya! Abi Allah belamı versin tanıyıp etmem ben Tahir'i...
- İstanbul'da bir depodan aldım ben ilacı ya! - Ne deposu lan?
Hangi depo bu, Altan?
Ya bir dakika dur bir şey anlatıyorum adama ya!
Depoyu da mı soydun pezevenk?
- Ya ne vuruyorsun be? - Ulan bunu da mı yaptın?
Bunu da mı yaptın ha? Kardeşlik mi bu?
Ya bir sussana, bir sussana!
Kardeşlik mi bu? Bu nasıl iş ya?
Kardeşlik mi bu? Nasıl soyarsın? Depoyu soydun, arabayı çaldın.
- Bu nasıl bir iş ya? - Sussana, sussana bir dakika!
Sen nasıl bir adamsın ya?
Ne arabası lan? Susun be!
Nusret abi, bir saniye aramızda. Abi bak...
Sen...sen insan değilsin. Biliyor musun?
Sen insan suretinde bir hayvansın.
Abi bak mevzuyu bilmiyorsun. Bir konuşma ya!
- Hırsız!
Ya abi ya! Yapmayın ya! Yok böyle bir şey.
Abi yapmayın! Böyle bir şey var mı abi ya?
Lan Altan, kendini de yaktın, lan beni de yakıyorsun.
- Bir konuşma, gözünü seveyim ya.
- Kuru yerleri kalmasın abi. - Var mı böyle bir şey ya?
Benzin döküp adam yakılır mı? Abi yapmayın ya!
Paralar nerede ulan? [TELEFON ÇALAR]
Ha siktir! Kim ulan bu iş zamanı?
Alo? Efendim?
[NURİ DUA EDİYOR]
Tahir Baba? Saygılar babacığım. Nasılsınız?
Ne yapalım baba? İş güç uğraşıyoruz.
Tabii canım nerede olacağım. Bodrum'dayım. Tabii, tabii.
- Kesin lan! - Tahir Baba!
Bodrum'dasın ha? Bodrum'a gömeceğim seni. Aşağılık puşt!
- Siz kimsiniz lan? - Biz bar işletiyoruz.
Siktirin gidin len! Gidin!
Bilmiyorum ki. Sıçan gibi olduk.
[SİLAH SESLERİ]
- > Kabus oldu adamlar ya! Kabus ya!
- > Ne benim yüzümden be?
- > Ben mi topladım mafyayı başımıza?
- > Ben sebep oldum tabii. Çinli karıya da ben sebep oldum. Var mı?
Bana bak karı, marı diye konuşma. O bildiğin her hangi bir kadın değil.
Ben de her hangi bir adam değilim. Tamam mı? Kardeşinim senin.
Malesef kardeşimsin, evet. Acı ama gerçek.
Malesef kardeşin ha? Ulan ayıp be!
Ben olmasaydım, binebilir miydin öyle bir arabaya?
- Binmese miydik? - Sen busun işte.
Binmesemiydik? Yapmasa mıydık? Etmese miydik? Otsun işte. Ot!
Ot babandır ulan! Tövbe estağfurullah. Ölmüş adama ya!
- Babamı da zaten sen öldürdün. - Ne! Babamı mı öldürdüm?
- Tabii! - Ulan ayıp be!
[BAĞIRIR]
-> Benzin! Tutuştu!
Ya babamı nasıl öldürmüş olabilirim ya?
Yanıyor oğlum.
Sen neden böyle bir şey yapıyorsun bana ya?
- Ya ne babası ya? Yanıyor be! - Param yanıyor!
- Dur! Dokunma, benzin var. - Param yanıyor ya!
Dokunma Altan, benzin var.
- Param var içinde. - Dokunma, yaklaşma!
Param var içinde ya! Param yanıyor ya!
[AĞLAR]
Ya param vardı içinde ya!
Bırak! Dokunma!
-> Param var içinde be abi ya!
[AĞLAR]
Ama en azından hayattayız. Bu da bir şey be abi.
- Üff! Boşver Altan. - Tamam özür dilerim ya, uzatma bu kadar.
Özür dilerim ya.
Özür diliyorsun ama, hep yapıyorsun, yapıyorsun özür diliyorsun.
Yapıyorsun, yapıyorsun, özür diliyorsun. Hep aynı şey.
Tamam uzatma be abi.
O parayla da bar açılmazdı zaten. Ben sana söyleyeyim.
- Niye? - Niyesi var mı? Sakat para.
- Bize bir hayrı olmayacaktı yani. - Afferin be! Nihayet hayırlı parayla...
...hayırsızı öğrendin ha? Ah Altan! Ah ah!
Tek başıma olsam girer miyim böyle bir şeye ya?
Ayla için Kuran çarpsın.
Seviyorum. Ne yapayım?
E! napayım? Seviyorum.
[KUŞ SESLERİ]
# Benim hala umudum var.
# İsyan etsem de istediğim kadar
# İnat etsem bile
# Bırakmazlar sahibimim var
Altan: Bir araba da durmaz mı be? Bak çiçekçi buralar hep komple.
Toptan satıyorlar galiba çiçekleri.
Altan! Aylaya haydi bir çiçek al şuradan be.
Kadınlar çiçeğe bayılır.
- Dalga geçme ya! - Valla kadınlar çiçeğe bayılır.
Tek satarlar mı ki? Günaydın abi.
- > Günaydın, günaydın birader.
Şunlardan yapsana ya!
-> Bunlar mı? Vereyim.
- İşe ha? - İşe çıkıyoruz.
- Ne tarafa? - Taksim.
- Baba be! Bizi de atsana Taksim'e? Sana zahmet.
Tabii. Tabii. Ne demek?
- Ne kadar bu? - Koy cebine. Başkasından alırız.
Hadi atla! Hadi Derya!
- Altan! - Ne oluyor lan burada?
Altan! Yanlış anlamıyorsun oğlum, değil mi?
[NEFES SESİ]
Yapılır mı ulan bana bu? Bittiniz ulan siz!
- Bence bu öldürür sizi! - Ya nasıl böyle bir şey yapar?
Ya siz bana nasıl böyle bir şey yapıyorsunuz ya?
Nasıl böyle bir şey yapıyorsunuz lan bana?
-> Yapma Altan!
- > Ben size ne yaptım ulan? Bana böyle bir şey yapıyorsun.
Ayla ben sana ne yaptım ulan? Bana nasıl böyle bir şey yapıyorsunuz lan siz?
Öldünüz ulan siz! Öldünüz.
Allah belanızı versin lan sizin. Öldün lan sen. Öldün sen.
Düşünsene eve giriyorsun. Böyle bir manzara.
Artık elinden bir şey gelmiyor. Sen diyeceksin ki...
...Ayla öyle bir şey yapmaz.
Yaptı, yapmadı. Neyse ne? Hayat işte.
- Ulan amma attın be, Altan. - Yok ya! Allah Allah!
Hala mı anlatıyorsun be oğlum? Bana bak bu adamı alçıya alır ha!
- Altan, yürü gidiyoruz. - Buldun mu yeri?
- Yolda anlatırım. - Eyvallah, Tuncay.
Çin lokantası nereden çıktı şimdi?
Ciddiyim tabii.
Ne Çin lokantası? Hani bar açıyorduk ya!
Ya oğlum, yengen iki haftaya kadar Çin'den geliyor.
Deli misin? Kadın ta nereden geliyor ya?
Ya yengeymiş, Çinmiş. Ya karıyla iş yapılır mı ya?
Ben zaten yanmışım; Wo haini.
Wo Haini!
Çince ha? Bar açacağız, bar. Bana ne! Tabureler hazır ya!
Olmaz "Çin lokantası olacak" diyorum.
olmuyor mu? Tabure var.
-> Tamam. Tamam hadi açalım. [GÜLERLER]
- > Peki açalım.
- "Wo Haini" bar mı? - Ne Wo Hainisi ya?
bozma. Ben bar açacağım.
- > Bar da açacağız, Çin lokantası da açacağız.
[GÜLERLER]
# Benim hala umudum var
# İsyan etsem de istediğim kadar
# İnat etsem bile bırakmazlar sahibim var.
# Benim hala umudum var
# Seviyorlar bazen, soruyorlar
# Hayran, hayran seyret. İster katıl, ister vazgeç.
# Güzel günler, bizi bekler.
# Eyvallah dersin, olur biter...
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.